BIST 100
14.079,97 -0,09%
DOLAR
47,0460 0,02%
EURO
53,9681 0,06%
GRAM ALTIN
6.102,21 -0,64%
FAİZ
41,24 0,00%
GÜMÜŞ GRAM
86,44 -1,14%
BITCOIN
64.563,00 -0,58%
GBP/TRY
63,7576 0,07%
EUR/USD
1,1466 0,03%
BRENT
84,77 -0,21%
ÇEYREK ALTIN
9.977,11 -0,64%
İzmir Açık
İzmir hava durumu
23 °
Reklam

SİYASET

Erkek arkadaşının öldürdüğü iddia edilen Hira’nın annesi: Çiçeğimi benden kopardılar

Erkek arkadaşının öldürdüğü iddia edilen Hira’nın annesi: Çiçeğimi benden kopardılar

Olay, 31 Ağustos gece saatlerinde Toroslar ilçesinde meydana geldi. Hira Aygar, başından tabanca ile vurulmuş halde ağır yaralı olarak otomobille Mersin Şehir Hastanesi’ne götürüldü. Aygar’ı hastaneye götüren erkek arkadaşı H.A.Ş., hastane polisine verdiği ifadede “Hira yaklaşık 2 aydır kız arkadaşım. Beraber asker eğlencesine gitmiştik. Bu sırada yanımdaki tabancayla havaya ateş ettim. Dönüşte ise arkadaşım N.Ç. ve M.Z. ile birlikte eve dönerken Akbelen Mahallesi Sebahattin Çakmakoğlu Caddesi’nde bir markette durduk. Araçtan indik. Bu sırada araçta kalan Hira, tabancayı alıp başına ateş etti” ifadelerini kullandı.
Çekmeköy’de 300 kiloluk ayıya MR çekildi! ‘Okan’a yediği meyve dokunmuş

İFADESİNİ DEĞİŞTİRDİ; ŞAKALAŞIRKEN VURMUŞ
M.Z. (27) ve N.Ç.’nin de (20) çelişkili ifadeleri üzerine çalışma başlatan Cinayet Büro Amirliği ekibi, 3 şüpheliyi gözaltına aldı. Şüpheli H.A.Ş. ikinci ifadesinde şakalaşmak amacıyla boş sandığı tabancayı kız arkadaşının alnına dayadığını ve tetiğe bastığını, olaydan hemen sonra hastaneye gitmediklerini, Hira Aygar’ı önce Yenişehir ilçesi Fuat Moral Mahallesi’nde Müftü Deresi üst tarafında bir yere bıraktıklarını söyledi. Belirtilen yerde yapılan aramada kan izi bulundu. Otopsi işlemlerinin ardından yakınları tarafından alınan Aygar, gözyaşları arasında toprağa verildi.
İngiliz basınından dikkat çeken Türkiye analizi: Küresel savunmanın yeni lideri, 7 milyar dolarlık ihracat!

‘ARKADAŞLARI ARABADA KATLETMİŞ’
Hira Aygar’ın Toroslar ilçesine bağlı Akbelen Mahallesi’nde yaşayan gözü yaşlı annesi Gülten Tan, kızının arkadaş kurbanı olduğunu söyledi. Tan, “Olay günü yayladaydık. Eve geldiğimde kızımı aradım, asker eğlencesinde olduğunu söyledi. ‘Geç kalma eve gel’ dedim. Yorgundum uyuyakalmışım. Telefonum çaldı, açtım. Polisler, ‘Kızınız trafik kazası geçirdi başınız sağ olsun’ dediler. Yüreğim yandı. Çiçeğimi benden kopardılar. Çocuğumun hayatını söndürdüler. Arkadaşları arabada katletmiş. Başka çiçekler, başka çocuklar solmasın. Benim çocuğum gitti, başka annelerin yüreği yanmasın ne olur” diye konuştu.
Olaya ilişkin soruşturma sürüyor….

Adalet Bakanı Tunç: Belediyelere yönelik soruşturmalar siyasi değil

Adalet Bakanı Tunç: Belediyelere yönelik soruşturmalar siyasi değil

Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Ankara’da basın mensuplarının sorularını cevapladı.Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, CHP’li belediyelere yönelik soruşturmaların siyasi olmadığını belirterek “Cumhuriyet savcıları görevlerini yapıyor.” dedi.
İddianame yazım sürecinin de devam ettiğini hatırlatan Bakan Tunç, ‘Baklava kutularında paralar çıktığını kamuoyu gördü. CHP lideri yargıyı etkileyecek beyandan kaçınmalı. İhbar edenler de itirafçı olanlar da kendileri. Soruşturmaların seyrini beklemeliyiz.’ ifadelerini kullandı.
ŞİÖ Zirvesi’nde dikkat çeken anlar: Pezeşkiyan’dan Erdoğan’a davet!
“İDDİANAME YAZIM SÜRECİ DEVAM EDİYOR”
“Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, gazetecilere yaptığıaçıklamaları şöyle:Daha soruşturma başlar başlamaz hemen dosya ile ilgili beyanlarda bulundu. Bunun bir adli soruşturma olmadığını siyasi soruşturma olduğunu kamuoyuna yansıtmaya çalıştı. Bunlar doğru değil.
İhbarlar neticesinde başlayan bir soruşturma. Soruşturma siyasi değil. Cumhuriyet savcıları görevlerini yapıyor. Tek kişi görev yapmıyor, yürüyen süreçler var. Masumiyet karinesine önem veriyoruz. Elbette ki kararlar eleştirilebilir. Soruşturmanın seyrini beklemek zorundayız.
“BAKLAVA KUTULARINDAN PARALAR ÇIKTIĞINI KAMUOYU GÖRDÜ”
Baklava kutularından paralar çıktı. Herkes bunu gördü. Burada bir yolsuzluk varsa ve bu noktada değerlendirmesini kamuoyu yapacaktır. Yargıyı rahat bırakmak lazım. İddianame yazım süreci devam ediyor. Türkiye’de hak arama yolları sonuna kadar açık ve bunlar gerçekleşiyor. Türkiye’de ikili hukuk sistemi yoktur. Demokratik hukuk sistemi vardır.
Adalet Bakanlığı’ndan istenen soruşturma izni verilmektedir. Adalet sistemimizi yıpratmayan yönelik ibarelerden kaçınmak gerekir. Kapsamlı bir soruşturma. Çok sayıda şüpheli var. Tüm bunlar belli bir zaman alan hususlar. Sağlıklı bir soruşturma yürümesi hepimizin temennisi.
Galatasaray’dan Ademola Lookman bombası! İşte transfer formülü
ANAYASA MAHKEMESİ’NİN ‘RABİA NAZ’ KARARI
Aileye baş sağlığı diliyoruz. Uzun yıllardır konuşulan ve yargının gündeminde yer alan Rabia Naz’ın vefatı hepimizi o dönemde üzmüştü. Hâlâ üzülüyoruz. Çocuklarımızın bu şekilde hayatını kaybetmesi, canlarına kıyılması hepimizin yüreğini yaralıyor. Bu nedenle, çocukların korunması son derece önemlidir. Çünkü çocuklar, çevresindeki tehlikelere karşı en savunmasız kişilerdir. Her türlü istismara, tehlikeye ve şiddete karşı çocukları korumak öncelikle ailelerin görevidir. Ancak aileler bunu hakkıyla yerine getiremiyorsa, elbette ki devletin görevi devreye girer.
O dönemde bir adli soruşturma gerçekleştirilmişti. Yargılamalar yapıldı ve yargı bir karara vardı. Karar kesinleşti. Aile, bu süreçte iddialarını sürdürdü. Meclis’te de geçmişte bu konuyla ilgili bir araştırma komisyonu kurulmuştu. Yargı süreçleri tamamlandı ve kesinleşti.
Aile, süreçle ilgili hak ihlali iddiasıyla Anayasa Mahkemesi’ne başvurdu. Anayasa Mahkemesi karar verdi ve tazminata hükmetti. Soruşturmada özellikle bazı eksiklikler ve ihmaller nedeniyle hak ihlali olduğu ve bu nedenle manevi tazminata karar verilmesi gerektiği Anayasa Mahkemesi tarafından belirtildi.
Elbette Anayasa Mahkemesi’nin gerekçelerine bakmak önemlidir. Bu gerekçelerde yeniden yargılamayı gerektirecek bir husus olup olmadığı değerlendirilebilir. Yeniden yargılama, Ceza Muhakemesi Kanunu’na göre belli bir usule tabidir ve bu şartlar gerçekleştiğinde yeniden yargılama kararları verilebilmektedir. Ancak Anayasa Mahkemesi burada yalnızca tazminata karar verdi; yeniden yargılamaya karar vermedi. Gerekçelerine bakmak ve yargı mensuplarının bunları incelemesi gerekecektir.”
Fitness eğitmeni en mutlu gününde 2 bacağını kaybetti! ‘Evlilik yıl dönümüm cehenneme döndü’
SUÇA SÜRÜKLENEN ÇOCUKLAR
Çocuğun yaşına uygun yargılama olması gerektiğini söyleyen Bakan Tunç, kurallar çerçevesinde yargının görevini yaptığını belirtti.
“Suça sürüklenen çocuklar konusu son zamanlarda kamuoyunda çokça tartışılan bir konu haline geldi. Özellikle hem suç mağduru çocukların adliyelerde örselenmeden adli süreçlerden çıkabilmesi hem de suça sürüklenen çocukların yargılama süreçlerinde onların özellikle yaşına uygun bir yargılamanın yapılması önemli.
Burada tabi bütün dünya ülkeleri demokratik hukuk devletlerinde sistem hemen hemen aynı. Yani birbirine benzeyen hususlar. Bizim çocukların yargılanması Türkiye’de on iki yaş altı çocuk bir suç işlemişse onun ceza sorumluluğu yok ama bazı tedbirler alınıyor koruma tedbirleri.
12 ile 15 yaş arasında bir çocuk suç işlemişse orada cezası diğerlerine göre yarı oranında indirilerek veriliyor ve bazı tedbirler tabii adli tıp raporu da alındıktan sonra bunlar yapılıyor. Üçte biri indiriliyor. Burada tabii akademisyenler, uygulayıcılar, hakim ve savcılarımızla yaptığımız görüşmeler var. Özellikle Minguzzi evladımızın katlinden sonra daha çok bu tartışmalar başladı.
Burada 15-18 yaş aralığı bazı ülkelerde 16-18 şeklinde uygulanıyor. Bazı ülkelerde bazı suçlar bakımından farklı uygulamalar var. Biz de bunu tartışıyoruz. Bir alternatifli taslak çalışmalarımız var. Bunları milletvekillerimizin huzurlarına getireceğiz. Burada özellikle 15-18 yaş grubunun yaş büyüdükçe ceza miktarının düşmesi bakımından farklı bir uygulama yapılabilir mi, buna bakmamız gerekecek ve bazı suçun işleniş şekli kişinin suç işleme eğilimi ve o suçun kamu düzenini bozma tehlikesi ve ortaya çıkan zarar tüm bunları göz önünde bulundurarak ve çocuğun gelişimi ve yaşı dikkate alınarak ve toplumda özellikle infial uyandıran kasten öldürme gibi, kadın cinayeti gibi ve yine cinsel istismar gibi bu tür ağır suçları işleyen on beş, on sekiz yaş grubundaki çocuklar bakımından yaşa göre cezada indirim noktasında bir kademelendirme ihtiyacı söz konusu.
Biz alternatifli taslak çalışmalarımızı göndereceğiz. Burada özellikle çocuk eğitim evleri, çocukların hem açık cezaevlerinde hem kapalı cezaevlerinde barındırılması süreçlerindeki çalışmalarla ilgili de bir kapsamlı bir 11. Yargı Paketi’ne yetişecek, çocuklarla ilgili bölümün olması gerekiyor.”
UEFA listesi için son şans! İşte Galatasaray, Fenerbahçe ve Samsunspor’un transferleri…

Reklam
Çekmeköy'de 300 kiloluk ayıya MR çekildi! 'Okan'a yediği meyve dokunmuş

Çekmeköy’de 300 kiloluk ayıya MR çekildi! ‘Okan’a yediği meyve dokunmuş

Çekmeköy’de kaldığı Hayvan Rehabilitasyon Merkezi’nde rahatsızlanan 3 yaşındaki ‘Okan’ isimli ayı, İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Veterinerlik Fakültesi’ne bağlı Araştırma ve Uygulama Hayvan Hastanesi’ne getirildi. Burada MR’ı çekilen ayı, uygulanan tedavinin ardından taburcu edildi.
İlginizi Çekebilir
ANESTEZİ ALTINDA MR’A GİRDİ
Çekmeköy’deki özel bir Hayvanat Bahçesi ve Hayvan Rehabilitasyon Merkezi’nde bakımı yapılan 3 yaşındaki ‘Okan’ isimli ayı, yediği meyvelerin dokunması sonucu rahatsızlandı. Ardından İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Veterinerlik Fakültesi’ne bağlı Araştırma ve Uygulama Hayvan Hastanesi’ne götürülen ayıyı muayene eden veteriner hekimler, MR’ının çekilmesine karar verdi.

‘OKAN İLE 3 YILDIR TANIŞIYORUZ, FAZLA YEDİĞİ MEYVEDEN MİDESİNİ ÜŞÜTMÜŞ’
Yabani Hayvan Hastalıkları ve Ekoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Görevlisi Doktor Ebu Derda Günay, “Okan isimli ayıyla biz 3 yıl önce tanıştık ve kendisi yaklaşık 3 yıldır takip ettiğimiz bir hasta. Yine 3 yıl önce bize zehirlenme şikayetiyle geldi. Diğer kardeşlerini zehirlenmeden dolayı kaybetmiştik, Okan’ı son anda yetiştirdiler.

Ardından da Okan ile bizim serüvenimiz başladı. O gün toparladık onu fakat ara ara takip ettiğimiz hastalarda problemler olabiliyor. Bu ufaklığımız da gerçi artık ufaklık diyemiyorum, 3 yaşında ve 200- 300 kiloya yaklaşmış. O da meyveyi sanırım fazla yemişler. Biz yaptığımız tetkiklerde onu anladık. Soğuk meyveyi aniden çok yediği için karın ağrısı mevcuttu. Soluk algısı, karın ağrıları durumunda hayvanlarda değişebiliyor. Yaptığımız tetkiklerde de burada işte bilgisayarda tomogrofisini çektik, kan tahlillerine baktık. Tetkiklerde başka bir sorun olmadığını anladık ve karın ağrısı tedavisi yaptığımızda toparladı zaten. Şuan gayet keyfi yerinde, tedavisini yaptık ama biz takibimize devam ediyoruz. Bundan sonra inşallah bir daha kötü karşılaşmayız diye düşünüyoruz” dedi.

Anestezi altında MR çekilen ayı, tedavi edildikten sonra taburcu edilerek hayvanat bahçesindeki alanına götürüldü. Çekilen MR’da sağlıklı bulunan ayının yediği soğuk meyveler nedeniyle üşüttüğü öğrenildi.
Sıfır otomobil aldı 30 defa servise gitti: Hayatımı kabusa çevirdi!…

Reklam
Arkadaşının yeni doğan bebeğini poşete koyup kaçırmak istedi! İfadesi ortaya çıktı

Arkadaşının yeni doğan bebeğini poşete koyup kaçırmak istedi! İfadesi ortaya çıktı

Olay, gece saat, 03.00 sıralarında Pamukkale Üniversitesi Hastanesi Yenidoğan Servisi’nde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre; yeni doğum yapan Figen Büyükdağ’ı (29) ziyarete giden arkadaşı Tuğçe D.A. (29), kız bebeği gezdirme bahanesiyle odadan dışarı çıktı. Bebeği battaniyesiyle poşete koyan Tuğçe D.A. uzaklaşmaya başladı. Bu sırada hastane koridorunda bir vatandaş, poşetteki bebeği fark etmesinin ardından durumu güvenlik ekiplerine bildirdi. Harekete geçen özel güvenlik görevliler,, Tuğçe D.A.’yı kapıdan çıkmak üzereyken yakaladı. Tuğçe D.A. gözaltına alırken, bebek ailesine teslim edildi.
İlginizi Çekebilir
“DÜŞÜK YAPTIM, EŞİME SÖYLEMEDİM VE BENDE ARKADAŞIMIN BEBEĞİNİ ALMAK İSTEDİM”
Gözaltına alınan Tuğçe D.A., verdiği ilk ifadesinde, “Eşime bebeğim olacağını söylemiştim. Bebeğimi düşük sonucu kaybettim. Eşime söylemedim. Arkadaşım da doğum yapacağı bebeğe bakamayacağını söyledi. Doğumdan sonra yanına gidip, bebeği aldım. Güvenlikler hastaneden çıkarken yakaladı” dediği öğrenildi. Şüphelinin işlemlerinin sürdüğü bildirildi.
Yaşanılan olayın ardından bebeği ailesine teslim eden güvenlik görevlilerine, Başhekim Prof. Dr. Hakan Alkan tarafından teşekkür belgesi takdim edildi. Hastanenin huzur ve güven ortamının sağlanmasında büyük bir rol üstlendiklerini ifade eden Prof. Dr. Hakan Alkan, “Görevlerini dikkat ve özveriyle yerine getiren güvenlik görevlilerimiz, hastanelerimizde huzur ve güven ortamının sağlanmasında büyük bir rol üstlenmektedir. Sağlık hizmetinin kesintisiz ve güvenli şekilde sürdürülebilmesi için personellerimizin gösterdikleri gayret ve sorumluluk bilinci bizler için çok kıymetlidir. Kendilerine teşekkür ediyor, başarılarının devamını diliyorum” dedi.
Ahmet’in annesi gözyaşları içinde seslendi! ‘Bu varyantın tedavisi var mı’…

Ahmet’in annesi gözyaşları içinde seslendi! ‘Bu varyantın tedavisi var mı’

Ahmet’in annesi gözyaşları içinde seslendi! ‘Bu varyantın tedavisi var mı’

Yüreğir’de yaşayan 13 yıllık evli, 2 çocuk sahibi devlet memuru çift Ülkü ve İlter (47) Kaplan çiftinin 7 yaşındaki oğulları Ahmet Kaplan, 4 aylıkken iki kez yüksek ateş nedeniyle havale geçirdi. Epilepsi tanısı konan ve yıllarca bu hastalık nedeniyle tedavi gören oğlu Kaplan’ın konuşma, yürüme ve motor becerilerinin yaşıtlarının gerisinde olduğunu fark eden Ülkü Kaplan, tekrar hastaneye başvurdu.
İlginizi Çekebilir
Nöroloji bölümünde yapılan ileri tetkiklerin ardından genetik testler uygulanan Kaplan’a çok nadir görülen ACOX1 gen mutasyonu saptandı. Peroksizomal Asil CoA oksidaz eksikliğine neden olan bu gen mutasyonunun aynı anda iki ayrı varyantının bir arada görüldüğü Kaplan’ın tedavisi için annesi bilim insanlarına seslendi.
‘ÇALIŞMA YAPILIRSA LİTERATÜRE GİRECEK, OĞLUMU KAYBETMEK İSTEMİYORUM’
Bu hastalıkla ilgili çalışma yapan bilim insanları varsa onlara ulaşmak istediğini vurgulayan Ülkü Kaplan, yaşadıkları süreci şöyle anlattı:
Sürpriz yumurtalardan çıkanlar şoke etti! 8 kişi adliyede

“Doktorlar ACOX1 gen mutasyonunun dünyada sadece 35 kişide olduğunu söyledi. Bu gen bozukluğu ile ilgili iki ayrı varyantın bir arada görüldüğü ise 5 kişi var. Oğlum da C.629G ile C.1478 kodlu iki varyantı birden taşıyor. Ama bu varyantlardan biri literatürde yok. Dünyada herhangi bir çalışma yapılmamış. İlk defa rastlanıyor. Genellikle akraba evliliklerinde bu gen bozuklukları görülüyormuş. Biz akraba da değiliz. Tekrar tekrar tetkik yaptırıyoruz ama sonuç olarak hala bir tedavi alamadık. Sadece hastanelere gidip geliyoruz. Şu an zaten yürümede aksaklıklar yaşıyor eğer bir tedaviye ulaşamazsak ileride yürümeyi tamamen kaybedecek. Daha sonra iç organlarını kaybedecek. Ama bu sürecin nasıl ilerleyeceğini daha tam anlamıyla bilmiyoruz. Bana yol gösterilmesini istiyorum. Ben oğlumu kaybetmek istemiyorum. Buradan bilim insanlarına sesleniyorum; bunla ilgili şu an çalışma yapılıyor mu, tedavisi, herhangi bir ilacı var mı? Lütfen bizimle iletişime geçsinler. Eğer çalışma yapılırsa da bu bozuk gendeki varyant ilk kez literatüre girecek. Belki yurt dışında bir yerlerde bir tedavisi vardır. Daha fazla kaslarını kaybetmeden, oğlumu kaybetmeden, onu bir an önce sağlığına kavuşturmak istiyorum” diye konuştu.
Fitness eğitmeni en mutlu gününde 2 bacağını kaybetti! ‘Evlilik yıl dönümüm cehenneme döndü’

‘İYİLEŞMEK İSTİYORUM, LÜTFEN YARDIM EDİN’
Yürürken ve konuşurken güçlük yaşayan, günlük olarak çeşitli aktiviteler yaparak kas gücünü korumaya çalışan Ahmet Kaplan ise “İyileşmek istiyorum. Lütfen bana yardım eder misiniz” dedi.
İngiliz basınından dikkat çeken Türkiye analizi: Küresel savunmanın yeni lideri, 7 milyar dolarlık ihracat!…

Reklam