BIST 100
11.482,60 1,32%
DOLAR
50,1497 0,09%
EURO
55,9304 -0,72%
GRAM ALTIN
6.556,39 -0,60%
BITCOIN
75.805,00 0,21%
FAİZ
39,49 0,28%
GÜMÜŞ GRAM
83,81 0,09%
GBP/TRY
67,1077 -0,65%
EUR/USD
1,1143 -0,68%
BRENT PETROL
97,05 -0,34%
ÇEYREK ALTIN
10.719,70 -0,60%
İzmir Açık
İzmir hava durumu
6 °
Reklam

EKONOMİ

Artanlar

Tümü
  • Hisse Fiyat Fark
  • OZRDN 9,13 %▲ %10,00
  • BIOEN 12,33 %▲ %9,99
  • ISVEA 15,97 %▲ %9,99
  • KARCL 34,60 %▲ %9,98
  • GUNDG 72,15 %▲ %9,98

Azalanlar

Tümü
  • Hisse Fiyat Fark
  • KARTN 115,20 %▼ %-10,00
  • TRHOL 113,50 %▼ %-9,99
  • OZATD 102,10 %▼ %-9,96
  • RALYH 6,18 %▼ %-9,91
  • SOKM 48,44 %▼ %-9,88

İşlem Görenler

Tümü
  • Hisse Hacim
  • ASELS 13.462.912.580,75
  • THYAO 12.543.258.296,00
  • YKBNK 9.718.677.363,32
  • AKBNK 8.690.714.363,95
  • TUPRS 8.118.700.350,00
Bitcoin
75.791 -0.17%
Ethereum
2.234,77 -0.52%
Tether
0,99903 -0.01%
Binance Coin
695,62 0.18%
XRP
1,16 0.62%
Solana
89,22 -0.89%
TRON
0,320455 0.97%
Dogecoin
0,071155 -0.99%
Cardano
0,180272 -2.08%
Dai
1 -0.02%
Avalanche
8,17 -1.89%
Arbitrum B. USDT
0,999951 0.02%
Polygon B. USDT
1 0.05%
Wrapped Solana
98,97 -5.00%
Polygon PoS Bridged DAI (Polygon POS)
0,999531 -0.04%
Servis sürücüsünü öldüren DEAŞ mensuplarına Suriye'de operasyon

Servis sürücüsünü öldüren DEAŞ mensuplarına Suriye’de operasyon

Bakan Yerlikaya, NSosyal hesabından yaptığı açıklamada, Aslan’ın (65) aracını kiralayıp, daha sonra öldüren terör örgütü DEAŞ görüşlerini benimsemiş 14 kişilik ailenin Suriye’ye geçiş yaptığının belirlendiğini kaydetti.

MİT Başkanlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Başkanlığı ve TEM Daire Başkanlığı koordinesinde yapılan çalışmalar sonucu şüphelilerin Suriye İdlip-Atme bölgesindeki adreste kaldıklarının tespit edildiğini aktaran Yerlikaya, şunları kaydetti:
“Suriye İç Güvenlik Servisi ile koordineli adrese yönelik yapılan operasyonda teslim ol çağrılarına ateşle karşılık vermesi üzerine çıkan çatışmada, şüphelilerin 8’i ölü, 2’si yaralı, 4’ü sağ olarak ele geçirilmiştir. Suriye’de ele geçirilen şüpheliler ülkemize iade edilmiştir. Gasbedilen aracın geçiş güzergahlarında yapılan çalışmalarda, Mersin’in Tarsus ilçesi Kaburgediği köyünde Mersin İl Jandarma Komutanlığı ve Mersin İl Emniyet Müdürlüğünce ortak yürütülen arama tarama faaliyetleri sırasında araç sahibi Binali Aslan isimli vatandaşımız, ormanlık bölgede toprağa gömülü vaziyette bulunmuştur. Ailenin olaydan önce Ankara’da M.A. ve N.S. isimli şahısların ikametinde konakladıklarının tespit edilmesi üzerine şüpheliler, Ankara İl Emniyet Müdürlüğümüzce yakalandı ve sevk edildikleri mahkemece tutuklandı. Hayatını kaybeden vatandaşımıza Allah’tan rahmet, ailesine ve yakınlarına sabır diliyoruz. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığımızı, MİT görevlilerimizi, EGM İstihbarat Başkanlığımızı, TEM Daire Başkanlığımızı, Suriye İç Güvenlik Servisini, Mersin İl Jandarma Komutanlığımızı, Mersin ve Ankara il emniyet müdürlüklerimizi ve kahraman polislerimizi tebrik ediyoruz.”
Can Holding soruşturmasında yeni gelişme! Turgay Ciner hakkında tutuklamaya yönelik yakalama kararı
Kütahya’da 5.4 büyüklüğünde deprem! İstanbul, Bursa, İzmir’den hissedildi
Antalya Büyükşehir’de rüşvet soruşturması: İtirafçılar çarkı anlattı…

CHP Genel Başkanı Özel Muğla'daki mitingde konuştu

CHP Genel Başkanı Özel Muğla’daki mitingde konuştu

Atatürk Bulvarı’nda düzenlenen, “Toprağımızı Vermiyoruz” mitinginde konuşan Özel, farklı siyasi partilerden üyeleri, seçmenleri, farklı görüşleri bir arada bulunduran meydanın esasen bir meclis olduğunu söyledi. Demokrasilerde milletin vekaletini verip 5 yıl köşede oturmadığını belirten Özel, “İzler, denetler müdahale eder. Kendisiyle ilgi her konuda söz söylemeye devam eder, eğer iktidarlar milletin aleyhinde işler yaparsa halk itiraz eder ve meydana kendi çıkar. Tüm tepkilere rağmen Ankara’daki Meclis Muğla’nın toprağına, zeytinine, doğasına kasteden bir düzenleme yaptı. Eğer o Meclis sizin sesinizi duymuyorsa bugün Muğla Atatürk Meydanı artık meclisin kendisidir. Büyük Millet Meclisi, milletin meclisi burasıdır artık.” diye konuştu.
İlginizi Çekebilir
Özel, zeytinlikleri madencilik faaliyetine açan yasal düzenlemeye karşı, ayrı ayrı durmadan tarihte pek az örneği olacak şekilde 260 milletvekili imzasıyla Anayasa Mahkemesi’ne gittiklerini kaydetti.
Her inançta kutsal olan zeytin ağacının “ölmez ağaç” olarak bilindiğini dile getiren Özel, “Efsaneye göre zeytin ağacı tarihte bu topraklarda yaşamış olan Homeros’un kulağına eğilip der ki ‘Herkese aitim kimseye ait değilim. Senden önce de vardım senden sonra da ben olacağım.’ İşte zeytin böyle bir ağaç. Kendisini koyların sahibi bilenlere, ağaçların çevrenin sahibini bilenlere, parasını veririm yasasını çıkarırım, keserim katlederim diyenlere zeytin ağacının Homeros’un kulağına fısıldadığını söylemek lazım. Sizden önce de vardı, sizden sonra da olacak. O kazanacak, kötülük kaybedecek.” diye ifade etti. Özel, her dinde kutsal olan zeytin ağacının İslamiyet’te de kutsal olduğunu vurguladı.
Zeytin ağaçlarının barış, bereket ve huzurun simgesi olduğunu ifade eden Özel, şöyle konuştu:
“Varlığının faydası saymakla bitmez. Aynı zamanda bir üretim, geçim, sanayi ve kalkınma aracıdır. İnsanlara iş, aş olur. Böyle bir güzelliği korumamız, çoğaltmamız gerekirken 23 yıldır ülkeyi yöneten iktidar ne yapıyor? 23 yılda 11 kez zeytine Meclis zemininde saldırdılar. Bunun son 14 yılına, saldırıların 8’ine bizzat şahidim. Gün oldu komisyonlarda sabahlandı, gün oldu son dakika genel kuruldan döndü ama bu mücadele hiç bitmedi. İlk kez toplumdan gelen tepkilere verilen mücadeleye rağmen kanunu hem de koordinatlar belirtmek suretiyle adrese teslim şekilde bu saldırıyı gerçekleştirdiler. Görünen sadece Akbelen’deki saldırı değil bundan sonraki süreçlerde yasanın içindeki tehlikeli maddelerle izin süreçlerinin çok hızlanacağı, çoğu zaman mekanizmaların arkasında dolaşılacağı ve bundan sonraki süreçte eğer bu kanun bu haliyle kalırsa doğa katliamlarının artarak hızlanacağını biliyoruz.”
Anayasa Mahkemesine seslenen Özel, “Bu kararı verirken ellerini vicdanlarına koysunlar. Bugünü değil yarınları düşünsünler. Kendilerinin değil torunlarının, gelecek kuşakların bu ülkenin talan edilmesine değil zeytinine, doğasına, çevresine ihtiyaç var. Anayasa Mahkemesine çağrımızdır. Torunlarımız için sizden adalet bekliyoruz.” ifadelerini kullandı.
80 yılda sadece 1186 maden ruhsatı verildiğini iddia eden Özel, AK Parti döneminde 386 bin ruhsat verildiğini öne sürdü.
Özel, Muğla’da ormanlık alanların yüzde 70’i, topraklarının tamamının yüzde 60’ının maden ruhsatı kapsamına alındığını ileri sürdü.
“Bizim verdiğimiz mücadele, bir siyasi mücadele değildir”
Madene, madenciliğe değil bu tarz vahşi madenciliğe, kamu yararı gözetmeyen gözü dönmüş madenciliğe sonuna kadar karşı olduklarını belirten Özel, şunları kaydetti:
“Doğayı değil, parayı önceleyen bir sistemin sonuna kadar karşısındayız. Şu anda devlet payının yüzde 0,9 olduğu ve madenlerin tamamen yurt dışındaki farklı ülkelere, odaklara peşkeş çekildiği bu sürece sessiz kalmak, daha önce bugün, bu kürsüden defalarca ve haklı bir şekilde söylendiği gibi önüne gelene vatan haini diyenlerin yaptıkları en büyük vatan hainliğidir. 19 Mart tarihinden itibaren partimiz bir yargı tacizinin, ağır bir saldırının, hukuk tanımazlığın karşısındadır, hedefindedir. O günden bugüne 57 eylemle, 10 milyondan fazla vatandaşı meydanlarda bu sürece itiraz etmek ve mücadele etmek için davet ettik, misafir ettik. Buradan şunu ifade etmeliyim. Bizim verdiğimiz mücadele, bir siyasi mücadele değildir. Bir siyasi partinin kendini koruma mücadelesi de değildir. Arkamda isimleri bulunan tüm demokratik yapılar, güçlerini demokrasiden ve sandıktan alırlar.”
İçişleri Bakanlığı duyurdu: MİT’ten Suriye’de DEAŞ operasyonu! 8’i ölü, 2’si yaralı, 4’ü sağ olarak ele geçirildi!…

KAAN ve yerli motor çalışmaları plana uygun ilerliyor

KAAN ve yerli motor çalışmaları plana uygun ilerliyor

Görgün, KAAN Projesi, uçağın geliştirme ve ilk blok üretiminde kullanılacak ithal motorların temin süreci ve yerli motor geliştirme çalışmalarına ilişkin AA muhabirinin sorularını yanıtladı.
Soru: Türk savunma sanayisinin, “tam bağımsızlık” hedefi doğrultusunda motor gibi ürünlerde karşı karşıya kaldığı örtülü ya da açık ambargolara karşı stratejisi nedir?
Cevap: Savunma Sanayii Başkanlığımızın temel hedefi, savunma sanayiinde tam bağımsızlığı sağlamak ve kahraman ordumuzun ihtiyaçlarını yerli ve milli çözümlerle karşılamaktır. Açık ve kapalı tüm kısıtlamaları takip ediyor, savunma sanayiinde uluslararası alanda yaşanabilecek her türlü sınırlamayı dikkatle değerlendiriyor, ülkemizin çıkarlarını korumak için tüm imkanlarımızı seferber ediyoruz.
İlginizi Çekebilir
Bu süreçte temel ilkemiz; kahraman ordumuzun ihtiyaçlarını geciktirmeden karşılamak ve savunma projelerimizi kararlılıkla hayata geçirmektir. Hiçbir zaman tek bir kaynağa bağlı kalmadan, alternatif tedarik ve geliştirme seçeneklerini eş zamanlı olarak planlıyor ve uyguluyoruz. Böylelikle hem teknolojik bağımsızlığımızı güçlendiriyor hem de teslimat sürekliliğimizi güvence altına alıyoruz.
Bu doğrultuda özellikle motor teknolojileri alanında attığımız adımlar, ülkemizin stratejik gücünü ve özgüvenini daha da pekiştirmektedir.
Bugüne kadar “yapamazsınız” denilen tüm platformları bir bir envantere kazandırdık. Hava araçlarımız, kara araçlarımız, helikopterlerimiz, insansız sistemlerimiz ve füzelerimiz artık millî motorlarımızla yoluna devam ediyor.
– Motorda tam bağımsızlık için atılan adımlar
Soru: Askeri motor teknolojileri konusunda Savunma Sanayii Başkanlığı liderliğinde yürütülen projelerde gelinen güncel durum nedir?
Cevap: ⁠Kara araçlarımızda Vuran ve Kirpi araçlarıyla TUNA motoru askerimizin kullanımına sunulmuş, tank taşıyıcı ve lojistik araçları için geliştirilen AZRA Gen-2 test faaliyetleri başarıyla devam etmektedir.
Yeni nesil paletli araçlarda görev yapacak UTKU motoru ve ALTAY tankı için geliştirilen BATU motorunun geliştirme ve test faaliyetleri tamamlanmış, hem UTKU hem BATU’nun transmisyon test çalışmaları da başarıyla sürdürülmektedir.
⁠İnsansız hava araçlarımızda TB3’e güç veren PD200 motoru envantere girmiş, ANKA ve AKSUNGUR’a entegre edilen PD170 motoru ile test faaliyetleri devam etmekte, Kargı İHA için PG50 motoru ile bağımsız kabiliyetler elde edilmiştir.
Helikopterlerimizde GÖKBEY helikopterinin kalbinde olan milli TS1400 turboşaft motorunun sertifikasyon testleri devam etmekte, seri üretim çalışmaları da başarıyla yürütülmektedir.
Füze ve mühimmatlarımızda ATMACA ve SOM için KTJ3200, ÇAKIR için KTJ1750, KARA ATMACA için KTJ3700 jet motorları geliştirilmiş ve başarıyla kullanılmaktadır. İlaveten, yeni nesil füze motorları geliştirme çalışmalarımız devam etmektedir.
Deniz platformlarımızda Marlin SİDA için LEVEND motoru, ULAQ SİDA için Marin X7 entegrasyonları yapılmış, MİLGEM gemilerimiz için MAVİ BATU bağımsız çözümünün hayata geçirilmesi için test faaliyetleri tamamlanmıştır.
Jet motorları ve ileri aşama çalışmalarımızda ANKA-III için geliştirilen TF6000 turbofan motoru başarıyla çalıştırılmış, KIZILELMA için TF10000 geliştirme çalışmaları devam etmektedir. KAAN savaş uçağının ana motoru TF35000 ve yardımcı güç ünitesi APU60 için geliştirme faaliyetleri başarıyla devam etmektedir.
Türkiye, motor teknolojilerinde oluşturduğu bu geniş yelpazeyle kara, hava, deniz ve füze sistemlerinde ihtiyaç duyulan kritik kabiliyetleri artık yerli ve milli imkanlarla karşılamaya başlamıştır.
Başkanlığımız tarafından tam bağımsızlığın sağlanması yönünde stratejiler ve eylem planları Gaz Türbinli Motor Yol Haritası, Kara Araçları için Güç Grubu Yol Haritası, Milli Dizel Deniz Motorları Yol Haritası ve Milli Deniz Tipi Elektrikli Tahrik Sistemleri Yol Haritası yoluyla hazırlanmış, bu doğrultuda da kararlılıkla ilerlenmektedir.
– “TEK BİR KAYNAĞA BAĞLI DEĞİLİZ”
Soru: Savaş uçaklarının en kritik alt sistemlerinden birisi jet motorları. Türk savunma sanayisinin en önemli projeleri arasında yer alan KAAN’da bu ihtiyaç nasıl karşılanacak, yerli motor konusunda yürütülen çalışmaların geldiği aşama nedir?
Cevap: Milli Muharip Uçağımız KAAN’ın motor çalışmalarında da aynı anlayışla ilerliyoruz. KAAN seri üretimi yabancı değil yerli motor üzerinden planlandı. KAAN savaş uçağının ana motoru TF35000 ve yardımcı güç ünitesi APU60 için geliştirme faaliyetleri başarıyla devam etmektedir. Savunma sanayiinde süreç daima bu şekilde işler. Önce mevcut motorlarla başlanır, ardından milli motor projeleri devreye alınır. Biz de KAAN’ı blok yaklaşımıyla üretiyoruz. Yani farklı aşamalarda, farklı kabiliyetlerle güçlenen versiyonlarını envantere kazandırarak, kademeli olarak geliştiriyoruz. Bu kapsamda KAAN savaş uçağımızın teslimat takviminde bir gecikme bulunmamaktadır. Seri üretimimizi riske atmamak için de yalnızca tek bir kaynağa bağlı kalmıyor, farklı tedarik kanallarıyla çalışıyor, alternatifleri eş zamanlı olarak değerlendiriyoruz. Böylece hem takvimi güvence altına alıyor hem de milli motor geliştirme yol haritamızı kesintisiz ilerletiyoruz.
KAAN’ın geleceği hiçbir şekilde tek bir ülkenin motoruna bağlı değildir. Biz mühendislerimize güveniyoruz. TF35000’in seri imalat süreci planlandığı şekilde devam ediyor.
Türkiye, motor teknolojilerinde kara, hava, deniz ve füze sistemlerinin tümünde ihtiyaç duyulan kritik kabiliyetleri yerli ve milli imkanlarla karşılayabilecek seviyeye ulaşmıştır. Gaz Türbinli Motor Yol Haritamız doğrultusunda jet motorlarında da bağımsızlığı yakalayacak adımlarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz.
Türkiye, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın vizyonu, iradesi, kararlı duruşu, destekleri ve güveniyle son 20 yılda savunma sanayiinde elde ettiği büyük kazanımları daha da ileriye taşıyacak vizyona, iradeye ve kabiliyete sahiptir. Mühendislerimiz, araştırmacılarımız ve sanayicilerimizle birlikte her zaman daha iyisini hedefliyor “tam bağımsız savunma” idealimiz doğrultusunda milletimizin güvenliği için durmaksızın üretmeye devam ediyoruz.
– “PROTOTİP UÇAKLARIN ÜRETİMİ SON HIZLA DEVAM EDİYOR”
Soru: KAAN’ın prototiplerinin üretimine devam ediliyor. Prototipler için ihtiyaç duyulan motorların tedariki tamamlandı mı, bu süreçte herhangi bir sorun yaşanması söz konusu olabilir mi?
Cevap: KAAN prototip uçaklar için gerekli tüm motorlar tedarik edilerek Türkiye’ye teslimatları tamamlandı. Prototip uçaklarımızın üretimi son hızla devam etmektedir.
Soru: KAAN için ihtiyaç duyulan motorlarının ABD’den temini konusundaki talebe ilişkin güncel durum nedir? Mevcut risklerin aşılması konusundaki öngörünüz, beklentinizi paylaşır mısınız? Alternatif motorlara yönelme kararı için kritik eşiğiniz nedir?
Cevap: Hava Kuvvetleri Komutanlığımıza teslim edilecek ilk blok belli sayıda KAAN seri uçaklarımız için ihtiyaç duyulacak motor tedarikine ilişkin ABD’ye resmi başvuru süreci tamamlandı.
Kaan uçağımızın 6’ncı nesil üst düzey yetenekler kazanması için ihtiyaç duyduğumuz yerli motorumuzun geliştirme faaliyetleri planlandığı takvimle devam etmektedir. Bu aşamada yabancı farklı bir alternatif arayışımız söz konusu değildir.
Soru: ABD’den talep edilen motorların alınamaması durumunda alternatif motorlara geçiş kolayca mümkün olabilecek mi? Motor değişikliği uçağın tasarımı ve proje takviminde değişikliklere yol açacak mı? Motor konusunda tüm dünyada taleplerin karşılanmasında sıkıntılar yaşanıyor, böyle bir dönemde alternatiflere erişme noktasında bir risk söz konusu olabilir mi?
Cevap: İhtiyaç olması durumunda ilk blok için motor değişikliği yapılması imkan dahilindedir. Bu durumdan kaynaklanacak bazı mühendislik geliştirme ihtiyaçlarının ortaya çıkması mümkün olmakla birlikte, uçak tasarım ve geliştirme faaliyetleri, tüm dünyada da olduğu üzere, sürekli bir iterasyon ve değişiklik yönetimi ihtiyacını bünyesinde barındırmaktadır. Böyle bir durumda önemli bir takvimsel dezavantaj yaşayacağımızı düşünmüyorum. Zira biz projelerimizi Çevik Sistem Mühendisliği yaklaşımıyla yönetiyoruz. Ancak belirttiğim üzere bizim nihai seri üretim uçaklarımız yerli motorla uçacak.
– “GECİKME VARDI, 2 YILDA ÇOK ÖNEMLİ YOL KATEDİLDİ”
Soru: KAAN’a yönelik yerli motor geliştirme projesinin başlangıcı ya da buradaki karar süreçlerinde gecikme yaşandığı eleştirilerini nasıl değerlendiriyorsunuz?
Cevap: Bir gecikme söz konusuydu ilk ele aldığım konu bu oldu, şimdi sorumluluklar ve takvim net. Sorumluluk alan tüm şirketlerimiz vazifelerini zamanında yerine getiriyor, SSB Motor Daire Başkanlığı da yakından takip ediyor. Geçtiğimiz 2 yılda çok önemli yol katedildi.
ANKA-III için geliştirilen TF6000 turbofan motorunun başarıyla ilk çalıştırılmasının yapıldığı, KIZILELMA için TF10000 geliştirme çalışmalarının devam ettiği ve nihayetinde KAAN savaş uçağının ana motoru TF35000 ve yardımcı güç ünitesi APU60 için geliştirme faaliyetlerimizin planlandığı şekilde devam ettiği dikkate alındığında, motor alanında azımsanmayacak bir yol alındığı ve geleceğe güvenle bakabileceğimizi ifade etmek isterim.
Soru: Yurt dışından motor temininde yaşanabilecek olası sorunlar Endonezya ile imzalanan 48 adetlik KAAN ihracat anlaşması için bir tehdit oluşturur mu?
Cevap: Endonezya’ya ihraç edilmesi planlanan 48 adet beşinci nesil KAAN savaş uçağı, ABD menşeli motorlarla değil, milli motorlarımızla güçlendirilecektir.
Son olarak şunu vurgulamak isterim, bu kutlu davada mühendislerimize güveniyoruz. Yerli ve milli imkanlarla Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliği ve desteğiyle KAAN’ı ve yerli motorunu ülkemize kazandırmak için var gücümüzle çalışıyoruz.
…

İçişleri Bakanlığı duyurdu: MİT'ten Suriye'de DEAŞ operasyonu! 8’i ölü, 2’si yaralı, 4’ü sağ olarak ele geçirildi!

İçişleri Bakanlığı duyurdu: MİT’ten Suriye’de DEAŞ operasyonu! 8’i ölü, 2’si yaralı, 4’ü sağ olarak ele geçirildi!

İçişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:
Binali Aslan isimli vatandaşımızın aracını kiralayan ve daha sonra vatandaşımızı öldüren DEAŞ terör örgütü görüşlerini benimsemiş 14 kişilik ailenin Suriye’ye geçiş yaptığının belirlenmesi üzerine;
MİT Başkanlığımız, Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Başkanlığı ve TEM Daire Başkanlığı koordinesinde yapılan çalışmalar sonucu şüphelilerin Suriye İdlip-Atme bölgesindeki adreste kaldıkları tespit edilmiştir.
Suriye İç Güvenlik Servisi ile koordineli, adrese yönelik yapılan operasyonda teslim ol çağrılarına ateşle karşılık vermesi üzerine çıkan çatışmada, şüphelilerin 8’i ölü, 2’si yaralı, 4’ü sağ olarak ele geçirilmiştir.
Suriye’de ele geçirilen şüpheliler ülkemize iade edilmiştir.
Gasp edilen aracın geçiş güzergahlarında yapılan çalışmalarda; Mersin’in Tarsus ilçesi Kaburgediği Köyü’nde Mersin İl Jandarma Komutanlığı ve Mersin İl Emniyet Müdürlüğünce ortak yürütülen arama tarama faaliyetleri sırasında, araç sahibi B.A. isimli vatandaşımız, ormanlık bölgede toprağa gömülü vaziyette bulunmuştur.
Ailenin olaydan önce Ankara’da M.A ve N.S isimli şahısların ikametinde konakladıklarının tespit edilmesi üzerine, şüpheliler Ankara İl Emniyet Müdürlüğümüzce yakalandı ve sevk edildikleri mahkemece tutuklandı.
Hayatını kaybeden vatandaşımıza Allah’tan rahmet, ailesine ve yakınlarına sabır diliyoruz.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığımızı, MİT Görevlilerimizi, EGM İstihbarat Başkanlığımızı, TEM Daire Başkanlığımızı, Suriye İç Güvenlik Servisini, Mersin İl Jandarma Komutanlığımızı, Mersin ve Ankara İl Emniyet Müdürlüklerimizi ve Kahraman Polislerimizi tebrik ediyoruz.
Can Holding soruşturmasında yeni gelişme! Turgay Ciner hakkında tutuklamaya yönelik yakalama kararı
Kütahya’da 5.4 büyüklüğünde deprem! İstanbul, Bursa, İzmir’den hissedildi
Antalya Büyükşehir’de rüşvet soruşturması: İtirafçılar çarkı anlattı…

Reklam
Son dakika haberi: Turgay Ciner hakkında tutuklamaya yönelik yakalama kararı! Turgay Ciner kimdir?

Son dakika haberi: Turgay Ciner hakkında tutuklamaya yönelik yakalama kararı! Turgay Ciner kimdir?

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca, Can Holding yetkilileri hakkında “suç işlemek amacıyla örgüt kurma”, “yönetme” ve “kurulan örgüte üye olma”, “suçtan elde edilen mal varlığı değerlerini aklama” ve “nitelikli dolandırıcılık” suçlarından yürütülen soruşturma sürüyor. Soruşturma kapsamında, Can Holding AŞ’nin 22 Aralık 2024’te pay alım satım sözleşmesi ile Turgay Ciner’in sahibi olduğu ve Ciner Grubu çatısı altında faaliyet gösteren Ciner Medya TV Hizmetleri AŞ, Show Televizyon Yayıncılık AŞ, Habertürk Gazetecilik AŞ, HT Spor Televizyon Yayıncılık AŞ, C Görsel Yayınları AŞ, Kanal 1 Görsel Televizyon Prodüksiyon AŞ, CİNER Dijital Yayın Hizmetleri AŞ, Boğaziçi Radyo ve Televizyon Yayıncılığı AŞ ve C Yapım Filmcilik Prodüksiyon AŞ isimli medya kuruluşlarını satın aldığı belirlendi.
Söz konusu satın alma ve devir işlemlerinde, örgüt faaliyeti kapsamında “suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama” suçuna yönelik şüphe ve tespitlerin bulunduğu anlaşılan soruşturma kapsamında, yurt dışında bulunduğu belirlenen şüpheli Turgay Ciner hakkında tutuklamaya yönelik yakalama kararı çıkarıldı.
CİNER GRUP’UN ÇEŞİTLİ ŞİRKETLERİNDE YÖNETİCİ 10 ŞÜPHELİ HAKKINDA DAHA GÖZALTI KARARI
Soruşturmada, şüpheli Ciner’in sahibi ve yetkilisi olduğu Ciner Grup’a ait Park Holding AŞ ile bu holdinge bağlı AFC İthalat İhracat Turizm AŞ, Zeyfa İthalat İhracat AŞ ve Silopi Elektrik Üretim AŞ isimli şirketlere İstanbul 4. Sulh Ceza Hakimliğince TMSF’nin kayyum olarak atanmasına karar verildi.
Şüpheli Ciner’in sahibi ve yetkilisi olduğu şirket tüzel kişiliklerinde de soruşturma kapsamındaki suçların işlendiğinin tespit edilmesi üzerine, maddi gerçeğin ortaya çıkarılması amacıyla 10 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi.
Bu kapsamda, İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince Ciner Grup’a ait Park Holding AŞ ve bağlı şirketlere operasyon düzenlendi.
Operasyon kapsamında yakalama, gözaltı, arama ve el koyma işlemleri sürüyor.
SORUŞTURMA
Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında Can Holding bünyesinde faaliyet gösteren şirketler üzerinden suç işlemek amacıyla örgüt kurulduğu, bu örgüt aracılığıyla “nitelikli dolandırıcılık”, “vergi kaçakçılığı”, “kaynağı belirsiz gelirlerin şirket hesaplarına sokulması”, “suçtan elde edilen gelirlerin aklanması”na yönelik çok yönlü eylemlerin gerçekleştirildiği öne sürülmüştü.
İlginizi Çekebilir
Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) raporları ile mali denetim birimlerinin düzenlediği inceleme raporlarıyla soruşturma başlatılmıştı. Soruşturma kapsamında Can Holding bünyesinde faaliyet gösteren şirketler üzerinden kaynağı belirsiz yüklü tutarda para girişlerinin yapıldığı, bu paraların çeşitli şirketler arasında aktarılarak izlerinin gizlenmeye çalışıldığı, faturasız işlemler ve sahte belge düzenlemeleriyle vergi yükümlülüğünün azaltıldığı iddia edilmişti.
Holding yapısı altında kurulan çıkar amaçlı suç örgütünün Kemal Can ve Mehmet Şakir Can liderliğinde hareket ederek aynı faaliyet alanlarında çok sayıda şirket kurmak suretiyle denetim ve takip mekanizmalarını zorlaştırdığı, yönetim kurullarında değişiklikler yapıp sorumluluğu örgüt üyeleri arasında dağıttığı ve bu yolla hukuki yaptırımlardan kaçmayı hedeflediği öne sürülmüştü.
Ayrıca ticari faaliyeti bulunmayan şirketlerde nakit sermaye artırımı yapıldığı, sermaye artırımlarının kaynağı olarak ortaklara borçlar hesabının gösterildiği, bu borçların gerçeği yansıtmadığı, ortaklara borçlar hesabında görülen tutarların 7256 sayılı “Varlık Barışı Kanunu” kapsamında şirkete yeniden yatırıldığı, gerçekleştirilen bu işlemlerin, kanunun amacına aykırı şekilde suçtan sağlanan gelirin sisteme dahil edilmesi ve aklanması niteliğinde olduğu iddiasında bulunulmuştu.
MASAK raporlarıyla elde edilen bulgular doğrultusunda suç örgütünün “nitelikli dolandırıcılık”, “kaçakçılık” ve “Vergi Usul Kanunu’na muhalefet” gibi öncül suçlardan elde ettiği yasa dışı gelirler aracılığıyla ticari hacmini genişlettiği, eğitim, medya, finans ve enerji gibi stratejik sektörlerde şirket alımları, hisse devirleri ve yatırım faaliyetlerinin doğrudan suç gelirleriyle finanse edildiği, bu yolla örgütün hem ekonomik gücünü artırmayı hem de kamuoyu nezdinde meşruiyet kazanmayı hedeflediği kaydedilmişti.
Soruşturma kapsamında 121 şirketin mal varlığına el konularak ve TMSF kayyum olarak atanarak 10 şüpheli hakkında gözaltı kararı verilmişti.
İstanbul Jandarma Komutanlığı ekipleri, düzenledikleri operasyonda aralarında Can Yayın Holding Yönetim Kurulu Başkanı Kenan Tekdağ’ın da bulunduğu 6 şüpheliyi gözaltına almıştı.
KAYYUM ATANAN ŞİRKETLERİN BAZILARI ŞÖYLE AKTARILMIŞTI:
“Habertürk Gazetecilik, Ciner Medya TV Hizmetleri, Show Televizyon Yayıncılık, Boğaziçi Radyo Televizyon Yayıncılığı ve Reklamcılık, Enerji Petrol Ürünleri Pazarlama, Doğa Okulları İşletmeciliği, Bilgi Doğa Eğitim İşletmeciliği, Turktobacco Sigara İç ve Dış Ticaret Pazarlama, HT Spor Televizyon Yayıncılık ile Bosphorus Medya Grubu Radyo ve Televizyon Yayıncılığı Anonim Şirketi.”
Adliyeye gönderilen ve savcılıkta ifadeleri alınan şüphelilerden D.Ç, D.C, M.K. ve K.Ç. “suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma” ve “kara para aklama” suçlarından, C.C. ise “suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma” suçundan tutuklanmaları talebiyle sulh ceza hakimliğine sevk edilmişti.
Şüpheli Tekdağ ise aynı suçlardan “ev hapsi” ve “yurt dışı çıkış yasağı” şeklinde adli kontrol tedbiri uygulanması talebiyle hakimliğe gönderilmişti.
Hakimlik, D.Ç, D.C, M.K, K.Ç. ve C.C’nin üzerine atılı suçlardan tutuklanmasına, şüpheli Kenan Tekdağ hakkında ise “ev hapsi” ve “yurt dışı çıkış yasağı” şeklinde adli kontrol tedbiri uygulanmasına karar vermişti.
Öte yandan Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı, soruşturma dosyasını yetkisizlik nedeniyle İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına göndermişti.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında ise Can Holding’e ait 10 şirkete daha kayyum atanmasına karar verilmişti. Kayyum atanan 10 şirketin isimleri ise şöyle aktarılmıştı:
“Türktab Marketing Sigara ve Tütüncülük AŞ, ZA Lojistik ve Araç Kiralama Hizmetleri Ticaret AŞ, Canpet Benzin İstasyon İşletmeciliği AŞ, Tares Tek. Ürünleri İç ve Dış Tic. Ltd Şti, Furkon Teknik Hırdavat Sanayi ve Dış Ticaret Ltd Şti, Temiz Petrol ve Gayrimenkul Ticaret AŞ, MCN Petrol AŞ, Yön Özel Eğitim Basım Yayın San. Tic. AŞ, Mer Yatırım ve Özel Eğitim Hiz. AŞ, Arı Bilim İnovasyon Eğitim Hizmetleri AŞ.”
Soruşturma kapsamında gözaltına alınan Can Holding’in Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Can da “suç işlemek amacıyla örgüt kurma, “yönetme” ve “malvarlığı değerlerinin gayrimeşru kaynağını gizlemek” suçlarından sulh ceza hakimliğince tutuklanmıştı.

Kütahya’da 5.4’lük deprem sonrası Prof. Dr. Süleyman Pampal’dan açıklama: Bölge anormal hareketli bir bölge

Kütahya’da 5.4 büyüklüğünde deprem! İstanbul, Bursa, İzmir’den hissedildi

Antalya Büyükşehir’de rüşvet soruşturması: İtirafçılar çarkı anlattı

Yatırımcılar dikkat: Altında tarihi rekor sonrası gözler piyasalarda! 6 haftalık seri bozulmadı…

Bakan Göktaş, 'Bosphorus Diplomasi Forumu'nda' gençlerle bir araya geldi

Bakan Göktaş, ‘Bosphorus Diplomasi Forumu’nda’ gençlerle bir araya geldi

Demokrasi ve Özgürlükler Adası’ndaki konferans salonunda “Tarihin Işığında Diplomasi” üst başlığıyla yapılan forumun dördüncü gününde, “Küresel ve Kültürel Dönüşümlerde Diplomasi, Aile ve Gençlik” paneli gerçekleştirildi.
Foruma katılan Göktaş, panelde gençlerin Avrupa Parlamentosu ve Belçika’da yürüttüğü siyasi görevlerine, başörtüsü ile verdiği demokratik mücadeleye ve gençlik yıllarındaki ilham kaynaklarına dair sorularını yanıtladı.
Göktaş, Brüksel doğumlu olduğunu ve ailesinin beş kuşaktır Avrupa’da yaşadığını belirterek, çocukluğunda ailesine ait bir markette çalıştığını ve o ortamın kendisine hayat dersi verdiğini anlattı.

İlk siyasi deneyimlerini 23 yaşında belediye meclis üyesi olarak yaşadığını, ardından Avrupa Parlamentosu’na kadar uzanan yolculuğunda pek çok engelle karşılaştığını dile getiren Göktaş, “Belediye başkanı olabilirsin. Ama bir şartımız var.’ dediler. Başını açma şartı. Ben de tabii ki kabul etmedim. Muhalefete düştük. Ben üç yıl boyunca siyaseti orada öğrenmeye devam ettim. Partide çalışmaya başladım. Bu şekilde tabii ki bir siyasetin ne olduğunu görmüş oldum çok yakından. Belediyenin en genç belediye meclis üyesiydim. Aynı zamanda başörtülü.” diye konuştu.
Göktaş, Avrupa Parlamentosu’ndaki vekilliğinde her türlü ayrımcılıkla mücadele ettiğini kaydederek, “2015’te sözde Ermeni soykırımını tanımadığım için partimden ihraç ettiler. O zamanlarda yine dediler ki ‘Siyasi kariyerin biter eğer bunu tanımazsan.’ Çok büyük tacizler, tehditler, ölüm tehditleri, mobbingler aldım. En yakın arkadaşlarım benimle aynı karede görünmek istemediler. Ama beni ben yapan değerler de ailemden aldığım değerler. Milletime olan aidiyet, kendime olan güvenim ve tabii ki inançlı olmak. Aslında inançlı olmam benim en büyük motivasyon kaynağım oldu.” diye konuştu.

“AİLE BİZİM GEÇMİŞİMİZ, BUGÜNÜMÜZ, YARINIMIZ”
Cezayir’deki büyükelçilik dönemine de değinen Göktaş, bu görevin kendisine uluslararası arenada geniş bir perspektif kazandırdığını söyledi.
Göktaş, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın tensipleriyle Ocak 2020’de Cezayir’e atanan ilk kadın Türk büyükelçi olarak görev yapmaya başladığını belirterek, “Bu da benim için çok farklı bir tecrübe oldu. Çünkü Cezayir, Kuzey Afrika’da bize kültürel, tarihi ve aidiyet olarak çok yakın. İki millet olarak, dost ve kardeş ülke olarak bana çok farklı tecrübeler kattı.” dedi.
Bu tecrübelerde özellikle büyükelçi olarak orada görev yapmanın kendisi için hem onur hem de gurur verici olduğunu ifade eden Göktaş, şunları söyledi:

Oradaki tecrübemde en önemli şey şu oldu. 17 yıl sonra Cezayir Cumhurbaşkanı ülkemizi ziyaret etti. Bu bence en büyük kazanımlardan biriydi. Çünkü ondan öncesinde bu ziyaretlerin seyri çok uzun olmuştu. Ama ben bu ziyareti hayata geçirmek için gerçekten çok yoğun çaba sarf ettim. Sayın Cumhurbaşkanımız sonuçta bize bir görev verdi. Biz de o görevi en doğru şekilde hem temsiliyet için hem de ülke arasındaki diplomatik ilişkileri güçlü kılmak adına elimizden gelen gayreti sarf ettik. 15 anlaşma imzaladık. Bana bugüne kadar Cezayir’de bir kültür merkezi ve Maarif okulu kurmak imkansız diyenlere karşı biz bunların hepsini orada hayata geçirmeyi başardık. Firma sayımızı ikiye katladık. Bir başkonsolosluk açtık. Bir Türk Bankası kurduk. Ama en önemlisi iki ülke arasında dost ve kardeş ilişkilerini en üst noktaya taşıdık ve iki Cumhurbaşkanının anlaşma seviyesini yüksek düzeyli stratejik iş birliği anlaşma seviyesine taşıdık.”
Göktaş, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın tensipleriyle 2025 yılını “Aile Yılı” olarak ilan ettiklerini belirterek, şunları kaydetti:
“Aile bizim geçmişimiz, bugünümüz, yarınımız. Türk toplumu büyüdüğünde Orta Asya’dan göç ettiğinde, ailesiyle göç etmiş. Obalar etrafında bir araya gelmişiz ve aile etrafında yapılar oluşmuş. Aile bizim bir gücümüz aslında. Biz bu meseleyi sadece anne, baba ve çocuklar olarak görmeyiz. Biz en zor zamanlarımızda ailemizden güç alarak baş edebiliyoruz. Ailemiz üzerinden direncimiz daha da artıyor. Bu anne olur, baba olur, dayı olur. Anneanne, dede olur. Sizler için de üzerinize en önemli düşen görevlerden bir tanesi, bu aile değerlerine tekrar sahip çıkmak.”
SON DAKİKA! Turgay Ciner hakkında tutuklamaya yönelik yakalama kararı
Yatırımcılar dikkat: Altında tarihi rekor sonrası gözler piyasalarda! 6 haftalık seri bozulmadı…

Reklam
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Zeybekci, Denizli'de konuştu

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Zeybekci, Denizli’de konuştu

Zeybekci, partisince EGS Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen Genişletilmiş İl Danışma Meclisi Toplantısı’nda, AK Parti’nin bugüne kadar birçok alanda hizmet destanları yazdığını, yazmaya da devam edeceğini söyledi.
AK Parti olarak sahada olmaya hem haklarının hem de yüzlerinin olduğunu anlatan Zeybekci, “Birileri neredeydi? Silivri Hapishanesi’nin kapısında bekliyorlardı. Birbirlerini mahkemeye vermekle meşgullerdi. Birbirlerine dava etmek, birbirlerini ihbar etmekle meşgullerdi. Biz AK Parti olarak geçmişimizle gurur duyarak bugünü çok çalışarak yarının hayalleri içinde koşturarak bu yılları geçirdik.” dedi.
Zeybekci, şu anda CHP’nin kongreleriyle ilgili açılmış olan davaların tamamının ihbarcısının CHP’liler olduğunu dikkati çekerek, “Belgelerini verenler CHP’liler, şikayetçi CHP’li, dava açan CHP’li. Bize bağırıyorlar. Ya bizim ne alakamız var? Geçen hafta Özgür Özel’in birilerinin maşası olan İmamoğlu’nun son gömme, cenaze töreni vardı. Özgür Özel, İmamoğlu’nu gömdü. Asıl niyeti o zaten. Patronu İmamoğlu. O genel başkan falan değildir. İmamoğlu’nun da patronunun kim olduğunu sizler gayet iyi biliyorsunuz. Nerelerden sahip çıkıldığını, nerelerden arkasında olunduğunu.” diye konuştu.

Kıyamete kadar Türkiye’yi kimsenin yıkmayacağını ve bu al bayrağın dalgalanmaya, ezanların söylenmeye devam edeceğini ifade eden Zeybekci, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bizim birinci partimiz devletimizdir, milletimizdir, bayrağımızdır, vatanımızdır ve dinimizdir. Birinci partimiz odur. Türkiye’nin bir sahibi var. Bu ülkenin, bu coğrafyanın, kültür coğrafyasının bu ümmetin sahibi var. O sahibi de Recep Tayyip Erdoğan’dır ve AK Parti’dir. Onun önüne itibarını, onu dünyada yakmaya çalıştığı coğrafyamızda yapmaya çalıştıklarını anlatmama gerek yok. ”
Zeybekci, bugün Gazze’de ve Filistin’de katliamların yaşandığını hatırlatarak, şöyle devam etti:
“O katliam, soykırım ve o cinayet var ya, insanlık tarihinin yüz karası, o soykırımların bir gün gelecek hesabı sorulacak. Bu hesabı da bu millet soracak. Başkalarının yapacağı hiçbir şey yok. Onun için zaten bu coğrafyanın direği Türkiye’dir. Onun için zaten bu coğrafyada Türkiye hedeftedir. İnşallah o hedefleri de onların belası olacak. Bir gün gelecek o coğrafyada bunun hesabı tek tek sorulacak. Ama o güne kadar biz güçlü olmak zorundayız. Beraber olmak zorundayız. Siyasi görüşümüz ne olursa olsun eğer tek bayraktan, tek milletten, tek devletten, tek vatandan bu vatanın bölünmezliğinden karnı ağrımıyorsa Allah’ın izniyle bu milleti kimse tutamayacaktır. ”
Toplantıya, AK Parti Denizli milletvekilleri Şahin Tin ve Cahit Özkan, AK Parti İl Başkanı Muhammet Subaşıoğlu ve partililer katıldı.
SON DAKİKA! Turgay Ciner hakkında tutuklamaya yönelik yakalama kararı…

SON DAKİKA! Turgay Ciner hakkında tutuklamaya yönelik yakalama kararı

SON DAKİKA! Turgay Ciner hakkında tutuklamaya yönelik yakalama kararı

Can Holding’e ilişkin soruşturma kapsamında şüpheli Turgay Ciner hakkında tutuklamaya yönelik yakalama kararı çıkarıldı.
KEMAL CAN TUTUKLANDI
İstanbul’da Can Holding’e yönelik soruşturma kapsamında gözaltına alınan Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Can tutuklandı.
İlginizi Çekebilir
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca, Can Holding yetkilileri hakkında “suç işlemek amacıyla örgüt kurma”, “yönetme” ve “kurulan örgüte üye olma”, “suçtan elde edilen mal varlığı değerlerini aklama” ve “nitelikli dolandırıcılık” suçlarından yürütülen soruşturma sürüyor.
Soruşturma kapsamında gözaltına alınan Can Holding Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Can’ın İstanbul İl Jandarma Komutanlığı’ndaki işlemleri tamamlandı.
Can, “suç işlemek amacıyla örgüt kurma”, “yönetme” ve “mal varlığı değerlerinin gayrimeşru kaynağını gizlemek” suçlarından tutuklaması talebiyle sulh ceza hakimliğine sevk edildi.
Hakimlik, şüphelinin üzerine atılı suçlardan tutuklanmasını kararlaştırdı.
Kütahya’da 5.4’lük deprem sonrası Prof. Dr. Süleyman Pampal’dan açıklama: Bölge anormal hareketli bir bölge
SORUŞTURMA
Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında Can Holding bünyesinde faaliyet gösteren şirketler üzerinden suç işlemek amacıyla örgüt kurulduğu, bu örgüt aracılığıyla “nitelikli dolandırıcılık”, “vergi kaçakçılığı”, “kaynağı belirsiz gelirlerin şirket hesaplarına sokulması”, “suçtan elde edilen gelirlerin aklanması”na yönelik çok yönlü eylemlerin gerçekleştirildiği öne sürülmüştü.
Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) raporları ile mali denetim birimlerinin düzenlediği inceleme raporlarıyla soruşturma başlatılmıştı.
Soruşturma kapsamında Can Holding bünyesinde faaliyet gösteren şirketler üzerinden kaynağı belirsiz yüklü tutarda para girişlerinin yapıldığı, bu paraların çeşitli şirketler arasında aktarılarak izlerinin gizlenmeye çalışıldığı, faturasız işlemler ve sahte belge düzenlemeleriyle vergi yükümlülüğünün azaltıldığı iddia edilmişti.
Holding yapısı altında kurulan çıkar amaçlı suç örgütünün Kemal Can ve Mehmet Şakir Can liderliğinde hareket ederek aynı faaliyet alanlarında çok sayıda şirket kurmak suretiyle denetim ve takip mekanizmalarını zorlaştırdığı, yönetim kurullarında değişiklikler yapıp sorumluluğu örgüt üyeleri arasında dağıttığı ve bu yolla hukuki yaptırımlardan kaçmayı hedeflediği öne sürülmüştü.
Kütahya’da 5.4 büyüklüğünde deprem! İstanbul, Bursa, İzmir’den hissedildi
Ayrıca ticari faaliyeti bulunmayan şirketlerde nakit sermaye artırımı yapıldığı, sermaye artırımlarının kaynağı olarak ortaklara borçlar hesabının gösterildiği, bu borçların gerçeği yansıtmadığı, ortaklara borçlar hesabında görülen tutarların 7256 sayılı “Varlık Barışı Kanunu” kapsamında şirkete yeniden yatırıldığı, gerçekleştirilen bu işlemlerin, kanunun amacına aykırı şekilde suçtan sağlanan gelirin sisteme dahil edilmesi ve aklanması niteliğinde olduğu iddiasında bulunulmuştu.
MASAK raporlarıyla elde edilen bulgular doğrultusunda suç örgütünün “nitelikli dolandırıcılık”, “kaçakçılık” ve “Vergi Usul Kanunu’na muhalefet” gibi öncül suçlardan elde ettiği yasa dışı gelirler aracılığıyla ticari hacmini genişlettiği, eğitim, medya, finans ve enerji gibi stratejik sektörlerde şirket alımları, hisse devirleri ve yatırım faaliyetlerinin doğrudan suç gelirleriyle finanse edildiği, bu yolla örgütün hem ekonomik gücünü artırmayı hem de kamuoyu nezdinde meşruiyet kazanmayı hedeflediği kaydedilmişti.
Soruşturma kapsamında 121 şirketin mal varlığına el konularak ve TMSF kayyum olarak atanarak 10 şüpheli hakkında gözaltı kararı verilmişti.
İstanbul Jandarma Komutanlığı ekipleri, düzenledikleri operasyonda aralarında Can Yayın Holding Yönetim Kurulu Başkanı Kenan Tekdağ’ın da bulunduğu 6 şüpheliyi gözaltına almıştı.
Antalya Büyükşehir’de rüşvet soruşturması: İtirafçılar çarkı anlattı
Kayyum atanan şirketlerin bazıları şöyle aktarılmıştı:
“Habertürk Gazetecilik, Ciner Medya TV Hizmetleri, Show Televizyon Yayıncılık, Boğaziçi Radyo Televizyon Yayıncılığı ve Reklamcılık, Enerji Petrol Ürünleri Pazarlama, Doğa Okulları İşletmeciliği, Bilgi Doğa Eğitim İşletmeciliği, Turktobacco Sigara İç ve Dış Ticaret Pazarlama, HT Spor Televizyon Yayıncılık ile Bosphorus Medya Grubu Radyo ve Televizyon Yayıncılığı Anonim Şirketi.”
Adliyeye gönderilen ve savcılıkta ifadeleri alınan şüphelilerden D.Ç, D.C, M.K. ve K.Ç. “suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma” ve “kara para aklama” suçlarından, C.C. ise “suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma” suçundan tutuklanmaları talebiyle sulh ceza hakimliğine sevk edilmişti.
Şüpheli Tekdağ ise aynı suçlardan “ev hapsi” ve “yurt dışı çıkış yasağı” şeklinde adli kontrol tedbiri uygulanması talebiyle hakimliğe gönderilmişti.
Hakimlik, D.Ç, D.C, M.K, K.Ç. ve C.C’nin üzerine atılı suçlardan tutuklanmasına, şüpheli Kenan Tekdağ hakkında ise “ev hapsi” ve “yurt dışı çıkış yasağı” şeklinde adli kontrol tedbiri uygulanmasına karar vermişti.
Öte yandan Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı, soruşturma dosyasını yetkisizlik nedeniyle İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına göndermişti.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında ise Can Holding’e ait 10 şirkete daha kayyum atanmasına karar verilmişti. Kayyum atanan 10 şirketin isimleri ise şöyle aktarılmıştı:
“Türktab Marketing Sigara ve Tütüncülük AŞ, ZA Lojistik ve Araç Kiralama Hizmetleri Ticaret AŞ, Canpet Benzin İstasyon İşletmeciliği AŞ, Tares Tek. Ürünleri İç ve Dış Tic. Ltd Şti, Furkon Teknik Hırdavat Sanayi ve Dış Ticaret Ltd Şti, Temiz Petrol ve Gayrimenkul Ticaret AŞ, MCN Petrol AŞ, Yön Özel Eğitim Basım Yayın San. Tic. AŞ, Mer Yatırım ve Özel Eğitim Hiz. AŞ, Arı Bilim İnovasyon Eğitim Hizmetleri AŞ.”
Yatırımcılar dikkat: Altında tarihi rekor sonrası gözler piyasalarda! 6 haftalık seri bozulmadı…

Can Holding Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Can tutuklandı

Can Holding Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Can tutuklandı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca, Can Holding yetkilileri hakkında “suç işlemek amacıyla örgüt kurma”, “yönetme” ve “kurulan örgüte üye olma”, “suçtan elde edilen mal varlığı değerlerini aklama” ve “nitelikli dolandırıcılık” suçlarından yürütülen soruşturma sürüyor.
Soruşturma kapsamında gözaltına alınan Can Holding Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Can’ın İstanbul İl Jandarma Komutanlığı’ndaki işlemleri tamamlandı.
Can, “suç işlemek amacıyla örgüt kurma”, “yönetme” ve “mal varlığı değerlerinin gayrimeşru kaynağını gizlemek” suçlarından tutuklaması talebiyle sulh ceza hakimliğine sevk edildi.
Hakimlik, şüphelinin üzerine atılı suçlardan tutuklanmasını kararlaştırdı.
Kütahya’da 5.4 büyüklüğünde deprem! İstanbul, Bursa, İzmir’den hissedildi
SORUŞTURMA
Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında Can Holding bünyesinde faaliyet gösteren şirketler üzerinden suç işlemek amacıyla örgüt kurulduğu, bu örgüt aracılığıyla “nitelikli dolandırıcılık”, “vergi kaçakçılığı”, “kaynağı belirsiz gelirlerin şirket hesaplarına sokulması”, “suçtan elde edilen gelirlerin aklanması”na yönelik çok yönlü eylemlerin gerçekleştirildiği öne sürülmüştü.
Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) raporları ile mali denetim birimlerinin düzenlediği inceleme raporlarıyla soruşturma başlatılmıştı.
Soruşturma kapsamında Can Holding bünyesinde faaliyet gösteren şirketler üzerinden kaynağı belirsiz yüklü tutarda para girişlerinin yapıldığı, bu paraların çeşitli şirketler arasında aktarılarak izlerinin gizlenmeye çalışıldığı, faturasız işlemler ve sahte belge düzenlemeleriyle vergi yükümlülüğünün azaltıldığı iddia edilmişti.
Bu yolun sonu tabağa çıkmış! Lastikçi kardeşlerden ‘Michelin Yıldızı’ nasıl doğdu?
Holding yapısı altında kurulan çıkar amaçlı suç örgütünün Kemal Can ve Mehmet Şakir Can liderliğinde hareket ederek aynı faaliyet alanlarında çok sayıda şirket kurmak suretiyle denetim ve takip mekanizmalarını zorlaştırdığı, yönetim kurullarında değişiklikler yapıp sorumluluğu örgüt üyeleri arasında dağıttığı ve bu yolla hukuki yaptırımlardan kaçmayı hedeflediği öne sürülmüştü.
Ayrıca ticari faaliyeti bulunmayan şirketlerde nakit sermaye artırımı yapıldığı, sermaye artırımlarının kaynağı olarak ortaklara borçlar hesabının gösterildiği, bu borçların gerçeği yansıtmadığı, ortaklara borçlar hesabında görülen tutarların 7256 sayılı “Varlık Barışı Kanunu” kapsamında şirkete yeniden yatırıldığı, gerçekleştirilen bu işlemlerin, kanunun amacına aykırı şekilde suçtan sağlanan gelirin sisteme dahil edilmesi ve aklanması niteliğinde olduğu iddiasında bulunulmuştu.
MASAK raporlarıyla elde edilen bulgular doğrultusunda suç örgütünün “nitelikli dolandırıcılık”, “kaçakçılık” ve “Vergi Usul Kanunu’na muhalefet” gibi öncül suçlardan elde ettiği yasa dışı gelirler aracılığıyla ticari hacmini genişlettiği, eğitim, medya, finans ve enerji gibi stratejik sektörlerde şirket alımları, hisse devirleri ve yatırım faaliyetlerinin doğrudan suç gelirleriyle finanse edildiği, bu yolla örgütün hem ekonomik gücünü artırmayı hem de kamuoyu nezdinde meşruiyet kazanmayı hedeflediği öne sürülmüştü.
Soruşturma kapsamında 121 şirketin mal varlığına el konularak ve TMSF kayyum olarak atanarak 10 şüpheli hakkında gözaltı kararı verilmişti.
İstanbul Jandarma Komutanlığı ekipleri, düzenledikleri operasyonda aralarında Can Yayın Holding Yönetim Kurulu Başkanı Kenan Tekdağ’ın da bulunduğu 6 şüpheliyi gözaltına almıştı.
145 yıldır kanıt peşindeler! İncil, Siloam’ı emretmiş: ‘İsrail’in emellerine böyle set çektik’
Kayyum atanan şirketlerin bazıları şöyle aktarılmıştı:
“Habertürk Gazetecilik, Ciner Medya TV Hizmetleri, Show Televizyon Yayıncılık, Boğaziçi Radyo Televizyon Yayıncılığı ve Reklamcılık, Enerji Petrol Ürünleri Pazarlama, Doğa Okulları İşletmeciliği, Bilgi Doğa Eğitim İşletmeciliği, Turktobacco Sigara İç ve Dış Ticaret Pazarlama, HT Spor Televizyon Yayıncılık ile Bosphorus Medya Grubu Radyo ve Televizyon Yayıncılığı Anonim Şirketi.”
Adliyeye gönderilen ve savcılıkta ifadeleri alınan şüphelilerden D.Ç, D.C, M.K. ve K.Ç. “suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma” ve “kara para aklama” suçlarından, C.C. ise “suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma” suçundan tutuklanmaları talebiyle sulh ceza hakimliğine sevk edilmişti.
Şüpheli Kenan Tekdağ ise aynı suçlardan “ev hapsi” ve “yurt dışı çıkış yasağı” şeklinde adli kontrol tedbiri uygulanması talebiyle hakimliğe gönderilmişti.
Hakimlik, D.Ç, D.C, M.K, K.Ç. ve C.C.’nin üzerine atılı suçlardan tutuklanmasına, şüpheli Kenan Tekdağ hakkında ise “ev hapsi” ve “yurt dışı çıkış yasağı” şeklinde adli kontrol tedbiri uygulanmasına karar vermişti.
Öte yandan, Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı, soruşturma dosyasını yetkisizlik nedeniyle İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına göndermişti.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında ise Can Holding’e ait 10 şirkete daha kayyum atanmasına karar verilmişti. Kayyum atanan 10 şirketin isimleri ise şöyle aktarılmıştı:
“Türktab Marketing Sigara ve Tütüncülük AŞ, ZA Lojistik ve Araç Kiralama Hizmetleri Ticaret AŞ, Canpet Benzin İstasyon İşletmeciliği AŞ, Tares Tek. Ürünleri İç ve Dış Tic. Ltd Şti, Furkon Teknik Hırdavat Sanayi ve Dış Ticaret Ltd Şti, Temiz Petrol ve Gayrimenkul Ticaret AŞ, MCN Petrol AŞ, Yön Özel Eğitim Basım Yayın San. Tic. AŞ, Mer Yatırım ve Özel Eğitim Hiz. AŞ, Arı Bilim İnovasyon Eğitim Hizmetleri AŞ.”
Kütahya’da 5.4’lük deprem sonrası Prof. Dr. Süleyman Pampal’dan açıklama: Bölge anormal hareketli bir bölge…

SON DAKİKA SON DEPREMLER: Kütahya'da deprem mi oldu, nerede, kaç şiddetinde deprem oldu?

SON DAKİKA SON DEPREMLER: Kütahya’da deprem mi oldu, nerede, kaç şiddetinde deprem oldu?

Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının (AFAD) internet sitesinde yer alan bilgiye göre, merkez üssü Simav ilçesi olan 5.4 büyüklüğünde sarsıntı kaydedildi.
Depremin 8.4 kilometre derinlikte meydana geldiği belirlendi.
AFAD, “Kütahya ilimizin Simav ilçesinde saat 12.59’da meydana gelen ve Uşak, Balıkesir, Bursa, Bilecik illerimizde de hissedilen 5.4 büyüklüğündeki #deprem sonrası, an itibarıyla, olumsuz bir durum bulunmamaktadır. Saha tarama çalışmaları devam etmektedir. Etkilenen vatandaşlarımıza geçmiş olsun dileklerimizi sunarız”
4 BÜYÜKLÜĞÜNDE BİR DEPREM DAHA
Kütahya’nın Simav ilçesinde saat 13:12’de 4 büyüklüğünde bir deprem daha meydana geldi. Depremin 10.59 kilometre derinlikte meydana geldiği belirlendi.
Simav depremi sonrası Sabiha Gökçen’de uçaklara uyarı! Pist kapandı
KÜTAHYA’DAKİ DEPREM İSTANBUL DAHİL BİRÇOK İLDE DE HİSSEDİLDİ
Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı’nın merkez üssünü Kütahya’nın Simav ilçesi olarak saptadığı deprem, saat 12.59’da oldu. Yerin 8.46 kilometre büyüklüğünde hissedilen deprem, Kütahya’nın yanı sıra çevre iller Eskişehir, Uşak, Manisa, Balıkesir, Bursa ve Afyon ile İzmir ve İstanbul’dan da hissedildi. Deprem kısa süreli paniğe neden oldu.

“TÜM EKİPLER SAHADA”
İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya depremle ilgili, “Kütahya Simav’da 5,4 büyüklüğünde bir deprem meydan gelmiştir. Çevre illerden de hissedilen depremle ilgili olarak, AFAD ve ilgili kurumlarımızın tüm ekipleri saha taramalarına başlamıştır. Depremden etkilenen vatandaşlarımıza geçmiş olsun dileklerimi sunuyorum. Allah ülkemizi ve milletimizi afetlerden korusun.” ifadelerini kullandı.
Hasret bitti! Bin 700 yıllık 83 tarihî sikke Türkiye’ye döndü
“OLUMSUZLUK YOK, KÖYLERİMİZİ ARAŞTIRIYORUZ”
CNN Türk canlı yayınına bağlanan Kütahya Valisi Musa Işın, “Saat 12.59’da deprem meydana geldi. 5.4 büyüklüğünde merkezi Simav ilçemiz. Deprem olur olmaz alanda araştırmaya başladık. Şu ana kadar bize intikal eden olumsuz herhangi bir şey yok. Tabi daha erken özellikle köylerimizi merak ediyoruz. Araştırmalarımız devam ediyor. An itibarıyla herhangi bir olumsuzluk intikal etmedi. Daha önce Simav Yeşilli Köyümüzde en büyüğü 4.6 şiddetinde bir deprem meydana geldi. Ona bağlı olarak da ondan daha küçük 700’e yakın artçı meydana geldi. Biz Simav’da ekibimizi bulunduruyoruz. Orada AFAD’ımızın bir tedbiri var. Şu ana kadar herhangi bir olumsuzluk meydana gelmedi. Araştırmamız devam ediyor. Köylerimizin tümünü taramamız gerekiyor” dedi.

AFAD: AN İTİBARIYLA OLUMSUZ BİR DURUM BULUNMAMAKTADIR
Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı’nın (AFAD) sosyal medya hesabından da depremle ilgili açıklama yapıldı. Açıklamada, “Kütahya ilimizin Simav ilçesinde saat 12.59’da meydana gelen ve Uşak, Balıkesir, Bursa, Bilecik illerimizde de hissedilen 5.4 büyüklüğündeki deprem sonrası, an itibarıyla, olumsuz bir durum bulunmamaktadır. Saha tarama çalışmaları devam etmektedir. Etkilenen vatandaşlarımıza geçmiş olsun dileklerimizi sunarız” denildi.
“BÖLGE ANORMAL HAREKETLİ”
Deprem Uzmanı Prof. Dr. Süleyman Pampal,“Sabah Sındırgı’da 4 büyüklüğünde deprem olmuştu. Muhtemelen o bölgede oluyor. Zaten sürekli oluyor. 6.1’lik depremin üzerinden on bini buldu sanıyorum artçı oldu. Bölge anormal hareketli bir bölge.
Kütahya’da 5.4’lük deprem sonrası Prof. Dr. Süleyman Pampal’dan açıklama: Bölge anormal hareketli bir bölge
Sındırgı fayı kırıldı. 15-20 kilometrelik kısım kırıldı, artçılar olmaya devam diyor. 5’i bulan artçılar oldu. Güneye doğru bayağı geniş bir alanda gizli örtülü fayların bulunduğu anlaşılıyor. Daha önemlisi bu bölgede depremlerin kaynağı konusu tartışılıyor. Ege bölgesinde, Ege denizi içinde Girit, Rodos hattının levha sınırı kuzeyinde meydana gelen deprem fırtınasının devamı niteliğinde, Karada da hem Yunanistan tarafında hem Türkiye tarafında bu levha sınırının kuzey kesimlerinde lav hareketleriyle ilgili birtakım depremlerin, sismik aktivitenin olduğunu varsaymak mümkün.
Simav Fayı 2011’de kırıldı 6 büyüklüğünde deprem üretti. Simav fayı üzerinde deprem olmuş. Sındırgı’nın yakın batısı, aynı far. Simav fayının doğuya doğru devamı. Batı’da Sındırgı kısmı kırıldı şimdi doğuya doğru Simav civarında 2011’de 6 büyüklüğünde deprem üretmişti. Simav fayzonu dediğimiz fayzonu bu. Sındırgı’dan başlıyor, Afyon’a kadar devam ediyor.
Meteoroloji yarın için uyardı! İstanbul dahil: 10 kentte sarı alarm
KÖYLÜLER DE YAŞADIKLARINI ANLATTI
Depremin merkez üssü Simav ilçesine bağlı Yemişli köyü sakinlerinden Mustafa Gökdeniz, evin dışındayken depremin yaşandığını söyledi.
Panikle eve annesinin yanına geldiğini aktaran Gökdeniz, “Aniden gümbürtü geldi, annem de evin önündeydi. Dolaplalar düştü, çok şiddetli oldu.” şeklinde konuştu.
Alime Gökdeniz, korkudan eve giremediğini belirterek, “Çok korktuk, telefonumu zor aldım.” dedi.
Hüseyin Akarsu ise evindeyken depreme yakalandığını belirterek, “Çok sallandık. Böyle bir deprem daha önce 2011’de oldu. Geçen ki deprem bile bu kadar şiddetli değildi. Binalarımız şu anda epey yoruldu.” ifadelerini kullandı.
Ayşe Bayrak da “Üst kattaydım. Eşim felçli, alt katta yatıyordu. Ben sallanınca üst kattan inemedim, merdivenlerde kaldım. Eşime ceketini, ayakkabısını giydiremedim. Komşularımın yardımıyla çıkardık eşimi.” değerlendirmesinde bulundu.
Ukrayna’ya bombardıman! Zelenskiy bilançoyu açıkladı…

Reklam
Borsa
1.013,18
TL
Dolar
1.002,20
TL
Euro
994,10
TL
Altın
993,99
TL
Borsa
1.067,20
TL
Dolar
1.004,32
TL
Euro
1.003,12
TL
Altın
1.043,38
TL
Borsa
927,94
TL
Dolar
1.019,48
TL
Euro
1.014,78
TL
Altın
994,53
TL
Borsa
1.036,97
TL
Dolar
1.191,25
TL
Euro
1.147,84
TL
Altın
1.170,41
TL
Reklam
Reklam