BIST 100
11.482,60 1,32%
DOLAR
50,1497 0,09%
EURO
55,9304 -0,72%
GRAM ALTIN
6.556,39 -0,60%
BITCOIN
75.693,00 -0,17%
FAİZ
39,49 0,28%
GÜMÜŞ GRAM
83,81 0,09%
GBP/TRY
67,1077 -0,65%
EUR/USD
1,1143 -0,68%
BRENT PETROL
97,05 -0,34%
ÇEYREK ALTIN
10.719,70 -0,60%
İzmir Az Bulutlu
İzmir hava durumu
11 °
Reklam

EKONOMİ

Artanlar

Tümü
  • Hisse Fiyat Fark
  • OZRDN 9,13 %▲ %10,00
  • BIOEN 12,33 %▲ %9,99
  • ISVEA 15,97 %▲ %9,99
  • KARCL 34,60 %▲ %9,98
  • GUNDG 72,15 %▲ %9,98

Azalanlar

Tümü
  • Hisse Fiyat Fark
  • KARTN 115,20 %▼ %-10,00
  • TRHOL 113,50 %▼ %-9,99
  • OZATD 102,10 %▼ %-9,96
  • RALYH 6,18 %▼ %-9,91
  • SOKM 48,44 %▼ %-9,88

İşlem Görenler

Tümü
  • Hisse Hacim
  • ASELS 13.462.912.580,75
  • THYAO 12.543.258.296,00
  • YKBNK 9.718.677.363,32
  • AKBNK 8.690.714.363,95
  • TUPRS 8.118.700.350,00
Bitcoin
75.736 -0.18%
Ethereum
2.233,41 0.13%
Tether
0,999227 0.02%
Binance Coin
693,77 -0.30%
XRP
1,16 -2.78%
Solana
89,55 -1.01%
TRON
0,319779 0.31%
Dogecoin
0,071701 -1.70%
Cardano
0,182008 -3.32%
Dai
1 0.02%
Avalanche
8,20 -2.56%
Arbitrum B. USDT
0,999951 0.02%
Polygon B. USDT
1 0.05%
Wrapped Solana
98,97 -5.00%
Polygon PoS Bridged DAI (Polygon POS)
0,999531 -0.04%
ABB'den konser soruşturmasına ilişkin açıklama geldi

ABB’den konser soruşturmasına ilişkin açıklama geldi

Ankara Büyükşehir Belediyesi, 2021-2024 yılları arasında düzenlenen konserlerde kamu zararı oluştuğu iddiasına ilişkin Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında yapılan operasyonla ilgili açıklama yaptı. Açıklamada, konserlere yönelik yapılan harcamaların kamu zararına sebebiyet verdiği iddiaları adı altında bir takım gözaltılar olduğunun kamuoyuna yansıdığı belirtilerek, “Bu olayla ilgili daha önce 11.11.2014 tarihinde yaptığımız açıklamada olay ayrıntıları ile izah edilmiştir. Olay derhal Belediyemiz Teftiş Kuruluna bildirilmiş, konu ayrıntılı bir şekilde incelenmiş ve yapılan incelemede herhangi bir usulsüzlük ve kamu zararı olmadığına dair rapor düzenlenmiştir. Daha sonra Mülkiye Müfettişleri konuyu incelemiş, ardından 9 kişi hakkında soruşturma açılmış ve 6 kişi için soruşturma izni verilmiştir. İlgililer ve savcılığın itirazı üzerine 9 kişi hakkında soruşturma izni verilmiştir. Bu arada savcılığın dosyayı bilirkişiye gönderdiğini öğrenmiş bulunuyoruz. Normal şartlarda, halen belediyede görev yapan çalışanlarımız emniyete davet edilerek ifadeleri alınabilirdi. Ancak alışıldığı üzere olay farklı bir boyuta çekilmek istenmiş ‘Ankara Büyükşehir Belediyesi’ne operasyon’ adı altında kamuoyuna yansıtılmıştır. Oysa bu bahse konu kişiler davet edilseler hepsi de gidip ifade verebilecek durumdadır” denildi.
İlginizi Çekebilir
‘KÜLTÜR DAİRESİ İHALELERİNDE BULGUYA RASTLANMADI’
Daha önce Kültür Dairesi’nin tüm işlemlerinin Sayıştay tarafından denetlenip herhangi bir bulguya rastlanmadığı belirtilerek, “Ayrıca Mülkiye Müfettişlerince 2021-2022 yılları arasında geriye doğru 10 yıllık teftiş yapılmış, ihale usulüyle ilgili herhangi bir tenkit ya da bulguya rastlanmamıştır. Dolayısıyla Kültür Dairesi ihalelerinde herhangi bir usulsüzlüğe rastlanmamıştır. Konserlerde en büyük masraf sanatçı ücretlerinden değil, sahne kurulumu ve ses sisteminden kaynaklanmaktadır. Sahnenin nasıl kurulacağı da konser alanının büyüklüğüne göre değişmektedir. Nitekim idaremiz teftiş kurulu başkanlığı tarafından yapılan soruşturmada kamuoyuna yansıyan konserleri tahkik ettiğinde, bu çapta iş yapabilen bir başka firmadan teklif almış ve aynı çapta konser için 56 milyon TL bedel bildirilmiştir. Yapılacak yargılama sırasında muadili konserlerle ilgili özel veya Kültür Bakanlığının yaptığı Kültür Yolu Festivali ve resmi kurumların gerçekleştirdiği konser bedelleri dosyaya intikal ettiğinde, kamu zararı olup olmadığı netleşecektir” ifadeleri kullanıldı.
Ankara Büyükşehir Belediyesi’ne konser soruşturması: Çok sayıda gözaltı kararı
‘ESKİ DÖNEME AİT 100 DOSYADA ŞİKAYETTE BULUNDUK’
AK Parti döneminde 2014-2019 arasında yapılan 80 etkinliğe 33 milyon dolar, 2019’dan itibaren 29 Ekim 2024’e kadar ise 426 etkinliğe 30 milyon dolar harcandığı belirtildi. Açıklamada, “Olay, kamuoyuna 154 milyon TL kamu zararı olarak yansıtılmıştır. Öncelikle belirtmek isteriz ki ABB bugüne kadar eski döneme ait yaklaşık 100 dosyada, ‘ihaleye fesat’ ve ‘kamu zararı’ iddiasıyla Melih Gökçek ve dönemin yetkilileri hakkında şikayette bulunmuştur. Bu dosyalardan: 55 tanesinde bilirkişi raporu alınarak takipsizlik kararı verilmiştir. 11 tanesinde bilirkişi raporu alınmadan takipsizlik kararı verilmiştir. 11 tanesinde ise iddianame düzenlenmiştir. Ancak hiçbir dosyada adli yaptırım veya tutuklama kararı olmamıştır. Halen 5 dosya derdesttir. Bunlardan 2’si bizzat Melih Gökçek’in tarafı olduğu dosyalardır ve 5 dosya 6 yıldır hiçbir işlem yapılmadan bekletilmektedir. Beklentimiz; soruşturmaların herkese ayrıcalık tanınmadan eşit şekilde yürütülmesi ve adaletin sağlanmasıdır” denildi.
Macron’a ABD’de büyük şok! Polis durdurdu, Trump’ı aradı
‘HEP AYNI BİLİRKİŞİLERİN GÖREVLENDİRİLEMSİ CİDDİ SORUN’
Açıklamada, “Yakın zamanda bir basın toplantısıyla açıklayacağımız üzere, yaptığımız şikayetlerle ilgili hazırlanan bilirkişi raporlarının hep aynı kişiler tarafından yazıldığı, bu kişilerin hazırladığı raporlarla kapatılan dosyalar ve bu dosyalardaki şüphelilerin siyasi kimlikleri kamuoyu ile paylaşılacaktır. 4 bin bilirkişi arasından hep aynı kişilerin görevlendirilmesi ciddi bir sorun teşkil etmektedir. Örneğin AKP İl Başkan Yardımcısına verilen teleferik ihalesinden kaynaklanan güncel zarar yaklaşık 58 milyon dolar (2,4 milyar TL) olmasına rağmen hiçbir işlem yapılmamıştır. Yine aynı bilirkişiler; Melih Gökçek’in imzasının bulunduğu makam oluru olmasına rağmen ‘imzası yok’ diyerek bilirkişi raporu hazırlanmış akabinde savcılıkça takipsizlik kararı verilmiştir. Bir başka örneği de 2015’te Seymen su ile yapılan sözleşme kapsamında hiçbir hizmet alınmadan milyonlarca lira kamu zararı oluşmuştur. İlgililer hakkında suç duyurusunda bulunulmuş, dosyada 16 kez savcı değişmiş, halen iddianame düzenlenmemiştir. Bizim beklentimiz; bekletilen bu dosyalarla ilgili soruşturmaların derhal yapılması, şahıslar hakkında gözaltı, ev araması ve tutuklama tedbirlerinin uygulanmasıdır. Son olarak; operasyondan önce Melih Gökçek’in sosyal medya hesabından bunu duyurması bile olayın siyasi boyutunu gözler önüne sermektedir. Asıl kendisi soruşturulması gereken bu kişinin bu durumu haber vermesini de kamuoyunun takdirine bırakıyoruz” ifadeleri kullanıldı….

Hastanedeki hijyen sorunlarına 'QR kod'lu çözüm

Hastanedeki hijyen sorunlarına ‘QR kod’lu çözüm

Gazi Devlet Hastanesinde uygulamaya konulan “QR Kod Temizlik Uygulaması”, hastanenin yazılım ekibi tarafından geliştirildi.
Uygulama kapsamında vatandaşlar ve hastane çalışanları, tuvalet, asansör gibi ortak kullanım alanlarındaki temizlik ihtiyaçlarını cep telefonlarıyla QR kod okutarak anında ilgililere bildirebilecek.
Uygulamaya giren kişi, ortamdaki koşullara göre karşısına çıkan ekranda bulunan, “çok iyi”, “iyi”, “orta”, kötü” ya da “çok kötü” seçeneklerinden birini tercih edebiliyor.
Bankada parası olanlar dikkat! Faizlerde ‘ihtiyatlı’ indirim: İşte güncel oranlar
Bildirim, ilgili temizlik personeline SMS yoluyla iletilerek rutin temizlik süresi beklenmeden kısa sürede müdahale edilmesine imkan verecek.
Sistemle hastanelerde hijyen standartlarının daha etkin hale getirilmesi, çalışan, hasta ve ziyaretçi memnuniyetinin artırılması amaçlanıyor.
UYGULAMA TÜM HASTANELERE YAYILACAK
İl Sağlık Müdürü Mustafa Uras, hastanelerdeki temizlik ihtiyacına uygulama sayesinde hemen müdahale edeceklerini söyledi.
Uygulamayı Samsun’da ilk olarak Gazi Devlet Hastanesinde hayata geçirdiklerini belirten Uras, “Sağlık Bakanlığı Kamu Hastaneleri Genel Müdürlüğü tarafından hastanelerde temizlik durumunu değerlendirmek amacıyla QR kod uygulaması başlatıldı. Samsun’da Gazi Devlet Hastanesinde hayata geçirilen bu uygulamanın yazılımı tamamen kendi personelimiz tarafından geliştirildi.” dedi.
Vatandaşların temizlikle ilgili memnuniyetlerini veya karşılaştıkları sorunları hastanenin farklı noktalarına yerleştirilen QR kod sayesinde ilgililere iletebildiklerini dile getiren Uras, şunları kaydetti:
“Örneğin peçete ya da sıvı sabun eksikliği gibi durum varsa bunu bildirilebiliyor. Geri bildirimler doğrudan ilgili hastane idarecisine ulaşıyor ve temizlik personeli bu konuda talimatlandırılıyor. Eksik varsa anında gideriliyor. Çünkü 5 bin, 10 bin, 15 bin üzeri vatandaşın başvuru yaptığı hastaneler var. İlk olarak Gazi Devlet Hastanesinde başlatılan uygulama, Samsun’daki tüm sağlık kurumlarında yaygınlaştırılacak. Projede emeği geçenlere teşekkür ediyorum.”
Uras, geri bildirimlerin hastanenin hem temizlik personeli hem de müdür, müdür yardımcısı ve başhekimine gittiğini anlatarak, “Sorun varsa giderilecek, personel eksikliği varsa artırılacak, gerekli düzenlemeler yapılacak.” diye konuştu.
Yazılımı geliştiren hastanenin bilgi işlem birimi sorumlusu Salih Şahin ise İl Sağlık Müdürü Uras’ın talimatıyla sağlıklı hijyen projesini gerçekleştirdiklerini ifade etti.
Fenerbahçe’nin yeni Başkanı Sadettin Saran’ın zorlu yolu! Aziz Yıldırım hamlesi…

Isparta’daki 'Gizemli Yol'un sırrı çözüldü: Araçlar neden yokuş yukarı gidiyormuş gibi görünüyor?

Isparta’daki ‘Gizemli Yol’un sırrı çözüldü: Araçlar neden yokuş yukarı gidiyormuş gibi görünüyor?

Isparta’nın Ayazmana Mahallesi’nde bulunan ve “gizemli yol” olarak bilinen rampa, yıllardır görenleri şaşkına çeviriyor. Araçların boşa alındığında yokuş yukarı çıkıyormuş gibi görünmesi, bölge sakinleri ile ziyaretçileri “manyetik alan” iddialarına yöneltiyordu.
Sürücüler, ters eğimde kendi kendine hareket eden araçlarını izlerken hayretini gizleyemezken, çok sayıda kişi de bu ilginç olayı yerinde görmek için bölgeye geliyor. Süleyman Demirel Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Fizik Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Seyfettin Çakmak ise yıllardır süren merakı bitirecek açıklamayı yaptı.

Isparta’nın Ayazmana Mahallesi’nde araçların yokuş yukarı kendi kendine ilerliyor gibi görünmesiyle ünlenen yolun gizemi çözüldü. Süleyman Demirel Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Fizik Bölümü ve Aynı zamanda SDÜ Fizik Topluluğu Akademik Danışmanı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Seyfettin Çakmak, olayın manyetik bir etkiden değil, optik illüzyondan kaynaklandığını belirterek yolun aslında yokuş yukarı değil, hafif eğimli bir iniş olduğunu açıkladı.
Gizemli yolu merak edip aracıyla deneme yapan Şükrü Altuğ ise yaşadığı deneyim karşısında şaşkınlığını, “Keşke ülkemizin birçok yerinde de böyle bir durum olsa da aracımızı boşa alıp yakıt harcamadan ilerleyebilsek” sözleriyle dile getirdi.

“BU ÇOK GİZEMLİ BİR DURUM VE YILLARDIR DA KESİN BİR AÇIKLAMA YAPILMADI”
Isparta’da yaşayan Şükrü Altuğ, Ayazmana Mesireliği’nde ilginç olayı yerinde görmek için gittiğini belirterek “Yakın zamanda, mesire alanındaki bir rampada araçların hiç gaza basmadan yukarı çıktığını duydum. Bunu incelemek için geldim ve gerçekten de araç, gaza basmadan yokuşu tırmanıyor. Üstelik yolun ortasında frene basıp dursak bile geriye kaymadan olduğu yerde kalıyor. Bu çok gizemli bir durum ve yıllardır da kesin bir açıklama yapılmadı” ifadelerini kullandı.

ALTUĞ’UN YAKITSIZ YOLCULUK HAYALİ
Bu olay nedeniyle Ayazmana Mesireliği sadece Isparta’da değil, ülke genelinde de bilinir hâle gelmiş olduğunu ifade eden Altuğ, “Yaptığım araştırmalarda farklı görüşlerle karşılaştım optik illüzyon, yer altı suyu, manyetik alan veya nadiren görülen başka doğa olayları öne sürülüyor. Kimileri göz yanılması olduğunu söylüyor ama bana göre burada herhangi bir yanılma yok, çünkü burası açıkça rampa görünümünde. Keşke ülkemizin birçok yerinde de böyle bir durum olsa da aracımızı boşa alıp yakıt harcamadan ilerleyebilsek” dedi.

“BURADAKİ OLAY ASLINDA BİR OPTİK İLLÜZYONDUR”
Fizik bölümü akademisyeni ve aynı zamanda bilim adamı Prof. Dr. Seyfettin Çakmak, konuyla ilgili “Pedagojik formasyon derslerinde, yıllar önce öğrencilerimle birlikte bu konuyu ele almış ve sorunu çözmüştük. Ayazmana Mesireliği’nde aracın boşa alındığında rampa yukarı çıkıyormuş gibi görünmesi yıllardır çeşitli kanallarda yer aldı ve dikkat çekti. Ancak bir bilim insanı olarak, buradaki olayın göz yanılsaması olduğunu kamuoyuna o dönemde duyurmadığım için geriye dönük olarak özür dilerim. Bu tür olaylar tamamen optik illüzyondur. Doğada da ressamların çizimlerinde de bu tür örneklere rastlanabilir. Ressamların eserlerinde sıkça, tabiatta ise daha nadir görülür” şeklinde konuştu.

“ASLINDA ORASI YOKUŞ YUKARI DEĞİL, YOKUŞ AŞAĞI EĞİLİMLİ BİR YOLDUR”
“Araçların yokuş yukarı gidiyormuş gibi görünmesi aslında gözün bize oynadığı bir oyundur” diyen Çakmak, “Bunu kanıtlamak için yol boyunca lazerli uzunluk ölçerlerle milimetrik kot farkı tespit edilir. Böylece yolun aslında çok hafif bir eğimle yaklaşık 1 derece aşağıya doğru indiği kesin olarak gösterilebilir. Çevredeki duvarlar, ağaçlar ve bordür taşlarının konumu, yolu sanki yukarı doğruymuş gibi algılatır. Ama aslında orası yokuş aşağı giden bir yoldu. Sosyal medyada “Magnetic Hill” ya da “Electric Brae” gibi isimlerle arama yaptığınızda, dünyanın pek çok ülkesinde benzer göz yanılsamalarına rastlayabilirsiniz” ifadelerine yer verdi.

Yunan akademisyenden canlı yayında Türkiye itirafı! ‘Atina çıkmaza sürükleniyor, kapı değişti’…

Reklam
Grand Kartal davasında ikinci perde: Savunmalar ve yeni delil talepleri gündemde

Grand Kartal davasında ikinci perde: Savunmalar ve yeni delil talepleri gündemde

Kartalkaya Kayak Merkezi’ndeki Grand Kartal Otel’de 21 Ocak’ta çıkan yangında 78 kişi hayatını kaybetti, 133 kişi yaralandı. Olayın ardından başlatılan soruşturma kapsamında Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede otel sahipleri, şirket yönetim kurulu üyeleri ve yöneticileri Halit Ergül, Emine Murtezaoğlu Ergül, Ceyda Hacıbekiroğlu, Elif Aras, Emir Aras, Zeki Yılmaz, Ahmet Demir, Kadir Özdemir, Cemal Özer, Mehmet Salun ile Bolu Belediye Başkan Yardımcısı Sedat Gülener, İtfaiye Müdür Vekili Kenan Coşkun ve itfaiye eri İrfan Acar hakkında 78’er kez ‘Olası kastla öldürme’ suçu ile ‘Olası kastla kasten yaralama’ suçlarından toplam 1998’er yıla kadar hapis cezası istendi.

32 SANIK YARGILANIYOR
İddianamede ayrıca otelin teknik personeli Tahsin Pekcan, Hüseyin Özer ve Bayram Ütkü, mutfak personeli Reşat Bölük, Enver Öztürk ve Faysal Yaver, iş güvenliği uzmanları Kübra Demir ile Ece Kayacan, resepsiyon görevlisi Yiğithan Burak Çetin, Mudurnu Enerji Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi yetkilileri İbrahim Polat ile İsmail Karagöz, FQC Global Sertifikasyon Anonim Şirketi yetkilisi Ali Ağaoğlu ile çalışanı Aleyna Beşinci, LPG tesisatı bakım görevlileri Doğan Aydın ile Muharrem Şen, Bolu İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Sırrı Köstereli, Bolu İl Özel İdaresi Genel Sekreter Yardımcısı Bünyamin Bal, Bolu İl Özel İdaresi Ruhsat ve Denetim Müdürü Yeliz Erdoğan ve eski Bolu İl Özel İdaresi Ruhsat ve Denetim Müdürü Mehmet Özel’in ‘Bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma’ suçundan 22 yıl 6’şar aya kadar hapisle cezalandırılmaları talep edildi.
İLK DURUŞMA 10 GÜN SÜRDÜ
Bolu Sosyal Bilimler Lisesi’nin spor salonunda 7 Temmuz’da başlayan ve 10 gün süren ilk duruşmada sanıkların tama
İlginizi Çekebilir
mı ve müştekiler ile tanıklar dinlendi. Açıklanan ara kararda; tutuklu sanıklardan otelin kahvaltı aşçısının yardımcısı Faysal Yaver’in yurt dışı çıkış yasağıyla tahliyesine karar verildi. Otelde denetim yapan tutuksuz sanık itfaiye eri İrfan Acar’ın da tutuklanmasına hükmedildi. Tutuksuz yargılanan ve otele 70 metrekarelik kafe açan Mudurnu A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Polat, Mudurnu A.Ş. yetkilisi İsmail Karagöz, resepsiyon personeli Yiğithan Burak Çetin ve FQC Denetleme Firması sahibi Ali Ağaoğlu için uygulanan ev hapsi tedbirinin devamı kararlaştırıldı. Tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar verildi.
İKİNCİ DURUŞMADA İKİNCİ GÜN
Facianın 2’nci duruşması, dün Bolu Sosyal Bilimler Lisesi’nin spor salonunda başladı. Dünkü duruşmada sanıkların bir kısmı dinlenirken, akşam saatlerinde duruşmaya ara verildi. Bu sabah 09.00’da duruşma yeniden kaldığı yerden görülmeye devam ederken, taraflar geniş güvenlik önlemleri altında salona alındı.

BARO BAŞKANI AÇIKLAMA YAPTI
Duruşma öncesi Bolu Baro Başkanı Sinan Barut, gazetecilere yaptığı açıklamada şunları söyledi:
“Bugün Kartalkaya faciası davasının 2’nci celsesinin 2’nci günü. Bu celsede özellikle 4 yaralı müştekinin iddianamesi mevcut davayla birleştirildi. Bu iddianame çerçevesinde sanıkların savunmaları alınıyor. Sanıklar 4 yaralı kişi hakkında da ek savunma veriyor. Buna yine sanıkların savunması çerçevesinde sanık müdafileri ve özellikle mağdur vekilleri tarafından olayın esasına ilişkin sorular soruluyor. Daha önce iddianame mahkemeye sunulmuştu. Bu esaslar için iddianameye karşı da sanık müdafileri süre talebinde bulunuyor. Önceki celselerde sanık müdafilerinin tefsir, tahkikat yani kovuşturmanın genişletilmesi talepleri olmuştu, mahkeme tarafından reddedildi. Yeniden yeni delil veya kovuşturmanın genişletilmesi talepleri alınıyor. Buna ilişkin mahkeme tarafından bugün yeni delillerin toplanmasına dair olumlu ya da olumsuz karar verilmesi bekleniyor. Yargılama devam ediyor. Tabii mütalaaya ilişkin önemli olan iki husus vardı. Bunlardan birincisi, Kartalkaya faciasında otelin yönetim kurulunda bulunan Emine Mürtezaoğlu Ergül ve kızları hakkındaki iddianamede olası kastın, savcılık mütalaasında bilinçli taksirle değiştirilmesi. İkincisi ise özel idare yetkililerinin bilinçli taksirden normal taksire çevrilmesi. Bununla ilgili itirazlar mahkeme tarafından, sanık müdafileri ve katılanlar vekilleri tarafından değerlendiriliyor. Dava bu şekilde devam ediyor” diye konuştu.

‘İÇERİDE TEPKİLER VAR’
Barut, Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından soruşturma izni verilen şüphelilerin halen mahkemeye dahil edilmediğini ifade ederek, “Bugün herhangi bir sonuç beklenmiyor. 2’nci duruşmanın 2’nci gününde, sanık müdafilerinin mütalaaya karşı süre talep etmesi bekleniyor. Daha önce de bunu ifade ettiler. Beklediğimiz bir başka husus ise Turizm Bakanlığı tarafından soruşturma izni verilen şüphelilerin halen mahkemeye dahil olmamış olması ve onlar için herhangi bir iddianamenin düzenlenmemiş olması. Buna ilişkin içeride tepkiler var. Bir an önce o iddianamenin hazırlanarak bu dosyayla birleştirilmesi talep ediliyor” dedi….

ATM'ye kirayı yatırdı onay tuşuna basmadı! Yoldan geçen parayı alıp gitti

ATM’ye kirayı yatırdı onay tuşuna basmadı! Yoldan geçen parayı alıp gitti

Olay, geçtiğimiz günlerde Mustafa Kemal Paşa Mahallesi’nde meydana geldi. İş yerinden çıkan üç arkadaş, ATM’den Ali Sevim’in 21 bin liralık kirasını ödemek istedi. Parayı hazneye koyan Şerif Yalçın, son olarak onay tuşuna basmadan arkadaşları ile oradan ayrıldı.

Üç arkadaş oradan uzaklaştıktan bir süre sonra ödemeyi geri iade eden ATM’den uyarı sesi çıkardı. Bu sesi duyarak ATM’ye yönelen kişi, parayı alarak olay yerinden uzaklaştı. Yaşananlar ise bir iş yerinin güvenlik kamerasına yansıdı.

‘EV SAHİBİ İKİ HAFTA SÜRE VERDİ’
Kirasını ev sahibine ulaştıramayan Ali Sevim, “Çaresiz ödeyeceğiz. Ev sahibinden zaman istedik. İki hafta süre verdi. Para bulursak ödeyeceğiz” dedi. Parayı yatırdığı sırada yanında bulunan Şerif Yalçın ise, “ATM’ye 21 bin lirayı atırdık. Bize 200 lirayı geri verdi. Son olarak onaylama tuşu kalmıştı. ATM öterken biz uzaklaştık. Arkamızdan biri geliyor parayı alıp gidiyor. Elimizde iki ayrı kamera kaydı var. Bu arkadaşımız mağdur. Gerekli yerlere başvurduk. Polise başvurduk. Bu hırsızlıktır. Bunu götürüp polise verebilir” dedi.

Avcılar’da sosyal medya üzerinden parayı alan kişiye ulaşmaya çalışan üç arkadaştan biri bu kişiyi dün teşhis ederek durdurdu. Durumu anlatıp parayı isteyen Şerif Yalçın’dan kısa süre isteyen bu kişinin, aldığı parayı teslim edeceğini söylediği öğrenildi.

…

Reklam
Polis memurunun halı sahada kalp krizi geçirip hayatını kaybettiği anlar kamerada

Polis memurunun halı sahada kalp krizi geçirip hayatını kaybettiği anlar kamerada

Hatay’ın Reyhanlı ilçesinde görev yapan polis memuru Murat Kına’nın halı sahada futbol oynadığı esnada kalp krizi geçirerek hayatını kaybettiği anlar kameraya yansıdı. Kınalı, meslektaşlarınca göz yaşları içerisinde son yolculuğuna uğurlandı.
Reyhanlı İlçe Emniyet Müdürlüğünde görevli evli ve 2 çocuk babası 32 yaşındaki polis memuru Murat Kına, Yeni Mahalle’sindeki bir halı sahada arkadaşlarıyla futbol oynarken fenalaşarak yere yığıldı.

FUTBOL OYNARKEN HAYATINI KAYBETTİ
Meslektaşları Kına’ya yardıma koşarken ihbarla olay yerine gelen sağlık ekipleri sevk edildi. Sağlık ekiplerince İlk müdahalesi yapılarak Reyhanlı Devlet Hastanesi’ne kaldırılan polis memuru Kına, yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı.
130 km hızla kaza yaptı, yılmadı! Tekerlekli sandalyeyle dünya turu: ‘Güzel insanlar var’
Polis memuru Murat Kına’nın son anlarına ait güvenlik kamerası görüntüleri ortaya çıktı. Görüntülerde, sahada aniden yere yığılan Murat Kına’ya arkadaşlarının koşarak müdahale etmesi yer aldı.

KÜÇÜK OĞLU BABASININ FOTOĞRAFINI ÖPTÜ
Reyhanlı İlçe Emniyet Müdürlüğünde yapılan törenle uğurlanan Kına’nın cenazesi, kılınan cenaze namazının ardından Reyhanlı Asri Mezarlığına defnedildi. Kına’nın cenazesinde oğlunun, babası Kına’nın fotoğrafını öptüğü anlar yürekleri dağladı.

Bankada parası olanlar dikkat! Faizlerde ‘ihtiyatlı’ indirim: İşte güncel oranlar…

Diyarbakır’da özel kreşteki skandal için Bakanlık devreye girdi! Öğretmenler görevden alındı

Diyarbakır’da özel kreşteki skandal için Bakanlık devreye girdi! Öğretmenler görevden alındı

Diyarbakır’da özel bir kreşte çocuklara kötü muamele yapıldığına dair görüntülerin ortaya çıkmasının ardından Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, iddialara ilişkin inceleme başlatıldığı ve şiddet uyguladığı öne sürülen öğretmenlerin görevden alındığı belirtildi.
Kayapınar ilçesinde özel bir kreşte eğitim gören çocukların davranışlarında değişiklik fark eden aileler, onlara sorular yöneltti. Aldıkları cevapların ardından öğretmenlerin çocuklara kötü muamelede bulunduğunu öne süren veliler, kurumdan güvenlik kamerası görüntülerini aldı. Aileler, görüntülerle birlikte öğretmenler ve kreş yetkilileri hakkında savcılığa suç duyurusunda bulundu.

KREŞ YETKİLİLERİ İSE İDDİALARI REDDETTİ
Şikayet üzerine başlatılan soruşturma kapsamında incelenen güvenlik kamerası görüntülerinde, uykudaki çocukların sert şekilde uyandırıldığı, öğretmenlerin başlarında bulunması gerekirken uyudukları belirlendi.
Kuyumcudan 16 milyonluk soygun! 4 kişi operasyonla yakalandı
Görüntülerde bir çocuğun arkadaşının boğazını sıktığı, öğretmenin buna müdahale etmediği anlar yer aldı. Kameralara yansıyan diğer görüntülerde çocukların ağlarken alay edildiği, ‘düşünme köşesi’ adı verilen alana zorla gönderildiği, bir diğerine ise bağırarak şiddet uygulandığı kaydedildi. Kreş yetkilileri ise iddiaları reddetti.

‘BAKANLIK OLARAK DAVA SÜRECİNE MÜDAHİL OLDUK’
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’ndan konuya ilişkin açıklama yapıldı. Açıklamada, “Bugün bazı basın yayın organlarında yer alan Diyarbakır’da özel bir kreşte meydana geldiği iddia edilen görüntülere ilişkin aşağıdaki açıklamanın yapılması uygun görülmüştür. ALO 183 Şiddetle Mücadele Hattımıza gelen şikayetin ardından il müdürlüğümüzce ilgili özel kreş hakkında ivedilikle inceleme başlatılmıştır. Şiddet iddialarının çok yönlü bir şekilde araştırılması için bakanlığımız tarafından muhakkik görevlendirilmiştir. Şiddet uyguladığı iddia edilen öğretmenler kreş yönetimi tarafından olayın akabinde görevden alınmıştır. Bakanlık olarak devam eden dava sürecine müdahil olduğumuzu ve konuyu titizlikle takip ettiğimizi kamuoyunun bilgisine sunarız. Kamuoyuna saygıyla duyurulur” denildi.

Ev kedisi gibi! 2 yıldır onlarla yaşıyor: ‘Kapı açık değilse pencereden giriyor’…

Televizyonda izledi, köyüne dönüp hemen dikti! 'Kilosu 300 lira'

Televizyonda izledi, köyüne dönüp hemen dikti! ‘Kilosu 300 lira’

Uzun yıllardır Antalya’da yaşayan Güllü Güller (51), aronya meyvesi sayesinde kalp rahatsızlığı düzene girdi. 3 yıldır tükettiği meyveyi araştırarak dikimin yapmak isteyen Güller, Antalya’da yetişmeyeceğini öğrenince memleketi Burdur’un Tefenni ilçesine geldi.
İlginizi Çekebilir
Burada ilk önce 10 fidan ile başlayan Güller 8 yılda bahçesini büyüterek şimdilerde bin 200 fidanla aronya yetiştiriciliğine devam ediyor. Güller, kendisi gibi hastalıkları olan vatandaşlara aronya meyvesini ulaştırmak istiyor. Kendisine tanıdıkları vesilesiyle ulaşan hasta vatandaşlara aronya meyvesini ücretsiz bir şekilde vermeyi hedefleyen Güller, diğer kalan meyveleri ise kilosu 300 lira civarında satmayı planlıyor.
“ARONYA BÜTÜN VATANDAŞLARIMIZ ÖĞRENSİN TANISIN İSTEDİM”
Güllü Güller aronya meyvesiyle ilgili televizyonda gördüğünü belirterek, “Bir programda bir kadının aronyayı tanıttığını izledim. Sonra da Ankara’da ilk yetiştiren kişileri aradım, onlardan da öğrendim. Sonrada fide arayışına geçtim. Sonra da öğrendim ki Antalya’da bu meyve olmuyor. Serin iklim ve soğuk hava isteyen bir bitki. Çok faydasının olduğunu ve hiçbir Müslüman ülkesinin bu meyveyi bilmediğini öğrenince de yetiştirmeye karar verdim. Kalbe çok iyi geldiğini öğrenince de arayış içine girdim. 3 yıl boyunca dışarıdan alarak yemeye başladım. Günlük 1 avuç tüketerek faydasını görünce de dikmeye karar verdim. Arazimiz de vardı. Böylece bir serüven oluştu. Benim şifa bulduğum bu meyveyi istedim ki bütün vatandaşlarımız öğrensin tanısın istedim” dedi.

“ARAZİMİZE SERA YAPMAKTANSA ARONYA DİKELİM DEDİK”
Kalbinde ritim bozukluğu olduğunu ifade eden Güller, “Benim kalbimde ritimde bir sıkıntım vardı. Daha sonrasında da nefesimde bir sıkıntı oluşmuştu. Aronyanın şifasına inanarak 3 yıl aldım ve yedim. Sonrasında arazimize sera yapmaktansa aronya dikelim ve bütün halk faydalansın istedik. Şimdilerde bin 200 adet fidanımız var. Hasadını da eylül başında yapıyoruz. Ama iklime göre değişiklik gösterebiliyor. Bu yıl biraz daha sıcak ve yağmursuz geçti. Daha erkene aldı bazı üreticiler ama biz yine de eylül ayını bekledik. Olgunlaşma sürecini bekleyerek şimdilerde hasada yeni başladık” şeklinde konuştu….

Yeni müsilaj tehlikesi kapıda! Denizanası istilası balıkçıları vurdu

Yeni müsilaj tehlikesi kapıda! Denizanası istilası balıkçıları vurdu

Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ) Mühendislik Fakültesi Çevre Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Efsun Dindar, Marmara Denizi’ndeki denizanası yoğunluğunun müsilajın da habercisi olabileceğine dikkat çekerek, “Gemlik Körfezi’nde önceki yıllara kıyasla gözlenen denizanası artışı aslında müsilajın oluşumuyla aynı kirlilik kaynaklarına işaret ediyor. Yüzeyde görmediğimizde yok sandığımız müsilaj süreci, kirlilik yükü azalmadığı için maalesef devam ediyor” dedi.
Marmara Denizi’ndeki denizanası istilası 1 Eylül’de başlayan yeni av sezonunu da olumsuz etkiledi. Gemlik Körfezi’nden denize açılan balıkçıların ağları denizanaları nedeniyle zarar görürken, çoğu balıkçı ağı da deniz dibindeki müsilajın etkisiyle çamura bulanmış halde teknelere çekiliyor.

Balıkçıların denizanası istilası nedeniyle en verimli zamanlarda denize çıkmakta zorlandığını ve ağlara takılan denizanaları ve müsilaj nedeniyle avdan eli boş döndüğünü söyleyen Gemlik Su Ürünleri Kooperatifi Başkanı Hüseyin Dalarel, “Geçen yıldan kat kat fazla olan denizanasının yoğunluğu, balıkçılarımızı etkiliyor. Ağlarımız önemli ölçüde zarar görürken, balığa çıkmakta da zorlanıyoruz. Ağlar ucuz şeyler değil, maliyetli malzemeler” diye konuştu.
‘DENİZANALARININ ARTIŞI NORMALİN 10 KATI SEVİYESİNE ULAŞTI’
BUÜ Mühendislik Fakültesi Çevre Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Efsun Dindar, Marmara Denizi’ndeki denizanası yoğunluğunun, müsilajın da habercisi olabileceğine dikkat çekti.

Dindar, “Gemlik Körfezi’nde önceki yıllara kıyasla gözlenen denizanası artışı aslında müsilajın oluşumuyla aynı kirlilik kaynaklarına işaret ediyor. Yüzeyde görmediğimizde yok sandığımız müsilaj süreci, kirlilik yükü azalmadığı için maalesef devam ediyor. Müsilajın ortaya çıkması, bir yandan denize hala yüksek miktarda kirlilik girdisinin olduğunu gösteriyor. Diğer yandan da denizanası gibi sıcaklık artışını seven ve organik madde açısından zengin sularda çoğalan türlerin normalin 10 katına varan seviyelere ulaşmasına yol açıyor. Ayrıca, denizanalarıyla beslenen büyük balıkların Marmara Denizi’nde artık bulunmaması, besin zincirinin bozulduğunu ve ekosistemin ciddi zarar gördüğünü ortaya koyuyor” ifadelerini kullandı.
Uzmanlar Erdoğan-Trump zirvesini değerlendirdi! Tüm sorunlar masada olacak
‘DERİNLERDE DEVAM EDİYOR’
Müsilajın deniz dibinde hala devam ettiğini ifade eden Doç. Dr. Efsun Dindar, şunları söyledi:
“Yaz aylarında yüzeyde çok gözükmeyince sanki kaybolmuş algısına kapılıyor olsak da aslına bakarsanız müsilaj derinlerde hala devam eden bir süreç olduğunu söyleyebiliriz. Sadece biz yüzeyde görmediğimiz için olmadığını düşünüyorduk bu ana kadar ama maalesef denize gelen kirlilik yükünü azaltmadığımız için bu süreç halen devam ediyor. Müsilajın kaynağı nedir diye baktığımızda, evsel nitelikli atık suların arıtılmadan, nehirler ya da direkt deşarjla denizlere bırakılması, deniz suyu sıcaklıklarının rekor seviyelere ulaşması ve bir de tarımsal amaçlı olarak kullanılan azot içerikli gübrelerin yine aynı şekilde sularımıza karışması ve bunun da Gemlik Körfezi, Marmara Denizi’yle buluşmasından kaynaklı oluyor. Müsilajın sebebine baktığımızda yüzde 70 oranında aslında azotun sorumlu olduğunu görüyoruz. Geri kalanda da fosfor içeriğinden dolayı planktonlar ürüyor. Planktonların aşırı artmasıyla birlikte biz müsilajı görmüş oluyoruz.”

Ballon d’Or 2025 ödülleri sahiplerini buldu! Kenan Yıldız’a büyük onur…

Reklam
İzmir’de İZBETON davası: Tunç Soyer ve Şenol Aslanoğlu’nun da aralarında olduğu 65 sanığın yargılaması sürüyor

İzmir’de İZBETON davası: Tunç Soyer ve Şenol Aslanoğlu’nun da aralarında olduğu 65 sanığın yargılaması sürüyor

İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 1 Temmuz’da İzmir Büyükşehir Belediyesi iştiraki İZBETON A.Ş.’ye yönelik soruşturma kapsamında; aralarında eski İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, CHP İzmir İl Başkanı Şenol Aslanoğlu ve eski İZBETON Genel Müdürü Heval Savaş Kaya’nın da bulunduğu 157 kişi hakkında ‘İhaleye ve edimin ifasına fesat karıştırma’ ve ‘Nitelikli dolandırıcılık’ suçlamasıyla gözaltı kararı verildi. Gözaltına alınan şüphelilerden aralarında Soyer ve Aslanoğlu’nun da olduğu bazıları tutuklandı, bazıları da serbest bırakıldı.
3 FARKLI İDDİANAME HAZIRLANDI
İZBETON A.Ş.’ye yönelik soruşturma kapsamında 3 farklı iddianame hazırlandı. Savcılık tarafından ‘Asfalt kaplaması, yol ve inşaat bakım onarım ve yenileme işlerindeki’ yolsuzluk iddiasıyla hazırlanan iddianame, İzmir 28’inci Asliye Ceza Mahkemesi’nce kabul edildi. Bu iddianame kapsamında; 44 kişi hakkında 3 yıldan 14 yıla kadar hapsi istendi. Yine başsavcılık tarafından ‘İş makinesi ve araç kiralanması hizmet alımı’ işlerine yönelik iddianame, İzmir 17’nci Asliye Ceza Mahkemesi’nce kabul edildi. Bu iddianame kapsamında da 56 kişi hakkında 3 yıldan 12 yıl 3 aya kadar hapis cezası talep edildi.
TUTUKLU SANIKLAR SAVUNMA YAPTI
Tunç Soyer, Şenol Aslanoğlu ve Heval Savaş Kaya’nın da aralarında olduğu 11’i tutuklu 65 kişi hakkında ise ‘İştirak halinde ve zincirleme şekilde kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasi parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle nitelikli dolandırıcılık’, ‘Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak nitelikli dolandırıcılık’, ‘Tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında kooperatif yöneticilerinin kooperatifin faaliyeti kapsamında nitelikli dolandırıcılık’ ve bu suçlara teşebbüs suçlarından 3’er yıldan 45’er yıla kadar hapis cezası istemiyle İzmir 23’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde dava açıldı.
İzmir 23’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki davanın ilk duruşması cuma günü görülmeye başlandı. Aliağa Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü’ndeki mahkeme salonunda ilk gün Soyer, Kaya ve Aslanoğlu’nun aralarında bulunduğu 11 tutuklu sanık, savunmalarını yaptı. Soyer ve Aslanoğlu’nun yanı sıra tüm tutuklu sanıklar üzerlerine atılan suçlamaları reddedip tahliye talebinde bulundu.
Dün görülen 2’nci oturumda tutuksuz sanıkların savunmalarına geçildi. Gün boyu süren oturumda söz akan sanıklar beraat talebinde bulundu.
TUTUKSUZ SANIKLARIN SAVUNMALARI SÜRECEK
Davanın bugün Aliağa Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü’nde mahkeme salonundaki 3’üncü oturumunda tutuksuz sanıkların ifadelerinin alınmasına devam edilecek. Sanıkların savunmalarının tamamlanmasının ardından şikayetçi beyanları ve avukatlarının savunmalarına geçilecek….

Borsa
1.013,18
TL
Dolar
1.002,20
TL
Euro
994,10
TL
Altın
993,99
TL
Borsa
1.067,20
TL
Dolar
1.004,32
TL
Euro
1.003,12
TL
Altın
1.043,38
TL
Borsa
927,94
TL
Dolar
1.019,48
TL
Euro
1.014,78
TL
Altın
994,53
TL
Borsa
1.036,97
TL
Dolar
1.191,25
TL
Euro
1.147,84
TL
Altın
1.170,41
TL
Reklam
Reklam