BIST 100
13.687,93 2,07%
DOLAR
47,5749 0,09%
EURO
54,9091 0,13%
GRAM ALTIN
6.346,47 1,85%
FAİZ
41,41 0,00%
GÜMÜŞ GRAM
93,65 2,89%
BITCOIN
64.269,00 -0,04%
GBP/TRY
64,0666 0,13%
EUR/USD
1,1536 0,04%
BRENT
78,68 -0,86%
ÇEYREK ALTIN
10.376,48 1,85%
İzmir Açık
İzmir hava durumu
27 °
Reklam

HABER

Hakan Çakır cinayeti ile ilgili şok detaylar! Katiller gözaltındayken firar etti: 'Korktuk, o yüzden kaçtık'

Hakan Çakır cinayeti ile ilgili şok detaylar! Katiller gözaltındayken firar etti: ‘Korktuk, o yüzden kaçtık’

Keçiören ilçesinde çiğ köfte dükkanı işleten Hakan Çakır, 10 Ağustos’ta, kız kardeşi ve annesine sözlü tacizde bulunan kişilerle çıkan kavgada bıçaklanarak öldürüldü. Çakır’ın ağabeyi Hakkı Can Çakır (27) ile babası Şahin Çakır (53) da bıçaklanarak yaralandı. Cinayetle ilgili Cemal Z. (45) ile oğulları Taha Yahya Z., Baddal Samet Z. ve Ahmet Emir Z. (19) tutuklandı, Umut K. ise adli kontrolle serbest bırakıldı.
İlginizi Çekebilir
Olayın ardından Çocuk Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından gözaltına alınan cinayet şüphelileri Taha Yahya Z. ve Baddal Samet Z.’nin kontrol için götürüldükleri hastaneden kaçtıkları ortaya çıktı. Kısa sürede yakalanan kardeşlerin ifadesine ilk kez DHA ulaştı. Baddal Samet Z., emniyette korktuğunu ve bu yüzden hastanede kaçtığını belirterek, bir yerde oturduğunu ve sonrasında polislerin gelip kendisini aldığını söyledi. Baddal Samet Z., “Benim üzerimde kana bulanmış elbiseler yoktu. Zaten bizim üzerimizdeki elbiseler polis tarafından alındı. Benden DNA incelemesi için kan örneği de alındı. Çivili sopaları yerde bulduk. Üzerinde çivi olduğunu görmedik. Babam Cemal’de de Ahmet Emir’de de silah veya bıçak yoktu. Karşı tarafın nasıl bıçaklandığını görmedim” dedi.
Halit Yukay’ın ölümü ile ilgili oyuncu Kıvanç Tatlıtuğ’un ifadesi ortaya çıktı: ‘Bir ses duydum’
‘ÇİVİLİ SOPAYI YOLDA GİDERKEN GÖRDÜM, ALDIM’
Taha Yahya Z. ise “Ben Baddal Samet ağabeyimle evde oturuyordum. Ahmet Emir ağabeyim Samet’i telefon ile aradı; ‘koş beni öldürüyorlar’ dedi. Ağabeyim dışarı çıkınca ben de dışarı çıktım. Yanımızda herhangi bir suç aleti yoktu ancak çivili sopayı yolda giderken gördüm, aldım. Samet ağabeyim de çivili sopa aldı. Ben aşağı doğru koştuğumda elimde sopa vardı zaten ama yine de ailemi korumak amacı ile burger dükkanına girdim içeriden siyah saplı bir ekmek bıçağı aldım. Olay yerine geldiğimizde olay bitmişti zaten. Babamı yaralı halde olay yerinde görünce bıçağı attım. Zaten bıçağı olayda kullanmadım. Babamı aldım arabaya bindirdim. Ailecek eve çıktık, ambulansı arayacaktık; o esnada eve polisler geldi. Babamı hastaneye polisler götürdü. Eve çıktığımda Umut bizim evdeydi. Ben Umut’a yapmış olduğum eylem ile ilgili herhangi bir beyanda bulunmadım. Bana emniyette, ‘tutuklanacaksınız’ dediler. Hastanede ağabeyim kaçınca ben de onunla beraber kaçtım. Bunu yaparken polislere herhangi bir dirençli eylemde bulunmadık. Ben kaçınca eve gittim, ne yapacağımı bilmiyordum; daha sonrasında polisleri aradık ve teyzemin evinden beni aldılar” dedi.

‘BİR ŞEKİLDE SUÇTAN YIRTMAYA ÇALIŞIYORLAR’
Çakır ailesinin avukatı Umur Yıldırım, “Olay olduktan sonra 4 şüpheli tutuklandı, bir tanesi serbest bırakıldı. Şüphelilerin birçoğu aslında suçlamayı reddetti. Ama yine şüphelilerin tarafında olan, serbest bırakılan Umut K. isimli kişi, olayın nasıl olduğunu, nasıl gerçekleştiğini, sonrasında neler söylendiğini, hepsini ifadesinde ikrar etti. Şöyle ki; olay olduktan sonra şüphelilerin hepsi aynı evde toplanıyorlar. Ailenin dışında olan Umut K. isimli şüpheli, kimin bıçakladığını, kimin sopayla vurduğunu, kimin ne eylemde bulunduğunu, hepsini tek tek söylediğini ve kendisinin de bunu duyduğunu söylüyor ve bunların hepsi ifadesine geçti. Yine diğer şüphelilerin hepsine de bu Umut K.’nin ifadesi soruluyor; ‘Siz böyle böyle konuştunuz mu, böyle böyle sözler söylediniz mi’ diye. Yine olayın görüntüleri geldi. Olayın görüntüleri aslında Umut’un ifadesiyle örtüşüyor. Görüntülerde; sopayla gelen Taha isimli şüphelinin sopayı bırakıp bıçak aldığını, bıçakla olay yerine tekrar geldiğini gösteriyor. Yine görüntülerin bir kısmında bulunamayan 3’üncü şahıslar var. Yani dosya her ne kadar şu an için 5 kişi, 6 kişi üzerinden yürütülse de daha fazla şüpheli var. Bunların şu an tespiti sağlanmaya çalışılıyor. Olay olduktan sonra şüphelilerin bir kısmı 18 yaşından küçük olduğundan dolayı çocuk şubeye alınıyor, bir kısmı da cinayet şubeye alınıyor, işlemlere başlanıyor. Çocuk şubeye alınanlar hastaneye götürüldüğünde hastaneden kaçıyorlar. Baddal ismindeki şüpheli ve Taha ismindeki şüpheli hastanedeyken polisin elinden kaçıyorlar. Polis sonra tekrardan bunları yakalıyor. Aslında burada hem bir suç işlendikten sonra suçu gizleme faaliyeti var ve sonrasında da emniyet güçlerinin elinden kaçmaya çalışıyorlar. Aslında bir şekilde bu suçtan yırtmaya çalışıyorlar” ifadelerini kullandı.
Halit Yukay ile ilgili MSB kaynaklarından açıklama

‘2 KARDEŞİN ALABİLECEKLERİ CEZA EN FAZLA 18 VE 12 YIL’
Yıldırım, olayın hemen ardından suç aletlerinin ele geçirilmediğini ama şüphelilerin kıyafetlerinin alındığını belirterek, “Bu kıyafetlerinin bir kısmında kan lekeleri var. Yine şüphelilerden kan örnekleri alındı ve bunlar incelenmeye yollandı. Aynı şekilde şüphelilerin telefonlarına el konuldu. Bu telefonların incelenmesi için Sulh Ceza Hakimliği’nden izin alındı. Şu an 3’üncü kişiler bulunmaya çalışılıyor. Olayda şu an 2 tane kamera görüntüsü dosyada olmuş olsa da olay yerini gören farklı kameralar var. Biz bu kameraların da istenilmesi ve incelenmesini talep ettik. Şu an için bu kamera görüntülerinin gelmesini bekliyoruz. Samet ve Taha aslında ifadede olay yerine sopalarla geldiklerini söylüyorlar. Yine Taha bu sopayı bırakıp iş yerinden gidip bıçak aldığını söylüyor. Tek söylemediği şey; böyle bir eylemde bulunmadığı. Taha ve Samet suçlamayı kabul etmiyor ama en nihayetinde ölen bir Hakan ve yaralanan aile fertleri var. Bunların hepsi bıçak ve sopa yaralarıyla, satır yaralarıyla oluşmuş. Dolayısıyla bu ifadeye savcılık şu an için itibar etmiyor. Bunların hepsi kasten öldürmeden yargılanacak ama suça sürüklenen çocuk 17 yaşında ve 14 yaşında olduğundan dolayı cezada indirim uygulanacak. Alabilecekleri ceza biri için en fazla 18, diğeri için en fazla 12 yıl. Tabi burada farklı indirimler de söz konusu olabilir. Dolayısıyla maalesef hiçbir şekilde müebbet hapis cezası alınmayacak” dedi.
Baba ve oğlunu öldüren 1’i kadın 6 saldırgan adliyeye sevk edildi…

84 yaşında kendi işinin başında! ‘Çalışıp üretmeye devam edeceğim’

84 yaşında kendi işinin başında! ‘Çalışıp üretmeye devam edeceğim’

Aydın Efeler İlçe merkezinde bulunan SGK ve Kadın Doğum ve Çocuk hastanesi önünde seyyar satıcılık yapan Mensure Toylan, kendi yaptığı hamur işlerini yapıp satarak kimseye muhtaç olmadan hayatını idame ettirmeye çalışıyor. Eşinden kalma emekli aylığı olduğunu ancak buna rağmen boş durmayıp çalıştığını belirten yaşlı kadın, günümüz gençliğinin en büyük sıkıntısının ‘üretmenden tüketmek’ olduğunu söyledi.
İlginizi Çekebilir
“KENDİ ÇAPIMDA ÇALIŞIP ÜRETMEYE DEVAM ETMEK İSTİYORUM”
Akşehir’de doğup büyüdüğünü ve anne-babasını kaybedince 1979 yılında o dönem Aydın’da memur olan abisinin yanına geldiğini belirtti.
Mensure Toylan, “Çocukluğumda büyüklerimden hamur işlerini öğrenmiştim. Bizim çocukluğumuzda her kız yufka açar börek, çörek yapmasını bilirdi. 1988 yılında evlendim. Evliliğim süresince terzilik yaparak aile ekonomisine katkı sağlamaya çalıştım. Eşim 2017 yılında vefat edince emekli maaşı bana kaldı. Ancak ben hayat mücadelesine bırakmadım. Terzilik işi fabrikasyon üretime dönünce yufka açıp börek çörek yaparak satmaya başladım. Kimseden bir şey istemiyorum. Sağlığım elverdikçe kendi çapımda çalışıp üretmeye devam etmek istiyorum. Sağlıklı olan herkesin de sadece kazanç için değil sağlığını koruması için çalışmasını tavsiye ediyorum” dedi.

Sivas’ta bir ilk! Eleman bulmayınca karısını işe aldı: Şaşırıp, tuhaf karşılıyorlar…

Balkonun demir korkuluklarında boşanma pazarlığı! Antalya'da şaşkına çeviren anlar

Balkonun demir korkuluklarında boşanma pazarlığı! Antalya’da şaşkına çeviren anlar

Olay, saat 11.30 sıralarında Muratpaşa ilçesi Evliya Çelebi Caddesi’nde bulunan bir apartmanın en üst katında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, bir süredir ailevi sorunlar yaşayan ve eşinin boşanma davası açtığı Ender E. boşanmak istemediğini belirterek eşi ile tartışmaya başladı.
Tartışmanın büyümesi üzerine Ender E. dairenin balkonuna çıkarak kendisini demir korkulukların diğer tarafına sarkıttı.
Olayın 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirilmesi üzerine olay yerine polis, itfaiye ve sağlık ekipleri sevk edildi. Verilen adrese gelen ekipler herhangi bir olumsuzluk yaşanması durumuna karşı atlama yatağı kurmak istedi, ancak park halindeki araçlar nedeniyle zorluk yaşadı.
Gaz ve freni karıştırdı: Komşusunu feci şekilde ezdi
EŞİNDEN ALDIĞI SÖZ İLE ATLAMAKTAN VAZGEÇTİ
Araç sahiplerine ulaşılarak otomobillerin bulunduğu yerden kaldırılmasının ardından atlama yatağı kurulabildi.
Ender E.’nin polis ekiplerinin ve eşinin kendisi ile görüşme taleplerine yanıt vermemesi üzerine olay yerine müzakereci çağrıldı.
Balkon korkuluklarının dış kısmında sürekli hareket halinde olması nedeniyle çevrede toplanan meraklı vatandaşlar yaşananları cep telefonları ile kaydederken olayı endişeli gözlerle izledi.
Adrese gelen müzakereci ve eşi ile uzun süre görüşen Ender E. boşanmak istemediğini belirtti. Zaman zaman tehlikeli hareketler yapan Ender E. yaklaşık 45 dakikalık ikna çabasının ardından eşinin boşanma davasını geri çekeceğine söz vermesi üzerine eyleminden vazgeçerek güvenli bölgeye geçti. Polis ekipleri eşliğinde apartmandan inen Ender E. ifadesi alınmak üzere polis merkezine götürüldü….

Reklam
İstanbul'da Alemdağ Spor Kulübü Başkanı'na infaz! Kafede başından vurdular

İstanbul’da Alemdağ Spor Kulübü Başkanı’na infaz! Kafede başından vurdular

Olay saat 21.00 sıralarında Güngören Mahallesi Tolgahan Sokak’taki bir kafede meydana geldi. Kafede oturan eski Alemdağ Spor Kulübü Başkanı Tuncay Meriç, kimliği belirsiz bir kişinin silahlı saldırısına uğradı.
Portekiz basınında manşet oldu: Kerem Aktürkoğlu, Fenerbahçe’yi eledi
Saldırgan olay yerinden kaçarken, olayı görenlerin ihbarı üzerine bölgeye polis ve acil sağlık ekipleri geldi. Sağlık ekibinin kontrollerinde başından vurularak ağır yaralandığı anlaşılan Tuncay Meriç, ambulansla hastaneye kaldırıldı. Meriç, yapılan tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetti. Olay yerinde inceleme yapan polis ekipleri, kaçan saldırganı yakalamak için çalışma başlattı.

SİLAHLI SALDIRI KAMERADA
Tuncay Meriç’in silahlı saldırıya uğradığı anlar ise iş yerinin güvenlik kamerasına yansıdı. Görüntülerde, Meriç yemek yediği sırada iş yerine giren şüpheli belinden çıkardığı silahı ateşliyor. Görüntülerde ayrıca silahlı saldırının ardından çevredekilerin kaçtığı yer alıyor.

Olayı gören Bekir Kaya, “Ben arkadaşlarımla kafede oturuyordum. Lavaboya kalktım. Olayın olduğu kafede maç özeti izleniyordu. Ben de ona dalmıştım. Tartışma olmadı. Hiçbir diyalog olmadı. Bir anda genç orta yaşlarda bir çocuk yanındaki kişiye silah doğrultarak sıktı. O anda herkes kaçıştığı için ben de görmedim. Ben de yere yattım” dedi.

‘Çelik Kubbe’ dünya basınında: Erdoğan’ın 50 yıllık öngörüsü…

Gaz ve freni karıştırdı: Komşusunu feci şekilde ezdi

Gaz ve freni karıştırdı: Komşusunu feci şekilde ezdi

Kaza, dün merkez Mezitli İlçesi Soli Mahallesi Yaşar Doğu Caddesi üzerindeki bir sitenin girişinde yaşandı. Alınan bilgiye göre, oturduğu sitenin önüne otomobiliyle gelen kadın sürücü H.K. , kapının açılması için beklemeye başladı. Kapı açılmaya başladığı anda biranda gaza yüklenen sürücü aracıyla, hem kapıyı hem de içeri yaya giren komşusu Eşref Asil’e çarptı.
Kazayı görenlerin haber vermesi üzerine olay yerine sağlık ekipleri sevk edildi. Yaralı ambulansla özel bir hastaneye kaldırıldı. Burada yapılan ilk müdahalede bacağında 4 kırık olduğu öğrenilen Asil’in bugün ameliyata gireceği öğrenildi.

İlginizi Çekebilir
“FREN YERİNE GAZA BASIYOR”
Yaşanan olayla ilgili bilgi veren site yöneticisi Mehmet Murat,” Site sakinimiz hanımefendi içeri girerken, dalgınlıkla fren yerine gaza basıyor. Gaza bastığı için de o an şoka giriyor, kapıya çarpıyor. Kapının önünde birbirleriyle konuşun komuşumuzun birine de çarpıyor, bir tane komşumuz da son anda kendisini kenara çekmesiyle kurtuluyo. Bir facianın önüne geçildi. Yaralı şu anda hastanede ayağında kırık var. Herhangi bir hayati tehlikesi olmaması sevindirici bizim için”dedi.

Komşular arasında herhangi bir husumet veya başka bir durum söz konusu olmadığına değinen Murat,” Anlayışlılar, biz gerekenleri kendileriyle konuştuk. Birbirlerine yardımcı oluyorlar. Herhangi bir husumetli bir mevzu değil. Tamamen kaza”diye konuştu.
Kaza ile ilgili soruşturmanın sürdüğü bildirildi….

Sevgi'nin kahreden kaderi! Daha öncede eşi tarafından bıçaklanmış

Sevgi’nin kahreden kaderi! Daha öncede eşi tarafından bıçaklanmış

Olay, önceki gün saat 21.30 sıralarında Roman ailelerin yaşadığı İncirli Caddesi’nde meydana geldi. Sevgi Şendilek parktayken, eşi Doğan Şendilek yanına geldi. Uyuşturucu kullandığı öne sürülen Doğan Şendilek, burada tartıştığı eşine, belinden çıkardığı bıçakla saldırdı.
İlginizi Çekebilir
Sevgi Şendilek, çoğu sırtına aldığı 9 bıçak darbesiyle kanlar içinde kalırken, şüpheli ise kaçtı. 112 Acil Çağrı Merkezi’ne yapılan ihbarla, parka sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Sağlık görevlileri, ilk müdahalesini yaptıkları Sevgi Şendilek’i, ambulansla yakındaki özel hastaneye kaldırdı. Buradan Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne sevk edilen 3 çocuk annesi Şendilek, doktorların tüm çabasına rağmen kurtarılamadı. Sevgi Şendilek’in cenazesi, otopsi için Bursa Adli Tıp Kurumu morguna gönderildi.
Baba ve oğlunu öldüren 1’i kadın 6 saldırgan adliyeye sevk edildi
‘DAHA ÖNCEDE EŞİ TARAFINDAN BIÇAKLANDI’
Bursa İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şubesi ekiplerinin çalışmasıyla Doğan Şendilek kısa sürede yakalandı. Birçok suçtan kaydı olduğu belirtilen Doğan Şendilek’in sorgusunda suçunu itiraf ettiği, cinayeti, eşinin kendisini aldattığını düşündüğü için işlediğini söylediği kaydedildi. Sevgi Şendilek’in daha önce de eşi tarafından 7 yerinden bıçaklandığı, çocukları için barışıp tekrar birlikte yaşamaya başladığı bildirildi.

Kaybolan Rus yüzücü için ‘boğulmadı’ iddiası! Dört ihtimal konuşuluyor
Bursa Adli Tıp Kurumu’nda yapılan otopsisinin ardından Sevgi Şendilek’in cenazesi, Kanberler Camisi’nde dün ikindi vakti kılınan cenaze namazının ardından Baruthane Mezarlığı’nda toprağa verildi.
Emniyet Müdürlüğü’ndeki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen Doğan Şendilek, çıkarıldığı mahkemede tutuklandı.

Reklam
Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Şule Yüksel Şenler için anma mesajı

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Şule Yüksel Şenler için anma mesajı

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Şenler’in örnek hayatı, kaleme aldığı eserleri, konferansları ve mücadelesiyle toplumda silinmez izler bıraktığını belirtti. “Mekânı cennet olsun” ifadelerini kullanan Cumhurbaşkanı, Şenler’in anısını yad etti.
Erdoğan’ın paylaşımı şöyle;
“Örnek hayatı, kaleme aldığı eşsiz kitapları, konferansları ve mücadelesiyle yakın tarihimizde silinmez izler bırakan yürekli bir dava kadını olan Şule Yüksel Şenler Hanımefendi’yi ahirete irtihalinin 6’ncı yılında rahmetle yâd ediyorum. Mekânı cennet olsun…”

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş da hayatı boyunca inancı, kalemi ve mücadelesiyle iz bırakan Şule Yüksel Şenler’i vefatının yıl dönümünde rahmetle andı. Kurtulmuş, Şenler’in vakur duruşu ve cesaretiyle pek çok gönle dokunduğunu ifade ederek, Hanımefendi’nin anısını yaşattı.
İlginizi Çekebilir
BAŞÖRTÜSÜ MÜCADELESİNİN SİMGE İSMİ: ŞULE YÜKSEL ŞENLER KİMDİR?
“Birleşen Yollar” ve “Huzur Sokağı” romanlarıyla hatırlanan gazeteci yazar Şule Yüksel Şenler’in vefatının üzerinden 6 yıl geçti.
Anadolu’yu dolaşarak verdiği konferanslarıyla 1960 ve 1970’li yıllara damga vuran, başörtüsü mücadelesinin simge isimlerinden Şenler, 29 Mayıs 1938’de Kayseri’de dünyaya geldi. Aslen Kıbrıslı olan ailesiyle Kayseri’den İstanbul’a göç eden Şenler, ortaokuldan ayrılarak Ermeni bir terzinin yanında çalışmaya başladı. Terzide çıraklık yapması, sonraki yıllarda modern başörtüsü modeliyle gençlere örnek olacak yazarın moda anlayışının şekillenmesine vesile oldu.
YAZILARI 14 YAŞINDAYKEN YELPAZE DERGİSİNDE YAYIMLANDI
Henüz 14 yaşındayken kaleme aldığı hikayeler Yelpaze dergisinde yayımlanan Şenler, yazılarında Yüksel isminin önüne Şule’yi de ekleyerek “Şule Yüksel” imzasıyla yazılar kaleme almaya başladı. Yeni İstiklal gazetesinin gençlik köşesinde ise 21 yaşındayken yazmaya başlayan usta kalem, daha sonra Kadın gazetesinde “Duyuşlar-Görüşler” başlığıyla yazılar kaleme aldı.
Şule Yüksel Şenler, 1965’te Batılı modern yaşam tarzını bırakarak dindar bir hayata yöneldi ve tesettüre girdi. Resim, müzik, ney ve kanun eğitimleri de alan Şenler’in başını örtmesi, o yıllarda çokça konuşuldu ve gençlere örnek oldu.
“Müslüman kızların moda kıskacından kurtulması için” çalışan, gençlere bu alanda rol model olan ve başörtüsünün eğitimli Müslüman kadının hayatına girmesi için çaba sarf eden Şenler, Mehmet Şevket Eygi’nin çıkardığı Yeni İstiklal gazetesinde yazılar kaleme aldı ve bu yazılar nedeniyle hakkında davalar açıldı.
Adalet Partisinin Bakırköy Gençlik Kollarında Edebiyat ve Kültür Kolu Başkanlığı yapan Şenler, Anadolu’yu dolaşarak verdiği konferansları ve yazılarıyla 1960 ile 1970’li yıllara damga vurdu.

BAŞÖRTÜSÜ MODELİ “ŞULEBAŞ” İLE ANILMAYA BAŞLADI
Usta yazarı örnek alan genç kızların başlarını aynı şekilde örtmesi sonucu yaşanan tartışmalar, uzun süre ülke gündeminde yer buldu. Şenler gibi başını bağlayan tesettürlü kadınların sayısının sürekli artması üzerine, bu tür örtünme “Şulebaş” adıyla anılmaya başladı.
Yayın hayatına 1960’ta başlayan Bugün gazetesinin yazar kadrosunda yer alarak, kadın gazetecilerin parmakla gösterildiği bir dönemde, başörtülü bir kadın gazeteci olarak yazılar kaleme alan Şenler’in çizdiği modern başörtüsü ve pardösü modelleri, genç kızlar arasında hızla yayılmaya başladı.
Şenler, başörtülü öğrencilerin üniversitede tesettürlü okuyabilmelerinin önündeki engellerin kaldırılması talebini yüksek sesle ifade etti.
Dönemin Cumhurbaşkanı Cevdet Sunay’ın “Sokaktaki örtülü kadın ve kızların öncüleri cezalarını çekecek.” sözleriyle işaret ettiği Şenler, bir mektup yayımlayarak, Cumhurbaşkanının Allah’tan ve milletten özür dilemesi gerektiğini kaydetti. “Cumhurbaşkanına hakaret” suçlamasıyla tutuklanan yazar, 2 ay sonra affedilmesine rağmen Bursa Cezaevinde 8 aylık cezasını tamamladı.
Cezaevinden çıktıktan sonra da Türkiye’nin dört bir yanını dolaşarak konferanslar vermeye devam eden Şenler, Hür Söz, Yeni İstiklal, Babıali’de Sabah gazetelerinde kadın sayfaları hazırladı.
Ocakta en düşük memur ve emekli maaşı ne olur? İşte masadaki rakam!
“HUZUR SOKAĞI” ROMANI SİNEMA VE TELEVİZYONDA TÜM DİKKATLERİ ÇEKTİ
Bugün gazetesinde köşe yazarlığı yapan, Seher Vakti dergisinin başyazarı olan ve 1980’den sonra aralarında Milli Gazete’nin de olduğu gazetelerde pek çok yazı kaleme alan Şenler’in “Huzur Sokağı” romanı, Yücel Çakmaklı’nın yönettiği İzzet Günay ve Türkan Şoray’ın oynadığı “Birleşen Yollar” filmiyle sinemaya uyarlandı.
Halen genç okuyucuların beğenisini toplayan “Huzur Sokağı” romanı, 2012’de aynı adla televizyon dizisi haline getirilerek izleyiciyle buluştu.
Usta yazar “Gençliğin Izdırabı”, “Hidayet”, “Bize Ne Oldu”, “İslam’da ve Günümüzde Kadın”, “Duyuşlar”, “Her Şey İslam İçin”, “Uygarlığın Gözyaşları”, “Kız ve Çiçek”, “Sağ El”, “Bir Bilinçli Öğretmen” ve “Yılanla Tilki” eserlerine de imza attı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile eşi Emine Erdoğan’ın evliliklerine arabulucu olduğu belirtilen Şenler’in hayatı, gazeteci Demet Tezcan tarafından “Bir Çığır Öyküsü: Şule Yüksel Şenler” isimli kitapta kaleme alındı.
MİHRİŞAH VALİDE SULTAN HAZİRESİ’NE DEFNEDİLDİ
Tedavi gördüğü hastanede 28 Ağustos 2019’da 81 yaşında vefat eden Şenler’in Eyüp Sultan Camisi’nde kılınan cenaze namazına, kültür, sanat ve siyaset dünyasından çok sayıda isim katıldı. Şenler’in cenazesi, Mihrişah Valide Sultan Haziresi’nde kendisi için hazırlanan kabre defnedildi.
Usta kalemin adını taşıyan Şule Yüksel Şenler Kız İmam Hatip liseleri, İstanbul’un Pendik, Balıkesir’in Karesi ilçelerinde ve Batman’da gençlerin hizmetine sunuldu.
İstanbul Esenler’de kadınlara yönelik faaliyetlerin gerçekleştirildiği “Şule Yüksel ŞenlerHanımlar Konağı” ve Muş’un Zafer Mahallesi’ndeki “Şule Yüksel Şenler Bilgi Evi” gibi çeşitli hizmet binalarına da usta yazarın ismi verildi.
Leonardo-Baykar ortaklığı İtalyan basınında: Dronların Ferrarisi!…

Reklam
Son dakika..

Son dakika… MSB kaynaklarından son dakika Halit Yukay açıklaması

Milli Savunma Bakanlığı kaynakları, Marmara Denizi’nin 68 metre derinliğinde tespit edilen iş insanı Halit Yukay’ın naaşının çıkarılmasına ilişkin sorular üzerine;
“Deniz Kuvvetlerimizin TCG IŞIN kurtarma gemisi bölgede çalışmalarına başladı. Halit Yukay’a ait olduğu değerlendirilen naaşın yukarı çıkartılabilmesi için hassas bir çalışma yürütülmektedir” denildi.
İlginizi Çekebilir
İş insanı Halit Yukay, 4 Ağustos saat 15.10’da Yalova’dan Bozcaada’ya gitmek üzere kendisine ait ‘Graywolf’ isimli tekneyle denize açıldı. Aynı gün kendisinden haber alınamayan Yukay’ın yakınlarının ihbarı sonrası Sahil Güvenlik ekipleri harekete geçti. Ekipler arama çalışması başlatırken, 5 Ağustos saat 14.30 sıralarında Balıkesir’in Erdek ilçesi Kapıdağ Yarımadası Turanköy açıklarında seyir halinde olan ticari gemiden deniz yüzeyinde yarı batık durumda tekne parçalarının görüldüğü ihbarı yapıldı.
PARÇALANMIŞ HALDE BULUNDU
Sahil Güvenlik Güney Marmara Grup Komutanlığı ekipleri, verilen koordinata gitti. Sahil Güvenlik Komutanlığı’na bağlı 1 helikopter, 1 dalış timi ve 7 yüzer unsurla arama kurtarma çalışması başlatıldı. Yarı batık tekneye dalış timi de dalış yaptı ancak aramalardan sonuç alınamadı. Ekiplerin incelemesinde; parçalanmış teknenin motor seri numarasının, Halit Yukay’ın teknesiyle eşleştiği belirlendi. Sahil Güvenlik Güney Marmara Grup Komutanlığı ekiplerinin dalış gerçekleştirdiği teknenin su altı görüntülerinde parçalandığı görüldü.
68 metre derinlikte! Halit Yukay’ın cansız bedenini çıkarmak için önemli aşamaya gelindi
SAVCILIK SORUŞTURMA BAŞLATT
Yalova’nın Altınova ilçesinde yat tersanesi ve şirketi bulunan, mühendis ve baş tasarımcı olarak yat üretimi yapan Yukay’ın, Yalova’dan Bozcaada’ya hareket ettiği anlar da ortaya çıktı. Görüntülerde; Halit Yukay’ın teknesiyle limandan ayrıldığı görülürken, olaya ilişkin Marmara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında Ekinlik Adası’na çekilip vinçle karaya çıkarılan parçalanmış ‘Graywolf’ isimli teknede, kazanın nedeninin belirlenmesine yönelik bilirkişi incelemesi başlatıldı.

YÜK GEMİSİ KAPTANI TUTUKLANDI
Yukay’ın parçalanmış teknesine çarptığı öne sürülen ve ‘Taksirle ölüme neden olma’ suçlamasıyla Yalova’da gözaltına alınıp, yurt dışı çıkış yasağı ve adli kontrol şartıyla serbest bırakılan ‘Arel 7’ isimli kuru yük gemisinin kaptanı C.T. (61), Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı’nın itirazı sonrası İstanbul’da yeniden gözaltına alınıp, tutuklandı.
GEMİNİN ÖNÜNDE SÜRTME İZLERİ
Halit Yukay’ın parçalanmış yatına çarptığı öne sürülen geminin radar hareketleri ortaya çıkarken, Sahil Güvenlik ekiplerinin incelemesinde; kuru yük gemisinin ön tarafında sürtme izleri olduğu tespit edildi. Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı, bölgedeki gemi trafiği ile ‘Arel 7’nin rotasını mercek altına aldı. Gemideki sürtme izlerini gösteren 2 fotoğraf karesi de soruşturma dosyasına girdi. Kazadan 1 gün önce Çanakkale’de çekilen fotoğrafta geminin önünde herhangi bir iz görülmezken, 5 Ağustos’ta geminin yükünü götürdüğü İzmit’te çekilen fotoğrafta, ‘Arel 7’nin önündeki belirgin iz ve darbe dikkat çekti.
Kaybolan Rus yüzücü için ‘boğulmadı’ iddiası! Dört ihtimal konuşuluyor
BOYA KALINTILARI EŞLEŞTİ
92 metre boyunda, 11 metre genişliğindeki geminin ön tarafındaki çiziklerin nasıl meydana geldiği araştırılırken, yük gemisinin sürtme izlerinin bulunduğu yerden ve Yukay’ın parçalanan teknesinde izlerin bulunduğu kısımdan alınan numuneler, Bursa Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü’ne gönderildi. İnceleme sonucunda; Halit Yukay’ın parçalanan teknesi ile ‘Arel 7’nin önündeki sürtme izlerindeki boya kalıntılarının eşleştiği belirtildi.

EN SON ÜNLÜ OYUNCU İLE KONUŞMUŞ
Öte yandan Yukay’ın oyuncu arkadaşı Kıvanç Tatlıtuğ da soruşturma kapsamında ‘tanık’ sıfatıyla ifade verdi. Arama çalışmalarına da katılan oyuncunun, Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü soruşturmada bilgisine başvurulmak üzere İstanbul’da ifadesinin alındığı belirtildi. Tatlıtuğ’un ifadesinde; kazadan önce Halit Yukay ile telefonda görüştüğünü, konuştukları sırada hattın bir anda kesildiğini, bir daha da kendisine ulaşamadığını söylediği öğrenildi. Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından alınan ‘yetkisizlik’ kararıyla soruşturma dosyasının kazanın olduğu Marmara Cumhuriyet Başsavcılığı’na devredildiği de kaydedildi.

68 METRE DERİNLİKTE BULUNDU
Sahil Güvenlik Güney Marmara Grup Komutanlığı, Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü ile Samsun Emniyet Müdürlüğü Deniz Limanı Şube Müdürlüğü, Çanakkale Emniyet Müdürlüğü Deniz Limanı Şube Müdürlüğü, İzmir Emniyet Müdürlüğü Deniz Limanı Şube Müdürlüğü ve Yalova Deniz Limanı Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından yürütülen arama çalışmalarının 19’uncu gününde Yukay’ın cansız bedenine ulaşıldı. Erdek ilçesinin 7 mil açığında, denizin 68 metre derinliğinde YTS cihazı ile deniz polisi tarafından tespit edilen Halit Yukay’ın cansız bedeni, ROV ile de görüntülendi. Cansız bedeni etrafında, tekneye ait motorun plakaları ile botun parçaları da tespit edildi. Cansız bedeni denizden çıkarma çalışmaları, bütünlüğünün bozulmaması için Deniz Kuvvetleri Komutanlığı ile koordineli olarak yürütülmesi planlanıyor.
Leonardo-Baykar ortaklığı İtalyan basınında: Dronların Ferrarisi!

MSB kaynakları: Türkiye, Suriye Hükümetinin alacağı her türlü tedbire destek verecektir

MSB kaynakları: Türkiye, Suriye Hükümetinin alacağı her türlü tedbire destek verecektir

MSB Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri ve Bakanlık Sözcüsü Tuğamiral Zeki Aktürk, bakanlıkta düzenlenen haftalık basın bilgilendirme toplantısında konuştu.
İlginizi Çekebilir
Tuğamiral Zeki Aktürk’ün açıklamaları şöyle:
TERÖRLE MÜCADELE
Ülkemizin savunma ve güvenliği için var gücüyle çalışan Türk Silahlı Kuvvetlerimizin; kalıcı güvenliği tesis etmek amacıyla 7 gün 24 saat esasıyla gerçekleştirdiği görev ve faaliyetleri kapsamında son bir haftada, barınma alanlarından kaçan 2 PKK’lı terörist teslim olmuş, Pençe-Kilit başta olmak üzere operasyon bölgelerinde tespit edilen; teröristlere ait mağara, sığınak ve barınaklarda ele geçirilen çok sayıda silah, mühimmat ve muhtelif malzeme kullanılamaz hâle getirilmiştir.
MENBİC’TE 8 KİLOMETRELİK TÜNEL İMHA EDİLDİ
Suriye Harekât Alanlarında devam eden “tünel imha” faaliyetleri kapsamında, son bir haftada Münbiç bölgesinde imha edilen 8 kilometre uzunluğundaki tünel ile birlikte, imha edilen tünel uzunluğu 556 kilometre olmuştur.
İSRAİL
Öte yandan,İsrail, bölgemizdeki barış ve istikrarı hedef alan pervasız saldırılarını sürdürmektedir. İnsani felaketin devam ettiği Gazze’de, açlıkla sınanan Filistin halkının verdiği yaşam mücadelesi her geçen gün dayanılmaz bir hâl almakta, İsrail güçlerinin hastanelerde bulunanlar dâhil masum sivilleri ve gazetecileri kasten hedef alan katliamları devam etmektedir. Bağımsız gazetecilerin hedef alınması yaşanan katliamın ve insani trajedinin uluslararası kamuoyuna yansıtılmasını engellemeyi amaçlamaktadır.
İşlediği savaş suçları ve uluslararası ihlallerin cezasız bırakılması İsrail’in zorbalıkta sınır tanımaz tavrını pekiştirmektedir. İsrail’in bu tavrı karşısında, Gazze’de kalıcı bir ateşkesin sağlanması, insani yardım koridorlarının kesintisiz açık bulundurulması ve sorumluların hesap vermesinin temin edilmesi uluslararası toplumun temel yükümlülüğü hâline gelmiştir. Ayrıca, İsrail yönetiminin; Suriye, Lübnan ve Yemen’deki saldırıları da bölgemizin güvenliği ve istikrarını zedelemektedir. İsrail’in, tüm komşu ve bölge ülkelerinin toprak bütünlüğü ve egemenliğine saygı duyması bölgesel barış ve istikrar için zaruridir.
Galatasaray’dan ters köşe! Transfer için iptal iddiası
“TÜRKİYE, SURİYE HÜKÜMETİNİN ALACAĞI HER TÜRLÜ TEDBİRE DESTEK VERECEKTİR”
Millî Savunma Bakanlığı kaynakları, Suriye’deki son duruma ilişkin sorular üzerine ise şunları söyledi:
“Türkiye, Suriye’nin; toprak bütünlüğünü ve egemenliğini koruyan, bölücü unsurlara geçit vermeyen merkezi bir yönetim modeliyle istikrara kavuşacağına inanmaktadır.
Suriye hükümeti ülkedeki her türlü etnik ve mezhepsel gruba eşit mesafede yaklaşma niyetiyle çalışmalarını sürdürmektedir.
Suriye’nin istikrarı, Türkiye’nin güvenliğiyle doğrudan bağlantılıdır ve bu doğrultuda atılan her adım bölge barışına katkı sağlamaktadır.
13 Ağustos 2025 tarihinde Suriye ile imzalanan ‘Ortak Eğitim ve Danışmanlık Mutabakat Muhtırası’ çerçevesinde, Suriye Silahlı Kuvvetlerinin kapasitesini artırmaya yönelik eğitim ve danışmanlık faaliyetleri devam etmektedir. Bu kapsamda, Suriye’nin talepleri doğrultusunda kurulması planlanan eğitim merkezleriyle ilgili olarak Türkiye gereken katkıyı sağlayacaktır.
Türkiye, Suriye Hükümetinin kendi birlik ve bütünlüğünü korumak için alacağı her türlü tedbire destek verecektir.”
HARP OKULLARINDAKİ MEZUNİYET TÖRENİ
Bakanlık kaynakları, bu yıl MSÜ Harp Okullarından mezun olacak Teğmenler için neden Kara Harp Okulu’nda tek bir tören yapılacağına ilişkin soruları da cevapladı. Bakanlık kaynakları, bu konuda basında ve sosyal medyada çeşitli spekülasyonlar olduğuna dikkat çekerek, gündeme getirilen iddialarla ilgili şu cevapları verdi:
“NEDEN TEK BİR TÖREN YAPILIYOR?”
2025 yılı Harp Okulları Mezuniyet Töreni, Sayın Cumhurbaşkanımızın 31 Ağustos’ta yurt dışına seyahati nedeniyle ayrı ayrı değil ortak bir törenle Kara Harp Okulu’nda icra edilecektir.
Ocakta en düşük memur ve emekli maaşı ne olur? İşte masadaki rakam!
ÖĞRENCİLER TEDBİR AMAÇLI AKŞAMLARI OKULDAN UZAKLAŞTIRILIYORLAR MI?
Mezun olacak ve törende görevli askeri öğrenciler 17 Ağustos 2025 tarihinde Kara Harp Okulu’na katılış yapmışlardır. 18-29 Ağustos tarihleri arasında planlanan provalar törenin icra edileceği saatte yapılmaktadır.
Provalar sonrasında askeri öğrencilerin ihtiyaçları ve istekleri dikkate alınarak 19.00-23.30 saatleri arasında ihtiyacı olanlara günlük izin verilmektedir. Dileyen dışarı çıkabilmekte, istirahat etmek isteyen de Harp Okulu’nda kalabilmektedir.
TÖREN PROVALARININ 28 AĞUSTOS’TA BİTİRİLECEĞİ İDDİASI
Provaların 28 Ağustos’ta sonlandırılıp teğmenlerin 30 Ağustos’a kadar okuldan uzaklaştırılmaları söz konusu olmayıp 29 Ağustos günü genel prova icra edilecektir. Yani 18-29 Ağustos tarihleri arasında provalar günlük olarak icra edilmektedir.
TÖRENE KATILACAK AİLELERİN SINIRLANDIRILACAK MI?
Kara Harp Okulu tören alanının 4000 olan kapasitesi yapılan genişletme çalışmaları ile 6000’e çıkarılmıştır.
Kara Harp Okulu, Deniz Harp Okulu ve Hava Harp Okulu’ndan toplam 1405 askeri öğrenci mezun olacağından, kapasiteye uygun olarak her mezun için dört aile ferdi olacak şekilde kontenjan verilmiştir. Davetli ailelerin girişlerinin hızlı ve güvenli olması maksadıyla, davetli kimlik bilgileri sisteme yüklenmiş ve barkod sistemi kullanılarak giriş sağlanacaktır.
Kaybolan Rus yüzücü için ‘boğulmadı’ iddiası! Dört ihtimal konuşuluyor
TÖREN SONRASI ÖĞRENCİLERİN AİLELERİYLE GÖRÜŞTÜRÜLMEYECEĞİ İDDİALARI
Tören bitiminde mezun olan teğmenlerin aileleri ile birlikte buluşma yerleri planlanmış ve bu yerler posterlerle süslenmiştir. Aileler Teğmenlerle beraber fotoğraf çektirebilecek ve beraber vakit geçirebileceklerdir. Ayrıca ailelere burada ikramlarda bulunulacaktır.
Törene katılan ailelerin cep telefonları da teslim alınmayacaktır. Ailelerin cep telefonlarının toplanacağı iddiaları doğru değildir.
Sonuç olarak, ortak tören olması sebebiyle yapılan ve törenin işleyişini kolaylaştıran düzenlemelerle ilgili yanlış ve eksik bilgiler içeren iddialar gerçeği yansıtmamakta, kasıtlı olarak paylaşılan bu hususlar kamuoyunu yanıltma ve TSK’nın itibarını zedeleme amacı taşımaktadır.”
HALİT YUKAY’IN NAAŞININ ÇIKARILMA ÇALIŞMALARI
Bakanlık kaynakları, Marmara Denizi’nin 68 metre derinliğinde tespit edilen iş insanı Halit Yukay’ın naaşının çıkarılmasına ilişkin sorular üzerine;
“Deniz Kuvvetlerimizin TCG IŞIN kurtarma gemisi bölgede çalışmalarına başladı. Halit Yukay’a ait olduğu değerlendirilen naaşın yukarı çıkartılabilmesi için hassas bir çalışma yürütülmektedir” dedi.
‘Çelik Kubbe’ dünya basınında: Erdoğan’ın 50 yıllık öngörüsü…