BIST 100
13.066,48 -5,94%
DOLAR
48,6582 0,07%
EURO
56,1807 0,00%
GRAM ALTIN
6.809,77 1,43%
BITCOIN
75.582,00 -0,38%
FAİZ
40,84 1,06%
GÜMÜŞ GRAM
101,15 1,58%
GBP/TRY
65,5213 -0,10%
EUR/USD
1,1537 -0,06%
BRENT PETROL
103,55 -1,36%
ÇEYREK ALTIN
11.133,98 1,43%
İzmir Parçalı Bulutlu
İzmir hava durumu
27 °
Reklam

GÜNDEM

Bursa’da 'komiser' oyunu! 75 yaşındaki emekliyi 5 milyon TL dolandırdılar

Bursa’da ‘komiser’ oyunu! 75 yaşındaki emekliyi 5 milyon TL dolandırdılar

Olay, 22 Ağustos’ta Nilüfer ilçesinde meydana geldi. İddiaya göre, emekli M.K.’yi arayıp, kendilerini ‘komiser’ olarak tanıtan şüpheliler, ‘Gizli bir operasyon yapıldığı ve altın ile dövizlerinin tehlikede olduğu’ yalanıyla korkutup, kendi numaralarını ‘Hakan oğlum’ olarak kaydettirdi.
İlginizi Çekebilir
Şüpheliler, M.K.’nin hesabından paralarını çekmesini ve evindeki altınlarla birlikte poşete koymasını istedi. Bunun üzerine M.K. banka hesaplarından çektiği 22 bin avro, 66 bin dolar ile 21 çeyrek altın, 10 Ata altını, 1 takı seti, 2 altın küpe ve 2 yüzükten oluşan ve toplam değeri 5 milyon 145 bin TL olan para ve ziynet eşyalarını bir poşete koydu. Aynı gün M.K., kendisine söylenen yere gidip, üzerinde mont ve yüzünde maske bulunan şüpheliye parola olarak ‘Elma’ kelimesini söyleyip, poşeti teslim etti.

Fenerbahçe’den Real Madrid’e ilgi mektubu! Benfica sonrası ilk hedef
KORSAN TAKSİYLE KAÇMIŞ
Bir süre sonra dolandırıldığını anlayan M.K., polis merkezine gidip şikayetçi oldu. İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Dolandırıcılık Büro Amirliği ekipleri, çevredeki kamera kayıtları inceleyip, Y.K. ve T.İ. adlı şüphelileri tespit etti. Para ve ziynet eşyaları elden alan şüphelinin kameralara yakalanmamak için kapüşonlu mont giydiği ve yüzünü tıbbi maskeyle kapattığı, olay yerinden de korsan taksiyle kaçtığı saptandı.

Dün düzenlenen operasyonla İstanbul’daki adreslerinde yakalanıp Bursa’ya getirilen ve emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüphelilerden T.İ., ‘Nitelikli dolandırıcılık’ suçundan tutuklandı. Y.K. ise serbest bırakıldı.

Altın almak isteyenler dikkat! Piyasa kol geziyor, kuyumcu atölyeleri gibi çalışıyorlar…

40 yıllık özlem! ‘Gelirken heyecan oluyor dönüşte üzülüyoruz’

40 yıllık özlem! ‘Gelirken heyecan oluyor dönüşte üzülüyoruz’

Tatil yolculuğunda kara yolunu tercih eden gurbetçiler, dönüşte Edirne’deki sınır kapılarında çıkış için sıraya giriyor, işlemlerinin tamamlanmasının ardından yaşadıkları ülkelere doğru yola çıkıyor.
Gurbetçiler sevinçle geldikleri Türkiye’den hüzünle ayrılıyor.
İlginizi Çekebilir
Pazarkule Sınır Kapısı’ndan çıkış yapan Faris Tuz, gazetecilere, güzel bir tatilin ardından dönüş yolculuğunun başladığını söyledi.
Avusturya’ya kadar uzun bir yolunun olduğunu belirten Tuz, “Gurbette yaşamaya alıştık ama her tatil dönüşü bizim için çok zor oluyor. Sınır kapısında Türk bayrağı karşımızda. Onu görünce biraz duygulanıyoruz ama yapacak bir şey yok.” dedi.
Tuz, dönüşe geçen gurbetçilerin yollarda dikkatli olmaları tavsiyesinde de bulunarak sorunsuz bir yolculuk diledi.
Almanya’ya dönen Aysel Çekiç ise dönüş yolunun buruk geçtiğini ifade etti.

Türkiye’ye her yıl büyük bir heyecanla geldiğini anlatan Çekiç, şunları kaydetti:
“En büyük dileğimiz Türkiye’nin hep var olması ve dimdik ayakta durması. Almanya’da 40 yıldır gurbette yaşıyorum. Her zaman Türkiye hasretiyle yanıyoruz. Türkiye’ye gelmek için dört gözle bekliyoruz. Devletimizin ve Cumhurbaşkanımızın yanındayız. Türkiye için canımız feda. Vatan demek ana demek. Biz Türkiye’ye hasret gidermek için, toprağımızın kokusunu almak için geliyoruz.”
Almanya’ya dönen Gökhan Özgür de tatilde ailesiyle hasret giderdiğini belirterek, “Gelirken heyecan oluyor dönüşte üzülüyoruz. 37 yıldır yurt dışında yaşıyorum. İnsan doğduğu yeri özlüyor. Karışık duygular yaşıyoruz.” diye konuştu….

Reklam
İmamoğlu'nun avukatı Nusret Yılmaz adliyede

İmamoğlu’nun avukatı Nusret Yılmaz adliyede

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca, tutuklanmasının ardından İBB Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu’nun da aralarında bulunduğu zanlılar hakkında “suç örgütü yöneticisi olmak”, “suç örgütüne üye olmak”, “irtikap”, “rüşvet”, “nitelikli dolandırıcılık”, “kişisel verileri hukuka aykırı ele geçirmek” ve “ihaleye fesat karıştırmak” suçlarından yürütülen soruşturma sürüyor.
İstanbul Büyükşehir Belediyesine (İBB) yönelik yürütülen yolsuzluk soruşturması kapsamında görevden uzaklaştırılan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun ve Dilek İmamoğlu’nun avukatı Nusret Yılmaz ‘Rüşvete aracılık etme’ suçundan, Trabzon’da gözaltına alınmıştı. Yılmaz polis eşliğinde Trabzon’dan İstanbul’a getirilmişti.
Yenidoğan Çetesi soruşturmasında 10 bebek neden öldü? İşte o rapor
Polis eşliğinde İstanbul’a getirilen Yılmaz, bugün Bayrampaşa Devlet Hastanesi’nde sağlık kontrolünden geçirildi. Hastanedeki işlemleri tamamlanan avukat Nusret Yılmaz’ın Fatih’te bulunan Vatan Emniyet Müdürlüğü’ne götürüldüğü öğrenildi.

Soruşturma kapsamında “rüşvete aracılık etmek” suçundan gözaltına alınan, İmamoğlu’nun avukatı Nusret Yılmaz’ın emniyetteki işlemleri sona erdi.
Şüpheli Yılmaz, sağlık kontrolünün ardından Çağlayan’daki İstanbul Adliyesi’ne gönderildi.
Altın almak isteyenler dikkat! Piyasa kol geziyor, kuyumcu atölyeleri gibi çalışıyorlar…

23 yıllık şüphe ailenin hayatını kararttı: Kardeşler evlenmesin diye test istiyorlar

23 yıllık şüphe ailenin hayatını kararttı: Kardeşler evlenmesin diye test istiyorlar

Ali-Güllü Eroğlu çifti, 2002 yılında bir evlat bekledi. Doğum sancısı tutan anne Güllü Eroğlu’nun, kaynanasıyla birlikte köyden Bismil ilçesine, ardından Diyarbakır Dağkapı’da bulunan Çocuk Hastanesine sevki yapıldı. Güllü Eroğlu, yengesi Halime Olcay’ın yeşil kartı ile hastanede girişi yapılarak burada sezaryenle bir kız çocuğu dünyaya getirdi. İddiaya göre, evladını bir süre gören anne, daha sonra gelen hemşire tarafından çocuğun şekeri olduğu söylenip Çocuk Hastanesi’ne götürüldü. İki gün sonra çocuğunu görmek isteyen anneye evladının öldüğü söylendi. Aileye cenaze verilmezken Güllü Eroğlu da taburcu edildi. Eroğlu ailesinin, 23 yıldır evlatlarını bulmak için yaptıkları tüm girişimler sonuçsuz kalınca, 5 erkek çocuğuna evlenecekleri kişinin kız kardeşleri çıkma ihtimaline karşı kan tahlili yaptırmalarını istedi.

İlginizi Çekebilir
“DOĞUM RAPORU DA CENAZE DE ORTADA YOK”
Baba Ali Eroğlu İHA muhabirine yaptığı açıklamada, eşinin doğum yapacağı vakit annesiyle birlikte köyden Bismil’e geldiğini, ondan sonra Diyarbakır’a sevk edildiklerini söyledi. Yatış yapıldıktan sonra eşinin sezaryen için ameliyata alındığını aktaran Eroğlu, “Eski Devlet Hastanesinde hanım, yengesinin yeşil kartı üzerine doğum yapıyor. Doğum olduktan sonra yeşil kartın iptal olduğu söyleniyor. 2002’nin 7. veya 8. ayında. Doğumdan sonra 700 lira da para alıyorlar. O zaman Bandırma’da çalışıyordum. Para da yok. 2-3 gün sonra geldim. Yüzüğünü satıp doktora para veriyorlar. Gece yarısı bir hemşire gelip bebeği alıyor. ‘Bebeğinizin şekeri var hastaneye götüreceğiz’ diyor. Çocuk Hastanesi’ne götürüyorlar. Bakıyorlar ikisi de Türkçe bilmiyor, köylüler çocuğu alıp götürüyorlar. İki gün sonra diyor çocuğumun yanına gideceğim. Bırakmıyorlar. Onu dövüyorlar. Ondan sonra gelip ‘kızınız ölmüş’ diyorlar. Ne doğum raporu, ne cenaze veriyorlar. Ne elbisesini veriyorlar. Hiçbir şey vermiyorlar. O şekilde kızı kaybettiler” dedi.

ERKEK ÇOCUKLARINDAN EVLENECEKLERİ KIZLAR İÇİN KAN TESTİ İSTİYOR
Eşinin ağabeyinin o dönem trafik kazasında hayatını kaybettiğine değinen Eroğlu, “Doktor onun yanına gelip, ‘sen ağabeyini kaybetmişsin. 1-2 kilo etin peşine mi düşmüşsün’ diyor. Hanımım erkek çocuklarımıza ‘evlendiğinizde kan testinizi yapın’ diyor, kızımız çıkabilir diye. Kızımı bu şekilde kaybettirdiler. Birçok yere başvurduk ama netice alamadık. İki sefer doktora telefon açmış eşim. Doktora ‘bana yardımcı ol’ demiş, doktor da ‘ben sana yardımcı olmam, elin nereye yetişiyorsa oraya at’ demiş. O dönem araştırılışa evladımı bulabilirler” diye konuştu.
“ÇABAMIZ SONUÇSUZ KALDI”
Her sene bu zamanlarda kavga ettiklerini kaydeden Eroğlu, “‘Ya bizim çocuğumuz yaşıyorsa, niye gidip aramıyoruz’ diyor. Çok yerde aradık. Savcılığa başvurduk. İl Sağlık Müdürlüğüne gittik. Ben gidip dilekçe ile başvurdum. Kimse bize yardımcı olamadı. Çabamız sonuçsuz kaldı. Elimizde tek somut delil 2002’nin 7 veya 8’inci aylarında ne kadar çocuk doğup ölmüş onu bir değerlendirsinler. Ercan hocanın haberini televizyonda gördük. Ondan sonra dedik biz de bir başvuralım belki bir netice çıkar. Ercan hocanın çocuğunun kaybolması ve bizim çocuğun kaybolması arasında fazla bir yıl yok. O dönemlerde belki bir şebeke vardı” ifadelerini kullandı….

14 yaşındaki Ömer çöpte servet buldu! ‘Altınları görünce çok şaşırdım’

14 yaşındaki Ömer çöpte servet buldu! ‘Altınları görünce çok şaşırdım’

Olay, dün Fatih Mahallesi’nde meydana geldi. Ailesine destek olmak için dayısının yoğurtlarını satan 7 kardeşin en büyüğü Ömer Çoban, dün akşam saatlerinde evine dönerken, çöpün yanında çanta buldu. Çantanın içinde yüklü miktarda altın olduğunu fark eden Ömer, durumu annesi Fatma Çoban’a anlattı.
İlginizi Çekebilir
Annesiyle birlikte polis merkezine giden Ömer, altınları ekiplere teslim etti. Yapılan incelemede altınların piyasa değerinin yaklaşık 1 milyon 600 bin lira olduğu tespit edildi. Polis ekiplerinin çalışmasıyla altınlar sahibine teslim edildi.
‘ALTINLAR SAHİBİNE ULAŞTIĞI İÇİN ÇOK MUTLUYUM’
Altınlar sahibine ulaştığı için çok mutlu olduğunu söyleyen Ömer Çoban, “Ben eve dönerken çöpün kenarında bir tane çanta buldum. Çantanın içinde altın görünce hemen eve getirdim. Anneme söyledim çöpün kenarında böyle bir şey buldum. O da bana dedi ki, gidip bunu polise verelim. Biz de gidip polise verdik. Sonra polisler altınların sahibini buldular ve ona verdiler. Çantanın içinde altınları görünce çok şaşırdım. Ben bir genç olarak üzerime düşeni yaptım. Altınlar sahibine ulaştığı için çok mutluyum. Bu davranışımdan dolayı Vali amca bana hediye gönderdi. Vali amcaya çok teşekkür ediyorum. Bana tablet, forma, kırtasiye malzemeleri, top gönderdi. Onun için çok teşekkür ederim ona” dedi.
Altın almak isteyenlere ‘Suriye altını’ uyarısı geldi! Piyasa kol geziyor, kuyumcu atölyeleri gibi çalışıyorlar

‘İNSANLIK GÖREVİMİZİ YAPTIK’
Ömer Çoban’ın Dedesi İshan Çoban (68) ise “Torunum çöpte bulduğu altını polise teslim ettiği için çok gururluyum. Çok memnun oldum. İnsanlık görevimizi yaptık. Altınları polise verdik. Altınlar da sahibine ulaştı” diye konuştu.
Rus yüzücü İstanbul Boğazı’nda kaybolmuştu! Oteldeki son anları ortaya çıktı…

Reklam
Konya'da baba ve 11 yaşındaki oğlu katledildi! Kanlı infazın nedeni ortaya çıktı

Konya’da baba ve 11 yaşındaki oğlu katledildi! Kanlı infazın nedeni ortaya çıktı

Olay, geçtiğimiz Pazartesi günü sabah saatlerinde merkez Karatay ilçesi Karaaslan Mahallesi Övgü Sokak’ta meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Mehmet Koçyiğit (33) ve oğlu Servet Koçyiğit (11) evlerinin bahçesinde 51 AEL 448 plakalı otomobile bindikleri sırada silahlı saldırıya uğradı.
Mermilerin hedefi olan baba Mehmet Koçyiğit olay yerinde hayatını kaybederken, oğlu Servet Koçyiğit de kaldırıldığı Konya Şehir Hastanesi’ne kurtarılamayarak hayatını kaybetti.

Konya’da kanlı infaz! Baba ve 11 yaşındaki oğlu öldürüldü
MISIR TARLASINDA YAKALANDI
Konya İl Emniyet Müdürlüğüne bağlı polis ekipleri tarafından yapılan çalışma sonrası şüphelinin 60 yaşındaki Hıdır A. olduğu belirlendi. Şüphelinin gidebileceği adresleri belirleyen ekipler, şahsın merkez Karatay ilçesi Çatalhüyük Mahallesi’nde olduğunu belirledi. Mahallede yapılan inceleme sırasında zanlı, mısır tarlası içerisinde saklanırken yakalanarak gözaltına alındı.

“ÇOCUĞU GÖRMEDİM, GÖRSEM VURMAZDIM”
Sağlık kontrolü için Konya Numune Hastanesine getirilen zanlı Hıdır A., “Neden çocuğu öldürdün?” sorusuna “Çocuğu görmedim. Görsem vurmazdım, pişmanım” cevabını verdi. Hıdır A., daha sonra ifadesi alınmak üzere Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliğine götürüldü.

CİNAYETİN NEDENİ ORTAYA ÇIKTI
Polis ekiplerince yapılan çalışma sonrası, olayın 2021 yılında Mehmet Koçyiğit’in amcası ve aynı zamanda kayınpederi olan Hüseyin Koçyiğit’in, kendileri gibi hurdacılık yapan Hıdır A.’nın akrabaları ile aralarında ‘hurda alım-satım’ nedeniyle sürekli tartışma çıktığı bu olaylar sonrası aralarında husumet olduğu belirlendi. Husumet sonrası çıkan bıçaklı kavgada Hıdır A.’nın 1 yakını bıçaklandığı, daha sonra bıçaklanan kişinin ise Mehmet Koçyiğit’in 1 akrabasına otomobil ile çarparak yaraladığı tespit edildi.
Taraflar karşılık şikâyetçi olması üzerine götürüldükleri hastanede çıkan silahlı kavgada ise Mehmet Koçyiğit’in Hıdır A.’nın yakınlarından birini silahla yaraladığı öğrenildi….

Hastane müdürüyken istifa edip dükkan açtı! ‘Satmada gözüm yok almaya doyamıyorum’

Hastane müdürüyken istifa edip dükkan açtı! ‘Satmada gözüm yok almaya doyamıyorum’

Hacettepe Üniversitesi Sağlık İdaresi mezunu Cemalettin Serdar (60), 1988 yılında Elazığ Palu’da hastanenin vekaleten müdürlüğünü yürüttü. Dönemin devlet düzenine ve haksızlık içeren kurallarına ayak uydurmak istemeyen Serdar, makam koltuğunu bırakıp istifa etti. Önce çeşitli ürünler satan Serdar, ardından parça kumaş işine yöneldi. Ancak bir süre sonra kumaşları satmaktan çok satın almaya heves eden Serdar’ın iş yeri ise dağınıklığı ile dikkat çekiyor.
İlginizi Çekebilir
“DAĞINIKLIK FITRATIMDA VAR, SATIN ALMAYA DOYAMIYORDUM”
Bu işi yaklaşık 30 yıldan bu yana devam ettirdiğini aktaran Serdar, “Ben kendim de dağınık olduğum için dükkan da dağınık. Biz dağınık sevenlerdeniz. Biraz da bizim işimizin gereği ama benim fıtratımda var. Bende biraz kumaş alma hastalığı da var. Ben mal almaya doyamıyordum, ala ala ihtiyaç olmadığı halde bir hayli doldurdum. Belki de tedavi görmemiz gerekiyordu. Doldurunca çeşitler de çoğaldı, dükkan artık karışık bir hale geldi. En son bir büyüğümüzün tavsiyesi ile artık son dönemlerde kumaş satın alma hissi kayboldu. Bu bende bağımlılık gibiydi, satmada gözüm yoktu ama almaya doyamıyordum” dedi.
“BU ŞEKİLDE DAHA ÇOK MUTLU OLUYORUM”
“Allah biliyor, dağınık olunca ben daha mutlu oluyorum” diyen Serdar, eşinin bu duruma alışsa da düzenli olması gerektiği yönünde tavsiyelerde bulunduğunu ifade ederek, “Bu düzen işi pek bana gelmiyor, otoriteye ya da başka bir şeye bağlı kalmak bana göre değil. Bu şekilde kendimi daha özgür hissediyorum, ben kendi hayatımı yaşamak istediğim için vatandaşın söylediklerinden ziyade kendi bildiğimi uyguluyorum. Eşim kızıyor, inşallah bundan sonra düzenli olacak. Benim acizane tavsiyem, 3 günlük dünyada rızkını helalinden kazanmaya çalışmalı. Bu simit, ekmek ya da kumaş olabilir ama benim gibi satan olmaz, ben istisnai bir durumum” diye konuştu.

5 yıl önce köylüden hediye aldı, hayatı değişti! ‘Üç ayrı noktada saklıyorum’…

Reklam