BIST 100
14.485,49 0,27%
DOLAR
46,2989 0,02%
EURO
53,7539 0,16%
GRAM ALTIN
6.474,68 0,95%
FAİZ
41,72 -0,10%
GÜMÜŞ GRAM
105,58 1,33%
BITCOIN
66.413,00 -0,12%
GBP/TRY
62,1721 0,08%
EUR/USD
1,1602 0,10%
BRENT
79,97 -3,85%
ÇEYREK ALTIN
10.586,10 0,95%
İzmir Parçalı Bulutlu
İzmir hava durumu
34 °
Reklam

HABER

Küçüklükten beri hep aynı sınıfta aynı sırada oturdular! Eş seçimleri dikkat çekti: Kaderimiz aynı ilerliyor

Küçüklükten beri hep aynı sınıfta aynı sırada oturdular! Eş seçimleri dikkat çekti: Kaderimiz aynı ilerliyor

Tek yumurta ikizleri Nagehan ve Neslihan Kılavuz, kentteki bir düğün salonunda düzenlenen törenle Tayvanlı Hajun Hong ve YuFan Shih ile evlendi.
Dans eden ve oyun havalarıyla eğlenen çiftler, yakınlarıyla halay çekti.
Tayvanlı damatların düğünde gösterdiği performans, davetliler tarafından ilgiyle izlendi.
Nagehan Kılavuz, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Tayvan’da 6 yıldır İngilizce öğretmenliği yaptığını söyledi.
Hajun Hong ile internetten tanıştıklarını anlatan Kılavuz, şunları dile getirdi:
“Tanışalı 9 yıl oldu. Çok zor dönemden geçtiğim bir anda tanıştık. Annem kemoterapi alıyordu. Uzaktan arkadaş olarak konuşuyorduk. Manevi olarak bana çok destek verdiği için kendisinden çok etkilendim. Tayvan’a Çince kursu almaya gittim. Birbirimizi daha yakından tanıdık. Bu zamana kadar geldik.”

‘KADERİMİZ HEP AYNI İLERLİYOR’
Alıntı Metni
Kılavuz, eşi Hajun Hong’a “Fatih” diye seslendiğini sözlerine ekledi.
Neslihan Kılavuz ise kardeşinin Tayvan’a yerleşmesinin ardından kendisinin de Çin’e gittiğini söyledi.
Çin’de iki yıl öğretmenlik yaptığını dile getiren Kılavuz, “Daha sonra modellik ve oyunculuk yaptım. Bir özlem vardı kardeşime. En sonunda pes ettim. ‘Ben de Tayvan’a taşınıyorum’ dedim. Tayvan’a taşınınca eşimle tanıştım.” dedi.
Eşlerinin iyi anlaştığını anlatan Kılavuz, şöyle devam etti:
“Çok mutluyum. Beraber Tayvan’a yerleşmemiz beni çok mutlu ediyor. Eşim inşaat mühendisi ve restoran zinciri var. İlk başta annem ‘nasıl olacak’ diyordu. Yüz yüze gelince annem çok sevmeye başladı.”
Kılavuz, eşi YuFan Shih’e “Turan” olarak seslendiklerini söyledi.
Nagehan Kılavuz’un eşi Hajun Hong da Türkiye’yi çok sevdiğini vurgulayarak, şunları kaydetti:
Alıntı Metni
Neslihan Kılavuz’un eşi YuFan Shih de “Türkiye çok güzel bir ülke. Şu anda çok mutlu hissediyorum. Bir gün Türkiye’ye yerleşmek istiyorum. Türkiye’yi çok seviyorum.” diye konuştu.
Nagehan ve Neslihan’ın babası Mehmet Kılavuz ise “Allah öyle nasip etti, yurt dışına gittiler. Mutluyum, damatları seviyorum.” dedi.
Anne Hatice Kılavuz da çok mutlu olduğunu, kızlarına çok güvendiğini dile getirdi….

AYM'den Rabia Naz kararı! Aile manevi tazminat ödenecek

AYM’den Rabia Naz kararı! Aile manevi tazminat ödenecek

Resmi Gazete’nin bugünkü sayısında yer alan karara göre, 2006’da dünyaya gelen ilköğretim 6. sınıf öğrencisi olan Rabia Naz Vatan, 12 Nisan 2018’de Giresun’un Eynesil ilçesindeki ikametgahlarının önünde, yol üzerinde yerde yatar vaziyette ve yaralı olarak saat 17.15 sıralarında M.K. tarafından bulundu.
M.K’nin 112’yi araması üzerine gelen ambulanstaki sağlık ekiplerince ilk müdahale yapıldı ve Rabia, Görele Devlet Hastanesi’ne götürüldü, ancak tıbbi müdahaleye rağmen aynı gün hayatını kaybetti.
Ölüme ilişkin soruşturma sürecinde başsavcılıkça, 100’den fazla kişinin ifadesine başvuruldu ancak olay aydınlatılamadı ve 2020’de “kovuşturmaya yer olmadığına” karar verildi.
Bunun üzerine Rabia’nın anne ve babası, “soruşturmanın etkili yürütülmediği” iddiasıyla AYM’ye bireysel başvuruda bulundu.
Başvuruyu inceleyen Yüksek Mahkeme, Anayasa’nın 17. maddesinde güvence altına alınan yaşam hakkının usul boyutunun ihlal edildiği sonucuna vararak, başvuruculara net 350 bin lira manevi tazminat ödenmesine hükmetti. Ayrıca, ihlal kararının ilgili başsavcılığa ve Adalet Bakanlığına gönderilmesi kararlaştırıldı.
İlginizi Çekebilir
KARARIN GEREKÇESİNDEN
AYM’nin kararında, Anayasa’nın 17. maddesinde düzenlenen yaşam hakkının, Anayasa’nın 5. maddesiyle birlikte değerlendirildiğinde devlete pozitif ve negatif ödevler yüklediği bildirildi.
Devletin yaşam hakkı kapsamındaki pozitif yükümlülüklerinin usule ilişkin yönünün, “doğal olmayan her ölüm olayının sorumlularının belirlenmesini ve gerekiyorsa cezalandırılmasını sağlayabilecek etkili bir soruşturma yürütmeyi gerektirdiği” vurgulanan kararda, olayın tüm yönleriyle araştırılmasının zorunlu olduğuna işaret edildi.
Başsavcılıkça, soruşturma sürecinde 100’den fazla kişinin ifadesine başvurulduğu belirtilen kararda, Rabia’nın okuldan birlikte çıktığı arkadaşları, çantasını bulan kişiler, günlüğünü alan kişiler gibi bazı kişilerin ifadelerinin bir kısmının 2018 yılının sonu veya 2019 yılında alındığı bildirildi. Olayın üzerinden yaklaşık bir yıl sonra ifade alınmasının, “kişilerin olaya dair ayrıntıları unutmalarına neden olabilecek kadar bir süre” olduğu aktarılan kararda, “Bu gecikmenin soruşturma sürecinde kayıtsızlık gösterildiği yönünde emare teşkil ettiği açıktır.” denildi.
Rabia’yı görenler arasında yer alan A.A.A’nın ifadesinin alınmadığı, bunun da “soruşturmada eksiklik” anlamına geldiği, olay yerinde inceleme yapan bazı polislerin de tutanaklarında çelişkiler bulunduğu ifade edildi.
Soruşturma sürecinde, “etkili soruşturma yükümlülüğüne ilişkin ilkelerle bağdaşmayacak mahiyette bir eksiklik/boşluk bulunduğu” ve “soruşturmanın yaşam hakkının gerektirdiği derinlik ve ciddiyette yapıldığı” yorumuna yer verilen kararda, şunlar yer aldı:
Alıntı Metni…

Reklam
ABD'de usulsüzlükleri ifşa etmişti! Sırra kadem basan Türk bilim insanı Furkan Dölek'in ailesi konuştu

ABD’de usulsüzlükleri ifşa etmişti! Sırra kadem basan Türk bilim insanı Furkan Dölek’in ailesi konuştu

Çukurova Üniversitesi Fizik Bölümü’nde yüksek lisansından sonra özel bursla gittiği İsviçre’de doktorasını tamamlayan Dr. Furkan Dölek, 2023 yılında akademik çalışmaları için davet edildiği ABD’nin Virgina Tech Üniversitesi’ne gitti. Ayrıca Avrupa Nükleer Araştırma Merkezi’nde de (CERN) araştırma görevi yapan Dr. Dölek, son olarak çalıştığı ABD Enerji Bakanlığı’na bağlı Fermilab’ta iddiaya göre bazı usulsüzlükler ve güvenlik açıkları tespit etti.
Tespitlerini bakanlığa bildiren Dr. Dölek’in, baskı ve mobbinge maruz kaldığı öne sürüldü.
TESPİTLERİNİ SOSYAL MEDYADA PAYLAŞTI
Öte yandan yaşadıklarını sosyal medya hesabından da aktaran Dr. Dölek, paylaşımında, “Kurumlara elimde bilimden başka bir şey olmadan girdim. Ne gördüm? Sömürülen araştırmacılar, güvenli olmayan koşullar altında çalışmaya zorlandı. Suistimal örtbas edilirken en savunmasız olanlar, korumasız kaldı. Bunu her resmi ihbar kanalından bildirdim. Koruma yerine cezalandırıldım; asılsız suçlamalar, işten çıkarılma ve tam bir kurumsal sessizlik. Sırf doğruyu söylediğim için sürekli taşınmak zorunda kalıyorum, kalacak kalıcı bir yerim yok” ifadelerini kullandı.
CERN’de çalıştı! Türk bilim insanı Dr. Furkan Dölek sırra kadem bastı: 4 gündür haber alınamıyor
Yaşadıklarıyla ilgili paylaşımlarının ardından 1 yıl önce görevinden uzaklaştırıldığı belirtilen Dr. Dölek’in, iddiaya göre, bir süre önce de vizesi iptal edildi. Sesini duyurmak için Kanada’ya tek kişilik protesto yürüyüşü başlatan Dr. Dölek’in, 5 gün önce ABD’nin Mohawk bölgesinde gözaltına alındığı ileri sürüldü.
Dr. Furkan Dölek’in ayrıca yürüyüşü sırasında fazla eşyalarından kurtulmak için çantasını attığı anların videosunu paylaştığı görüldü.
‘OĞLUMUN DEPORT EDİLMESİNİ İSTEMİYORUZ’
Dölek’in annesi Zuhal Dölek, en son 27 Ağustos’ta Mohawk bölgesine girerken görüştükleri oğlundan o günden sonra haber alamadıklarını söyleyerek, “Oğlum bir protesto yürüyüşü yapıyordu. Çünkü ülkeden yasal çıkışına izin vermiyorlardı. Hava yolundan çıkışı halinde tutuklanma ihtimali vardı, çünkü Virginia Üniversitesi çıkış belgesini vermiyordu. ‘Bunu yapmak zorundayım anne, sesimi duyurmak zorundayım, Mohawk bölgesine girmek üzereyim’ dedikten sonra bütün ilişiğimiz kesildi. Telefonları kapandı, bilgisayarları kapandı, hiçbir şekilde ulaşamadık kendisine. 5 gündür hiç haber alamadık. Çocuğum zor durumdaydı, sağlık sorunları vardı. Daha önce bir baygınlık geçirmiş, yaşlı bir kişinin yanında kalıyordu. Kaçak gözüktüğü için çalışamıyordu. Daha önce üniversiteyle mahkemelikti, mahkemeyi kazanmıştı fakat mahkeme sürecinde ülkeden çıkamıyordu, çıkmadığı için de kaçak duruma düştü. Arkadaşları kalp krizi geçirdiğini sanıp kalp masajı yaparken kaburgalarını incitmişler, yürümekte zorlanıyordu. İki çantası vardı, ‘Anne, eşyalarımı atmak zorundayım’ dedi. Çok kötü günler geçirdik, hiç haber alamadık. Amerika hükümetinden, konsolosluktan hiçbir bilgi gelmedi. Karayipler’den bir avukatın bize ulaşması sayesinde birkaç numaraya ulaştık ve gözaltına alındığını öğrendik. Oğlumun tutuklu olma ihtimali var. Devletimiz ve büyükelçimizin desteğiyle oğlumun yasal yollardan çıkışını sağlamak istiyoruz. ABD’nin yeni mülteci kanununa göre oğlumun El Salvador’da cezaevine deport edilmesini istemiyoruz, akademik kariyeri var. İnşallah oğluma sağ salim kavuşacağız” diye konuştu.
Baba Hasan Dölek ise oğlunun deport edilmeden ülkeye sağ salim gelmesini istediklerini söyledi. (DHA)

FETÖ ve casusluk soruşturmasında film sahnelerini aratmayan operasyon! Kaçırılan malzemeler ele geçirildi

FETÖ ve casusluk soruşturmasında film sahnelerini aratmayan operasyon! Kaçırılan malzemeler ele geçirildi

BOLU’nun Gerede ilçesinde, sahibi ve genel müdürünün FETÖ ve askeri casusluk soruşturması kapsamında tutuklandığı Assan Group’a ait fabrikadan, konteynerlerle bir köye kaçırıldığı belirlenen malzemeler ele geçirildi. Jandarma ekipleri tarafından teslim alınan malzemeler, soruşturmayı yürüten İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na teslim edildi.
İlginizi Çekebilir
SAHİBİ ASKERİ CASUSLUKTAN TUTUKLANAN FABRİKADAN KAÇIRILAN MALZEMELER ELE GEÇİRİLDİ
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında FETÖ ile irtibatlı oldukları ve askeri casusluk faaliyeti gerçekleştirdikleri gerekçesiyle ASSAN Group’un sahibi Emin Öner ile şirket genel müdürü Gürcan Okumuş tutuklandı. ASSAN Group’a ait şirketlere de soruşturma kapsamında kayyım atandı.
KÖYE KAÇIRILAN KONTEYNERLERE EL KONULDU
Soruşturma devam ederken ASSAN Group’un Gerede Organize Sanayi Bölgesi’nde kurulu, yıllık 850 ton TNT, 500 ton plastik patlayıcı üretimi hedeflenen tesisinden konteynerler dolusu malzemenin çıkartılarak ilçeye bağlı Nuhören köyüne getirildiği tespit edildi.
Operasyon düzenleyen ekipler, içerisinde yurt dışından getirilen malzemelerin olduğu iddia edilen konteynerlere el koydu. Olay yerinde ASSAN Group logolu araçların da bulunduğu görüldü. Vinçle kamyonlara yüklenen malzemeler, soruşturmayı yürüten İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na teslim edildi.

İstanbul Valiliği’nden motosiklet kararı! Park alanları için yeni düzenleme
Beşiktaş’ta kan donduran olay! Yeni doğan bebeğini çöpe atıp alışverişe gitti: Anne gözaltında…

SON DAKİKA HABERLERİ: İstanbul Valiliği'nden motosiklet kararı! İşte yeni düzenlemenin detayları...

SON DAKİKA HABERLERİ: İstanbul Valiliği’nden motosiklet kararı! İşte yeni düzenlemenin detayları…

Günümüzde motosiklet, motorlu bisikletlerin, ulaşımı kolaylaştırması ve maliyet avantajı sağlaması nedeniyle hem bireysel kullanımda hem de ticari işletmelerce tercih edildiği, bu tür araçların trafikte daha fazla yer almasıyla birlikte uygun şekilde park alanlarının belirlenmesine ilişkin İstanbul Valiliği tarafından yeni genelge yayımlandı.
İlginizi Çekebilir
Valilikten yapılan açıklamada, motosiklet ve motorlu bisikletlerin hem bireysel hem de ticari kullanımda tercih edilmesinin yanı sıra maliyet avantajı sağlaması nedeniyle trafikte sayılarının arttığına dikkat çekildi. Bu nedenle, mevcut yasa ve yönetmelikler doğrultusunda park alanlarının belirlenmesine ihtiyaç duyulduğu ifade edildi.
Genelgede, trafik düzenini sağlamak amacıyla şu hususlara özellikle dikkat çekildi: Trafik akışını engellemeyecek şekilde motosiklet park alanlarının ilgili belediyelerce belirlenmesi, kaldırım, yaya yolu ve meydanlarda motosiklet parkına izin verilmemesi, trafiğe kapalı alanlara motosikletle giriş yapılmaması.
Vali Gül, başta kaymakamlıklar olmak üzere ilgili tüm birimlerin konuyu titizlikle takip etmesini istedi. Ayrıca kolluk kuvvetleri ve zabıta ekiplerince yapılacak denetimlerde, belirlenen alanların dışında park eden araç sahipleri hakkında yasal işlem uygulanacağı belirtildi.
Beşiktaş’ta kan donduran olay! Yeni doğan bebeğini çöpe atıp alışverişe gitti: Anne gözaltında
Park alanlarının düzenlenmesine ilişkin Vali Davut Gül imzalı yeni genelge şöyle;
“Günümüzde motosiklet/motorlu bisikletlerin, ulaşımı kolaylaştırması ve maliyet avantajı sağlaması nedeniyle hem bireysel kullanımda hem de ticari işletmelerce tercih edildiği, bu tür araçların trafikte daha fazla yer almasıyla birlikte uygun şekilde park alanlarının belirlenmesine ihtiyaç duyulmuştur.
5393 Sayılı Belediye Kanunu’nun ilgili maddeleri, 5216 Sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu’nun Büyükşehir ve ilçe belediyelerinin görev ve sorumlulukları başlığı altında bulunan 7. maddesinin (ı) bendinde “Yolcu ve yük terminalleri, kapalı ve açık otoparklar yapmak, yaptırmak, işletmek, işlettirmek veya ruhsat vermek” 3194 Sayılı İmar Kanunu’nun Otoparklar başlığı altında bulunan 37. maddesinde “İmar planlarının tanziminde planlanan beldenin ve bölgenin şartları ile müstakbel ihtiyaçlar göz önünde tutularak lüzumlu otopark yerleri ayrılır…”,
Otopark Yönetmeliği Genel Esaslar başlığı altında bulunan 4. maddesinin (ı) bendinde ise “Bütün otopark türlerinde otopark alanının %1′ inden az olmamak üzere ilave alan bisiklet ve motosiklet park yeri olarak ayrılır.” hükümleri bulunmaktadır.
2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 61. maddesinde; “Park etmenin yasak olduğu yerler ve haller Taşıt yolu üzerinde;a) Duraklamanın yasaklandığı yerlerde,b) Park etmenin trafik işaretleri ile yasaklandığı yerlerde,c) Geçiş yolları önünde veya üzerinde,d) Belirlenmiş yangın musluklarına her iki yönden beş metrelik mesafe içinde,e) Kamu hizmeti yapan yolcu taşıtlarının duraklarını belirten levhalara iki yönden onbeş metrelik mesafe içinde,f) Üç veya daha fazla ayrı taşıt yolu olan karayolunda ortadaki taşıt yolunda,g) Kurallara uygun şekilde park etmiş araçların çıkmasına engel olacak yerlerde,h) Geçiş üstünlüğü olan araçların giriş ve çıkışının yapıldığının belirlendiği işaret levhasından onbeş metre mesafe içinde,i) İşaret levhalarında park etme izni verilen süre veya zamanın dışında,j) Kamunun faydalandığı ve yönetmelikte belirtilen yerlerin giriş ve çıkış kapılarının her iki yönden beş metrelik mesafe içinde,k) Park için yer ayrılmamış veya trafik işaretleri ile belirtilmemiş alt geçit, üst geçit, üst geçit ve köprüler üzerinde veya bunlara on metrelik mesafe içinde,l) Park etmek için tespit edilen süre ve şeklin dışında,m) Belirli kişi, kurum ve kuruluşlara ait araçlara, yönetmelikteki esaslara göre ayrılmış ve bir işaret levhası ile belirlenmiş park yerlerinde,n) Ayrıca yönetmelikte belirtilen haller dışında yaya yollarında,o) Engellilerin araçları için ayrılmış park yerlerinde, Park etmek yasaktır.” şeklinde düzenlenmiştir.
Tayfun Bayındır’dan Mourinho uyarısı! ‘Sakın dönemini örnek almasın’
Bu kapsamda;-Trafik akışını etkilemeyecek şekilde ivedilikle motosiklet park alanlarının ilgili belediyelerce belirlenmesi,-Kaldırım, Yaya Yolu ve Meydanlarda motosiklet park edilmesine izin verilmemesi,-Trafiğe kapalı olan alanlara motosikletle giriş yapılmasına kesinlikle müsaade edilmemesi,
Yukarıda maddeler halinde belirtilen konuların başta kaymakamlarımız olmak üzere sıralı/sorumlu amirlerce titizlikle takip edilmesi, denetimlerin ilgili kolluk/zabıta birimlerince yapılması ve gösterilen alanlar dışında park yapan araç sahipleri hakkında gerekli yasal işlemlerin yapılarak uygulamada herhangi bir aksaklığa meydan verilmemesi hususunda;
Bilgilerini ve gereğini rica ederim.”

ABD basınından Türk denizaltılarına övgü: Düşman radarına yakalanmıyor, bölgesel güç dengelerini sarsacak!…

Reklam
Suç örgütü lideri itirafçı oldu! Kirli düzeni tek tek anlattı: Paralar Kıbrıs'a taşındı

Suç örgütü lideri itirafçı oldu! Kirli düzeni tek tek anlattı: Paralar Kıbrıs’a taşındı

Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca 38 sanık hakkında hazırlanan iddianamede, Gökhan Reis “suç örgütü elebaşı”, Ali Kerim Gürkem, Nezih Yaman ve Melih Yaman ise “örgüt yöneticisi” olarak gösterildi.
İddianamede, şüphelilerin yasa dışı bahis oynattıklarına ilişkin Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı, 112 Acil Çağrı Merkezi ve Emniyet Genel Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığına yapılan ihbarların ardından soruşturmaya başlandığı belirtildi.
ÖRGÜT YÖNETİCİSİNİN İTİRAFLARI
Soruşturma kapsamında ifadesi alınan şüpheli Melih Yaman, iddianamede yer verilen ifadesinde, kardeşi Nezih Yaman’ın yönlendirmesiyle bahis işinde kullanılmak üzere başkalarına ait banka kartı teminine başladığını ve bundan komisyon kazandığını ifade etti.
Yaman, kardeşinin yasa dışı bahisteki para transferlerinde kullanmak için tanıdıklarının banka hesaplarını temin ettiğini ve bu hesapları “set” diye tabir ettiğini belirtti.
Kardeşinin daha önce de kart kopyalama işi yaptığını ve cezaevine girdiğini bildiren Yaman, kurdukları sistemi şöyle anlattı:
Alıntı Metni

Afganistan’da şiddetli deprem! 600’den fazla can kaybı, arama kurtarma yapılamıyor
SANAL KUMARDAN ELDE EDİLEN PARALARI KIBRIS’A TAŞIDI
Yaman, Telegram gruplarında Kıbrıs’ta yaşadığını söyleyen bir kişinin kendisine yasa dışı bahis kapsamında banka kartı temin etmeleri için yüzde 6 komisyon teklif ettiğini, işi yapabilmesi için de kendisinden 150 bin lira teminat istediğini söyledi.
Anlaşma yapmak için Kıbrıs’a gittiğini ve bir otelde Yasin K. ile buluştuğunu anlatan Yaman, bu kişinin kendisine, Türkiye’de kumar oynamak isteyenlerin Zoom uygulaması ile uzaktan sanal kumar oynadığını, bunun için Türkiye’de banka hesaplarına ihtiyaç olduğunu söylediğini aktardı.
Türkiye’den banka hesapları temin etmek üzere bu kişilerle anlaştığını belirten Yaman, hesaplara gelen paraları kazananların hesaplarına attıklarını, kazanan olmadığı takdirde paraları nakit olarak elden Kıbrıs’a götürdüğünü ifade etti.
İlginizi Çekebilir
BAHİS SİTELERİNİN ERİŞİM ENGELİNİ AŞMA YÖNTEMİ
İddianamede, yasa dışı bahis oynatılan “Jojobet”, “Rexbet” ve “Matbet” isimli web sitelerine ilişkin yapılan incelemelerde ise bu sitelerin tek kaynağa bağlı olduğu, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) tarafından getirilen erişim engellemelerinin ardından isimlerinin sonundaki rakamları değiştirerek yayına devam ettikleri tespitine yer verildi.
Yasa dışı bahis faaliyetinin, genellikle yöneticileri ve kaynağı yurt dışı olan siteler üzerinden gerçekleştirilen bir organizasyon olduğu kaydedilen iddianamede, suç örgütü mensuplarının üçüncü kişileri bularak, bu kişilerden banka hesapları temin edip suçtan elde edilen gelirin naklini sağladıkları vurgulandı.
İddianamede, üçüncü kişilerin yasa dışı bahis faaliyeti için oluşturulmuş organizasyon içinde örgüt faaliyeti kapsamında hesaplarını kullandırdıkları, sanık Gökhan Reis’in elebaşılığını yaptığı örgütün de elde edilen gelirin nakline aracılık yaptığı ifade edildi.
Spor müsabakalarına dayalı sabit ihtimalli veya müşterek bahis ya da şans oyunlarıyla bağlantılı olarak para nakline aracılık eden sanıkların, üzerlerine atılı suçları örgüt faaliyeti kapsamında işledikleri değerlendirmesi yapıldı.
Beşiktaş’ta kan donduran olay! Yeni doğan bebeğini çöpe atıp alışverişe gitti: Anne gözaltında
CEZA İSTEMLERİ
İddianamede, sanıklar Gökhan Reis, Ali Kerim Gürkem, Melih Yaman ve Nezih Yaman’ın “suç işlemek amacıyla örgüt kurmak”, “kişileri reklam vermek ve sair surette spor müsabakalarına dayalı sabit ihtimalli veya müşterek bahis ya da şans oyunlarını oynamaya teşvik etmek” suçlarından 5 yıldan 11 yıla kadar hapis, üç bin güne kadar da adli para cezasına çarptırılmaları talep edildi.
Diğer 34 sanığın ise “suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmak”, “kişileri reklam vermek ve sair surette spor müsabakalarına dayalı sabit ihtimalli veya müşterek bahis ya da şans oyunlarını oynamaya teşvik etmek” suçlarından 3 yıldan 7 yıla kadar hapis, üç bin güne kadar adli para cezasına çarptırılması istendi….

66 yaşında 10’uncu üniversitesini yerleşti: O bölümü okumadım ama içimde bir ukde kaldı

66 yaşında 10’uncu üniversitesini yerleşti: O bölümü okumadım ama içimde bir ukde kaldı

Elazığ’da yaşayan 2 çocuk babası Abdullah Yalınkılıç (66), üniversite serüvenine bir yenisini daha ekledi. Devlet Hava Meydanları İşletmesi’nden 8 ay önce teknik personel olarak emekli olan Yalınkılıç, bu yıl Fırat Üniversitesi (FÜ) İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü’ne yerleşti. Daha önce halkla ilişkiler, işletme, endüstri otomasyon, elektronik teknolojisi, adalet, turizm ve seyahat hizmetleri ile Munzur Üniversitesi İngilizce Mütercimlik bölümlerini bitiren Yalınkılıç, halen FÜ Radyo, Televizyon ve Sinema Bölümü son sınıf öğrencisi olarak eğitimine devam ediyor.

“Bu aslında 10’uncu üniversitem” diyen Yalınkılıç, sosyoloji bölümünde dondurduğu kaydına da ilerleyen süreçte geri dönebileceğini belirterek, “Her öğrenim, bana farklı bir pencere açtı. Öğrenmek ömür boyu süren bir serüven” dedi.

İlginizi Çekebilir
Bitirdiği ve okuduğu bölümler hakkında bilgi veren Yalınkılıç, “Devlet Hava Meydanları İşletmesi’nden teknik personel olarak 8 ay önce emekli oldum. Devam eden eğitim hayatımı bu sene de devam ettiriyorum. Şu anda Fırat Üniversitesi (FÜ) İletişim Fakültesi Gazetecilik bölümüne yerleştirildim. Ancak yine FÜ Radyo, Televizyon ve Sinema bölümü son sınıf öğrencisiyim. İki bölümün bir arada yürütülmesi için araştırma yapıyoruz. YÖK ve üniversitemizin istediği şartlara göre hareket planı yapacağız. Daha önce Halkla İlişkiler, İşletme, Endüstri Otomasyon, Elektronik Teknolojisi, Adalet, Turizm ve Seyahat Hizmetleri ve Munzur Üniversitesi İngilizce Mütercim ve Tercüman bölümlerini bitirdim. 8. üniversite olarak FÜ Radyo, Televizyon ve Sinema bölümü 4’üncü üniversitesiyim. Bu sene de Gazetecilik bölümünü kazandım. Bu iki bölümü bitirmek için elimden gelen çabayı göstereceğim” diye konuştu.

“HER ÖĞRENİMİN, BİLGİNİN BANA FARKLI PENCERE AÇTIĞINI GÖRDÜM”
Okumanın kendisindeki önemine dikkat çeken Yalınkılıç, “Bu aslında 10’uncu üniversitem zira daha önce sosyoloji bölümünü de okuyordum ve kaydımı dondurdum. İleriki zamanda belki ona da devam edebilirim. 2000 yılında üniversite serüvenine başladım. Aslında 1978 yılında Erzurum’da bir bölüm kazanmıştım. Havalimanına atamam yapıldığı için o bölümü okumadım ama içimde bir ukde kaldı. Ondan sonra 2000 yılında tekrar başladım. Her öğrenimin, bilginin bana farklı pencere açtığını gördüm. Öğrenim bize neyi yapmamız gerektiğini, eğitim ise o işin nasıl yapacağımızı gösterir. Öğrenmek bir ömür boyu süren serüvendir. Öğrenmenin bendeki oluşturduğu kavram bu” şeklinde konuştu.
Damada görülmemiş hediye! Davetlileri şaşkına çevirdi: Değeri 250 bin TL

Halk Sağlığı Haftası: 7 gün, 7 tema ile Türkiye genelinde kutlanacak

Halk Sağlığı Haftası: 7 gün, 7 tema ile Türkiye genelinde kutlanacak

Koruyucu sağlık hizmetlerine büyük önem verdiklerini vurgulayan Demirkol, koruyan, geliştiren ve üreten sağlık modeliyle “Sağlıklı Türkiye Yüzyılı” programı kapsamında aktif hizmet vermeye çalıştıklarını söyledi.
İlginizi Çekebilir
Demirkol, Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü olarak vatandaşların sağlığının korunması noktasında yoğun faaliyetler içerisinde olduklarını ifade ederek, “Vatandaşlarımızın sağlık okuryazarlığını artıran, aile hekimliği ve bağımlılıkla mücadele gibi konularda yoğun etkinlikler yaparak hem vatandaşımızın sağlığını koruma bilincini artırmayı hem de hizmetlerimizi tanıtmayı bu hafta vesilesiyle vatandaşlarımıza ulaştırmayı hedefliyoruz.” diye konuştu.
Halk Sağlığı Haftası’nda her gün yeni temayla etkin bir hafta geçirileceğini aktaran Demirkol, “Yedi güne yedi ayrı temayla yol almak istiyoruz. 3 Eylül’de özellikle ‘Nefesiniz dumansız, hayatınız sağlıklı olsun’ sloganıyla aslında dumansız bir Türkiye hayalimizle yol almak istiyoruz. ALO 171, 191 ve 184 numaralı hatlarımız ve yeşil dedektörümüzü hatırlatmak istiyoruz.” dedi.
“Kanserde Erken Teşhis Hayat Kurtarır” mottosuyla 4 Eylül’de Sağlıklı Hayat Merkezleri, KETEM’ler ve aile hekimliklerinde meme, kalın bağırsak ve rahim ağzı kanseri türlerinde verilen hizmetlerin anlatılacağını söyleyen Demirkol, vatandaşlara SMS yoluyla gönderilen kanser taramalarının yaptırılması yönündeki hatırlatmaların dönüşlerinin de çok iyi olduğunu aktardı.
“SAĞLIKLI HAYAT MERKEZLERİNE BAŞVURULAR YÜZDE 50 ORANINDA ARTTI”
Sağlıklı Hayat Merkezlerinin 5 Eylül’de tanıtılacağı bilgisini veren Demirkol, bu merkezlerin sayısının 320’ye ulaştığını bildirdi.
Demirkol, şunları kaydetti:
“Bu merkezler, fizyoterapist, diyetisyen, psikolog, sosyal çalışmacı, çocuk gelişimci ve sigara bırakma poliklinikleriyle etkin hizmet veren aslında her ilimizde de en az bir tane olan aile hekimliğiyle beraber sağlıklı hayatın temelde kurgulandığı yerler. Onun içinde akademilerimiz de var. Şu ana kadar sağlıklı hayat akademisi altında 100 bine yakın mezun verdik. Sağlık okuryazarlığını artırıyoruz. Antibiyotiklerin neden doktor gözetiminde kullanılması gerektiğini anlatıyoruz. Sigaranın zararları, kanserle mücadelede, erken teşhisin önemi, hareketli yaşamı ve obeziteyle mücadeleyi anlatıyoruz.”
Demirkol, Sağlıklı Hayat Merkezlerinin sağlığın temelde korunmaya çalışıldığı en önemli yer olduğunu vurgulayarak, sözlerine şöyle devam etti:
“Dijital entegrasyonla birlikte sağlıklı hayat merkezlerine etkin yönlendirmemiz arttı. Bu yönlendirmeler vasıtasıyla Sağlıklı Hayat Merkezlerine başvurular yüzde 50 oranında arttı. Sağlıklı Hayat Merkezlerimizi vatandaşlarımız bilsinler, alışveriş merkezine gider gibi sağlıklı hayat merkezlerine gitsinler istiyoruz. Hafta sonu etkinliklerinin arasına Sağlıklı Hayat Merkezini de koysunlar istiyoruz.
Sağlıklı Hayat Merkezlerini hayatımızın tam ortasına yerleştirmeye çalışıyoruz. Genç akademi, bebek akademi ve çocuk akademimiz çok yakın sürede sağlıklı hayat merkezlerinde kurulmaya başlayacak.”
“Dijital dünyanı yönet hayatı kaçırma” temasıyla 6 Eylül’de dijital bağımlılıkla mücadelenin gündemde olacağını anlatan Demirkol, sigarayla mücadelede olduğu gibi dijital bağımlılıkla mücadele noktasında yol almak istediklerinin altını çizdi.
Çocukların çok fazla telefon ve sosyal medyaya maruz kaldığını işaret eden Demirkol, bu durumun sadece akademik başarıyı değil sosyal ilişkileri de olumsuz etkilediğini vurguladı.
Doç. Dr. Demirkol, “Hareket et, doğru beslen, sağlıklı yaşa” kapsamında ise 7 Eylül’de sağlıklı hayatın en önemli aktivitelerinden biri olan hareketli yaşam ve fazla kilolardan kurtulmayla ilgili de mücadelenin devam edeceğini söyledi.
“Size en yakın aile hekiminiz” temasıyla 8 Eylül’de aile hekimliklerini tanıtmak istediklerini ifade eden Demirkol, “Bu noktada, aile hekimliğini hayatın merkezinde ilk başvuracağımız hekim olarak yapılan işleri anlatacağımız sistem içerisinde kendilerini tanıtacağız.” dedi.
Halk Sağlığı Genel Müdürü Doç. Dr. Muhammed Emin Demirkol, Sağlığın Geliştirilmesi Genel Müdürlüğüyle beraber 9 Eylül’de “Sağlıklı çocuk, sağlıklı gelecek” programı kapsamında Milli Eğitim Bakanlığı işbirliğinde çocukların sağlık elçisi olma yolundaki yolculuklarını pekiştirmek istediklerini ifade etti.
Doç. Dr. Demirkol, sözlerini şöyle tamamladı:
“81 ilin her birinde ilçelerimizle birlikte il sağlık müdürlüklerimizin koordinasyonunda valilerimiz, belediye başkanlarımız ve tüm önde gelen kanaat önderleriyle etkin bir şekilde 7 günü en güzel ve en etkin şekilde tüm hizmetlerimizi tanıttığımız yoğun bir haftayla vatandaşlarımıza ‘sağlıklı hayat çok önemlidir’ mottosunu yerleştirmek istiyoruz.”
Tayfun Bayındır’dan Mourinho uyarısı! ‘Sakın dönemini örnek almasın’…

Reklam