BIST 100
13.458,10 1,24%
DOLAR
47,5119 0,11%
EURO
54,8195 0,08%
GRAM ALTIN
6.175,37 -1,31%
FAİZ
42,05 0,12%
GÜMÜŞ GRAM
87,99 -2,27%
BITCOIN
63.089,00 0,77%
GBP/TRY
64,0875 0,16%
EUR/USD
1,1527 -0,01%
BRENT
87,93 1,21%
ÇEYREK ALTIN
10.096,73 -1,31%
İzmir Açık
İzmir hava durumu
35 °
Reklam

HABER

CHP saha raporu hazırlıyor

CHP saha raporu hazırlıyor

MEHTAP GÖKDEMİR Ankara – 31 Ağustos’ta çalışmanın ilk etabı tamamlanacak. Bir anlamda Türkiye’nin fotoğrafını çeken CHP, saha çalışmasıyla partiye güven ve ilgiyi de ölçüyor. Vatandaşın talepleri, partinin hangi alanlarda yeni politikalar geliştirmesi gerektiğiyle ilgili öneriler, hangi alanlarda yeni vizyon ve politikalar beklendiği belirleniyor. Çalışmanın sonunda vatandaşın CHP’den ve hükümetten beklentisi, istekler ve öneriler hem 81 il için ayrı ayrı raporlanacak hem de Türkiye geneline ilişkin bir saha raporu çıkarılacak.
Saha raporuna ilişkin, “Vatandaşla hükümet programını yazacağız. Vatandaş bizden, hükümet programından ne bekleniyor. Sahayı okuyarak hazırlıyoruz, bunlara dayanarak yeni başlıklar açılacak” diyen CHP’li kurmay, şu ana kadar vatandaşlarca dile getirilen talep ve görüşlere ilişkin şunları aktardı:
“’Herkesin oyuna talip olun. Biz muhalefet olarak bir yere ve en güçlü muhalefete oy vermek istiyoruz. Benim partim bu demeden bir seferlikte olsa oy vereceğiz. Herkesi kucaklayın. Türkiye ittifakını çok önemsiyoruz’ diyorlar. Gençlerde CHP’ye karşı yöneliş var. CHP’ye daha çok merkez sağdan destek var, geçmişte merkez sağa oy vermiş, kendini orada tanımlamış olanlar bizi tercih ediyorlar.”
Ekrem Başkan sorusu
Kurmaylar, sahada en çok karşılaştıkları soru ve şikayetler konusunda ise, “Vatandaş en çok ekonomiyi konuşuyor. Geçinemediklerini ifade ediyor. ‘Ekrem Başkan çıkacak mı? Ekrem Bey’i ne zaman çıkartacaksınız?’ sorusunu çok duyuyoruz. ‘Nereden çıktı bu komisyon (TBMM süreç komisyonu)’ diyorlar. Biz de komisyona neden girdiğimizi anlatıyoruz. ‘Sizin hakkınızı korumak için girdik’ diyoruz. Anlattığımız zaman yüzde 70’i ikna oluyor” ifadelerini kullandılar. CHP ilk etap saha çalışmasının çıktıları doğrultusunda bazı illere tekrar gidecek. Ana metropollerde ise daha detaylı bir saha çalışması yapılması da planlanıyor….

Çocuklar ihmal kurbanı

Çocuklar ihmal kurbanı

Çiğdem Yılmaz / Haber Merkezi – Türkiye’nin dört bir yanından sık sık gelen haberler, çocukların farklı ihmaller sonucunda hayatlarını kaybettiğini gözler önüne seriyor. İstanbul’dan tatil için Erzurum’a giden ve çayda akıntıya kapılarak boğulan 13 yaşındaki Hüseyin Avni A., Şanlıurfa Suruç’ta sulama kanalına düşüp ölen 10 yaşındaki Ömer Demir, Manisa’da evde yalnız bırakılıp yangında hayatını kaybeden üç yaşındaki Günay Bilgen, Muğla’da otelin havuzunda boğulan dokuz yaşındaki Ali, Çorum’da nefes borusuna yemek kaçan üç yaşındaki Yiğit, yine Çanakkale’de borusuna yemek kaçan dokuz yaşındaki Çağrı, Nevşehir’de balkondan düşen dört yaşındaki Ömer… Bu farklı olayların ortak noktası aynı: Önlenebilir ihmaller… Peki çocuk ölümlerinde ailelerin ve toplumun eksikleri ne? Çözüm önerileri neler? Ebeveynlere ne gibi görevler düşüyor?
Tek sorumlu aile değil
Üsküdar Üniversitesi Sosyoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Barış Erdoğan, çocuk ölümlerinin büyük ölçüde önlenebilir olduğunu belirterek ailelerden kamu otoritesine kadar herkesin sorumluluk alması gerektiğini belirtiyor: “Çocuk ölümleri ülkemizde maalesef mevsimsel bir rutine girdi. Her yaz havuzlarda, plajlarda, göletlerde çocuklarımız boğularak hayatını kaybediyor. Kışın soba zehirlenmeleriyle ölümler yaşanıyor. Yıl boyunca da ev kazalarında çok sayıda çocuk yaşamını yitiriyor. Bu ölümleri çoğu zaman kader ya da talihsizlik diyerek geçiştiriyoruz. Oysa kayıpların esas nedeni ihmalkârlık, denetimsizlik ve kuralların uygulanmaması.”
Ailelerin büyük kusurları olduğunu belirten Erdoğan, “Çocuklarını denetimsiz bırakıyorlar, riskleri küçümsüyorlar ya da güvenlik kurallarını görmezden geliyorlar. Ancak tüm sorumluluğu ailelere yüklemek bence kolaycılık olur. Bu konuda kamu idaresinin ve özel sektörün de büyük sorumluluğu ve yapması gerekenler var. Örneğin pratikte otellerde her zaman cankurtaran bulunmuyor, plajlarda uyarı levhaları eksik, gölet ve baraj çevrelerinde yeterince önlem yok. Soba kullanımına dair aileler ve çocuklar bilinçlendirmeli, ev kazalarına karşı çocuk güvenliğini sağlayacak standartlar yaygınlaştırılmalı” diyor.

NELER YAPILMALI?
Prof. Dr. Erdoğan, dünyadan şu örnekleri paylaşıyor: “Birçok Avrupa ülkesinde plajlarda bayrak sistemiyle deniz güvenliği sağlanıyor. Fransa’da yüzme dersleri ilkokul müfredatında zorunlu. Japonya’da her okulda düzenli yangın tatbikatı yapılıyor. İskandinav ülkelerinde ev içi güvenlik standartları ve soba kullanımı konusunda katı kurallar var. Bizde ise hâlâ yüzme eğitimi bir lüks, yangın tatbikatı bir formalite olarak görülüyor. Ev güvenliği ise ailelerin kendi imkânlarına bırakılmış durumda.”
Bilinçlendirme kampanyaları Erdoğan, köklü tedbirler almamız gerektiğini belirtiyor: “Tüm havuz ve plajlarda cankurtaran gerçekten bulunmalı. Gölet ve baraj çevreleri uyarı levhaları ve bariyerlerle güvenli kılınmalı. Okullarda zorunlu yüzme dersleri, yangın tatbikatları ve temel ilkyardım eğitimi müfredata eklenmeli. Çocuklara kriz anında nasıl davranmaları gerektiği öğretilmeli. Ayrıca soba ve doğalgaz kullanımıyla ilgili ailelere yönelik bilinçlendirme kampanyaları yürütülmeli. Ev kazalarına karşı güvenlik standartları yaygınlaştırılmalıdır. Zira bir çocuğun kriz anında nasıl davranacağını bilmesi hayat ile ölüm arasındaki fark olabilir. Önlem ve nitelikli eğitimle çocuklarımızı korumak elimizde.”

14 yaşındaki çoban kendisini vurdu
Kars’ın Kağızman ilçesine bağlı Kuloğlu köyü Demirkapı mevkiinde önceki gece koyun sürüsünü otlatan 14 yaşındaki Serdal P. iddiaya göre av tüfeğiyle oynarken tüfek ateş aldı. Tüfekten çıkan saçmaların isabet ettiği Serdal P., olay yerinde hayatını kaybetti. Olayla ilgili soruşturma başlatıldı….

Reklam
Emine Erdoğan’dan, Melania Trump’a Gazze mektubu: ‘Gazze’deki çocuklar için de hassasiyet gösterin’

Emine Erdoğan’dan, Melania Trump’a Gazze mektubu: ‘Gazze’deki çocuklar için de hassasiyet gösterin’

Emine Erdoğan, mektubunda, Trump’ın paylaşımlarının, güncel meselelere dair hassasiyet taşıyan bir vicdana sahip olduğunu hissettirdiğini ifade etti. Bu vicdani hassasiyetin yansımasını, Melania Trump’ın geçtiğimiz günlerde Rusya Devlet Başkanı Putin’e yazdığı mektubunda da gördüğünü belirtti.Emine Erdoğan, şöyle devam etti:

‘Umut aşılayan girişim’
“Mektubunuzda belirttiğiniz gibi çocukların sevgi dolu ve güvenli bir ortamda büyüme hakkı evrensel ve tartışılmaz bir haktır. Ve bu hak, hiçbir coğrafyanın, ırkın, etnik kimliğin, dini grubun ya da ideolojinin imtiyazı değildir. Bir lider eşi olarak, Ukrayna’daki savaşın yıkıcı etkileri altında yok olan hayatlara, dağılan ailelere ve kimsesiz kalan çocuklara gösterdiğiniz duyarlılık, kalplere umut aşılayan bir girişimdir. ‘Sessiz bir kahkahaya mecbur bırakılan’ Ukraynalı çocukların neşeli gülüşlerinin geri getirilmesi talebiniz çok anlamlıdır. Savaşta hayatını kaybeden 648 Ukraynalı çocuk için gösterdiğiniz bu önemli hassasiyetinizi daha da güçlü bir şekilde, 2 sene içerisinde 18 bini çocuk olan 62 bin masum sivilin zalimce katledildiği Gazze için de göstereceğinize inanıyorum.”

“Meçhul bebek” vurgusu
Gazze’nin tarihte benzeri görülmemiş bir zalimliğe, çağın en acı soykırımına sahne olduğunu vurgulayan Emine Erdoğan, mektubunda, şunları aktardı:
“BM Çocuk Fonu, 45 dakikada 1 çocuğun öldürüldüğü Gazze’de, yerin üstünü çocuklar için bir ‘cehenneme’ yerin altınıysa bir ‘çocuk mezarlığına’ benzetiyor. Savaşlarda kimliği belirlenemeyen askerler için kullanılan ‘meçhul asker’ kavramını, bir gün çocuklar için de kullanacağımız aklınıza gelir miydi? Bugün ardında kimsesi kalmamış, adı dahi tespit edilemeyen binlerce Gazzeli çocuğun kefenlerine yazılan ‘meçhul bebek’ ibaresi vicdanlarımızda onulmaz yaralar açıyor.”● ANKARA Milliyet
‘Bir mektup da Netanyahu’ya gönderin’
Emine Erdoğan, kahkahaları susturulanların yalnızca Ukrayna’nın çocukları olmadığını, Filistin’in çocuklarının da aynı neşeyi, aynı özgürlüğü, aynı onurlu geleceği hak ettiklerini belirterek “Gazze’deki insani krizin durdurulmasına yönelik güçlü çağrınızı içeren bir mektubu da İsrail Başbakanı Netanyahu’ya göndermeniz son derece anlamlı olacaktır” ifadelerini kullandı.
Emine Erdoğan, “Kaybettiğimiz 18 bin 885 Gazzeli bebek ve çocuk için artık çok geç. Ama hayatta kalmayı başarmış 1 milyonu aşan Gazzeli çocuk için hala bir şansımız var. Vakti çoktan geldi” dedi….

Reklam
Reklam