BIST 100
13.938,48 1,42%
DOLAR
46,2686 0,15%
EURO
53,5436 -0,02%
GRAM ALTIN
6.277,08 0,31%
FAİZ
42,77 -1,72%
GÜMÜŞ GRAM
101,24 1,17%
BITCOIN
63.678,00 0,41%
GBP/TRY
62,0642 0,08%
EUR/USD
1,1568 -0,09%
BRENT
87,33 -3,37%
ÇEYREK ALTIN
10.263,02 0,31%
İzmir Kapalı
İzmir hava durumu
25 °
Reklam

HABER

CHP Lideri Özgür Özel, partisinin Sivas mitinginde konuştu

CHP Lideri Özgür Özel, partisinin Sivas mitinginde konuştu

Özel, partisince Sivas Tarihi Kent Meydanı’nda düzenlenen “Millet İradesine Sahip Çıkıyor” mitinginde yaptığı konuşmada, kentte bulunmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi.
İlginizi Çekebilir
Sivas’ta milli mücadelenin fitilinin ateşlendiğini ve Türkiye Cumhuriyeti’nin temellerinin atıldığını anımsatan Özel, CHP’nin aynı zamanda Sivas’ta kurulduğunu anlattı.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün “Nutuk” kitabında Sivas Kongresi’ni CHP’nin ilk kongresi olarak kabul ettiğini ifade eden Özel, “Doğduğumuz ve büyüdüğümüz yerdeyiz.” dedi.
İlk seçimlerde Sivas’ta CHP’yi birinci parti, Türkiye’de de iktidar yapmak için kararlı ve azimli olduklarını dile getiren Özel, işsizlik, geçim sıkıntısı ve yatırım eksikliği yüzünden kentteki vatandaşların göç ettiğini ve buna bağlı olarak şehirdeki nüfusun azaldığını söyledi.
Özel, CHP iktidarında Sivas’ın geride bırakılmışlığını telafi edeceklerini, kentin kalkınacağını, güçleneceğini, zenginleşeceğini ve tekrardan şehri ayağa kaldıracaklarını belirtti.
İktidarın tarım ve ekonomi politikalarını eleştiren Özel, “Asgari ücrete mutlaka ara zam yapılmalıdır. En düşük emekli maaşı bir asgari ücret olmalıdır. Çiftçilere kanunlarda yazan destekler verilmeli, memurlara hak ettiği zam verilmeli, atanmayan öğretmenler atanmalı, staj ve çıraklık mağdurları ile emeklilikte adalet bekleyenlerin sesleri duyulmalı. Artık toplumun tüm kesimlerinin sorunları çözülmelidir.” diye konuştu.
“TÜRKİYE’NİN UMUDU BU MEYDANDADIR”
İktidara geldiklerinde Türkiye’yi hak ettiği gibi en iyi şekilde yöneteceklerini savunan Özel, “Türkiye’nin umudu bu meydandadır. Türkiye’nin umudu kardeşliktedir, birliktedir, beraberliktedir. Türkiye’nin umudu 100 yıl önce olduğu gibi 100 yıl sonra da CHP’nin, Cumhuriyetçilerin, bütün Atatürkçülerin, vatanseverlerin, demokratlarının bir araya gelmesindedir. Türkiye’nin umudu Türkiye ittifakındadır. Biz adalet, eşitlik, kardeşlik ve özgürlük için ve artık bu ülkede bir dönemin kapanıp bir dönemin açılması için 49’uncu kez meydandayız, alandayız. Sivas’ta eylemdeyiz.” ifadelerini kullandı.
İstanbul polisi “huzur” uygulaması gerçekleştirdi! Tek tek kontrol edildi
İstanbul Büyükşehir Belediyesine (İBB) yönelik “yolsuzluk” soruşturması kapsamında Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney’in tutuklandığını hatırlatan Özel, bu kapsamda Beyoğlu Belediyesi meclisinde başkanlık seçimi yapıldığını ve parti olarak seçimi kazandıklarını anımsattı.
“FİLİSTİN’E DESTEK ÇIKMA ZAMANIDIR”
Özel, 680 gündür Gazze’de katliam yaşandığına dikkati çekerek, iktidarın Gazze’de yaşananlara sessiz ve seyirci kaldığını savundu.
CHP olarak TBMM’yi gelecek hafta Filistin’e sahip çıkmak ve İsrail’e hesap sormak için olağanüstü toplantıya çağıracaklarını belirten Özel, “Bülent Ecevit’in Yaser Arafat’a destek olduğu gibi Filistin’e destek olma zamanıdır. Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının Filistin’e sahip çıktığı gibi Filistin’e destek çıkma zamanıdır.” dedi.
Dış politikaya da değinen Özel, “CHP olarak dış politikada onurlu, dirayetli ve kararlı bir politikanın, iç siyasette eşitlikçi ve halktan yana politikaların takipçisiyiz. Artık Türkiye’nin koşan, çalışan, enerjisi yüksek, milleti düşünen bir iktidara ihtiyacı var. Türkiye’nin demokrasiye, kardeşliğe, barışa, eşitliğe ihtiyacı var. Bu iktidar yaşlanmış ve yorulmuştur. Millet takdir ederse CHP iktidar olacak. Ekonomiyi ve devleti bunlardan çok daha iyi yönetecek.” şeklinde konuştu.
Özel, gelecek hafta 50’nci mitinglerini Beyoğlu’nda düzenleyeceklerini sözlerine ekledi.
Şimşek’ten gövde gösterisi! Yeni yetenekleriyle başarıyla test edildi
AFAD duyurdu! Balıkesir Sındırgı’da 6.1’lik depremin ardından peş peşe depremler…

Şırnak'ta şaşırtan olay! Kaçak elektrik denetimi yapan dron silahla vuruldu

Şırnak’ta şaşırtan olay! Kaçak elektrik denetimi yapan dron silahla vuruldu

Dicle Elektrik, Şırnak’ın İdil ilçesinde jandarma destekli dron ile kaçak elektrik kullanımına yönelik tarama faaliyetlerine başladı. Sabahın erken saatlerinde yapılan denetimler sırasında Özbek köyü kırsalında Dicle Elektrik’e ait kaçak tarama dronuna bir şahıs tarafından uzun namlulu silahla ateş açıldı. Açılan ateş sonucu dron zarar görürken, jandarma ekipleri ateş açan şahsı gözaltına aldı. Gözaltına alınan şahıs karakola götürülerek, hakkında adli işlem başlatıldı.
İlginizi Çekebilir
Dicle Elektrik yetkilileri, konuya ilişkin hukuki sürecin titizlikle takip edildiğini belirterek, “Bu saldırı sadece bizim teknolojik ekipmanımıza değil, aynı zamanda kamu kaynaklarına, kamu hizmetine ve hukukun üstünlüğüne yapılmış bir saldırıdır. Bu tür tehditlere karşı duruşumuz nettir. Sorumluların en ağır şekilde cezalandırılması için tüm hukuki süreci sonuna kadar takip edeceğiz” dedi.
“Dron destekli denetimlerimiz devam edecek”
Dicle Elektrik, hizmet bölgesinde teknoloji destekli denetim çalışmalarını artırarak sürdüreceğini vurguladı. Yetkililer, kaçak elektrik kullanımını tespit etmeye yönelik insansız hava araçlarının hem kamu kaynaklarının korunması hem de adil enerji paylaşımı açısından büyük önem taşıdığını belirtti. Yapılan açıklamada, “Kaçakla mücadelede caydırıcılığı artırmak amacıyla dron destekli denetimlerimiz devam edecek. Hiçbir baskı, tehdit ya da saldırı bu kararlılığımızı değiştirmeyecek” ifadelerine yer verildi.
İstanbul polisi “huzur” uygulaması gerçekleştirdi! Tek tek kontrol edildi
DMM, Irak-Türkiye Ham Petrol Boru Hattı ile ilgili iddiaları yalanladı…

DMM, Irak-Türkiye Ham Petrol Boru Hattı ile ilgili iddiaları yalanladı

DMM, Irak-Türkiye Ham Petrol Boru Hattı ile ilgili iddiaları yalanladı

DMM’nin NSosyal hesabından yapılan açıklamada, sosyal medya mecralarında dolaşıma sokulan bu iddiaların asılsız ve dezenformasyon amaçlı kara propaganda niteliğinde olduğu belirtildi.
İlginizi Çekebilir
BOTAŞ’ın 2014-2018 tarihleri arasında petrol taşıma faaliyetlerinden elde ettiği hasılatın 1,48 milyar dolar olduğu bilgisine yer verilen açıklamada, ilgili tahkim kararında da Türkiye’nin petrol sevkiyatından 2 milyar 320 milyon dolar gelir elde ettiğine dair bir ifadenin bulunmadığı aktarıldı.
İddiaya konu edilen TEC’in tamamen kamuya ait bir devlet şirketi olduğu vurgulanan açıklamada, şunlar kaydedildi:
“TEC’in tüm faaliyetleri, gelir ve harcamaları mevzuata uygun şekilde kayıt altına alınmakta, Sayıştay tarafından denetlenmekte ve TBMM KİT Komisyonu’nda görüşülmektedir. Dolayısıyla herhangi bir gelir kaybı ya da ‘buharlaşma’ mümkün değildir. Tekrar hatırlamak gerekirse tahkim davasında Türkiye, uluslararası hukuktan doğan haklarını savunmuş, Irak aleyhine ileri sürdüğü ihlal iddiaları kabul edilmiş ve Irak’ın da Türkiye’ye tazminat ödemesine hükmedilmiştir.
Irak lehine verilen tazminat kararına karşı Türkiye tarafından başlatılan iptal davası süreci ise halen devam etmektedir. Yargı süreci devam eden uluslararası bir mesele üzerinden kamuoyuna maddi gerçeklerle bağdaşmayan, yanıltıcı ve kasıtlı iddialar servis edilmesi, ülkemizin çıkarlarına zarar verme potansiyeli taşımaktadır. Kamuoyunun, resmi kurumların açıklamalarına itibar etmesi, asılsız ve siyasi saiklerle dolaşıma sokulan paylaşımları dikkate almaması önemle rica olunur.”
AFAD duyurdu! Balıkesir Sındırgı’da 6.1’lik depremin ardından peş peşe depremler
Bakan Güler, İngiltere Savunma Bakanı Healey ile görüştü…

Reklam
Reklam
Atatürk'ün manevi mirası 'Savarona' İstanbul Boğazı'nı selamlayacak

Atatürk’ün manevi mirası ‘Savarona’ İstanbul Boğazı’nı selamlayacak

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün cepheden cepheye kitaplarını taşıdığı bavulu, hastalığı sırasında kanının bulaştığı pike örtüsü, çalışma masası gibi özel eşyalarının yer aldığı Savarona yatı, Gazi’nin son günlerinin tanığı oldu. Savarona yatının yeni hikayesi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’ın Cumhurbaşkanlığı envanterinde bulunan yatın tekrar bahriyeye kazandırılmasına yönelik önerisi üzerine başladı.
İlginizi Çekebilir
Bunun üzerine Deniz Kuvvetleri Komutanlığına devredilen yatla ilgili Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment Tatlıoğlu talimatıyla hazırlanan üç alternatifli planın Cumhurbaşkanı Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan’a sunulmasıyla restorasyon kararı verildi. Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment Tatlıoğlu’nun talimatıyla Deniz Müzesi’ndeki Atatürk’e ait çeşitli objeler Savarona’ya getirtildi.
Uzun yıllar kullanılamayan ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın talimatıyla kapsamlı bir restorasyondan geçmesinin ardından İstanbul Tersanesi Komutanlığınca gerçekleştirilen çalışmalar sayesinde donanmaya katılan Savarona yatı, geleceği bilimle çizen TEKNOFEST için yeniden “mavi vatan”da boy gösterecek.

Savarona Yatı, Türkiye’nin en büyük askeri gemisi TCG Anadolu ve Deniz Kuvvetleri’ne ait 7 gemiyle, 24 Ağustos Pazar günü İstanbul’da Boğaz Geçişi icra edecek.
İstanbul Tersanesi Komutanı Tümamiral Recep Erdinç Yetkin, Atatürk’ün Savarona’daki kamarasında AA muhabirine yaptığı açıklamada, yatın 1931 senesinde Almanya’da inşa edildiğini, daha sonra Türkiye Cumhuriyeti’nin ihtiyaç duyması üzerine 24 Mart 1938 tarihinde satın alınarak, Türk Bayrağı’nın çekildiğini kaydetti.

Atatürk 56 gün kaldığı yatta önemli kararlar alındı
Geminin 1 Haziran 1938’de Dolmabahçe önlerine intikal ettiğini ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün rahatsızlığı süresince gemiye geldiğini aktaran Yetkin, “Atatürk bu gemiye geliyor ve rahatsızlığının bir kısmını da burada geçiriyor. Toplamda 56 gün burada kalıyor. Ancak bu 56 gün kısa olmakla birlikte önemli kararlara imza atılan bir zaman aralığı oluyor. Örneğin Hatay sorununun görüşülerek nasıl hareket edilmesi gerektiğine dair kararlar burada alınıyor. İstanbul İmar Planları’nın onaylanması, Barbaros Hayrettin Paşa Müzesi’nin türbesinin etrafını temizleterek sonra halka açılması ve Preveze Deniz Zaferi’nin kutlanılması bu gemide alınmış olan kararlardır.” ifadelerini kullandı.
Yetkin, Atatürk’ün rahatsızlığı süresince dönemin başbakanı ve bakanlar kurulunu birkaç defa yatta topladığını hatırlatarak, “Ülkemizi ziyarette bulunan devlet büyükleri de diğer ülkelerin devlet büyükleri de burada ağırlanmıştır. Bunlardan bir tanesi de Romanya Kralı’dır. Bu önemli, tarihi imzaların atıldığı bir gemidir. Atatürk, yürüyerek gelmiş olduğu bu gemide 56 gün sonrasında maalesef bir gece vakti kimseye de gözükmeden sessiz bir şekilde gemiden ayrılıyor. Ayrılışına müteakip de 108 gün sonra maalesef aramızdan ayrılıyor.” diye konuştu.

Berber koltuğu, bornoz takımı, kanlı çarşafı…
Atatürk’e ait her şeyin özenle korunduğuna dikkati çeken Yetkin, Gazi’nin yatta kalan hatıralarını da şu sözlerle anlattı:
“Kendisinin bornoz takımları, terlikleri, havlusu ve yatağını görmektesiniz. Hemen yatağa dikkat ederseniz üzerinde bir leke bulunmaktadır. Bu Atatürk’ün siroz hastalığından mütevellit olan bir kanının lekesi olarak karşımıza çıkıyor, bunu halen burada muhafaza etmekteyiz. 8. Cumhurbaşkanımız müteveffa Sayın Turgut Özal tarafından gemiye verilmiş olan Cumhurbaşkanlığı sancağımız da geminin önemli objeleri arasında yer almaktadır. Keza yine Atatürk’ün kullanmış olduğu bardak takımları, Atatürk’ün berber koltukları da kamarasının içerisinde yer almaktadır. Atatürk’ün çalışma odasını da görüyoruz. Bu çalışma odasındayken Atatürk rahatsızlığı sırasında manevi kızı Afet İnan’a yazmış olduğu bir mektup da vardır. Bu da gururla sakladığımız objelerimizden bir tanesidir. Orijinal çalışma masası da yine burada yer almaktadır. Atatürk Kütüphanemizde de Atatürk’le ilgili olan bütün kitapları, önemli kitapları da sergilemekteyiz.”

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün okumayı çok seven bir lider olduğunu anımsatan Yetkin, Gazi’nin cepheden cepheye kitaplarını taşımış olduğu bavulunun da yine saklanan objeler arasında olduğunu kaydetti.
Yetkin, “Kendisinin yazı takımları, kullanmış olduğu gümüşlükleri, bardaklıkları da yine bu bölgede sergilenmektedir. Bugün gururla kullanmış olduğumuz üçgen, dörtgen, beşgen gibi geometrik ifadeler kendisi tarafından bulunmuştur ve bunlar Türkçemize kazandırılmıştır. Bu ifadelerinin yer almış olduğu bir cebir kitabı da yine Nutuk’un birinci nüshasıyla birlikte yine sergileme alanlarımızda yer almaktadır.” ifadelerini kullandı.
Savarona yatının Atatürk’ün vefatından 1951’e kadar çok kullanım yeri olmadığını, 1951 ve 1986 yıllar arasında Türk Deniz Kuvvetleri’ne tahsis edildiğini aktaran Yetkin, “Bu süreç içerisinde Deniz Harp Okulu öğrencilerinin eğitimlerinde kullanılmak maksadıyla tahsis ediliyor. Dünyanın tüm denizlerinde bayrağımızı gururla dalgalandırıyor, öğrencilerimizin eğitimlerine büyük fayda sağlıyor. Bugün her Deniz Kuvvetleri mensubu subayımızın bu gemide büyük bir hatırası vardır. 2013 senesinde Sayın Cumhurbaşkanımıza tahsis edilen bu yatı, 2015 senesinden itibaren İstanbul Tersanesi Komutanlığı’nda muhafaza etmeye başlıyoruz.” dedi.

“Donanmalarımızın en büyük 5. gemisi statüsünde”
Yetkin, yatın 17 Ağustos 2023’ten itibaren ise tekrar devredildiği Deniz Kuvvetleri’nde modernizasyon, bakım, onarım faaliyetlerine başlandığını belirtti.
Geminin devredilmesinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’ın çok büyük destek ve katkılarını gördüklerini vurgulayan Yetkin, “Şu anda içerisinde bulunmuş olduğumuz güverte saclarının neredeyse tamamını değiştirmiş durumdayız. Gemimiz 6 güverteden müteşekkil, 136 metre boyunda ve 5 bin ton ağırlığa sahip olan şu anda da donanmalarımızın en büyük 5. gemisi statüsündedir. Bu kadar büyük bir gemiyi fedakar çalışmalarımızla 10 ay gibi kısa bir süre içerisinde denizcilikte ‘klaslanma’ olarak adlandırdığımız emniyetli seyir yapabilecek hale getirdik.” diye konuştu.
Yetkin, şunları kaydetti:
“Bu süreç içerisinde 60 tondan daha fazla sac değişimi, 80 ton asbestlerin temizlenmesi, bütün kablo yollarının tekrar düzenlenmesi ve denizciliğe uygun olarak yeniden modernizasyon yapılması, telsiz muhabere sistemlerinin yenilenmesi gibi birçok modernizasyonları da içerisine dahil ettik. Geminin neredeyse hurda durumda olan makineleri yeniden üretici seviyesinde bakımları, onarımları da İstanbul Tersanesi Komutanlığı sorumluluğunda başarıyla gerçekleştirmiş ve ilk seyrinde 17.2 knot gibi tasarım süratini yakalanmış durumdayız. Bundan sonra Sayın Cumhurbaşkanımızın da direktifleri doğrultusunda yine devlet büyüklerimizin ağırlanmasında, ev sahibeliği yapılmasında, içerisinde barındırmış olduğu bu kıymetli objeleri Türk denizciliğini yaygınlaştırmak, denizcilik sevgisini artırmak maksadıyla, halkımızla paylaşmak üzere liman ziyaretlerinin yapılması ve yine kısa süreli deniz öğrencilerimizin eğitimlerinde kullanılması planlanmaktadır.”

Savarona da Türk halkını selamlayacak
Türkiye’nin en büyük askeri gemisi TCG Anadolu, Savarona Yatı ve Deniz Kuvvetleri’nin bazı gemilerinin gerçekleştireceği İstanbul Boğazı Geçişi için de vatandaşlara çağrıda bulunan Yetkin, “Maziden atiye büyük bir coşkuyla devam etmiş olduğumuz Türk denizciliğini yaygınlaştırmak üzere ‘Donanmasız Anadolu olamaz’ diyen Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün rehberliğinde şu anda görmüş olduğunuz Savarona gemimiz, Türkiye’nin en büyük gemisi gururumuz Anadolu SİHA gemimiz ve toplamda 9 gemimizle Boğaz geçişi yapacağız. 13.30’da Sarıyer’den başlayacak olan Boğaz geçişimizde, 9 gemiyle donanmamız, 17.00’de Sayın Cumhurbaşkanımızı Dolmabahçe’nin önlerinde, Boğaz’da da aziz Türk halkımızı selamlayacaktır. Tüm değerli halkımızı Boğaz boyunca bekliyoruz, biz orada olacağız, bizi yalnız bırakmayacaklarına inanıyoruz. Herkesin Zafer Bayramı’nı kutluyorum, ‘mavi vatan’ bizim için çok önceliklidir.” değerlendirmesinde bulundu.
Yetkin, “Zamanında parasını dahi vermiş olmamıza rağmen alamadığımız harp gemilerinin olduğu dönemlerden artık tamamen özgün, milli ve sürdürülebilir bir gemi inşa harp sanayi oluşturmuş durumdayız. Milli gemilerimiz artık ‘mavi vatan’ olarak adlandırdığımız vatanımıza, bayrağımızı gururla dalgalandırmakta, hak ve menfaatlerimizi korumaktadır. En büyük kazanım budur. Bizlere desteklerini esirgemeyen Sayın Cumhurbaşkanımıza ve tüm komutanlarımıza, büyüklerimize şükranlarımızı sunuyorum.” diye konuştu.
“Her ziyaretçi geldiğinde, her hikayesini anlattığımızda bu his daha da güçlenerek devam ediyor”
Gemide iki kadın subaydan biri olarak görev yapan TCG Savarona Elektronik Subayı Deniz Üsteğmen Ece Obay da gemide görev yapmanın bütün kadınlar adına büyük bir onur ve mutluluk olduğunu kaydetti.
Obay, “Bu yalnızca bir sorumluluk değil, aynı zamanda Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e olan bağlılığımı her an hissettiğim ve onun kurduğu Cumhuriyet’in değerlerine hizmet etme şansı bulduğum kutsal ve manevi bir hazine. Onun sayesinde ülkemizin geleceği hakkında söz sahibi olan binlerce kadının temsilcilerinden biri olarak her gün bu gemide bulunmanın ayrıcalıklı ve eşsiz onurunu daha iyi anlıyorum. Tarihe yakışır bir örnek olmaya bu bilinçle gayret ediyorum. Atamızın mirasına, tüm silah arkadaşlarımla beraber sahip çıkmaya, yüzyıllar içinde oluşmuş denizcilik kültürümüzü gelecek nesillere aktarmaya gururla devam edeceğiz.” dedi.
Her gün Atatürk’ün kullandığı eşyalarla göz göze olmanın hissettirdiklerini anlatan Obay, “Onun düşüncelerinden ilham aldığınızı hissediyorsunuz öncelikle. Onun ilerlediği yoldan ilerleyebileceğinize olan inancınız güçleniyor. Onun bulunduğu yerde bulunmak, burada 56 gün bile kalmış olsa, büyük işler yaptığını bilmek, size de geleceğe dair umutlarınız için güç veriyor, bu çok önemli. Bizim de bütün personelle beraber hissettiğimiz tam olarak bu. Her ziyaretçi geldiğinde, her hikayesini anlattığımızda bu his daha da güçlenerek devam ediyor.” diye konuştu.
“Bu emanete sahip çıkmak tarif edilemez bir gurur ve sorumluluk”
TCG Savarona Komutanı olarak görev yapan Deniz Albay Ali Çetindemir de bu görevin hayatı boyunca taşıyacağı en büyük onurlardan biri olduğunu söyledi.
Savarona’nın sadece denizin üstünde sürülen bir demir yığını değil, milletin tarihine, Cumhuriyet’in kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e ve onun ideallerine bağlılığın somut bir sembolü olduğunu kaydeden Çetindemir, “Burada attığım her adımda Atatürk’ün vizyonunu, Cumhuriyet’in değerlerini ve bizlere bıraktığı mirası hissediyorum. Savarona bizlere sadece bir görevi değil, aynı zamanda kuşaktan kuşağa aktarılacak bir emaneti temsil etmektedir. Bu emanete sahip çıkmak hem şahsım hem silah arkadaşlarım adına tarif edilemez bir gurur ve sorumluluktur. Komutanı olduğum bu eşsiz gemide milletimize ve tarihimize layık olabilmek için var gücümle çalışıyorum.” ifadelerini kullandı.
Bitlis’in Ahlat ilçesinde Malazgirt Zaferi’nin 954. yıl dönümü etkinlikleri başladı

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Göktaş, Artvin'de temaslarda bulundu

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Göktaş, Artvin’de temaslarda bulundu

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Aile Yılı’nda hem toplumu hem de aileleri güçlendiren çalışmaları hızlandırdıklarını belirtti.
İlginizi Çekebilir
Artvin Valisi Turan Ergün’ü ziyaret edip valilik şeref defterini imzalayan Göktaş, görüşmenin ardından yaptığı açıklamada, kentte yapacakları saha çalışmaları kapsamında ihtiyaçları belirleyeceklerini söyledi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde insanı merkeze alan bir anlayışla hareket ettiklerini ifade eden Göktaş, 81 ilde vatandaş odaklı çalıştıklarını, insanların karşılaştıkları zorluklara çözüm üretebilmenin asli görevleri olduğunu vurguladı.
Göktaş, Artvin’de yerel şartlara uygun çalışmaları ve projeleri yakından takip ettiklerine değinerek, “Bu kapsamda son 23 yılda Artvin’e 208 milyar liralık yatırım gerçekleştirdik. Bakanlık yatırım ve desteklerimiz ise 3,4 milyar lirayı aştı.” dedi.
Göktaş, kentte çocuktan kadına, engelliden yaşlıya çok geniş yelpazede ihtiyaçlara yönelik çalıştıklarını aktardı.
Vatandaşların ihtiyaçlarını doğrudan hanelerinde tespit ettiklerini dile getiren Göktaş “Üç aile ve destek merkezimiz ile kadınlar ve çocukların, kendilerini geliştirmesine yönelik çok çeşitli faaliyetler yürütüyoruz. Çocukların sağlıklı, güvenli ve huzur dolu ortamlarda büyümelerine büyük önem veriyoruz. Bu kapsamda Sosyal ve Ekonomik Destek (SED) hizmetiyle Artvin’de 431 çocuk için ailelere destek sunuyoruz.” ifadelerini kullandı.
Kente SED kapsamında bugüne kadar 104 milyon lira kaynak aktarıldığı bilgisini veren Göktaş, kuruluşlardaki 35 çocuğa bakım, eğitim ve rehberlik hizmeti verdiklerini belirtti.
Göktaş, kadınlara mesleki ve girişimcilik eğitimleri sunduklarını ifade ederek, “Diğer yandan kadın kooperatiflerimize destek oluyoruz. Bu minvalde de 7 kadın kooperatifine ekonomik katkıda bulunuyoruz. Engelli bireylere erişilebilir hizmetler sunuyoruz. Bir bakım ve rehabilitasyon merkezinde Artvin’de 82 engelli bireyimize destek sunuyoruz. İki huzureviyle yaşlı bakım ve rehabilitasyon merkezinde 94 kişiye de ayrıca destek veriyoruz.” diye konuştu.
Evde bakım yardımlarıyla engelli ve yaşlı vatandaşların her zaman yanlarında olduklarına dikkati çeken Göktaş, “2006 yılından bu yana geliştirdiğimiz bu çok önemli politikayı da elbette Artvinli vatandaşımızın hizmetine sunduk. Artvin’de bu ay 1834 aileye evde bakım yardımı desteği sunuyoruz. 2006’dan beri evde bakım yardımına 821,7 milyon lira kaynak aktardık.” bilgilerini verdi.
Artvin ziyaretinde güzel bir gelişme yaşandığını dile getiren Göktaş, “Bir hayırseverimizin hibe ettiği arsa üzerine de inşallah yakın zamanda Arhavi’de bir yaşlı bakım merkezini Artvin’e kazandıracağız. Artvinli vatandaşlarımıza hayırlı uğurlu olsun.” dedi.
Bakan Göktaş, ailenin toplumun en güçlü kalesi olduğuna işaret ederek, şöyle devam etti:
Alıntı Metni
Aile Yılı’na özel çalışmalar yürüttüklerine işaret eden Göktaş, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Diğer yandan aile merkezli sosyal politikaları geliştirmek ve yaygınlaştırmak bizim için de bir dönüm noktası. Şehrimizin ihtiyaçları doğrultusunda Aile Yılı ve özellikle demografik değişim ve dönüşümle beraber de tekrar ele aldığımızda bir çalışma ortaya çıktı. Bu doğrultuda biz kapsamlı çalışmalar yürütüyoruz. Buraya kazandıracağımız huzureviyle şehrimizin ihtiyaçlarına cevap verebileceğimiz önemli bir açığı kapatmış olacağız. Ben tekrardan hayırseverimize de bu konuda teşekkür etmek istiyorum.”
DOĞUM YARDIMINDAN 299 BİN 421 ANNE YARARLANDI
Göktaş, Aile Yılı kapsamında çeşitli etkinlikler düzenlediklerine değinerek, “Türkiye genelinde 8 bin 947 etkinlik düzenlerken Artvin’de de 91 ekonomik farkındalık çalışması yürüttük. Doğum destek sistemini güçlendirdik. Özellikle bu yıl itibariyle doğum yapan her anneye de destek olduk. 388’i Artvin’de olmak üzere 299 bin 421 annemizi bugüne kadar doğum yardımından faydalandırdık. 3 milyon lirayı da Artvin’e aktarmış olduk.” diye konuştu.
Türkiye genelinde Aile ve Gençlik Fonu’nu yeniden yaygınlaştırdıklarını hatırlatan Göktaş, “Bu kapsamda da 209’u Artvin’de olmak üzere 149 bin 419 genç çiftimiz başvuruda bulundu. Artvin’de de evlenmek isteyen genç kardeşlerimizin de her zaman yanında olmayı sürdüreceğiz. Eğitim ve danışmanlık hizmetlerimizle de gençlerimizin yanındayız.” dedi.
Göktaş, yerelde de her aileye dokunan çeşitli çalışmalar yürüttüklerini, Artvin’de aileyi koruyan ve destekleyen projelere hız kazandırmaya devam edeceklerini vurguladı.
Bakan Yerlikaya duyurdu! Sosyal medyada gündem olan trafik saldırganı yakalandı
“HER DAİM ŞEHİT AİLELERİMİZİN VE GAZİLERİMİZİN YANINDAYIZ”
Terörsüz Türkiye hedefine ilişkin de değerlendirmede bulunan Bakan Göktaş, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde Terörsüz Türkiye hedefi gerçeğe dönüştü. Bize düşen sorumluluğu yerine getirmek üzere de çalışmalarımıza hız kazandırdık. Bu kapsamda şehit ve gazilerimizin emanetlerine sahip çıkmaya devam edeceğiz. Biz dün olduğu gibi bugün de yarın da her daim şehit ailelerimizin ve gazilerimizin yanındayız. Bu kapsamda Türkiye genelinde onlarla sık sık bir araya geliyoruz. Terörsüz Türkiye kardeşlik sofrasında da Artvinli şehit aileleri ve gazilerimizle de bir araya geleceğiz. Onlarla hasbihal edeceğiz, vatandaşlarımızı selamlayacağız.”
AK Parti ve MHP İl Başkanlıklarına ziyarette bulunan Göktaş, DSİ 26. Bölge Müdürlüğü’nde şehit aileleri ve gazilerle bir araya geldi.
60 sene sonra ilk kez görüldü! Bakan Yumaklı: Enstitüsü yeni serotipe karşı aşı üretti…

Reklam