BIST 100
14.251,29 1,22%
DOLAR
47,0549 0,04%
EURO
53,8730 -0,12%
GRAM ALTIN
6.032,61 -1,77%
FAİZ
41,10 -0,34%
GÜMÜŞ GRAM
84,70 -3,12%
BITCOIN
64.417,00 -0,80%
GBP/TRY
63,5086 -0,32%
EUR/USD
1,1435 -0,24%
BRENT
84,84 -0,13%
ÇEYREK ALTIN
9.863,31 -1,77%
İzmir Açık
İzmir hava durumu
36 °
Reklam

SİYASET

Bakan Tunç: 1534 okulun tadilat ve bakımı denetimli serbestlik yükümlülerince yapıldı

Bakan Tunç: 1534 okulun tadilat ve bakımı denetimli serbestlik yükümlülerince yapıldı

Bakan Yılmaz Tunç, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, “Ceza adaletinin en önemli amacı, toplumu suçtan ve suçludan korumak, suç işlenmesini önlemektir. Suçlunun hem bir yaptırımla karşı karşıya kalması hem de onun yeniden topluma kazandırılması ceza adaletinin temelidir. Sosyal devlet olmanın önemli bir gereği olarak hükümlülerin yeniden topluma kazandırılmasına, bu kişilere devlet eliyle eğitim verilmesine ve mesleki deneyim kazandırılmasına büyük önem veriyoruz. İnsanı onaran adalet anlayışımızın sahadaki yansımalarından biri olan denetimli serbestlik sistemi kapsamındaki yükümlüler, kamu yararına işlerde görev alarak hem toplumla uyum içinde yaşıyor, hem de cezalarını infaz ediyor” ifadelerini kullandı.
Yasmin için Türkiye seferber olmuştu! 1.8 milyon dolarlık umut, 1 cihazla bitti: ‘Kızımın 2 hafta sonra doğum günü vardı’
Bakan Tunç, “Geleceğimizin teminatı çocuklarımızın bilgiyle donatıldığı okullarımız, denetimli serbestlik yükümlüleri tarafından 2025-2026 eğitim öğretim yılına hazırlandı. Yaz tatili boyunca ülkemiz genelindeki 1534 eğitim yuvasının boya, tadilat, temizlik, bakım ve onarım işleri denetimli serbestlik yükümlülerince yapıldı. Aydınlık yarınlarımız olan evlatlarımıza, daha da güzelleşen okullarında başarılı bir eğitim öğretim yılı geçirmelerini diliyorum” dedi.

Osimhen’in sakatlığının son durumu belli oldu! Galatasaray özel uçak gönderecek…

Gürültüyü devrilen kedi köpek maması zannettiler! Tüyler ürperten gerçek sabah ortaya çıktı

Gürültüyü devrilen kedi köpek maması zannettiler! Tüyler ürperten gerçek sabah ortaya çıktı

Olay, saat 11.30 sıralarında Kepez ilçesi Göçerler Mahallesi 5327 Sokak’ta bulunan bir müstakil ikamette meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, dün akşam saatlerinde arkadaşları ile birlikte dışarıda yemek yiyen Davut Esener (79) bir süre sonra ikametine gitmek üzere ayrıldı.
İlginizi Çekebilir
Aynı zamanda bir hayvansever derneğinin de faaliyet gösterdiği müstakil ikamete gelen Esener henüz belirlenemeyen bir nedenle dengesini kaybederek merdivenden düştü. Gürültüyü duyan komşuları dışarı baktığında ilk başta merdiven kenarında bulunan kedi ve köpek mamalarının devrildiğini düşündü.
Sabah olduğunda dışarıya çıkan komşuları merdiven basamağında Davut Esener’i hareketsiz şekilde buldu. Durumun 112 Acil Çağrı Merkezi’ne durumun bildirilmesi üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Verilen adrese gelen sağlık ekipleri tarafından yapılan kontrollerde Davut Esener’in hayatını kaybettiği belirlendi. Savcılık ve olay yeri inceleme ekiplerinin çalışmasının ardından Esener’in cansız bedeni kesin ölüm nedeninin belirlenmesi için Antalya Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı.
Balıkesir’de 4.9 ve 4.1 büyüklüğünde peş peşe depremler
Tabutun cenaze aracına taşınması sırasında Esener’in bakımını yaptığı sokak köpeği ise ekiplerin çalışması sırasında bölgeden ayrılmadı.

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik: CHP'de siyasi pusula sorunu var

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik: CHP’de siyasi pusula sorunu var

Ömer Çelik’in açıklamalarından satır başları şöyle;Sayın Cumhurbaşkanımızın şehit ailelerimize ve gazilerimize mesajlarını ulaştırma, yazdığı mektubu iletme konusunda bütün teşkilatlarımız; ana kademede, hem kadın kolları hem de gençlik kollarında faaliyet göstermektedir. Kadın kollarımızın çok yoğun çalışmaları vardır. Aynı şekilde gençlik kollarımızın da çalışmaları sürmektedir.
İlginizi Çekebilir
Dolayısıyla, bu yaz dönemi içerisinde AK Parti teşkilatları; 7 gün 24 saat esasına göre, sahadan hiçbir şekilde çekilmeden, Cumhurbaşkanımızın sürekli ve kesintisiz bir biçimde vatandaşlarımızla buluşma talimatını yerine getirmek amacıyla, belli bir eylem programı çerçevesinde bu çalışmaları gerçekleştirmiştir. Bundan sonrasında da çalışmalar aynı kararlılıkla devam edecektir. Bugün de birçok arkadaşımız çeşitli illerde bu faaliyetleri yürütmektedir.
En önemli hususlardan biri şudur: Şunun bilinmesini arzu ederiz ki, bütün bu çalışmalar neticesinde ortaya çıkan vatandaşlarımızın soruları, sorunları, eleştirileri ve taleplerinin hepsinin başımızın üzerinde yeri vardır.
İllerden gelen bu veriler, vatandaşlarımızın söyledikleri genel merkezimizde bir data hâline dönüştürülmektedir. Bu veri analizi çerçevesinde, MKYK tarafından genel başkanımıza arz edilecek ve bundan sonraki politikalarımızın oluşturulmasında bir dayanak ve zemin teşkil edecektir.
Yasmin için Türkiye seferber olmuştu! 1.8 milyon dolarlık umut, 1 cihazla bitti: ‘Kızımın 2 hafta sonra doğum günü vardı’
“DEPREM KONUSU PARTİMİZİN GÜNDEMİNDEN BİR AN BİLE ÇIKMAMIŞTIR”
Tabii, en önemli gündem konularından biri, dün Cumhurbaşkanımızın da ifade ettiği gibi, esasında depremle ilgili olarak önümüze gelen tablodur. Ülkemizdeki depremin sarstığı ve yerle bir ettiği alan, neredeyse bir ülke büyüklüğünde bir alandı.
Bu, yalnızca bizim söylediğimiz bir durum değildir; dünyada da bu şekilde değerlendirilen, niteliği açısından ayrıksılığı olan bir durumdur. Burada hiçbir hükümetin altından kalkamayacağı bir tablo söz konusudur.
Dünyada, bu sürede konutların tesliminin mümkün olmadığı söylenirken, Türkiye büyük bir başarıya imza atarak bunu gerçekleştirmiş ve gerçekleştirmeye devam etmektedir.
Bütün vatandaşlarımıza şunu arz etmek isterim: Özellikle deprem bölgesindeki vatandaşlarımıza yönelik hiçbir toplantımız, hiçbir çalışmamız yoktur ki Cumhurbaşkanımız, deprem bölgesindeki vatandaşlarımız konusundaki hassasiyetleri bize hatırlatmamış olsun. Her toplantımızda; MKYK’nın açılışında, Bakanlar Kurulu’nun açılışında ve diğer tüm toplantı zeminlerinde, Cumhurbaşkanımız sürekli olarak bize deprem bölgesinin asla ihmal edilmemesi gerektiğini ve oradaki hassasiyetin en yüksek düzeyde tutulması gerektiğini göstermiştir.
Türkiye, bir kez daha bütün dünyaya, hangi yarayı alırsa alsın, hangi bedeli öderse ödesin ayağa kalkabileceğini göstermiştir.
Bütün vatandaşlarımıza arz etmek isterim ki bu, Sayın Cumhurbaşkanımız tarafından aylık ya da yıllık bir takiple değil, saatlik bir takiple neticelendirilmiş bir konudur. Cumhurbaşkanımızın partimizin gündeminden bir an bile çıkmamıştır.
“TERÖRSÜZ TÜRKİYE EN ÖNEMLİ GÜNDEMİMİZ”
Yine, Terörsüz Türkiye konusunda, tüm Türkiye buluşmalarında kuvvetli bir biçimde mesajlarımızı veriyoruz. Türkiye’nin terörü gündeminden çıkarması için Cumhur İttifakı güçlü bir iradeyi ortaya koymuştur.
Cumhurbaşkanımızın Ahlat’ta iç cephenin güçlendirilmesi çağrısıyla ilgili verdiği mesajlar, daha sonra Sayın Devlet Bahçeli’nin Meclis’te başlattığı diyalog ve yaptığı tarihi çağrı ile yeni bir sayfa açmıştır. Sayın Cumhurbaşkanımızın devlet kurumlarına talimat vermesiyle birlikte, Terörsüz Türkiye süreci bir devlet politikası hâline gelmiştir.
Bu çerçevede, Türkiye’den terör gündeminin çıkması, aynı zamanda yakın bölgemiz için de bir ilham kaynağı olacaktır. Terörsüz Türkiye süreci, terörsüz bölge sürecinin de referansı hâline gelecektir.
Türkiye’ye karşı yürütülen terör faaliyetlerinin arkasında, geçmişten itibaren hangi odakların olduğunu, Türkiye’nin bütün değerlerini ve güvenliğini nasıl hedef aldıklarını çok ayrıntılı bir şekilde biliyoruz. Hükümetlerimiz döneminde, Cumhurbaşkanımız; Türkiye’nin gerek Başbakanlığı döneminde gerek Cumhurbaşkanlığı döneminde terörle mücadele kapasitesinin yükselmesi için çok büyük hedefler koymuş ve bunların her birine ulaşmıştır.
Terörle mücadele eden güvenlik güçlerimizin kapasitesi, imkân ve kabiliyetleri de kat be kat artırılmıştır. Aynı zamanda devletler, sert güçlerini kullanırken, terörle mücadelede yumuşak güçlerini de kullanırlar. Terör örgütü mensuplarının teslim olması, örgütlerin silah bırakması ve feshedilmesi ile ilgili geçmişten itibaren yapılan hukuki düzenlemeler ve çeşitli çalışmalar mevcuttur.
“TERÖRSÜZ TÜRKİYE TÜRKİYE İÇİN SON DERECE STRATEJİK BİR ADIMDIR”
Bu çerçevede, etrafımızdaki ve dünyadaki gelişmelere bakıldığında, Terörsüz Türkiye süreci hem Türkiye için son derece doğru zamanlama ve stratejik bir adımdır, hem de bölgemizi ve yakın bölgemizi, emperyalist ve siyonist planlarla istikrarsızlaştırmak isteyenlere karşı bir referans oluşturmuştur.
Böylece, Terörsüz Türkiye’den terörsüz bölgeye oluşan referans, büyük bir cevaptır. Bu, tüm bu kötücül planlara karşı güçlü bir duruştur.
Devletin niteliği ve milletin değerleri konusunda önemli bir pazarlık söz konusu değildir. Aynı şekilde, bütün bu süreçler tek devlet, tek millet, tek bayrak, tek vatan ilkesi çerçevesinde gerçekleşecektir.
Bu, herkesin faydasına olan bir durumdur. Yakın bölgemizde de görüyoruz ki, Türk’ü, Kürt’ü, Arap’ı, Alevi’yi, Sünni’yi, Şii’yi, Nusayri’yi, Dürzi’yi, Ezidi’yi birbirine düşürmeye çalışanlar, aslında bu bölgelere sadece sömürge gözüyle bakmaktadır. Biz ise bölgedeki bütün etnik ve mezhebi unsurlara kardeşlik gözüyle bakıyoruz.
Türkiye’de sık sık söylediğimiz şey şudur: Hepimizin adları farklı olabilir, ama hepimizin soyadı Türkiye Cumhuriyeti’dir. Türkiye’de ikinci sınıf vatandaş yoktur; herkes birinci sınıf vatandaştır ve bu vatanın ev sahibidir.
Demokrasimizi, cumhuriyetimizi ve hukuk devletimizi hedef alanlara karşı her zaman güvenlik güçlerimiz teyakkuz halindedir. Ancak aynı zamanda, hukuk devletimizin kapasitesi ve hukuk sistemimizin imkanları çerçevesinde, Cumhuriyetimizin ve demokrasimizin imkanları dahilinde bu meseleleri çok boyutlu bir şekilde çözebilecek kapasiteye sahibiz.
Bugün net bir şekilde görüyoruz ki, Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge sürecine ulaşılmasını engellemek isteyenler, silah bırakma ve fesih sürecinde geciktirme mesajları veriyor, süreci sulandırmaya ve ertelemeye çalışıyor. Görüyoruz ki, emperyalizm ve siyonizm odaklarıyla bağlantılı olanlar veya sürece şerhler düşerek ön şartlar koyanlar, süreci kendi gündemlerinden saptırmaya çalışıyor.
Güya sürece karşı çıkmıyormuş gibi görünen bu tutumlar, esasında süreci enfekte etmeye yönelik girişimlerdir. Bu nedenle Cumhurbaşkanımızın dün verdiği mesajda belirtildiği gibi, geçmişten itibaren bu tür sabotajlara karşı son derece deneyimliyiz. Bu sabotajları yapmaya çalışanların niyetlerini ve amaçlarını görüyoruz.
Her ne olursa olsun, hem ülkemizde hem de yakın bölgemizde kardeşlik, kaderdaşlık ve duygudaşlık ilkesini savunacağız ve geleceğe bu şekilde bakmayı sürdüreceğiz.
Özellikle Suriye özelinde, istikrarsızlık yaratmak isteyenlerin belli odaklara vaatlerde bulunarak etnik veya mezhebi unsurları kendi yanlarında göstermeye çalıştıklarını görüyoruz. Ancak bunlar hiçbir şekilde ilgili etnik veya mezhep unsurlarının iyiliğini düşünmemektedir. Aksine, bölgeyi etnik ve mezhebi fay hatları üzerinden bölerek kendi çıkarlarını tahakkuk ettirmeye çalışmaktadırlar.
“ENİNDE SONUNDA TERÖRSÜZ TÜRKİYE VE TERÖRSÜZ BÖLGE HEDEFİNE ULAŞACAĞIZ”
Çok yakın zamanda bazı Avrupa devletlerinin, bürokrasi ve istihbarat birimlerinin bilgisi dahilinde, bazı firmaların birden çok terör örgütüne karargah hazırladığını ve lojistik destek verdiğini gördük. Vatandaşlarımız bu konuda müsterih olsun; biz süreci çok boyutlu bir şekilde yürütüyoruz.
Terörsüz Türkiye sürecini, bahsettiğimiz ilkeler çerçevesinde sonuca ulaştırmakta kararlıyız. Bu süreçte her türlü sabotajla mücadele edebilecek kapasitemiz bulunmaktadır. Cumhurbaşkanımızın talimatları doğrultusunda, milli eğitimden ekonomiye, iç politikadan dış politikaya kadar tüm konularda vatandaşlarımıza Terörsüz Türkiye hedefini güçlü bir şekilde anlatıyoruz.
Eninde sonunda Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge hedefine ulaşacağız. Bu, ülkemize ve bölgemize dönük kötü niyetli projeleri tahkim etmek isteyenlere verilecek en güçlü cevap olacaktır.
Osimhen’in sakatlığının son durumu belli oldu! Galatasaray özel uçak gönderecek
“CHP’DE SİYASİ PUSULA SORUNU VARDIR”
Biz, tabii esasında Sayın Özgür Özel’in birinci meselesinin kendi partisiyle uğraşmak olması gerektiğini değerlendiriyoruz.
Yani Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) gibi köklü bir parti, bu skandalların içine nasıl düşmüştür? CHP gibi köklü bir partinin her tarafından bu kadar skandallar patlarken, CHP Genel Başkanı ve yönetimi neyle meşguldür? Esasında ilgilenmesi gereken konu budur.
En baştan beri de söyledik: Tabloya baktığımızda herhangi bir şekilde konunun bizimle ilgisi yoktur. Bir takım CHP’liler, diğer CHP’lileri şikâyet etmiştir. Bu şikâyetler arasında rüşvet, şantaj ve diğer bazı skandallar yer almakta olup, yargı tarafından gündeme alınmış ve bunlar gizli kalmamıştır. Bütün süreçler basına yansımış ve ekranlarda görülmüştür. Kimisi belediye başkanı, kimisi milletvekili olarak bu şikâyetlerin içinde yer almıştır.
Sonuç olarak, esasında CHP’lilerin, CHP’lileri şikâyet ederek ortaya çıkan bir tablo söz konusudur.
Sayın Özgür Özel’e de baştan beri şunu söyledik: Siz bütün bu gündemi önünüze alın ve diyebiliyor musunuz ki, tek tek bunların hiçbiri söz konusu değildir, ben kefilim. Çünkü bunları söyleyenler de CHP’lidir. O zaman dönün, o CHP’lilere bir şey söyleyin.
Ama baştan beri söylediğimiz gibi, şimdiki CHP yönetiminde ve Sayın Özgür Özel’de çok ciddi bir siyasi navigasyon problemi vardır. Çok ciddi bir siyasi pusula sorunu vardır. Yani navigasyona herhangi bir şey yüklediğinde, CHP’ye söylemesi gereken sözü AK Parti’ye söylüyor; aynaya bakarak yüzleşmesi gereken meselelerde ise Cumhurbaşkanımıza karşı hadsiz ifadeler kullanıyorlar.
“NEREDEYSE GELİN BU MESELELERİ YÖNETİN DİYE BİZE ÇAĞRI YAPACAKLAR”
Özgür Özel’in CHP’yi yönetmekte gösterdiği zaaf, CHP yönetiminin partideki gelişmelere hakim olmakta yaşadığı açığı Cumhurbaşkanımıza ve Cumhur İttifakı’na saldırarak kapatamayacağını göstermektedir. Bu açık giderek büyümekte, CHP’ye gönül veren vatandaşlarımızı da incitmekte ve siyaset hayatımızın hak etmediği bir noktaya gelmektedir.
Dolayısıyla bunu yönetmesi gereken CHP yönetimidir. Neredeyse gelin bu meseleleri yönetin diye bize çağrı yapacaklar. Bu konunun bizimle hiçbir ilgisi yoktur. Mahkeme süreci devam etmektedir; şikâyet edenler AK Partili değil, bütün vatandaşlarımıza ifade ediyoruz, özellikle CHP’ye gönül vermiş vatandaşlarımıza. Bütün bu şikâyetleri yapanlar yine CHP’lilerdir. Kongrelerle ilgili şikâyetleri yapanlar da onlardır. Yargı bu konuya el atmış ve CHP’li birini uzaklaştırmışsa yerine bir CHP’li getirmiştir.
Dolayısıyla bu konu, esasında CHP’nin yönetilmesiyle ilgili siyasi navigasyon problemini, siyasi pusula problemini ve esas olarak da siyasi anlayış konusundaki zaafını ve yüksek cari açığını göstermektedir. Bunu çözmesi gereken onlar, biz değiliz.
Sayın Cumhurbaşkanımıza yönelik hadsiz ifadeler ve çirkin söylemlerle hukuk ve siyaset alanında sonuna kadar mücadele ederiz. Ancak problemleri bizimle değil, CHP’nin çözmesi gerekir. Bu, CHP’ye gönül veren vatandaşlarımızın da hak etmediği bir meseledir.
Bazen denir ki, “Umulmadık bir şey ortaya çıktığında mutfakta biri mi var?” CHP’de anlaşılıyor ki mutfakta hiç kimse yok; herkes mutfağı terk etmiş ve mesele kendi kendine yürüyen bir hâl almıştır. Esas olarak değerlendirilmesi gereken konu budur.
Son dakika… Balıkesir’de 4.9 ve 4.1 büyüklüğünde peş peşe depremler
“EYLÜL’DE YAPILACAK BM GENEL KURULU’NDA FİLİSTİN DAVASININ EN GÜR SESİ CUMHURBAŞKANIMIZ OLACAKTIR”
Bakınız, Gazze konusunda Cumhurbaşkanımızın hassasiyetini sorgulamaya çalışıyorlar. Bunların hiçbir karşılığı yoktur. O gün de Meclis’te Erdoğan’ın Gazze’yi turistik bölge yapacağız, tesis yapacağız diyenlere karşı söylediği söz ortadadır. İsteyen Google’a girip bakabilir. Cumhurbaşkanımızın onlarca sözü mevcuttur.
Daha kimse bunları dillendirmemişken, İsrail’in işgal haritasını gösterip yıllardır Birleşmiş Milletler’de bunu dile getiren Cumhurbaşkanımızdır. Bugün Abbas yönetimine ve Filistinlilere vize koyulması, Filistinlilerin sesini kısmak anlamına gelmektedir. Ancak hiç kimse Filistinlilerin sesini kısamaz; çünkü Cumhurbaşkanımız, Recep Tayyip Erdoğan vardır. Eylül’de yapılacak Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda Filistin davasının en gür sesi Cumhurbaşkanımız olacaktır.
Cumhuriyet tarihinde ilk defa bir devlet başkanı, Filistin davasını milli davamız olarak tanımlamıştır ve o da Cumhurbaşkanımızdır. Dolayısıyla, Sayın Özgür Özel’in Cumhurbaşkanımızın Gazze ve Filistin konusundaki hassasiyetini sorgulaması son derece yanlıştır.
Kimin ne düşündüğünü öğrenmek isteyen, Gazzeli veya Filistinli kardeşlerimize bunu sorsun; ne cevap aldığını görecektir. Bugün Filistin bayrağının yanına Gazzeli veya Filistinli kardeşlerimiz durduk yere Türk bayrağını asmaz, Cumhurbaşkanımızın resmini koymaz.
Sadece bir günde 2 milyon metreküp su! Göl 5 ay sonra ilk kez yükseldi…

Reklam
Isparta'da estetisyen Buket'in sır ölümü! Kapı açıldı, acı gerçek ortaya çıktı

Isparta’da estetisyen Buket’in sır ölümü! Kapı açıldı, acı gerçek ortaya çıktı

Isparta’da yaşayan 32 yaşındaki uzman estetisyen evinde ölü bulundu. Olay, saat 17.00 sıralarında Isparta’nın Ayazmana Mahallesi 237. Cadde’de meydana geldi.

Edinilen bilgiye göre, 32 yaşındaki uzman estetisyen Buket Gülver’den haber alamayan yakınları, durumu polis ekiplerine bildirdi. İhbar üzerine Gülver’in yaşadığı daireye giren ekipler, genç kadını yerde hareketsiz halde buldu. Sağlık ekiplerinin yaptığı kontrolde Gülver’in yaşamını yitirdiği belirlendi. Gülver’in bilinen herhangi bir sağlık sorununun bulunmadığı öğrenildi.

Konu ile ilgili Cinayet Büro ve Olay Yeri İnceleme ekiplerine bilgi verilerek çalışma başlatıldı.
Gülver’in cansız bedeni, kesin ölüm nedeninin belirlenmesi için otopsi yapılmak üzere hastane morguna kaldırıldı.
Tarihi Kadıkalesi’nde bulunan şişeler Bizans Dönemi’nin kokuları ile dolacak
TOPRAĞA VERİLDİ
Buket Gülver’in cenazesi, Isparta Şehir Hastanesi’nde yapılan otopsi işlemlerinin ardından bugün yakınlarına teslim edildi. Gülver için öğle vakti Emre Mahallesi Camii’nde cenaze namazı kılındı. Cenazede Gülver’in yakınları ve sevenleri göz yaşı döktü. Namazın kılınmasının ardından Buket Gülver’in cenazesi, Gülcü Mezarlığı’nda toprağa verildi.
‘EVDEN ÇIKMAK ÜZEREYKEN KALP KRİZİ GEÇİRMİŞ’
Ayşe Gülver Ünlü, kardeşinin kalp krizi sonucu hayatını kaybettiğini açıkladı. Ünlü, sosyal medyada yaptığı paylaşımda, “Kardeşimi ben buldum. Bir süredir sağlık sorunlarıyla uğraşıyordu. Evden çıkmak üzereyken kalp krizi geçirmiş. Sevenlerinden tek isteğim dua” diye belirtti.
Masterchef’te duygusal veda! Elenen isim belli oldu…

SON DAKİKA DEPREM HABERLERİ: Balıkesir'de 4.9 ve 4

SON DAKİKA DEPREM HABERLERİ: Balıkesir’de 4.9 ve 4.1 büyüklüğünde peş peşe depremler

Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının (AFAD) internet sitesinde yer alan bilgiye göre, merkez üssü Sındırgı ilçesi olan 4,9 büyüklüğünde sarsıntı kaydedildi.
Depremin 7.72 kilometre derinlikte meydana geldiği belirlendi.

6 DAKİKA SONRA İKİNCİ DEPREM
AFAD, saat 12.41’de 4,1 büyüklüğünde bir depremin daha meydana geldiğini duyurdu.
KANDİLLİ’DEN AÇIKLAMA
Kandilli Rasathanesi ise depremin büyüklüğünü 5.1 olarak bildirdi.

Bakan Yerlikaya: 8 Aralık sonrası 474 bin Suriyeli vatanına döndü
İZMİR, BURSA, MANİSA…
7.7 kilometre derinlikte meydana gelen deprem, İzmir, Manisa, Bursa ve Yalova’dan da hissedildi.
BAKAN YERLİKAYA: SAHA TARAMALARI BAŞLADI
İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, depremle ilgili NSosyal hesabından açıklama yaptı. Yerlikaya, “Balıkesir Sındırgı’da 4.9 büyüklüğünde bir deprem meydan gelmiştir. Çevre illerden de hissedilen depremle ilgili olarak, AFAD ve ilgili kurumlarımızın tüm ekipleri saha taramalarına derhal başlamıştır. Depremden etkilenen vatandaşlarımıza geçmiş olsun dileklerimi sunuyorum. Allah ülkemizi ve milletimizi afetlerden korusun” dedi.
Antalya İl Emniyet Müdürü İlker Arslan teslim oldu! Skandal iddialar sonrası harekete geçilmişti
AFAD’DAN AÇIKLAMA
AFAD’dan yapılan açıklamada “Balıkesir ilimizin Sındırgı ilçesinde saat 12.35’te meydana gelen 4.9 büyüklüğündeki deprem sonrası, an itibarıyla, olumsuz bir durum bulunmamaktadır. Saha tarama çalışmaları devam etmektedir. Etkilenen vatandaşlarımıza geçmiş olsun dileklerimizi sunarız” denildi.
2 METRUK BİNA YIKILDI
Sındırgı Belediye Başkanı Serkan Sak, “Sındırgı’da iki metruk bina yıkıldı” dedi.
Content Video – Balıkesir’de 4.9 ve 4.1 büyüklüğünde peş peşe depremler
“BU FAY KIRILIRSA 7 BÜYÜKLÜĞÜNDE DEPREM GELEBİLİR”
CNN Türk yayınında konuşan Deprem Uzmanı Prof. Dr. Süleyman Pampal’ın açıklamaları şöyle:Epeydir Sındırgı’da 6.1’in artçıları devam ediyor. Bunları artçı olarak değerlendirmek mümkün. İlk fayın kırıldığı yerin güneyine doğu yayıldı ve kırılmaya devam ediyor. Büyüklüğü oldukça fazla artçılar oluyor. Sındırgı fayı ve çevresinde meydana gelen normal fayların kırılması ile oluşan depremler.Bu fay doğuya doğru devam ediyor, 2011’de Simav depremi var 6. Sonra 1970 Gediz Depremi var 7.2. Biraz güneyde Dinar depremi 1995’de 6.5. Sonra çay depremi bu zon üzerindedir. Son derece aktif bir kuşak.Burada artçıların yoğun olması çok fazla olmasını belki tartışmak gerekiyor. Onun için yeni çalışmalara ihtiyaç olduğunu zaten değerlendiriyoruz. Burada Akhisar, Bigadiç arasında Gelenbe fayı diye bir aktif fay var.
Yasmin için Türkiye seferber olmuştu! 1.8 milyon dolarlık umut, 1 cihazla bitti: ‘Kızımın 2 hafta sonra doğum günü vardı’
‘FAY KIRILIRSA 7’YE KADAR DEPREM ÜRETME POTANSİYELİ VAR’
Bu fay dik yönde, Sındırgı civarında kesişiyor. Simav-Sındırgı fayı ile Gelenbe fayının kesişme bölgesi bu depremlerin olduğu bölge. Yani bir kavşak noktası. Sındırgı fayı ve tali faylar çok kırılıyor. Çünkü batıya doğru stres transferi söz konusu.
Gelenbe fayını kıramadığı için, Gelenbe fayı kırılırsa 7’ye kadar büyüklükte deprem üretme potansiyeli var. Bu stres, depremin dalgaları bariyer gibi Gelenbe fayına çarpıp dönüyor. Bunlar olağandır. Bu zon üzerinde Çay depreminde, Çay Küçük Sanayi Sitesi bölgesinde böyle bir durumla karşılaşmıştık. Burada ayrıca Türkiye’nin en aktif volkanları Kula volkanikleri bu bölgede. Volkanik aktivite var. Sındırgı civarı yoğun bir şekilde termal suların çıktığı, magmanın yer yüzüne yakın olduğu bir bölge.
PROF. DR. SÖZBİLİR’DEN DEPREM FIRTINASI UYARISI: YENİ FAYLAR AKTİF HALE GELDİ
İzmir Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Deprem Araştırma ve Uygulama Merkezi (DAUM) Müdürü Prof. Dr. Hasan Sözbilir, Balıkesir Sındırgı’daki 4.9 büyüklüğündeki depremi değerlendirdi. Sözbilir, “Sındırgı depreminin ana şokundan sonra dağlık alandaki ölü fayların tetiklendiğini ve bu fayların yeniden aktif olduğunu göstermektedir. Bu faylar üzerinde jeotermal kaynaklar yer aldığından büyüklüğü 5’i geçmeyen deprem fırtınası şeklindeki bir etkinliğin sürmesi beklenmektedir” dedi.
DEÜ Deprem Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Prof. Dr. Hasan Sözbilir, Balıkesir’in Sındırgı ilçesinde meydana gelen 4.9 büyüklüğündeki depreme ilişkin değerlendirme yaptı. Prof. Dr. Sözbilir, “Bugün meydana gelen 4.9 büyüklüğündeki depremin Sındırgı fayı güneyindeki dağlık alanda bulunan Emendere Fay Zonu ve bu fay zonuyla bağlantılı tekil faylardan kaynaklandığını göstermektedir. 10 Ağustos tarihli 6.1 büyüklüğündeki depremden sonra devam eden artçı deprem etkinliği Sındırgı güneyindeki dağlık alana göç etmiş ve Türkiye Diri Fay haritasında yer almayan Emendere Fay Zonu ve bu fayın güneyindeki tekil faylar üzerinde yoğunlaşmıştır. Bu da Sındırgı depreminin ana şokundan sonra dağlık alandaki ölü fayların tetiklendiğini ve bu fayların yeniden aktif olduğunu göstermektedir. Bu faylar üzerinde jeotermal kaynaklar yer aldığından büyüklüğü 5’i geçmeyen deprem fırtınası şeklindeki bir etkinliğin sürmesi beklenmektedir. Sındırgı depreminden sonra bölgede yaptığımız çalışmalarda, tarafımızca haritalanan bu faylar, arazide 30 kilometre boyunca Çaysimav segmentine doğru izlenebilmektedir. İlgili kurum ve kuruluşların bu gelişmeyi dikkate alarak bölgedeki deprem tehlikesini yeniden değerlendirmelerinde yarar vardır” diye konuştu….

Sındırgı’da korkutan deprem sonrası Prof

Sındırgı’da korkutan deprem sonrası Prof. Sözbilir’den kritik uyarı! ‘Ölü faylar uyandı’

DEÜ Deprem Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Prof. Dr. Hasan Sözbilir, Balıkesir’in Sındırgı ilçesinde meydana gelen 4.9 büyüklüğündeki depreme ilişkin değerlendirme yaptı.
İlginizi Çekebilir
Prof. Dr. Sözbilir, “Bugün meydana gelen 4.9 büyüklüğündeki depremin Sındırgı fayı güneyindeki dağlık alanda bulunan Emendere Fay Zonu ve bu fay zonuyla bağlantılı tekil faylardan kaynaklandığını göstermektedir. 10 Ağustos tarihli 6.1 büyüklüğündeki depremden sonra devam eden artçı deprem etkinliği Sındırgı güneyindeki dağlık alana göç etmiş ve Türkiye Diri Fay haritasında yer almayan Emendere Fay Zonu ve bu fayın güneyindeki tekil faylar üzerinde yoğunlaşmıştır. Bu da Sındırgı depreminin ana şokundan sonra dağlık alandaki ölü fayların tetiklendiğini ve bu fayların yeniden aktif olduğunu göstermektedir. Bu faylar üzerinde jeotermal kaynaklar yer aldığından büyüklüğü 5’i geçmeyen deprem fırtınası şeklindeki bir etkinliğin sürmesi beklenmektedir. Sındırgı depreminden sonra bölgede yaptığımız çalışmalarda, tarafımızca haritalanan bu faylar, arazide 30 kilometre boyunca Çaysimav segmentine doğru izlenebilmektedir. İlgili kurum ve kuruluşların bu gelişmeyi dikkate alarak bölgedeki deprem tehlikesini yeniden değerlendirmelerinde yarar vardır” diye konuştu.
Balıkesir’de 4.9 ve 4.1 büyüklüğünde peş peşe depremler…

Sadece bir günde 2 milyon metreküp su! Göl 5 ay sonra ilk kez yükseldi

Sadece bir günde 2 milyon metreküp su! Göl 5 ay sonra ilk kez yükseldi

Sakarya Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi (SASKİ), kuraklıkla mücadele eden Sapanca Gölü için sevindirici gelişmeyi paylaştı. Tarihinin en düşük seviyelerine yaklaşan Sapanca Gölü, cumartesi sabah saatlerinden itibaren etkili olan sağanak yağışın ardından 4 santimlik artış yaşayarak 29.43 metreye yükseldi.
İlginizi Çekebilir
Son yükselişini Nisan ayında yaşayan ve kurak geçen yaz ayı ile birlikte sürekli su kaybeden göl için 2 milyon metreküplük su artışı umut oldu. Altyapı hatlarının yağmur sularını sorunsuz şekilde iletebilmesi için gece boyunca teyakkuzda olan ekipler, sabahın ilk saatlerinde şehrin muhtelif noktalarında müdahalelerini gerçekleştirdi. Kısa sürede etkili olan yağış ile birlikte Erenler’de metrekareye 50 kilogram yağış düşerken, bu rakam Adapazarı için 40, Sapanca için ise 38 kilogram olarak ölçüldü.

YAĞIŞ, KURUYAN DERE YATAKLARINA DA CAN OLDU
Kurum tarafından yapılan açıklamada ise, “Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün yaptığı uyarıları dikkate alarak tüm ekiplerimizle birlikte sahada yer aldık. Yağmur sularını kaynaklarımıza sorunsuz şekilde ulaştırdık. Sapanca Gölü için aylar sonra gelen sevindirici gelişme ise kuraklık tehlikesi karşısında umudumuzu artırdı. Yağışların azlığından dolayı kuruyan bazı dere yatakları ise yeniden Sapanca Gölü’ne su ulaştırmaya başladı. Gölün geleceği için tasarruf tedbirlerini elden bırakmamamız gerek” ifadeleri kullanıldı.
Tek kişinin zor sığdığı geçit! ‘Türkiye’nin ‘cehennemi’ nefes kesti…

Reklam
Son dakika... Balıkesir'de 4.9 ve 4

Son dakika… Balıkesir’de 4.9 ve 4.1 büyüklüğünde peş peşe depremler

Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının (AFAD) internet sitesinde yer alan bilgiye göre, merkez üssü Sındırgı ilçesi olan 4,9 büyüklüğünde sarsıntı kaydedildi.
Depremin 7.72 kilometre derinlikte meydana geldiği belirlendi.

6 DAKİKA SONRA İKİNCİ DEPREM
AFAD, saat 12.41’de 4,1 büyüklüğünde bir depremin daha meydana geldiğini duyurdu.
KANDİLLİ’DEN AÇIKLAMA
Kandilli Rasathanesi ise depremin büyüklüğünü 5.1 olarak bildirdi.

Bakan Yerlikaya: 8 Aralık sonrası 474 bin Suriyeli vatanına döndü
İZMİR, BURSA, MANİSA…
7.7 kilometre derinlikte meydana gelen deprem, İzmir, Manisa, Bursa ve Yalova’dan da hissedildi.
BAKAN YERLİKAYA: SAHA TARAMALARI BAŞLADI
İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, depremle ilgili NSosyal hesabından açıklama yaptı. Yerlikaya, “Balıkesir Sındırgı’da 4.9 büyüklüğünde bir deprem meydan gelmiştir. Çevre illerden de hissedilen depremle ilgili olarak, AFAD ve ilgili kurumlarımızın tüm ekipleri saha taramalarına derhal başlamıştır. Depremden etkilenen vatandaşlarımıza geçmiş olsun dileklerimi sunuyorum. Allah ülkemizi ve milletimizi afetlerden korusun” dedi.
Antalya İl Emniyet Müdürü İlker Arslan teslim oldu! Skandal iddialar sonrası harekete geçilmişti
AFAD’DAN AÇIKLAMA
AFAD’dan yapılan açıklamada “Balıkesir ilimizin Sındırgı ilçesinde saat 12.35’te meydana gelen 4.9 büyüklüğündeki deprem sonrası, an itibarıyla, olumsuz bir durum bulunmamaktadır. Saha tarama çalışmaları devam etmektedir. Etkilenen vatandaşlarımıza geçmiş olsun dileklerimizi sunarız” denildi.
2 METRUK BİNA YIKILDI
Sındırgı Belediye Başkanı Serkan Sak, “Sındırgı’da iki metruk bina yıkıldı” dedi.
Content Video – Balıkesir’de 4.9 ve 4.1 büyüklüğünde peş peşe depremler
“BU FAY KIRILIRSA 7 BÜYÜKLÜĞÜNDE DEPREM GELEBİLİR”
CNN Türk yayınında konuşan Deprem Uzmanı Prof. Dr. Süleyman Pampal’ın açıklamaları şöyle:Epeydir Sındırgı’da 6.1’in artçıları devam ediyor. Bunları artçı olarak değerlendirmek mümkün. İlk fayın kırıldığı yerin güneyine doğu yayıldı ve kırılmaya devam ediyor. Büyüklüğü oldukça fazla artçılar oluyor. Sındırgı fayı ve çevresinde meydana gelen normal fayların kırılması ile oluşan depremler.Bu fay doğuya doğru devam ediyor, 2011’de Simav depremi var 6. Sonra 1970 Gediz Depremi var 7.2. Biraz güneyde Dinar depremi 1995’de 6.5. Sonra çay depremi bu zon üzerindedir. Son derece aktif bir kuşak.Burada artçıların yoğun olması çok fazla olmasını belki tartışmak gerekiyor. Onun için yeni çalışmalara ihtiyaç olduğunu zaten değerlendiriyoruz. Burada Akhisar, Bigadiç arasında Gelenbe fayı diye bir aktif fay var.
Yasmin için Türkiye seferber olmuştu! 1.8 milyon dolarlık umut, 1 cihazla bitti: ‘Kızımın 2 hafta sonra doğum günü vardı’
‘FAY KIRILIRSA 7’YE KADAR DEPREM ÜRETME POTANSİYELİ VAR’
Bu fay dik yönde, Sındırgı civarında kesişiyor. Simav-Sındırgı fayı ile Gelenbe fayının kesişme bölgesi bu depremlerin olduğu bölge. Yani bir kavşak noktası. Sındırgı fayı ve tali faylar çok kırılıyor. Çünkü batıya doğru stres transferi söz konusu.
Gelenbe fayını kıramadığı için, Gelenbe fayı kırılırsa 7’ye kadar büyüklükte deprem üretme potansiyeli var. Bu stres, depremin dalgaları bariyer gibi Gelenbe fayına çarpıp dönüyor. Bunlar olağandır. Bu zon üzerinde Çay depreminde, Çay Küçük Sanayi Sitesi bölgesinde böyle bir durumla karşılaşmıştık. Burada ayrıca Türkiye’nin en aktif volkanları Kula volkanikleri bu bölgede. Volkanik aktivite var. Sındırgı civarı yoğun bir şekilde termal suların çıktığı, magmanın yer yüzüne yakın olduğu bir bölge.

Reklam