BIST 100
11.333,27 -1,26%
DOLAR
50,1564 0,10%
EURO
56,2060 -0,23%
GRAM ALTIN
6.529,01 -1,02%
BITCOIN
75.535,00 -0,26%
FAİZ
39,38 0,00%
GÜMÜŞ GRAM
83,22 -0,61%
GBP/TRY
67,3981 -0,22%
EUR/USD
1,1198 -0,19%
BRENT PETROL
98,17 0,80%
ÇEYREK ALTIN
10.674,92 -1,02%
İzmir Açık
İzmir hava durumu
11 °
Reklam

EKONOMİ

Artanlar

Tümü
  • Hisse Fiyat Fark
  • CITAS 108,90 %▲ %10,00
  • ISVEA 14,52 %▲ %10,00
  • ACSEL 94,05 %▲ %10,00
  • BRKO 6,38 %▲ %10,00
  • ICUGS 1,21 %▲ %10,00

Azalanlar

Tümü
  • Hisse Fiyat Fark
  • KLSYN 14,04 %▼ %-10,00
  • KRDMD 36,72 %▼ %-10,00
  • OZATD 113,40 %▼ %-10,00
  • TRHOL 126,10 %▼ %-9,99
  • RALYH 6,86 %▼ %-9,97

İşlem Görenler

Tümü
  • Hisse Hacim
  • THYAO 18.457.574.498,75
  • ASELS 17.542.726.870,75
  • YKBNK 11.438.542.724,12
  • AKBNK 9.633.201.682,25
  • TUPRS 8.807.847.220,00
Bitcoin
75.477 -6.06%
Ethereum
2.219,76 -8.29%
Tether
0,998973 -0.04%
Binance Coin
690,13 -3.23%
XRP
1,19 -8.52%
Solana
89,02 -7.00%
TRON
0,318274 -0.41%
Dogecoin
0,071341 -6.73%
Cardano
0,183219 -6.95%
Dai
1 -0.03%
Avalanche
8,26 -5.35%
Arbitrum B. USDT
0,999951 0.02%
Polygon B. USDT
1 0.05%
Wrapped Solana
98,97 -5.00%
Polygon PoS Bridged DAI (Polygon POS)
0,999531 -0.04%
Yapay zeka ile gerçek karışıyor: Deepfake mağdurlarını hangi hukuki süreçler bekliyor?

Yapay zeka ile gerçek karışıyor: Deepfake mağdurlarını hangi hukuki süreçler bekliyor?

Yapay zeka (AI) ve deepfake gibi ileri teknolojiler kullanılarak oluşturulan ve son zamanlarda dijital ortamlarda artış gösteren videolar vatandaşlar için hukuki tehlikeler oluştururken, uzmanlar mağduriyetlerde hukuki yollara başvurulabileceğini ifade etti.
DEEPFAKE TEHLİKESİ BÜYÜYOR
Yapay zeka teknolojilerinin gelişmesiyle birlikte, deepfake videolar aracılığıyla kişilerin ses ve görüntülerinin izinsiz şekilde kullanılabilme ihtimali artarken, bu durum, özellikle sosyal medyada hızla yayılan sahte içeriklerle kişisel mağduriyetlere yol açabiliyor.
Uzmanlar, rızası dışında sesi ya da görüntüsü yapay zeka ile oluşturulan içeriklerde kullanılan vatandaşların yaşadıkları mağduriyete ilişkin, hukuki yolun açık olduğunu belirtti.
İlginizi Çekebilir
UZMANLAR UYARDI: HUKUKİ YOLLAR AÇIK
Avukat Selahattin Par, yaptığı değerlendirmede, dijital dünyanın gelişmesiyle birlikte, sanallıkla gerçeklik arasındaki farkın ortadan kaybolduğunu ve dijital okur yazarlığın teknolojiyle eş zamanlı gelişmediğini belirtti.
Vatandaşların yapay zeka ile üretilen her videoyu gerçek sanabileceğini kaydeden Par, yapay ile gerçek arasındaki farkın ayırt edilememesinin de dolandırıcılığa, şantaja ve itibar suikastı gibi risklere neden olduğunu aktardı.
Par, “Sesinizi alıyorlar, sizin sesinizmiş gibi konuşmalar düzenliyorlar ya da sizin sesinizden videolar yapıyorlar veya yüzünüzden, görselinizden, bedeninizden almış olduğu yapılarla, müstehcen görüntüler, videolar oluşturabiliyorlar. Bu çok büyük bir sıkıntı. Özellikle kişisel haklara saldırılar söz konusu.” dedi.
Kişisel verilerin korunmasıyla ilgili sıkıntıların da yaşandığını kaydeden Par, şunları söyledi:
“Türkiye’de dijitalleşmeyle ilgili bir yasamız yok. Mevcut faydalanmış olduğumuz birtakım yasalarımız var. Bu yasalardan faydalanarak, bir hak ihlali olduğunda vatandaşlarımız yasal haklarını arayabilirler. Örneğin kendilerine ait bir görüntünün montajı olduğu durumda, sulh ceza hakimliğine başvuruda bulunarak, o içeriğin yasaklanması ve durdurulmasıyla ilgili karar alabilirler. Bizzat kimin tarafından yapıldığını biliyorlarsa, Türk Medeni Kanunu gereğince kendi haklarına yapılan saldırı nedeniyle maddi, itibar, imaj kaybı, manevi üzüntü nedeniyle manevi tazminat davası açılabilir.”
“DİJİTAL MECRALARIN DA BİR RTÜK’ÜNÜN OLMASI, DENETLEMESİNİN YAPILMASI LAZIM”
Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) düzenlenme tarihlerinin çok eski olduğuna ve hazırlandığı dönemde teknolojinin bu kadar gelişmediğine işaret eden Par, şöyle devam etti:
“Bizim acilen ülke olarak, gelişen teknolojik şartlara uygun yeni bir dijital kanun yapmamız lazım. Dijital denetimde ciddi sıkıntılar yaşıyoruz. Dijital mecraların da bir RTÜK’ünün olması, denetlemesinin yapılması lazım. Derhal müdahale edilmesi için savcılığa, hakimliğe gidiyorsunuz. Karar alınana kadar o görüntüyü herkes görmüş oluyor. Ya da dolandırıcılıkla ilgili, bir sürü insan zaten dolandırılmış oluyor.”
Oluşturulan yeni düzenlemeyle birlikte, dijitale yüklenilen her içeriğin bir ızgaradan geçmesi gerektiğini vurgulayan Par, gelişen dijital çağda yasal düzenlemenin neredeyse bir zorunluluk haline geldiğini ifade etti.
Par, yapay zeka ve deepfake videoları sonucu birçok vatandaşın mağdur olarak konuyu yargıya taşıdığını belirterek, “Birisi, sizin kişisel verilerinizi kullanmak suretiyle internet mecrasında bunu yayınlarsa bu bir suç. 1 yıldan 3 yıla kadar, hatta gizlilikle ilgili bir durum varsa, 2 yıldan 4 yıla kadar daha da ağır cezalar var. Yüklü miktarda para cezaları var. Nihayetinde yüzünüz, bedeniniz, sesiniz, aynı zamanda kendinize ait verileriniz.” diye konuştu.

“İLK ÖNLEMİN ÖNCELİKLE KİŞİSEL OLARAK BAŞLAMASI GEREKİYOR”
Medipol Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekan Yardımcısı Doç. Dr. İhsan Eken ise yapay zekanın açık kodlu ve kapalı kodlu olmak üzere iki sistemle işlediğini aktardı.
Bu sistemlere ilişkin bilgi veren Eken, “Kapalı kodlunun arkasında muhakkak bir şirket var. Burada yazılan kodlara şirket çalışanları haricinde kimse erişemiyor. Ancak açık kaynağa herkes tarafından erişilebiliyor. Buradaki durum merkeziyetsizliği sağlıyor. Özellikle Uzak Doğu tabanlı yapay zeka uygulamalarının neredeyse tamamı açık kodlu.” dedi.
Kapalı kodlu yapay zeka sistemi üzerinden mağduriyet yaşan kişinin, konuyu yargıya götürebilmesine ilişkin Eken, “Güncel olarak 2-3 dava var. Amerika’da sürüyor. Açık uçlu olduğu dakika, mağdur bir ülkeden, sunucu başka bir ülkeden, nereden yayıldığı farklı bir ülkeden. Hangi ülkenin yasalarına göre biz bunu idame ettireceğiz, nasıl bulacağız? Yani bir merkezi yok. O yüzden bunun çözülmesi şu anki teknolojik bilgisayarlara göre neredeyse imkansız bir durumda.”
Eken, yapay zeka ile ilgili yasaların ABD ve Çin’de ileri seviyede olduğunu ancak her ülkede farklı yollar izlendiğini, daha evrensel kanunlar çizilmesi gerektiğini kaydetti.
Yapay zeka ile üretilen videoların günden güne daha da inandırıcı hale geleceğini dile getiren Eken, “Yapay zekada öncelikle bir şeyin nasıl yapıldığını, algoritma yapısını bilirseniz bu konuda kendinize önlem alabilirsiniz. İlk önlemin öncelikle kişisel olarak başlaması gerekiyor.” uyarısında bulundu.

2 polisi şehit eden saldırgan ‘Yalnız Kurt’ mu? Dünyaya yayıldı: ‘Tam da bu yaşlarda başlar’…

16 yaşındaki saldırgan iki polisi şehit etti! Katilin dedesi: Ben bittim

16 yaşındaki saldırgan iki polisi şehit etti! Katilin dedesi: Ben bittim

Türkiye dün şehit haberiyle güne başladı. İzmir’in Balçova ilçesi Çetin Emeç Mahallesi’nde sabah saatlerinde Salih İşgören Polis Merkezi Amirliği’ne giden 16 yaşındaki lise öğrencisi E.B., pompalı tüfekle nöbet kulübesine ateş etti. Burada görevli polis memuru Hasan Akın şehit olurken, silah sesleri üzerine merkezde görevli polislerin müdahalesiyle çatışma çıktı. Çatışmada lojmanda kalan ve olaya müdahale eden 1’inci Sınıf Emniyet Müdürü Polis Başmüfettişi Muhsin Aydemir de şehit oldu. İhbar üzerine merkeze sağlık ekipleri sevk edildi. Yaralanan polis memurları Ömer Amilağ ile Murat Dağlı ile elinden yaralanan bir sivil vatandaş hastaneye kaldırıldı. Amilağ’ın durumunun ağır olduğu belirtildi.
İlginizi Çekebilir
Olayın ardından kaçan saldırganın yakalanması için yapılanoperasyonda saldırgan E.B.bacağından yaralanarak ele geçirildi. Saldırgan, yerini gösteren bir vatandaşa da ateş ederken yaralandıktan sonra da “Allahuekber” tekbiri getirdi.
Suç kaydı yok
İzmir Valisi Süleyman Elban, saldırının 08.50’de yapıldığını belirterek, saldırınıngerçekleştiği yerin yoğun bir sokak olduğu vurguladı ve “Çıkan çatışmada bir vatandaşımız da elinden hafif yaralandı. Saldırgan yaralı olarak ele geçirildi ve şu anda Alsancak Devlet Hastanesi’nde tedavisi devam ediyor. Polis teşkilatımızın ve milletimizin başı sağ olsun” dedi.
Aynı sokakta oturuyor
Olayın çok yönlü olarak araştırıldığını ifade eden Elban, şu bilgileri verdi:“Katil zanlısı 16 yaşında. Bu sokakta oturan bir kişi, herhangi bir suç kaydı ya da daha önce bir suç nedeniyle gözaltına alınmışlığı bulunmuyor.Herhangi bir karakola şikâyeti, UYAP kaydı, suç kaydı ya da daha önce gözaltına alınma veya ifade verme durumu yok. Bol miktarda pompalı tüfek mermisi var ve saldırı pompalı tüfekle gerçekleşti. Saldırıda kullanılan pompalı tüfek, babasının 10 yıl önce almış olduğu bir silah.”
Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, saldırıya ilişkin soruşturma başlatıldığını, 2 Cumhuriyet başsavcı vekili ile 6 Cumhuriyet savcısının görevlendirildiğini açıkladı.
2 polisi şehit eden saldırgan ‘Yalnız Kurt’ mu? Dünyaya yayıldı: ‘Tam da bu yaşlarda başlar’
27 kişi gözaltında
Saldırganın telefonunda terör örgütü DEAŞ’ın logosunun çıktığı iddia edilirken olaya ilişkin tahkikat İzmir Terörle Mücadele Şube Müdürlüğünce yürütülüyor. Soruşturma kapsamında saldırıyı gerçekleştiren E.B. ile babası N.B., annesi A.B., 2 arkadaşı gözaltına alındı. Ayrıca olayla bağlantılı olduğu belirlenen 1’i İstanbul’da, 2’si Ankara’da, 1’i Şanlıurfa’da, toplam 27 kişi gözaltına alındı. Baba N.B.’ninilk ifadesinde oğlunun son dönemlerinde radikal bir tavır sergilediğini söylediği öğrenildi. N.B., çocuklarının bilgisayar ve telefonla çok sık zaman geçirdiğini, uyardıklarını ve devam etmesi durumunda kendisine polise gideceklerini söylediklerini ifade etti.
‘Polise teslim ettik’
Mahallede oturan Ahmet Babacan sesle dışarı çıktıklarını belirterek, “Tüfeğin ya kurşunu bittiği için ya da vurulduğu için yerde hareketsiz halde durdu ve çantasından bir şeyler çıkarmaya uğraştı. O süreçte de üzerine çullandık. Polislere teslim ettik. 40-50 mermi vebıçağı vardı” dedi.

Sandalye fırlattılar
Yüzü maskeli E.B.’nin saldırı anlarına ait görüntüler ortaya çıktı. İşte o görüntülerden kareler…
■ Saldırgan olay yerine yüzüne taktığı kar maskesiyle geldi.
■ Sırtında içerisinde mühimmat bulunan sırt çantası bulunuyor.
■ Ateş açtı ve 2 polisi şehit etti.
■ Polisin silahla müdahale etmeye çalıştığı saldırgan ateş etmeye devam etti
■ Çantasına çıkardığı sis bombasını fırlattı
■ Ateş açan polisler “Bomba var” diye bağırdı ve saldırgana sandalye atıyor
■ Bacağından vurularak etkisiz hale getirilen saldırgan vurulduktan sonra “Allahuekber” diye bağırdı.
Eylül ayında bankalarda yarış kızıştı! Emekli promosyonlarında zirve rakam
Lise 3. sınıf öğrencisi
E.B.’nin Balçova Nevvar Salih İşgören Lisesi’nde 3. sınıfta okuduğu, başarılı bir öğrenci olduğu, not ortalamasının da 88 olduğu öğrenildi. Ailenin de uzun yıllardır aynı yerde ikamet ettiği, enne babasının ise bir hastanede çalıştığı öğrenildi.
‘Uğrunda ölemeyeceğin bayrağın altında yaşamayacaksın’
Şehit Hasan Akın’ın Ordu’nun Kumru ilçesinden olduğu öğrenildi. Acı haberin ulaşmasının ardından ilçede büyük bir hüzün yaşandı.Akınsosyal medya hesabında “Uğrunda ölemeyeceğin bayrağın altında yaşamayacaksın!” yazılı paylaşım yapmış.

Seslere aşağı indi
Şehit Emniyet Müdürü Polis Başmüfettişi Muhsin Aydemir’in daha önce terörle mücadelede görev aldığı, olay esnasında polis merkezinin üst katındaki lojmanda yaşayan Aydemir’in silah sesleri üzerine evinden aşağı indiği ve saldırganla çatışmaya girdiği, bu sırada şehit düştüğü bildirildi.

Annesi acıya dayanamadı
Silahlı saldırıda şehit olan Muhsin Aydemir’in Bursa İnegöl nüfusuna kayıtlı olduğu öğrenildi. Acı haber ise Mesudiye Mahallesi’ndeki baba evine ulaştı. Baba İlhan Aydemir ve anne Nebahat Aydemir, taziyeleri kabul etti. Anne Aydemir, 112 ambulansıyla İnegöl Devlet Hastanesi Acil Servisi’ne kaldırılarak tedavi altına alındı.
Yalnız kurt eylemi mi?
E.B.’nin DEAŞ mensubu olduğu ve bu kapsamda yapılan eylemlere örgütün “yalnız kurt”adını verdiği öğrenildi. E.B’nin örgütün ideolojisi doğrultusunda kendi kararı ile eylem planı hazırlayarak saldırıyı gerçekleştirdiği ortaya çıktı. Zanlıya ait olduğu belirtilen “1Muvahhid99” adlı hesaptan da “Birazdan istişhad yapacağım ve şehit olacağım inşallah” yazdığı belirlendi. E.B. ile irtibatlı olduğu değerlendirilen İran uyruklu Khaleg Nooriborojerdi (32), İstanbul Esenyurt’tayakalandı. Saldırıya tanık bir mahalle sakini ise, “Saldırganın maskesini çıkardığında suratı bembeyazdı. Madde almış olabilir çünkü normal bir şey değildi” dedi.
Gazze’ye yardım götürmek için yola çıktılar: Sumud Filosu’na dronlu saldırı, gemi alev aldı!
Silahlı poz
Saldırganın babası N.Y.B.’nin sosyal medya hesabıprofilinde, silahlı av fotoğraflarının yanı sıra E.B.’ninoyuncak silahla fotoğrafları var.

Eğitimli bir militan gibi
Saldırgan E.B’nin komşuları sessiz sakin kendi halinde ama dijital oyun bağımlısı bir çocuk olarak tarif ederken, saldırı anının görüntülerini izleyen uzman emniyetçiler farklı düşünüyor…
‘Bunalımda bir ergen değil’
Emekli emniyetçiler, 16 yaşındaki saldırganın, tekbir getirerek yanında bulunan sis bombalarını karakola doğru attıktan sonra, karakolu yayılım ateşine tutması ve sonrasında kaçışıyla eğitimli militan izlenimi verdiğini ifade etti. Yardım isteyen vatandaşlardan birini yaralamasının ise silah kullanma yeterliliğini gösterdiğini belirtti. Saldırının baştan sonra bir militan soğukkanlılığı ve acımazlığı ile yaptığını ifade eden uzmanlar, kendi halinde bunalımda, cinnet getiren veya bilgisayar oyunlarından etkilenen bir çocuğun bu kadar uzun süreli saldırıyı gerçekleştirme psikolojisine sahip olamayacağını vurguladı. Kaçışındaki tavırlarının ve hareketlerinin eğitimsiz bir çocuğun yapabileceği hareketler olmadığı görüşünde. / FERİT ZENGİN Haber Merkezi
2 polisi şehit eden saldırganın dedesi konuştu
CNN TÜRK Muhabiri Merve Tokaz, 16 yaşındaki saldırgan E.B.’nin dedesi ile konuştu.Sözlerine “Ben bittim” diyerek başlayan dede, saldırgan torunu hakkında şunları söyledi:
Ben bittim, bütün gece bir gram uyku yok. Evden çıkarken bir şey söylemedi. Şimdi gittim karakola sordum, göreyim dedim. ‘Burada yok, bilmeyiz biz’ dediler.
(Siz silah seslerine mi uyandınız?) Tabii çok sert çıktı silahlar. 2 yaşındaki kız kardeşi bile kalktı. Kesinlikle böyle bir şey beklemiyorduk. Sakin ve öyle gelip gidiyordu. Okuldan hep takdirname getirdi.
(Son dönemde garipsediğiniz hareketleri var mıydı?) Yoktu, sakin sakin gelir otururdu. Çok memnundum torunumdan ama ne oldu onu bilemiyorum. Aklım yetmiyor, aklım da gitti zaten.
Nasıl üzülmeyeyim, ben onu nasıl büyüttüm. O zaman annesi-babası 100 lira aylık alıyordu. Ben namaz kıldığım için beni tanıyanlar zekat veriyordu. Öyle öyle idare ediyordum.

Ruhsatsızsilahların çoğu pompalı
Türkiye’ye ilk girdiği 2000’li yılların başlarında sayısı yüzbinlerle ifade edilen ve 2001 yılında sayıları 300 bine ulaşan pompalı tüfek sayısı geçen 24 yılda milyonlarla ifade edilir hale geldi. Son 4 yıldır Türkiye’de düzenlenen 2.5 milyon silah ruhsatının büyük kısmını pompalı silahların oluşturduğu belirtiliyor. Sis bombaları ise internette 60 ile 100 TL arasında satılıyor.
PEKİ NASIL ALINIYOR?
■ Ruhsat başvurusu yapabilmek için:T.C. vatandaşı ve 18 yaşını doldurmuş olmak gerekiyor.
■ Kaymakamlık makamına dilekçe
■ İki adet biyometrik fotoğraf
■ Sabıka kaydı
■ Sağlık raporu
■ 611,20 TL – 5 yıllık ruhsat için6 bin600 TL –
■ Vergi borcu yoktur .elgesi
■ T.C. kimlik kartı fotokopisi

Türk bayrağı asıldı
Saldırıya uğrayan Şehit Salih İşgören Polis Merkezi’ne ve bulunduğu Çetin Emeç Mahallesi Fethi Bey Sokağı vatandaşlar tarafından Türk bayrakları ile donatıldı.
16 saldırı 311 can kaybı
İçişleri Bakanlığı verilerine göre, DEAŞ’ın Türkiye’de 2014’ten bu yana düzenlediği 16 saldırıda 311 kişi hayatını kaybetti, 1462 kişi yaralandı.
Provokatif paylaşımlara 10 gözaltı
Emniyet Genel Müdürlüğü’nün (EGM), NSosyal hesabından yapılan açıklamada, bazı sosyal medya hesaplarından provokatif ve dezenformasyon içerikli paylaşımlar yaptığı değerlendirilen 16’sı yurt dışı kaynaklı, 103 hesabın tespit edildiği belirtildi. Bu kapsamda 39 kişi hakkında işlem başlatıldığı, 10 kişinin gözaltına alındığı aktarılan açıklamada, diğer şüphelilerin işlemlerinin ise sürdüğü kaydedildi. / ANKARA Milliyet
Saldırıya siyasilerden tepki
Salih İşgören Polis Merkezi’ne düzenlenen ve 2 polisin şehit olduğu silahlı saldırı sonrası siyasiler taziye mesajı yayınladı.
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş: “İzmir Balçova’daki Salih İşgören Polis Merkezi’ne düzenlenen menfur saldırıda şehit olan polislerimizeCenabıallah’tan rahmet, ailelerine, yakınlarına ve emniyet teşkilatımıza başsağlığı, yaralı polislerimize acil şifalar diliyorum. Şehitlerimizin ruhları şad, mekanları cennet olsun.”
CHP Genel Başkanı Özgür Özel: “Salih İşgören Polis Merkezi’ne yapılan saldırıda şehit olan iki kahraman polisimize Allah’tan rahmet, yaralı polisimize acil şifalar diliyorum. Başımız sağ olsun.
Huzura suikast
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli: “Saldırganın bağ ve bağlantıları ortaya çıkarılacak, bu menfur ve menhus olayın esrar perdesi kuşkusuz aralanacaktır. Yeşeren ümitlerimizi, yerleşen barış ve kardeşlik iklimini zehirleme emelinde olanlar, bu suretle pusuda bekleyip sokakların kaynamasını ve karışmasını hedefleyenler elbette muvaffak olamayacaklardır. 16 yaşında olduğu belirlenen bir katilin uzun namlulu silahla bir polis karakolunu yaylım ateşine tutması Türkiye’miz üzerinde oynanan alçak oyunlardan bağımsız düşünülemeyecektir. İç barış ve huzur havasını bozmak için tetikte bekleyen mihrakları iştahlandıran, kışkırtan, heveslendiren, bununla mündemiç eyleme geçişi hızlandıran iç ve dış ihanet cephesini dağıtmak kaçınılmaz bir milli görevdir. Bu görev kutsaldır ve Türkiye Cumhuriyeti devleti hamd olsun muktedirdir.”
İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, Gelecek Partisi Genel Başkanı AhmetDavutoğlu, Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ da taziye mesajı yayınladı.
RTÜK Başkanı Ebubekir Şahin: “Böylesi kritik ve acı verici dönemlerde yayıncılarımızın, resmi makamlar tarafından yapılan açıklamalara riayet etmeleri ve teyit edilmemiş bilgileri kamuoyuna aktarmamaları hayati önem taşımaktadır. Bu vesileyle vatanımızın birlik ve beraberliği uğruna canını feda eden tüm kahramanlarımızı bir kez daha minnet ve şükranla anıyorum. Milletimizin başı sağ olsun.”…

Reklam
Eşine balonlu sürpriz yaptı, işinden oldu! ‘Hanımcılık kazandı, ben işsiz kaldım’

Eşine balonlu sürpriz yaptı, işinden oldu! ‘Hanımcılık kazandı, ben işsiz kaldım’

Merkez Sarıçam ilçesinde yaşayan Sadık Şaşmaz’ın (29) hamile eşi Melek (25), geçtiğimiz ay memleketi Batman’a gitti. Yaklaşık bir ay Batman’da kalan Melek Şaşmaz, 31 Ağustos Pazar günü sabaha karşı geri Adana’ya geldi. Eşini otogarda karşılamaya giden Sadık Şaşmaz, otomobilini balonlar ile süsleyip, üzerine de ‘seni çok özledim karıcığım, evine hoş geldin’ yazısı yazdı. Sürpriz karşısında şaşıran kadın, eşine sarılıp teşekkür etti.
İlginizi Çekebilir
Bu anları sosyal medyaya koyan Şaşmaz’ın paylaşımı beğeni yağmuruna tutuldu. Adana Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde temizlik görevlisi olarak çalışan Sadık Şaşmaz, 1 Eylül Pazartesi günü ise rahatsızlığı nedeniyle 2 günlük rapor alıp şefine gönderdi. Sürpriz organizasyondan 2 gün sonra Şaşmaz’ın eşine jesti ise “Adana’dan renkli görüntüler: Otomobilini balon ve yazılarla süsledi, eşini karşıladı” şeklinde haberleştirildi. Haberi gören birçok kişi çifti tebrik etti.

İŞTEN ÇIKARTILDI
Haberi gören firma ise Sadık Şaşmaz’ın bu organizasyonu raporlu olduğu gün yaptığını ileri sürüp ‘ISS temel değerlerimizden dürüstlük ve sorumluluk ilkelerine uymamaktadır’ diyerek tutanak hazırladı. Tutanağa savunma yapan Şaşmaz, bu organizasyonu 31 Ağustos sabaha karşı yaptığını kanıtladı. Bunun üzerine firma, bir gün sonra yeniden bir tutanak düzenleyip ‘performans düşüklüğü’ diyerek Şaşmaz’ın sözleşmesini feshetti.
16 yaşındaki saldırgan iki polisi şehit etti! Katilin dedesi: Ben bittim
“HANIMCILIK KAZANDI, BEN İŞSİZ KALDIM”
Yaşadığı talihsizliği anlatan Şaşmaz, “Ben eşimi mutlu etmek için böyle bir organizasyon yaptım. Sizlerin aracılığıyla milyonlarca insana ulaştım ve çok güzel tepkiler aldım. Ancak çalıştığım firma, benim raporlu olduğum gün böyle bir organizasyon yaptığımı öne sürdü. Ben onlara raporlu olduğum gün böyle bir şey yapmadığımı kanıtladım ama sonrasında beni performans düşüklüğü diyerek işten çıkarttılar. Hanımcılık kazanacak dedim, hanımcılık kazandı ama ben işsiz kaldım” dedi.

“EŞİM HAMİLE, İŞSİZ KALDIM”
Eşinin hamile olduğunu ve işsiz kaldığı için zor duruma düştüğüne değinen Şaşmaz, “Benim eşim hamile, evim kira. 3 ay sonra kira günüm geliyor, ne yapacağım bilmiyorum. İşe geri dönüş davası açacağım ama ya beni işe geri alsınlar ya da hayırsever iş adamlarından iş istiyorum” dedi.
Öte yandan, ISS Türkiye firması açıklama yapmadı.
2 polisi şehit eden saldırgan ‘Yalnız Kurt’ mu? Dünyaya yayıldı: ‘Tam da bu yaşlarda başlar’…

Gördüğü bir rüya 3 kişinin hayatını değiştirdi! 'İlk buluşmada ikimiz de çok ağladık'

Gördüğü bir rüya 3 kişinin hayatını değiştirdi! ‘İlk buluşmada ikimiz de çok ağladık’

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın bakım ve korumasında olup üniversiteyi kazanan 286 gençten biri olan ve aynı zamanda koruyucu ailenin yanında yetişen İlknur, eğitimdeki başarısının yanında hayat hikayesiyle de ilham kaynağı oluyor. Başarılı bir fizyoterapist olma yolunda ilk adımını atacak olan İlknur, Tunalı ailesinin 3 koruyucu çocuğunun ikincisi. İki biyolojik çocuğun yanında 3 koruyucu çocukları olan aile, kız çocuklarının okumasına ve kendi ayakları üzerinde durmasına büyük önem veriyor. Tunalı ailesi, çocuklarını hayata ve topluma kazandırmanın mutluluğunu yaşıyor.
İlginizi Çekebilir
İlknur, 7 yaşında biyolojik ailesinin yanından çeşitli sebeplerden ötürü ayrılmak zorunda kaldığını ve yurda yerleştirildiğini söyledi.
İlknur, 6 ay yurtta kaldıktan sonra koruyucu ailenin yanına gittiğini belirterek hedefinin kendi ayakları üzerinde durabilmek olduğunu aktardı.
“İLK BULUŞMADA İKİMİZ DE ÇOK AĞLADIK”
Ailesiyle tanışma hikayesinden bahseden İlknur, “Benim uzaktan takip eden bir koruyucu annem daha var. O benimle çok yakından ilgilendi. Bu ailemi bulmamda da o çok yardımcı oldu. Önce yurda yerleştirildim sürecin hızlandırılması açısından. Bir ay boyunca yurtta kaldım. Bu süreçte de görüşmelerimiz başladı. Annemle görüştüm önce tek başıma. Onunla çok duygusal bir bağ kurduk zaten. İlk buluşmada ikimiz de çok ağladık. O yakınlığı, o sıcaklığı orada hissettim zaten. Yaklaşımından, konuşmasından, sarılmasından. Ardından görüşmelerimiz haftalık hızlanmaya başladı. Babamla görüştüm. Babamla görüştüğümde zaten o da çok konuşamadı, ben de çok konuşamadım. İkimiz de çok ağladık. Süreç daha da hızlandı. 1 ay içinde buraya yerleştirildim” diye konuştu.
Minik Berra’nın kreşte korkunç sonu! ‘Kızım 4 kişinin gözü önünde öldü’

“MUTLU OLDUĞUMUZDA HEP BERABER MUTLU OLUYORUZ, ÜZÜLDÜĞÜMÜZ DE HEP BERABER ÜZÜLÜYORUZ”
İlknur, ilk kez böyle sıcak bir ailenin kendisini karşıladığına dikkati çekerek, “Abilerim var iki tane. Bir tane ablam var. Bir de kız kardeşim var burada benimle. Onlarla aynı evin içerisinde olmak, bu duyguları hep birlikte yaşamak. Mesela mutlu olduğumuzda hep beraber mutlu oluyoruz. Üzüldüğümüzde birimizin bir sıkıntısı olduğunda hep beraber ona üzülüyoruz, çare buluyoruz. Yeri geldiğinde klasik abla kardeş tartışmaları da yaşıyoruz. Ama bunlar renk katıyor bence” ifadelerini kullandı.
Sorunlarını ailesiyle rahatlıkla konuşabildiğini belirten İlknur, ailesinin yanına geldikten sonra onların destekleriyle özgüveninin yerine geldiğini vurguladı.
Bu sene Ankara’da bir üniversiteyi kazandığını anlatan İlknur, sözlerine şöyle devam etti:
“Onlar bana daha çok hafifletme yönünde ilerlediler bu sıkıntılarımı, streslerimi. Bütün yükümü de aldılar gerçekten. Stres olduğum zamanlarda onlar daha çok destek oldular. Gerçekten çok rahat bir şekilde atlatabildim bu yılı. Çünkü çevreye baktığım zaman arkadaşlarımı gördüğümde, onların da aileleri böyle baskısal olarak da ilerleyebiliyorlar. Kiminin ailesi anlayışlı, kiminin ailesi çok fazla baskı kuruyor. Ama benim ailem tam ortasıydı. Yeri geldi, telefonumu da aldılar ders çalış diye. Ama bunların hepsi benim sınav yılımı, sınav stresimi hafifletmemden yanaymış. Yani bunu sonradan fark ettim.”
16 yaşındaki saldırgan iki polisi şehit etti

“BENİM MOTİVASYON KAYNAĞIM TEMELDEN OLUŞTU”
Bir ailenin yanında geleceğini etkileyen sınava hazırlanmanın önemli olduğunu vurgulayan İlknur, “Arkadaşlarımı gözlemlediğim zaman kimisi dershanede, kimisi kütüphanede kendi başına ders çalışmaya çalışıyor. Motivasyon kaynağı bulmaya çalışıyorlar. Ama benim bu kaynağım zaten temelden olmuş olduğu için annem ve babam bu konuda hiçbir zaman desteğini esirgemediği için ben bu süreci daha hızlı atlatabildim” ifadelerine yer verdi.
“BANA İHTİYACI OLDUĞUNU DÜŞÜNDÜĞÜM ANDA BİR KARŞILAŞMAMIZ OLDU”
Anne Selma Tunalı ise, bu serüvenin rüyasında gördüğü bir kız çocuğu ile başladığını ifade ederek, süreç içerisinde iki biyolojik çocuğunun yanında 3 koruyucu çocuğu olduğunu aktardı. Tunalı, “İlk Merve’yi ben zaten küçükken rüyamda görmüştüm onu. Ben de küçüktüm. Merve’yi gerçekten rüyamda gördüm ve evlat edinecektim. Koruyucu aileliği o zaman öğrendim. Koruyucu aile oldum ve ikinci kızıma gelince o çok farklı oldu. Yani bana ihtiyacı olduğunu düşündüğüm anda bir karşılaşmamız oldu. Sonra onun koruyucu ailesi oldum. Onun yanında sevgi evlerinde kaldığı arkadaşı vardı hiç ailesi olmamış, doğduğundan beri çocuk evlerinde. Ağlamış ‘benim de bir ailem olsaydı, keşke koruyucu ailem olsaydı’ diye. Bunu duyduğum zaman çok etkilendim. Bakanlıkla yine il müdürümüzle irtibatlaştık. Sonra onlar da uygun gördüler” dedi.
Cumhuriyet tarihinin en büyük sosyal konut kampanyası geliyor! Kontenjan ve gelir detayı
“BU DÜNYADA BİR ESER BIRAKMAK İSTEYEN HERKESE KORUYUCU AİLE OLMASINI TAVSİYE EDİYORUM”
İlknur’un sınava hazırlanma sürecini anlatan Selma Tunalı şöyle konuştu:
“Sınava hazırlanma sürecinde onu mümkün olduğu kadar rahat bırakmaya çalıştım. O da elinden geleni yapmaya çalıştı. Bence büyük başarı 4 yıllık İngilizce bölümü kazanması. Gerçekten çok azimli bir çocuk, çok zeki bir çocuk. Kazandık çocuğu diye düşünüyorum ben. Yani koruyucu aile olmanın bir özelliği de bir çocuk kazanıyorsunuz ve o çocuktan doğan nesli de kazanıyorsunuz. Gerçekten bu dünyada bir eser bırakmak isteyen herkese koruyucu aile olmasını tavsiye ediyorum.”
“KIZ ÇOCUKLARI İÇİN KENDİ AYAKLARI ÜZERİNDE DURMANIN ÇOK ÖNEMLİ OLDUĞUNA İNANIYORUM”
Koruyucu aile olmanın bir çocuğun hayatını değiştirmek olduğunu anlatan baba Ethem Tunalı, çocuklarına eğitimin önemini de aşıladıklarını belirterek, “Bir çocuğa dokunuyorsunuz. Bir çocuğun hayatını değiştiriyorsunuz. Ben özellikle kız çocukları için kendi ayakları üzerinde durmanın çok önemli olduğuna inanıyorum” ifadelerini kullandı….

Reklam
Mehmet Kasapoğlu: 9 Eylül yalnızca askeri başarı değil, inancın ve cesaretin adıdır

Mehmet Kasapoğlu: 9 Eylül yalnızca askeri başarı değil, inancın ve cesaretin adıdır

Dr. Kasapoğlu mesajında; “103 yıl önce, sabahın ilk ışıklarıyla birlikte İzmir sokaklarında yepyeni bir gün doğdu. İşgalin karanlığı yerini özgürlüğün coşkusuna bıraktı. O sabah Hükumet Konağının balkonundaki göndere şanlı Türk Bayrağı’nın çekilmesi, sadece İzmir’in değil, tüm milletimizin bağımsızlık destanının en görkemli simgesi oldu.
9 Eylül 1922, milletimizin özgürlüğe olan sarsılmaz inancının ve ortak iradesinin dünyaya haykırıldığı gündür.
9 Eylül 1922, yalnızca İzmir’in kurtuluşu değil, milletimizin bağımsızlık mücadelesinin nihai zaferidir. Bu tarih, Anadolu’nun dört bir yanında yükselen hürriyet ateşinin İzmir’de zaferle taçlandığı gündür.
İzmir’in kurtuluşu, yalnızca askeri bir başarı değil, milletimizin topyekûn iradesinin, inancının ve cesaretinin simgesidir.
9 Eylül’ün bize bıraktığı en önemli miras, inançla, azimle ve birlik ruhuyla her zorluğun üstesinden gelebileceğimizdir. Bugün Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılında, bu emaneti daha ileriye taşımak ve daha güçlü bir Türkiye için var gücümüzle çalışıyoruz.
103.yıldönümünde, başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, bu destanı yazan tüm kahramanlarımızı rahmet ve şükranla anıyor, bu özel günü coşkuyla kutluyorum” ifadelerini kullandı.
CHP’de İstanbul krizi! Gürsel Tekin’den Özgür Özel hamlesi: Genel Başkan karşılanmaz mı?
Yurt dışına çıkış harcı 1000 lira oldu!…

İl emniyet müdürünün tutuklandığı rüşvet soruşturmasında yeni ifadeler: Verdiğim parayı ödemediyse canı sağ olsun

İl emniyet müdürünün tutuklandığı rüşvet soruşturmasında yeni ifadeler: Verdiğim parayı ödemediyse canı sağ olsun

Antalya Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik soruşturma kapsamında rüşvete aracılık yaptığı iddiasıyla tutuklanan iş insanı Fazlı Ateş’in savcılıktaki ifadesine, DHA ulaştı. İfadesinde eğitim hayatını Niğde’de tamamladığını, 1992 yılında çalışmak için Ankara’ya gittiğini aktaran Ateş, “Ankara’da 1-2 yıl kadar boş gezdim, sonrasında 2 sene konfeksiyon işinde çalıştım. 1994 yılında tanıştığım C.H. isimli arkadaşımla şirket kurup peyzaj işleri yapmaya başladık. 2019-2020 yılına kadar bu şekilde devam ettik, sonrasında ortaklığı sonlandırdık. Kendi firmamı kurmak için öncesinde aldığım ihalelerden dolayı geldiğim Antalya’yı tercih ettim. Hiç evlenmedim. 4 kardeşiz. Babam emeklidir” dedi.
5-6 kez Antalya Büyükşehir Belediyesi ihalesine doğrudan temin ile girip kazandığını kaydeden Ateş, “İlk aldığım ihale Kemer Belediyesi çatı onarım işidir. Şirketim yeni olduğu için ve maddi olarak güçlü olmadığım için belediyenin açık ihalelerine girmezdim. Doğrudan temin olan daha küçük bütçeli ihalelere girerdim. Antalya Büyükşehir Belediyesi’nden veya iştiraklerinden ihale alan herhangi bir şirket/şahsın ihaleyi almasına ya da ihale ilgili bir sorununun çözümüne yönelik aracılık etmedim” diye konuştu.
İlginizi Çekebilir
‘BENİ ATEŞİN İÇİNE ATMAK İSTEMİŞ’
Antalya Büyükşehir Belediyesine yönelik ‘rüşvet’ soruşturması kapsamında tutuklanıp daha sonra serbest bırakılan iş insanı B.Ç.’nin, ‘Fazlı Ateş; Gökhan Böcek ve Muhittin Böcek ile samimi olduğunu, ödemelerde sıkıntı yaşamamamız için temas kurabileceğini söyledi’ şeklindeki ifadesi hatırlatılan Fazlı Ateş, Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı ile şahıslar arasında aracılık yapıp yapmadığına ilişkin soruya, şu karşılığı verdi:
Alıntı Metni
‘İLKER MÜDÜR ADINA İSTEDİĞİ 3,8 MİLYON LİRAYI VERDİM’ İDDİASI
B.Ç.’nin; belediyedeki hak edişlerin ödenmesine ilişkin Ateş’e 6 milyon 105 bin lira verdiği, İl Emniyet Müdürü İlker Arslan’ın ihtiyacı olduğunu söyleyerek kendisinden 3 milyon 871 bin lira aldığına yönelik ifadeleri hatırlatılan Fazlı Ateş, “B.Ç.’den 2022 yılında 4,5 milyon TL iş kurmak, sıkıntılarımı gidermek adına borç almıştım. Ödeyemeyince Ankara’daki dairemi onlara verdim. Yine işlerim sıkışınca ödemeleri yapmak için kendisinden 2 milyon elden borç istedim, çalışanı M.A. adına gönderdi. M.A. da hesabından bana parayı gönderdi. Ancak iddia edildiği gibi rüşvet, hak ediş işleri, ödemeler gibi usulsüz işlemlerden kaynaklı almam ya da İlker müdüre para götürmem, para vermem kesinlikle asılsız iftiradır. İlker müdürümüm böyle bir talebi olamaz, olmadı da” dedi.
2 MİLYON LİRALIK RÜŞVET İDDİASI
Belediyeyle iş yapan E.T. adlı iş insanının; hak edişlerle ilgili sorunlarını çözmek için görüştüğü Ateş’in, Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, oğlu Gökhan Böcek, Genel Sekreter Yardımcısı aynı zamanda Fen İşleri Daire Başkanı S.T. ile görüşerek sorunu halledebileceğini söylediğini, bunun için istenen 2 milyon lirayı elden teslim ettiğine ilişkin ifadeleri sorulan Ateş, “İfadesinde sadece doğru olan 2 milyon TL borç aldığım kısımdır. Kesinlikle ihale ya da işi ile ilgili kendisinden aldığım para söz konusu değildir. 20-25 gün kadar sonra işlerimden hak edişlerimden gelen parayla ödemeyi yapmıştım” karşılığını verdi.
‘İLKER ARSLAN İLE 30 YIL ÖNCE TANIŞTIK’
İlker Arslan ile yaklaşık 30 yıl önce Ankara’da tanıştıklarını aktaran Fazlı Ateş, “Antalya’ya gelmem sonrasında kendisi 2024 yılında Antalya İl Müdürü olarak atanınca muhabbetimiz ilerledi, dost olduk. Ailesini de Antalya’da tanıdım. Eşi benim şirketimde 3 ay kadar 2025 yılında SGK’lı oldu ancak iş yerim fiilen açık olmadığından kendisi 2-3 kez gelmiştir. Maaş ödemesi olarak 3 ay asgari ücret ödemesi yaptım. 3 ayın sonunda işten ayrıldı” dedi.
Antalya Büyükşehir Belediyesi ihalelerinin kendisine verilmesi için İlker Arslan’ın aracı olup olmadığı sorulan Ateş, “Bu husus kesinlikle gerçek değil hayal ürünüdür” dedi.
‘ÖDEMEMİŞ İSE DE CANI SAĞ OLSUN’
Emniyet Müdürü İlker Arslan’a havale ile gönderdiği 250 bin liranın ne ile ilgili olduğu sorulan Ateş, “İlker müdürü yıllardır tanırım. Dostumdur, gerekirse borç veririm borç alırım. Bu parayı neden gönderdim hatırlamıyorum ancak borç istemiştir. Ben de göndermişimdir. Kesinlikle başka bir anlam ifade edemez. Elden geri ödemiş olabilir. Ödememiş ise de canı sağ olsun, yakın dostumdur” karşılığını verdi.
‘DOSTANE PARA ALIŞVERİŞİ’
‘İlker Arslan’a ait gümrükleme hizmet bedeli’ açıklaması ile bir şirket hesabına yatırılan 997 bin liranın hangi amaçla gönderildiği sorulan Ateş, “O dönem müdür bey yurt dışından araba getirmişti ve gümrükleme işlemi yapılacaktı. Kendisi beni arayarak hesabım müsait ise ödeme yapmamı söyledi. Ben samimiyetimizden dolayı bu parayı gönderdim. Parayı geri alıp almadığımı hatırlamıyorum. Ama dost olarak ödeyip ödememesi benim için çok önemli değildir. Kendisi ile aramızdaki dostluk ilişkisi ileri dereceye geçmiştir. Ancak bu para transferleri kesinlikle rüşvet ya da herhangi bir amaçla değil, dostane para alışverişidir” dedi.
‘500 BİN LİRAYI ARAMIZDA SULH ETTİK’
İlker Arslan’ın kızı D.H.A. adına satın alınan ev için satışı yapan şirket hesabına 1 milyon 500 bin lira göndermesinin nedeni sorulan Fazlı Ateş, “İlker müdürüm Gölbaşı’ndaki arsasını bana 2 milyona sattı. Bu ticaretten dolayı kendisine 2 milyon lira göndermem gerekiyordu. İlker müdür bana, arsa parasının 1,5 milyon TL’sini, vereceği IBAN numarasına göndermemi söyledi. Ben de ertesi gün bu hesaba parayı gönderdim. Kalan 500 bin TL’yi ise aramızda dostane borç ilişkisi olduğu için önceki zaman verdiklerimizden sulh ettim. Hem arsa alıp yatırım yapmak istedim hem de İlker müdürümün kızına aldığı dairenin ön ödemesini yapması için yardımcı oldum” dedi.
TAPUDA SATIŞ İŞLEMİ YOK
Diğer yandan; Arslan ve Ateş’in ifadeleri, MASAK raporları ve savcılık mütalaası, çelişkili beyanları dikkat çekti. İlker Arslan, ifadesinde Ankara’daki arsasını 5 milyon TL’ye Fazlı Ateş’e sattığını öne sürerken, Ateş ise rakamın 2 milyon TL olduğunu söyledi. Ancak tapu kayıtlarında herhangi bir satış işlemine rastlanmadı. (DHA)
…

Son dakika..

Son dakika… CHP’de İstanbul krizi! Gürsel Tekin’den Özgür Özel hamlesi: Genel Başkan karşılanmaz mı?

CHP İstanbul İl Kongresi’nin iptali ve Gürsel Tekin’in görevlendirilmesi sonrası başlayan hareketlilik sürüyor. CHP İstanbul İl Başkanlığı’nın önünde polis ve CHP’liler arasında gerginlik yaşandı. 20 kişi gözaltına alındı. Tekin’e CHP il binası önünde, su şişesi fırlatıldı.
İlginizi Çekebilir
İKİ İSTANBUL HAMLESİ
CHP, İstanbul İl Olağanüstü Kongresi’nin 24 Eylül’de yapılması için dün Sarıyer İlçe Seçim Kurulu’na başvurusunu yaptı. Ayrıca Genel Merkez, Gürsel Tekin’in polis eşliğinde girdiği İstanbul İl Başkanlığı binasını taşıma kararı aldı. Genel Başkan Yardımcısı Gül Çiftci, “mevcut il başkanlığı binasının Genel Başkan Özel’in İstanbul çalışma ofisi olarak tayin edildiğini” açıkladı. CHP’nin İstanbul İl Başkanlığının yeni adresi olarak, CHP Bahçelievler İlçe Başkanlığı’nın adresini bildirdiği öğrenildi.

İKİ GÖRÜŞ
CHP kurmaylarından İstanbul İl binasında yaşananlara ilişkin, “CHP’ye nasıl gireceklerinin fragmanını yapıyorlar” değerlendirmesi geldi. Parti içinde İstanbul il binasından yansıyan görüntülerin kamuoyunda yaratabileceği algıya yönelik iki görüş dile getiriliyor. Bir kesim “görüntülerden dolayı toplumun partiden uzaklaşabileceği ya da soğuyabileceği” kaygısını ifade ederken, ağırlıklı görüş ise,, “Biz il binamıza sahip çıkmazsak, Genel Merkez için de cesaret ederler. Şu an İstanbul’da, CHP’ye nasıl gireceklerinin fragmanını yapıyorlar. Biz buradan çıkmayız” şeklinde. Partili kurmaylar, “Genel Başkan bunun partiye dönük bir saldırı olduğunu düşünüyor. Partinin hiçbir il başkanlığını teslim etmemek konusunda bir kararlılık var. Bu mesele yargı yoluyla CHP’ye el koyma meselesi. İstanbul il başkanlığını vermeyeceğiz. Orada ortaya çıkan görüntülerden de biz sorumlu değiliz” dediler.
Cumhuriyet tarihinin en büyük sosyal konut kampanyası geliyor! Kontenjan ve gelir detayı

EN RİSKLİ SENARYO
Kulislerde “en riskli senaryo” olarak, mahkemeden mutlak butlan kararı çıkması ve gelecek yönetimin Özel’i tedbirli disipline sevk etmesi olasılığı da değerlendiriliyor. Kaynaklar, “Özgür Bey o zaman aday olamıyor. Ama kurultayın yapılmasına engel olamazlar” yorumunu yapıyorlar.
TAKSİM KARARI: ÖZGÜR ÖZEL’İ KARŞILAYACAĞIM
Yaşanan gelişmelere ilişkin TGRT Haber’de konuşan Gürsel Tekin, CHP’nin kuruluş yıl dönümünde Taksim’de CHP Genel Başkanı Özgür Özel’i karşılayacağını söyledi. Tekin, “Çözüm konusunda CHP’li yöneticilerle görüştüm, 40’ının tamamı da bana haklısın dedi ama sonuç alamadık. Önümüzdeki hafta Ankara ziyaretim olacak. Hem Özgür Özel’i hem Kemal Kılıçdaroğlu’nu ziyaret etmek isterim. Anıta çelenk koymaya gideceğim. Genel Başkan karşılanmaz mı? Karşılayacağım… Yarın sabah 10’da partimizin kuruluş yıl dönümünden dolayı çelenk koyacağız ve sonra kendisini karşılayacağız.” dedi.
GÜRSEL TEKİN TAKSİM’DE: KURALLARA UYGUN HAREKET EDECEĞİZ
CHP’nin kuruluş yıldönümünde Taksim’de anıta çelenk bırakan Gürsel Tekin, “Burada çelenk görevimizi yaptık. Genel Başkanımız ve yöneticilerimiz de gelecek. El ele vereceğiz. Tartışmaların hiçbirisinin parçası olmayacağız. Kısa süre içerisinde yapılması gereken ne varsa yapıp görevimize son vereceğiz.” dedi.
Saat 14.00’de Taksim’e gelmesi beklenen CHP Genel Başkanı Özgür Özel’i karşılayacağını belirten Gürsel Tekin, “CHP’nin kurallarına uygun hareket edeceğiz. Biz öfkemizi içimize gömdük. Bugün laf yetiştirme günü değil.” ifadelerin kullandı.

ÖZGÜR ÇELİK: PARTİMİZİN KURULUŞUNU KUTLAYACAĞIZ
Görevden alınan İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik de yaptığı açıklamada, “Ulu Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün “İki büyük eserim var, biri Türkiye Cumhuriyeti, diğeri Cumhuriyet Halk Partisi’dir” diyerek bizlere miras bıraktığı, 102 yıllık çınarımız, baba ocağımız partimizin kuruluşunu Genel Başkanımız Özgür Özel’in katılımı ile kutlayacağız” dedi.
2 polisi şehit eden saldırgan ‘Yalnız Kurt’ mu? Dünyaya yayıldı: ‘Tam da bu yaşlarda başlar’
Eylül ayında bankalarda yarış kızıştı! Emekli promosyonlarında zirve rakam…

Reklam
Doğum sonrası hastaneden eve dönen aile bebeğin kıyafetlerini çıkardı şoka girdi: Çok korktuk

Doğum sonrası hastaneden eve dönen aile bebeğin kıyafetlerini çıkardı şoka girdi: Çok korktuk

Mahsum Özkaya’nın eşi, 28 Ağustos günü kentte bulunan özel bir hastanede sezaryenle bir kız çocuğu dünyaya getirdi. Enfeksiyon olduğu söylenmesi ve önerisi ile bebek, yoğun bakım ünitesinde tedavi altına alındı. Yaklaşık bir haftalık yatışın ardından Özkaya ailesine, başkasının bebeği verildi. Ailenin, teslim edilen çocuğun kendi bebeklerine benzemiyor ısrarı karşılıksız kaldı. Özkaya ailesi, bebeği alıp eve götürüp üstünü çıkartınca, çocuğun bileğinde “Vesile D.” isimli bebek olduğunu görüldü.
Israrlarında haklı çıkan Özkaya ailesi, aynı gün onlara ait olmayan bebeği teslim edip kendi çocuklarına kavuştu. Aile, ihmali Sağlık Bakanlığı ve savcılığa suç duyurusunda bulunarak bildirdi.

Baba Mahsum Özkaya yaptığı açıklamada, 28 Ağustos 2025’te eşinin sezaryenle doğum yaptığını söyledi. Ertesi gün sabah saatlerinde hastane tarafından çocuğundan tahlil alındığını belirten Özkaya, tahlilde enfeksiyon olduğu anlaşıldığını dile getirdi. Özkaya, çocuğunun hastanede yoğun bakımda yatması önerildiğini ifade ederek, “Biz de tahlil sonuçlarını başka bir hastanede gösterdik. ‘Bu tür hastaları yoğun bakıma almıyoruz’ denildi. Hastanedeki oktor tarafından, ‘bebeğiniz enfeksiyon hastası, enfeksiyonu yükselir’ diye korkutulduk. Biz de tedirgin olduk, yatmasını kabul ettik. Bebeğim bir hafta boyunca yenidoğan yoğum bakım servisinde yattı. 4 Eylül 2025 tarihinde hastane tarafından arandık. Bebeğin taburcu edileceğini, gelip alınmasını istediler. Biz de hastaneye yenidoğan yoğun bakıma gittik. Kapıyı çaldık, hastane personeli bize kapıyı açtı. ‘Bekleyin, bebeği hazırlayıp size getiriyoruz’ dediler. 5 dakika sonra sözde bebeğimiz bize teslim edildi. Bebeği gördükten sonra eşimle beraber tedirgin olduk. Bebeğin bize ait olmadığını hissettik. Çünkü bir hafta boyunca bebeğimizi günde 3-4 dakika da olsa görüyorduk, süt götürüyorduk. Bize ait olmadığını söyledik. Hemşire tarafından ısrarla ‘bebek size ait, elbisesini giydirmişiz ondan dolayı size farklı görünmüş olabilir’ dendi. Biz, yine söyledik. Taburcu işlemi yaptığımızda imza attığımda yine tedirgindim. Bebeğin bize ait olmadığını tekrardan söyledik. Hemşire ısrarla, ‘Yok size ait, öyle bir şey mümkün değil bebek size farklı gelmiş olabilir’ dedi. Ardından bebeği aldık” dedi.
Niğde’de katliam gibi kaza! Otomobil parçalandı: 2 ölü, 3 yaralı

İlginizi Çekebilir
“BU SÜREÇTE ÇOK TEDİRGİN OLDUK, HASTANEDEN DNA TESTİ DE İSTEDİM”
Baba Mahsum Özkaya tedirgin olduklarını ve hastaneden DNA testi istediklerini söyledi. Özkaya, “Eve geldik, bebeğin kıyafetlerini çıkardık. Orada fark ettik, bebeğin bileğindeki bileklikte başka bir hastanın ismi vardı. Vesile D. bebek diye isim vardı. Başka ailenin bebeğiydi. Çok korktuk, tedirgin olduk. Hemen bizi arayan numarayı aradım. Konuştum, meseleyi anlattım. Sizi gerekli yerlere şikayet edeceğim dedim. Bebeğimizi hazırlayın orada ise gelip alacağız. Ailemizle beraber hastaneye geri döndük. Bize ait olmayan bebeği götürdük, bizden aldılar. Sakinleştirmeye çalıştılar, bizi bir odaya aldılar. Başhekim yardımcısı, hastane müdürü, başka doktorlar toplam 6 kişi yanımıza geldi. Bizden çok çok özür dilediklerini söylediler. Böyle bir şeyin kabul edilemeyeceğini söylediler. Hastane personelinin işten çıkarılacağını söylediler. Bize bebeği teslim eden hemşirenin ailevi sorunları olduğunu söylediler. Ben de onlara, madem ailevi sorunları var onu neden burada tutuyorsunuz, burada çalıştırıyorsunuz, böyle bir yerde, yoğun bakımda çalıştırıyorsunuz dedim. Onlarda, ‘Ne yapsanız, ne söyleseniz haklısınız’ dediler. Asıl bebeğimizi verdiler. Eve geldik, gerekli yerlere şikayetimi belirttim. Sağlık Bakanlığı’nı aradım. Yaşananları hepsini söyledim. Aradıktan sonra savcılığa da gittim. Orada da şikayetimi oluşturdum, suç duyurusunda bulundum. Süreci takip edeceğim. Bakanlıktan dönüş yapıldı, sorular soruldu. Bu süreçte çok tedirgin olduk. Hastaneden DNA testi de istedim, yine içim rahat değil. Ailelerinde bu konuda dikkatli olması lazım. Büyük bir şey, çok tedirgin olduk” diye konuştu.

BAŞHEKİM YERİNE SEKRETERİ BİLGİ VERDİ
Konuya ilişkin iddiaları hastane yönetimine sormak isteyen muhabir, hastane müdürü tarafından başhekimliğe yönlendirildi. Sekreter de başhekime yönlendirmek yerine muhabirin sorularını yanıtlayarak, yöneticilerin olmadığını, cevapların yarın verileceğini ve söz konusu olayda çocuğun sağlıklı teslim edildiğini savundu.
HASTANE BAŞHEKİMLİĞİNDEN AÇIKLAMA
Hastaneden bir gün sonra yapılan yapılan açıklamada, hastanede yenidoğan servisinde yaşanan bebek teslim süreci ile ilgili kamuoyunu doğru bilgilendirme ihtiyacı doğduğu ifade edildi.
Sahil kenarına akın ettiler! Son haftaya girdi, fiyatlar düşüyor: ‘300 lira dediler, şimdi 250 liraya geriledi’
Açıklamada, “Sağlık Bakanlığı tarafından belli periyotlarda yapılan, Sağlıkta Kalite Standartları denetimin de 93.60 ve bir önceki yıl 94.58 ile başarılı puan alan hastanemiz, Sağlık Bakanlığı’nın standartlarına uygun, kaliteli ve nitelikli şekilde bölgemizde hizmet vermektedir. Bu standartlar kapsamında, tüm çalışanlarımız işe başlamadan önce ve çalışırken düzenli olarak standartların gerektirdiği tüm hizmet içi ve dışı eğitimler, tüm çalışanlarımıza rutin olarak verilmekte ve daha sonra çalışanlarımız sahada çalışmaya başlamaktadır. Hastanemizde yatan tüm gebe hastalar hasta dosyasına anne ile aynı seri numarasına ait bileklikler takılmakta, tüm bebekler doğar doğmaz anne ile aynı seri numarasına ait, cinsiyetine göre mavi veya pembe bileklik takılmakta ve doğar doğmaz aynı forma annenin parmak izi ve bebeğin ayak izi alınarak kayıt altına alınmaktadır. Bebekler rutin olarak bileklikleri ile birlikte aileye teslim edilmektedir. Tıbbi etik kurallara bağlı, hasta haklarına saygılı, çalışan ve hasta güvenliğini önemsemeyi vizyon haline getirmiş ve binlerce bebeği ailelerine güven içinde teslim etmekten gurur duyuyoruz. Hastanemizde 28 Ağustos 2025 12.11 sıralarında bir bebek doğurtulmuş ve rutin olduğu gibi doğar doğmaz boy, kilo ve baş çevresi ölçülerek kayıt altına alınmış, bilekliği takılarak, anne parmak izi ve bebek ayak izi aynı forma kayıt altına alınmıştır. Bebek doğum sonrası anne yanına verilmiş, bir gün sonra 29 Ağustos 2025 tarihinde yapılan kontrol muayene ile yenidoğan yoğun bakım ünitesine yatırılmıştır. Takiplerinde de anne ve aile tarafından ziyaret edilmiş, bebeğin genel durumunun toparlaması üzerine 4 Eylül 2025 11.05 sıralarında taburculuk işlemleri başlatılmıştır. Doğum sürecinden taburculuk sürecine kadar doğru bebek, doğru kimliklendirme ve doğru tedavi verilen hastamız, taburculuk esnasında yardımcı sağlık elamanı personel tarafından, ilgili konuda tarafımızca eğitimler verilmesine rağmen, taburculuk işlemleri yapılırken rutin olarak yapılan bileklik kontrol yapılmadan yanlış bebek aileye teslim edilmiştir. Aile eve giderken bebeğin üzerinde yer alan bileklik üzerinden olayı fark ederek, yaklaşık bir saat sonra 12.00 sıralarında hastanemize başvurması üzerine olay fark edilmiştir. Hastanemizde tüm işlemlerde ve tedavilerde bileklik kontrolü bir rutin olup, ilgili durum olmasa bile öğlen arası yapılacak vizit esnasında tarafımızca fark edilecek idi. İddiaya konu olan bebeğin ayak izi ve anne parmak izi kayıtları anneye ait dosyada mevcuttur. Kamuoyunun bilmesini isteriz ki tüm doğum ve taburculuk süreçlerimizde anne-bebek kimlik doğrulama prosedürleri uygulanmaktadır. Olay sonrası, sürecin tekrarlanmaması için ilgili bölümde ek risk değerlendirmesi yapılmış, alınan tedbirler güçlendirilmiştir. Tüm çalışanlarımıza kimlik doğrulama ve hasta güvenliği eğitimleri düzenli olarak verilmektedir. Sorumlu personelden olaydan sonra, aynı gün istifalarını istemiş ve ilgili personelin kurumumuzla ilişkileri kalmamıştır. Bebek güvenliği bizim için en öncelikli konudur her yenidoğan bebeğin bilekliğe bağlı kimlik doğrulaması yapılmadan teslimi mümkün değildir. Bu olaydan bağımsız olarak hasta güvenliği konusunda hassasiyetimizi sürdürecek, kalite ve güvenlik uygulamalarımızı en üst düzeyde tutmaya devam edeceğiz. Toplumun bize duyduğu güvenin farkındayız. Bu güveni korumak için şeffaf, denetlenebilir ve sürekli gelişen bir sağlık hizmeti sunmaya kararlıyız” ifadeleri kullanıldı….

Borsa
1.000,00
TL
Dolar
1.002,20
TL
Euro
999,00
TL
Altın
987,25
TL
Borsa
1.015,03
TL
Dolar
1.004,36
TL
Euro
1.008,11
TL
Altın
1.001,37
TL
Borsa
923,64
TL
Dolar
1.019,53
TL
Euro
1.019,83
TL
Altın
989,34
TL
Borsa
1.038,41
TL
Dolar
1.191,30
TL
Euro
1.153,55
TL
Altın
1.179,74
TL
Reklam
Reklam