


AYRIŞMA ADIMLARI: (CHP’ye yönelik mutlak butlan kararı) Bu meselenin akla, mantığa ve hukuka uygun biçimde çözüme ulaştırılmaktan ziyade parti içindeki bölünmeyi her geçen gün daha da derinleştirdiği görülmektedir. Ne Sayın Kemal Kılıçdaroğlu ne de Sayın Özgür Özel söylem ve eylemleriyle CHP’nin tarihsel sorumluluğuna uygun bir görüntü ortaya koyamamaktadır. Zaman bölünme değil birleşme vakti olsa da sürecin seyri ayrışmanın somut adımlarıyla şekillenmektedir.
DOĞRU YOL DEĞİL: Sayın Özel’in Yargıtay’ın kesin kararını beklemeden CHP’nin içinde bulunduğu krizi sürekli olarak derinleştirmesi hukuki süreci baltaladığı gibi kurucu değerleri de aşındırmaktadır. Hukuki bir meseleyi, siyasi bir mesele şeklinde tartışıp yaşanılanları araçsallaştırarak kendi lehine menfaat sağlama amacı gütse de bu yol doğru yol değildir. İlgili mahkemeler yeni veya farklı bir karar verinceye kadar Genel Başkanın Kılıçdaroğlu olduğu unutulmamalıdır. Bu bağlamda sağduyu ile hareket edip ortak bir anlayış ile parti içerisindeki arınma ve durulmanın bir an önce gerçekleştirilmesi gerekirken, görünen o ki kendi içlerindeki hizipleşme günbegün artmaktadır.
KUMAR MASASI REPLİKLERİ: CHP’de filmlerde veya kumar masalarında şahit olunabilecek, ‘restine rest’ replikleri sorun çözme kabiliyetinden uzak, sanal ve gerçeği birbirine karıştıran, kitleleri manipüle etmeye yarayan, mahkemenin verdiği kararları hafife alan algı yönetimi ve propaganda faaliyetinden başka bir şey değildir. Unutulmamalıdır ki CHP’nin iç sorunu gibi görünen meseleler aynı zamanda devlet ve milletin de sorunudur.
MHP Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın, partisinin Adıyaman il ve Merkez ilçe teşkilatının feshedildiğini bildirdi. Yalçın “MHP Adıyaman İl Başkanlığı görevine Ali Önat, Merkez İlçe Başkanlığı’na Selçuk Aslancan atanmıştır” bilgisini verdi.
‘Adım adım bölünme gerçekleşiyor’
UZLAŞI ÇABASI YOK: Özel ve Kılıçdaroğlu’na düşen şapkalarını önlerine koyarak samimi bir özeleştiri yapmak ve hakikati perdelemeden soruna çözüm bulmaya çalışmaktır. Şu ana kadar yaşanılanlar göstermektedir ki bir uzlaşı arayışı, bir konsensüs zemini oluşturma çabasından daha ziyade adım adım bölünme gerçekleşmekte, sürekli yeni parti isimleri zikredilmekte ve yeni adresler aranmaktadır.
