BIST 100
14.446,42 3,64%
DOLAR
46,2931 0,00%
EURO
53,7026 0,06%
GRAM ALTIN
6.413,83 0,00%
FAİZ
41,76 -2,36%
GÜMÜŞ GRAM
104,19 0,00%
BITCOIN
66.415,00 -0,12%
GBP/TRY
62,1409 0,03%
EUR/USD
1,1595 0,04%
BRENT
83,63 -4,24%
ÇEYREK ALTIN
10.486,62 0,00%
İzmir Açık
İzmir hava durumu
21 °
Reklam

HABER

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz: Enflasyon düşme eğiliminde

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz: Enflasyon düşme eğiliminde

Yılmaz, Habertürk TV ve BloombergHT ortak yayınında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu, soruları yanıtladı. Son 22 yılda savunma sanayii alanında bir devrimin yaşandığını, Türkiye’nin artık ihracatçı hale geldiğini ifade eden Yılmaz, “Geçmişte parasını ödediğimiz halde alamadığımız ürünleri şimdi biz başkalarına ihraç eder konuma geldik. Tabii daha katetmemiz gereken mesafeler var. Bunlardan en önemlilerinden biri Çelik Kubbe. İsmini de bizzat Sayın Cumhurbaşkanımızın koyduğu bir proje. Değişik sistemlerin entegre çalıştığı ve etkili bir savunma ortaya koyduğu bir sistem. Savunma sanayii aynı zamanda ekonominin de çok önemli bir parçası. Savunma sanayimiz geliştikçe Türkiye teknolojik tabanı daha güçlü, katma değeri daha yüksek bir ekonomi inşa edecek.” dedi.
İlginizi Çekebilir
Dünyada güvenlik boyutunun ön plana çıktığını anlatan Yılmaz, tüm dünyada jeopolitik risklerin yükseldiği, savunma harcamalarının arttığı bir dönemden geçildiğini ve dolayısıyla caydırıcı bir güç olmanın çok önemli olduğunu ifade etti.
Yılmaz, bölgede oynanmaya çalışılan oyunların boşa çıkarılması çerçevesinde terörsüz Türkiye girişiminin çok kıymetli olduğunu, Devlet Bahçeli’nin çağrısıyla bu sürecin hızlandığını dile getirerek, “Sonra örgütün kurucusu, kendi örgütünü feshetme yönünde tavsiyede bulundu. Örgüt böyle bir karar aldı. İlk silahların yakılması başladı. Dolayısıyla aşama aşama önemli bir yere gelmiş durumdayız. Terörün olmadığı, demokratik siyasetin herkes için açık olduğu bir ortam içinde Türkiye yoluna devam edecek. Terörden 40 yıldan fazla çok çektik biz. Bu vesileyle şehitlerimizi rahmetle anıyorum. Gazilerimize şükranlarımızı sunuyorum. Büyük bir mücadele verdi Türkiye ve başarılı oldu. Terörle mücadelede içeride büyük oranda bir huzur, güven ortamı zaten sağlanmıştı. Sınır ötesinde birçok çabamız vardı. Ama bunu köklü, kalıcı olarak ortadan kaldırmak Türkiye’nin geleceği açısından çok kıymetli. Terörsüz Türkiye aslında terörsüz bölge demek. Çevremizdeki ülkelerde de biz terörün olmasını istemiyoruz. Çatışmanın, kavganın olmasını istemiyoruz.” diye konuştu.
Suriye’de bir devrimin yaşandığını, zalim rejimin gittiğini kaydeden Yılmaz, farklı grupların, silahlı örgütlerin olduğu bir Suriye değil, devlet otoritesinin her tarafa hakim olduğu bir Suriye’nin olması gerektiğini vurguladı.
Yılmaz, İsrail başta olmak üzere Suriye’de istikrarı istemeyen güçlerin olduğunu, bu güçlerin Suriye’de çatışmaları körüklemeye çalıştıklarını aktararak, şunları söyledi:
“Cumhurbaşkanımızın Ahlat’ta verdiği mesaj bu anlamda çok önemli. Bu bölgede kalıcı olması mümkün olmayan birtakım uluslararası güçlerin telkinlerine uyanlar kaybetmeye mahkumdurlar. Ama bu bölgenin, bu toprakların insanı olanlar, buradaki devletlerin güveniyle, himayesiyle devam edenler kazanacaklardır. Suriye’de yaşayan herkese eşit bir nazarla bakıyoruz. Bundan hiç kimsenin şüphesi olmasın. Ama biz Suriye’nin bölünmesini, parçalanmasını, emperyal birtakım oyunlara alet olmasını da istemiyoruz.”
Suriye halkının girişimci bir halk olduğunu, tarihten gelen bir zenginlikleri, farklılıkları bulunduğunu ifade eden Yılmaz, Suriye’nin kendi haline bırakılırsa çok kısa sürede toparlayacağına inandığını dile getirdi.
Türkiye’nin, Suriye’nin toprak bütünlüğü ve birliğinden yana olduğunu, Suriye’de yaşayan farklı etnik gruplar ve mezheplerin hepsine saygılı olduğunu söyleyen Yılmaz, anayasa çalışmalarını çok önemsediğini de ifade etti.
Yılmaz, Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonunun çalışmalarının ne kadar süreceğinin sorulması üzerine, yoğun bir çalışma yürütüldüğünü, bu meselenin milletin, devletin geleceğiyle ilgili bir mesele olduğunu belirterek, terörün ekonomik ortamı zehirleyip, kalkınmanın önünde büyük bir set oluşturduğunu söyledi.
Komisyon çalışmalarını ne kadar erken tamamlarsa o kadar iyi olduğunu ifade eden Yılmaz, “Türkiye’nin terörsüz hale gelmesini sabote etmeye çalışan çeşitli güçler var. Bunlar dezenformasyonla ve provokasyonlarla bu süreci akamete uğratmak için her türlü gayreti sarf edebilirler. Önümüzdeki dönem bu anlamda da çok uyanık olmamız, çok dikkatli olmamız gereken bir dönem. Dolayısıyla çomak sokmak isteyen çok olur. Bir an önce bu işlerin yapılması, açıklığa kavuşturulması en doğrusu.” dedi.
Yeni anayasa çalışmaları ilgili de açıklamada bulunan Yılmaz, Türkiye’nin hala bir darbe anayasasıyla yönetildiğini belirterek, şöyle konuştu:
“‘Türkiye bu ayıptan kurtulsun.’ diyoruz. Aslında bütün partilerin de seçim beyannamelerine baktığınızda bir şekilde yeni bir anayasa teklifi olduğunu görüyorsunuz. Ama şu ana kadar Meclis’te böyle bir komisyon oluşmuş değil. Biz kendi içimizde hükümet olarak, parti olarak, Sayın Cumhurbaşkanımızın talimatıyla bir ekip oluşturduk ve sürekli toplanıyoruz. Nasıl bir anayasa olması gerektiği konusunda kendi iç çalışmalarımızı yapıyoruz. Ama bu bizim tek başımıza yapabileceğimiz bir iş değil. Meclise esas itibarıyla düşen bir görev. Meclisimiz böyle bir irade ortaya koyduğunda biz hazırlıklarımızı tamamlamış olarak, o sürece parti olarak, hükümet olarak katkıda bulunacağız. Tabii bu bir uzlaşma, müzakere süreci. Bir toplumsal sözleşme meselesi. Sadece geçmiş bir darbe anayasasından kurtulmak değil bence. Bir taraftan da tabiri caizse yeni nesil bir anayasa. Çok sayıda değişiklik oldu anayasada. Bu, iç bütünlüğünü oldukça bozdu aslında. Dolayısıyla daha sade bir anayasa arayışımız var. Bu işlerin nihai konuşulacağı yer Meclisimiz. Muhalefete de çağrıda bulunuyoruz. ‘Gelin hep birlikte bunu başaralım.’ diyoruz. Bunu yapan bir ülke olduğumuzda ben uluslararası düzeyde prestijimizin de artacağına inanıyorum.”
Yılmaz, sivil olarak kendi anayasasını yapmış bir Türkiye’nin çok daha prestijli bir konuma sahip olacağını düşündüğünü ifade ederek, gündemlerinde ilk 4 maddenin değiştirilmesi gibi bir hususun olmadığını dile getirdi.
Cevdet Yılmaz, Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu tartışmaları ile yeni anayasa tartışmalarını birbirinden ayırmak gerektiğini de kaydetti.
“BİZ DE AVRUPA’NIN BİR PARÇASI, AB’NİN ADAY ÜLKESİYİZ”
Dünyada eski liberal düzenin büyük oranda zayıfladığını ve İsrail’in yaptıklarıyla birlikte uluslararası hukukun kalmadığını anlatan Yılmaz, “Yeni bir ortamdayız, bu ortam tüm dünyada ve özellikle Avrupa’da güvenlik endişelerini arttırdı. Ukrayna-Rusya savaşının da getirdiği korkular, endişeler ortada. Bu ortamda Türkiye-Avrupa ilişkilerinde de özellikle güvenlik politikaları üzerinde yeni bir alan açılmış gibi görünüyor ama biz bunu sadece güvenlik eksenli bir ortaklık olarak göremeyiz. Güvenlik elbette önemli, biz de Avrupa’nın bir parçası, Avrupa Birliği’nin bir aday ülkesiyiz, NATO’nun ikinci en büyük gücüyüz.” açıklamasında bulundu.
Yılmaz, Avrupa ve Türkiye arasında objektif ortaklıklar olduğunu belirterek, “Maalesef Avrupa Birliği üyesi bazı ülkeler kendi özel Türkiye karşıtı birtakım politikalarını Avrupa Birliği üzerinden yansıtmaya çalışıyorlar ve bu ilişkilerimize büyük zarar veriyor. Bu yeni ortamda inşallah bunları da bir şekilde aşarız. Biz AB ile her zaman pozitif gündemden yanayız.” diye konuştu.
Türkiye’nin dünyadaki yeni ortamda güvenlik ve ticaret politikalarında da yeni fırsatlarla karşı karşıya olduğunu kaydeden Yılmaz, Türkiye’deki vize sorununa ilişkin, “Komisyon karar verdi biliyorsunuz. Bir vize serbestisi bir de vize kolaylaştırması var. Aslında olması gereken vize serbestisi ama kolaylıkla ilgili birtakım adımlar atılacak. Çoklu vizeler verilecek, uzun süreli vizeler verilecek, bu karar alındı ama tam anlamıyla uygulamaya geçildiğini söyleyemeyiz, hazırlık süreci var. Özellikle iş dünyasına ve belli kesimlere dönük daha rahatlatıcı adımlar atılacak.” değerlendirmesini yaptı.
Yılmaz, “Zelenskiy ile Putin’in İstanbul’da görüşmesi mümkün mü?” sorusuna, “Neden olmasın? Türkiye her zaman için alternatiflerden biri. Çünkü Türkiye, Sayın Cumhurbaşkanımızın dirayetli yönetimiyle tüm kesimlerle iletişim kanallarını açık tuttu.” yanıtını verdi.
“NETANYAHU’NUN SÖZLERİ TALİHSİZ”
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun 1915 olaylarına ilişkin yaptığı açıklamaya ve Gazze’deki soykırım devam ederken bazı ülkelerin Filistin’i tanıyacaklarını söylemesine değinen Yılmaz, “Netanyahu’nun sözleri talihsiz ve hiçbir geçerliliği olmayan yok hükmünde ifadeler. Ne tarihi bir gerçekliğe ne de hukuki bir gerçekliğe tekabül ediyor. Netanyahu’nun asıl hesap vermesi gereken Gazze’deki Filistinlilere dönük açık ve net soykırımıdır.” diye konuştu.
İlginizi Çekebilir
Yılmaz, Türkiye Cumhuriyeti olarak, Filistin’de yaşanan soykırımı, mazlum Filistin halkının durumunu gür bir sesle bütün diplomatik platformlarda dile getirmeye devam edeceklerinin altını çizerek, insanlık ittifakına ihtiyaç duyulduğunu kaydetti.
2024 Orta Vadeli Program’ın (OVP) hedeflerine ve sonuçlarına ilişkin soruyu yanıtlayan Yılmaz, “Enflasyonla mücadeleyi 3 aşamaya ayırmıştık. Biri geçiş süreci, ikinci aşama dezenflasyon süreci ve üçüncü aşama kalıcı fiyat istikrarı. Birinci aşama geçen yılın haziran ayında tamamlandı ve dezenflasyon süreci başladı. O günden bugüne 14 aydır kesintisiz şekilde enflasyon oranı düşüyor. 75,5’dan 33,5’a kadar geldi yani enflasyonda 42 puanlık bir düşüş gerçekleşti. Yıl sonuna baktığımızda 30’un altını artık rahatlıkla görüyoruz.” ifadelerini kullandı.
Yılmaz, OVP’yi kararlılıkla uyguladıklarını ve uygulamaya devam edeceklerini dile getirerek, “Gelecek yıl 10’lu rakamlardan bahsedeceğiz, bu da enflasyonun büyük oranda gündemden düşmesi demek. Tek haneli rakamlara kadar mücadelemizi sürdüreceğiz.” dedi.
“ENFLASYON DÜŞME EĞİLİMİNDE”
Sanayiyi çok önemli bir alan olarak gördüklerini, zorluklar yaşandığının farkında olduklarını ve sanayi için ne yapabiliyorlarsa yaptıklarını anlatan Yılmaz, “Enflasyon düşme eğiliminde, faizler de düşüş döngüsüne girdi. Önümüzdeki dönemde finansal koşulların çok daha iyileşeceğini rahatlıkla ifade edebiliriz.” diye konuştu.
Yılmaz, istihdamı ekonomik ve sosyal politikanın odağında bir kavram olarak gördüklerini belirterek, “Özellikle genç ve kadın istihdamını destekliyoruz. 2005 yılında 5 küsur milyon kadın çalışan varmış, bugün sayı 12 milyonu aşmış durumda. 19 küsur milyon çalışan vardı, bugün 32 milyonlara geldi bu sayı. İstihdamda Türkiye epey mesafe aldı ama hala gitmemiz gereken çok yol var.” dedi.
Kira ücretlerinde gerileme sürecinin başladığını ancak hala yüksek olduğunu belirten Yılmaz, en yüksek kira bedellerinin metropollerde olduğunu, bu durumun satın alma gücünü etkilediğini anlattı.
Yılmaz, kira ücreti konusuyla ilgili uzun zamandır çalışmalar yürütüldüğünü ifade ederek, şunları söyledi:
“Deprem bölgesine 3 trilyon TL harcadık, bu yıl sonu itibarıyla 450 bin konutu hak sahibine teslim edeceğiz. Asıl yapmak istediğimiz sosyal konut kampanyası. Buna dönük hazırlıklar var. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanımız Murat Kurum uzun süredir hazırlanıyor. Deprem yükü hafifler hafiflemez yeni bir hamle yapacağız. Bu sefer ölçeği de yeni sosyolojiye, yeni nüfus dinamiklerine uygun olarak yapacağız. Örneğin, iki oda bir salon, daha düşük maliyetle ama iyi tasarlanmış, enerjiyi iyi kullanan, afetlere dayanıklı bir konut modeli. Bunu da aşacağız, kiralar aşağı doğru gelecek.”
Türkiye’de doğurganlık hızının düştüğüne vurgu yapan Yılmaz, “Türkiye’de toplumun yüzde 20’si tek kişilik hanelerden oluşuyor. Yeni demografiyi de dikkate alan sosyal konut kampanyasının hazırlıklarını yapıyoruz. Nüfus Politikaları Kurulu kurduk. Başkanlığını ben yürütüyorum. Çok önemli çalışmalar yapıyoruz.” dedi.
Erdoğan: Çelik Kubbe’yi envantere alıyoruz, bağımsızlığımızın yeni safhasındayız
“KKM O DÖNEMİN İHTİYACIYDI, GÖREVİNİ GÖRDÜ”
Yılmaz, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın Kur Korumalı Mevduat (KKM) uygulamasını sonlandırdığını açıklamasıyla ilgili, “KKM’yi artısı ve eksisi ile tartışmak lazım. Elbette bir maliyeti var ama bir taraftan da kur istikrarı açısından faydası oldu. Başından itibaren geçici bir tedbir olarak öngörüldü. Kanunu bile geçici bir madde olarak yaptık. O dönemin ihtiyacıydı, görevini gördü ve şimdi sistemden çıkıyor artık. Çok da başarılı bir yönetim sergiledik diye düşünüyorum. KKM bir dönem 140 milyar doların üstüne çıkmıştı, bugün geldiğimiz noktada 10-11 milyar dolar civarında. Piyasaları rahatsız etmeden, tedirginliğe yol açmadan kademeli şekilde, 2,5 yılda bu noktaya getirmiş olduk. Çok başarılı bir operasyon olduğunu söyleyebilirim.” diye konuştu.
“Siyasi gerilimlerin kur üzerinde yaratacağı baskıya karşı ekonomi yönetiminin eli güçlü mü?” sorusuna Yılmaz, “Dışsal etkilere karşı şu anda çok daha dayanıklı finansal bünyemiz olduğunu söyleyebilirim.” yanıtını verdi.
Yılmaz, 500, bin ve 5 bin TL’lik banknotlar basılıp basılmayacağına ilişkin soruya karşılık da şu anda böyle bir çalışma olmadığını, ileride ne düşünüleceğini bilmediğini söyledi.
ASELSAN’dan gövde gösterisi: 47 araçlık hava savunma sistemi TSK’ya teslim edildi

16 yaşındaki çocuk ev sahibini bıçakladı: Namusumu temizledim

16 yaşındaki çocuk ev sahibini bıçakladı: Namusumu temizledim

Edinilen bilgiye göre, olay Yakutiye ilçesine bağlı Emin Kurbu Mahallesi Libya Caddesi üzerindeki bir otelde meydana geldi. İddiaya göre, Ardahan’da çalışan E.S. (16), Erzurum’da yaşayan annesinin ev sahibi tarafından rahatsız edildiğini öğrendi.
EV SAHİBİ AĞIR YARALI
Ev sahibi L.B.’nin annesini uzun süredir müstehcen ifadelerle rahatsız ettiğini öğrenen E.S., şahsın iş yerine gitti. Burada şahsa “Sen misin?” diyen E.S., daha sonra yanında getirdiği sallama olarak tabir edilen bıçakla saldırdı. Vücudunun çeşitli yerlerinden bıçaklanan L.B. ağır yaralandı. Şahıs ambulansla Şehir Hastanesi’ne kaldırıldı.
‘NAMUSUMU TEMİZLEDİM’
Ameliyata alınan L.B.’nin hayati tehlikesi devam ederken, olay yerinden kaçan E.S. sosyal medya üzerinden bir gazeteye ulaşarak kendini ihbar etti. Soğukkanlılıkla bıçaklama anlarını anlatan E.S., saldırıyı namusu için gerçekleştirdiğini söyledi. Çocukla önce mesaj yoluyla, daha sonra telefon ile görüşen gazete ekibi, olayı Emniyet İl Müdürlüğüne bildirdi.
Yaklaşık 5 saat boyunca aranan E.S., akşam saatlerinde Yakutiye ilçesi Mahallebaşı semtinde cadde üzerinde yürürken Çocuk Şube Müdürlüğü ekiplerince yakalandı. Gözaltına alınan çocuk, ifadesi alınmak üzere Emniyet’e götürüldü.
Aldığı cevabı beğenmeyen veli, okul müdürü ve yardımcısına bıçakla saldırdı

Reklam
CHP Genel Başkanı Özgür Özel partisinin Beyoğlu mitinginde konuştu

CHP Genel Başkanı Özgür Özel partisinin Beyoğlu mitinginde konuştu

Özel, “Millet iradesine sahip çıkıyor” sloganıyla düzenlenen mitingde yaptığı konuşmada, bugün Beyoğlu’nda, İstanbul’un kalbinde olduklarını söyledi. İnan Güney’in suçsuz olduğunu savunan Özel, onurları olan Güney’e sonuna kadar sahip çıkacaklarını kaydetti.
İlginizi Çekebilir
Özel, bugün 50’nci buluşmada toplandıklarını vurgulayarak, “Bugün 50’nci buluşma miting değil, 50’nci eylem ve burada bulunan herkes bugüne kadar 49 eylemde topladığımız, bir arada olduğumuz 10 milyon yüreğin üstüne buraya geldiniz. Bugüne kadar 10 milyon kişi Ekrem Başkan’a, arkadaşlarımıza sahip çıktı. Bundan sonra da sahip çıkmaya devam edeceğiz.” dedi.
Türkiye’nin dünyada genel enflasyonda da gıda enflasyonunda da birinci olduğunu söyleyen Özel, “Avrupa’da enflasyon ortalaması yüzde 2. Türkiye’de yüzde 33. 38 OECD ülkesinde en kötü durumda olan biziz. 27 Avrupa Birliği ülkesi var. Bunlarda toplam 13 milyon işsiz var. Bizde tek başımıza 13,5 milyon işsiz var.” diye konuştu.
Özel, memleketin 90’lı yıllara döndüğünü ileri sürerek, şöyle devam etti:
“Beyoğlu’ndan açıkça söylemek isterim ki AK Parti bir kara düzen kurmuştur. Bu kara düzende AK Parti üyesine bile artık huzur yoktur. Dünyanın en pahalı etini de en pahalı internetini de Türkiye’ye kullandıran, gençlerin umutlarını körelten, ailelerini kahreden bir iktidar vardır. Hep beraber AK Parti’nin bu kara düzenini yıkacağız, bu iktidarı değiştireceğiz. Bütün gençlere söz veriyoruz. İlk seçimde bu ülkenin başına yasakları yasaklayan bir cumhurbaşkanı gelecek. En büyük seçim vaadimiz yasaksız Türkiye, vizesiz Avrupa, söz veriyoruz. Dünyanın en hızlı ve en ucuz internetine söz veriyoruz, bütün gençlere.”
Erdoğan: Çelik Kubbe’yi envantere alıyoruz, bağımsızlığımızın yeni safhasındayız
“İsrail’e haddini bildirmeye, Filistin’e sahip çıkmaya davet ediyoruz”
Filistin’de büyük bir dramın yaşandığını vurgulayan Özel, 700 gündür İsrail’in Filistin’de katliam yaptığını kaydetti.
Özel, bütün muhalefet partileriyle görüştüklerini, hepsinin imzalarını aldıklarını dile getirerek, “İmza veremeyen bir siyasi parti de toplantıya katılacağını söyledi. Bugün ‘Yapamazlar, toplanamaz, lüzumu yok.’ dedikleri Meclis toplantısının başvurusunu yaptık, cuma günü 14.00’te Meclis’i Filistin için topluyoruz. Meclis Başkanlığı akşamüstü ilan etti, toplantı resmileşti. Filistin’e dönüp bakmayanlara inat Filistin için Meclis’i olağanüstü topluyoruz. ‘Söz bitti, gerek yok.’ diyenleri millet görüyor. Buradan samimi davetimdir. Milliyetçi Hareket Partisi’nin, AK Parti’nin bütün milletvekillerini bu tarihi sorumluluk için Meclis’e gelmeye, iktidar-muhalefet ayrımı olmadan İsrail’e haddini bildirmeye, Filistin’e sahip çıkmaya davet ediyoruz. Davet sadece muhalefetin değil, Türk milletinindir.” ifadelerini kullandı.
Türkiye’nin, demokratik Avrupa’nın bir parçası olduğunun altını çizen Özel, şunları kaydetti:
“Cumhuriyet Halk Partisi iktidarında en kısa sürede Avrupa Birliği’nin tam üyesi olacağız ve hep birlikte başaracağız. Bugün Avrupa’nın bütün demokratları bizimle beraber. Türkiye’nin bütün demokratlarını, sosyal demokratları, muhafazakar demokratları, milliyetçi demokratları, Kürt demokratları, liberal demokratları, sosyalist demokratları Türkiye ittifakına davet ediyoruz. Türkiye İttifakı gücünü Türkiye’den, milletinden, renklerini ay yıldızlı al bayraktan alır.”…

En mutlu günleri kabusa döndü! Üzücü haberi alan baba gözyaşlarını tutamadı

En mutlu günleri kabusa döndü! Üzücü haberi alan baba gözyaşlarını tutamadı

Yangın, ilçeye bağlı Koyuncu Mahallesi Töre Sokak’ta bulunan 2 katlı depolu müstakil bir adreste meydana geldi. Alınan bilgiye göre, bugün çocuklarından Salih’i evlendiren Ahmet Özden ve ailesi düğünün olduğu yaylaya gitti. Düğünün başladığı saatlerde ailenin yaşadığı evin deposunda yangın çıktı.
Alevler kısa sürede tüm depoyu ve bitişikteki 2 katlı evi dıştan sardı. Yangını görenlerin haber vermesi üzerine olay yerine Mersin Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı, Erdemli Belediyesi, Orman Müdürlüğüne bağlı ekipler sevk edildi. 10 itfaiye ekibi bir çok noktadan alevlere müdahale ederken, çevre sakinleri de destek verdi.
Haber Detay Görsel Slider
Limon deposundaki plastik kasalar nedeniyle büyüyen yangın ekiplerin yoğun mücadelesiyle 2 saatte kontrol altına alındı. Bu sırada 2 itfaiye eri de dumandan ekilendi. Dumandan etkilenen itfaiye erlerine olay yerinde hazır bekleyen sağlık ekipleri ambulansta müdahale etti.
BABA GÖZYAŞLARINI TUTAMADI
Oğlunu evlendirdiği anda yangın haberini alan ve olay yerine gelen Ahmet Özden ve bazı yakınları gözyaşlarını tutamadı. Aile bireylerini çevredekiler sakinleştirdi. Yangının olduğu evin birinci katında babanın kaldığı, ikinci katı ise evlendirdiği oğluna hazırladıkları öğrenildi. Deponun tamamen evlerin de kısmen zarar gördüğü yangının çıkış nedeniyle ilgili inceleme başlatıldı. Rüzgar olmaması nedeniyle çevredeki diğer ev ile bahçelere sıçramadan söndürülen yangın bölgesinde ise soğutma çalışmasının sürdüğü bildirildi.
9 yaşındaki çocuk kahraman esnaf sayesinde kurtuldu
Müteahhit kendini ihbar etti! Gerçeği öğrenince bir an bile tereddüt etmedi…

Reklam
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz: Çelik Kubbe değişim değil bir devrim

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz: Çelik Kubbe değişim değil bir devrim

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz katıldığı Habertürk yayınından açıklamalarda bulundu. Yılmaz’ın açıklamaları özetle şöyle: Şu anda dünyanın tartışması bu yana kaydı. Türkiye bu sürece çok önceden başlamış oldu. Son 22 yılda savunma sanayi alanında bir devrim yaşandı. Artık ihracatçı hale geldik. Geçmişte parasını ödediğimiz halde alamadığımız ürünleri şimdi biz başkalarına ihraç eder hale geldik. Çelik kubbede işin özü çok katmanlı entegre bir hava savunma sistemi. Değişik sistemlerin entegre çalıştığı ve etkili bir savunma sistemi. Savunma sanayi aynı zamanda ekonominin de çok önemli parçası. Ekonomik katma değeri büyütüyor, ihracat ve istihdam oluşturuyor. Savunma sanayimiz geliştikçe Türkiye katma değeri daha yüksek bir ekonomi inşa edecek. Bu teknolojiler sivil endüstrilere de sirayet ediyor. Her bakımdan savunma sanayiinde aldığımız mesafe önemlidir. Bugün 100 milyar dolar üzerinde proje portföyümüz var. En son Kaan’la ilgili Endonezya’nın ortaklığı çok önemli proje. Çelik kubbe başarıları taçlandıran çok önemli proje ve inisiyatif.
İlginizi Çekebilir
“ÇATIŞMA DEĞİL BARIŞI DESTEKLİYORUZ”
Dünyada güvenlik boyutu her şeyin üstüne çıkmış durumda. Bir taraftan AB 800 milyar Avroluk bütçe ayırdı. Almanya, bütçe açığının bir kısıt olmadığını kabul etti. Savunma sözkonusu olduğunda bu kural geçerli değil gibi kararlar alındı. Bütün dünyada savunma sistemi harcamalarının arttığı bir dönemden geçiyoruz. Biz Türkiye olarak tabii ki çatışmadan değil barıştan yana bir ülkeyiz. Bir taraftan etkin bir diplomatik gücü kullanan bir ülke diğer taraftan caydırıcı bir güç oluyoruz. İkisini aynı anda hayata geçiriyoruz. Bize düşen her türlü olasılığa hazır olmak ve caydırıcı güç olmak. Bu yönde çalışmalarımızı aralıksız sürdüreceğiz.
“TERÖRSÜZ TÜRKİYE ÇOK ÖNEMLİ BİR GİRİŞİM”
Terörsüz Türkiye’de işin önemini Türkiye Yüzyılı oluşturuyor. Bölgemizde birçok gelişmeler yaşıyoruz. Ortadoğu, çevremiz jeopolitik gerilimlerin arttığı dönemden geçiyor. Hem kendi iç huzurumuz, kalkınmamız, gelişmemiz için hem de bölgemiz üzerinde oynanmaya çalışılan oyunların boşa çıkarılması çerçevesinde terörsüz Türkiye girişimi çok önemli. Sayın Bahçeli’nin girişimi önemliydi. Örgütte silahların yakılması başlandı. Şu anda bir komisyon oluşmuş durumda. Bir parti girmedi, diğer bütün partiler orada. Bugüne kadar da gerçekten Allah nazardan saklasın gayet iyi gidiyor. Terörden 40 yıldan fazla çok çektik biz. Büyük mücadele verdi Türkiye ve başarılı oldu aslında. İçeride büyük oranda huzur güven ortamı zaten sağlanmıştı. Terörsüz Türkiye aslında terörsüz bölge demektir. Suriye önemli dönemden geçiyor. Zalim bir rejim gitti şimdi yeni bir Suriye şekilleniyor. Suriye’de yaşayan Arap, Kürt, Türkmen, Dürzi, Nusayri kim varsa bütün bunları kapsayan bir yönetim anlayışı, herkesin kendini bulduğu yönetim anlayışı bir taraftan da Suriye’nin birliği, beraberliği, parçalanmaması. Türkiye doğru bir yerde duruyor. Farklı grupların olduğu Suriye değil devlet otoritesinin her tarafa hakim olduğu Suriye olmalı. Herkesin haklardan, özgürlüklerden istifade ettiği bir Suriye istiyoruz. Suriye’nin istikrarına, gelişimine destek oluyoruz. Suriye’de istikrarı istemeyen güçler var. Başta İsrail olmak üzere. Cumhurbaşkanımızın Ahlat’taki mesajı çok önemli. Bu bölgede kalıcı olması mümkün olmayan uluslararası güçlerin telkinlerine uyanlar kaybetmeye mahkum olacaklardır.
Erdoğan: Çelik Kubbe’yi envantere alıyoruz, bağımsızlığımızın yeni safhasındayız
“SURİYE’Yİ KARIŞTIRMAZLARSA TOPARLANACAKTIR”
Suriye’de bir devletin yeniden inşası ikincinsi de altyapının ve ekonominin inşası. Suriye halkı girişimci bir halk. Tarihten gelen bir zenginliği, farklılıkları var. Liman ülkesi, dünyaya açık bir medeniyet. İnanıyorum ki, Suriye’yi birileri karıştırmaya çalışmazlarsa çok kısa sürede toparlayacaktır. Oradaki ekonomik fırsatlar birçok ülkenin yatırımına vesile olacaktır.
“SURİYE’NİN BİRLİĞİNDEN YANAYIZ”
Türkiye olarak bizim politikamız açık ve net, toprak bütünlüğü ve birliğinden yanayız. Bütün gayretimizle Suriye ve halkının yanında olmaya devam edeceğiz. Suriye’de yaşanan farklı etnik gruplara ve mezheplere saygılıyız. Suriye’deki gelişmeler belli bir zaman alacak. Bu kadar büyük yıkımdan sonra yeniden inşa kolay değil. Anayasa çalışmalarını çok önemsiyorum. Yakında seçim yapacaklar. Daha güçlü meşruiyet ve kapsayıcılık ortaya koyacaklarına inanıyorum. Herkesin huzur içinde yaşayacağı ortam bizim arzumuz. Biz bu politikamızı etkili bir şekilde hayata geçirmeye devam edeceğiz. Türkiye toprak bütünlüğünden yana, Şara’nın temsil ettiği merkezi hükümetin tüm ülkeye hakim olmasından yana. Sorunun çözümü burada. Devlet güçlendikçe, topraklarına hakim oldukça atmosfer değişecektir. Doğal kaynakları Suriye’nin imarına harcanmaya başlanacaktır. Bundan da herkes karlı çıkacaktır.
ASELSAN’dan gövde gösterisi: 47 araçlık hava savunma sistemi TSK’ya teslim edildi
SÜREÇ KOMİSYONU NE AŞAMADA?
Meclis’te olmayan hiçbir şey gizli olmuyor. Gizli kapaklı bir çalışma olduğunu düşünmüyorum doğrusu. Bugün Barolar Birliği vardı. Yarın önceki dönem Meclis Başkanları dinlenecek. Yoğun bir çalışma var. Birlik ve beraberlik içinde gidiyor. Böyle de devam etsin. Bu bir beka meselesi. Dar siyasi hesaplara feda edilmemeli. Terörden kalıcı şekilde kurtulup, kalkınmamızı ve demokrasimizi daha ileriye taşımalıyız. Terörün doğrudan zararları var, ekonomik, sosyal vs. Bir de dolaylı zararı var. Ekonomik, yatırım ortamını maalesef zehirliyor. Kalkınmanın önünde büyük bir set oluşturuyor. Ekonomik dille alternatif maliyet oluşturuyor. Bunlardan kurtulmuş olarak Türkiye, kalkınma sürecini çok daha güçlü şekilde devam ettirecek. Terör örgütü kendisini feshettiğini açıkladı. Burada nasıl düzenleme yapmak gerekir? Komisyon bunları ortaya koyacak. Ne kadar erken biterse o kadar iyi olacak. Bu inisiyatifi Türkiye’nin terörsüz hale gelmesini sabote etmeye çalışan çeşitli güçler var. Bu işlerin bir an önce yapılması daha doğrusu. Tabii ki takdir Meclisimizin.
YENİ ANAYASA ÇALIŞMALARI
Sayın Meclis Başkanımız Kurtulmuş bütün partileri dolaştı. Bir darbe anayasası ile yönetiliyoruz. Türkiye bu ayıptan kurtulsun istiyoruz . Bütün partilerin yeni bir anayasa teklifi olduğunu görüyoruz. Biz sayın Cumhurbaşkanımızın talimatıyla bir ekip oluşturduk, sürekli toplanıyor, iç çalışmalarımızı yapıyoruz. Ama bu bizim tek başımıza yapabileceğimiz bir şey değil. Meclis irade ortaya koyduğunda biz parti olarak hazırlıklı olarak katkıda bulunacağız. Bu süreç bir müzakere süreci. Sadece geçmiş bir darbe yasasından kurtulmak değil tabiri caizse yeni nesil bir anayasa. Türkiye’nin geleceği için nasıl bir anayasaya ihtiyacımız var diye sormak lazım. Daha sade, iç tutarlılığı olan anayasa arayışımız var. Muhalefete çağrıda bulunuyoruz. Gelin hep birlikte yapalım diyoruz. Bunu yaptığımızda uluslararası prestijimizin de yükseleceğine inanıyorum.
“İLK 4 MADDEYLE İLGİLİ SIKINTIMIZ YOK”
İlk 4 madde ile ilgili sayın Cumhurbaşkanımız da açıklama yaptı. ‘Gündemimizde bunları değiştirmek diye bir husus yok’ dedi. İlk 4 maddeyle ilgili bir tartışmamız yok. Komisyon tartışmaları ile anayasa tartışmalarını ayırmak lazım. Anayasa farklı, süreç komisyonu farklı. Anayasa dediğimiz konuyu kendi mecrasında tartışmak doğru olur. MHP en fazla çalışan partilmerden biri oldu. Diğer partilere de tavsiyemiz kendi mutfaklarında çalışıp bir araya gelinmelidir. Sivil toplumun, üniversitelerin de katkılarıyla yeni anayasa yapmayı başarailirsek büyük bir başarı olur.
“AVRUPA İLE ORTAK ÇIKARLARIMIZ VAR”
Yeni bir küresel ortam oluştu. Eski liberal küresel düzen zayıflamış durumda. Uluslararası hukuk diye bir şey kalmadı. İsrail’in yaptıkları ortada. Yeni bir ortamdayız. Güvenlik endişeleri tüm dünyada artmış durumda. Bu ortamda Türkiye AB ilişkilerinde yeni bir alan açılmış gibi görülüyor. Biz bunu sadece güvenlik eksenli ortaklık olarak göremeyiz elbette. Güvenlik tabii ki çok önemli. Ama bunun ötesinde ekonomik ilişkilerimiz de çok kıymetli. Gümrük Birliği modernizasyonu, vize serbestisi ve kolaylaştırması gibi konular var. Objektif ortak çıkarlarımız var. Birlik üyesi bazı ülkeler Türkiye karşıtı politikaları AB üzerinden yansıtmaya çalışıyorlar. Yeni ortamda inşallah bunları aşarız. Biz pozitif gündemden yanayız. Ukrayna-Rusya vesilesiyle yakın bir pozisyon oluşmuş durumda. Sayın Cumhurbaşkanımızını temsilen liderler düzeyinde birkaç gönüllüler toplantısına katıldım. İnşallah bu gelişmeler yeni perspektife yol açar. Gümrük Birliği’nin güncellenmesi iki tarafın da lehinedir. ABD, Avrupa ile anlaşma yaptı. Hala Çin, Uzakdoğu ile anlaşmalar sağlanmış değil. Bu konuyu yakından takip ediyoruz. Bize uygulanan tarifeler en düşük nispetlerde. Türkiye yeni süreçte büyük fırsatlarla karşı karşıya. Bir vize serbestisi var bir de vize kolaylığı var. Şimdi kolaylıkla ilgili bazı adımlar atılacak. Bu karar alındı ama tam anlamıyla uygulamaya geçtiğini söyleyemeyiz. Özellikle iş dünyasına dönük daha rahatlatıcı adımlar atılacak. Komisyon bu kararı vardı.
RUSYA-UKRAYNA İLİŞKİLERİ
Zelensk ile Putin İstanbul’da görüşebilir, neden olmasın? Sayın Cumhurbaşkanımız etkili iletişimle süreci dirayetli bir şekilde yönetti. Ukrayna’nın hukuki pozisyonunu kabul ederek diğer taraftan sayın Putin’le son derece olumlu şekilde süreci yönetti. İki tarafla da güven ilişkisi içerisinde konuşabilen bir lider olarak önemli bir noktada. Tahıl anlaşmasından esir değişimine kadar somut sonuçlar elde edildi. Türkiye her zaman bir alternatiftir çözüm için.
NETANYAHU’NUN 1915 SÖZLERİ
Netanyahu’nun ifadeleri talihsiz ve yok hükmünde. Ne tarihi ne de hukuki gerçekliğe tekabül ediyor. Netanyahu’nun Gazze’deki Filistinlilere dönük açık ve net soykırımı hesap vermesi gereken bir konu. Nitekim uluslararası mahkemede yargılanıyor soykırımdan dolayı. Bu ifadelerle Türkiye’nin gür bir sesle Filistin davasını sahiplenmesine karşı tepki olarak ortaya koyuyor. Biz gür bir sesle bütün diplomatik platformlarda Filistin halkını dile getirmeye devam edeceğiz. Netanyahu boş ve geçersiz iddialar ortaya koymak yerine bir an önce yapması gereken şey ateşkesi sağlamak, Gazze’ye insani yardımların kesintisiz ulaşmasını sağlamak, iki devletli yapıyla siyasi çözüm üretmek. Bunları gölgelemek için sarf ettiği sözlerin hiçbir geçerliliği yok.
“14 AYDIR ENFLASYON DÜŞÜYOR”
Enflasyonla mücadeleyi 3 aşamaya ayırmıştık. Biri geçiş süreci ikinci aşama dezenflasyon ve üçüncü kalıcı fiyat istikrarı. Dezenflasyon süreci başladı. Kesintisiz şekilde enflasyon oranı düşüyor. 42 puanlık bir düşüş gerçekleşti. Yıl sonu baktığımızda 30’un altında rahatlıkla görüyoruz. 25-29 aralığında gerçekleşeceğini görüyoruz. Gidişata baktığınızda, doğru istikamette gidiyoruz. Program dışı ülke içinden ve dışından kaynaklı etkiler oldu. Kuraklık, don hadisesi. Bunları programda öngörmeniz mümkün değil. İmamoğlu soruşturmasının sonrası sokaklar karıştırılmaya çalışıldı. Militan birtakım grupların sokaklara inmesi. Trump’ın tarife etkisi. Trump’ın yeni tarifeleri ilan etmesinden sonra tüm ülkelerde risk primi yükseldi. İsrail-İran savaşı da var. Bütün dışsal faktörler olumlu olumsuz etkili olabilir ama aslolan programdır. Kararlı şekilde uyguluyorsanız erken ya da geç bir şekilde hedefinize ulaşırsınız. Bu sene sonu 20’li rakamları görüyoruz. Bir sonraki yıl; yani 2026’da artık 10’lu rakamları göreceğiz. Biz de OVP’yi tamamladığımızda tahminimizi ortaya koymuş olacağız. Tek haneli rakamlara kadar mücadelemizi sürdüreceğiz. 2027 yılında tek haneli rakamları tekrar ülkemizi kavuşturmak istiyoruz.
“FAİZDE DÜŞÜŞ BEKLİYORUZ”
Enflasyonda gidiş ortada. Faizde düşüş bekliyoruz. Bütün dünyada hane halklarının enflasyon öngörüleri piyasa katılımcılarından daha yüksek olur. Bu genel durum. Hane halkı geçmişe bakar. Piyasa katılımcıları ise daha profesyonel, gelecek odaklı tahminler yapar. Bizde piyasa katılımcıların enflasyon beklentisi 22,8’e düşmüş durumda. Vatandaşımızda henüz yüksek beklenti var. Geçmişe göre vatandaşımızın beklentisinde de düşüş var. Vatandaş öyle bekleyince talepleri de öyle şekillendiriyor. Bu beklentileri kırmanın iki boyutu var. Birincisi enflasyonu düşürmek. Düşürdükçe o algılar kırılıyor. İkincisi iletişim. Enflasyonla ilgili gidişatın iletişimini iyi yapmak durumdayız. G20 toplantısında Merkez Bankalarının tartışması olmuş, sosyal medyanın iletişime etkisi diye. Bizim iletişim tarafında da daha çok gayret göstermemiz lazım. Enflasyonda başarıyı anlatmak ve o psikolojiyi kırmak önemli. Sosyal bilimlerde kendini gerçekleştiren kehanet diye bir şey var. Herkes doğru ya da eğri bir şeye inanırsa sonuç oraya gidiyor. Reel politikalarla ve iletişimlerle beklentileri daha makul düzeye getireceğiz.
“OVP İÇİN TÜM KURUMLARLA ÇALIŞIYORUZ”
OVP’de makro ekonomik göstergeler, büyüme, cari açık, ithalat-ihracat rakamları. Burada güncelleme yapılacak. İkincisi bütçenin büyüklükleri. Üçüncüsü yapısal reform başlıkları. Makro göstergeleri Eylül ayının ilk haftasında tamamlamamız gerekiyor. Bütün kurumlarımızla çaışıyoruz. Bunları tamamladığımızda açıklayacağız. Büyüme tarafında çok büyük sapma beklemiyoruz. Bir miktar hedefin altında olabilir. Cari açıkta geldiğimiz nokta 1,5 civarı bir rakam görünüyor. Birçok göstergede OVP’den daha iyi noktadayız. Tahminlerde 12’den vurma diye bir şey beklememek lazımdır. Dünya dinamik, önemli olan doğrultu.
“DIŞ FİNANSMAN MALİYETİ GERİLEDİ”
Sanayiyi çok önemli görüyoruz. Her zaman yanında olma gayreti içindeyiz. Enflasyon düşme eğiliminde. Faizler de düşüş döngüsüne girmiş durumda. Önümüzdeki dönemde finansal koşulların çok daha iyileşeceğini rahatlıkla ifade edebiliriz. Cari açığımız düştüğümüz için dış finansana ihtiyacımız azaldı. Ülke risk primi düştüğü için dış finansmanın maliyeti geriledi. Şu anda dış finansman açısından baktığınızda maliyetler düşüş eğiliminde. İçeride finansal bir dönem yaşandı, normalleşme süreci oldu. Merkez Bankamızın rezervleri tarihi yükseliş döneminde. KKM’den çıkışı gerçekleştirdik. Sanayide ikinci çeyrekte bir toparlanma olduğunun farkındayız. Son açıklanan rakamlarda yüzde 8 gibi büyümeye işaret ediyor.
“SANAYİYİ ÇOK ÖNEMLİ GÖRÜYORUZ”
Sanayide problem emek yoğun sektörlerde. Konfeksiyon, mobilya, deri gibi. Ücretlerde artış, kurlarda gelişme. Hepsinden önemlisi dış taleplerin zayıf seyretmesi. Biz de buna karşı birtakım önlemler geliştiriyoruz. KOBİ’lerimize çalışan başına 2500 TL destek vermeye başladık. Reeskont kredileri yüzde 27 küsur. Yatırım kredileri sağlıyoruz. Sanayimiz için ne yapabileceksek bunu yapıyoruz. Sanayiyi gerçekten önemsiyoruz. Bu sıkıntıların bir kısmı dünyadaki konjonktürle ilgili. Dünyada atı kapasite var. Çin başta olmak üzere pandemi sonrası atıl kapasite oluştu. Son dönemde belli limitler içinde konkordatoda artış var. Dikkatle incelenmesi gerekir. Finans maliyetlerinin yüksek olduğu dönemde borcu ödemek yerine finansı kendi kullanma çabası içine girenler oluyor. Hepsi için değil bu. İstismar edenler için diyorum. Sapla saman ayrılmalı. Konkordatolar dış değerlendirme rapolarıyla gerçekleşiyor. Orada bir takım usulsüzlük ve eksiklikler tespit edilmiş durumda.
“SANAYİDE TAŞLAR YERİNE OTURACAK”
Sanayinin emek yoğun kısmında sözkonusu kayıp yaşanıyor. Buna dönük önlem aldık. KOBİ’lerde çalışan başına 2500 TL destek uygulaması başlattık. Genel anlamda istihdamdan bahsedecek olursak mesleki eğitimden çalışma hayatında yeni modellere kadar birçok çalışmamız var. Bunları da hayata geçireceğiz. İstihdam aynı zamanda insanların hayatını değiştiren bir hadise. Dolayısıyla istihdamı en temel alanlardan biri olarak görüyoruz. Genç ve kadın istihdamını destekliyoruz. İstihdamda epey mesafe aldık ama hala gitmemiz gereken yol var. Sanayide yatırım ortamının iyileşmesiyle, finansal koşulların iyileşmesiyle, selektif politikalarımızla giderilecek bir alan. Sanayimizde perspektif olumlu diyebiliriz. Bir süre sonra taşlar daha yerine oturacak. Ayrıca sanayide dönüşüme ihtiyaç var. Lojistiği güçlendirmek gerektiğine inanıyoruz. Demir yollarıyla, organize sanayi bölgeleriyle, limanların bağlantısını önceliklendirmiş durumdayız. Enerji konusunda maliyetlerini düşürecek şekilde Enerji Bakanlığımızın gayretleri var….

9 yaşındaki çocuk kahraman esnaf sayesinde kurtuldu

9 yaşındaki çocuk kahraman esnaf sayesinde kurtuldu

Olay, öğle saatlerinde Yenişehir Mahallesi Lise 1. Caddesi’nde meydana geldi. Erkek çocuk, bir şüpheli tarafından tişörtünden tutularak zorla götürülmeye çalışıldı. Bu sırada çocuğun ağlayarak yardım istemesi üzerine çevrede inşaat malzemeleri satan esnaf Ahmet Aslan, duruma müdahale etti. Şüpheli ile Aslan arasında arbede yaşanırken, çocuk şüphelinin elinden kurtulup kaçtı. Yaşanan kavgada Ahmet Aslan bileğinden yaralandı, şüpheli ise olay yerinden kaçtı.
İhbar üzerine bölgeye polis ekipleri sevk edildi. Polis, çevredeki iş yerlerinin güvenlik kameralarını inceleyerek kaçan şüphelinin kimliğinin belirlenip, yakalanması için çalışma başlattı.
Haber Detay Görsel Slider
‘AĞABEY BENİ KURTAR DEYİNCE KALKTIM’
Diyarbakır’da 9 yaşındaki erkek çocuğunu kaçırmaya çalışan, kimliği belirsiz şüpheliye müdahale ederken 2 parmağı kırılan Ahmet Aslan’ı (42), çocuk ve ailesi olaydan sonra ziyaret etti. O anlar da güvenlik kamerasına yansıdı. Görüntülerde, çocuğun kendisini kurtaran Aslan’a teşekkür ederek elini öpmeye çalıştığı, Aslan’ın da elini öpmesine izin vermeyerek çocuğu alnından öptüğü anlar yer aldı.Olay anını anlatan Aslan, iş yerinin önünde otururken telefonda arkadaşıyla konuştuğunu ve şüpheliyi fark ettiğini belirterek, “Yetişkin birinin çocuğu böyle elini ağzına koyarak sıkıştırdığını gördüm bir yandan. Çocuk ‘Ağabey beni kurtar’ deyince ben de kalktım. Çocuk koşmaya başladı. Şüpheliye ‘Sen kimsin’ dedim. ‘Amcasıyım’ dedi. ‘Amcasıysan sen nasıl yeğenine böyle davranıyorsun?’ dedim. Çocuğun ‘Beni kurtar’ demesi beni şüphede bırakmıştı zaten. Orada ben baktım yalan söylüyor. Ona müdahale etmeye başladım. Yani vatandaşlık görevi. Kim olsa aynısını yapardı. Ona müdahale etmeye çalışırken bir itişme kakışma oldu” dedi.
Müteahhit kendini ihbar etti! Gerçeği öğrenince bir an bile tereddüt etmedi
‘POLİS ŞÜPHELİYE RAHAT ULAŞSIN DİYE ÜSTÜNÜ BAŞINI YIRTTIM’
Aslan şüpheliye müdahale ederken parmağının kırıldığını ifade ederek, “Ona yumruk atarken parke standını tuttu. Elim parkeye gelince parmaklarım kırıldı. Ondan sonra burada boğuştuk. Buradan caddeye kadar gittik. Caddede bağırmaya başladım. Can havliyle hiç kimseye bir şey söyleyemedim. ‘Bu çocuk kaçırıyor herkes müdahale etsin’ diye bağırdım. Bütün herkes duyarlı olsun diye yaptım. Darbe almıştım. Kimse müdahale etmedi. Şüphelinin üstünü başını yırttım. O şekilde de gönderdim. Sırf emniyet güçleri şüpheliye rahat ulaşsın diye. Çocuğun hemen tişört alacak parası olmadığı belliydi. Daha sonra aileyle beraber emniyete gittik. Aile şikayetçi oldu. Daha sonra hastaneye gittim. Parmaklarımın kırık olduğunu öğrendim” dedi.
Aldığı cevabı beğenmeyen veli, okul müdürü ve yardımcısına bıçakla saldırdı

Reklam
Haluk Görgün'den ‘Çelik Kubbe’ vurgusu: Yapay Zeka ile entegre bir sistem

Haluk Görgün’den ‘Çelik Kubbe’ vurgusu: Yapay Zeka ile entegre bir sistem

Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı (SSB) Haluk Görgün ve ASELSAN Genel Müdürü Ahmet Akyol, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla ASELSAN’ın Gölbaşı yerleşkesinde gerçekleştirilen “Gelecek 50 Yıla Atılan Temeller”, Çelik Kubbe teslimatları, tesis açılışları ve Oğulbey Teknoloji Üssü temel atma töreninin ardından basın mensuplarına değerlendirmede bulundu.
İlginizi Çekebilir
Bugün çok heyecanlı ve gururlu olduklarını belirten Görgün, Çelik Kubbe’nin 47 unsurunun orduya teslimatının arkasında büyük bir emek olduğunu anlattı. Çelik Kubbe projesinin yıllar boyu Türkiye’nin üstüne koya geldiği savunma hava savunma sistemlerinin, “sistemler sistemi” olan, bütünleşik bir şekilde yapay zekanın yoğun olarak kullanıldığı bir yapı olduğunu vurgulayan Görgün, “Özellikle havadan gelecek tehditleri, saldırıları en erken dönemde tespit etmek, sonra bunları bertaraf edecek önlemleri maliyet etkin şekilde yapay zeka ve karar destek mekanizmalarıyla karar vererek etkin hale getirecek bir sistem. Çelik Kubbe’yi, bugün ordumuza envanterimize teslim eder durumdayız.” diye konuştu.
Görgün, ASELSAN’ın bugün 14 yeni tesisinin devreye alındığına işaret ederek, böylece şirket üretim kapasitesinin yüzde 40 artacağını ve 4 bin yeni istihdam oluşturacağını söyledi. Oğulbey yerleşkesinin temelinin atılmasının, bugünkü 3. mutlulukları olduğunu dile getiren Görgün, Akyol’un ve ekiplerinin emekleriyle birlikte devletin çeşitli kurumlarıyla sağlanan temaslarla ve nihayetinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın izin ve onayının alınmasıyla bugünlere geldiklerini aktardı.
Erdoğan: Çelik Kubbe’yi envantere alıyoruz, bağımsızlığımızın yeni safhasındayız
ÇALIŞANLARIN YÜZDE 98’İ TÜRK ÜNİVERSİTELERİNDEN
Görgün, ASELSAN’ın savunma sanayisinin omurga şirketi olduğunu ve zaman içinde tüm teknolojik sorumlulukları yerine getirdiğini kaydetti. Yüksek teknolojileri üretmenin, geliştirmenin, daha iyisini yapabilmenin ancak “insan” ile mümkün olduğunu vurgulayan Görgün, şöyle devam etti:
“Tüm sektörlerde çalışanlarımızın ortalama yüzde 98’i Türk üniversitelerinden mezun. Bizim ihtiyaç duyan sahada, ihtiyaç duyulan teknolojileri geliştirmek için yetenekleri ve yetkinlikleri şimdiden planlamamız gerekiyor. Bu planlama çerçevesinde ihtiyaç duyulan o teknolojiler için yetkinlikleri hazırlayacak birtakım standartlarla, programlarla eğitim kademelerinin her seviyesinde SSB’nin, savunma sanayi teknolojilerinin beklentilerini karşılayacak şekilde çalışmalar yapmak gerekiyor. Yaklaşık 1 senedir biz bütün eğitim kurumlarımızla gerek formal gerek informal eğitim programlarıyla birlikte bu gelecekte ihtiyaç duyulan yetkinlik setlerini hazırlayacak birikimler neler olmalı diye çalışıyoruz. Diğer yandan bir şekilde savunma sanayisinin parçası olmak, katkı sağlamak, yurda dönmek isteyen tüm insan kıymetimize, vatandaşımıza ortam sağlayarak dönüşleri hızlandırıyoruz. ASELSAN, bu dönüşlerin içinde en çok tercih edilen şirketlerimizden. Özellikle son 1,5 yılda yurt dışından dönüşler inanılmaz bir seviyede arttı.”
Son dakika: ASELSAN’dan gövde gösterisi: 47 araçlık hava savunma sistemi TSK’ya teslim edildi
“YERLİ MİLLİ ÜRETMEK ÜZERE GAYRET GÖSTERİYORUZ”
Bugün teslim ettikleri sistemlerin sahada önemli bir ihtiyacı karşılayacağına işaret eden Görgün, tedbirlerin mutlaka var olan sistemlere göre kendi kendini yenilemesi gerektiğini söyledi. Görgün, hacimsel ve fonksiyonelite açısından bunların her birinin dünyanın her tarafında ülkelerin çalıştığı, yatırım yaptığı, ihtiyaç duyduğu sistemler olduğunun altını çizdi. Her an çözülmesi ve geliştirilmesi gereken bir yapıdan bahsedildiğine değinen Görgün, şunları kaydetti:
“Biz savunma sanayinde Çelik Kubbe projesiyle ihtiyaç duyulan tüm unsurları özellikle yerli, milli data linki de geliştirerek, onların arasındaki koordinasyonu tamamen farklı tehditlerden koruyabilecek şekilde geliştirerek devam ediyoruz. Biz işin savunma sanayi tarafındayız. Üretim tarafındayız. Ülkemizin ihtiyaç duyduğu her sistemi üretmekle sorumluyuz. Başkanlığımız ve sektörümüzdeki 3 bin 500 firma, 100 bini aşkın teknoloji ordusu ihtiyaçları karşılamak, yerli milli üretmek üzere gayret gösteriyoruz.”
“TEK SEFERDEKİ EN BÜYÜK SAVUNMA SANAYİ YATIRIMI”
Ahmet Akyol da ASELSAN’ın Türk milletinin bir emaneti olduğunu vurgulayarak, çok donanımlı bir kadroyla devletin kendilerine koyduğu hedefleri ve milletin beklentilerini en hızlı şekilde karşılamanın gayreti içerisinde olduklarını söyledi. Mevcut tesis ve altyapı ile Çelik Kubbe’yi örmeye çalıştıklarını ve 47 unsurun bu kapsamda teslim edildiğini hatırlatan Akyol, “Gelecek 50 yılın vizyonunu ortaya koyduğumuz, ASELSAN’ın mevcut kapasitesinin yerleşke olarak 7-8, üretim kapasitesi olarak 2 katı büyüklüğünde bir yeri başlatmış olduk. Avrupa’nın en büyük hava savunma tesisinin, Türkiye Cumhuriyeti tarihinin tek seferdeki en büyük savunma sanayi yatırımının temellerini Cumhurbaşkanımızla attık.” değerlendirmesinde bulundu. Akyol, gerçekleştirilen kapasite artırımlarıyla Çelik Kubbe’yi daha hızlı üretmeyi ve zor teknolojileri geliştirmeyi başaracaklarını aktardı.
Erdoğan: Filistinli kardeşlerimizin hesabı eninde sonunda sorulacak
“BU SENE GELEN MÜHENDİS SAYIMIZ, AYRILANLARIN 2 KATINA ULAŞTI”
Projelerle ve son teknoloji ürünlerle gençlerin dikkatini çektiklerini belirten Akyol, yurt dışına çıkan mühendislerin tekrar Türkiye’ye döndüğünü ifade etti. Gençlerin akın akın Türkiye’ye döndüğüne dikkati çeken Akyol, sözlerini şöyle tamamladı:
“Bu sene gelen mühendis sayımız, ayrılanların 2 katına ulaştı. Bu çok sevindirici bir gelişme ve inanılmaz bir başvuru alıyoruz. Aslında milli teknoloji hamlesine ve geliştirdiğimiz ürünlere milletimizin ve gençlerimizin nasıl sahip çıktığını gösteriyor. Bu anlayışla, bu projeler büyüdükçe, teknoloji altyapıları geliştikçe göreceksiniz bütün gençlerimiz burada dünyaya, burada yaptıkları ürünlerle teknolojiyi sunar hale gelecekler. Ben tekrar dönen arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum. Mevcut yeteneklerin yaygınlaştırılması da yüksek bir tempoyla devam ediyor. Milletimizin beklentilerini karşılayacak imkan ve kabiliyete ulaştığımızı, her geçen gün ve yıl daha fazlasını şanlı ordumuza vereceğimizi rahatlıkla söyleyebilirim….