BIST 100
10.759,56 -3,64%
DOLAR
49,9411 0,10%
EURO
55,7452 -0,30%
GRAM ALTIN
6.222,90 -3,56%
BITCOIN
77.899,00 0,61%
FAİZ
39,67 0,43%
GÜMÜŞ GRAM
78,92 -5,74%
GBP/TRY
66,9160 0,04%
EUR/USD
1,1160 -0,18%
BRENT PETROL
111,79 0,51%
ÇEYREK ALTIN
10.174,43 -3,56%
İzmir Parçalı Bulutlu
İzmir hava durumu
21 °
Reklam

EKONOMİ

Artanlar

Tümü
  • Hisse Fiyat Fark
  • BRMEN 3,74 %▲ %10,00
  • BURVA 205,70 %▲ %10,00
  • QNBTR 126,50 %▲ %10,00
  • INTET 41,68 %▲ %9,97
  • BURCE 16,54 %▲ %9,97

Azalanlar

Tümü
  • Hisse Fiyat Fark
  • SKBNKR 0,75 %▼ %-12,79
  • DUNYH 11,79 %▼ %-10,00
  • KLSER 12,06 %▼ %-10,00
  • BULGS 4,86 %▼ %-10,00
  • BARMA 4,05 %▼ %-10,00

İşlem Görenler

Tümü
  • Hisse Hacim
  • ASELS 15.579.275.277,00
  • THYAO 9.217.347.239,90
  • AKBNK 8.494.963.680,65
  • YKBNK 6.560.405.680,66
  • TUPRS 5.885.670.813,75
Bitcoin
77.888 0.65%
Ethereum
2.265,49 0.86%
Tether
0,999477 0.02%
Binance Coin
713,54 1.32%
XRP
1,25 0.46%
Solana
94,99 -0.82%
TRON
0,310566 -2.47%
Dogecoin
0,075787 0.65%
Cardano
0,193552 0.44%
Dai
1 0.03%
Avalanche
8,77 3.22%
Arbitrum B. USDT
0,999951 0.02%
Polygon B. USDT
1 0.05%
Wrapped Solana
98,97 -5.00%
Polygon PoS Bridged DAI (Polygon POS)
0,999531 -0.04%
İmamoğlu'nun avukatı Nusret Yılmaz adliyede

İmamoğlu’nun avukatı Nusret Yılmaz adliyede

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca, tutuklanmasının ardından İBB Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu’nun da aralarında bulunduğu zanlılar hakkında “suç örgütü yöneticisi olmak”, “suç örgütüne üye olmak”, “irtikap”, “rüşvet”, “nitelikli dolandırıcılık”, “kişisel verileri hukuka aykırı ele geçirmek” ve “ihaleye fesat karıştırmak” suçlarından yürütülen soruşturma sürüyor.
İstanbul Büyükşehir Belediyesine (İBB) yönelik yürütülen yolsuzluk soruşturması kapsamında görevden uzaklaştırılan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun ve Dilek İmamoğlu’nun avukatı Nusret Yılmaz ‘Rüşvete aracılık etme’ suçundan, Trabzon’da gözaltına alınmıştı. Yılmaz polis eşliğinde Trabzon’dan İstanbul’a getirilmişti.
Yenidoğan Çetesi soruşturmasında 10 bebek neden öldü? İşte o rapor
Polis eşliğinde İstanbul’a getirilen Yılmaz, bugün Bayrampaşa Devlet Hastanesi’nde sağlık kontrolünden geçirildi. Hastanedeki işlemleri tamamlanan avukat Nusret Yılmaz’ın Fatih’te bulunan Vatan Emniyet Müdürlüğü’ne götürüldüğü öğrenildi.

Soruşturma kapsamında “rüşvete aracılık etmek” suçundan gözaltına alınan, İmamoğlu’nun avukatı Nusret Yılmaz’ın emniyetteki işlemleri sona erdi.
Şüpheli Yılmaz, sağlık kontrolünün ardından Çağlayan’daki İstanbul Adliyesi’ne gönderildi.
Altın almak isteyenler dikkat! Piyasa kol geziyor, kuyumcu atölyeleri gibi çalışıyorlar…

23 yıllık şüphe ailenin hayatını kararttı: Kardeşler evlenmesin diye test istiyorlar

23 yıllık şüphe ailenin hayatını kararttı: Kardeşler evlenmesin diye test istiyorlar

Ali-Güllü Eroğlu çifti, 2002 yılında bir evlat bekledi. Doğum sancısı tutan anne Güllü Eroğlu’nun, kaynanasıyla birlikte köyden Bismil ilçesine, ardından Diyarbakır Dağkapı’da bulunan Çocuk Hastanesine sevki yapıldı. Güllü Eroğlu, yengesi Halime Olcay’ın yeşil kartı ile hastanede girişi yapılarak burada sezaryenle bir kız çocuğu dünyaya getirdi. İddiaya göre, evladını bir süre gören anne, daha sonra gelen hemşire tarafından çocuğun şekeri olduğu söylenip Çocuk Hastanesi’ne götürüldü. İki gün sonra çocuğunu görmek isteyen anneye evladının öldüğü söylendi. Aileye cenaze verilmezken Güllü Eroğlu da taburcu edildi. Eroğlu ailesinin, 23 yıldır evlatlarını bulmak için yaptıkları tüm girişimler sonuçsuz kalınca, 5 erkek çocuğuna evlenecekleri kişinin kız kardeşleri çıkma ihtimaline karşı kan tahlili yaptırmalarını istedi.

İlginizi Çekebilir
“DOĞUM RAPORU DA CENAZE DE ORTADA YOK”
Baba Ali Eroğlu İHA muhabirine yaptığı açıklamada, eşinin doğum yapacağı vakit annesiyle birlikte köyden Bismil’e geldiğini, ondan sonra Diyarbakır’a sevk edildiklerini söyledi. Yatış yapıldıktan sonra eşinin sezaryen için ameliyata alındığını aktaran Eroğlu, “Eski Devlet Hastanesinde hanım, yengesinin yeşil kartı üzerine doğum yapıyor. Doğum olduktan sonra yeşil kartın iptal olduğu söyleniyor. 2002’nin 7. veya 8. ayında. Doğumdan sonra 700 lira da para alıyorlar. O zaman Bandırma’da çalışıyordum. Para da yok. 2-3 gün sonra geldim. Yüzüğünü satıp doktora para veriyorlar. Gece yarısı bir hemşire gelip bebeği alıyor. ‘Bebeğinizin şekeri var hastaneye götüreceğiz’ diyor. Çocuk Hastanesi’ne götürüyorlar. Bakıyorlar ikisi de Türkçe bilmiyor, köylüler çocuğu alıp götürüyorlar. İki gün sonra diyor çocuğumun yanına gideceğim. Bırakmıyorlar. Onu dövüyorlar. Ondan sonra gelip ‘kızınız ölmüş’ diyorlar. Ne doğum raporu, ne cenaze veriyorlar. Ne elbisesini veriyorlar. Hiçbir şey vermiyorlar. O şekilde kızı kaybettiler” dedi.

ERKEK ÇOCUKLARINDAN EVLENECEKLERİ KIZLAR İÇİN KAN TESTİ İSTİYOR
Eşinin ağabeyinin o dönem trafik kazasında hayatını kaybettiğine değinen Eroğlu, “Doktor onun yanına gelip, ‘sen ağabeyini kaybetmişsin. 1-2 kilo etin peşine mi düşmüşsün’ diyor. Hanımım erkek çocuklarımıza ‘evlendiğinizde kan testinizi yapın’ diyor, kızımız çıkabilir diye. Kızımı bu şekilde kaybettirdiler. Birçok yere başvurduk ama netice alamadık. İki sefer doktora telefon açmış eşim. Doktora ‘bana yardımcı ol’ demiş, doktor da ‘ben sana yardımcı olmam, elin nereye yetişiyorsa oraya at’ demiş. O dönem araştırılışa evladımı bulabilirler” diye konuştu.
“ÇABAMIZ SONUÇSUZ KALDI”
Her sene bu zamanlarda kavga ettiklerini kaydeden Eroğlu, “‘Ya bizim çocuğumuz yaşıyorsa, niye gidip aramıyoruz’ diyor. Çok yerde aradık. Savcılığa başvurduk. İl Sağlık Müdürlüğüne gittik. Ben gidip dilekçe ile başvurdum. Kimse bize yardımcı olamadı. Çabamız sonuçsuz kaldı. Elimizde tek somut delil 2002’nin 7 veya 8’inci aylarında ne kadar çocuk doğup ölmüş onu bir değerlendirsinler. Ercan hocanın haberini televizyonda gördük. Ondan sonra dedik biz de bir başvuralım belki bir netice çıkar. Ercan hocanın çocuğunun kaybolması ve bizim çocuğun kaybolması arasında fazla bir yıl yok. O dönemlerde belki bir şebeke vardı” ifadelerini kullandı….

14 yaşındaki Ömer çöpte servet buldu! ‘Altınları görünce çok şaşırdım’

14 yaşındaki Ömer çöpte servet buldu! ‘Altınları görünce çok şaşırdım’

Olay, dün Fatih Mahallesi’nde meydana geldi. Ailesine destek olmak için dayısının yoğurtlarını satan 7 kardeşin en büyüğü Ömer Çoban, dün akşam saatlerinde evine dönerken, çöpün yanında çanta buldu. Çantanın içinde yüklü miktarda altın olduğunu fark eden Ömer, durumu annesi Fatma Çoban’a anlattı.
İlginizi Çekebilir
Annesiyle birlikte polis merkezine giden Ömer, altınları ekiplere teslim etti. Yapılan incelemede altınların piyasa değerinin yaklaşık 1 milyon 600 bin lira olduğu tespit edildi. Polis ekiplerinin çalışmasıyla altınlar sahibine teslim edildi.
‘ALTINLAR SAHİBİNE ULAŞTIĞI İÇİN ÇOK MUTLUYUM’
Altınlar sahibine ulaştığı için çok mutlu olduğunu söyleyen Ömer Çoban, “Ben eve dönerken çöpün kenarında bir tane çanta buldum. Çantanın içinde altın görünce hemen eve getirdim. Anneme söyledim çöpün kenarında böyle bir şey buldum. O da bana dedi ki, gidip bunu polise verelim. Biz de gidip polise verdik. Sonra polisler altınların sahibini buldular ve ona verdiler. Çantanın içinde altınları görünce çok şaşırdım. Ben bir genç olarak üzerime düşeni yaptım. Altınlar sahibine ulaştığı için çok mutluyum. Bu davranışımdan dolayı Vali amca bana hediye gönderdi. Vali amcaya çok teşekkür ediyorum. Bana tablet, forma, kırtasiye malzemeleri, top gönderdi. Onun için çok teşekkür ederim ona” dedi.
Altın almak isteyenlere ‘Suriye altını’ uyarısı geldi! Piyasa kol geziyor, kuyumcu atölyeleri gibi çalışıyorlar

‘İNSANLIK GÖREVİMİZİ YAPTIK’
Ömer Çoban’ın Dedesi İshan Çoban (68) ise “Torunum çöpte bulduğu altını polise teslim ettiği için çok gururluyum. Çok memnun oldum. İnsanlık görevimizi yaptık. Altınları polise verdik. Altınlar da sahibine ulaştı” diye konuştu.
Rus yüzücü İstanbul Boğazı’nda kaybolmuştu! Oteldeki son anları ortaya çıktı…

Reklam
Konya'da baba ve 11 yaşındaki oğlu katledildi! Kanlı infazın nedeni ortaya çıktı

Konya’da baba ve 11 yaşındaki oğlu katledildi! Kanlı infazın nedeni ortaya çıktı

Olay, geçtiğimiz Pazartesi günü sabah saatlerinde merkez Karatay ilçesi Karaaslan Mahallesi Övgü Sokak’ta meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Mehmet Koçyiğit (33) ve oğlu Servet Koçyiğit (11) evlerinin bahçesinde 51 AEL 448 plakalı otomobile bindikleri sırada silahlı saldırıya uğradı.
Mermilerin hedefi olan baba Mehmet Koçyiğit olay yerinde hayatını kaybederken, oğlu Servet Koçyiğit de kaldırıldığı Konya Şehir Hastanesi’ne kurtarılamayarak hayatını kaybetti.

Konya’da kanlı infaz! Baba ve 11 yaşındaki oğlu öldürüldü
MISIR TARLASINDA YAKALANDI
Konya İl Emniyet Müdürlüğüne bağlı polis ekipleri tarafından yapılan çalışma sonrası şüphelinin 60 yaşındaki Hıdır A. olduğu belirlendi. Şüphelinin gidebileceği adresleri belirleyen ekipler, şahsın merkez Karatay ilçesi Çatalhüyük Mahallesi’nde olduğunu belirledi. Mahallede yapılan inceleme sırasında zanlı, mısır tarlası içerisinde saklanırken yakalanarak gözaltına alındı.

“ÇOCUĞU GÖRMEDİM, GÖRSEM VURMAZDIM”
Sağlık kontrolü için Konya Numune Hastanesine getirilen zanlı Hıdır A., “Neden çocuğu öldürdün?” sorusuna “Çocuğu görmedim. Görsem vurmazdım, pişmanım” cevabını verdi. Hıdır A., daha sonra ifadesi alınmak üzere Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliğine götürüldü.

CİNAYETİN NEDENİ ORTAYA ÇIKTI
Polis ekiplerince yapılan çalışma sonrası, olayın 2021 yılında Mehmet Koçyiğit’in amcası ve aynı zamanda kayınpederi olan Hüseyin Koçyiğit’in, kendileri gibi hurdacılık yapan Hıdır A.’nın akrabaları ile aralarında ‘hurda alım-satım’ nedeniyle sürekli tartışma çıktığı bu olaylar sonrası aralarında husumet olduğu belirlendi. Husumet sonrası çıkan bıçaklı kavgada Hıdır A.’nın 1 yakını bıçaklandığı, daha sonra bıçaklanan kişinin ise Mehmet Koçyiğit’in 1 akrabasına otomobil ile çarparak yaraladığı tespit edildi.
Taraflar karşılık şikâyetçi olması üzerine götürüldükleri hastanede çıkan silahlı kavgada ise Mehmet Koçyiğit’in Hıdır A.’nın yakınlarından birini silahla yaraladığı öğrenildi….

Hastane müdürüyken istifa edip dükkan açtı! ‘Satmada gözüm yok almaya doyamıyorum’

Hastane müdürüyken istifa edip dükkan açtı! ‘Satmada gözüm yok almaya doyamıyorum’

Hacettepe Üniversitesi Sağlık İdaresi mezunu Cemalettin Serdar (60), 1988 yılında Elazığ Palu’da hastanenin vekaleten müdürlüğünü yürüttü. Dönemin devlet düzenine ve haksızlık içeren kurallarına ayak uydurmak istemeyen Serdar, makam koltuğunu bırakıp istifa etti. Önce çeşitli ürünler satan Serdar, ardından parça kumaş işine yöneldi. Ancak bir süre sonra kumaşları satmaktan çok satın almaya heves eden Serdar’ın iş yeri ise dağınıklığı ile dikkat çekiyor.
İlginizi Çekebilir
“DAĞINIKLIK FITRATIMDA VAR, SATIN ALMAYA DOYAMIYORDUM”
Bu işi yaklaşık 30 yıldan bu yana devam ettirdiğini aktaran Serdar, “Ben kendim de dağınık olduğum için dükkan da dağınık. Biz dağınık sevenlerdeniz. Biraz da bizim işimizin gereği ama benim fıtratımda var. Bende biraz kumaş alma hastalığı da var. Ben mal almaya doyamıyordum, ala ala ihtiyaç olmadığı halde bir hayli doldurdum. Belki de tedavi görmemiz gerekiyordu. Doldurunca çeşitler de çoğaldı, dükkan artık karışık bir hale geldi. En son bir büyüğümüzün tavsiyesi ile artık son dönemlerde kumaş satın alma hissi kayboldu. Bu bende bağımlılık gibiydi, satmada gözüm yoktu ama almaya doyamıyordum” dedi.
“BU ŞEKİLDE DAHA ÇOK MUTLU OLUYORUM”
“Allah biliyor, dağınık olunca ben daha mutlu oluyorum” diyen Serdar, eşinin bu duruma alışsa da düzenli olması gerektiği yönünde tavsiyelerde bulunduğunu ifade ederek, “Bu düzen işi pek bana gelmiyor, otoriteye ya da başka bir şeye bağlı kalmak bana göre değil. Bu şekilde kendimi daha özgür hissediyorum, ben kendi hayatımı yaşamak istediğim için vatandaşın söylediklerinden ziyade kendi bildiğimi uyguluyorum. Eşim kızıyor, inşallah bundan sonra düzenli olacak. Benim acizane tavsiyem, 3 günlük dünyada rızkını helalinden kazanmaya çalışmalı. Bu simit, ekmek ya da kumaş olabilir ama benim gibi satan olmaz, ben istisnai bir durumum” diye konuştu.

5 yıl önce köylüden hediye aldı, hayatı değişti! ‘Üç ayrı noktada saklıyorum’…

Reklam
Bakanlık harekete geçti! Beyşehir Gölü için kritik kod: 1123,40

Bakanlık harekete geçti! Beyşehir Gölü için kritik kod: 1123,40

Türkiye’nin en büyük tatlı su gölü olarak bilinen 656 kilometrekare yüz ölçüme sahip Beyşehir Gölü, Çarşamba Çayı ile Konya Ovası’nın sulanmasına katkı sağladığı gibi 400’ün üzerinde balıkçının da geçim kapısı oluyor. Ancak iklim değişikliği ve bilinçsiz tarımsal sulama nedeniyle göldeki su, bazı yerlerde kıyıdan yaklaşık 300 metre çekildi. Su çekildiği için balıkçılığın ve tekneyle turların yapılması güçleşiyor. Su çekilen yerlerde ise artık büyükbaşlar otluyor. Beyşehir Belediye Başkanı Adil Bayındır, son yıllarda yeterli kar yağışının olmaması, yer altı su seviyesinin düşmesi ve vahşi sulama nedeniyle su seviyesinde azalma olduğunu belirtti.
İlginizi Çekebilir
‘GÖL MASTER PLANI ÇALIŞMASI VAR’
Gölün kurtulması için Tarım ve Orman Bakanlığı’nın ‘Göl Master Planı’ çalışmasının olduğunu ifade eden Bayındır, şunları söyledi:
“Beyşehir Gölü ölmedi. Beyşehir Gölü ölmez. Tarihler boyu bugüne gelmiş Beyşehir Gölü. Mutlaka vahşi sulamalarla sıkıntı yaşıyor. Kaynakları gelişmesinde sıkıntı yaşıyor. Beyşehir Gölü, düdenlerle beslenen bir göl olduğu için yer altı sularının aşağı düşmesi, iki-üç yıldır da biz kar mücadelesi yapamaz olduk. Bizim dağlarımızda, dağlık bölgelerdeki yerleşim yerlerimizde, gece sabahlara kadar kar mücadelesi yaparız. Bunu yapamaz olduk, üç senedir. O yüzden Beyşehir Gölü ölmedi. Beyşehir Gölü ile ilgili yapılması gerekenleri bekliyor. Ankara’da Bakanlık tarafından ‘Göl Master Planı’ adı altında bir çalışma var. Beyşehir Gölü’nün kaynaklarının nasıl geliştirileceğiyle ilgili bir çalışma içindeler. Bu yıl üniversitelerden, Maden Tetkik Arama Kurumları da dahil olmak üzere Devlet Su İşleri (DSİ), Milli Parklar, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığımızın bütün bünyesindeki çevreyle ilgili kurumlar, müdürlükler, genel müdürlükler olmak üzere bütün çalışmalar devam etmekte.”

Master planı kapsamında gölün yakın çevresindeki su kaynaklarıyla beslenmesinin planlandığını ifade eden ve su alma kodunun 1123,40 koduna çıkması gerektiğini kaydeden Bayındır, ”Bu gölümüzü nerelerden, hangi sularla besleriz onun çalışmaları yapılıyor. Bu gölümüzün minimum su kodu 1122,40’tı. Bunun artık 1123,40’a çıkma zamanı geldi de geçiyor. Beyşehir Gölü’nü 1123,40 koduna hazırlamamız lazım. Kaynakları da geliştirirken bütün bunları dikkate almamız lazım. Bununla ilgili değerli Bakanımız Sayın İbrahim Yumaklı çok yakın zamanda Beyşehir’e gelerek ‘Göl Master Planı’ ile ilgili bilgiler verecektir. Beyşehir Gölü ölmez. Beyşehir Gölü’nün ölmesine seyirci olmayız” dedi.
…

Reklam
Yıkılacak binada bir başına kaldı! 65 yaşındaki Dudu Teyze sokakta kalma tehlikesiyle karşı karşıya

Yıkılacak binada bir başına kaldı! 65 yaşındaki Dudu Teyze sokakta kalma tehlikesiyle karşı karşıya

Muratpaşa ilçesinde yaşayan Dudu Zan, eşi ve bakımını üstlendiği hasta oğluyla birlikte 10 sene önce bodrum kattaki bir daireye taşındı.
İlginizi Çekebilir
Geçinmekte zorlanan Zan, evlere ve binalara temizliğe giderek geçimini sağlamaya çalıştı. Ancak bir süre sonra Zan, önce eşini daha sonra oğlunu kaybetti. Bir yandan da hastalıklarla boğuşan Zan, bacaklarındaki rahatsızlık nedeniyle yürümekte zorlanmaya başladı. İşe gidemeyince geçinmekte zorlanan Dudu Zan, 8 bin lira olan kirasını hayırseverlerin yardımlarıyla ödeyebildi.
PENCERE VE KAPILAR SÖKÜLDÜ
Dudu Zan, geçen haftalarda ev sahibinden üzücü bir haber aldı. Ev sahibi, Zan’a binanın kentsel dönüşüme gireceğini, bu nedenle oturduğu evi boşaltması gerektiğini söyledi. Ne yapacağını bilemeyen Zan, bir süre ev aradı ancak bütçesine uygun yer bulamadı. Diğer dairelerde oturanların boşalttığı binadaki pencere ve kapılar da söküldü. Boş binada bir başına kalan Dudu Zan, uzatılacak yardım eli bekliyor.

Rus yüzücü İstanbul Boğazı’nda kaybolmuştu! Oteldeki son anları ortaya çıktı
‘EV TUTACAK DURUMUM YOK’
10 yıldır aynı evde yaşadığını söyleyen Dudu Zan, “Daha önce evlere ve binalara temizliğe gidiyordum. Ancak hastalığımdan dolayı bacaklarım tutmuyor ve gidemiyorum. Oturduğum binayı yıkıma verdiler. Ben de ev bulamadım, bütçem yetmiyor. Binada benden başka kimse kalmadı. Ev tutacak durumum yok. Mecburen beni çıkaracaklar. Gidecek hiç kimsem yok. Başımı sokabileceğim bir ev için yardım istiyorum” dedi.

‘ŞU AN KİMSESİ KALMADI’
Dudu Zan’ın durumu için destek beklediklerini söyleyen Antalya Yardımlaşma Platformu üyesi Halit Mert, “Dudu teyze ve ailesiyle 10 yıl önce evleri yandığında tanışmıştık. Biz de kendilerine destek oluruz. Rahmetli eşi, hastaydı. Dudu teyze, temizliğe giderek evin geçimini sağlamaya çalışıyordu. Maalesef eşi ve oğlunu kaybetti. Şu an kimsesi kalmadı ve oturduğu ev, kentsel dönüşüme gireceği için yıkılacak. Kendisini buradan çıkaracaklar. Biz de hayırseverlerden kendisine yeni bir düzen kurma konusunda, yüküne omuz vermek adına destek bekliyoruz” diye konuştu.

Yenidoğan Çetesi soruşturmasında 10 bebek neden öldü? İşte o rapor…

Borsa
963,65
TL
Dolar
1.001,10
TL
Euro
998,30
TL
Altın
964,40
TL
Borsa
967,85
TL
Dolar
1.005,38
TL
Euro
1.001,59
TL
Altın
965,84
TL
Borsa
900,59
TL
Dolar
1.019,28
TL
Euro
1.004,52
TL
Altın
943,20
TL
Borsa
980,68
TL
Dolar
1.190,56
TL
Euro
1.147,35
TL
Altın
1.099,39
TL
Reklam
Reklam