BIST 100
13.938,48 1,42%
DOLAR
46,2686 0,15%
EURO
53,5436 -0,02%
GRAM ALTIN
6.277,08 0,31%
FAİZ
42,77 -1,72%
GÜMÜŞ GRAM
101,24 1,17%
BITCOIN
63.786,00 0,58%
GBP/TRY
62,0642 0,08%
EUR/USD
1,1568 -0,09%
BRENT
87,33 -3,37%
ÇEYREK ALTIN
10.263,02 0,31%
İzmir Kapalı
İzmir hava durumu
26 °
Reklam

HABER

6883a905ba1ad627b368f409

‘Sahte altın’ yalanıyla milyonluk vurgun yapan dolandırıcılar film gibi operasyonla yakalandı

Sarıyer’de 7 Temmuz 2025 tarihinde meydana gelen olayda 67 yaşındaki Emekli S.A.’yı telefonla arayan bir kişi kendisini polis olarak tanıtarak ‘Adınız sahte altın operasyonuna karışmış. Evdeki altınları kontrol etmemiz lazım. Kapıya gelen kişiye teslim edin. Operasyon bitince biz size geri vereceğiz’ dedi. Arayan kişinin gerçek polis olduğunu sanan S.A. yaklaşık 2 milyon lira değerindeki tüm ziynet eşyalarını bir poşete koyarak kapıya gelen kişiye teslim etti.

İlginizi Çekebilir

İKİ OLAYDA DA AYNI TAKDİĞİ KULLANMIŞLAR

Şişli’de 16 Temmuz 2025 tarihinde meydana gelen ikinci olayda aynı yalanla kandırılan emekli M.A.(71) kapısına gelen ve polis sandığı kişiye 3 milyon lira değerindeki ziynet eşyalarını bir poşete koyarak teslim etti. Daha sonra dolandırıldıklarını anlayan mağdurların şikayeti üzerine soruşturma açıldı.

PARAYI ALMAYA ELEKTRİKLİ SCOOTERLA GELMİŞ

Dolandırıcılık Büro Amirliği tarafından yapılan çalışmada şüphelilerden birinin içinde altın dolu poşetleri almaya elektrikli scooter’la geldiği tespit edildi. Şüphelinin elektrikli scooterla geldiği anları güvenlik kameraları kaydetti.

Haber Detay Görsel Slider

ŞEHİRLERARASI YOLCU OTOBÜSÜNDE YAKALANDI

Dolandırıcılık Büro Amirliği ekipleri tarafından başlatılan operasyonda olaya karıştığı belirlenen bir şüphelinin şehirlerarası yolcu otobüsüne bilet alarak kaçmaya çalıştığı bilgisine ulaşıldı. Polis düzenlediği operasyonda yolcu otobüsünü durdurarak M.İ.K.(19)’yi gözaltına aldı.

BALKONDAN BALKONA ATLADI

Şüphelinin ifadesi doğrultusunda Pendik’te lüks rezidansa ikinci bir baskın yapıldı. Bu operasyonda şüphelilerden birinin balkona çıkarak kaçmaya çalıştığı öğrenildi. Balkondan balkona atlayarak kaçmaya çalışan şüphelinin polis ekipleri tarafından yakalandığı belirtildi. Olay sırasında çağırılan İtfaiye ekiplerini de aşağıda hava yastığı açarak operasyona destek verdiği öğrenildi. Bu baskın sırasında M.A.(26) ile L.D.(18)’yi yakalamasıyla gözaltına sayısı 3’e yükseldi. Şüphelilerin saklandığı evde yapılan aramada dolandırıcılık olaylarında kullanıldığı değerlendirilen 6 cep telefonu, 1 adet sahte pasaport ve altın tartmakta kullanılan hassas terazi ele geçirildi. Dolandırıcılık Büro Amirliği’nde işlemleri yapılan şüpheliler adliyeye sevk edildiler. 3 şüpheli tutuklanarak cezaevine gönderildi.

6883a85d2004a45167bca069

TUSAŞ Genel Müdürü Demiroğlu açıkladı! T-925 helikopteri yangın söndürme faaliyetleri için hazırlanıyor

Türk Havacılık ve Uzay Sanayii AŞ (TUSAŞ) Genel Müdürü Mehmet Demiroğlu, 17. Uluslararası Savunma Sanayii Fuarı’nda (IDEF 2025) attıkları imzanın Airbus’la HÜRJET’te nasıl çalışılacağının çerçevesini çizdiğini belirterek, “HÜRJET’in tedarik anlaşmasını da eylül veya en geç ekim ayı içerisinde imzalamayı planlıyoruz. Bugün İspanya’da geldiğimiz noktayı çok yakında diğer NATO ülkeleriyle, dost ve müttefik ülkelerle de göreceğiz.” dedi.

İlginizi Çekebilir

Anadolu Ajansının (AA) “Global İletişim Ortağı” olduğu IDEF 2025, Milli Savunma Bakanlığının ev sahipliğinde, Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığının desteğiyle, Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfının (TSKGV) yönetim ve sorumluluğunda, KFA Fuarcılık AŞ’nin organizatörlüğünde İstanbul Fuar Merkezi’nde (İFM) düzenleniyor.

TUSAŞ Genel Müdürü Demiroğlu, IDEF 2025’te Anadolu Ajansı (AA) Teknoloji Masası’na konuk oldu.

Fuarda tanıttıkları en büyük ürünlerinin T-925 helikopteri olduğunu belirten Demiroğlu, bu helikopterle ilgili çalışmalara 2 yıldır devam ettiklerini söyledi.

Demiroğlu, helikopterin Orman Genel Müdürlüğünde yangın söndürme faaliyetlerinde kullanılmak üzere hazırlandığını aktararak, ilk uçuşunu 2026’da yapacağını ifade etti.

2028’in ikinci yarısından itibaren teslimata başlayacaklarını anlatan Demiroğlu, “8 tane helikopteri inşallah 2028 ve 2029 içerisinde teslim etmiş olacağız. Bu bizim için önemli çünkü ağır sınıf bir helikopter. Sadece Tarım ve Orman Bakanlığının ihtiyaçlarını değil, aynı zamanda Türk Silahlı Kuvvetlerinin, jandarma, polis ve sahil güvenlik olmak üzere birçok kullanıcının isterlerine göre ortaya çıkan bir helikopterimiz.” diye konuştu.

“VTOL İHA’NIN UÇUŞ TESTLERİ DEVAM EDİYOR”

Mehmet Demiroğlu, helikopterin 4 ton su atma kapasitesine sahip olduğunu ve 19 kişi alabildiğini aktararak, genel maksat helikopterinin kullanıldığı her yerde bu helikopterin kullanılacağını dile getirdi.

Yaptıkları çalışmalara göre 2030-2040 arasında bu sınıfta envanterden emekliye ayrılacak helikopter sayısının 300 civarında olduğuna işaret eden Demiroğlu, “Kendi helikopterlerimizde yenilemeyi hedefledik. Aynı zamanda dost ve müttefik ülkelerle yaptığımız çalışmalarla bir o kadar daha üretim kapasitesine ve projeksiyonuna sahip bir helikopter.” dedi.

Bakan Şimşek: Türkiye’nin savunma sanayisinde geleceği çok parlak

Demiroğlu, TUSAŞ tarafından geliştirilen 5 ila 10 kilogram civarında faydalı yükü taşıyabilecek VTOL İHA’yı da IDEF 2025’te sergilediklerini belirterek, uçuş testlerinin devam ettiğini ve çok yakında seri üretime geçmeyi hedeflediklerini söyledi.

ANKA III’ün dikey kuyruğunun olmamasının uçağın stabilitesini ciddi şekilde etkilediğine dikkati çeken Demiroğlu, “Çok büyük bir platformla gitmeden önce daha küçük platformlarla uçuşlarımızı yaptık. Çok başarılı uçuşlar gerçekleştirdik. Bunu ortaya çıkarmışken de bir ürüne de çevirelim istedik ve VTOL haline çevirdik.” ifadesini kullandı.

Demiroğlu, T-925 helikopterinin gelişimine ve yeteneklerine yönelik soru üzerine, şunları kaydetti:

Alıntı Metni

Orman Genel Müdürlüğünün ihtiyacının en az 2,5 ton su atabilecek helikopter olduğunu anlatan Demiroğlu, “Şu anda 4 tonluk bir kapasiteye sahip. Sorti sayısı arttıkça 4,5 tona kadar çıkabilen bir kapasitesi var. Su yerine 4 tona kadar yük de taşınabiliyor. Motoru hariç her şeyi bizim. TEI’de 3 bin beygirlik motor projemiz de başlatıldı. İnşallah 2030’ların başlarında her şeyiyle kendimizin diyebileceğimiz bir helikopterimizi kullanıcılara sunmuş olacağız.” dedi.

“HÜRJET’İN TEDARİK ANLAŞMASINI EYLÜL VEYA EN GEÇ EKİM AYI İÇERİSİNDE İMZALAMAYI PLANLIYORUZ”

HÜRJET’in ihracatıyla alakalı IDEF 2025’te TUSAŞ ile Airbus arasında imzalanan anlaşmaya ilişkin Demiroğlu, HÜRJET’in öz kaynaklarla başlattıkları ve bir boşluğu dolduracağına inandıkları bir platform olduğunu vurguladı.

HÜRJET’in İspanya yolculuğunun Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın İspanya Başbakanı ile el sıkışmasıyla geçen yıl başladığını hatırlatan Demiroğlu, “Epey bir çalışma sonrasında Savunma Sanayii Başkanlığımız, Airbus, TUSAŞ, devlet yetkilileri de dahil olmak üzere birçok kişinin emeğinin sonucunda buraya geldik. Burası bir sürecin belki de son adımı diyebilirim.” değerlendirmesinde bulundu.

Demiroğlu, 2024’ün sonunda Savunma Sanayii Başkanlığı ve İspanya Savunma Bakanlığı arasındaki mutabakat zaptı imzasıyla ilk adımın atıldığını belirterek, şu ifadeleri kullandı:

“Şubat ayında Airbus ile beraber çalışma yönünde bir mutabakat zaptı imzaladık. Bunlar niyet beyanlarıydı. Esas imza mayıs ayında atıldı. 17 İspanyol şirketin, HÜRJET konusunda Airbus koordinatörlüğünde beraber çalışma mutabakatı imzalandı. IDEF 2025’te attığımız imza ise Airbus’la bu projede nasıl çalışacağımızın çerçevesini çizen bir imzaydı. Bundan sonra yaptığımız bütün çalışmalar İspanya Savunma Bakanlığıyla yapılacak olan HÜRJET’in tedarik anlaşması olacak. Onu da eylül veya en geç ekim ayı içerisinde imzalamayı planlıyoruz.”

IDEF 2025’te imzalanan anlaşmanın sürecin önemli bir kilometre taşı olduğunu vurgulayan Demiroğlu, HÜRJET’in sınıfının en iyisi olduğunun altını çizdi.

“İSPANYA’DA GELDİĞİMİZ NOKTAYI ÇOK YAKINDA DİĞER NATO ÜLKELERİYLE, DOST VE MÜTTEFİK ÜLKELERLE DE GÖRECEĞİZ”

TUSAŞ Genel Müdürü Demiroğlu, Airbus’la geçmişlerinin ticari tarafta çok uzun olduğuna değinerek, TUSAŞ’ın Airbus’ın çok önemli alt yüklenicilerden biri olduğunu dile getirdi.

Airbus’ın hem geniş gövde hem dar gövde uçaklarına ciddi sayıda, uçağın arka kapısının olduğu gövde parçalarını TUSAŞ’ın verdiğini anlatan Demiroğlu, “Montajlanmış şekilde gönderiyoruz. Yaklaşık 20 yıldır da bu devam ediyor.” dedi.

Demiroğlu, HÜRJET’le ilgili Airbus’la yaptıkları işbirliğinde ana oyuncunun kendileri olduğuna işaret ederek, şöyle konuştu:

“Platformumuz Airbus tarafından koordineli bir şekilde İspanya’nın endüstrisi ile beraber bazı parçaları ‘yerlileştirerek’ İspanya Hava Kuvvetlerine teslim edilecek. Roller değişti. Önceden biz aldığımız platformları yerlileştirmeye çalışırdık. Şimdi hamdolsun bizim platformlarımızın yerlileştirilmesi konuşuluyor. Bugün İspanya’da geldiğimiz noktayı eminim ki ve işaretini görüyoruz çok yakında diğer NATO ülkeleriyle, dost ve müttefik ülkelerle de göreceğiz.”

Bakan Güler ve Bakan Şimşek İDEF’tev bir araya geldi

Envantere girmemiş bir uçağın normal şartlarda hiç kimsenin almayı düşünmediği bir uçak olduğuna değinen Demiroğlu, “Türk Hava Kuvvetleriyle imza attıktan sonra HÜRJET’e bakış açısı değişti. Türk Hava Kuvvetlerine herhangi bir ürünü satabiliyor olmak bir marka olduğunuz anlamına geliyor. Türk Hava Kuvvetleri, hava anlamında NATO’nun ikinci büyük kuvveti. Çok detaycı ve isterleri çok yüksek olan, çok zorlayıcı bir müşteri. Bu bizi daha iyisini yapmaya zorluyor. HÜRJET bu zorlamanın bir ürünü.” diye konuştu.

“HÜRJET DİĞER NATO ÜLKELERİNİN DE EĞİTİM UÇAĞI OLMAYA ADAY BİR PLATFORM”

Demiroğlu, 2030’larda eğitim uçakları filosunu değiştirmek isteyen ülkelerle konuştuklarını belirterek, “Hiç tahmin etmeyeceğimiz ülkeler var aralarında. Hatta şunu da söyleyebilirim biz Malezya’nın birinci fazını kaçırdık ama ikinci fazına yükleneceğiz. Biliyoruz zor ama ikinci fazını almak için çalışacağız. Endonezya ciddi bir potansiyel. Körfez ülkelerinde ciddi potansiyel olduğunu düşünüyoruz.” dedi.

HÜRJET’in sadece İspanya ve Türkiye’nin değil, diğer NATO ülkelerinin de eğitim uçağı olmaya aday bir platform olduğuna vurgu yapan Demiroğlu, “Bu, aynı zamanda nispeten daha küçük hava kuvvetlerinde hem eğitim hem de taarruz uçağı olmaya aday bir platform. Yaklaşık 3 ton mühimmat kapasitesine sahip. F16’ların 6 ton civarında olduğunu düşünürsek fiyat performansına ve işletimine baktığımızda F16’lardan daha ucuz olacak. Dolayısıyla HÜRJET’in bahtının açık olduğunu düşünüyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.

Demiroğlu, GÖKBEY motorunun da yakın zamanda yerli hale geleceğinin altını çizerek, “İlk başta jandarmamıza 3 tane helikopter teslim ettik. Bizim için çok büyük bir gurur kaynağıydı. 4’üncüsü teslimata hazır bekliyor. Bu sene içinde 3 tane daha teslim etmeyi planlıyoruz. Önümüzdeki seneden itibaren de artık her ay birer tane olmak üzere ve artarak devam eden bir sayıyla bu teslimatlara devam edeceğiz.” diye konuştu.

Düne kadar toplam 26 tane GÖKBEY için sözleşmeleri olduğuna değinen Demiroğlu, “Bunun 3 tanesi Sağlık Bakanlığına ambulans helikopterdi ve önümüzdeki senenin ilk yarısında teslim edilecek. 3 tanesi jandarmaya teslim edildi. 20 tanesi de diğer kuvvetlerimize teslim edilecek. Dün bu sayı 57 daha arttı. Toplam olarak 83’e yükseldi.” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz’dan IDEF 2025’e ziyaret! ‘Üreticilere şükranlarımızı sunuyoruz’
68838129ba1ad627b368f2dd

Son dakika….Ayşe Tokyaz cinayetinde 4 polis 5 kişi tutuklandı

İstanbul’un Eyüpsultan ilçesinde cesedi valiz içinde yol kenarında bulunan üniversite öğrencisi Ayşe Tokyaz’ın ölümüne ilişkin soruşturma kapsamında gözaltına alınan 5 şüpheli, tutuklama talebiyle savcılıktan sulh ceza hakimliğine sevk edildi.

İlginizi Çekebilir

4 POLİS, 1 GÜVENLİK AMİRİ

Eyüpsultan’da, valiz içinde yol kenarında cesedi bulunan üniversite öğrencisi Ayşe Tokyaz’ın ölümüne ilişkin soruşturmaya Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığınca devam ediliyor. Soruşturma kapsamında, olayla bağlantısı olduğu belirlenen 4 polis memuru ile bir özel güvenlik amiri gözaltına alındı.

ŞOK İDDİA: DELİL KARARTMA

Jandarmada işlemleri tamamlanan 5 şüpheli, Küçükçekmece Adliyesi’ne sevk edilmiş ve savcılık ifadelerinin ardından tutuklanma talebiyle mahkemeye sevk edildi. Sulh ceza hakimliğince ifadeleri alınan 5 şüpheli, ‘delil karartma’ şüphesiyle tutuklandı.

Bir telefonla hayata tutundu! Rusya’daki uçak faciasının tek kurtulanı oldu

NE YAŞANMIŞTI?

Mithatpaşa Mahallesi’nde 13 Temmuz’da yol kenarında bir valizde 22 yaşındaki üniversite öğrencisi Ayşe Tokyaz’ın cesedi bulunmuştu. Polis, Tokyaz’ın en son eski erkek arkadaşı C.K’nin Küçükçekmece Atakent Mahallesi’ndeki evine gittiğini, bu evde öldürülüp valize konulduğunu, daha sonra Eyüpsultan’da yol kenarına atıldığını tespit etmişti.

C.K’nin, “görevi yaptırmamak için direnme”, “tehdit”, “hakaret”, “kasten yaralama” gibi suçlar nedeniyle polislik mesleğinden ihraç edildiği belirlenmişti. Güvenlik kamerası kayıtlarının incelenmesinin ardından C.K’nin de aralarında bulunduğu 7 şüpheli tutuklanmıştı.

Olayla bağlantısı olduğu belirlenen ve 20 suç kaydı bulunan 55 yaşındaki O.K. “kasten öldürmeye iştirak” suçundan, polis memuru İ.U.U. da “kasten öldürmeye yardım etme” suçundan tutuklanmıştı.

Son dakika… Antalya’da orman yangınları! Alevler Bülent Ersoy’un villasına da sıçradı

Reklam
Reklam
68839ffe2004a45167bca02b

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz’dan IDEF 2025’e ziyaret! ‘Üreticilere şükranlarımızı sunuyoruz’

Yılmaz, Anadolu Ajansının “Global İletişim Ortağı” olduğu, Milli Savunma Bakanlığı ev sahipliğinde, Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı destekleriyle, Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfının yönetim ve sorumluluğunda, KFA Fuarcılık AŞ organizatörlüğünde İstanbul Fuar Merkezi’nde düzenlenen 17. Uluslararası Savunma Sanayii Fuarı’nı (IDEF 2025) ziyaret etti.

İlginizi Çekebilir

Fuar alanındaki stantları gezerek yetkililerden ürünlerle ilgili bilgi alan Yılmaz, gazetecilere açıklamalarda bulundu. IDEF’in artık uluslararası bir marka olduğunu ve savunma sanayinde çok sayıda ülkenin, firmanın ilgi gösterdiği uluslararası bir fuara ev sahipliği yaptığını ifade eden Yılmaz, vatandaşların da fuara çok yoğun ilgi gösterdiğini söyledi.

Yılmaz, çok kıymetli bir alan olan savunma sanayini 3 başlıkta toplayabileceğini belirterek, şöyle konuştu:

“Birincisi, tabii ki güvenlik. Savunma sanayiniz yoksa başkalarının merhametine kalmışsınız demektir. Çevremizde yaşadığımız birçok hadise, başkalarının merhametine güvenebileceğimiz bir dönemde olmadığımızı çok açık gösteriyor. Dolayısıyla güvende olmak istiyorsanız mutlaka güçlü bir savunma sanayinizin olması lazım. İkincisi, bağımsız bir ülke olmanın en önemli koşullarından biri güçlü bir savunma sanayine sahip olmak. Kağıt üzerinde bütün ülkeler bağımsız ama gerçek anlamda bağımsızlık güçle olabilecek bir şey. Bunun da en önemli unsurlarından biri savunma sanayi. Kendi savunma sanayiniz varsa uluslararası ilişkilerde de çok daha güçlü, milli politikalar izleme imkanına kavuşmuş oluyorsunuz. Üçüncü bir boyut var ki ben onun da hiç ihmal edilmemesi gerektiğini düşünüyorum. O da ekonomik, sosyal refah boyutu.”

Savunma sanayinin sadece güvenlik, bağımsızlık değil, aynı zamanda refah da getirdiğinin altını çizen Yılmaz, “Yüksek teknolojiye dayalı, katma değeri yüksek bir ekonomik yapı inşa etmemize ve nitelikli istihdam oluşturmamıza vesile oluyor. Nitekim bunu kendi savunma sanayimizde görüyoruz.” diye konuştu.

Yılmaz, son 22 yılda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın güçlü liderliğiyle, güçlü siyasi iradesiyle savunma sanayinde bir devrim gerçekleştiğini, büyük bir dönüşüm sağlandığını vurgulayarak, şunları söyledi:

“Geçmişte yüzde 20’lerde olan yerli, milli üretimimiz bugün yüzde 80’lere gelmiş durumda. Bugün artık dünyanın dört bir yerine ürün satan bir savunma sanayimiz var. Geçen sene 7 milyar doları aştı, bu sene inşallah 8 milyar doları aşacağız. Orta vadede ise çift haneli ihracat yapan ülkeler ligine inşallah Türkiye ulaşacak. Bunda emeği geçen herkese yürekten teşekkür ediyorum. Savunma sanayimizde 100 bin civarında çalışan var. Nitelikli 100 bin istihdam üreten bir sektörden bahsediyoruz. 7 milyardan hesaplarsanız çalışan başına 70 bin dolar ihracat yaptığımız bir sektör. Diğer hiçbir sektör bu ölçüde bir verimlilik, bir ihracat büyüklüğü oluşturamıyor.”

Sektör büyüdükçe ihracat rakamı ve katma değerin de yükseleceğine işaret eden Yılmaz, buradan elde edilen gelirlerin toplumun sosyal refahına yansıyacağını kaydetti.

Yılmaz, savunma sanayinde elde edilen yetkinliklerin zamanla diğer sivil endüstrileri de etkilediğini ve oradaki teknolojik seviyeyi de yükselttiğini aktararak, “Dolayısıyla hem doğrudan ihracat ve istihdam etkisiyle hem de dolaylı olarak diğer sivil alanı etkileme boyutu itibarıyla savunma sanayi, ekonomik ve sosyal refah açısından da çok kıymetli.” dedi.

Dünyada da listeye giren Roketsan, Aselsan, Havelsan, TUSAŞ ve özel sektörde de Baykar, BMC gibi markalarla iftihar ettiklerini söyleyen Yılmaz, “Bunlar aynı zamanda Türkiye Yüzyılı’nı inşa edecek gençlik için de güzel örnekler ortaya koyuyorlar. Hepsine şükranlarımızı sunuyoruz.” diye konuştu.

Ukrayna-Rusya Savaşı, İsrail-İran çatışması ve Suriye’de yaşananlara değinen Yılmaz, Türkiye’nin çevresinde yaşanan olayları çok yakından takip ettiğini kaydetti.

Yılmaz, “Her geçen yıl savunmamızı daha bir güçlendiriyor, caydırıcılık kapasitemizi arttırıyoruz. En son yaptığımız Savunma Sanayi İcra Kurulu toplantılarında Sayın Cumhurbaşkanımız ‘Çelik Kubbe’ oluşturulması yönünde talimat verdi ve bunun kararları alındı.” ifadelerini kullandı.

Çelik Kubbe’nin çok önemli bir proje olduğunun altını çizen Yılmaz, “Farklı irtifa seviyelerinde çok katmanlı birçok unsuru eş zamanlı olarak çalıştıran ve odağında yapay zeka olan bir entegre savunma sisteminden bahsediyoruz. Bu noktada çok önemli ilerlemeler, gelişmeler söz konusu. Çelik Kubbemizi inşallah her geçen yıl daha bir güçlendirerek yolumuza devam edeceğiz.” şeklinde konuştu.

Türkiye’nin bu noktalara tesadüfen gelmediğini, açık veya örtülü birçok ambargoyla mücadele ederek, güçlü bir siyasi irade ve siyasi istikrarla bu noktaya geldiklerini kaydeden Yılmaz, “Her gelen hükümetin yeniden bozduğu, yaptığı bir süreç olsa bu noktalara gelemezdik. Sayın Cumhurbaşkanımızın güçlü siyasi liderliği olmasa bu noktalara gelemezdik. Geçmişte bize paramızla verilmeyen ürünleri bugün biz dünyaya parası mukabilinde ihraç eder konuma geldik. Özellikle İHA, SİHA teknolojilerinde artık dünyanın en önde gelen birkaç ülkesinden biriyiz. Bu vesileyle de Baykar’a, diğer üreticilere şükranlarımızı sunuyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.

Yılmaz, Türkiye’nin kendi gemisini inşa edebilen 10 ülke arasında olduğunun altını çizerek, konuşmasını şöyle tamamladı:

“Gelişmiş dediğimiz ülkelerdeki savunma sanayii personelinin ortalama yaş seviyesiyle Türkiye’deki çalışanların yaş ortalamasını mukayese ettiğinizde biz çok daha genç bir çalışan yapısına sahibiz. Gençlerimize güveniyoruz. İnşallah bu gençlerimiz, ülkemiz ve tüm insanlık için çok hayırlı işlere imza atmaya devam edecekler. Biz şuna da yürekten inanıyoruz; savaştan, çatışmadan hiç kimseye fayda yok. Türkiye, her zaman barışı, diplomasiyi savunan bir güç. Ama şunun da farkındayız. Haklı olmanız yetmiyor, güçlü olmanız da lazım. Aksi takdirde birtakım güç odakları, güçlerinden aldıkları birtakım cüretle haklı olduklarını da iddia edebiliyorlar. Dünyayı buna inandırmaya çalışıyorlar. Dünyanın gözü önünde vahşetler işliyorlar. Biz medeniyetimizle, tarihimizle, birikimimizle böyle bir güç olmayacağız elbette. Hem haklı olacağız hem güçlü olacağız. Mazlumların da her zaman yanında olacağız. Tüm insanlığın barışı, refahı için çalışmaya devam edeceğiz.”

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz’a ziyaretinde, Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün, Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı Genel Müdürü Bilal Topçu ve İstanbul Valisi Davut Gül eşlik etti.

Bakan Şimşek: Türkiye’nin savunma sanayisinde geleceği çok parlak
Meteoroloji uyardı! Pazar gününe dikkat: Yeni sıcaklık dalgası geliyor
Reklam
68835c82e25e42c8919a4e9f

İlayda ve 3 aylık hamile Helin 9 gün arayla öldürüldü! Katiller yakın arkadaş çıktı

Yenişehir ilçesinde 15 Temmuz’da akşam saatlerinde İlayda Alkaş, bir arkadaşının doğum günü çıkışı ailesiyle evine giderken dini nikahla birlikte yaşayıp ayrıldığı Cemal Alpaslan’ın silahlı saldırısına uğradı. Alkaş, kanlar içerisinde yere yığılırken, Cemal Alpaslan kaçtı. Çağırılan ambulansla hastaneye kaldırılan İlayda Alkaş hayatını kaybetti. Ekiplerin kaçan Alpaslan’ı yakalama çalışmaları sürüyor.

İlginizi Çekebilir

3 AYLIK HAMİLE HELİN EREN DE DÜN GECE ÖLDÜRÜLDÜ

Dün gece saatlerinde Sur ilçesi Çift kapı mevkisinde de kuzeniyle birlikte yürüyen 3 aylık hamile Helin Eren dini nikahla birlikte yaşayıp ayrıldığı Siyabend Şeker’in tabancalı saldırısına uğradı. Vücuduna 9 kurşun isabet eden Eren, kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti. Olayın ardından kaçan Siyabend Şeker, Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekipleri tarafından yürütülen çalışma sonucu yakalanarak, gözaltına alındı. Helin Eren’in cenazesi, otopsi işlemlerinin ardından Çiftehavuzlar Mezarlığı’nda toprağa verildi. Siyabend Şeker’in emniyetteki işlemleri sürüyor.

Peş peşe orman yangınları! Ekipler müdahale ediyor

Helin Eren’in 7 ay önce kaçarak dini nikahla evlendiği, ilk günden itibaren Siyabend Şeker’den şiddet gördüğü, 25 gün önce de babasının evine döndüğü öğrenildi.

İLAYDA’NIN VE HELİN’İN KATİLLERİ YAKIN ARKADAŞMIŞ

Cinayet şüphelileri Cemal Alpaslan ile Siyabend Şeker’in yakın arkadaş oldukları, sosyal medyada takipleştikleri ve silahlı fotoğraflarının olduğu ortaya çıktı.

30 yıllık bakkal kayboldu, mahalle karıştı! Kimi altınlarını, kimi tüm birikimi verdi

Ayrıca, Siyabend’in Cemal Alpaslan’a ağabey diye hitap ettiği ve Helin Eren’in, İlayda Alkaş’ın öldürüldüğü 15 Temmuz’da annesine ‘İlayda cinayetinden dolayı Siyabend de gözaltına alındı. İfade verdi’ dediği öğrenildi.

İngiltere Başbakanı Starmer köşeye sıkıştı: Parlamento’dan ‘Filistin’i tanı’ baskısı!
Bakan Kurum, ‘Gayrimenkul Sertifikası’nın detaylarını açıkladı: Peşinat ve faiz yok!