BIST 100
11.482,60 1,32%
DOLAR
50,1497 0,09%
EURO
55,9304 -0,72%
GRAM ALTIN
6.556,39 -0,60%
BITCOIN
75.636,00 -0,02%
FAİZ
39,49 0,28%
GÜMÜŞ GRAM
83,81 0,09%
GBP/TRY
67,1077 -0,65%
EUR/USD
1,1143 -0,68%
BRENT PETROL
97,05 -0,34%
ÇEYREK ALTIN
10.719,70 -0,60%
İzmir Açık
İzmir hava durumu
9 °
Reklam

EKONOMİ

Artanlar

Tümü
  • Hisse Fiyat Fark
  • OZRDN 9,13 %▲ %10,00
  • BIOEN 12,33 %▲ %9,99
  • ISVEA 15,97 %▲ %9,99
  • KARCL 34,60 %▲ %9,98
  • GUNDG 72,15 %▲ %9,98

Azalanlar

Tümü
  • Hisse Fiyat Fark
  • KARTN 115,20 %▼ %-10,00
  • TRHOL 113,50 %▼ %-9,99
  • OZATD 102,10 %▼ %-9,96
  • RALYH 6,18 %▼ %-9,91
  • SOKM 48,44 %▼ %-9,88

İşlem Görenler

Tümü
  • Hisse Hacim
  • ASELS 13.462.912.580,75
  • THYAO 12.543.258.296,00
  • YKBNK 9.718.677.363,32
  • AKBNK 8.690.714.363,95
  • TUPRS 8.118.700.350,00
Bitcoin
75.700 -0.19%
Ethereum
2.234,21 -0.20%
Tether
0,998955 -0.02%
Binance Coin
695,23 0.31%
XRP
1,16 -1.53%
Solana
89,41 -0.78%
TRON
0,319915 0.62%
Dogecoin
0,071382 -1.36%
Cardano
0,180913 -1.65%
Dai
0,999888 -0.03%
Avalanche
8,19 -1.53%
Arbitrum B. USDT
0,999951 0.02%
Polygon B. USDT
1 0.05%
Wrapped Solana
98,97 -5.00%
Polygon PoS Bridged DAI (Polygon POS)
0,999531 -0.04%
CHP’den ihraç edilen Gürsel Tekin’den açıklama

CHP’den ihraç edilen Gürsel Tekin’den açıklama

CHP Yüksek Disiplin Kurulu (YDK), Gürsel Tekin, Barış Yarkadaş ve 4 üyenin partiden ihraç edilmesine karar verdi.
CHP Yüksek Disiplin Kurulu, parti genel merkezinde toplandı. Kurul, haklarında ihraç süreci başlatılan Gürsel Tekin, Berhan Şimşek ve Barış Yarkadaş’ın dosyaları ile birlikte toplam 22 kişi hakkındaki ihraç istemlerini ele aldı.
İlginizi Çekebilir
Saat 13.00’te başlayan toplantı yaklaşık saat 3 sürdü. Toplantı sonrası yapılan yazılı açıklamada, “Gürsel Tekin, Savaş Aras, Erkan Narsap, Zeki Şen, Levent Çelik, Barış Yarkadas isimli üyelerin Tüzüğümüzün 68/1-b maddesinde belirtilen ‘Partide aldıkları görev ve sorumlulukla ve üyelikle bağdaşmayan tutum ve davranışlarda bulunmak’ hükmü uyarınca kesin çıkarma cezasıyla cezalandırılmalarına; Yusuf Gögerkaya, Berhan Şimsek, Mustafa Yavuz, Zeynel Kızılkaya, Atakan Demirci, Koray Göbel, Ömer Kutlu, Cevher Sönmez isimli üyelerin, Merkez Yönetim Kurulu’nun tedbirli olarak kesin çıkarma cezası talebiyle kurulumuza sevk kararına yaptıkları itirazların reddine, tedbirin devamına karar verilmiştir” denildi.
CHP’DEN İHRAÇ EDİLEN GÜRSEL TEKİN’DEN AÇIKLAMA
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Yüksek Disiplin Kurulu (YDK) kararıyla partiden ihraç edilen Gürsel Tekin, “Bugün bizi ihraç edenler bilsinler ki aslında ihraç ettikleri biz değiliz; ihraç ettikleri kendi vicdanlarıdır, partinin onurlu geçmişidir. Bizim varlığımızı yok edemezsiniz. Çünkü biz CHP’nin vicdanıyız, kökleriyiz, hafızasıyız” dedi.CHP Yüksek Disiplin Kurulu kararıyla partiden ihraç edilen Gürsel Tekin, sosyal medya hesabından açıklama yaptı. Tekin, bu kararın onurunu zedelemesinin mümkün olmadığını belirterek, “Cumhuriyet Halk Partisi’nin bir neferi olarak ömrümü verdiğim partiden suça bulaşmış kişilerin, partinin değil kendi şahsi çıkarlarının temsilciliğini yapanların aldığı bir kararla ihraç edildik. Bu kararın bizim onurumuzu zedelemesi mümkün değildir. Biz bu partinin emektarlarıyız. Bu partiye yıllarımızı, alın terimizi, mücadelemizi verdik. Bizimle aynı yolda yürüyen binlerce yol arkadaşımızın emeğini yok sayarak kendi düzenlerini sürdürmeye çalışanların vereceği hiçbir karar CHP tarihine gölge düşüremez” ifadelerini kullandı.
“BİZLER, PARTİMİZİ NAMUSSUZLARDAN, ŞAİBELERDEN VE KİRLİ DÜZENLERDEN TEMİZLEMEK İÇİN MÜCADELEMİZE DEVAM EDECEĞİZ”
CHP’nin vicdanı olduğunu ifade eden Tekin, şu ifadeleri kullandı:
“Bugün bizi ihraç edenler bilsinler ki aslında ihraç ettikleri biz değiliz; ihraç ettikleri kendi vicdanlarıdır, partinin onurlu geçmişidir. Bizim varlığımızı yok edemezsiniz. Çünkü biz CHP’nin vicdanıyız, kökleriyiz, hafızasıyız. Şunu açıkça söylüyorum: Sizler bu partiden gittiğinizde, bu partiyi şaibelerden, kişisel hırslardan arındırdığınızda Cumhuriyet Halk Partisi daha da büyüyecek. Çünkü CHP, birkaç kişinin koltuğunu korumak için tasfiye ettiği insanların değil, Mustafa Kemal’in izinden giden milyonların partisidir. Bizler, partimizi namussuzlardan, şaibelerden ve kirli düzenlerden temizlemek için mücadelemize devam edeceğiz. İhraç kararlarıyla bizi susturamazsınız. Tarih, bugün alınan bu haksız kararları değil, bu kararların karşısında dimdik duran bizleri yazacaktır.”
‘Şeyh Murat’ ve oğlundan 47 milyonluk vurgun: Dansöz partili Dubai tatili…

Reklam
İzmir'de 730 milyonluk film gibi dolandırıcılık! 'Dublör' her şeyi itiraf etti

İzmir’de 730 milyonluk film gibi dolandırıcılık! ‘Dublör’ her şeyi itiraf etti

İzmir’den gelen haber şaşkına çevirdi. Reşat Ö. adına Antalya’da bir noterde sahte vekalet düzenlenmiş olabileceği bilgisi üzerine, Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Dolandırıcılık Büro Amirliği görevlileri ‘Yeni Joker’ adı verilen çalışma başlattı. Ekipler, İzmir’de yaşayan, herhangi bir mirasçısı bulunmayan Reşat Ö.’nün mal varlığının tamamını ele geçirmek için organize bir çalışma olduğunu belirledi. Bu eylem için Reşat Ö.’nün sosyoekonomik ve kişisel bilgileri ele geçirilip sahte kimlik oluşturulduğu, GSM hattına yönelik operatör değişikliği yapılarak e-Devlet şifresinin değiştirildiği tespit edildi.
İlginizi Çekebilir
İLK HEDEF 50 MİLYONLUK ARSA
Antalya’da bir hastanede memur olarak görev yapan Abdullah O. (57) ile iş birliği yapılıp, Reşat Ö. gibi davranan Musa E. adına sağlık raporu alındığı, noter çalışanının, dublör Musa E.’nin evine gidip 3’üncü kişi adına vekalet vermesini sağladığı, ilk etapta Reşat Ö.’nün 50 milyon TL değerinde İstanbul’daki arsanın satışı için e-Devlet üzerinden tapu müdürlüğüne müracaat edildiği belirlendi. Reşat Ö.’nün tüm mal varlığının yaklaşık değerinin ise 730 milyon TL olduğu tespit edildi.
10 ŞÜPHELİ 3 İLDE YAKALANDI
Antalya merkezli 3 ilde yapılan operasyonda, 10 şüpheli yakalanıp gözaltına alındı. Şüphelilerin ikametlerinde yapılan aramalarda; 1 şarjör, 16 fişek, bir miktar narkotik madde, 18 cep telefonu, 14 sim kart, 1 dizüstü bilgisayar, 4 adet taşınabilir bellek, 1 hafıza kartı ele geçirildi. Adli makamlara sevk edilen 10 şüpheliden 3’ü hakkında adli kontrol kararı uygulanırken, 7’si tutuklandı.
Reşat Ö.’nün 730 milyon liralık mal varlığını sahte vekaletle satmak isteyen çete üyelerinin ifadeleri ortaya çıktı. Reşat Ö.’nün yerine dublör olarak kullanılan 2 çocuk babası emekli Musa E. ifadesinde, şunları söyledi:
“Gaziosmanpaşa’da inşaat şantiyesinde tanıştığım Veysel Ü. beni aradı. İzmir’de oturan yaşlı biri olduğunu, bana arsa satış yetkisi vereceğini anlattı. İşin içinde noter olduğu için Veysel’e güvendim. Antalya’ya geldik. Hastaneden sağlık raporu aldık. Daha sonra ‘Notere gideceğiz’ dediler ancak beni bir eve götürdüler. Kendisini noter olarak tanıtan Taner, bana biraz makyaj yaptı. Yüzüme bir şeyler sürdü. Sonrasında beni koltuğa yatırıp, üzerime battaniye verdiler. Taner, ‘Bu işte ben varım. Sıkıntı olmaz, karışma’ dedi. Evdeyken vekaletnameye imza atmamı söylediler. Hem kendi adıma hem de Reşat Ö. adına imza attım. Taner bana Reşat Ö.’nün imzasına benzer şekilde imza atmamı söylemişti.”
‘HESAP AÇACAĞIZ DİYE BANKAYA GÖTÜRDÜLER’
İfadesinde, İstanbul’da ‘Hesap açacağız’ denilerek bankaya götürüldüğünü anlatan Musa E., “Ancak banka görevlisi işlem yapmadı. Banka görevlisi ‘Hesap açılacak Reşat Ö.’yü arayalım’ dedi. Bunun üzerine Veysel bana ‘Hadi çıkalım’ dedi. Reşat Ö. telefona cevap vermeyince İzmir’deki bankayı aradılar. Bu esnada Veysel ile bankadan çıktık” dedi.
Son dakika…Netanyahu’ya BM’de büyük şok! Konuşması başladı, salon boşaldı
‘CEBİME 5 BİN LİRA KOYDU’
Kepez Devlet Hastanesi’nde hizmetli olarak görev yapan evli 4 çocuk babası Abdullah O. ise ifadesinde, “Ahmet K. uzaktan akrabam olur. Geçen nisan ayında beni arayarak bir yakınına vekaletname için akıl sağlığı raporu alacağını söyledi. Akrabam olduğu için karşılığında bir şey beklemeden yardımcı olmayı kabul ettim. Ahmet K. o gün Musa E. ile birlikte geldi. Sırası gelince nöroloji doktorunun odasına girdi. Raporu aldıktan sonra başhekime mührü bastırmaya götürdüm. Ahmet K. herhangi bir talebim olmamasına rağmen ‘Yemek yersin’ diyerek cebime 5 bin lira koydu” dedi….

Ayşe Tokyaz cinayetinde 2 polis hakim karşısında! Çarpıcı iddia: 'Kardeşimi valize koymalarına yardım ettiler'

Ayşe Tokyaz cinayetinde 2 polis hakim karşısında! Çarpıcı iddia: ‘Kardeşimi valize koymalarına yardım ettiler’

İstanbul Küçükçekmece’de öldürülen ve cesedi bavulla yol kenarına bırakılan Ayşe Tokyaz cinayetine ilişkin Tokyaz’ın kardeşi Esra Tokyaz’ın emniyet ifadesini zanlı Cemil Koç ile paylaşan ve 8’er yıla kadar hapsi talep edilen 2 polis memuru ilk kez hakim karşısına çıktı.
Duruşmada beyanda bulunan müşteki Esra Tokyaz, “Eminim ki benim kardeşimin valize koyulmasına da yardım ettiler. 3 gün boyunca kardeşimi bulamadım. Kardeşime ulaşmamı engellediler. Gözleri o kadar boyanmış ki beni bile Cemil Koç’a teslim edebilirlerdi. Ben, üç gün sonra kardeşimin çürümüş bedenini buldum. Bize göstermediler öldükten sonra” dedi.

Küçükçekmece’de 11 Temmuz tarihinde eski polis memuru Cemil Koç tarafından öldürülen ve cesedi Eyüpsultan’da yol kenarında bulunan üniversite öğrencisi Ayşe Tokyaz’ın kardeşi Esra Tokyaz’ın olaydan 1 gün sonra emniyette verdiği ifadeyi zanlı Cemil Koç ile paylaştıkları iddia edilen ve haklarında 8’er yıla kadar hapsi talep edilen polis memurları N.Ç. (44) ile Z.B. (31) ilk kez hakim karşısına çıktı. Küçükçekmece 7. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya, tutuklu sanık N.Ç., tutuksuz sanık Z.B. ile müşteki Esra Tokyaz ve tarafların avukatları hazır bulundu.
MÜŞTEKİ TOKYAZ, AÇIK ADRES BELİRTMEK İSTEMEDİ
Müşteki Esra Tokyaz, kimlik tespiti sırasında açık adresini belirtmek istemediğini ve gizlilik kararı alınmasını talep etti. Hakim, adresini belirtmek istememe hakkının olduğunu söyleyerek, adres ile telefon numarası bilgilerini tutanağa geçirmedi. Duruşmada sanıklar, kimlik tespiti sırasında mesleklerinin polis memuru olduğunu ve aylık gelirlerinin 70 bin ve 65 bin lira olduğunu belirtti.

“SÜREKLİ İSTANBUL’A ÇAĞIRMASINDAN ŞÜPHELENDİM, BİR OLAYA KARIŞTIĞINI DÜŞÜNDÜM”
Duruşmada savunma yapan tutuklu sanık polis N.Ç., zanlı Cemil Koç ile 2016-2017 yılında Diyarbakır İl Emniyet Müdürlüğü’nde beraber çalıştıklarını belirterek, “Cemil Koç ile aynı lojmanda komşuyduk. 2020 yılına kadar yüz yüze sık sık görüştük, sonra zaman zaman görüşmeye başladık. Olaydan sonraki cuma akşamı beni aradı. ‘Çalışıyor musun?’ diye sordu. Ben de hayır dedim ve telefonu kapattı. Beni bir sonraki gün tekrar aradı. Bana İstanbul’a gelip gelmeyeceğimi sordu. Ben de, ekipte iki kişi olduğumuzu ve iznimin olmadığını, gelemeyeceğimi söyledim. Beni yarım saat sonra yine aradı. İzin istemem için ısrar etti, ben de şüphelendim. Son günlerde ailesiyle barıştığını ve işlerinin düzenlediğini söylüyordu. Sürekli İstanbul’a çağırmasından şüphelendim, bir olaya karıştığını düşündüm. Çalıştığım sırada bana bir dosyaya bakmamı istedi, bir olaya karışmıştı ve onu sordu ben de bakamam dedim. Havaya ateş açma suçuna karışmıştı ben de bilgi vermedim. Hiçbir şekilde bilgi vermedim bana bakmıyorum diye sitem etti ve telefonu kapattı. Cemil bu olayda beni kullanmaya çalıştı” ifadelerini kullandı.
“UYUŞTURUCU İÇİN AMELİYAT OLDUĞUNU SÖYLEDİ AMA MEDYADAN UYUŞTURUCU KULLANDIĞINI ÖĞRENDİM”
Sanık polis N.Ç. savunmasının devamında, “Pazartesi günü akşam işe gittim ve olayı haberlerde öğrendim. Birimdeki arkadaşlara da söyledim hatta. Haberlerde gördükten sonra Cemil’i arayıp, olayla ilgili bir şey sormadım. Bana Ayşe için nişanladım demişti. Daha önce de, uyuşturucu için ameliyat olduğunu söyledi ama medyadan uyuşturucu kullandığını öğrendim. İstanbul’da bana ortak çalıştığımız biri var mı diye sordu, ben de yok dedim nedenini sorup sormadığımı hatırlamıyorum. Cemil sonra beni bir daha aradı, yine İstanbul’a çağırdı, ben de şüphelendim. Çünkü beni aradığında, ’emniyette kim var, çalışıyor musun?’ diye soruyor, beni çağırıyor ya da tanıdık polis soruyordu. Ben de kendim iş yerinde olmayınca, iş yerinde olan Z.B.’ye Cemil’in T.C. kimlik numarasını verdim ve sorgulattım. Z.B. de bana karıştığı olayın özetini gösteren kağıdın fotoğrafını gönderdi. Bu dosyadan firariydi. Cemil’i arayıp, bilgi vermedim. Cemil beni tekrar aradı, iş yerine ne zaman gidip, gitmeyeceğimi sordu. Benim POLNET ya da başka sistemde Esra Tokyaz’ın ifadesini görebileceğim bir ekran yoktur, ifadeyi okumadım sadece şikayetçi olduğunu gördüm. Tahliyemi talep ediyorum” şeklinde konuştu.
Duruşmada hakim sanığa, “Sen durumlardan şüpheleniyorsun, Cemil Koç seni çağırınca şüphelenme sebebin neydi” diye sordu.
Sanık N.Ç., “Cemil, sürekli bana buluşalım diyen, İstanbul’a çağıran biri değil. Ben de ısrarlı bir şekilde beni çağırınca şüphelenmeye başladım, bir olaya karıştığını düşündüm” dedi.
“SİSTEMDEN BAKTIĞIMDA CEMİL’İN CİNAYET OLAYINA KARIŞTIĞINI GÖRDÜM”
Tutuksuz sanık polis memuru Z.B. savunmasında, “Narkotik Suçlarla Şube Müdürlüğü Amirliği’nde görev yapmaktayım. 11 Temmuz günü akşam saatlerinde bir siyasi partinin mitinginde görevlendirildim. Saat 23.00 sıralarında şubeden ayrılmadan büromuzda evrakları hazırladım. Hafta sonu olduğu için birimde bir tek ben vardım. Şubeden çıkmak üzereyken N.Ç. beni aradı ve POLNET üzerinden sorgu yapmamı istedi. Ben de sistemi kapattığımı söyledim. N.Ç. bana kendi bilgilerini verdi ve kontrol etmemi istedi. Ben de sistemden baktığımda Cemil’in cinayet olayına karıştığını gördüm. Bu ekranın fotoğrafını N.Ç.’ye attıktan sonra amirlikten ayrıldım. Bizler, birim arkadaşlarımızın olduğu WhatsApp grubuna gün içinde yaptığımız işleri atıyoruz, o günde yaptığımız işleri gruba attım. Cemil’in sistemini açmam daha kolaydı çünkü benim yetkim daha çok olduğu için sistem daha yavaş, Cemil’in sistemi daha hızlı olduğu için onun sistemine giriş yapmasını söyledim. Esra Tokyaz’ın vermiş olduğu ifadeyi görmedim” diye konuştu.
Burdur’da restoran cinayeti davasında karar: Zanlıya haksız tahrik ve iyi hal indirimi
“BEN, ÜÇ GÜN SONRA KARDEŞİMİN ÇÜRÜMÜŞ BEDENİNİ BULDUM. BİZE GÖSTERMEDİLER ÖLDÜKTEN SONRA”
Hayatını kaybeden Ayşe Tokyaz’ın müşteki kardeşi Esra Tokyaz ise beyanında, “Ben kardeşimi kurtarın, beni koruyun diye verdiğim ifadeyi Cemil Koç’a verdiler. Eminim ki benim kardeşimin valize koyulmasına da yardım ettiler. 3 gün boyunca kardeşimi bulamadım. Kardeşime ulaşmamı engellediler. Gözleri o kadar boyanmış ki beni bile Cemil Koç’a teslim edebilirlerdi. Ben, üç gün sonra kardeşimin çürümüş bedenini buldum. Bize göstermediler öldükten sonra. O benim ikizimdi, ben o iki şahıstan da şikayetçiyim. Cemil Koç’un beni tehdit ettiği anlara ait ses kaydını aldım, dosyaya sunacağız. Ben bu iki şahıstan ve bu işte parmağı olan herkesten sonuna kadar şikayetçiyim” şeklinde konuştu.

Duruşmada beyanda bulunan müşteki avukatları, dava dosyasında eksik hususların bulunduğunu, bunların giderilmesini ve tutuklu sanığın tutukluluk halinin devamını talep etti.
Savunma yapan sanık avukatları ise, dosya üzerinde gizlilik kararı olmasına rağmen soruşturma bilgilerinin basına kanuna aykırı şekilde sızdığını belirterek, sanıkların tahliyelerini talep etti.
Duruşmada görüşü sorulan Cumhuriyet Savcısı, eksik hususların giderilmesini ve tutuklu sanığın tutukluluk halinin devamını, tutuksuz sanığın ise adli kontrol tedbirinin devamını talep etti.
TUTUKLULUK HALİNİN DEVAMINA HÜKMEDİLDİ
Ara kararını açıklayan mahkeme, dava dosyasındaki eksik hususların giderilmesine, polis memuru tutuklu sanık N.Ç.’nin üzerine atılı suçun vasıf ve mahiyeti gerekçesiyle tutukluluk halinin devamına, tutuksuz sanık polis memuru Z.B.’nin ise adli kontrol tedbirinin devamına hükmederek duruşmayı, erteledi.
Anne ve 16 yaşındaki kızı, tartıştıkları kişiyi bıçaklayarak öldürdü: ‘Tecavüz etti’ diye bağırıyordu
İDDİANAMEDEN
Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı’nca hazırlanan iddianamede N.Ç. ve Z.B. ‘şüpheli’, Esra Tokyaz ise ‘müşteki’ sıfatıyla yer aldı. Hazırlanan iddianamede, Ayşe Tokyaz’ın cansız bedeninin bulunmasının ardından savcılıkta ifade veren Cemil Koç’un bu ifadeden haberdar olduğunu söylemesi üzerine ifadeyi, ‘kasten öldürme’ suçunun şüphelisi Cemil Koç paylaşanların tespiti için çalışma başlatıldığı aktarıldı. İçişleri Bakanlığı’nca yapılan araştırma neticesinde polnet-4 sistemi üzerinden Malatya Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünde görevli polis memuru N.Ç.’ye ait ekrandan cinayetten 1 gün sonra olaya ait kayıtların olduğu ekrana erişim sağlandığının belirtildiğinin bilgisi iddianamede anlatıldı.
Polis memurunun eyleme yardım eden sıfatıyla iştirak ettiği anlatıldıHazırlanan iddianamede, sanık polis memuru N.Ç.’nin, müşteki Esra Tokyaz’ın kişisel bilgilerinin yer aldığı olay özet tutanağına hukuksuz şekilde ulaşarak paylaştığı, diğer sanık Z.B.’nin ise N.Ç.’yi yönlendirerek, sorgu yapmak ve evrakın fotoğrafını göndermek sureti ile bu eyleme yardım eden sıfatıyla iştirak ettiği anlatıldı. Öte yandan, sanıkların görevlerine aykırı hareket ederek Cemil Koç’a bilgi aktarmak sureti ile görevlerini kötüye kullandıklarının da aktarıldığı iddianamede, mevcut delillerin yeterli şüpheyi oluşturduğu, işin tutuklu iş olması ve mevcut delillerle yeterli şüpheye ulaşıldığı belirtildi.
AYRI AYRI 8 YILA KADAR HAPİS TALEBİ
İddianamede, sanıkların N.Ç ve Z.B. hakkında, ‘görevi kötüye kullanmak’ ve ‘kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirme veya yayma’ suçlarından 3’er yıl 6’şar aydan 8’er yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılması talep edildi.
Son dakika…Netanyahu’ya BM’de büyük şok! Konuşması başladı, salon boşaldı…

Son dakika...

Son dakika…. CHP’de Gürsel Tekin ve Barış Yarkadaş ihraç edildi

CHP Yüksek Disiplin Kurulu, Gürsel Tekin ve Barış Yarkadaş’ın da aralarında bulunduğu 6 üyenin “kesin çıkarma” cezasıyla cezalandırılmasına karar verdi.
Yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“Yüksek Disiplin Kurulumuzun 26.09.2025 tarihli toplantısında Gürsel Tekin, Savaş Aras, Erkan Narsap, Zeki Şen, Levent Çelik, Barış Yarkadaş isimli üyelerin Tüzüğümüzün 68/1-b maddesinde belirtilen “partide aldıkları görev ve sorumlulukla ve üyelikle bağdaşmayan tutum ve davranışlarda bulunmak” hükmü uyarınca kesin çıkarma cezasıyla cezalandırılmalarına;
Yusuf Gögerkaya, Berhan Şimşek, Mustafa Yavuz, Zeynel Kızılkaya, Atakan Demirci, Koray Göbel, Ömer Kutlu, Cevher Sönmez isimli üyelerin Merkez Yönetim Kurulu’nun tedbirli olarak kesin çıkarma cezası talebiyle Kurulumuza sevk kararına yaptıkları itirazların reddine, tedbirin devamına karar verilmiştir.”
Netanyahu’ya BM’de büyük şok! Konuşması başladı, salon boşaldı
GÜRSEL TEKİN’DEN İLK AÇIKLAMA
İhraç kararı sonrası sosyal medya üzerinden açıklama yapan Gürsel Tekin; “Cumhuriyet Halk Partisi’nin bir neferi olarak ömrümü verdiğim partidem, suça bulaşmış kişilerin, partinin değil kendi şahsi çıkarlarının temsilciliğini yapanların aldığı bir kararla ihraç edildik. Bu kararın bizim onurumuzu zedelemesi mümkün değildir. Biz bu partinin emektarlarıyız. Bu partiye yıllarımızı, alın terimizi, mücadelemizi verdik. Bizimle aynı yolda yürüyen binlerce yol arkadaşımızın emeğini yok sayarak kendi düzenlerini sürdürmeye çalışanların vereceği hiçbir karar CHP tarihine gölge düşüremez” dedi.
“İHRAÇ KARARLARIYLA BİZİ SUSTURAMAZSINIZ”
Tekin açıklamasını şöyle sürdürdü;
“Bugün bizi ihraç edenler bilsinler ki aslında ihraç ettikleri biz değiliz; ihraç ettikleri kendi vicdanlarıdır, partinin onurlu geçmişidir. Bizim varlığımızı yok edemezsiniz. Çünkü biz CHP’nin vicdanıyız, kökleriyiz, hafızasıyız. Şunu açıkça söylüyorum: Sizler bu partiden gittiğinizde, bu partiyi şaibelerden, kişisel hırslardan arındırdığınızda Cumhuriyet Halk Partisi daha da büyüyecek. Çünkü CHP, birkaç kişinin koltuğunu korumak için tasfiye ettiği insanların değil, Mustafa Kemal’in izinden giden milyonların partisidir. Bizler, partimizi namussuzlardan, şaibelerden ve kirli düzenlerden temizlemek için mücadelemize devam edeceğiz. İhraç kararlarıyla bizi susturamazsınız. Tarih, bugün alınan bu haksız kararları değil, bu kararların karşısında dimdik duran bizleri yazacaktır”
Erdoğan’dan Trump zirvesiyle ilgili son dakika açıklaması: Atılan çamurlarla kirletilemeyecek kadar güzel bir ziyaret
…

Yer: Antalya! Bu yoldan geçen soluğu sanayide alıyor

Yer: Antalya! Bu yoldan geçen soluğu sanayide alıyor

Sık sık kazaların yaşandığı, motosiklet sürücülerinin hız ve akrobasi hareketleri yaptığı Herdford Caddesi’nde Manavgat Belediyesi tarafından araçların hız yapmamaları amacıyla dün oluşturulan kasisler sürücülere ecel terleri döktürdü.
İlginizi Çekebilir
Belediye ekipleri tarafından asfalttan oluşturulan kasisler boyanmayınca ve kasis olduğunu belirten tabelaların kasisin hemen dibinde olması sürücülerin tehlikeli anlar yaşamasına, birçok aracın zarar görmesine neden oldu.

Kasise aracının altını çarpan bazı sürücüler, zarar gören araçlarını çekici vasıtasıyla sanayiye götürmek zorunda kaldı. Gelen ihbarlar üzerine Herdford Caddesi’ne gelen Manavgat Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Büro Amirliği ekipleri, vatandaşların kaza yapmamaları ve araçlarının zarar görmesini engellemek amacıyla yolda önlem alarak, sürücüleri uyardılar.

KASİSLER BOYANDI, LEVHANIN YERİ DÜZELTİLDİAraçların zarar gördüğünün fark edilmesi üzerine ise belediye ekipleri bugün kasislerde düzenleme gerçekleştirdi. Ekipler uyarı levhasını uygun noktaya alırken, kasisler de boyandı.
Son dakika… CHP’nin itirazı reddedildi: Gürsel Tekin görevini sürdürecek
Sorgun Mahallesi Muhtarı İbrahim Ethem Şeker, “Akşamları gençlerimiz motosikletle çok hızlı gidiyor. Bazı araçlarla da yarış yapıyorlar. Önlem amaçlı kasisler yapıldı ancak boyanmadığı için çok sayıda kaza ve düşmeler yaşandı. Levhanın yerinde olmaması da sorun oluşturuyordu, şimdi ise düzeltildi” dedi….

Reklam
Anne ve 16 yaşındaki kızı, tartıştıkları kişiyi bıçaklayarak öldürdü: 'Tecavüz etti' diye bağırıyordu

Anne ve 16 yaşındaki kızı, tartıştıkları kişiyi bıçaklayarak öldürdü: ‘Tecavüz etti’ diye bağırıyordu

Olay saat 14.30 sıralarında Şirinevler Mahallesi Mithatpaşa 1 Caddesi’nde meydana geldi. 16 yaşındaki D.Ç. isimli kız çocuğu ile annesi G.Ç., caddede karşılaştıkları R.H. ile bir süre konuştuktan sonra tartışmaya başladı. Tartışmanın büyümesi üzerine D.Ç. ve annesi G.Ç., yanlarındaki bıçak ile R.H.’yi bıçakladı.
Bu sırada olayı görerek, araya girmeye çalışan İ.G. isimli kişi de bıçakla yaralandı. Olayı görenlerin ihbarı üzerine bölgeye polis ve acil sağlık ekipleri geldi. Sağlık ekipleri, yaralanan R.H. ve İ.G.’yi olay yerinde yapılan ilk müdahalelerin ardından ambulanslarla hastaneye kaldırdı.
Ağır yaralı olan R.H., yapılan tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetti. Polis ekipleri, D.Ç. ve annesi G.Ç.’yi gözaltına aldı. Olayla ilgili soruşturma başlatıldı.
BİR KIZ, ‘TECAVÜZ ETTİ’ DİYE BAĞIRIYORDU
Olayı gören esnaf Serkan Ç., “Çalışıyoduk yukarıda. Burada bağrışmaları duyduk. Bir tane çocuk kaçıyordu. Adam onu yakaladı burada, 1 adam 2 kadın. ‘Tecavüz etti’ diye bağırıyorlardı. Adam kafasına sopayla vurdu. Sonra da çocuk kaçayım derken çimenliklere düştü. Çimenliklere düştüğü sırada 17-18 yaşlarında bir kız, ‘Tecavüz etti’ diye bağırıyordu. O sırada 8-10 tane bıçak sapladı. Bıçağı elinden almaya çalıştık ama savurdu her yere. Savurunca da kimse yanaşamadı. Büyük ihtimalle çocuk ölmüş olabilir” dedi. (DHA)

…

Burdur’da restoran cinayeti davasında karar: Zanlıya haksız tahrik ve iyi hal indirimi

Burdur’da restoran cinayeti davasında karar: Zanlıya haksız tahrik ve iyi hal indirimi

Burdur’da restoranda tartıştığı Hüseyin Mete’yi öldüren Ramazan Uçar, üçüncü kez hakim karşısına çıktı. Mahkeme heyeti tarafından verilen kararda zanlı için haksız tahrik ve iyi hal indirimi verilirken 15 yıl hapis cezası verilmesi kararlaştırıldı.
Olay, 31 Ekim 2024 tarihinde saat 21.00 sıralarında Burdur merkez Sinan Mahallesi’ndeki bir restoranda meydana geldi. İddialara göre aralarında geçmişten gelen husumet bulunan Ramazan Uçar (36) ve Hüseyin Mete (42) aynı mekanda karşılaştı. Ramazan Uçar, Hüseyin Mete’nin bulunduğu masaya yakın bir yere oturduktan kısa süre sonra yanında taşıdığı tabanca ile Mete’ye 6 el ateş etti ve olay yerinden kaçtı.
Komşuya yardım olsun diye evine girdi! 200 bin liralık ziynet çaldı
İhbar üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Yapılan kontrollerde Hüseyin Mete’nin olay yerinde hayatını kaybettiği belirlendi. Polis ekipleri, kaçan zanlıyı kısa sürede yakalayarak gözaltına aldı. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen Uçar, çıkarıldığı mahkemece “kasten öldürme suçundan” tutuklanarak cezaevine gönderildi. Soruşturma kapsamında Uçar hakkında tasarlayarak kasten adam öldürme suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talebiyle dava açıldı. Cinayet anı ise güvenlik kamerasına yansımıştı.

BURDUR’DA RESTORAN CİNAYETİNE 15 YIL CEZA
Burdur’da alkollü restoranda karşılaştığı Hüseyin Mete’yi (42) kasten öldürme suçundan tutuklanan Ramazan Uçar, Burdur 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen üçüncü duruşmada hakim karşısına çıktı. Duruşmaya sanık Uçar, Ses ve Görüntü Bilişim Sistemleri (SEGBİS) ile bağlanırken, maktulün babası Nihat Mete ve taraf avukatları salonda hazır bulundu.
Müşteki avukatı mütalaaya katıldıklarını beyan ederek sanığın haksız tahrik hükümlerinden yararlanmak istediğini ancak olayın tasarlayarak gerçekleştirildiği için haksız tahrik hükümleri uygulanmamasını, sanığın en üst radden cezalandırılmasını talep etti. Maktul Hüseyin Mete’nin babası Nihat Mete’de mütalaaya katıldığını beyan ederek sanığın en ağır cezayı almasını istedi.Sanık avukatı mütalaaya katılmadıklarını beyan ederek bir önceki duruşmada olduğu gibi mütalaaya karşı çıktı. Ayrıca olayda tasarlayarak öldürme unsularının bulunmadığını beyan ederek soruşturma aşamasındaki tanıkların mahkeme huzurunda da dinlenmesini de tekrardan isteyerek müvekkilinin uygun görülen şartlarda tahliyesini talep etti.
ZANLIYA HAKSIZ TAHRİK VE İYİ HAL İNDİRİMİ
Tutuklu sanık Ramazan Uçar mahkemedeki savunmasında mütalaadaki tasarlama kısmını kabul etmediğini belirterek; “Geçen duruşmadaki savunmamı aynen tekrar ediyorum. Bu şekilde bir olay yaşanmasını istemezdim. Pişmanım. Takdir mahkemenindir” dedi.
Mahkeme heyeti duruşmaya kısa bir ara verdikten sonra sanık Ramazan Uçar’ın haksız tahrik ve iyi hal indirimi uygulanarak 15 yıl, ruhsatsız silah bulundurmadan 10 ay ve 2 bin 500 lira para cezasına karar verdi.
Anne ve 16 yaşındaki kızı, tartıştıkları kişiyi bıçaklayarak öldürdü: ‘Tecavüz etti’ diye bağırıyordu…

SON DAKİKA CHP HABERLERİ: CHP'nin itirazı reddedildi! Gürsel Tekin görevini sürdürecek...

SON DAKİKA CHP HABERLERİ: CHP’nin itirazı reddedildi! Gürsel Tekin görevini sürdürecek…

CHP 38. Olağan İstanbul İl Kongresi’nin iptali için İstanbul 45. Asliye Hukuk Mahkemesi’ne açılan davada 2 Eylül’de mahkeme ara kararını açıklamıştı. Mahkeme ara kararında, CHP 38. Olağan İstanbul Kongresi’nde İl Başkanı olarak seçilen Özgür Çelik’in yine aynı kongrede seçilen İl Yönetim Kurulu’nun ve İl Disiplin Kurulu’nun ‘Tedbiren görevden uzaklaştırılmasına’ karar vermişti.
Aynı ara kararda Gürsel Tekin ile birlikte 5 isim kayyum olarak atanmıştı. CHP ise 45. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin ihtiyati tedbir içeren 2 Eylül 2025 tarihli ara kararlarına ilişkin itiraz da bulunmuştu. Mahkeme de yaptığı değerlendirme sonucunda CHP’nin ‘İhtiyati tedbir’ kararına ilişkin tüm itirazlarının duruşmalı olarak görülmesine karar vermişti. İstanbul 45.Asliye Ceza Mahkemesi’ndeki bu mürafaa duruşması dün görüldü.

“GÖZARDI EDİLDİ”
Davalı CHP’nin avukatı Çağlar Çağlayan beyanında, “Bu dava bir olağanüstü kongre çağrısı davası olmadığından herhangi bir heyetin atanması da mümkün değildir. Kanunun tarif ettiği sürece seçimlerin seçim kurullarınca yapılabileceği ve iptal edilebileceği hükmü mahkemeniz kararınca tamamen göz ardı edilmiştir. Mecburen yapılması gereken olağanüstü il kongresi yapılmaktayken tedbir kararımızın çerçevesinin dahi dışında bir müzekkere yazılmış ve kongrenin durdurulması istenmiştir. Hem tedbir kararı verdikten sonra olağan ilçe kongreleri hem de olağanüstü il kongresinin durdurulmasına ilişkin talep ve işlemler Yüksek Seçim Kurulunca incelenmiş ve kongrelerin yapılabileceğine karar verilmiştir. İtirazlarımızın kabulüne karar verilmesini talep ederiz” dedi.
“OLAĞANÜSTÜ İL KONGRESİ HUKUKA AYKIRIDIR”
Davacı Özlem Erkan’ın vekili avukat Cevahir Kılıç ise tedbirin devamına karar verilmesini talep ederek, “Müvekkilimin anayasal hak arama hürriyetinden kaynaklı ikame etmiş ettiği bu dava sebebiyle parti üyeliklerine son verilmiş ve böylelikle hak arama hürriyetine engel olmaya çalışılmıştır. Tedbir kararı icraya konmuştur. Tedbir merkezine istinaden genel merkeze ve MYK’ya kongrelerin yapılamayacağı hususu ihtar edilmiştir. Ancak buna rağmen CHP MYK’sı olağanüstü il kongresi yapılması konusunda seçim kurulundan aldıkları kararla kongrenin yapılması sürecini başlatmışlardır. Bu sebeple CHP Genel Merkezi MYK’sı kanunu ihlal ettiği gibi, tedbir kararını uygulamama konusunda ısrarcı davranmıştır. Gerçekleşmiş olağanüstü il kongresi hukuka aykırıdır. Üzerinde tedbir karar olan bir il başkanının seçilmesi mümkün değildir.” dedi.
“POLİSİ ENGELLEMESEYDİLER O ZAMAN”
Duruşmada zaman zaman davalı CHP vekili Çağlar Çağlayan ile hakim arasında gerginlik ve sözlü tartışma yaşandı. Avukat Çağlar Çağlayan, “Burada 25 günlük hak kaybı oldu” dedi. Bunun üzerine Hakim, “Hak kaybı yaşanacak bir şey yok” dedi. Bu cevaba sitem eden Avukat Çağlayan ise, “Nasıl olmaz İl binasının önünde polis insanları darp etti” diye cevap verdi. Hakim bunun üzerine ise, “Engellemeseydiler polisi o zaman. Beni farklı yere çekmeye çalışıyorsunuz. Sesinizi yükseltmeyin.” dedi.
TEDBİR KARARININ DEVAMINA KARAR VERİLDİ
Gerginliği ardından mahkeme kararını açıkladı. İtirazları reddettiğini belirterek, tedbir kararının devamına hükmetti. Mahkeme İstinaf yolunun açık olduğunu da belirtti.
400 yılık büyük gizem! Anahtar Bitlis’te bulundu
CNN Türk Muhabiri Merve Tokaz, gelişmeye dair detayları aktardı;
“Dakikalar önce kritik bir karar çıktı. 45. Asliye Hukuk Mahkemesi, CHP’li vekillerin ihtiyati tedbir kararına yaptıkları itirazı değerlendirmek üzere bugün bir duruşma açtı. Yaklaşık bir saat süren duruşmada CHP’li vekiller ile davacı taraf Özlem Erkal’ın avukatları karşı karşıya geldi.
İlk olarak söz, CHP’li vekillerin avukatlarına verildi. Avukatlar özetle, olağanüstü kongrenin gerçekleştiğini, bu nedenle de Gürsel Tekin ve çağrı heyetinin görevinin artık hukuken sona erdiğini savundu. Ayrıca, İstanbul Olağanüstü Kongresi’nde CHP İstanbul İl Başkanı seçilen Özgür Çelik’in, saat 17.00 itibarıyla fiilen göreve başlayacağı ifade edildi.
KAYYUM İTİRAZINA RET KARARI
Ardından söz, davacı taraf Özlem Erkal’ın avukatlarına verildi. Avukatlar, olağanüstü kongrenin seçim kurulu ile yapılmasının anayasal bir hak arama yöntemi olarak değerlendirilemeyeceğini öne sürdü. Müvekkillerinin hak arama çabasının engellendiğini, hatta bazı parti üyeliklerinin sonlandırıldığını belirttiler. Ayrıca tedbir kararının icraya konmasına rağmen genel merkezin MYK’yı olağanüstü toplayarak kongre kararı almasının hukuka aykırı olduğunu dile getirdiler.
İlginizi Çekebilir
Ve bu sebeple, gerçekleşen olağanüstü kongrenin hükümsüz olduğunu belirterek Gürsel Tekin ve heyetinin görevine devam etmesi gerektiği, Özlem Erkal’ın avukatları tarafından dile getirildi.
GÜRSEL TEKİN İLE HEYETİ GÖREVLERİNİ SÜRDÜRECEK
CHP’nin 38. Olağan Kongresi’ne ilişkin iptal ve Özgür Çelik ile yönetiminin görevlerinden uzaklaştırılmasına yönelik verilen karara yapılan itirazı, 45. Asliye Hukuk Mahkemesi reddetti. Aynı zamanda, istinaf mahkemesine başvuru yollarını da açtı.
Peki şimdi ne olacak? Gürsel Tekin ve temsil heyeti olarak atanan diğer isimler görevlerine devam edecekler.
Gürsel Tekin, olağanüstü kongrenin gerçekleştiği gün şu açıklamayı yapmıştı: “Ben bu göreve mahkeme kararıyla geldim. Mahkeme kararını verir, der ki artık görevlerini yapmalarına gerek yoktur; ben o zaman giderim.”
Bugün verilen mahkeme kararıyla da Gürsel Tekin ve temsil heyetinin görevine devam etmesi kesinleşmiş oldu. CHP’nin yaptığı itiraz reddedildi ve hukuken tedbirle görevlendirilen Gürsel Tekin ile heyeti görevlerini sürdürecek.”
2026 için korkunç kehanet! Zaman daralıyor, ilerleyiş sürüyor
GÜRSEL TEKİN: SABIRLA BEKLİYORUZ
Gürsel Tekin, Özgür Çelik hakkındaki ihtiyati tedbir kararına itirazın reddedilmesinin ardından Sarıyer’deki CHP İstanbul İl Başkanlığı eski binasında açıklamalarda bulundu. Tekin ” Kurumsal kimliği muhafaza etmek için sabırla bekliyoruz” dedi.
Mahkeme kararıyla görevden tedbiren uzaklaştırılan Cumhuriyet Halk Partisi eski İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik ve CHP avukatlarının, ‘İhtiyati tedbir’ kararına ilişkin yaptığı itirazların İstanbul 45. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde duruşmalı olarak görülmesi kararlaştırıldı. Bugün görülen duruşmada ‘ihtiyati tedbir’ kararına karşı yapılan itiraz reddedildi. Kararın ardından Gürsel Tekin CHP’nin Sarıyer’deki İstanbul İl Başkanlığı eski binasına geldi. Basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Tekin, “Biz emeğimizle, sokakta alın terimizle, İstanbul’u karış karış Türkiye’ye karış gezen 6 yılını Türkiye coğrafyasında 110 bin kilometre emek sarf ederek mücadele eden bir arkadaşınızım” dedi.

‘BİR SAVUNMA İÇİN KARŞINIZA ÇIKMADIM’
Gürsel Tekin, “Bugün ben ve çok kıymetli iki arkadaşım, bir savunma için karşınıza çıkmadım. Savunma sadece suç işlerseniz, savunma yaparsınız. Bizim başladığımız günden itibaren tek yolumuz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün bize bırakmış olduğu, emanet ettiği Cumhuriyet Halk Partisi’ni muhafaza ve müdafaa etmekle geçmiştir. Hiçbirimizin bugüne kadar yaşamımızın tamamında en ufak bir negatif işin içinde olmamışız. Şimdi size 26 yaşında genç bir partili bir siyasetçi olarak 90’lı yıllarda Kürt konferansına giden milletvekillerinin partide atılmaması adına Kadıköy PTT’nin önünde arkadaşlarımızla biz 2 bin telgraf gönderdik. Daha sonra Allah rahmet eylesin Erdal İnönü, o dönem genel başkanımız İstanbul’da bizimle görüşmek istediğini söylediler. Biz İstanbul SHP İl Teşkilatı’nda rahmetli Erdal İnönü’nün karşısına geçtik. O körpecik akıllarımızla yüksek sesle, cesurca genel başkanımızı eleştirebildik. Mümkünse bu Fransa’ya giden milletvekilleri partiden atılmaması konusunda bir desteğinizin olmasını talep ettik biz kendisinden. Kendisinin bize kurmuş olduğu çok önemli bir cümle vardı. O bir demokrasi kahramanıydı. Bir özgürlük kahramanıydı. Hukuk sevdalısıydı. Dedi ki, ‘Gençler ben sizi anlıyorum. Ben SHP’nin genel başkanıyım. Ama SHP’nin aynı zamanda bir anayasası var, tüzüğü var. Benim kişiliğim bu anayasaya müdahale etmeye uygun değildi. Ben de sizin gibi düşünüyorum. Ama Yüksek Seçim Kurulu’ndan (YDK) kadar arkadaşlarımı çağırıp onları yönlendirmek benim demokrasi anlayışıma ters düşer’ demişti. Sonra da ne yazık ki maalesef o ihraçlar oldu ve Türkiye başka bir evreye girdi. Bugün yaşamış olduğumuz sorunların temeli orasıydı. Şimdi arkadaşlarımız anlıyorum. Gerek Yüksek Disiplin Kurulu’ndaki (YDK) arkadaşlarımız gerekse Merkez Yönetim Kurulu’ndaki (MYK) arkadaşlarımızın çoğunu birebir tanıyorum. Arkadaşlarımızın farklılık hikayeleri son 10 yıla dayalıdır. Biz kuruluşundan itibaren, herkes de biliyordur. Onun için biz arkadaşlarımız gibi Baykal’ın elinde tutarak, Kılıçdaroğlu’nun elinde tutarak, liderlerin elinde tutarak siyaset yapan insanlar değiliz” şeklinde konuştu.
İmamoğlu’nun yargılandığı ‘bilirkişi davası’nda duruşma ertelendi
‘BENİ ZORLAMAYIN SİZDEN RİCA EDİYORUM’
Tekin,” Bize gönderiyorsunuz. Ne göndermişsiniz? Gerçekten acıyorum. Gerçekten acıyorum. Mesela, işte şu maddeler. Önce Genel Başkan çıkıyor ekranda ‘Attım’ diyor. Düşünebiliyor musunuz? Attım diyor. Hemen ekranda baktım, üyeliğimiz var. 2 saat sonra baktım, üyelik yok. Tarihe baktım. Sonra, büyük olasılıkla yanlışlarını fark edince, bu sefer ne yaptılar? Efendim, ‘savunma göndereceğiz’ Ne savunması gönderiyorsunuz? Hayırdır? Kime gönderiyorsunuz? Savunmayı biz kime yapacağız? Merak ediyorum. Yani gerçekten dilim söylemeye varmıyor. Beni zorlamayın. Sizden rica ediyorum. Sadece bu kurumsal kimliği muhafaza etmek için sabırla bekliyoruz. Tertemiz insanları kimin karşısına götüreceksiniz? Farkında mısınız? Genel Başkanım, bizleri kimin karşısına götüreceğinizi biliyor musunuz? Onun için bu bir savunma değildir. Ben parti yönetiminin ve başta Genel Başkanımız yöneticiler olmak üzere şunu beklerdim ama açık ve net söylüyorum. Bugün yüzlerce arkadaşımıza tutuklu olmalarına sebep olan iftiracılar ve itirafçılarla ilgili bir işlem yapmalarını beklerdim. Hatta 24 tanesi de Cumhuriyet Halk Partisi üyesi. Zeki Şen’i, Erkan’ı disipline veriyorsunuz. Arkadaşlarımızın tutukluluğuna sebep olan bunlarla ilgili neden bir işlem yapmazsınız? Neden? Bakın bir daha söylüyorum. Özellikle bizim mahalleye yakın olan medya, yalan, yanlış, iftira bir daha yaparsanız hukuksal haklarımı kullanmak zorunda kalırım” dedi.
…

Reklam
Pendik’te vahşet: 79 yaşındaki adamı öldürüp parçalara ayıran sanığa ağırlaştırılmış müebbet

Pendik’te vahşet: 79 yaşındaki adamı öldürüp parçalara ayıran sanığa ağırlaştırılmış müebbet

Pendik’te, Nihat Salih (79)’i öldürdükten sonra parçalara ayırdığı cesedini çöp konteynerlerine attığı iddiasıyla yargılanan Bilal Dilek (39), ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıldı.
Dumlupınar Mahallesi’nde 27 Mayıs 2024 tarihinde meydana gelen olayda, çöp konteynerlerinde insan uzuvlarının bulunduğu ihbarı üzerine soruşturmanın başlatıldı. Yapılan çalışmalarda cesedin Nihat Salih’e (79) ait olduğu tespit edildi. Yapılan araştırmada, kamera kayıtlarında Bilal Dilek’in, (39) çöp konteynerlerine ne olduğu anlaşılmayan eşyalar attığı görüldü. Dilek’in evinde bulunan paspas ve balta üzerinde Nihat Salih’e ait DNA örnekleri bulundu. Olayla ilgili gözaltına alınan Bilal Dilek ‘kasten öldürme suçundan tutuklandı. Dilek’in ‘canavarca hisle veya eziyet çektirerek kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılması talep edildi. Anadolu 24. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya tutuklu sanık Bilal Dilek ile müştekiler ve taraf avukatları katıldı.
‘BEN YALAN SÖYLEMİYORUM, DOĞRULARI KONUŞUYORUM’
Duruşmada son sözü sorulan tutuklu sanık Bilal Dilek, “Olayla benim yakından uzaktan alakam yoktur. Yemin ederim ben öldürmedim. Olay günü evde bile değildim. Ben saat 8’de işe gittim. Ertesi gün eve geldim. Ben yalan söylemiyorum. Ben doğruları konuşuyorum. Verdiğim ifadenin arkasındayım. Beraatimi ve tahliyemi istiyorum” dedi.
‘PİŞMANLIK İNDİRİMİ UYGULANAMDI’
Mahkeme heyeti, sanık Bilal Dilek’i, Nihat Salih’e yönelik “Canavarca hisle veya eziyet çektirme suretiyle kasten öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırdı. Mahkeme, sanığın aşamalardaki savunmasında atılı suçu işlemekten dolayı samimi ve ciddi bir pişmanlığının bulunmaması dikkate alınarak ileride suç işlemekten çekineceğine dair kanaat oluşmadığından cezada herhangi bir indirim uygulamadı.
Ünlü sanatçı Güllü hayatını kaybetti! İntihar iddialarıyla ilgili peş peşe açıklama…

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan 26 Eylül Türk Dil Bayramı mesajı

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan 26 Eylül Türk Dil Bayramı mesajı

Türkçenin tarih boyunca türlü badirelerden geçerek medeniyet kuran Türk milletinin kimliğini korumasında en önemli unsur olduğuna dikkat çeken Erdoğan, “Şive, lehçe ve bölgesel farklılıklarıyla güçlü ve çeşitliliğe sahip bir yapıda olan Türk dili yalnızca bir iletişim aracı değildir; düşüncenin evidir, duygularımızın aynasıdır” dedi.
“DİLİMİZ, BUGÜN DE BİRLİK RUHUMUZU PEKİŞTİREN EN SAĞLAM KÖPRÜLERİMİZDEN BİRİDİR”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, 26 Eylül Türk Dil Bayramı mesajı şöyle;
İlginizi Çekebilir
“Ana dilimiz, ata mirasımız Türkçemiz, geleceğe güvenle bakmamızı sağlayan, milletimizin en sağlam teminatlarından biridir.
Milletimizin varlığının sembolü, kültürümüzün ve medeniyetimizin, edebiyatımızın ve sanatımızın ortak mecrası olan dilimiz, bugün de birlik ruhumuzu pekiştiren en sağlam köprülerimizden biridir.
Tarih boyunca türlü badirelerden geçmiş, coğrafyalar aşmış, medeniyet kurmuş Türk milleti, diline sahip çıkarak kimliğini korumuş; kelime hazinesiyle, ifade gücüyle dünyaya sesini duyurmuştur.
Şive, lehçe ve bölgesel farklılıklarıyla güçlü ve çeşitliliğe sahip bir yapıda olan Türk dili, yalnızca bir iletişim aracı değildir; düşüncenin evidir, duygularımızın aynasıdır. Şiirimizde, türkümüzde, edebiyatımızda ve bilimsel eserlerimizde dilimizin zarafeti ve inceliği göze çarpar. Kültürümüzün hafızasıdır; geçmişi bugüne, bugünü geleceğe bağlayan köprüdür.
Güzel dilimiz Türkçemize yapacağımız en güzel katkı dilimizi doğru kullanmak, güncel teknolojiyi, bilimsel terimleri Türkçe ile buluşturarak dilimizi zenginleştirmek olacaktır. Yeni nesillerimize Türkçeyi yaşatacak eserler kazandıralım, okullarda, medyada, sosyal hayatta kelimelerimize özen gösterelim.
Bu vesileyle, Türkçemizi koruyup geliştirerek, bu aziz millete hizmet eden tüm akademisyenlerimizi, dil araştırmacılarımızı, öğretmenlerimizi, yazarlarımızı, şairlerimizi ve Türkçe sevdalılarını gönülden selamlıyorum. Türk Dil Bayramımız kutlu olsun.”
Real Madrid’de dev derbi öncesi Arda Güler kararı! Xabi Alonso bizzat bildirdi
Erdoğan’dan Trump zirvesiyle ilgili son dakika açıklaması: Atılan çamurlarla kirletilemeyecek kadar güzel bir ziyaret…

Borsa
1.013,18
TL
Dolar
1.002,20
TL
Euro
994,10
TL
Altın
993,99
TL
Borsa
1.067,20
TL
Dolar
1.004,32
TL
Euro
1.003,12
TL
Altın
1.043,38
TL
Borsa
927,94
TL
Dolar
1.019,48
TL
Euro
1.014,78
TL
Altın
994,53
TL
Borsa
1.036,97
TL
Dolar
1.191,25
TL
Euro
1.147,84
TL
Altın
1.170,41
TL
Reklam
Reklam