BIST 100
14.446,42 3,64%
DOLAR
46,2769 -0,03%
EURO
53,6403 -0,06%
GRAM ALTIN
6.412,03 -0,03%
FAİZ
41,76 -2,36%
GÜMÜŞ GRAM
104,09 -0,10%
BITCOIN
66.276,00 -0,33%
GBP/TRY
62,0552 -0,11%
EUR/USD
1,1588 -0,02%
BRENT
83,17 -4,76%
ÇEYREK ALTIN
10.483,67 -0,03%
İzmir Açık
İzmir hava durumu
21 °
Reklam

HABER

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Şule Yüksel Şenler için anma mesajı

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Şule Yüksel Şenler için anma mesajı

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Şenler’in örnek hayatı, kaleme aldığı eserleri, konferansları ve mücadelesiyle toplumda silinmez izler bıraktığını belirtti. “Mekânı cennet olsun” ifadelerini kullanan Cumhurbaşkanı, Şenler’in anısını yad etti.
Erdoğan’ın paylaşımı şöyle;
“Örnek hayatı, kaleme aldığı eşsiz kitapları, konferansları ve mücadelesiyle yakın tarihimizde silinmez izler bırakan yürekli bir dava kadını olan Şule Yüksel Şenler Hanımefendi’yi ahirete irtihalinin 6’ncı yılında rahmetle yâd ediyorum. Mekânı cennet olsun…”

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş da hayatı boyunca inancı, kalemi ve mücadelesiyle iz bırakan Şule Yüksel Şenler’i vefatının yıl dönümünde rahmetle andı. Kurtulmuş, Şenler’in vakur duruşu ve cesaretiyle pek çok gönle dokunduğunu ifade ederek, Hanımefendi’nin anısını yaşattı.
İlginizi Çekebilir
BAŞÖRTÜSÜ MÜCADELESİNİN SİMGE İSMİ: ŞULE YÜKSEL ŞENLER KİMDİR?
“Birleşen Yollar” ve “Huzur Sokağı” romanlarıyla hatırlanan gazeteci yazar Şule Yüksel Şenler’in vefatının üzerinden 6 yıl geçti.
Anadolu’yu dolaşarak verdiği konferanslarıyla 1960 ve 1970’li yıllara damga vuran, başörtüsü mücadelesinin simge isimlerinden Şenler, 29 Mayıs 1938’de Kayseri’de dünyaya geldi. Aslen Kıbrıslı olan ailesiyle Kayseri’den İstanbul’a göç eden Şenler, ortaokuldan ayrılarak Ermeni bir terzinin yanında çalışmaya başladı. Terzide çıraklık yapması, sonraki yıllarda modern başörtüsü modeliyle gençlere örnek olacak yazarın moda anlayışının şekillenmesine vesile oldu.
YAZILARI 14 YAŞINDAYKEN YELPAZE DERGİSİNDE YAYIMLANDI
Henüz 14 yaşındayken kaleme aldığı hikayeler Yelpaze dergisinde yayımlanan Şenler, yazılarında Yüksel isminin önüne Şule’yi de ekleyerek “Şule Yüksel” imzasıyla yazılar kaleme almaya başladı. Yeni İstiklal gazetesinin gençlik köşesinde ise 21 yaşındayken yazmaya başlayan usta kalem, daha sonra Kadın gazetesinde “Duyuşlar-Görüşler” başlığıyla yazılar kaleme aldı.
Şule Yüksel Şenler, 1965’te Batılı modern yaşam tarzını bırakarak dindar bir hayata yöneldi ve tesettüre girdi. Resim, müzik, ney ve kanun eğitimleri de alan Şenler’in başını örtmesi, o yıllarda çokça konuşuldu ve gençlere örnek oldu.
“Müslüman kızların moda kıskacından kurtulması için” çalışan, gençlere bu alanda rol model olan ve başörtüsünün eğitimli Müslüman kadının hayatına girmesi için çaba sarf eden Şenler, Mehmet Şevket Eygi’nin çıkardığı Yeni İstiklal gazetesinde yazılar kaleme aldı ve bu yazılar nedeniyle hakkında davalar açıldı.
Adalet Partisinin Bakırköy Gençlik Kollarında Edebiyat ve Kültür Kolu Başkanlığı yapan Şenler, Anadolu’yu dolaşarak verdiği konferansları ve yazılarıyla 1960 ile 1970’li yıllara damga vurdu.

BAŞÖRTÜSÜ MODELİ “ŞULEBAŞ” İLE ANILMAYA BAŞLADI
Usta yazarı örnek alan genç kızların başlarını aynı şekilde örtmesi sonucu yaşanan tartışmalar, uzun süre ülke gündeminde yer buldu. Şenler gibi başını bağlayan tesettürlü kadınların sayısının sürekli artması üzerine, bu tür örtünme “Şulebaş” adıyla anılmaya başladı.
Yayın hayatına 1960’ta başlayan Bugün gazetesinin yazar kadrosunda yer alarak, kadın gazetecilerin parmakla gösterildiği bir dönemde, başörtülü bir kadın gazeteci olarak yazılar kaleme alan Şenler’in çizdiği modern başörtüsü ve pardösü modelleri, genç kızlar arasında hızla yayılmaya başladı.
Şenler, başörtülü öğrencilerin üniversitede tesettürlü okuyabilmelerinin önündeki engellerin kaldırılması talebini yüksek sesle ifade etti.
Dönemin Cumhurbaşkanı Cevdet Sunay’ın “Sokaktaki örtülü kadın ve kızların öncüleri cezalarını çekecek.” sözleriyle işaret ettiği Şenler, bir mektup yayımlayarak, Cumhurbaşkanının Allah’tan ve milletten özür dilemesi gerektiğini kaydetti. “Cumhurbaşkanına hakaret” suçlamasıyla tutuklanan yazar, 2 ay sonra affedilmesine rağmen Bursa Cezaevinde 8 aylık cezasını tamamladı.
Cezaevinden çıktıktan sonra da Türkiye’nin dört bir yanını dolaşarak konferanslar vermeye devam eden Şenler, Hür Söz, Yeni İstiklal, Babıali’de Sabah gazetelerinde kadın sayfaları hazırladı.
Ocakta en düşük memur ve emekli maaşı ne olur? İşte masadaki rakam!
“HUZUR SOKAĞI” ROMANI SİNEMA VE TELEVİZYONDA TÜM DİKKATLERİ ÇEKTİ
Bugün gazetesinde köşe yazarlığı yapan, Seher Vakti dergisinin başyazarı olan ve 1980’den sonra aralarında Milli Gazete’nin de olduğu gazetelerde pek çok yazı kaleme alan Şenler’in “Huzur Sokağı” romanı, Yücel Çakmaklı’nın yönettiği İzzet Günay ve Türkan Şoray’ın oynadığı “Birleşen Yollar” filmiyle sinemaya uyarlandı.
Halen genç okuyucuların beğenisini toplayan “Huzur Sokağı” romanı, 2012’de aynı adla televizyon dizisi haline getirilerek izleyiciyle buluştu.
Usta yazar “Gençliğin Izdırabı”, “Hidayet”, “Bize Ne Oldu”, “İslam’da ve Günümüzde Kadın”, “Duyuşlar”, “Her Şey İslam İçin”, “Uygarlığın Gözyaşları”, “Kız ve Çiçek”, “Sağ El”, “Bir Bilinçli Öğretmen” ve “Yılanla Tilki” eserlerine de imza attı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile eşi Emine Erdoğan’ın evliliklerine arabulucu olduğu belirtilen Şenler’in hayatı, gazeteci Demet Tezcan tarafından “Bir Çığır Öyküsü: Şule Yüksel Şenler” isimli kitapta kaleme alındı.
MİHRİŞAH VALİDE SULTAN HAZİRESİ’NE DEFNEDİLDİ
Tedavi gördüğü hastanede 28 Ağustos 2019’da 81 yaşında vefat eden Şenler’in Eyüp Sultan Camisi’nde kılınan cenaze namazına, kültür, sanat ve siyaset dünyasından çok sayıda isim katıldı. Şenler’in cenazesi, Mihrişah Valide Sultan Haziresi’nde kendisi için hazırlanan kabre defnedildi.
Usta kalemin adını taşıyan Şule Yüksel Şenler Kız İmam Hatip liseleri, İstanbul’un Pendik, Balıkesir’in Karesi ilçelerinde ve Batman’da gençlerin hizmetine sunuldu.
İstanbul Esenler’de kadınlara yönelik faaliyetlerin gerçekleştirildiği “Şule Yüksel ŞenlerHanımlar Konağı” ve Muş’un Zafer Mahallesi’ndeki “Şule Yüksel Şenler Bilgi Evi” gibi çeşitli hizmet binalarına da usta yazarın ismi verildi.
Leonardo-Baykar ortaklığı İtalyan basınında: Dronların Ferrarisi!…

Son dakika..

Son dakika… MSB kaynaklarından son dakika Halit Yukay açıklaması

Milli Savunma Bakanlığı kaynakları, Marmara Denizi’nin 68 metre derinliğinde tespit edilen iş insanı Halit Yukay’ın naaşının çıkarılmasına ilişkin sorular üzerine;
“Deniz Kuvvetlerimizin TCG IŞIN kurtarma gemisi bölgede çalışmalarına başladı. Halit Yukay’a ait olduğu değerlendirilen naaşın yukarı çıkartılabilmesi için hassas bir çalışma yürütülmektedir” denildi.
İlginizi Çekebilir
İş insanı Halit Yukay, 4 Ağustos saat 15.10’da Yalova’dan Bozcaada’ya gitmek üzere kendisine ait ‘Graywolf’ isimli tekneyle denize açıldı. Aynı gün kendisinden haber alınamayan Yukay’ın yakınlarının ihbarı sonrası Sahil Güvenlik ekipleri harekete geçti. Ekipler arama çalışması başlatırken, 5 Ağustos saat 14.30 sıralarında Balıkesir’in Erdek ilçesi Kapıdağ Yarımadası Turanköy açıklarında seyir halinde olan ticari gemiden deniz yüzeyinde yarı batık durumda tekne parçalarının görüldüğü ihbarı yapıldı.
PARÇALANMIŞ HALDE BULUNDU
Sahil Güvenlik Güney Marmara Grup Komutanlığı ekipleri, verilen koordinata gitti. Sahil Güvenlik Komutanlığı’na bağlı 1 helikopter, 1 dalış timi ve 7 yüzer unsurla arama kurtarma çalışması başlatıldı. Yarı batık tekneye dalış timi de dalış yaptı ancak aramalardan sonuç alınamadı. Ekiplerin incelemesinde; parçalanmış teknenin motor seri numarasının, Halit Yukay’ın teknesiyle eşleştiği belirlendi. Sahil Güvenlik Güney Marmara Grup Komutanlığı ekiplerinin dalış gerçekleştirdiği teknenin su altı görüntülerinde parçalandığı görüldü.
68 metre derinlikte! Halit Yukay’ın cansız bedenini çıkarmak için önemli aşamaya gelindi
SAVCILIK SORUŞTURMA BAŞLATT
Yalova’nın Altınova ilçesinde yat tersanesi ve şirketi bulunan, mühendis ve baş tasarımcı olarak yat üretimi yapan Yukay’ın, Yalova’dan Bozcaada’ya hareket ettiği anlar da ortaya çıktı. Görüntülerde; Halit Yukay’ın teknesiyle limandan ayrıldığı görülürken, olaya ilişkin Marmara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında Ekinlik Adası’na çekilip vinçle karaya çıkarılan parçalanmış ‘Graywolf’ isimli teknede, kazanın nedeninin belirlenmesine yönelik bilirkişi incelemesi başlatıldı.

YÜK GEMİSİ KAPTANI TUTUKLANDI
Yukay’ın parçalanmış teknesine çarptığı öne sürülen ve ‘Taksirle ölüme neden olma’ suçlamasıyla Yalova’da gözaltına alınıp, yurt dışı çıkış yasağı ve adli kontrol şartıyla serbest bırakılan ‘Arel 7’ isimli kuru yük gemisinin kaptanı C.T. (61), Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı’nın itirazı sonrası İstanbul’da yeniden gözaltına alınıp, tutuklandı.
GEMİNİN ÖNÜNDE SÜRTME İZLERİ
Halit Yukay’ın parçalanmış yatına çarptığı öne sürülen geminin radar hareketleri ortaya çıkarken, Sahil Güvenlik ekiplerinin incelemesinde; kuru yük gemisinin ön tarafında sürtme izleri olduğu tespit edildi. Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı, bölgedeki gemi trafiği ile ‘Arel 7’nin rotasını mercek altına aldı. Gemideki sürtme izlerini gösteren 2 fotoğraf karesi de soruşturma dosyasına girdi. Kazadan 1 gün önce Çanakkale’de çekilen fotoğrafta geminin önünde herhangi bir iz görülmezken, 5 Ağustos’ta geminin yükünü götürdüğü İzmit’te çekilen fotoğrafta, ‘Arel 7’nin önündeki belirgin iz ve darbe dikkat çekti.
Kaybolan Rus yüzücü için ‘boğulmadı’ iddiası! Dört ihtimal konuşuluyor
BOYA KALINTILARI EŞLEŞTİ
92 metre boyunda, 11 metre genişliğindeki geminin ön tarafındaki çiziklerin nasıl meydana geldiği araştırılırken, yük gemisinin sürtme izlerinin bulunduğu yerden ve Yukay’ın parçalanan teknesinde izlerin bulunduğu kısımdan alınan numuneler, Bursa Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü’ne gönderildi. İnceleme sonucunda; Halit Yukay’ın parçalanan teknesi ile ‘Arel 7’nin önündeki sürtme izlerindeki boya kalıntılarının eşleştiği belirtildi.

EN SON ÜNLÜ OYUNCU İLE KONUŞMUŞ
Öte yandan Yukay’ın oyuncu arkadaşı Kıvanç Tatlıtuğ da soruşturma kapsamında ‘tanık’ sıfatıyla ifade verdi. Arama çalışmalarına da katılan oyuncunun, Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü soruşturmada bilgisine başvurulmak üzere İstanbul’da ifadesinin alındığı belirtildi. Tatlıtuğ’un ifadesinde; kazadan önce Halit Yukay ile telefonda görüştüğünü, konuştukları sırada hattın bir anda kesildiğini, bir daha da kendisine ulaşamadığını söylediği öğrenildi. Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından alınan ‘yetkisizlik’ kararıyla soruşturma dosyasının kazanın olduğu Marmara Cumhuriyet Başsavcılığı’na devredildiği de kaydedildi.

68 METRE DERİNLİKTE BULUNDU
Sahil Güvenlik Güney Marmara Grup Komutanlığı, Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü ile Samsun Emniyet Müdürlüğü Deniz Limanı Şube Müdürlüğü, Çanakkale Emniyet Müdürlüğü Deniz Limanı Şube Müdürlüğü, İzmir Emniyet Müdürlüğü Deniz Limanı Şube Müdürlüğü ve Yalova Deniz Limanı Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından yürütülen arama çalışmalarının 19’uncu gününde Yukay’ın cansız bedenine ulaşıldı. Erdek ilçesinin 7 mil açığında, denizin 68 metre derinliğinde YTS cihazı ile deniz polisi tarafından tespit edilen Halit Yukay’ın cansız bedeni, ROV ile de görüntülendi. Cansız bedeni etrafında, tekneye ait motorun plakaları ile botun parçaları da tespit edildi. Cansız bedeni denizden çıkarma çalışmaları, bütünlüğünün bozulmaması için Deniz Kuvvetleri Komutanlığı ile koordineli olarak yürütülmesi planlanıyor.
Leonardo-Baykar ortaklığı İtalyan basınında: Dronların Ferrarisi!

Reklam
MSB kaynakları: Türkiye, Suriye Hükümetinin alacağı her türlü tedbire destek verecektir

MSB kaynakları: Türkiye, Suriye Hükümetinin alacağı her türlü tedbire destek verecektir

MSB Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri ve Bakanlık Sözcüsü Tuğamiral Zeki Aktürk, bakanlıkta düzenlenen haftalık basın bilgilendirme toplantısında konuştu.
İlginizi Çekebilir
Tuğamiral Zeki Aktürk’ün açıklamaları şöyle:
TERÖRLE MÜCADELE
Ülkemizin savunma ve güvenliği için var gücüyle çalışan Türk Silahlı Kuvvetlerimizin; kalıcı güvenliği tesis etmek amacıyla 7 gün 24 saat esasıyla gerçekleştirdiği görev ve faaliyetleri kapsamında son bir haftada, barınma alanlarından kaçan 2 PKK’lı terörist teslim olmuş, Pençe-Kilit başta olmak üzere operasyon bölgelerinde tespit edilen; teröristlere ait mağara, sığınak ve barınaklarda ele geçirilen çok sayıda silah, mühimmat ve muhtelif malzeme kullanılamaz hâle getirilmiştir.
MENBİC’TE 8 KİLOMETRELİK TÜNEL İMHA EDİLDİ
Suriye Harekât Alanlarında devam eden “tünel imha” faaliyetleri kapsamında, son bir haftada Münbiç bölgesinde imha edilen 8 kilometre uzunluğundaki tünel ile birlikte, imha edilen tünel uzunluğu 556 kilometre olmuştur.
İSRAİL
Öte yandan,İsrail, bölgemizdeki barış ve istikrarı hedef alan pervasız saldırılarını sürdürmektedir. İnsani felaketin devam ettiği Gazze’de, açlıkla sınanan Filistin halkının verdiği yaşam mücadelesi her geçen gün dayanılmaz bir hâl almakta, İsrail güçlerinin hastanelerde bulunanlar dâhil masum sivilleri ve gazetecileri kasten hedef alan katliamları devam etmektedir. Bağımsız gazetecilerin hedef alınması yaşanan katliamın ve insani trajedinin uluslararası kamuoyuna yansıtılmasını engellemeyi amaçlamaktadır.
İşlediği savaş suçları ve uluslararası ihlallerin cezasız bırakılması İsrail’in zorbalıkta sınır tanımaz tavrını pekiştirmektedir. İsrail’in bu tavrı karşısında, Gazze’de kalıcı bir ateşkesin sağlanması, insani yardım koridorlarının kesintisiz açık bulundurulması ve sorumluların hesap vermesinin temin edilmesi uluslararası toplumun temel yükümlülüğü hâline gelmiştir. Ayrıca, İsrail yönetiminin; Suriye, Lübnan ve Yemen’deki saldırıları da bölgemizin güvenliği ve istikrarını zedelemektedir. İsrail’in, tüm komşu ve bölge ülkelerinin toprak bütünlüğü ve egemenliğine saygı duyması bölgesel barış ve istikrar için zaruridir.
Galatasaray’dan ters köşe! Transfer için iptal iddiası
“TÜRKİYE, SURİYE HÜKÜMETİNİN ALACAĞI HER TÜRLÜ TEDBİRE DESTEK VERECEKTİR”
Millî Savunma Bakanlığı kaynakları, Suriye’deki son duruma ilişkin sorular üzerine ise şunları söyledi:
“Türkiye, Suriye’nin; toprak bütünlüğünü ve egemenliğini koruyan, bölücü unsurlara geçit vermeyen merkezi bir yönetim modeliyle istikrara kavuşacağına inanmaktadır.
Suriye hükümeti ülkedeki her türlü etnik ve mezhepsel gruba eşit mesafede yaklaşma niyetiyle çalışmalarını sürdürmektedir.
Suriye’nin istikrarı, Türkiye’nin güvenliğiyle doğrudan bağlantılıdır ve bu doğrultuda atılan her adım bölge barışına katkı sağlamaktadır.
13 Ağustos 2025 tarihinde Suriye ile imzalanan ‘Ortak Eğitim ve Danışmanlık Mutabakat Muhtırası’ çerçevesinde, Suriye Silahlı Kuvvetlerinin kapasitesini artırmaya yönelik eğitim ve danışmanlık faaliyetleri devam etmektedir. Bu kapsamda, Suriye’nin talepleri doğrultusunda kurulması planlanan eğitim merkezleriyle ilgili olarak Türkiye gereken katkıyı sağlayacaktır.
Türkiye, Suriye Hükümetinin kendi birlik ve bütünlüğünü korumak için alacağı her türlü tedbire destek verecektir.”
HARP OKULLARINDAKİ MEZUNİYET TÖRENİ
Bakanlık kaynakları, bu yıl MSÜ Harp Okullarından mezun olacak Teğmenler için neden Kara Harp Okulu’nda tek bir tören yapılacağına ilişkin soruları da cevapladı. Bakanlık kaynakları, bu konuda basında ve sosyal medyada çeşitli spekülasyonlar olduğuna dikkat çekerek, gündeme getirilen iddialarla ilgili şu cevapları verdi:
“NEDEN TEK BİR TÖREN YAPILIYOR?”
2025 yılı Harp Okulları Mezuniyet Töreni, Sayın Cumhurbaşkanımızın 31 Ağustos’ta yurt dışına seyahati nedeniyle ayrı ayrı değil ortak bir törenle Kara Harp Okulu’nda icra edilecektir.
Ocakta en düşük memur ve emekli maaşı ne olur? İşte masadaki rakam!
ÖĞRENCİLER TEDBİR AMAÇLI AKŞAMLARI OKULDAN UZAKLAŞTIRILIYORLAR MI?
Mezun olacak ve törende görevli askeri öğrenciler 17 Ağustos 2025 tarihinde Kara Harp Okulu’na katılış yapmışlardır. 18-29 Ağustos tarihleri arasında planlanan provalar törenin icra edileceği saatte yapılmaktadır.
Provalar sonrasında askeri öğrencilerin ihtiyaçları ve istekleri dikkate alınarak 19.00-23.30 saatleri arasında ihtiyacı olanlara günlük izin verilmektedir. Dileyen dışarı çıkabilmekte, istirahat etmek isteyen de Harp Okulu’nda kalabilmektedir.
TÖREN PROVALARININ 28 AĞUSTOS’TA BİTİRİLECEĞİ İDDİASI
Provaların 28 Ağustos’ta sonlandırılıp teğmenlerin 30 Ağustos’a kadar okuldan uzaklaştırılmaları söz konusu olmayıp 29 Ağustos günü genel prova icra edilecektir. Yani 18-29 Ağustos tarihleri arasında provalar günlük olarak icra edilmektedir.
TÖRENE KATILACAK AİLELERİN SINIRLANDIRILACAK MI?
Kara Harp Okulu tören alanının 4000 olan kapasitesi yapılan genişletme çalışmaları ile 6000’e çıkarılmıştır.
Kara Harp Okulu, Deniz Harp Okulu ve Hava Harp Okulu’ndan toplam 1405 askeri öğrenci mezun olacağından, kapasiteye uygun olarak her mezun için dört aile ferdi olacak şekilde kontenjan verilmiştir. Davetli ailelerin girişlerinin hızlı ve güvenli olması maksadıyla, davetli kimlik bilgileri sisteme yüklenmiş ve barkod sistemi kullanılarak giriş sağlanacaktır.
Kaybolan Rus yüzücü için ‘boğulmadı’ iddiası! Dört ihtimal konuşuluyor
TÖREN SONRASI ÖĞRENCİLERİN AİLELERİYLE GÖRÜŞTÜRÜLMEYECEĞİ İDDİALARI
Tören bitiminde mezun olan teğmenlerin aileleri ile birlikte buluşma yerleri planlanmış ve bu yerler posterlerle süslenmiştir. Aileler Teğmenlerle beraber fotoğraf çektirebilecek ve beraber vakit geçirebileceklerdir. Ayrıca ailelere burada ikramlarda bulunulacaktır.
Törene katılan ailelerin cep telefonları da teslim alınmayacaktır. Ailelerin cep telefonlarının toplanacağı iddiaları doğru değildir.
Sonuç olarak, ortak tören olması sebebiyle yapılan ve törenin işleyişini kolaylaştıran düzenlemelerle ilgili yanlış ve eksik bilgiler içeren iddialar gerçeği yansıtmamakta, kasıtlı olarak paylaşılan bu hususlar kamuoyunu yanıltma ve TSK’nın itibarını zedeleme amacı taşımaktadır.”
HALİT YUKAY’IN NAAŞININ ÇIKARILMA ÇALIŞMALARI
Bakanlık kaynakları, Marmara Denizi’nin 68 metre derinliğinde tespit edilen iş insanı Halit Yukay’ın naaşının çıkarılmasına ilişkin sorular üzerine;
“Deniz Kuvvetlerimizin TCG IŞIN kurtarma gemisi bölgede çalışmalarına başladı. Halit Yukay’a ait olduğu değerlendirilen naaşın yukarı çıkartılabilmesi için hassas bir çalışma yürütülmektedir” dedi.
‘Çelik Kubbe’ dünya basınında: Erdoğan’ın 50 yıllık öngörüsü…

Sivas'ta bir ilk! Eleman bulmayınca karısını işe aldı: Şaşırıp, tuhaf karşılıyorlar

Sivas’ta bir ilk! Eleman bulmayınca karısını işe aldı: Şaşırıp, tuhaf karşılıyorlar

Sivas’ta yaşayan Sümeyra Yıldırım, eşi Hüseyin Yıldırım’ın yanında başladığı motor tamirciliğinde kısa sürede ustalık seviyesine ulaştı. Motorları baştan sona kendi başına toplayabilecek duruma gelen Sümeyra Yıldırım, güç gerektiren işlerde ise eşinden destek alıyor. Eşinin iş yerine gidip geldikçe motorlara ilgi duymaya başlayan Sümeyra Yıldırım, önce ufak tefek tamirat işleriyle mesleğe adım attı.
İlginizi Çekebilir
Zamanla işin inceliklerini öğrenen Sümeyra, eşi Hüseyin Yıldırım’ın eleman sıkıntısı yaşadığını görünce işi daha sıkı öğrenmeye karar verdi. Kısa sürede ustalık seviyesine gelen Yıldırım, eşiyle birlikte aynı dükkânda çalışmaya başladı. İş yerinde uyumlu bir şekilde çalışan çift, hem birbirlerine destek oluyor hem de görenlerin ilgisini çekiyor. Motor tamirciliği alanında kadınların da başarılı olabileceğini kanıtlayan Sümeyra Yıldırım, azmiyle de dikkat çekiyor.
“BENİM BU SEKTÖRE HEVESİM VARDI”
Sümeyra Yıldırım, eşinin eleman sıkıntı çektiğini ve daha sonra kendisinin eşi ile beraber çalıştığını belirterek, “Benim bu sektöre hevesim vardı. Eşimin yanına gidip gelerek ondan bir şeyler öğrenmeye başladım. Bu nasıl olur nasıl yapılır diye sorular sormaya başladım. İlk olarak çırak olarak getir götür yaptım. Daha sonrasında eşim eleman sıkıntısı yaşıyordu. Günümüzde de bu büyük bir problem. Beni eğiteceğini söyledi ve yavaş yavaş işe başladık. Bir şeyler daha üstüne koyarak bugünlere geldik. Bu sektörün yeniliğe ihtiyacı olduğu için kendimizi sürekli yenileyip eğitiyoruz. Güç gerektiren durumlarda eşimle beraber yapmak zorunda kalıyorum ama onun dışında motorları baştan aşağı dağıtıp tekrar toplayabiliyorum. Eşim de bana yardımcı oluyor” dedi.
Köylüler bu görüntüleri görmek için 20 yıl nöbet tuttu! ‘Herkes sahip çıksın’
“BİRBİRİMİZE YARDIMCI OLUYORUZ”
Sümeyra Yıldırım, eşi olmadığı zaman müşterilerle ilgilendiğini söyleyerek, “Eşim biraz dağınık ve kirli çalışıyor, onu ben düzeltiyorum. Bu sektör ağır bir iş olduğu için terleyebiliyoruz, yorulabiliyoruz. Gözüme yağ veya antifriz kaçtığında hemen eşim yardımcı oluyor. Aslında bir yandan güzel bir durum. Önce şaşırıyorlar ve tuhaf karşılıyorlar. Bir kadının sanayide ne işi var yapabilir mi gibi düşünceleri oluyor. Beni görünce de o algı yıkılıyor. İsteyen bir kadın bu işi yapabilir. Artık müşterilerimiz de bize alıştı, eşim olmadığı zaman ben ilgileniyorum. Eşimle aynı iş yerinde çalışmak güzel bir duygu. Bizim için ev ayrı, iş ayrıdır. İşteyken o benim ustamdır bana yardım eder. Yeri gelir ben ona ustalık yapar yardım ederim. Burada nasıl beraber hallediyorsak evde de birbirimize yardımcı oluyoruz” diye konuştu.

Ocakta en düşük memur ve emekli maaşı ne olur? İşte masadaki rakam!
“ELEMAN YETİŞTİRMEK ÇOK ZOR”
Hüseyin Yıldırım ise eleman bulamadığı için eşi ile çalıştığını ifade ederek, “Ben mutluyum, çünkü sanayide eleman yetiştirmek çok zor. Artık her yerde insanlar kolay para derdine düşmüş durumda. Şu an 3 senelik elemanıma işi öğretemedim. Sinirlenmiştim ve o nedenle eşimle beraber çalışmaya karar verdik. Gel dedim onun yapamadıklarını sen yaparsın. Randevulu çalışıyoruz ve işlerimizi ona göre yoluna koyuyoruz. Baktığımızda kadınların muazzam bir şekilde el işçiliği var. Yani yeri geliyor bizim elimizin ayağımızın girmediği yerler oluyor. Kadınlarda şöyle bir şey var en ince ayrıntısına kadar temiz ve pürüzsüz oluyor” şeklinde konuştu….

Rip akıntısına kapılıp sürüklendi! Tek yaptığı şey bu oldu..

Rip akıntısına kapılıp sürüklendi! Tek yaptığı şey bu oldu… İşte hayat kurtaran teknik

Denizlerde görünmez tehlike olarak nitelendirilen rip akıntısı her yıl birçok boğulma vakasına neden olurken, uzmanlar bu doğal oluşuma karşı vatandaşları uyarıyor.
Rip akıntısı, kıyıdan denize doğru güçlü bir şekilde çekilen su akıntısı olarak biliniyor. Çoğu zaman yüzeyde fark edilmesi zor olan bu akıntı, can kayıplarına yol açıyor.
Meteoroloji ve AFAD yetkilileri, vatandaşların denize girmeden önce hava ve deniz durumu raporlarını kontrol etmeleri gerektiğini belirtiyor. Ayrıca panik yapılmaması, akıntıya kapılan kişinin sahile paralel yüzerek kurtulmaya çalışması gerektiği vurgulanıyor.

AKINTIDAN KURTULMA ANI DRONLA GÖRÜNTÜLENDİ
Bu kapsamda İstanbul İtfaiyesi Su Altı Arama ve Kurtarma Amiri Nurettin Ünal, Kısırkaya Plajı’nda rip akıntısına girerek, böyle bir durumda nasıl hareket edilmesi gerektiğini uygulamalı şekilde gösterdi.
Akıntıda yaklaşık 100 metre sürüklenen Ünal, panik yapmadan sakinliğini koruyup yüzerek, kapıldığı akıntıdan çıktı. O anlar, AA ekibince dronla görüntülendi.
Ünal, rip akıntısının Karadeniz sahillerinde meydana gelen ve birçok insanın hayatını kaybetmesine yol açan çok sinsi bir akıntı olduğunu söyledi.
Karadeniz’in coğrafi yapısından dolayı büyük kütlelerle gelen dalgaların tekrar geri gitmek istediğini, bu sırada da güçlü bir akıntının meydana geldiğini anlatan Ünal, şöyle konuştu:
Alıntı Metni
Akıntıya kapılanlar için kıyıya paralel yüzmenin çok daha faydalı olacağını dile getiren Ünal, “Karadeniz sahillerinde kesinlikle uyarılara dikkat ederek suya girmeleri lazım. Çünkü rip akıntısı yer değiştirebilen bir akıntı. Yani daha önce geldiğiniz bir noktada rip akıntısı görmeyebilirsiniz ama bir hafta sonra orada oluşabilir. O kumların yerinin değişmesiyle veya rüzgarın yönüyle beraber akıntılar yer değiştirebiliyor. O yüzden düzenli olarak görevlilerin ikazlarına dikkat edilmesi lazım. Kuzeyden esen rüzgarların olduğu günlerde daha çok Marmara Denizi’nin tercih edilmesi gerekir.” ifadelerini kullandı.

“AKINTI ORTALAMA 8 KİLOMETRE HIZA ULAŞABİLİYOR”
İstanbul Boğazı’nda Karadeniz’den gelen çok güçlü bir akıntı olduğunu vurgulayan Ünal, şunları kaydetti:
Alıntı Metni…

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik’ten Özgür Özel’e tepki: Asla kabul edilemez

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik’ten Özgür Özel’e tepki: Asla kabul edilemez

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in partisinin İstanbul Beyoğlu’ndaki mitinginde yaptığı konuşmada İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Akın Gürlek’e yönelik kullandığı sözler üzerine harekete geçti.
Başsavcılıkça, Özel hakkında “kamu görevlisine hakaret” ve “tehdit” suçlarından resen soruşturma başlatıldı.
Son dakika: CHP Genel Başkanı Özel hakkında yeni soruşturma
Gelişme üzerine açıklama yapan AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Özel’in yargı kurumlarını ve mensuplarını hedef alan sözlerine tepki gösterdi.
Çelik, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Özel’in ifadelerinin siyasi eleştiri sınırlarını aştığını belirterek, “Özgür Özel’in üslubu, meşru siyaset alanının dışına çıkmıştır. Bu asla kabul edilemez” dedi.
“ÖZEL’İN ÜSLUBU, MEŞRU SİYASET ALANININ DIŞINA ÇIKMIŞTIR”
Siyasi partilerin en büyük misyonunun ‘siyasi meşruiyet’ alanını korumak olduğunu vurgulayan Çelik, şunları kaydetti:
İlginizi Çekebilir
“CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in yargı kurumlarını ve yargı mensuplarını hedef alan galiz sözleri siyasi eleştiri değildir. Özgür Özel’in üslubu, meşru siyaset alanının dışına çıkmıştır. Bu asla kabul edilemez.
Bir siyasi parti meşru alan içinde var olur. Siyasi partilerin en büyük misyonu “siyasi meşruiyet” alanını tüm galiz müdahalelerden korumaktır.
Özgür Özel’in meşru kurumları gayrimeşru bir üslupla hedef alması, kendi siyaset yaptığı zemini de vareden en temel demokratik değerleri tahrip etmeye çalıştığını göstermektedir.
Özgür Özel’in kendi partisini siyasi meşruiyet dışına çekmeye çalışması kendisini ilgilendirir. Devlet kurumlarına ve demokratik siyaset alanına müdahale etmesine ise asla müsaade etmeyiz.”

Reklam
Hayatı belgesele konu olan ‘Muhtar Ana’ üniversiteli oldu: Önlüğümü soydular, gelinlik giydirdiler

Hayatı belgesele konu olan ‘Muhtar Ana’ üniversiteli oldu: Önlüğümü soydular, gelinlik giydirdiler

Bağlar ilçesi Muradiye Mahallesi’nin 3 dönemdir muhtarlığını yürüten ve 13 yaşındayken okuldan alınarak zorla evlendirilen 5 çocuk annesi Dilek Demir, 16 yıllık evliliğinin ardından boşandı. Demir, muhtar olduktan sonra dışarıdan ortaokul ve liseyi bitirdi. Muhtar olarak göreve başladıktan sonra ilk iş olarak, muhtarlığın duvarına bir dilek-şikayet kutusu astı.

Demir, kendisi gibi küçük yaşta evliliğe zorlanan ya da başka sorunu olup dile getirmeye çekinenler için astığı kutuya gelen ihbar mektuplarıyla 2021’e kadar 41 kız çocuğunu erken yaşta gelin olmaktan kurtardı. Demir, ilgili kurumlarla iş birliği yaparak bu evlilikleri engelledi, çocukların yeniden okula dönmesini sağladı.

İlginizi Çekebilir
Mahallede artık ‘Muhtar Ana’ olarak anılan Demir’in bu başarısı yine aynı yıl DHA tarafından abonelerine servis edildi. Haberin ardından Demir’in hayatı ve kız çocuklarını kurtardığı kutu, 2022’de 8 aylık çalışmanın ardından belgesel haline getirildi. Senaryosunu Feyzi Baran’ın yazdığı, yönetmenliği Feyzi Baran ile Büşra Baran’ın birlikte yaptığı ‘Dilek kutusu’ belgeseli Amerika, İspanya ve İtalya gibi birçok ülkede 20’ye yakın festivalde gösterildi. Belgesel, son olarak 30. Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali’nde ‘kısa belgesel’ kategorisinde finale kaldı.

‘ÖNLÜĞÜMÜ SOYDULAR, GELİNLİK GİYDİRDİLER’
Bu yıl yapılan Yükseköğretim Kurumları Sınavına (YKS) giren Demir, yaptığı tercihle Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Sosyal Bilimler Meslek Yüksekokulu (MYO) Yerel Yönetimler Bölümü’ne yerleşerek üniversiteli oldu. Duygularını anlatan Demir, şunları söyledi:
“53 yaşındayım. 13 yaşında çocuk gelin olarak evlendirildim. Okulumdan alındım. Önlüğümü soydular, gelinlik giydirdiler bana. Bir adama verdiler ve okulumdan sorgusuz sualsiz beni aldılar. Okuma aşkı içimde kaldı. Yıllar sürdü. Yıllar sonra seçimlere katıldım ve muhtar oldum. Muhtarlığın kapısına okuyamayan, zorla evlendirilen kız çocukları için bir dilek şikayet kutusu yaptırdım, şikayetler geldi evlenmelerine engel oldum. Onlar tekrar okullarına döndüler. Şimdi hepsi okullarını bitirdiler. Yaşları şu an büyüdü. Evlenen evlendi, meslek sahibi olan oldu ve bunlara sebep dilek şikayet kutumuz. Ondan sonra artık şikayetler durdu. Yaklaşık 4-5 senedir 2 tane ihbar gelmiş. Toplamda 41’i evlenme 82 ihbar gelmişti ve biz bunlara yardımcı olduk, onlar için koşturduk. Şu anda hepsi okudu meslek sahibi oldu. Bizim mücadelelerimizi halk gördü, vatandaşlar gördü, insanlar gördü. Kız çocuklarının benim kırmızı çizgim olduğunu da öğrendiler ve buna artık bir son verdiler. Belki bir köyde olabilir ama şehir merkezi şu anda artık böyle şeylere lüzum duymuyorlar. Çocuklar okumalı. Bizim de o kadar mücadelelerimizin sonucudur bu. Artık çocuklarımızı okutuyorlar ve şu anda çevremizde veya Diyarbakır’da göremiyorum. İhbar da gelmiyor artık. Gelse de yüz yüze de geliyor. Muhtarlığa da geliyorlar. Karşımda oturup anlatabiliyorlar da. Okuma aşkı içimde kilitli kaldı. Ben muhtar olduktan sonra açık öğretimden ortaokulu da bitirdim. Liseyi de bitirdim ve şimdi de üniversiteyi kazandığımı öğrendim. Çanakkale Üniversitesi Yerel Yönetimler Bölümü’nü kazandım. Büyük bir başarı benim için çok yani bu hiçbir cümleyle anlatılamaz. Tamamen duygu doluyum şu anda. Hayallerim gerçek oldu. O kız çocuğu şu anda üniversiteli” diye konuştu.

MEZUN OLACAĞIM, KEPİMİ DE ATACAĞIM’
Çocuklarının hepsine üniversiteyi okuttuğunu söyleyen Demir, “Hepsi şu anda meslek sahibi. Okumaya büyük bir özlemle, aşkla yardımcı oluyoruz, destek oluyoruz. Çocuklarımız evlendirilmesin, okullarından mahrum edilmesin. Ben de karar verdim üniversiteli olmaya ve üniversitemi okuyacağım, mezun olacağım, kepimi de atacağım. Muhtarlık demek yerel yönetim demektir. Bilerek Yerel Yönetimler Bölümü’nü seçtim. Bu dalda hem yılların tecrübesi var hem de gelecekte kullanabilirim bu dalı. Ondan dolayı yerel yönetimi seçtim. Tüm anne babalardan rica ediyorum. Çocuklarına sahip çıksınlar. Okullarına destek versinler. Çocuklarını okutsunlar. Okuldayken hiçbir şekilde çocuklarına müdahale etmesinler. Evlendirme, şu, bu vesaire. Tüm güçleriyle çocuklarının yanında olsunlar. Bizler de tüm çocukların yanındayız. Okuma, okuma, okuma…” ifadelerini kullandı. (DHA)

Reklam
YKS yerleştirme sonuçları açıklandı, şimdi sıra barınmada! Öğrenci evi ve yurt fiyatları ne kadar?

YKS yerleştirme sonuçları açıklandı, şimdi sıra barınmada! Öğrenci evi ve yurt fiyatları ne kadar?

Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) sonuçlarının açıklanmasıyla üniversite öğrencilerinin yurt ve ev bulma telaşı başladı. İstanbul’da barınma maliyetleri ilçeden ilçeye değişirken, kimi öğrenciler tercihlerini özel ya da devlet yurdundan yana kullanıyor kimi öğrenciler ise, kiralık ev arıyor. İstanbul’da merkezi konumdaki ilçelerle, üniversite kampüslerine yakın semtlerde kiralar 25 bin lira ile 35 bin lira arasında değişiklik gösteriyor. Yurtlardaki fiyatlar, kiralık evlere oranla daha uygun olsa da 2024 yılına kıyasla özel yurtlarda da fiyat artışı gözlemleniyor.
ÖZEL YURTLARDA FİYAT 12 BİN LİRADAN BAŞLAYIP, 58 BİN LİRAYA KADAR ÇIKIYOR
2024-2025 eğitim-öğretim yılında özel yurtlarda ücretler 12 bin lirayla 22 bin lira arasında değişirken, 2025-2026 eğitim öğretim yılında 17 bin lirayla 58 bin lira arasında değişiklik gösteriyor. Tek kişilik odalardan, 6 kişilik odalara kadar seçenekler sunan özel yurtlarda fiyatlar ilçeden ilçeye değişiyor. Şişli’de ortalama 12 bin lira ile 58 bin lira arasında olan yurt ücretleri, Bakırköy’de 17 bin lira ile 23 bin lira arasında, Üsküdar’da 12 bin lira ile 25 bin lira arasında seyrediyor. Avcılar’da ise, aylık 12 bin 500 lira ile 15 bin lira aralığında özel yurt bulmak mümkün. Devlet yurtlarında ise, geçtiğimiz yıl Gençlik ve Spor Bakanlığı’na bağlı Kredi ve Yurtlar Kurumu’nun yurt ücretleri 517 lira ile 855 lira arasında belirlenirken, bu yılki fiyatların Ağustos ayının son günlerinde açıklanması bekleniyor.
‘ŞU AN YÜZDE 50 DOLULUĞUMUZ VAR’
Şişli’deki özel öğrenci yurdu Genel Müdürü Ferah Tan, “Tek kişilik odalarda aylık ücretimiz 35 bin lira. 2 kişilikler 28 bin lira gibi. 4 kişilik, 6 kişilik var. Bunlarda da yine rakamlar 17 bin ile 24 bin arasında değişiyor. Dün itibariyle biliyorsunuz tercihler açıklandı. Onun akabinde zaten öğrenciler, velileri yoğun bir şekilde aramaya başladılar. Doluluk oranı oldukça yükselmeye başlıyor. Çünkü dediğim gibi tercihler açıklandı. Arayanlar var. İstanbul’a gelmeye başlayanlar oldu. Çünkü yakın bölgelerdekiler, örneğin Sakarya, Bursa gibi oradaki öğrenciler geliyorlar ve dolmaya devam ediyor. Şuan da yüzde 50 doluluğumuz var. Çok büyük bir uçurum yok. Çünkü biz fiyatları oldukça minimumda tutmaya çalışan bir kurumuz. Özellikle veli ve öğrenci odaklı çalıştığımız için, çalışma politikamız bu yönde olduğu için biraz daha düşük tutuyoruz” dedi.
‘UCUZA EV BULMAK MÜMKÜN’
İstanbul Emlak Komisyoncuları Odası Yönetim Kurulu Başkanı Nizameddin Aşa, İstanbul genelinde farklı fiyatlara ve öğrencilere uygun evler bulunduğunu söylüyor. Aşa, “Öğrencilerin en çok tercih ettiği ilçenin başında Beşiktaş geliyor. Beşiktaş, Şişli, Fatih, Kadıköy gibi semtler şu anda öğrencinin daha doğrusu talebinin yoğun olduğu semtler. Bu ilçelerde iki oda, salon, 70, 80 metrekare bir evin kiralık fiyatı 25 bin ile 35 bin arasında değişiyor. Bu dediğimiz gibi değişkenlik gösterebiliyor. Mesela en pahalı ilçe şu anda Beşiktaş deniyor. Beşiktaş’ta 2 milyon lira ye de kiralık ev var fakat bu Bebek’te, Ulus’ta, Etiler’de yalı veya villa tipi evler. Tüm ilçeyi kapsamıyor. Şu anda böyle bir yanılgı var. Beşiktaş’ta 60, 70 binden aşağıya ev yok deniyor. Öyle bir şey yok. Ben kesin söylüyorum. Bugün 25 bine, 30 bine, 35 bine falan bulması mümkün. Aynı şekilde Kadıköy merkezi de yaklaşık 30, 35 bin lira civarında. Bakırköy merkezi, Şişli Mecidiyeköy de öyle. Fatih biraz daha düşük. Fatih de şu anda oldukça fazla kiralık ev var. 20 bin lira civarında 2 oda 1 salon olan bir ev, şu anda Fatih’te mevcut. Avcılar’da şu anda ucuz ev bulmanız mümkün. O da 10, 15 bin lira ile 20 bin lira arasında bu ilçelerde bulunması mümkün ki bu saydığımız semtlerde üniversite semti. İstanbul’da ulaşımı göze aldığınız zaman daha uygun ev bulmak mümkün. Geçtiğimiz 2 yılda çok az talep oldu. Ama bakıyorsunuz bu yıl da öyle bir yoğunluk yok. Birkaç gün oldu sonuçlar açıklanalı. Fakat halen öyle yoğun bir akım, yoğun bir öğrenci şu anda yok. Bu da bizce yoğun yeni bir talep olmayacağı anlamına geliyor. Şu anda Beşiktaş, Şişli, Mecidiyeköy, Bakırköy, Kadıköy, Fatih, ikinci olarak Avcılar en fazla yoğun talep gören ilçe ve semtler” ifadelerini kullandı.
‘ÜNİVERSİTENİN MESAFESİ UZAK AMA FİYATLAR YÜKSEK OLDUĞU İÇİN YİNE DE EVE GİDİP GELECEK’
Kızının İstanbul’da üniversite kazandığını söyleyen Ramazan Türkoğlu, “Kızım üniversiteyi İstanbul’da bu yıl kazandı. Bu yıl başlayacak. Ev ve yurt fiyatları çok yüksek biliyorsunuz. Onun için mesafe olsa da artık bir şekilde aktarma ile gidecek. Ben Mecidiyeköy’de oturuyorum, fiyatlar çok yüksek. Ondan dolayı bir şekilde böyle idare edeceğiz, başka çare yok. Üniversitenin mesafesi uzak ama fiyatlar yüksek olduğu için yine de eve gidip gelecek” dedi.
‘DAHA UCUZ BİR YURT ARAYIŞINDAYIM’
Yurt arayışında olan yeni üniversiteyi kazanan öğrenci Yaprak Tosun, “İstanbul’da özel bir üniversite kazandım. Şişli taraflarında tek kişilik yurtlara baktım. Fiyatlar 20 bin, 40 bin lira arasındaydı. Aşırı pahalı, öğrenciyiz. Bu parayı nereden getirip verelim. Benim ailem bile bu fiyatları ödeyemiyor. Şuan daha ucuz bir yurt arayışındayım” dedi.
‘KİŞİ BAŞI 15 BİN TOPLAM 30 BİN LİRA ÖDÜYORUZ’
Kiracı olan öğrenci Samira Kayabaşı, “İstanbul Üniversitesi’nde 2’inci sınıf öğrencisiyim. Ben kirada kalıyorum. Kira fiyatlarıyla, yurt fiyatları neredeyse aynı. Ben İstanbul’da bu kadar pahalı olacağını düşünmezdim. Biz iki arkadaş kalıyoruz. Kişi başı 15 bin toplam 30 bin lira ödüyoruz. Okula yakın olduğu için Fatih tarafındayım. Ama Fatih tarafında bile kiralar çok pahalı. Bence genel bir kriz var” ifadelerini kullandı. (DHA)

Tekirdağ merkezli dolandırıcılık operasyonunda 7 tutuklama

Tekirdağ merkezli dolandırıcılık operasyonunda 7 tutuklama

Hayrabolu ilçesinde kardeşi cezaevinde bulunan kişi, emniyete giderek bazı şahısların kendisine ulaşarak davanın seyrini değiştirebileceklerini söyleyip, kendisinden hakim ve savcılara verilmek üzere 2,5 milyon lira talep ettiklerini belirtti.
İlginizi Çekebilir
İhbar sonrası İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekipleri, Hayrabolu Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde çalışma başlattı. Kamera kayıtları ve HTS analizleri incelendi. Şüphelilerin davanın seyrini değiştirmek için 2,5 milyon lira talep ettikleri, paranın X-ray cihazında fark edilmemesi için alüminyum folyo ve havluya sarıla şekilde 500 bin liralık 5 paket halinde teslim edilmesini istedikleri tespit edildi.

4 İLDE EŞ ZAMANLI OPERASYON
Şüphelilerin kimliklerini belirleyen polis, Tekirdağ, İstanbul, İzmir ve Balıkesir’de eş zamanlı düzenlediği operasyonda aralarında İstanbul Barosu’na kayıtlı avukatın da bulunduğu 9 kişiyi yakaladı. Tekirdağ’a getirilen ve işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen, aralarında avukatın da olduğu 7 şüpheli, ‘Yargı organlarının, kamu kurumlarının veya kamu otoritesinin adını kullanarak nitelikli dolandırıcılık’, ‘Organize suç örgütü kurma, yönetme ve üye olma’ suçlarından tutuklandı, diğerleri adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

Portekiz basınında manşet oldu: Kerem Aktürkoğlu, Fenerbahçe’yi eledi