BIST 100
10.759,56 -3,64%
DOLAR
49,9411 0,10%
EURO
55,7452 -0,30%
GRAM ALTIN
6.222,90 -3,56%
BITCOIN
77.284,00 0,65%
FAİZ
39,67 0,43%
GÜMÜŞ GRAM
78,92 -5,74%
GBP/TRY
66,9160 0,04%
EUR/USD
1,1160 -0,18%
BRENT PETROL
111,79 0,51%
ÇEYREK ALTIN
10.174,43 -3,56%
İzmir Parçalı Az Bulutlu
İzmir hava durumu
14 °
Reklam

EKONOMİ

Artanlar

Tümü
  • Hisse Fiyat Fark
  • BRMEN 3,74 %▲ %10,00
  • BURVA 205,70 %▲ %10,00
  • QNBTR 126,50 %▲ %10,00
  • INTET 41,68 %▲ %9,97
  • BURCE 16,54 %▲ %9,97

Azalanlar

Tümü
  • Hisse Fiyat Fark
  • SKBNKR 0,75 %▼ %-12,79
  • DUNYH 11,79 %▼ %-10,00
  • KLSER 12,06 %▼ %-10,00
  • BULGS 4,86 %▼ %-10,00
  • BARMA 4,05 %▼ %-10,00

İşlem Görenler

Tümü
  • Hisse Hacim
  • ASELS 15.579.275.277,00
  • THYAO 9.217.347.239,90
  • AKBNK 8.494.963.680,65
  • YKBNK 6.560.405.680,66
  • TUPRS 5.885.670.813,75
Bitcoin
77.310 0.60%
Ethereum
2.243,90 2.01%
Tether
0,999172 0.07%
Binance Coin
704,19 -0.32%
XRP
1,25 3.52%
Solana
96,59 2.50%
TRON
0,324982 -8.90%
Dogecoin
0,075935 2.38%
Cardano
0,194318 3.56%
Dai
1 0.06%
Avalanche
8,61 4.68%
Arbitrum B. USDT
0,999951 0.02%
Polygon B. USDT
1 0.05%
Wrapped Solana
98,97 -5.00%
Polygon PoS Bridged DAI (Polygon POS)
0,999531 -0.04%
Emine Erdoğan'dan Melania Trump'a mektup: Çarpık düzene karşı sesimizi ve gücümüzü birleştirmeliyiz

Emine Erdoğan’dan Melania Trump’a mektup: Çarpık düzene karşı sesimizi ve gücümüzü birleştirmeliyiz

Emine Erdoğan, Melania Trump’ı içten sevgi ve saygıyla selamlayarak başladığı mektubunda, Washington’da Beyaz Saray’daki buluşmalarında Melania Trump’ın içten sohbeti ve zarif ev sahipliğinin üzerinden 6 yıl geçmesine rağmen zihninde hala tazeliğini koruduğunu belirtti.
Baş başa yedikleri yemek ve bahçede yaptıkları yürüyüş esnasında Trump’ın paylaşımlarının, güncel meselelere dair hassasiyet taşıyan bir vicdana sahip olduğunu hissettirdiğini ifade eden Emine Erdoğan, bu vicdani hassasiyetin yansımasını, Melania Trump’ın geçtiğimiz günlerde Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’e yazdığı mektubunda da gördüğünü bildirdi.
“UKRAYNA’DA KİMSESİZ ÇOCUKLARA GÖSTERDİĞİNİZ DUYARLILIK, KALPLERE UMUT AŞILAYAN BİR GİRİŞİM”
Trump’ın söz konusu mektubunda yazdıklarının insanlığın ortak hissiyatına tercüman olduğunu düşündüğünü ve bu kıymetli duruşu takdirle karşıladığını kaydeden Emine Erdoğan, şu ifadeleri kullandı:
Alıntı Metni
“MEÇHUL ASKER’ KAVRAMINI, BİR GÜN ÇOCUKLAR İÇİN DE KULLANACAĞIMIZ AKLINIZA GELİR MİYDİ?”
Gazze’nin tarihte benzeri görülmemiş bir zalimliğe, çağın en acı soykırımına sahne olduğunu vurgulayan Emine Erdoğan, mektubunda, şunları aktardı:
Alıntı Metni
Emine Erdoğan, kahkahaları susturulanların yalnızca Ukrayna’nın çocukları olmadığını, Filistin’in çocuklarının da aynı neşeyi, aynı özgürlüğü, aynı onurlu geleceği hak ettiklerini belirterek “Gazze’deki insani krizin durdurulmasına yönelik güçlü çağrınızı içeren bir mektubu da İsrail Başbakanı Netanyahu’ya göndermeniz son derece anlamlı olacaktır. Dünyanın ortak bir uyanışa geçtiği, Filistin’in tanınmasının küresel bir iradeye dönüştüğü bu günlerde, Gazze adına sizden gelecek bir çağrının, Filistin halkına tarihi bir sorumluluğun da ifası olacağı kanaatindeyim.” ifadelerini kullandı.
Türkiye-Fransa ilişkileri Yunanistan’ı korkuttu! ‘Kıbrıs bile bize sırtını dönebilir’
“ÇARPIK DÜZENE KARŞI SESİMİZİ VE GÜCÜMÜZÜ BİRLEŞTİRMELİYİZ”
Filistin’de yaşananların, bir soykırımın da ötesinde, bir grup insanın çıkarı ve rahatı için kalan herkesin ve her şeyin değersizleştirilebildiği keyfi bir uluslararası sistemin dayatılması olarak değerlendiren Emine Erdoğan, dünyanın bazı bölgelerindeki çocukların yaşamını, diğerlerinden daha değersiz gören bu çarpık düzene karşı seslerini ve güçlerini birleştirmeleri çağrısında bulundu.
Emine Erdoğan, itibarsızlaştırılan uluslararası hukuk kurallarını ve ortak insani değerleri savunmak, müşterek ilkeleri etrafında kenetlenmek mecburiyetinde olduklarını vurgulayarak, şunları kaydetti:
Alıntı Metni

Türk Donanması İstanbul Boğazı’nda! “Mavi vatanın” muhafızları İstanbul’u selamlayacak

…

İstanbul'da sınırları zorlayan hırsızlık! Kaldırımı taşlarını söküp çaldılar

İstanbul’da sınırları zorlayan hırsızlık! Kaldırımı taşlarını söküp çaldılar

Olay, Tahtakale Mahallesi’ndeki Petunya Sokak’ta meydana geldi. Edinilen bilgiye göre sokağa gelen şüpheliler, söktükleri kaldırım taşlarını kamyonete yükleyerek kaçtı.
Aradan bir hafta geçtikten sonra bu sefer de İstanbul Caddesi’ndeki bir sitenin önüne 3 tekerlekli motosiklet ile gelen başka kişiler, orada bulunan kaldırım taşlarından bir bölümünü alıp gitti.

CEP TELEFONUYLA KAYDEDİLDİ
İki olay da çevrede oturanlar tarafından cep telefonu kameralarıyla kaydedildi. Görüntülerin sosyal medyada yayınlanmasının ardından harekete geçen Avcılar Belediyesi, İlçe Emniyet Müdürlüğüne ihbarda bulunarak ‘Kamu malı hırsızlığı’ olayına karışan şüphelilerin yakalanmasını istedi.
Haber Detay Görsel Slider
Polis, şüphelilerin yakalanması için çalışma başlattı. (DHA)
KILIK DEĞİŞTİRİP MÜŞTERİ GİBİ GİTTİĞİ KUYUMCUDAN 160 BİN LİRALIK HIRSIZLIK YAPTI
Öte yandan bir hırsızlık olayı da Bahçelievler’de yaşandı. Kuyumcudan el çabukluğuyla ziynet eşyalarının çalınmasına ilişkin 2 zanlı yakalandı.

Asayiş Şube Müdürlüğü Hırsızlık ve Yankesicilik Büro Amirliği ekiplerince Şirinevler Mahallesi Mareşal Fevzi Çakmak Caddesi’ndeki kuyumcudan hırsızlık yapıldığı ihbarı üzerine çalışma başlatıldı. Ekipler, şüphelilerin müşteri gibi davranarak kuyumcunun bir anlık boşluğundan faydalanarak el çabukluğuyla hırsızlık olayını gerçekleştirdiklerini tespit etti.
Adres ve kimlik bilgileri tespit edilen zanlılar D.A. (28) ve V.A. (39) Fatih’te düzenlenen operasyonda gözaltına alındı.

Emniyete getirilen D.A’nın çeşitli suçlardan 32, V.A’nın ise 10 kaydı olduğu belirlendi. İşlemlerinin tamamlanmasının ardından adliyeye sevk edilen şüphelilerden D.A’ya ev hapsi cezası verilirken, V.A. adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Öte yandan, hırsızlık anı güvenlik kamerasınca kaydedildi.
Görüntülerde, bir şüphelinin tezgahtaki ürünleri incelerken eline aldığı ziynet eşyalarını el çabukluğuyla çantasına koyması yer alıyor.

…

Son Dakika Haberler:14 yaşındaki Murat'ın ölümüne neden olan arkadaşı tahliye oldu! Anne isyan etti...

Son Dakika Haberler:14 yaşındaki Murat’ın ölümüne neden olan arkadaşı tahliye oldu! Anne isyan etti…

Olay, 22 Nisan’da saat 01.00 sıralarında Seyhan ilçesi Mıdık Mahallesi’nde meydana geldi. Murat Aras Hirman, motosikletiyle evden aldığı arkadaşı M.E.Ş. ile gezintiye çıktı. Motosikletin arkasında oturan M.E.Ş., seyir sırasında belinden çıkardığı tabancayı denemek için havaya ateş açtı. Daha sonra iddiaya göre; kazara tekrar ateş alan tabancadan çıkan kurşun, arkadaşı Hirman’ın sırtına isabet etti. M.E.Ş., 12 Acil Çağrı Merkezi’ni arayıp, arkadaşının yorgun mermiyle vurulduğunu söyledi.
Hastaneye kaldırılan Hirman, 29 Nisan’da hayatını kaybetti. Gözaltına alınıp, suçunu itiraf eden M.E.Ş. tutuklandı.

İDDİANAMEDE 15 YIL HAPSİ İSTENDİ
M.E.Ş. hakkında hazırlanan iddianame, Adana Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi. Sanık M.E.Ş.nin ‘Olası kastla öldürme’ ve ‘Sayı ve nitelik bakımından vahim olan silah veya mermilerin satın alınması, taşınması, bulundurulması’ suçlarından yaşının küçük olması da göz önünde bulundurularak 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılması talep edildi.

Tabancasıyla hava atmak isterken arkadaşını öldürdü! Görgü tanığından şok sözler
‘ZARAR VERME KASTIM YOKTU’
İddianamedeki ifadesinde, Murat Aras ile arkadaş olduklarını ve aralarında husumetin bulunmadığını anlatan M.E.Ş., “Arkadaşlarım merak ettiği için tabancamı da yanıma aldım. Motosikletle seyir halindeyken tabanca kemerimi sıktı. Bu nedenle tabancayı çıkartmaya çalıştığım sırada ateş aldı. Murat, ‘vuruldum’ diye bağırdı. Bunun üzerine motosikleti durdurup, Murat’a müdahale ettikten sonra 112’yi aradım. Arkadaşıma zarar verme kastım yoktu” dedi.

‘BİZE DÖNÜP, ‘SIKARIM’ DEDİ’
Olayın tek görgü tanığı olan S.M. ise M.E.Ş.’nin havaya bir el ateş ettiğini belirterek, “Daha sona bize dönüp, ‘sıkarım’ dedi. Bir süre ilerledikten sonra M.E.Ş. tekrar ateş etmek için tabancayı kaldırdı ancak ateş almadı. Silahla uğraştığı sırada patladı ve kurşun Murat’a isabet etti. Murat, motosikleti yavaşlatıp, kendini yere attı. Sonra da böbreğini ağrıdığını söyleyip, babasını aramamı istedi” diye konuştu.

3 AY SONRA TAHLİYE EDİLDİ
Adana Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi’nde 19 Ağustos’ta hakim karşısına çıkan M.E.Ş.’nin, suçun niteliğine, delillerin büyük ölçüde toplanmış olması, suçun vasıf ve mahiyetinin değişme ihtimali, yaşı ve tutuklulukta geçen süre göz önünde bulundurularak, mahkeme heyetinin oy çokluğuyla tutuksuz yargılanmak üzere tahliye edildi.
Henüz 14 yaşındaydı! Sosyal medya için video çeken arkadaşı tarafından öldürüldü
‘KALBİ 4 KEZ DURDU, DAYANAMADI’
Kararın ardından konuşan Murat Aras Hirman’ın annesi Zahide Karabıyık, “Oğlum toprağın altında yatarken, katili ilk duruşmada yaşından dolayı tahliye edildi. Ne yapacağımı bilemedim, bir kez daha öldüm. Onu tıraş olmaya gönderdim. Son parasını da ben verdim. Yoğun bakımdayken cebindeki parayı da bana teslim ettiler. Katili bir el havaya ateş etmiş, 2’ncisi de oğlumun sırtından girip, kalbini parçalamış. Yaşam mücadelesi verirken oğlumun kalbi 4 kez durdu, dayanamadı” diye konuştu.

İlginizi Çekebilir
‘KARDEŞİNİ AĞABEYSİZ, BENİ KİMSESİZ BIRAKTI’
Oğlunun, duruşmadan 3 gün önce yeni yaşına girdiğini belirten Karabıyık, “Oğlumun top ve uçurtmadan başka bir merakı yoktu. Herkese saygılı, aslan gibi bir evlattı. Bu hayatta güveneceğim tek kişiydi. Kardeşini ağabeysiz, beni kimsesiz bıraktı. Onu çok zor şartlarda büyüttüm. Herkesin bir kaderi olmak zorunda ama oğlumun sonu böyle olmamalıydı. Okuyacaktı, askere gidecekti, belki büyüyünce evlenecekti. Şimdi o toprağın altındayken, katili bunları yaşayacak ne yazık ki” diyerek gözyaşı döktü.
MEZARI BAŞINDA DOĞUM GÜNÜNÜ KUTLADILAR
Katilin en ağır cezayı almasını istediğini söyleyen Karabıyık, “Onun içeride olması içimi bir nebze de olsa rahatlatıyordu. Artık dışarı çıktı, bu dünya benim için bitti. Eli silah tutan bir çocuk, oğlumu toprağın altına koydu. Bu yaştaki çocukların eli silah tutuyor da cezaya gelince neden indirimden yaralanıyor? Benim acım daha tazeyken, 3 ayda tahliyesine karar verildi. Adalet istiyorum” dedi. Öte yandan anne Zahide Karabıyık ve kız kardeşi İlkim’in (5), Murat Aras’ın doğum gününü mezarı başında kutladığı öğrenildi. O anlar, video ile kaydedildi….

Reklam
Oda Başkanı 2 kişiyi öldürüp, intihar etti! Cinayet anları kamerada

Oda Başkanı 2 kişiyi öldürüp, intihar etti! Cinayet anları kamerada

Olay, dün saat 22.00 sıralarında Kepez ilçesi Yeni Mahalle 2428 Sokak’taki pastanede meydana geldi. Antalya Pastacılar Odası Başkanı Kerim Üre’ye ait pastanede çalışan Elif Kılıç, iş yerine gelen eski nişanlısı Hasan Fırat ile masada oturup, sohbet etmeye başladı. Yaklaşık 1 yıl önce ayrıldığı öğrenilen ikili arasında kısa süre sonra tartışma çıktı.
İddiaya göre; tartışma sırasında tarafların sesi yükselince iş yeri sahibi Kerim Üre masaya geldi. Tarafları sakinleştirmeye çalışan Üre ile Hasan Fırat arasında da tartışma çıktı.
ARAYA GİREN KADIN DA VURULDU
Çıkan arbede de Kerim Üre, belinden çıkardığı tabancayla Hasan Fırat’a ateş etti. Kurşunların hedefi olan Fırat yere yığılırken, araya girmeye çalışan Elif Kılıç da açılan ateş sonucu vuruldu. Kerim Üre olay yerinden kaçarken, ihbarla adrese çok sayıda polis ve sağlık ekibi sevk edildi. Sağlık görevlileri, yerde kanlar içinde kalan Kılıç ve Fırat’a ilk müdahaleyi yaptıktan sonra ambulanslarla hastaneye götürdü. Kılıç ve Fırat, kurtarılamadı. Elif Kılıç’a 1, Hasan Fırat’a ise 8 kurşun isabet ettiği belirlendi. Olay yerinde yapılan incelemede çok sayıda boş kovan bulundu.
Oda Başkanı, kadın personeli ile arkadaşını öldürdü, ardından intihar etti
OTOMOBİLİNDE ÖLÜ BULUNDU
Kerim Üre’nin yakalanması için polis ekipleri, geniş çaplı arama başlattı. Kepez ilçesi Habibler Mahallesi 5509 Sokak’ta park halindeki aracı fark eden ekipler, kontrol için yaklaştı. İncelemede; Kerim Üre’nin direksiyonda başından vurulmuş halde hayatını kaybettiği belirlendi. Otomobilde tabanca da ele geçirildi. Üre’nin kendi silahıyla yaşamına son vermiş olabileceği değerlendirildi. Elif Kılıç, Hasan Fırat ve Kerim Üre’nin cenazeleri, Antalya Adli Tıp Kurumu Morgu’na konuldu.
ÖNCE HAVAYA SIKTI, ARDINDAN VURDU
Soruşturmanın sürdüğü olaya ilişkin güvenlik kamerası görüntüleri ortaya çıktı. Görüntülerde; arbede sırasında Hasan Fırat’ın Kerim Üre’ye yumruk attığı, Üre’nin belindeki tabancayı çıkarıp, önce havaya, ardından Hasan Fırat’a doğru ateş ettiği görüldü. Bu sırada araya girmeye çalışan Elif Kılıç’ın da kurşunların hedefi olduğu anlar, kamerada yer aldı. Hasan Fırat’ın olayın ardından yerde hareketsiz kaldığı, Elif Kılıç’a ise çevredekilerin yardım etmeye çalıştığı görüldü. (DHA)
…

'Gitmek istemiyoruz ama gitmek zorundayız

‘Gitmek istemiyoruz ama gitmek zorundayız.’

Avrupa’nın çeşitli ülkelerinde yaşayan ve tatillerini geçirmek üzere 22 Haziran’dan itibaren ana vatana gelen gurbetçilerin ülkelere dönüşleri sürüyor. Tatilleri sona eren gurbetçiler, ana vatandan ayrılmadan önceki son durak olan, Türkiye’den Bulgaristan’a açılan Kapıkule Sınır Kapısı’nda uzun araç kuyrukları oluşturuyor. Türk vatandaşları, bir yandan Türkiye’de tatillerini geçirmenin mutluluğunu bir yandan da ana vatana veda etmenin hüznünü yaşıyor.

40 İLDEN GÖNÜLLÜ PERSONEL
Edirne İl Emniyet Müdürü Onur Karaburun, Kapıkule’de gurbetçilerle sohbet edip, çalışmaları inceledi. Gurbetçilerin giriş-çıkışlarında işlemlerinin hızlı şekilde tamamlanması için tedbirler alındığını söyleyen Karaburun, “Daha önceki zamanlarda sorun yaşadığımız alanları tespit ederek, bu alanlarda kendimizi yeniledik. Ciddi bir personel takviyesi yaptık. Edirne ilimizde gurbetçi sezonumuzla ilgili İçişleri Bakanımızın talimatlarıyla, Sayın Valimizin destekleriyle 40 ilden gönüllü personelimiz, şu anda pasaport kontrolünde gurbetçilerimizin izinlerini, geliş -gidişlerini daha konforlu sürdürebilmeleri için, giriş-çıkışlarını daha rahat yapabilmeleri için yaklaşık 2 aydır çalışıyorlar. Bir ay daha çalışacaklar burada. Bu bizim için ciddi bir güç” dedi.

‘PERSONEL KAPASİTESİNİ YÜZDE 100 ARTTIRDIK’
Karaburun, “Burada bildiğiniz gibi Türkiye’ye giriş yönünde 12 peronumuz var. Her perona 2 personel görevlendirerek, yüzde 100 kapasite artışına gittik. 24 personel aynı anda burada hizmet verebildi. Çıkış yönü de aynı şekilde, neredeyse yüzde 100 personel artışımız var. Tabii burada çıkış yönlü işlemlerimizde Bulgar meslektaşlarımızın ne kadar hızlı ülkelerine kabul yapabildikleri ile de bağlantılı çalışıyoruz. Bulgar meslektaşlarımız ne kadar hızlı alırlarsa, biz de o kadar çıkış işlemi yapabilecek kapasitedeyiz. Fazlasıyla yapabilecek kapasitedeyiz. Onlarla da sürekli görüşme halindeyiz. Gerek Sayın Valimiz gerek gümrük bölge müdürümüz gerek biz emniyetteki muhataplarımızla onların da kapasitelerini özellikle bu yoğunluğun pik yaptığı günlerde daha üst seviyede kullanmaları için sürekli irtibat halinde çalışıyoruz” diye konuştu.

Ağlatan rota: Gelirken seviniyoruz, giderken üzülüyoruz
‘GEÇİŞ SÜRELERİNDE FARK AÇILDI’
Karaburun, önceki yıllarda 2 saati aşan bekleme sürelerinin olduğunu belirterek, “Bu sene daha önceki yıllara göre gözle görülür bir şekilde geçiş hızlarında süre yönünden fark açıldı. Biz de bundan çok memnunuz. Gurbetçilerimizin bir an önce sağ salim evlerine, çalıştıkları ülkelere ulaşması arzusundayız. Bu süreyi daha da iyi yapmak için, daha iyi hale getirmek için gene gayretli bir şekilde çalışıyoruz. İki yıl önce biz buraya geldiğimizde 12 saatler, 14 saatler, 16 saatler, 7 saat gibi sürelerde beklemelerin olduğunu, biz kendimiz müşahede ediyorduk. İleride caminin orada bir bekleme alanımız var, orası sürekli neredeyse doluydu. Şu anda yılın 1 ya da 2 günü gümrük alanı dışına taşıma oldu ve neredeyse bu alan dışındaki yerler de çoğu zaman boş kaldı” dedi.

‘BİR ARAÇ 39 DAKİKADA ÇIKIŞ YAPIYOR’
Karaburun, “39 dakikada bir aracın, Türkiye’den çıkış yaptığını tespit etmiştik. Önceki yıllara göre gerçekten çok daha iyi durumdayız, daha iyi duruma da getireceğiz. Burada kişilerin kendilerine bağlı, özel sorunları çıkmadığı sürece araçlarıyla ilgili ya da pasaport kontrolüyle ilgili kendilerinin incelenmesi gereken detaylı bir konuları olmadığı sürece, hiç bekleme yapmadan işlemlerini tamamlıyoruz. Bu noktada geçen haftaki süremiz, Sayın Valimiz buradayken ki ölçtüğümüz 39 dakikaydı. Bizim hedefimiz, daha da kısa sürede gurbetçilerimizi buradan çıkartabilmek. Pik günlerde bu biraz daha Bulgar meslektaşlarımızın hızına bağlı olarak biz istemesek de uzayabiliyoruz. Onu da en kısa sürede düşürmeye çalışıyoruz” diye konuştu.

GURBETÇİLER İÇİN İKİ AYRI BROŞÜR
Gurbetçiler için Türkiye’ye giriş-çıkışta bilgilendirici iki ayrı broşür dağıttıklarını söyleyen Karaburun, “Özellikle girişte Türkiye’deki ihtiyaç duyabilecekleri acil telefon numaraları ya da bize nasıl ulaşabilecekleri, bizden nasıl bilgi alabilecekleri dair bir broşürümüz var. Çıkışta da ayrı bir broşür hazırladık. Sırbistan, yol boyunca Macaristan, Romanya ve Bulgaristan’daki misyonlarımızı, yurt dışı temsilcilerimizi ya da acil durumlarda ihtiyaç olduğunda ulaşabilecekleri hatların ellerinin altında olsun istiyoruz. Küçük bir rehber gibi küçük bir broşür hazırladık. Onlara yol boyunca ihtiyaçları olduğu zaman daha kolay bizlere ve oradaki Türk yetkililere ulaşmaları için broşür hazırladık. Bunun da vatandaşlarımızın memnuniyetle karşıladıklarını müşahede ediyoruz, görüyoruz. Bu da bizim için mutluluk verici” dedi.

‘TATİLİN NASIL GEÇTİĞİNİ ANLAMADIK’
Mersin’deki tatilin ardından yaşadığı Fransa’ya dönen Zekeriya Şahin, “Türkiye’de 3 hafta kaldık, şimdi de iznimiz bitti ve geri dönüyoruz. Şu anda hüzünlüyüz. Tatil çok çabuk bitti gibi geliyor. Çünkü nasıl geçtiğini anlamadık. Çok kısa sürdü. Üzülüyor insan ama dönmek zorundayız, yapacak bir şey yok” diye konuştu.
‘İSTEMİYORUZ AMA GİTMEK ZORUNDAYIZ’
Tatilini memleketi Nevşehir’de geçirmesinin ardından Almanya’ya dönüş yolculuğuna geçen Yasin Durucan da “Tatilimiz çok güzel geçti, tekrardan anne ve babamızı gördük, ailemizi ziyaret ettik, köyümüze gittik. Oradan Kapadokya’yı gezdik. Gerçekten çok özlemiştik memleketimizi ve ailemizi, özlem giderdik. Yaklaşık 2 senedir göremiyorduk. Biraz hüzün var dönüşe geçtiğimiz için ama çocukları Almanya’da bırakmıştık, onları da özledik. İki arada bir derede kalıyoruz. Gitmek istemiyoruz ama gitmek zorundayız. Kapıdaki sistemde aslında güzel. Bu kadar yoğunluğa göre, bu kadar beklemek normal. Askerlerimiz, jandarmamız, polisimiz var; her şey güzel organize edilmiş” dedi.
‘GERİ DÖNMESİ KÖTÜ’
Tatilini Antalya’da geçiren Güngör Ulusoy da “Antalya’dan geldik, Almanya’ya gidiyoruz. Tatilimiz çok güzeldi. Çıkışta bekleme olmasa aslında daha güzel ama yapacak bir şey yok. Tatil boyunca çok eğlendik ama geri dönmesi kötü, üzülüyoruz” diye konuştu. (DHA)
…

Antalya'da denize girenlerde kaşıntı ve yanma şikayetleri arttı! Açıklama geldi

Antalya’da denize girenlerde kaşıntı ve yanma şikayetleri arttı! Açıklama geldi

Antalya’da deniz suyu sıcaklıklarında artış yaşanırken, kıyı bölgelerinden denize yoğun kirlilik girişi oldu. Belek, Acısu, Beşgöz Deresi, Aksu ve Kopak Çayı gibi noktalardan gelen atıklar, deniz ekosistemini etkiledi.

İlginizi Çekebilir
Sıcaklık ve kirlilik nedeniyle bazı organizmalar hızla çoğaldı. AÜ Su Ürünleri Fakültesi’nden Prof. Dr. Mehmet Gökoğlu, özellikle Belek, Acısu, Beşgöz Deresi, Aksu ve Kopak Çayı gibi yerleşim alanlarının içinden geçen akarsular aracılığıyla ciddi miktarda atığın denize ulaştığını belirterek, “Su sıcaklığındaki artış ve kirlilik nedeniyle bazı organizmalar deniz içinde hızla çoğaldı. Bu organizmaların çoğalması, son dönemde denize giren bazı kişilerde kaşıntı ve yanma gibi şikayetlerin artmasına neden oldu. Antalya Körfezi’nde ciddi deniz kirliliği yok, ancak sıcaklık ve düşük düzeydeki kirlilik bile bazı organizmaların gelişmesini kolaylaştırabiliyor. Bu da zaman zaman olumsuz etkilere yol açabiliyor” dedi.

‘DENİZ ÖNCESİ VE SONRASI KESİNLİKLE DUŞ ALINMALI’
Oluşabilecek hastalık belirtilerinden bahseden AÜ Tıp Fakültesi Dermatoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ayşe Akman da “Deniz suyu sıcaklığının artmasıyla ortaya çıkan organizmalar, vücudumuzda kızarıklık, kaşıntı yapabilir. Nefes darlığına giden sonuçlara dahi neden olabiliyor. Kaşınma sonrasında vücutta deri bütünlüğü bozulduğu için enfeksiyon hastalıkları da gelişebilir. Hasta, önceden böyle bir öykü geçirdiyse denize hazırlıklı gitmeli. Denize girmeden dermatoloğunun verdiği ilaçları kullanması gerekiyor. Deniz öncesi ve sonrası kesinlikle duş alınmalı. Böyle bir durumla karşılaşıldığında hemen doktora başvurulmalı” diye konuştu. (DHA)
…

14 yaşındaki Murat'ın ölümüne neden olan arkadaşı tahliye oldu, anne isyan etti: Bir kez daha öldüm

14 yaşındaki Murat’ın ölümüne neden olan arkadaşı tahliye oldu, anne isyan etti: Bir kez daha öldüm

Olay, 22 Nisan’da saat 01.00 sıralarında Seyhan ilçesi Mıdık Mahallesi’nde meydana geldi. Murat Aras Hirman, motosikletiyle evden aldığı arkadaşı M.E.Ş. ile gezintiye çıktı. Motosikletin arkasında oturan M.E.Ş., seyir sırasında belinden çıkardığı tabancayı denemek için havaya ateş açtı. Daha sonra iddiaya göre; kazara tekrar ateş alan tabancadan çıkan kurşun, arkadaşı Hirman’ın sırtına isabet etti. M.E.Ş., 12 Acil Çağrı Merkezi’ni arayıp, arkadaşının yorgun mermiyle vurulduğunu söyledi. Hastaneye kaldırılan Hirman, 29 Nisan’da hayatını kaybetti. Gözaltına alınıp, suçunu itiraf eden M.E.Ş. tutuklandı.

İDDİANAMEDE 15 YIL HAPSİ İSTENDİ
M.E.Ş. hakkında hazırlanan iddianame, Adana Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi. Sanık M.E.Ş.nin ‘Olası kastla öldürme’ ve ‘Sayı ve nitelik bakımından vahim olan silah veya mermilerin satın alınması, taşınması, bulundurulması’ suçlarından yaşının küçük olması da göz önünde bulundurularak 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılması talep edildi.

Tabancasıyla hava atmak isterken arkadaşını öldürdü! Görgü tanığından şok sözler
‘ZARAR VERME KASTIM YOKTU’
İddianamedeki ifadesinde, Murat Aras ile arkadaş olduklarını ve aralarında husumetin bulunmadığını anlatan M.E.Ş., “Arkadaşlarım merak ettiği için tabancamı da yanıma aldım. Motosikletle seyir halindeyken tabanca kemerimi sıktı. Bu nedenle tabancayı çıkartmaya çalıştığım sırada ateş aldı. Murat, ‘vuruldum’ diye bağırdı. Bunun üzerine motosikleti durdurup, Murat’a müdahale ettikten sonra 112’yi aradım. Arkadaşıma zarar verme kastım yoktu” dedi.

‘BİZE DÖNÜP, ‘SIKARIM’ DEDİ’
Olayın tek görgü tanığı olan S.M. ise M.E.Ş.’nin havaya bir el ateş ettiğini belirterek, “Daha sona bize dönüp, ‘sıkarım’ dedi. Bir süre ilerledikten sonra M.E.Ş. tekrar ateş etmek için tabancayı kaldırdı ancak ateş almadı. Silahla uğraştığı sırada patladı ve kurşun Murat’a isabet etti. Murat, motosikleti yavaşlatıp, kendini yere attı. Sonra da böbreğini ağrıdığını söyleyip, babasını aramamı istedi” diye konuştu.

3 AY SONRA TAHLİYE EDİLDİ
Adana Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi’nde 19 Ağustos’ta hakim karşısına çıkan M.E.Ş.’nin, suçun niteliğine, delillerin büyük ölçüde toplanmış olması, suçun vasıf ve mahiyetinin değişme ihtimali, yaşı ve tutuklulukta geçen süre göz önünde bulundurularak, mahkeme heyetinin oy çokluğuyla tutuksuz yargılanmak üzere tahliye edildi.
Henüz 14 yaşındaydı! Sosyal medya için video çeken arkadaşı tarafından öldürüldü
‘KALBİ 4 KEZ DURDU, DAYANAMADI’
Kararın ardından konuşan Murat Aras Hirman’ın annesi Zahide Karabıyık, “Oğlum toprağın altında yatarken, katili ilk duruşmada yaşından dolayı tahliye edildi. Ne yapacağımı bilemedim, bir kez daha öldüm. Onu tıraş olmaya gönderdim. Son parasını da ben verdim. Yoğun bakımdayken cebindeki parayı da bana teslim ettiler. Katili bir el havaya ateş etmiş, 2’ncisi de oğlumun sırtından girip, kalbini parçalamış. Yaşam mücadelesi verirken oğlumun kalbi 4 kez durdu, dayanamadı” diye konuştu.

‘KARDEŞİNİ AĞABEYSİZ, BENİ KİMSESİZ BIRAKTI’
Oğlunun, duruşmadan 3 gün önce yeni yaşına girdiğini belirten Karabıyık, “Oğlumun top ve uçurtmadan başka bir merakı yoktu. Herkese saygılı, aslan gibi bir evlattı. Bu hayatta güveneceğim tek kişiydi. Kardeşini ağabeysiz, beni kimsesiz bıraktı. Onu çok zor şartlarda büyüttüm. Herkesin bir kaderi olmak zorunda ama oğlumun sonu böyle olmamalıydı. Okuyacaktı, askere gidecekti, belki büyüyünce evlenecekti. Şimdi o toprağın altındayken, katili bunları yaşayacak ne yazık ki” diyerek gözyaşı döktü.
MEZARI BAŞINDA DOĞUM GÜNÜNÜ KUTLADILAR
Katilin en ağır cezayı almasını istediğini söyleyen Karabıyık, “Onun içeride olması içimi bir nebze de olsa rahatlatıyordu. Artık dışarı çıktı, bu dünya benim için bitti. Eli silah tutan bir çocuk, oğlumu toprağın altına koydu. Bu yaştaki çocukların eli silah tutuyor da cezaya gelince neden indirimden yaralanıyor? Benim acım daha tazeyken, 3 ayda tahliyesine karar verildi. Adalet istiyorum” dedi. Öte yandan anne Zahide Karabıyık ve kız kardeşi İlkim’in (5), Murat Aras’ın doğum gününü mezarı başında kutladığı öğrenildi. O anlar, video ile kaydedildi….

Reklam
İstanbul'da bölge definecilerin saldırısında: Kemikler dışarıda, böyle terbiyesizlik olmaz

İstanbul’da bölge definecilerin saldırısında: Kemikler dışarıda, böyle terbiyesizlik olmaz

Olay, Arnavutköy Yassıören Mahallesi’nde bulunan mezarlıkta yaşandı. İddiaya göre, defineciler, bir vatandaşın mezarını “Ermeni mezarlığı” olduğunu öne sürerek üçüncü kez kazdı. Mezarlığa dua etmek için gelenler açılmış mezarı görünce şok yaşadı.

Daha önce jandarma ekiplerince yakalanan şahısların ifadelerinde define aramak için mezarı kazdıklarını itiraf ettikleri, ardından serbest bırakıldıkları öğrenildi.

Mezarlıkta kemiklerin sağa sola savrulduğu, bazı mezarların defalarca kapatılıp yeniden kazıldığı belirtilirken, mahalleli ve muhtar yaşananlara isyan etti.

Yassıören Mahallesi Muhtarı Abdülkadir Atay, “Mezarları akşam yine kazmışlar. Bu üçüncü kazılış. İkincisinde yakaladık, ifadelerini aldılar, mahkemeye sevk edildiler, serbest bırakıldılar. Kanunlarımız bana göre çok hafif kalıyor. 51 sene önce gömülmüş vatandaşın mezarını kazmışlar, kemikleri dışarıda. Böyle terbiyesizlik olmaz. Muhtar olarak da vatandaş olarak da çok rahatsızım. Artık çözüm istiyorum, büyüklerimiz önlem alsın. Şu an kazılan mezar dedemin dayısı Yaşar Yücel’in mezarı. Kemikler dışarıda. Adamı yakaladığımızda, Ayıp değil mi, niye Müslüman mezarı kazıyorsun? dedim. O da bana, Kemiklerini çalmadık, duruyor,’ dedi. Dalga geçer gibi. Jandarmamız da biz de artık bıktık bu işten” şeklinde konuştu.

Öte yandan, definecilerin talan ettiği mezarlık ve çevresi dron kamerasıyla havadan da görüntülendi.

Görüntülerde mezarlığın metrelerce kazılarak kemiklerin ortalığa çıktığı ve sağa sola savrulduğu görüldü. Çalışma yapan definecilerin etrafta bıraktığı eldiven ve define kazmaya yarayan eşyalar da görüntülendi.
…

Reklam
Uzatma kablosuyla şarj kâbusu! Kıvılcım evden yürüyor: 'Araba çok, altyapı yok'

Uzatma kablosuyla şarj kâbusu! Kıvılcım evden yürüyor: ‘Araba çok, altyapı yok’

Zeynep Dilara Akyürek / Milliyet.com.tr – Elektrikli arabalar (EV) her yönüyle çok ilgi çekiciler ama acaba onların varlığına yeterince hazır mıyız? Neredeyse her apartmanın kapısında bir elektrikli aracın şarj olmayı beklediği düşünüldüğünde riskler pek de anlaşılıyor görünmeyebilir. Ancak bu arabaların sahipleri, arabalarını apartmanlarından çektikleri uzatma kablolarıyla pratik ve hesaplı şekilde şarj etmek istediğinde işler değişiyor. Bir evdeki elektrikli cihazları çalıştıracak kadar güçlü pilleri olan arabalar aynı zamanda yapının tamamını yok etme potansiyeline de sahip. Nasıl yani diyecek olursanız, elektrikli arabaların uzatma kablosuyla buluşması nedeniyle tamamen kaybedilen gemiler, evler ve arabalar olduğunu hatırlatmakta fayda var. 7 Kasım 2010’da ‘MS Pearl of Scandinavia’ gemisi, Oslo’dan Kopenhag’a giderken araç güvertesinde korkutucu bir kaza yaşandı. Elektrikli araç uzatma kablosuyla şarja başladığında yüzde 2 şarj seviyesindeydi. Yangın çıktığında ise araç yüzde 53’e ulaşmıştı. Yangın alarm sistemi, mürettebatı ilk olarak sabah 05.58’de duman sebebiyle uyarmıştı. Sprinkler sistemi ilk müdahaleyi başlattı, ardından İsveçli itfaiyeciler helikopterle gemiye indirildi ve yangın 07.51’de söndürüldü. Uzatma kablosuyla yaşanan tek şarj yangını bu değildi. Sokaklarda ve apartmanlarda bu risk hâlâ var. Nedeni ise yapıların inşası sırasında henüz asfalta teker değdirmemiş elektrikli arabalar ve haliyle bunların şarj ihtiyacının hesaplanmamış olması. Peki ama apartmanda yaşayan bir elektrikli araç sahibi aracını nasıl hesaplı şekilde şarj edecek? Bu kişiler istasyonlarda, her zaman 4 kat fazla şarj ücreti ödemek zorunda mı kalacak? Kocaeli Üniversitesi Elektronik Ve Otomasyon Öğretim Üyesi Erkan Kocakaya, konuyu tüm detaylarıyla Milliyet.com.tr’ye anlattı.

‘ELEKTRİKLİ ARABALARI KALDIRACAK ALTYAPI YOK’
İlk elektrikli arabanın 1879’da yola çıkmasından 12 bin yıl önce yerleşik hayat, Çatalhöyük’te keşfedilmişti. 1900’lerin başında ise artık inşa edilen her yapı elektrik tesisatıyla donatılıyordu. Ancak o dönemlerde elektrik en çok da aydınlatma için kullanılıyordu. Yani beyaz eşyalar ya da elektrik tüketen büyük cihazlar henüz hayatımıza girmemişti. İlk elektrik araç her ne kadar 1879’da yola çıkmış olsa da 2008’den sonra asfaltta, bu araçlarla daha fazla kişi karşılaşmaya başladı. Değişen ve gelişen teknolojide 1900’lerde yaşıyor olan biri nasıl Çatalhöyük’teki gibi yapılarda yaşayamıyorsa, şimdi de yaşanan kentler teknolojinin gerisinde kalıyor. Çünkü neredeyse her sokakta, hatta her binada olan EV’ler, bir şekilde şarj edilmeliydi. Herkes her seferinde şarj istasyonlarını tercih ettiğinde ise benzinli araçlar EV’lere oranla daha hesaplı durumda oluyordu. Peki ama 10 katlı bir apartmanda yaşayan elektrikli araç sahibi, aracını nasıl şarj edecek? Pencereden uzatma kablosu sarkıtmak tek yol mu? Yoksa apartmanlar elektrikli araçlara henüz hazır değil mi? Erkan Kocakaya şöyle açıkladı:
Alıntı Metni

YANGINA ENGEL ANAHTAR, KABLONUN KALINLIĞINDA!
Yetersiz altyapı yangınların temelinde yatıyor olsa da, bu sorunun da çözümü yaşamımızı saran kablolarda saklı. Yani ne kadar büyük bir güce ihtiyacınız varsa o kadar kalın bir kablo kullanmanız gerekiyor. Tam da bu noktada evlerimizdeki kablolar yetersiz kalıyor ve yangınlara davetiye çıkarıyor. Hele ki uzatma kabloları, telefon ve bilgisayarlar için bile önerilmezken, onlarla araba şarj etmek akla uygun değil. Bir istatistiğe göre, İsveç’te her yıl çıkan 3 bin 400 araç yangınının sadece yüzde 0,4’ü elektrikli araçlardan kaynaklanıyor. Elektrikli araç batarya yangınlarının yüzde 18 ila yüzde 30’u ise araç, şarja bağlıyken meydana geliyor. Her 100 bin elektrikli araçtan 25’i yangına sebep oluyor. Bildirilen yangınların sebebi araştırıldığında ise ortaya çarpıcı bir detay çıkıyor. İsviçre’de şarj işleminden sonraki bir saat içinde 5 olay meydana geldi. Bu olayların bilinen nedenleri arasında 3 madde dikkat çekiyor. İlki binanın elektrik arızasından kaynaklanmış, ikincisi uygunsuz kablo kullanımından, sonuncusu ise uzatma kablosu nedeniyle yaşanmıştı. Yani bina tesisatı ve kablonun özellikleri hayati önem taşıyor. Erkan Kocakaya bu durumu da açıkladı. Yangınları durduracak anahtar, yangınların çıkmasını en çok tetikleyen sebepteki düğümde yatıyordu.
Bankada parası olanlar dikkat! Faizde ibre terse döndü: İşte yeni oranlar…
“Uzatma kablosu neden araba şarjı için güvenli değil? Bir prizin üzerine bakarsanız 16 amper yazar. Yani 220 ile çarptığınız zaman yaklaşık olarak 3.6 kW’lık bir enerji çekebilirsiniz. O prize taktığınız bir ütünün kablosu veya bir elektrikli süpürgesinin kablosu ne kadar? En fazla 4-5 metre. Bu 4-5 metrede en fazla alabileceğiniz 3,5 3,5 kW’larda enerji. Arabayı şarj ederken 5-6 kW’larda şarj etmeye çalışıyorsunuz. Bu sefer hem priziniz yorulacak hem bina içi tesisatınız yorulacak. Hazır makaralarla alıyorlar. Onunla ampul çalıştırırsınız veya basit araba yıkama malzemeleri çalıştırılır, matkap çalıştırılır, basit ısıtıcılar çalıştırılır. Ancak bunların kabloların kesitleri 3 x 1,5, 3 x 2,5 gibidir. Bunlar araba için yetersiz. Neden? 5-6 kW’lık şarj çekmek istediğiniz zaman daha yüksek kesitli kablolara ihtiyacınız vardır. Bu durumda kablo ister istemez ısınır. Bir elektrikli süpürgeyi yarım saat çalıştırın kablonun ısındığını görürsünüz. Kablonun izolasyonu en yanıcı maddelerden biridir. Yangın bu şekilde çıkar. Kablo ısınır, dışındaki izolasyon erimeye başlar. Kısa devreler başlar. İçeride birbirlerine kablolar değmeye başlar. Bu kablolar birbirine hafif temas etmeye başlar ve yangın çıkar. Dışındaki izolasyon yalıtım amaçlıdır. Ancak yanıcı özelliği çok yüksektir.” – Erkan Kocakaya

ŞEBEKE ÇÖKERTEN ŞARJ! ‘GÜÇ KAYBI DEMEK ISI DEMEK’
Teknoloji hızla gelişirken, elektrikli arabalar ve pil sistemleri de yerinde saymıyor. Her geçen gün daha kısa sürede şarj olan güçlü pillere sahip EV’ler trafikte karşımıza çıkıyor. Erkan Kocakaya’ya göre, elektrikli arabalar 2030’dan sonra çok daha yaygınlaşacak. Yani altyapı sorunları her geçen gün daha da dikkat çekecek. Bunu bir apartman örneğiyle açıklayan Kocakaya, ev eşyalarının bozulmasına neden olacak tehlikeye de değindi. “Anlık güç mevcut tasarımında apartmanda 5-6 araç olduğunu düşünürseniz, güç kullanımı şu ankinin en az yüzde 30-40 fazlasına çıkmış olacak. Bu iş böyle 5-6 kişi ve daha fazla oturulan apartmanlara döndüğü anda altyapılar yetersiz kalıyor. Bu tamamen sizin binanızın girişe gelen elektrik kablosunun kalınlığı ve burada kaç kişinin şarj edeceğiyle alakalı gerekli teknik hesaplamalara bağlı. Aksi takdirde binalardaki şebeke dalgalanmalarından oluşabilecek cihazda buzdolabının yanması, işte televizyonun yanması, bilgisayarın bozulması gibi bir sürü şeyle karşılaşabilirsiniz. Bu da komşular arasında hep problemlere neden olacaktır” diyen Kocakaya, sözlerini şöyle noktaladı:
Alıntı Metni
Eşi Murat Özdemir gözaltına alınmıştı! Ebru Gündeş’ten saatler sonra dikkat çeken paylaşım
Galatasaray’da Barış Alper Yılmaz krizi derinleşiyor!…

Borsa
963,65
TL
Dolar
1.001,10
TL
Euro
998,30
TL
Altın
964,40
TL
Borsa
958,93
TL
Dolar
1.005,38
TL
Euro
1.001,59
TL
Altın
958,17
TL
Borsa
875,43
TL
Dolar
1.019,28
TL
Euro
1.004,52
TL
Altın
947,25
TL
Borsa
989,74
TL
Dolar
1.190,56
TL
Euro
1.147,35
TL
Altın
1.111,75
TL
Reklam
Reklam