BIST 100
11.482,60 1,32%
DOLAR
50,1497 0,09%
EURO
55,9304 -0,72%
GRAM ALTIN
6.556,39 -0,60%
BITCOIN
75.863,00 0,05%
FAİZ
39,49 0,28%
GÜMÜŞ GRAM
83,81 0,09%
GBP/TRY
67,1077 -0,65%
EUR/USD
1,1143 -0,68%
BRENT PETROL
97,05 -0,34%
ÇEYREK ALTIN
10.719,70 -0,60%
İzmir Az Bulutlu
İzmir hava durumu
14 °
Reklam

EKONOMİ

Artanlar

Tümü
  • Hisse Fiyat Fark
  • OZRDN 9,13 %▲ %10,00
  • BIOEN 12,33 %▲ %9,99
  • ISVEA 15,97 %▲ %9,99
  • KARCL 34,60 %▲ %9,98
  • GUNDG 72,15 %▲ %9,98

Azalanlar

Tümü
  • Hisse Fiyat Fark
  • KARTN 115,20 %▼ %-10,00
  • TRHOL 113,50 %▼ %-9,99
  • OZATD 102,10 %▼ %-9,96
  • RALYH 6,18 %▼ %-9,91
  • SOKM 48,44 %▼ %-9,88

İşlem Görenler

Tümü
  • Hisse Hacim
  • ASELS 13.462.912.580,75
  • THYAO 12.543.258.296,00
  • YKBNK 9.718.677.363,32
  • AKBNK 8.690.714.363,95
  • TUPRS 8.118.700.350,00
Bitcoin
75.890 0.06%
Ethereum
2.244,06 0.27%
Tether
0,999212 0.02%
Binance Coin
694,54 -0.39%
XRP
1,17 -1.83%
Solana
89,98 -1.20%
TRON
0,319429 0.23%
Dogecoin
0,071938 -1.56%
Cardano
0,183039 -3.15%
Dai
1 0.01%
Avalanche
8,28 -1.96%
Arbitrum B. USDT
0,999951 0.02%
Polygon B. USDT
1 0.05%
Wrapped Solana
98,97 -5.00%
Polygon PoS Bridged DAI (Polygon POS)
0,999531 -0.04%
Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan ABD'li yayın kuruluşu Newsweek'e makale: İnsanlık vicdanının en büyük sınavlarından biri

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan ABD’li yayın kuruluşu Newsweek’e makale: İnsanlık vicdanının en büyük sınavlarından biri

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kaleme aldığı makale şu şekilde:
Dünya uzun bir dönemdir, aralıksız bir şekilde büyüyen belirsizlikler ve sınamalarla yüzleşmektedir. Çatışmalar, kuralsızlıklar, terör saldırıları, salgınlar, iklim felaketleri, derinleşen adaletsizlik ve eşitsizlikler mevcut uluslararası düzen üzerinde büyük baskı oluşturmaktadır. Buna karşılık Türkiye, adalet, barış ve dayanışma ilkelerini merkeze aldığı dış politika anlayışından ödün vermeden kapsamlı, karmaşık ve can yakıcı krizlerin ortasında kendi güvenliğini ve insanlığın ortak geleceğini de gözeten bir vizyonla hareket etmektedir. Yıllardır dile getirdiğimiz “Dünya beşten büyüktür” anlayışı temelinde yükselen çağrımız kâin sisteme yöneltilmiş bir eleştirinin ötesinde insanlığın müşterek istikbaline dair ufkun ifadesidir.
“BM, NE YAZIK Kİ ASLİ FONKSİYONUNU YERİNE GETİREMEMEKTEDİR”
İkinci Dünya Savaşı sonrası barış ve güvenliği korumak için kurulan Birleşmiş Milletler, bugün karşı karşıya kaldığımız buhranlar ve çatışmalar karşısında ne yazık ki asli fonksiyonunu yerine getirememektedir. Adalet ve eşitlik iddiasıyla kurulan BM’nin en önemli organı olan Güvenlik Konseyi, bölgesel ve küresel krizlere ilişkin karar alma süreçlerinde sadece beş ülkenin iradesi ve çıkarlarına mahkûm edilmiştir. Çağımızdaki çözümsüzlüklerin başlıca sebepleri arasında yer alan bu adaletsiz yapının bir an evvel reforma tabi tutulması, BM’nin kuruluş felsefesine uygun şekilde etkin çok taraflılığın işleyen bir merkezi hâline getirilmesi ve küresel sorunlara adil çözümler üretebilmemiz için acil bir ihtiyaç teşkil etmektedir.
İlginizi Çekebilir
BM’nin etkinlik kaybının sebep olduğu boşluk ve çok katmanlı jeopolitik sınamalara rağmen Türkiye, dış politikasının merkezine diyalog ve ara buluculuk diplomasisini yerleştirmektedir. Yakın zamanda icra ettiğimiz Karadeniz Tahıl Girişimi bu yaklaşımımızın hem bölgesel hem de küresel güvenliğe ve istikrara somut katkılar sunduğunun en açık örneğidir. Kafkasya’dan Afrika’ya, Orta Doğu’dan Balkanlar’a uzanan geniş bir bölgede Türkiye, çatışmaları adil bir diplomatik çözümle sona erdirmek ve sürdürülebilir adil bir barışın kapılarını aralamak için sorumluluk üstlenmekten hiçbir zaman kaçınmamıştır.
Türkiye’nin diplomasi vizyonu yalnızca krizlerin çözümünde değil insani boyutlarda da kendini göstermektedir. Türkiye’nin dünyanın en çok insani yardım sağlayan ülkelerinden biri olması, köklü tarihimizin ve değerlerimizin bizlere yüklediği bir sorumluluğun tezahürüdür. Bu temelde Türkiye, küresel dayanışmayı tahkim eden öncü ülke rolünü kararlılıkla devam ettirecektir.
DÜNYA DEVLETLERİNE ÇAĞRIMIZ NETTİR: FİLİSTİN DEVLETİ’Nİ TANIYIN
Gazze’de İsrail’in süregelen işgali ve mezalimi, insanlık vicdanının en büyük sınavlarından biridir. Uluslararası sistemin aktörleri başta olmak üzere tüm insanlık için bu sınav utançla sonuçlanmaktadır. Çocuklar ve kadınlar hayatını kaybetmekte, milyonlar temel ihtiyaçlardan yoksun bırakılmaktadır. Türkiye ateşkesin sağlanması, insani yardımların kesintisiz ulaşması ve iki devletli çözümün yeniden canlandırılması için çabalarını hiç durmadan sürdürmektedir. Gazze’ye gönderdiğimiz 100 bin tonu aşan yardımlar, İsrail’in insanlık dışı ambargosu altında açlıkla boğuşan kardeşlerimizin yaralarını sarmak için attığımız adımlardan sadece biridir. Her gün onlarca masum Filistinlinin ya açlıktan ya ilaçsızlıktan ya da İsrail’in işgal güçlerinin kurşun ve bombalarından hayatını kaybettiği bir vahşet tablosunda, uluslararası toplumun daha kararlı ve samimi bir duruş sergilemesi gerektiğine inanıyoruz. Israrla ve cesaretle dile getirdiğimiz hakikat bir kez daha ortadadır: Adil bir barış, Filistin halkının 1967 sınırları temelinde, bağımsız, toprak bütünlüğüne sahip ve başkenti Doğu Kudüs olan bir devlete kavuşmasıyla mümkündür. Bu, Orta Doğu’da kalıcı barış ve istikrar için bir zorunluluktur. Dünya devletlerine çağrımız nettir: “Filistin Devleti’ni tanıyın.” Nitekim Filistin’in tanınması işgale, ablukaya ve zulme karşı verilebilecek en güçlü cevaptır. Geçtiğimiz günlerde bu yönde karar alacağını açıklayan ülkeleri tebrik ediyor; kararlarında tutarlı olmalarını ve verdikleri taahhütleri somut adımlara dönüştürmelerini bekliyoruz.
“ORTADOĞU COĞRAFYASININ İSTİKRARI İÇİN SURİYE’NİN YENİDEN İNŞASI VE İHYASI KAÇINILMAZDIR”
Bölgesel istikrar açısından bir diğer önemli ülke Suriye’dir. Suriye’de 2011’den bu yana süregelen çatışmalar yüzbinlerce insanın ölümüne sebep olmuş, milyonlarca insanı yerinden etmiş ve büyük tahribatlara yol açmıştır. Bugün tüm Ortadoğu coğrafyasının istikrarı için Suriye’nin yeniden inşası ve ihyası kaçınılmazdır. Suriye’nin geleceğine dair atılacak her adımda öncelikle Suriyelilerin menfaati gözetilmelidir. Ayrıca bilinmelidir ki Suriye’de kalıcı istikrar ve barış, herhangi bir aidiyete veya gruba imtiyaz tanımadan tüm Suriye halkının müşterek iradesinin dikkate alınmasıyla mümkün olacaktır. Her ortamda vurguladığımız gibi “Suriye’nin toprak bütünlüğüne ve siyasi birliğine saygı” ilkesini savunmayı sürdüreceğiz. Türkiye, Suriye halkının iradesini dışlayan, ayrılıkçı emellere ve terör örgütlerine alan açan her türlü girişime karşı çıkmaktadır. Suriye’de son on dört yıldır yapılan hataları tamir etmenin tek yolu istikrarlı bir devlet ve toplum düzenin kurulmasına, iş birlikçi güvenlik anlayışı temelinde destek vermektir.
Yaşadığımız acı tecrübeler ışığında biliyoruz ki hakikatin, hakkaniyetin ve dayanışmanın hâkim olduğu bir gelecek ancak ortak irademizle inşa edilebilir. Türkiye bu sorumluluğun bilinciyle insanlığın onurlu ve adil bir istikbal yürüyüşüne öncülük etmeye devam edecektir….

Ömer Çelik’ten sert tepki: Cumhurbaşkanımız ile Netanyahu’yu yan yana anan her cümle sefildir

Ömer Çelik’ten sert tepki: Cumhurbaşkanımız ile Netanyahu’yu yan yana anan her cümle sefildir

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, “Bir TV kanalında Sayın Cumhurbaşkanımız ile katil Netanyahu’yu mukayese eden bir cümlenin ekrana yansıtılmasını lanetliyoruz. İnsanlık ittifakının gür sesi, devletimizin başı Sayın Cumhurbaşkanımız ile katil Netanyahu’yu yan yana anan her cümle sefildir ve milletimize hakarettir.” ifadesini kullandı.
ÇELİK’TEN, CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN’IN NETANYAHU İLE MUKAYESE EDİLMESİNE TEPKİ
Çelik, NSosyal hesabından, bir televizyon kanalında yapılan yayında, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun mukayese edilmesine tepki gösterdi.
Ömer Çelik, mesajında şunları kaydetti:
“Bir TV kanalında Sayın Cumhurbaşkanımız ile katil Netanyahu’yu mukayese eden bir cümlenin ekrana yansıtılmasını lanetliyoruz. İnsanlık ittifakının gür sesi, devletimizin başı Sayın Cumhurbaşkanımız ile katil Netanyahu’yu yan yana anan her cümle sefildir ve milletimize hakarettir. İlgili kanal özür dilemiş, özür için gereğinin yapılması gerekir. Cumhurbaşkanımıza dönük saygısızlıklarla hukuki ve siyasi zeminde en net şekilde mücadele edeceğimizden kimsenin kuşkusu olmasın.”
Eşini ve oğlunu kaza süsü verip öldüren doktorun yasak aşkı ortaya çıktı! Şoke eden günlük detayı
ABD’li Temsilci Barrack’tan flaş açıklama: İsrail, Lübnan’dan çekilmeyecek!
…

Reklam
Dezenformasyonla Mücadele Merkezi’nden Sındırgı açıklaması

Dezenformasyonla Mücadele Merkezi’nden Sındırgı açıklaması

Merkezden yapılan açıklamada, 6,1 büyüklüğündeki depremin ardından AFAD koordinasyonunda bölgeye 320 konteyner sevk edildiği, bunlardan 263’ünün kurulumunun tamamlandığı bildirildi. Sındırgı ve Bigadiç ilçelerine 242 yaşam ve 13 çalışma konteynerinin yerleştirildiği, talebe göre ilave konteynerlerin kurulumunun sürdüğü belirtildi.
“320 KONTEYNER SEVK EDİLDİ”
Dezenformasyonla Mücadele Merkezi’nin açıklamaları şöyle;
“Balıkesir’in Sındırgı ilçesinde meydana gelen 6,1 büyüklüğündeki depremin ardından, barınma ihtiyacını karşılamak amacıyla AFAD koordinasyonunda bölgeye toplam 320 konteyner sevk edilmiş, 263’ünün kurulumu tamamlanmıştır.
Eşini ve oğlunu kaza süsü verip öldüren doktorun yasak aşkı ortaya çıktı! Şoke eden günlük detayı
Bu kapsamda Sındırgı ve Bigadiç ilçelerine 242 yaşam konteyneri ve 13 çalışma konteyneri kurulmuş olup talep doğrultusunda ilave konteynerlerin yerleştirilmesine devam edilmektedir. Kurulan konteynerler da temel yaşam malzemeleriyle donatılmış olarak teslim edilmektedir.
60 MİLYON TL ACİL YARDIM ÖDENEĞİ
Buna ek olarak, depremzedelerin acil ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla Balıkesir’e 50 milyon TL ve Manisa’ya 10 milyon TL olmak üzere toplam 60 milyon TL Acil Yardım Ödeneği gönderilmiştir.

Bu çerçevede depremden etkilenen hanelere aile başına 20 bin ila 110 bin TL tutarlarında ödemeler yapılmış, ayrıca Sındırgı Kaymakamlığı’na barınma, bakım ve onarım giderleri için 9,2 milyon TL aktarılmıştır.
Kamuoyunun resmî açıklamaları dikkate alması, dezenformasyon içeren paylaşımlara itibar etmemesi önemle rica olunur.”
…

EGM'den spor kulübünün genel kurulundaki iddalara ilişkin açıklama

EGM’den spor kulübünün genel kurulundaki iddalara ilişkin açıklama

EGM’nin sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, “20-21 Eylül 2025 tarihlerinde İstanbul’da gerçekleştirilen bir spor kulübünün olağanüstü seçimli genel kurul toplantısının sonuçlarının hayırlı olmasını temenni ediyor, seçilen yönetime görevinde başarılar diliyoruz. Bununla birlikte, Genel Kurul’da delege bir şahıs tarafından yapılan konuşmada müsabakalarda görevli personelimize yönelik hadsiz, asılsız ve yakışıksız ithamlarda bulunulmuştur” ifadelerine yer verildi.
’40-45 BİN PERSONEL İDDİASI GERÇEĞİ YANSITMAMAKTADIR’
Kamuoyunu doğru bilgilendirmek amacıyla açıklama yapılmasına gerek duyulduğu belirtilerek, şöyle denildi:
“Çevik kuvvet birimlerinde görev yapan personelimiz, Kıyafet Yönergesi kapsamında belirtilen üniforma ile görev yapmaktadır. Müsabakaların risk durumu ve güvenlik ihtiyaçları doğrultusunda personel sayısı planlanmakta olup, 40-45 bin personel görevlendirildiği iddiası gerçeği yansıtmamaktadır. Türk Polis Teşkilatı; Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu ile Emniyet Teşkilatı Kanunu çerçevesinde görev yapmaktadır. Mevzuat hükümleri dışında hiç kimsenin, hangi sıfatla olursa olsun, Türk Polis Teşkilatı üzerinde denetim yapması mümkün değildir. İlgili şahıs hakkında suç duyurusunda bulunulmuştur.”
Eşini ve oğlunu kaza süsü verip öldüren doktorun yasak aşkı ortaya çıktı! Şoke eden günlük detayı
İspanyol basını, Türk Çelik Kubbesi ile İsrail Demir Kubbesi’ni karşılaştırdı! ‘Savunmada yeni bir çağ’…

Uyuşturucu operasyonlarıyla anılıyordu! Kore Mahallesi’nde yeni dönem başlıyor

Uyuşturucu operasyonlarıyla anılıyordu! Kore Mahallesi’nde yeni dönem başlıyor

Tekirdağ’ın Çorlu ilçesinde asayiş ve narkotik olaylarıyla sıkça anılan ve ‘Kore Mahallesi’ olarak bilinen Hıdırağa Mahallesi’nde, dönüşüm için ilk adım atıldı. Mahalledeki metruk binaların yıkımına başlanırken, ‘zula’ olarak tabir edilen duvarlarda da sıva işlemi yapıldı. İl Emniyet Müdürü Metin Turanlı, “Yeni nesli, eski neslin hastalıklarından kurtaracağız. Kore Mahallesi, bizim için bir pilot nokta, çalışma yerimiz” dedi.
Tekirdağ İl Emniyet Müdürlüğü ve Çorlu Belediyesi, ilçede pilot bölge olarak belirledikleri, vatandaşlarca ‘Kore Mahallesi’ olarak anılan Hıdırağa Mahallesi’nde çalışma başlattı. Çalışmalar kapsamında mahalledeki metruk binaların yıkımına başlanırken, ‘zula’ olarak tabir edilen duvarlarda da sıva işlemi yapıldı. 10 metruk binanın yıkıldığı, duvar yazılarının da silindiği mahalleye gelen Çorlu Belediye Başkanı Ahmet Sarıkurt ile İl Emniyet Müdürü Metin Turanlı çalışmaları inceledi.
Eşini ve oğlunu kaza süsü verip öldüren doktorun yasak aşkı ortaya çıktı! Şoke eden günlük detayı
‘KORKACAĞIMIZ, ÇEKİNECEĞİMİZ HİÇBİR ŞEY YOK’
Tekirdağ Emniyet Müdürü Metin Turanlı, “Özellikle bu mahalleyle ilgili kötü alışkanlıklar anlamında, bağımlılıkla ilgili, insanlarımızı rahatsız eden konularla ilgili biz işimizi zaten yapıyoruz. Bu konuyla ilgili yüzde 633 düzeyinde daha fazla bu mahalledeyiz. Burada nerede bir metruk bina varsa, hepsini tek tek yıkacağız. Nerede bir duvar zulası varsa, tuğlalardan oluşturulmuş, adeta dükkan rafı gibi oluşturulmuş nerede bir zula varsa, sokak üstlerinde bunları sıvayacağız.

Nerede bir ahlaksız ve toplumun rencide olacağı yazı varsa bunların her birini beyaz sayfa açma adına sileceğiz, sildireceğiz. Hep beraber, Çorlu Belediyesi ile beraber, burada daha yakın duracağız, daha içinde olacağız. Korkacağımız, çekineceğimiz hiçbir şey yok. Memleketin birçok yerinde çalışmış ve buradaki Roman kardeşlerimizi, evlatlarımızı, kızlarımızı görmüş bir insan olarak çekinecek, korkulacak, ulaşılamayacak bir yer olmadığını, gayet rahat bilen bir insan olarak söylüyorum. Tüm arkadaşlarımızla beraber en az ayda bir defa böyle sosyal temas, sosyal dokunuş yapmak üzere burada olacağız. O aradaki süreç içerisinde çalışmalarımızı ölçeceğiz, tartacağız, değerlendireceğiz” dedi.

‘2026’DA KORE MAHALLESİ BAŞKA ŞEKİLDE ANILACAK’
Turanlı, “İnşallah 2026’da Kore Mahallesi başka şekilde anılacak. Burasının ismi başka şekilde konuşulacak. Bu çocuklara dokunacağız, yardımcı olacağız. Gerçekçi analizler yaparak, sahada gerçekçi tespitler yaparak, bütün rakamları da bilinmesi gereken kişilere, makamlara arz edeceğiz. İddiamız var; bu iddiamızla ilgili bu çocuklar, benim en büyük destekçim. Bu mahallede en az 50 tane, bizzat, yakinen tanıdığım ve kahve toplantıları yaptığım, onları misafir ettiğim çocuklar var. Bu çocuklarla beraber bu işleri aşacağız. Yeni nesli, eski neslin hastalıklarından kurtaracağız.
Kore Mahallesi, bizim için bir pilot nokta, çalışma yerimiz. Onun için pek yakında da yine projesini bitirmiş olduğumuz karakolumuzu mahallenin hemen yanı başına, sıfır noktasına en kısa sürede kuracağız, inşa edeceğiz. Ama bundan önce bir konteyner nokta olarak önümüzdeki hafta oraya yerleşmiş olacağız. Sabah akşam, kesintisiz burada olacak arkadaşlarımız var. Zaten biz buradayız ama daha görünür olacağız. İnşallah Tekirdağ, bu kötü algısından, kötü söylemden, bu çocukları kötü isnatlardan korunmasıyla ilgili Aile ve Sosyal Politikalarımız, Milli Eğitim Müdürlüğümüz, daha sıkı fıkı, Gençlik ve Spor İl Müdürlüğümüz daha sıkı fıkı bir şekilde bu sahaya müdahale edeceğiz. Allah işimizi rast getirsin, duamız budur” diye konuştu.
‘KABA KUVVETLE OLACAK BİR ŞEY DEĞİL’
Çorlu Belediye Başkanı Ahmet Sarıkurt da “Emniyet müdürlüğümüz yakın zamanda burada özellikle uyuşturucuyla mücadele güvenliği sağlamak üzerine bir operasyon yaptı ve şimdi de yine emniyet müdürlüğümüz ve çalışma arkadaşlarımız, bir çalışma yapıyor. Hikayemiz sadece aslında binaları yıkmak üzerine değil; beraberce mahallede daha iyi şartların vatandaşlarımız için sağlanmasına yönelik bir gayret var. Ümit ederim bu iş birliği sürekli olarak devam eder, hepimiz hemşehrilerimizden daha iyi şartlarda yaşamasını arzu ediyoruz. Sadece kaba kuvvetle olacak bir şey değil. Beraberce eğitimi ile ilgilenmek hem sosyal desteği ile ilgilenmek hem iş imkanları ile ilgilenmek lazım. Her biri ülkemizin vatandaşları. Evlatlarımız için ne istiyorsak, buradaki evlatlar için aynı şeyi istemeliyiz. Bu anlamda da özellikle emniyet müdürümüze ve kaymakam beye teşekkür ediyorum” dedi.
‘METRUK OLAN EVLER YIKILACAK’
Öz Çorlulular Roman Derneği Başkanı Bahattin Pektaş, “Bugün Çorlu Kore Mahallesi’nde metruk olan evler yıkılacak. Başta Tekirdağ İl Emniyet Müdürümüzden, Çorlu Emniyet Müdürümüzden Allah razı olsun. Bizlere böyle güç ve kuvvet verdiler, mahallemizi düzeltecekler Allah’ın izniyle” diye konuştu. Diğer yandan mahallede yakalanan yabancı uyruklu 1 kişi de sınır dışı edilmek üzere gözaltına alındı.
Ali Koç’tan Galatasaray maçı sonrası Frankfurt telefonu! ‘5 kez teşekkür etti’…

Büyükçekmece Belediyesi'nde rüşvet operasyonuna ilişkin davada ara karar

Büyükçekmece Belediyesi’nde rüşvet operasyonuna ilişkin davada ara karar

Bakırköy 13. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmaya tutuklu sanık Serkan Kayasel, 8 tutuksuz sanık ve avukatlar katıldı. Sanıklardan Burak Aldanmaz da duruşmaya cezaevinden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi’yle (SEGBİS) bağlandı.
Duruşmada, sanıklar ve avukatlarının savunmaları alındı.
Mahkemeye heyetinin ara kararında sanık Serkan Kayasel’in tutuklulukta geçirdiği süre göz önüne alınarak, adli kontrol tedbiri uygulanıp, tahliyesine hükmedildi.
Sanık Burak Aldanmaz’ın ise tutukluluk halinin, firari sanıklar hakkındaki yakalama emrinin devamına karar veren heyet, duruşmayı eksikliklerin giderilmesi için 15 Aralık’a erteledi.
Her yerde aranıyordu! Gizli bölmede yakalandı
İDDİANAMEDEN
Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca, Büyükçekmece’de yaklaşık 8 milyar 630 milyon lira değerindeki 144 villanın sahte rapor ve rüşvetle inşa edildiği iddiasıyla yürütülen soruşturma kapsamında hazırlanan iddianamede, 14 mağdur, 6 müşteki ve Büyükçekmece Belediye Başkan Yardımcısı Nuraydın Sak’ın da aralarında bulunduğu 23 sanık yer alıyor.
Gül Yapı’nın “4 Mevsim İstanbul” projesinden ev alan mağdurların, depreme dayanıklı konut söylemiyle aldatıldığı, İmar Kanunu’na aykırı, olası depremde yıkılma riski yüksek, ruhsatsız, temelsiz, zemin etütsüz 144 villanın yapıldığı belirtilen iddianamede, mağdur vatandaşların dolandırıldığı eylemler sırasında belediye personeli ve yapı denetim firmalarınca sahte evrak düzenlendiği aktarılıyor.
İddianamede, sanık Nuraydın Sak’ın incelenen mesajlarına göre, belediye ve yapı denetim firmalarında görevli sanıkların rüşvet almak, müteahhit firmada çalışanların ise rüşvet vermek suretiyle söz konusu dosyadaki suçları işledikleri yer alıyor.
Kartalkaya faciası davasında 2’inci duruşma: Ailesiyle kimseye haber vermeden kaçmıştı! Savunması çıldırttı
İddianamede, söz konusu yapı denetim firmalarının usul ve mevzuat gereği yapmaları gereken denetim ve düzenlemeleri gereken evrakı sahte olarak hazırladıkları, görev ve gereklerine aykırı davranarak temelsiz, fore kazıksız, ruhsatsız villalara uygunluk raporu verdikleri, hazırladıkları denetim raporlarında vatandaş ve belediye görevlilerinin de imza ve beyanlarının olduğu anlatılıyor.
RUHSATSIZ VİLLA PROJESİNE 300 YILI AŞAN HAPİS İSTEMİ
Dosyadaki maddi usulsüzlük değerine de yer verilen iddianamede, Gül Yapı tarafından yaptırılan “4 Mevsim İstanbul” isimli 144 ruhsatsız ve olası depreme dayanıksız villanın internet üzerinden açık kaynaklardaki değerinin villa başına 60 milyon liranın üzerinde olduğu, usulsüz tüm projenin değerinin ise yaklaşık 8 milyar 630 milyon lirayı bulduğunun tahmin edildiği aktarılıyor.
İddianamede 8 sanık hakkında “iştirak halinde zincirleme suretle imar kirliliğine neden olmak”, “iştirak halinde zincirleme suretle yapı denetim görevine muhalefet”, “iştirak halinde tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında dolandırıcılık”, “iştirak halinde zincirleme suretle kamu görevlisinin resmi belgede sahtecilik” ve “iştirak halinde rüşvet almak” suçlarından 100 yıl 3 aydan 343 yıl 9 aya kadar hapis cezası talep ediliyor.
Büyükçekmece Belediye Başkan Yardımcısı Sak’ın da aralarında bulunduğu 15 sanık hakkında ise “iştirak halinde zincirleme suretle imar kirliliğine neden olmak”, “iştirak halinde zincirleme suretle yapı denetim görevine muhalefet”, “iştirak halinde tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında dolandırıcılık”, “iştirak halinde zincirleme suretle kamu görevlisinin resmi belgede sahtecilik” ve “iştirak halinde rüşvet almak” suçlarından 97 yıl 3 aydan 333 yıl 9 aya kadar hapis cezası öngörülüyor.
Soğuk Savaş’ın en tuhaf cephesi: Hayvanat bahçeleri! ‘Pandaları KGB öldürdü’…

Reklam
Belediye Başkanı Ahmet Aras’ın evine saldırı istihbaratı! Ekipler harekete geçti

Belediye Başkanı Ahmet Aras’ın evine saldırı istihbaratı! Ekipler harekete geçti

Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras’ın, Menteşe ilçesinin Ortaköy Mahallesi’ndeki konutunun ‘para karşılığı kurşunlanacağı’ istihbaratı üzerine Valiliğin talimatıyla bölgede güvenlik önlemleri artırıldı.
İlginizi Çekebilir
“BEN BİR SIKINTI OLACAĞINI DÜŞÜNMÜYORUM”
Konuyla ilgili basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Başkan Aras, “Bizim de kulağımıza geldi. Biz tabii ki hayatımıza devam ediyoruz. Net bir bilgi bizde yok. Muhtemelen savcılığımızda, emniyet birimlerimizde, jandarmamızda olabilir. Bize sadece tedbir aldıklarını söylediler. Detayını bilmiyoruz. Bilmek de istemiyoruz açıkçası. Gerçekten çok anlamsız. Hiç istenmeyen şeyler bunlar. Ben bir sıkıntı olacağını düşünmüyorum. Yine de teşekkür ederiz” dedi.
Eşini ve oğlunu kaza süsü verip öldüren doktorun yasak aşkı ortaya çıktı! Şoke eden günlük detayı
Evinin çevresinde ekiplerin güvenlik önleminin olup olmadığı sorusuna ise Aras, “Öyle bir durum yok. Herhalde genel olarak bölgede arkadaşlar denetim ve kontrollerini sürdürüyorlar. Yoksa bizim de böyle bir talebimiz olmadı açıkçası. Sağ olsunlar Sayın Valimiz, başsavcımız gelen bir istihbarat üzerine sanıyorum böyle bir karar almışlar” diye konuştu.
Kartalkaya faciası davasında 2’inci duruşma: Ailesiyle kimseye haber vermeden kaçmıştı! Savunması çıldırttı…

Özgür Çelik ve 25 kişinin yargılandığı davanın duruşması ertelendi

Özgür Çelik ve 25 kişinin yargılandığı davanın duruşması ertelendi

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan yolsuzluk soruşturması kapsamında tutuklanan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, 31 Ocak 2025’te hakkında yürütülen iki ayrı soruşturma kapsamında ifade vermek üzere İstanbul Adalet Sarayı’na gitmişti. İmamoğlu’nun içeride ifade verdiği sırada ise adliye önünce toplanan grup ile polis arasında arbede yaşanmıştı. Yaşanan olaylara ilişkin başlatılan soruşturma sonunda Özgür Çelik’in de bulunduğu 26 şüpheli hakkında 15 yıl 6 aya kadar iddianame düzenlenmişti.
26 KİŞİYE HAPİS TALEBİ
Olaylarda yaralanan 5 polis memuru müşteki olarak yer aldığı İddianamede, eski İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, Ağabeyi Özkan Çelik, İstanbul İl Başkan Yardımcısı Ali Kocakaya, CHP İstanbul İl Gençlik Kolları Başkanı Erdem Kara, Yardımcısı Ozan Temürlenk, CHP İl Sekreter Danışmanı Yılmaz Boyraz, CHP Sultangazi İlçe Başkanı Kemal Avseren, Maltepe İlçe Başkanı Kenan Otlu, Maltepe Belediye Meclis Üyesi Yusuf Alperen Yurdudeven Esenyurt Belediye Meclis Üyesi Canali Tan ve Kartal Gençlik Kolları Başkanı Kazım Caner Boz’un da aralarında bulunduğu 26 kişi sanık olarak yer aldı.

İLK KEZ HAKİM KARŞISINA ÇIKTILAR
İstanbul 18. Asliye Ceza Mahkemesi’nde yapılan davanın ilk duruşmasına Özgür Çelik ve diğer sanıklar katıldı. CHP Genel Başkanı Özgür Özel de duruşmaya izleyici olarak katıldı. Duruşmada ilk kez savunma yapan Özgür Çelik, hakkındaki suçlamaları reddederek, “Ben hayatımda ilk defa hakim karşısına çıkıyorum. Ben ve buradaki yönetici arkadaşlar iki yıl önce göreve geldik. Ne olduysa 31 Mart’tan sonra oldu. İl Başkanlığı bina davalık ve etrafı abluka altına alınmış durumda. Toplam üç ayrı davadan 22.5 yılla yargılanıyorum. Bu davadaki temel sebep basın açıklamamızın yapılmasını engellemektir” dedi.
“ANONSU DUYMADIK”
Olay günü basın açıklaması yapmak istediklerini, ses sistemine ve otobüsün geçişine izin verilmediğini söyleyen Çelik, “Otobüse doğru yöneldim. Polis az sayıda vardı. Herhangi bir fiziki temas yok çok kısa bir diyalog kurduk. ‘Geçemezsiniz’ dediler. Geçtik gittik. Otobüsün üstüne çıktım, otobüs yönüne doğru gelen insanlara doğru konuşma yaptım. Emniyet yetkilileri tarafından dağılın anonsu duymadık” dedi.
BERAATINI TALEP ETTİ
Ekrem İmamoğlu ve Mansur Yavaş’ın basın açıklamasının ardından halkın dağıldığını, direnme olmadığını belirten Özgür Çelik savunmasını “Belli haklardan mahrum bırakma meselesi var. Mahkemenizden arkadaşlarım ve benim için beraat talep ediyoruz” diyerek bitirdi.
Soğuk Savaş’ın en tuhaf cephesi: Hayvanat bahçeleri! ‘Pandaları KGB öldürdü’
DAVA ERTELENDİ
Özgür Çelik ve 25 şüphelinin yargılandığı davanın duruşmasının 23 Şubat’a ertelendiği bildirildi….

Marmara'da hortladı, kabusa dönüştü: Balıkçılık bitti artık

Marmara’da hortladı, kabusa dönüştü: Balıkçılık bitti artık

Bursa’nın Gemlik ve Mudanya ilçelerinden, Tekirdağ ve Balıkesir’den denize açılan balıkçılar “bitti” dedikleri müsilajla tekrar karşılaştı.
Denizanası yoğunluğuyla uğraşırken Marmara’da ağlarını müsilaj nedeniyle çekmekte zorlanan balık yerine adeta balçık çeken balıkçılar, ne yapacağını şaşırdı.
Gemlik Su Ürünleri Kooperatifi Başkan Vekili Kadir Aksu, denizanası popülasyonunda artışın sürdüğünü kıyıların bu canlıdan geçilmediğini söyledi.
Ekim ve kasım aylarında denizanasının azalmasını, yok olmasını beklerken müsilajın tekrar başladığına dikkati çeken Aksu, “Balıkçılarımız müsilaj var diyordu ama biz denizanası salyası diyorduk. Kayıkçılarımız kıyıya geldikçe gördük ki ağlarını müsilajdan çekememişler.” dedi.

Ağların tekrar müsilajla kaplandığını olmadığı yerlerde de denizanasından zarar gördüklerini aktaran Aksu, şöyle konuştu:
Alıntı Metni
Aksu, eylülde tam para kazanacağı dönemde balıkçıların denize açılamadığını belirterek, “Tekirdağ balıkçılarından bile görüntü geldi müsilajdan ağları berbat durumda. Heryere anlattık bu denizanası ve müsilaj sorununu ama çözüm yok. Marmara’da balıkçılık elbirliğiyle bitirildi. Kirlilik, arıtılmadan denize akıtılan atıklar, bilinçsizlik derken balıkçılık bitti artık” dedi.
‘TEMAS ETMEMEK MÜMKÜN DEĞİL’
Denizanasının ciddi derecede arttığını vurgulayan Aksu, “Temas etmemek mümkün değil ağları çekerken yüzümüze sıçrayan suyla salyaları geliyor. Bir hafta evinde yatan balıkçılarımız oluyor. Deride inanılmaz yaralanmalara yol açıyor. Neyle mücadele edeceğimizi şaşırdık” ifadesini kullandı.

“YİNE YENİDEN BAŞLADI”
Bandırma Onyedi Eylül Üniversitesi Denizcilik Fakültesi Öğretim Üyesi ve Marmara Denizi Eylem Planı Bilim ve Teknik Kurulu Üyesi Prof. Dr. Mustafa Sarı, “Yine, yeniden müsilaj başladı.” dedi.
Şarköy kıyıları, Gemlik Körfezi, Bandırma Körfezi, Erdek Körfezi ve Çanakkale Boğazı girişinde 15 Eylül itibarıyla müsilaj tespit ettiklerine dikkati çeken Sarı, şunları kaydetti:
Alıntı Metni
Tedbir alınmazsa bundan sonra her yıl tekrar etme veya sürekli hale gelme ihtimali bulunduğunu vurgulayan Sarı, şöyle devam etti:
Alıntı Metni
Sarı, yapılması gerekenleri şöyle sıraladı:
– Çalışmayan arıtma tesislerini çalışır hale getirelim.- İnşaatı devam eden arıtma tesislerini bir an önce bitirelim.- İleri biyolojik arıtma dönüşümünü hızlandıralım.- Denetimi artırarak endüstriyel atıkların arıtılmasını sağlayalım.- Arıtma tesislerinin dönüşümü için merkezi yönetim, yerel yönetim çekişmesini bir tarafa bırakıp işbirliği yapalım.- Denizle kurduğumuz yanlış ilişkiyi değiştirmek üzere ulusal ölçekte farkındalık kampanyaları başlatalım.- Toplantılarla zaman kaybedip, suçu birbirimize yükleyerek iş yapıyormuş gibi gözükmeyelim….

Reklam
'Umut Davası'na devam edildi! Mehmet Ağar 'tanık' olarak ifade verdi

‘Umut Davası’na devam edildi! Mehmet Ağar ‘tanık’ olarak ifade verdi

Kamuoyunda “Umut Davası” olarak bilinen Uğur Mumcu, Ahmet Taner Kışlalı, Muammer Aksoy ve Bahriye Üçok cinayetlerine ilişkin davanın firari sanıklarından Oğuz Demir’in yargılanmasına devam edildi.
Ankara 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya, Uğur Mumcu’nun kızı Özge Mumcu ve müşteki avukatı katıldı.
Mahkeme Başkanı, dosyaya gelen evrakı okuduktan sonra, eski İçişleri Bakanı Mehmet Ağar’ın tanık olarak dinleneceğini bildirdi.
Duruşmaya tanık olarak Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla bağlanan Ağar, Mumcu ile Ankara Emniyet Müdürü olarak görev yaptığı yıllarda görüştüklerini, cinayetin gerçekleştiği zaman aralığında ise Erzurum Valisi olduğunu anlattı.
‘007 James Bond’ filminin aksiyon sahnelerinin çekildiği Adana’nın 63 yıllık simge köprüsü yıkılıyor
Ağar, “Biz Uğur Bey ile sık sık görüşürdük. Sık sık evine gider fikir alışverişinde bulunurduk. O zamanlar, ‘Kazım Karabekir ile ilgili bir kitap hazırladığını’ söyledi. Benden birtakım bilgiler istedi, ben de ona o belgeleri verdim. Güldal Mumcu ile Mülkiye’den sınıf arkadaşıydık.” şeklinde beyanda bulundu.
Ağar, “Uğur Mumcu ile teröre her nereden gelirse gelsin karşı olduklarını, ülke gündemindeki temel meselelere yaklaşımlarının ise aynı olduğunu” söyledi.
Basına yansıyan haberlerin aleyhine olduğu ve konunun çarptırıldığı görüşünü dile getiren Ağar, “Haberlerde yer alan gelişmelerde ben, bu cinayetin çözülmesine mani oluyormuşum gibi bir hava verilmeye çalışılmıştır. Olay, çok farklı lanse edilmiştir. Uğur Mumcu’nun bahsettiği ‘Gladyo örgütü’ ile işimiz olmaz. Yaptıklarımız, tamamen yasal çerçevede bakanlık işleriydi ve devletin bilgisi dahilindeydi.” diye konuştu.
Ağar, gerçekleştirilen bütün operasyonları devletin bilgisi dahilinde gerçekleştirdikleri yönünde görüş bildirerek, “Soruşturma 1993’te açılmış ve hala devam etmektedir. Bana bu süreçte hiç kimsenin baskısı olmamıştır. En ufak bir bilgim olsa dosyada görev yapan arkadaşlara iletirdim.” beyanında bulundu.
Söz alan müşteki avukatı, sanık ve yakınlarının yurt dışına kaçırıldığı yönünde şüpheleri olduğunu, Dışişleri Bakanlığı ve Milli İstihbarat Teşkilatı’na (MİT) bu konu hakkında bilgi ve belgelerin mahkemeye gönderilmesine ilişkin yazı yazılmasını talep etti.
Avukat taleplerinin ardından görüşü sorulan cumhuriyet savcısı, hakkında yakalama kararı olan sanık Oğuz Demir’in yakalanmasının beklenilmesine karar verilmesini talep etti.
Ara kararını açıklayan mahkeme, MİT ve Dışişleri Bakanlığına sanık ile yakınları hakkında bilgi ve belge olup olmadığının sorulmasına, bilgi ve belge olması halinde mahkemeye gönderilmesine ilişkin müzekkere yazılmasına karar vererek, hakkında yakalama kararı olan sanık Oğuz Demir’in yakalanmasının beklenilmesine hükmetti.
Duruşma, 9 Şubat’a ertelendi.
İzmir’de okul bahçesinde skandal görüntü! Kimlikleri tespit edildi
DAVANIN GEÇMİŞİ
Ahmet Taner Kışlalı, Uğur Mumcu, Bahriye Üçok ve Muammer Aksoy’un öldürülmesinin de arasında bulunduğu birçok olayı kapsayan “Umut Davası”na ilişkin ilk yargılama Devlet Güvenlik Mahkemesi’nde (DGM) görüldü.
DGM’lerin kapanmasının ardından yargılamaya Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam edildi.
İlk derece mahkemenin kararının Yargıtay tarafından bozulmasından sonra tekrar görülen davada, 3 sanık “yasa dışı Tevhid-Selam ve Kudüs Ordusu örgütünü kurmak ve yönetmek” suçundan, 5 sanık ise aynı örgüte üyelikten çeşitli sürelerde hapse mahkum edildi.
Bu kapsamda sanıklardan Mehmet Ali Tekin, Hasan Kılıç ve Ekrem Baytap, “silahlı suç örgütü kurma ve yönetme” eylemlerinden 12 yıl 6’şar ay hapisle cezalandırıldı.
Sanıklar Abdulhamit Çelik, Fatih Aydın, Yusuf Karakuş, Mehmet Şahin ve Recep Aydın’a ise “silahlı suç örgütü üyesi olmak”tan 6 yıl 3’er ay hapis cezası verildi.
Davanın firari sanıklarından Oğuz Demir’in dosyası ayrılarak Ankara 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılanmasına devam edildi.

…

Borsa
1.013,18
TL
Dolar
1.002,20
TL
Euro
994,10
TL
Altın
993,99
TL
Borsa
1.067,20
TL
Dolar
1.004,32
TL
Euro
1.003,12
TL
Altın
1.043,38
TL
Borsa
927,94
TL
Dolar
1.019,48
TL
Euro
1.014,78
TL
Altın
994,53
TL
Borsa
1.036,97
TL
Dolar
1.191,25
TL
Euro
1.147,84
TL
Altın
1.170,41
TL
Reklam
Reklam