


İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesince, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki salonda yapılan duruşmada, tutuklu sanık İmamoğlu İnşaat Genel Müdürü Tuncay Yılmaz savunma yaptı.
Bir şirkette çalıştığı sırada Ekrem İmamoğlu ile tanıştığını anlatan Yılmaz, İmamoğlu'nun kendisini ticari süreçlerde beğendiğini ve arayarak şirketin başına geçmeyi teklif ettiğini söyledi.
Yılmaz, İmamoğlu İnşaat'ta 2016'nın başında çalışmaya başladığını belirterek, "Ekrem Bey 2 yıllık Beylikdüzü Belediye Başkanıydı. Özelliklerim itibarıyla belediyede de birçok pozisyonda yönetici olarak görev alabilirdim. Ancak Ekrem İmamoğlu'nun benden beklediği sadece İmamoğlu İnşaat'ın iyi ve doğru bir şekilde yönetilmesiydi. Öyle ki Ekrem Bey şirket işleriyle belediye faaliyetlerinin birbirine karıştırılmasını hiç istemezdi." ifadelerini kullandı.
"İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü" iddiasını reddeden ve böyle bir örgütün varlığını kabul etmediğini beyan eden Yılmaz, kendisi hakkında üyelik iddiasının uydurulduğunu öne sürdü.
Yılmaz, iddianamede yer alan inşaat firmaları sahipleriyle maddi menfaat görüşmeleri yaptığı iddialarına ilişkin de sadece yönettiği şirketlerin ticari faaliyetlerini yürüttüğünü, bu faaliyetler sırasında görüştüğü kişilerin ayrıca belediyelerle ilgili bir ticari faaliyetinin de olacağını savundu.
"SATIŞIN OLDUĞU GÜN FATİH KELEŞ BENİ ARADI"
Sanık Yılmaz, iddianamede sanık olarak yer alan Fatih Keleş, Adem Soytekin, Hüseyin Köksal ve Murat Ongun gibi kişilerle, hem çalışmış olduğu firmaların ticari faaliyetleri nedeniyle hem de hemşehrilik gibi bireysel sebeplerle tanışıp görüştüğünü söyledi.
İddianamede adı geçen kişilerle belediyenin hiçbir işi için görüşmediğini öne süren Yılmaz, CHP İstanbul İl binasının satın alınması olayıyla ilgili olarak da binanın alınması konusunda görüşme ve pazarlıklarda hiçbir şekilde yer almadığını savundu.
CHP İl binasının alınması sürecinde paralar sayılırken fotoğrafının mevcut olduğunu aktaran sanık Yılmaz, şunları söyledi:
"O kamera kayıtlarının olduğu gün, yani satışın olduğu gün Fatih Keleş beni aradı. CHP için il binası satın alındığını, sahibinin paranın bir kısmını elden almak istediğini söyledi. Bu paranın bir kısmının da kendi yanında olduğunu, bu parayı oraya götürmek konusunda kendisine yardımcı olup olamayacağımı sordu. Ben Fatih Keleş'i inşaat sektörü dolayısıyla eskiden beri tanırım. Kendisiyle sosyal hayatta da görüşür, vakit geçiririz. O gün benim de paraların götürüleceği yere yakın bir yerde görüşmem vardı. Bu sebeple kendisine yardımcı olabileceğimi ancak kendi arabamla gitmem gerektiğini söyledim. Onun üzerine bana bir çanta verdi, telefonuyla da paranın götürüleceği yerin konumunu gönderdi. Ben de çantayı o adrese götürdüm. Benim o iş yerinde bulunmamın tek sebebi budur."
Sanık Yılmaz, Sarıyer'de 2019'da İmamoğlu İnşaat adına satın aldıkları tek parsel bir arsanın olduğunu, bu arsanın ön parselinde 3 villanın bulunduğunu anlattı.
Bu villalardan ikisine sahip olan Ali Nuhoğlu'nun 2024 yılında kendisini arayarak bu villaları satmak istediğini öne süren Yılmaz, "Bunu bize söylemesinin sebebi arka parselin bize ait olduğunu bilmiş olmasından kaynaklıdır. Ali Nuhoğlu'nun bize anlattığına göre sahip olduğu villaların yanında kalan üçüncü villayı da satın almak istemiş. Bunları yıkıp yerine iki tane ailesi için büyük villa yapmak istemiş ancak üçüncü villanın sahibi villasını satmayınca o da bu projesinden vazgeçmiş. Mevcut villaların da küçük olması sebebiyle satılığa çıkarmış. Arka parselin bize ait olduğunu bildiği için de ilk olarak bize teklif ettiğini söylemiştir." ifadelerini kullandı.
Yılmaz, satın alma işlemi için Nuhoğlu'na 5 milyon liralık 3 çek, Beylikdüzü'ndeki bir projeden de 33 milyon değerinde bir villa verdiklerini anlatarak, "Villaları devralırken, villaların mülkiyetine sahip olan Güllüce Tarım AŞ'yi de devraldığımızdan kalan 87 milyon lirayı da yıl içerisinde ödemeyi taahhüt ettik. Ancak ödemeyi gerçekleştiremeyince Ali Nuhoğlu kendisini garantiye almak için bizden 2 villa talep etti. Kabul ettik ancak hazırda verebileceğimiz bir villa olmadığı için Ali Nuhoğlu bu devir sürecinin daha da uzayacağını düşünmesi üzerine arabuluculuk teklifini sundu." beyanında bulundu.
MAHKEME BAŞKANINDAN ÇAPRAZ SORGU
Mahkeme Başkanı Selçuk Aylan, Ali Nuhoğlu'nun verdiği ifadesine atıfta bulunarak, şunları söyledi:
"Ali Nuhoğlu 1 Haziran 2025 tarihli ifadesinde bu sizin anlattığınız durumu şöyle anlatmış. '2021 yılında hatırladığım kadarıyla bu villaların alınması hususunda yardımcı olmam için Ekrem İmamoğlu'nun bilgisi dahilinde Tuncay Yılmaz beni aradı. Bana 'Biz burayı Ekrem İmamoğlu adına almak istiyoruz, şu anda nakit durumumuz buna uygun değil, kendi gayrimenkullerimizi sattıktan sonra sizden bu villaları almış olduğumuz şirket eliyle devralacağız.' dedi. Ben Tuncay Yılmaz'a şirketimin durumunun iyi olmadığını, bunu şu aşamada satın alamayacağını söyledim. Tuncay Yılmaz bana İSKİ'de olan alacaklarımdan ödeme çıkartılacağını ve bu suretle satın alabileceğini söyledi. Bu süreçte benim İSKİ'de 500 milyona yakın, uzun zamandır alamadığım alacaklarım vardı.' diye başlamış. İlk sizden teklifin geldiğini ve bu İSKİ alacaklarının ödenmesine yönelik bahsetmiş."
Bunun üzerine sanık Tuncay Yılmaz, "Hiç ilgisi yok. Söylemiş olduğu ifadeler etkin pişmanlık ifadesidir, kabul etmiyorum." dedi.
Mahkeme Başkanı Aylan'ın, İBB iştiraki Ağaç AŞ'den 2024 yılında Tuncay Yılmaz'ın kayınbiraderi Yiğit Çam'ın şirketine 11 milyon 237 bin liralık ödeme yapıldığı, bu paranın hemen ardından Çam'ın şahsi hesabına ve oradan da İmamoğlu AŞ'ye aktarıldığı tespitinin olduğunu ve bundan dolayı da bir aklama iddiasının bulunduğunu söylemesi üzerine sanık Yılmaz, "Böyle bir aklama iddiası mümkün değil. Kendisinden borç istedim, o da bana borç verdi." savunmasını yaptı.
TUTUKLU SANIK İBB SPOR KULÜBÜ BAŞKANI FATİH KELEŞ'İN SAVUNMASI
Duruşmada, sanık Yılmaz'ın savunmasını tamamlamasının ardından, tutuklu sanık İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş'in savunmasının alınmasına geçildi.
Sanık Keleş, 2014'te Beylikdüzü ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi meclis üyesi olduğunu, spor kulüplerinde yöneticilik yaptığını ifade ederek, görev aldığı komisyonlarda kamu yararı ile toplumsal faydayı gözettiğini ve altına imza attığı her kararda hukuka uygun davrandığını savundu.
İBB Spor Kulübüne başkan olarak seçildiğini, kulüp olarak şampiyonalarda çok sayıda madalya kazandıklarını anlatan Keleş, "Savcılık, örgütün en önemli üyesi olduğumu öne sürmektedir. Ben meclis üyeliğine seçilmiş biriydim. Bu gerçeklikle bağdaşmamaktadır." beyanında bulundu.
Keleş, gizli kasa olduğu iddialarına ilişkin de bu durumun somut delillerle desteklenmediğini öne sürerek, suçlamaların tamamını reddettiğini söyledi.
Sanık Keleş, "Benim temaslarım emir komuta talimat ilişkisi değildir. Yetkim ve kamu görevim dışında bir görevim yoktur. Ben kimseden talimat almadım, kimseye de talimat vermedim. İş ilişkisi sebebiyle danışmışımdır ya da bana danışılmıştır. Bir yapıyı yönetiyor da değilim." ifadelerini kullandı.
Görev süresindeki mal varlığı incelendiğinde açıklanamayan bir artış bulunmadığını belirten Keleş, mal varlığının ticari faaliyetlerinin sonucundaki kazanımlarından oluştuğunu savundu.
Duruşma, Keleş'in savunmasının alınmasına devam edilmek üzere yarına ertelendi.
