BIST 100
12.899,35 0,09%
DOLAR
48,9217 0,06%
EURO
55,7812 0,06%
GRAM ALTIN
6.740,80 0,33%
BITCOIN
84.061,00 0,23%
FAİZ
40,24 0,45%
GÜMÜŞ GRAM
101,18 0,84%
GBP/TRY
64,8326 0,13%
EUR/USD
1,1391 0,10%
BRENT PETROL
97,48 -3,31%
ÇEYREK ALTIN
11.021,21 0,33%
İzmir Kapalı
İzmir hava durumu
22 °
Reklam

GÜNDEM

FETÖ firarisi Cevheri Güven’e bilgi sızdırma davasında yeni gelişme! Tutuklu sanığın talebi dikkat çekti

FETÖ firarisi Cevheri Güven’e bilgi sızdırma davasında yeni gelişme! Tutuklu sanığın talebi dikkat çekti

FETÖ’nün medya yapılanmasına belge ve bilgi aktarmakla suçlanan 4 emniyet mensubunun davasında yeni gelişme yaşandı.
İlginizi Çekebilir
FETÖ FİRARİSİ TUTUKLU SANIĞIN TALEBİ DİKKAT ÇEKTİ
Fetullahçı Terör Örgütü’nün (FETÖ) medya yapılanmasında yer alan firari Cevheri Güven’e bilgi ve belge verdikleri iddiasıyla 4 emniyet mensubunun yargılanmasına devam edildi.
Ankara 17. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmaya, tutuklu sanık Serkan Dinçer ve tutuksuz sanık Kerem Gökay Öner ile taraf avukatları katıldı.
Mahkeme başkanı dava dosyasına gelen evrakı okuduktan sonra dinlenen tanık A.Y.Ç, sanık Serkan Dinçer’in adını daha önce duymadığını, diğer sanıkları da tanımadığını söyledi.
Söz alan sanık Dinçer de hakkındaki iddianamenin 15 ay sonra yazıldığını, 23 aydır tutuklu olduğunu ve cezaevinde kalp krizi geçirdiğini belirterek tahliyesini talep etti.
Beyanların ardından görüşü sorulan cumhuriyet savcısı, sanık Serkan Dinçer’in tutukluluk halinin devamına karar verilmesini istedi.
Söz alan tutuksuz sanıkların avukatları da müvekkillerinin mesleki itibarlarının zedelendiğini savunarak, dosyanın bir an önce karara bağlanmasını talep etti.
Ara kararını açıklayan mahkeme, tutuklu sanık Dinçer’in mevcut halinin devamına hükmederek, duruşmayı 4 Kasım’a erteledi.
14 gün sonra boşanma davası görülecekti! Başak katledildi: Babam tuttu, dedem bıçakladı
İDDİANAMEDEN
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, “zahir çamlıca” kullanıcı adlı ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından, Emniyet Genel Müdürlüğü, Siber Suçlarla Mücadele Başkanlığı, İstihbarat Başkanlığı ve bu birimlerde çalışan emniyet personeline yönelik provokatif paylaşımlar yapıldığı ve FETÖ’nün medya yapılanmasında yer alan Cevheri Güven’in X’teki paylaşımlarının ilgili hesaptan yeniden yayımlandığı tespiti üzerine soruşturma başlatıldığı anlatıldı.
Söz konusu hesabı Ankara Emniyet Müdürlüğünde görevli polis Serkan Dinçer’in kullandığının tespit edildiği belirtilen iddianamede, sanıkların dijital materyallerindeki incelemede elektronik posta adresi, mesajlar, dosyalar ve fotoğraflarında ele geçirilen belgelerin, Güven’in YouTube kanalındaki içeriklerdeki belge ve bilgilerle birebir aynı olduğuna dikkati çekildi.
İddianamede, Dinçer’in telefonunda suç örgütü elebaşı Ayhan Bora Kaplan’a yönelik soruşturmaya ait 151 sayfa evrakın taranmış halinin Dinçer’in kullandığı “cevheriyeulas@gmail.com” adlı e-posta adresinde kayıtlı olduğu vurgulandı.
“GİZLİLİK KARARLARINI İHLAL ETTİLER”
İddianamede, sanıklar eski Ankara İl Emniyet Müdür Yardımcısı Murat Çelik, eski Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürü Kerem Gökay Öner ve eski Şube Müdür Yardımcısı Şevket Demircan’ın da Ayhan Bora Kaplan soruşturmasındaki evrakları aleniyet kazanmadan başka kişilerle paylaşarak gizlilik kararlarını ihlal ettikleri belirtildi.
İddianamede, Çelik, Öner ve Demircan’ın örgüt hiyerarşisinde yer almadıkları, örgüt üyesi olduklarına ilişkin herhangi bir delilin şu aşamada elde edilemediği, ancak eylemleriyle örgüte yarar sağlamak amacıyla hareket ettikleri tespitine yer verildi.
İsrail’deki ‘Türkiye’yi vur’ paylaşımlarına Ankara ne diyor? Dicle Canova aktardı…

Afyon yolunda acı son: Yeni evli genç kazada hayatını kaybetti

Afyon yolunda acı son: Yeni evli genç kazada hayatını kaybetti

Yeni yuvasını kurmuştu, hayatını kaybetti. Afyonkarahisar’da geçirdiği trafik kazasında yaşamını yitiren hafız Onur E., Eskişehir’de son yolculuğuna uğurlandı. Cenazede gözyaşları sel olurken, kazadan yaralı kurtulan eşiyle 2 ay önce nikâh masasına oturduğu öğrenildi.
12 yaşındaki Meryem’i öldüren zanlı hakkında iddianame kabul edildi! Hakim karşısına çıkacak
Olay, 9 Eylül 2025 tarihinde saat 09.30 sıralarında Afyonkarahisar’ın Sandıklı İlçesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre; Onur E.’nin kullandığı ve eşi M.O.’nun yolcu olarak içerisinde bulunduğu otomobil, sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucunda şarampole yuvarlandı. İhbar üzerine bölgeye 112 Acil Servis ekipleri sevk edildi. Onur E.’nin yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadığı, yaralanan eşi M.O.’nun ise genel sağlık durumunun iyi olduğu öğrenildi.
2 AY ÖNCE DÜNYAEVİNE GİRMİŞTİ
Onur E. için dün Eskişehir’in Tepebaşı İlçesi’nde bulunan Muttalip Orta Camii’nde cenaze töreni gerçekleştirildi. Genç adam, öğle namazına müteakip kılınan cenaze namazının ardından gözyaşları içinde toprağa verildi. Antalya’daki kayınpederinden dönerken kaza geçirdiği belirtilen Onur E.’nin hafız olduğu ve yaklaşık 2 ay önce evlendiği bilgisi edinildi.

Malatya’da iki yük treni kafa kafaya çarpıştı…

CHP Genel Başkan Yardımcısı Özçağdaş: İstanbul İl Başkanlığımız artık Bahçelievler’de hizmet verecek

CHP Genel Başkan Yardımcısı Özçağdaş: İstanbul İl Başkanlığımız artık Bahçelievler’de hizmet verecek

İstanbul 45. Asliye Hukuk Mahkemesince, CHP 38. Olağan İstanbul İl Kongresi’nde seçilen başkan ve yönetimin tedbiren görevden uzaklaştırılması üzerine partinin Sarıyer’deki il binası önünde polis ekiplerinin güvenlik önlemleri sürüyor.
İlginizi Çekebilir
CHP’nin, İstanbul İl Başkanlığının Bahçelievler İlçe Başkanlığı binasında hizmet vereceği, Sarıyer’deki il binasının ise Genel Başkanlık Çalışma Ofisi olarak kullanılacağı yönündeki açıklaması üzerine sabah saatlerinde bir grup milletvekili buraya geldi.
Genel Başkan Yardımcısı Özçağdaş, burada basın mensuplarına yaptığı açıklamada, binada çok sayıda genel başkan yardımcısı, milletvekili ve Parti Meclisi üyesi olduğunu ve CHP Genel Başkanlık Çalışma Ofisi’nde süreci devam ettirdiklerini dile getirdi.
Siyasi Partiler Kanunu’nun parti genel merkezlerine açıkça verdiği bir yetki olmasına rağmen binaya giriş ve çıkışların kapatıldığını belirten Özçağdaş, “Buraya düne kadar partimizin üst yöneticileri, Parti Meclisi üyeleri dahi giremediler. Bugün itibarıyla hala ilçe başkanlarımız, kadın kolları başkanlarımız, gençlik kolları başkanlarımız giremiyorlar.” dedi.
Özçağdaş, siyasi parti binalarının tüm yurttaşlara açık yerler olduğunu ancak CHP olarak böyle bir imkandan mahrum bırakıldıklarını söyledi. Partisinin İstanbul İl Başkanlığının Sarıyer’deki binada değil, Bahçelievler İlçe Başkanlığı binasında hizmet vereceğini belirten Özçağdaş, bu konuda Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gerekli başvuruları yaptıklarını söyledi.
Malatya’da iki yük treni kafa kafaya çarpıştı
İstanbul Valisi Davut Gül ile dün görüşüldüğünü de aktaran Özçağdaş, polisin güvenlik önleminin sürdüğü Sarıyer’deki binanın derhal açılması gerektiğini ifade etti. Özçağdaş’a, basın açıklamasında CHP Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu da eşlik etti.
GÜRSEL TEKİN’İN AÇIKLAMASI
Öte yandan mahkemenin CHP İstanbul İl Yönetiminde görevlendirdiği Gürsel Tekin, Sarıyer’deki parti binasına girişinde, bu saatten sonra basınla paylaşabileceği hiçbir bilgi olmadığını, sadece söz verdiği için buraya geldiğini söyledi.
Tekin, “Çok iyi, çok kıymetli bir arkadaşım 4 gün önce beyin kanaması geçirmişti. Biraz önce ölüm haberini aldım, şimdi oraya gideceğim. Sizden ricam şu. Bugünden itibaren biz işimize, gücümüze bakacağız, Türkiye’nin gerçek gündemiyle meşgul olun.” ifadelerini kullandı. Açıklamanın ardından binaya giren Tekin, kısa bir süre içerde kaldıktan sonra ayrıldı.
Boşandı, 1 saat sonra katliam yaptı! Eşini ve kayınvalidesini öldürdü: Gururuma yediremedim…

Reklam
Son Dakika Deprem Haberleri: Balıkesir'de 1 ayda 9 bin deprem! Prof. Dr

Son Dakika Deprem Haberleri: Balıkesir’de 1 ayda 9 bin deprem! Prof. Dr. Ahmet Ercan açıkladı

Balıkesir’de 1 kişinin hayatını kaybettiği, 29 kişinin yaralandığı 6.1’lik Sındırgı depreminin üzerinden bir ay geçti.
BUNDAN DAHA BÜYÜK BİR DEPREM OLABİLİR Mİ?’
Bir ay içinde 9 bine yakın artçı sarsıntının meydana geldiği Sındırgı ilçesini ziyaret eden Prof. Dr. Övgün Ahmet Ercan, “Bir yerde sıcak su çıkışı varsa, o bölgede ya yanardağ vardır ya da depremler vardır. Turizm sıcak su noktaları ile Sındırgı’nın açılımlarından birisi olabilir. Yaşanan büyük depreme istinaden en büyük artçı depremin 5.0 ya da 5.1 olması gerekiyordu. Bu da olmuş durumda.

Sındırgılıların merak ettiği; ‘bundan daha büyük bir deprem olabilir mi?’ Bilimsel olarak bunu söyleme olasılığı yok. 55 yıllık deneyimime göre Sındırgı’da beklenen en büyük deprem 6.1 idi. Bu da zaten oldu. Bundan daha büyük bir deprem beklentisi içinde değilim. Deprem aslında bir nimettir. Deprem olmasa, sıcak su olmaz, travertenler olmaz, ılıcalar olmaz, su içemezsiniz. Sındırgı’da hangi mahallede kaç kata izin verilmeli. Bunun kararını belediyeler verecektir. Sındırgı yolunda doğuda TOKİ evleri yapıldığını gördüm. Bunlar oldukça sağlam yere yapılıyor ve güvenceli yapılardır” dedi.
Amatör balıkçı şoke oldu! Oltaya takıldı, tam 70 kilo: ’ilk defa yakaladım’
3 ay önce keşfedildi! 1700 yıl önce kurulan sistem şaşkına çevirdi…

Bakan Kacır'dan Terörsüz Türkiye mesajı: Terörü milletimizin gündeminden tümüyle çıkaracağız

Bakan Kacır’dan Terörsüz Türkiye mesajı: Terörü milletimizin gündeminden tümüyle çıkaracağız

Sanayi ve teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, bir dizi program ve temel atma törenine katılmak üzere Ardahan’a geldi. Valilik ziyaretinde kendisini Damal bebeği kıyafetiyle karşılayan kız çocuğuna hediye veren Bakan Kacır, Valilik şeref defterini imzaladı. Vali Hayrettin Çiçek’ten brifing alan Kacır, daha sonra AK Parti teşkilatı tarafından düzenlenen Türkiye Yüzyılı Buluşmasına katıldı.
AK Parti’nin Türkiye Yüzyılı’na yön veren iradesini birlikte değerlendireceklerini belirten Bakan Kacır, “Tam bağımsız ve müreffeh Türkiye idealimizi gerçekleştirmek için atacağımız yeni adımları, vatandaşlarımız, esnafımız ve sivil toplum kuruluşlarımızla birlikte planlayacağız. Takvim yapraklarını 23 yıl öncesine geri çevirelim ve o günlerin Türkiye’sini birlikte hatırlayalım. İstikrarsızlık ve krizlerle boğuşan, belirsizliklerin gölgesinde kalmış bir ülkeydik. 23 yıl öncesinde. İç çekişmelerin pençesinde, potansiyeli bastırılmış, gençliğinin enerjisi heba edilmiş, vesayet odaklarının gölgesinde ayağına prangalar vurulmak istenen bir Türkiye vardı. İşte 23 yıl öncesinin Türkiye tablosu böyleydi. Ancak biz milletimizin emanet ettiği iradeyle o zincirleri 23 yıl önce kırdık karanlığı aydınlığa, karamsarlığı umuda çevirdik. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın dirayetli liderliği, vizyonu ve kararlılığıyla 23 yılda hep birlikte bir kalkınma destanı yazdık. Bu 23 yıla sağlam ve istikrarlı politikalarla tahkim edilmiş nice kıymetli kazanım sığdırdık. Kritik ve stratejik alanlarda büyük başarılara imza attık. Bugün kendi İHA’larını eğitim uçaklarını, helikopterlerini, deniz platformlarını, kara araçlarını uydularını geliştiren ve üreten bir ülkeyiz. Güneş panellerinden ticari araçlara beyaz eşyadan demir çelike pek çok alanda Avrupa’nın en önemli üretim ülkesiyiz” diye konuştu.

İsrail’deki ‘Türkiye’yi vur’ paylaşımlarına Ankara ne diyor? Dicle Canova aktardı
DÜNYA KÖKLÜ BİR DÖNÜŞÜMDEN GEÇİYOR
Dünyanın köklü bir dönüşümden geçtiğini ifade eden Bakan Kacır, şöyle devam etti:
“Azmi, cesareti, fedakarlığıyla bizlere ilham olan tüm zorluklara rağmen Türk milletine hizmetten asla vazgeçmeyen böyle bir liderle yürümek yolumuz ne kadar zorlu olursa olsun gönlümüzü rahatlatıyor. Bugün çatışmaların, salgınların, iklim krizinin, enerji ve gıda arz güvenliğine yönelik tehditlerin pençesinde dünya köklü bir dönüşümden geçiyor. Küreselleşme ve ticarette liberalleşme terk ediliyor. Üretimde ve teknoloji geliştirmede stratejik özerklik ulusal egemenliğin vazgeçilmez bir parçası haline geliyor. Teknolojik yetkinlik yarışının bir teknolojik savaşa dönüşmekte olduğu artık sır değil. Kendi teknolojisini üretmeyen özerk yeterliliğini sağlayamayan ülkelerin ayakta kalamayacağı bir döneme adım attık. Böylesi bir tabloda Türkiye güçlü üretim altyapısı ve teknoloji geliştirme kapasitesiyle hem sahada etkin hem masada söz sahibi bir ülkedir. Şüphesiz ki Türkiye Yüzyılı’nda daha büyük ve daha güçlü bir Türkiye’yi ancak birlik ve beraberliğimizi güçlendirirsek kurabiliriz. Cumhur İttifakı olarak başlattığımız ve devlet politikası olarak sürdürdüğümüz Terörsüz Türkiye menzilindeki adımlarımızla terörü milletimizin gündeminden tümüyle çıkaracağız. Milletimizin yüreğine örülen duvarları birlikte yıkacak aydınlık bir geleceği el ele inşa edeceğiz. Huzur ve güven iklimiyle bölgemizde büyük yatırımlar filizlenecek istihdam artacak, üretim büyüyecek, Türkiye Yüzyılı’nda yeni başarı hikayelerini hep birlikte yazacak ülkemizi yeni kazanımlarla inşallah daha ileriye taşıyacağız.”
TOGG’un yöneticisi meydan okudu: Çin aracı alıp binerim! Yeni fiyatı için dikkat çeken açıklama…

12 yaşındaki Meryem’i öldüren zanlı hakkında iddianame kabul edildi! Hakim karşısına çıkacak

12 yaşındaki Meryem’i öldüren zanlı hakkında iddianame kabul edildi! Hakim karşısına çıkacak

Bağcılar 15 Temmuz Mahallesi’nde, Meryem Samou’yu (12) kafasına taşla vurarak ve bıçaklayarak öldüren, aynı taşla Samou’nun 6 yaşındaki kardeşi Ahmad Samau’yu da yaralayan Zekeriyya A.’ya (51) yönelik yürütülen soruşturma tamamlandı. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı’nca hazırlanan iddianamede, Zekeriyya A. ‘şüpheli’, hayatını kaybeden kız çocuğu Meryem Samau ‘maktul’ sıfatıyla yer aldı.
İlginizi Çekebilir
MERYEM’İN VÜCUDUNDA 20 YARAYA RASTLANDI
Hazırlanan iddianamede, hayatını kaybeden 12 yaşındaki Meryem Samou’nun boğaz kısmında kesi ve kafasının belli yerlerinde darp yaraları ile hayatını kaybettiği, olay sırasında evde olan ve yaralı olarak kurtulan Ahmed Samou’nun da vücudunun bazı yerlerinde darp izleri olduğu anlatıldı.
Öte yandan iddianamede, olay günü yaralı Ahmed’in polis tarafından ifadesinin alınmak istendiği ancak küçük çocuğun hıçkırarak ağladığı ve kendisini ifade edecek durumda olmadığı belirtildi. Mağdur Ahmed hakkında hazırlanan Adli Tıp Kurumu (ATK) raporuna da yer verilen iddianamede, yaralarda kişinin yaşamının tehlikeye sokan bir durumun olmadığı, yaranın basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek hafif nitelikte olmadığı ve darbelerin vücutta kemik kırığına neden olmadığı belirtildi.
Ayrıca hayatını kaybeden Meryem Samou için hazırlanan otopsi raporuna da yer verilen iddianamede, maktulün vücudunda 3 adet kesici, delici alet yarası ve 17 adet kesik yara tespit edildiği ve yaralanmaların öldürücü nitelikte olmadığı, maktulün ölümünün künt kafa travmasına bağlı, kafatası kırıkları ile beyin kanaması ve beyin doku harabiyeti sonucu meydana geldiğinin tespit edildiği bilgisine yer verildi. İddianamede, olay sonrası Ahmed Samou’ya şüphelinin tespiti için yaptırılan teşhis çalışmalarında, Zekeriyya A.’yı net ve kesin olarak teşhis ettiği de belirtildi.

“MERYEM’İN KAFASINA 2 KEZ VURDUM”
Olay gününe ait görüntü izleme tutanağına da yer verilen iddianamede, sanık Zekeriyya A.’nın olay yerine gittiği, yüzünün tam net olarak görüldüğü, elinde telefonla uğraştığı, üzerinde siyah deri ceket, altında siyah pantolon ve kafasına takılı beyaz açık renkli kapüşonlu polar giydiği, elinde eldiven olduğu, devam eden görüntülerde ise şahsın olay yeri adresinden hızlıca uzaklaştığı, tedirgin hallerde bulunduğu, bahse konu adrese giderken elinde eldiven olduğu, dönerken elinde eldiven olmadığının görüldüğü bilgisi aktarıldı.
İsrail’deki ‘Türkiye’yi vur’ paylaşımlarına Ankara ne diyor? Dicle Canova aktardı
Öte yandan iddianamede, sanık Zekeriyya A.’nın ifadesine de yer verildi. Sanık ifadesinde, “Olay günü eşim ile birlikte müşteki şahsın ikametlerine gittik. Sohbet ettiğimiz sırada Guli’nin çocuk odası lambasının arızalı olduğunu, odanın çok yüksek olduğunu, kendisinin değiştiremeyeceğini söyledi. Benden yardım istedi, lambaya baktım ve yuvası olmadığını fark ettim. ‘Size yardımcı olurum’ dedim ve ikametten ayrıldık. 13 Ocak günü göğsümde ağrı olması sebebiyle işe gitmedim. Evden, işe gideceğim diyerek evden çıktım. Minibüs beklerken nalbur gördüm ve girdim. 20 lira karşılığında lamba yuvası aldım, müştekinin evine doğru gittim. Kapıyı Meryem Samou açtı. Eve girerken elimde eldiven vardı, evde Meryem ve Ahmad’den başka kimse yoktu. Meryem’den sandalye ve tornavida istedim, şalterleri indirdim ve telefon ışığını yakarak lamba yuvasını takacağım odaya girdim. Meryem’den telefon ışığını tutmasını istedim, Meryem’in annesinin çantasını göstererek ‘dayı, dayı annemin çantasında çok para var ha’ dedi. Aklımda hırsızlık yoktu. Meryem’in çok para var demesi üzerine bir an aklıma paraları almak geldi. Daha önce mutfakta gördüğüm kaldırım taşını alarak tekrar odaya geldim. Meryem’in kafasına doğru sert bir şekilde 2 defa vurdum. O esnada Meryem’in başı kanıyordu. Çantayı alıp içine baktığımda para olmadığını görünce sinirlendim, yanımdaki bıçağı Meryem’e doğru salladım. Neresine geldiğini hatırlamıyorum, 3-4 kez bıçağı salladım. Bıçağın vücuduna değdiğini hissettim. Meryem hareketsiz kalınca aynı taşla bir diğer çocuk Ahmad’a 1 defa vurdum. Ahmad hareketsiz yerde kalınca evden çıktım. Eldivenleri kanlı görünce çöpe attım, kamera görüntülerdeki şahıs benim” ifadelerini kullandı.

AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET İLE 21 YILA KADAR HAPİS TALEBİ
Hazırlanan iddianamede, sanık Zekeriyya A. hakkında, maktül Meryem Samou’ya yönelik ‘çocuğa ya da beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kadına karşı, bir suçu gizlemek, delillerini ortadan kaldırmak, işlenmesini kolaylaştırmak ya da yakalanmamak amacıyla kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasıyla cezalandırılması istendi. Ayrıca, olayda yaralanan Ahmed Samou’ya yönelik ise ‘çocuğa ya da beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kadına karşı, bir suçu gizlemek, delillerini ortadan kaldırmak veya işlenmesini kolaylaştırmak ya da yakalanmamak amacıyla kasten öldürmeye teşebbüs’ suçundan 14 yıldan 21 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılması talep edildi.
İDDİANAME KABUL EDİLDİ
Tutuklu sanık Zekeriyya A.hakkında hazırlanan iddianame, Bakırköy 3. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi. Sanık, 25 Eylül’de hakim karşısına çıkacak.
Görüntüler ortaya çıktı: Beyoğlu’nda korkunç olay! Ölüme böyle gitti…

14 gün sonra boşanma davası görülecekti! Başak katledildi: Babam tuttu, dedem bıçakladı

14 gün sonra boşanma davası görülecekti! Başak katledildi: Babam tuttu, dedem bıçakladı

Milli Savunma Bakanlığı Askeri Fabrikalar Genel Müdürlüğü’ne bağlı 5’inci Ana Bakım Fabrika Müdürlüğü’nde sivil memur olarak görev yapan yüksek mühendis Başak Gürkan Arslan, dün konuşmak için eve gelen boşanma aşamasındaki eşi Barış Arslan ve kayınpederi Kudret Arslan’ı içeri aldı.

Çıkan tartışmada Kudret Arslan, gelinini 5 yaşındaki kızının gözü önünde mutfaktan aldığı bıçakla bıçakladı. Yaralı halde evden çıkan Başak Gürkan Arslan, peşinden gelen kayınpederi tarafından boynundan tekrar bıçaklandı ve olay yerinde hayatını kaybetti. Kudret Arslan ile oğlu Barış Arslan gözaltına alındı.
Mühendis Başak kayınpederi tarafından öldürüldü! Her şey 5 yaşındaki kızının gözleri önünde yaşandı

Başak Gürkan Arslan için Batıkent Pir Sultan Abdal Cemevi’nde cenaze töreni düzenlendi. Törene, ailesi, yakınları ve çok sayıda vatandaş katıldı. Duaların ardından helallik alındı. Tören sırasında Başak’ın annesi, babası ve kardeşleri gözyaşlarına boğuldu.

Tören sonunda Arslan’ın tabutunu kadınlar taşıyarak cenaze aracına koydu. Başak Gürkan Arslan’ın cenazesi, yarın Bursa’nın Mudanya ilçesinde son yolculuğuna uğurlanacak.

‘DEDEMLE BABAM YAPTI DİYOR’
Başak Gürkan Arslan’ın ablası Yaprak Gürkan Nar, “Kayınpederiyle kocası eve gidiyorlar. 5 yaşındaki kızının gözünün önünde onu bıçaklıyorlar. Kayınpeder eve girince diyor ki ‘Ben halledeceğim sen dur.’ Hemen mutfağa gidiyor. Gider gitmez bıçağı alıyor. İçeride bir tane batırıyor. Kaçıyor dışarıya. Dışarı kaçınca da yere düşüyor. Ben şimdi cenazesine baktım, kafasında darbe var kocaman. Yere düşmüş. Yere düşünce de boğazını kesiyorlar. Çocuk anlatıyor; ‘Ben annemin kanlarını gördüm’ diyor. ‘Ben boğazındaki kemikleri gördüm’ diyor. ‘Dedemle babam yaptı’ diyor. ‘Babam tuttu dedem de bıçakladı’ diyor” diye konuştu.

‘EVDE KAMERALAR VAR, GÖRDÜ DEMİŞLER’
Başak Gürkan Arslan’ın kız kardeşi Işıl Bektaş ise daha önce darp gibi bir olayın yaşanmadığını söyleyerek, “Boşanma aşamasındalardı. Bizim aklımıza hiç gelmedi. Gelseydi mutlaka engel olmaya çalışırdık; ama hiç aklımıza böyle bir şey gelmedi. Ablam çok güçlü bir kadındı. Ayakları yere sağlam basan, akıllı, evladına sahip çıkan çok iyi bir anne. Bizim tanık olduğumuz şiddet olmadı. Ama ablam ailesine çok bağlıydı. Evine çok bağlıydı. Eğer olduysa bile bize söylememiştir. Biz böyle bir şeye tanık olmadık. Bizim bildiğimiz kadarıyla eşi ve kayınpederi önce annemlerin evine gitmişler. Zaten boşanma davaları vardı. Onlara mahkeme günü varmıştı. Konuşmaya gitmişler. Annemle babam hiçbir şey istememişler kendilerinden. Çocuk için nafaka istememişler. Zaten var olan her şeylerini bölüşmüşler. Yazmışlar onu mahkeme dilekçesine. ‘Biz sizden nafaka da istemiyoruz’ demişler. ‘Böyle güzellikle bitsin, hoşlukla bitsin.’ Onlar da demişler ki ‘Bugün Başak evde, biliyoruz.’ Annem de demiş ki ‘Nereden biliyorsunuz?’ Demişler ki ‘Evde kameralar var. Oradan gördük’ demişler” ifadelerini kullandı.

14 GÜN SONRA BOŞANMA DAVASI GÖRÜLECEKTİ
Öte yandan çiftin boşanma davasının 23 Eylül’de görüleceği öğrenildi. Başak Gürkan Arslan’ın, eşiyle oturdukları olayın yaşandığı evi 1 yıl önce satın aldığı belirtildi.
Evin eski ev sahibinin oğlunun bir kişiyi bıçaklayarak öldürdüğü bunun üzerine o ailenin evi satıp, Kayseri’ye yerleştikleri ifade edildi. (DHA)

…

Reklam
Özel'den Özgür Çelik vurgusu: Hizmet de açsak, hapis de yatsak birlikte

Özel’den Özgür Çelik vurgusu: Hizmet de açsak, hapis de yatsak birlikte

Özgür Özel, İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Tuzla Kafkale Spor Kompleksi’nde gerçekleştirilen İBB Yuvamız İstanbul Çocuk Etkinlik Merkezi Toplu Açılış Töreni’ndeki konuşmasında, hizmete alınan 16 kreşle birlikte İBB bünyesindeki kreş sayısının 127’ye yükseldiğini söyledi.
İlginizi Çekebilir
Kadını sosyal hayata ve istihdama katmak için çalıştıklarını vurgulayan Özel, bu anlayış doğrultusunda kreş açtıklarını kaydetti.
CHP’li belediyelerin bugüne kadar 762 kreşi hizmete açtığını hatırlatan Özel, 1000 kreş hedefine doğru ilerlediklerini dile getirdi.
Özgür Özel, yolsuzluk soruşturması kapsamında tutuklanmasının ardından İBB Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu’nun gelecekte Cumhurbaşkanı olacağına inandığını belirtti.
Özel, yakın zamanda İBB’nin 16’ncı öğrenci yurdunu Şişli’de açacaklarını, bu yurtla birlikte Türkiye genelinde CHP’li belediyelerce hizmete açılan yurt sayısının 77 olacağını aktardı.
Tuzla’daki bütün okullara arıtmalı sebiller yerleştirildiğini belirten Özel, CHP’li yerel yönetimlerin taahhütlerini birer birer yerine getirdiğini savundu.
Özgür Özel, partililerin, darbe döneminde bile olmayan bir saldırıya karşı CHP’yi savunduğunu öne sürerek, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün koltuğunda oturduğunun farkında olduğunu vurguladı.
İsrail’deki ‘Türkiye’yi vur’ paylaşımlarına Ankara ne diyor? Dicle Canova aktardı
Atatürk’ün, Türkiye’ye Cumhuriyet rejimini getirdiğini dile getiren Özel, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Tek adam rejiminden Cumhuriyet rejimini getirdi. ‘Tek adam ne derse o olur, kimi derse o seçer, kimi atarsa o görev yapar’dan, ‘Sandık var, tek adam bilmez, hepimiz biliriz, seçimlere tabiyiz. Millet kimi isterse onu seçer, yönettirir, istemezse geri alır, başkasına yetkiyi verir’i Cumhuriyet Halk Partisi getirdi. Ben Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı olarak Atatürk’ün getirdiği bu rejimde, onun koltuğunda oturuyorum. Benim İstanbul’daki vekilim, İstanbulluların, İstanbul’daki CHP’lilerin seçtiği seçilmiş il başkanı Özgür Çelik’tir. O yüzden hizmet de açsak Özgür Çelik’le, hapis de yatsak Özgür Çelik’le yatarız. Seçilmişlere saygı duyarız, seçenden ötürü. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ten emanettir sandık. Bugün İstanbul ilde sandığı kaptırırsan, yarın İstanbul Büyükşehir’de, Türkiye genelinde, Meclis’te, başkanlıkta sandığı kaptırırsın. Biz bu sandığı tek adamlardan söke söke aldık, bir tek adama vermeyeceğiz. Onun için direniyoruz.”
Selçuk İnan, Galatasaraylı yıldıza talip oldu! Sözleşmeye garanti maddesi
İBB Başkan Vekili Nuri Aslan da İBB bünyesinde hizmet veren 127 etkinlik merkezinde 12 binin üzerinde çocuğa hizmet verileceğini ifade etti.
Ekrem İmamoğlu’nun mektubunun okunduğu programa, Tuzla Belediye Başkanı Eren Ali Bingöl, Ataşehir Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel, CHP İstanbul İl Başkanlığı görevinden alınan Özgür Çelik ve Ekrem İmamoğlu’nun eşi Dilek İmamoğlu da katıldı.
Özgür Özel ve beraberindekiler, etkinlik sonunda açılış kurdelesini keserek merkezi gezdi, çocukların dersine katıldı.
…

Boşandı, 1 saat sonra katliam yaptı! Eşini ve kayınvalidesini öldürdü: Gururuma yediremedim

Boşandı, 1 saat sonra katliam yaptı! Eşini ve kayınvalidesini öldürdü: Gururuma yediremedim

Olay, dün saat 11.00 sıralarında Örnekevler Mahallesi Kocatepe Parkı yakınlarında meydana geldi. Kübra ve Muharrem Türkan saat 10.00’da görülen davada boşandı. Duruşmanın ardından taraflar adliyeden ayrıldı. Kübra Karadeniz, annesi Elvida Karadeniz ve ablası Ayşegül Çankaya (31) araçla, Ayşegül Çankaya’nın eşi Ramazan Çankaya ise motosikletle eve dönmek üzere yola çıktı.
İlginizi Çekebilir
Ramazan Çankaya evin önüne geldiğinde Muharrem Türkan ile karşılaştı. Ramazan Çankaya ile Muharrem Türkan arasında tartışma çıktı. Tartışmanın ardından Muharrem Türkan yanında getirdiği tabancanın kabzasıyla Ramazan Çankaya’nın başına vurarak yaralarken, şarjörü yere düşürdü. Muharrem Türkan şarjörü almaya çalışırken, Ramazan Çankaya ise olay yerinden kaçtı. Koşarken telefonunu düşüren Çankaya, eşi Ayşegül’ü uyarmak için yolda rastladığı bir temizlik görevlisinden yardım istedi. Ramazan Çankaya görevlinin telefonundan eşini aradı ancak ulaşamadı.

22 EL ATEŞ ETMİŞ
Bir süre sonra Kübra Karadeniz, annesi ve ablası Kocatepe Parkı yakınlarında Muharrem Türkan ile karşılaştı. Muharrem Türkan’ın tabancayla peş peşe ateş ettiği Kübra Karadeniz, Elvida Karadeniz ve Ayşegül Çankaya ağır yaralandı. İhbar üzerine gelen sağlık ekiplerinin müdahale ettiği 3 yaralı ambulanslarla hastaneye götürüldü. Muharrem Türkan ise polis tarafından yakalanarak, gözaltına alındı. Polisin olay yerinde yaptığı inceleme Muharrem Türkan’ın 22 el ateş ettiği belirlendi. Hastanede tedaviye alınan Kübra Karadeniz ve Elvida Karadeniz kurtarılamadı. Durumu ağır olan Ayşegül Çankaya’nın yoğun bakımda tedavisinin sürdüğü belirtildi. Ramazan Çankaya ise hastanedeki tedavisi sonrası taburcu edildi. Kübra Karadeniz ve Muharrem Türkan’ın 3 aylık bir çocuğu olduğu belirtildi.

Görüntüler ortaya çıktı: Beyoğlu’nda korkunç olay! Ölüme böyle gitti
YAN YANA TOPRAĞA VERİLDİLER
Kübra Karadeniz ve Elvida Karadeniz’in cenazeleri bugün sabah adli tıp kurumu morgundaki otopsi işlemlerinin ardından yakınları tarafından teslim alındı. Kübra ve Elvida Karadeniz’in cenazeleri Çobanlar ilçesine bağlı Kocaöz beldesine getirildi. Anne ve kızın cenazesi Kocaöz Mezarlığı önünde kılınan namaz sonrası yan yana toprağa verildi.
‘BENİ ALDATTIĞINI DÜŞÜNÜYORUM, GURURUMA YEDİREMEDİM’
Diğer yandan Muharrem Türkan’ın ilk ifadesinde, “Yolda, eski eşim ve ailesiyle karşılaştım. Eski eşimin beni aldattığını düşünüyorum. Bunu gururuma yediremedim. Bir anlık öfkeyle tabancayla eski eşimi, kayınvalidemi ve baldızımı vurdum” dediği öğrenildi. Muharrem Türkan işlemlerinin ardından sağlık kontrolünden geçirilmek üzere hastaneye götürüldü. Bugün adliyeye sevk edilen Muharrem Türkan güvenlik gerekçesiyle protokol kapısından içeri alındı. Şüphelinin işlemlerinin sürdüğü belirtildi.
Dehşete düşüren haber Kocaeli’den geldi! Fail yine 16 yaşında…

İzmir'de 5 kişinin öldüğü patlamaya ilişkin davada lokanta sahibi tahliye edildi

İzmir’de 5 kişinin öldüğü patlamaya ilişkin davada lokanta sahibi tahliye edildi

Torbalı Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmaya, tutuklu sanık lokantanın işletmecisi G.K. cezaevinden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katıldı.
Patlamadan bir gün önce tüpü değiştirdiği iddia edilen tutuklu sanık M.K. ile hayatını kaybedenlerin yakınları ve taraf avukatları da duruşmada hazır bulundu, tüp firmasının Ege bölge sorumlusu tutuksuz sanık O.İ. ise duruşmaya katılmadı.Duruşmada tüp firmasının eski işletmecisi G.B. tanık olarak dinlendi.
İlginizi Çekebilir
İş yerinde kendisinin işletmeci olduğu dönemde tüpü takacak kişinin eğitim alarak çalıştığını belirten G.B, “Tüp firmasının müsaadesiyle sanık M.K’ye iş yerini devrettim. Devredeceğimi de tüp firmasının Ege bölge sorumlusu O.İ’ye söyledim. Tüp firması, eğitim almadan kimseye iş yerini devredemeyeceğimizi söylemedi. Sanayi tüpünü, sanayi işini yapan bir iş yerinin kullanması gerekmektedir. Eve veya sıradan bir iş yerine sanayi tipi tüp takılamaz. İş yerini devralan sanık M.K’nin de geçmişinde tüpçülük yapmadığını biliyorum.” diye konuştu.
Daha sonra bilirkişi raporuna yönelik görüşler alındı.
Cumhuriyet savcısı mütalaasında, raporlarda soru işareti yaratacak hususların bulunduğunu belirterek, bu konuda ek rapor alınarak soru işaretleri yaratan kısımların açıklattırılması gerektiğini ifade etti.

Cumhuriyet savcısı, tutuklu sanıklar G.K. ile M.K’nin tutukluk hallerinin devamına karar verilmesi yönünde görüş sundu.
Daha sonra söz verilen lokantanın işletmecisi G.K, tüpten kaynaklı gaz kaçağı olduğunu savunarak, “Patlamada ben de ölebilirdim. Belediyeye benim başvurum var. Belediye geldi tüpü gördüler, müdahale etmediler. En suçsuz, en günahsız kişi benim, tahliyemi talep ediyorum.” diye konuştu.
Diğer tutuklu sanık M.K. ise suçlamaları kabul etmediğini belirterek, “En ufak bir gaz kaçağı olmadan tüpü teslim ettim, tüpü takmamda bir kusurum olmadığını düşünüyorum. Tek suçum tüp değiştirme belgemin olmayışıdır.” dedi.
Aranın ardından yeniden bilirkişi raporunun alınmasının reddine hükmeden mahkeme heyeti, tutuklu sanık G.K’nin tahliyesine, yurt dışı çıkış yasağı ve konutu terk etmemek şeklinde adli kontrol tedbirinin uygulanmasına karar verdi.
M.K’nin ise tutukluluk halinin devamına hükmeden heyet, eksikliklerin giderilmesi için duruşmayı erteledi.

Duruşmanın ardından adliye önünde açıklama yapan mağdur ailelerden bir kısmının avukatı Mustafa Sağ, tahliye edilen lokanta işletmecisi G.K’nin iş yerinin ruhsatsız olduğunu hatırlatarak, iş yeri sahibinin tahliye edilmesine tepki gösterdi.
Yeterli ruhsat denetiminin yapılmadığını, zamanında kapatma tedbirinin alınmadığını ifade eden Sağ, “Tüp bayisi de yeterli özeni göstermemiştir.” dedi.
Patlamada kız kardeşi Havin Ergin’i yitiren Özkan Ergin de tahliye kararına tepki gösterdi.
NELER OLMUŞTU?
İzmir’in Torbalı ilçesi Ayrancılar Mahallesi Barış Manço Caddesi’ndeki lokantada 30 Haziran 2024’te yaşanan patlamada 5 kişi hayatını kaybetmiş, 63 kişi yaralanmıştı. Soruşturma kapsamında iş yeri sahibi G.K. ile patlamadan bir gün önce tüpü değiştirdiği belirlenen M.K. tutuklanmıştı.
Torbalı Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında hazırlanan bilirkişi raporunda, LPG’de sızıntı meydana geldiği, biriken gazın patladığı, patlama sonucu oluşan alev topunun diğer bölümlere yayıldığı ve ani basınç etkisiyle yıkıma sebep olduğu ifade edilmişti.
Bilirkişi raporu sonrası LPG dağıtıcı şirketin Ege bölge sorumlusu O.İ. hakkında da soruşturma başlatılmıştı.
Şüpheliler hakkında Torbalı Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından “taksirle birden fazla insanın ölümüne ya da yaralanmasına neden olma” suçundan 15’er yıla kadar hapis cezası istemiyle hazırlanan iddianame, Torbalı Ağır Ceza Mahkemesince kabul edilmişti.
…

Reklam
Şiddet mağduru 'Şeker' koruma altında!

Şiddet mağduru ‘Şeker’ koruma altında!

Tarsus Doğa Parkı’nda Veteriner Hekimler tarafından detaylı sağlık kontrollerinden geçirilen maymun, tedbir amacıyla karantina bölümünde misafir edilmeye başlandı. Görevliler, maymuna ‘Şeker’ adını verdi.
İlginizi Çekebilir
Şeker, sağlık geçmişine dair bilgiler bulunmadığından dolayı, belirli bir süre karantinada gözlem altında olacak. Bu süreçte özel bakım ve beslenmeye tabi tutulacak olan maymun, sürecin sonunda ise Tarsus Doğa Parkı’nda bulunan makak ailesine katılacak.
DOĞA PARKI, ŞEKER’E GÜVENLİ YUVA OLDU
Büyükşehir Belediyesi Tarsus Doğa Parkı’nda görev yapan Veteriner Hekim Sibel Mazlum, sevimli maymun Şeker’in geçen haftalarda kötü muamele gördüğü gerekçesiyle Doğa Koruma ve Milli Parklar tarafından koruma altına alındığını ve 8 Eylül tarihinde Tarsus Doğa Parkı’na getirildiğini belirterek, “Maymunumuz makak cinsi, dişi ve yaklaşık 3-4 yaşında. Genel muayenesinde ciddi bir şey gözlemlenmedi. Ancak ufak tefek sorunları var. Onlar da en kısa sürede halledilecek. Belli bir karantina süremiz var. Bu süre içinde gözlem yapılacak. Özel bakım ve beslenmeye tabi tutulacak. Bunlar sonucunda eğer her şey olumlu giderse, Tarsus Doğa Parkı’nda bulunan makak ailesine katılabilecek. Kendisi çok cana yakın, çünkü evcilleştirilmiş. Biz adını ‘Şeker’ koyduk. Şeker bundan sonra bizlerle beraber, bizim korumamız altında” dedi.
…