BIST 100
11.482,60 1,32%
DOLAR
50,1497 0,09%
EURO
55,9304 -0,72%
GRAM ALTIN
6.556,39 -0,60%
BITCOIN
75.658,00 0,01%
FAİZ
39,49 0,28%
GÜMÜŞ GRAM
83,81 0,09%
GBP/TRY
67,1077 -0,65%
EUR/USD
1,1143 -0,68%
BRENT PETROL
97,05 -0,34%
ÇEYREK ALTIN
10.719,70 -0,60%
İzmir Açık
İzmir hava durumu
10 °
Reklam

EKONOMİ

Artanlar

Tümü
  • Hisse Fiyat Fark
  • OZRDN 9,13 %▲ %10,00
  • BIOEN 12,33 %▲ %9,99
  • ISVEA 15,97 %▲ %9,99
  • KARCL 34,60 %▲ %9,98
  • GUNDG 72,15 %▲ %9,98

Azalanlar

Tümü
  • Hisse Fiyat Fark
  • KARTN 115,20 %▼ %-10,00
  • TRHOL 113,50 %▼ %-9,99
  • OZATD 102,10 %▼ %-9,96
  • RALYH 6,18 %▼ %-9,91
  • SOKM 48,44 %▼ %-9,88

İşlem Görenler

Tümü
  • Hisse Hacim
  • ASELS 13.462.912.580,75
  • THYAO 12.543.258.296,00
  • YKBNK 9.718.677.363,32
  • AKBNK 8.690.714.363,95
  • TUPRS 8.118.700.350,00
Bitcoin
75.681 -0.43%
Ethereum
2.230,10 -0.59%
Tether
0,999131 0.01%
Binance Coin
695,14 0.09%
XRP
1,16 -1.84%
Solana
89,12 -1.38%
TRON
0,319767 0.41%
Dogecoin
0,07128 -2.12%
Cardano
0,180214 -3.22%
Dai
1 0.01%
Avalanche
8,19 -2.67%
Arbitrum B. USDT
0,999951 0.02%
Polygon B. USDT
1 0.05%
Wrapped Solana
98,97 -5.00%
Polygon PoS Bridged DAI (Polygon POS)
0,999531 -0.04%
CHP lideri Özgür Özel: Altılı Masa bir daha, yeniden olmaz

CHP lideri Özgür Özel: Altılı Masa bir daha, yeniden olmaz

CHP Genel Başkanı Özgür Özel,TELE 1 TV’de yayınlanan programda soruları yanıtladı.
İstanbul 45. Asliye Hukuk Mahkemesinin CHP İstanbul İl Başkanlığı Olağanüstü Kongresi’nin durdurulmasını isteme kararının ardından Yüksek Seçim Kurulunun (YSK), kongrenin devamına karar vermesine ilişkin Özel, YSK kararını duyunca hukuk devletinin ne kadar önemli olduğunu anladığını ifade etti.
Özel, YSK’nin asliye hukuk mahkemelerinin temyiz merci olamayacağını, YSK’nın doğru karar verdiğini ve görevini yaptığını anlattı.
Meteoroloji ve AKOM’dan uyarı! Sağanak ve soğuk hava geliyor: İstanbul, Ankara…
Eski CHP Milletvekili Berhan Şimşek ile Gürsel Tekin’in, Eski CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile birlikte hareket edip etmediğinin sorulması üzerine Özel, “Kemal Bey ve bu yaşananları aynı cümle içine almak istemem. Berhan Şimşek, partinin çok uzun yıllar gerçekten sabrettiği bir figürdür. O sabırlarda üzerimde çok kusur var benim.” yanıtını verdi.
“CHP’NİN GENEL BAŞKANLARINI SÜRTÜŞTÜRMENİN BU PARTİYE HİÇBİR FAYDASI YOK”
Özel, Gürsel Tekin’in de kendisinin partiden istifa ettiğini anımsatarak, “Bu süreçte partiye kayyum atandığı gün, benim için kolayı neydi? Gürsel Bey de abimizdir, buyursun gelsin. Babamı atayacaklar, canım kardeşimi atayacaklar, biricik kızımı atayacaklar partiden atmazsam namerdim.” ifadelerini kullandı.
Bugüne kadar parti içerisinde kimseye saygısızlığı olmadığını vurgulayan Özel, “Yarın öbür gün bu işler biter, Gürsel Tekin’in insani bir ihtiyacı olur, elimi uzatır ilk tutan ben olurum yine ama bu işlerin içinde dönüp de yüzüne bakmam. Biz o gün o selamı alsaydık, tanısaydık o işi, bugün Türkiye başka yere giderdi.” dedi.
Özel, işinin Kemal Kılıçdaroğlu’yla ilgili iddiaları konuşmak olmadığını belirterek, şunları kaydetti:
“Geçmiş dönem yönetiminin içindeki hemen herkes şu anda İstanbul sürecinde Özgür Çelik’in, Türkiye sürecinde Özgür Özel’in hattı zatında CHP’nin arkasında. Az sayıda arkadaşımız da mesafeli olarak uzaktan bakıyorlar. Öyle Kemal Bey partinin içinde ayrı bir grupla eski yönetim olarak falan böyle bir şey yok. CHP’de böyle bir şey yok, Kemal Bey’e de bu söylenenleri yakıştırmam. Olur olmadık yerlerde, sosyal medyadan Kemal Bey’e ya da ailesine yönelik saldırıların, bunların hepsinin tamamen karşısındayız, son derece yanlış buluyoruz. CHP’nin Genel Başkanı’nı önceki Genel Başkan’la sürtüştürmenin, bir tartışma halinde tutmanın bu partiye hiçbir faydası yok çünkü biz artık biz değiliz.”
Yeniden CHP İstanbul İl Başkanı seçilen Özgür Çelik’in mazbatasını almasıyla ilgili yöneltilen soruyu Özel, “Mazbata bugün olmaz onun da bir itiraz süresi var. Tahmin ediyorum cuma akşamüstü mazbata verilir, yetişmezse pazartesi sabah verilir.Pazartesi günü mazbata alındıktan, ben orayı tekrar İl Başkanlığı olarak atadıktan sonra artık oraya partimizden atılmış insanları öyle özel bir randevu gerekçesi olmadan sokmayız.” diye konuştu.
Maden ocağında göçük: 2 işçi aranıyor
“ALTILI MASA BİR DAHA, YENİDEN OLMAZ”
Özel, CHP’nin 4-5 Kasım 2023 tarihlerinde gerçekleşen 38. Olağan Kurultayı ile 6 Nisan 2025’teki 21. Olağanüstü Kurultayı’nın iptaline ilişkin Ankara 42. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen davanın konusuz kaldığını, günü geldiğinde mahkemenin kararını vereceğini söyledi.
YSK’nin istikrarlı kararlarıyla İstanbul’daki ilçe kongrelerinin yapılmasına karar verdiğini belirten Özel, “İlçe kongrelerimiz bu hafta sonu bitiyor. İl kongremiz yapılacak, o süreç bitecek. Türkiye’de de bütün iller bitiyor. Kasım ayı içinde de Ankara’da büyük kurultayımız yapılacak. Bu takvimlerin tamamı YSK güvencesindedir. O kurultayımızın yapılmasıyla birlikte bu 2 yıl öncesine ilişkin birçok abuk sabuk dava hepsi konusuz kalacak.” dedi.
Özel, İstanbul Büyükşehir (İBB) Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu’nun, başta Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş olmak üzere bütün CHP’liler olarak yanında olduklarını, adaylığı konusunda bir engel çıkması söz konusu olursa o zaman İmamoğlu’nun da kendisinin de partisinin de yeni bir adayı olacağını ve hep beraber arkasına geçeceklerini söyledi.
Altılı Masa’nın yeniden kurulup kurulmayacağına ilişkin soruya “Altılı Masa tarihteki yerini hatalarıyla, sevaplarıyla aldı.” yanıtını veren Özel, “Altılı Masa bir daha, yeniden olmaz. Altılı Masa’dan şunu öğrendik, farklılıkları değil, birliktelikleri konuşmayı. Farklı renklerin aslında ayrılmaya değil birlikteliğe vesile olabileceğini öğrendik. Milletin sorunlarını çözmede bu işler nasıl olacak gibi meselelerde eleştiri aldığımızı öğrendik. Uzun müzakerelerin, milleti yoran, uzayan görüşmelerin zarar verdiğini öğrendik.” dedi.
İsrail’in Gazze’deki ambargosunu kırmak ve Gazze’ye insani yardım koridoru açılmasını sağlamak için Akdeniz’e açılan 50’den fazla teknenin yer aldığı Küresel Sumud Filosu hakkında da konuşan Özel, şu ifadeleri kullandı:
“İspanya, filoyu korumak üzere 5-6 tane gemisini görevlendirdi, gidiyor. Başka ülkeler görevlendirdi. Zaten bu bir uluslararası ittifaka dönüşmüş durumda. Sumud Filosu’nun sahipsiz olmadığını gösterin. Zaten İsrail’in tutup da ne Türkiye’ye ne İspanya’ya ne Almanya’ya ne bir başka ülkeye bir şey diyecek hali yok. Ama yalnız bıraktığınızda saldırıya açık hale geliyor. Sumud’un yanında ona Türk Silahlı Kuvvetlerinden bir deniz kuvvetlerinin unsuru eşlik etmelidir. Bununla ilgili bir tezkereye ihtiyaç varsa emre amadeyiz. Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş, Meclis’i çağırma yetkisi onda, çağırsın Meclis’i. Yarın gidelim, cumartesi gidelim. Sumud Gemisi’ne deniz kuvvetlerinin ilgili unsurları eşlik etsin, yetecek. Bu konuda hemen desteğinizi vermeye hazırız. Meclis’te de kimse buna karşı çıkmaz.”
Netanyahu’yu tutuklanma korkusu sardı! Rota değişti…

İstanbul'da pusuya düştü, göğsünden vuruldu: Bir daha vurun, beni öldürmeniz lazım

İstanbul’da pusuya düştü, göğsünden vuruldu: Bir daha vurun, beni öldürmeniz lazım

Olay saat 15.00 sıralarında Ortabayır Mahallesi’nde meydana geldi. Caddeye plakasız motosikletle gelen 2 kişiden biri, motosikletten inerek bir restoranda yemek yiyen avukat Murat K.’ye silahlı saldırıda bulundu. Göğsünden ve kolundan yaralanan Murat K. kanlar içerisinde yere yığılırken, saldırganlar geldikleri motosikletle olay yerinden kaçtı.

İhbar üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Sağlık ekibi tarafından olay yerinde ilk müdahalesi yapılan Murat K., ambulansla hastaneye kaldırıldı. Olay yeri inceleme ekipleri restoranda çalışma yaparken, güvenlik kameralarını inceleyen polis ekipleri saldırganları yakalamak için çalışma başlattı.
Haber Detay Görsel Slider
YOĞUN BAKIMDAKİ TEDAVİSİ SÜRÜYOR
Diğer yandan silahlı saldırıda göğsünden ve kolundan yaralanan avukat Murat K.’nin iç kanama riski olduğu ve yoğun bakımdaki tedavisinin sürdüğü öğrenildi.
SALDIRI ANI KAMERADA
Avukata silahlı saldırı anı güvenlik kameralarına da yansıdı. Caddedeki iş yerlerinin güvenlik kameraları tarafından kaydedilen görüntülerde, motosikletle olay yerine gelen saldırganlardan birinin inerek restoranda oturan avukata ateş ettiği ve koşarak kaçarken yere düştüğü görülüyor. Yerden kalktıktan sonra motosiklete binen saldırganın olay yerinden kaçtığı anlar da görüntülerde yer alıyor.

‘BENİ ÖLDÜRMENİZ LAZIM’
Yaralanan Murat K.’nın saldırının ardından bağırarak, “Bir daha vurun. Bir daha ateş edin. Beni öldürmemiz lazım oğlum. Beni öldüreceksiniz. Beni öldürmeden benden kurtuluş yok” dediği anlar da görüntülerde yer alıyor. (DHA)
Batman’da sokakta uyuyan çocuk, 6 kardeşiyle koruma altına alındı
TIR, köprüden uçtu! Ölü ve yaralılar var…

Son dakika..

Son dakika… AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik: Netanyahu mutlaka cezalandırılmalıdır

Ömer Çelik’in açıklamalarından öne çıkan başlıklar şöyle; Birleşmiş Milletler Genel Kurulu vesilesiyle hepimizin gördüğü gibi dünyanın en önemli gündemi Gazze konusundaki gelişmeler. Buna da tabii iki yönlü bir yandan yüreğimizi kanatan Netanyahu hükümetinin katliamları, soykırım siyaseti bütün acımasızlığıyla insanlık tarihinin görmediği bir zulümle devam ediyor. Kuşkusuz artık kuruluşların kabul ettiği gibi bütün bu meseleye mesafeli yaklaşanların bile kabul ettiği gibi açık bir soykırım suçudur insanlığa karşı.
İlginizi Çekebilir
“BU ALÇAKLIĞIN MUTLAKA CEZALANDIRILMASINDAN BAŞKA YOL YOKTUR”
İnsanlığın medeniyet kazanımlarını korumak için bu alçaklığın mutlaka cezalandırılmasından başka yol yoktur. Biliyorsunuz, ilk olarak “soykırım” ifadesini kullanan lider Sayın Cumhurbaşkanımızdır. Sayın Cumhurbaşkanımız bu ifadeyi ilk kullandığında çoğu devlet mesafeli kaldı ve “bunu değerlendirelim” diyerek konuyu ileri bir tarihe erteledi. Ancak diplomasiyle konuşmak, uluslararası değerleri ve uluslararası hukuku hatırlatmakla bu meselenin çözülemediğini bir kez daha gördük. Katliamlar aynen devam ediyor.
Bu durumun ortaya koyduğu tablo şunu gösteriyor: Netanyahu adlı katil ve şebekesinin durdurulması için çok yönlü bir inisiyatif oluşturulmalıdır. Aksi takdirde insanlığa karşı işlenen suçlar ve soykırım suçları maalesef artarak devam edecektir.
O çerçevede bakıldığında, bugün Filistin Devleti’nin tanınmasına yönelik büyük devletlerin attığı adımlar ve ortaya koydukları irade önemlidir. Burada “büyük devlet” derken gayri safi milli hasıla, güçlü ekonomi veya büyük orduyu kastetmiyorum; Avrupa Birliği ya da NATO üyesi devletleri de kastetmiyorum. “Büyük devlet”ten kastım, insanlığı öncelikleyen devletlerdir.
Son dakika… Meteoroloji ve AKOM’dan uyarı! Sağanak ve soğuk hava geliyor: İstanbul, Ankara…
Tabii, Filistin Devleti’nin tanınması konusunda bile görüyoruz ki soykırım şebekesinin failleri, Filistin Devleti’nin tanınması karşısında Batı Şeria ilhaktan bahsediyorlar; daha çok kadın ve çocuk öldürmekten, daha çok insanı katletmekten bahsediyorlar. Dolayısıyla, şimdiye kadar Filistin Devleti’nin tanınmasını “iki devletli çözüm sürecine zarar verir” diyerek erteleyenlerin yaklaşımlarının ne kadar zeminsiz olduğu ortaya çıkmıştır.
İsrail’in bu yaklaşımı, yani “bir gün iyi bir çözüm olsun; o çözümden sonra Filistin Devleti tanınsın. Eğer şimdi Filistin Devleti tanınırsa bu çözüm gerçekleşmez” şeklindeki tezi vardı. Birçok devlet de bu teze atıf yaparak, “Bugün Filistin Devleti’ni tanırsak yarın bir gün iki devletli çözüm konusunda İsrail’i başka bir noktaya sürükleriz” gibisinden bir yaklaşım içerisine giriyordu.
Ama görüldü ki İsrail’in kafasında iki devletli bir çözüm yok. Tam tersine, İsrail’in Netanyahu hükümetinin kafasında “Filistinliler” diye bir kavram yok. Hepsini öldürülmesi gereken, çocukluktan itibaren soykırıma uğratılması gereken insanlar olarak görüyorlar. Daha doğrusu, kendilerinden başkasını insan olarak görmüyorlar. Böylesine hastalıklı, son derece sağlıksız ve katliam zihniyetiyle dolu bir yapı var.
“FİLİSTİN DEVLETİ’NİN TANINMASI, SOYKIRIM ŞEBEKESİNE VERİLMİŞ SEMBOLİK DE OLSA GÜÇLÜ BİR CEVAPTIR”
Onun için geçmişte Filistin Devleti’nin tanınmasını iki devletli çözüme zarar vermek adına erteleyenlerin söylediklerinin ne kadar boş olduğu ortaya çıkmıştır. Bugün Filistin Devleti’nin tanınması, soykırım şebekesine verilmiş güçlü, sembolik de olsa güçlü bir cevaptır. Tabii bunun arkasından, Filistin Devleti’nin tanınmasının ardından gelmesi gereken şey, soykırım şebekesi olan Netanyahu ve ekibinin durdurulması için somut eylemlerin hayata geçirilmesidir.
Lakin her gün Uluslararası Ceza Mahkemesi, uluslararası mahkemeler ve uluslararası hukuk hedef alınmaktadır. Bu hedef alınmalar, açıklamalarına göre bundan sonra da devam edecektir. Burada uluslararası toplumun, somut ve hemen hayata geçirilebilir ortak bir eylem düzeni oluşturması gerekir.
Şimdi tabii, bu sürecin bir diğer ayrıksı tarafı da şudur: Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi üyesi bazı ülkelerin Filistin Devleti’ni tanımasıdır.Cumhurbaşkanımız bunu ilk söylediğinde, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu salonunda bunu ilk zikrettiğinde, salonda derin bir sessizlik olmuştu. Kimse önce bu teze böyle yakın durmak istememişti. Ama şimdi görüyoruz ki Cumhurbaşkanımızın yıllar evvel söylediği şey, uluslararası kabul gören, uluslararası mutabakattan sahip bir yaklaşım haline gelmiştir.
Fenerbahçe’de Sadettin Saran’dan Volkan Demirel’e teklif hazırlığı! Tedesco ve Devin Özek ile toplantı kararı
“FİLİSTİN MESELESİ, ARTIK DÜNYAYA MAL OLMUŞ BİR MESELEDİR”
O çerçevede, Filistin Devleti’nin bütün ülkeler tarafından, insanlık değerlerine sahip büyük devletler tarafından tanınması gerekmektedir. Burada “büyük devlet” derken, ordusu büyük olanı veya ekonomisi güçlü olanı kastetmiyorum; insanlık değerlerine sahip çıkma konusunda büyük olanları kastediyorum.
Filistin meselesi, Cumhurbaşkanımızın Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda da söylediği gibi artık dünyaya mal olmuş bir mesele, insanlığın geleceğiyle ilgili bir meseledir. Cumhuriyet tarihinde ilk defa Sayın Cumhurbaşkanımız, Filistin davasını “bizim milli davamız” olarak tanımlamıştır.
Cumhurbaşkanımız Filistin davasını milli dava olarak tanımladığında, içimizden bazıları muhalefet yapmak adına, “Filistin davası niye bizim milli davamız oluyor?” gibisinden bir takım laflar üretmişlerdi. Hiçbir şekilde insanlıkla ve siyasetle bağdaşmayan, hatta maalesef bazıları son derece faşist bir yaklaşım sergileyerek, “Filistin davası bizim davamız değil, Arapların davasıdır” gibisinden ırkçı yaklaşımlar da üretmişlerdi.
Ama bugün insanlığın kalbi atıyor; Filistin davası bir insanlık davasıdır, Filistin davası dünyanın davasıdır. Onun için, bunun ilk olarak milli dava olarak tanımlanması, aslında insanlık davasının tanımlanmasına dönük nasıl bir işaret fişeği olduğu ve nasıl bir yol haritası olduğu net bir şekilde ortaya çıkmıştır.
Bundan sonrasında, Filistin Devleti’ni tanıyanların ortak iradeyle ortak eylem planı gerçekleştirmesi, Gazze’deki katliamı durdurması; ikincisi de bu katliam şebekesinin, Batı Şeria da dahil, yeni insanlık suçları işlemeye dönük hazırlıklarının ortadan kaldırılması bakımından son derece önemli olacaktır.
Bir diğer konu arkadaşlar, Cumhurbaşkanımızın Birleşmiş Milletler Genel Kurulu çerçevesinde yürüttüğü diplomatik çalışmaların bütün dünya tarafından ne kadar dikkatle izlendiğini görüyoruz. Bir kere daha görülmüştür ki, bölgesel savaşların sona ermesi, küresel ve bölgesel barışın hayata geçirilmesi için sözü en çok dikkate alınan ve ne diyeceği en çok merak edilen liderlerin başında Cumhurbaşkanımız gelmektedir.
Fakat buna rağmen, Türkiye’nin içinde Cumhuriyet Halk Partisi ve bazı muhaliflerin yegâne işi, Sayın Cumhurbaşkanımızın ortaya koyduğu, dünyanın dikkatle takip ettiği ve dünya tarafından kabul görmüş bu dirayetli siyasetin bir takım yalan ve iftiralarla gölgelenmeye çalışılmasıdır.
Bu çerçevede baktığımızda, çeşitli ülkelerdeki yabancı siyasetçilerin Cumhurbaşkanımızın bu dirayetli siyasetini kıskanarak veya başka türlü rekabetler üreterek, bir takım eleştirilerle gölgelemeye çalışmasını anlıyoruz. Çünkü onlar rekabet üretmeye çalışıyor; biz de onlara gereken cevabı veriyoruz.
“SİYASİ UYDUSU GİBİ, SİYASİ MİSYONERLİK FAALİYETİ ÜRETMEYİN”
Hangi yabancı siyasetçi bir söz söylese, hemen onu esas alıp, “Bakın, aslında olan biten Cumhurbaşkanımızın, AK Parti’nin ve Cumhur İttifakı’nın anlattığı gibi değilmiş; olan biten şimdi açığa çıktı” gibisinden, başkalarının sözlerinin yanında siyasi uydu gibi konumlanarak bir yaklaşım üretmeye çalışmaları, çarpık bir yaklaşım üretmeye çalışmalarıdır.
Şimdi, kendilerinin bir eleştirisi varsa, eleştirilerini söylesinler; biz de cevabını verelim. Ama tutuyorsunuz, yabancı bir siyasetçinin sözünü “Aa, bakın Türkiye’nin devletinin başının, Cumhurbaşkanımızın ve diğerlerinin söylediği esas değilmiş; esasında başka bir durum varmış. Bunun arkasında şunlar varmış” diyerek esas alıyorsunuz ve tutuyorsunuz, bir eleştiri getiriyorsunuz. Biz diyoruz ki: Eleştiriniz varsa bunu dinleyelim ve cevabını verelim. Ama başkalarının siyasi uydusu gibi, siyasi misyonerlik faaliyeti üretmeyin.
Yabancı bir siyasetçi diyor ki: “Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ve Türkiye’nin yaptıklarının arkasında şöyle bir şey var.” Bunlar da diyor ki: “Bakın, arkasında böyle bir şey varmış.” Ya böyle bir şey olabilir mi? Sizin bir fikriniz, bir zikriniz, bir duruşunuz, bir zemininiz yok mu? Meselelere bakarken bir milli gözlüğünüz yok mu? Bir milli filtreniz yok mu?
Dün, bizim bu eleştirimize karşı, Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Sayın Özgür Özel bir değerlendirme yapmış; diyor ki: “Biz bunları eleştiriyoruz ama AK Parti’den ve hükümetten eleştiri gelmiyor.” Onlar da bizi eleştiriyor. Ben, dünkü Sayın Özel’in konuşmasını görünce bir kere daha anladım ki, Sayın Özgür Özel kendi partisi adına konuşanları bile takip etmiyor. Sayın Özel, sizin partiniz adına konuşanlar sizin bahsettiğiniz çerçevede konuşmuyor. Yani, bize herhangi bir konuda “Şu meselede niye konuşmadınız? Şu meselede niye değerlendirme yapmadınız?” derken kendisi bir görüş söylemiyor.
Bakın, yabancı bir siyasetçi kim olursa olsun, defalarca yaşadık bunu: Libya’da yaşadık, Suriye olaylarında yaşadık, Akdeniz’deki olaylarda yaşadık, Mavi Vatan meselesinde yaşadık. Yabancı bir siyasetçi bir şey söylediği zaman, onu referans alıp, ‘Bakın, Türkiye’nin arka planda şunlar şunlar oluyormuş’ gibisinden bir çerçeve üretmeye çalışıyorlar.
Biz de diyoruz ki: Bu kadar köklü bir parti olan Cumhuriyet Halk Partisi ve Cumhuriyet Halk Partisi’ne gönül vermiş vatandaşlarımızın milli hassasiyetlerinin ne kadar yüksek olduğunu, Cumhuriyet Halk Partisi’ne oy veren vatandaşlarımızın milli hassasiyetlerinin ne kadar güçlü olduğunu hep beraber görüyoruz. Ve bunu Türkiye için son derece kıymetli olduğunu da görüyoruz; vatandaşlarımızın bu milli hassasiyetleri ve milli duruşları son derece önemlidir.
Kritik buluşma 7 başlık masada
Ama bakın, onlar adına konuştuğunu söyleyen parti yönetimindeki kişiler, Türkiye Cumhuriyeti’nin devlet başkanını ve hükümetini, başka siyasetçilerin söylediklerini doğru kabul ederek ve esas alarak sürekli yargılamaya kalkıyorlar. Esas mesele budur. Yani, Sayın Özgür Özel’in anlattığı gibi değil. Bir eleştiri geliyor da biz ona cevap vermiyor değiliz; biz bakıyoruz.
Cumhuriyet Halk Partisi adına konuşanlar, Mavi Vatan konusunda Yunanistan’daki siyasetçiler gibi konuşuyorlar; Suriye’de yapılan operasyonlar karşısında, Avrupa’daki, Suriye’de bizimle rekabet etmeyen bazı devletlerin tezleri ile konuşuyorlar. Bunu defalarca gördük. Şimdi de bu konuda tutmuşlar: “Bu görüşmenin arkasında şu var, bu var.”
“BİR GENEL BAŞKAN KENDİ PARTİSİ ADINA KONUŞANLARIN NE DEDİĞİNDEN HABERDAR DEĞİL”
Devletler arası görüşmelerin nasıl planlandığı, bunlara nasıl çalışıldığı, alfabet düzeyinde devlet hayatı ve devlet bilgisi olan birisi tarafından net bir şekilde görülür. Cumhurbaşkanımız da açıklamasında, hangi siyasi gündemle bu süreci yürüteceğini net bir şekilde ifade etmiştir.
Burada vahim olan şudur: Biz, karşımızdaki muhalefet partilerinin sağlam argümanlara sahip olmasını, bize karşı olsa bile rakibimiz olsa bile ciddi bir çerçevesi olmasını, iyi çalışılmış bir yazılımı olmasını isteriz. Fakat karşımızda öyle bir tablo var ki, bir genel başkan kendi partisi adına konuşanların ne dediğinden haberdar değil.Konuşanlar, partinin politikalarını referans almıyor; tutuyorlar, gece gündüz başka yabancı siyasetçilerin Cumhurbaşkanımız ve Türkiye aleyhine sözlerini referans alıyorlar.

“CHP’YEBAKTIĞIMIZDA, SİZ ATATÜRK’ÜN VASİYETİNE UYMAMIŞ BİR PARTİSİNİZ”
Şimdi, Sayın Özgür Özel sık sık diyor ki: “Biz Atatürk’ün kurduğu partiyiz.” Tabii bunun herhangi bir siyasal gerçekliği olmadığı ortadadır. Cumhuriyet Halk Partisi’ne gönül veren, destek veren vatandaşlarımızın Atatürk sevgisinin, bütün milletimiz gibi, son derece yüksek olduğunu biliyoruz. Milletimizin ortak değerine, cumhuriyetimizin kurucusuna ve ilk cumhurbaşkanımıza dönük bu sevgi ve saygı her zaman yaşatılıyor.
Fakat sonuç olarak, Cumhuriyet Halk Partisi yönetimi açısından baktığınızda, siz Atatürk’ün vasiyetine uymamış bir partisiniz. Atatürk’ün vasiyetini yerine getirmemişsiniz. İş Bankası hisselerinden Türk Dil Kurumu ve Türk Tarih Kurumu’na ayrılması gerekenleri yerine getirmemişsiniz. Bu kurumlar, Atatürk’ün vasiyetinin yerine getirilmesi için Cumhuriyet Halk Partisi’ne dava açarak, sizin bu vasiyeti zorla yerine getirmenizi sağlamış. Bunun gibi onlarca, yüzlerce örnek verebilirim….

Yer: Antalya! 6 metreyi bulan dev yuvalar şaşkına çevirdi

Yer: Antalya! 6 metreyi bulan dev yuvalar şaşkına çevirdi

Kaş ilçesine bağlı Gömbe Yaylası ile Finike ve Elmalı ilçeleri arasındaki 1850 metre yükseklikte bulunan ve 1991’de Tabiatı Koruma Alanı ilan edilen Çığlıkara, ana vatanı Lübnan olan sedir ağaçlarının dünyada en çok yayılış gösterdiği ormanlar arasında yer alıyor.
Endemik bitki ve hayvan türlerine de ev sahipliği yapan, 2 bin yaşını aşkın anıt ağaçların da bulunduğu Çığlıkara’yı, zararlı böcek ve hastalıklara karşı, 1970-1974 yıllarında Ankara’nın Kızılcahamam ilçesinden yuvalarıyla bölgeye taşınan kırmızı orman karıncaları koruyor.
Yaprak kelebekleri, sedir kabuk böcekleri, tırtıllar, bitler ve böcek yumurtalarını yiyerek sedir ağaçlarına adeta “yaşam veren” kırmızı orman karıncaları, genelde yıkılan ağaç kalıntıları üzerine yaptıkları, yüksekliği 120 santimetreye, uzunluğu ise 6 metreye ulaşan dev yuvalarıyla da dikkati çekiyor.
Orman karıncası yuvaları, asırlık ağaçları gelecek kuşaklara sağlıklı bir biçimde taşıması dolayısıyla Doğa Koruma ve Milli Parklar ekipleri tarafından özenle korunuyor.
Böylesiyle ilk kez karşılaştılar! İnanamadılar…
ORMANA BİLİMSEL ÇALIŞMA DIŞINDA GİRMEK YASAK
Doğa Koruma ve Milli Parklar Korkuteli Şefi Zülfü Karatepe, AA muhabirine, kırmızı orman karıncalarının orman zararlarıyla biyolojik mücadele yapmak için bölgeye yerleştirildiğini söyledi.
Özellikle karıncaların ağaçlara zarar veren sedir yaprak kelebeği ve sedir kabuk böceği ile beslendiğini belirten Karatepe, “Karıncalar orman ekosisteminin sağlıklı yürümesi bölgedeki biyolojik çeşitliliğin sürmesi açısından çok önemli. Yaptığımız çalışmalarda bölgede 302 yuva tespit ettik. Yuvaların yüksekliği 50 santimetre ile 120 santimetre arasında değişkenlik gösteriyor. Bir yuvada ortalama 350 bin ila 400 bin işçi karınca bulunuyor.” dedi.
Bölge koruma altında olduğu için sadece bilimsel ve eğitim çalışmalarına izin verildiğini dile getiren Karatepe, ormanın bunun dışında insan girişine ya da herhangi bir faaliyete kapalı olduğunu kaydetti.
Karatepe, bölgenin sedir ağaçlarının oluşturduğu görüntüyle eşsiz bir güzelliğe sahip olduğunu ifade ederek, “Çığlıkara, yoğun sedir ağacının bulunduğu en nadir ormanlardan. Sedir ağaçlarının boyu ortalama 40 metreye ulaşabiliyor ve 2 bin yıldan fazla yaşıyor. Bu ormanlar ülkemiz için önemli bir zenginlik. Burayı korumak bizim en önemli vazifelerimizden.” diye konuştu….

Reklam
'Oğlumu Tiktok'ta dansöz gibi oynatıyor' diyerek eski eşine dava açtı!

‘Oğlumu Tiktok’ta dansöz gibi oynatıyor’ diyerek eski eşine dava açtı!

Özel bir şirkette çalışan Mustafa Kemal Ş., 1 yıl önce boşandığı E.Ç.’den oğlunun velayetini alabilmek için Ankara 31’inci Aile Mahkemesi’nde dava açtı. Mustafa Kemal Ş., E.Ç.’nin, sosyal medya yayınlarında dans ederken, oğlunu da yayına dahil edip, makyaj efektleri ile dans ettirdiğini iddia etti. Mustafa Kemal Ş., oğlunun, annesi ve anneannesi ile birlikte TikTok yayınlarında dans ettiği video ve fotoğrafları da dosyaya delil olarak sundu. Video ve fotoğraflar dosyaya sunulmadan önce mahkemenin talebi üzerine hazırlanan sosyal hizmet inceleme raporunda; zaman zaman eve gelen E.Ç.’nin erkek arkadaşının çocuk ve anneyle birlikte uyuduğu, bu durumun gelişim sürecindeki çocukta psikolojik etkiler bırakabileceği, çocuğun yüksek yararının en önemli öncelik olarak görüldüğü ve risk altında olduğu belirtildi. Raporda, bu konu kapsamında davalı annenin müşterek çocuk ile ilgili vekalet yükümlülüğünü ihmal ettiğine dikkat çekildi. Mahkeme, davacı babanın dosyaya sunduğu video ve fotoğraflar da incelenerek yeni bir sosyal hizmet raporu hazırlanmasını talep ederek, duruşmayı erteledi.

‘PSİKOLOJİK DESTEĞE İHTİYACI VAR’
Baba Mustafa Kemal Ş., oğlunun sosyal medyada makyaj efektleri yapılarak oynatıldığını ve aynı zamanda annesi tarafından dilendirildiğini iddia etti. Mustafa Kemal Ş., “Çocuğum orada bakımsız, kötü şartlar altında. Sağlıksız bir ortamda besleniyor. Ben çocuğumu bu şekilde, bu şartlar altında yaşamasını istemiyorum. Ben çocuğumun oradan bir an önce kurtarılmasını istiyorum. Her şeyi delilledik, belgeledik. Eve gelen pedagogların raporlarının da babada kalmasına, velayetin geçmesine dair belge düzenlenmesine rağmen çocuk bize verilmedi hala. TikTok’ta çocuğum kız çocuğu gibi, dansöz gibi oynatılıyor. Devamlı makyajlı efektler yapılıyor. Eve bana gelirken tırnakları ojeli geliyor. Bunları ben fotoğraflayıp belgeleyip sundum mahkemeye. Benim çocuğumun acilen psikolojik desteğe ihtiyacı var” dedi.

‘MAHKEMENİN KARARINI BEKLİYORUZ’
Avukat Özge İrem Aksu da çocukla ilgili video ve fotoğrafları dosyaya sunduklarını anlatarak, “Çocuğun şu anki yaşadığı şartların elverişli olmadığını, mahremiyetine zarar verdiğini ve bu nedenle çocuğun babasının yanında kalması gerektiğini dair rapor düzenlendi. Bu rapor doğrultusunda dava sonuçlanana kadar geçici velayetin babaya verilmesi talebimizi ilettik. Ancak ret cevabı aldık. Halen çocuğun velayetini alamadığımız gibi yargılanması süreci devam etmekte. Çocuğun üstün yararı denen bir şey var. Mahkemenin kararını bekliyoruz” diye konuştu….

SON DAKİKA HAVA DURUMU: Meteoroloji ve AKOM’dan uyarı! Sağanak ve soğuk hava geliyor: İstanbul, Ankara, İzmir'de hava nasıl?

SON DAKİKA HAVA DURUMU: Meteoroloji ve AKOM’dan uyarı! Sağanak ve soğuk hava geliyor: İstanbul, Ankara, İzmir’de hava nasıl?

Meteoroloji Genel Müdürlüğü hava tahmin haritasına göre, yarından itibaren hafta boyunca Türkiye genelinde sıcaklıklar düşecek. Özellikle kuzey kesimlerde yağışlı hava hakim olacak. Karadeniz Bölgesi’nin büyük bölümü ile Marmara’nın kuzeyinde haftanın ilk günlerinde kuvvetli sağanaklar bekleniyor. Salı ve çarşamba günleri ise bu yağışlar İç Anadolu’nun güneyi, Akdeniz, Güneydoğu Anadolu ve Doğu Anadolu’nun bazı bölgelerine yayılacak. Doğu Karadeniz’de ise özellikle haftanın son günlerinde etkili gök gürültülü sağanak yağışlar tahmin ediliyor.
Güney ve batı bölgelerde ise genel olarak az bulutlu ve açık hava etkisini sürdürecek. Ege ve Akdeniz kıyılarında sıcaklıklar 30°C civarında seyredecek. İç kesimlerde ise gece sıcaklıklarında belirgin bir düşüş yaşanıyor, örneğin Ankara 10–23°C, Kayseri 5–20°C arasında.
Haftanın genelinde kuzeyli rüzgarların etkisiyle serin hava etkili olacak. Kuzeyde serin ve yağışlı, güneyde ise sıcaklıkların mevsim normallerinde seyredecek.
Netanyahu’yu tutuklanma korkusu sardı! Rota değişti

3 BÜYÜK ŞEHİRDE HAVA NASIL OLACAK?
Yarından itibaren önümüzdeki 1 hafta boyunca Türkiye genelinde hava sıcaklıklarının yağışlarla birlikte özellikle kuzey kesimlerde azalarak mevsim normallerinin altına düşeceği, diğer bölgelerde ise normaller civarında seyredeceği tahmin ediliyor. İstanbul’da hafta boyunca kuvvetli sağanak yağış ve kuzeyli rüzgarlar etkili olacak, sıcaklıklar 19–24°C arasında seyredecek. Ankara’da genellikle parçalı bulutlu ve yağışsız bir hava öngörülürken, gündüz 22–27°C, gece ise 5–11°C arası serin bir hava bekleniyor. İzmir ise güneşli ve sıcak bir hafta geçirecek; yağış beklentisi yok, sıcaklıklar gündüz 29–34°C arasında yüksek seviyelerde olacak. Özellikle kuzey ve batı bölgelerde pazartesi ve salı günleri etkili sağanaklar, yer yer gök gürültülü yağışlar için vatandaşlar uyarıldı.
Hükümet düğmeye bastı! SSK, Bağkur prim gün süreleri eşitleniyor: 5 yıl erken emeklilik fırsatı
AKOM’DAN İSTANBULLULARA UYARI
AKOM yaptığı açıklamada, “İstanbul’da hafta başından beri 26–28°C aralığında yaz değerlerinde seyreden sıcaklıkların 6–8°C birden azalarak yer yer 20°C’lerin altına gerileyeceği öngörülüyor. Ekim ayı ilk haftasına kadar bölgemizde etkili olması beklenen sistem nedeniyle rüzgarın kuzeyli yönlerden kuvvetli, yer yer fırtına şeklinde (40–65 km/s) eseceği, aralıklarla sağanak yağmur geçişlerinin yaşanacağı tahmin ediliyor.” ifadelerine yer verdi.

DENİZLERİMİZDE FIRTINA BEKLENİYOR
Batı Karadeniz’de rüzgarın, yarın(Cuma) öğle saatlerinden itibaren kuzey ve kuzeydoğudan 6 ila 8 kuvvetinde (50-75 km/saat) fırtına şeklinde eseceği tahmin edilmektedir. Fırtınanın, 27.09.2025(Cumartesi) günü sabah saatlerinde etkisini kaybetmesi beklenmektedir.
Marmara’da rüzgarın, yarın(Cuma) öğle saatlerinden sonra kuzey ve kuzeydoğudan 6 ila 8 kuvvetinde (50-75 km/saat) fırtına şeklinde eseceği tahmin edilmektedir. Fırtınanın, 27.09.2025(Cumartesi) günü sabah saatlerinde etkisini kaybetmesi beklenmektedir.
Kuzey Ege’de rüzgarın, yarın(Cuma) günü ilk saatlerden itibaren kuzey ve kuzeydoğudan 6 ila 8 kuvvetinde (50-75 km/saat) fırtına şeklinde eseceği tahmin edilmektedir. Fırtınanın, 27.09.2025(Cumartesi) günü akşam saatlerinde etkisini kaybetmesi beklenmektedir.
MSB kaynakları: Hudut karakolundaki olay, çocuklara su verilmesiyle ilgili değil
AFAD duyurdu! Erzurum’da 4.4 büyüklüğünde deprem…

Sındırgı'daki 6,1’lik deprem hakkında yeni gerçek! 5 büyüklüğündeki artçılar neden oluşuyor?

Sındırgı’daki 6,1’lik deprem hakkında yeni gerçek! 5 büyüklüğündeki artçılar neden oluşuyor?

Bursa Uludağ Üniversitesi Deprem Araştırma ve Yapı Sağlığı İzleme Laboratuvarı Sorumlusu Doç. Dr. Mustafa Şenkaya, Balıkesir’in Sındırgı ilçesinde 10 Ağustos’ta meydana gelen 6,1 büyüklüğündeki depremin fay hattının daha uzun mesafelerde kırılmasını engelleyen bir ‘bariyer’e denk geldiğini duyurdu.
SINDIRGI’DAKİ 6,1’LİK DEPREM ‘BARİYER’E DENK GELMİŞ
Şenkaya, Sındırgı’da meydana gelen 6,1 büyüklüğündeki depremin ardından bölgedeki sismik hareketliliğin sürdüğünü belirterek, bölgede Çanakkale Onsekiz Mart, Yıldız Teknik, Van Yüzüncü Yıl ve Gümüşhane üniversiteleriyle ortak çalışma yürüttüklerini dile getirdi.
Artçıların 4 ve üzerinde olduğuna, çevre illerden de hissedildiğine dikkati çeken Şenkaya, şöyle konuştu:
“Batı Anadolu’da şimdiye kadar çok fazla rastlamadığımız fay hattının kırılmasını engelleyen bir yer altı yapısı olan bariyer sistemi mevcut. Buradaki 6,1’lik deprem bir bariyer sistemine denk geldi. Söz konusu deprem bariyeri aşamadığından fay hattı, enerjisini bugüne kadar devam eden artçılarla sönümlendirmeye çalışıyor. Bu nedenle 6,1’in artçıları azalarak devam etmesi gerekirken enerjiyi tam atamadığı için zaman zaman 5 büyüklüğüne ulaşan depremler yaşanıyor.”
“4’ÜN ÜZERİNDEKİ DEPREMLERLE ENERJİYİ BOŞALTMAYA ÇALIŞIYOR”
Doç. Dr. Şenkaya, fayın 6,1’den daha büyük deprem üretmeye hazırlanırken yeraltındaki yapısal özelliklerden kaynaklı enerjisini tam atamadığını vurguladı.

Kayaçların oluşturduğu bariyerin fay hattının daha fazla kırılmasına engel olduğunu anlatan Şenkaya, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Söz konusu nedenle enerjisini atamayan fay, 4 üzerinde ve sık aralıklarla artçılar üretiyor. Sındırgı’daki depremden sonra artçıların 1 ay içinde sönümlenerek aşağı doğru gelmesi beklenir. Zamanı düşündüğümüzde de 2 ve civarı artçılar görmemiz gerekiyor. Aslında 6,1’lik deprem, daha büyük bir deprem oluşturacak potansiyele sahipti ancak fayın çalışma mekanizması Batı Anadolu’da Sındırgı ve çevresinde bir bariyere denk geldiğinden yani kırmaya çalıştığı yapıyı kıramadığı için 6,1’lik ana şokla beraber 4’ün üzerindeki depremlerle o enerjiyi boşaltmaya çalışıyor. Olması gereken ana şok 6,5 ve civarıyken şu anda 6,1’lik ana şok sonrası küçük artçılarla 6,5 veya üzeri depremin enerjisini boşaltmaya çalışıyor.”
Şenkaya, 6,1’lik depremden sonra meydana gelen sarsıntılara değinerek, “10 Ağustos günü oluşan 6,1’lik ana şoktan günümüze kadar 9 binin üzerinde sarsıntı yaşandı. Bu, çok büyük bir sayı. Sarsıntılar arasında 4 ve üzerinde beklemediğimiz ana şoklar da var.” diye konuştu.
ALÜVYON ZEMİN DEPREMİN DAHA FAZLA HİSSEDİLMESİNE NEDEN OLUYOR
Balıkesir’in Sındırgı ilçesindeki fayın çalışma mekanizmasının Bursa yönüne güçlü dalgalar gönderecek şekilde olduğunu anlatan Şenkaya, şunları kaydetti:
“Sındırgı’daki sarsıntıların çevre illerde hissedilmesinin diğer temel nedeni ise Bursa ve çevresinde alüvyon zeminin bulunmasıdır. Bursa’daki zemin kendisine gelen deprem dalgalarını büyüterek bize yansıttığı için Sındırgı ve çevresinde olan depremleri hissetmemize neden oluyor. Sındırgı’daki depremler yüzeyde veya yüzeye yakın olduğu için yüzey dalgaları büyüyerek bize yansıyor. Bu yüzden 4 ve üzeri depremleri hissedebilir duruma geliyoruz.”
Doç. Dr. Şenkaya, sarsıntıların devam edebileceğini ancak endişe edilmemesi gerektiğini sözlerine ekledi.

Hükümet düğmeye bastı! SSK, Bağkur prim gün süreleri eşitleniyor: 5 yıl erken emeklilik fırsatı…

Reklam
MSB kaynakları: Hudut karakolundaki olay, çocuklara su verilmesiyle ilgili değil

MSB kaynakları: Hudut karakolundaki olay, çocuklara su verilmesiyle ilgili değil

MSB Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri ve Bakanlık Sözcüsü Tuğamiral Zeki Aktürk,Preveze Deniz Zaferi’nin yıl dönümü ve Deniz Kuvvetleri Günü münasebetiyle, ilk yerli ve millî fırkateynimiz TCG İstanbul’da düzenlediği haftalık basın bilgilendirme toplantısında konuştu.
Tuğamiral Zeki Aktürk’ün açıklamaları şöyle:
ABD’ye giden Netanyahu’yu tutuklanma korkusu sardı! Uçağı rota değiştirdi
TERÖRLE MÜCADELETERÖRLE MÜCADELE
Değerli Basın Mensupları,Bekamıza yönelen tüm tehdit ve tehlikelere karşı mücadelesini kararlılıkla sürdüren Türk Silahlı Kuvvetlerimizin devam eden operasyon ve arama-tarama faaliyetleri kapsamında son bir haftada;- 1 PKK’lı terörist daha teslim olmuş,- Pençe-Kilit başta olmak üzere operasyon bölgelerinde tespit edilen; teröristlere ait mağara, sığınak ve barınaklarda ele geçirilen çok sayıda silah, mühimmat ve muhtelif malzeme kullanılamaz hâle getirilmiştir.Son bir hafta içerisinde; Tel Rıfat’ta 10, Menbic’de 7 olmak üzere imha edilen 17 kilometre tünel ile birlikte, Suriye Harekât Alanlarında imha edilen tünel uzunluğu 622 (Tel Rıfat: 250 / Menbic 372) kilometre olmuştur.
HUDUT GÜVENLİĞİ
Kesintisiz devam eden hudut güvenliği faaliyetleri çerçevesinde hafta boyunca;- Sınırlarımızdan yasa dışı yollarla geçmeye çalışan 4’ü terör örgütü mensubu olmak üzere 312 şahıs yakalanmış, 833 şahıs ise hududu geçemeden engellenmiştir.- Böylelikle, 1 Ocak’tan bugüne kadar hudutlarımızdan yasa dışı yollarla geçmeye çalışırken yakalananların sayısı 6 bin 989, hududu geçemeden engellenen kişi sayısı da 51 bin 141 olmuştur.Yine, bu hafta içerisinde Van hudut hattında yapılan arama-tarama faaliyetlerinde yaklaşık 1,5 kilogram (1.405 gram) uyuşturucu madde ele geçirilmiştir.
İSRAİL
Öte yandan, İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırıları, bölgede yaşanan insani trajediyi her geçen gün daha da derinleştirmektedir. Son olarak aralarında Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi üyelerinin de bulunduğu bir grup ülkenin Filistin’i tanıma kararını memnuniyetle karşılıyor, alınan kararların iki devletli çözüm hedefine katkı sağlamasını ve süreci hızlandırmasını temenni ediyoruz.Uluslararası toplumu; söz konusu olumlu gelişmelerle yetinmeyip, Filistin Devleti’nin kurulmasını imkânsız hâle getirmeye çalışan ve bölge ülkelerine karşı pervasız saldırılarına her geçen gün yenilerini ekleyen İsrail’e karşı aktif tedbirler almaya çağırıyoruz.
SURİYE’DE SON DURUM Millî Savunma Bakanlığı kaynakları, Suriye’deki son duruma ilişkin sorular üzerine de şunları söyledi:
“Suriye Hükümeti ile SDG terör örgütü arasındaki temaslar dikkat ve hassasiyetle takip edilmektedir. Son olarak Münbiç ve Halep kırsalında Suriye hükümet güçlerine yönelik saldırılar, SDG terör örgütünün; 10 Mart 2025’te Suriye Hükümeti ile imzaladığı mutabakata uygun hareket etmediğini ve bölgesel barış ve istikrara tehdit oluşturduğunu bir kez daha açıkça ortaya koymuştur.
Türkiye, Suriye’nin istikrar ve güvenliği ile bölgemizin huzuru için Suriye hükümetiyle başta terör örgütleriyle mücadele olmak üzere yakın iş birliğini sürdürmeye ve ‘Tek Devlet, Tek Ordu’ ilkesini desteklemeye kararlıdır.”
Tarım Bakanlığı ifşa etti: Baklavada skandal! Vatandaşa boya yedirmiş
SURİYELİ KOMUTANLARIN ZİYARETLERİ
Bakanlık kaynakları, Suriye Hava Kuvvetleri Komutanı’nın ardından Suriye Deniz Kuvvetleri Komutanı’nın Ankara ziyaretinin sebebine ilişkin sorular üzerine şunları söyledi:
“Suriye’de kurulan yeni hükümetin savunma ve güvenlik kapasitesinin geliştirilmesi için kara, deniz, hava ayrımı gözetmeksizin her türlü desteği sağlayacağımızı ifade etmiştik. Ağustos ayında imzaladığımız Mutabakat Muhtırası ile karşılıklı ziyaretler ivme kazandı. Eğitim ve ziyaretler karşılıklı olarak devam edecek. Komutanların ziyaretleri de bu kapsamda gerçekleştiriliyor.”
AKDENİZ’DE MISIR İLE GERÇEKLEŞTİRİLEN “DOSTLUK DENİZİ TATBİKATI”
Bakanlık kaynakları, Mısır ile gerçekleştirilen “Dostluk Denizi Tatbikatı” ile ilgili sorular üzerine “Türkiye Cumhuriyeti bölgesinde istikrar üretmeye çalışan, barış üretmeye çalışan tek ülke ve bütün çalışmalarını bu minvalde sürdürüyor. Bizim Mısır ve Libya ile yaptığımız faaliyetler, üçüncü ülkeleri hedef almıyor. Kazan kazan formülü ile ilişkiler geliştirmeye çalışıyoruz. Biz istiyoruz ki Akdeniz, barış denizi olsun” dedi.
Fenerbahçe’de Sadettin Saran’dan Volkan Demirel’e teklif hazırlığı! Tedesco ve Devin Özek ile toplantı kararı
HATAY’DA HUDUT KARAKOLUNDA MEYDANA GELEN OLAY
Millî Savunma Bakanlığı kaynakları, Hatay’daki bir hudut karakolunda görev yapan askerlerin, köy yolundaki çocuklara su verdiği için soruşturma geçirdiğine dair haberlerle ilgili olarak da şunları söyledi:
“Kamuoyunu yanlış yönlendirmeye amacıyla servis edilen ve gerçeği yansıtmayan bu tür haberler; maksadını aşan ve Türk Silahlı Kuvvetlerinin itibarını zedelemeye yönelik kasıtlı bir algı oluşturma çabasının ürünüdür.
Söz konusu olay, kamuoyuna yansıtıldığı gibi çocuklara su verilmesiyle ilgili değil; disiplin anlayışıyla bağdaşmayan ve konusu askerî suç kapsamına giren davranışlarla ilgilidir.
Türk Silahlı Kuvvetlerinde görev yapan tüm personelin insani değerleri önceleyen bir anlayışla hareket ettiği herkesçe bilinen bir gerçektir. Bu anlayış, binlerce yıllık millî, manevi ve mesleki değerlere sahip Türk Silahlı Kuvvetlerimizin örf ve adetlerinde köklü bir yere sahiptir.
Daha önce de vurguladığımız gibi Türk Silahlı Kuvvetlerimiz tüm olaylara disiplin anlayışı içerisinde bakmakta ve işlemleri de ilgili mevzuat çerçevesinde yerine getirmektedir.
Türk Silahlı Kuvvetlerine yönelik asılsız, eksik veya çarpıtılmış bilgiye dayalı haber ve yorumlara itibar edilmemesi; resmî açıklamaların esas alınması önem arz etmektedir.”
Kritik buluşma 7 başlık masada…

İki can için 5 ay tutuklu kaldı! Acılı babanın isyanı: Bu ceza mı ödül mü?

İki can için 5 ay tutuklu kaldı! Acılı babanın isyanı: Bu ceza mı ödül mü?

Acı olay, 17 Kasım tarihinde Bursa Ankara karayolu Bilecik Muratdere Köyü mevkiinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, 2023 yılında babasını kaybeden Öğretmen Yeliz Efe (30), mevlit dönüşünde kucağında 3 yaşındaki kızıyla birlikte Bursa-Bilecik karayolunda seyir halindeyken korkunç kazaya kurban gitti.
İlginizi Çekebilir
17 Kasım 2024 tarihinde Muratdere Köyü mevkiinde dönüşün yasak olduğu noktada manevra yapan Kemal K. idaresindeki taksi, anne ve kızın bulunduğu aracın kazaya karışmasına neden oldu. Çarpmanın etkisiyle Yeliz Efe ve küçük kızı Ela Efe olay yerinde hayatını kaybetti.

YÜZDE 100 KUSURLU ŞOFÖRE 5 AY CEZA!
Kazanın ardından yüzde yüz kusurlu bulunan ve tutuklanan taksi sürücüsü, yalnızca 5 ay cezaevinde kaldı.
Daltonlar’a bir infaz daha! Mafya hesaplaşması Belçika’ya sıçradı: Caner Koçer’in sağ kolu öldürüldü
Taksi sürücüsü mahkemede çelişkili ifadeler vermesine rağmen, denetimli serbestlikten yararlanarak serbest bırakıldı.

“5 AY CEZA MI ÖDÜL MÜ?”
Eşi ve çocuğunun hayatını kaybettiği aracı kullanan Raşit Efe, adeta yüreğini yakan sözlerle karara şöyle isyan etti: “Eşim ve çocuğumu hayattan kopardı. Benim artık ne bayramım, ne babalar günüm var. Bu şahsa verilen 5 ay ceza mı yoksa ödül mü? Cezaların artırılmasını istiyorum. Kazanın olduğu yerde her yıl 2-3 kez ciddi kazalar yaşanıyor. Bizim canımız yandı, başkalarının da yanmasın. Yüzde yüz kusurlu olan bu sürücünün ceza almasını istiyorum.”

KORKUNÇ KAZA GÜVENLİK KAMERASINDA
Feci kazaya ait ortaya çıkan güvenlik kamerasında, taksi sürücüsünün yasak olan yerde dönüş yaptığı ve aracın taksiye çarptığı görüldü.

Vatandaşlar da kazaların sık yaşandığı Muratdere Köyü mevkiinde gerekli önlemlerin alınması gerektiğini belirterek, yetkililere çağrıda bulundu….

SON DAKİKA HABERLERİ: Özlem Altınok Öz kimdir? Sosyal medya fenomeninin eşine istenen ceza...

SON DAKİKA HABERLERİ: Özlem Altınok Öz kimdir? Sosyal medya fenomeninin eşine istenen ceza…

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, kamuoyunda sosyal medya fenomeni olarak bilinen şahıslar hakkında, ilgi çekici paylaşımlar yoluyla yüksek sayıda takipçi edinerek sahte marka algısı oluşturdukları ve gerçek piyasada herhangi bir karşılığı olmayan düşük maliyetli ürünleri sahte marka algısıyla maskeleyip yüksek fiyattan satışa sundukları yönünde ihbarlar üzerine soruşturmaya başlandığı belirtildi.
İddianamede, sanıklar Özlem Altınok Öz, Tayyar Taylan Öz ve İbrahim Karaorhanlı hakkında da Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğüne intikal eden ihbarlar olduğu, bunun üzerine Mali Suçları Araştırma Kurulunca (MASAK) rapor hazırlandığı bilgisi verildi.
İlginizi Çekebilir
3 SUÇTAN TAKİPSİZLİK
MASAK’ın raporunda, soruşturma dosyasındaki sanıklar ve firmaların, suç işlemek saikiyle bir araya gelmiş bir organizasyon olduğu yönünde veriye rastlanılmadığı, sanıkların yöneticisi oldukları Medelina Sağlık ve Reklam Hizmetleri Ltd. Şti’nin kozmetik ürün satışlarının büyük bir bölümünü e-ticaret kanalıyla gerçekleştirdikleri ve bu şekilde cereyan eden satışların uydurma işlemler olduğu yönünde herhangi bir veriye ulaşılamadığı aktarıldı.
Sanıkların yasal bahis ve kumar siteleri, kripto borsa şirketleri, ödeme aracı/e-para kuruluşları nezdinde ciddi şüphe uyandıran, çok yoğun iletişim kurulan ya da kaynak aktarımı mahiyetinde işlemleri ile kendi aralarında sahte belge düzenleme ve kullanma eylemlerine dair veriye de rastlanılmadığı ifade edildi.
Bu nedenle sanıklar hakkında “resmi belgede sahtecilik”, “suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma” ve “kooperatif yöneticilerinin kooperatifin faaliyeti kapsamında dolandırıcılık” suçlarından takipsizlik kararı verildiği kaydedildi.

İstanbul’da okul servislerinde yeni dönem! Kamera takılması zorunluluğu getirildi
VERGİ KAÇAKÇILIĞI TESPİTİ
İddianamede, sanıkların ortağı oldukları Medelina şirketi ile ilgili vergi incelemesi yapılarak vergi suçu raporu düzenlendiği ve haklarında “Vergi Usul Kanunu’na muhalefet” suçundan Anadolu 74. Asliye Ceza Mahkemesi’nde yargılama yapıldığı aktarıldı.
Söz konusu şirket üzerinden vergi kaçakçılığı yapılması sebebiyle kamunun 10 milyon lira zarara uğradığı, bu zararın cezasının ise 51 milyon lira olduğu belirtilen iddianamede, “Vergi Usul Kanunu’na muhalefet” suçunun öncül bir suç olarak kabul edildiği vurgulandı.
İddianamede, sanıkların vergi kaçakçılığı yapmak suretiyle elde edilen gelirleri akladıkları ve haklarında kamu davası açmak için yeterli delil elde edildiği değerlendirmesi yapıldı.
Sanıkların üzerlerine atılı suçlamayı kabul etmedikleri kaydedilen iddianamede, Özlem Altınok Öz, Tayyar Taylan Öz ve İbrahim Karaorhanlı hakkında “mal varlığı değerlerinin gayri meşru kaynağını gizlemek” suçundan 3 yıldan 7 yıla kadar hapis cezası talep edildi.
İddianame, Anadolu 2. Asliye Ceza Mahkemesince kabul edildi. Sanıkların 19 Kasım’da hakim karşısına çıkması bekleniyor.
Öte yandan, soruşturma kapsamında 3 şirkete yönelik alınan kayyum kararları devam ediyor.
22 yaşındaki Türk öğrenci NASA’nın açığını buldu! ‘Süreç 5 ay sürdü’

…

Reklam
Her şeyi bir mail adresi ile çözdü! Üniversiteli Yusuf NASA’nın açığını buldu: ‘Süreç 5 ay sürdü’

Her şeyi bir mail adresi ile çözdü! Üniversiteli Yusuf NASA’nın açığını buldu: ‘Süreç 5 ay sürdü’

Bülent Ecevit Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği 4’üncü sınıf öğrencisi Yusuf Nas, NASA’nın açtığı güvenlik ihlali tespit etkinliğine katıldı. 2 aylık çalışma sonucu, Nas, NASA’nın Google hesabı ile kullanıcı girişlerinde güvenlik ihlali olduğunu tespit etti. Sadece mail adresinin bilinmesiyle başka hiçbir işleme gerek kalmadan farklı bir kullanıcının hesabına geçiş yapabildiğini fark eden Nas, durumu NASA’ya rapor etti. 3 ay boyunca NASA uzmanlarına rapor yazarak destek olan Nas’ın tespit ettiği zafiyet giderildi. NASA ise Yusuf Nas’a takdir mektubu gönderdi ve isminin ‘NASA Onur Listesi’ne yazılacağı bildirildi.
İlginizi Çekebilir
VERİ İHLALİ
Hedef kişinin herhangi bir tıklama yapmadan sadece mail adresi bilgisiyle hesabının çalınmasını sebep olan ‘zero click account takeover’ olarak bilinen bir zafiyet belirlediğini anlatan Yusuf Nas, “Bu zafiyet, kendi hesabınızdan başka bir hesaba geçiş yapmanızı sağlıyor. ‘Zero click’ de bu zafiyetin kritik nedenlerinden bir tanesi. ‘Zero click’ karşıdaki kullanıcının herhangi bir tıklamaya gerek kalmadan hesabının çalınması olarak değerlendiriliyor. Bu zafiyette karşıdaki kullanıcı ile herhangi bir etkileşime geçmek gerekmiyor. NASA’nın kendi kullanıcı sistemi var. Bu kullanıcı sisteminde NASA çalışanı olmayan ama NASA’nın sistemlerinde gezmek isteyen kullanıcılar, hesap oluşturabiliyor. Bu hesapla da NASA’nın etkinliklerine başvuruda bulunabiliyor. Örneğin NASA’nın Amerika’da bir etkinliği olacak, bu hesabı açmadan başvuramıyorsunuz. Bu hesabı açtığınızda da bu etkinliğe başvuru yapabiliyorsunuz. Profilinizde adres bilgileriniz, telefon bilgileriniz mail adresiniz gibi her bilginiz olduğu için bu hesabı çalabilen kullanıcı bu verilere erişim sağlıyor. Zafiyet de burada oluşuyor. NASA’nın sisteminde Google ile giriş yapma seçeneği de var. Google’ın kendi konfigürasyon ayarında bir bozukluk olduğu için ben sadece mail adresini bildiğim hesaba giriş yapabiliyorum. Örneğin ben Yusuf’um ama Ahmet adlı kullanıcının hesabına giriş yapabiliyorum. Bu hesabın tüm bilgilerini görebiliyorum. Bu da veri ihlaline giriyor” dedi.
Tapuda vekalet oyunu: 50 milyon TL’lik gayrimenkulü satacaklardı! Uzmanlardan ‘tapunuzu kilitleyin’ uyarısı

SÜREÇ 5 AY SÜRDÜ
Haziran ayına kadar 2 ay çalışıp açığı tespit edip bildirdiğini söyleyen Nas, “3 aylık bir süreçten sonra bana bir takdir mektubu verdiler ve onur listesine ekleyeceklerini bildirdiler. 3 aylık süreçte önce zafiyeti bildiriyorsunuz, ondan sonra NASA’nın bir çalışanı bu zafiyeti inceliyor. Bu zafiyet onaylı bir zafiyetse süreciniz burada başlıyor. Daha sonra ek bilgiler isteniyor, ‘Zafiyeti nasıl oluşturdunuz, nasıl kapatabiliriz, bu zafiyetin etkisi nedir’ gibi. Siz bunların hepsini karşı tarafa bildiriyorsunuz, karşı taraf bazen bu zafiyetleri kapatıp diyor ki, ‘Kontrol eder misiniz, zafiyet kapandı mı?’ Siz de aynı yöntemle test ediyorsunuz. Onlar da onaylayıp bu raporu genel olarak kapatıyorlar. Benim de sürecim 3 ay sürdü. Haziran sonlarından Eylül’ün 2’nci haftasında sonuçlandı” diye konuştu.
100 metre açıkta fark etti! Balık tutmaya çıktı, gözlerine inanamadı
NASA’nın açtığı ilana başvurarak sistemin açıklarını aradığını belirten Nas, “NASA’nın açıklarını tespit ettim. Bu açıkları bildirdim, onlar da bu açığın gerçekten var olduğunu kontrol etmeleri gerektiği için zaten bu süreç 3 ay sürdü. Normalde bu kadar sürmez, 1 haftada da bitirebilirler ama bu zafiyet biraz daha kritik olduğu için, veri ihlaline girdiği için her noktayı kontrol ediyorlar. Bu zafiyet farklı bir yerden tetiklenmesin, sadece burada olduğunu kanıtlayalım, farklı bir şekilde bu veriler çalınmasın diye tüm yöntemleri denetliyorlar. Raporlama sürecinde onlara yardımcı olmanız gerekiyor. Benim de tüm yaz tatilim aslında böyle geçti diyebilirim. Stajdan çıkıyordum akşam tekrar rapor için bildirim gönderiyordum. Benim için de büyük bir hayaldi. Oldu, çok mutluyum” ifadelerini kullandı.
ÖDÜL AVCILIĞINA DEVAM ETMEK İSTİYOR
Web güvenliği alanı ile ilgilendiğini, firmaların açıklarını tespit edip ‘Bug bounty’ adı verilen ödül avcılığı yaptığını anlatan Nas, şöyle konuştu:
“Ödül avcılığı program türünü Türkiye’de yapan çok fazla insan var. Ben de bu alanda ilerlemeye çalışıyorum. İlerisi için ‘Bug bounty’nin yeni sistemlerine ayak uydurmaya çalışıyorum. Yeni sistemler, web3 sistemler, kriptoloji, yapay zeka, bunların güvenliği alanında biraz daha uzmanlaşmak istiyorum. Bu alanda başarılı olmak için sadece istemek yetmiyor. Sürekli çalışmak lazım ben 3 yıldır bunu bırakmıyorum.”
‘Sütü kokar’ dediler, Merinos sürüsüyle talebe yetişemiyor! 2 yılda her şey değişti
REKTÖR ÖZÖLÇER: ÖĞRENCİLERİMİZLE İFTİHAR EDİYORUZ
Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, yaptığı yazılı açıklamada, Yusuf Nas’ın başarısının sadece BEUN için değil, Türkiye adına da gurur verici olduğunu vurgulayarak, şöyle söyledi:
“Cumhuriyetimizin ilk üniversitelerinden biri olan Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi, bilimsel üretim ve genç yeteneklerin yetişmesi noktasında her geçen gün daha da güçlü adımlar atmaktadır. Öğrencimiz Yusuf Nas’ın, NASA gibi dünyanın en prestijli kurumlarından birinin siber güvenlik açıklarını tespit ederek hem takdir edilmesi hem de ‘Onur Listesi’ne alınması, üniversitemizin bilimsel altyapısının ve eğitim kalitesinin en somut göstergesidir. Bu duygu ve düşüncelerle başta öğrencimizi yetiştiren çok kıymetli akademisyenlerimize teşekkür ediyorum. Böylesine gurur verici bir başarıya imza atan değerli öğrencimiz Yusuf Nas’ı ise canıgönülden tebrik ediyor, çalışmalarında başarılarının devamını diliyorum.”
Prof. Dr. Özölçer, açıklamasında ayrıca gençlerin teknoloji, bilişim ve savunma sanayii gibi stratejik alanlarda yetişmesinin ülkenin geleceği açısından önem taşıdığına dikkat çekerek, Yusuf Nas’ın başarısının diğer öğrencilere de ilham kaynağı olacağını belirtti.
Gayrimenkul çetesi çökertildi! 451 kişi vatandaşlıktan atıldı…

Sosyal medya fenomeni Özlem Altınok Öz ve eşine hapis şoku! İstenen ceza belli oldu

Sosyal medya fenomeni Özlem Altınok Öz ve eşine hapis şoku! İstenen ceza belli oldu

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, kamuoyunda sosyal medya fenomeni olarak bilinen şahıslar hakkında, ilgi çekici paylaşımlar yoluyla yüksek sayıda takipçi edinerek sahte marka algısı oluşturdukları ve gerçek piyasada herhangi bir karşılığı olmayan düşük maliyetli ürünleri sahte marka algısıyla maskeleyip yüksek fiyattan satışa sundukları yönünde ihbarlar üzerine soruşturmaya başlandığı belirtildi.
İddianamede, sanıklar Özlem Altınok Öz, Tayyar Taylan Öz ve İbrahim Karaorhanlı hakkında da Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğüne intikal eden ihbarlar olduğu, bunun üzerine Mali Suçları Araştırma Kurulunca (MASAK) rapor hazırlandığı bilgisi verildi.
İlginizi Çekebilir
3 SUÇTAN TAKİPSİZLİK
MASAK’ın raporunda, soruşturma dosyasındaki sanıklar ve firmaların, suç işlemek saikiyle bir araya gelmiş bir organizasyon olduğu yönünde veriye rastlanılmadığı, sanıkların yöneticisi oldukları Medelina Sağlık ve Reklam Hizmetleri Ltd. Şti’nin kozmetik ürün satışlarının büyük bir bölümünü e-ticaret kanalıyla gerçekleştirdikleri ve bu şekilde cereyan eden satışların uydurma işlemler olduğu yönünde herhangi bir veriye ulaşılamadığı aktarıldı.
Sanıkların yasal bahis ve kumar siteleri, kripto borsa şirketleri, ödeme aracı/e-para kuruluşları nezdinde ciddi şüphe uyandıran, çok yoğun iletişim kurulan ya da kaynak aktarımı mahiyetinde işlemleri ile kendi aralarında sahte belge düzenleme ve kullanma eylemlerine dair veriye de rastlanılmadığı ifade edildi.
Bu nedenle sanıklar hakkında “resmi belgede sahtecilik”, “suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma” ve “kooperatif yöneticilerinin kooperatifin faaliyeti kapsamında dolandırıcılık” suçlarından takipsizlik kararı verildiği kaydedildi.

İstanbul’da okul servislerinde yeni dönem! Kamera takılması zorunluluğu getirildi
VERGİ KAÇAKÇILIĞI TESPİTİ
İddianamede, sanıkların ortağı oldukları Medelina şirketi ile ilgili vergi incelemesi yapılarak vergi suçu raporu düzenlendiği ve haklarında “Vergi Usul Kanunu’na muhalefet” suçundan Anadolu 74. Asliye Ceza Mahkemesi’nde yargılama yapıldığı aktarıldı.
Söz konusu şirket üzerinden vergi kaçakçılığı yapılması sebebiyle kamunun 10 milyon lira zarara uğradığı, bu zararın cezasının ise 51 milyon lira olduğu belirtilen iddianamede, “Vergi Usul Kanunu’na muhalefet” suçunun öncül bir suç olarak kabul edildiği vurgulandı.
İddianamede, sanıkların vergi kaçakçılığı yapmak suretiyle elde edilen gelirleri akladıkları ve haklarında kamu davası açmak için yeterli delil elde edildiği değerlendirmesi yapıldı.
Sanıkların üzerlerine atılı suçlamayı kabul etmedikleri kaydedilen iddianamede, Özlem Altınok Öz, Tayyar Taylan Öz ve İbrahim Karaorhanlı hakkında “mal varlığı değerlerinin gayri meşru kaynağını gizlemek” suçundan 3 yıldan 7 yıla kadar hapis cezası talep edildi.
İddianame, Anadolu 2. Asliye Ceza Mahkemesince kabul edildi. Sanıkların 19 Kasım’da hakim karşısına çıkması bekleniyor.
Öte yandan, soruşturma kapsamında 3 şirkete yönelik alınan kayyum kararları devam ediyor.
22 yaşındaki Türk öğrenci NASA’nın açığını buldu! ‘Süreç 5 ay sürdü’

…

Borsa
1.013,18
TL
Dolar
1.002,20
TL
Euro
994,10
TL
Altın
993,99
TL
Borsa
1.067,20
TL
Dolar
1.004,32
TL
Euro
1.003,12
TL
Altın
1.053,59
TL
Borsa
927,94
TL
Dolar
1.019,48
TL
Euro
1.014,78
TL
Altın
986,70
TL
Borsa
1.036,97
TL
Dolar
1.191,25
TL
Euro
1.147,84
TL
Altın
1.207,70
TL
Reklam
Reklam