BIST 100
11.482,60 1,32%
DOLAR
50,1497 0,09%
EURO
55,9304 -0,72%
GRAM ALTIN
6.556,39 -0,60%
BITCOIN
75.650,00 -0,23%
FAİZ
39,49 0,28%
GÜMÜŞ GRAM
83,81 0,09%
GBP/TRY
67,1077 -0,65%
EUR/USD
1,1143 -0,68%
BRENT PETROL
97,05 -0,34%
ÇEYREK ALTIN
10.719,70 -0,60%
İzmir Açık
İzmir hava durumu
10 °
Reklam

EKONOMİ

Artanlar

Tümü
  • Hisse Fiyat Fark
  • OZRDN 9,13 %▲ %10,00
  • BIOEN 12,33 %▲ %9,99
  • ISVEA 15,97 %▲ %9,99
  • KARCL 34,60 %▲ %9,98
  • GUNDG 72,15 %▲ %9,98

Azalanlar

Tümü
  • Hisse Fiyat Fark
  • KARTN 115,20 %▼ %-10,00
  • TRHOL 113,50 %▼ %-9,99
  • OZATD 102,10 %▼ %-9,96
  • RALYH 6,18 %▼ %-9,91
  • SOKM 48,44 %▼ %-9,88

İşlem Görenler

Tümü
  • Hisse Hacim
  • ASELS 13.462.912.580,75
  • THYAO 12.543.258.296,00
  • YKBNK 9.718.677.363,32
  • AKBNK 8.690.714.363,95
  • TUPRS 8.118.700.350,00
Bitcoin
75.695 -0.03%
Ethereum
2.231,61 0.03%
Tether
0,999208 0.03%
Binance Coin
695,75 0.30%
XRP
1,16 -1.95%
Solana
89,51 -0.46%
TRON
0,31976 0.40%
Dogecoin
0,071691 -1.42%
Cardano
0,18093 -2.88%
Dai
1 0.02%
Avalanche
8,19 -2.23%
Arbitrum B. USDT
0,999951 0.02%
Polygon B. USDT
1 0.05%
Wrapped Solana
98,97 -5.00%
Polygon PoS Bridged DAI (Polygon POS)
0,999531 -0.04%
Esnafın iş hayaliyle çıktığı yol kabusla bitti! ‘160 bin liram kayboldu’

Esnafın iş hayaliyle çıktığı yol kabusla bitti! ‘160 bin liram kayboldu’

Edinilen bilgiye göre, İskenderun ilçesinde depremde iş yeri yıkılan Mehmet Mithat Öğütçü (51), konteyner alma ve iş yeri sahibi olma hayaliyle kendini devlet memuru olarak tanıtan bir şahısla görüştü.
İlginizi Çekebilir
Öğütçü, iddialara göre iş yeri ve makine vaadinde bulunan şahsa banka yoluyla 160 bin TL para gönderdi. Ancak aradan geçen sürede vaatler yerine getirilmeyince ve şahıs telefonları açmayınca Öğütçü dolandırıldığını anladı. Şahsın çalıştığını beyan ettiği devlet kurumu ise, şahsın kurumla ilgisi olmadığını söyledi.
“EN ÇOK DEVLET MEMURU ÇALIŞANI OLDUĞUNA İNANDIĞIM İÇİN YANILDIM”
Bir ay önce adliyeye giderek suç duyurusunda bulunduğunu, bir hafta önce de tekrar şikayetçi olduğunu söyleyen Mehmet Mithat Öğütçü, “Kendini devlet memuru olarak çalışan bir kişi olarak tanıttı. Bana iş yeri, makine ve sigorta sözü verdi. Hatta 650 metrekarelik bir yer ayarladığını söyledi. Gösterdiği dekontlar ve belgelerle inandırdı. Ama ne iş yerim oldu ne makinelerim geldi. 160 bin liramı aldı kayboldu. En çok devlet memuru çalışanı olduğuna inandığım için yanıldım. Zor koşullarda kazandığım alın teri paramı geri istiyorum. Ülkemin adaletine güveniyorum” dedi.
Çağla Tuğaltay’ın adı kağıt peçeteye mi veriliyor? Şoke eden girişim: ‘Böyle bir hukuk yok’

Olayla ilgili soruşturma sürüyor.
Erdoğan’ın BM Genel Kurulu’ndaki konuşması dünya basınında yankılandı! ‘Vicdanlara seslendi, tek cümlesi kanıtladı: Sıradan değildi’…

Boşanma kararı sonrası korkunç cinayet! Eşini 57 bıçak darbesiyle öldürdü

Boşanma kararı sonrası korkunç cinayet! Eşini 57 bıçak darbesiyle öldürdü

Ankara’da mahkemenin boşanmalarına karar verdiği duruşmadan 1 hafta sonra Selma Kara’yı (38), aldatıldığını öne sürerek 57 bıçak darbesiyle öldüren İsmail Kara (42) yargılanmaya başladı. Çiftin erkek çocuğu A.K. (19), “Annemin aldattığına dair bir şeye şahit olmadım, mesajlarda da yoktu. 20 senedir aldatmayan kadın şimdi mi aldattı?” dedi.
Etimesgut ilçesinde 18 Şubat’ta İsmail Kara, boşanma davaları tamamlanmasına rağmen boşanmaları henüz kesinleşmeyen Selma Kara ile konuşmak için duruşmadan bir hafta sonra evine gitti. Çıkan tartışmada İsmail Kara, Selma Kara’yı 57 yerinden bıçaklayarak öldürdü. İsmail Kara, gözaltına alınıp, tutuklandı. Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığı’nın cinayetle ilgili başlattığı soruşturma tamamlanarak, iddianame hazırlandı. Mahkeme tarafından kabul edilen iddianame ile Kara hakkında ‘Eşi kasten öldürmek’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis talebiyle dava açıldı.
9 yaşındaki kız çocuğunu kaçırma girişimi son anda engellendi!
‘KAÇ DEFA BIÇAK SAPLADIĞIMI HATIRLAMIYORUM’
Ankara Batı 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde davanın ilk duruşması görüldü. Duruşmaya tutuklu sanık İsmail Kara, çocukları G.K. ve A.K. ile avukatlar katıldı. Savunma yapması için sanık Kara’ya söz verildi. Kara, savunmasında, “Eşimde bazı değişiklikler fark ettim, telefonunu sürekli saklıyordu. Banyoda elinde telefonla yakaladım, o an beni aldattığını anladım. Çocuklara da ‘Anneniz beni aldatıyor’ dedim. Olay günü ise tartışma sırasında bana ‘Sen erkek misin, birinde yakaladın birinde yakalayamadın’ diyerek tahrik etti, yüzüme tükürdü, tokat attı. O anda kendimi kaybettim, ne olduğunu anlamadım, kaç defa bıçak sapladığımı hatırlamıyorum” iddiasında bulundu.
SANIĞIN OĞLU: ŞİKAYETÇİYİM
Duruşmada sanığın oğlu A.K.’ye de söz aldı. A.K., olaya bizzat şahit olmadığını ifade ederek, “Annemin aldattığına dair bir şeye şahit olmadım, mesajlarda da yoktu. Babamın evle alakası yoktu; kumar, alkol uyuşturucuyla alakası vardı. 20 senedir aldatmayan kadın şimdi mi aldattı? Babam kumara başladıktan sonra böyle oldu. Sanıktan şikayetçiyim” dedi. Sanığın kızı G.K. (14) ise olayı bizzat görmediğini beyan ederek, “Babam olaydan sonra bana mesaj attı, ‘Anneni öldürdüm’ diye yazmıştı. Ben annemin başka bir erkekle cinsel birliktelik yaşadığını ya da gezip tozduğunu görmedim” diye konuştu.
Adıyaman’da kahreden olay! Küçük çocukların oyunu ölümle bitti
‘BEN BUNU ÖLDÜRECEĞİM’
Mahkeme başkanı, ardından tanık İ.A.’ya söz verdi. İ.A., Ben İsmail ile birlikte Hatay’a çalışmaya gittim; bir gece kaldık, iki gün çalıştık, sonra dönüşe geçtik. O gün sabah İsmail’e mesaj attım, ‘Sabah alırım’ diye. Sonra beni aradı, ‘Ben artık yokum, Selma’yı bıçakladım, herhalde öldü’ dedi. Benden alacağı vardı, o parayı da sonra kızına verdim. Şimdiye kadar aralarında bir tartışmaya şahit olmadım, boşanma davasından sonra bana ’30 yılı göze aldım, ben bunu öldüreceğim’ demişti. Ben de ‘Kardeş zaten boşanmışsın, önüne bak, çoluğun çocuğun var’ demiştim, o da ‘Tamam’ demişti” dedi. Beyanların ardından mahkeme heyeti, sanığın tutukluluk halinin devamına ve eksik hususların tamamlanmasına karar vererek duruşmayı 21 Kasım’a erteledi.
Şanlıurfa’da korkunç kaza! 16 yaşındaki genç kızın eli salça makinesine sıkıştı…

Rize’de sel felaketinde rafting yapanlara şok ceza! ‘Kabul edebileceğimiz bir şey değil’

Rize’de sel felaketinde rafting yapanlara şok ceza! ‘Kabul edebileceğimiz bir şey değil’

Kentte yaşanan sel afetinin ardından debisi ve su seviyesi yükselen Fırtına Deresi’nde rafting yapan 4 kişi hakkında işlem başlatıldı. Kaymakamlık tarafından kimlik bilgileri tespit edilen kişilerin, rafting lisansları iptal edilerek, kendilerine idari para cezası uygulandı, rafting botuna da el konuldu. İşletme hakkında ise idari işlem başlatıldı.
İlginizi Çekebilir
‘KABUL EDEBİLECEĞİMİZ BİR ŞEY DEĞİL’
Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Rize Valisi İhsan Selim Baydaş, “Bu kabul edebileceğimiz bir şey değil. Bir tarafta canla başla mücadele edilirken, orada rafting yapmak kabul edebileceğimiz bir şey değil. O arkadaşların can güvenliği açısından da kabul edebileceğimiz bir şey değil. Eminin o arkadaşlarımız kendilerini izlediklerinde ne kadar tehlikeli bir iş yaptıklarının farkına varmışlardır. Kendilerini bunu değerlendirip inşallah ders alacaklardır diye düşünüyorum. Ama son derece rahatsız olduk. Kamuoyunun da rahatsız olduğu bir şeydir.
Mahkemeden, CHP İstanbul İl Kongresi için durdurma talebi

Arkadaşlarımızın tespitini kaymakamlığımız yaptı. İdari para cezası uyguladık. Rafting lisanslarıyla ilgili idari işlem başlattık. O bot devrilebilir, bir ağaca çarpabilir. Çünkü kütükler var o suyun içerisinde. O arkadaşlarımız can güvenliği tehlikeye girebilir. Biz bütün işimizi bırakıp o gündemle ilgilenmek durumunda kalacaktık. Bu riskin alınmasına seyir kalacağımız bir risk değildir” ifadelerini kullandı.
Birleşmiş Milletler’de sessiz deprem! Liste 153 oldu: İsrail dibe vurdu…

Reklam
Keskin nişancı timleri ve komando birlikleri 'Sıfır Noktası'nda!

Keskin nişancı timleri ve komando birlikleri ‘Sıfır Noktası’nda!

İran ile en uzun sınıra sahip Van’da terör ve kaçakçılık faaliyetlerini önlemek, yasa dışı geçişleri engellemek amacıyla 2021’de güvenlik duvarı yapımına başlandı.
Çaldıran, Özalp ve Saray ilçelerinin sınırını kapsayan 204 kilometrelik etapta güvenlik duvarı, tel örgü, hendek ve güvenlik yolu yapım çalışmaları tamamlandı. Başkale ilçesi sınırındaki 91 kilometrelik hatta ise beton duvar inşası ve diğer çalışmalar devam ediyor.

İnşa edilen elektro optik ve asansörlü kulelere monte edilen gözetleme cihazları ve radarlarla sınır hattını gözetim altında tutan Mehmetçik, sarp ve engebeli coğrafyada 7 gün 24 saat görev yapıyor.
Türkiye’nin dördüncü büyük gölünde büyük şok! İkiye bölündü: ‘Çok kötü durumda’

Mahkemeden, CHP İstanbul İl Kongresi için durdurma talebi
ANLIK UYARI VE GÖRÜNTÜ AKTARABİLEN FOTO KAPANLAR KULLANILIYOR
Uzaktan komuta ve otonom özelliğe sahip insansız kara aracı, insansız hava aracı ve dronlarla zorlu arazide keşif, gözetleme ve koruma görevi yürüten hudut birlikleri, teröristlerin ve düzensiz göçmenlerin geçişlerinin önlenmesi amacıyla menfezlerde hem fiziki önlemler alıyor hem de anlık uyarı ve görüntü aktarabilen foto kapanlar kullanıyor.

İHA, dron ve paramotor tehdidine karşı dronsavar ile aktif savunma yapılabilen hava savunma topu ve taret (uçaksavar) monteli zırhlı personel taşıyıcının konuşlandırıldığı sınırda, keskin nişancı timleri ve komando birlikleri sayesinde güvenlik üst düzeyde tutuluyor.

Güvenlik güçleri, “hudut namustur” anlayışıyla sınırdaki her türlü yasa dışı olaya müdahale ediyor.
Haber Detay Görsel Slider
Güvenlik duvarı, hendek çalışmaları ve teknolojik yatırımlarla sınırı kontrol altında tutan birlikler, Saray ilçesindeki Kapıköy Gümrük Kapısı’ndan ülkeye giriş yapan turistlerin de güvenliğini sağlıyor.

…

TBMM Başkanı Kurtulmuş: Cumhurbaşkanı'mızın BM oturumlarında ortaya koyduğu tavrı fevkalade önemli

TBMM Başkanı Kurtulmuş: Cumhurbaşkanı’mızın BM oturumlarında ortaya koyduğu tavrı fevkalade önemli

“Terörsüz Türkiye” hedefi doğrultusunda TBMM’de kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu, Kurtulmuş başkanlığında toplandı.
TBMM Tören Salonu’nda gerçekleşen 12’nci toplantının açılışında konuşan Kurtulmuş, sözlerinin başında, dün vefat eden ve komisyonun 20 Ağustos’taki toplantısında görüşlerini paylaşan İHH Bölge Diplomasi Çalışmalarından Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Vahdettin Kaygan’a Allah’tan rahmet diledi.
Son dakika… Mahkemeden, CHP İstanbul İl Kongresi için durdurma talebi
Kaygan’ın cenazesinin bugün Bingöl’de toprağa verileceğini dile getiren Kurtulmuş, “Hem komisyona katkıları ve bizimle paylaştığı fikirleri dolayısıyla hem de özellikle insani diplomasi konusunda şimdiye kadar yaptığı hizmetler dolayısıyla kendisini rahmetle, saygıyla anıyoruz. Ailesine, dostlarına ve sevenlerine başsağlığı diliyorum.” ifadelerini kullandı.
“PLANLADIĞIMIZDAN DAHA DİSİPLİNLİ VE VERİMLİ GEÇEN BİR SÜREÇ OLDU”
TBMM Başkanı Kurtulmuş, komisyonun bugüne kadar gerçekleşen toplantılarında 80 kişinin dinlendiğini, yaklaşık 50 saati aşkın bir çalışmanın ortaya konulduğunu ve yaklaşık 830 sayfa tutanak tutulduğunu belirterek, 11 toplantıda fevkalade verimli müzakereler yapıldığını kaydetti.
Dinlemelerin yavaş yavaş sonuna gelindiğini, diğer sivil toplum kuruluşlarını da dinledikten sonra ekim ayı içerisinde TBMM Genel Kuruluna iletilecek tekliflerin, gerek yasal düzenlemelerin gerek komisyonun çalışma raporunun hazırlığını yapacaklarını anlatan Kurtulmuş, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bizim açımızdan planladığımız gibi, hatta planladığımızdan daha disiplinli ve verimli geçen bir süreç oldu. Burada herkes kendi fikirlerini dile getirdi, kimsenin fikirlerine, konuştuğuna müdahale etmedik, her birisi de kayda geçti. Ortak olarak söylenen hususlardan birisi ‘Eğer bu komisyon çalışmalarını başarıyla tamamlarsa gerçekten tarihi bir fonksiyon icra etmiş olacak ve Türkiye siyaseti, Türkiye demokrasisi bakımından çok önemli bir eşik aşılmış olacak.’ Ümit ederim ki en kısa süre içerisinde şimdiye kadar getirdiğimiz disiplin ve çalışma bütünlüğü içerisinde çalışmalarımızı tamamlayarak Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne millet adına yaptığımız bu vazifenin bir sonucu olan görüşlerimizi bir rapor olarak iletmek mümkün olur.”
“10 ÜLKENİN FİLİSTİN DEVLETİ’Nİ TANIMA KARARINI ALMIŞ OLMASI HER TÜRLÜ TAKDİRİN ÜSTÜNDEDİR”
Son iki gündür New York’taki Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda tarihi oturumlara şahit olunduğunu dile getiren Kurtulmuş, “İlk defa Birleşmiş Milletler’de bu kadar büyük katılımlı Gazze oturumunun gerçekleşmiş olması ve 10 ülkenin Birleşmiş Milletler Genel Kurulu münasebetiyle Filistin Devleti’ni tanıma kararını almış olması her türlü takdirin üstündedir. Bildiğiniz gibi bu kararlar alınırken ülkelerin meclislerinde onaylanıyor. Dolayısıyla Türkiye’deki milli iradenin merkezi olarak, Türkiye Büyük Millet Meclisi adına bu kararı alan ülkelerin meclislerini ve hükümetlerini canıyürekten tebrik ediyorum. Önemli bir aşamadır. Bu toplantıların Filistin davası bakımından fevkalade önemli bir geçiş dönemi olduğuna inanıyorum.” diye konuştu.
Birkaç sene önce “Fransa, İngiltere, Avustralya, Kanada gibi ülkeler Filistin Devleti’ni tanıyacak” denilseydi, herkesin, bunun neredeyse imkansıza yakın bir şey olacağını söyleyeceğine işaret eden Kurtulmuş, şunları kaydetti:
“Uluslararası alanda, bu ülkeler de başta olmak üzere, insanlık cephesinin ortaya koyduğu fevkalade güçlü direniş ve İsrail’in siyonist rejiminin ortaya koyduğu insanlık suçlarına karşı artık vicdanın, insanlığın sınırlarının zorlanmış olması, dünyanın birçok yerinde Filistin davasına olan sempatiyi artırmış ve siyonist rejime karşı nefreti çoğaltmıştır. Batı ülkelerinin başkentinde bile siyonist rejime karşı olan nefretin herhalde tarihi olarak en yüksek noktada olduğunu söylemek hiç de abartılı olmayacaktır. Zaten bu durum, insanlık cephesinin ortaya koyduğu bu tavır, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’na da yansımış, çok sayıda ülkenin temsilcisi Filistin davasına destek verdiğini ifade etmiştir.
Şanlıurfa’da korkunç kaza! 16 yaşındaki genç kızın eli salça makinesine sıkıştı
Bu çerçevede Sayın Cumhurbaşkanı’mızın milletimizin hislerine tercüman olarak, milletimizin çok ötesinde çok geniş bir coğrafyanın ve dünyanın hemen her yerindeki mazlum milletlerin temsilcisi, sözcüsü olarak hem Gazze özel oturumunda hem Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda yapmış olduğu konuşma, tarihi nitelikte konuşmalardır. Tarihe not düşülmüştür. Türk milletinin bütün olarak Filistin davasına vermiş olduğu destek bir kere daha teyit edilmiş ve bu destek de her türlü siyasi manipülasyonun üstünde vicdani ve insani gerekçelerle ortaya konulmuştur. Biz de Türkiye Büyük Millet Meclisi olarak Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin Başkanı Sayın Cumhurbaşkanı’mızın her iki oturumda ortaya koyduğu bu tavrı fevkalade önemli bulduğumuzu, sonuna kadar desteklediğimizi bir kere daha ifade etmek isterim.”
“BM’DEKİ BU TOPLANTILARIN ÖNEMLİ BİR KAZANIM OLDUĞUNUN ALTINI ÇİZMEK İSTİYORUM”
TBMM’nin, yaklaşık 700 günü aşkın süredir devam eden İsrail’in soykırımları karşısında her zaman, her önemli olaydan sonra tavrını ortaya koyduğunu vurgulayan Kurtulmuş, şöyle konuştu:
“Bütün parti gruplarımız, istisnasız, bu konuda milletimizin ortak duruşunu sergiledi. Beş önemli karar Meclis Genel Kurulumuzda oy birliğiyle kabul edilerek, milletimizin Filistin davasına verdiği desteğini ve İsrail’in bu saldırganlığına karşı tavrını uluslararası kamuoyuna ilan etmiş oldu. Ümit ederim ki Birleşmiş Milletler Genel Kurulu öncelikle acil bir ateşkesin sağlanması, barışın temin edilmesi ve maalesef açlıktan her gün ölümlerin arttığı Gazze Şeridi’nde artık insani yardımların süratle ulaştırılmasına vesile olsun ve Filistin Devleti’nin sadece kağıt üzerinde tanınan bir devlet değil, hakikatte var olan; toprak bütünlüğü sağlanmış, sınırları belli, egemenliği hiçbir şekilde tartışma konusu olmayan bir Filistin Devleti’nin kuruluşuna vesile olsun. Bu aşamada, Birleşmiş Milletler’deki bu toplantıların önemli bir kazanım olduğunun da altını çizmek istiyorum.”
Komisyonda, TBMM Başkanı Kurtulmuş’un konuşmasının ardından düşünce kuruluşları ve araştırma merkezlerinden temsilcilerin dinlenilmesine geçildi.
Birleşmiş Milletler’de sessiz deprem! Liste 153 oldu: İsrail dibe vurdu…

Karşıyaka'da işçiler yeniden eyleme başladı! Çöp yığınları tepkiye neden oldu

Karşıyaka’da işçiler yeniden eyleme başladı! Çöp yığınları tepkiye neden oldu

Karşıyaka Belediyesi’nde DİSK Genel-İş 10 No’lu Şube üyesi ve Kent AŞ ve Personel AŞ’de çalışan işçiler, maaş ve geriye dönük toplu iş sözleşmesi (TİS) haklarını alamadıkları gerekçesiyle başlattıkları eyleme, görüşmeler sonrası son verdi. Ancak ödemelerle ilgili somut bir adım atılmaması üzerine işçiler 22 Eylül akşamı yeniden iş bırakma eylemi başlatıldı. Eylemin ardından ilçe genelinde neredeyse tüm hizmetler durdu. Karşıyaka’nın işlek cadde ve sokaklarında toplanmayan çöpler yığınlar oluşturdu. Oluşan kötü koku ve görüntüye ise vatandaşlar tepki gösterdi.
İlginizi Çekebilir
‘MASKESİZ GEZEMEYECEĞİZ ARTIK’
Karşıyaka’da yaşayan Hatice Akmaz (58) “Karşıyaka’nın her yeri çöp içinde. Berbat bir görüntü var. Yolda yürümeye bile utanıyorum. Artık temiz yer görmek istiyorum. Sahil, çarşı her yer çöp. Karşıyaka’yı temiz görmek istiyorum. Böyle giderse maskesiz gezemeyeceğiz. Her tarafta fareler de var artık” dedi.

Mavişehir’de yaşayan Selma Sapmaz (62) de “Site dışına çıkardığımız çöpler de alınmamış. Her yer çöp içinde. Bu durum sağlık açısından çok kötü. Az önce biriken çöpe bastım kayıp düşecektim” diye konuştu.
Birleşmiş Milletler’de sessiz deprem! Liste 153 oldu: İsrail dibe vurdu
‘İŞLERİMİZİ DE ETKİLİYOR’
Karşıyaka Çarşısı’nda esnaf olan Tuğba Tavaz (35), “Bir vatandaş olarak çöplerin toplanmamasını hoş bulmuyorum, buraya yakışmıyor. En kısa sürede çözüm bulunmasını istiyorum. Zor durumdayız. Büyük bir sorun. Esnaf olarak işlerimizi de etkiliyor. Çünkü kimse böyle bir ortamda alışveriş yapmaya gelmek istemiyor” ifadelerini kullandı….

Balıkesir’de günlük artçı sayısı 100’ü aştı! Uzman isim ‘Deprem fırtınası o bölgeyi sardı’ deyip uyardı

Balıkesir’de günlük artçı sayısı 100’ü aştı! Uzman isim ‘Deprem fırtınası o bölgeyi sardı’ deyip uyardı

Balıkesir’in Sındırgı ilçesinde 10 Ağustos’ta 6.1 büyüklüğünde meydana gelen depremin ardından geçen 1,5 aylık sürede birçok artçı yaşandı. Depremin olduğu zamandan bugüne 10 binin üzerinde artçı deprem yaşandığını ifade eden Jeofizik Mühendisleri Odası İzmir Şube Başkanı Sinancan Öziçer, “Depremden sonra eylülün başına kadar günlük 400-500 olan artçı sayısı, eylülden itibaren azalmıştı. Birkaç gün önce meydana gelen 5 büyüklüğündeki artçı depremle beraber bu sayı yine 100’lerin üzerine çıktı. 5 büyüklüğündeki depremden önce günlük 50-70 civarında artçı depremler vardı” dedi. Öziçer, “10 Ağustos’tan önceki tarihlerde günlük ortalama 7-8 olan deprem sayısı şu an 100’ün üzerinde. Günlük deprem sayısı 10’a düştüğünde artçılar bitecek. Artçı depremlerin birkaç ay süreceğini bekliyorduk. Deprem fırtınasının o bölgeyi sardığını söyleyebiliriz” diye konuştu.
İlginizi Çekebilir
‘DEPREMLER İZMİR VE ÇEVRESİNDE KORKU VE PANİĞE SEBEBİYET VERİYOR’
Kilometrelerce uzaklıkta olan depremin İzmir’de korkutucu şekilde hissedilebildiğini aktaran Öziçer, “Sadece İzmir ve çevresinde değil, Karadeniz bölgesinde, İstanbul’da, İç Anadolu Bölgesi’nde Eskişehir’e kadar hissedilen bir depremdi. Ancak İzmir’de ciddi anlamda hissedildi. Bunun en büyük nedenlerinden biri de zemin büyütmesi. Deprem dalgaları zeminin katmanlarından geçerken farklı bir özelliğe bürünüyor. Kayalık zeminden geçerken, genliği ve gücü daha farklı oluyor. Balçık ya da alüvyon zeminden geçerken genlikleri değişiyor. Kilometrelerce ileride meydana gelen bir deprem İzmir’e yaklaştığında, sönmeye yakınken şiddetini arttıracak bir zemine geldiği zaman şiddetini arttırıyor. Bundan dolayı da miadını doldurmaya yakın, yaşı 35 ve üzeri, zemini kötü olan yerlerde inşa edilmiş yüksek binalarda deprem dalgalarına maruz kalındığında da İzmir ve çevresinde korku ve paniğe sebebiyet veriyor” diye konuştu.

‘DEPREM BÖLGESİNDE YAŞADIĞIMIZI BİLMELİYİZ’
Türkiye dünyanın en aktif ikinci deprem kuşağında olduğuna dikkati çeken Öziçer, “Ülkemiz Alplerle Himalayalar arasındaki en aktif deprem kuşağında. Türkiye’de geçmiş yıllarda olduğu gibi can kayıplarına sebebiyet verecek büyüklükte depremler meydana gelecektir. Bunun yeri, zamanı ve büyüklüğünü maalesef net bir şekilde söyleyemiyoruz. Deprem bölgesinde yaşadığımızı bilmeli, depreme karşı hazır, dirençli, güçlü ve sağlıklı bir kentin yaşanması için vatandaşlardan yerel belediyeye, devletten, sivil toplum örgütlerine herkesin üzerine düşen görevlerini yaparak hareket etmesi gerekiyor” dedi.
Öziçer, “Depremin olmasının güzel bir yanı da var. Fayların olduğu yerlerde petrol, maden yatakları, jeotermal gibi birçok doğal kaynak var. Fay hatlarının da olduğu yerlerde doğal kaynaklar olduğu için de bizler bunları değerlendirerek, bu coğrafyada yaşamanın avantajlarını kendi lehimize çevirebiliriz. Hem depreme karşı dirençli bir hale gelerek hem de fay sistemindeki bulunan tüm doğal kaynak rezervlerini tespit edip ülkemizi daha konforlu bir hale getirebiliriz” diye konuştu.
Birleşmiş Milletler’de sessiz deprem! Liste 153 oldu: İsrail dibe vurdu

Öziçer, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Depremlerin olmaması dünyamızdaki yaşamın kısa süre içerisinde yok olması anlamına geliyor. Dünyada depremler olmazsa yaşam biter. Çünkü depremler dünyanın nefes alması anlamına gelir. Bizler nasıl nefessiz yaşamıyorsak da dünyada depremsiz yaşarsa yaşam biter. Ondan dolayı depremlerden korkmadan, depremlere karşı dirençli bir mücadele göstererek yaşanabilir ve sağlıklı kentlerle beraber bu coğrafyada gündelik hayatlarımıza devam edebiliriz.”
Rize’de sel felaketinde rafting yapanlara şok ceza! ‘Kabul edebileceğimiz bir şey değil’…

Reklam
Her şey ‘sofraya bir tabak daha koyalım mı’ sorusu işle başladı! ‘En özel’ koruyucu aile

Her şey ‘sofraya bir tabak daha koyalım mı’ sorusu işle başladı! ‘En özel’ koruyucu aile

Ev kadını Aysu ve emekli Harun Raşit Selci çifti, 20 yıllık evliliklerinin ardından çocuk sahibi olamayınca 2021 yılında koruyucu aile olmaya karar vererek, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’na başvurdu. Çift, 3 aylıkken Kenan Caner’e koruyucu aile oldu. 4 ay sonra sağlık kontrolü için doktora götürülen Kenan Caner’e serebral palsi, mikrosefali, epilepsi tanısı konuldu, aynı zamanda görme kaybı olduğu belirlendi. Çift, sağlık sorunlarına rağmen ‘bırakmayız’ diyerek, hayatlarını Kenan Caner’e adadı. Tek başına hareket edemeyen Kenan Caner için evde medikal cihazlardan mobilyalara kadar pek çok düzenleme yapıldı. Haftanın 2 günü fizik tedavi gören Kenan Caner’e aile olan çift, 2024’te bu kez kız çocuğuna koruyucu aile olmaya karar verdi. Başvurularının ardından, Irmak da (5) aileye katıldı. Aysu ve Harun Raşit Selci, birlikte çocuklarıyla zaman geçirip, oyunlar oynuyor. Anne Aysu Selci, anaokuluna başlayan kızını okula getirip götürmek için evden çıktığında, baba Harun Raşit Selci, evde Kenan Caner ile ilgileniyor.
İlginizi Çekebilir
‘O BENİM GÖZÜM, KALBİM’
Anne Aysu Selci, 4 yıldır koruyucu aile olduklarını söyleyerek, “Çocuğumuz olmadığı için, koruyucu ailesi olmaya karar verdik. Yuva sahibi yapalım bir meleği istedik. Tanışacağımız günün gecesinde hiç uyuyamadık. Oğlumu ilk aldığımda kucağıma, tarifi yok onun. Ben onun kokusunu çok seviyorum. 4 aylıkken doktora götürdüğümüzde, sağlık ocağında öğrendik. ‘Hastaneye götürün problemleri var’ dediler. Orada hastalıkları ortaya çıktı. Biz tekrardan bırakmak istemedik onu. Benim oğlum çok başka bir çocuktur. Çok masumdur. Ben onu her şekilde seviyorum. Şu an tedavisi çok güzel gidiyor, nöbetlerimiz azaldı. Doktorumuz her şeyiyle ilgileniyor. Medikal malzemeler aldık. Ben çok araştırdım bu hastalıkları. Ayakta durma cihazı aldık oğlum için. Meyveleri, katı yiyecekleri püre haline getiriyorum. Öyle besleniyor. O benim her şeyim. O benim gözüm, kalbim. Ömrüm yettiği kadar ben ona bakacağım” dedi.
Rize’de sel felaketinde rafting yapanlara şok ceza! ‘Kabul edebileceğimiz bir şey değil’

‘ONLAR EN BÜYÜK ŞANSIMIZ’
Anne Selci, oğlunun ardından bir de kız çocuğa koruyucu aile olduklarını anlatarak, “Eşim ile bir gün otururken, ‘Hayatım sofraya bir tabak daha koyalım mı?’ dedim. Eşim sağ olsun bu konuda benim çok büyük destekçim, en büyük şansım. Tekrar başvuru yaptık. Başvurumuz çok güzel geçti. Sonra 2 ay sonra kızımla tanıştım. Kızım da büyük şansım benim. Önce korkularım olmuştu, evde özel çocuğum var diye. Ama kızım şükürler olsun uyum sağladı. Kızım ablalık yapıyor oğluma, ‘Anne Kenan’ın ayakları üşümüş’ diyor. ‘Canım kardeşim’ diye sever onu. Güzel bir aile olduk biz. Derler ya hani hep ‘doğurmakla anne olunmuyor.’ Doğruymuş, koruyucu aile demek çok güzel. Koruyucu ailelik kadar güzel bir şey yok. Özel çocuklardan da kimse korkmasın, evin içinde çok güzeller onlar. Onlar bir melek. Şu an iki tane melek evimde. Onlar bizim büyük şansımız” diye konuştu.

‘DÜNYANIN EN BÜYÜK ZENGİNLİĞİ’
Baba Harun Raşit Selci de “Oğlumu aldık. Anlatılmaz bir duyguydu, dünya servetini verseler değişmezdi. Sağlık problemlerini öğrendik. ‘Her şey Allah’tan gelir. Canı veren de alan da evladımıza bu hastalığı veren de Rabb’imdir’ dedik. Biz hiçbir zaman tüh, vah yapmadık ve daha çok sahiplendik. Onu hasta olarak değil, güzel yüzü, güzel duruşu ile görüyoruz. Kızım da ilk görüşte bana sarıldı. O an zaten film koptu. Oğlum, engelli olduğu için ilkokula gitmiyor ama kızım anaokuluna başladı. Sabahları 2-3 gün annesi götürüp getiriyor, 2-3 gün ben gidip geliyorum. Onu okula götürmek, bırakmak, okuldan almak, okuldan çıkışta merhaba demesi, bağırması çok başka bir duygu. Çocuk yetiştirebilmek, dünyanın en büyük zenginliği bence. Biz koruyucu aile değil de onların ailesi olarak görüyoruz kendimizi” dedi.
Birleşmiş Milletler’de sessiz deprem! Liste 153 oldu: İsrail dibe vurdu…

Türkiye’nin en büyük ikinci kalesi! 6

Türkiye’nin en büyük ikinci kalesi! 6.2 kilometrelik tarih yolculuğu: ‘Pontuslar, Romalılar, Bizanslar…’

Geçmişi milattan önce 3 binli yıllara dayanan Tokat’ın Niksar ilçesi, Roma ve Bizans dönemlerinin ardından 11’inci yüzyılda Anadolu’ya yapılan akınlarda Türklerin eline geçti. Malazgirt Zaferi ile Anadolu’nun Türklerin kontrolüne girmesiyle Selçuklu, Danişmentli ve Osmanlı toprağı oldu.
İlginizi Çekebilir
Danişmentli Beyliği’nin kurucusu Melik Danişment Gümüştekin Ahmet Gazi tarafından fethedilen ve başkent seçilen Niksar, bu dönemde ilim ve kültür merkezine dönüştü. İlçede Pers kökenli Pontus Krallığı zamanında yapıldığı ve adının da Kaberia olduğu bilinen Niksar Kalesi, Roma Dönemi’nde eklenen yeni yapılarla bugüne kadar geldi. 6,2 kilometre uzunluğundaki surlarıyla Diyarbakır’dan sonra Türkiye’nin ikinci büyük kalesi olan Niksar Kalesi, zaman içerisinde geçirdiği restorasyonlarla ayakta kaldı.

Niksar Belediye Başkanı Semih Tepebaşı, “Niksar, birçok medeniyetlere hem başkentlik hem de önemli bir şehir olarak hizmet etmiş bir şehirdir. Pontuslar, Romalılar, Bizanslar, Anadolu Selçuklularıyla beraber Danişment Devleti’ne başkentlik yapmış bir şehirdir. Niksar kalemiz Pontus döneminde Milat’tan önce 300 350 yılları arasında yapılmış bir kale şehirdir. Kaleler genellikle savunma için yapılmıştır. Türkiye’de Anadolu’da yapılmış 2’nci büyük kale olarak bilinir. Uzunluk olarak Diyarbakır Sur Kalesi’nden sonra tarihimiz açısından Niksar, tarihe başkentlik yapmış havasıyla suyla doğasıyla tarihi ve kültürü ile çok güzel bir şehrimizdir’’ dedi.
Türkiye’nin dördüncü büyük gölünde büyük şok! İkiye bölündü: ‘Çok kötü durumda’…

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik: CHP ve bazı muhalefet partiler 'siyasi misyoner' gibi hareket ediyorlar

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik: CHP ve bazı muhalefet partiler ‘siyasi misyoner’ gibi hareket ediyorlar

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, “Hiçbir milli hassasiyet ölçüsüne ve gerçeklere saygı göstermiyorlar. Yabancı bir siyasetçi Cumhurbaşkanı’mıza dönük bir söz söylediği zaman bunun ilk alıcısı muhalefet partilerimizin bazı siyasetçileri oluyor. Bunlar, yabancı siyasetçilerin Türkiye’ye ve Cumhurbaşkanı’mıza dönük mesnetsiz sözlerini yaymak için ‘siyasi uydu’ gibi hareket ediyorlar.” ifadelerini kullandı.
Son dakika… Mahkemeden, CHP İstanbul İl Kongresi için durdurma talebi
ÖMER ÇELİK’TEN MUHALEFET PARTİLERİNE SERT TEPKİ
Çelik, NSosyal hesabından yaptığı paylaşımda, CHP ve muhalefet partilerine, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yönelik açıklamalarından ötürü tepki gösterdi.
Ömer Çelik, mesajında şunları kaydetti:
“CHP ve bazı muhalefet partileri adına konuşanların Sayın Cumhurbaşkanı’mızı sürekli yabancı siyasetçileri esas alarak hedef almaları ibretlik bir durumdur. Bunlar ‘siyasi misyoner’ gibi hareket ediyorlar. Hiçbir milli hassasiyet ölçüsüne ve gerçeklere saygı göstermiyorlar. Yabancı bir siyasetçi Cumhurbaşkanı’mıza dönük bir söz söylediği zaman bunun ilk alıcısı muhalefet partilerimizin bazı siyasetçileri oluyor. Bunlar, yabancı siyasetçilerin Türkiye’ye ve Cumhurbaşkanı’mıza dönük mesnetsiz sözlerini yaymak için ‘siyasi uydu’ gibi hareket ediyorlar. Kuşkusuz bu sağlıksız ve siyasi olarak da son derece sakıncalı bir durum. Cumhurbaşkanı’mızın insanlık ittifakının sesi, bölgesel ve küresel barışın en önde gelen siyasi liderlerinden biri olduğu, tüm dünyanın kabul ettiği bir gerçektir. Kurulan her barış masasında ve diplomasi zemininde Cumhurbaşkanı’mızın dirayetli siyaseti uluslararası bir referans haline gelmiştir. Bu gerçeklere karşı çarpık bir yaklaşım geliştirenlerin amaçları ve misyonları bellidir.”
Erdoğan’ın BM Genel Kurulu’ndaki konuşması dünya basınında yankılandı! ‘Vicdanlara seslendi, tek cümlesi kanıtladı: Sıradan değildi’…

Reklam
Tarlada bulunan çatı kiremidi, bölgenin kaderini değiştirdi

Tarlada bulunan çatı kiremidi, bölgenin kaderini değiştirdi

Çaldıran ilçesine bağlı kırsal Hanköy Mahallesi’nde öğretmen Ali Fikret Yıldız, 2004 yılında kardeşleriyle birlikte kendilerine ait tarlada insan ve asma figürlü 2 obje buldu. Yıldız, buluntuları Van Müzesi’ne teslim etti. 2022’de o dönem Ankara Üniversitesi’nde görevli olan şu anda Moğolistan’ın İstanbul Başkonsolosu olarak görev yapan Dr. Ankhbayar Danuu’nun müze ziyareti sırasında bu eser dikkat çekti.

Kiremit üzerindeki figürler, sadece Moğolistan’da rastlanan örneklerle benzerlik gösteriyordu. Türk ve Moğollardan oluşan bir arkeoloji grubu aynı yıl Van Müzesi’ndeki bu parçanın izini sürdü. Daha sonra kiremit parçasının kimin, ne zaman getirildiği bilgisine ulaşıldı. Tarihi kaynaklarda Hülagü Han’ın bu bölgede bir saray inşa ettiği biliniyordu ancak tespit edilememişti.

Aynı yıl, İzmir Katip Çelebi Üniversitesi ile Moğolistan Milli Üniversitesi, Moğolistan Bilimler Akademisi ve Moğolistan Bilim ve Teknoloji Üniversitesi’nde görev yapan akademisyenlerden oluşan çalışma ekibi ile Moğolistan’da ve Türkiye’de ortak arkeolojik çalışmalar başladı. İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şaban Doğan’ın girişimiyle başlatılan akademik çalışmalar, Katip Çelebi Üniversitesi Türk-İslam Arkeolojisi Anabilim Dalı ve Türk-Moğol arkeologların iş birliğinde sürdürüldü. Prof. Dr. Ersel Çağlıtütüncigil başkanlığındaki ekip, Hanköy Mahallesi’nde saha çalışmaları gerçekleştirdi. 2023 yılında daha kapsamlı çalışmalar yapıldı.

SARAY VE ŞEHİR KALINTILARI ORTAYA ÇIKTI
Örnekleri sadece Moğolistan’da bulunan figürlü çatı kiremitleri, seramik bulgular ve sıkıştırılmış topraktan duvar kalıntılarına rastlayan ekip, bu yerleşimin İlhanlı Devleti Hükümdarı Hülagü Han’ın yaptırdığı yazlık saray ve şehir kalıntıları olduğunu tespit etti. Keşif hem akademik dünyada hem de Moğolistan’da büyük ses getirdi. Figürlü çatı kiremidi örneklerine Moğol İmparatorluğu sınırları içinde rastlanıyor olması, keşfin uluslararası alanda dikkat çekmesine neden oldu.

MOĞOLİSTAN CUMHURBAŞKANI BÖLGEYİ ZİYARET ETTİ
Heyecan yaratan bu keşfin ardından Türkiye’ye resmi ziyarette bulunan Moğolistan Cumhurbaşkanı Khurelsukh Ukhnaa, 18 Ocak 2025 tarihinde Van’a geldi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın davetlisi olarak Türkiye’de bulunan Ukhnaa, beraberindeki heyetle birlikte Hanköy Mahallesi’ne gidip alanda incelemelerde bulundu.

Van’ın Çaldıran ilçesi Hanköy Mahallesi’ndeki bu keşfin ardından Moğolistan Cumhurbaşkanı Khurelsukh Ukhnaa’da 18 Ocak 2025’te Van’a gelip bölgede incelemelerde bulunmuştu.
‘BU YAPILAR, ASYA MİMARİSİNİN EN BATIDAKİ UYGULAMALARI’
2025 yılındaki çalışmalara danışmanlık yapan Prof. Dr. Anıl Yılmaz, “Kazılar, Orta Çağ boyunca pek çok yerleşim yerinin varlığını gün yüzüne çıkarmaktadır. Ancak maalesef bunların çoğu yazıtlarda adı geçen şehir isimleri ile eşleştirilememektedir. Önceki yıllarda çalışan ekip, bu kalıntıların İlhanlı Hükümdarı Hülagü Han’ın yaptırdığı bir saray olduğunu tespit ederek çok önemli bir keşfe imza attılar. Yeni bulgular ortaya çıkmadıkça bu yapıların Asya mimarisinin en batıdaki uygulamaları olduğunu söyleyebiliriz” dedi.

‘TARİHE IŞIK TUTABİLDİK DİYE SEVİNDİM’
Buluntuları müzeye teslim eden öğretmen Ali Fikret Yıldız, “2004 yılında ben ve kardeşlerime ait olan tarlada bulduğum insan ve asma figürü 2 objeyi Van Müzesi’ne götürdüm. Bu objeler yıllar sonra Van Müzesi’ni ziyaret edenlerin dikkatini çekmiş. Daha sonra Katip Çelebi Üniversitesi Öğretim Üyesi Ersel Bey beni aradı. Bu konu hakkında bilgi istedi. Ben de kendisine bilgi verdim. Benim herhangi bir maddi bir beklentim yok. Sadece bu insanlık mirası olan tarihi hazinenin, tarihi buluntuların ortaya çıkması. Bu memlekette hangi kültürlerin yaşadığı hangi devletlerin kurulduğuna katkıda bulunup tarihe ışık tutabildik diye sevindim” diye konuştu.
MAHALLELİ TURİZM İÇİN UMUTLU
Mahallelerine turizm açısından bir katkı sağlanmasını istediğini belirten Yıldız, “Köylüler, Göbeklitepe gibi kendilerine maddi manevi gelir bekliyorlar. En azından bizim köyümüze turist gelir; köyümüz, ülkemiz kalkınır. Köydekiler bu beklenti içindeler. Zaten köylünün çoğu İstanbul, Ankara, İzmir’e başka yerlere çalışmaya gidiyor. Öyle bir şey olursa artık çalışmayı burada yaparlar. Kendi kazançlarını burada elde ederler, gurbete çıkmazlar. Bu eserleri müzeye teslim etmekle diğer insanlara da örnek olmak istedim. Önemli olan ülkenin ve memleketin kalkınmasındadır. Turistlerin gelmesi orda kültür etkileşimini de artırır” ifadelerini kullandı.
‘BU TOPRAKLAR BİRÇOK MİLLETE EV SAHİPLİĞİ YAPTI’
Hanköy Mahallesi’nde yaşayan Fırat Yıldız da bölgede yıllardır bazı tarihi kalıntılara rastlandığını belirterek, “Bu topraklar birçok millete ev sahipliği yapan bir yerdir. Moğolistan Cumhurbaşkanı’nın köyümüze teşrif etmeleri bizi sevindirdi, heyecan getirdi. Biz de mutlu oluruz inşallah. Köylünün talebi turizmin burada gelişmesidir. Tarihi yapıların ortaya çıkarılması güzel olur bizim için” dedi. (DHA)
FOTOĞRAFLI…

Borsa
1.013,18
TL
Dolar
1.002,20
TL
Euro
994,10
TL
Altın
993,99
TL
Borsa
1.067,20
TL
Dolar
1.004,32
TL
Euro
1.003,12
TL
Altın
1.043,38
TL
Borsa
927,94
TL
Dolar
1.019,48
TL
Euro
1.014,78
TL
Altın
994,53
TL
Borsa
1.036,97
TL
Dolar
1.191,25
TL
Euro
1.147,84
TL
Altın
1.170,41
TL
Reklam
Reklam