BIST 100
12.899,35 0,09%
DOLAR
48,9217 0,06%
EURO
55,7812 0,06%
GRAM ALTIN
6.740,80 0,33%
BITCOIN
84.658,00 0,77%
FAİZ
40,24 0,45%
GÜMÜŞ GRAM
101,18 0,84%
GBP/TRY
64,8326 0,13%
EUR/USD
1,1391 0,10%
BRENT PETROL
97,48 -3,31%
ÇEYREK ALTIN
11.021,21 0,33%
İzmir Kapalı
İzmir hava durumu
19 °
Reklam

GÜNDEM

Bir koyunu 333 koyun takip etti! Çobanlar durduramadı

Bir koyunu 333 koyun takip etti! Çobanlar durduramadı

İlçenin Yukarı Narlıca Mahallesi’nden Çılga Mahallesi’ne götürülen yaklaşık 1500 küçükbaş hayvanın bulunduğu sürü, tepelik alandan geçtikleri sırada aniden yakındaki dereye yöneldi.
Sürünün en önündeki koyun kayalıkların bulunduğu alanda uçurumu fark edemeyerek düştü. Sürünün en başındaki koyunun düşmesinin ardından sürüdeki diğer koyunlar da onu takip ederek uçuruma atladı.
Bu sırada kayalık alandan düşen 334 küçükbaş hayvan telef oldu, büyük bölümü de kayboldu.

Haber verilmesi üzerine bölgeye giden besiciler, hayvanlarının telef olduğunu görünce büyük üzüntü yaşadı.

Vatandaşlar ve besiciler, kaybolan küçükbaş hayvanların bulunması için çalışma başlattı.
Bölgeye giden İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü ekipleri incelemede bulundu ve telef olan hayvanları kayıt altına aldı.

Besicilerden Şahin Kaplan, AA muhabirine, sürüde sahip olduğu 200 hayvandan 180’inin telef olduğunu söyledi.
Koyunların düştüğü bölgedeki merayı 2 gün önce kiraladıklarını anlatan Kaplan, çobanın sürüyü yakındaki dereye götürdüğü anda olayın yaşandığını belirtti.

Dört kardeşinin yanı sıra aynı mahalleden başka yetiştiricilerin de hayvanlarının telef olduğunu anlatan Kaplan, “En çok koyun bana ait. Çoban bize böyle bir uçurum olduğunu göremediğini söyledi. Hepimiz çok üzgünüz. İnşallah devletimiz bize bu konuda destekte bulunur.” dedi.
Yukarı Narlıca Mahallesi sakinlerinden Turan Kaya da olay sonrası büyük üzüntü yaşadıklarını dile getirdi.

Besicilerin emeklerinin yok olduğunu ifade eden Kaya, “Hayvanlar suya kavuşmak için koşarken uçurumdan atlamışlar. Sürüde 2 çoban varmış ama kontrol altına alamamışlar. Kayadan düşen hayvanlar hep üst üste yığılmış. Bu saatten sonra yapılabilecek bir şey kalmadı. Telef olanların yanı sıra kayıp olanlar var. Onları da arama çalışmaları devam ediyor.” diye konuştu….

Reklam
İsrail askerleri tarafından vurulan Ayşenur Ezgi'nin babası: Kendisini Filistin'e adamıştı

İsrail askerleri tarafından vurulan Ayşenur Ezgi’nin babası: Kendisini Filistin’e adamıştı

Aydın’ın Didim ilçesindeki akrabalarını ziyaret ettikten sonra Filistin’e destek için Batı Şeria’ya giden Ayşenur Ezgi Eygi, geçen yıl 6 Eylül’de İsrail askerlerinin açtığı ateş sonucu başından vuruldu. Ayşenur’un ölüm haberi, Didim’de yaşayan amcası Yılmaz Eygi ve dedesi Şerif Eygi’nin yanı sıra Türkiye’deki yakınlarını yasa boğdu. Eygi’nin cenazesi, 14 Eylül’de Aydın’ın Didim ilçesinde toprağa verildi.
‘GÖSTERDİĞİ CESARET ACIMIZI DİNDİRİYOR’
Aktivist Ayşenur Ezgi Eygi’nin ABD’de yaşayan babası Mehmet Suat Eygi (62), kızının vefatının birinci yıl dönümü nedeniyle Aydın’ın Didim ilçesinde yapılacak anma törenlerine katılmak için kente geldi. Anma töreni öncesi DHA’ya açıklamalarda bulunan Eygi, “Anlatılacak bir acı değil. Allah kimsenin başına vermesin. Ayşenur’suz hayata devam etmek çok zor. Ayşenur’un zulme karşı direnmesi, gösterdiği cesareti acımızı biraz hafifletiyor. Son zamanlarda dünyada gördüğümüz bu vicdanların ayağa kalkması, organize olması da Ayşenur’un örnek olması da biraz olsun acımızı dindiriyor. İnşallah iyilik, kötülüğü yener ve sessiz vicdanlara bir cesaret getirir, ayağa kaldırır. Bugün ölümsüzlüğünün yıl dönümü, ölümünün değil. Çok zor, bazen hukuksuzluğa, devlet terörüne isyan ediyorsun ama inşallah onların da hesap vereceği gün gelecek” dedi.
TBMM Başkanı Kurtulmuş, Ayşenur Ezgi Eygi’yi andı

‘GAZZE ÜNİVERSİTESİ’NDE OKUYAN ÖĞRENCİLERİN TRANSFERİNDE ÇABASI VAR’
Kızının ilk kez geçen yıl temmuz ayında kendisine Filistin’e gitmek istediğini söylediğini dile getiren Eygi, “Söyleyince karşı çıktım. İnsan öldürmenin gayet doğal olduğu bir yere gitmesini istemedim. ‘Sen akademisyensin, akademik seviyede mücadele yap’ dedim. Ancak orada olmak istedi. Birkaç hafta sonra bilet aldığını ve ağustosta gideceğini söyledi. Artık engel olamadık. Zaten üniversitede bu direnişi ve protesto eylemlerini yürüten biriydi. Son bir yılını, kendisini Filistin’e adamıştı. Hatta Gazze Üniversitesi’nden bazı öğrencilerin Washington Üniversitesi’ne transferi için üniversite ile anlaşma yapmaya çalıştı. Bu sene 15-16 öğrenci Gazze Üniversitesi’nden Washington Üniversitesi’ne gelip başlayacak ve bunda Ayşe Nur’un çabası var” diye konuştu.
Mehmut Suat Eygi, ABD’de yaşayan damadı Pakistan asıllı Hamid Mazhar Ali ile kızı Ayşenur Ezgi Eygi’nin Filistin’e destek için yolculuğa çıkmadan önce havalimanında kendisiyle birlikte çektirdikleri son fotoğrafa bakarak duygusal anlar yaşadı.
İsrail, Gazze’yi bombalıyor: Yüksek binalar hedefte, havadan acil tahliye bildirileri atıldı!
İş insanı Halit Yukay son yolculuğuna uğurlandı! Kıvanç Tatlıtuğ gözyaşlarını tutamadı…

Reklam
Yunan'ın korkulu rüyası 'Tülütabaklar' Balıkesir sokaklarında

Yunan’ın korkulu rüyası ‘Tülütabaklar’ Balıkesir sokaklarında

Programlar, Balıkesir Valisi İsmail Ustaoğlu, Garnizon ve 9’uncu Ana Jet Üs Komutanı Hava Pilot Tuğgeneral Gökhan Gürakar ve Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın tarafından Atatürk Anıtı’na çelenk bırakılmasıyla başladı.

Kuvayımilliye Meydanı’nda devam eden etkinliklerde Vali Ustaoğlu, Garnizon Komutanı Gürakar ve Belediye Başkanı Akın’ın halkı selamlamasının ardından saygı duruşunda bulunuldu, İstiklal Marşı okundu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın mesajının da okunduğu törende, Balıkesir Üniversitesi Yeni Türk Edebiyatı Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Özsarı, Balıkesir’in düşman işgalinden kurtuluş sürecini anlattı.

Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, törende yaptığı konuşmada, İstiklal Madalyalı Kuvvacı Ahmet Efe’nin torunu olmanın gururunu yaşadığını dile getirdi.
Birlik olmanın önemini vurgulayan Akın, şunları kaydetti:
Alıntı Metni
Şiirlerin okunduğu, halk oyunu ve Milli Savunma Bakanlığı Mehteran Birliği’nin gösterilerine yer verilen törende en çok ilgiyi “Tülütabaklar” gördü.

İşgal yıllarında düşman devriyelerini korkutmak için koyun, keçi postu giyen, kendilerini baca kurumu ve soba isiyle boyayan, at kuyruğu, çan ve değneklerle korkutucu görünüme kavuşan deri işçilerinin canlandırıldığı bölümde, bazı çocukların kaçtığı görüldü.

Bazı aileler ise etkinliği renklendiren “Tülütabaklar”la hatıra fotoğrafı çektirdi.

Resmigeçitle sona eren programa AK Parti Balıkesir milletvekilleri Mustafa Canbey ve İsmail Ok, CHP Balıkesir Milletvekili Serkan Sarı, İYİ Parti Balıkesir Milletvekili Turhan Çömez, kamu kurum ve kuruluşları ile sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, gaziler, şehit yakınları ve çok sayıda kişi katıldı.
…

27 yıl hiç evden çıkmadı: Annem öldükten sonra bambaşka bir dünyayla tanıştım

27 yıl hiç evden çıkmadı: Annem öldükten sonra bambaşka bir dünyayla tanıştım

Hacere Korkmaz, Rize’de 13 yaşındayken damdan düştü. Omuriliğinde hasar oluşan Korkmaz, tekerlekli sandalyeye mahkum oldu. İmkansızlıklar nedeniyle tedavisi aksayan Korkmaz, 27 yıl evden çıkmadı. Geçen sürede rahatsızlıkları artan ve tedavi için hastane araştıran Korkmaz, 2014’te Ankara’daki Gaziler FTR ile tanıştı. Korkmaz, burada gördüğü tedaviyle koltuk değnekleriyle ayağa kalkıp, kısa mesafede yeniden yürümeye başladı.

Korkmaz, 2017 yılında aynı hastanede danışma biriminde işe başlarken, aynı zamanda dışarıdan ortaokul ve lise eğitimini tamamladı. 2019 yılında da engelli sürücü belgesi alan Korkmaz, yeniden hayata bağlandı.

İlginizi Çekebilir
’27 YIL DÖRT DUVAR ARASINDA YAŞADIM’
Hacere Korkmaz, geçirdiği kazadan sonra o dönemin şartlarında ameliyat olduğunu, ancak sonrasında ailesinin hiç kontrole götürmediğini söyledi. Korkmaz, “Çünkü çevremde, ailemde bu konuda bilinçli kimse yoktu. ‘Beli kırıldı, geçti’ şeklinde bakıldı. Doktorlar kontrole çağırmasına rağmen ailem gerek görmedi. Bu şekilde 27 yıl dört duvar arasında yaşadım. 2014’e kadar böyle sürdü. Annem öldükten sonra kendimce bambaşka bir dünyayla tanıştım. Tedavim için çare ararken aşırı kireçlenme sonucu ağrılarla yüzleşmeye başladım. O dönemde yolum o zamanki ismi ile GATA ile kesişti. Gaziler FTR’de 2014’te muayene oldum, yatış için sıraya girdim. Hastanede salonlarda tedavi aldım. O dönem yerde sürünüyordum, sonrasında koltuk değnekleriyle ayağa kalktım. Kısa mesafelere yürüyebiliyorum” dedi.

‘BURADA YENİDEN DOĞMUŞ GİBİ HİSETTİM’
Tedavi ile hayata tutunduğunu anlatan Korkmaz, “Gaziler FTR’de, 2017 yılında engelli kadrosundan işe girdim. Burada işe başlayabilmek benim için mucize gibi bir şeydi. Yönetimin desteğiyle danışma-yönlendirme bölümünde çalışmaya başladım. Başlangıçta danışmada görev yaptım, sonra evrak işleriyle ilgilenmeye başladım. Taburcu işlemleri, arşiv teslimleri gibi görevlerim oldu. Hasta ve hasta yakınlarıyla iletişimim hep güçlüydü. Onlardan çok güzel geri dönüşler aldım. Burası benim gibi engelliler için muazzam bir yer. Burada kendimi hiç engelli hissetmiyorum. Gazilerle birlikte olmak benim için ayrı bir anlam taşıyor. Bir sivil olarak onların manevi değerini çok iyi biliyorum. Çünkü onlar sayesinde yapılan bu yerde bir sivil olarak ben de nasiplendim. Hastanedeki sağlık çalışanlarının yaklaşımı benim için çok kıymetliydi. Burada kendimi yeniden doğmuş gibi hissettim. Onların empatisi, yaklaşımı ve desteği sayesinde tedavi ve rehabilitasyon sürecim çok daha güçlü geçti. Onlara her zaman ‘kanatsız meleklerim’ diyorum” diye konuştu.

‘EN BÜYÜK MUCİZE EĞİTİM OLDU’
Korkmaz, aldığı tedaviyle iyileştiğini anlatarak, “Günlük yaşamımda ev ihtiyaçlarımı, yemek, temizlik gibi her şeyi tek başıma yapabiliyorum. Koltuk değnekleriyle transferlerimi yapıyorum. Buranın hayatıma kattığı en büyük mucize eğitim oldu. İlkokul mezunuydum. Burada ortaokulu, liseyi dışarıdan bitirdim. Üniversiteye heves ettim ama önceliklerim farklıydı. Ehliyet almak istedim. 2019’da ehliyetimi aldım, 2023’te arabamı aldım. Şimdi arabamla bağımsız şekilde dolaşabiliyorum. Geleceğe yönelik olarak şartlar uygun olursa gezip görmek istiyorum. Hızlı tren yolculuğu ya da engelliye uygun turlar ilgimi çekiyor. Hobilerim arasında örgü, bileklik yapımı, filografi var. El işi konusunda birçok şeyi yapabiliyorum. Yaptıklarımı satmak için değil, keyif almak için yapıyorum” dedi. (DHA)

…

Reklam
Meteoroloji'den sağanak alarmı! Görüş mesafesi 15 metreye düştü, uyarılar peşe peşe geldi

Meteoroloji’den sağanak alarmı! Görüş mesafesi 15 metreye düştü, uyarılar peşe peşe geldi

Meteoroloji Genel Müdürlüğü tarafından yapılan tahminlere göre: Ülkemizin kuzey, iç ve batı kesimlerinin parçalı yer yer çok bulutlu, Marmara’nın doğusu, İç Ege, Batı Akdeniz, İç Anadolu’nun kuzeyi, Batı ve Orta Karadeniz, Doğu Karadeniz kıyıları ile Kars ve Ardahan çevrelerinin sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı, diğer yerlerin az bulutlu ve açık geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların; öğleden sonra Kocaeli, Sakarya, Yalova, Bursa, Bilecik, Kütahya, Afyonkarahisar, Düzce, Eskişehir, Yozgat ve Çorum çevrelerinde yerel kuvvetli olması bekleniyor.

HAVA SICAKLIĞI: Hava sıcaklığının mevsim normalleri üzerinde seyredeceği tahmin ediliyor.

RÜZGAR: Genellikle kuzeyli, yurdun güneydoğu kesimlerinde güneyli yönlerden hafif, ara sıra orta kuvvette esmesi bekleniyor.
KUVVETLİ YAĞIŞ UYARISI: Yağışların; öğleden sonra Kocaeli, Sakarya, Yalova, Bursa, Bilecik, Kütahya, Afyonkarahisar, Düzce, Eskişehir, Yozgat ve Çorum çevrelerinde yerel kuvvetli olması (21-50 kg/m2) beklendiğinden ani sel, su baskını, yıldırım, yerel dolu yağışı ve yağış anında kuvvetli rüzgar gibi olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunması gerekmektedir.

9 İL İÇİN SARI KODLU UYARI
Meteoroloji şiddetli sağanak nedeniyle 9 il için sarı kodlu uyarı paylaştı. Bilecik, Bolu, Bursa, Kocaeli, Kütahya, Sakarya, Zonguldak, Düzce ve Yalova’da sağanak yağışın etkili olacağı paylaşıldı.
Muğla’daki molotoflu saldırıda ‘yanlış daire’ iddiası! Şüpheli ifadesinde ‘İngiltere’ sözleri

İSTANBUL GÜNE YAĞMURLA BAŞLADI
Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün uyarılarının ardından İstanbul’da sabah saatlerinden itibaren sağanak yağış başladı. Taksim’de kısa süreli etkili olan sağanak yağışa turistler ve vatandaşlar hazırlıksız yakalandı.
44 yıldır garajda saklandı, 15 bin Euroya satıldı: Tamamen orijinal, Türkiye’de tek

Meteoroloji Genel Müdürlüğü ve AKOM’un dün yaptığı uyarıların ardından İstanbul’da gece saatlerinde başlayan yağmur etkili oldu. İşe gitmek için evlerinden çıkanlar yağmurdan korunmak için şemsiye kullanırken hazırlıksız yakalananlar ise ıslanmaktan kurtulamadı.
Berber tavsiyesiyle internetten saç siyahlaştırıcı şampuan aldı, yüzü ve gözü şişti

Yetkililer, kent genelinde gün boyu etkili olması ön görülen yağış nedeniyle yaşanabilecek olumsuzluklara karşı İstanbulluları olumsuz hava koşullarına karşı hazırlıklı ve tedbirli olmaları konusunda uyardı.
GÖRÜŞ MESAFESİ 15 METREYE DÜŞTÜ
İstanbul ile Ankara arasında köprü görevi gören D-100 kara yolunun Bolu Dağı geçişinde sis ve hafif yağmur yağışı etkili oluyor. Hafta boyunca etkili olan sıcak hava etkisini yitirdi.

Sıcaklıkların 10 derece birden düştüğü kentin yüksek kesimlerinde sağanak yağış etkili olmaya devam ediyor.

Yoğun sis sebebiyle görüş mesafesi 15 metreye kadar düştü.

Sürücüler BoluDağı geçişinde dikkatli ilerlemek zorunda kaldı. Karayolları ve trafik ekipleri, olumsuz hava şartlarına karşı sürücüleri hızlarını düşürmeleri ve takip mesafelerini korumaları yönünde uyardı….

Bir aileyi parçlayan ihmal! Doktor çiftini ölümünde bilirkişi raporu ortaya çıktı

Bir aileyi parçlayan ihmal! Doktor çiftini ölümünde bilirkişi raporu ortaya çıktı

Olay, 25 Mayıs’ta saat 13.00 sıralarında, Yahşelli Mahallesi’ndeki düğün salonunda meydana geldi. Bir anaokulu tarafından velilere yönelik kahvaltı organizasyonu düzenlendi. İzmir Şehir Hastanesi Çocuk Acil Tıp Kliniği’nde pratisyen Mehmet Fatih Baltacı ile eşi Güler Baltacı da kızlarının gittiği anaokulunun etkinliğine katıldı. Program sonrası salondan çıkmak üzere kapıya yönelen çiftin üzerine, bahçe giriş kapısındaki dekoratif kemer devrildi. Olay sırasında çiftin yanındaki kızı, yara almadan kurtuldu. İhbar üzerine bölgeye sağlık, itfaiye, jandarma ve AFAD ekipleri sevk edildi. Ekiplerin çalışmasıyla enkaz altından çıkarılan Baltacı çifti, Menemen Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Tedaviye alınan yaralılardan Doktor Mehmet Baltacı, müdahalelere rağmen kurtarılamadı. İzmir Şehir Hastanesi’ne sevk edilen Güler Baltacı da hayatını kaybetti.
‘Zorluklar içinde okudu’ doktor oldu! Çocukluk aşkıydı ölüm bile ayarımadı

Kahvaltı organizasyonu faciayla bitmişti! Genç doktorun eşi ile son anları ortaya çıktı
SON ANLARI KAMERADA
Çiftin son anları ise düğün salonuna ait güvenlik kamerasına yansıdı. Görüntülerde; çiftin kızlarıyla birlikte kapıya doğru yürüdükleri, bu sırada bölgede etkili olan kuvvetli rüzgar nedeniyle ağaçların savrulduğu görüldü. Soruşturmada düğün salonu sahibi salon işletmecileri İsmet Ceylan (50), annesi N.C. ve babası G.C. olay günü gözaltına alındı. Şüphelilerin ifadelerinde, kemerin üzerinde branda bulunduğunu ve rüzgarın etkisiyle yapının devrildiğini ve olay nedeniyle üzgün olduklarını söyledikleri öğrenildi. İşlemlerinin ardından 26 Mayıs’ta adliyeye sevk edilen şüphelilerden İsmet Ceylan, çıkarıldığı Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliği’nde tutuklanırken, annesi ve babası ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

ÇOCUKLUK AŞKIYDI
Doktor Mehmet Baltacı ve eşi Güler Baltacı, Ankara’nın Gölbaşı ilçesinde toprağa verildi. Yakınları Baltacı çiftinin ortaokulda başlayan aşklarını evliliğe taşıdıklarını ve ikinci çocuklarını yapmayı planladıklarını söyledi.

YANLIŞ YERDE UYGUNSUZ MALZEME
Menemen Cumhuriyet Başsavcılığı, yaşanan olay sonrası detaylı soruşturma yürüttü. Olayın ardından oluşturulan 3 kişilik bilirkişi heyeti inceleme yaptı. Bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan rapor ortaya çıktı. Bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan raporda, taş duvarın ruhsat alındıktan sonra yaptırıldığı, ayrıca taş duvar için ruhsat alma zorunluluğunun bulunmadığı tespitine yer verildi. Raporda, ihmalin gerekçeleri şu şekilde sıralandı:
Alıntı Metni
‘OLAY ÖNCEDEN ÖNGÖRÜLEBİLİR VE ÖNLENEBİLİRDİ’
Olay günü yaşananlara da yer verilen raporda şöyle denildi:
Alıntı Metni
Raporda, “Olay incelendiğinde, dekoratif amaçlı yapılan kemer şeklindeki taş duvarın üzerine monte edilen köşebent demirlere çelik halat çekilerek brandanın takılmasının, bu demirlerin taşıma gücü hesabının yapılmamasının, taş duvarın amacı dışında kullanılmasının ve brandanın çelik halatlarının usulüne uygun sağlam zemine (beton vb.) bağlanmamasının kazanın nedenleri olduğu anlaşılmıştır” denildi.

‘TEKNİK VE CEZAİ YÖNDEN SORUMLU’
Raporda, “Taş duvarın üzerindeki köşebent demirlere beton dökülmediğini bilmesine rağmen demirlere çelik halat çekilip brandanın bağlanmasına izin veren, bu konuda oğlu İsmet Ceylan’ı uyarmayan şüpheli G.C.’nin olayda teknik ve cezai yönden sorumlu olduğu; köşebent demirlerin taşıma gücü hesabını yaptırmayan, brandanın çelik halatlarının sağlam zemine bağlanmasını sağlamayan, risk değerlendirmesi yaptırmayan şüpheli İsmet Ceylan’ın da olayın meydana gelmesinde teknik ve cezai yönden sorumluluğunun bulunduğu; şüphelilerden N.C.’nin ise masaların hazırlanması, toplanması ve işletmenin mutfak kısmı ile ilgilendiği, bu nedenle olayda teknik ve cezai yönden herhangi bir kusurunun bulunmadığı kanaatine varılmıştır” ifadelerine yer verildi. (DHA)
…