BIST 100
14.251,29 1,22%
DOLAR
47,0532 0,03%
EURO
53,8899 -0,09%
GRAM ALTIN
6.026,22 -1,87%
FAİZ
41,10 -0,34%
GÜMÜŞ GRAM
84,12 -3,78%
BITCOIN
64.236,00 -1,08%
GBP/TRY
63,5267 -0,29%
EUR/USD
1,1440 -0,20%
BRENT
84,28 -0,79%
ÇEYREK ALTIN
9.852,86 -1,87%
İzmir Açık
İzmir hava durumu
31 °
Reklam

SİYASET

Çanakkale’de orman yangını! 2 lise tahliye edildi

Çanakkale’de orman yangını! 2 lise tahliye edildi

Merkeze bağlı Çınarlı köyü yakınlarındaki ormanda saat 13.00’da yangın çıktı. Alevler, rüzgarın da etkisiyle kısa sürede geniş bir alana yayıldı. İhbar üzerine bölgeye Çanakkale Orman Bölge Müdürlüğü’ne bağlı ekipler sevk edildi. Alevlere, havadan ve karadan müdahale sürüyor.
2 LİSE TEDBİR AMACIYLA TAHLİYE EDİLDİ
Çanakkale’de merkeze bağlı Çınarlı köyü yakınlarındaki ormanda saat 13.00 sıralarında çıkan yangına havadan ve karadan müdahale sürerken, Çanakkale Fen Lisesi ve Çanakkale Sosyal Bilimler Lisesi tedbir amacıyla tahliye edildi.

Meteoroloji’den bugün ve yarın için yeni uyarı! İstanbul, Ankara dahil: Sağanak geliyor
VALİ TORAMAN: YANGIN BÜYÜK ÖLÇÜDE KONTROL ALTINDA
Çanakkale Valisi Ömer Toraman, yangına ilişkin sosyal medya hesabından açıklama yaptı. Açıklamada, “Çanakkale-Merkez ilçe Çınarlı köyü ormanlık alanda, 08 Eylül 2025 Pazartesi günü saat 13.00 sıralarında, çıkış nedeni henüz tespit edilemeyen orman yangını başlamıştır. Yangına; (5) uçak, (5) helikopter, (1) yangın yönetim helikopteri ile havadan, (8) arazöz, (9) su ikmal aracı, (9) pikap, (1) ilk müdahale aracı, (3) iş makinası (200) personel ile karadan müdahale edilmiştir. Yangın saat 13.37 sıralarında büyük ölçüde kontrol altına alınmıştır. Yangının Fen Lisesi ve Sosyal Bilimler Lisesi’ne yakın olması sebebiyle öğrencilerimiz tedbir amaçlı tahliye edilmiştir” ifadelerine yer verildi.

Yangının çıkış nedenine ilişkin inceleme başlatıldı….

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan İzmir'de karakola düzenlenen saldırıyla ilgili ilk açıklama

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan İzmir’de karakola düzenlenen saldırıyla ilgili ilk açıklama

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bahçelievler Prof. Dr. Mümtaz Turhan Sosyal Bilimler Lisesi’nde düzenlenen 2025-2026 Eğitim Öğretim Yılı Açılış Töreni’nde yaptığı konuşmada, bu sabah İzmir’den herkesi derinden sarsan acı bir haber aldıklarını söyledi.
Balçova Salih İşgören Polis Merkezi’ne yönelik silahlı saldırı sonucunda 2 polisin şehit olduğunu, 2 emniyet görevlisinin ise yaralandığını belirten Erdoğan, “Menfur saldırıda şehit olan 1. Sınıf Emniyet Müdürümüz Polis Başmüfettişi Muhsin Aydemir ile Polis Memurumuz Hasan Akın’a Cenabıallah’tan rahmet, polis memurlarımız Ömer Amilağ ile Murat Dağlı’ya acil şifalar diliyorum. Hadisenin faili olan 16 yaşındaki bir şahıs yakalanmıştır. Bağlantıları araştırılmaktadır. Tüm emniyet teşkilatımızın başı sağ olsun diyorum.” diye konuştu.
İzmir’de karakola saldırı! 2 polis şehit, 2 yaralı: Saldırganla ilgili detaylar ortaya çıktı
“81 İLİMİZ VE 922 İLÇEMİZDE BİRİNCİ DÖNEMİN İLK GÜNÜNE HEP BİRLİKTE ADIM ATIYORUZ”
Erdoğan, yeni eğitim öğretim yılının tüm öğrenciler, öğretmenler, veliler, idareciler ve maarif teşkilatlarının her bir mensubu için hayırlı, uğurlu olması temennisinde bulundu.
Geçen hafta okul öncesi ve ilkokul birinci sınıf öğrencilerinin ders zilinin uyum eğitimleri için çaldığını söyleyen Erdoğan, şunları kaydetti:
“Minik yavrularımız büyük bir heyecanla okullarına başlamıştı. Bugün de 81 ilimiz ve 922 ilçemizde birinci dönemin ilk gününe hep birlikte adım atıyoruz. Buradaki öğrencilerimizden başlayarak yaz tatillerini verimli şekilde geçirdiklerine inandığım tüm evlatlarımızın tek tek gözlerinden öpüyorum. Türkiye Yüzyılı’nın sancaktarları olan tüm çocuklarımıza Rabb’imden üstün başarılar niyaz ediyorum. İstikbalimizi Allah’ın izniyle, gönül huzuruyla emanet edeceğimiz bu yavrularımızı en güzel şekilde yetiştiren anne ve babalarımıza ayrı ayrı teşekkürlerimi iletiyorum. Bu evlatlarımızı eğiten, hayata hazırlayan, cevheri işleyip mücevhere dönüştüren tüm öğretmenlerimize de burada şahsım ve milletim adına şükranlarımı sunuyorum.”
“ÖĞRETMENLERİMİZ VATANIN DÖRT BİR YANINDA BÜYÜK BİR ÖZVERİYLE GÖREV YAPMAKTADIR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu yılki eğitim öğretim faaliyetlerimizin iki ana temasını aile ve yeşil vatan olarak belirledik. ‘Her çocuk bir fidan, ilk ders yeşil vatan’ başlığı ile ilk hafta okullarımızda pek çok etkinlik düzenlenecek. Ayrıca 10 ay boyunca ‘Yeşil vatan benim okulum geleceğe çare’ başlığı altında verilecek eğitimler, ailelerimizi de sürece doğrudan dahil edecek.” ifadelerini kullandı.
İklim, çevre ve aile odaklı bu takvimden ötürü hem Milli Eğitim Bakanlığını hem de Tarım ve Orman Bakanlığını tebrik eden Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Şunu bir defa altını çizerek ifade etmek istiyorum. Maarif ordumuzun öncü ve örnek aktörleri olan öğretmenlerimiz vatanımızın dört bir yanında büyük bir özveriyle görev yapmaktadır. Öğrencilerini evlatları gibi gören, onlar için hiçbir fedakarlıktan kaçınmayan, onlara sevgi, merhamet ve şefkatle yaklaşan hocalarımız, her türlü takdire, her türlü taltife ziyadesiyle layıktır. Öğretmenlerimizin mahir ellerinde büyüyen, gelişen, öğrenen filizlenen evlatlarımız aydınlık yarınlarımızın en güçlü teminatıdır. Vazifelerini bu bilinçle icra eden öğretmen ve idarecilerimizin her biri aziz milletimizin övünç madalyasıdır.”
Orta Vadeli Program belli oldu: İşte ekonomideki 3 yıllık yol haritası
Erdoğan, Bahçelievler Prof. Dr. Mümtaz Turhan Sosyal Bilimler Lisesi’nde düzenlenen 2025-2026 Eğitim Öğretim Yılı Açılış Töreni’nde yaptığı konuşmada, şu anda içinde bulundukları Prof. Dr. Mümtaz Turhan Sosyal Bilimler Lisesi’nde 10 sene boyunca idarecilik yapan ve geçtiğimiz yıl ebediyete uğurlanan Sibel Turhan’ın, kendisini okuluna ve öğrencilerine adamış kıymetli bir edebiyat öğretmeni olduğunu söyledi.
Sibel Turhan’ın, okulun konferans salonunda düzenlenecek bir etkinliğin sahne hazırlıklarını yaparken geçirdiği elim bir kazada hayatını kaybettiğini belirten Erdoğan, “Kendisine Cenabıallah’tan rahmet niyaz ediyor, ailesine, öğrencilerine, mesai arkadaşlarına sabır ve başsağlığı diliyorum. Yine bu vesileyle Necmettin Yılmaz evladımızı, Aybüke Yalçın kızımızı, eğitim ordumuzun tüm şehitlerini de burada rahmetle şükranla anıyorum. Ruhları şad, mekanları inşallah cennet olsun. Yine burada üzerimde emeği olan kendi öğretmenlerimi de rahmetle yad ediyor, hayatta olan hocalarıma sağlık ve afiyet temelli ediyorum.” diye konuştu.
Alıntı Metni
Cumhurbaşkanı Erdoğan, maarif davasının fikir emekçilerinden merhum Nurettin Topçu’nun, bundan tam 65 yıl önce yaptığı “Millet ruhunu meydana getiren maariftir. Maarifin düşmesi millet şuurunu yerlere serer. Maarife değer vermeyiş millet ruhunun yıkılışını hazırlar. Maarif hangi yönde yürürse millet ruhu da onun arkasından gider. Şu halde millet, maarif demektir.” tespitini aktardı.
Maarif vizyonunun millet tasavvurunu, millet olma şuurunu yansıttığını vurgulayan Erdoğan, “Geçmişi anlamak, bugünü okumak ve geleceği şekillendirmek istiyorsanız hepsinden öte güçlü bir millet olma amacını taşıyorsanız maarif ufkunuzun geniş bir sahayı kapsaması gerekir. İstiklalden istikbale Türkiye Yüzyılı’nı inşa edecek nesiller yetiştirmek bu ilkeyle yürüttüğümüz yeni maarif modelimizle sadece insan yetiştirmekle kalmıyor aynı zamanda bir medeniyet inşa etmeye çalışıyoruz.” ifadesini kullandı.
Haber Detay Görsel Slider
Erdoğan, eğitimde demokratikleşme, fırsat eşitliği, kapsayıcılık ve etkin katılım anlayışıyla 21. yüzyılın koşullarına uygun bir program uygulandığını belirterek, şöyle devam etti:
“Çağın tüm ihtiyaçlarına cevap veren, beceri merkezli şekillenen milli ve manevi değerlerimizle bütünleşen çok katmanlı bir metot takip ediyoruz. Müfredatta yaptığımız düzenlemeleri öğretmenlerimizin özlük haklarında ve çalışma koşullarında yaptığımız iyileştirmelerle destekliyor okul ve dersliklerimizin fiziki ve teknik imkanlarını güçlendiriyoruz. Şimdi bakınız değerli arkadaşlar, hükümetlerimizin en büyük yatırımı eğitime, dolayısıyla insanadır. Şu rakamlar bu çabalarımızın sadece özeti durumundadır. Fatih Projesi kapsamında 629 bin 277 etkileşimli tahtayı sınıflarımıza kurduk. Öğrencilerimize tam 2 milyon 407 bin tablet bilgisayar dağıttık. 2002’de 13 bin 851 olan kütüphane sayımızı 40 bin 944’e çıkardık. Bugüne kadar 4 milyar 78 milyon adet ders kitabını evlatlarımıza ücretsiz olarak ulaştırarak velilerimizi önemli bir mali külfetten kurtardık. Bu sene de çocuklarımız okula başladıklarında kitaplarını masalarında hazır bulacak hem kendilerinin hem de ailelerinin kafası rahat edecek. Laboratuvar sayımızı 21 bin 849’dan 49 bin 666’ya yükselttik. Bilim ve sanat merkezlerimizin sayısını son 22 yılda 20 kat artırarak 364’e çıkardık. 23 yıl önce yalnızca 2 bin 791 spor salonumuz vardı, bugün itibarıyla 81 ilimizde tam 12 bin 214 spor salonumuz gençlerimizin hizmetinde. Eğitime ayrılan toplam bütçe 2002 yılında yalnızca 10,44 milyar liraydı. 2025 yılında eğitime tahsis ettiğimiz bütçe tam 2 trilyon 186 milyar liradır.”
“ADALETSİZ UYGULAMALARA VE KATSAYI ZULMÜNE SON VERDİK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 821 binden fazla öğretmenin atamasını yaparak eğitim ordusunun gücüne güç kattıklarını ifade etti.
Yalnızca altyapı eksiklerini gidermekle kalmadıklarını, eğitim sistemini felç eden yasakları kaldırdıklarını anlatan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Adaletsiz uygulamalara ve katsayı zulmüne son verdik. Eğitimde fırsat eşitliğini en ince ayrıntısına kadar yeniden hakim kıldık. Eğitim öğretim desteklerimizle yatırımlarımızla reformlarımızla hizmet ve eserlerimizle Türkiye’nin yarınlarını inşa edecek kuşakların önünü açtık. Burada saymaya kalksak saatlerimizi, hatta günlerimizi alacak daha nice çalışmayı, yeniliği düzenlemeyi hayata geçirdik. Bundan sonra da aynı aşkla bu ülkenin aydınlık yarınlarını inşa edecek gençlerimiz için çalışmayı inşallah sürdüreceğiz.”
Yunanistan’da İLTER J350 korkusu! Türkiye’nin eli güçleniyor, 560 kiloluk dev sistem

Savaşın ortasında günlük tutup tek tek yazmış! 110 yıl sonra ortaya çıktı: ‘Allahaısmarladık’

Savaşın ortasında günlük tutup tek tek yazmış! 110 yıl sonra ortaya çıktı: ‘Allahaısmarladık’

Çanakkale Kara Savaşları’nın üzerinden 110 yıl geçmesine rağmen savaşa dair yeni izler gün yüzüne çıkmaya devam ediyor. Çanakkale Savaşları’nda görev alıp şehit olan Teğmen İbrahim Naci’nin kendi el yazısıyla Çanakkale Savaşları sırasında kaleme aldığı günlük savaşın şiddetini ve insani yönünü yansıtıyor. Günlüğün ortaya çıkışı hakkında bilgi veren ÇOMÜ Öğretim Görevlisi Dr. İsmail Sabah, “İbrahim Naci’nin tuttuğu bu günlük bir akrabasının Çanakkale koleksiyoneri Seyit Ahmet Sılay’a bir mail atmasıyla gün yüzüne çıkıyor. Seyit Ahmet Sılay bu günlüğü satın alıp yayınlıyor. Günlüğün orijinali halen kendisi tarafından muhafaza edilmektedir. Seyit Ahmet Sılay’a tarafından yayınlanan bu günlük sayesinde bir asır sonra Çanakkale Muharebeleri’ni İbrahim Naci’nin gözünden okuma fırsatını elde etmiş oluyoruz” ifadelerini kullandı.
İlginizi Çekebilir
‘ÖNEMLİ VE ÖZEL BİR GÜNLÜKTÜR’
Günlük hakkında bilgi veren Dr. Sabah, “Mustafa Kemal Atatürk Çanakkale Muharebeleri’ni anlatırken, ‘Çanakkale Muharebeleri Türk askerinin ruh kudretini gösteren şayan-ı hayret ve tebrik bir misaldir’ der. Bu ruhu oluşturan en önemli isimlerden biri de günlüğü vasıtasıyla kendisini tanıdığımız bir Çanakkale şehidi olan şehit Teğmen İbrahim Naci’dir. Teğmen İbrahim Naci, 21 yaşında Çanakkale Muharebeleri’ne katılmış genç subaylarımızdan birisi. Kendisi Çanakkale Muharebeleri’ne İstanbul’dan katılır ve bu muharebeye gelişi ve muharebeler esnasında da bir günlük tutar. Kendisi günlüğü tutmaya başlamadan önce günlüğün ilk sayfasına ailesinin adresini yazar ve adresin altına da ‘Bu defter kimin eline geçerse bir şehit hürmetine yukarıdaki adrese göndersin’ yazdığını görürüz. Teğmen İbrahim Naci sanki şehit olacağını hissetmişçesine daha günlüğünü yazmaya başlamadan önce ailesinin adresini ve altına da bu notu iliştirmiştir. İbrahim Naci 29 gün boyunca Çanakkale Muharebeleri’nde bu günlüğü tutar. 21 Haziran 1915 tarihindeki ilk mahdut hedefli taarruz esnasında şu an bulunduğumuz bölgeye yakın bir noktada yani Fransızlarla olan muharebede 21 yaşında şehit olur. Kendisinin günlüğünü okuduğumuzda aslında Çanakkale Muharebeleri’ne bir subayın gözünden bakma fırsatını da yakalamış oluruz ve İbrahim Naci muharebeler esnasında Marmara Denizi’ndeki düşman denizaltılarının yarattığı tehdidi anlatması, aynı zamanda askerin iaşesi noktasında birçok bilgi vermesi açısından günlüğü oldukça önemli ve özel bir günlüktür” dedi.

‘HEP BİR UNUTULMA KORKUSUNDAN BAHSETMİŞTİR’
İbrahim Naci’nin yazdığı günlükte bir tek korkudan bahsettiğini söyleyen Dr. Sabah, “İbrahim Naci kendisi ateş hattına, yani muharebe sahasına gelmeden önce daha önce şehit olmuş subayların mezarlarını görmüş ve bu esnada günlüğünde de hep bir unutulma korkusundan bahsetmiştir. ‘Acaba biz de bu kuru toprak altında yok olup gidecek miyiz?’, ‘Bizden sonra gelenler bizleri hatırlayacak mı?’ şeklinde unutulma korkusundan bahsetmektedir. İbrahim Naci 21 Haziran 1915 tarihinde 21 yaşında 71’inci Alayın 3’üncü Taburu’yla, 2’nci Tümen’in birliklerini desteklemek üzere Fransızlarla girdikleri muharebede şehit olur. Şehit olmasının ardından günlük bölük komutanı Yüzbaşı Bedri Efendi’nin eline geçer. Bedri Efendi bu günlüğü okur ve günlüğü okuduktan sonra İbrahim Naci’nin korkusuna da vakıf olur” ifadelerini kullandı.
Haber Detay Görsel Slider
‘YAZI KARAKTERİ VE RENGİ DEĞİŞİYOR’
Dr. Sabah, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Günlüğün devamına kendi el yazısıyla İbrahim Naci hakkında çok güzel sözler yazar. Bunlardan özellikle öne çıkan ifadelerden biri de şudur; ‘Naci sen ve emsalin ölmediniz. Bir iki toprak kazmasıyla kuru toprak altına gömülmediniz. Siz büyük Türklüğün sinesinde daima büyük bir hürmet ve muhabbetle hatırlanacaksınız’ sözleriyle aslında İbrahim Naci’nin o korkusunu da teskin etmeye çalıştığını görmekteyiz. Yüzbaşı Bedri Efendi günlüğü yazmaya devam ederken bir virgül koyar ve günlüğün o sayfasına baktığımızda yazı karakterinin ve renginin değiştiğini görmekteyiz. Altında tabur imamı Mustafa Memduh Efendi’nin yazdıklarından Yüzbaşı Bedri Efendi’nin virgül koyduğu bu cümleyi tamamlayamadan şehit olduğunu anlamaktayız. Yüzbaşı Bedri Efendi 2 Temmuz 1915 tarihinde kendisi de Zığındere Muharebeleri’nde ‘üçler taarruzu’ olarak anılan taarruz esnasında İbrahim Naci’nin günlüğüne yazmış olduğu ifadeleri bitiremeden virgül koyduğu yerde kendisi de şehit olacaktır.”

‘2 SUBAYIN YAZDIĞI SATIRLARDAN ÇANAKKALE MUHAREBELERİ’Nİ OKUMAKTAYIZ’
Dr. İsmail Sabah, “Yani bu günlüğe baktığımız zaman Çanakkale’de şehit olan 2 subayın kendi el yazısıyla yazmış olduğu satırlar üzerinden Çanakkale Muharebeleri’ni okumaktayız. Burada savaşan bu insanların aslında en büyük korkularının unutulmak ve tek dileklerinin de hatırlanmak olduğunu görmekteyiz. İbrahim Naci’nin günlüğünün son sayfasına yani şehit olduğu güne baktığımız zaman şunları yazdığını görmekteyiz; ‘saat 07.00 düşman geceden beri taarruz ediyor. Şimdi gidiyoruz. Allah hayreylesin. Saat 11.00 şimdi muharebeye girdik. Milyonlarla top ve tüfek patlıyor. Az önce 1’inci onbaşım yaralandı. Allahaısmarladık?’ Yani günlüğün başında şehit olacağını hissedercesine bu defteri bulanların ailesinin adresine göndermesini isteyen İbrahim Naci günlüğünün son satırını da adeta bir veda hitabıyla ‘Allahaısmarladık’ şeklinde bitirerek şehit olmuştur” diye konuştu.
İzmir’de karakola saldırı! 2 polis şehit, 3 yaralı: Saldırganla ilgili detaylar ortaya çıktı…

Reklam
Kentte alışılmadık görüntü, ilk vatandaş fark etti: Çok şaşkınız

Kentte alışılmadık görüntü, ilk vatandaş fark etti: Çok şaşkınız

Sonbahar mevsiminin başladığı Eylül ayının ortalarına doğru Gümüşhane’de sıra dışı bir olay yaşandı. Sonbaharın yaprak dökümünü beklerken elma ağacının yalnızca bir dalında açan çiçekler dikkatleri üzerine çekti.

Sonbahar mevsiminde Bağlarbaşı Mahallesi’nde bulunan sanayi sitesindeki bir elma ağacında yaşanan bu durum esnafların dikkati sayesinde ortaya çıktı.Geniş yaprakların arasında çok fark edilmeyen çiçekler esnafların dikkati sonucu ortaya çıkarken dükkanının önündeki elma ağacında çiçeği görünce oldukça şaşırdığını kaydeden esnaf Bayram Çelik, ilk defa böyle bir durumla karşılaştığını söyledi.

Ağacın bakımını sürekli yaptıklarını, bu yıl meyve vermediğini kaydeden Çelik, “Bunu biz geçen hafta arkadaşımızla birlikte burada çay içiyorduk. Arkadaşımızın dikkati sonucu biz bunu fark ettik. Burada elma dedi çiçek açmış. Bende olmaz dedim öyle şey bu ayda çiçek açar mı falan. Yani gerçekten ayağa kalktık baktık ki Eylül ayında Gümüşhane’de elmalar çiçek açmış. Çok şaşkınız. Bunun sebebi de biz devamlı bunu suluyoruz, bakımını yapıyoruz, budamasını falan yapıyoruz. Ben buna bağlıyorum. Bir de havaların sıcak gitmesinden dolayı böyle bir olayla karşılaştık. Yani şaşkınız. Gümüşhane’de 9. ayda elma ağacı çiçek verdi. Ben 2016’dan beri buradayım. 10 yaşında falan var” dedi.

Bayburt’tan gelen Ahmet Sezek ise “Haftanın 4-5 günü buradayım ben. Değişik bir mevsim var burada. Ağaçlar bu mevsimde yaprak dökmeye başlaması lazımken Gümüşhanemizde çiçek açıyorlar. Meyve ağaçları çiçek açıyor. Değişik bir mevsim var Gümüşhane’de. Çok güzel de havası var. Kışı da güzel geçiyor buranın. Mevsim değişikliğinden olabilir bu durum. Ağaçta hiç meyve yok. Sadece birkaç tane çiçek var. Eylül’ün ortalarında da çiçek açması bu senenin kışının güzel geçeceğini habercisi bence” ifadelerini kullandı….

İzmir'deki karakol saldırısının görgü tanıkları konuştu: Ailenin tek çocuğu, babasını uyandırdık, haberi dahi yoktu

İzmir’deki karakol saldırısının görgü tanıkları konuştu: Ailenin tek çocuğu, babasını uyandırdık, haberi dahi yoktu

Alınan bilgiye göre, 16 yaşında olduğu belirtilen şüpheli, Salih İşgören Polis Merkezi Amirliğine tüfekle ateş açtı. Saldırıda 2 polis şehit oldu, 1 polis yaralandı.Yaralı polis, Dokuz Eylül Üniversitesi Araştırma Uygulama Hastanesine kaldırıldı.

İzmir’de karakola saldırı! 2 polis şehit, 2 yaralı: Saldırganla ilgili detaylar ortaya çıktı
İzmir Cumhuriyet Başsavcısı Ali Yeldan da olay yerine gelerek bilgi aldı. Gazetecilere açıklama yapan Yeldan, “Saldırgan elde. 2 şehidimiz var. Allah rahmet eylesin, başımız sağ olsun. Vatandaşlardan, memurlarımızdan yaralılarımız var. 6 civarında yaralı var. Soruşturma devam ediyor. Detaylı açıklama olacak.” dedi.

Olayı gerçekleştiren 16 yaşındaki saldırganın, yaralı olarak ele geçirildiği öğrenildi.

SALDIRGAN AİLENİN TEK ÇOCUĞU
İzmir’in Balçova ilçesinde polis merkezine pompalı tüfekle saldırı düzenleyen E.B.’nin Balçova Nevvar Salih İşgören Lisesi’nde okuduğu ve ailenin tek çocuğu olduğu belirtildi. Ailenin uzun yıllardır aynı yerde ikamet ettiği, babasının ise bir hastanede sağlık görevlisi olarak çalıştığı belirtildi.

‘KARŞILIKLI ÇATIŞMA ÇIKTI’
Mahallede oturan Ahmet Babacan yaşananları anlattı. Babacan, “Sabah silah seslerini duydum. Sonra bir komşumun ‘Karakola saldırı var’ diye seslendiğini duydum. Balkona çıkınca karşı komşum ‘Sizin balkonun altında’ dedi. İşaret edince komşuma da sıktı, yaralandı. Sokağın sonuna doğru koşmaya başladı. Biz de görünce aşağıya indik. Arkasından gelen bir polis vardı. Polisimiz de vuruldu. Bir sivil polis daha geldi. Gelen polisimiz de sıkmaya başladı. Karşılıklı çatışma çıktı. Biz arkasındaydık. İşaret ediyorduk. Burada deyince, bize doğru ses bombası attı. Elinde tüfek vardı. Tüfeğin ya kurşunu bittiği için ya da vurulduğu için yerde hareketsiz halde durdu ve çantasından bir şeyler çıkarmaya uğraşıyordu. O süreçte de üzerine çullandık, yakaladık. Polislere teslim ettik. Saldırganın babasını tanıyoruz, efendi biri 15 seneden beri burada oturuyor. Hatta babasının haberi yoktu. Babasını uyandırdık. Babasının haberi dahi yoktu. Arabaya gelip görünce babası yıldı, kaldı. Pompalı tüfek babasının ruhsatlı tüfeğiymiş. Yaklaşık 40-50 tane mermi vardı. Bıçağı vardı. Kapüşon takmıştı” dedi.

‘SİLAH SESLERİ DUYDUK’
Mahallede yaşayan Sema Hüner, “Sabahleyin bu işte 9’a doğru silah sesi duydum. Buradan baktım çocuk karşı apartmanın altına saklandı o ara ateş etmiş. Sonra oradan arkadan kaçarak gitti. Tekrar silah sesleri duyduk. Emniyet müdürü peşinden koştu, komşular ne tarafa gittiğini tarif etti” diye konuştu. (DHA)

Saldırıda 1. Sınıf Emniyet Müdürü Polis Başmüfettişi Muhsin Aydemir (Solda) ile polis memuru Hasan Akın (Sağda) şehit düştü…

Türkiye'de tek! Altı kilise, üstü cami: '800 yıldır ayakta'

Türkiye’de tek! Altı kilise, üstü cami: ‘800 yıldır ayakta’

Yeşilhisar ilçesi Erdemli Mahallesi’nde bulunan vadi, içinde manastır, kilise ve kaya mekanlar gibi birçok tarihi yapıyı barındırıyor. Yaklaşık 10 kilometre uzunluğundaki vadide, alt katı kilise, üst katı cami olarak kullanılan kayadan oyma tarihi yapı bulunuyor. Yaklaşık 800 yıl önce inşa edildiği düşünülen tarihi yapı, bakımsızlık nedeniyle kaderine terk edildi. Kayadan oyma yapı restore edilerek turizme kazandırılmayı bekliyor.
İlginizi Çekebilir
Bölgeye gelen turistlere rehberlik yapan Mustafa Göktaş, “Burası 8’inci yüzyıllarda Roma ve Bizans dönemlerinde, kayadan oyma apartman tipi evler, kiliseler, manastırlar, şapeller ve saray olarak yapılmış. 1200-1300 yıllarında da Türkler burayı fethettikten sonra yerleşmişler. Burada Müslümanlar ve Hristiyanlar birlikte yaşamışlar. Bulunduğumuz bu mekan, Müslümanlar tarafından kaya camii olarak faaliyete geçirilmiş. Altında kilise var. Altta kilise, üstte cami, Hristiyan ve Müslümanlar birlikte yaşamışlar. Aralarında hiçbir ihtilaf olmamış” diye konuştu.

‘AKTİF HALE GETİRİLMESİNİ TALEP EDİYORUZ’
Tarihi yapının bir an önce turizme kazandırılması gerektiğini belirten Göktaş, “Bu cami yaklaşık 800 yıllık. Manevi değeri çok yüksek. Buranın turizme kazandırılması için restore edilmesi lazım. İlgililerin buraya önem vermesi lazım. Bizim açımızdan çok kıymetli, manevi değeri olan bir yer. Buranın aktif hale getirilmesini gönülden istiyoruz, talep ediyoruz. Burada 20’nin üzerinde kilise, şapel, manastır var. Burası kilise, manastır, şapel ve yerleşim yerlerinin bir arada olduğu nadir yerlerden biri. O bakımdan çok kıymetli. İkincisi burası apartman tipi kaya oyma olarak yapılmış. İçerisinde asansör sistemi olarak tabir edilecek yerlerle yukarı katlara çıkılıyor. Burası geçmişte, Kapadokya bölgesinin idare merkezi olarak kullanılan bir yer” ifadelerini kullandı.

Reklam
Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan İzmir'de karakola düzenlenen saldırıyla ilgili son dakika açıklaması

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan İzmir’de karakola düzenlenen saldırıyla ilgili son dakika açıklaması

Konuşmasının başında İzmir’deki polis merkezine yönelik saldırıya değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu sabah İzmir’den hepimizi derinden sarsan acı bir haber aldık. Balçova Salih İşgören Polis Merkezi’ne yönelik silahlı saldırı sonucunda iki polisimiz şehit oldu, iki emniyet görevlimiz de yaralandı.” ifadelerini kullandı.
Menfur saldırıda şehit olan 1. Sınıf Emniyet Müdürü, Polis Başmüfettişi Muhsin Aydemir ile polis memuru Hasan Akın’a Allah’tan rahmet dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaralanan polis memurları Ömer Amila ile Murat Dağlı’ya acil şifalar temennisinde bulundu.
Olayın faili olan 16 yaşındaki bir şahsın yakalandığını ve bağlantılarının araştırıldığını belirten Erdoğan, “Tüm emniyet teşkilatımızın başı sağ olsun.” dedi.
İzmir’de karakola saldırı! 2 polis şehit, 2 yaralı: Saldırganla ilgili detaylar ortaya çıktı
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıklamalarından satır başları şöyle;Yeni öğretim yılımız hayırlı olsun. Türkiye Yüzyılının sancaktarı olan tüm yavrularımıza başarılar diliyorum. Bu yılki eğitim ve öğretim faaliyetlerimizin temasını aile ve yeşil vatan olarak belirledik. İklim, çevre ve aile odaklı bu takvimden ötürü hem Milli Eğitim Bakanlığımızı hem de Tarım ve Orman Bakanlığımızı tebrik ediyorum.
Maarif ordumuzun öncü ve aktif önderi olan öğretmenlerimiz büyük bir özveriyle görev yapmaktadır. Öğrencilerini evlatları gibi göre hocalarımız her türlü taktire ziyadesiyle laiktir. Öğretmenlerimizin mahir ellerinde büyüyen gelişen evlatlarımız aydınlık yarınlarımızın en büyük teminatıdır.
Orta Vadeli Program belli oldu: İşte ekonomideki 3 yıllık yol haritası
Yunanistan’da İLTER J350 korkusu! Türkiye’nin eli güçleniyor, 560 kiloluk dev sistem

Bir ailenin kabusu: 23 yıllık evliyim, eşimin elini tutamıyordum

Bir ailenin kabusu: 23 yıllık evliyim, eşimin elini tutamıyordum

Kepez ilçesinde yaşayan 43 yaşındaki Emine Ekren ve 11 yaşındaki kızı Ece Duru Ekren, aşırı el terlemesi şikayetiyle çeşitli hastanelere başvurdu.
Genetik hastalıklarına çare bulamayan anne ve kızı, bir yakınlarının önerisiyle İzmir Şehir Hastanesine başvurdu.
Göğüs Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Banu Yoldaş tarafından muayene edilen Emine ve Ece Duru Ekren’e bölgesel aşırı terleme hastalığı (Bölgesel Hiperhidrozis) teşhisi konuldu.
Ameliyat kararı verilen anne ve kızı, 20 dakika arayla yapılan operasyonlarla kuru ellere kavuştu, ardından hastaneden taburcu edildi.

“KURU OLMAK ÇOK İYİ”
Anne Emine Ekren, AA muhabirine, ellerindeki aşırı terlemenin doğuştan olduğunu, ilkokul başta olmak üzere hayatının her aşamasında zorluk yaşadığını söyledi.
İnsanlarla tokalaşmaktan kaçındığını anlatan Ekren, “Eliniz terli olduğu için insanlar tiksinebiliyor. Eşimle 23 yıllık evliyim, hala doğru dürüst elini tutamıyordum çünkü utanıyordum. Çocuğumun da bunları yaşamaması için beraber tedavi olmaya karar verdik.” diye konuştu.
Ekren, ameliyatın rahat geçtiğini anlatarak, hafif ağrıların devam ettiğini, bunların da ameliyat sonrası normal olduğunu ifade etti.

İzmir’deki silahlı saldırıda şehit düşen Muhsin Aydemir’in acı haberi ailesine ulaştı
Kızıyla kuru ellere kavuştuklarını kaydeden Ekren, “Kuru olmak çok iyi. Nemli olmaya alıştığımız için bazen zorluk çekiyoruz ama kremle onu destekleyeceğiz. Kızım çok memnun şu an.” dedi.
Ece Duru Ekren da sağlığına kavuştuğu için mutlu olduğunu, artık ellerinin terlemediğini dile getirdi.

“SİNİRE BİR MÜDAHALE YAPIYORUZ”
Ameliyatı yapan Doç. Dr. Banu Yoldaş da anne ve kızın hastaneye başvurduğunda ileri derecede el terlemesinin bulunduğunu söyledi.
Ameliyatla ilgili yanlış bilgilerin olabileceğini kaydeden Yoldaş, şöyle konuştu:
“Bu ameliyatta sanılanın aksine ter bezi çıkarma, elin ya da kolun sinirlerine müdahale gibi bir şey olmuyor. Göğüs kafesi içinde seyreden, omurgamızın sağından ve solundan inen sempatik sinir var. Biz sinire bir müdahale yapıyoruz. Onun kola ve ele giden seviyelerinden siniri kesiyoruz. Bu da el ve koltuk altında kuruluk sağlıyor.”
Yoldaş, ameliyatın ortalama 15 ila 20 dakika sürdüğünü belirterek, “Hiçbir anne evladının ameliyat olmasına istemez, kıyamaz ama kendisi de bu sorunla yıllarca mücadele ettiği için çocuğunu kendi elleriyle getirip, güvenerek teslim etti. Aynı anda ikisini de salonlara aldık. Önce kızının, sonra annemizin ameliyatını yaptık.” dedi.
Yoldaş, dünyanın birçok yerinden aşırı el terlemesi şikayetiyle gelen hastaların İzmir Şehir Hastanesinde başarıyla tedavi edildiğini sözlerine ekledi.

Reklam
SON DAKİKA CUMHURİYET HALK PARTİSİ HABERLERİ: CHP'de İstanbul düğümü! Gürsel Tekin'den yeni açıklama geldi

SON DAKİKA CUMHURİYET HALK PARTİSİ HABERLERİ: CHP’de İstanbul düğümü! Gürsel Tekin’den yeni açıklama geldi

İstanbul Saryer’deki CHP İstanbul İl Başkanlığı önünde polis ekiplerinin dün gece aldığı güvenlik önlemleri sürüyor. Parti binası önündeki bekleyiş, havadan görüntülendi.
İstanbul 45. Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından 2 Eylül’de alınan ara karar ile CHP İstanbul İl Başkanı ve Yönetim Kurulu yetkilerini tedbiren kullanmak üzere atanan Geçici Kurul’da yer alan Gürsel Tekin, dün yaptığı açıklamada bugün CHP İstanbul İl Başkanlığı binasına gideceğini söyledi.
İzmir’de karakola saldırı! 2 polis şehit, 6 yaralı: Saldırganla ilgili detaylar ortaya çıktı
Bu açıklama üzerine polis ekipleri gece saatlerinde Sarıyer’deki CHP İstanbul İl Başkanlığı binasında güvenlik önlemi aldı. Parti binasına giden çok sayıda CHP’li de, geceyi partide geçirdi.

İlginizi Çekebilir
GENİŞ GÜVENLİK ÖNLEMLERİ
Bina önünde partililerin bekleyişi ve polis ekiplerinin güvenlik önlemleri sürüyor. Parti binası önündeki bekleyiş, havadan görüntülendi.
GÜRSEL TEKİN: İL BAŞKANLIĞINA GİTMEME GİBİ BİR DURUM SÖZ KONUSU DEĞİL
CHP İstanbul İl Başkanlığı önünde bekleyiş sürerken Gürsel Tekin’den yeni bir açıklama geldi. Gazeteci Barış Yarkadaş’a konuşan Gürsel Tekin, “Partimizin yönetimi ve çok sayıda milletvekilimiz, partimizin kuruluş yıldönümü için hazırlanan etkinliklere ve partimize bir gölge düşmemesi için bugünkü etkinliğimizi ertelememizi istedi. Bu görüşmeler zaten bir haftadır sürüyordu. Genel merkezimizin isteği üzerine tabii ki görüşmeleri sürdürdük. Kardeşlerimizle çayımızı kahvemizi içecek birlik beraberlik görüntüsü verecek, kavga görüntüsü bekleyenleri hayal kırıklığına uğratacağız. Şu an görüşmelerimiz sürüyor. Parti yöneticilerimizin yapacağı açıklamayı bekliyorum. ‘İl Başkanlığına gitmeme’ gibi bir durum söz konusu değil. Parti yöneticilerimizin yapacağı açıklama ile şekillendireceğiz” durumu. Herkes rahat olsun.” dedi.

Yer: İstanbul Ataşehir! Evi satın alan kişi kiracıya haber vermedi: Mahkemeden IBAN kararı
BASIN TOPLANTISI KARARI
Öte yandan Gürsel Tekin’in konuyla ilgili ayrıntılı bir basın açıklaması yapacağı da öğrenildi.
ÖZGÜR ÖZEL: BU HATADAN DÖNÜN, SON UYARIMDIR
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, İstanbul 45. Asliye Hukuk Mahkemesince CHP 38. Olağan İstanbul İl Kongresi’nde seçilen başkan ve yönetiminin tedbiren görevden uzaklaştırarak yerlerine görevlendirme yapılmasına ilişkin, “Tarihi bir yanılgı içindesiniz, mahcup olacaksınız, bu hatadan dönün, Mustafa Kemal’in partisinin üyelerine yakışan şekilde davranın, son uyarımdır.” dedi.
ADALET BAKANI TUNÇ: SORUŞTURMA BAŞLATILDI
Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, CHP İstanbul İl Başkanlığı önünde yaşanan olaylar ve sosyal medyada provokatif paylaşım yapanlar hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca adli soruşturma başlatıldığını bildirdi.
Tunç, NSosyal hesabından yaptığı paylaşımda, “CHP İl Başkanlığı önünde yaşanan olaylar ve sosyal medyada provokatif paylaşım yapanlar hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca adli soruşturma başlatılmıştır.” ifadelerini kullandı.
CHP İstanbul İl ve Kurultay Delegesi tarafından İstanbul İl Kongresindeki usulsüzlük, menfaat temini iddiaları ve seçmen iradesini etkilemeye yönelik ileri sürülen eylemler nedeniyle açılan davada, İstanbul 45. Asliye Hukuk Mahkemesince CHP İstanbul İl Başkanlığına, yönetim ve kurullarına tedbiren geçici kurul görevlendirildiğini, bu karara karşı CHP Genel Başkanlığınca adli yargıda yapılan itirazlar ve Yüksek Seçim Kurulu’na yapılan başvuruların reddedildiğini belirten Bakan Tunç, şunları kaydetti:
“Yargının kararına saygı göstermek, herkes için bir zorunluluktur. Hukukun üstünlüğü, demokratik düzenin teminatıdır. Bu nedenle, toplumda gerginlik ve huzursuzluk oluşturacak sokak çağrılarından kaçınmak ve herkesin yargı sürecinin sonucunu sükunetle beklemesi gerekmektedir. Yargılama süreci devam ederken yapılan açıklamaların sorumluluk bilinciyle ele alınması büyük önem taşımaktadır. Başta CHP Genel Başkanı olmak üzere tüm parti yetkililerinin milletimizin huzurunu ve demokratik düzeni gözeten bir üslup benimsemeleri en doğru yoldur.”
Son dakika… Meteoroloji’den bugün ve yarın için yeni uyarı! İstanbul, Ankara dahil: Sağanak geliyor…