BIST 100
13.198,84 -1,04%
DOLAR
48,8194 0,06%
EURO
55,8598 -0,22%
GRAM ALTIN
6.811,18 -0,05%
BITCOIN
86.490,00 -0,56%
FAİZ
39,63 -0,70%
GÜMÜŞ GRAM
103,75 0,11%
GBP/TRY
65,1105 -0,27%
EUR/USD
1,1434 -0,27%
BRENT PETROL
96,22 -0,52%
ÇEYREK ALTIN
11.138,88 -0,03%
İzmir Kapalı
İzmir hava durumu
22 °
Reklam

GÜNDEM

Bakan Yumaklı: Kastamonu ve Karabük’te orman yangınları büyük ölçüde kontrol altındı

Bakan Yumaklı: Kastamonu ve Karabük’te orman yangınları büyük ölçüde kontrol altındı

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, orman yangınının devam ettiği Karabük’e gelerek incelemelerde bulundu. Kastamonu ve Karabük’teki orman yangınlarına ilişkin açıklamalarda bulunan Bakan Yumaklı, “Dünkü açıklamamızın ardından Manisa ve Muğla’da riskli sayılabilecek yangınlar çıktı. Ekiplerimizin hızlı ve etkin müdahalesiyle bu 2 yangını kontrol altına aldık. Bunun dışında da kamuoyumuza yansımayan risk potansiyeli olan, ama ekiplerimizin müdahalesiyle 38 yangını kontrol altına aldık. Yine dün bizim Eflani ve Araç’taki yangınlara müdahalemiz sürerken, Karabük’ün diğer bir noktasında, Kahyalar’da ayrı bir yangın çıktı.
İlginizi Çekebilir
Sadece 1,5 saatte 2 kilometre mesafe kat etti. Eflani ve Araç’taki bazı ekiplerimizin yanında diğer bölgelerimizden de ekiplerimizi sevk ettik. Ayrıca gece boyunca da müdahale ettik. Bazı sarp noktalara kahraman orman işçilerimiz sırtlarında kilolarca hortumu taşıyarak müdahale ettiler. Bu kahramanca mücadele sonrası Kahyalar yangınını büyük ölçüde kontrol altına aldık. Soğutma çalışmalarımız devam ediyor. Bir diğer yangın ise Araç ilçesinde çıkan yangındı. Bu yangında bir nokta bizi çok zorladı. Kara araçlarının ulaşımının olmadığı, çukur gibi kayalık bu yere kahramanlarımız yol yaptı. Burayı da gece boyunca yaptığımız müdahale sonrası büyük ölçüde kontrol altına aldık. Burada da soğutma çalışmalarımız sürüyor” diye konuştu.

İzmir’de eğitim uçağı düştü! Pilottan acı haber

FARKLI NOKTALARDA ÇIKAN YANGINLAR GÜCÜMÜZÜ BÖLDÜ
Bakan Yumaklı, Eflani yangını devam ederken Araç ve Kahyalar bölgesinde çıkan yangınların güçlerini böldüğünü ifade ederek açıklamalarına şöyle devam etti:
“Son olarak da Karabük Eflani’de başlayıp Kastamonu Araç sınırına geçen ve burada devam eden yangın. Burada özellikle bir noktaya değinmek istiyorum. Eflani yangını devam ederken çıkan Araç ve Kahyalar yangınları gücümüzü böldü. Bizi yeşil vatan savunması olarak gördüğümüz bu mücadelede en çok zorlayan yeni cephelerin açılması. Bu olumsuzluklara, arazinin zor şartlarına ve dün öğleden sonra şiddetini artıran rüzgara rağmen bu yangını da büyük ölçüde kontrol altına aldık. Yangının etrafını çevirdik, soğutma çalışmalarımız sürüyor. 3 yangını da tamamen kontrol altına almak için gün boyu mücadelemiz sürecek inşallah gün içinde bunun da haberini sizlere vermiş olacağız. Eflani yangını nedeniyle tahliye edilen 6 yerleşim yerindeki vatandaşlarımız Valiliğimiz ve AFAD koordinasyonunda güvenli alana alındı. Ayrıca İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ekiplerimiz de tahliye edilen vatandaşlarımızın hayvanlarını güvenli bölgeye aldılar.”

Özgür Özel’in ‘Gürsel Tekin’i ihraç ettik’ sözlerine CHP’li Mehmet Sevigen’den yanıt
ÜLKENİN EN RİSKLİ YERİ BATI KARADENİ
Orman yangınlarında şu an Türkiye’nin en riskli bölgesinin Batı Karadeniz olduğunu söyleyen Bakan Yumaklı, “Bir uyarıda bulunmak istiyorum. Batı Karadeniz bölgesinin orman yangını riski açısından Ege ve Akdeniz’den bir farkı kalmamıştır. Avrupa Orman Yangını Bilgi Sistemi tarafından yayınlanan haritada ülkemizin en riskli yeri Batı Karadeniz. Bu risk hafta sonuna kadar devam edecek. Ayrıca bugün öğleden sonra rüzgar hızının saatte 50 kilometreyi aşacağı ifade ediliyor. Bu bizim için çok riskli bir durum. O yüzden sahadaki arkadaşlarımız nokta nokta alevlere müdahale ediyor. Bir diğer uyarımız da tahliye edilip güvenli alanda bulunan vatandaşlarımıza. Yangının enerjisi düşmüş, büyük ölçüde kontrol altına alınmış deyip sakın evlerimize dönmeyelim. Valiliğimizin, AFAD’ımızın açıklamalarını bekleyin. Riskin ortadan kalkmasıyla sizlere haber verilecek” diye konuştu….

Bakan Tunç'tan, CHP İstanbul İl Kongresinin iptal kararıyla ilgili açıklama

Bakan Tunç’tan, CHP İstanbul İl Kongresinin iptal kararıyla ilgili açıklama

Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, TRT Haber özel röportajında gündemdeki gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Bakan Tunç’un açıklamalarından öne çıkanlar şöyle; CHP İstanbul İl Kongresi’nin iptali ve il yönetiminin görevden alınması ile ilgili tabi siyasi partilerin böyle bir durumla karşı karşıya kalmasını istemeyiz. Devam etmekte olan bir yargılama süreci var.
CHP’li delegelerin yapmış olduğu itiraz sonucu süreç başlatıldı.Mahkemenin kararı itiraza açıktır.İstinaf yolu açık, süreç devam ediyor.Bu süreçleri başlatanlar kendileri.
İlginizi Çekebilir
“YARGIYA ‘SORUŞTURMAYI DURDURUN’ DİYEMEYİZ”
Yargılama süreçleriyle ilgili olarak özellikle Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı’nın Sayın Cumhurbaşkanımız başta olmak üzere Adalet Bakanı olarak biz başta olmak üzere yargı mensuplarını suçlaması onlara yönelik ağır eleştirilerde bulunması doğru değil. Burada burada yargılama süreçlerini başlatanlar da kendileri. Burada Cumhuriyet Savcısı bir ihbar söz konusu olduğunda Ceza Muhakemesi Kanunu 160. maddeye göre o ihbarı değerlendirmek zorunda.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in dün bir açıklaması oldu bu iptal kararına. İtiraz edileceğini söyledi. Yargı süreciyle ilgili eleştirileri oldu. Mahkemenin verdiği karar yok hükmündedir, tanımıyoruz şeklinde. Böyle bir ifade söz konusu olamaz. Yani bir ana muhalefet partisi genel başkanının mahkeme kararını tanımıyoruz demesi bir kere çok talihsiz ve uygun olmayan bir açıklama. Mahkeme kararı kararının son fıkrasını okuduğunuz zaman kabul edilen talepler bakımından itiraza tabi, hukuk muhakemeleri kanunu gereğince reddedilen talepler bakımından da çünkü taleplerin tamamı kabul ya da reddedilmemiş bir kısmı kabul edilmiş bir kısmı reddedilmiş. Reddedilen talepler bakımından da hukuk muhakemeleri kanunu gereğince istinafa tabi. Bu hukuki yolları tüketmeden siz verilen bir kararı tanımıyoruz demeniz o zaman demokratik hukuk devleti ilkesiyle bağdaşmaz.
Burada mahkeme kararları eleştirilebilir. Bu kararın yanlış olduğu da söylenebilir. Bu kararı doğru bulan hukukçular da var, eleştiren hukukçular da var. Neticede ortada bir yargı kararı var. O yargı kararına uyulması hukuk devletinin gereğidir. Yoksa o zaman mahkeme kararlarına uyulmazsa, herkes kendi hakkını kendisi aramaya kalkışırsa orada düzen olmaz, devlet düzeni olmaz. O nedenle buradaki tepki haksız bir tepki. Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı’nın özellikle hem Kurultay ve İstanbul Kongresi ile ilgili soruşturma ve davalarla ilgili hem de İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve bazı belediyelerde devam eden yolsuzluk iddialarıyla ilgili soruşturmalarla ilgili sürekli yargıya müdahale eden, yargı mensuplarına hakaret eden, yargı mensuplarına tehdit eden karar veren sadece bir savcı değil savcının kararını denetleyen mahkeme hakim itirazlar var.
“YARGILAMA SÜRECİ İÇERİSİNDE HAK ARAMA YOLLARI SONUNA KADAR AÇIK”
Dolayısıyla yargılama süreci içerisinde hak arama yolları sonuna kadar açık. Burada verilen bir hatalı karar bir sonrasında tekrar denetlenip düzeltilebilir, onanabilir. Dolayısıyla burada yargı süreçlerini sükunetle, sabırla beklemek ve hak arama yollarını da sonuna kadar kullanmak gerekir.
Adalet Bakanı olarak bize yargıya müdahale etmemizi ister bir tavrı var. Cumhuriyet savcıları, hakimler böyle yapıyor. Adalet Bakanı olarak siz buna müdahale edin. Böyle bir durum söz konusu olabilir mi? Dolayısıyla yasamasıyla, yürütmesiyle, yargısıyla kuvvetler ayrılığının uygulandığı bir ülkedeyiz. suç ihbarı karşısında ki İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve ilçe belediyeleriyle ilgili olarak bazı belediyelerle ilgili olarak gerçekleştirilen soruşturmaların başlangıcını kamuoyu biliyor. Bu başlangıç nereden kaynaklandı? Yine kendi içindeki kendi arkadaşları İstanbul il başkanlığı binasının satın alınma sürecindeki toplanan paraların soruşturulması ile başlayan ve sonrasında bu soruşturma genişletilerek ve ihaleye fesat karıştırma iddialarıyla devam eden ve bir takım itirafçı ifadeleriyle daha da genişleyen ve ilçe belediyelerine ve bazı büyükşehir belediyelerine de sirayet eden bir soruşturma söz konusu. Biz Sayın Cumhurbaşkanımız ya da Adalet Bakanı olarak ben Cumhuriyet Savcılarına, hakimlerimize, yargıya bu soruşturmayı durdurun. Böyle bir soruşturma olamaz diyebilir miyiz? Diyemeyiz. Burada bu soruşturmalar Adli soruşturmalar, bu adli soruşturmaları sanki bir siyasi soruşturmaymış gibi, kasıtlı yapılıyor gibi bir algı oluşturmaya çalışıyor.
“MANAVGAT BELEDİYESİ’NDEKİ O GÖRÜNTÜLER HEPİMİZİ RAHATSIZ ETTİ”
Kamuoyu her şeyi iddianame yazıldığında ve iddianame yargı sürecinde tartışıldığında ve yargılama sırasında deliller konuşulduğunda iddia, savunma ve hüküm kurulduğunda her şey tüm çıplaklığıyla ortaya çıkacak. Bunu sabırla beklemek lazım.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve ilçe belediyelerindeki soruşturmalar devam ederken bir yandan da başka belediyelerde suçüstü yapıldıkları oldu. Yani Manavgat Belediyesi’ndeki o görüntüler hepimizi rahatsız etti. Kamu kurumlarında şeffaflık, özellikle tüyü bitmemiş yetimin hakkının korunması, milletimizin kaynaklarının bu şekilde çarçur edilmemesi, özellikle belediyelere kamu görevlerine güvenin yitirilmemesi bu noktada ortaya çıkan deliller ve iddialar karşısında Cumhuriyet savcısının susması söz konusu olabilir mi?
Ceza Mahkemesi Kanunu 160. maddesi bir suç ihbarı karşısında Cumhuriyet savcısı hemen soruşturmaya başlatmak zorundadır diyor. Başlatmadığı zaman görevini yapmamış olur ve şüphelinin lehine ve aleyhine tüm delilleri toplamak görevidir diyor.
Burada sadece İstanbul bakımından değil İşte İzmir’de başlayan ve devam eden, iddianamesi kabul edilen dava süreci var. Bir önceki İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı ile ilgili soruşturma evraklarını, müfettiş raporlarını Cumhuriyet Savcılığına takdim eden yine kendi belediye başkanları.
Diğer yandan soruşturmalar devam ederken Manavgat’ta suçüstü yakalanması belediye başkan yardımcısının ve yine Şile’de aynı şekilde suçüstü yapılması bir taraftan yargı soruşturmaları devam ettirirken diğer yandan da başka belediyelerinde Maalesef bu tür çirkin olayların devam ettiğini görüyoruz. Bu tüm kamuoyunun gözü önünde cereyan ediyor. Bizim yargıya müdahale etmemiz söz konusu olamaz.
Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı’nın özellikle İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile ilgili 5 ay önce başlayan soruşturmanın ilk anından itibaren bunun bir yolsuzluk soruşturması olmadığını, bunun bir siyasi soruşturma olduğunu söylemesi bir kere dosyanın içeriğini bilmeden, iddiaları görmeden, delilleri bilmeden hemen sahiplenmesi doğru değildi.
Yani kuvvetli suç şüphesini gösteren somut deliller bulunduğunda ve bir tutuklama sebebi de var ise kanunda bahsedilen delilleri karartma, kaçma şüphesi vesaire ki bu soruşturmalar kapsamında firari olanlar da var. Yurt dışından gelmeyenler var yakalaması olanlar var. Dolayısıyla kaçma şüphesi olanlar hatta kaçanlar da söz konusu.
Başsavcımızın bunu tek başına yürütmüyor Cumhuriyet Başsavcılığı yani savcılar dosyalara hakimdir ve sonrasında bunlar iddiadır. Neticede savcılık iddia makamıdır. İddia makamının öne sürdüğü bu iddialarla ilgili olarak bunu değerlendiren, ilk aşamada tutuklama kararlarını veren suç ceza hakimleridir.
Suç ceza hakimlerinin verdiği kararlara karşı asil ceza mahkemesine itiraz edilir.Bu mekanizmanın verdiği kararlarla ilgili olarak elbette ki eleştiriler söz konusu olabilir ama bunu tehdide varan cümlelerle özellikle Sayın Cumhurbaşkanımızla ilişkilendirerek savunma yapmaları doğru değil. Savunmanın yapılacağı yer yargı makamlarıdır. Zaten iddianame yazılma süreçleri de devam ediyor. Tutuklama kararlarının nasıl verileceği kanunlarımızda belli. Eğer bu kararlar yanlış, hatalı olduğu kanaatindeyse insanlar, kişiler, itiraz mekanizmaları da açık.
Dolayısıyla sadece tanık ifadesiyle ya da gizli tanık ifadesiyle tutuklama, eğer böyle bir durum varsa itiraz edilebilir.
CHP İstanbul İl Yönetimine atanan Gürsel Tekin’den çok konuşulacak sözler: Ortada bir cenaze var
TERÖRSÜZ TÜRKİYE SÜRECİ
Terörsüz Türkiye konusu Türkiye için çok hayati bir konu, çok önemli, çok önemsiyoruz. Bütün siyasi partiler bütün halkımız milletimiz şehit ailelerimiz hepsi önemsiyorlar. Terörden arınmış bir Türkiye inşa sürecini hızlandırır, diyoruz. 41 yıldan bu yana terörle mücadele eden bir ülkeyiz. Trilyonlarca maddi kaybımız var. Ama ondan daha önemlisi şehitlerimiz var, gazilerimiz var. Acı kayıplarımız oldu. Binlerce insanımızı maalesef terörde kaybettik.
41 yıldan bu yana da bugün enflasyonu konuşuyorsak, bugün ekonomide zorlukları konuşuyorsak, Bu 41 yıl boyunca Türkiye’nin kaybettiği ekonomik kayıpları göz önünde bulundurmak lazım. Türkiye 41 yıldan bu yana gelişmesinin ve kalkınmasının önünde en büyük engel olarak terörü gördü. Ve terör örgütünün kendini feshetmesi ve silahları yakması süreci çok önemli bir aşama.
Tabi bu aşamaya kolay gelinmedi. Bu aşama son bir yılda evet hızlandı ve Terörsüz Türkiye süreci olarak adlandırıldı.
Dolayısıyla tüm bunlara karşı koyabilmemiz ve içeride güçlü olabilmemiz için hep beraber etnik kökeni ne olursa olsun birlik beraberliğimizi kuvvetlendirelim vurgusu sonrası Sayın Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli’nin Ekim ayında grupta yaptığı konuşma ve çağrı sonrası İmralı’yla gerçekleştirilen görüşmeler sonrası terör örgütünün fesine yol açan ve terörün silah yakmasını sağlayan bir süreci hep beraber gördük. Bunlar çok önemli aşamalardı.
Bölgenin gelişmesini ve kalkınmasını engelleyen, oradaki yatırımları yavaşlatan, şantiyeleri basan terör örgütünün oralardan arındırılması süreci çok önemliydi. Tabii özellikle 23 yıl öncesine şöyle bir geriye doğru bandı sardığımız zaman 2002’de AK Parti iktidar olduğunda ilk işlerinden birisi Türkiye’de normalleşmeyi sağlamak ve bölgedeki olağanüstü hali ortadan kaldırmaktı. 47 kez uzatılmıştı olağanüstü hal. Bölgede bir olağanüstü hal yönetimi vardı.Biz onları o dönemleri unuttuk.Bölgede bir normalleşmenin adımı ilk atıldı.
Türkiye’de düşünce ve ifade özgürlüğü alanında, basın yayın özgürlüğü alanında konuşma özgürlüğü alanında çok önemli mesafeler alındı. Kürtçe devlet televizyonu kuruldu. Kürtçe enstitüler, seçmeli dersler, yine ana dilde savunma hakkı gibi, siyasilerin kendi dillerinde propaganda yapabilmesi hakkı gibi birçok yenilik ve demokratikleşme adımları atıldı. Zemin hazırlayan, sağlayan bütün unsurlar ortadan kaldırılarak bugünlere geldik ve terörle yapılan mücadele Terörsüz Türkiye sürecini konuşmamızı sağladı.
Terörsüz Türkiye sürecinde özellikle bu süreç konuşulmaya başladıktan itibaren devletimizin tüm kurumları tam bir koordinasyon içerisindeydi. Gerek Milli İstihbarat Teşkilatımız, gerek ilgili bakanlıklarımız, Milli Savunma Bakanlığı, Dışişleri, Adalet, ilgili hangi bakanlıklar varsa hepsi tam bir koordinasyon içerisinde bu süreci yürüttü. Bu koordinasyon olmasa bu başarı sağlanamaz.
Yani bu koalisyon dönemlerinde o 90’lı yılların iktidardaki partilerin farklı farklı bu konularda farklı düşünmeleri durumunda bu başarının sağlanamayacağı açık. Bu koordinasyonu sağlayarak Terörist Türkiye sürecindeki aşamaları, evreleri bir bir başarıyla geçmiş olduk. Ve şu andaki evre, silah yakma sonrası Meclis’te kurulan komisyon çok önemli.
Özgür Özel’in ‘Gürsel Tekin’i ihraç ettik’ sözlerine CHP’li Mehmet Sevigen’den yanıt
“ÇOCUKLARIN SUÇA İTİLMESİNİN ÖNÜNE GEÇİLECEK”
Çocuk adalet sistemi gerçekten çok önemli. Hem suça sürüklenen çocuklar bakımından önemli hem de suç mağduru çocuklar bakımından önemli. Çocuk adalet merkezleri oluşturuyoruz. Yani yeni dönemde önceki yıllardan başlayan geleneği daha da hızlandırıyoruz. Bursa’da Çocuk Adalet Merkezi’mizi açtık. Erzurum’da açtık. İzmir’de şu anda çalışmaları devam ediyor.
Çocukları yetişkinlerin yargılandığı mahkemelerden, adliyelerden farklı ortamlarda bu hem suça sürüklenen çocuk bakımından önemli hem de suç mağduru çocuk bakımından önemli.
Genel olarak aslında demokratik hukuk devletlerinde ve bize yakın hem nüfus bakımından hem de demografik bakımından bize uygun olan ülkelerle aslında Türkiye’nin uygulaması biraz birbirine benziyor ama farklılıklar var. Bizde 12 yaşın altındaki çocuklar suç sorumluluğu yok, ceza sorumluluğu yok. 12 yaşından küçük bir çocuk suç işlediğinde hapis cezası almaz.
Ne olur? Onlara özgü tedbirler uygulanır. 12 ile 15 yaş arasında bir çocuk eğer suç işlemişse o işlediği suçun idrakinde ise adli tıp raporuyla bu sabitse burada alacağı ceza bir bölü ikiye indirilir. Yani yetişkinlere göre daha yarı oranında indirilir.15-18 yaş aralığında ise çocuk suç işlemişse, burada da diğer cezalar 1 bölü 3 oranında indirilir, 3’te 1’i indirilir yetişkinlere göre.
Eğer ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren bir kasten öldürme suçu işlemişse 18 yıldan 24 yıla kadar hapis cezası alır.Bu konuda akademisyenlerimizle, uygulayıcılarımızla toplantılar yaptık. Özellikle İstanbul’da meydana gelen Ahmet Minguzzi cinayeti ve sonrasında devam eden olaylar ve bu konuda bir çalışma yapmamızı gerektirdi.
Bundan sonraki olaylar bakımından en azından bir caydırıcılığın sağlanması bakımından dünya ülkelerinde Avrupa’da bize yakın ülkelerde nasıl uygulamalar var ve biz bu konuda daha neler yapabiliriz diye çalışma başlattık. 11. Yargı paketinde bu gelişmeleri görebiliriz.”…

Reklam
CHP İstanbul İl Yönetimine atanan Gürsel Tekin'den çok konuşulacak sözler: Ortada bir cenaze var

CHP İstanbul İl Yönetimine atanan Gürsel Tekin’den çok konuşulacak sözler: Ortada bir cenaze var

CHP, 38. Olağan Kurultayı’nın iptali istemiyle açılan davanın 15 Eylül’de görülecek duruşmasına odaklanmışken, İstanbul depremiyle karşı karşıya kaldı. İstanbul 45. Asliye Hukuk Mahkemesi 8 Ekim 2023’te gerçekleştirilen İstanbul İl Kongresi’nin iptali için açılan davada verdiği ara karar ile Özgür Çelik başkanlığındaki il yönetimini görevden uzaklaştırdı.
Son dakika: Ev sahibi ve kiracılar dikkat: Kira zam oranı belli oldu
İlginizi Çekebilir
‘İSPAT ŞARTI SAĞLANDI’
İstanbul 45. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin verdiği ara karar CHP’de soğuk duş etkisi yarattı. Mahkemenin ara kararında, kongreye ilişkin seçim kurulu evrakları, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının ilgili dosyaları içeriğinde bulunan ifade tutanakları, tapu kayıtları, SGK kayıtları, banka yazı cevapları, diğer resmi kurumlardan gelen bilgi ve belgeler ile mahkeme dosyasının tüm içeriği birlikte değerlendirildiğinde, davacı tarafın iddialarının basit bir iddianın ilerisine geçtiği ve gerçekleşen seçimlerin demokrasi ve eşitlik esaslarına aykırı yapıldığı, delege iradelerinin çeşitli menfaatler karşılığı etkilendiği hususlarında yaklaşık ispat şartı sağlanmıştır” denildi.
İhtiyati tedbir kararı verilmemesi halinde hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ve seçme-seçilme haklarının özüne aykırı hal ve durumlar meydana geleceğinin açık olduğu belirtilen kararda, “Hal böyleyken mahkemece HMK 389 ve devamı maddeleri uyarınca, hakkaniyet ve ölçülülük ilkeleri de dikkate alınarak tedbir talebinin kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiştir” tespiti yer aldı.
Özgür Özel’in ‘Gürsel Tekin’i ihraç ettik’ sözlerine CHP’li Mehmet Sevigen’den yanıt
196 DELEGEYE UZAKLAŞTIRMA
Mahkeme bu çerçevede, 38.Olağan İstanbul İl Kongresinde seçilen İl Başkanı, İl Yönetim Kurulu Asıl ve Yedek Üyeleri ile İl Disiplin Kurulu Asıl ve Yedek Üyelerinin yanısıra bu kongrede belirlenen 196 kurultay delegesinin tedbiren görevden uzaklaştırılmasına, Gürsel Tekin, Zeki Şen, Hasan Babacan, Müjdat Gürbüz ve Erkan Narsap’tan oluşan geçici kurulun tedbiren İstanbul İl Başkanı, İl Yönetim Kurulu ve İl Disiplin Kurulu yetkilerini kullanmak üzere görevlendirilmesine karar verdi. İstanbul İl Örgütünce yapılacak ilçe kongreleri ve il kongresi seçim çalışmalarını da durduran mahkeme, 38. Olağan İstanbul İl Kongresi delegelerinin tedbiren görevden alınmaları ile bu kongrede alınan tüm kararların hükümlerinin tedbiren durdurulması taleplerini ise reddetti.
GÜRSEL TEKİN’DEN YENİ AÇIKLAMA: ORTADA BİR CENAZE VARCHP İstanbul İl Yönetimine atandan Gürsel Tekin, Sözcü’ye yaptığı açıklamada “Ben ve arkadaşlarım bugün itibariyle göreve başladık. Başkanlık illa binada yapılmaz. Üç buçuk yıllık il başkanlığı döneminde de parti binamıza en fazla 40-45 gün kalmışımdır. Binada oturarak siyaset yapılmaz. Particiliğimi de kimseye tartıştırtmam.” ifadesini kullandı.
CHP’nin bazı yöneticilerinin kendisiyle ilgili söylemleri karşısında kendisinin tahrik edilmek istendiğini öne süren Tekin şunları söyledi:
“Kimseyi üzmek istemem. Partiyi bu duruma ben getirmedim. Ortada bir cenaze var, o cenazeyi kaldırmayalım koksun mu? Partiden ihraç edildiğim hemen açıklandı. İtirafçı olup da halen parti üyesi olan bildiğim 7 kişi var. Onlara dokunulmuyor.”
CHP’de ne olur ne olmaz…
38. KURULTAY DA İPTAL OLUR MU?
Öte yandan partinin hukukçu kurmayları gelişmeye ilişkin Milliyet’e, “Kurultay davasının yol taşları döşeniyor” değerlendirmesini yaparken, bazı hukukçu CHP’liler de, “Otomatikman 15 Eylül’deki kurultay davasını da etkileyecektir. İstanbul’un 196 delegesi var. Kurultayın birinci ve ikinci turun sonucunu da otomatikman etkileyecek bir sonuç. O da iptal olacak’’ görüşünü dile getirdi.
İzmir’de eğitim uçağı düştü! Pilottan acı haber…

Bakan Göktaş: 'Terörsüz Türkiye' sürecini şehit aileleri ve gazilerimizle inşa edeceğiz

Bakan Göktaş: ‘Terörsüz Türkiye’ sürecini şehit aileleri ve gazilerimizle inşa edeceğiz

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Türkiye Basın Federasyonu’nun ‘Anadolu Sohbetleri’ programı kapsamında basın mensuplarıyla bir araya geldi. Bakan Göktaş, programda nüfusun artırılmasına yönelik çalışmalara ve dünyadaki oranlara değinerek, Biz göreve gelir gelmez 2023’te, özellikle doğurganlık hızı ile ilgili çalışmalara baktık. Türkiye’nin doğurganlık hızı 2023’te 1,62’ydi. Avrupa’da pek çok ülkenin gerisindeydik. Türkiye genelinde yaptığımız toplantılarda, aileyi güçlendirme noktasında neler yapacağımızı konuştuk. Boşanmalar artıyor, tek yaşayan kişi sayısı oldukça artıyor, evlenme yaşları artıyor. Kadınlarda evlenme yaşı 22 iken şu anda 26’da, erkeklerde 28’de. Nüfus olarak doğurganlığımızın azalması, çocuk sayımızın azaldığı, aynı zamanda yaşlı nüfusumuzun arttığı anlamına geliyor. Bu küresel bir konu. Ama bizim ülkemiz çok hızlı bir şekilde bu düşüşü yaşadı. Bunun farklı sebepleri var. 2007’de Sayın Cumhurbaşkanımız 3 çocuk vurgusu yaptığında, aslında bu günleri öngörerek vurgu yapıyordu. O zamanlar bazı kesimlerden eleştiriler oldu ama bugün baktığımız zaman aslında durumun ne kadar acil, vahim ve önemli olduğunu ortaya koymuş olduk. 2024’te doğurganlık hızımız 1,51’ken bu sene 1,48 ve tarihin en düşük noktalarını yaşamaya devam ediyoruz ifadelerini kullandı.
İlginizi Çekebilir
‘AMACIMIZ AİLEYİ GÜÇLENDİRMEK’
Bakan Göktaş, pandemi ve depremin nüfustaki düşüşü tetiklediğini söyleyerek, Bizim amacımız bir yandan aileyi güçlendirmek. Ailenin her bir ferdini güçlendirirken aile yapısı ile ilgili de çok ciddi çalışma yapmamız gerekiyor. Cumhurbaşkanımız 15 Mayıs 2024’te Ailenin Korunması ve Güçlendirilmesi Genelgesi’ni yayımladı. Dolayısıyla artık bizim için bir stratejik hedefin de ötesine gitti. Bir yandan sağlıklı ve güçlü aile yapısını güçlendirmek diğer yandan nüfus konusunda da çalışmak. Bakanlığımız bünyesinde Aile Enstitüsü kurduk. Aile Enstitüsü bizim bakanlığımızın politikalarına yönelik çok önemli bir yol haritası oluyor. Ailelerimizi sağlıkla korumak için Nüfus Politikalar Kurulumuzu kurduk. Bütün bakanlıkları ilgilendiren, çalışma hayatından tutun sağlık hizmetlerine kadar, asayiş konularından tutun adli konulara kadar eğitim sürelerini orada ele alıyoruz dedi.
‘DEPREM BÖLGESİNDE 5 BİN 500 GENCİMİZİ EVLENDİRDİK’
Bakan Göktaş, 2025 yılını ‘Aile Yılı’ olarak ilan ettiklerini belirterek, Amacımız bu yıl bir farkındalık oluşturmaktı. Bir yandan farkındalık oluşturmak, genç nüfusumuzu desteklemek, evlenmek isteyen genç çiftlerimize destek olmak istedik. Aile ve Gençlik Fonu’nu biliyorsunuz geçen sene hayata geçirdik. Deprem bölgesinde başlattık. Deprem bölgesinde 6 ay içerisinde 5 bin 500 gencimizi evlendirdik. Bu sene bunu tüm Türkiye’ye yaygınlaştırdık. Diğer yandan 81 ilimize doğum yardım sistemimizi getirdik. Hani hep söylerlerdi ya Avrupa’da hep doğum yardımı veriyorlar. Şimdi rakamları güncelledik. İlk çocuğa 5 bin lira, tek seferlik yardımımız var. İkinci çocuğa her ay 1500 lira, çocuk 5 yaşını tamamlayana kadar. 3’üncü çocuk ve sonrası için 5 bin liralık desteğimiz her ay annelerin hesabına yatıyor. Şu anda Türkiye genelinde 383 bin 684 annemizin hesabına bu paralar her ay yatıyor. Bu kapsamda 3,5 milyar lira aktarmış olduk. İlk Öğretmenim Ailem mobil uygulamasını başlattık. 1 milyondan fazla aile bu programımıza yükledi. Aileleri evlilik yolunda gençlerimizi hem desteklemek hem de onların bu süreçte yanlarında olmamız için Aile Yılı’nda ulusal düzeyde 42 firmayla anlaşma yaptık. Yüzde 45’e varan indirim uygulayan firmalarımız var. Yerel düzeyde de 1300’den fazla firmamız, kuaföründen tutun gelinlikçisine kadar bir insanın evlilikte neye ihtiyacı varsa o konuda destek oluyorlar. Amacımız hem farkındalık oluşturmak, bir yandan da önümüzdeki günlerde hem aile dostu şehirler konseptini, aile dostu ekosistemimizi güçlendirmemiz lazım diye konuştu.
‘İŞ-YAŞAM DENGESİ UYUMLU HALE GELECEK’
Göktaş, aileye özgü modeller ile iş ve yaşam dengesini uyumlu hale getireceklerinin altını çizdi. Bu kapsamda devlet memuru ebeveynlere yönelik planlaması yapılan yarı dönemli çalışma uygulamasına değinen Göktaş, Çocuk mu yapayım kariyer mi yapayım konusu özellikle küçük yaşta çocukları olan anneler için her zaman bir ikilem. Şimdi böyle bir yönetmeliği biz hayata geçirdik. Çocuklar 6 yaşına gelene kadar hem kadınlar hem erkekler bundan faydalanabilecek. Ve biz bütün kurumlara burada bu imkanı sunduk. Tabii ki tamamen talep odaklı yani isteyen başvurabilecek. Yarı zaman çalışacak, yarı zaman maaşını alacak ifadelerini kullandı.

KOMŞU ANNE MODELİ
Bakan Göktaş, Komşu Anne modeline de değinerek, Çocuk bakımı gerçekten çok kritik. Çocuk, aile her biri emek ister. Bir yandan kadının istihdam hayatına katılması da bizim önemli hedeflerimizden. 2028 hedefimiz kadının iş gücüne katılım oranında 40,1’e ulaşmak ki bu da OECD’nin aslında gerisinde ama yoğun bir çaba var bu konuda. Biz kadınları ve erkekleri iş hayatından koparmadan aileleri güçlendirmeye yönelik önemli çalışmalar yürütüyoruz. Komşu Anne modeli şudur; bu model İskandinav ülkelerinde, Fransa’da, İtalya’da, Almanya’da, Belçika’da, dünyanın pek çok ülkelerinde uygulanan bir model. Kadınlar, özellikle bu konuda kendi işlerini bir şekilde kurmuş alıyorlar. Eğitimlerden geçiyorlar ve 1 ile 5 çocuk arasında kendi evlerinde o güvenli ortamı oluşturup gerekli teftişlerle, kontrollerle beraber çocuklar anaokuluna başlayana kadar evinde bakabiliyorlar. Nitekim de pek çok kişi evinde çocuğuna bakacak işte bir abla, bir anne arıyor. Milli Eğitim’in erken çocukluk eğitimi var. O eğitimi aldıktan sonra ilk yardım eğitiminden geçiyor. Sınavdan geçiyor ve hem temel çocuk bakımı hem ilk yardım eğitimini bitirmeleri gerekiyor. 30 saatlik bu eğitimlerden sonra sertifika alıyorlar. Mahalle tipi kreş açmak konusunda çalışıyoruz. Yani amacımız anneler bir yere gittiklerinde gözü arkada kalmayacak şekilde çocuklarını çok uzak yere götürmesine gerek olmadan bu modeli uygulamak. Biz bir sistem kurguluyoruz, çocuk bakımı için alternatif modeller bunlar. Biz bunu UNICEF ile beraber yapıyoruz. Özel kreşlerin maliyetli olduğunu biliyoruz. Bu konularda hem bir yandan ailelerin yükünü de hafifletecek, maliyetleri azaltacak. Bir anne çarşıya gidecek çocuğunu 3 saat belki komşu anneye bırakacak. Bir aylık maliyet ödemek zorunda kalmayacak diye konuştu.
‘150 KONUTLUK YERLERDE KREŞ YAPMA ZORUNLULUĞU GETİRDİLDİ’
Göktaş, mahalle bazlı kreş modellerini de güçlendireceklerini belirterek, Kreş konusunda da bir yönetmelik çıktı. 150 konutluk yerlerde, imar planı olan yerlerde artık kreş yapma zorunluluğu getirildi, 0-66 aylık çocuklara. Dolayısıyla bu da bizim mahalle bazlı kreş modelimizi de gerçekten güçlendirecek dedi.
‘EVLİLİĞİN ÖTELENMESİNE İLİŞKİN ARAŞTIRMALAR YAPIYORUZ’
Bakan Göktaş, amaçlarının aileyi güçlendirecek çalışmalar olduğunu ifade ederek, 156 bin çiftimiz şu anda Aile ve Gençlik Fonu’na başvurdu. Bununla beraber 42 firmanın anlaşması farklı ekosistemle desteklenmesi, bunun yanında sunduğumuz diğer desteklerle beraber şu anda 166 belediyemiz sosyal tesislerde bazı nikahları ücretsiz yapıyor. Bazıları evlilik cüzdanı parası almıyor. Bazıları sosyal tesis sunuyor. İçişleri Bakanlığımız bir genelge yayımladı, bütün valiliklerimize, ‘Sosyal tesisleri, evlenmek isteyen gençlere açın’ dedi. Bu da gerçekten kıymetli bir adım. ‘Aile Enstitüsü’ ile beraber Türkiye’de araştırmalar yapıyoruz. İnsan neden evlenmek istemez Neden öteler Bu saha çalışmamızın ilk bulgularını inşallah sizlerle de paylaşacağız. Çünkü evlilik yaşımız öteleniyor diye konuştu.
‘ÇOCUKLAR DEZENFORMASYONLA GERÇEĞİ AYIRT EDEMİYOR’
Çocuklara yönelik sosyal medya düzenlemesine de değinen Bakan Göktaş, Yeni yasama dönemi açılır açılmaz bu konuyla ilgili yasa tasarısını sunacağız. BTK’nın burada çok önemli bir görevi var. Avustralya’nın biliyorsunuz geçtiğimiz sene başlattığı 16 yaş altı sosyal medya yasağı çok gündemde oldu. Yasaları çıkarmak kolay ama uygulaması biraz sıkıntılı. Ülkemize özgü bir model çalışıyoruz. 16 yaş altını kapsayacak şekilde. Yalnızlık insanı yapay zekayla sohbet ve arkadaş olmaya kadar getirmiş durumda. Çocuklar sosyal medyada dezenformasyonla gerçeği ayırt edemiyor. Yetişkinlere göre dezenformasyona daha fazla maruz kalabiliyorlar. Sosyal medyanın negatif etkileri çocukları, depresyon, obezite, duruş bozukluğu, anksiyete gibi yüksek kaygılı profilli çocuklara doğru yönlendirebiliyor. Sosyal medya yapıcılarına yükümlülük yükleyeceğiz. META da bizimle görüştü bu konuda. Biz bu konuda biraz daha sıkıyız ve daha fazla denetim istiyoruz. Ailelerin de özellikle bu sürecin bir parçası olmalarını istiyoruz ifadelerini kullandı.
Bakan Bolat rakamlarla açıkladı: Son 4 yılın en düşük dış ticaret açığı
‘GELEN MESAJLAR HEP AİLE YILI ÜZERİNE’
‘Aile Yılı’nın toplumdan çok büyük teveccüh gördüğünü belirten Bakan Göktaş, Eleştiren de ‘Aile Yılı’ üzerinden eleştiriyor. Bana gelen mesajlar hep ‘Aile Yılı’ üzerine. Yani toplumda aslında büyük bir teveccüh var. Aile bizim gerçekten en kıymetli meselemiz. 15 Temmuz’da hep ailelerimizle sokaklara çıktık. Aile bizi deprem zamanında da dayanışmamızı güçlendirdi. Covid döneminde herkes ailesine sığındı. Ailenin olmadığı ortamda bozulmalar ve böyle kopmalar başlıyor ve maalesef kimliksiz bir şeye bağlanmayan bir toplum haline getiriyor. Cinsiyetsizleştirme, nüfusun azalması, az aile, öz aile, tek çocuk yeterli. Bunların hepsi bizim dilimize sonradan yerleşen şeyler. Aslında biz 6 çocuğu ödüllendiren bir toplumduk eskiden. Şu anda dünyanın her yeri, nüfusu en önemli gündem maddesi olarak belirlemiş durumda diye konuştu.
‘GAZİ VE ŞEHİT AİLELERİMİZ SOSYAL MEDYADA PROVOKE EDİLİYOR’
Bakan Göktaş son olarak ‘Terörsüz Türkiye’ sürecine de değinerek, ‘Terörsüz Türkiye’ özellikle Sayın Cumhurbaşkanımızın vizyonu doğrultusunda gerçekten çok önemli bir adım. Biz de 19 Ağustos’ta şehit ve gazi derneklerimizle beraber Türkiye Büyük Millet Meclisi komisyonunun misafiri olduk. Özellikle orada annelerin, ailelerin, şehit ailelerimizin ve gazilerimizin taleplerini dile getirme, hassasiyetlerini dile getirme imkanımız da oldu. Bu birlikte inşa edebileceğimiz bir süreç ve Sayın Cumhurbaşkanımızın da ifade ettiği gibi bu süreci şehitlerimizin emanetleriyle ve gazilerimizle inşa edeceğiz. Türkiye genelinde, 81 ilimizdeki ziyaretlerimizde, gittiğim her ilde özellikle şehit yakınlarımız ve gazilerimizle bir araya geliyordum. Bu süreçle beraber buluşmalar yapmaya başladık; Terörsüz Türkiye Buluşmaları ve Kardeşlik Sofrası. Bu kapsamda özellikle ‘Terörsüz Türkiye’ vizyonunda aileyi, kadını, çocuğu, toplumsal birliği, bütünlüğünü koruyan ve güçlendiren uygulamalarla da kilit bir rol oynuyoruz. Biz bu süreçte elimizden geldiğince katkı sunmaya devam edeceğiz. Sivil toplum kuruluşlarımızın, ailelerimizin sesi olmayı sürdüreceğiz. Bu bir toplumsal bir süreç. Buna sadece bir güvenlik meselesi olarak bakmamak gerekiyor. Aynı zamanda kültürel, sosyolojik, psikolojik boyutlarıyla da ele alınması önemli. Bizim amacımız bu hedefi sağlıkla nihayetine ulaştırmak ve birlik beraberliğimizi koruyarak, dayanışmamızı koruyarak bütün dezenformasyonları kaldırmak. Gazi ve şehit ailelerimiz zaman zaman sosyal medyada provoke edici içerikler ile provoke ediliyorlar. Aileler her zaman bize şöyle diyor; ‘Biz ağladık, başka anneler ağlamasın. Başka evladımız yetim kalmasın. Başka çocuğumuz tabut başında ağlamasın. Başka eş, ben eşimi askere gönderdim acaba geri dönecek mi endişesiyle yaşamasın.’ Şehitlerimizin ve kahraman gazilerimizin çok çok büyük emeği var bu süreçte onların yanında olmayı sürdüreceğiz. Bu süreci inşallah onlarla beraber inşa edeceğiz dedi.

Son dakika: Ev sahibi ve kiracılar dikkat: Kira zam oranı belli oldu…

Reklam
CHP İstanbul İl Yönetimine atanan Gürsel Tekin'den çok konuşalacak sözler: Ortada bir cenaze var

CHP İstanbul İl Yönetimine atanan Gürsel Tekin’den çok konuşalacak sözler: Ortada bir cenaze var

CHP, 38. Olağan Kurultayı’nın iptali istemiyle açılan davanın 15 Eylül’de görülecek duruşmasına odaklanmışken, İstanbul depremiyle karşı karşıya kaldı. İstanbul 45. Asliye Hukuk Mahkemesi 8 Ekim 2023’te gerçekleştirilen İstanbul İl Kongresi’nin iptali için açılan davada verdiği ara karar ile Özgür Çelik başkanlığındaki il yönetimini görevden uzaklaştırdı.
İlginizi Çekebilir
‘İSPAT ŞARTI SAĞLANDI’
İstanbul 45. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin verdiği ara karar CHP’de soğuk duş etkisi yarattı. Mahkemenin ara kararında, kongreye ilişkin seçim kurulu evrakları, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının ilgili dosyaları içeriğinde bulunan ifade tutanakları, tapu kayıtları, SGK kayıtları, banka yazı cevapları, diğer resmi kurumlardan gelen bilgi ve belgeler ile mahkeme dosyasının tüm içeriği birlikte değerlendirildiğinde, davacı tarafın iddialarının basit bir iddianın ilerisine geçtiği ve gerçekleşen seçimlerin demokrasi ve eşitlik esaslarına aykırı yapıldığı, delege iradelerinin çeşitli menfaatler karşılığı etkilendiği hususlarında yaklaşık ispat şartı sağlanmıştır” denildi.
İhtiyati tedbir kararı verilmemesi halinde hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ve seçme-seçilme haklarının özüne aykırı hal ve durumlar meydana geleceğinin açık olduğu belirtilen kararda, “Hal böyleyken mahkemece HMK 389 ve devamı maddeleri uyarınca, hakkaniyet ve ölçülülük ilkeleri de dikkate alınarak tedbir talebinin kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiştir” tespiti yer aldı.
Özgür Özel’in ‘Gürsel Tekin’i ihraç ettik’ sözlerine CHP’li Mehmet Sevigen’den yanıt
196 DELEGEYE UZAKLAŞTIRMA
Mahkeme bu çerçevede, 38.Olağan İstanbul İl Kongresinde seçilen İl Başkanı, İl Yönetim Kurulu Asıl ve Yedek Üyeleri ile İl Disiplin Kurulu Asıl ve Yedek Üyelerinin yanısıra bu kongrede belirlenen 196 kurultay delegesinin tedbiren görevden uzaklaştırılmasına, Gürsel Tekin, Zeki Şen, Hasan Babacan, Müjdat Gürbüz ve Erkan Narsap’tan oluşan geçici kurulun tedbiren İstanbul İl Başkanı, İl Yönetim Kurulu ve İl Disiplin Kurulu yetkilerini kullanmak üzere görevlendirilmesine karar verdi. İstanbul İl Örgütünce yapılacak ilçe kongreleri ve il kongresi seçim çalışmalarını da durduran mahkeme, 38. Olağan İstanbul İl Kongresi delegelerinin tedbiren görevden alınmaları ile bu kongrede alınan tüm kararların hükümlerinin tedbiren durdurulması taleplerini ise reddetti.
GÜRSEL TEKİN’DEN YENİ AÇIKLAMA: ORTADA BİR CENAZE VARCHP İstanbul İl Yönetimine atandan Gürsel Tekin, Sözcü’ye yaptığı açıklamada “Ben ve arkadaşlarım bugün itibariyle göreve başladık. Başkanlık illa binada yapılmaz. Üç buçuk yıllık il başkanlığı döneminde de parti binamıza en fazla 40-45 gün kalmışımdır. Binada oturarak siyaset yapılmaz. Particiliğimi de kimseye tartıştırtmam.” ifadesini kullandı.
CHP’nin bazı yöneticilerinin kendisiyle ilgili söylemleri karşısında kendisinin tahrik edilmek istendiğini öne süren Tekin şunları söyledi:
“Kimseyi üzmek istemem. Partiyi bu duruma ben getirmedim. Ortada bir cenaze var, o cenazeyi kaldırmayalım koksun mu? Partiden ihraç edildiğim hemen açıklandı. İtirafçı olup da halen parti üyesi olan bildiğim 7 kişi var. Onlara dokunulmuyor.”
CHP’de ne olur ne olmaz…
38. KURULTAY DA İPTAL OLUR MU?
Öte yandan partinin hukukçu kurmayları gelişmeye ilişkin Milliyet’e, “Kurultay davasının yol taşları döşeniyor” değerlendirmesini yaparken, bazı hukukçu CHP’liler de, “Otomatikman 15 Eylül’deki kurultay davasını da etkileyecektir. İstanbul’un 196 delegesi var. Kurultayın birinci ve ikinci turun sonucunu da otomatikman etkileyecek bir sonuç. O da iptal olacak’’ görüşünü dile getirdi….

Karadeniz'den İç Anadolu'ya yeni geçiş kapısı: Çamlıbel Tüneli

Karadeniz’den İç Anadolu’ya yeni geçiş kapısı: Çamlıbel Tüneli

Sivas-Tokat il sınırında yer alan ve özellikle kış aylarında sürücülerin en çok zorlandığı konumlardan biri olan Çamlıbel Geçidi’nde trafiği rahatlatmak için gündeme gelen Çamlıbel Tüneli’nin yapımı için geri sayıma geçildi.
Özgür Özel’in ‘Gürsel Tekin’i ihraç ettik’ sözlerine CHP’li Mehmet Sevigen’den yanıt
Aynı zamanda yolu da kısaltarak, güvenli bir ulaşım imkanı sağlayacak tünel, İç Anadolu Bölgesi ile Karadeniz Bölgesi arasında yeni bir geçiş kapısı olacak. 4 bin 750 metre uzunluğunda çift tüp tünel şeklinde inşa edilecek olan tünel, 3 bin metrelik bağlantı yolları ile birlikte toplam 7 bin 750 metre uzunluğuna sahip olacak.

Tünelin tamamlanmasıyla birlikte Sivas-Tokat kara yolu arasında ulaşım 2 kilometre kısalacak. Ayrıca sürücülere 10 dakika zaman tasarrufu sağlayacak. Çamlıbel Tüneli’nin proje ihalesi 23 Eylül’de gerçekleştirildikten sonra temel atılarak, çalışmalara başlanacak.
‘ÖNEMLİ BİR GEÇİŞ NOKTASI’
AK Parti TBMM Grup Başkanı ve Sivas Milletvekili Abdullah Güler, projenin ihalesinin gerçekleştirileceğini ve bölge için önemli bir değer olacağını belirterek, “23 Eylül tarihinde hem Tokat’ımız için hem de Sivas’ımız için önemli bir geçiş noktası olan Çamlıbel Tüneli’nin ihale günü olacak. Daha sonra da temel atma töreni ile hem Sivas’ımız için hem de Karadeniz Bölgesi’nin İç Anadolu Bölgesi’ne bağlanması noktasında önemli bir geçiş noktası olan tünelimizi de bu şekilde hayata geçirmiş olacağız. 3 ila 4 yıl arasında planlanan bir sürede bu tünelimizi hizmete girecek” diye konuştu.

SON DAKİKA HAVA DURUMU HABERLERİ: Meteoroloji’den 3 bölge için kritik uyarı!

SON DAKİKA HAVA DURUMU HABERLERİ: Meteoroloji’den 3 bölge için kritik uyarı!

Meteoroloji Genel Müdürlüğü tarafından yapılan tahminlere göre: Ülkemizin kuzeydoğu kesimleri ile Doğu Akdeniz’in parçalı yer yer çok bulutlu, Batı Karadeniz’in doğusu, Orta Karadeniz kıyıları, Doğu Karadeniz ve Doğu Anadolu’nun kuzeyi ile Hatay kıyılarının yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı, diğer yerlerin az bulutlu ve açık geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların Artvin ve Rize kıyıları ile Trabzon’un doğusunda yer yer kuvvetli olması bekleniyor.
HAVA SICAKLIĞI: Hava sıcaklığının yurdun iç kesimlerinde mevsim normalleri civarında, diğer yerlerde mevsim normalleri üzerinde seyretmesi bekleniyor.
RÜZGAR: Genellikle kuzeyli, yurdun güneydoğu kesimlerinde güney ve batılı yönlerden hafif, ara sıra orta kuvvette, Marmara’nın güneyi, Ege, Doğu Akdeniz ve Doğu Anadolu’nun batısında yer yer kuvvetli (40-60 km/sa) eseceği tahmin ediliyor.
Şanlıurfa’da yolcu otobüsü devrildi! Çok sayıda yaralı var

UYARILAR
KUVVETLİ YAĞIŞ UYARISI: Yağışların Artvin ve Rize kıyıları ile Trabzon’un doğusunda yer yer kuvvetli olması beklendiğinden vatandaşların dikkatli ve tedbirli olması gerekmektedir.
KUVVETLİ RÜZGAR UYARISI: Rüzgarın Marmara’nın güneyi, Ege, Doğu Akdeniz ve Doğu Anadolu’nun batısında kuzeyli yönlerden yer yer kuvvetli (40-60 km/sa) eseceği tahmin edildiğinden vatandaşların dikkatli ve tedbirli olması gerekmektedir.
BÖLGELERİMİZDE HAVA
MARMARA
Az bulutlu ve açık geçeceği tahmin ediliyor.
ÇANAKKALE °C, 33°C
Az bulutlu ve açık
EDİRNE °C, 36°C
Az bulutlu ve açık
İSTANBUL °C, 30°C
Az bulutlu ve açık
KIRKLARELİ °C, 33°C
Az bulutlu ve açık

EGE
Az bulutlu ve açık geçeceği tahmin ediliyor.
A.KARAHİSAR °C, 30°C
Az bulutlu ve açık
DENİZLİ °C, 36°C
Az bulutlu ve açık
İZMİR °C, 36°C
Az bulutlu ve açık
MUĞLA °C, 37°C
Az bulutlu ve açık
AKDENİZ
Az bulutlu ve açık, doğusunun parçalı, yer yer çok bulutlu, Hatay kıyılarının yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.
ADANA °C, 34°C
Parçalı ve az bulutlu
ANTALYA °C, 32°C
Az bulutlu ve açık
BURDUR °C, 35°C
Az bulutlu ve açık
HATAY °C, 31°C
Parçalı ve az bulutlu, kıyıları yer yer çok bulutlu yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı
İÇ ANADOLU
Az bulutlu ve açık, kuzey kesimlerinin yarın (Çarşamba) parçalı bulutlu geçeceği tahmin ediliyor.
ANKARA °C, 30°C
Parçalı ve az bulutlu
ESKİŞEHİR °C, 29°C
Parçalı ve az bulutlu
KONYA °C, 30°C
Az bulutlu ve açık
NEVŞEHİR °C, 28°C
Az bulutlu ve açık
CHP’de İstanbul düğümü! 38. Kurultay da iptal edilecek mi?
BATI KARADENİZ
Parçalı ve az bulutlu, öğle saatlerinden sonra yer yer çok bulutlu doğusunun yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.
BOLU °C, 27°C
Parçalı ve az bulutlu
DÜZCE °C, 30°C
Parçalı ve az bulutlu
SİNOP °C, 30°C
Parçalı ve az bulutlu, öğle saatlerinden sonra yer yer çok bulutlu yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı
ZONGULDAK °C, 26°C
Parçalı ve az bulutlu, öğle saatlerinden sonra yer yer çok bulutlu yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı
ORTA ve DOĞU KARADENİZ
Parçalı ve çok bulutlu, Orta Karadeniz kıyıları ile Doğu Karadeniz’in yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların Artvin ve Rize kıyıları ile Trabzon’un doğusunda yer yer kuvvetli olması bekleniyor.
AMASYA °C, 32°C
Parçalı ve çok bulutlu
ARTVİN °C, 26°C
Parçalı ve çok bulutlu, kıyı kesimleri yer yer kuvvetli olmak üzere aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı
SAMSUN °C, 28°C
Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı
TRABZON °C, 26°C
Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı
Devlet okuluna kayıt için bağış iddiasına MEB’den açıklama
DOĞU ANADOLU
Parçalı ve az bulutlu, kuzey kesimlerinin yer yer çok bulutlu aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.
ERZURUM °C, 28°C
Parçalı ve az bulutlu, öğle saatlerinden sonra yer yer çok bulutlu aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı
KARS °C, 29°C
Parçalı ve az bulutlu, öğle saatlerinden sonra yer yer çok bulutlu aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı
MALATYA °C, 35°C
Parçalı ve az bulutlu
VAN °C, 29°C
Parçalı ve az bulutlu
GÜNEYDOĞU ANADOLU
Az bulutlu ve açık geçeceği tahmin ediliyor.
DİYARBAKIR °C, 39°C
Az bulutlu ve açık
GAZİANTEP °C, 38°C
Az bulutlu ve açık
MARDİN °C, 36°C
Az bulutlu ve açık
SİİRT °C, 38°C
Az bulutlu ve açık…

Reklam
Özgür Özel'in 'Gürsel Tekin'i ihraç ettik' sözlerine CHP'li Mehmet Sevigen'den yanıt

Özgür Özel’in ‘Gürsel Tekin’i ihraç ettik’ sözlerine CHP’li Mehmet Sevigen’den yanıt

CHP 38. Olağan İstanbul İl Kongresi’nde seçilen Özgür Çelik ve yönetimi, İstanbul 45. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin ara kararıyla görevden uzaklaştırıldı. Mahkeme, eski genel sekreter Gürsel Tekin’i geçici il başkanı olarak atadı ancak CHP, Tekin’i partiden ihraç etti. Ayrıca İstanbul’daki il ve ilçe kongresi takvimi durduruldu. Parti, 38. Olağan Kongre’nin iptali istemiyle açılan davanın 15 Eylül’deki duruşmasına hazırlanırken ‘İstanbul depremi’ olarak nitelendirilen bu gelişmeyle karşı karşıya kaldı.
İlginizi Çekebilir
Mahkeme bu çerçevede, 38.Olağan İstanbul İl Kongresinde seçilen İl Başkanı, İl Yönetim Kurulu Asıl ve Yedek Üyeleri ile İl Disiplin Kurulu Asıl ve Yedek Üyelerinin yanısıra bu kongrede belirlenen 196 kurultay delegesinin tedbiren görevden uzaklaştırılmasına, Gürsel Tekin, Zeki Şen, Hasan Babacan, Müjdat Gürbüz ve Erkan Narsap’tan oluşan geçici kurulun tedbiren İstanbul İl Başkanı, İl Yönetim Kurulu ve İl Disiplin Kurulu yetkilerini kullanmak üzere görevlendirilmesine karar verdi.
Yaşanan son gelişmeleri Devlet eski Bakanı ve CHP’li Mehmet Sevigen, CNN TÜRK canlı yayınında Kaan Temeltaş’a değerlendirdi.
CHP’de ne olur ne olmaz…
Çok telaşa düştü yönetim. Sanki hiç beklenmeyen bir olaymış gibi. Tabii basın, medya bunu birinci haber olarak verince sanki bir deprem olmuş, “Aman Allah’ım Türkiye karışmış” gibi bir ortam oldu. Oysaki sağduyuyla düşünmek lazım, beklemek lazım, çok acele etmemek lazım. Çok keskin cümleler kurmamak lazım.
Bu bakımdan yönetim daha başlar başlamaz, ki bu olay yıllardır konuşuluyor, hemen hemen iki yıldır gündemde. Yani iki ihtimal var: ya kurultayla ilgili olumsuz karar verilecek ya da olumlu karar verilecek. Bunlardan bir tanesi olacak. Ama yönetim şimdiye kadar bunlarla ilgili bir plan hazırlamış olmalıydı. Bir plan hazırlamadan yönetim çıktı, “biz durduruyoruz yapılan işlemleri” dediler. Yeni bir yönetim atadılar.
Ama benim orada anladığım kadarıyla İstanbul’da yapılan işlerin, daha önce yapılan işlerin yanlış olduğu. Bu delegelerle ilgili şimdiye kadar yapılan seçimler durduruldu. Yönetimden el çektirdiler. Oraya beşli bir heyet atadılar. Bu heyetin içerisinden bir tane başkan seçilecek.
Gürsel Tekin, bu partinin genel sekreterliğini yapmış, il başkanlığını yapmış, belediye başkan yardımcılığını yapmış, delegelik yapmış; böyle çay ocaklarında, tuvaletlerini temizleyerek sıfırdan gelen bir partili. Korkmamak lazım, telaşa düşmemek lazım. Diğer arkadaşlar da öyle.
CHP’de İstanbul düğümü! 38. Kurultay da iptal edilecek mi?
Bana göre yönetim çok fazla “ihraç ettik, attık, sattık, bekleyeceğiz, tekrar miting yapacağız, oraları dağıtacağız” demeden önce bu arkadaşlarımızı çağırmalı. Bana göre Genel Başkan çağırmalı. “Bakalım ne yapmalıyız?” diye ortak hareket etmeli. Eğer bu arkadaşları çağırmıyorsa parti büyüklerini yani bizleri çağırabilir. Mühim olan partinin sağ salim bu krizden çıkmasıdır. Bu krizden çıkartacak mekanizma da yönetim kuruludur, Genel Başkan’dır, genel başkan yardımcılarıdır.
Yani bu olayın olacağı bilinmiyor muydu? İki-üç ay önceden belli değil miydi? Bizim A, B planımız olmaz mı? Yani bu olay olduğu zaman “ben bırakmıyorum, terk etmiyorum” diye genel merkez içinde söylüyorlardı. Kardeşim, hukuk karar vermiş. Ne yapacak bu insanlar? “Kongreleri durdurun” demiş.
Ne diyor? “Ben görevin başındayım, CHP’yi yok edecekler. İl başkanı görevinin başında. Teslim olmayacağız.” Ya kimse teslim olmaya gelmiyor ki. Yapanı biz kendimiz yaptık, başka kimse yapmadı. Cumhuriyet Halk Partisi’ne ne savcıya kızalım, ne hükümete kızalım, ne başkasına kızalım. Biz kızacaksak kendimize, kendi yapımıza kızmamız lazım. Yani bu olayı kim getirdi bu duruma? Cumhuriyet Halk Partisi.
Bu duruma gelmesinde… Yıllardır böyle bir durumda olmayan Cumhuriyet Halk Partisi. Ne parayla, pulla, şaibeyle al ver konuşulurdu. Koskoca kurucu parti, Atatürk’ten, İsmet Paşa’dan, Ecevit’ten, Deniz Bey’den bu tarafa, Kemal Bey’in geldiği döneme kadar, bu kadar paranın, pulun, şaibenin konuşulmadığı bir döneme geldik.
Bunun hırsızlığı, kabahati yok mu kardeşim? Bizim hiç mi kabahatimiz yok? Özeleştiri yapmaz mıyız? Atanan çocuklar daha tebligat da almadılar. Kabul edip etmeyecekleri de belli değil. Hemen “ihraç ettim, attım.” Ya sen Gürsel’i atacağına… Ben buradan Özgür Bey’in abisi olarak, büyüğü olarak, genel sekreteri olarak Sayın Genel Başkan’a bir çağrıda bulunayım:
Sen onları partiden atacağına, partiden iftira atanları, belediye başkanlarına iftira atanları diyorsun ya… O iftiracılardan bir tanesini mahkemeye verdin mi? Onların bir kısmı parti üyesi. Bu şaibeye karışanların bir tanesini partiden attın mı? Dört sayfa yazı yazıp belediye başkanlarımızın tutuklanması için İPA’da bulunan CHP üyeleri var, bürokratlardan. Onlardan bir tanesini davacı olarak partiden attın mı? Atmadın.
“DÜN KEMAL BEY’LE KONUŞTU”
Kardeşim bırak, biraz düşün, sakin ol. Şimdi İstanbul’a gelecek misin? Bana göre ilk olarak gel, Gürsel Tekin’le bir konuş. O da sizinle konuşmak istemiş, “gerekirse konuşacağım” demiş. Doğrudur.Dün Kemal Bey’le konuştu. O da çok ciddi, güzel bir iş yapmış. Başka kimle konuşacak? Parti büyükleriyle konuşacak.
Dün ben konuştum kendisiyle, ben de kendi üzerime düşenleri Gürsel Bey’e söyledim. Diğer atanan Hasan’la da, Müjdat’la da dün uzun konuştum. Onlarla da. Yani Genel Başkan’ın yapacağı iş bu işi toparlamak, parti büyüklerinden yardım alarak koordine etmektir. Yoksa bu kavga devam ederse olan Cumhuriyet Halk Partisi olur diye düşünüyorum.
Galatasaray’da usta işi mühendislik! 11 yabancıya düştü
“BÖYLE BİR İHRAÇ ETME YETKİLERİ DE YOK”
Şimdi İstanbul genel merkezi olmasa da, İstanbul görevde olsa “Gürsel Tekin’i ihraç ettik” diyor Genel Başkan. Yani sanki en çok eleştirdiğimiz şey Adalet ve Kalkınma Partisi’ndeki tek adamlık. Böyle bir ihraç etme yetkileri de yok. Bunun bir süreci var. Bütün süreçler tamamlanacak, hukuk olarak söyler.
Bu kavgadan bıktık artık. Türkiye’de umudunu CHP’ye bağlayan insanlar var: işçisi, köylüsü, dar gelirlisi, emeklisi. Hayatında ilk defa belki de ideolojiler iktidar olacak. Birinci partiyiz. Bu kadar yükselmiş bir partiye, Allah aşkına, dün akşam söylediğim gibi, bazıları alınmış ama iki tane çakal için bu parti böyle yerden yere vurulur mu?
Ya bir düşünün kardeşim, sen genel başkansın. Bu yetkiyi vermişler, Atatürk’ün koltuğunda oturuyorsun. Bir düşün. Yukarıdan, içeriden, yanında bulunan iki kişiyle “ben bu partiden atarım sizi.” Ya kimi atıyorsun? Atmakla biter mi? At onu, at bunu, öbürünü… Ne olacak? Ata ata… Tayyip Erdoğan kümesteki tavuğunu çağırıyor mücadele için.
Sen bir eskilere bir dön bakalım ya. Büyüklerini bir çağır; eski ilçe başkanlarını, il başkanlarını, eski belediye başkanlarını, yönetim kollarını bir çağır. Onların düşüncelerini al. “Bu kaostan nasıl çıkacağız?” dersin kardeşim. Orada da bir karar çıkacak. Eninde sonunda çıkacak.
“İSTANBUL’DA SINIFTA KALDINIZ”
İstanbul’da sınıfta kaldınız kardeşim. İstanbul’da atanır atanmaz “Gürsel Tekin’i attım.” Ya nasıl atıyorsun sen kardeşim? Adam daha yetkili değil, yetkiyi almamış. “Mazbata” diyoruz ya biz seçimden sonra. Karardan, hâkimden ne geleceğini daha bilemiyorum. Heyete verilecek, herhalde o da mazbatadır. Tarkan da açıklar onu. Daha almamış yetkiyi, görevi kabul etmemiş. Daha partinin sıradan üyesi. Ama önceden karar vermişsin, ya içinde olmuş, “atacağım.” Atmayı kafandan çıkar kardeşim.
“BU PARTİ ÖZEL’İN ÇİFTLİĞİ DEĞİL”
Böyle kırarak, dökerek, bağırarak, aşağılayarak, iterek olmaz kardeşim bu iş. Onun babasının çiftliği değil. Yani biz belediyeleri gençleştireceğiz diye, gencecik çocuklara, evlerine ekmek götüremeyen insanlara milyarlık bütçeleri teslim ettik.
Son dakika: Ev sahibi ve kiracılar dikkat: Kira zam oranı belli oldu…