BIST 100
11.482,60 1,32%
DOLAR
50,1497 0,09%
EURO
55,9304 -0,72%
GRAM ALTIN
6.556,39 -0,60%
BITCOIN
75.863,00 0,05%
FAİZ
39,49 0,28%
GÜMÜŞ GRAM
83,81 0,09%
GBP/TRY
67,1077 -0,65%
EUR/USD
1,1143 -0,68%
BRENT PETROL
97,05 -0,34%
ÇEYREK ALTIN
10.719,70 -0,60%
İzmir Az Bulutlu
İzmir hava durumu
14 °
Reklam

EKONOMİ

Artanlar

Tümü
  • Hisse Fiyat Fark
  • OZRDN 9,13 %▲ %10,00
  • BIOEN 12,33 %▲ %9,99
  • ISVEA 15,97 %▲ %9,99
  • KARCL 34,60 %▲ %9,98
  • GUNDG 72,15 %▲ %9,98

Azalanlar

Tümü
  • Hisse Fiyat Fark
  • KARTN 115,20 %▼ %-10,00
  • TRHOL 113,50 %▼ %-9,99
  • OZATD 102,10 %▼ %-9,96
  • RALYH 6,18 %▼ %-9,91
  • SOKM 48,44 %▼ %-9,88

İşlem Görenler

Tümü
  • Hisse Hacim
  • ASELS 13.462.912.580,75
  • THYAO 12.543.258.296,00
  • YKBNK 9.718.677.363,32
  • AKBNK 8.690.714.363,95
  • TUPRS 8.118.700.350,00
Bitcoin
75.890 0.06%
Ethereum
2.244,06 0.27%
Tether
0,999212 0.02%
Binance Coin
694,54 -0.39%
XRP
1,17 -1.83%
Solana
89,98 -1.20%
TRON
0,319429 0.23%
Dogecoin
0,071938 -1.56%
Cardano
0,183039 -3.15%
Dai
1 0.01%
Avalanche
8,28 -1.96%
Arbitrum B. USDT
0,999951 0.02%
Polygon B. USDT
1 0.05%
Wrapped Solana
98,97 -5.00%
Polygon PoS Bridged DAI (Polygon POS)
0,999531 -0.04%
Bakan Tunç: İsrail'in o soykırım suçluları da bir gün hesap verecek

Bakan Tunç: İsrail’in o soykırım suçluları da bir gün hesap verecek

Antalya’da bu yıl 20’ncisi düzenlenen Uluslararası Adli Tıp Günleri, Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Yargıtay Başsavcısı Muhsin Şentürk, Adli Tıp Kurumu Başkanı Hızır Aslıyüksek, Avrupa Adli Bilim Kuruluşları Ağı (ENFSI) Başkanı Agnieszka Lukomska’nın açılış konuşmalarıyla başladı. Kundu Turizm bölgesindeki ATGV Tesislerinde düzenlenen kongrede Danıştay, Yargıtay, Adalet Bakanlığı, üniversitelerden akademisyenler ile Amerikan Adli Bilimler Akademisi, Asya Adli Bilimler Ağı, Uluslararası Adli Bilimler Topluluğu, Arap Adli Bilimler ve Toksikoloji Birliği ve Balkan Adli Bilimler Akademisi gibi çok sayıda ülkeden uluslararası katılımcı yer alıyor.
‘DÜNYANIN EN GÜÇLÜ ADLİ TIP KURUMLARINDAN BİRİ’
Bu yıl 20’ncisi gururla gerçekleştirilen etkinliğin, süreklilik kazanmasının yanında alanında bir marka haline geldiğini ve geleneksel olduğunu belirten Bakan Tunç, adli tıbbın, bilimin ışığını, adaletin terazisine taşıyan hukukun ayrılmaz bir tamamlayıcısı olduğunu söyledi. Ceza hukukunun yanında, özel hukuk uyuşmazlıklarında da Adli Tıp Kurumu’nun yapacağı analiz ve tespitlerin öneminin büyük olduğunu anlatan Bakan Tunç, “Adli tıp, sürekli gelişen bilimsel yöntemlerle desteklenmesi, teknolojik imkanlarla güçlendirilmesi ve ehil ellerde korunması gereken bir emanettir. Böylesine önemli bir emaneti hakkıyla taşıyan ve 200 yıla yaklaşan tarihiyle Adli Tıp Kurumu, her geçen gün kapasitesini artırmaktadır. Gerek fiziki imkanların gerek teknoloji imkanların, dijitalleşmenin her türlü imkanından yararlanarak Adli Tıp Kurumu’muzu, dünyanın en güçlü adli tıp kurumu haline getirdik. Burada Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a çok teşekkür ediyoruz” diye konuştu.
İspanyol basını, Türk Çelik Kubbesi ile İsrail Demir Kubbesi’ni karşılaştırdı! ‘Savunmada yeni bir çağ’

SON 23 YILDAKİ YATIRIMLARI ANLATTI
Adalet Bakanlığı olarak son 23 yılda, Adli Tıp Kurumu yapısını güçlendirecek birçok adım attıklarını kaydeden Tunç, “2002 yılında 802 olan akademisyen, adli tıp uzmanı, asistan, hekim, mühendis, biyolog ve kimyager gibi çeşitli branşlardaki personel sayısını bugün 4 kat artırarak toplam 3 bin 190’a çıkardık. 2002 yılında 5 olan ihtisas kurulu sayısını 11’e çıkardık. Son derece ileri teknoloji ürünü cihazlarla donatılmış ‘Adli Bilişim İhtisas Dairesi’ni kurarak ihtisas daire sayısını 7’ye yükselttik. 2002’de Adli Tıp Kurumu yalnızca 25 ilimizde, 18 şube müdürlüğünde hizmet sunmaktayken, 81 il merkezi ve 145 Adli Tıp Şube Müdürlüğü ile adli tıp hizmetlerini ülke geneline yaydık. 2002’de 6 olan Adli Tıp Grup Başkanlığı sayısını 16’ya yükselttik” dedi.
ADLİ TIP KURUMU MERKEZ BİNASI YENİLENİYOR
İstanbul Bahçelievler’deki merkez binasının eskidiğini, yeni modern bir binaya ihtiyaç olduğunu açıklayan Bakan Tunç, “Merkez binamızın özellikle bütün Türkiye’ye hizmet eden ihtisas kurullarımızın görev yaptığı o mekanın daha kaliteli, teknolojik cihazlara daha uygun bir yapıya kavuşturulması lazım. O nedenle projemizi tamamladık. Yatırım programında ve bu kongre gününe ihale gününü yetiştirdik. 6 Ekim’de inşallah yapım ihalesini gerçekleştireceğiz. Merkez binamız da hizmet kapasitesine uygun hale getirilmiş olacak. Ve iki yıl içerisinde tamamlayıp hem İstanbulluların hem de tüm Türkiye’nin hizmetine sunmak istiyoruz” diye konuştu.
PLANLANAN YATIRIMLAR
Son 2 yılda Denizli, Bursa, İzmir ve Samsun’da Yeni Adli Tıp Grup Başkanlığı binalarını hizmete açtıklarını anlatan Tunç, “Ankara, Adana ve Gaziantep Adli Tıp Grup Başkanlığı binalarının temellerini attık. En kısa süre içerisinde binalarımızı hizmete açacağız. İstanbul Anadolu, Konya ve Kayseri Adli Tıp Grup Başkanlığı binalarının projelerini önümüzdeki yılın yatırım programına almayı planlıyoruz. Tekirdağ, Sakarya ve Malatya Adli Tıp Grup Başkanlıklarının proje ihale süreçleri devam ediyor. Sadece grup başkanlıkları değil, yine bu süreçte İzmir, Bursa, Antalya, Diyarbakır, Denizli, Konya, Hatay, Samsun ve Kayseri’de 23 ihtisas dairesi faaliyetlerine başladı. Ayrıca Kimya, Fizik, Biyoloji, Trafik, Adli Bilişim İhtisas Dairelerinin teknolojik donanımlarını uluslararası ölçekte güçlendirerek kurumun kalite ve kapasitesini artırdık, artırmaya devam ediyoruz” dedi.
‘GAZZE’DE SOYKIRIM SUÇU İŞLENİYOR’
Kongrede özellikle insan hakları alanında bir oturum düzenlenmesini çok olumlu bulduklarını söyleyen Bakan Tunç, “Biz burada insan haklarını konuşurken, maalesef Filistin’de, Gazze’de iki yıldan bu yana hatta 1 asırdan bu yana insan hakları ihlalleri dünyanın gözü önünde gerçekleşiyor. Tabii son iki yıldan bu yana artık insan hakları ihlalinin önüne geçen soykırım suçu işleniyor. 65 binden fazla masum insan maalesef dünyanın gözü önünde katledildi. Bunların çoğunluğu kadın ve çocuklardan oluşuyor. Maalesef batı ikiyüzlü. Kadın haklarından, çocuk haklarından bahsedenler, orada gazeteciler öldürülürken basın özgürlüğünden bahsedenlerin maalesef Filistin ve Gazze söz konusu olduğunda hiç sesleri çıkmıyor. Tabii Avrupa ülkelerinde ve dünyanın değişik yerlerinde toplum vicdanı bunu kabul etmiyor. İnsanlar sokaklara taşıyor. Yönetimlerine özellikle bu zulmü durdurmak için çağrıda bulunuyorlar” diye konuştu.
‘BİRÇOK AVRUPA ÜLKESİ FİLİSTİN’İ TANIYOR’
Bakan Tunç, “Birçok Avrupa ülkesinin de Filistin devletini tanıdığını görüyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımız ABD’de BM Genel Kurulu’nda bütün insanlığa hitap edecek ve bu konuya yine her zaman olduğu gibi ‘Dünya beşten büyüktür. Dünyanın adalete ihtiyacı vardır. Daha adil bir dünya mümkündür. Burada insan hakları ihlali var. Soykırım suçu işlenirken, biz yöneticiler susamayız’ diyecektir ve bütün dünyaya yine Filistinli mazlumların haklı davasını seslendirmeye devam edecektir” dedi.
‘BM’DE ADLİ BİR YAPI YOK’
İki yıldan bu yana Gazze’deki soykırımın uluslararası hukukun etkisizleştirildiğini, uluslararası mahkemelerin inandırıcılığını kaybettiğini bütün dünyaya gösterdiğini ifade eden Bakan Tunç, şunları söyledi:
“Uluslararası Adalet Divanı’nda BM Soykırım Sözleşmesini ihlal eden İsrail’in yargılandığı davada alınan tedbir kararları maalesef hayata geçirilemedi. Karar sadece kağıt üstünde. Kim uygulayacak bu kararı? Uluslararası Adalet Divanı’nın kararını BM Güvenlik Konseyi neden uygulamıyor? Çünkü orada adil bir yapı yok. Bir vetoyla insani yardım önergeleri bile reddedilebiliyor. Ateşkes önergeleri reddediliyor. Uluslararası Ceza Mahkemesi’nde soykırım suçunu işleyen, çocukları ve kadınları katleden soykırımcılar hakkında yakalama kararı çıkarılıyor. Tutuklama talep ediliyor. Ama tutuklama talep edilen o soykırım suçluları, o katiller bütün dünyayı dolaşarak kendilerini demokratik devlet olarak niteleyen ülkelerin parlamentolarında ayakta alkışlanabiliyor. İşte bu çifte standart maalesef uluslararası hukuka ve mahkemelere güveni azaltıyor ve yok ediyor. Dolayısıyla insanlık için çok önemli bir problem. Eğer uluslararası hukuku ve uluslararası mahkemeleri güvenilir hale getireceksek öncelikle Gazze’deki katliam durdurulmalı, o katliamı yapanlar adalet önüne çıkarılmalı ve inşallah adalet önüne bir gün çıkacaklar. Nasıl Bosna kasapları yıllar sonra kurulan mahkemede insanlık huzurunda hesap vermişler ve hapse atılmışlarsa İsrail’in o soykırım suçluları da bir gün insanlık huzurunda hesap verecekler. Evet hem bu dünyada inşallah hesap verecekler hem de zaten öbür dünyada ilahi adaletten kaçışları olmayacak.”…

'007 James Bond' filminin aksiyon sahnelerinin çekildiği Adana’nın 63 yıllık simge köprüsü yıkılıyor

‘007 James Bond’ filminin aksiyon sahnelerinin çekildiği Adana’nın 63 yıllık simge köprüsü yıkılıyor

Adana’da ‘007 James Bond: Skyfall’ filminin aksiyon sahnelerinin çekildiği 63 yıllık Kasım Gülek Köprüsü, yüksek hızlı tren projesi kapsamında yıkılıp, yerine alt geçit yapılacak.
Seyhan ilçesi Cemalpaşa Mahallesi’nde 1962 yılından bu yana tren hattının üzerinde hizmet veren Kasım Gülek Köprüsü için Mersin-Adana-Osmaniye-Gaziantep Yüksek Hızlı Tren (YHT) Projesi kapsamında yıkım kararı alındı. ’007 James Bond: Skyfall’ filminde aksiyon sahnelerinin çekildiği köprüde yıkım işlemlerinin, 2026’nın ilk aylarında başlayacağı, yerine ise modern bir alt geçit inşa edileceği belirtildi. Yıkım ve alt geçit çalışmalarının 8 ayda tamamlanacağı bildirildi.

‘YENİLİKLER BİZE GÜZELLİKLER KATACAK’
Bölgede 20 yıldır dönercilik yapan Semih Zümrütyaprak, simge haline gelen köprünün yıkılacak olmasından üzüntü duyduğunu, ancak yeniliklerin şehre olumlu katkı sağlayacağını söyledi. Zümrütyaprak, “Buradaki çoğu esnaf arkadaşımız bir süre olumsuz etkilenecek ama şehrimiz ve ülkemiz için bu değişiklik olumlu olacak. Umuyoruz ki yenilikler bize güzellikler katacak. Mağdur olacağız, fakat ülkemizin yenilikleri için buna katlanmak zorundayız. Yüksek Hızlı Tren Projesi kapsamında şehrimiz kazansın, diğer şehirler gibi olmasın; bizim denizimiz, şehrimiz herkesten daha iyi olacak, turistler gelecek ve ulaşım kolaylaşacak. Şehrimiz değer kazansın, insanlarımız bilinçli şekilde bu değişiklikleri karşılasın” dedi.
‘KÖPRÜ ÜZERİNDE ÇOK ANILARIM VAR’
Selami Ürey de okula giderken kullandığı köprünün kendisi üzerinde çok büyük anılarının olduğunu aktardı. Ürey, “Burada tatlı hatıralarım var. Çocukken buralarda gelen geçen trenleri izlerdik. Buradan yürürken küçüklük anılarım gözümde canlanıyor. Köprü üzerinden ilerlerken, altta TCDD’de birçok insan çalışırdı. Buralara baktığımızda eskiden cıvıl cıvıldı. Hızlı Tren Projesi’nin buraya katkı sağlayacağını düşünüyorum. Alt geçit olması bu yüzden daha güzel olacak, çünkü geliştiğimizi gösteriyor” diye konuştu.

Kartalkaya faciası davasında 2’inci duruşma: Ailesiyle kimseye haber vermeden kaçmıştı! Savunması çıldırttı…

Rize’de felaket sonrası kritik uyarı! ‘Dere yataklarına yaklaşmayın’

Rize’de felaket sonrası kritik uyarı! ‘Dere yataklarına yaklaşmayın’

Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün Doğu Karadeniz’de Rize başta olmak üzere Artvin, Giresun ve Trabzon illeri için ‘sarı’ kodlu uyarısı sonrası önceki gün etkili olan sağanak, hayatı olumsuz etkiledi. Sağanak nedeniyle Rize’de bazı derelerin su seviyeleri ve debisi yükselince taşkın, sel ve heyelanlar meydana geldi, dere kıyısındaki bazı boş bungalovlar sele kapıldı. Ardeşen ilçesine bağlı Tunca beldesindeki evlerinde mahsur kalanlar, AFAD, jandarma ve belediye ekipleri tarafından iş makineleri ile kurtarıldı.
İlginizi Çekebilir
32 KÖY YOLU YENİDEN ULAŞIMA AÇILDI
Ardeşen-Çamlıhemşin kara yolu Şenyamaç köyü mevkisindeki köprü, su seviyesinin yükselmesi sonucu çökünce ünlü turizm merkezi Ayder Yaylası yolunda ulaşım durdu. Ardeşen ilçesine bağlı Tunca beldesi Deremezra köyü mevkisinde dere ıslah ve yol çalışması sırasında 2 iş makinesi ile 1 kamyon sele kapılıp, devrildi. Operatörler, kamyon şoförü ve şantiyede çalışan işçilerin, bölgede yağış uyarıları sonrası çalışmalarına ara vermesi olası faciayı önledi. Kent genelinde sel, taşkın ve heyelan nedeniyle ulaşıma kapanan yollarda, İl Özel İdaresi, DSİ ve Karayolları ekipleri de iş makineleriyle menfez temizleme ve heyelan temizleme çalışması başlattı. Yaklaşık 1500 personelin görev aldığı çalışmalarda 32 köy yolu yeniden ulaşıma açıldı.
AYDER YAYLA YOLUNDA HUMMALI ÇALIŞMA
Diğer yandan Ayder Yaylası yolu ulaşıma kapanınca bölgedeki otellerde konaklayan turistler, dönüş yolcuğuna geçemedi. Çökme yaşanan yolda geniş güvenlik önlemleri alınırken, Ayder Yaylası’na ulaşım sağlanan tek yolda, Rize Şehir Hastanesi’nin deniz dolgusunda kullanılan ‘C ve antifer’ adlı bloklar, kara yolunda dolgu malzemesi görevi görmesi için dereye yerleştiriliyor. Yolun ulaşıma açılması için ekipler, iş makineleriyle yağmura rağmen aralıksız çalışıyor. Ayder Yaylası yolunda çalışmaların sürdürüldüğü güzergah dronla havadan görüntülendi.

BAKAN URALOĞLU VE BAK, SEL BÖLGESİNDE
Sel afetinin ilk gününde bölgeye gelip, Afet Koordinasyon Merkezi’nde toplantıya katılarak, yetkililerden son duruma ilişkin bilgi alan Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu ile Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, sahadaki incelemelerini bugün de sürdürdü. Uraloğlu ve Bak, ulaşıma kapanan Çamlıhemşin ilçesindeki Ayder Yaylası yoluna giderek yürütülen çalışmalara ilişkin bilgi aldı. Bakanlara incelemelerde; Rize Valisi İhsan Selim Baydaş, Belediye Başkanı Rahmi Metin, Karayolları Genel Müdürü Ahmet Gülşen, DSİ Genel Müdürü Mehmet Akif Balta, AFAD Başkanı Ali Hamza Pehlivan ve diğer ilgililer de eşlik etti.
RİZE’DE HASAR TESPİT ÇALIŞMASI
Afetten en çok etkilenen Rize’de belediyeler, İl Özel İdaresi, DSİ ve Karayolları ekipleri, cadde ve sokakları selin sürüklediği moloz ve balçıktan arındırıyor, temizlik çalışmalarını sürdürüyor. Çöken yollar onarılırken, elektrik, telefon, su ile altyapı ve üstyapıdaki hasarlar giderilmeye çalışılıyor. Ekipler bir yandan da bölgede hasar tespit çalışması yürütüyor
ÖNLEMLER İŞE YARADI
Rize’de sel afetinin izlerinin silinmesi için AFAD, İl Özel İdaresi, DSİ, Karayolları ve belediyelerden yaklaşık 1500 personel çalışmalarını sürdürürken, bölgede Devlet Su İşleri (DSİ) tarafından yüksek havzalarda dere içlerine uygulanan, alt kısmı kum, çakıl gibi rüsubatı tutan, üst kısmı ise ağaç, kök, dal gibi yüzücü odunsu nesneleri tuzaklayan ‘geçirgen tersip bendi’, ‘sel tırmığı’ ve ‘sel kapanı’ tedbirlerin işlev gördüğü, alınan önlemlerle sel ve taşkınların, ciddi felakete dönüşmediği belirtildi. Bölgede incelemelerini sürdüren DSİ Genel Müdürü Mehmet Akif Balta, yağışların durmasına rağmen halen derelerin debisinin yüksek olduğunu belirterek, vatandaşları uyardı. Rize’de bazı derelerde taşkınlar olduğunu kaydeden Balta, bu taşkınlarda herhangi bir can kaybı yaşanmadığına dikkati çekti.
‘ÖNLEMLER SAYESİNDE CAN KAYBI YAŞANMADI’
2021’de Kastamonu’nun Bozkurt ilçesine 36 saatte 430 milimetre yağış düştüğünü hatırlan Balta, alınan kalıcı tedbirlerle dere yataklarında yapılan ıslah çalışmaları sayesinde taşkınların önüne geçildiğini vurgulayarak, “Rize’de 450 milimetreleri gördüğümüz halde bugüne kadar alınan önlemler sebebiyle herhangi bir can, mal kaybı yaşanmadı. Bu önemli bir gelişme. Tersip bentleri, ıslah seçileri, taşkın koruma duvarları, sel kapanları gibi yapılarla suyu kendi yatağında tutabildik. Suyun taşıdığı, taşıyabildiği tere subatı ya da yüzer haldeki malzemeleri de bu bentlerde, moloz bariyerlerinde, sel kapanlarında tutarak bunların mansapta zarar vermesini engellemiş olduk. Türkiye geneline kurduğumuz Taşkın Erken Uyarı Sistemlerinin birçoğu Karadeniz Bölgesi’ndedir. Taşkın Erken Uyarı Sistemleri vasıtasıyla taşkını erkenden haber alma gibi bir durumumuz var. Bu taşkın hadisesinde dere yataklarında su seviyesi yükselmeye başladığında sarı uyarı veriyor. Biraz daha yükseldiğinde turuncu uyarıya geçiyor. Artık taşma noktası geldiğinde kırmızı uyarıya geçiyor. Tabii biz bu uyarıları dikkate alarak onu gerekli mercilere özellikle AFAD üzerinden duyuruyoruz. Bu duyuru üzerine de AFAD öncesinde tahliye etmesi gereken yerleri tahliye ederek taşkınlardan vatandaşımızın etkilenmesini engelliyor. Bu erken uyarı sistemleri de en azından insanların can kaybı yaşamaması adına önemli bir gelişme ve önemli bir yatırım. Taşkın Erken Uyarı Sistemi’nin burada görev yaptığını söyleyebilirim” dedi.

DERELERE YAKLAŞMAYIN UYARISI
Bölgede yağışların durduğunu ancak dere yataklarında akışın sürdüğünü vurgulayarak uyarılarda bulunan Balta, “Dere yataklarındaki akış henüz durmadı. Seviye düşmüş olmasına rağmen şu an dere yataklarında halen daha akışa geçen su miktarı tehlikeli boyutta. Bu manada vatandaşlarımıza uyarımız şu, vatandaşlarımız lütfen dere yataklarına yaklaşmasın. Görevi olmadığı işlerde dere yataklarında yani kendi böyle bir resmi görevi yoksa oralara yakın mesafelerde durup kendi canını tehlikeye atmasın diyoruz” diye konuştu.
‘KRİTİK TAHLİYE TALİMATI’ OLASI FELAKETİ ÖNLEDİ
Rize Valisi İhsan Selim Baydaş’ın önceki gün etkili olan sağanaktan saatler öncesi, özellikle dere güzergahlarındaki turizm tesisleri için verdiği kritik tahliye kararıyla olası can kayıplarının önüne geçildiği ortaya çıktı. Vali Baydaş, yağış öncesi derelere çok yakın noktalarda yer alan turizm tesisleri, konut ve iş yerleri için tahliye talimatı verdi. AFAD koordinasyonunda harekete geçen ekipler, dere güzergahında taşkın riski öngörülen noktalarda özellikle bungalovları boşalttı. Zamanla yarışan jandarma ve polis ekipleri, gece boyunca risk ön görülen bölgedeki vatandaşları güvenli alanlara nakletti. Tahliyeler sonrası bölgede sağanak başlarken, Fırtına Deresi’nin taşmasıyla bazı turizm konutları sel sularına kapılarak sürüklendi. Erken tahliyeyle onlarca insanın hayatı kurtuldu.
YAYLALARA HELİKOPTERLE ULAŞIM
Öte yandan sel sonrası çökme yaşanan Çamlıhemşin-Ayder Yaylası yolunun ulaşıma açılması çalışmaları büyük oranda tamamlandı. Kaçkarlar’ın eteklerinde sel ve heyelan nedeniyle yolları kapanan yaylalara askeri helikopterle ulaşım havadan sağlanıyor. Kentte 5 askeri helikopter konuşlandırılırken, ekipler gıda, içecek ve temel ihtiyaç malzemelerini havalimanından bölgeye helikopterlerle taşıdı.
KURTARMA ANLARI KAMERADA
Bu arada ekiplerin, afet sırasında mahsur kalanları kurtardığı anlara ilişkin yeni görüntüler ortaya çıktı. AFAD ekipleri tarafından gerçekleştirilen operasyonda, heyelanla ulaşıma kapanan Ayder-Çamlıhemşin yolunda çökmenin yaşandığı Hala Tüneli mevkisinde rahatsızlanan diyabet hastalarını bulundukları yerden alındı. Hastalar tünel inşaatına uzatılan vincin sepetine konularak güvenli alana indirilip, ardından hazır bekletilen ambulanstaki sağlık ekiplerine teslim edildi. Bu anlar da cep telefonu kamerasıyla görüntülendi.
Aniden bastırdı, mahsur kaldılar! Kar kalınlığı 30 santimetreyi buldu: ‘Yağmaya devam ediyor’
BAKAN URALOĞLU VE BAK’TAN BORÇKA’DA İNCELEME
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu ile Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, sel ve heyelandan etkilenen yerlerdeki incelemelerini sürdürüyor. Bakan Uraloğlu ve Bak, selden etkilenen komşu il Artvin’in Borçka ilçesine giderek kapanan yol, çökme yaşanan köprü ve hasar onarım çalışmalarını yerinde inceledi, yetkililerden son duruma ilişkin bilgi aldı. Bakan Bak ve Uraloğlu’na, AFAD Başkanı Ali Hamza Pehlivan, Karayolları Genel Müdürü Ahmet Gülşen, DSİ Genel Müdürü Mehmet Akif Balta ve diğer ilgililer de eşlik etti….

Reklam
Eşini ve oğlunu kaza süsü verip öldüren doktorun yasak aşkı ortaya çıktı! Şoke eden günlük detayı

Eşini ve oğlunu kaza süsü verip öldüren doktorun yasak aşkı ortaya çıktı! Şoke eden günlük detayı

Kaza, 12 Eylül’de saat 18.00 sıralarında ilçeye bağlı Asar Mahallesi Altınkaya Barajı yolunda meydana geldi. Dr. Serdar Kıyak’ın kullandığı otomobil, Kızılırmak Nehri’ne uçtu. İhbarla bölgeye sağlık, itfaiye ve jandarma ekipleri sevk edildi. Ekipler, Dr. Kıyak’ın eşi Gülşah Karaman Kıyak ile oğlu Alperen Poyraz Kıyak’ın cansız bedenlerine ulaştı. Serdar Kıyak’ın durumunun iyi olduğu öğrenildi.
İlginizi Çekebilir
Anne ile oğlunun cansız bedeni, kaza yerinde yapılan incelemenin ardından morga götürüldü. Psikiyatri asistanı Dr. Kıyak ifadesinde, eşi ve kızının kaza sırasında uyuduğunu, kendisinin navigasyona baktığını, bu sırada kontrolünü kaybettiğini söylediği öğrenildi. Kazaya ilişkin soruşturma başlatıldı.
FREN İZİNE RASTLANILMADI
Savcılığın yaptığı soruşturmada, Dr. Serdar Kıyak’ın, olay sonrası cüzdan ve cep telefonunun yanında olduğu tespit edildi. Tanıklar, Kıyak’ın olay anında kenarda beklediğini ifade etti. Kıyak’ın olay sonrası 112’yi aramadığı bildirildi. Kazanın olduğu bölgede ise herhangi bir fren izine rastlanılmadığı öğrenildi.
Kartalkaya faciası davasında 2’inci duruşma: Ailesiyle kimseye haber vermeden kaçmıştı! Savunması çıldırttı
BAŞKA BİRİYLE İLİŞKİ YAŞIYORMUŞ
Öte yandan Gülşah Kıyak’ın yakın arkadaşlarına gönderdiği sesli ve yazılı mesajlarda; eşinin kendisine zarar vereceğini ve tehdit edildiğini söylediği öğrenildi. Dr. Kıyak’ın aynı hastanede görev yapan psikolog D.C. ile ilişkisi olduğu, bu nedenle sürekli tartışma yaşadıkları, şüphelinin psikiyatri ilaçları kullandığı soruşturma dosyasında yer aldı.
Doktorun kaza süsüyle işlediği cinayetten yasak aşk çıktı! ‘Eşim mesajlaşmalarımı gördü’
İNTİHAR GİRİŞİMİNDE BULUNDU
Dr. Kıyak, eşi ile çocuğunun cenazesinin ardından ‘Tasarlayarak kasten öldürme’ iddiasıyla gözaltına alındı. Jandarmada susma hakkını kullanan şüpheli, sevk edildiği adliyede verdiği çelişkili ifadeler sonrası çıkarıldığı hakimlikçe tutuklandı. Tutuklanmasından birkaç gün sonra cezaevinde iple kendini asarak intihar teşebbüsünde bulunan Dr. Kıyak, önce Bafra Devlet Hastanesi’ne ardından Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi’ne sevk edildi. Kıyak’ın buradaki tedavisi sürüyor.

EVDE TALİMATLA ARAMA YAPILDI
Diğer yandan olayların ardından Gülşah Karaman Kıyak’ın ailesi, kızlarının evine gitti. Evdeki tüm kapıların kilitli olduğunu gören aile, durumu yetkililere bildirdi. Savcı talimatıyla arama yapılan evde Gülşan Karaman Kıyak’a ait günlük bulundu. Günlük soruşturma kapsamında incelemeye alındı.
Balıkesir’de 4.5 büyüklüğünde deprem…

Üzerine koltuk düşen Ebrar'ın ölümüne ilişkin yeni gelişme

Üzerine koltuk düşen Ebrar’ın ölümüne ilişkin yeni gelişme

20 Eylül tarihinde Menderes ilçesi Cüneytbey Mahallesi 627 Sokak’ta meydana gelen olayda H.Y.’ye ait evin taşınması sırasında nakliye asansöründeki koltuk, o sırada apartmanın bahçesinde bulunan Ebrar Aktaş’ın (9) üzerine düştü. Metrelerce yükseklikten düşen koltuğun altında kalan küçük kız ağır yaralandı.
Çevredeki vatandaşların ihbarıyla bölgeye sağlık ekibi sevk edildi. Sağlık ekiplerince olay yerinde yapılan ilk müdahalenin ardından Menderes Devlet Hastanesi’ne kaldırılan çocuk, burada doktorların tüm müdahalelerine rağmen kurtarılamadı. Küçük kızın cansız bedeni Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. Aktaş’ın cenazesi dün Gaziemir ilçesindeki Merkez Camii’ne getirildi. Öğle namazını müteakip kılınan cenaze namazının ardından Ebrar Aktaş’ın naaşı gözyaşları içinde Doğançay Mezarlığı’nda toprağa verildi.
İlginizi Çekebilir
İlk müdahalenin ardından Menderes Devlet Hastanesi’ne kaldırılan Ebrar Aktaş, yaşamını yitirdi. Aktaş’ın cenazesi, Gaziemir Merkez Camisi’nde dün öğle vakti kılınan namazın ardından Doğançay Mezarlığı’nda toprağa verildi.
Olayın ardından başlatılan soruşturma kapsamında; firma çalışanı yabancı uyruklu A.H.M ile nakliye firması yetkilileri E.G. ve M.G. gözaltına alındı. Polisteki işlemleri ardından 3 şüpheli, adliyeye sevk edildi.
2 TUTUKLAMA
Ebrar Aktaş’ın yaşamını yitirdiği olayla ilgili gözaltındaki nakliye firması yetkilileri M.G. ve kardeşi E.G. ile firma çalışanı A.H.M’nin emniyetteki işlemleri tamamlandı.
Adliyeye sevk edilen zanlılardan M.G. ve E.G. “bilinçli taksirle ölüme neden olma” suçundan tutuklandı, A.H.M. ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
Kartalkaya faciası davasında 2’inci duruşma: Ailesiyle kimseye haber vermeden kaçmıştı! Savunması çıldırttı
EBRAR’IN ÖLÜMÜ TÜM TÜRKİYE’Yİ YASA BOĞDU
Ebrar Aktaş için dün öğlen Gaziemir Merkez Camii’nde cenaze namazı kılındı. Cenazeye Ebrar’ın annesi Songül Lök ve babası Cumhur Aktaş ile yakınlarının yanı sıra Saadet Öğretmen Çocuk İstismarı ile Mücadele Derneği (UCİM) Başkanı Saadet Özkan katıldı.
Anne Lök’ün UCİM’de görev yaptığı öğrenildi. Avukat olmak istediği öğrenilen Ebrar’ın tabutunun üzerine avukat cübbesi ve okul üniforması serilip, oyuncak bebeği konuldu. Songül Lök’ün kızının tabutu başında gözyaşı dökmesi yürekleri dağladı.
‘ACIMIZ ÇOK BÜYÜK’
UCİM Başkanı Saadet Özkan, hukuk mücadelesi vereceklerini söyledi. Özkan, “Songül bizim iş arkadaşımızdı. Ebrar’ın ana sınıfından beri yanındaydık. Başarılarını gördük. Her şeyinde birlikteydik. İhmal en yakınımızdan çocuğumu aldı. Çok üzgünüz. Yük asansörü yanlış yere kurulmuş. Annesi, ‘aşağı inme kızım üşürsün’ demiş. Çocuklarımızı yelden koruyoruz da ihmalden koruyamıyoruz. Şu an üzgünüz öfkemizi sonraya saklıyoruz. Adalet önümüzde elimizden gelen her şeyi yapacağız. Songül’e de hep birlikte sahip çıkacağız” dedi.
Evini irili ufaklı yılanlar bastı! ‘Kendi evimde huzurum kalmadı’
“NEŞE DOLUYDU”
Ebrar’ın teyzesinin evine gittiğini anlatan Özkan, “Yük asansörünü çok kontrolsüz şekilde bağlamışlar. Ebrar, aşağıdan bakayım dediğinde annesi ‘inme aşağıya’ demiş. O da ‘kenardan bakarım anne’ demiş. İndiğinde, savcılıkla da konuştum, koltuk muhafazasız şekilde çocuğun üzerine düşmüş. Ebrar hayatı boyunca neşe dolu bir çocuktu, hayalleri yarım kaldı.” ifadesini kullandı.
Özkan, Ebrar’ın avukat olmayı hayal ettiğini belirterek, şunları kaydetti:
“Annesine 2-3 gün önce saçını kesmiş, zarfın içine koymuş, kalp çizmiş. Songül ne yapacak bilmiyorum, sadece bize emanet kaldı. Biz burada hukuk mücadelemizi vereceğiz.”
ÖLMEDEN ÖNCEVİDEO ÇEKMİŞ
Ebrar’ın olay günü evden çıkarken annesiyle video çektiği de ortaya çıktı. Ebrar Aktaş’ın videoda, annesiyle birlikte teyzesine gittiklerini söylediği anlar yer aldı.
…

Reklam
Özgür Çelik ve 25 kişi ilk kez hakim karşısında

Özgür Çelik ve 25 kişi ilk kez hakim karşısında

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan yolsuzluk soruşturması kapsamında tutuklanan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, 31 Ocak 2025’te hakkında yürütülen iki ayrı soruşturma kapsamında ifade vermek üzere İstanbul Adalet Sarayı’na gitmişti. İmamoğlu’nun içeride ifade verdiği sırada ise adliye önünce toplanan grup ile polis arasında arbede yaşanmıştı. Yaşanan olaylara ilişkin başlatılan soruşturma sonunda Özgür Çelik’in de bulunduğu 26 şüpheli hakkında 15 yıl 6 aya kadar iddianame düzenlenmişti.
26 KİŞİYE HAPİS TALEBİ
Olaylarda yaralanan 5 polis memuru müşteki olarak yer aldığı İddianamede, eski İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, Ağabeyi Özkan Çelik, İstanbul İl Başkan Yardımcısı Ali Kocakaya, CHP İstanbul İl Gençlik Kolları Başkanı Erdem Kara, Yardımcısı Ozan Temürlenk, CHP İl Sekreter Danışmanı Yılmaz Boyraz, CHP Sultangazi İlçe Başkanı Kemal Avseren, Maltepe İlçe Başkanı Kenan Otlu, Maltepe Belediye Meclis Üyesi Yusuf Alperen Yurdudeven Esenyurt Belediye Meclis Üyesi Canali Tan ve Kartal Gençlik Kolları Başkanı Kazım Caner Boz’un da aralarında bulunduğu 26 kişi sanık olarak yer aldı.

İLK KEZ HAKİM KARŞISINA ÇIKTILAR
İstanbul 18. Asliye Ceza Mahkemesi’nde yapılan davanın ilk duruşmasına Özgür Çelik ve diğer sanıklar katıldı. CHP Genel Başkanı Özgür Özel de duruşmaya izleyici olarak katıldı. Duruşmada ilk kez savunma yapan Özgür Çelik, hakkındaki suçlamaları reddederek, “Ben hayatımda ilk defa hakim karşısına çıkıyorum. Ben ve buradaki yönetici arkadaşlar iki yıl önce göreve geldik. Ne olduysa 31 Mart’tan sonra oldu. İl Başkanlığı bina davalık ve etrafı abluka altına alınmış durumda. Toplam üç ayrı davadan 22.5 yılla yargılanıyorum. Bu davadaki temel sebep basın açıklamamızın yapılmasını engellemektir” dedi.
“ANONSU DUYMADIK”
Olay günü basın açıklaması yapmak istediklerini, ses sistemine ve otobüsün geçişine izin verilmediğini söyleyen Çelik, “Otobüse doğru yöneldim. Polis az sayıda vardı. Herhangi bir fiziki temas yok çok kısa bir diyalog kurduk. ‘Geçemezsiniz’ dediler. Geçtik gittik. Otobüsün üstüne çıktım, otobüs yönüne doğru gelen insanlara doğru konuşma yaptım. Emniyet yetkilileri tarafından dağılın anonsu duymadık” dedi.
BERAATINI TALEP ETTİ
Ekrem İmamoğlu ve Mansur Yavaş’ın basın açıklamasının ardından halkın dağıldığını, direnme olmadığını belirten Özgür Çelik savunmasını “Belli haklardan mahrum bırakma meselesi var. Mahkemenizden arkadaşlarım ve benim için beraat talep ediyoruz” diyerek bitirdi.
Soğuk Savaş’ın en tuhaf cephesi: Hayvanat bahçeleri! ‘Pandaları KGB öldürdü’…

Isparta İl Milli Eğitim Müdürü Recai Ocak: 'Yapay zeka ile Yunus Emre’den kültürü, İbn-i Sina’dan tıbbı dinleyeceğiz'

Isparta İl Milli Eğitim Müdürü Recai Ocak: ‘Yapay zeka ile Yunus Emre’den kültürü, İbn-i Sina’dan tıbbı dinleyeceğiz’

TeknoFest 2025, bu yıl yalnızca teknolojik projelerin değil, aynı zamanda toplumsal birlik ve dayanışmanın da adresi oldu. Isparta’dan gelen öğrenciler, şehit aileleri ve gaziler, festival alanında hem projeleriyle hem de katılımlarıyla büyük ilgi gördü.
“TÜRKİYE YÜZYILI’NIN TEKNOLOJİ NESLİ BURADA YETİŞİYOR”
TeknoFest’te Demirören Medya standını ziyaret eden Isparta İl Millî Eğitim Müdürü Recai Ocak, TeknoFest’in gençler için büyük bir fırsat olduğunu belirterek şunları söyledi:
“TeknoFest 2025 coşkusunu, İstanbul Atatürk Havalimanı’nda hep birlikte yaşıyoruz. Biz de Isparta İl Millî Eğitim Müdürlüğü olarak 4 binin üzerinde başvuruyla TeknoFest’e katıldık. Bu başvurularımızdan 14 tanesi finalist olma başarısı gösterdi ve şu anda burada yarışıyor.

Öncelikle bu organizasyonda emeği geçen T3 Vakfı’na, Teknolojide TeknoFest ekibine çok teşekkür ediyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde ülkemizin millî teknoloji hamlesinin hangi düzeye geldiğini öğrencilerimiz burada açık ve net bir şekilde görüyor. Biz de öğrencilerimizin Türkiye Yüzyılı misyonunu üstlenmesi açısından teknoloji, eğitim, bilim, kültür ve sanat gibi her alanda daha iyi gelişmeleri için onları buraya getirdik. Hem yarışmacı öğrencilerimiz var hem de ilimizden gelen öğrencilerimiz ve velilerimiz var. Biz de bu güzel etkinliğe ilimiz olarak en iyi katkıyı sunmaya çalışıyoruz.”
Ocak, TeknoFest’in yalnızca bir teknoloji etkinliği olmadığını, aynı zamanda eğitime yön veren bir vizyon olduğunu vurgulayarak şu sözleri ekledi:
Soğuk Savaş’ın en tuhaf cephesi: Hayvanat bahçeleri! ‘Pandaları KGB öldürdü’
“TeknoFest’in gençlere ve çocuklara çok önemli katkıları oldu. Hem yapay zekâya hem bilime hem de teknolojiye ilgi her geçen gün daha da artıyor. Eğitim açısından baktığımızda, yapay zekâyı eğitime entegre etme aşamasında önemli adımlar atıyoruz. İlerleyen dönemde bizi neler bekliyor? Biliyorsunuz, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli bakanlığımız tarafından uygulamaya konuldu. Bu müfredatla birlikte ‘Mavi Vatan’ ve ‘Yeşil Vatan’ kavramları derslerimize girdi. Buna ‘Dijital Vatan’ı da ekleyebiliriz.”
“TÜRKİYE’NİN DİJİTALLEŞME SÜRECİNE HAZIRIZ”
Millî Eğitim Müdürü, Türkiye’nin dijitalleşme sürecine hazır olduğunun da altını çizdi:
“Etkileşimli tahtalarımız tüm sınıflarımızda mevcut. İnternet altyapımız var, FATİH Projesi var. Bunun yanında bakanlığımızın ortaya koyduğu MEBİB gibi dijital platformlar hem ortaokul hem de lise öğrencileri için hizmet veriyor. Yine EBA platformu var. ‘Aile Yılı’ ile birlikte bu yıl ana temalarımızdan biri de yapay zekâ oldu. Biz de öğrencilerimizi yapay zekâ alanında geliştirmek için atölyeler kuruyoruz, yeni projeler üretmeleri için onlara fırsatlar sunuyoruz. Özellikle TeknoFest, bu vizyon açısından bizim için çok önemli bir referans.”
Ocak, sahada öğrencilerin geliştirdiği dikkat çekici projelerden örnek de verdi:
“Yarışmacı öğrencilerimizden birinin projesinde yapay zekâ sayesinde Yunus Emre’den Türk kültürünü, İbn-i Sina’dan ise tıp bilimini dinleyebiliyorsunuz. Bunlar çok önemli ve dikkat çekici gelişmeler. Türkiye olarak çocuklarımızı bu çağda en iyi şekilde yetiştirmek ve onları etkin bir rol üstlenmeye hazırlamak zorundayız. Onları teknolojiyle buluşturduğumuzda çok bereketli işler çıkacağına inanıyoruz. Bu da Türkiye Yüzyılı’nın gerçekleştirilmesini hızlandıracaktır.”
“ŞEHİTLERİMİZİN EMANETLERİ HAYALLERİNİ TEKNOFEST’TE GERÇEKLEŞTİRDİ”
Türkiye Harp Malulü Gaziler Şehit Dul ve Yetimleri Derneği Isparta Şubesi Başkanı Ali Savcı ise şehit aileleri ve gazi çocuklarıyla ilk kez TeknoFest’e katıldıklarını belirterek şu ifadeleri kullandı:

“Türkiye Harp Malulü Gaziler, Şehit Dul ve Yetimleri Derneği Isparta Şubesi olarak, 45’e yakın şehit ailesi, gazi ve gazi çocuklarını TeknoFest’e getirdik. Havacılık, uzay ve teknoloji sanayisinde farkındalık oluşturmak, onların gelecekte neler yapabileceğini göstermek istedik. Şehitlerimizin emanetleri ve gazilerimizin çocukları burada canlı olarak bunu deneyimleme fırsatı buldu. Bu, onların bir hayaliydi ve biz bu hayali gerçekleştirdik.”
130 km hızla kaza yaptı, yılmadı! Tekerlekli sandalyeyle dünya turu: ‘Güzel insanlar var’
Savcı, derneğin ülke genelinde geniş bir aileye sahip olduğunu vurguladı:
“Türkiye genelinde 54 şubesi, 57 temsilciliği ve 30 bine yakın şehit ailesi ile gazisi bulunan derneğimizde, Isparta Şubesi olarak bir ilki gerçekleştirmiş olduk. Bundan da oldukça gururlu ve mutluyuz. Sabah saatlerinden bu yana oldukça yoğun programlarda gezip dolaştık, bilgi sahibi olduk. Bu da duygularımızı kabarttı.”
Kendisinin de bir terörle mücadele gazisi olduğunu hatırlatan Savcı, TeknoFest’te yaşadığı duyguları şöyle ifade etti:
“Ülkemizin bekası ve vatanımızın bölünmez bütünlüğü uğruna Türk Silahlı Kuvvetleri’nin ve devletimizin ne kadar güçlü olduğunu burada bir kez daha görmüş oldum. Bizlere bu anı sağlayan, katkı sunan ve destek veren herkese şükranlarımı sunuyor, teşekkür ediyorum.”
II. Dünya Savaşı’nda Muğla neden bombalandı? 100 km’lik ‘hata’: ‘İngiltere’nin krom mesajı’…

Reklam
İnovasyonda kadınlar sahneye çıkıyor! KADEM'den kadın girişimcilere TEKNOFEST’te büyük destek

İnovasyonda kadınlar sahneye çıkıyor! KADEM’den kadın girişimcilere TEKNOFEST’te büyük destek

KADEM’in TEKNOFEST standında, “İnovasyonda Kadın” projesi girişimcileri de yer aldı.Festival alanındaki KADEM standında demirören standına konuşan “İnovasyonda Kadın” projesi girişimcilerinden Beyza özerdem (Head of R&D), probiyotik içeren kombuça çayının üzerinde oluşan SCOBY biyofilmini işleyerek hayvansal ve sentetik deriye alternatif, geri dönüştürülebilir biyomalzeme geliştirdiklerini anlattı.
Projenin İtalya’da ilgi gördüğünü, bazı firmaların da yatırım ilgisi olduğunu belirten Özerdem, bu malzemenin ceket, çanta, araç içi kaplama ve dekorasyonda kullanılabileceğini söyledi.
KADEM’İN İNOVASYONDA KADIN PROGRAMI 10. YILINI KUTLADI
Teknoloji, uzay ve inovasyonun buluşma noktası TEKNOFEST’te bu yıl da kadın girişimcilerin varlığı dikkat çekti. Kadın ve Demokrasi Derneği (KADEM) tarafından 2015 yılından bu yana düzenlenen “İnovasyonda Kadın” Programı, festival alanındaki standında ziyaretçilerini ağırladı.
Milliyet.com.tr’den Kübra Çelepi’ye konuşan KADEM İnovasyon Kadın Projesi Koordinatörü Hatice Kübra Arıcı, programın amacını şöyle özetledi:

“Ana stratejilerimizden biri kadın girişimcileri desteklemek. Bu amaçla TeknoFest’e her sene katılıyoruz. Bu yıl da dört kadın girişimcimizle birlikte standımızdayız ve misafirlerimizi ağırlıyoruz. Programımız çevreden gıdaya, biyoteknolojiden yazılıma, uzay ve havacılığa kadar farklı sektörlerde faaliyet gösteren girişimcileri kapsıyor. Önemli olan sektör değil, kadın girişimci olmanız.”
KADEM, TEKNOFEST’TE KADIN GİRİŞİMCİLERİ GÜÇLENDİRDİ
Program kapsamında girişimcilik kampları, hızlandırma programları, demoday ve yatırımcı buluşmaları ile hem ulusal hem de uluslararası teknoloji fuarlarında kadın girişimciler destekleniyor. Arıcı, TeknoFest standındaki etkinlikleri de şöyle anlattı:
“Ziyaretçilerimize iki oyun sunuyoruz: Bulmaca ve Code Challenge. Bu oyunları tamamlayanlara, programımızdan çıkan ve kendi fabrika sahipleri olan girişimcilerimizin ürünlerini hediye ediyoruz. Ürünlerimiz arasında zeytin çekirdeğinden biyoplastik üretimi yapan ve çevreye duyarlı malzemeler geliştiren girişimcilerimiz bulunuyor.”
130 km hızla kaza yaptı, yılmadı! Tekerlekli sandalyeyle dünya turu: ‘Güzel insanlar var’
Stantda yer alan kadın girişimciler arasında; kimyasal gübrelerin verimliliğini artıran takviye ürün geliştiren, atıksız üretimle doğal sirke üreten, karbon yakalama teknolojileri üzerinde çalışan ve kimyasal kullanmadan bitkisel esaslı tekstil ürünleri üreten girişimciler yer aldı.
KADEM’in hedefi yalnızca ürünleri tanıtmak değil, kadın girişimcileri ekosistemde güçlendirmek ve onlara çevre ve teknoloji odaklı projelerde görünürlük sağlamak. Programın başvuruları KADEM’in web sitesi üzerinden alınıyor ve 16 paydaştan oluşan danışma kurulu tarafından değerlendirilerek 30 kadın girişimci girişimcilik kampına kabul ediliyor.
KOMBU ÇAYINDAN TEKSTİLE: KADIN GİRİŞİMCİLER TEKNOFEST’TE SÜRDÜRÜLEBİLİR YENİLİKLERİ TANITTI
Festivalde dikkat çeken bir diğer isim ise Beyza Özerdem oldu. R&D ekibinin başındaki Özerdem, probiyotik çaydan elde ettikleri kombu biyomalzemeyi anlattı:

“Bu biofilm tabakası, deriye çok benzeyen bir malzeme oluşturuyor. Tekstil endüstrisinde sentetik ve hayvansal derilere alternatif olarak piyasaya sunmayı hedefliyoruz. Ürünlerimiz Louis Vuitton atölyelerinde test edildi ve gerçek deriden ayırt edilemiyor.”
Özerdem, girişimci olmak isteyen kadınlara ilham veren mesajını ise şöyle verdi:
“Öncelikle hayaliniz ve hedefiniz olmalı. İçinizdeki sesi dinleyin, azimli olun ve sürekli devam edin. Evde veya mutfakta bir problemi fark etmek ve çözüm üretmek büyük bir başlangıç. Doğayı gözlemlemek ve kendi inandığınız şeyi anlatmak, ilham verici projelere dönüşebilir.”

Arıcı, programın gelecek hedeflerini de paylaştı:
“10. yılına giren projemizi global ölçekte genişletiyoruz. Önümüzdeki yıl İstanbul’da uluslararası kadın girişimciliği kampı düzenleyeceğiz. Dünyanın dört bir yanından kadın girişimcileri ağırlayacağız ve ekosistemimizi global ölçekte güçlendireceğiz.”
‘Mine’ ve ‘Cengiz’ sahte çıktı! İş insanına milyonluk tuzak: ‘İletişim bir anda kesildi’
KADEM’in standı, ziyaretçilere yalnızca teknoloji ve inovasyonu göstermekle kalmadı; kadınların girişimcilikteki gücünü, yaratıcılığını ve sürdürülebilir üretime katkılarını da TEKNOFEST alanında gözler önüne serdi.

II. Dünya Savaşı’nda Muğla neden bombalandı? 100 km’lik ‘hata’: ‘İngiltere’nin krom mesajı’…

Borsa
1.013,18
TL
Dolar
1.002,20
TL
Euro
994,10
TL
Altın
993,99
TL
Borsa
1.067,20
TL
Dolar
1.004,32
TL
Euro
1.003,12
TL
Altın
1.043,38
TL
Borsa
927,94
TL
Dolar
1.019,48
TL
Euro
1.014,78
TL
Altın
994,53
TL
Borsa
1.036,97
TL
Dolar
1.191,25
TL
Euro
1.147,84
TL
Altın
1.170,41
TL
Reklam
Reklam