BIST 100
11.482,60 1,32%
DOLAR
50,1497 0,09%
EURO
55,9304 -0,72%
GRAM ALTIN
6.556,39 -0,60%
BITCOIN
75.628,00 -0,03%
FAİZ
39,49 0,28%
GÜMÜŞ GRAM
83,81 0,09%
GBP/TRY
67,1077 -0,65%
EUR/USD
1,1143 -0,68%
BRENT PETROL
97,05 -0,34%
ÇEYREK ALTIN
10.719,70 -0,60%
İzmir Açık
İzmir hava durumu
6 °
Reklam

EKONOMİ

Artanlar

Tümü
  • Hisse Fiyat Fark
  • OZRDN 9,13 %▲ %10,00
  • BIOEN 12,33 %▲ %9,99
  • ISVEA 15,97 %▲ %9,99
  • KARCL 34,60 %▲ %9,98
  • GUNDG 72,15 %▲ %9,98

Azalanlar

Tümü
  • Hisse Fiyat Fark
  • KARTN 115,20 %▼ %-10,00
  • TRHOL 113,50 %▼ %-9,99
  • OZATD 102,10 %▼ %-9,96
  • RALYH 6,18 %▼ %-9,91
  • SOKM 48,44 %▼ %-9,88

İşlem Görenler

Tümü
  • Hisse Hacim
  • ASELS 13.462.912.580,75
  • THYAO 12.543.258.296,00
  • YKBNK 9.718.677.363,32
  • AKBNK 8.690.714.363,95
  • TUPRS 8.118.700.350,00
Bitcoin
75.653 -0.46%
Ethereum
2.230,94 -0.73%
Tether
0,998922 -0.03%
Binance Coin
694,38 -0.28%
XRP
1,16 -1.84%
Solana
89,01 -1.69%
TRON
0,320318 0.82%
Dogecoin
0,071208 -2.00%
Cardano
0,179969 -2.80%
Dai
0,999787 -0.05%
Avalanche
8,18 -1.97%
Arbitrum B. USDT
0,999951 0.02%
Polygon B. USDT
1 0.05%
Wrapped Solana
98,97 -5.00%
Polygon PoS Bridged DAI (Polygon POS)
0,999531 -0.04%
İstanbul'un suyunu karşılayan barajlar dip seviyeyi gördü!

İstanbul’un suyunu karşılayan barajlar dip seviyeyi gördü!

İstanbul’un su ihtiyacını karşılayan 10 barajdaki doluluk oranı, yağışsız geçen yaz ayları, aşırı sıcaklık ve kuraklık nedeniyle yüzde 29,87’ye düştü. Trakya’dan İstanbul’un su ihtiyacı karşılayan Kırklareli’nin Vize ilçesi sınırlarındaki Kazandere, Pabuçdere ve Istrancalar barajlarındaki düşüş de sürüyor. Kazandere’nin doluluk oranı yüzde 2,41 ile dip seviyeyi gördü. Barajın yüzeyi tamamen kurudu. Baraj havzasında besicilerin hayvanlarını otlattıkları görüldü.

SU SEVİYESİ YÜZDE 30’LARDA
NKÜ Çorlu Mühendislik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Lokman Hakan Tecer, yağışların azalması nedeniyle barajlardaki su seviyelerinin yüzde 30 seviyelerine düştüğünü söyledi. Tecer, “Son 10 yıldaki değişim de tamamen yarı yarıya. Bundan 10 yıl önce barajların bu aydaki seviyesi yüzde 63’lerdeyken, 2025’e geldiğimizde bu oran yüzde 30’a kadar gerilemiş durumda. Bu yağışların azalmasından dolayı barajlardaki seviyesinin düştüğünü görüyoruz” dedi.

BARAJLARDA ÇEKİLEN SU MİKTARI ARTIYOR
Çekilen su miktarlarının da gün geçtikçe arttığına dikkat çeken Tecer, “Tabii iklim değişikliğine bağlı olarak sebepleri var muhakkak ama burada bir şeye dikkat çekmek istiyorum. Barajlardaki su seviyesi düşerken, barajlardan çekilen suyun miktarı da her geçen gün artıyor. Son 10 yıllık trende baktığımız zaman, İstanbul’da her sene 620 milyon metreküp daha fazla bir su çekiyoruz barajlardan. 2015 yılından bugüne kadar barajlardan çektiğimiz suyun seviyesi, yüzde 30 artmış durumda. Ama barajların doluluk oranı da aynı dönemde yüzde 20 azalmış durumda. Burada çok derin bir dilemma var. Hem yağışlardaki bir azalma söz konusu iklim değişikliğine bağlı olarak hem de su tüketimimizde ciddi oranda bir artma meydana geliyor ki bu da nüfusun artmasına bağlı olarak” diye konuştu.

‘ENDÜSTRİDE KULLANILAN SUYUN DEŞARJ LÜKSÜ YOK ARTIK’
Prof. Dr. Tecer, Türkiye’nin su stresi yaşayan bir ülke olduğunu, bu nedenle su kaynaklarının profesyonel olarak bir strateji doğrultusunda korunması gerektiğini dile getirdi. Prof. Dr. Tecer, “Buna devletin ilgili kurumlarının ciddiyetle yaklaşması gerekiyor. Ama bu sadece tek başına yeterli bir tedbir değil. Bugün tarımsal sulamada yüzde 70-75 oranında suyumuzu tüketiliyor. Sanayide yüzde 13’lerde, evsel kullanmaları da direkt geri kalan kısmı kullanılıyor. Dolayısıyla öncelikle tarımda, sonra sanayide, sonra da bireysel kullanımda su kaynaklarımızın kıt olduğu bilinciyle hareket etmek zorundayız. Tarımsal sulamada vahşi sulamadan vazgeçip, damlama sulama ya da bazı bölgelerde yağışa bağlı üretim modelinin değiştirilmesi yoluna gitmemiz gerekiyor. Endüstriyel su tüketimimiz de oldukça fazla. Özellikle bu bölgede yoğun miktarda bir endüstri var. Bunların kullandığı suların arıtılmış olsa bile deşarj edilmesi ya da denize boşaltılması lüksü artık yok. Bunların geri temizlenip, geri kazanılarak süreçte kullanılması gerekiyor. Son olarak da bireysel olarak bizim de suyun tasarrufu kullanımına yönelik bir davranış kalıbı geliştirmemiz lazım. Bir zihniyet dönüşümü, değişimi yaşamamız gerekiyor. Suya dayalı her türlü faaliyetlerimize tasarrufu öncelemek zorundayız” dedi.
‘DENİZ SUYU ARITILMASI SÜRDÜRÜLEBİLİR DEĞİL’
Alternatif olarak bazı ülkelerde deniz suyunun arıtıldığını, ancak bunun sürdürülebilir bir çözüm olmadığını kaydeden Prof. Dr. Tecer, “Deniz suyunu arıtarak içme suyu ve kullanmak için kullanmak teknik olarak mümkündür. Bundan bahsedebiliriz ama bu sürdürülebilir bir çözüm değildir. Çünkü deniz suyu tuzlu bir sudur. Bunun arıtılması, içilecek ya da sulama suyu haline getirilecek aşamaya, kaliteye getirilmesi için muazzam bir yatırım maliyeti gerekir, bir de çok ciddi bir işletme maliyeti vardır. Bugün evlerde kullandığımız suyun metreküpünün belki 3-5 katı, belki 10 katı kadar bir maliyet harcamamız gerekir. Bu en son duyacağımız bir çözüm olabilir ancak deniz suyunun arıtılması, tekrar kullanılması günümüz teknolojisiyle sürdürülebilir bir çözüm, bir yaklaşım asla değildir” diye konuştu.
‘SANAYİ SUYUNUN GERİ KAZANILMASI GEÇ KALINMIŞ BİR EYLEM’
Sanayide kullanılan suların arıtılarak geri kazanılmasının ekonomik olarak daha sürdürülebilir olduğunu belirten Tecer, “Deniz suyundan daha makul, daha anlaşılabilir, daha sürdürülebilir bir yaklaşımdır bu. Evet, sanayicinin kullandığı suların arıtılarak geri kazanılması mümkündür. Teknik olarak da mümkün. Ekonomik olarak da sürdürülebilirdir. Ayrıca özellikle sanayinin yoğun olduğu bölgelerde bu da bir zorunluluktur. Suların geri kazanılması ve prosesleri de tekrar kullanılması mutlaka yapılması gereken, belki geç bile kalınmış bir eylem olarak karşımızda duruyor” dedi.
İstanbul’un su ihtiyacını karşılayan 10 barajın doluluk oranları şöyle:
Ömerli: 21,49
Darlık: 44,09
Elmalı: 51,2
Terkos: 36,04
Alibey: 17,66
Büyükçekmece: 33,7
Sazlıdere: 31,51
Istrancalar: 21,05
Kazandere: 2,41
Pabuçdere: 18,11
…

Demirören Medya TV Grup Başkanı Murat Yancı, Beyaz Saray'daki tarihi dakikaları anlattı! ABD'de Türkiye rüzgarı

Demirören Medya TV Grup Başkanı Murat Yancı, Beyaz Saray’daki tarihi dakikaları anlattı! ABD’de Türkiye rüzgarı

BM Genel Merkezi’nin bulunduğu New York’ta her yıl üye ülkelerin devlet ve hükümet başkanlarını buluşturan Genel Kurul, 23-29 Eylül’de “Birlikte daha iyi: Barış, kalkınma ve insan hakları için 80 yıl ve daha fazlası” temasıyla düzenleniyor.
BM Genel Kurulu’nda boş salona konuşan Netanyahu’ya 2. şok! ‘Halkını sattın, yalan söyledin’
ERDOĞAN-TRUMP GÖRÜŞMESİNİN ŞİFRELERİ
Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Trump görüşmesinin perde arkasındaki detaylar neler? 80. BM Genel Kurulu’nda liderler ne mesaj verdi? Filistin için yeni bir yol haritası çizilecek mi? NATO Rusya ile savaşa mı girecek? Türkiye ABD ile ticarette yeni bir sayfa mı açıyor? F-16 ve F-35 konusunda kritik dönemeç aşılacak mı? Hakan Çelik soruyor, genel kurulun nabzını tutan, Demirören Medya TV Grup Başkanı Murat Yancı gözlemlerini aktarıyor.

Demirören Medya TV Grup Başkanı Murat Yancı’nın açıklamalarından satır başları;
Yurt dışına çıktığınız zaman Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın oradaki yarattığı enerjiyi de çok iyi görüyoruz. Baktığımız zaman ortam o kadar samimi görüntüler verildi ki. İzlemek keyifti. Orada sürekli bir tempo ve gelişme vardı. Devamlı açıklamalar geldi. Türkevi’nin çok stratejik bir noktası var. Bütün liderler yanından geçiyor.
Bence Erdoğan New York’tan ve Washington’dan rüzgar gibi geçti diyebiliriz çünkü orada gördüğü ilgi ve konuşması her şey Türkiye’nin çok lehineydi.
ABD’de FOX TV Trump yanlısı olarak biliniyor. Erdoğan Trump ile görüşmesi öncesi orada röportaj verdi. Gazze ile ilgili ne diyorsa oradaki röportajında da aynısın söyledi. Çok dik ve omurgalı bir duruş sergiledi. İsrail aleyhine söylenmesi gereken her şeyi söyledi. Türkiye’nin net belli bir dik duruşu var.
145 yıldır kanıt peşindeler! İncil, Siloam’ı emretmiş: ‘İsrail’in emellerine böyle set çektik’
“ERDOĞAN’A İNANILMAZ SAYGI GÖSTERDİ”
Trump’ın ilk karşılama anındaki beden dili tavrı saygısı bende kaygıyı yok etti. Görüşme düşünülenin aksine çok pozitif bir görüşme olacak. Trump, heyetler arası görüşmelerde uğurlamada inanılmaz sıcak ve Erdoğan’a inanılmaz bir saygı gösterdi.
Trump’ın BM konuşmasına baktığımız zaman çok enteresan. Dünyada birçok kriz var nelerden bahsediyor; New York’un ne kadar güvenli olduğundan bahsediyor Biden ile ilgili şeyler söylüyor. Dolayısıyla ben şöyle yorumladım. Trump’ın mesajı benim iç meselelerim dünyadan daha önemli. Bir taraftan da bence bu dünyayı ben yönetiyorum mesajı. Bilinç atlında böyle bir şey var.

“ERDOĞAN NE SÖYLENMESİ GEREKİYORSA SÖYLEDİ”
Bu zirvede Erdoğan ne söylenmesi gerekirse söyledi, bu çok kıymetli ve İsrail’i rahatsız eden bir fotoğraf. Erdoğan Gazze olayı başladığından beri İsrail’in yaptıkların her yerde söylüyor. Ama burada bire birde tamamen bunları anlatma şansı buldu. Bence çok etkili oldu. İsrail konusunda dünya çok daha farklı bir yere evrilmeye başladı. Filistin’i tanıyan ülkelerin sayısı artmaya başladı. Bunlar çok fazla önemli. Birkaç sene evvel olsa İsrail’e karşı bu kadar gösteri olabilir mi diye düşünsek birçok insan düşünmezdi. Dünya Türkiye’nin yanına geldi. Biz baştan sona hep aynı noktadaydık.
İsrail lobisinden F-35 hamlesi: Türkiye’nin adımı sonrası harekete geçtiler! Kongre’de çarpıcı mektup

Netanyahu ‘Yalnız ve çukurdaki ülkem’ diye düşünüyordur. İsrail için mızrağın çuvala sığmadığı bir noktaya geldi.
Belli bir kesimimizde özellikle ABD’yi doğru algıladığımızI düşünmüyorum. BM’nin durumu gerçekten fecaat. Orada bir kaos var. Biz bilet aldık bilet almayan da girdi. Trump yürüyen merdivende kaldı, bu yakışıyor mu BM’ye? Trump konuşmaya başladığı an prompter bozuldu. ABD hükümeti bunun BM tarafından kasıtlı yapıldığın iddia etti.
BM BİNASINDAKİ KAOS
ABD ve batı ülkesinde yaşanınca aksaklıklar olabilir gözüyle karşılanıyor. Macron da trafikte kaldı. Komik olan şöyle bir tarafı var, içeriye giriyoruz mesela BM binasına öyle bir kaos var ki ben birçok noktada güvenlik olduğunu düşünmüyorum. Yollar kapalı bayağı uzun mesafe yürümek zorunda kaldık ve kimse tepki göstermiyor, Türkiye’de bu olsa ortalık ayağa kalkar. Olabilecek bir şeymiş gibi bakıyor.
NİYE F-35 İSTİYORUZ?
Niye F 35 almak istiyoruz? KAAN’ın gelmesi 10 yıl sürecek. Biz F-35 programındayken 1005 parçasını Türkiye üretiyordu. KAAN’ın bu kadar hızlı ilerlemesinin sebebi de buydu. Kendimiz şimdi yola devam ediyoruz. F-35’e geri döndüğümüzde sistemleri göreceğiz KAAN’a da daha fazla uyarlayacağız.Bizim ana omurgamızı yine KAAN ve HÜRJET oluşturacak.
İkinci önemli konu da şu; NATO ülkeleri şu anda 5. nesil savaş uçağı sistemine geçti bizde 4. var. Biz bir adım geride kaldık. Dolayısıyla bizim yapmamız gereken 5. nesil savaş uçağına sahip olursak NATO’ya entegre olacağız. Bir saptırma ve her şeyi böyle farklı göstermekten vazgeçmemiz lazım, reel şartlar neyi gerektiriyorsa onu almamız lazım. F-35 konusunda en fazla 40 uçak almak gibi bir planımız var. KAAN daha hızlı envantere girerse o F-35 sayısı düşebilir. Yerli motorun daha hızlı hayata geçmesiyle değişebilecek bir durum.
“S-400’LERİN ELDEN ÇIKARILMASI DÜŞÜNÜLMÜYOR”
Türkiye S-400leri elden çıkarmayı düşünmüyor. Baltıklarda da S-400 var. Hindistan aldı. Trump “Patriot verelim” demiş. CAATSA’da metin değişirse F35 ile S-400’ün karşılaşması gibi bir durum olmayacak.
Bazı meseleleri çetrefilli hale getiriyoruz. Türkiye’nin THY için uçak alma planı daha önce de vardı. Boeing ve Airbus dışında zaten imalatçı yok.
ABD’Lİ MİLYARDERLER İLE KRİTİK GÖRÜŞMELER
Nükleer konusunda da biz birileriyle bir şeyler yapacağız ki o teknoloji ve bilgiye sahip olalım. Türkiye nükleer konusunda da çağın bilgisine sahip olmak zorundadır. ABD ile de bu noktada bir anlaşma gerçekleştirildi.
Türkiye’nin en önemli konularından birisi ekonomi. Ne kadar yatırım çekersek o kadar daha iyi. Önemli görüşmeler yapıldı. Erdoğan da ABD’nin milyarderleri ile görüştü. Türkiye’ye yönelik çok olumlu bir hava var. Umarım en kısa sürede büyük yatırımların geldiğini görürüz.
ŞARA’NIN BM KONUŞMASI
Şara’nın BM’de konuşma yapması Suriye’yi yöneten kişi olduğunu da perçinledi. Türkiye’nin başarısı bu tablo. Suriye’deki istikrar Türkiye’yi de pozitif etkileyecek. Hepimiz İsrail’in bir kaos olsun istediğini görüyoruz. İsrail terör örgütü entegre olmasın istiyor.
…

Borsa İstanbul'da manipülasyon soruşturmasında ikinci dalga operasyon

Borsa İstanbul’da manipülasyon soruşturmasında ikinci dalga operasyon

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca, BİST pay piyasasındaki bazı işlemlerde manipülasyon yapıldığı iddiasıyla başlatılan soruşturmaya ilişkin yapılan açıklamada, “suç işlemek amacıyla örgüt kurma”, “Sermaye Piyasası Kanununa muhalefet” ve “suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama” suçlarına ilişkin yürütülen soruşturmanın genişletildiği belirtildi.
İlginizi Çekebilir
Sermaye Piyasası Kurulunun yeni tarihli raporuyla Pamel Yenilenebilir Elektrik Üretim Anonim Şirketi (PAMEL) hisse senetlerine yönelik manipülasyon tespit ederek yazılı başvuruda bulunduğu aktarılan açıklamada, bunun üzerine ikinci dalga operasyonun gerçekleştirildiği bildirildi.
Açıklamada, İstanbul ve Van’da düzenlenen operasyonda şüpheliler A.K, B.Ç, E.Y, E.Ö.K, E.B, H.G, İ.K.B, K.B, K.D, K.İ.B. ve S.D’nin gözaltına alındığı, tespit edilen adreslerde arama ve el koyma işlemleri tedbiri uygulandığı ifade edildi.
İlgili kişi ve şirketler hakkında detaylı incelemelerin devam ettiği aktarılan açıklamada, soruşturmanın titizlikle ve çok yönlü şekilde sürdürüldüğü kaydedildi.
BM Genel Kurulu’nda boş salona konuşan Netanyahu’ya 2. şok! ‘Halkını sattın, yalan söyledin’
SORUŞTURMA
Başsavcılıktan 16 Eylül’de yapılan açıklamada, “Sermaye Piyasası Kanununa muhalefet” suçundan elde edilen gelirleri borsa ve diğer yatırım organlarını kullanarak akladığı belirlenen Investco Holding yetkilisi şüpheliler hakkında adli işlem gerçekleştirildiği bildirilmişti.
Açıklamada, “Dosya kapsamında Mali Suçları Araştırma Kurulu Başkanlığı ve Sermaye Piyasası Kurulunun suçtan elde edilen değere ilişkin raporlarında geçen isim ve şirketler incelenmektedir. Eylemleri tespit edilen 14 şüpheli gözaltına alınmıştır. Cumhuriyet Başsavcılığımızca, soruşturma tüm yönleriyle titizlikle sürdürülmektedir.” ifadelerine yer verilmişti.
Soruşturma kapsamında daha sonra 5 şüpheli daha yakalanmış, böylece şüpheli sayısı 19’a yükselmişti.
İlk operasyonda gözaltına alınan şüphelilerden 13’ü tutuklanmış, 6’sı hakkında adli kontrol tedbiri uygulanmıştı….

600 yıllık kayıp sır ortaya çıktı: Antalya'dan Konya'ya selam olsun

600 yıllık kayıp sır ortaya çıktı: Antalya’dan Konya’ya selam olsun

Antalya’da Rölöve ve Anıtlar Müdürü, YİKOB Kültür Varlıkları Birim Sorumlusu görevlerinde bulunan koruma ve restorasyon uzmanı Cemil Karabayram, Konya’nın Beyşehir ilçesine bağlıyken 1987’de ilçe olan Hüyük’teki Köşk Acem Nasuh Bey Camisi’nden kaybolan ve en az 600 yıllık olduğu düşünülen mihrabı, 3 yıllık araştırmaları neticesinde Antalya’da buldu.
Köşk köyünden Antalya’ya getirilen 600 yaşındaki mihrabı bulduktan sonra ilgili makamlara bilgi verdiğini kaydeden Karabayram, yaptığı paylaşımda, “3 yıldır gece gündüz demeden araştırdığım 600 yaşındaki mihrabın hiç zarar görmemesi umut verici. Antalya’dan Konya’ya selam olsun” dedi.

Olayla ilgili Konya Valisi İbrahim Akın’a hitaben bilgi notu hazırlayan Cemil Karabayram, Antalya’nın Muratpaşa ilçesinde tarihi Kaleiçi’ndeki Tuzcular Mahallesi’nde bulunan bir halıcının iş yerindeki merdiven geçişine askılama aparatıyla montajı yapılan mihrabın, iş yeri sahibiyle yaptığı görüşme sonucu Konya’daki bir camiden getirildiğini ifade ettiğini kaydetti.

1970’DEKİ ONARIMDA İZİNSİZ ALINMIŞ
Karabayram, mihrabın nereden geldiği yönünde yaptığı araştırmalar ve tespitler kapsamında Konya Selçuk Üniversitesi Sanat Tarihi Bölümü’nden emekli ve Konya’daki camiler konusunda uzman sanat tarihçisi Dr. Yaşar Erdemir ile yaptığı görüşmeye ilişkin şunları söyledi:
Alıntı Metni
ZARAR GÖRMEDİĞİ DÜŞÜNÜLÜYOR
Mihrabın mevcut durum itibarıyla bir zarar görmediğini, ancak başka mimari parçalarının olup olmadığının bilinmediğini anlatan Karabayram, “Köşk Acem Nasuh Bey Camisi’nin mihrabının yerinde olmaması bütünsel olarak yapı mimari tarzı üslubu incelendiğinde aynı dönem eki olduğu görülmektedir. Tarihimizde önemli bir yeri olan ecdat emaneti, yadigarı mihrap merdiven geçişi değil, camimizin en önemli yapı elamanı olarak hak ettiği yeri bulmalıdır. İnanıyorum ki emaneti, mihrabı tekrar asli yerine kazandıracaksınız” dedi.

‘MİHRABI YENİLENMİŞ, ORİJİNAL DEĞİL’
Selçuk Üniversitesi’nde Sanat Tarihi Bölümü hocasıyken çalışmalarının Konya yöresindeki camiler üzerine olduğunu belirten Dr. Yaşar Erdemir, “Bütün köylerdeki, ilçelerdeki, merkezdeki camilerin hepsini aşağı yukarı biliyorum. Bunların malzemesi, mihraplar, minberleri vesaire hepsini inceledim. Onlar içerisinde Köşk köyündeki caminin mihrabı eksikti, hala eksik. Yerini boş bırakmışlar. Yani bütün camilerde ister ahşap, ister taş ya da çini olsun, bütün mihraplar yerinde dururken, sadece Köşk köyünün camisinin mihrabı yerinde yok. Ne olduğu konusunda da kimsenin bir bildiği de yok. Dolayısıyla bir yere oradan gitmiş olmalı. Minberi de yenilenmiş zaten, orijinal değil” ifadelerini kullandı.

TAMİRAT SIRASINDA ALINMIŞ
Araştırmalarında Köşk Camisi’ne ait mihrap ve minberin yerinden alındığı ama kimin aldığı ve nerede olduğunu bilmediklerini belirten Dr. Erdemir, “Belli ki bir tadilat, tamirat sırasında alınmış. Yoksa sağlamken, ibadete açıkken oradan alınıp, çalınıp götürülmesi zor. Ben 1980’li yıllardan sonra o çevreyi araştırdım, çalıştım. O zaman da yoktu o mihrap. 81-82’de gittim oralara dolaştım, o zamanlarda mihrap yerinde yoktu. Antalya’da bir yerde bulunmuş, Cemil Bey, fotoğraflarını gönderdi bana. Olsa olsa bu mihrap bu camiye ait olabilir diye düşündük. Böyle bir eser bir ecdat yadigarı değil mi? Manevi değeri olan bizim kutsal ibadetlerimize ait bir parçanın böyle gelişigüzel yerlerde sergilenmesi ya da teşhir edilmesi, kendisine layık olmayan bir ortamda bulunması da biraz üzüntü verici. Arkadaşımız sağ olsun bu konuda hassas davrandı” diye konuştu.

Dr. Erdemir, şunları söyledi:
Alıntı Metni
Süreçle ilgili başlatılan inceleme sonunda mihrabın ait olduğu yere götürülmesi bekleniyor.
YAĞMALANAN TARİHİ ESERLERİ DAHA ÖNCEDE BULDU
Diğer yandan Cemil Karabayram, Akseki, Ormana, İbradı ve Sarıhacılar bölgelerinde sahipleri başka şehirde yaşayan ve boş olan tarihi evlerden yağmalandığı düşünülen tarihi eserlerin satışının yapıldığı bir iş yerini belirlemişti. Bir ihbar üzerine Manavgat ilçesinde kara yolunda inceleme yaptığı mobilya dekorasyon firmasında çok sayıda tarihi eserle karşılaşan Karabayram, Roma dönemine ait 1500 yıllık olduğu belirtilen sütun başlıkları ve özel işlenmiş taşları görüntülemişti. Akseki bölgesindeki tarihi evler içerisinden yağmalandığı belirtilen çok sayıda Osmanlı ve Selçuklu dönemlerine ait evlere ait kapı, pencere, dolap, kilim gibi tarihi niteliği bulunan malzemeleri de görüntüleyen Karabayram’ın ilgili makamlara yaptığı başvuru neticesinde tüm tarihi eserlere el konulmuş ve tek tek belgelenen eserler Side Arkeoloji Müzesi’ne kaldırılmıştı. Ayrıca iş yeri sahibi hakkında da Manavgat Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 2863 sayılı kanun kapsamında soruşturma başlatılmıştı.

…

Reklam
SON DAKİKA HAVA DURUMU HABERLERİ: Orhan Şen gün verip açıkladı: İki güne dikkat, esas yağmur geliyor

SON DAKİKA HAVA DURUMU HABERLERİ: Orhan Şen gün verip açıkladı: İki güne dikkat, esas yağmur geliyor

Meteoroloji Genel Müdürlüğü tarafından yapılan tahminlere göre: Ülkemizin kuzey kesimlerinin parçalı, yer yer çok bulutlu, Doğu Karadeniz kıyıları ile Kırklareli’nin doğu çevrelerinin yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı, diğer yerlerin az bulutlu ve açık geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların; öğle saatlerine kadar Trabzon’un doğusu ile Rize çevrelerinde kuvvetli ve yer yer çok kuvvetli (21-75 kg/m2) olması bekleniyor. Sabah ve gece saatlerinde İç Anadolu’nun kuzeyi ve Karadeniz’in iç kesimlerinde pus ve yer yer sis bekleniyor.

‘ESAS YAĞMUR PAZARTESİ VE SALI’
CNN TÜRK Meteoroloji Danışmanı Orhan Şen sosyal medya üzerinden yaptığı değerlendirmede ay sonuyla birlikte sonbaharın kendini iyice hissettireceğini belirerek: “Türkiye yaz havasından ayrılıyor artık. Ay sonu itibarıyla sonbahar kendisini iyice hissettirecek. Kuzey ve iç kesimlerde sıcaklıklar düşmeye başladı. Sıcaklıklar 3-5 derece arasına azalacak. Bu azalmalardan İstanbul ve Ankara’da nasibini alacak. Önümüzde hafta 20 derecenin altına düşmesi bekleniyor. İstanbul bugün ve yarın yağmurlu. Ama esas yağmur pazartesi ve salı günü bekleniyor.Türkiye’nin batı ve kuzey bölgelerinden yağış görülecek” dedi.

Sarı Kod’lu uyarı yapılan iller: Balıkesir, Bursa, Çanakkale, Edirne, İstanbul, İzmir, Kırklareli, Kocaeli, Manisa, Rize, Tekirdağ, Trabzon, Yalova
HAVA SICAKLIĞI: Hava sıcaklığının, yurdun kuzey kesimlerinde mevsim normallerinin 2-4 derece altında, diğer yerlerde normalleri civarında olması bekleniyor.
RÜZGAR: Genellikle kuzeyli yönlerden hafif, ara sıra orta kuvvette, Marmara ile Kuzey Ege kıyılarında kuzey ve kuzeydoğu yönlerden, yurdun güneydoğusunda güney ve güneybatı yönlerden yer yer kuvvetli (40-60 km/saat) eseceği tahmin ediliyor.
UYARILAR
KUVVETLİ YAĞIŞ UYARISI: Yağışların; Trabzon’un doğusu ile Rize çevrelerinde kuvvetli ve yer yer çok kuvvetli (21-75 kg/m2) olmasıbeklendiğinden sel, su baskını, heyelan ve ulaşımda aksamalar gibi olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunması gerekmektedir.
KUVVETLİ RÜZGAR UYARISI: Rüzgarın, Marmara ile Kuzey Ege kıyılarında kuzey ve kuzeydoğu yönlerden, yurdun güneydoğusunda güney ve güneybatı yönlerden yer yer kuvvetli (40-60 km/saat) esmesi beklendiğinden yaşanabilecek olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunması gerekmektedir.

…

Demirören Medya TV Grup Başkanı Murat Yancı'dan CNN TÜRK'te ABD'deki temaslara dair önemli açıklamalar

Demirören Medya TV Grup Başkanı Murat Yancı’dan CNN TÜRK’te ABD’deki temaslara dair önemli açıklamalar

BM Genel Merkezi’nin bulunduğu New York’ta her yıl üye ülkelerin devlet ve hükümet başkanlarını buluşturan Genel Kurul, 23-29 Eylül’de “Birlikte daha iyi: Barış, kalkınma ve insan hakları için 80 yıl ve daha fazlası” temasıyla düzenleniyor.
ERDOĞAN-TRUMP GÖRÜŞMESİNİN ŞİFRELERİ
Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Trump görüşmesinin perde arkasındaki detaylar neler? 80. BM Genel Kurulu’nda liderler ne mesaj verdi? Filistin için yeni bir yol haritası çizilecek mi? NATO Rusya ile savaşa mı girecek? Türkiye ABD ile ticarette yeni bir sayfa mı açıyor? F-16 ve F-35 konusunda kritik dönemeç aşılacak mı? Hakan Çelik soruyor, genel kurulun nabzını tutan, Demirören Medya TV Grup Başkanı Murat Yancı gözlemlerini aktarıyor.

Demirören Medya TV Grup Başkanı Murat Yancı’nın açıklamalarından satır başları;
Yurt dışına çıktığınız zaman Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın oradaki yarattığı enerjiyi de çok iyi görüyoruz. Baktığımız zaman ortam o kadar samimi görüntüler verildi ki. İzlemek keyifti. Orada sürekli bir tempo ve gelişme vardı. Devamlı açıklamalar geldi. Türkevi’nin çok stratejik bir noktası var. Bütün liderler yanından geçiyor.
Bence Erdoğan New York’tan ve Washington’dan rüzgar gibi geçti diyebiliriz çünkü orada gördüğü ilgi ve konuşması her şey Türkiye’nin çok lehineydi.
ABD’de FOX TV Trump yanlısı olarak biliniyor. Erdoğan Trump ile görüşmesi öncesi orada röportaj verdi. Gazze ile ilgili ne diyorsa oradaki röportajında da aynısın söyledi. Çok dik ve omurgalı bir duruş sergiledi. İsrail aleyhine söylenmesi gereken her şeyi söyledi. Türkiye’nin net belli bir dik duruşu var.
“ERDOĞAN’A İNANILMAZ SAYGI GÖSTERDİ”
Trump’ın ilk karşılama anındaki beden dili tavrı saygısı bende kaygıyı yok etti. Görüşme düşünülenin aksine çok pozitif bir görüşme olacak. Trump, heyetler arası görüşmelerde uğurlamada inanılmaz sıcak ve Erdoğan’a inanılmaz bir saygı gösterdi.
Trump’ın BM konuşmasına baktığımız zaman çok enteresan. Dünyada birçok kriz var nelerden bahsediyor; New York’un ne kadar güvenli olduğundan bahsediyor Biden ile ilgili şeyler söylüyor. Dolayısıyla ben şöyle yorumladım. Trump’ın mesajı benim iç meselelerim dünyadan daha önemli. Bir taraftan da bence bu dünyayı ben yönetiyorum mesajı. Bilinç atlında böyle bir şey var.
…

SON DAKİKA HABERLERİ: Sındırgı'daki artçı depremler ne kadar devam edecek?

SON DAKİKA HABERLERİ: Sındırgı’daki artçı depremler ne kadar devam edecek?

Yurdun batısından bir süredir sarsıntı haberleri gelmeye devam ediyor. Balıkesir Üniversitesi Deprem Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. İbrahim Türkmen, Balıkesir’in Sındırgı ilçesinde 10 Ağustos’ta meydana gelen 6,1 büyüklüğündeki depremi takip eden 5 veya daha küçük ölçekli artçı şokların uzun süre devam edeceğinin tahmin edildiğini bildirdi.
İlginizi Çekebilir
Türkmen, yazılı açıklamasında, 10 Ağustos’ta yaşanan 6,1 büyüklüğündeki depremin ardından büyüklüğü 3 ve üzerinde olan 661 artçı sarsıntının kaydedildiğini bildirdi.
Uzmanlar, Beyaz Saray’daki Erdoğan-Trump buluşmasını Milliyet’e değerlendirdi: ‘Yeni dönemin kapısı açıldı’
Ege Bölgesi’nde benzer nitelikli fay zonlarında gelişen depremlerde artçıların uzun süre devam ettiğini hatırlatan Türkmen, şunları kaydetti:
“27 Mart 1970’te merkez üssü Gediz ilçesine bağlı Akçaalan köyü olan 7,2 büyüklüğündeki depremin artçıları 1 yıldan fazla sürmüştür. Bu süreçte büyüklüğü 3’ün üzerinde 6 binden fazla artçı şok meydana gelmiştir. 1 Ekim 1995’te Afyonkarahisar’ın Dinar ilçesinde meydana gelen 6,1 büyüklüğündeki depremin ardından ise 20 gün içerisinde yaklaşık 4 bin artçı şok kaydedilmiştir. 10 Ağustos 2025 tarihli Sındırgı depremini takip eden yaklaşık 1,5 aylık sürede meydana gelen söz konusu küçük ölçekli yoğun depremler ‘deprem fırtınası’ olarak adlandırılabilir. Deprem fırtınası, düşük ve orta ölçekli sığ odaklı depremlerin meydana geldiği alanlarda oluşur. Dolayısıyla 6,1 büyüklüğündeki Sındırgı depremini takip eden 5 veya daha küçük ölçekli artçı şokların uzun süre devam edeceği tahmin edilmektedir.”…

Reklam
Ferdi Zeyrek'in elektrik akımına kapılarak ölümüne ilişkin yeni bilirkişi raporu ortaya çıktı

Ferdi Zeyrek’in elektrik akımına kapılarak ölümüne ilişkin yeni bilirkişi raporu ortaya çıktı

Evinin havuzunun makine odasındaki arızayı kontrol etmek isterken elektrik akımına kapılan Ferdi Zeyrek’in ölümüyle ilgili Manisa Cumhuriyet Başsavcılığının başlattığı soruşturma devam ediyor.
Bu kapsamda olayın meydana geldiği havuzun enerji odasının standartlara uygun yapılmaması, motor ve elektrik aksamlarının hatalı monte edilmesi ile ilgili sorumlulukları bulunduğu değerlendirilen kişilerin tespiti amacıyla İstanbul Teknik Üniversitesi uzmanlarınca ek bilirkişi raporu hazırlandı.
Rapora göre, soruşturma kapsamında tutuklanan, havuzun enerji odasındaki motor ve elektrik düzeneklerini standartlara aykırı şekilde montajladığı iddia edilen N.B. ile daha önce arızalanan havuz motorunu tamir sonrası hatalı taktığı öne sürülen H.İ. asli kusurlu sayıldı.
Bu kapsamda havuzun inşa işini gerçekleştirdiği gerekçesiyle tutuklanan diğer şüphelilerden Z.M’ye ise kusur bağlanmadı. Buna göre Z.M, işlemlerinin ardından cezaevinden tahliye edildi.
Yeni raporda, havuzun yapım süreci ve sonrasındaki denetim yükümlülüklerini yerine getirmeyen 6 kişinin daha kusurlu olduğu belirtildi.
Söz konusu kişilerin, inşaat aşamasındaki denetim görevlerini ihmal ettikleri ve tesisat tamamlandıktan sonra gerekli kontrolleri yapmadıklarına yer verildi.
Yeni şüpheliler hakkında adli işlem başlatıldığı, iddianamenin hazırlanmasının ardından kamu davası açılacağı öğrenildi.
İlginizi Çekebilir

OLAY
Yunusemre ilçesindeki evinde 6 Haziran akşamı havuzun makine odasındaki arızayı kontrol etmek isterken elektrik akımına kapılan eski Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Ferdi Zeyrek, ağır yaralı halde kaldırıldığı Manisa Celal Bayar Üniversitesi Hafsa Sultan Hastanesi’nde 9 Haziran’da vefat etmişti.
Havuzun bakımından sorumlu Y.Ö. ile kaçak akım durumunu bildirmediği belirlenen sitenin bakım ve güvenlik işlerinden sorumlu A.S. gözaltına alınmış, iki şüpheli 11 Haziran’da adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı.
14 Haziran’da ise evindeki enerji odasının havuza mesafesini standartlara uygun inşa etmediği öne sürülen Z.M, havuzun yapımında görev aldığı değerlendirilen M.Y.P, havuz enerji odasındaki motor ve elektrik aksamları ile diğer ekipmanları standartlara aykırı dizayn edip montajını yaptığı ileri sürülen N.B. ile yanlış ve hatalı montaj gerçekleştirdiği iddia edilen H.İ. gözaltına alınmıştı.
Adliyeye sevk edilen zanlılardan Z.M, N.B. ve H.İ. “taksirle ölüme neden olma” suçlamasıyla tutuklamış, M.Y.P. ise savcılıktaki işlemlerinin ardından serbest bırakılmıştı….

Bakan Yerlikaya duyurdu: Son 6 ayda 144 mağara ve barınma alanı imha edildi

Bakan Yerlikaya duyurdu: Son 6 ayda 144 mağara ve barınma alanı imha edildi

İçişleri BakanıAliYerlikaya, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, 30 ilde son 6 aydır Jandarma tarafından devam eden arazi taramalarında; 144 mağara, sığınak ve barınma alanı imha edildiğini kaydetti.
İlginizi Çekebilir
Bakan Yerlikaya, bu dönemde 18 terör örgütü mensubunun da teslim olmasının sağlandığını bilgisini verdi.Yerlikayaçalışmalarla ilgili şu ayrıntıları paylaştı:
“174 adet el bombası, 119 adet uzun namlulu silah, 58 adet mayın/EYP, 46 kg patlayıcı madde, 13 adet RPG-7 roketatar, havan, bombaatar, lav silahı, 4 adet tabanca, 4 adet av tüfeği, 34 adet telsiz, 5 adet jeneratör, 16 bin 399 adet çeşitli ebatta ve çapta mühimmat; Jandarma Özel Harekât (JÖH), Jandarma Komando ve Güvenlik Korucuları ile Jandarma SİHA ve ATAK helikopterlerinin desteğiyle; Adıyaman, Ağrı, Ardahan, Artvin, Batman, Bingöl, Bitlis, Diyarbakır, Elazığ, Erzincan, Erzurum, Gaziantep, Giresun, Gümüşhane, Hakkari, Hatay, Iğdır, Kahramanmaraş, Kars, Mardin, Muş, Ordu, Osmaniye, Rize, Siirt, Sivas, Şırnak, Tokat, Tunceli ve Van’da düzenlenen saha taramalarında ele geçirildi.Jandarma İstihbarat Başkanlığımızı, TEM Daire Başkanlığımızı, İl Jandarma Komutanlarımızı ve Kahraman Jandarmamızı tebrik ediyorum.
BM Genel Kurulu’nda boş salona konuşan Netanyahu’ya 2. şok! ‘Halkını sattın, yalan söyledin’
675 bin içişleri ailemizle birlikte, ülkemizin dört bir yanında, gece gündüz demeden aziz milletimizin huzur ve güvenliği için daima görevimizin başındayız.”…

Fakülte var öğrenci yok

Fakülte var öğrenci yok

Ozan Ömer Kadüker / İstanbul – Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) Ek Yerleştirme başvuruları devam ediyor. Kılavuza göre yaklaşık 138 bin boş kontenjan bulunuyor. Bazı bölümler ise tamamen boş kaldı, bir öğrenci bile yerleşmedi. Bu bölümlerin başında da fen bilgisi öğretmenliği geliyor. 1075 kontenjanı bulunan bölümün, ek yerleştirmede 758 boş kontenjanı var. Yani Türkiye genelinde doluluk oranları yalnızca yüzde 29,5 oldu.
Ağrı İbrahim Çeçen, Aksaray, Alanya Alaaddin Keykubat, Amasya, Bartın, Bayburt, Düzce, Ordu, Siirt, Sivas Cumhuriyet, Trabzon, Uşak üniversitelerinin de aralarında bulunduğu 25’i aşkın üniversitede fen bilgisi öğretmenliğine kimse yerleşmedi. Ek yerleştirmede de kimse seçmezse bu bölümlerde bu yıl eğitim yapılmayacak.
İlginizi Çekebilir
Sınıflar boş kaldı
Boş kalan üniversitelerden biri de Aksaray Üniversitesi. 40 kontenjanı bulunan Fen Bilgisi Öğretmenliği Bölümü’nü geçen yıl sadece Kuddusi Çağrı Karakaya ile Türkmenistan uyruklu Veli Babanyazov adlı iki öğrenci tercih etmişti. Yönetim de kontenjan sayısını bu yıl 10’a düşürdü. Ancak bu yıl da hiçbir öğrenci, bölümü tercih etmedi. Fen Bilgisi Öğretmenliği bölümünde 3. ve 4. sınıftaki toplam 65 öğrenci ile geçen yıl başlayan 2 öğrenci, 40-50 kişilik sınıf ve laboratuvarda 4’ü profesör olmak üzere 17 akademisyen eşliğinde eğitimlerini sürdürüyor. Bu durumda 3 öğrenciye 1 akademisyen düşüyor.
Fen bilgisi öğretmenliğine bu yıl hiç kimsenin yerleşmediği diğer üniversitelerde de durum benzer. Örneğin Siirt Üniversitesi’nde 2’si profesör olmak üzere 10 akademisyen, Düzce Üniversitesi’nde 2’si profesör olmak üzere 8 akademisyen bulunuyor. Bartın Üniversitesi’nde 8, Uşak Üniversitesi’nde de 13 akademisyen var.
Doğuya talep az
ÜniAr verilerine göre lisans programlarında doluluk oranı yüzde 93.7 iken, ön lisans programlarında bu oran yüzde 86.6’ya düşüyor. Verileri değerlendiren ÜniAr, “Bu fark, öğrencilerin üniversite tercihlerinde önceliklerinin daha çok lisans programlarına yöneldiğini; meslek yüksekokullarının ise cazibesini kaybettiğini gösteriyor” ifadelerini kullandı.
Hacettepe, Gazi, İstanbul Teknik, Ege, Karadeniz Teknik gibi köklü üniversitelerde yüzde 95’in üzerinde doluluk oranları göze çarparken; Hakkari, Şırnak, Munzur, Iğdır gibi üniversitelerde doluluk oranlarının yüzde 80’ler seviyesine kadar gerilediğini aktaran ÜniAr, bu durumun yalnızca öğrenci tercihleriyle açıklanamayacağını bölgesel eşitsizlik, altyapı eksikleri ve mezuniyet sonrası iş bulma beklentileri belirleyici olduğuna dikkat çekti.

145 yıldır kanıt peşindeler! İncil, Siloam’ı emretmiş: ‘İsrail’in emellerine böyle set çektik’

En az tercih edilen bölümler
Üniversite Araştırmaları Laboratuvarı (ÜniAr) verilerine göre en az tercih edilen bölümlerin doluluk oranları şöyle:
● Fen Bilgisi Öğretmenliği yüzde 29,5
● Çevre Mühendisliği yüzde 75
● Harita Mühendisliği yüzde 84
● Rekreasyon Yönetimi yüzde 88
● Gıda Mühendisliği yüzde 88.3
● Sanat Tarihi yüzde 88.4
● Felsefe yüzde 88.6
● Tarih yüzde89.4…

Reklam
Meteoroloji bulut tohumlamayı çalışıyor

Meteoroloji bulut tohumlamayı çalışıyor

MELTEM GÜNEŞ / Ankara -Yöntemin uygulanabilmesi için ilk şart nem oranı yüksek bir bulut. Bu kapsamda orografik, stratus ve kümülüs tipi bulutların varlığı gerekiyor. Tohumlamadan 15 dakika veya birkaç saat sonra yağış olabildiği için bulutun konumu önem arz ediyor. Yapay tohumlama havadan ve yerden olmak üzere iki şekilde yapılabiliyor. Havadan tohumlamada uçaklar tohumlama maddesi olan gümüş iyodür fişekleri bulutların içine bırakıyor, yerden bulut tohumlama işleminde ise gümüş iyodür, havan topları ve roketler vasıtasıyla buluta püskürtülüyor.
Riskler masada
Genel Müdürlük “yapay yağış ve yağış artırma çalışmaları”na yer verdiği analizde, doğru şartlar altında, tekniğine uygun yapılan bulut tohumlama işleminin yağışı yüzde 5-20 arasında artırabileceğinin ileri sürüldüğünü belirtti. Bulut tohumlama işleminde birinci adımın tohumlamaya uygun bulutun bulunması olduğu belirtildi.Türkiye’de yaşanan yağış azlığının temelinde yüksek basınç sistemi etkisinde bulut oluşumunun azlığının yattığı ifade edildi. Bulut tohumlama işleminden sonra yağışın nereye düşeceğinin kontrol edilememe riskine de dikkat çekilirken, hedeflenmeyen bölgelere fazla yağış düşmesiyle olumsuzluklara sebebiyet verilebileceği kaydedildi. Bu olumsuzluktan etkilenen vatandaşlardan dolayı hukuki problemlerle karşılaşılabileceği dikkate alınarak tüm olasılıklar ele alınmaya başlandı.
Sıcaklık 5 derece düşüyor
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Meteoroloji Genel Müdürlüğü Hava Tahmin Uzmanı Cengiz Çelik, hafta sonu beklenen hava durumuna ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Çelik, hafta sonu yurt genelinde sıcaklıklarda az da olsa düşüş yaşanacağını belirterek, özellikle kuzey bölgelerde sıcakların yer yer mevsim normallerinin biraz altında, diğer kesimlerde ise mevsim normalleri civarında seyretmeye devam edeceğini söyledi.
Yağışların ise hafta sonunda alansal olarak az görüleceğini aktaran Çelik, Marmara’nın doğusundayağış beklendiğini belirtti. Çelik, pazar günü Antalya çevrelerinde ise kısa süreli bir yağış geçişi görüleceği bilgisini verdi.
11 kent için alarm
Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün son hava durumu raporunda sıcaklıkların 5 derece birden düşeceği belirtildi. 11 kent için alarm verildi. Marmara ile Kuzey Ege bölgeleri için fırtına ve sağanak uyarısı yapıldı. ● AA…

Borsa
1.013,18
TL
Dolar
1.002,20
TL
Euro
994,10
TL
Altın
993,99
TL
Borsa
1.067,20
TL
Dolar
1.004,32
TL
Euro
1.003,12
TL
Altın
1.043,38
TL
Borsa
927,94
TL
Dolar
1.019,48
TL
Euro
1.014,78
TL
Altın
994,53
TL
Borsa
1.036,97
TL
Dolar
1.191,25
TL
Euro
1.147,84
TL
Altın
1.170,41
TL
Reklam
Reklam