BIST 100
11.482,60 1,32%
DOLAR
50,1497 0,09%
EURO
55,9304 -0,72%
GRAM ALTIN
6.556,39 -0,60%
BITCOIN
75.987,00 0,22%
FAİZ
39,49 0,28%
GÜMÜŞ GRAM
83,81 0,09%
GBP/TRY
67,1077 -0,65%
EUR/USD
1,1143 -0,68%
BRENT PETROL
97,05 -0,34%
ÇEYREK ALTIN
10.719,70 -0,60%
İzmir Az Bulutlu
İzmir hava durumu
14 °
Reklam

EKONOMİ

Artanlar

Tümü
  • Hisse Fiyat Fark
  • OZRDN 9,13 %▲ %10,00
  • BIOEN 12,33 %▲ %9,99
  • ISVEA 15,97 %▲ %9,99
  • KARCL 34,60 %▲ %9,98
  • GUNDG 72,15 %▲ %9,98

Azalanlar

Tümü
  • Hisse Fiyat Fark
  • KARTN 115,20 %▼ %-10,00
  • TRHOL 113,50 %▼ %-9,99
  • OZATD 102,10 %▼ %-9,96
  • RALYH 6,18 %▼ %-9,91
  • SOKM 48,44 %▼ %-9,88

İşlem Görenler

Tümü
  • Hisse Hacim
  • ASELS 13.462.912.580,75
  • THYAO 12.543.258.296,00
  • YKBNK 9.718.677.363,32
  • AKBNK 8.690.714.363,95
  • TUPRS 8.118.700.350,00
Bitcoin
76.013 -0.01%
Ethereum
2.244,08 0.38%
Tether
0,999211 0.01%
Binance Coin
694,11 0.13%
XRP
1,17 -2.35%
Solana
89,97 0.03%
TRON
0,31898 0.30%
Dogecoin
0,071873 -0.59%
Cardano
0,183267 -0.89%
Dai
1 0.01%
Avalanche
8,29 -0.33%
Arbitrum B. USDT
0,999951 0.02%
Polygon B. USDT
1 0.05%
Wrapped Solana
98,97 -5.00%
Polygon PoS Bridged DAI (Polygon POS)
0,999531 -0.04%
SON DAKİKA! Can Holding soruşturmasında 9 şirkete kayyum atandı

SON DAKİKA! Can Holding soruşturmasında 9 şirkete kayyum atandı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında Can Holding’e ait 9 şirkete daha kayyum atanmasına karar verildi.
İlginizi Çekebilir
Başsavcılıktan yapılan açıklamada, Can Holding yetkilileriyle ilgili “suç işlemek amacıyla örgüt kurma”, “yönetme” ve “kurulan örgüte üye olma”, “suçtan elde edilen mal varlığı değerlerini aklama” ve “nitelikli dolandırıcılık” suçları yönünden yürütülen soruşturmada daha önce el koyma tedbiri uygulanan, hakkında kayyum ataması kararı verilen holding bünyesinde başka şirketlerin olduğu ve bunların aktif olarak faaliyetlerine devam ettiği belirtildi.
Yapılan incelemede söz konusu şirketlerin üzerinde yüklü miktarda mal varlığı olduğu, bunların herhangi tedbire konu edilmediğinin tespit edildiği aktarılan açıklamada, şüphelilerin suç örgütü faaliyeti kapsamında hareket ederek, suçtan elde edilen gelirlerin aklanması amacına hizmet ettiklerine dikkat çekildi.
Açıklamada, söz konusu eylemlerin şirketlerin faaliyetleri çerçevesinde gerçekleştirildiği hususunda kuvvetli şüphenin ve tespitlerin bulunduğu vurgulanarak, şunlar kaydedildi:
“Maddi gerçeğin ortaya çıkarılması amacıyla CMK 133/1 ve CMK 133/4.a.7 maddeleri ile 4 Şubat 2025 tarihinde Resmi Gazete’de yayınlanan 7539 sayılı kanunun 7. maddesi uyarınca yapılan değişiklik doğrultusunda 7145 sayılı kanunun geçici 2. maddesi uyarınca tespiti yeni yapılan 9 şirketin yönetimi için Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunun, bahse konu şirketlerin yönetim organının karar ve işlemlerinin geçerliliğinin kayyumun (TMSF) onayına bağlı kılındığı veya yönetim organının yetkilerinin ya da yönetim organının yetkileriyle birlikte ortaklık payları ve menkul kıymetler idare yetkilerinin tümüne kayyuma (TMSF) verilmesi yetkisiyle birlikte kayyum olarak atanmasına Cumhuriyet Başsavcılığımızın bugün tarihli talebi üzerine İstanbul Sulh Ceza Hakimliğince karar verilmiştir. Soruşturma Cumhuriyet Başsavcılığımız koordinesinde TMSF, MASAK, İstanbul Emniyet Müdürlüğü ve İstanbul Jandarma Komutanlığıyla işbirliği içerisinde genişletilerek devam edecektir.”
Kayyum atanan 9 şirketin isimleri ise şöyle:
“Türktab Marketing Sigara ve Tütüncülük AŞ, ZA Lojistik ve Araç Kiralama Hizmetleri Ticaret AŞ, Canpet Benzin İstasyon İşletmeciliği AŞ, Tares Tek. Ürünleri İç ve Dış Tic. Ltd Şti, Furkon Teknik Hırdavat Sanayi ve Dış Ticaret Ltd Şti, Temiz Petrol ve Gayrimenkul Ticaret AŞ, MCN Petrol AŞ, Yön Özel Eğitim Basım Yayın San. Tic. AŞ, Mer Yatırım ve Özel Eğitim Hiz. AŞ”
Soruşturma kapsamında 2 cumhuriyet savcısının görevlendirildiği öğrenildi.
Öte yandan Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı, soruşturma dosyasını yetkisizlik nedeniyle İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına gönderdi.
SORUŞTURMA
Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında Can Holding bünyesinde faaliyet gösteren şirketler üzerinden suç işlemek amacıyla örgüt kurulduğu, bu örgüt aracılığıyla “nitelikli dolandırıcılık”, “vergi kaçakçılığı”, “kaynağı belirsiz gelirlerin şirket hesaplarına sokulması”, “suçtan elde edilen gelirlerin aklanması”na yönelik çok yönlü eylemlerin gerçekleştirildiği öne sürülmüştü.
Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) raporları ile mali denetim birimlerinin düzenlediği inceleme raporlarıyla soruşturma başlatılmıştı.
Soruşturma kapsamında Can Holding bünyesinde faaliyet gösteren şirketler üzerinden kaynağı belirsiz yüklü tutarda para girişlerinin yapıldığı, bu paraların çeşitli şirketler arasında aktarılarak izlerinin gizlenmeye çalışıldığı, faturasız işlemler ve sahte belge düzenlemeleriyle vergi yükümlülüğünün azaltıldığı iddia edilmişti.
Holding yapısı altında kurulan çıkar amaçlı suç örgütünün Kemal Can ve Mehmet Şakir Can liderliğinde hareket ederek aynı faaliyet alanlarında çok sayıda şirket kurmak suretiyle denetim ve takip mekanizmalarını zorlaştırdığı, yönetim kurullarında değişiklikler yapıp sorumluluğu örgüt üyeleri arasında dağıttığı ve bu yolla hukuki yaptırımlardan kaçmayı hedeflediği öne sürülmüştü.
Ayrıca ticari faaliyeti bulunmayan şirketlerde nakit sermaye artırımı yapıldığı, sermaye artırımlarının kaynağı olarak ortaklara borçlar hesabının gösterildiği, bu borçların gerçeği yansıtmadığı, ortaklara borçlar hesabında görülen tutarların 7256 sayılı “Varlık Barışı Kanunu” kapsamında şirkete yeniden yatırıldığı, gerçekleştirilen bu işlemlerin, kanunun amacına aykırı şekilde suçtan sağlanan gelirin sisteme dahil edilmesi ve aklanması niteliğinde olduğu iddiasında bulunulmuştu.
MASAK raporlarıyla elde edilen bulgular doğrultusunda suç örgütünün “nitelikli dolandırıcılık”, “kaçakçılık” ve “Vergi Usul Kanunu’na muhalefet” gibi öncül suçlardan elde ettiği yasa dışı gelirler aracılığıyla ticari hacmini genişlettiği, eğitim, medya, finans ve enerji gibi stratejik sektörlerde şirket alımları, hisse devirleri ve yatırım faaliyetlerinin doğrudan suç gelirleriyle finanse edildiği, bu yolla örgütün hem ekonomik gücünü artırmayı hem de kamuoyu nezdinde meşruiyet kazanmayı hedeflediği öne sürülmüştü.
Düzenlenen operasyonda 121 şirketin mal varlığına el konularak ve TMSF kayyum olarak atanarak, 10 şüpheli hakkında gözaltı kararı verilmişti.
İstanbul Jandarma Komutanlığı ekipleri, düzenledikleri operasyonda aralarında Can Yayın Holding Yönetim Kurulu Başkanı Kenan Tekdağ’ın da bulunduğu 5 şüpheliyi gözaltına almıştı.
Çalışmaların devamında firari olan 1 şüpheli daha yakalanarak gözaltına alınmıştı.
Kayyum atanan şirketlerin bazıları şöyle aktarılmıştı:
Alıntı Metni
Adliyeye gönderilen ve savcılıkta ifadeleri alınan şüphelilerden D.Ç, D.C, M.K. ve K.Ç. “suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma” ve “kara para aklama” suçlarından, C.C. ise “suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma” suçundan tutuklanmaları talebiyle sulh ceza hakimliğine sevk edilmişti.
Şüpheli Kenan Tekdağ ise aynı suçlardan “ev hapsi” ve “yurt dışı çıkış yasağı” şeklinde adli kontrol tedbiri uygulanması talebiyle hakimliğe gönderilmişti.
Hakimlik, D.Ç, D.C, M.K, K.Ç. ve C.C’nin üzerine atılı suçlardan tutuklanmasına, şüpheli Kenan Tekdağ hakkında ise “ev hapsi” ve “yurt dışı çıkış yasağı” şeklinde adli kontrol tedbiri uygulanmasına karar vermişti….

Reklam
DEAŞ'ın finans ayağına operasyonda 6 tutuklama

DEAŞ’ın finans ayağına operasyonda 6 tutuklama

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca, İsviçre’de “terörizmin finansmanı” suçundan hakkında soruşturma yürütülen Anne-Karine Meyer ile Türkiye’de ikamet eden bazı yabancı uyruklu kişilerin, Al Hayrat Derneği aracılığıyla çatışma bölgelerinde hayatını kaybeden örgüt mensuplarının Türkiye’deki aileleri ile tutukluların ailelerine para, kira, giyim ve gıda gibi yardımlarda bulundukları iddiasıyla başlatılan soruşturma sürüyor.
Soruşturma kapsamında İstanbul ve Mersin’de yapılan eş zamanlı operasyonlarda gözaltına alınan 9 şüphelinin emniyetteki işlemleri tamamlandı.
Sağlık kontrollerinin ardından Çağlayan’daki İstanbul Adliyesi’ne sevk edilen şüphelilerden 6’sı çıkarıldıkları nöbetçi sulh ceza hakimliğince tutuklandı, diğerlerine adli kontrol tedbiri uygulandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan TEKNOFEST’te önemli mesaj: Kudüs’e ait tek bir çakıl taşını dahi vermeyiz
SORUŞTURMA
Başsavcılıkça, Interpol-Europol Daire Başkanlığından Mali Suçları Araştırma Kuruluna (MASAK) gönderilen bilgilere göre, İsviçre’de “terörizmin finansmanı” suçundan hakkında soruşturma yürütülen Anne-Karine Meyer isimli kişi ile Türkiye’de ikamet eden bazı yabancı uyruklu kişilerin, Al Hayrat Derneği aracılığıyla çatışma bölgelerinde hayatını kaybeden örgüt mensuplarının Türkiye’deki aileleri ile tutukluların ailelerine para, kira, giyim ve gıda gibi yardımlarda bulundukları soruşturma kapsamında belirlenmişti.
Şüphelilerin, Suriye’de terör örgütü PKK/PYD/YPG kontrolündeki kamplarda alıkonulan terör örgütü DEAŞ üyesi kadınlara maddi yardım için sözde “infak” adı altında para topladığı, dernek kurucusu şüpheli Merve Nur Okçuoğlu’nun hesabını vererek kendisine gönderilen paraları topladığı tespit edilmişti.
MASAK’tan alınan şüphelilerin bankacılık işlemlerine ait verilerde, terör örgütü DEAŞ kapsamında haklarında adli işlem kaydı bulunan kişilerle aralarında para transferi olduğu belirlenmişti.
Polisin İstanbul ve Mersin’de yaptığı eş zamanlı operasyonda 8 şüpheli gözaltına alınırken, firari 1 şüpheli ise daha sonra yakalanmıştı.
Prof. Dr. Erhan Afyoncu Netanyahu’nun ‘Siloam Kitabesi’ açıklamaları ile ilgili konuştu…

Adalet Bakanı Tunç, Maltalı, Bosna Hersekli ve Gürcistanlı mevkidaşlarıyla görüştü

Adalet Bakanı Tunç, Maltalı, Bosna Hersekli ve Gürcistanlı mevkidaşlarıyla görüştü

Bakan Tunç, Avrupa Konseyi Adalet Bakanları Konferansı için gittiği Malta’nın başkenti Valetta’da, konferansın ardından mevkidaşlarıyla görüşmeler gerçekleştirdi.
Tunç, Maltalı Bakan Attard ile görüşmesinde, konferansa ev sahipliği için teşekkürlerini ileterek, “Malta’nın öncülüğünde gerçekleşen bu toplantının, adalet alanında işbirliği ve dayanışmayı güçlendirmesi açısından son derece faydalı olduğunu ifade etmek isterim. Konferans süresince yürütülen tartışmalar ve paylaşılan tecrübeler, hepimiz için yol gösterici olmuştur.” dedi.

Yunan Bakan canlı yayında Türkiye’yi hedef gösterdi: İsrail yanımızda olacak!
Türkiye ile Malta’nın tarihsel bağlara sahip olduğuna işaret eden Tunç, “İki ülke arasındaki bu güçlü ilişkilerin adli işbirliği alanında daha da geliştirilmesi kanaatindeyim.” diye konuştu.
Konferans kapsamında imzalanan protokole de değinen Tunç, şunları kaydetti:
“Protokolün en önemli hedeflerinden biri de adli işbirliği kapsamında dijitalleşmeden en yüksek seviyede yararlanmaktır. Dijitalleşme, artık sadece teknolojik bir gelişme değil, aynı zamanda toplumsal yapının her alanında köklü değişimlere yol açan bir dönüşüm sürecidir. Bu itibarla adli yardımlaşma süreçleri dahil yargısal işlemlerde dijitalleşmenin önemini vurguluyoruz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan TEKNOFEST’te önemli mesaj: Kudüs’e ait tek bir çakıl taşını dahi vermeyiz
“ÇALIŞMALAR BÖLGENİN DE HUKUK SİSTEMİNE KATKI SAĞLAYACAKTIR”
Bakan Tunç, Bosna Hersekli mevkidaşı Bunoza ile görüşmesinde, Türkiye ile Bosna Hersek arasındaki ilişkilerin yalnızca diplomatik temaslarla sınırlı olmadığını, iki ülke halkı arasında gönül bağı bulunduğunu bildirdi.
Adli yardımlaşma alanında iki ülke arasındaki işbirliğinin genelde olumlu ve sorunsuz şekilde ilerlediğini vurgulayan Tunç, “Bosna Hersek ile işbirliğimizi geliştirmeye her zaman hazır olduğumuzu belirtmek isterim. Bu tür çalışmalar sadece iki ülkenin değil, bölgenin de hukuk sistemine katkı sağlayacaktır.” şeklinde konuştu.
Suçluların iadesi, ceza istinabe talepleri, hükümlü nakli ile ilgili iki ülke arasında henüz sonuçlanmamış taleplerin bulunduğunu belirten Tunç, “Bunların da hızlı şekilde sonuçlanmasıyla ilgili olarak her iki tarafın teknik çalışmalar yürütmesinde fayda olacağı kanaatindeyiz.” dedi.

Prof. Dr. Erhan Afyoncu Netanyahu’nun ‘Siloam Kitabesi’ açıklamaları ile ilgili konuştu
“ADALET VE YARGI ALANINDA DA İŞBİRLİĞİMİZ GELİŞTİ”
Adalet Bakanı Tunç, Gürcistan Adalet Bakanı Salia ile görüşmesinde, “Gürcistan’ın bizim için hem tarihsel hem de kültürel açıdan özel bir yeri bulunmaktadır.” ifadesini kullandı.
Son yıllarda Türkiye ile Gürcistan arasındaki ilişkilerin her alanda çok boyutlu gelişme kaydettiğini anlatan Tunç, “Türkiye ile Gürcistan arasındaki ilişkiler yalnızca siyasi ve ekonomik boyutlarla sınırlı değildir. Adalet ve yargı alanında da işbirliğimizin geliştiğini memnuniyetle görüyoruz.” diye konuştu.
Suçluların iadesi, karşılıklı adli yardımlaşma, uzman değişimi, yargı mensuplarının mesleki eğitimleri ve ortak seminerler düzenlenmesi gibi konularda işbirliğinin daha da ileriye taşınabileceğine işaret eden Tunç, “Özellikle sınır aşan organize suçlar, insan kaçakçılığı, siber suçlar ve kara para aklama ile mücadele hususlarında ortak çalışmalarımızın derinleştirilmesi önem arz etmektedir. Bu kapsamda bakanlıklarımız arasında teknik düzeyde istişare mekanizmalarının güçlendirilmesinin faydalı olacağına inanıyorum.” değerlendirmesinde bulundu.
Bakan Tunç, suçluların iadesi, ceza istinabe talepleri, hükümlü nakli gibi karşılıklı taleplerin gecikmeden sonuçlanması adına da çalışmaların sürdürülmesinin önemli olduğunu vurguladı….

Reklam
İletişim Başkanı Duran: TEKNOFEST bir teknoloji olimpiyatı oldu

İletişim Başkanı Duran: TEKNOFEST bir teknoloji olimpiyatı oldu

Duran, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile T3 Vakfı öncülüğünde düzenlenen, Anadolu Ajansının (AA) Global İletişim Ortağı olduğu, İstanbul Atatürk Havalimanı’nda devam eden dünyanın en büyük havacılık, uzay ve teknoloji festivali TEKNOFEST’i ziyaret etti.
İlginizi Çekebilir
Burhanettin Duran, ajansın standında AA Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Serdar Karagöz ile bir araya geldi.
Duran, festivale ilişkin AA muhabirine yaptığı açıklamada, TEKNOFEST’in teknolojinin olimpiyatı olduğunu belirterek, “Baktığımızda 64 branşta birçok alanda teknolojinin Türkiye, bölgemiz ve sonra da insanlık için ne kadar geliştiğini gösteriyor. Bu, genç kardeşlerimiz için çok önemli çünkü hem kendine özgüveni artırıyor hem de yeni şeyler ortaya koyma imkanı veriyor.” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan TEKNOFEST’te önemli mesaj: Kudüs’e ait tek bir çakıl taşını dahi vermeyiz

“BU EKOSİSTEM İNSANLIĞIN GELECEĞİ İÇİN ÇOK FAYDALI BİR NOKTAYA GELMİŞ DURUMDA”
TEKNOFEST’in önemli bir ekosistem oluşturduğuna dikkati çeken Duran, şöyle devam etti:
“Bu ekosistem insanlığın geleceği için çok faydalı bir noktaya gelmiş durumda. Bugün yüz binlerce insanın teknoloji üretmeye çalıştığı bir döneme geldik. Ben baktığımda, aslında sadece Türkiye’ye değil tüm dünyaya buradan bir mesaj verildiğini düşünüyorum. Türk toplumu için gençlere kadar ulaşan bir teknoloji devrimi gerçekleşiyor. Baktığınızda savunma sanayinden tarıma kadar uzanan çok geniş bir alan var. Tabii ki dünya açısından da Türkiye’de neler yapıldığını, özellikle Cumhurbaşkanı Erdoğan döneminde, Türkiye’de son 23-24 yılda ne gibi büyük reformlar ve devrimler gerçekleştirildiğini gösteriyor. Ben bu anlamda TEKNOFEST’i düzenleyen ve ona katkıda bulunan herkese, bütün paydaşlarına ve gençlerimize teşekkür ediyorum.”
Teknofest 2025’e damga vuran yapay zeka uygulaması: Demirören’den çok dilli uygulama

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, TEKNOFEST’in yayılarak devam edeceğini dile getirdi.
Bu festivalin çok önemli bir yumuşak güç olduğunun altını çizen Duran, şunları kaydetti:
“Sadece silahınızla, sadece dış politikadaki konuşmalarınızla ya da hamlelerinizle değil, aynı zamanda teknoloji üretmede ve bunu topluma yaymada gösterdiğiniz başarıyla da tüm dünyada takip ediliyorsunuz. Ben şunu çok iyi biliyorum: TEKNOFEST sadece bizim komşularımız ya da bölgemizden değil, tüm dünyadan takip edilen çok önemli bir festival oldu, bir olimpiyat oldu. Daha nice başarılar göstereceğine eminim. İnşallah bunun birçok alanda yayılarak devam etmesini ve etrafımıza da fayda sağlayacak şekilde yepyeni ürünlerle, icatlarla gelecek yeni kuşakların bu sistemde yetişmesini bekliyoruz.”
…

Son dakika..

Son dakika…İstinaf, Ekrem İmamoğlu’nun ‘Ahmak’ davasında aldığı cezayla ilgili kararını verdi

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi, tutuklanmasının ardından İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu hakkında Yüksek Seçim Kurulu (YSK) üyelerine hakaret ettiği gerekçesiyle ‌verilen hapis cezasını hukuka uygun buldu.
İlginizi Çekebilir
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi (istinaf), İmamoğlu’nun 2019’daki bir basın açıklamasında YSK üyelerine hakaret ettiği gerekçesiyle yargılandığı ve Anadolu 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 2022’de “kurul halinde çalışan kamu görevlilerine karşı görevlerinden dolayı alenen hakaret” suçundan 2 yıl 7 ay 15 gün hapis cezası vererek karar bağladığı dosya üzerindeki incelemesini tamamladı.
Yerel mahkemenin kararında usul ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılık, delillerde ve işlemlerde ise herhangi bir eksiklik olmadığına hükmeden daire, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğuna karar verdi.
Kararda, incelenen dosya kapsamına göre verilen hükümde, TCK’nin 43/2-1 maddesinin uygulanması sırasında hesap hatası sebebiyle netice hapis cezasının “1 yıl 19 ay 15 gün hapis yerine 2 yıl 7 ay 15 gün hapis” olarak belirlenmesi suretiyle cezanın hesaplanmasındaki hata dışında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hatanın bulunmadığı kaydedildi.
Daire, istinaf başvurusunu Yargıtay’da temyiz yolu açık olmak üzere esastan reddine hükmetti.
Onanan kararda, sanığın seçme ve seçilme hakkı gibi bazı haklardan yoksun bırakılmasını kapsayan TCK’nin 53/1 maddesinin de uygulanmasına hükmedilmişti.
Dava hakkındaki son kararı ise Yargıtay verecek.
DAVA GEÇMİŞİ
Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca, YSK Başkanlığı tarafından, İmamoğlu’nun YSK üyelerine hakaret ettiği yönünde suç duyurusu yapılması üzerine soruşturma başlatılmıştı.
Soruşturma sonucu hazırlanan iddianamede, YSK Başkanlığı tarafından yapılan suç duyurusu dilekçesinde, 31 Mart 2019’da gerçekleştirilen İBB Başkanlığı seçiminin 6 Mayıs’ta iptal edildiği, yenilenen seçimde Belediye Başkanı olarak seçilen Ekrem İmamoğlu’nun 4 Kasım 2019’daki basın açıklamasında kurul üyelerine hakaret içeren beyanda bulunduğu belirtilmişti.
İddianamede, İBB Başkanlığı seçiminin 6 Mayıs 2019’da YSK tarafından iptal edildiği nazara alındığında, söylemin kamu görevlisi olan ve kurul halinde çalışan mağdurlara yönelik olduğu hususunda tereddüt bulunmadığı kaydedilerek, “Her ne kadar şüphelinin suç tarihi itibarıyla İBB Başkanı olarak görevini yapmakta olduğu görülse de soruşturma konusu eylemin şüphelinin kişisel suçu olarak değerlendirilmesinde zaruret bulunmaktadır.” ifadesi yer almıştı.
Bu kanaatin yüksek yargı içtihatlarıyla da desteklendiği aktarılan iddianamede, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre Ekrem İmamoğlu’nun üzerine atılı suçu işlediği ve kamu davası açılması için gereken yeterli şüphe seviyesine ulaşıldığı anlatılmıştı.
İddianamede, bu kapsamda Ekrem İmamoğlu’nun o dönem YSK Başkanı olan Sadi Güven ile 10 YSK üyesine yönelik zincirleme şekilde “kurul halinde çalışan kamu görevlilerine karşı görevlerinden dolayı alenen hakaret” suçundan 1 yıl 3 ay 15 günden 4 yıl 1 aya kadar hapisle cezalandırılması talep edilmişti.
2 YIL 7 AY 15 GÜN HAPİS CEZASI KARARI
Davaya bakan Anadolu 7. Asliye Ceza Mahkemesi, 14 Aralık 2022’deki duruşmada, sanık İmamoğlu’nu “kurul halinde çalışan kamu görevlilerine karşı görevlerinden dolayı alenen hakaret” suçundan 2 yıl 7 ay 15 gün hapis cezasına çarptırmış, cezada indirim uygulamamıştı.
Öte yandan kararda, sanığın seçme ve seçilme hakkı gibi bazı haklardan yoksun bırakılmasını kapsayan TCK’nin 53/1 maddesinin de uygulanmasına hükmedilmişti.
Kararın ardından cumhuriyet savcısı ile İmamoğlu’nun avukatları, yerel mahkemenin hükmüne itiraz ederek, dosyayı istinafa taşımıştı….

Emine Erdoğan, Gazze'deki çocukların eğitim hakkından mahrum bırakılmaması için ortak bildiriyi imzaladı

Emine Erdoğan, Gazze’deki çocukların eğitim hakkından mahrum bırakılmaması için ortak bildiriyi imzaladı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, 15 Eylül’de Katar’ın başkenti Doha’da düzenlenen İslam İşbirliği Teşkilatı ve Arap Ligi Olağanüstü Ortak Zirvesi’nde Cumhurbaşkanı Erdoğan’a eşlik etmiş, zirve kapsamında Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamed Al Sani’nin annesi Şeyha Moza binti Nasır ile görüşmüştü.
Zirvenin ardından Nasır’ın kurucusu olduğu Education Above All Vakfı, “Çatışma bölgelerinde yaşayan çocukların eğitimi açısından vahim bir yıl” ortak bildirisi hazırladı.
İlginizi Çekebilir
Gazze gönüllüsü lider eşleri, liderler ve uluslararası kuruluşların üst düzey yöneticilerinin imzaladığı bildiri, dünyanın dört bir yanında çatışmalardan etkilenen bölgelerde eğitim alanında giderek büyüyen zorluklar karşısında ve “Eğitimi Saldırılardan Koruma Uluslararası Günü”nün altıncısı vesilesiyle yayımlandı.
Kriz bölgelerindeki çocuklara ve eğitim sistemlerine yönelik devam eden ihlallerin sona erdirilmesi için acil eylem çağrısında bulunulan bildirinin, çatışma bölgelerindeki çocukların eğitim hakkı bakımından kayıtlara geçmiş en kötü yıl olarak nitelendirilen ve giderek ağırlaşan duruma karşı ortak bir tutum sergilemek ve Gazze başta olmak üzere diğer çatışma bölgelerinde yaşanan insani felaketin boyutlarına ışık tutması hedeflendi.
Çatışma ortamlarında yaşayan çocukların durumunun endişe verici bir hızla kötüleştiğine dair derin kaygıları dile getirmek üzere bir araya gelen lider eşleri, bu bölgelerdeki çocukların öldürüldüğü, aç bırakıldığı, yaralandığı ve başta eğitim hakkı olmak üzere temel insan haklarından mahrum edildiği bu yılın, özellikle çocuklar açısından son derece vahim bir yıl olduğunu bildirdi.
Çocukların eğitim hakkını hedef alan acımasız saldırıların başta Gazze olmak üzere Sudan, Ukrayna, Myanmar, Kolombiya ve dünyanın birçok yerinde devam ettiği belirtilen bildiride, yıllardır, yeni bir olgu olmayan bu uluslararası hukuk ihlallerine dikkat çekildi.
Gazze’deki soykırımın devam ettiği, faillerin etik ve hukuk açısından hayati bir eşiği aşarak soykırım suçu işlediği ve sivillerin kasten aç bırakıldığı hatırlatılan bildiride, Gazze’de çocuklar dahil sivillere yönelik saldırılar, nüfusun zorla yerinden edilmesi ve kasten aç bırakma uygulamalarının yanı sıra, bu saldırının faillerinin, eş zamanlı olarak Filistin eğitim sisteminin, kütüphanelerinin ve üniversitelerinin kasten ve topyekun yok edilmesi anlamına gelen “eğitim kırımı”na da başvurduğu kaydedildi.
Erdoğan’dan kooperatiflere destek müjdesi: Toplam 3 milyar liralık kredi imkanı sunacağız
Söz konusu eylemlerin, Gazze’nin entelektüel, kültürel ve sosyal yaşamını ortadan kaldırmaya ve silmeye yönelik kasıtlı bir taktiğin parçası olduğu belirtilen bildiride, Gazze’deki durumun vahametinin dünya genelinde kabul gördüğü, devletler ve hükümetlerin, soykırımı ve uluslararası hukukun açık ihlallerini kınamak ve adalet çağrısında bulunmak üzere ortak bir hareket etrafında tek bir ses olarak birleştiği ifade edildi.
Lider eşlerinin imzaladığı bildiride, “Bugün biz de bu soykırımı sona erdirme hareketine katılıyor ve eğitim fırsatları sunma ve çocukların öğrenirken iyileşmelerine yardımcı olma konusundaki çalışmalarımızı sürdüreceğimize söz veriyoruz.” ifadelerine yer verildi.
Bildiriye, Emine Erdoğan ile Katar Eğitim Vakfı Başkanı ve Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri Savunucusu Şeyha Moza binti Nasır, Bosna Hersek Devlet Başkanlığı Konseyi Boşnak üyesi Denis Becirovic’in eşi Mirela Becirovic, Kolombiya Devlet Başkanı’nın eşi Veronica Alcocer Garcia, Gambiya Cumhurbaşkanı’nın eşi Fatoumatta Bah-Barrow, Sierra Leone Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı’nın eşi Fatima Maada Bio, Petra Ulusal Vakfı Başkanı ve UNESCO Kültürel Miras İyi Niyet Elçisi Prenses Dana Firas, Malezya Başbakanı’nın eşi Wan Azizah İsmail ve Eski İskoçya Bölgesel Başbakanı Hamza Yusuf’un da aralarında bulunduğu çok sayıda isim imza attı.
EMİNE ERDOĞAN’DAN SOSYAL MEDYA PAYLAŞIMI
Bildiriye ilişkin NSosyal hesabından paylaşımda bulunan Emine Erdoğan, şunları kaydetti:
“10 Ocak 2009 tarihinde, ‘Filistin’de Barış İçin Kadınlar Toplantısı’ vesilesiyle İstanbul’da lider eşleri olarak bir araya gelmiş ve dünyaya ‘Gazze’ye Destek İçin İstanbul Çağrısı’nı duyurmuştuk. Bu çağrı, zalimlerin karşısında barışın diliyle birleşen güçlü bir iradenin ifadesiydi. 2023 Kasım’ında ise İstanbul’da gerçekleştirdiğimiz ‘Filistin İçin Tek Yürek Lider Eşleri Zirvesi’nde, Filistin için yeniden yekvücut olduk. Zirvede tek yürek haykırdığımız barış mesajı, hala zulme karşı aynı kararlılıkla yankılanıyor. Bugün, Her Şeyden Önce Eğitim Vakfı Başkanı ve BM Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri Savunucusu, değerli dostum Şeyha Moza bint Nasser’ın öncülüğünde yayınlanan ‘Çatışma Bölgelerinde Yaşayan Çocukların Eğitimi Açısından Vahim Bir Yıl Ortak Bildirisi’ ile sesimizi, o günlerdeki inançla bir kez daha yükseltiyoruz.”
Gazze başta olmak üzere tüm kriz bölgelerindeki çocuklara ve eğitim sistemlerine yönelik devam eden ihlallerin durdurulması için acil eylem çağrısında bulunduklarını belirten Erdoğan, “Zira, eğitim hakkından mahrum bırakılan her çocuk, geleceğimizden kopan bir parçadır. Dileğimiz, çocukların yaşam haklarının ellerinden alınmadığı, her çocuğun kaleme, deftere, sınıfa kavuştuğu bir dünyadır. Eğitimle iyileşen çocukların, daha adil bir geleceği inşa edeceğine gönülden inanıyor, vicdan sahibi tüm yürekleri bu çağrıya ortak olmaya davet ediyorum.” ifadelerini kullandı.
TEKNOFEST İstanbul’da 3. gün coşkusu! İlk kez helikopter deneyimi yaşadılar
EMİNE ERDOĞAN’IN GAZZE KONUSUNDAKİ ÇALIŞMALARI
İsrail’in, Gazze Şeridi’ne 7 Ekim 2023’ten bu yana sürdürdüğü saldırılarda çocuk ve kadınların da yer aldığı 65 binden fazla insanın yaşamını yitirmesine kayıtsız kalmayan Emine Erdoğan’ın inisiyatifiyle lider eşleri, 15 Kasım 2023’te İstanbul’da “Filistin İçin Tek Yürek” temalı zirvede bir araya gelmiş ve buradan Gazzeli masumlar için dünyaya mesaj verilmişti.
Gazze’deki masum sivillerin can kaybını azaltmak ve bölgeye barışı getirmek amacıyla yapılabilecekler için daima hazır olduğunu her mecrada dile getiren Emine Erdoğan, dünyanın pek çok ülkesinden devlet ve hükümet başkanlarının eşleri ve özel temsilcilerinin katılımıyla İstanbul’da toplantıya ev sahipliği yapmıştı.
Toplantıda, Gazzeli masumların yaşadığı acıların sona erdirilmesi ve krizin çözümü için güçlü bir dayanışma sergilenmişti.
Emine Erdoğan, eşi Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın başbakan olduğu 10 Ocak 2009’da İstanbul’da “Filistin’de Barış İçin Kadınlar Toplantısı”na da öncülük etmişti.
Bölge ülkelerden çok sayıda lider eşinin katıldığı toplantı, İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarının arttığı ve iki haftada yaklaşık 800 kişinin yaşamını yitirdiği dönemde düzenlenmişti. Toplantıda Emine Erdoğan “Gazze’ye Destek İçin İstanbul Çağrısı” metnini kürsüden okumuş, metin, lider eşlerinin oybirliğiyle kabul edilmişti….

Prof. Dr

Prof. Dr. Erhan Afyoncu Netanyahu’nun ‘Siloam Kitabesi’ açıklamaları ile ilgili konuştu

Milli Savunma Üniversitesi (MSÜ) Rektörü Prof. Dr. Erhan Afyoncu, İsrail Başbakanı Binyamin​​​​​​​ Netanyahu’nun Türkiye’de müzede bulunan Siloam Kitabesi ile ilgili açıklamalarına ilişkin “Bu bir su kanalı kitabesi. Roma’da, Mısır’da ve Çin’de bunun gibi binlerce var ama Yahudilerle ilgili en eski kitabelerden birisi olduğundan onlar için önemli. Onlar Kudüs’te hak iddia etmek için söylüyorlar ama Kudüs’te en fazla hakim olan millet 800 yılla Türklerdir” dedi.
İlginizi Çekebilir
Rektör Afyoncu, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı (T3 Vakfı) öncülüğünde gerçekleştirilen, Anadolu Ajansının Global İletişim Ortağı olduğu, dünyanın en büyük havacılık, uzay ve teknoloji festivali TEKNOFEST’i ziyaret etti.
Tarım Teknolojileri Kümelenmesi (TÜME) standında gıda, tarım ve hayvancılık alanında geliştirilen teknolojileri inceleyen Afyoncu, AA muhabirine değerlendirmelerde bulundu.
TEKNOFEST’in yıllardan beri başarılı bir organizasyon olarak sürdüğünü kaydeden Afyoncu, “Gezdikçe şunu gördüm, Aksaray’dan, Konya’dan, Bursa’dan, Türkiye’nin her tarafından, liselerden, üniversitelerden genç kardeşlerimiz gelmiş. Heyecan içerisinde su altı aracı yapmışlar, roket yapmışlar, karıştırma cihazı yapmışlar ve son derece heyecanlı bir şekilde elleri icada bulaşmış. Bu son derece önemli. TEKNOFEST’in en önemli özelliği üreten bir gençlik geliyor olması.” diye konuştu.
Afyoncu, TÜME standında gördüğü tarım teknolojilerini önemli bulduğunu, Türkiye’de gıdanın da savunma sanayi kadar önemli olduğunu, modern üretim metotlarının yayılması gerektiğini belirtti.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun, Türkiye’de bulunan Siloam Kitabesi’ne ilişkin açıklamalarını değerlendiren Afyoncu, “İsrail kendisine bir tarih yaratma peşinde. Yahudiler çok eski tarihlerden itibaren Filistin topraklarındaydılar ama uzun süreli bir hakimiyetleri olmadı. Filistin’de ve Kudüs’te en uzun süreli hakimiyeti olan millet Türklerdir. Bunu net ve açık bir şekilde söyleyelim.” ifadelerini kullandı.
İsrail’in kitabeyi kendilerinin çok eski tarihlerden itibaren buradayız demek için kullandığını aktaran Afyoncu, şunları kaydetti:
“Kitabe, milattan önce 8. yüzyılda Şiloah denilen bir su kanalının hikayesidir. Bu, 19. yüzyılda bulunduğu zaman 1982’de Müzeyi Hümayun’a, bugün Arkeoloji Müzeleri’ne gelmiş bir kitabedir. Kitabede, Yahudi Kralı’nın o bölgede Asurlar’ın kuşatmasına karşı bir su kanalı inşa etmesiyle ilgili bilgiler var. Fakat eski ayette geçen bu hadisenin kitabeyle birebir örtüşüp örtüşmediği tartışılıyor. Kimisi onu hadiseye bağlıyor, kimisi bağlamıyor.”
Kitabenin İsrailli yetkililer tarafından defalarca Türk yetkililerden istendiği anlatan Afyoncu, bu taleplerin karşılık bulmadığını belirtti.
Afyoncu, şöyle devam etti:
Alıntı Metni
Kitabenin kutsal olmadığına işaret eden Afyoncu, “Bu bir su kanalı kitabesi. Roma’da, Mısır’da ve Çin’de bunun gibi binlerce var ama Yahudilerle ilgili en eski kitabelerden birisi olduğundan onlar için önemli. Onlar Kudüs’te hak iddia etmek için söylüyorlar ama tekrarlıyorum Kudüs’te en fazla hakim olan millet 800 yılla Türklerdir.” değerlendirmesini yaptı….

Reklam
Tarım ve Orman Bakanı Yumaklı, TEKNOFEST İstanbul'da konuştu

Tarım ve Orman Bakanı Yumaklı, TEKNOFEST İstanbul’da konuştu

Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile T3 Vakfı öncülüğünde düzenlenen, AA’nın Global İletişim Ortağı olduğu dünyanın en büyük havacılık, uzay ve teknoloji festivali TEKNOFEST, İstanbul Atatürk Havalimanı’nda ziyaretçilerini ağırlamaya devam ediyor.
Bakan Yumaklı, TEKNOFEST’te yer alan Tarım Teknolojileri Kümelenmesini (TÜME) gezerek, ürünlere ilişkin bilgi aldı.
Ardından basın mensuplarına değerlendirmede bulunan Yumaklı, TEKNOFEST’in geleceğin hayallerle buluştuğu bir ortam olduğunu dile getirdi.
Yumaklı, her sektörde olduğu gibi tarımsal üretimde de teknolojinin mutlaka kullanılması gerektiğini belirterek, bunun için bir kümelenme modeliyle bütün unsurların entegre olarak birbirleriyle konuşması ve birbirini desteklemesi gerektiğini anlattı.
İlginizi Çekebilir
Tarım ve orman sektörünün her konuda olduğu gibi gelecek için çok önemli olduğunu vurgulayan Yumaklı, şöyle devam etti:
“Bugün burada 7’den 77’ye teknolojinin her yönüyle tanışan ziyaretçiler, aslında tarımsal teknoloji de kullanıldığı zaman ne kadar verimli ve kaliteli üretim yapılabildiğini buradan görmüş oluyorlar. Biz bakanlık olarak teknolojinin, tarımın tam da orta yerinde olması gerektiğini ve tarımsal üretimin teknolojinin etrafında birleşmesi gerektiğini her zaman ifade ediyor ve bununla ilgili birçok proje geliştiriyoruz. ‘Tarımsal üretimi yapanlar aslında teknolojiyle çok işi olan insanlar değildir.’ diyorlar, hayır öyle değil. Bugün burada hem uzay hem de tarımsal üretime dair teknolojileri aynı platformda bir araya getiren bir anlayış var. Burada genetik gelişimlerden hayvan sağlığına, teknolojinin özellikle iklim değişikliğinden ve kuraklıktan kaynaklı uyumunu sağlayacak tohumlara kadar birçok noktayı görmek mümkün.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan TEKNOFEST’te önemli mesaj: Kudüs’e ait tek bir çakıl taşını dahi vermeyiz
– TARIM TEKNOLOJİYLE BULUŞTU
Yumaklı, sadece hayvancılık bile konuşulsa bir hayvanın genetik özelliklerinin en üst seviyeye çıkarılmasından onun doğumu, daha sonrasında beslenmesine kadar bir ekosistem kurulması gerektiğini söyledi.
İlgili genel müdürlüklerinin genetik araştırmalarla beraber hangi cins hayvanın ne kadar verim verebileceğine dair birçok konuyu araştırdığına, bu AR-GE çalışmalarını sektörle birlikte yaptığına dikkati çeken Yumaklı, şunları kaydetti:
“Ben inanıyorum ki bu teknolojik buluşmayı sağlayacak bütün katılımcılar, yatırımcılar, gençler, kadın girişimcilerimiz günün sonunda teknolojiyi tam anlamıyla uyguladıklarında hayallerinin çok daha ötesinde bir üretimin geliştiğini görecekler. Bu çok önemli kümeleşme, Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi, Boğaziçi Üniversitesi ve Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğümüz ile diğer paydaşların katılımıyla oldu. Ben tarımın teknolojiyle buluşma düşüncesini hayata geçiren başta T3 Vakfı olmak üzere bütün paydaşlara teşekkür ediyorum. Bütün genç kardeşlerimizi de Bakanlığımızın diğer fonksiyonlarını görebilmek için burada mevcut stantlara davet ediyorum.”
Ünlü Şef Danilo Zanna’ya ‘Turkuaz Kart’ verildi…

Borsa
1.013,18
TL
Dolar
1.002,20
TL
Euro
994,10
TL
Altın
993,99
TL
Borsa
1.067,20
TL
Dolar
1.004,32
TL
Euro
1.003,12
TL
Altın
1.043,38
TL
Borsa
927,94
TL
Dolar
1.019,48
TL
Euro
1.014,78
TL
Altın
994,53
TL
Borsa
1.036,97
TL
Dolar
1.191,25
TL
Euro
1.147,84
TL
Altın
1.170,41
TL
Reklam
Reklam