BIST 100
14.421,15 -0,50%
DOLAR
46,4395 0,12%
EURO
53,4371 0,06%
GRAM ALTIN
6.355,28 0,17%
FAİZ
41,42 -0,65%
GÜMÜŞ GRAM
101,38 0,15%
BITCOIN
64.285,00 -0,13%
GBP/TRY
61,7562 0,07%
EUR/USD
1,1502 0,01%
BRENT
78,72 -0,30%
ÇEYREK ALTIN
10.390,88 0,17%
İzmir Az Bulutlu
İzmir hava durumu
24 °
Reklam

90 YILLIK ATEŞİN TÜRKÜSÜ

Reklam
WhatsApp Image 2026-06-17 at 16.54.00
Reklam

90 YILLIK ATEŞİN TÜRKÜSÜ
Tahsin TUNA
Bir şehir düşün;
Dağlarında çam kokusu,
Ovalarında bereket,
Taşlarında tarih uyuyan...
Bir şehir düşün;
Adını yüzyıllar öncesinden
Kralların, filozofların,
Hekimlerin ve şairlerin fısıldadığı...
İşte o şehrin adı Bergama'dır.
Ve bir gün...
Takvimler bin dokuz yüz otuz dördü gösterirken,
Bir büyük adam çıktı geldi bu kadim kente.
Akropol'ün taşlarına baktı,
Asklepion'un sütunlarına dokundu,
Kozak'ın rüzgârını içine çekti.
Ve dedi ki:
"Bu şehir yalnız Bergamalıların değil,
Bütün dünyanın bilmesi gereken bir hazinedir."
O söz düştü toprağa.
Bir tohum gibi...
Bir umut gibi...
Bir emanet gibi...
Ve üç yıl sonra,
22 Mayıs sabahında,
Güneş Akropol'ün üzerinden yükselirken,
Atların nal sesleri yankılandı ovada.
Kozak'tan efeler indi.
Yuntdağ'dan zeybekler geldi.
Kilimler serildi sokaklara.
Bayraklar asıldı evlere.
Ve Bergama,
Tarihindeki en büyük şölenlerden birine uyandı.
Adına Kermes dediler.
Ama o yalnız bir şenlik değildi.
O;
Bir şehrin kendini dünyaya anlatışıydı.
Bir milletin kültürüne sahip çıkışıydı.
Bir halkın geleceğe bıraktığı vasiyetti.
Yıllar geçti...
Savaşlar oldu.
Yokluklar yaşandı.
Dünyanın üzerine kara bulutlar çöktü.
Cephelerden acı haberler geldi.
Ekonomik fırtınalar esti.
Hükümetler değişti.
Nesiller büyüdü.
Çocuklar yaşlandı.
Ama Bergama Kermesi hiç susmadı.
Her yıl yeniden doğdu.
Her yıl yeniden ayağa kalktı.
Her yıl yeniden söyledi türküsünü.
Akropol'ün taş tiyatrosunda
Binlerce yıllık yankılarla buluştu sanat.
Asklepion'un sütunları arasında
Müzikler yükseldi gökyüzüne.
Kozak Yaylası'nda çamlar alkışladı oyunları.
Bakırçay'ın rüzgârı taşıdı kahkahaları.
Bir şehir,
Bir hafta boyunca
Yalnızca yaşamadı;
Adeta yeniden doğdu.
Kermes geldiğinde
Düğünler ona göre kuruldu.
Sünnetler ona göre planlandı.
Memleket hasreti çekenler
Kermes günlerinde döndü evine.
Gurbetçiler bavullarını açtı.
Eski dostlar sarıldı birbirine.
Kırgınlıklar unutuldu.
Hasretler son buldu.
Çünkü Bergama'da Kermes demek;
Memlekete dönmek demekti.
Bir annenin pencereden yol gözlemesi,
Bir babanın eski dostuyla çay içmesi,
Bir çocuğun ilk kez zeybek izlemesi,
Bir gencin ilk aşkını bulması demekti.
Nice sanatçılar geldi geçti.
Nice devlet adamları.
Nice bilim insanları.
Nice şairler.
Ama asıl konuk hep aynı kaldı:
Bergama'nın ruhu...
Çünkü bu festivalin gerçek sahibi
Ne sahnedeki sanatçıydı,
Ne kürsüdeki konuşmacı.
Gerçek sahibi,
Her yıl o meydanları dolduran halktı.
Bugün doksan yıl geçti.
Doksan uzun yıl...
Bir insan ömründen daha uzun.
Bir çınar ağacının gölgesi kadar derin.
Bir destan kadar büyük.
Ve şimdi,
Akropol yine aynı yerde duruyor.
Asklepion yine göğe bakıyor.
Kozak yine çam kokuyor.
Bakırçay yine usulca akıyor.
Ama bir şey daha var:
1937'de yakılan o kültür ateşi,
Hâlâ sönmeden yanıyor.
Çünkü Kermes,
Sadece bir festival değildir.
O;
Atatürk'ten kalan bir emanettir.
Osman Bayatlı'nın hayalidir.
Fazlı Güleç'in inancıdır.
Bergamalıların kalbidir.
Ve zamanın yenemediği
Bir kültür mucizesidir.
Ey Bergama!
Sen taşlardan kurulmuş bir şehir değilsin yalnız.
Sen;
Hatıranın,
Vefanın,
Kültürün,
Sanatın,
Kardeşliğin
Ve umudun şehrisin.
Ve Kermes'in doksanıncı yılında,
Akropol'ün rüzgârına karışan tek bir ses yükseliyor:
"Geçmişten geleceğe uzanan bu kültür köprüsü, nice doksan yıllara..."

Reklam

YORUM YAP

Yorum yapabilmek için kuralları kabul etmelisiniz.
Yeni bir yorum göndermek için 60 saniye beklemelisiniz.

Henüz bu içeriğe yorum yapılmamış.
İlk yorum yapan olmak ister misiniz?