


İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesince, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nun karşısındaki salonda yapılan duruşmada, tutuklu sanık İstanbul Planlama Ajansı Başkanı Buğra Gökçe'nin savunması alındı.
Sanık Gökçe, hakkındaki iddiaların 3 temel varsayıma dayandığını belirterek, "Birincisi, bu iddianameye göre bir suç örgütünün var olduğu. İkincisi, bu suç örgütünün kısmen ihaleleri de manipüle ettiği. Üçüncüsü, benim de bu örgütün üyesi olarak bu ihale manipülasyonlarına katıldığım iddiaları bulunuyor. Ancak bu iddianamede bu üç varsayımın da somut delillerle desteklenmediği açıkça görülüyor." beyanında bulundu.
Bir belediyede ne kadar görev varsa, işçilikten genel sekreterliğe her görevi yaptığını, toplam 30 yıllık kamu görevinde özellikle yöneticilik yaptığı 17 yılda çok sayıda soruşturma, suç duyurusu, ön inceleme ve teftişten geçtiğini ifade eden Gökçe, bunların da yöneticilik yaptığı için çok normal olduğunu kaydetti.
Gökçe, attığı imzalarla ihaleye fesat karıştırdığının iddia edildiğini belirterek, bu görevi 30 yıldır yaptığını, bahsedilen imzalardan 30 bin tane attığını ve bu suçlamanın doğru olmadığını söyledi. Suçlandığı 3 eylemde görevde olmadığını iddia eden sanık Gökçe, bilirkişi raporunun hukuki dayanaktan yoksun olduğunu öne sürdü.
Gökçe, muhammen bedelin düşük tutulmasıyla rekabetin engellendiği iddiasının da doğru olmadığını savundu. İddianamede, kamu zararının oluşması neticesinde "dolandırıcılık" suçunun oluştuğunun iddia edildiğini belirten Gökçe, bu durumun hukuki gerekçelerle ve maddi olarak gerçek olmadığını, Sayıştay'ın böyle bir tespitinin bulunmadığını kaydetti.
Ekrem İmamoğlu'ndan kurumun resmi görevleri dışında talimat almadığını, görev aldığı diğer arkadaşlarından da böyle bir şey duymadığını savunan Gökçe, şunları söyledi:
"Seçilmiş veya atanmışlardan da söz ya da zorlama görmedim. Bana bağlı çalışan arkadaşlara da iş dışında bir talimatım olmadı. İddianamede, bu manada şahsıma yüklenen bir kanıt da yoktur. Şemadan bir suç örgütü üretip, Murat Ongun'dan talimat aldığım söylenmektedir. 6 yıl genel sekreterlik yaptım bana talimat veremez. Murat Ongun ne sıfatla bana talimat verecek, söz konusu olamaz. Çıkar amaçlı suç örgütüne üye olmakla suçlanıyorum, iddianamedeki şemaya bakınca kurumsal yapıyı suç örgütü olarak görüyorsunuz. Hukukla, vicdanla bağdaşan bir yanı yok. İBB yasalarla yönetilen bir kurum. En büyük yerel yönetim İBB'dir, sonra İSKİ gelir. Kurum çalışanlarının örgüt çalışanı olarak yer alması akılla da açıklanamaz. Somut olgularla ispat gerekir."
Gökçe, hiçbir örgütle tırnak ucu kadar irtibatının olmadığını savunarak, Murat Ongun'u İBB'deki görevden dolayı tanıdığını, Ongun ile kurumsal irtibatı dışında bir irtibatının olmadığını öne sürdü. Ongun ile görev alanlarının kesişmesi durumunun dışında başka bir görüşmelerinin olmadığını belirten Gökçe, diğer telefon görüşmelerinin de iş ile ilgili görüştüğü kişiler olduğunu söyledi. Duruşma, sanık savunmalarına devam edilmek üzere yarına ertelendi.
