BIST 100
13.458,10 1,24%
DOLAR
47,5119 0,11%
EURO
54,8195 0,08%
GRAM ALTIN
6.175,37 -1,31%
FAİZ
42,05 0,12%
GÜMÜŞ GRAM
87,99 -2,27%
BITCOIN
63.047,00 0,70%
GBP/TRY
64,0875 0,16%
EUR/USD
1,1527 -0,01%
BRENT
87,93 1,21%
ÇEYREK ALTIN
10.096,73 -1,31%
İzmir Açık
İzmir hava durumu
35 °
Reklam

HABER

Özay Şendir'den Eurofighter ve meteor füzesi açıklaması: Sadece Yunanistan değil, İsrail de rahatsız

Özay Şendir’den Eurofighter ve meteor füzesi açıklaması: Sadece Yunanistan değil, İsrail de rahatsız

Özay Şendir’in açıklamaları şöyle; Bu üzerinde durduğumuz TCG Anadolu’dan şimdi birkaç şey söyleyeyim. Ben herkesi bir 1974’ün 20 Temmuz’una götüreyim. Niye diyeceksiniz? O zaman Türkiye’nin çıkarma gemisi sayısı çok sınırlıydı. Sadece 6 tane çıkarma gemisi vardı. Biz çok az sayıda asker çıkarabildik 20 Temmuz’da Kıbrıs’a.
Şimdi ise TCG Anadolu’nun aşağı güvertesinden 13 tankı bir arada taşıyabiliyorsunuz. Bu gemiye, deneme aşamasındayken, Silahlı Kuvvetlerin derin deniz kuvvetlerinin testleri sırasında binmiştim. Bu benim beşinci binişim.
İlginizi Çekebilir
Şu bilgiyi vermekte beis yok: Bu geminin kız kardeşi “Juan Carlos”tur. Juan Carlos’u nereden hatırlıyoruz? 6 Şubat depremlerinde Mersin Limanı’na getirilen yardım ve lojistik faaliyetlerinde kullanılmıştı.
Juan Carlos’un içinde herhangi bir tank manevra yapamaz. Bunun için de 6 ay boyunca tank manevra testleri yapılmıştır. İşte bu yüzden biz buna “L tipi gemi” diyoruz.

(TCG Savarona da Mavi Vatan nöbetinde)
13 ülkede var ama bunu uçak gemisi haline getiren ve aslında deniz sahasının konseptini değiştiren ülke Türkiye oldu. Şimdi burada Boğaz hattından geçtiğimiz için görece daha az görebiliyorsak, aslında bu bir görev gücüyle birlikte hareket ediyor. Yani koruma için etrafındaki denizaltılardan başlayarak birçok enstrümanla beraber hareket ediyor.
Anadolu’nun en önemli özelliği şu: Dünyadaki ilk SİHA gemisi olmasıdır. ‘Bu neyi değiştirir?’ derseniz, birçok şeyi değiştirir. Ama bir şeyi daha hatırlatayım. İzninizle… Libya’da iç savaş başladığı zaman biz oradaki Türk işçilerini, İDO’dan kiralanan feribotlarla getirebilmiştik. Yani kendi vatandaşlarımızı tahliye etme konusunda sıkıntılarımız vardı. Şimdi Anadolu varsa, böyle dertlerimiz olmayacak.
Özellikle arkadaşların da göstereceği üzere şu helikopterler Apache’lere yaklaşıyor. Bu Apache’ler, Deniz Hava Komutanlığı’na Kara Kuvvetleri envanterinden geçti. Hemen arkasında gördüğünüz helikopter Sikorsky.
İstanbul Boğazı’nda ‘zafer’ geçişi

Terörle mücadele döneminde elimizde bunlardan sadece 10 tane vardı. Türkiye, Amerika Birleşik Devletleri’nden yeni helikopter almak istedi ama satmadılar. 10 helikopterin bir tanesi eğitimde kullanılıyordu. 2 tanesinin de belirli parçalarının saat başı değişmesi gerekiyordu. Yani koca terörle mücadele yıllarında sadece 7 saldırı helikopteriyle mücadele etmek zorunda kaldık.
Bugün ise ATAK helikopterlerimizi yalnızca terörle mücadele alanında ya da Mavi Vatan’da kullanmıyoruz; aynı zamanda ihraç da ediyoruz.
Türkiye’nin savunma sanayi hikâyesi oldukça uzun bir hikâye. Ama burada unutmamamız gereken bazı noktalar var. Onlardan birine şimdi bakalım. Birazdan Bayraktar TB3’e, Kızılelma’ya ve diğerlerine doğru ilerleyeceğiz. Burada genellikle platformun, yani taşıyıcının üzerinde çok fazla duruyoruz ve bu anlamda hata yapıyoruz. Niye biliyor musunuz? Bir mühimmatı taşıyacak hava aracını her zaman bir yerlerden bulup almayı deneyebilirsiniz. Asıl önemli olan; bir hava aracının hedefe yönelmesini, havada diğer merkezlerle irtibat kurmasını sağlayan bütün aviyonik yazılımdır. Biz artık bunu yapıyoruz.
KAAN’DA 15 MİLYON SATIR KODU OLACAK
Kaan’ın yazılımına dair bir şey söyleyeceğim. Mesajlaşma sistemleri de dahil, bir F-35 için 21 milyon satır kod yazıldığını biliyor musunuz? Şu anda ASELSAN, TÜBİTAK ve HAVELSAN ortaklaşa çalışıyorlar ve tahminen Kaan’ın 15 milyon satır kodu olacak. Bu son derece önemli. Size çok komik bir şey söyleyeyim:
Selçuk Bayraktar’dan ‘Mavi Vatan’ vurgusu: Ne olduğunu topluma anlatacağız
Hani çeşitli gazeteciler “yerli uçak” diyorlar ya, motoru F-16’ıymış. Şu anda dünyadaki beşinci nesil savaş uçaklarının en iyisi Çin’in yaptığı J-20’lerdir. J-20’ler imal edildikten sonraki 2 yıl Rus motoruyla uçtular, biliyor musunuz? Bakın, platforma çok takılmamak gerekiyor. Asıl olan aviyonik ve ürettiğiniz mühimmattır. Bu bizim için çok önemli ve Türkiye bu noktada hakikaten beklenenin üzerine çıkan bir aileye sahip.
Şimdi Bayraktar’a bakalım. Hani ihracat rekorları kırıyoruz diyoruz ya; lastikleri yerli değil, başka firmadan alıyor Bayraktar. Optik sistemleri başka bir yerli firmadan alıyor. Ama bunların hepsi üstüne ekleniyor, Roketsan’ın mühimmatları var.
Bunların hepsi Türkiye’nin ihracatı oluyor. Şöyle söyleyeyim: Biz bir otomobil ihraç ettiğimiz zaman, otomobilin kilosunu ortalama 10-11 dolara ihraç ediyoruz. Bir roketin kilosunu ise 2.000 ile 3.500-4.000 dolar arasında bir rakama ihraç ediyoruz.
Gördünüz mü, aradaki katma değer farkı ne kadar büyük? Şimdi dünyada altıncı nesil savaş uçakları şuna döndü. Bir ana uçak o uçağın kolunda etrafında uçan İHA’lar ve sihalar var. Bunlardan bir kısmı istihbarat görevinde bir kısmı bazı şartlarda kullanılacak. Kızıl elma da ileride KAAN’la kol düşüşü yapacak İnsansız savaş uçağımız olacak. Oraya doğru evriliyor bu mesele şimdi.
ÜRETİLEN PROTOTİP, ÜRÜNLER FARKLI DEVLETLER TARAFINDAN GÖZDAĞI OLARAK ALGILANABİLİR Mİ?
Hikayenin gururlanacak tarafı çok fazla. Aynı zamanda seri üretimi de dikkatli takip etmek gerekiyor. Ne kadar çok üretirsek o kadar çok rahat edeceğiz. Diyelim ki karadan havaya füze yaptın. 100 tane senin işini görmez, bin tane olduğu zaman kendini güvende hissedersin. Bunları hepsi zaman ve maliyet unsuru.
Kathimerini Gazetesi Yunanistan’da Türkiye’nin SİHA pazarındaki başarısı söz konusu olduğunda şöyle bir manşet atmıştı: ‘Selçuk Bayraktar’ın hocası Yunandı, biz de yapabiliriz.’
Gençler, Savarona ile Boğaz’daki tarihi geçişte duygularını paylaştı
Onu Selçuk Bey’e sordum. O sırada iki tane tez danışmanı var. Biri Fransız, biri Yunanlı. Ama o iş öyle olmuyor. Burada önemli olan şu. Selçuk Bayraktar MIT bitirdi geldi, İstanbul’da çok iyi bir şirkette iyi bir maaşla işe girerdi, çok daha rahat bir hayatı olurdu. Nereye gitti? Gabar’a… O zaman el ile atılan SİHA’lar vardı. Üzerlerinde asker üniforması bu test sürecini yaşadılar.
Hızlı gittiğimiz alanlar oldu, hızlanmamız gereken alanlar var. Mesela KAAN’dan yola çıkalım. Ayda 2 tane, yılda 24 tane üretebileceğiz. Bizim 5’inci nesil uçak ihtiyacımız az bir ihtiyaç değil.
KAAN’ın yıldırım testi yapılıyor. Bir savaş uçağı için çok önemlidir. Radarda görünmezlik testi son derece önemli ve zor bir testtir. O test için hazırlanan odayı gördüm inanamazsınız. Tezgahta başka KAAN’lar var. KAAN envantere girinceye kadar yüzlerce testten geçecek belki binlerce saat havada kalacak. Acele etmeden eksiklerin giderilmesine fırsat vererek ilerlememiz gerekiyor. Bunu yaptığımız zaman istediğimiz noktaya varırız.
Övünmek elbette hakkımız ama övünürken memleketi duygumuz kadar aklımızla da sevmemiz gerekiyor.

‘SADECE YUNNAİSTAN’I DEĞİL EN ÇOK İSRAİL’İ RAHATSIZ ETTİ’
Psikolojik üstünlük kısmına gelince mesela Türkiye’nin Eurofighter ile beraber meteor füzesi alması sadece Yunanistan’ı değil en çok İsrail’i rahatsız etti. Neler yazdılar… İsrail’in şu anki rahatsızlığı şu: Japonya’ya SİHA satıyorlardı, Japon Savunma Bakanı Türkiye’ye geldi. Türkiye pazara girdi, şu anda zıp zıp zıplıyorlar.
Halit Yukay’ın cesedi 19 gün sonra bulundu! 68 metre derinlikte naaşı, ROV ile görüntülendi

(Eurofighter)…

Reklam
Reklam
Otizmli bebeğe tekmeli saldırı! Mahkemeden '12 ay taksitli' şok karar: Kızımın canının bedeli 11 bin lira mı?

Otizmli bebeğe tekmeli saldırı! Mahkemeden ’12 ay taksitli’ şok karar: Kızımın canının bedeli 11 bin lira mı?

Isparta’nın Bağlar Mahallesi’nde geçtiğimiz yıl meydana gelen olayda, İbrahim Halil Sökmen ve eşi Nurcan Sökmen, iddiaya göre apartman dairesinde yaşadıkları evin sahibi Z.D. ile kapı önüne çöp atılması nedeniyle tartışmaya başladı.
İlginizi Çekebilir
Nurcan Sökmen’in, “Burada insan yaşıyor, bunu neden yaptınız” sözleri üzerine büyüyen tartışmaya polis ekipleri müdahale etti. Tarafların birbirinden şikayetçi olması üzerine karakola götürüleceği sırada, Z.D.’nin polislerin elinden kurtularak Nurcan Sökmen’in kucağındaki 4 yaşındaki otizmli kızı Sinem Ece Sökmen’in boğazını sıktığı, ardından yere düşürdüğü ve yerde defalarca tekmelediği iddia edildi. Olayın polis tutanaklarına geçmesinin ardından aile küçük kızlarını hastaneye götürerek darp raporu aldı ve şikayetçi oldu. Yaklaşık 1 yıl süren davanın sonunda mahkeme, sanık Z.D.’ye yalnızca 11 bin 200 lira para cezası verdi. Bu cezanın da aylık bin lira taksitlerle 12 ayda ödenmesine karar verilmesi aileyi derinden sarstı.
Halit Yukay’ın cesedi 19 gün sonra bulundu! 68 metre derinlikte naaşı, ROV ile görüntülendi
DAİRE ÖNÜNDEKİ PİSLİK NEDENİYLE TARTIŞMA BAŞLADI
Olayın üzerinden yaklaşık 1 yıl geçtiğini ve olay günü eşiyle alışveriş yapmak için dışarı çıktığını, ardından eve döndüklerinde apartmanda temizlik yapıldığı ve ancak tüm pislikler kendi dairelerinin önüne atıldığını anlatan Halil İbrahim Sökmen, “Eşim, ev sahibinin kızına ‘Bu pislik buraya atılır mı? Burada insan oturuyor’ dediğinde tartışma başladı. Ben de durumu ev sahibinin eşine bildirdim, ev sahibinin eşi ‘Gerekirse ben temizlerim’ dedikten sonra olay daha büyüdü. Sözlü tartışma sırasında ben müdahale etmedim çünkü eski hükümlüydüm ve yeniden ceza alıp çocuğumdan ayrı kalmak istemedim. Polis ekiplerini aradım ve ekipler olay yerine geldi. Ben durumu onlara, eşim ve çocuğumun evde olduğunu ve hayati tehlikelerinin bulunduğunu anlattım” ifadelerini kullandı.
Kentin plaka kodundan esinlenildi! Bittiğinde Türkiye’nin en büyüğü olacak

“KIZIMIN BOĞAZINI TUTTU VE YERE ATIP DEFALARCA TEKMELEDİ”
Polis ekiplerinin iki tarafı da dışarı çıkardığını belirten Sökmen, “Ancak bu şahıs polislerin elinden kurtularak eşimin yanına geldi, bir eliyle eşimin saçını, diğer eliyle kızımın boğazını tuttu. Kızım yere düştü ve yerde defalarca tekmelendi. Düşmenin etkisiyle kızımın gözünün altında hâlâ bir iz bulunuyor. Olay sonrası kızımıza darp raporu aldık ve konuyu mahkemeye taşıdık. Kızım otizm hastası olaydan önce biraz konuşabiliyordu ama şimdi konuşmuyor. Mahkemede ilk davada basit yargılama usulüyle sınırlı bir para cezası verildi. Biz bu karara itiraz ettik. Son duruşmada sanık mahkemede parmağıyla kızımı işaret ederek ‘benim bu çocukla bir derdim yok, bunun annesiyle problemim var’ dedi. Buna rağmen mahkeme kararı 11 bin 200 lira cezayı 12 ay boyunca aylık bin lira ödeme şeklinde verildi” şeklinde konuştu.

“KIZIMIN CANININ BEDELİ 11 BİN LİRA MI”
“Biz araba mı alıyoruz ya da buzdolabı mı alıyoruz? Kızımın canının bedeli 11 bin lira mı” diyerek sitem eden baba Sökmen, “Olay sonrası kızımın göz altındaki izi geçti, kızımın kalıtsal bir rahatsızlığı da olabilirdi. Şu anda hiç konuşamıyor. Mahkeme esnasında hakime hanım, ‘bu çocuk otizm hastası, adli tıptan bir rapor çıkarın ve dosyaya ekleyin’ demedi. Ceza nasıl belirlendi, anlayamadım. Fiile konu olan kadın sürekli ‘ben Ispartalıyım, bana hiçbir şey olmaz, para cezası verilir’ diyordu ve gerçekten öyle oldu” dedi.
Deliler Fayı kazısında büyük sürpriz: ‘Bu kadar fazla çıkacağını beklemiyordum’
Bu süreçte, adaletin yerini bulmasını sağlamak için gerekli her yere başvuracağını belirten Sökmen, “Tekrar söylüyorum, bir çocuğun canının bedeli bu kadar olmamalı. Devletimizden adalet bekliyorum. Kızım ve eşim için koruma talep ediyorum ve en kısa sürede adaletin yerini bulmasını istiyorum. Ben para pul hiçbir şey istemiyorum” diye konuştu.
İbrahim Halil Sökmen, son davada kızının engelli raporunun dikkate almadığını iddia ederek davayı istinaf yasa yolunun tamamen kapattığını, bu davanın tekrar detaylı bir şekilde incelenmesini ve adaletin sağlanması için elinden gelen her şeyi yapacağını ifade etti.
Türkiye’de sıcaklıklar bir anda 12 derece düşecek! Prof. Dr. Orhan Şen uyardı…

Gençler, Savarona ile Boğaz’daki tarihi geçişte duygularını paylaştı

Gençler, Savarona ile Boğaz’daki tarihi geçişte duygularını paylaştı

Türk donanmasının seçkin platformlarının katılacağı görkemli bir geçit töreninde Savarona yatı, TCG Anadolu’nun da aralarında bulunduğu Deniz Kuvvetlerinin milli gemileriyle İstanbul’u selamlayacak.
Bu geçişe katılacak 13 üniversite öğrencisi, Sarıyer’de bulunan Sahil Güvenlik Marmara ve Boğazlar Bölge Komutanlığı iskelesinden sabah saatlerinde Sahil Güvenlik botlarıyla yata bindi.
İlginizi Çekebilir
Öğrencilere, TCG Savarona’nın geçmişi, restorasyon süreci, diğer milli gemiler ve Boğaz’da düzenlenecek görkemli geçişe ilişkin bilgilendirme yapıldı.
Öğrenciler, milli gemilerin de yer aldığı geçit eğitimini de izledi.
Yatta Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün hastalığı döneminde dinlendiği oda, kütüphane ve diğer alanları gezen öğrenciler duygularını anlattı.

“REVİZE EDİLİP BİZE SUNULMASI BİZİM İÇİN ÇOK BÜYÜK BİR ŞANS”
İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Elektronik Mühendisliği Bölümü’nde okuyan Tayfun Işıkelekoğlu, Savarona’ya binme fırsatları olacağını duyduğunda çok heyecanlandığını söyledi.
T3 Vakfına katkıları için teşekkür eden Işıkelekoğlu, “Atatürk’ten bize kalan yadigarın, yeniden revize edilip, sunulması bizim için çok büyük bir şans. Savarona’yı iskelede görünce kanımız kaynamaya başladı. İçine girdik, Atatürk’ün yattığı yatağı, çalışma masasını gördük. Toplantılarını yaptığı yerde bizi ağırladılar. Şu an Savarona’da seyrediyoruz. İTÜ’lü mühendis olarak bu kadar yerli ve milli gemimizi bir arada görmek çok önemli.” diye konuştu.
Halit Yukay’ın cesedi 19 gün sonra bulundu! 68 metre derinlik için özel ekip
“TEKNOLOJİ HAMLESİNE KATKI SAĞLAYACAĞIMIZA İNANIYORUM”
Öğrencilerden Rabia Nur Yıldız, geçişe katıldığı için heyecanlı olduğunu anlattı.
Savarona yatının ilk ziyaretçilerinden olduklarını dile getiren Yıldız, “Özellikle Atatürk’ün çalışma masası çok dikkatimi çekti. Çok kıymetli ve güzel duruyordu. Donanmamızın güçlü varlığına ve milli teknoloji hamlesinin ihtişamına canlı şahitlik etmek çok gurur verici. Milli teknoloji hamlesinin bu kadar ilerlemesine tanık olmak ve gözlemlemek çok kıymetli. Bu teknoloji hamlesine bizler de gelecek nesiller olarak katkı sağlayacağımıza inanıyorum.” ifadelerini kullandı.
Muhammet Berat Uyaroğlu ise Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a bu yatı restore edip kullanıma açtığı için teşekkür etti.

Uyaroğlu, “TEKNOFEST Mavi Vatan kapsamında da gerçekten bugün çok özel bir gün. Tarih geleceğimizi her zaman aydınlatıyor. Geçiş için çok heyecanlıyım.” ifadelerini kullandı.
“​​​​​​​BÖYLE BİR YATIN İÇİNDE OLMAK ÇOK DEĞİŞİK”
Yusuf Kurşun da Savarona yatını görünce çok heyecanlandıklarını, Atatürk’ün odasındaki birçok eşyanın kendisini etkilediğini söyledi.
Kurşun, odanın çok ayrı bir kokusu bulunduğunu anlatarak, “Kitaplarını taşıdığı bavul da büyüklüğüyle buna nasıl önem verildiğini gösteriyor. Biz, geçişte katılımcı da olacağız aslında. Böyle bir yatın içinde olmak çok değişik bir his.” dedi.

Selçuk Bayraktar’dan ‘Mavi Vatan’ vurgusu: Ne olduğunu topluma anlatacağız
Süper Lig devinden çifte transfer bombası! İngiliz yıldız için dev bütçe…

Reklam
Bakan Ersoy'dan bulunan Osmanlı gemisiyle ilgili açıklama

Bakan Ersoy’dan bulunan Osmanlı gemisiyle ilgili açıklama

Ersoy, NSosyal’den yaptığı açıklamada, ecdadın izini sadece karada değil, denizlerde de sürdürdüklerini belirtti.
Bakanlığın “Geleceğe Miras Projesi” ile eşsiz mirası koruyarak gelecek kuşaklara aktardıklarını vurgulayan Ersoy, bu projenin en çarpıcı örneklerinden birinin de Akdeniz’in derinliklerinde yüzyıllar sonra gün yüzüne çıkan Osmanlı batığı olduğunu ifade etti.

Bakan Ersoy, kazıya ilişkin şunları kaydetti: “Kızlan Osmanlı Batığı Sualtı Kazısı’nda son olarak silahlar, porselenler, satranç takımları ve tarihe ışık tutan eşsiz buluntular ortaya çıkarıldı. Türkiye’de kazısı yapılan ilk ve tek 17’nci yüzyıl Osmanlı batığında 30’dan fazla tüfek, 50’den fazla humbara, binlerce mermi ve Osmanlı döneminin en büyük pipo koleksiyonu bulundu. Batık, Osmanlı’nın deniz gücü ve ticaretini günümüze taşıyan ilk örnek. Bu keşif, yalnızca ülkemizin değil, dünya su altı arkeolojisinin de en çarpıcı buluntularından biri olarak tarihe geçti. Emeği geçen herkese ve özellikle de ekip arkadaşlarıma teşekkür ediyorum.”
Ecdadımızın izini sadece karada değil, denizlerde de sürüyoruz. ⛏️Bakanlığımızın ‘Geleceğe Miras Projesi’ ile eşsiz mirasımızı koruyarak gelecek kuşaklara aktarıyoruz.Bu vizyonun en çarpıcı örneklerinden biri de Akdeniz’in derinliklerinde yüzyıllar sonra gün yüzüne çıkan… pic.twitter.com/96Ju77clQF— Mehmet Nuri Ersoy (@MehmetNuriErsoy) August 24, 2025 …

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik’ten Fırat Kalkanı Harekâtı’nın 9

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik’ten Fırat Kalkanı Harekâtı’nın 9. yıl dönümü mesajı

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın emirleriyle Türk Silahlı Kuvvetleri’nin Suriye’deki terör örgütlerine karşı Fırat Kalkanı Harekâtı’nı gerçekleştirdiğini vurgulayan Çelik, “Ülkemizi Suriye üzerinden tehdit eden terör örgütlerine ve arkalarındaki emperyalist odaklara gereken cevap verildi. Böylece milli güvenliğimizin pazarlık konusu olmadığı, vatanımıza tehdit söz konusu olduğunda her türlü bedelin ödeneceği bir kez daha gösterildi.” ifadelerini kullandı.
İlginizi Çekebilir
“FIRAT KALKANI HAREKÂTI’NIN 9’UNCU YIL DÖNÜMÜNDE,TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİMİZİ SELAMLIYORUZ”
AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik’in paylaşımı şöyle;
“Yakın bölgemize dönük emperyalist planların başında sınırı bölgelerimize yakın yerlerde “terör devletçikleri” kurmak vardı. Terör örgütlerini kullanarak bölgemizi istikrarsızlaştırmaya çalışan ve milli güvenliğimizi tehdit eden odakların “adreslerini” ve “araçlarını” net bir şekilde teşhis ettik. Cumhurbaşkanımız bu odaklara karşı tavizsiz bir irade ortaya koydu. Cumhurbaşkanımız bu tavizsiz iradesini “bir gece ansızın gelebiliriz” diye ifade etti.
Bizi Suriye’deki terör örgütleri üzerinden tehdit edenlere karşı, Cumhurbaşkanımızın Başkomutan olarak kahraman Türk Silahlı Kuvvetleri’ne emir vermesiyle, “bir gece ansızın” Fırat Kalkanı Harekatı gerçekleşti. Ülkemizi Suriye üzerinden tehdit eden terör örgütlerine ve arkalarındaki “emperyalist adresler”e gereken cevap verildi.
Böylece bir kere daha milli güvenliğimizin pazarlık konusu olmadığını ve vatanımıza tehdit sözkonusu olursa her türlü bedeli ödemeye ve en yakıcı cevabı vermeye hazır olduğumuzu gösterdik.
Fırat Kalkanı Harekâtı’nın 9’uncu yıl dönümünde, tarihi şan ve şereflerle dolu Türk Silahlı Kuvvetlerimizi selamlıyoruz. Aziz şehitlerimize Allah’tan rahmet, gazilerimize sağlıklı hayat diliyoruz.”
Halit Yukay’ın cesedi 19 gün sonra bulundu! 68 metre derinlikte naaşı, ROV ile görüntülendi…