BIST 100
13.284,42 -1,67%
DOLAR
48,7779 0,09%
EURO
56,0574 0,03%
GRAM ALTIN
6.865,89 0,94%
BITCOIN
80.425,00 -0,86%
FAİZ
40,11 -1,23%
GÜMÜŞ GRAM
103,93 1,69%
GBP/TRY
65,3752 0,21%
EUR/USD
1,1486 0,09%
BRENT PETROL
99,75 -0,86%
ÇEYREK ALTIN
11.225,72 0,94%
İzmir Parçalı Bulutlu
İzmir hava durumu
31 °
Reklam

GÜNDEM

Reklam
Bolu’da kuraklık felaketi! ‘Köyümüze sadece iki saatliğine su veriliyor’

Bolu’da kuraklık felaketi! ‘Köyümüze sadece iki saatliğine su veriliyor’

Mudurnu ilçesinden geçerek Sakarya Nehri’ne kadar uzanan ve bölge halkının uzun yıllar boyunca hem tarım hem de hayvancılıkta faydalandığı Uluçay Deresi, yaşanan kuraklık ve iklim değişikliği nedeniyle tamamen kurudu. Aynı şekilde ilçeden geçen Mudurnu Deresi de susuz kaldı. Kuruyan dereler nedeniyle içme suyuna dahi erişmekte zorlanan Sarıyer köyünde vatandaşlar, sabah ve akşam belirli saatlerde verilen suyu nöbetleşe kullanarak günlük ihtiyaçlarını karşılamaya çalışıyor. Çocukluk yıllarında yüzmeyi bu derede öğrendiğini söyleyen köy sakinlerinden Mehmet Çavuşoğlu, yaşanan durumu “içler acısı” olarak değerlendirdi.
İlginizi Çekebilir
“YÜZMEYİ BURADA ÖĞRENDİK”
Çocukken yüzmeyi bu derede öğrendiklerini söyleyen Sarıyer köyü sakini Mehmet Çavuşoğlu, “Çocukluğum bu mıntıkalarda geçti. Bu gördüğünüz Uluçay, bizim hayvan otlatma ve dinlendirme alanımızdı. Burada su öyle bir akardı ki, gürül gürüldü. Yüzmeyi burada öğrendik. Hatta mandaların kuyruğundan tutarak yüzmeyi öğrendiğimiz olurdu. O zamanlar burada su çoktu. Ama şimdi bakın, demek ki ülkemizde büyük bir susuzluk sorunu baş göstermeye başladı. Buralar bizim köy alanlarımızdı. Bu çevrede hayvan otlatır, oyunlar oynardık. Bu suda boğulma tehlikesi bile geçirmiştik çocukken. Şimdi ise hiç su yok” dedi.
Amik Ovası alarm veriyor! Son 65 yılın en kötü yılı: 2 ay daha erken kurudu
“KÖYÜMÜZDE NÖBETLEŞE SU ALIYORUZ”
Köylerde nöbetleşe su alarak ihtiyaçlarını karşıladıklarını belirten Çavuşoğlu, “Eskiden çevrede mısır ekilirdi ve bu derenin suyuyla sulanırdı ama şimdi su yok, hem de hiç kalmamış. Geçen sene yine biraz akıyordu, bu sene tamamen kurumuş. İklim değişikliği burayı fazlasıyla etkilemiş. Çok kötü, gelecekte daha da kötü olacak. İçme suyu bile bulamayacağız. Köyümüzde su sabah saat 08.30’da açılıyor, iki saat akıyor, sonra kesiliyor. Akşam tekrar bir süreliğine veriliyor. Yani nöbetleşe su alıyoruz. İlçenin içinden geçen dere ise, eskiden orada bir tabakhane vardı. Şimdi oralar kokuyor, çok kötü olmuş. Bu da gerçekten içler acısı bir durum” ifadelerini kullandı….

40 yıllık veri uyardı! Türkiye'de 3 bölge kuraklık tehlikesi için alarm veriyor

40 yıllık veri uyardı! Türkiye’de 3 bölge kuraklık tehlikesi için alarm veriyor

Prof. Dr. Ali Ünlükara’nın danışmanlığını yaptığı Dr. Fatih Sekendur’un hazırladığı “Standartlaştırılmış Yağış Evapotranspirasyon İndeksinin Farklı Evapotranspirasyon Metotlarıyla Hesaplanması ve Türkiye Ölçeğinde SPI ile Karşılaştırmalı Kuraklık Analizi” konulu doktora tez çalışmasında Türkiye’de kuraklığın gidişatı ortaya konuldu.
İlginizi Çekebilir
Ünlükara, dünyada 1993’te kuraklığı belirlemek için bir indeks geliştirildiğini ve buna “Standartlaştırılmış Yağış İndeksi” adı verildiğini, Meteoroloji Genel Müdürlüğü ile Dünya Meteoroloji Örgütü’nün bunu kullandığını belirtti.
Küresel ısınmayla sıcaklığın ve buharlaşmanın arttığına dikkati çeken Ünlükara, yağışı ve referans bitki yüzeyinden buharlaşmayı dikkate alan “Standartlaştırılmış Yağış ve Evapotranspirasyon İndeksi”nin 2010’lu yıllarda geliştirildiğini, böylece yağış ve buharlaşmanın birlikte dikkate alınarak kuraklık üzerine bir değerlendirme yapıldığını kaydetti.
3 BÖLGE KRİTİK ALARM VERİYOR
Tez çalışmasında 1980-2019 yılları arasında Türkiye’deki şehirleri ele alındığını anlatan Ünlükara, “Türkiye’deki tüm illeri 40 yıllık veriler kullanarak değerlendirdik. Bu değerlendirmeyi yaparken de aylık verileri, 6 aylık ve yıllık toplamları kullandık. Kuraklığa doğru mu gidiyoruz yoksa nemliye doğru gidiyoruz bunu analiz ettik. Yaptığımız analizler sonucunda Güneydoğu Anadolu, Doğu Anadolu ve İç Anadolu bölgelerinde maalesef kuraklığa doğru bir gidişat var. Ege, Marmara ve Karadeniz bölgelerinde de nemliliğe doğru bir gidiş olduğunu tespit ettik.” diye konuştu.
Nemlilik yaşanan bölgelerde yağışlar ile tarımsal üretim ve verimliliğin artacağının altını çizen Ünlükara, kuraklıkta ise tarımsal üretimde ve su kaynaklarında azalma yaşanacağına işaret etti.
Ayrılsak da beraberiz! Ezgi Mola ve eski eşi bu kez düğünde ortaya çıktı
DOĞU, GÜNEYDOĞU VE İÇ ANADOLU BÖLGELERİ
Doğu Anadolu’daki illerde genelde kuraklığa doğru bir seyir olduğuna değinen Ünlükara, “Burada da iki il dikkatimizi çekiyor. Bunlardan biri Bingöl, diğeri de Malatya. Bu iki ilde kuraklığa doğru gidiş olduğunu görüyoruz. Bu illerimizde buna yönelik önlemler alınması gerekiyor. Diğer illerde ise 6 aylık ve aylık bazda ufak tefek değişimler var.” dedi.
Ünlükara, Güneydoğu Anadolu’da Türkiye’deki su kaynaklarının neredeyse üçte birinin bulunduğunu belirterek, “Yılda 2-3 ürün alma imkanı var. Ayrıca GAP bölgesinin merkezi. Güneydoğu Anadolu’da hemen hemen tüm illerde kuraklığa doğru bir gidiş var ama en çok dikkati çeken iller Mardin, Şanlıurfa, Adıyaman, Şırnak ve Siirt. İki ilde 6 ve 12 aylık periyotlarda kuraklığa bir gidiş olduğunu görüyoruz. Güneydoğu Anadolu, kuraklık açısından en kritik bölgelerden birisi.” değerlendirmesinde bulundu.
Özellikle tarımsal üretimle öne çıkan İç Anadolu Bölgesi’nin az yağış aldığına, Ankara, Konya, Eskişehir, Kırşehir, Nevşehir ve Sivas’ta kuraklığa gidişat olduğuna dikkati çeken Ünlükara, Aksaray, Nevşehir ve Yozgat’ta kuraklığın daha ciddi boyutlarda olduğunu söyledi.

Fitness eğitmeni en mutlu gününde 2 bacağını kaybetti! ‘Evlilik yıl dönümüm cehenneme döndü’
AKDENİZ BÖLGESİ
Ünlükara, verilere göre, Kahramanmaraş’ın hem yağış hem buharlaşmada aylık, 6 aylık ve yıllık bazda kuraklığa doğru gittiğini belirtti.
Isparta’da ise tam tersine nemliliğe doğru gidişat belirlediklerini dile getiren Ünlükara, bölgede bu iki il dışında dikkate değer bir değişimin söz konusu olmadığını ifade etti.
EGE, KARADENİZ VE MARMARA BÖLGELERİ
Ege Bölgesi’nde nemliliğin hakim olduğunu aktaran Ünlükara, istisna olarak Denizli’de yıllık bazda kuraklığa doğru bir gidiş tespit edildiğini kaydetti.
Manisa ve İzmir’de de nemliliğe gidişat tespit ettiklerini bildiren Ünlükara, Karadeniz Bölgesi’nde, Rize, Sinop ve Samsun’un nemliliğe doğru gittiğini aktardı.
Ülke ekonomisinin kalbi Marmara Bölgesi’nde nemliliğe doğru gidiş olduğunu dile getiren Ünlükara, “Özellikle Kırklareli, Edirne, Yalova, Bilecik, Balıkesir gibi illerde nemliliğe doğru gidiş var. Türkiye’nin en fazla nüfusun yaşadığı İstanbul’da bir değişiklik görülmüyor. Çanakkale’de ise kuraklığa doğru bir gidiş olduğunu görüyoruz.” ifadelerini kullandı.
Ünlükara, bu verilerden yola çıkarak Türkiye genelinde il il, bölge bölge, havza havza su kaynaklarının kuraklık bakımından değerlendirilmesi, veriler dikkate alınarak tarımın planlanması gerektiğini sözlerine ekledi.

Bankalarda yarış kızıştı: İşte promosyonda zirve rakam!…

Reklam
Fitness eğitmeni en mutlu gününde 2 bacağını kaybetti! ‘Evlilik yıl dönümüm cehenneme döndü’

Fitness eğitmeni en mutlu gününde 2 bacağını kaybetti! ‘Evlilik yıl dönümüm cehenneme döndü’

Kahramanmaraş’ta yaşayan Kadir ile İrem Karatutlu, 26 Temmuz 2024’te evlendi. Aynı zamanda motor tutkunu olan çift, 26 Temmuz’da evliliklerinin birinci yıl dönümünü arkadaşlarıyla birlikte kutlamak için Osmaniye’nin Kadirli ilçesinde düzenlenen motosiklet festivaline gitti. Karatutlu çifti ve arkadaşları festivalde eğlendikten sonra Kahramanmaraş’a dönerken motosikletleri arızalandı. Motosikletlerini emniyet şeridine çekip arızayı gidermeye çalışan çiftin yanlarına yardım etmek için bir çekici durdu. Kısa süre sonra da şoförünün kontrolünü yitirdiği bir TIR, yol kenarındaki çekici ve araçlar ile birlikte eski Kahramanmaraş Barosu Başkanı Mehmet Karaaslan ve İrem Karatutlu’ya çarptı.
İlginizi Çekebilir
Kazada TIR’ın altında kalan İrem Karatutlu, iki bacağını diz altından kaybetti. 3 haftada 4 farklı hastanede tedavi gören Karatutlu, tedavisi tamamlandıktan sonra evine döndü. İrem Karatutlu’nun 3 hafta süren zorlu tedavi sürecinde en büyük destekçisi ise eşi oldu.
‘EVLİLİK YIL DÖNÜMÜM UNUTAMAYACAĞIM BİR AN OLDU’
Aynı zamanda fitness eğitmeni olan İrem Karatutlu, iki bacağını birden en mutlu gününde kaybettiğini söyledi. Yaşadığı anları anlatan Karatutlu, her şeyin bir anda olduğunu ve gözünü açtığında kendisini TIR’ın altında bulduğunu belirterek, “O gün evlilik yıl dönümümüzdü. Evlilik yıl dönümümüz için motosiklet festivaline gitmiştik. Dönüş yolundaydık. Emniyet şeridine park etmiştik motorlarımızı. Emniyet şeridine park ettikten sonra yardım için bir çekici geldi yanımıza. Kısa süre sonra bir ses duydum ve TIR’ın geldiğini gördüm. Yaklaşık 600 metre kadar beni sürükledi. Gözümü açtığımda bacaklarım TIR’ın altında kalmıştı. 3 hafta süren tedavimin ardından taburcu olup evime geldim. Evlilik yıl dönümüm unutamayacağım bir an oldu ve cehenneme döndü” diye konuştu.
KYK yurtlarına başvuru süreciyle ilgili Bakan Bak’tan açıklama

İrem Karatutlu, 8 yıldır eğitmenliği yaptığını, bundan sonra hayatına protezlerle devam edeceğini ifade etti.
‘İKİ AYAĞININ KOPTUĞUNUNU GÖRÜNCE MAHVOLDUM’
Kadir Karatutlu ise evlilik yıl dönümünde meydana gelen kazada eşinin bacaklarını kaybettiği için çok üzüntülü olduğunu vurgulayarak, “O gün, eşimle evlilik yıl dönümümüzdü. Evlilik yıl dönümünü kutlamak için eşimi festivale götürdüm. Orada eğlendik, Kahramanmaraş’a dönüş yolunda bir arıza nedeniyle motorları emniyet şeridine çektik. Bir TIR’ın üzerimizde doğru geldiğini gördüm ve ben kendimi yola atarak bağırdım. TIR ise adeta kar küreme aracı gibi önüne çıkan her şeyi alıp 500-600 metre sürükledi ve eşim kurtulamadı. Eşimin yaşadığını görünce mutlu oldum ama iki ayağının koptuğunu görünce mahvoldum. Evlilik yıl dönümümüz maalesef acıyla bitti” dedi.
Doğduğunda 13 yaşındaydı! Ne okula ne hastaneye gidebildi: ‘Hayalim havuz yaptırmak’…

Suçlunun psikolojisiyle hareket ediyorlar! Türkiye’nin en çok olay aydınlatan 2’nci ili belli oldu

Suçlunun psikolojisiyle hareket ediyorlar! Türkiye’nin en çok olay aydınlatan 2’nci ili belli oldu

Konya Emniyet Müdürlüğü Olay Yeri İnceleme Şubesi ekipleri, 2025 yılının ilk yarısında, 3 bin 291 başarılı parmak izi tespitiyle 1126 olayın 725’ini aydınlatarak Türkiye’de en çok olay aydınlatan iller arasında 2’nci sıraya yükseldi.
İlginizi Çekebilir
Olayları incelerken kendilerini suçluların yerlerine koyduklarını söyleyen polis memuru Harun Uçan, “Olaylara yaklaşım biçimimiz, kazandığımız tecrübe dolayısıyla biraz da şüpheli kişinin psikolojisiyle paralel bir şekilde hareket ediyoruz. Bu şekilde sonuca ulaşmamız daha kolay oluyor” dedi.
Konya Emniyet Müdürlüğü Olay Yeri İnceleme Şubesi ekipleri, 2025 yılının ilk 6 ayında 1126 olayın 725’ini aydınlattı. Ayrıca kendilerine ulaşan 11 bin 160 izin, 3 bin 291’inde başarılı parmak izi tespiti yaparak Türkiye’de en çok olay aydınlatan iller arasında İstanbul’un ardından 2’nci sıraya yerleşti. 4 bin 589 başarılı parmak izi tespitiyle İstanbul 1’inci sırada yer alırken, Konya 2’nci, İzmir 3 bin 110 ile 3’üncü, Gaziantep 2 bin 661 başarılı parmak izi tespitiyle ile 4’üncü oldu.

HER DETAYI TİTİZLİKLE İNCELİYORLAR
Olay Yeri İnceleme Şubesinde görevli polis memuru Harun Uçan, “Bizim için en ufak bir ihtimalde dahi olay çözülebiliyor. En ufak detayları dahi ciddiye alıyoruz. Binde bir olarak yaklaşılan bir olay bile bizim için bir başarıdır. Bir şüphelinin ev, araba gibi girebileceği dokunma ihtimali olan, dokunmaya teşebbüs edebileceği dokunmamış olduğu yerleri dahi titizlikle inceliyoruz. Oralardan bulgu getirerek sonuca ulaşmaya çalışıyoruz” dedi.
Ayrılsak da beraberiz! Ezgi Mola ve eski eşi bu kez düğünde ortaya çıktı
KARARTILMAYA ÇALIŞIYAN DELİLERE KİMYASAL ÇÖZÜM
Uçan, “İntihar olarak değerlendirilen bir olayın cinayet olduğunu biz şöyle aydınlattık. Bize birinci kattan intihar ettiği söylenilen bir kişinin olay yerini incelediğimizde, evde yaptığımız çalışmalarda kimyasal bir maddeyi uygulayarak hayatını kaybeden kişinin evin içerisinde darbedilerek öldürüldüğünü tespit ettik.

Bu tespitimiz de şöyle oldu. Şüphelinin evin içerisinde arkadaşına ait kanları temizlediğini, kullandığımız kimyasal sayesinde tespit ederek oradaki kanı yeniden açığa çıkararak DNA’dan kanın ölen kişiye ait olduğunu ve pencereden atılmadan önce darp edilerek öldürüldüğünü tespit ettik” diye konuştu.

‘ŞÜPHELİNİN PİSKOLOJİSİYLE PARALEL HAREKET EDİYORUZ’
Her temas, bir iz bırakır teorisiyle hareket ettiklerini söyleyen Uçan, “Olaylara yaklaşım biçimimiz, kazandığımız tecrübe dolayısıyla biraz da şüpheli kişinin psikolojisiyle paralel bir şekilde hareket ediyoruz. Şüphelinin herhangi bir olayı nasıl işlemiş olabileceğini, ne şekilde yaklaştığını, ne şekilde delil kararttığını, suçu gerçekleştirdiği suç aletini ne yapmış olabileceğini düşünerek şüphelilerin psikolojisiyle hareket etmeye çalışıyoruz. Bu şekilde sonuca ulaşmamız daha kolay oluyor. Şüphelinin sadece girip çıktığı yerlere değil, bahçe duvarları gibi geniş alanları incelemeye çalışıyoruz. Her temas bir iz bırakır teorisiyle çalışarak tüm ihtimalleri değerlendiriyoruz” dedi.

Doğduğunda 13 yaşındaydı! Ne okula ne hastaneye gidebildi: ‘Hayalim havuz yaptırmak’…

Reklam
Sağlık Bakanlığı'ndan 'cinsiyet değişimi seçeneği’ iddiasına açıklama

Sağlık Bakanlığı’ndan ‘cinsiyet değişimi seçeneği’ iddiasına açıklama

Bakanlığın ‘Sağlıklı Çözüm’ adlı sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, “Bazı basın yayın organları ve sosyal medya mecralarında ‘Sağlık kurulu raporu veriliş nedenleri arasına cinsiyet değişimi seçeneği eklendi’ şeklinde yapılan haber ve paylaşımlar gerçeği yansıtmamaktadır. Türk Medeni Kanunu’nun 40’ıncı maddesi uyarınca, cinsiyet değişikliği ancak mahkeme kararıyla mümkün olup mahkeme tarafından izin verilebilmesi için başvuran kişinin 18 yaşını doldurmuş olması ve evli olmaması, ayrıca cinsiyet değişikliğinin ruh sağlığı açısından zorunlu olduğunun, bir eğitim ve araştırma hastanesinden alınacak resmi sağlık kurulu raporuyla belgelenmesi gerekmektedir. Bakanlığımızca mahkemeler tarafından talep edilen sağlık kurulu raporlarının standardize edilmesi ve uygulamada birlik sağlanması amacıyla yapılan yeni düzenlemeyle; mahkeme tarafından istenen Cinsiyet Değişikliği Tıbbi Endikasyon Raporu, yalnızca ilgili branş (Endokrinoloji Ve Metabolizma Hastalıkları, Üroloji, Kadın Hastalıkları ve Doğum, Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi, Psikiyatri ve Tıbbi Genetik) uzmanlarının yer aldığı tam teşekküllü bir kurul tarafından düzenlenecek, kurul öncesinde başvuran kişinin bu branş hekimlerince ayrı ayrı muayenesi zorunlu kılınarak ilgili dal uzmanları dışında rapor düzenlenmesinin önüne geçilecektir” ifadelerine yer verildi.
Bankalarda yarış kızıştı: İşte promosyonda zirve rakam!
Söz konusu düzenleme ile kontrol ve denetim mekanizmalarının güçlendirilmesi ve uygulamada karşılaşılan hataların giderilmesinin amaçlandığı belirtilerek, “Yapılan düzenleme cinsiyet değişikliğine ilişkin yeni bir hak tanımamakta veya kolaylık sağlamamaktadır” denildi.
KYK yurtlarına başvuru süreciyle ilgili Bakan Bak’tan açıklama…