Dijital ebeveyn her eve lazım
EVRİN GÜVENDİK / ANKARA – Anadolu Üniversitesi Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri öğretim üyesi Prof. Dr. Adile Aşkım Kurt, TBMM Dijital Mecralar Komisyonu’ndaki sunumunda, günümüzde çocukların dijital mecralarda ebeveynlerinin önünde olduğunu belirterek, bu nedenle çocuklardan önce anne babalara dijital okur yazarlık eğitimi verilmesi gerektiğini söyledi. Verdiği eğitim ve seminerlere pek çok anne babanın iş yoğunluğu gerekçesiyle ilgisiz kaldığını aktaran Kurt, “Yaşanan sorunlara baktığımızda temel nokta, çocuktan ziyade bilinçsiz, dijital olmayan ebeveynler” dedi.
İlginizi Çekebilir
‘Anlamaya mecbursun’
“Günümüz ebeveyninin ‘Dijital mecranın dilinden anlamıyorum’ deme lüksü yok. Her ebeveyn dijital ebeveyn olmak durumunda” vurgusu yapan Kurt, “Seminerlerimde ‘Kalabalıkta çocuğunuzun elini bırakır mısınız?’ diye soruyorum. ‘Hayır, kaybolur’ diyorlar. Peki, internette çocuğun elini neden bırakıyorsunuz? İnternet tüm bilgilerimizi dünyaya açık hâle getirdiğimiz bir mecra ve bu mecrada çocukların rehberliğe ihtiyacı var. İlk rehber de ebeveynler. Bu nedenle ebeveynlerin dijital yetkinliğe ihtiyaçları var” diye konuştu. Kurt, ailelerin en tedirgin olduğu konunun “çocuğun dijital mecralarda geçirdiği süre” olduğuna işaret ederken, “Süre önemli değil, o çocuğun dijital ortamda ne tür içerikle birlikte olduğu önemli” uyarısı yaptı.
‘Katkı, katılım, korunma’
Dijital ortamlarda çocukların 3K olarak adlandırılan üç noktada hakları olduğunu dile getiren Prof. Dr. Kurt, bunları “katkı, katılım ve korunma” olarak sıraladı. Kurt, “Çocuklarımızın dijital mecraların sunduğu fırsatlardan yararlanmalarına olanak sağlarken onları tehdit veya risklerden de korumamız gerekiyor. Ebeveynin eğitimi bunun için gerekiyor. Anne babalar, öğretmenler bu konuda eğitimli olursa çocuklara daha sağlıklı yol göstereceklerdir. Çocuk ile aile arasındaki iletişimin açık olması da çocuğun dijital mecralarda daha güvenli hareket etmesini sağlayabilir. Çocuk istenmeyen bir içerikle karşılaştığında, ilk başvuracağı kişinin ailesi olduğunu bilmeli. Yasaklamak yerine toplumda farkındalık oluşturmak, dijital okur yazarlığı artırmak sorunları minimize edecektir” dedi.
İnsanlık algoritmaya karşı…

EVRİN GÜVENDİK / ANKARA - Anadolu Üniversitesi Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri öğretim üyesi Prof. Dr. Adile Aşkım Kurt, TBMM Dijital Mecralar Komisyonu’ndaki sunumunda, günümüzde çocukların dijital mecralarda ebeveynlerinin önünde olduğunu belirterek, bu nedenle çocuklardan önce anne babalara dijital okur yazarlık eğitimi verilmesi gerektiğini söyledi. Verdiği eğitim ve seminerlere pek çok anne babanın iş yoğunluğu gerekçesiyle ilgisiz kaldığını aktaran Kurt, “Yaşanan sorunlara baktığımızda temel nokta, çocuktan ziyade bilinçsiz, dijital olmayan ebeveynler” dedi.
‘Anlamaya mecbursun’
“Günümüz ebeveyninin ‘Dijital mecranın dilinden anlamıyorum’ deme lüksü yok. Her ebeveyn dijital ebeveyn olmak durumunda” vurgusu yapan Kurt, “Seminerlerimde ‘Kalabalıkta çocuğunuzun elini bırakır mısınız?’ diye soruyorum. ‘Hayır, kaybolur’ diyorlar. Peki, internette çocuğun elini neden bırakıyorsunuz? İnternet tüm bilgilerimizi dünyaya açık hâle getirdiğimiz bir mecra ve bu mecrada çocukların rehberliğe ihtiyacı var. İlk rehber de ebeveynler. Bu nedenle ebeveynlerin dijital yetkinliğe ihtiyaçları var” diye konuştu. Kurt, ailelerin en tedirgin olduğu konunun “çocuğun dijital mecralarda geçirdiği süre” olduğuna işaret ederken, “Süre önemli değil, o çocuğun dijital ortamda ne tür içerikle birlikte olduğu önemli” uyarısı yaptı.
‘Katkı, katılım, korunma’
Dijital ortamlarda çocukların 3K olarak adlandırılan üç noktada hakları olduğunu dile getiren Prof. Dr. Kurt, bunları “katkı, katılım ve korunma” olarak sıraladı. Kurt, “Çocuklarımızın dijital mecraların sunduğu fırsatlardan yararlanmalarına olanak sağlarken onları tehdit veya risklerden de korumamız gerekiyor. Ebeveynin eğitimi bunun için gerekiyor. Anne babalar, öğretmenler bu konuda eğitimli olursa çocuklara daha sağlıklı yol göstereceklerdir. Çocuk ile aile arasındaki iletişimin açık olması da çocuğun dijital mecralarda daha güvenli hareket etmesini sağlayabilir. Çocuk istenmeyen bir içerikle karşılaştığında, ilk başvuracağı kişinin ailesi olduğunu bilmeli. Yasaklamak yerine toplumda farkındalık oluşturmak, dijital okur yazarlığı artırmak sorunları minimize edecektir” dedi.
İnsanlık algoritmaya karşı