BIST 100
14.452,69 0,04%
DOLAR
46,2994 0,02%
EURO
53,7137 0,08%
GRAM ALTIN
6.463,94 0,78%
FAİZ
41,67 -0,22%
GÜMÜŞ GRAM
105,18 0,95%
BITCOIN
66.593,00 0,15%
GBP/TRY
62,1313 0,01%
EUR/USD
1,1594 0,03%
BRENT
80,37 -3,37%
ÇEYREK ALTIN
10.568,54 0,78%
İzmir Parçalı Bulutlu
İzmir hava durumu
35 °
Reklam

HABER

‘Suç kaydı’ var ama dışarıdalar

‘Suç kaydı’ var ama dışarıdalar

Eren Koca – İstanbul, Sarıyer’de Boğaziçi Üniversitesi kampüsü, geçen cumartesi günü akşam kan donduran bir cinayete sahne oldu. Ayberk Kurtuluş(15), düğün salonu olarak da kiralanan Güney Kampüsü Kale Kapısı’nda eski kız arkadaşı Hilal Özdemir’i(15) silahla ateş ederek öldürdü. Kurtuluş daha sona intihar etti. Özdemir’in cinayetin yaşandığı Kennedy Lodge isimli yerdeki düğünde organizasyon firmasının personel ekibinde 15 yaşında olmasına rağmen garson olarak çalıştığı öğrenildi. Katil, Hilal’in telefonunda kayıtlı canlı konumunu takip ederek yanına gittiği belirlendi. Ayrıca katilin kullandığı silahın ruhsatsız olduğu da ortaya çıktı.
İlginizi Çekebilir
Hilal okul değiştirdi
Hilal’inbir süre önce Ayberk Kurtuluş’tan ayrılmak istediği, zanlının Özdemir’i takıntı haline getirip takip ettiği iddia edildi. Hilal’in ailesine söylemesi üzerine Gaziosmanpaşa’da eğitim gördüğü devlet okulundan kaydının alınıp, Kağıthane’deki bir okula kayıt yaptırıldığı öğrenildi.
‘Düğüne geldim’ dedi
Olay günü Hilal’i arayan Kurtuluş’un, “Son kez görüşelim” dediği, Özdemir’in kendisine yarı zamanlı olarak çalıştığı kafenin konumunu attığı, Kurtuluş’un da aracıyla kampüse “Düğüne geldim” diyerek arama yapılmadan kampüse girdiği ortaya çıktı.
İki kez de aranmadı
Cinayetin işlendiği gün öğle saatlerinde kampüs içerisinde buluşan Özdemir ile Kurtuluş’un tartıştıkları, o sırada yanlarına gelen başka bir kadının Kurtuluş’u itmesi üzerine, Ayberk Kurtuluş’un aracına binerek uzaklaştığı ortaya çıktı. Akşam saatlerinde tekrar aracıyla kampüse gelen Ayberk Kurtuluş’un güvenlik görevlilerine yeniden düğüne geldiğini söyleyerek, ikinci kez aranmadan içeri girdiği belirlendi. Kampüs girişinde, düğünlerde X-ray araması yapılmadığı da iddia edildi. Kurtuluş’un, uyuşturucu ve basit yaralama gibi 24 ayrı suç kaydının olması büyük tepki çekerken benzer olayları da akıllara getirdi.
Hilal’i “elini kolunu sallayarak” üniversiteye giren,24 suç kaydı olan biri tarafından öldürülmesi benzer cinayetleri akıllara getirdi. Ayşe Tokyaz,Saliha Akkaş, Orhan Doğan, polis memuru Şeyda Yılmaz suç kaydı kabarık kişiler tarafından katledildi. Son yıllarda bu kişilerin işlediği cinayetler de arttı. Milliyet suç kaydı kabarık bu kişilerinsokaklarda nasıl olaşabildiğini uzmanlarına sordu…
‘Potansiyel var diye içeride tutamazsın’
Emekli hakimler çok sayıda suç kaydı olan şüphelilerin nasıl serbest kalarak topluma karıştıklarını Milliyet’e değerlendirdi.
Emekli Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı Recep Karaman: 18 yaşına kadar işlenen suçlar tekerrür esas alınmaz. Bir suçlunun 20-30 tane sabıkasının olmasından daha önemli olan tekerrür dediğimiz 5 yıllık süre içinde suç işlediği takdirde oluyor. Kişinin çok sabıkası var diye içeride tutmaya imkân yok. Her cezanın infazı değerlendirilir. Şartlı tahliyesi ya da infazı bittiğinde bırakılır. Hâkim infazla ilgili bir vicdanı karar veremez. Burada ilk yapılan hata infaz ile ilgili düzenlemeler ve çıkarılan af kanunları. Ceza kanunundaki belirlenen cezalar yerinde ancak ceza kesinleştikten sonra infaza geçildiğinde verilen ceza tam uygulanmazsa tahliye ya da denetimli serbestlikte mahkumlar bırakılıyor. Şartlı tahliye ya da denetimli serbestlik süresi içinde kişi suç işlemezse bu süreler dolduktan sonra sadece yeni işlediği suçun cezası çektiriliyor. Yani ilk af kanunu çıkarıldığında hata yapıldı, peşinden yeni af kanunları, infaz ve denetimli serbestlik düzenlemeleri yapıldı.
15 YAŞINDA KIZ ÇOCUĞUYDU…
15 yaşında bir düğünde garson olarak çalıştırılan Hilal’ın cenazesi dün düzenlenen tören ile İstanbul Cebeci Mezarlığı’nda toprağa verildi.
‘Tutuksuz yargılama esastır’
Milliyet’e konuşan emekli hâkim Hayri Kılıç: Bir sanığın GBT’si işlediği son suçun cezasıyla ilgili değerlendirme yapılırken alt sınırdan uzaklaşıp üst sınırdan ceza verilmesinde etkilidir. Asıl olan sabıka kaydıdır. Sabıka kaydı kabarıksa tekrar suç işleyeceği görüşüne neden olur caydırıcı olması için alt sınırdan uzaklaşıp üst sınıra yakın ceza verilebilir. Şüpheli bir soruşturma geçirmiş olabilir ama o suçların tamamını işlediğine dair kesin bir mahkûmiyet hükmü ortaya çıkmış değildir. 10-15 tane soruşturma geçirmiştir ama henüz o davalar devam ediyordur veya takipsizlikle sonuçlanan, süreci devam eden vardır. Sabıka kaydında görünmüyordur. Sabıkası vardır 30 yıldan ama önüne gelen dosya basit yaralamadır, içeride tutamazsın. Basit yargılamada erteleme mecburiyeti var zaten. Olayda tutuklamanın koşulları varsa takdiren tutuklanır. Aslında ceza yargılamasında tutuksuz yargılama esastır. Tutuklama istisnadır. Ve çocuk suçlularda kolay tutuklama olmuyor. Potansiyeli var diye içeride tutamazsın. Bu tür algıları ortadan kaldırmak için kanuni düzenlemeler şart. Sık sık af çıkarılması, infaz kanunlarına ve ceza kanunlarına müdahale edilerek cezaların artırılıp eksiltilmesi toplumda cezasızlık duygusunu yaygınlaştırıyor.
Sabıka ile aynı şey mi?
İnfial uyandıran olaylarda, faillerin suç kayıtları sıkça gündeme gelir. Suç kaydı, adli sicil kaydı ve arşiv kaydı farklı…
Adli Sicil Kaydı (Sabıka): Adli Sicil Kanunu’na göre, kesinleşmiş ceza ve güvenlik tedbirlerini içeren, otomatik olarak tutulan, gerektiğinde ilgililere bildirilen kayıtları kapsar. Bilgiler Adalet Bakanlığı’nda saklanır.
Suç Kaydı (GBT/KİHBİ): Suç kaydı, Genel Bilgi Toplama (GBT) kayıtlarıdır, Kaçakçılık İstihbarat, Harekat ve Bilgi Toplama (KİHBİ) sistemi tarafından tutulur. İçişleri Bakanlığı’nın önleyici/idari kolluk çalışmaları için kullanılır. Her sabıka kaydı KİHBİ’de yer alır, tüm bilgiler sabıka kaydına yansımaz.
KİHBİ’deki kişiler: Aranan, kaybolan, bazı suçlara karışmış veya kamu hakları kısıtlanmış kişiler olarak tanımlanır. Sistemde kaydı bulunması, kişinin mahkûmiyet aldığı anlamına gelmez; sadece bir suça karışma veya arama kaydının bulunduğunu gösterir.
NE iLK NE SON
29 Haziran 2025: Taksim’de Orhan Doğan öldürüldü, Şüphelilerin toplam suç kaydı 82 idi.
3 Temmuz 2025: Güngören’de Reşit Ayten öldürüldü. Şüpheli Şenol K.’nın 19 suç kaydı, Ayten’in ise 20 kaydı vardı.
13 Temmuz 2025: Hemşirelik öğrencisi Ayşe Tokyaz’ı öldüren eski polis Cemil Koç’un çok sayıda suç kaydı bulundu.
6 Ağustos 2025: Meclis personeli Saliha Akkaş, hakkında uzaklaştırma kararı bulunan kocası tarafından öldürüldü.
10 Ağustos 2025: Keçiören’de çiğ köfteci Hakan Çakır öldürüldü. Şüphelilerden bazılarının 5 ila 9 arasında sabıkası vardı.
22 Eylül 2024: Polis memuru Şeyda Yılmaz, 26 suç kaydı bulunan Yunus Emre Geçti tarafından öldürüldü.
24 Kasım 2024: Bahtiyar Aladağ, eşini ve yakınlarını öldürdü, saldırılar sonrası intihar etti. Çok sayıda uyuşturucu suçundan kaydı olduğu belirlendi.
19 Kasım 2024: Eyüpsultan’da yakalanan şüphelilerin toplam 25 suç kaydı ortaya çıktı.
21 Temmuz 2024: Avcılar’da öldürülen Serdar Ala’nın 25, şüphelilerin ise 37 suç kaydı olduğu tespit edildi….

Balıkçılar 'Vira Bismillah' diyerek denize açıldı ve ilk hasadını yaptı

Balıkçılar ‘Vira Bismillah’ diyerek denize açıldı ve ilk hasadını yaptı

15 Nisan’da başlayan av yasağının bu gece sona ermesiyle balıkçılar, gece yarısından itibaren denize açılarak yeni sezonun ilk balıklarını avlayacak. Yeni sezonun açılışı nedeniyle düzenlenen törene Vali Gül’ün yanı sıra, AK Parti Grup Başkanvekili Özlem Zengin, İstanbul İl Tarım ve Orman Müdürü Suat Parıldar ve balıkçılar katıldı. Program Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başladı, saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile devam etti. Ardından halk oyunları gösterileri sahnelendi. Açılış töreni, ava çıkacak balıkçılar için okunan dua ile sona erdi.
İlginizi Çekebilir
‘BALIKÇILIK SEKTÖRÜMÜZ DAHA DA GÜZEL OLACAK’
İstanbul Valisi Gül, “İstanbul’da 3’ncü etkinlik bu. 3 senedir daha doğrusu bu etkinliğe katılıyoruz. İlk ikisinde Cumhurbaşkanımız katılmıştı. Şimdi yurt dışında olduğu için katılamadı. Her birinizi selamlarını, sevgilerini iletti. Sürdürülebilirlik diyoruz. Bizim nesilde hepimizin kitaplarında okuduğu şu altın yumurtlayan tavuk meselesi vardı. Altın yumurtlayan tavuk aslında balıkçılık sektörünü çok güzel anlatıyor. Biz kuralları koymazsak, kuralları uygulamazsak ya da kuralları herhangi bir sektörün, herhangi bir kesimin söylediği gibi yaparsak altın yumurtlayan tavuğu kesmiş olacağız. O açıdan keşfedilmeyen hiçbir şey yok. Bilinmeyen hiçbir şey yok. Sorunları Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin komisyonu başta olmak üzere tarım bakanlarımız, sektör, odalarımız, bu işi balıkçılık yapan esnaf arkadaşlarımız, hepiniz biliyorsunuz. Zaman içerisinde doğa da imkan sağladığı müddetçe bu sorunlar birer birer çözülür. Hiçbiri hiçbirinden alternatifli değil. Bu ne demek? Şu demek. Denizler kirli diğer kurallar uygulanmazsın. Ya da trafikle ilgili problemimiz var. Gemilerle ilgili, teknelerle ilgili sınırlama olmasın. Hem denizlerimiz temiz olacak. Hem avlanma araçlarımızın bir standardı olacak. Hem zamana uyacağız. Hem de aynı zamanda nerede avlanacağımızı kendi içimizde belirleyerek bunlara uymuş olacağız. Son yıllarda gerek teknelerin yapıldığı tersaneler, gerek teknelere verilen yakıt, gerekse de sektöre verilen balıkçı barınakları başta olmak üzere limanlarımız, satış yerleri, her biri bir öncekinden daha iyi. Yeter mi? Yetmez. Halen ihtiyaç var mı? Halen ihtiyaç var. Ama her alanda olduğu gibi balıkçılık sektöründe de ülkemizin, İstanbul’umuzun bugünü dünden daha güzel. Ama yarını da bugünden daha güzel olacak. Ben bu vesileyle sezonu hepimize, İstanbul’umuza, Türkiye’mize hayırlı olmasını diliyorum” dedi.

BALIKÇILAR İLK HASADINI YAPTI
Balıkesir’in Bandırma ilçesinde, yaklaşık 5 ay süren av yasağının sona ermesiyle “vira bismillah” diyerek denize açılan balıkçılar ilk hasadını yaptı.
Bandırma Körfezi’nde av yasağının kalkmasıyla Marmara Denizi’ne açılan Bandırmalı balıkçılar, yaklaşık 500 kasa sardalya yakaladı.
Yakalanan sardalyalar, Bandırma Su Ürünleri Hali’ne getirildikten sonra Bursa ve İstanbul’a gönderildi.
Balıkçılardan Emin Gürer, ilk hasadı yapmanın mutluluğunu yaşadıklarını söyledi.
Denizde bol miktarda sardalya gördüklerini belirten Gürer, “Diğer balık türleriyle ilgili henüz bir gelişme yok. Bandırma Körfezi’nde bol miktarda sardalya yakaladık. Sezon genelinde sardalya, hamsi ve istavrit bol olacak.” dedi.

ORDU’DA BALIKÇILAR “VİRA BİSMİLLAH” DİYEREK SEZONA BAŞLADI
Ordu’da balıkçılar, denizlerde av yasağının sona ermesiyle “vira bismillah” diyerek Karadeniz’in mavi sularına ağlarını bıraktı.
Fatsa ilçesindeki limanda yeni sezon hazırlıklarını tamamlayan balıkçılar için Kur’an-ı Kerim okundu, dua edildi.
Yakınları tarafından denize uğurlanan balıkçılar, halatları çözerek teknelerinin motorunu çalıştırdı.
Karadeniz’in mavi sularına ağlarını bırakan balıkçılar, istavrit, mezgit ve barbun yakalayarak sezona başladı.
Tekne kaptanı 65 yaşındaki Emin Uçan, gazetecilere yaptığı açıklamada, bu sezon hamsinin bol olmasını beklediklerini söyledi.
İstavritten de beklentilerinin olduğunu belirten Uçan, denizdeki yeni av sezonunun güzel geçmesi halinde tüm balıkçıların sevineceğini dile getirdi.
Balıkçı Aydın Tel de tüm meslektaşlarına bereketli bir sezon temenni ederek, ağlara ilk olarak istavrit ile mezgit geldiğini anlattı.
Fatsa Su Ürünleri Kooperatifi Başkanı İlhami Demirtürk ise “vira bismillah” diyerek sezonu açtıklarını vurgulayarak, “İlk ağımızı denize attık. Bereketli geçti. Bu seneki sezonda palamut az ama hamsi ve istavrit güzel ve bol bir şekilde var. Bu sene herkesin yüzünü Cenabı Allah güldürecek.” dedi.
Kazasız ve iyi bir sezon geçmesini dileyen Demirtürk, şu anda ağlarda istavrit, mezgit ve barbun bulunduğunu, söz konusu çeşitlerin bu sezon için güzel göründüğünü sözlerine ekledi.
Afganistan’da şiddetli deprem! 250’den fazla kişi öldü
ABD’de gözaltındayken fenalaşan Türk bisiklet taksi sürücüsü yaşam savaşını kaybetti…

SON DAKİKA YANGIN HABERLERİ: Denizli-Aydın il sınırında 4 gündür devam eden yangında tahliyeler başladı

SON DAKİKA YANGIN HABERLERİ: Denizli-Aydın il sınırında 4 gündür devam eden yangında tahliyeler başladı

Denizli’nin Buldan ilçesinde 27 Ağustos Çarşamba günü başlayan yangınla mücadeleye devam ediliyor. Buldan ilçesinin Çatak Mahallesi’nde başlayan yangın Denizli il sınırlarını aşarak Aydın iline sıçramış, dün gece büyük ölçüde kontrol altına alınmıştı.
İlginizi Çekebilir
EVLER VE TARLALAR YANMAYA BAŞLADI
Bugün öğleden sonra şiddetli rüzgarın etkisiyle yeniden büyüyen yangında, dün akşam kurtarılan Buldan’a bağlı Bölmekaya Mahallesi’ndeki evler ve tarlalar yanmaya başladı.
Mahallelerde yaşayan vatandaşlar ve hayvanlar tahliye edilirken, dumandan etkilenen vatandaşlar ise sağlık ekipleri tarafından ambulansla hastaneye kaldırıldı.
EVLER TAHLİYE EDİLDİ
Bölmekaya ve Bostanyeri mahallelerinde yangının tehdit ettiği evler, polis, jandarma, komando ve askerler tarafından tahliye edildi.
Rüzgarın etkisiyle hızla ilerleyerek bir anda köyü saran alevleri söndürmek için çok sayıda helikopter, arazöz, polis Çevik Kuvvet TOMA’ları, ilk müdahale araçları ve personel görevlendirildi.
Hızlıca müdahale edilen köy yangınında çok sayıda dumandan etkilenen vatandaş olduğu öğrenildi.Dumandan etkilenen vatandaşlar, ambulanslarla çevre hastanelere sevk edildi.
Öte yandan Buldan Göğüs Hastalıkları Hastanesi tedbir amacıyla boşaltıldı. Burada tedavi gören hastalar kent merkezindeki hastanelere ambulansla gönderildi.
Ebu Ubeyde’nin öldüğünü iddia etmişlerdi! İsrail Savunma Bakanı’ndan açıklama geldi
BÖLGEDEN GELEN GÖRÜNTÜLER KORKUNÇ
Yangın bölgesi ve mahallelere yangının ulaşma anları ise dron ile havadan görüntülendi.Görüntülerde yangının büyüyerek mahallelerdeki evlere ulaşması ve ekipler tarafından tahliye anları görüntülendi.Ayrıca tahliye edilen mahallelerde alevlere müdahale anları görüntülendi.
“DEVLETİMİZ TÜM İMKANLARINI SEFERBER ETTİ”
Buldan esnaflarından Hüseyin Çankır, “4 gün önce başlayan yangının bu kadar büyüyeceğini tahmin etmiyorduk. Başladığında küçük bir alandaydı, rüzgarın etkisiyle büyüdü. Buldan’daki dağlar sarp ve dik bir alanda, müdahale edilmesi oldukça zor. Devletimiz sağ olsun bütün imkanlarını seferber etti. Bölgedeki yangını önlemek için çok sayıda ekip müdahalelerde bulunuyor. Her tarafta eski çam ağaçları var ve çok çabuk yayıldı. Tek bir noktada ilerlemiyor, rüzgarın etkisiyle yangın yayıldı. Yaklaşık 9-10 kilometrelik bir alanda yani Tosunlar Mahallesi ile şu anda Sarıçalı mevkisine kadar olan bir hat tamamen yanıyor. Buldan’ın merkezinde bulunan Buldan Göğüs Hastalıkları Hastanesi’nin etrafında tamamen çam ağaçları var. Ormana çok yakın olduğu için tahliyesi yapılmış. İki hastanenin tahliyesi yapıldı, ön taraflarına çadırlar kuruldu. O kadar yoğun bir devlet erkanı burada ki, ekipler müdahalelerde bulunuyor. Herkes Buldan’daki orman yangınını söndürmek için seferber olmuş durumda. Yangın çok büyük, umarım en kısa sürede söndürülür” şeklinde konuştu.
VALİLİKTEN AÇIKLAMA
Valilikten yapılan yazılı açıklamada, Buldan ilçesinde devam eden orman yangınında 1209 personel, 18 helikopter, 1 uçak ve 297 araç ile müdahale çalışmalarına destek verildiği kaydedildi. Şiddetli rüzgar nedeniyle genişleyen orman yangınını kontrol altına alma çalışmalarına devam edildiği belirtilen açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“Söndürme çalışmaları orman teşkilatımız, kamu kurum ve kuruluşlarımız, belediyelerimiz, sivil toplum kuruluşlarımız, gönüllülerimizle birlikte koordinasyon içerisinde aralıksız olarak sürdürülmektedir. Tedbir amacıyla, yangının şiddetini artırması nedeniyle Bostanyeri Mahallesi Arıklı mezrası, Bölmekaya Mahallesi ve Karadere mezrasında bulunan toplam 84 hanede ikamet eden vatandaşlarımız güvenli alanlara tahliye edilmiştir. Vatandaşlarımızın, yangınla ilgili gelişmelere dair yalnızca resmi kaynaklardan yapılacak açıklamalara itibar etmeleri önem arz etmektedir.”

KARABÜK’TE ORMAN YANGINI: İKİ MAHALLE TAHLİYE EDİLDİ
Karabük’teEflani ilçesi Saraycık köyü mevkisindeki ormanlık alanda yangın çıktı.İhbar üzerine bölgeye Orman İşletme Müdürlüğü, İl Özel İdaresi ve itfaiyeye bağlı ekipler sevk edildi. Yangına, 5 helikopter, 39 araç ve 126 personelle müdahale başlatıldı. Havadan yürütülen çalışmalara, havanın kararmasıyla ara verildi. Safranbolu ilçesine bağlı Harmancık köyü Şamlar Mahallesi tedbiren boşaltıldı. Yoğun duman oluşan bölgede ekiplerin yangını söndürme çalışmaları devam ediyor.
KARABÜK VALİSİ YAVUZ’DAN AÇIKLAMA
Karabük Valisi Mustafa Yavuz, Eflani ilçesi Saraycık köyü civarındaki orman yangınının büyük oranda çevrelendiğini, Safranbolu ilçesi Harmancık bölgesinde devam eden yangınla ilgili de mücadelenin devam ettiğini bildirdi.
Vali Yavuz, Safranbolu ilçesine bağlı Harmancık köyü Şamlar Mahallesi’nde gazetecilere yaptığı açıklamada, saat 15.00 sıralarında Eflani ilçesi Saraycık köyü ile Safranbolu ilçesinin Harmancık köyü arasında başlayan orman yangınının rüzgarın da etkisiyle yayılan seyir gösterdiğini söyledi.

Yavuz, “Bu saat itibarıyla Saraycık köyümüz civarındaki orman yangınını büyük oranda arkadaşlarımız çerçevelediler. Harmancık bölgesinde devam eden yangınla ilgili de arkadaşlarımız, hem orman teşkilatımız hem İl Özel İdaremiz hem belediyelerimizin itfaiyeleri hem de devletimizin tüm kurumlarıyla birlikte gönüllülerimizle mücadeleye devam ediyorlar.” dedi.
Yangında herhangi bir vatandaşın, bir görevlinin zarar görmemiş olmasının sevindirici olduğunu belirten Yavuz, şöyle devam etti:
“Harmancık köyümüzün bu mahallesinin akşam saatlerinde rüzgarın da etkisiyle biraz da yangının hızlı ilerlemesi nedeniyle – yaklaşık 10 hanemiz vardı, 18 vatandaşımız yaşıyordu – tahliyesini kısa süreyle gerçekleştirdik. Yangın çerçevelendikten sonra da tekrar vatandaşlarımız şu anda evlerine dönüş sağlamış oldular.
Burası daha önceki yangınlara göre biraz daha yukarı bir nokta, biraz daha kuzey bölgemiz ve biraz daha bu anlamda rakımı yüksek bölge. Havaların kurak gitmesi, iklimsel anlamdaki bazı zorluklar nedeniyle kısa sürede hemen yayılabiliyorlar.”
“Lütfen ormanlarımızı koruyalım”
Yavuz, şu an itibarıyla herhangi bir köyde veya mahallede evlerin, ikametlerin zarar görmesinin söz konusu olmadığını dile getirerek, “Ancak ormanlık alanlarımız zarar gördü. Sadece ormanlarımız yanmıyor. Ormanlarımızla birlikte içerisindeki canlılar da zarar görüyor.” ifadesini kullandı.
Karabük’ün orman varlığı açısından yüz ölçümüne oranla Türkiye’de birinci sırada olduğuna değinen Yavuz, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bu anlamda yeşil vatanımız, ormanlarımız da zarar görüyor. Vatandaşlarımıza her zaman sesleniyoruz; lütfen ormanlarımızı koruyalım. Ormanlarımızı bu anlamda sadece orman teşkilatımız, kolluk kuvvetlerimizin korumasına bırakmayalım. Her vatandaşımız açıkçası bu sorumluluğu üstünde ve omuzlarında hissederek, ormanlarımızın korunmasına hep birlikte destek vermemiz lazım. Ormanlarımız yandığı zaman hepimiz üzülüyoruz.”
Yavuz, bölge halkına “geçmiş olsun” dileklerini ileterek, “Bundan sonra Allah bizi daha büyük afetlerden korusun.” dedi.
Yangının çıktığı sıralarda Bartın’ın Ulus ilçesinde de yangın çıktığını ve kontrol altına alındığından bahseden Yavuz, şunları kaydetti:
“Oradan bazı hava araçları, helikopterler bölgeye sevk edildi. Hem Eflani Saraycık’ta hem Harmancık tarafına rüzgarın etkisiyle yangının yayılmasından itibaren havadan müdahale edildi. 5 helikopterimiz görev aldı. Arkasından hem ilimizden hem çevre illerden arazözler, iş makineleri, su tankerleri, itfaiye araçları sevk edildi. Personel olarak baktığınız zaman da 300’e yakın personelimiz şu anda sahada görev yapıyor.
Bu saat itibarıyla da arkadaşlarımız aynen başladıkları gibi devam ediyorlar. Tabii sürekli araç ve personel girişi oluyor. Araç anlamında da personel anlamında da herhangi bir sorun yok. Ama zaman zaman coğrafyada bazı noktalarda sıkıntılar yaşıyoruz. İnşallah kısa süre içerisinde de sabaha doğru bu çerçevelenen yangınla ilgili hep birlikte güzel haberi de sizlerle paylaşmış oluruz.”
Vali Yavuz’un açıklamasında, AK Parti Karabük Milletvekili Cem Şahin de yer aldı.
Dünyanın gözü Çin’de! Şimdiye kadarki en büyük toplantı… Erdoğan’dan kritik temaslar…

Reklam
RTÜK Başkanı Ebubekir Şahin: Yaptıkları ve yapacakları saldırılar beyhudedir

RTÜK Başkanı Ebubekir Şahin: Yaptıkları ve yapacakları saldırılar beyhudedir

İşte Ebubekir Şahin’in o açıklamaları;
İlginizi Çekebilir
Meşruiyetini ve gücünü yasalardan alan Radyo ve Televizyon Üst Kuruluna yönelik yine bir algı operasyonu ile karşı karşıyayız. Birileri ekranlarda ve klavye başında, bizi itham ettikleri en iyi işi yaparak, gerçekleri görmezden geliyor ve yargısız infaz yapmaya çalışıyor.
Yayıncı kuruluşların hangi yasal ve etik çerçevede yayın yapacakları bellidir. Tele1 Televizyonu’na da ısrarlı yapıcı uyarılarımıza rağmen 6112 sayılı Kanun’un 8. maddesinde yer alan “Irk, dil, din, cinsiyet, sınıf, bölge ve mezhep farkı gözeterek toplumu kin ve düşmanlığa tahrik edemez veya toplumda nefret duyguları oluşturamaz.” hükmünün ihlali dolayısıyla 5 gün geçici yayın durdurma müeyyidesi uygulanmıştır.
Sosyal medyada ve ekranlarda RTÜK’ü hedef alanlara sormak lazım: Sizler için ilgili cezaya konu olan; “15 Temmuz bir İslamcı darbe girişimiydi.”, “Bu darbenin temel sorumlusu AKP iktidarıdır.”, “Bu darbeyi bir fırsata çevirip krizi, bu darbe girişimini, olağanüstü hâl ilan edip Cumhuriyet’i imha etti.”, “Bu iktidar Türkiye’yi bir darbeye sürükledi.” sözleri basın ve düşünce hürriyeti midir? Sorumlu yayıncılık mıdır? Toplumu kin ve düşmanlığa tahrik etmemek midir? Darbe yapmaya kalkışan hain bir terör örgütüne arka çıkmamak mıdır?
Devlete ve millete karşı yapılan hain darbe girişiminin bastırılmasıyla ilgili bile “Ben 15 Temmuz’da kutlanacak bir an görmüyorum.” cümlesini kuranlara tek bir eleştiri getiremeyenlerin bugün yasaları uygulayan ve milletin hukukunu koruyan RTÜK’ü hedef almalarını gayet iyi anlıyoruz. Çünkü konu basın özgürlüğü, ifade hürriyeti, gazetecilik, eleştiri hakkı değil. Konu, “Yeter ki bu iktidar gitsin, gerekirse darbe olsun.” mantığıdır. Memleket meselelerini dahi iktidarda hangi partinin olduğuna göre yorumlayanların, yasaları uygulayan Üst Kurulumuza yönelik yaptıkları ve yapacakları saldırılar beyhudedir.
Radyo ve Televizyon Üst Kurulu bundan önce olduğu gibi bundan sonra da Anayasa, kanun ve ilgili yönetmeliklerden aldığı güçle görevini yapmaya devam edecektir.
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.
Meteoroloji yeni harita paylaştı! Hem sıcak hem sağanak bir arada
Denizli-Aydın il sınırında 4 gündür devam eden yangında tahliyeler başladı…

Reklam
Bakan Yumaklı, Trabzon'da Su Ürünleri Av Sezonu açılışında konuştu! '51 milyarlık destek aktarıldı'

Bakan Yumaklı, Trabzon’da Su Ürünleri Av Sezonu açılışında konuştu! ’51 milyarlık destek aktarıldı’

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, “Su ürünleri üretimini arttırmak için 19 milyar lira üretim desteği, 700 milyon lira küçük balıkçı desteği ve diğerleriyle toplam 51 milyar liralık destek bu sektöre aktarılmış oldu.” dedi.
İlginizi Çekebilir
Yumaklı, Çarşıbaşı ilçesindeki Yoroz Balıkçı Barınağı’nda düzenlenen 2025-2026 Su Ürünleri Av Sezonu açılış programında, katılımcılara Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın selamını iletti.
Dün 30 Ağustos Zafer Bayramı’nın büyük bir coşkuyla kutlandığını anımsatan Yumaklı, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü, silah arkadaşlarını ve tüm şehitleri rahmet ve minnetle yad ettiğini dile getirdi.
Yumaklı, Türkiye’nin bitkisel, hayvansal ve su ürünleri üretiminde parmakla gösterilen ülkeler arasında olduğunu belirterek, tarımsal hasılada bugün Türkiye’nin Avrupa’da birinci, dünyada ise yedinci sırada olduğunu vurguladı.
Türkiye’nin bu anlamdaki gücünün hafife alınmaması gerektiğinin altını çizen Yumaklı, “Tarımsal üretimde olduğu kadar elbette su ürünleri üretiminde de ülkemiz önemli bir potansiyele sahip. Biz de bunu son 23 yıldaki politikalarımızla daha da etkin hale getirdik.” diye konuştu.
Su ürünleri sektörünün gelişmesi ve risklere karşı dayanıklılığının artırılması için birçok projeyi, konuyu ve düzenlemeyi hayata geçirdiklerine işaret eden Yumaklı, şu değerlendirmede bulundu:
“Su ürünleri üretimini arttırmak için 19 milyar lira üretim desteği, 700 milyon lira küçük balıkçı desteği ve diğerleriyle toplam 51 milyar liralık destek bu sektöre aktarılmış oldu. Yine balıkçılarımızın finansman ihtiyacını karşılamak üzere 61 bin balıkçımıza ve üreticimize 50 milyarın üzerinde kredi, faiz indirimli şekilde sağlanmış oldu. 2024-2026 dönemi için Hazine destekli tarımsal kredi limitini 15 milyondan, 40 milyon liraya yükselttik.”
Yumaklı, bununla ilgili çalışmaların devam ettiğini belirterek, “Gerektiği zaman onları da artıracağız. Bu kredilerde de ilk kez yüzde 100 faiz indirimi imkanı vermiş olduk.” dedi.
Bakan Yumaklı, Trabzon’da temaslarda bulundu
“BUGÜN TRABZONLU İKİ BALIKÇI GEMİMİZİ UMMAN’A UĞURLAYACAĞIZ”
Türkiye’nin balıkçı filosunun da çok güçlü olduğuna dikkati çeken Yumaklı, şunları kaydetti:
“Çok yetenekli balıkçı kardeşlerimiz var. Onların da uluslararası sularda avlanması için gerekli anlaşmaları ilgili ülkelerle yapıyoruz, yapmaya devam ediyoruz. Bu konuda önümüzdeki dönemde çok daha fazla ülkeyle bizim balıkçılarımızın oralarda avlanmalarını sağlayacak anlaşmalara imzalar atacağımızı buradan belirtmek istiyorum. Bu yıl balıkçılık anlaşması imzaladığımız ülke sayısı 17’ye çıktı. İnşallah 20 ülkeyle de müzakerelerimiz devam ediyor. Bugün Trabzonlu iki balıkçı gemimizi Umman’a uğurlayacağız. Rabb’im yollarını açık etsin.”
Bakan Yumaklı, su ürünlerinin sürdürülebilirliği için de denetimlerin devam ettiğini belirterek, “Geçtiğimiz sezon 200 binden fazla denetim yaptık. Faaliyetlerini kurallarına uygun bir şekilde gerçekleştiren bütün balıkçılarımıza canı gönülden teşekkür ediyorum.” diye konuştu.
“2 MİLYAR DOLARLIK İHRACAT RAKAMINI İNŞALLAH ÇOK DAHA İLERİLERE TAŞIYACAĞIZ”
Denetimlerde amaçlarının ceza kesmek olmadığını vurgulayan Yumaklı, şöyle devam etti:
Alıntı Metni
Yumaklı, koruma kullanma dengesinin önemine işaret ederek, “Bu kapsamda hamsi başta olmak üzere 7 üründe, yetiştiricilikte de 4 üründe planlı üretime geçtik. Bu yıl da avcılıkta kılıç, uzun kanat orkinos, kalkan ve kereviti, yetiştiricilikte de alabalığı üretim planlamasına dahil edeceğiz.” dedi.
Bakan Yumaklı, balıkçılara ve sektöre yönelik şu müjdeleri paylaştı:
“Bildiğiniz gibi sektörün karşılaştığı deprem, sel gibi doğal afet zararlarında hızlı hareket ediyoruz ve üreticimizin hemen yanındayız. Bu yıl da Marmara Denizi’nde malum müsilaj problemi oldu. Bundan olumsuz etkilenen balıkçılarımız oldu. Önümüzdeki günlerde onlara destek sağlayacağımızı da buradan ifade etmek istiyorum. Yine aynı şekilde balıkçılarımızın gemilerinin sigorta sorunu var. Bu konuyla ilgili de ilgili bakanlıklarla çalışmalar yürütüyoruz. Çok kısa zamanda bunu da sonuçlandıracağız.”
Programda, Trabzon Valisi Aziz Yıldırım, AK Parti Trabzon milletvekilleri Adil Karaismailoğlu, Yılmaz Büyükaydın ve Vehbi Koç, CHP Trabzon Milletvekili Sibel Suiçmez ile Tarım ve Orman Bakanlığı Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdürü Turgay Türkyılmaz da konuşma yaptı.
Konuşmaların ardından denize kalkan balığı bırakan Bakan Yumaklı ve beraberindekiler, “Vira bismillah” diyerek denize açılan balıkçıları uğurladı.
Meteoroloji yeni harita paylaştı! Hem sıcak hem sağanak bir arada…

CHP Lideri Özgür Özel, Sinop'ta konuştu

CHP Lideri Özgür Özel, Sinop’ta konuştu

Özel, partisi tarafından Sinop’ta İskele Meydanı’nda düzenlenen “Millet İradesine Sahip Çıkıyor” mitinginde yaptığı konuşmada, Sinop’un Türkiye’nin en güzel şehirlerin biri olmasına rağmen uygulanan yanlış politikalarla göç veren ve güç kaybeden bir kent haline geldiğini savundu.
İlginizi Çekebilir
Rakamlara göre Sinop’un neredeyse tamamen emeklilerden oluşan bir kent haline büründüğünü anlatan Özel, mevcut iktidarın artık emekliye de öğrenciye de balıkçıya da çiftçiye de emekçilere de umut vermediğini ileri sürdü.
Türkiye’nin her açıdan her geçen gün daha kötüye gittiğini bundan Sinop’un da nasibini aldığını savunan Özel, şöyle konuştu:
“Türkiye’yi dünyada gündemde tutan şey en yavaş ve en pahalı interneti kullanmamız. Dünya kadar köyde internet yok. Dünya kadar köyde cep telefonu ağında sorun var. İl merkezinde internet sorunu var. Ama dünyanın en kötü interneti de en pahalı eti de bu ülkede bize satılıyor. O yüzden elektrik dağıtımı özelleştirilirken karşı çıktık. Şimdi en büyük sorunlar bu özel dağıtım şirketlerinden kaynaklanıyor. Sinop’ta su sorununun çözülmediği hala köyler var.”
Avrupa’daki gıda enflasyon oranının yüzde 2, Türkiye’de ise bu oranın yüzde 33 olduğunu öne süren Özel, “27 Avrupa Birliği ülkesinde toplamı 13 milyon işsiz var. Bizde tek başımıza 13,5 milyon işsiz var. Dünyanın en yüksek ikinci faizi bizde. En yüksek faiz olan ülke Zimbabve. Zimbabve dışında dünyadaki tüm ülkeler, savaşan ülkeler, işgal altındaki ülkeler, kıtlık çeken ülkeler var. Ama bunlara rağmen dünyadaki en yüksek faize sahip ülke Türkiye.” diye konuştu.
Meteoroloji yeni harita paylaştı! Hem sıcak hem sağanak bir arada
Konuşmasında AK Parti iktidarına yönelik eleştirilerde bulunan Özel, CHP olarak iktidar yürüyüşlerinin devam ettiğini aktardı. Kendi iktidarları döneminde işçisinden emeklisine, öğrencisinden çiftçisine her kesimin yüzünün güleceğini vurgulayan Özel, şöyle devam etti:
“Bugün artık beş emekli birleşse, beş emekli ikramiyesi bir ev alabilecek. Yani bugün ev almanın, araba almanın eğer bir piyango isabet etmediyse, bir miras kalmadıysa çalışarak mümkün olmadığı bir döneme gelmiş durumdayız. Bu okullar açıldığında her taraftan kayıt parası isyanı geliyor. Okul müdürleri diyor ki ‘okulun temizliği lazım, para yok, güvenlik lazım para yok, eleman lazım para yok’ mecburen velilerden para topluyorlar. Velinin zaten canına tak etmiş. Okula başlama maliyeti okul öncesi ya da ilkokul öğrencisi için 9 bin lira. Ortaokul ve lisede 12 bin liraya kadar çıktı. Bir de üstüne kayıt sırasında para isteniyor. İyi eğitim maalesef zenginlerin ulaşabildiği bir noktaya geldi.”
Özel, CHP iktidarında her sene eylül ayında belli bir gelire sahip tüm velilere öğrenci başına 10 bin lira okula başlama yardımı desteği sağlayacaklarını da kaydederek, vali ve kaymakamlardan okulların ihtiyaçlarının karşılanması noktasında CHP’li belediyelerle iletişime geçmelerini istedi.
İsrail basını duyurdu! ‘Netanyahu’nun Gazze’yi işgal ısrarının arkasında Trump’ın baskısı var’
Yemen’deki Husiler’den İsrail’e tehdit! ‘Askeri saldırıları artıracağız’…

Reklam
AK Parti’li Elitaş: Terörsüz Türkiye'yi inşa etmek için yapılan hiçbir şey pazarlık değildir

AK Parti’li Elitaş: Terörsüz Türkiye’yi inşa etmek için yapılan hiçbir şey pazarlık değildir

Kayseri’de Kadir Has Kültür Merkezi’nde düzenlenen AK Parti Genişletilmiş İl Danışma Meclisi Toplantısı’na katılan Elitaş, burada yaptığı konuşmada, bir dava için mücadele ettiklerini ve 24 yıldır bu uğurda çok çalıştıklarını söyledi. AK Parti’nin hizmetlerini anlatan Elitaş, binlerce kilometrelik kara yolu, demir yolu, hızlı tren, havaalanları, üniversiteler, şehir hastaneleri yaptıklarını ifade etti.
Terörsüz Türkiye sürecine değinen Elitaş, “Terörsüz Türkiye’yi inşa etmek için yapılan hiçbir şey pazarlık değildir, taviz değildir. Terörü tamamen bitirmektir. Türkiye’yi huzura kavuşturabilmek, ‘Terörsüz Türkiye’yi oluşturabilmek, Türkiye Yüzyılı’nı inşa edebilmek için olmazsa olmaz şartlardan biridir. İnşallah yapılan faaliyetlerin, komisyonun yaptığı gayretlerin sükunet ve sabırla takip edilerek, bizi tahrik etmeye çalışanların hiçbirinin tahrikine kulak asmadan ‘Terörsüz Türkiye’yi ortaya çıkarabilmek, Türkiye Yüzyılı’nı inşa edebilmek için AK Parti teşkilatlarının üzerine düşeni yapacağına inanıyorum.” diye konuştu.
Haber Detay Görsel Slider
Ana muhalefete eleştirilerde bulunan Elitaş, şöyle devam etti:
“Baklava kutusuyla para taşıyanlar, bu hırsızlığı, ahlaksızlığı nasıl içlerine sindirerek ‘bunlar komplo’ diyerek iddia ediyorlar? İnanın onlar bunları yaparken, bunu yok saymaya çalışırken, bu milletin bir evladı olarak ana muhalefet partisinin içinde bulunduğu durumun hazin halini gördükçe gerçekten çok üzülüyorum. Olmaz böyle bir şey. Hırsızlıkla, yolsuzlukla, balya balya paralarla teşkilatını satın almaya çalışan, birilerine zorla yapılan bağışlarla il teşkilatı alan bir siyasi parti, ana muhalefet partisi olamaz. Hatta siyasi parti olamaz.”
Dünyanın gözü Çin’de! Şimdiye kadarki en büyük toplantı… Erdoğan’dan kritik temaslar
“40 YILLIK TERÖRÜN ÜLKEMİZE MALİYETİ 2 TRİLYON DOLAR”
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Teşkilat Başkanı Ahmet Büyükgümüş de “Terörsüz Türkiye” sürecine değindi.40 yıllık terörün ülkeye maliyetinin 2 trilyon dolar olduğuna dikkati çeken Büyükgümüş, şunları kaydetti:
“Geldiğimiz noktada ya silah bırakırlar, ya silah bırakırlar. Bırakmadıkları noktada bizim terörle mücadelemiz asla ara vermiş değil, asla bitecek değil. İnşallah ‘Terörsüz Türkiye’ hedefimizi de Allah’ın izniyle başaracağız. Yıllarca bu terör örgütünün milletimizden aldığı, istismar ettiği, maddi ve manevi kalkınmamızı tamamına erdirecek, imkanları da inşallah milletimizle buluşturacağız. 40 yıllık terörün ülkemize maliyeti 2 trilyon dolar. Yılda 50 milyar dolar bir kaynağı biz bu terörden dolayı kullanamıyoruz. İnşallah ‘Terörsüz Türkiye’yi başardığımızda, esnafıyla, işçisiyle, emeklisiyle, öğrencisiyle, sanayicisiyle bu imkanın milletimizle buluştuğu yepyeni bir geleceğin kapılarını hep birlikte aralayacağız.” Konuşmaların ardından toplantıya katılan teşkilat üyeleri ile hatıra fotoğrafı çektirildi.
TEKNOFEST Mavi Vatan’da son gün coşkusu! Selçuk Bayraktar: Rotamız belli, hedefimiz daha da büyük…