BIST 100
11.482,60 1,32%
DOLAR
50,1497 0,09%
EURO
55,9304 -0,72%
GRAM ALTIN
6.556,39 -0,60%
BITCOIN
75.942,00 0,16%
FAİZ
39,49 0,28%
GÜMÜŞ GRAM
83,81 0,09%
GBP/TRY
67,1077 -0,65%
EUR/USD
1,1143 -0,68%
BRENT PETROL
97,05 -0,34%
ÇEYREK ALTIN
10.719,70 -0,60%
İzmir Açık
İzmir hava durumu
10 °
Reklam

EKONOMİ

Artanlar

Tümü
  • Hisse Fiyat Fark
  • OZRDN 9,13 %▲ %10,00
  • BIOEN 12,33 %▲ %9,99
  • ISVEA 15,97 %▲ %9,99
  • KARCL 34,60 %▲ %9,98
  • GUNDG 72,15 %▲ %9,98

Azalanlar

Tümü
  • Hisse Fiyat Fark
  • KARTN 115,20 %▼ %-10,00
  • TRHOL 113,50 %▼ %-9,99
  • OZATD 102,10 %▼ %-9,96
  • RALYH 6,18 %▼ %-9,91
  • SOKM 48,44 %▼ %-9,88

İşlem Görenler

Tümü
  • Hisse Hacim
  • ASELS 13.462.912.580,75
  • THYAO 12.543.258.296,00
  • YKBNK 9.718.677.363,32
  • AKBNK 8.690.714.363,95
  • TUPRS 8.118.700.350,00
Bitcoin
75.949 0.64%
Ethereum
2.247,12 1.17%
Tether
0,999139 0.02%
Binance Coin
694,51 0.64%
XRP
1,16 -3.28%
Solana
90,07 1.03%
TRON
0,317318 -0.28%
Dogecoin
0,071891 0.66%
Cardano
0,184376 0.38%
Dai
1 0.03%
Avalanche
8,33 0.74%
Arbitrum B. USDT
0,999951 0.02%
Polygon B. USDT
1 0.05%
Wrapped Solana
98,97 -5.00%
Polygon PoS Bridged DAI (Polygon POS)
0,999531 -0.04%
SON DAKİKA HABERİ: Diyanet İşleri Başkanlığı'na Prof. Dr. Safi Arpaguş atandı! Prof. Dr

SON DAKİKA HABERİ: Diyanet İşleri Başkanlığı’na Prof. Dr. Safi Arpaguş atandı! Prof. Dr. Safi Arpaguş kimdir, nereli ve kariyeri?

Resmi Gazete’de yayımlandı. Cumhurbaşkanlığı kararıyla Diyanet İşleri Başkanlığı’na İstanbul Müftüsü Prof. Dr. Safi Arpaguş atandı.Resmi Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı’na göre, Diyanet İşleri Başkanlığına, 3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin 2, 3 ve 7’nci maddeleri gereğince İstanbul Müftüsü Prof. Dr. Arpaguş getirildi.
Prof. Dr. Safi ARPAGUŞ Kimdir?
1967 yılında Amasya/Gümüşhacıköy’de doğdu.
1985 yılında Gümüşhacıköy İmam-Hatip Lisesi’nden, 1990 yılında M.Ü. İlahiyat Fakültesi’nden mezun oldu.
1992 yılında M.Ü. İlahiyat Fakültesi Araştırma Görevlisi olarak akademik hayata başladı.
1994 yılında Yüksek Lisansını; 2001 yılında Doktorasını tamamladı.
2008 yılında Doçent, 2014 yılında Profesör oldu.
2011-2021 yılları arasında M.Ü. İlahiyat Fakültesi Dekan Yardımcılığı görevinde bulundu.
2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 38. Maddesi ve 15 Ekim 2021 tarihli Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle (Karar 2021/498) İstanbul Müftülüğü görevine atandı.

M.Ü. İlahiyat Fakültesi Tasavvuf Anabilim dalı öğretim üyesi ve Anabilim Dalı Başkanıdır.
Çalışma alanı İslam Tasavvuf Tarihi, kavramları ve kurumlarıdır.
Mevlânâ Celâleddin Rûmî, Mesnevî ve Mevlevîlik konularında çalışmaları mevcuttur.
Yayınlanmış kitap, makale ve tercümeleri vardır.
Çalışmalarından bazıları şunlardır:
-Mevlânâ ve İslâm,
-Mevlevîlik’te Manevî Eğitim;
-Hüseyin Azmi Dede; Risaleler.
-Aziz Mahmud Hüdâyi, Sohbetler;
-Ahmed Avni Konuk, Mesnevî-i Şerif Şerhi, -Heyet-, I-XIII;
-İsmail Rüsûhî Ankaravî, Minhâcü’l-Fukarâ;
-Tâhirü’l-Mevlevî, Yenikapı Mevlevihanesi Postnişini Şeyh Celaleddin Efendi.
Erdoğan’dan Netanyahu’ya Kudüs cevabı: 27 yıl önceki tavrımızı unutmayacaklar!
MİT Başkanı Kalın, Suriye Cumhurbaşkanı Şara ile Şam’da bir araya geldi! ‘Türkiye her türlü desteğe hazır’…

Reklam
CHP Lideri Özgür Özel, partisinin Bahçelievler mitinginde konuştu

CHP Lideri Özgür Özel, partisinin Bahçelievler mitinginde konuştu

Özel, Haznedar Meydanı’nda “Millet İradesine Sahip Çıkıyor” sloganıyla düzenlenen mitingde yaptığı konuşmada, Bahçelievler’in bir zamanlar bahçeleriyle ünlü olduğunu, ancak bugün kişi başına bir metrekare yeşil alanı bulunduğunu belirtti.
İlginizi Çekebilir
Suç örgütü elebaşı olma iddiasıyla yargılanan Aziz İhsan Aktaş’ın, yalnız CHP’li belediyelerden ihale almadığını ileri süren Özel, “Güya Aziz İhsan Aktaş’ın ortağı 12 yıl önce Zeydan Karalar’dan ödeme almış, onun için Zeydan Karalar içeride yatıyor. Ama Bahçelievler’in belediye başkanı daha geçen sene iki parça halinde, önce kamyonları, sonra şoförleri için ihale yapmış. Hakan Efendi’ye dönüp de soran yok. Yazıklar olsun böyle ikiyüzlülüğe.” ifadelerini kullandı.
Demokrasiden sapıldığı için borsanın düştüğünü savunan Özel, demokratikleşme umudunun görüldüğü durumlarda ise borsanın yükselişe geçtiğini öne sürdü.
Özel, Sosyalist Enternasyonal’in İkinci Başkanı olarak 77 ülkedeki 89 partiden imza aldığını belirterek, “CHP Türkiye’de iktidara gelip de AB’ye tam üyelik yürüyüşünü başlatınca, biz bunu destekleyeceğiz, en büyük destekçisi olacağız.’ diyor. Ben size şunun sözünü veriyorum. İktidara geleceğiz. Gençler size söz olsun, yasaksız Türkiye, vizesiz Avrupa olacak.” dedi.
İsrail’in Katar’da gerçekleştirdiği saldırı sonrası Doha’da düzenlenen İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT)-Arap Birliği Ortak Olağanüstü Zirvesi’ne değinen Özel, toplantıdan çıkan 25 maddelik bildiriden etkili bir sonuç çıkmadığını öne sürdü.
İBB soruşturmasının üzerinden geçen 182 güne rağmen ortada bir suç ve delil bulunmadığını iddia eden Özel, buna karşın ortada yargısız infazın bulunduğunu söyledi.
MHP ve AK Parti İstanbul il yöneticilerinin, Bayrampaşa Belediyesi’ne yönelik yolsuzluk soruşturmasında tutuklanan belediye başkanı Hasan Mutlu’yu arayarak AK Parti’ye geçmesini istediklerini iddia eden Özel, bu konuyla ilgili Mutlu’nun dün akşam savcıya suç duyurusunda bulunduğunu dile getirdi.
Özel, tüm zorluklara rağmen bir ve beraber olduklarını ifade ederek, milletvekilleriyle, üyeleriyle, yöneticileriyle, gençler ve yaşlılarla hep birlikte iktidara yürüdüklerini kaydetti.
Bakan Kacır: TEKNOFEST kuşağıyla teknolojiyi kullanan değil, üreten ülke olacağız
İngiliz basını tarih vererek duyurdu! İngiltere Filistin’i tanıyacak…

SON DAKİKA HABERİ: Erdoğan'dan Netanyahu'ya Kudüs cevabı!

SON DAKİKA HABERİ: Erdoğan’dan Netanyahu’ya Kudüs cevabı!

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Hariciye teşkilatımız asırlara dayanan geleneğiyle devletimizin yüz akı olmuş bir kurumdur. Devlet teşkilatımız içinde tarih boyunca müstesna bir mevkiye sahip olan Bakanlığımız aynı zamanda ülkemizin dünyaya açılan kapısıdır.” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bağlıca’daki Dışişleri Bakanlığı Yerleşkesinin Temel Atma Töreni’ne katıldı.
İlginizi Çekebilir
Konuşmasına katılımcıları selamlayarak başlayan Erdoğan, Türk bürokrasisinin göz bebeği Dışişleri Bakanlığı için son derece anlamlı bir merasim vesilesiyle bir araya gelindiğini söyledi.
Bakanlığın yeni yerleşkesinin ülke, millet ve devletin köklü diplomasi geleneği için hayırlara vesile olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, isimleri Cebeci Asri Mezarlığı’ndaki kitabeyle birlikte milletin kalbine de şanla, şerefle ve hüzünle yazılan tüm şehitleri rahmet ve minnetle yad etti.
Dünyanın dört bir yanında Türkiye Cumhuriyeti devletini başarıyla temsil eden, Türk bayrağını gururla dalgalandıran diplomatlara da sevgi ve saygılarını ileten Erdoğan, Dışişleri Bakanlığının Doktor Sadık Ahmet Caddesi üzerindeki binasının 1988’den beri kuruma hizmet verdiğini ancak bu binanın Bakanlığın son yıllarda genişleyen vizyonuna, artan ihtiyaçlarına ve personel sayısına cevap vermekte yetersiz kaldığını söyledi.
Bu sorunu aşmak amacıyla geçici çözüm olarak Bakanlık birimlerinin Ankara’nın farklı yerlerine dağıtılmasının gündeme geldiğini belirten Erdoğan, “Maalesef bu da sorunu tam olarak çözemedi. Farklı birimlerin mekansal bakımdan birbirinden kopuk olması hem iç işleyişte hem hizmetlerin etkinliğinde çeşitli güçlükleri beraberinde getirdi. Aslında bir süredir Bakanlığımızı, üstlendiği görevlerin ve temsil ettiği misyonun ağırlığına uygun, modern bir yerleşkeye kavuşturmak istiyoruz, nasip bugüneymiş. En sonunda içimize sinen bir projeyle inşallah bu ihtiyacı gideriyoruz.” ifadelerini kullandı.

“GÜNLÜK 6 BİN KİŞİYE HİZMET VERECEK BİR KAPASİTEYLE TASARLANDI”
Dışişleri Bakanlığının yeni yerleşkesinin toplam 548 bin metrekare büyüklüğünde bir arsa üzerinde konumlandığını, Eskişehir Yolu ile Bağlıca Bulvarı’nın kesişim noktasında olmasıyla çevredeki diğer kamu kurumlarına da yakın olacağını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, 334 bin 500 metrekare kapalı alana sahip yerleşkenin protokol bloku, ofis yapıları, konferans merkezi olmak üzere 3 ana kısımdan oluştuğunu bildirdi.
Yapının 203 bin metrekaresinin yer üstünde, 131 bin 500 metrekaresinin de yer altında olduğunu ifade eden Erdoğan, şunları kaydetti:
“Projenin toplam inşaat alanı ise 354 bin metrekareyi buluyor. Yerleşke günlük 6 bin kişiye hizmet verecek bir kapasiteyle tasarlandı. 1600 araçlık kapalı otoparkı, 750 kişilik konferans salonu, 2 bin 600 kişilik yemekhane ve çeşitli destek birimleri, bir adet 80 kişilik ve 2 adet 40 kişilik basın toplantısı salonuyla yerleşkemiz modern, konforlu ve organizasyonel verimliliği yüksek bir eser olacaktır. 360 bin metrekarelik yeşil alanı ve 146 bin metrekare büyüklüğündeki sert zemin düzenlemesiyle herkesin rahat edeceği, kullanıcı dostu, ekolojik ve estetik bir yapı olarak şehrimize değer kazandıracaktır. Burada şuna da dikkatinizi çekmekte fayda görüyorum, mimarideki ‘biçim işlevi takip eder’ ilkesine bu projede ‘biçim gücü ifade eder’ anlayışını da ekledik. Böylece başkent Ankara’ya yeni bir silüet, Türkiye’ye dış ilişkilerde güçlü bir mimari kazandırmayı hedefledik.
Ülkemizin küresel duruşunu yansıtan, güçlü, modern ve kalıcı bir eser olan bu yerleşkenin, şehrimizin simgelerinden biri olacağına inanıyorum. Her bakımdan iftihar verici bir projeyi Dışişleri Bakanlığımıza kazandıracak olmaktan büyük mutluluk duyduğumuzu belirtmek istiyorum. Şurası tartışmasız bir hakikattir ki hariciye teşkilatımız asırlara dayanan geleneğiyle devletimizin yüz akı olmuş bir kurumdur. Devlet teşkilatımız içinde tarih boyunca müstesna bir mevkiye sahip olan Bakanlığımız, aynı zamanda ülkemizin dünyaya açılan kapısıdır. Dolayısıyla Bakanlığımızın tarihine, misyonuna ve temsil sorumluluğuna layık ihtiyaçlarına göre tasarlanan müstakil bir hizmet binasına kavuşacak olması çok kıymetli bir adımdır. Yerleşke, Türk diplomasisinin hafızasını, bugününü ve geleceğini aynı çatı altında buluşturacak. ”
Projenin, Dışişleri Bakanlığının gurur tablosu olacağını, şehirde yıldız misali parlayacağını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, temelin hızla yükselmesini ve projenin bir an önce tamamlanmasını temenni etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum başta olmak üzere projeye katkı sağlayan herkesi tebrik ederek, başarılar diledi.

“BÜYÜK DEVLET REFLEKSİ NEYİ İCAP ETTİRİYORSA ONA GÖRE DAVRANACAĞIZ”
İçinde bulunulan bölgede her sabah gözlerin yeni bir krize açıldığını ifade eden Erdoğan, hükümet olarak tüm bu krizleri, çatışmaları ve belirsizlikleri milletin ali menfaatlerine halel getirmeden başarıyla yönetmenin gayretinde olduklarını söyledi.
Erdoğan, Balkanlar’dan Orta Asya’ya, Afrika’dan Latin Amerika’ya, Avrupa’dan Asya Pasifiğe kadar geniş bir coğrafyada istikrar ve işbirliğinin kökleşmesi için samimiyetle çaba harcadıklarını dile getirerek, şöyle konuştu:
“Gerektiğinde sesimizi yükseltiyor, hakkı haykırıyoruz. Gerektiğinde çatışan tarafları aynı masa etrafında buluşturuyoruz. Gerektiğinde mekik diplomasisiyle krizleri daha fazla büyümeden çözmeye çalışıyoruz. Kimi zaman yumuşak gücümüzü kimi zaman da sert güç yeteneklerimizi kullanarak gelişmeleri ülkemiz lehine yönlendiriyoruz. Neticede her daim hakkın, hukukun, huzurun ve adaletin yanında yerimizi alıyoruz. Şunu dost düşman fark etmeksizin artık herkes gördü ve kabullendi. Türkiye, güçlünün haklı olduğu değil, haklının güçlü olduğu bir dünyaya inanmakta ve böyle bir dünyanın mücadelesini vermektedir.”
“Dünya beşten büyüktür tespitimiz, bu mücadelenin küresel ölçekte adeta sembolü haline dönüşmüştür.” diyen Erdoğan, Türkiye’nin, aynı zamanda dost ve müttefikleri için kara gün dostu bir ülke olduğunu vurguladı.
Erdoğan, deprem ve sel gibi doğal afetlerden, kardeşlerin egemenliğini hiçe sayan mütecaviz eylemlere kadar bu konudaki hassasiyeti farklı vesilelerle çok net ortaya koyduklarını söyledi.
Türkiye’nin, başları dara düştüğünde dost ve kardeşlere yardım elini uzattığını, savunma sanayi kapasitelerini güçlendirmelerine yardımcı olduğunu, ikili işbirliklerini genişleterek ekonomik kalkınmayı desteklediğini, hak ve çıkarlarını koruma çabalarında her platformda destek verdiğini belirten Erdoğan, büyük devlet refleksi neyi icap ettiriyorsa Türkiye’nin de ona göre davrandığının altını çizdi.
Erdoğan, aynı ilkeli tavrı bundan sonra da sürdüreceklerini kaydetti.
İsrail, İstanbul’daki tabletin peşinde! Erhan Afyoncu: Türkiye’nin yanıtı değişmiyor
“HİÇBİR TAHRİK BİZİ HEDEFLERİMİZE ULAŞMAKTAN ALIKOYAMAYACAKTIR”
Türk dış politikasının önceliklerinin istikrarı korumak, huzuru büyütmek, barışı sağlamak, kardeşlik bağlarını güçlendirmek olduğunu ifade eden Erdoğan, şöyle devam etti:
“Bizim boş lafla, mugalatayla, ucuz polemikle işimiz olmaz. Biz sınırlarımız içinde ve ötesindeki hedeflerimize kilitlenmiş durumdayız. Şunu altını çizerek ve aynı zamanda gururla belirtmek istiyorum, bugün Türkiye, hem içeride hem bölgesinde kendi oyununu kurma ve bunu kimin ne dediğine bakmadan uygulama kudretine sahip bir ülkedir. Tıpkı usta bir satranç oyuncusu gibi her hamlemizi en ince detayına kadar planlıyor ardından soğukkanlılıkla hayata geçiriyoruz. Hiçbir tahrik bizi hedeflerimize ulaşmaktan alıkoyamayacaktır. Allah’ın izniyle tuzağa düşmeyiz, provokasyona gelmeyiz. Mikrofon ve klavye kabadayılarının kuru tehditlerine prim vermeyiz. Unutmayın, diplomasinin dili nezakettir. Türkiye’nin dış siyaseti de barış odaklıdır. Fakat bu demek değildir ki hadsizlikler karşısında susacak, sinecek veya geri adım atacağız. Asla. Gerilimden beslenenlerin, bölgemizi kan deryasına çevirmek isteyenlerin, coğrafyamızda istikrarsızlığı körükleyenlerin karşısında tarih boyunca olduğu gibi bugün de yarın da inşallah dimdik ayakta duracağız.”
Zulme ve zalime boyun eğmeyeceklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İsrail’in vahşi saldırıları altında hayatta kalma mücadelesi veren Gazzeli mazlumların yanında olmamızı kimse engelleyemez. Suriye’den Yemen’e, Lübnan’dan Katar’a, İsrail haydutluğunun hedefi olan tüm kardeşlerimizle tam bir dayanışma içinde olmayı sürdüreceğiz. Faili ister örgüt, ister devlet olsun, terör ve katliam bir akıl kilitlenmesidir. Bölgemizi esir alan bu kanlı kilit inşallah eninde sonunda kırılacaktır. Zulümle, soykırımla, barbarlıkla, masum çocukların hayatları pahasına kendilerine güvenli bir gelecek inşa edeceklerini zannedenler, tarihteki niceleri gibi mutlaka kaybedecek, döktükleri kanda boğulacaklardır. Bundan kaçış, kurtuluş yoktur.” ifadelerini kullandı.
“27 YIL ÖNCE ORTAYA KOYDUĞUMUZ TAVRI HİÇBİR ZAMAN UNUTMAYACAKLAR”
Asırlarca İslam’ın bayraktarlığını üstlenen bir milletin efradı olarak 400 yıl Kudüs-ü Şerif’e hizmetkarlık yapmanın şerefini yaşadıklarını dile getiren Erdoğan, şunları kaydetti:
“Netanyahu bunları bilmez. Ama bugün buradan tekrar haykırıyorum, belki öğrenir. ‘La ilahe illallah, İbrahim Halilullah’ ifadesinde anlamını bulan hürmet, hikmet, hoşgörüyle bu övülmüş şehri tüm inanç mensupları için yüzyıllar boyunca bir barış ve esenlik yurdu haline biz getirdik. Müslümanlar gibi Hristiyanların ve Musevilerin de hakkına riayet ettik. Bugün de şairin ifadesiyle, kalbimizin yarısı Mekke diğer yarısı Medine’dir. Bunların üstünde de bir tül misali Kudüs vardır.”
Kudüs’ün, nüfusu 2 milyarı bulan İslam aleminin ortak davası, hafızası ve mirası olduğunu vurgulayan Erdoğan, şöyle konuştu:
“Arzın üstünde bir sancak, görkemli bir çınar olarak gördüğümüz Kudüs-ü Şerif’i namahrem ellerin kirletmesine izin vermeyiz. Biliyorum, Hitler özentisi tiplerin kuyruk acısı belki de hiç geçmeyecek. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığımızda, bundan 27 yıl önce ortaya koyduğumuz tavrı belki de hiçbir zaman unutmayacaklar. Varsın onlar öfke nöbetleri geçirmeye devam etsin. Biz Müslümanlar olarak Doğu Kudüs üzerindeki haklarımızdan tek bir geri adım dahi atmayacağız. Bütün semavi dinlerce kutsal kabul edilen Kudüs’ün tekrar barış, huzur ve güven şehri olması için mücadelemiz sarsılmaz bir azimle hız kesmeden, gerilemeden, gevşemeden devam edecektir. Aynı şekilde, 1967 sınırları temelinde başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız, egemen, toprak bütünlüğü haiz bir Filistin devletinin kurulması için de tüm gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz.”
Netanyahu, Erdoğan’ı hedef aldı: Kudüs sizin değil!
“MİLLETİMİZİN, BAKANLIĞIMIZDAN BEKLENTİSİ HER ZAMAN YÜKSEK OLMUŞTUR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, reisülküttaplığın 1523’te teşekkülüyle bugünkü manada temelleri atılan hariciye teşkilatının 500. yıl dönümünün 2023’te idrak edildiğini anımsatarak, bu köklü diplomasi mirasının, milletin aklı, feraseti ve sabrı ile yoğrulduğunu, daima saygı uyandırdığını ve örnek alındığını söyledi.
Erdoğan, “Bugün burada 2025 senesinde bu yeni karargahın temellerini atarken, aynı birikimin üzerine yenilerini ekliyoruz. Sizlerin de görevlerinizi bilgi, yetkinlik, fedakarlık ve öz güvenle 5 asırlık hariciye müktesebatının yanı sıra 2 bin yılı aşan devlet geleneğimizin rehberliğinde yerine getireceğinize gönülden inanıyorum. Milletimizin, Bakanlığımızdan beklentisi her zaman yüksek olmuştur. Bugün de karşı karşıya bulunduğumuz tehditlerin büyüklüğü bu beklentiyi daha da artırmaktadır. Bakanlığımızın bu beklentiyi karşılama noktasında en küçük bir zafiyete düşmeyeceğini çok iyi biliyorum.” diye konuştu.
“YERLEŞKEMİZ, TÜRKİYE’NİN KÜRESEL BARIŞ İÇİN VERDİĞİ MÜCADELENİN YENİ ÜSSÜ OLACAK”
Dışişleri Bakanlığının bugün dünyanın hatırı sayılır diplomasi merkezleri arasında ilk sıralarda yer aldığına dikkati çeken Erdoğan, temelini atacakları yerleşkenin de hizmete girmesiyle Bakanlığın çalışma imkan ve kabiliyetlerinin daha da artacağını belirtti.
Yerleşkenin tamamlandığında Türkiye’nin küresel barış, istikrar ve adalet için verdiği mücadelenin yeni üssü haline geleceğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Burada alınacak kararlar, yürütülecek müzakereler ve tüm dünyaya verilecek mesajlar inşallah ülkemizin küresel vizyonuna güç katacaktır. Temel atma törenini gerçekleştirdiğimiz bu hizmet binasının hariciye teşkilatımıza layık ikonik bir eser olacağından hiçbir şüphe duymuyorum. Böyle bir projeye öncülük eden Dışişleri Bakanımızı, projeye destek veren Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği ile Milli Savunma bakanlarımızı, projeyi yürütecek olan TOKİ Başkanlığımızı bir kez daha tebrik ediyorum. Rabb’im bizlere hep birlikte yerleşkemizin açılışını da yapmayı nasip etsin.” ifadelerini kullandı.
Çocuklarının gözü önünde tokat! Baba ilk kez konuştu: Psikolojileri bozuldu
PROGRAMDAN NOTLAR
Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından başlayan törende, Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Burhan İşliyen tarafından dua edildi.
Konuşmaların ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan ve protokol üyeleri butona basarak Dışişleri Bakanlığı Yerleşkesi’nin temeline ilk harcı döktü.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, yerleşkenin yapımını üstlenen müteahhit firmanın yetkilisine inşaatın ne kadar sürede tamamlanacağını sordu.
Firma yetkilisinin “İki yılda tamamını bitireceğiz efendim” sözü üzerine Erdoğan, “İki yılda tamamını bitireceksin. Bu çok önemli. Ekran dışında salonda olanlar buna şahit. Ama bir de Türkiye geneli buna şahit.” ifadelerini kullandı.
Törene, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Metin Tokel, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment Tatlıoğlu, Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Ziya Cemal Kadıoğlu, Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri Hakkı Susmaz, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Cumhurbaşkanlığı Özel Kalem Müdürü Hasan Doğan, Cumhurbaşkanı Dış Politika ve Güvenlik Başdanışmanı Büyükelçi Akif Çağatay Kılıç, Emniyet Genel Müdürü Mahmut Demirtaş, AK Parti Genel Başkanvekili Mustafa Elitaş, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, AK Parti Genel Sekreteri Eyyüp Kadir İnan, AK Parti genel başkan yardımcıları ve milletvekilleri ile MHP Genel Başkan Yardımcısı Yaşar Yıldırım da katıldı.
İstanbul’da TEKNOFEST zamanı! Selçuk Bayraktar: Bizim davamız zulme ‘dur’ diyecek güce ulaşmak…

Netanyahu’nun istediği Siloam yazıtındaki İbranice ifadeler ne anlama geliyor?

Netanyahu’nun istediği Siloam yazıtındaki İbranice ifadeler ne anlama geliyor?

İsrail Başbakanı Netanyahu, dün ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ile birlikte gittiği Mescid-i Aksa yakınlarındaki tünellerde arkeolojik kazıların yapıldığı alanda gerçekleştirdiği konuşmada, Osmanlı döneminde Doğu Kudüs’te bulunarak İstanbul Arkeoloji Müzesi’ne getirilen Silvan Yazıtı’nı Türkiye’den istediğini, fakat Erdoğan ve seçmen tabanı nedeniyle yazıtı alamadığını söyledi.

Son dakika…Erdoğan’dan Netanyahu’ya Kudüs cevabı: 27 yıl önceki tavrımızı unutmayacaklar!
Netanyahu, 1998’de eski başbakanlardan Mesut Yılmaz ile aralarında geçen bir diyalogu da naklederken Yılmaz’dan Osmanlı devleti döneminde Kudüs’te bulunan ve İstanbul’a getirilen Silvan Yazıtı’nı istediğini belirterek, “Müzelerimizde binlerce Osmanlı eseri var. İstediğin birini seç, Silvan Yazıtı ile değiştirelim.” teklifinde bulunduğunu aktardı.
Önerilerinin kabul görmemesi üzerine Yılmaz’a ret nedenini sorduğunu belirten Netanyahu, dönemin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderlik ettiği büyüyen bir seçmen kitlesi bulunduğu ve kitlenin tabletin İsrail’e verilmesine öfkeleneceği şeklinde bir yanıt aldığını öne sürdü.
Netanyahu, konuşmasının devamında “Bay Erdoğan, bu (Kudüs) bizim şehrimiz, sizin değil. Her zaman bizim şehrimiz olacak. Bir daha tekrar bölünmeyecek.” ifadelerini kullandı.

Son dakika… İsrail, İstanbul’daki tabletin peşinde! Erhan Afyoncu: Türkiye’nin yanıtı değişmiyor
CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN’IN YANITI
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kudüs sizin değil” diyen İsrail Başbakanı Netanyahu’ya, “Kudüs-ü Şerif’i namahrem ellerin kirletmesine izin vermeyiz. Biliyorum, Hitler özentisi tiplerin kuyruk acısı belki de hiç geçmeyecek” ifadeleriyle yanıt verdi. Asırlarca İslam’ın bayraktarlığını üstlenen bir milletin efradı olarak 400 yıl Kudüs-ü Şerif’e hizmetkarlık yapmanın şerefini yaşadıklarını dile getiren Erdoğan, şunları kaydetti:
“Netanyahu bunları bilmez. Ama bugün buradan tekrar haykırıyorum, belki öğrenir. ‘La ilahe illallah, İbrahim Halilullah’ ifadesinde anlamını bulan hürmet, hikmet, hoşgörüyle bu övülmüş şehri tüm inanç mensupları için yüzyıllar boyunca bir barış ve esenlik yurdu haline biz getirdik. Müslümanlar gibi Hristiyanların ve Musevilerin de hakkına riayet ettik. Bugün de şairin ifadesiyle, kalbimizin yarısı Mekke diğer yarısı Medine’dir. Bunların üstünde de bir tül misali Kudüs vardır.”
Kudüs’ün, nüfusu 2 milyarı bulan İslam aleminin ortak davası, hafızası ve mirası olduğunu vurgulayan Erdoğan, şöyle konuştu:
“Arzın üstünde bir sancak, görkemli bir çınar olarak gördüğümüz Kudüs-ü Şerif’i namahrem ellerin kirletmesine izin vermeyiz. Biliyorum, Hitler özentisi tiplerin kuyruk acısı belki de hiç geçmeyecek. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığımızda, bundan 27 yıl önce ortaya koyduğumuz tavrı belki de hiçbir zaman unutmayacaklar. Varsın onlar öfke nöbetleri geçirmeye devam etsin. Biz Müslümanlar olarak Doğu Kudüs üzerindeki haklarımızdan tek bir geri adım dahi atmayacağız. Bütün semavi dinlerce kutsal kabul edilen Kudüs’ün tekrar barış, huzur ve güven şehri olması için mücadelemiz sarsılmaz bir azimle hız kesmeden, gerilemeden, gevşemeden devam edecektir. Aynı şekilde, 1967 sınırları temelinde başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız, egemen, toprak bütünlüğü haiz bir Filistin devletinin kurulması için de tüm gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz.”

Netanyahu, Erdoğan’ı hedef aldı: Kudüs sizin değil!
SİLOAM YAZITI’NIN TARİHSEL ÖNEMİ
Kudüs tarihi açısından büyük önem taşıyan ve M.Ö. 8. yüzyılda Kral Hizkiya’nın su tünelini inşa etme çabalarını anlatan Siloam yazıtı, İsrail tarafından Yahudilerin bölgedeki köklerinin binlerce yıl öncesine dayandığının kanıtı olarak gösteriliyor. 1880’de Kudüs’te bulunan yazıt, günümüzde İstanbul Arkeoloji Müzesi’nde sergileniyor. Siloam yazıtı, Kudüs’te keşfedilen en eski ve en uzun İbranice yazıt olma özelliğini taşıyor. Tabletteki yazılar, İbrani Kutsal Kitabı’nda da yer alan ve Kral Hizkiya’nın Kudüs’e su sağlamak için kazdırdığı tünelin hikayesini anlatıyor.
Bu tarihi eser, İsrail için sadece arkeolojik bir buluntu olmanın ötesinde bir anlam taşıyor. Yazıt, Yahudilerin Kudüs’teki tarihi ve dini köklerinin binlerce yıl öncesine dayandığını kanıtlayan bir unsur olarak kabul ediliyor. Bu bağlamda, İsrail tarafından “modern Yahudi devletinin tarihsel meşruiyetini” destekleyen bir sembol olarak kullanılıyor.
YAZITIN İSTANBUL ARKEOLOJİ MÜZESİ’NE YOLCULUĞU
Siloam yazıtı, 1880’li yıllarda Osmanlı İmparatorluğu’nun Kudüs’ü yönettiği dönemde Siloam Tüneli’nde bulundu. Osmanlı İmparatorluğu, 1516’dan 1917’ye kadar Kudüs ve Ortadoğu’nun büyük bir bölümünü kontrol etmişti.
Yazıt, keşfedilmesinin ardından İstanbul’a getirildi ve o tarihten bu yana İstanbul Arkeoloji Müzesi’nde sergilenmeye devam ediyor. Birinci Dünya Savaşı’ndaki yenilgiyle bölgeden çekilmesine rağmen Osmanlı’dan kalan bu önemli eser, halen Türkiye’de bulunuyor.

PEKİ, SİLOAM YAZITI’NDAKİ İBRANİCE İFADELERİN TÜRKÇE MANASI NEDİR?
Tünel kazma işi tamamlanmıştı.
Tünel kazma işi şöyleydi:
Kazıcılar balyoz ve keskilerini birbirlerine doğru sallarken, geriye yalnızca üç arşın kazı kalmıştı.
O sırada bir adamın arkadaşına seslendiği duyuldu.
Çünkü sağdaki ve soldaki kayada bir çatlak zuhur etmişti.
Tünel açma işi bittiğinde, kazıcılar balyozlarını birbirlerine doğru sallayarak karşılaştılar.
Böylece kaynaklardan rezervuara kadar bin iki yüz arşın boyunca su aktı.
Ve kazıcıların başlarının üzerindeki kayanın yüksekliği yüz arşındı.
…

Reklam
Bakan Bolat: Zengezur Koridoru ile transit ticaretin güçlenmesi mümkün olacak

Bakan Bolat: Zengezur Koridoru ile transit ticaretin güçlenmesi mümkün olacak

Bolat, Türkiye-Azerbaycan İş Adamları ve Sanayicileri Birliğince (TÜİB) düzenlenen Azerbaycan-Türkiye Ekonomik ve Kültürel İlişkiler Köprüsü Etkinliği’ne katıldı.
Buradaki konuşmasında Bolat, TÜİB heyetiyle bakanlıkta bir toplantı yaptıklarını belirterek, toplantının kapsamının Türkiye-Azerbaycan ekonomik ilişkilerinin geliştirilmesine yönelik olduğunu dile getirdi.
Azerbaycan’a çeşitli toplantılar ve zirveler vesilesiyle sıkça gittiğini ifade eden Bolat, bir ay sonra yapılması planlanan Ekonomik İşbirliği Teşkilatı Zirvesi dolayısıyla Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın başkanlık edeceği bir ziyaretlerinin daha olacağını söyledi.
Bolat, iki ülke arasındaki uçuşların çok sık, mesafe ve sürelerin kısa olduğunu ifade ederek, “Can Azerbaycan, Dağlık Karabağ’ı 32 yıllık bir işgalden kurtardı. Allah’a şükürler olsun. Topraklarının tamamını özgürleştirmiş oldu. Şimdi orada çok büyük bir yatırım ve yeniden imar faaliyeti var. Şuşa ve Hankendi şehirlerinde mayıs sonu ve temmuz başında iki zirve toplantısı yapıldı. Türkiye-Azerbaycan ekonomik ilişkilerinde, ekonomilerimiz aslında birbirlerini tamamlayıcı özelliklere sahip. Biz enerji alanında özellikle Azerbaycan’dan kaynak ithalatı yapıyoruz. Sanayi ürünlerinde ve hizmetlerde Azerbaycan’a destek oluyoruz.” diye konuştu.
TBMM Başkanı Kurtulmuş: Büyük bir iradeyle bu topraklarda huzuru tahkim etmek için çalışıyoruz

“BU YIL 8 AY İTİBARIYLA TİCARET HACMİMİZ İYİ GİDİYOR”
Bolat, Türkiye için Orta Asya ve Uzak Doğu’ya açılırken Azerbaycan’ın önemli stratejik geçiş noktası olduğuna dikkati çekerek, “Zengezur Koridoru’nun inşallah yakında açılmasıyla beraber Türk dünyasının coğrafik olarak birbirleriyle bütünleşmesi ve ekonomik ilişkilerin gelişmesi, Uzak Doğu’dan başlayarak Avrupa’ya uzanan Orta Koridorun hareketlenip transit ticaretin güçlenmesi mümkün olacak.” ifadesini kullandı.
Görev süresi içinde Türkiye-Azerbaycan ticaret hacminin de karşılıklı olarak her yıl bir önceki yılın üstüne çıktığına dikkati çeken Bolat, “Bu yıl 8 ay itibarıyla ticaret hacmimiz iyi gidiyor. Özellikle yatırımlar çok önemli. Türkiye’nin dünyada iş insanı, şirket sayısı anlamında en çok yatırımı Azerbaycan’da. Değer itibarıyla da 17 milyar dolarla yine en çok yatırımımız Azerbaycan’da. Azerbaycan’ın da Türkiye’de 3 bin kadar şirketi var.” dedi.
Bolat, TÜİB’in iki ülkenin çok daha güçlü ekonomik entegrasyona ulaşması için canla başla çalıştığını dile getirerek, TÜİB’in Aralık 2023’te Bakü’de 1. Türkiye-Azerbaycan Yatırım Forumu’nu düzenlediğini hatırlattı.
Söz konusu Forumun Azerbaycan tarihindeki en önemli ekonomik buluşmalardan birisi olduğuna dikkati çeken Bolat, forumun ikincisinin de aralık ayında gerçekleştirileceğini sözlerine ekledi.
Bakan Tunç sosyal medyasından paylaştı: Demokrasi şehitlerimizin kabirlerini Vefa Anıtına dönüştürdük…

Bakan Kacır: TEKNOFEST kuşağıyla teknolojiyi kullanan değil, üreten ülke olacağız

Bakan Kacır: TEKNOFEST kuşağıyla teknolojiyi kullanan değil, üreten ülke olacağız

TEKNOFEST, İstanbul’da ziyaretçilerine kapılarını açtı. Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, İstanbul’da TRT Haber’in ‘TEKNOFEST Özel Yayını’nda soruları yanıtladı.
İlginizi Çekebilir
Bakan Kacır, TEKNOFEST’e gençlerin ilgisinin her yıl arttığını belirterek şöyle konuştu:
“TEKNOFEST’in bu kadar coşkuyla gerçekleşmesi mutluluk verici. Her zamanki gibi muhteşem başladık. Milletimizin teveccühüyle muhteşem başladık. 2018’den bu yana 8. yılımız, 13. TEKNOFEST’imizi gerçekleştiriyoruz.
“11 MİLYONDAN FAZLA ZİYARETÇİYİ AĞIRLADIK”
Daha önce 4 kez İstanbul’da, Ankara’da, İzmir’de, Samsun’da, Gaziantep’te, Adana’da, Bakü’de ve Kıbrıs’ta TEKNOFEST’ler gerçekleştirdik. Her birinde bu muhteşem heyecanı ve coşkuyu milletimizle birlikte müşaade ettik. Bugüne kadar 11 milyondan fazla ziyaretçiyi ağırladık. Türk milleti gerçekten bağımsızlık aşkına sahip bir millet.”
Demirören Medya TEKNOFEST’te yerini aldı
TEKNOFEST’in, “Milli teknoloji Hamlesi”ne sağladığı katkıya vurgu yapan Bakan Kacır, şöyle devam etti:
Alıntı Metni
“İsrail tüm sivil teknolojileri kendi emelleri doğrultusunda acımasızca kullanabiliyor. Sivil teknolojiler maalesef silahlaştırılıyor. Biz, sadece savunmada değil tüm sanayi teknolojilerinde bağımsızlık mücadelesi veriyoruz. Haberleşme, ulaştırma ve tarım teknolojilerinde mutlaka bağımsız olmalıyız. Türkiye’yi bağımsızlaştıracak yerli ve milli her girişimin yanındayız. Tüm alanlarda kendi teknolojimizi üretmeli ve kullanmalıyız.”
“İSRAİL, TEKNOLOJİYİ ACIMASIZCA KULLANIYOR”
Zira bugünün küresel sistemi haklının güçlü olduğu bir sistem değil. Güçlünün haklı sayıldığı bir sistem. Evet, bir Birleşmiş Milletler var. Evet, çok sayıda uluslararası örgüt var. Biz inanıyoruz ki er ya da geç bu katil Netanyahu ve çetesi buralarda hesap verecekler ama görünen o ki bu küresel sistem masumun, mazlumun hakkını koruyacak bir noktada değil. Bizler şunun farkındayız: Savunma Sanayii elbette mutlaka tam bağımsız olmamız gereken bir alan ama görünen o ki sadece savunma sanayii değil, sanayinin, teknolojinin tüm alanlarında bir bağımsızlık mücadelesi vermek mutlak bir zorunluluktur bizler için. Zira tehdit, sadece geleneksel araçlarla ortaya konmuyor artık.
İstanbul’da TEKNOFEST zamanı! Selçuk Bayraktar: Bizim davamız zulme ‘dur’ diyecek güce ulaşmak
TEKNOFEST İstanbul’da yeni TOGG’a büyük ilgi! T10F tanıtıldı…

TBMM Başkanı Kurtulmuş: Büyük bir iradeyle bu topraklarda huzuru tahkim etmek için çalışıyoruz

TBMM Başkanı Kurtulmuş: Büyük bir iradeyle bu topraklarda huzuru tahkim etmek için çalışıyoruz

Kurtulmuş, TBMM Tören Salonu’nda düzenlenen Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun 10. toplantısında akademisyenlerin konuşmasının ardından değerlendirmede bulundu. Yapılan açıklamaların kendisinin sürece ilişkin olumlu bakış açısını daha da kuvvetlendirdiğini vurgulayan Kurtulmuş, “Özellikle bir Türkiye modeli, bize özgü bir modelin ortaya konulabilmesi konusunda elimizde önemli imkanlar ve fırsatlar olduğunu birçok arkadaşımız, hocamız teyit etti. Hatta bu çerçevede komisyonumuza ödevler verdiler. Komisyonumuza da ‘Eğer bunu yaparsanız tarihe geçersiniz’ şeklinde ifadelerde bulundular. Artık bizim bu komisyonla ve süreçle ilgili ‘eğer başarılı olursa’ sözünü gündemden kaldırmamız lazım. Bu çalışmalar başarılı olmak zorundadır ve başarılı olmak için kendinden emin bir şekilde ilerlemektedir. İnşallah en kısa süre içerisinde de tamamlanacaktır.” ifadelerini kullandı.
MİT Başkanı Kalın, Suriye Cumhurbaşkanı Şara ile Şam’da bir araya geldi! ‘Türkiye her türlü desteğe hazır’
Toplantıda yapılan tespitlere değinen Kurtulmuş, tarihsel olarak büyük bir jeopolitik kırılmanın yaşandığını, bölgenin ve dünyanın yeniden şekillendiği bir dönemden geçildiğini söyledi.
Türkiye’ye karşı düşmanca tavırların farkında olduklarına dikkati çeken Kurtulmuş, “Ama akıl akıldan üstündür. Onlar ne yapmak istiyorsa biz onların yapmak istediğinden daha büyük bir iradeyle bu topraklarda ve bu bölgede birliği, beraberliği, kardeşliği ve huzuru tahkim etmek için çalışıyoruz. İnşallah sonuç alacağız. Burada herhangi bir tereddüde düşmememiz lazım.” diye konuştu.
Kurtulmuş, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“En büyük gücümüz milletimizin gücüdür. Komisyon çalışmaları kendi başına ortaya çıkmadı. Örgütün silah bırakma çağrısı sonrasında bu bir devlet politikasına dönüşmüş ve bir parti hariç Türkiye’nin bütün siyasi kanaatlerini temsil eden siyasi partiler, burada bulunmayı kabul ederek, gönüllü bir şekilde sürecin parçası olarak bu süreci bir millet projesi haline dönüştürmüştür. Çok mesafe aldık, 5 Ağustos’tan bu yana onlarca saat emek verdik. Sadece burada 6 saat toplantı yapıyoruz ama bunun bir de öncesi, hazırlığı, sonrası, etkileri var. Bütün bunları hesap ettiğimiz zaman yüzlerce saatlik bir süreci hep birlikte inşa ediyoruz. Dolayısıyla komisyonun gücünü de hafife almamalıyız.
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’dan Gazze diplomasisi! Peş peşe görüşme gerçekleştirdi
Burada daha önceki ifade edilen örneklerde görülen bağımsız bir gözlem grubu olarak zaten bu komisyon tek başına ortadadır. Siyasi çekişmelerden, güncel siyasi çekişmelerden mümkün olduğu kadar uzak bir şekilde, her birimizin ayrı bir siyasi arka planı var, buna rağmen bu komisyonun konuları dikkate alınarak, mümkün olduğu kadar gündelik siyasi tartışmaların dışında kalınmaya herkes dikkat ediyor.”
Kurtulmuş, sahip oldukları gücün farkında olmaları gerektiğini, Türkiye’de bir siyasi iradenin olduğunu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’dan başlayarak devletin bütün kurum ve kuruluşlarının aynı doğrultuda hareket ettiğini kaydetti.
Son dakika…Erdoğan’dan Netanyahu’ya Kudüs cevabı: 27 yıl önceki tavrımızı unutmayacaklar!
“ÜÇÜNCÜ GÖZE İHTİYACIMIZ YOK”
Toplantıda yapılan konuşmalarda “üçüncü göz meselesinin” gündeme geldiğine işaret eden Kurtulmuş, şunları kaydetti:
“Ben başından beri Türkiye’nin bu tecrübesinin diğer ülke tecrübelerine, bildiğimiz tecrübelere benzemediğini, benzer taraflar olsa bile bütünüyle benzemediğini ifade etmek isterim. Bizim bir üçüncü göze ihtiyacımız yok. Üçüncü göz burasıdır. Millet adına bu işe göz kulak olan, bu sürece öncülük eden bu komisyon aynı zamanda üçüncü göz fonksiyonunu icra etmektedir, objektif bir şekilde bu süreci yerine getirmektedir. Yine önemli konulardan birisi, sıklıkla bugün dile getirildi. Negatif barış, pozitif barış. Bizim nihayetimiz bu ülkede, bu bölgede tamamıyla pozitif barışın kurulması, artık bir daha insanların şiddet diliyle, silahın aracılığıyla konuşmaktan ziyade dostça, kardeşçe ‘kazan kazan’ prensibi içerisinde elindeki imkanlarını çoğaltarak yeni bir Türkiye inşa etmesi ve yeni bir bölge inşa etmesidir. Bu çerçevede de Türkiye’nin tecrübesinin yeterli olduğu kanaatindeyim.”
Daha önce tecrübe edilen çözüm sürecine dikkati çeken Kurtulmuş, “Çözüm sürecinde yaşadığımız tecrübede elde ettiğimiz birikim ve ondan önceki süreçlerde elde edilen birikimlerin hepsi o zaman başarısız görünse bile onu sadece ‘başarısız’ diye bir kenara koymamak lazım. Oradaki her bir çabanın bugün bu sürecin olgunlaşmasına önemli katkılar sunduğunu görüyorum. Bunlardan iyi bir şekilde istifade etmek hepimizin vazifesidir.” ifadelerini kullandı.
“Pozitif barış”ın aynı zamanda bir gelecek tasarımını da içerdiğine dikkati çeken Kurtulmuş, “Biz, ülkemiz, bu topraklar ve vatanımız için güçlü ve büyük Türkiye hedefi doğrultusunda yeni bir gelecek tasarımını ortaya koymak durumundayız. Bu da hiç şüphesiz kardeşlikten, milli dayanışmamızı artırmaktan, demokratik standartlarımızı yükseltmemizden geçiyor. Komisyonumuzun adına koyduğumuz bu kelimeler de sadece tesadüfen seçilmiş bir kelimeler değildir. Her birisinin birbiriyle irtibatlı olduğuna inandığımız ve birisindeki yükselişin diğerlerini de yükselteceğini bildiğimiz konulardır.” değerlendirmesinde bulundu.
Kurtulmuş, Türkiye’de bütün çevrelerinin, süreçle ilgili hassasiyetle çalışması gerektiğini, bu sürecin başarıyla sonuçlanmasını isteyenler olduğu kadar, sayısal olarak çok az olsa da istemeyenlerin de olduğunu, onların bu süreci zehirlemesine mani olmak zorunda olduklarını kaydetti.
Kullanılan dilin önemine dikkati çeken Kurtulmuş, “İnsan kullandığı dille konuştuğu üslupla kaimdir. Dolayısıyla kalıcı bir kardeşlik, barış ve dayanışma istiyorsak bu dili de kurmak, kurgulamak ve çoğaltmak mecburiyetindeyiz.” dedi.
TBMM BAŞKANLIĞINDAN MİLLİ DAYANIŞMA, KARDEŞLİK VE DEMOKRASİ KOMİSYONU TOPLANTISINA İLİŞKİN AÇIKLAMA
Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş başkanlığında yarın gerçekleştireceği 11. toplantısında Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgesinde faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşlarının (STK) temsilcilerini dinleyecek.
TBMM Başkanlığından yapılan açıklamada, Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonunun bugün Kurtulmuş başkanlığında Meclis Tören Salonu’nda toplandığı hatırlatıldı.
Komisyonun 10. toplantısında Prof. Dr. Havva Kök Arslan, Prof. Dr. Sevtap Yokuş Veznedaroğlu, Prof. Dr. Ayşe Betül Çelik, Doç. Dr. Çerağ Esra Çuhadar, Üsküp Büyükelçisi Fatih Ulusoy, İnsan Hak ve Hürriyetleri (İHH) İnsani Yardım Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanvekili Hüseyin Oruç, Prof. Dr. Deniz Ülke Kaynak, Doç. Dr. Vahap Coşkun ve Prof. Dr. Talha Köse’nin dinlendiği anımsatılan açıklamada, şu ifadelere yer verildi:
“TBMM Başkanımız Sayın Numan Kurtulmuş, toplantının açılışında komisyonun öncelikli vazifesinin, sürecin millet adına denetim ve kontrolünü yapmak, toplumsal mutabakatı tesise yönelik adımlar atmak ve gereken yasal düzenlemelere zemin hazırlamak olduğunu vurgulamıştır. TBMM Başkanımız Sayın Kurtulmuş, sürecin Türkiye’ye özgü bir model olduğunu ve komisyonun çalışmalarını tamamlaması akabinde bu modelin dünya literatürüne ve demokrasi tarihine armağan edilecek başarılı bir örnek olacağını ifade etmiştir.
TBMM Başkanımız konuşmasında, sürece ilişkin farklı kanaatler bulunmasına rağmen ‘Artık analar ağlamasın, silahlar konuşmasın, bu memlekette huzurun, barışın ve selametin temin edilmesi için herkes üzerine düşen sorumlulukları yerine getirsin’ ortak mesajında birleşildiğini belirtmiştir. Kurtulmuş, gereken adımların atılabilmesi, Türkiye siyasetinin önünün açılabilmesi ve rahatlayabilmesi için örgütün İmralı’dan yapılan çağrıya uyarak bir an evvel silahlarını tamamen bırakmasının bu sürecin en önemli hususlarından biri olduğunu vurgulamıştır. TBMM Başkanımız ayrıca bölgesel ve küresel şartların Türkiye üzerine ağır yükler yüklediğini ve bu ortamda bir an evvel nihai bir barışı temin etmenin, huzuru ve kardeşliği tesis etmenin zorunlu olduğunu vurgulamıştır.”
Komisyonun, TBMM Başkanı Kurtulmuş’un başkanlığında yarın saat 11.00’de TBMM Tören Salonu’nda 11. toplantısını gerçekleştireceği belirtildi.
Toplantıda, Güneydoğu Sanayici ve İş İnsanları Derneği, Doğu ve Güneydoğu İş Kadınları Derneği, Doğu Güneydoğu Sanayici ve İş İnsanları Dernekleri Federasyonu, Anadolu Güvenlik Korucuları ve Şehit Aileleri Konfederasyonu, Kadim Aşiretler Federasyonu, Mezopotamya Göç İzleme ve Araştırma Derneği, Mezopotamya İslami Araştırmalar Federasyonu, İslami Tebliğ Tedris İlim Hareketi Adamları Derneği ve Medrese Alimleri Vakfı temsilcilerinin dinleneceği aktarıldı….

Bakan Tunç sosyal medyasından paylaştı: Demokrasi şehitlerimizin kabirlerini Vefa Anıtına dönüştürdük

Bakan Tunç sosyal medyasından paylaştı: Demokrasi şehitlerimizin kabirlerini Vefa Anıtına dönüştürdük

Yassıada’da 16–17 Eylül 1961’de idam edilen dönemin Başbakanı Adnan Menderes, Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu ve Maliye Bakanı Hasan Polatkan’ın ilk defin yerleri olan ve İmralı Adasındaki şehitlik yeniden düzenlendi. Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, “Demokrasi şehitlerimizin İmralı’daki kabirlerini Vefa Anıtı’na dönüştürdük” dedi.
İlginizi Çekebilir
Adalet Bakanlığı’ndan yapılan açıklamaya göre yeni anıt, mimarisi ve peyzajıyla dikkat çekiyor. Uzaktan lale formuyla masumiyeti ve Allah’ın birliğini simgeleyen yapı, Ayyıldız’ın altında birleşen üç sütun, milletin hizmetinde geçirilen bir ömrü ve altındaki küre, ülkeyi muasır medeniyetlerin üzerine çıkarma gayretlerini temsil ediyor. Sütunların yükseklikleri yaşlarını temsilen Menderes için 6,2 metre (62), Zorlu için 5,1 metre (51) ve Polatkan için 4,6 metre (46) olarak yapıldı. Ayyıldız simgesi sütunlarla idam edildikleri 1961 yılına atıf olarak 19,61° açı yapacak şekilde konumlandırıldı. Açıklamada, “Peyzaj düzeninde; 10 Mavi Servi ve 10 Spiral Servi Menderes’in 10 yıllık Başbakanlığını, 19 Defne kurduğu 19. Hükümeti, üçlü öbekler halinde dikilen Kocayemiş ve Defne ağaçları üç ismin ortak kaderini simgelemektedir. Kırmızı güller, bağımsızlık ve demokrasi uğruna yapılan fedakârlıkları temsil etmektedir. Mezar taşları ve sergi bölümü için Aydın mermeri, kaide için ise Türk bayrağındaki kırmızıya ithafen vişne mermeri kullanılmıştır” denildi.

‘VEFA ANITINA DÖNÜŞTÜRDÜK’
Adalet Bakanı Yılmaz Tunç da sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “Demokrasi şehitlerimizin İmralı’daki kabirlerini Vefa Anıtı’na dönüştürdük. 27 Mayıs darbesinin karanlık günlerinde, cunta mahkemelerinin haksız ve hukuksuz kararlarıyla idama mahkûm edilen merhum Başbakanımız Adnan Menderes ile Bakanlarımız Fatin Rüştü Zorlu ve Hasan Polatkan, milletimizin gönlünde ebedî demokrasi şehitleri olarak yaşamaya devam ediyor. İstanbul Topkapı’daki Anıt Mezar’a nakledilmeden önce yaklaşık 30 yıl boyunca İmralı Adası’nda medfun bulunan şehitlerimizin kabirlerini Adalet Bakanlığı olarak vefa borcumuz gereğince yeniledik. Demokrasi şehitlerimizin aziz hatıraları önünde saygıyla eğiliyor, milletimizin iradesine ve demokrasiye sahip çıkma kararlılığımızı yineliyoruz. Aziz milletimiz, iradesine ve demokrasisine kasteden darbelere asla boyun eğmedi, eğmeyecek” ifadelerini kullandı.
Demokrasi Şehitlerimizin İmralı'daki kabirlerini Vefa Anıtı'na dönüştürdük.27 Mayıs darbesinin karanlık günlerinde, cunta mahkemelerinin haksız ve hukuksuz kararlarıyla idama mahkûm edilen merhum Başbakanımız Adnan Menderes ile Bakanlarımız Fatin Rüştü Zorlu ve Hasan Polatkan,… pic.twitter.com/wF6fFVaGmv— Yılmaz TUNÇ (@yilmaztunc) September 17, 2025
MİT Başkanı Kalın, Suriye Cumhurbaşkanı Şara ile Şam’da bir araya geldi! ‘Türkiye her türlü desteğe hazır’
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz Bişkek’te konuştu! Hedef 5 milyar dolarlık ticaret…

Reklam
Borsa
1.013,18
TL
Dolar
1.002,20
TL
Euro
994,10
TL
Altın
993,99
TL
Borsa
1.028,41
TL
Dolar
1.004,32
TL
Euro
1.003,12
TL
Altın
1.008,20
TL
Borsa
922,75
TL
Dolar
1.019,48
TL
Euro
1.014,78
TL
Altın
998,02
TL
Borsa
1.046,69
TL
Dolar
1.191,25
TL
Euro
1.147,84
TL
Altın
1.183,83
TL
Reklam
Reklam