BIST 100
11.482,60 1,32%
DOLAR
50,1497 0,09%
EURO
55,9304 -0,72%
GRAM ALTIN
6.556,39 -0,60%
BITCOIN
75.825,00 0,23%
FAİZ
39,49 0,28%
GÜMÜŞ GRAM
83,81 0,09%
GBP/TRY
67,1077 -0,65%
EUR/USD
1,1143 -0,68%
BRENT PETROL
97,05 -0,34%
ÇEYREK ALTIN
10.719,70 -0,60%
İzmir Açık
İzmir hava durumu
7 °
Reklam

EKONOMİ

Artanlar

Tümü
  • Hisse Fiyat Fark
  • OZRDN 9,13 %▲ %10,00
  • BIOEN 12,33 %▲ %9,99
  • ISVEA 15,97 %▲ %9,99
  • KARCL 34,60 %▲ %9,98
  • GUNDG 72,15 %▲ %9,98

Azalanlar

Tümü
  • Hisse Fiyat Fark
  • KARTN 115,20 %▼ %-10,00
  • TRHOL 113,50 %▼ %-9,99
  • OZATD 102,10 %▼ %-9,96
  • RALYH 6,18 %▼ %-9,91
  • SOKM 48,44 %▼ %-9,88

İşlem Görenler

Tümü
  • Hisse Hacim
  • ASELS 13.462.912.580,75
  • THYAO 12.543.258.296,00
  • YKBNK 9.718.677.363,32
  • AKBNK 8.690.714.363,95
  • TUPRS 8.118.700.350,00
Bitcoin
75.847 0.04%
Ethereum
2.234,86 -0.25%
Tether
0,998992 -0.01%
Binance Coin
695,53 0.18%
XRP
1,16 0.80%
Solana
89,10 -0.91%
TRON
0,320309 0.92%
Dogecoin
0,071235 -0.80%
Cardano
0,180037 -2.03%
Dai
1 -0.03%
Avalanche
8,17 -1.54%
Arbitrum B. USDT
0,999951 0.02%
Polygon B. USDT
1 0.05%
Wrapped Solana
98,97 -5.00%
Polygon PoS Bridged DAI (Polygon POS)
0,999531 -0.04%
200 TL'den başlıyor 10 bin dolara kadar çıkıyor! ‘Bu bizim için bir hastalık’

200 TL’den başlıyor 10 bin dolara kadar çıkıyor! ‘Bu bizim için bir hastalık’

Sivas’ta bulunan tespih borsası, içerisindeki yüzlerce farklı renk ve modeldeki tespihler ile dikkat çekiyor. Tespih sevdalılarının uğrak mekânı haline gelen işletme, meraklılarının aradığı tespihleri bulduğu yer oluyor. Çevre il ve ilçelerden gelen tespih meraklıları sabah erken saatlerde alışverişe başlıyor. Bir yanda tespihler için pazarlıklar yapılırken bir yanda ise çay eşliğinde tespihler üzerine sohbet ediliyor. Fiyatları 200 TL’den başlayan ve 10 bin dolara kadar ulaşabilen tespihler, yoğun ilgi topluyor.
İlginizi Çekebilir
“TESPİH BİZİM İÇİN BİR HASTALIKTIR”
Tespihin erkekler için vazgeçilmez bir aksesuar olduğuna dikkat çeken Ahmet Karaca, “Burası Sivas’ımızın tespih kültürünün tanıtıldığı, tespih hastalarının buluştuğu her türlü tespihin bulunabileceği bir mekân. Çeşit çeşit tespihler bulunuyor. Zaman zaman dışarıdan esnaf arkadaşlar gelir günübirlik tezgâh açarlar. Tespih kültürü olan ve tespihi tanıyan herkes burada tezgâh açabilir. Aynı zamanda diğer şehirlerden gelen arkadaşlarımız da burada ellerinde olan tespihleri tezgâh açıp satabilir. Tespih bizim için bir hastalıktır. Toplumu veya çevresindeki insanlara rahatsız edici bir görüntü verebilir ama aksine bizlere huzur ve keyif verir. Geçmişten bu yana tespih modelleri fazlasıyla arttı. Önceden elimizde bulunan oltu, kuka, damla kehribar gibi az sayıda tespihlerimiz varken bugün yüzlerce çeşitte tespihimiz mevcut. Buradaki amaç; ticaret yapmak, para kazanmak ve toplumun ihtiyacını karşılamak” dedi.

FİYATI 10 BİN DOLARI BULABİLİYOR
İşletme sahibi Selami Denli ise, “Buraya tespih meraklısı insanlar geliyor. Kendi aralarında alım satım, ticaret yapıyorlar. Kazanç olsun diye yapan da var hobi amacıyla yapan arkadaşlar da var. Tespih erkekler için bir aksesuardır. Bu durum İç Anadolu Bölgesi’nde biraz daha yoğun. Sivas’ta da bu işi yapan ve seven insanlar da çok fazla var. Esnaf arkadaşlar bir araya geliyor, dostluklar, sohbetler eşliğinde güzel ticaret yapılıyor. Türkiye’nin her ilinden buraya esnaf arkadaşlar gelip ticaret yapıyorlar. Tespih olarak en değerlisi damla kehribardır. Doğadan çıktığı gibi üretilir, katkı bulunmaz. Diğer kehribar olarak bilinen tespihlerde kimyasal maddeler vardır. Oltu tespihte tamamen Erzurum’da da üretilir. Yılan ağacı ve kuka tespihler de en çok kullanılan ve tercih edilen tespihlerdir. Tespihin değeri eskidikçe artar ve işçilikte çok önemlidir. Özenle yapılmış bir tespihin maliyeti beş ile on bin arasındadır. Malzemesi eski ise bin dolar, 2 bin dolar civarında değişiyor. Tespih yüz yılı devirdi ise fiyatları 10 bin dolara kadar çıkıyor ve bu tespihe Osmanlı tespih diyoruz” şeklinde konuştu.
…

Reklam
Konya’da masaj salonu kavgası! Ortağını yaraladı, mimarı öldürdü

Konya’da masaj salonu kavgası! Ortağını yaraladı, mimarı öldürdü

Konya’da açacakları masaj salonu için 900 bin TL harcama yapıp dolandırıldığını öne sürerek ortağı Hasan Aktepe’yi (33) yaralayıp, olaydan 2,5 saat sonra da salonun tasarımını yapan mimar Necati Şadi Kılıç’ı (29) öldüren Mevlüt Tosun’un (38), müebbet ve 16 yıl hapis cezasına çarptırıldığı kararın gerekçesi açıklandı. Dolandırıcılık iddiasının hukuki yollardan çözülebileceği belirtilen gerekçeli kararda, bu nedenle ‘Haksız tahrik’ indirimin uygulanmasının söz konusu olmadığına yer verildi.
Beyşehir’de av tüfeği fabrikasında çalışan, aynı zamanda emlakçılık yapan Mevlüt Tosun, bir süre önce kendisini masör olarak tanıtan İrem Ö. ile tanıştı. İkili kısa bir süre sonra sevgili oldu. Mevlüt Tosun, iddiaya göre sevgilisine masaj salonu açmak için bankalardan 900 bin TL kredi çekti.
Son dakika… Hava soğuyor, yeni hafta yağışlarla geliyor! Meteoroloji son haritayı paylaştı
Bekar olan Mevlüt Tosun, bu sırada masaj salonuna ortak olmak isteyen İrem Ö.’nün arkadaşı Hasan Aktepe ve salonun tasarımını yapmak için anlaştığı mimar Necati Şadi Kılıç ile tanıştı. Mevlüt Tosun, iddiaya göre İrem Ö. ile mimar Kılıç’a salon için para verdi. Ancak geçen sürede belediyeden izin çıkmayınca herhangi bir gelişme olmadı. İrem Ö. ile Hasan Aktepe, kısa süre önce Antalya’ya tatile gitti.
2 GÜN EVDE BEKLEMİŞ
Bunu öğrenen ve dolandırıldığını düşünen Tosun, İrem Ö. ile zaman zaman birlikte kaldıkları Selçuklu ilçesi Beyhekim Mahallesi Şafak Caddesi’ndeki stüdyo tipi eve gidip beklemeye başladı. Mevlüt Tosun, 14 Mayıs 2024 günü tatilden eve dönen Hasan Aktepe’yi yanındaki ruhsatsız av tüfeğiyle bacağından yaraladı. Tüfek ikinci kez ateş almayınca yanında bulunan bıçakla Aktepe’yi boynundan bıçakladı. O sırada tüfeğin sesini duyan İrem Ö. ise kaçtı.

İhbar üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Aktepe, ambulansla Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’ne kaldırıldı.
Beyoğlu’nda akılalmaz olay! 15 metrelik duvar arasında günlerce mahsur kaldı
2,5 SAAT SONRA MİMARI ÖLDÜRDÜ
Polisin her yerde aradığı Mevlüt Tosun, bu olaydan yaklaşık 2,5 saat sonra da aynı bölgede Yazır Mahallesi Topak Sokak’taki mimar Necati Şadi Kılıç’ın ofisine gitti. Burada buluştuğu Kılıç’a da aynı tüfekle 3 el ateş edip göğsünden yaralayan Mevlüt Tosun kaçtı. Çağırılan sağlık ekiplerinin tüm müdahalesine karşın mimar Kılıç, kurtarılamadı.

Otomobille kaçan Mevlüt Tosun, kısa bir sonra Asayiş Şubesi Cinayet Büro Amirliği ekipleri tarafından yakalandı. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen Tosun, kendisini görüntüleyen gazetecilere “Vakti geldiğinde bütün çiçekler açacak. Sırası gelen gider, kimse dolandırıcılık yapmayacak” dedi. Tosun, çıkarıldığı mahkeme tarafından tutuklandı.
MÜEBBET VE 16 YIL HAPİS CEZASI ALDI
Konya 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılanan Mevlüt Tosun, ifadesinde dolandırıldığını düşündüğünü ve boğuşma sırasında silahın ateş aldığını ileri sürerek tahliye talebinde bulundu. Mahkeme heyeti, Tosun’u, mimar Kılıç’a yönelik eylemi nedeniyle ‘Kasten öldürme’ suçundan müebbet, Hasan Aktepe’ye yönelik eylemi nedeniyle ise ‘Kasten öldürmeye teşebbüs’ suçundan 16 yıl hapis cezasına çarptırdı.

‘OLAY HUKUK YOLUYLA ÇÖZÜLEBİLİRDİ’
Mahkeme heyeti verilen kararın, gerekçesini de açıkladı. Dolandırıcılık olayının hukuki yöntemlere başvurularak çözülebileceği belirtilen gerekçeli kararda, “Sanık savunmalarında dolandırıldığını, parasını alamayınca eylemleri gerçekleştirdiğini belirttiği, olayda maktulün sözleşme gereğince üzerine düşen görevi büyük oranda yaptığı ancak masaj salonuna ruhsat konusunda belediyeden engel çıktığı için tam olarak gerçekleştirilemediği, işlemleri yerine getirdiği, ruhsat alınamamasının müdahil ve maktulden kaynaklanmadığı, sanık tutulan yerle ilgili olarak çeşitli masraflar yaptığı, kredi çektiği, borçlandığı, kendi beyanına göre zararının 900 bin TL civarında olduğu, yarısının karşılanmasını istediği, sanık ile maktul, müdahil ve tanık arasındaki problemin hukuki mahiyet arz ettiği, hatta avukat tutulmasına dahi teşebbüs edildiği, dolayısıyla sanığın müdahili öldürmeye teşebbüs etmesinde ve maktulü öldürmesinde haksız tahrikten söz edilemez” denildi.
145 yıldır kanıt peşindeler! İncil, Siloam’ı emretmiş: ‘İsrail’in emellerine böyle set çektik’…

Tıp dünyası bile şaşkın! 10 yıl arayla 2 kez literatüre girdi: 'Yeniden dünyaya gelmiş gibiydim'

Tıp dünyası bile şaşkın! 10 yıl arayla 2 kez literatüre girdi: ‘Yeniden dünyaya gelmiş gibiydim’

Hem kalp krizi geçiriyor hem de doğum sancıları çekiyordu. Genetik geçişli yüksek kolesterol hastalığı olarak bilinen ‘ailevi homozigot hiperkolesterolemi’ hastası olduğu ortaya çıkan Sözdar Osman (33), bundan 10 yıl önce tam iki kez ölümden döndü ve operasyonlarla hayata tutundu. Suriye’deki savaştan kaçarak eşi ve küçük kızıyla yıllar önce ülkemize sığınan genç anne, ikinci çocuğunu da 2016 yılında gerçekleştirilen film gibi bir ameliyatla kucağına aldı.
İlginizi Çekebilir
32 haftalık gebeyken göğüs ağrısı şikayetiyle Şişli Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne başvuran genç kadının kalp krizi geçirdiği anlaşıldı. O yıllarda Şişli Etfal’de çalışan Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Serhat Sığırcı, hastayı hemen anjiyoya aldı. Ancak anjiyo sırasında doğum kasılmaları başladı. Bir yandan kalp krizi, bir yandan başlayan doğum, Doç. Dr. Sığırcı, aksiyon filmlerini aratmayacak bir hızla “Meslek hayatımın rekoru” dediği bir sürede, tam 30 saniye içinde anjiyoyu yapmak zorunda kaldı. Üç damarda tıkanıklık tespit edildi. Kalp Damar Cerrahisi ve Kadın Doğum ekibi de sürece dahil oldu. Anjiyo biter bitmez ameliyathaneye alınan anne, Kalp Damar Cerrahisi Klinik Şefi Prof. Dr. İsmail Koraman’ın liderliğinde, anestezi ve kadın doğum ekibinin de katıldığı büyük bir operasyonla önce sezaryen, sonra bypass ameliyatı geçirdi. Oğlu İvan, hemen kuvöze, anne ise yoğun bakıma alındı.
’30 SANİYEDE ANJİYO, HAYATIMDA İLK’
Kardiyolog Doç. Dr. Serhat Sığırcı, “Ben orada hayatımda belki en hızlı anjiyomu yaptım, 30 saniye belki bir dakika içinde anjiyoyu bitirmek zorunda kaldım. Kadın doğum, doğumun başladığını teyit etti. Kardiyojenik şokta ve doğum yaparken yaptık anjiyoyu. O güne kadar gördüğün en kötü damarlardan biriydi. 3 damar hastalığı vardı ve stentle tedavi edilebilecek bir şey değildi. Hemen sezaryenle çocuk alınacak ve aynı masada, aynı anestezi altında bypass yapılacaktı. Sezaryenle çocuk alındı, kuvöze aldılar bebeği ve bypass’a devam etti ekip. Hasta bypass’tayken de kan sonuçları gelmişti. LDL’si yani kötü kolesterolünün 800’ün üzerinde olduğunu gördük. Bu çok çok nadir bir durum. Ailevi homozigot hiperlipidemi dediğimiz hastalığının olduğunu anladık. Bu hastalığın tedavisi, kandan o kolesterolü ayırmak. Bunu da diyaliz benzeri aferez dediğimiz bir işlemle yapıyoruz. Hemen endokrinoloji devreye girdi ve aferezini gerçekleştirdik. 800 olan LDL’si 80’e kadar geriledi” dedi.

‘KALBİ DURDU KALP MASAJI ALTINDA STENT TAKILDI’
Taburcu olurken 15 günde bir afereze gelmesi gerektiğini söylediklerini kaydeden Doç. Dr. Sığırcı, Sözdar’ın ikinci kez ölümden dönüşünü ise şu sözlerle anlattı: “Düzenli tedavisini takip edemedi çünkü evde eşine bakıyor, yeni bypass olmuş, bir tane bebeği var, bakacak kimsesi yok vs. Sadece ilaç tedavisini düzenledik ve ardından taburculuğunu yaptık. Ama takiplere de gelemedi. 3 ay sonra göğüs ağrısı ile beni aradı. Hemen hastaneye gelmesini söyledim. Geldiğinde gördük ki yine kalp krizi geçiriyor. Hemen anjiyoya aldık. Bypass yapılan damarının biri yine tıkanmıştı. Stent kararı verdik. Ana damarına stent takarken bu sefer kalbi durdu. Çünkü yorgun bir kalbi vardı. Bu sefer kalp masajı altında stentini taktık. Gene hayata tutundu. 4 gün sonra hastaneden başarıyla taburcu ettik”
İLK KEZ ONDA UYGULANAN İLAÇ TEDAVİSİ İLE LİTERATÜRE GİRECEK
Sözdar Osman düzenli afereze gidemediği için dünyada ilk kez literatürde olmayan bir tedavi düzenlemek zorunda kalındı ve normal dozların 2-2,5 katı daha yüksek dozda kadar kolesterol ilacı başlandı. Doç. Dr. Sığırcı, bypass’dan sağ salim çıkması ile zaten bir kez literatüre giren Sözdar’ın, bu kez de yürüttükleri ilaç tedavisiyle ikinci kez tıp tarihine geçeceğini söyleyerek sözlerini şöyle noktaladı: “Yakın takip edelim, yan etkilerini görelim, tolere edebiliyorsa bu şekilde devam edeceğiz dedik. Başka şansımız yoktu. O tarihten sonra gayet güzel gitti işler. İşlemin yaklaşık 5’inci yılında tekrar kontrol anjiyosunu yaptık. Damarlarının rahatlamış olduğunu, toparlamış olduğunu gördük. Şimdi 10’uncu yıl takibindeyiz. İlk anjiyo ve bypass yaptığımızda literatüre baktık, böyle bir vakanın dünyada olmadığını gördük, makale olarak yazdık ve literatüre girdi. Şimdi takiplerinde de bu kadar yüksek doz ilaç kullanan belki dünyadaki tek hasta. Ayrıca bu yaşlara ulaşabilen ailevi homozigot hiperlipidemi hastası da literatürde yok. Belki kızımız bu konuda da ilk olacak. İki kere literatüre girecek yani. Benim de ilk kez karşılaştığım çok şaşırdığım bir hasta oldu”
‘KALBİ YENİDEN ÇALIŞINCA DERİN BİR OH ÇEKTİM’
Sözdar Osman’ın bypass ameliyatını gerçekleştiren Prof. Dr. İsmail Koramaz ise 10 yıldır unutamadığı o günü şöyle anlattı: “Kardiyoloji ekibinden haber geldiğinde biz ameliyathaneyi derhal boşaltıp jet hızıyla anjiyo laboratuvarına koştuk. Hastayı hızla ameliyathaneye çekmek zorundaydık. Tabii ciddi kasılmaları olduğu için doğum eylemi de başlamıştı. Kadın doğum ekibi, anestezi ekibi de geldi. Kalp damar cerrahisi ve kardiyoloji ekibiyle beraber hastayı çok hızlı bir şekilde ameliyathaneye aldık. Kalp krizi geçirirken ameliyat olması, bu hastaya anestezi verilmesi oldukça tehlikeli bir durumdu zaten. Sağolsun anestezi ekibimiz çok güzel bir başarı örneği gösterdi ve eş zamanlı olarak kadın doğumla birlikte ameliyata girdik. Onlar sezaryeni bitirdi biz hastayı kalp akciğer makinesine bağlayarak bypass’a başladık. Zamanla yarışıyorduk. Ameliyat sonrası kalp yeniden çalışmaya başladıktan sonra derin bir oh çektik. Bu, hem Türkiye’de hem dünyada çok nadir bir vaka. Benim bildiğim kadarıyla Cleveland Klinik’te böyle bir vaka vardı, ama onların ameliyatı maalesef pek iyi sonuçlanmamış, hasta kaybedilmiş. Kardiyoloji ekibimiz sağolsun hastanın hayatını aslında iki kere kurtarmış oldu. Şu anda da sağlıklı olarak 10’uncu yılında. Sanırım dünyada 10 yıldır yaşayabilen ilk homozigot hiper kolesterol hastası”
Beyoğlu’nda akılalmaz olay! 15 metrelik duvar arasında günlerce mahsur kaldı
İKİ KERE ÖLÜMDEN DÖNDÜ, İKİNCİ HAYATINA KAVUŞTU
Savaştan kurtulup ülkemize gelen, ikinci çocuğunu Türkiye’de kucağına alan ve bu kez kalp krizi yüzünden iki kere ölümden dönerek hayata tutunan Sözdar Osman ise duygularını şu cümlelerle ifade etti: “Hastaydım biliyordum. Kolesterol yüksekti ama bu kadar büyük bir olay yaşayacağımı bilmiyordum. Ameliyattan sonra ilk uyandığımda yeniden dünyaya gelmiş gibiydim sanki. Çünkü inanamadım tekrar yaşayabildiğime, çocuklarımı görebileceğime. Bu hayatta benim için en önemli şey çocuklarım. Ne kadar zor olursa olsun onlar için hayatta kalmak istiyorum. Bebeğim yanımda yoktu uyandığımda. Bana fotoğrafını gösterdiler ben yoğun bakımdayken ve rahatladım, mutlu oldum. İsmail Bey ve Serhat Bey beni ikinci hayatımı kavuşturdular. Onlara çok teşekkür ediyorum, iyi ki varlar”…

Beyoğlu’nda akılalmaz olay! 15 metrelik duvar arasında günlerce mahsur kaldı

Beyoğlu’nda akılalmaz olay! 15 metrelik duvar arasında günlerce mahsur kaldı

Olay, 11 Eylül Perşembe günü saat 08.30 sıralarında Kasımpaşa-Hasköy Tüneli girişinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre bir kişi henüz bilinmeyen bir nedenle tünel girişinin yanındaki dar alana girdi.Buradan ilerleyen kişi ardından 15 metre uzunluğundaki duvarın arkasına geçti. İddiaya göre içeride günlerce mahsur kaldığı öğrenilen kişi, dışarıya çıkamayınca bağırmaya başladı. O sırada kaldırımda yürüyen bir vatandaş sesleri duydu.
İhbar üzerine olay yerine polis, sağlık, itfaiye ve UMKE ekibi sevk edildi. Kısa sürede olay yerine gelen ekipler, ilk olarak sesin geldiği yerdeki duvarın bir bölümünü kırdı. İçerideki kişinin açılan bölüme gelmemesi üzerine ekipler duvar boyunca takip yaptı. Kişinin içeri tünel girişindeki dar alandan geçerek girdiği tespit edildi.

İTFAİYE DUVARI DELDİ POLİS ÇIKARDI
Bunun üzerine Beyoğlu Devriye Ekipler Amirliği polisleri, dar alandan içeri girerek duvarın arkasına geçti. Mahsur kalan kişiye ulaşan polis ekipleri adamın yarı çıplak, bitkin ve vücudunun çeşitli yerlerinde yara izleri olduğunu gördü. Ancak içerideki kişi bitkin olması ve alanın dar olması nedeniyle dışarı çıkarılamadı.

Galatasaray’da büyük tehlike! Endişe yaratan 5 madde
Kişinin bulunduğu yerden çıkarılması için itfaiye ekipleri, darbeli matkapla duvarı delmeye başladı. Yaklaşık 15 santimetre kalınlığındaki duvarı bir süre matkapla delen, ardından da beton kesme aletiyle çalışma yapan itfaiye ekibi, demirleri de keserek balyozla duvarı yıktı.
6 SAAT SÜREN OPERASYONLA KURTARILDI
Açılan bölümden içeri giren Beyoğlu Devriye Ekipler Amirliği polisleri, mahsur kalan kişinin yanına ulaşarak bulunduğu yerden ekiplerin yardımıyla dışarı çıkarıldı.

145 yıldır kanıt peşindeler! İncil, Siloam’ı emretmiş: ‘İsrail’in emellerine böyle set çektik’
Önce boyunluk takılan adam, sedyeye alınarak ambulansa konuldu. Ardından da hastaneye kaldırılarak tedavi altına alındı. 6 saat süren operasyon DHA kamerasına saniye saniye yansıdı. Polis olayla ilgili soruşturma başlattı.

Barınak diye açıldı, işkence kampı çıktı! Gerçek ‘Squid Game’: Yüzlercesi öldü…

Reklam
Çevresindeki herkes alay etti! Türkiye’de bir ilk: ‘Yurt dışında çok değerli’

Çevresindeki herkes alay etti! Türkiye’de bir ilk: ‘Yurt dışında çok değerli’

Girişimci Esra Hurmeydan, uzun bir araştırma ve seleksiyon sürecinin ardından Türkiye’nin ilk düzenli dikenli incir bahçesini kurduklarını vurgulayarak, “3 yıl boyunca çeşitlerini inceledik, Doğu ve Batı Akdeniz’den örnekler topladık. Yaklaşık 6-7 yıl önce bahçeyi kurduk ve 28 Şubat’ta Türkiye’nin ilk tescilli dikenli incir ‘Alfa’sının tescilini aldık. Bu süreç 3 yıl sürdü. İlk bahçeyi kurduğumuz dönemlerde çevremizdeki insanlar, eşimiz dostumuz bu bölgedeki insanlar, o kadar düz araziye neden bunu dikiyorsunuz diye bize serzenişte bulundular.
İlginizi Çekebilir
Hatta bazen de alay konusu olduk. Halbuki işin rengi öyle değil. Gerçekten tatlı su kaynaklarımız tükeniyor ve bitki beslemenin yüksek olduğu bir dönemde gerçekten böyle bir bitki yetiştirmenin ne kadar faydalı ve kıymetli olduğunu sonradan gördükçe anladılar. Benim bahçem şuanda bir bölümü 7 yaşında bir bölümü 6 yaşında diğerleri 4 yaşında. Şuan da biz bu sene 10 tona yakın ürün aldık. Hepsini ihraç ettik. Şimdi diyeceksiniz ki bu doğada da yetişiyor. Evet doğada da yetişiyor. Doğada yetiştiği için biz bunu aldık ve seleksiyon çalışması yaptık. Düzgün bahçe yapıldığında düzenli bahçe kurulduğunda ki bu Türkiye’nin ilk düzenli bahçesidir. Böyle bir bahçe yok zaten. Çünkü meyve kalitesi aynı olması gerekiyor, ihraç yaparken işlenirken devamlılığının ve sürekliliğinin olması gerekiyor. O yüzden toplama işlemenin kolay olması gerekiyor. Bakımı olurken daha kolay olması gerekiyor. İçerde hareket ederken meyve toplandığında petleri keserken hareket kabiliyetinin araçların daha olması gerektiği için düzenli bahçe olması gerekiyor” dedi.
Hava soğuyor, yeni hafta yağışlarla geliyor! Meteoroloji son haritayı paylaştı
“10 TONA YAKIN ÜRÜN ALDIK, HEPSİNİ İHRAÇ ETTİK”
Bahçenin bir bölümünün 7, bir bölümünün 6, diğerlerinin ise 4 yaşında olduğunu belirten Hurmeydan, bu yılki hasat hakkında, “Bu sene 10 tona yakın ürün aldık ve hepsini ihraç ettik. İhracata verdiğimiz firmalar meyvelerin birikse değerinin ve kalitesinin çok iyi olduğunu söyledi. Hiçbir kimyasal ilaç kullanmaya gerek duymadık” şeklinde konuştu.

“DİKENLİ İNCİR YURT DIŞINDA ÇOK DEĞERLİ”
Dikenli incirin dünya genelinde farklı şekillerde değerlendirildiğine dikkat çeken Hurmeydan, “Yurt dışında sadece meyvesi değil, yaprakları da tüketiliyor. Marmelat, reçel yapılıyor; yaprakları kızartılıp et yemeklerinin yanında garnitür olarak sunuluyor. Jeli sağlık açısından kıymetli, çekirdekleri antioksidan. Meksika, yapraklarından organik deri üretiyor. Etna Yanardağı çevresinde lavları durdurmak için dikenli incir dikilmiş. Hayvan yemi olarak da dünya literatüründe yer alıyor. Kurak ülkeler yeşil ot bulamayınca yapraklarını doğrayarak hayvanlara veriyor” diye konuştu.
Haber Detay Görsel Slider
“TÜRKİYE’DE YAYGINLAŞMALI”
Türkiye’de dikenli incirin yeterince tanınmadığını vurgulayan Hurmeydan, bu bitkinin önemine dikkat çekerek, “Kaynanadili, Hint inciri, Hint yemişi, Trenk yemişi olarak biliniyor ama kıymeti bilinmiyor. Tarım Bakanlığı’nın verilerine göre Akdeniz’de tatlı su kaynakları çekiliyor, çöl sıcakları yaşanıyor. Biz su vermiyoruz, kendi öz suyuyla bu halde. Bu yüzden Türkiye genelinde yaygınlaşmasını istiyorum” dedi.
“DEVLETTEN DESTEK BEKLİYORUZ”
Dikenli incirin hayvancılığa da büyük katkı sağlayacağını belirten Hurmeydan, “Ekilmeyen araziler için devletin kiralama politikası var. İnsanlar su kıtlığı ve maliyetler nedeniyle ekim yapamıyor. Bu bitkinin maliyeti yok. Düzenli bahçeler kurulursa insanlar emek harcamadan gelir elde edebilir. Geleceğin meyvesi ve bitkisi olduğuna inanıyorum. Devletten bu konuda destek bekliyoruz. Türkiye’nin ilk düzenli bahçesini kuran ve ilk tescilini alan kişi olarak herkesin gelip bahçemizi görmesini ve bilgi almasını rica ediyorum” ifadelerini kullandı.
Düştü mü, intihar mı, itildi mi? Güllü, soru işaretleri bırakıp veda etti…

İstanbul'da çaldıkları araçları 'change' yaparak veya parçalayarak satan 4 zanlı tutuklandı

İstanbul’da çaldıkları araçları ‘change’ yaparak veya parçalayarak satan 4 zanlı tutuklandı

İstanbul Asayiş Şube Müdürlüğü Oto Hırsızlık Büro Amirliği ekipleri, Avcılar, Küçükçekmece, Sultangazi, Bahçelievler ve Bağcılar’da aynı marka otomobillerin taklit kontak anahtarı uydurulmak suretiyle çalınmaları üzerine çalışma başlattı.
Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının talimatıyla yapılan teknik ve fiziki takiplerin ardından şüphelilerin, çaldıkları araçları Bağcılar Mahmutbey Mahallesi veya Küçükçekmece Mehmet Akif Mahallesi’ndeki ara sokaklarda gizledikleri, daha sonra bazı araçları parçalayıp yedek parça olarak sattıkları, bazı araçları ise piyasadan satın almış oldukları ağır hasarlı otomobillerle “change” yaptıkları, bu araçları da satarak haksız kazanç elde ettikleri belirlendi.
Son dakika… Hava soğuyor, yeni hafta yağışlarla geliyor! Meteoroloji son haritayı paylaştı
Adres ve kimlik bilgileri tespit edilen 4 şüpheli Sancaktepe, Kadıköy, Ataşehir, Bahçelievler, Avcılar ve Bayrampaşa’da 19 Eylül’de düzenlenen eş zamanlı operasyonla gözaltına alındı.
Şüphelilerin 8 oto hırsızlığı ve 2 kez de resmi belgede sahtecilik olmak üzere 10 eylem gerçekleştirdikleri tespit edilirken çalınan araçlardan üçü ele geçirildi.
Asayiş Şube Müdürlüğü Oto Hırsızlık Büro Amirliği’ne getirilen şüphelilerden A.G’nin (73) çeşitli suçlardan 29, U.K’nin (42) 19, Y.D’nin (45) 15, A.U.K’nin (57) de 2 suç kaydı olduğu anlaşıldı.
Şüpheliler, emniyet ve savcılıktaki işlemlerinin ardından çıkarıldıkları hakimlikçe tutuklandı.
Öte yandan, şüphelilerin araçları çalması güvenlik kamerasınca kaydedildi.

Ankara’da özel hayatı ihlal eden dinleme ve görüntü alma cihazları ele geçirildi…

Ankara'da özel hayatı ihlal eden dinleme ve görüntü alma cihazları ele geçirildi

Ankara’da özel hayatı ihlal eden dinleme ve görüntü alma cihazları ele geçirildi

Bakan Yerlikaya, NSosyal hesabından yaptığı açıklamada, Ankara’da, internetten satışı yapılan dinleme ve görüntü alma cihazlarının ele geçirildiğini belirtti.
Son dakika… Hava soğuyor, yeni hafta yağışlarla geliyor! Meteoroloji son haritayı paylaştı
Olayla ilgili bir kişinin Ankara İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık Suçlarıyla Mücadele Şube Müdürlüğünce yakalandığını duyuran Yerlikaya, şu bilgileri verdi:
“Yakalanan şahsın Çankaya’daki ikametinde yapılan aramalarda, daha önce çeşitli turistik konaklama tesislerinde ele geçirilen düzeneklere benzeyen ve özel hayatı ihlal eden, 30 dinleme ve görüntü alma cihazı yerleştirilmiş muhtelif eşya, 23 görüntü ve ses alma cihazı, 6 gümrük kaçağı ve kullanımı izne tabi el telsizi, 5 GPS takip cihazı ile radar tespit cihazı ele geçirildi.”
Yerlikaya, şu ifadeleri kullandı:
“Ürünlerin; içlerine yerleştirilen ses ve görüntü alma aparatlarının yurt dışından gümrük kaçağı olarak ülkemize getirildiği, özel hayatın gizliliğini ihlal ve yasa dışı kayıt amaçlı temin edilerek kullanıma hazır hale getirildiği ve internet üzerinden satışa sunulduğu tespit edildi. Emniyet Genel Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Başkanlığımızı, Ankara İl Emniyet Müdürümüzü ve polislerimizi tebrik ediyorum.”
Fenerbahçe’de Sadettin Saran’ın önceliği Samandıra! Volkan Demirel dönüyor
Ankara’da İnternetten Satışı yapılan “DİNLEME VE GÖRÜNTÜ ALMA CİHAZLARI” Ele Geçirildi. 1 Şüpheli şahıs yakalandı. Daha önce çeşitli “Turistik Konaklama Tesislerinde” ele geçirilen düzeneklere benzeyen ve “Özel Hayatı İhlal Eden”;🔻30 adet Dinleme ve Görüntü Alma Cihazı… pic.twitter.com/A8CnyFlrGe— Ali Yerlikaya (@AliYerlikaya) September 28, 2025

…

Reklam
Yaptığı şaşkına çevirdi! ‘Ucuz bir hırsızlıktı, yapacaksan daha büyük bir şey çal’

Yaptığı şaşkına çevirdi! ‘Ucuz bir hırsızlıktı, yapacaksan daha büyük bir şey çal’

Olay, Defne ilçesi Hüseyinli Mahallesi’nde yaşandı. Mahallede faaliyet gösteren markete gelen bir grup yabancı uyruklu şahıs, alışveriş yapmaya başladı.
İlginizi Çekebilir
Şahısların içlerinden birisi yoğunluğu fırsat bilerek raflardan aldığı bisküvi ve enerji içeceğini dışarıda sakladı. Alışverişin ardından marketten ayrılan şahıs, çaldığı eşyaları da bıraktığı yerden alarak bölgeden ayrıldı. Şahıslar aldıkları için 800 TL öderken, içlerinden birinin yaptığı hırsızlıksa anbean kameralara yansıdı.
“UCUZ BİR HIRSIZLIKTI, 100 – 150 TL’LİK HIRSIZLIK OLMAZ YAPACAKSAN DAHA BÜYÜK BİR ŞEY ÇAL”
Hırsızların marketten enerji içeceği ve bisküvi çalmalarına şaşıran Mehmet Tepeli, “Ben burada markette çalışıyorum. Yabancı uyruklu işçiler markete geldiler. Bazen kalabalık olduğu zamana denk geldiğinde bizim kasiyeri oyalıyorlar. Marketten enerji içeceği ve bisküvi çaldılar. Buradan biri eşyaları cebine koyuyor ve diğer 3 şahıs kasada hesap ödüyor. İşçilerden biri, eşyaları cebine koyup arkadan kaçıyor. Çaldıkları eşyaların fiyatı 100 TL bile değil. Ucuz bir hırsızlık oldu. Amacımız bu şahısları gösterip vatandaşlarımız dikkatli olsun. Ucuz bir hırsızlıktı, 100 – 150 TL’lik hırsızlık olmaz yapacaksan daha büyük bir şey çal” ifadelerini kullandı.

Evde büyük panik! Metrelerce uzunluktaki yılan dolaba girdi…

Borsa
1.013,18
TL
Dolar
1.002,20
TL
Euro
994,10
TL
Altın
993,99
TL
Borsa
1.067,20
TL
Dolar
1.004,32
TL
Euro
1.003,12
TL
Altın
1.043,38
TL
Borsa
927,94
TL
Dolar
1.019,48
TL
Euro
1.014,78
TL
Altın
994,53
TL
Borsa
1.036,97
TL
Dolar
1.191,25
TL
Euro
1.147,84
TL
Altın
1.170,41
TL
Reklam
Reklam