BIST 100
14.006,03 -1,61%
DOLAR
48,6403 0,03%
EURO
56,1651 -0,06%
GRAM ALTIN
6.685,37 -0,52%
BITCOIN
76.829,00 -2,85%
FAİZ
40,28 0,00%
GÜMÜŞ GRAM
98,31 -0,59%
GBP/TRY
65,6006 -0,16%
EUR/USD
1,1538 -0,10%
BRENT PETROL
104,54 1,32%
ÇEYREK ALTIN
10.927,96 -0,55%
İzmir Parçalı Bulutlu
İzmir hava durumu
26 °
Reklam

GÜNDEM

Ardahan'ın Göle Belediye Başkanı Gökhan Budak, CHP’den istifa etti

Ardahan’ın Göle Belediye Başkanı Gökhan Budak, CHP’den istifa etti

İstifasını açıklayan Gökhan Budak, “Bugün itibarıyla Cumhuriyet Halk Partisi’nden resmi olarak istifa etmiş bulunuyorum” dedi. Başkan Budak, açıklamasının devamında şu ifadelere yer verdi:
İlginizi Çekebilir
“Bugün sizlerle önemli bir kararı paylaşmak üzere buradayım. Öncelikle, bana güvenerek oylarını emanet eden başta Cumhuriyet Halk Partisi seçmenine ve tüm Göle halkına en içten teşekkürlerimi sunuyorum. Bu güven, benim için sadece bir sorumluluk değil; aynı zamanda halkıma duyduğum sevdanın en somut göstergesidir.
Bugün itibarıyla Cumhuriyet Halk Partisi’nden resmi olarak istifa etmiş bulunuyorum. Bu kararın tek ve çıkarsız sebebi, Göle’ye olan bağlılığım ve halkıma daha özgür, daha etkili hizmet etme arzumdur. Ben Göle’yi siyasetin üstünde görüyorum. Çünkü bu makamı bana veren, herhangi bir parti değil; halkın iradesidir. Hizmet ederken A Partisi B Partisi diye ayrım yapmam, benim hizmet anlayışıma ters düşmektedir.
“YOLUMUZA BAĞIMSIZ OLARAK DEVAM EDECEĞİM”
Göle halkının menfaatini her türlü siyasi hesaplaşmanın üstünde tutmak, benim en temel ilkem olmuştur. Bu yüzden diyorum ki: Benim partim Göle’dir. Hiçbir siyasi irade, Göle halkının iradesinden üstün değildir. Bu topraklara hizmet etmek için geldim, koltuk sevdası için değil. Hizmetsiz bir Göle’yi ardımda bırakmak, vicdanıma sığmazdı.
Bugün yeni bir yolculuğa çıkıyorum. Bu yol, yine halkımla birlikte, yine Göle için olacak. Çünkü biz birlikte güçlüyüz. Çünkü Göle, sadece bir ilçe değil; bir duruştur, bir ruhtur, bir sevdadır. Yolumuza bağımsız olarak devam edeceğim.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Enflasyon beklentileri iyileşiyor, Türk lirasına güven hızla artıyor…

FETÖ dosyalarını kapatan zabıt katibi hakim karşısında: Başka yerde olsa yine yapardım

FETÖ dosyalarını kapatan zabıt katibi hakim karşısında: Başka yerde olsa yine yapardım

Ankara Adliyesi’nde kendisine ve savcılara ait şifreyle Ulusal Yargı Ağı Sistemi’ne (UYAP) girerek soruşturma dosyalarını kapatan zabıt katibi Ahmet Yılmaz’ın da aralarında bulunduğu 16 sanığın yargılanmasına başlandı. Ankara 28. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmaya, tutuklu ve tutuksuz sanıklar ile taraf avukatları katıldı. Duruşmada, kimlik tespiti ve iddianamenin özetinin okunmasının ardından sanıkların savunmasına geçildi.Tutuklu sanık Ahmet Yılmaz, terör suçları soruşturma bürosunda zabit katibi olarak görev yaptığı dönemde maddi durumunun sıkıntılı olması nedeniyle bu işleri yaptığını söyledi.
İlginizi Çekebilir
“BAŞKA BÜRODA DA OLSAM YİNE YAPARDIM”
Yılmaz, “Üzerime atılı örgüte yardım suçlamasını kabul etmiyorum. Ben terör suçları bürosundayken bu işi yaptım. Başka bir büroda görevli olsaydım orada da aynı şeyi yapardım. Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) ile bir bağım yoktur. Buradaki insanların çoğu benim beyanımdan sonra dosyaya dahil edildi.” ifadelerini kullandı.
FETÖ firarisi avukat Muhammet Talha Bol ile bir dosyayı sorduğunda tanıştıklarını, sonrasında Bol’un bir müvekkilinin dosyasının kapanması gerektiğini söylediğini aktaran Yılmaz, kendisinin de maddi sıkıntıları olduğunu ve dosyayı kapatacağını avukata söylediğini anlattı.
“BORÇ BATAĞINDAYDIM. RÜŞVET HARİCİ DİĞER SUÇLAMALARI KABUL ETMİYORUM”
Eşiyle boşandıktan sonra maddi sorunlarının devam ettiğini anlatan Yılmaz, şunları kaydetti:
“Avukat Reşat müvekkillerinin kimlik numaralarını atıp dosyaların durumunu sorduruyordu. Reşat’ın bana çok büyük iyilikleri dokundu. O yüzden ondan para talep etmedim. Sordurduğu dosyaları kendi isteğimle Ankara’ya getirdim incelemesini yaptım, kapattım. Hasan E. dosyasını getirdim, kapattırdım. Savcı dosyayı görmedi. Ahde vefa için yaptım. Murat Barın dosyasında da aynı şekilde oldu. Talha dışında para aldığım kimse olmadı. Talha’nın kartı bendeydi. Yurt dışından kendi hesabına para yatırıyordu, ben de burada kartından çekiyordum. Beni tehdit ettiği için yapmaya devam ettim. Borç batağındaydım. Rüşvet harici suçlamaları kabul etmiyorum. Talha’nın FETÖ soruşturması olduğunu bilmiyordum. Çoğu avukatın FETÖ’den soruşturması var. Ben, FETÖ’ye yardım etmedim. Etkin pişmanlıktan yararlanacağımı düşündüğüm için her şeyi savcıya anlattım. Etkin pişmanlıktan yararlanmak istiyorum.”
Son dakika… Denizin 68 metrede altında tespit edilmişti! Halit Yukay’ın cesedini çıkarmak için 3 saatlik zorlu operasyon
“BEN AHMET’E DOSYANIN AKIBETİNİ SORDUĞUMDA O DOSYALAR ÜZERİNDE İŞLEM YAPMIŞ”
Tutuklu sanık Reşat Yıldırım, avukat olduğunu, inşaat şirketlerinde danışmanlık yaptığını, bu olaylardan önce büyük bir firmayla anlaştığını, firma sahibinin hakkında FETÖ dosyası olduğunu anlattı.
Yıldırım, “Yunus D. firmanın sahibiydi, hakkında FETÖ dosyası olduğunu öğendik. Ardından savcıyla görüştük. Savcı dosya için takipsizlik kararı vereceğini söyledi. Bütün kurumlara da tebliğ edildi. Aradan biraz süre geçti savcının değiştiğini ve dosyanın tekrar açıldığını öğrendik. Yeni gelen savcı bizimle görüşmedi. Dosyanın neden açıldığına dair bilgi dahi alamadık.” diye konuştu.
O dönemde zabıt katibi olan sanık Yılmaz’la irtibata geçtiğini aktaran Yıldırım, şunları kaydetti:
“Katip Ahmet ile irtibat kuruyorduk. Gide gele arkadaşlığımız gelişti. Arada yardım için 1-2 bin lira yolladım. İhtiyacı olduğunu söyledi. Karşılık beklemeden yaptım. Yunus D. dosyasında usule aykırı bir şey talep etmedim. Benim burada olmam bir avukat olarak utanç verici. Ahmet’e başka dosyalar da sorardık. Murat Barın dosyasını sorduğumuzda Ankara’da olduğunu söyledi. Zaman geçtikten sonra dosyanın savcı tarafından kapatıldığını söyledi. Asla böyle bir talebim olmadı. Ahmet’e dosyanın akıbetini sorduğumda o dosyalar üzerinde işlem yapmış. Benim dilekçe verdiğim Hasan E. dosyasını da Eskişehir’den Ankara’ya çekmiş. Dilekçemde de dosyanın Ankara’ya gelmesini değil, kapatılmasını istemiştim. Asla böyle bir talebim olmadı. Ahmet’e sadece insanca yardım ettim. Bir ara beni yüklü miktar borç için aradı. Parayı bulamazsa intihar edeceğini söyledi, 25 bin lira gönderdim, çünkü intihar edeceğinden tedirgin oldum. Ben yolsuzluk yaptığını bilmiyordum. Suçsuzum, beraatımı talep ediyorum.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan: Enflasyon beklentileri iyileşiyor, Türk lirasına güven hızla artıyor
DURUŞMAYA YARIN DEVAM EDİLECEK
Sanık Abdülkadir Ceylani Özgül de avukatlık yaptığını, hakkında daha önce FETÖ üyeliği kapsamında işlem yapıldığını ancak soruşturmalarda etkin pişmanlık kapsamında beyanda bulunduğunu belirtti. Muhammet Talha Bol’u örgüte dahil olduğu dönemde hakim savcı çalışma evinde birlikte kalması nedeniyle tanıdığını anlatan Özgül, “Benim örgütle bağım 2013-2016’da vardı. Sonradan hiçbir ilişiğim kalmadı. Bir gün Yusuf Gürbüz ofisime geldi ve eşi Tuba Gürbüz hakkında FETÖ’ye üyelikten soruşturma bulunduğunu söyleyerek, avukatlığını üstlenmemi istedi.” dedi.
Bol’un kendisine önceden adliyede para karşılığında dosya kapatan bir adamının olduğunu söylemesi üzerine müvekkilinin eşi ile bu konuyu konuştuğunu, ardından müvekkili Tuba Gürbüz’ün kimlik bilgilerini Bol’a yolladığını aktaran Özgül, şunları kaydetti:
“Talep edilen ücreti Talha’nın kardeşi Ömer Faruk Bol’a teslim ettim. Olaylardan haberi olduğunu düşünmüyorum. Ömer, Talha’nın ricası üzerine yanımda staj yapmıştı. Becerikli değildi. Ardından kırtasiye açtı zaten. FETÖ ile hiçbir bağlantısı yoktur. Bu aşamaların ardından birkaç hafta sonra yakalama kararı kaldırılarak, Tuba Gürbüz hakkında takipsizlik kararı verildi.”
Özgül, Bol’un bahsettiği dosyaları kapatan ve takipsizlik veren şahsın adliyede zabıt katibi olarak görev yaptığını bilmediğini, Gürbüz’ün dosyası haricinde hiçbir dosya için böyle bir talepte bulunmadığını savundu.Sanık beyanlarının ardından duruşmaya yarın devam edilmek üzere ara verildi.
9 saatte 200’den fazla deprem normal mi?Prof. Dr. Pampal’dan Balıkesir/Sındırgı açıklaması
İddianameden
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, zabıt katibi Ahmet Yılmaz’ın FETÖ firarisi avukat Muhammet Talha Bol’un talebi üzerine, aralarında FETÖ şüphelilerinin de bulunduğu bazı dosyalarda para karşılığı usulsüz işlemler yaptığı anlatılıyor.
Aynı zamanda Yılmaz’ın dosya numaralarını değiştirip evrak sildiği, taraf isimlerini değiştirdiği, dosyaların içini boşalttığı, bu işlemleri ise kendisinin ve birlikte çalışması nedeniyle şifrelerini bildiği savcıların UYAP oturumları üzerinden yaptığı belirtiliyor.
İddianamede, Yılmaz’ın bu eylemleriyle toplam 1190 yıl 5 aya kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor. Ayrıca iddianamede diğer 15 sanığın da “rüşvet vermek”, “silahlı terör örgütüne üye olma”, “gizliliğin ihlali”, “resmi belgede sahtecilik suçuna zincirleme şekilde azmettirme” ve “suçluyu kayırma” suçlarından cezalandırılması isteniyor….

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Büyükgümüş CNN Türk'te konuştu! 'Malazgirt sadece askeri başarı değil'

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Büyükgümüş CNN Türk’te konuştu! ‘Malazgirt sadece askeri başarı değil’

HABER MERKEZİ – İşte AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Büyükgümüş’ün konuşmasından satır başları;
Sadece burada bir zafer kutlaması, anma ya da buluşma değil, tüm kültürel birikimimizin, medeniyetimizin tüm birikimini kültürel alanda, sanatsal alanda, sportif alanda sergilediğimiz, bunu paylaştığımız, gelecek kuşaklarla bir araya getirdiğimiz, özellikle vatandaşlarımızın burada tüm bu alanlara dair yapılan çalışmaları birinci elden deneyimledikleri bir adeta kültür şöleni gerçekleştiriyoruz. Ve aynı zamanda Anadolu’nun mayasını oluşturan kardeşliğimizi, birliğimizi, beraberliğimizi bir kez daha perçinliyoruz. Ve her yıl burada Sayın Cumhurbaşkanımızla birlikte ahitleşerek büyük ve güçlü Türkiye yolundaki ilerleyişimizdeki çok önemli bir anın, tarihi andan her zaman ilham alarak yolumuza devam edeceğimizi bir kez daha teyit ediyoruz. İnşallah yarın da bir büyük buluşmayla bunu taçlandıracağız.
İlginizi Çekebilir
MALAZGİRT RUHU TÜRKİYE İÇİN NE DEMEK?
Malazgirt zaferinin sıradan bir askeri başarı olmadığını, sadece iki ordunun savaşıp birinin kazandığı bir mücadele olmanın çok çok ötesinde, Anadolu’da milli varlığımızın, medeniyet duruşumuzun bir önemli dönüm noktası olduğunu her zaman ifade ettik. Burada verilen mücadeleyi, Kubbetül İslam olan ahlaktan başlayarak Malazgirt’te kazanılan bu önemli zaferin bir fetihler silsilesini başlatması ve ta İstanbul’a varan, Balkanlara ulaşan, dünyada mazlumlara umut olan, adalet dağıtan bir büyük siyasi çatının burada yine bugün bizim bir araya geldiğimiz aynı ruhla ahitleşerek 945 yıl önce buradan önce Anadolu’ya, sonra Balkanlara, sonra da tüm dünyaya bir adalet çağrısında bulunan ecdadımızın çok önemli tarihi dönüm noktalarından birindeyiz. O yüzden Malazgirt zaferi dediğimizde sadece bir siyasi başarıdan, sadece bir askeri başarıdan bunların çok çok ötesinde bir medeniyetin nasıl inşa edileceğine dair sözleşmiş, bir araya gelmiş ve Türk, Kürt, Arap burada tüm bu manada farklılıklarını bir kenara koyarak ortak bir medeniyet şuurunda bir araya gelen ecdadımızın işte başardığı, inşa ettiği o medeniyetin ilk halkasını burada bizim açımızdan temsil ediyor ve buradan başlayan bu silsilenin tarihte inşa ettiği huzur medeniyeti, kardeşlik medeniyeti ve tüm mazlumlara umut olan o bakış açısının dirildiği noktadayız. Biz de her yıl buradan sadece bir etkinlikle bir araya gelmek değil, buradan ilham almak için, buradan heyecanımızı, motivasyonumuzu tazelemek için ve kardeşliğimizi, birlikteliğimizi teyiden buradan tüm dünyaya mesajlarımızı vermek için buluşuyoruz.

MALAZGİRT RUHUNUN TERÖRSÜZ TÜRKİYE İLE NASIL BİR BAĞI VAR?
Şunu ben özellikle dikkat çekmek istiyorum, bizim buradaki çalışmalarımızın esasını hep bu tarihsel derinlik oluşturdu. Ve bu tarihsel derinlikle Malazgirt ruhunu canlı tutmak için biz Hendek olayları olurken de, burada çeşitli zor dönemlerden geçerken de, 15 Temmuz’un hemen arifesindeki Ağustos ayınla da, biz hep buradaydık, burada olmaya devam ettik ve bunu ısrarla, kararlı bir şekilde sürdürdük. Ben bu ruhu diriltmemizin, bu duruşumuzun, sürekli bu birliğe, beraberliğe, kardeşliğe dikkat çekerek, buraya, buradan aldığımız heyecana yaslanarak siyaset yapmamızın, bugün terörist Türkiye bakımından geldiğimiz mesafe bakımından da çok değerli olduğuna inanıyorum. Genel hatlarıyla ben süreci şöyle değerlendiriyorum…Son 15 yılda Türkiye iki büyük alanda çok önemli stratejik kazanımlar elde etti. Bunların ilki, yani inşallah Eylül ayında TeknoFest’e Milli Teknoloji Adresi’nin geldiği konumu bir kez daha hep birlikte idrak edeceğiz. Ama savunma sanayimizin ulaştığı mertebe gerçekten buradaki en önemli avantajlarımızdan birini teşkil etti. Yani daha önceden biliyorsunuz bir ülkeden ithal ettiğimiz insansız hava araçları operasyon sırasında belli bir yere geldiğinde ekran kararıyordu. Bir parçası bozulduğunda belki aylar, seneler sonra bunu temin etmek mümkün oluyordu ve bu noktaya sıkıştırılmış bir Türkiye vardı.
ETKİN, CAYDIRICI SAHADA VARLIĞIMIZI HİSSETTİRDİK
Terörle mücadelemiz, bizim asla bu manada duraksamaya gelmeyecek bir iş, duraksamayacak da sürekli bir şekilde biz bu topraklarda terörün izini, sözünü, mantığını kazıyacak bir anlayışla çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bunun başlangıç noktalarından en önemli kısmını da sahada etkin Türk Silahlı Kuvvetlerimizin varlığı ve mücadelesi oluşturuyor. Ama az önce örnek verdiğim gibi insansız hava araçlarını burada keşif istihbarattan operasyonel bir takım unsurlara kadar kullanmak istediğinizde, işte belli bir bölgeye gittiğinde ekranın karardığını, size belli parçaların verilmediğini bu dönemleri yaşayarak önemli biz mücadeleler verdik. Ama bugün geldiğimiz noktada, çok şükür bunları üreten değil, dünyada bu teknolojinin trendini belirleyen insansız hava araçlarıyla, SİHA’larla, yerli geliştirdiğimiz mühimmatlarla, Sayın Cumhurbaşkanımız ifade etmişti, biz terörün inine gireceğiz diye, işte onun inine girebilmek için elimizdeki imkan ve araçların çok kuvvetli olması lazımdı. Dolayısıyla son 15 yıldaki birinci stratejik kazanımımız, burada savunma sanayimizi millileştirerek yerli imkanlarla etkin, caydırıcı sahada varlığımızı hissettirmemiz oldu. İkincisi, geçtiğimiz günlerde Fırat Kalkanı operasyonunun yıl dönümüydü. Hemen 15 Temmuz’dan 40 gün sonra, büyük bir cesaret ve kahramanlıkla ortaya konulan Fırat Kalkanı, arkasından Zeytin Dalı-Barış Pınarı harekatlarıyla tüm dünyaya şunu aslında ilan ettik. Dedik ki, biz terör nereden gelirse gelsin, artık bunun yurdumuza gelmesini, bu tehditlerin Anadolu’da neşvi nema bulmasını engelleyeceğiz ve kaynağında terörü yok eden bir anlayışla çalışmalarımızı sürdüreceğiz dedik. Bu iki büyük stratejik kazanım bizi sahada etkin ve bu manada teröre gözü açtırmayan bir konuma getirmiş oldu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan: Enflasyon beklentileri iyileşiyor, Türk lirasına güven hızla artıyor
Ahlat’ta Cumhurbaşkanı Erdoğan’a büyük ilgi! Vatandaşlarla buluştu, çocuklara oyuncak dağıttı…

Marmara Adası'nda orman yangını kontrol altında

Marmara Adası’nda orman yangını kontrol altında

Alevlerin yükseldiğini gören vatandaşların ihbarıyla bölgeye itfaiye, polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Alevlerin kısa sürede büyümesiyle olay yerine Erdek Limanı’ndan gemi ile 10 itfaiye aracı da sevk edildi. Yangına müdahale sabaha kadar sürerken, günün aydınlanmasıyla hava araçları da söndürme çalışmalarına başladı.
Osman Şenher’den Galatasaray maçı sonrası Yunus Akgün çıkışı! ‘Topu veremedi mi, vermek mi istemedi’
BALIKESİR’DE MARMARA ADASI’NDA YANGIN
Marmara Adası’ndaki Yeni Mahalle’nin üst kısmında bulunan makilik alanda henüz belirlenemeyen nedenle yangın çıktı. Ormanlık alana doğru yayılan alevlere Balıkesir Orman Bölge Müdürlüğü, itfaiye ekipleri ve Marmara Adalar Belediyesi ekipleri karadan müdahale etti.

Gemiler vasıtasıyla Avşa Adası ile Erdek’ten de Marmara Adası’na su tankeri ve itfaiye aracının getirildiği yangın, için ekiplerin bölgedeki çalışmaları sürüyor.

ALEVLER ÇAMLIK BÖLGESİNE SIÇRADI
Balıkesir’in Marmara Adası’nda çıkan orman yangınına havadan ve karadan müdahale sürerken, rüzgarın etkisiyle alevlerin Çamlık bölgesine de sıçradığı belirtildi.
ABD basını yazdı: ‘KAAN sadece bir uçak değil, Türkiye’nin jeopolitik mesajı”
21 SAATTE KONTROL ALTINA ALINDI
Balıkesir’in Marmara ilçesinde, dün Okullar Mahallesi’nde başlayıp Çınarlı bölgesine de sıçrayan orman yangını, ekiplerin havadan ve karadan müdahalesiyle yaklaşık 21 saatte söndürüldü. Bölgede soğutma çalışmalarının sürdüğü bildirildi….

Reklam
SON DAKİKA AHLAT KABİNE KARARLARI: Enflasyon beklentileri iyileşiyor, Türk lirasına güven hızla artıyor

SON DAKİKA AHLAT KABİNE KARARLARI: Enflasyon beklentileri iyileşiyor, Türk lirasına güven hızla artıyor

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın açıklamaları şu şekilde:954. Seneyi devriyesini layıkıyla idrak etmek, kahraman ecdadımızı hürmetle anmak üzere bugün bir kez daha Ahlat’tayız. Milletimize Anadolu’nun kapılarını açan büyük zaferin yıl dönümünde aziz şehitlerimizin manevi huzurunda bulunmanın heyecanını yaşıyoruz. Sözlerimin hemen başında canları pahasına Anadolu’yu bize ebedi vatan kılan şühedayı kemali edeple yad ediyorum. Malazgirt Destanı’nın muzaffer komutanı Sultan Alparslan’a ve yiğit askerlerine Allah’tan rahmet niyaz ediyorum. Yine bu vesileyle 6 sene önce Ahlat yolunda elim bir trafik kazasında ebediyete uğurladığımız Prof. Dr. Ahmet Haluk Dursun hocamızı da rahmetle anıyor, Rabbim onu cennetiyle, cemaliyle müşerref eylesin diyorum. Demirle dövenlerin Anadolu’yu aşkla yoğuranların destanına tanıklık ettiğimiz bu müstesna günde şahsımızı, kabinemizi, heyetimizi samimiyetle bağrına basan her bir Ahlatlı kardeşime teşekkür ediyorum.
İSRAİL’E SERT TEPKİ
Bel ve Buhara ile Kubbetül İslam ünvanına sahip üçüncü belde olan Ahlat’ın hızla hak ettiği yere geldiğini görüyoruz. Okçular Vakfımızın da fevkalade çabaları neticesinde Ahlat ve Malazgirt’e halkımızın bilhassa da gençlerimizin ilgisi yıldan yıla artıyor. Anadolu’nun Orhun abideleri olarak bilinen kıymetli hazinelerimizin Türk tarihindeki önemine mütenasip şekilde tanınması için gerekeni yapıyoruz. Geçen sene Cumhurbaşkanı kabinemizin Ankara dışındaki ilk toplantısını burada gerçekleştirmiştik. Bu yılda kabinemizi Ahlat’ta topladık. Toplantımızda ekonomideki güncel gelişmeler başta olmak üzere Gazze soykırımı dahil birçok konuyu ele aldık. İsrail’in bugün Gazze’deki Nasır Hastanesi’ne düzenlediği vahşi saldırıda 5’i gazeteci, en az 20 Filistinli şehit oldu. Gözü dönmüş Netanyahu hükümeti insanlık adına ne varsa yok etmek için cani saldırılarına aralıksız devam ediyor. Bu kapsamda önümüzdeki dönemde ülkemizin Gazze’deki katliamı durdurmak, Gazzeli mazlumlara daha fazla yardım ulaştırmak ve insanlık cephesini harekete geçirmek için atacağımız ilave adımları değerlendirdik.
Ahlat’ta Cumhurbaşkanı Erdoğan’a büyük ilgi! Vatandaşlarla buluştu, çocuklara oyuncak dağıttı
‘TÜRK LİRASINA GÜVEN HIZLA ARTIYOR’
Değerli dostlarım, şurası bir gerçek ki son iki buçuk yıldır uyguladığımız makroekonomik istikrar ve reform programı stres testlerini başarıyla geçmektedir. İstanbul Merkezli Suç Örgütü’ne yönelik operasyon sonrasında muhalefetin ekonomimizi hedef alan sabotaj girişimleri hamdolsun tutmadı. Milli markalara dönük boykot çağrıları ise milletimizin basireti sayesinde kendi ellerinde patladı. Merkez Bankamızın rezervleri üzerinden oluşturmaya çalıştıkları algıda da başarısız oldular. Ülkemizi yıpratmak amacıyla yurt dışına düzenledikleri şikayet turlarından ise elleri boş döndüler. Ne karşılarında süklüm püklüm oldukları batılı aktörler bunlara itibar etti ne de ülkelerini kötüledikleri yabancı basın kuruluşları bunları umursadı. Sonuçta kaybeden ülkemiz ve hükümetimiz değil Türkiye’yi yabancılara şikayet eden acizler oldu.

İşte en son Merkez Bankası rezervlerimiz 176,5 milyar dolara ulaşarak Cumhuriyet tarihimizin rekorunu kırdı. Borsamızdaki toparlanma son haftalarda hız kazandı. İç ve dış borçlanma maliyetleri düşerken Türk lirasına olan güvende hızla yükseliyor. Enflasyondaki düşüş 14 aydır aralıksız devam ediyor. Enflasyon beklentileri de tüm kesimlerde iyileşiyor.
İhracat tarafında 25 milyar dolarla tarihin en yüksek rakamını hamdolsun yakaladık. Yıllık bazda, ihracatta 270 milyar dolar sınırını zorluyoruz. Turizm rakamlarını son kabine toplantımızda paylaşmıştık. Orada da ilk 6 ayda 25,8 milyar dolarla rekor kırdık.
‘EYLÜL AYININ İLK HAFTASINDA ORTA VADELİ PROGRAMI KAMUOYUMUZLA PAYLAŞACAĞIZ’
Sanayi üretim endeksinde de tablo gayet olumlu. Haziran ayında sanayi üretimimiz bir önceki aya göre yüzde 0,7 geçen yılın aynı ayına göre ise yüzde 8,3 oranında artış kaydetti. İstihdam verilerinde de hamdolsun bir sorun gözükmüyor. Işsizlik oranımız yirmi altı aydır yüzde 8,6 ile tek hanelerde seyrediyor. Yani bölgemizdeki sıcak çatışmalara, küresel ekonomideki belirsizliklere ve malum çevrelerin menfi kampanyalarına rağmen ekonomi programımızın meyvelerini birçok alanda topluyoruz. Inşallah çok daha iyi yerlerde olacağız. Türkiye ekonomisi yapısal dönüşümünü tamamlayacaktır. 2026 senesini ekonomide de reform yılı olarak görüyor, hayata geçireceğimiz reformlarla ilgili hazırlıkları hızla ürettiriyoruz. Eylül ayının ilk haftasında üç yıllık vizyonla hazırlanan orta vadeli programı kamuoyumuzla paylaşacağız. Şunu buradan bir kez daha ilan etmek isterim.
İşte memura zam için konuşulan oran! Son viraja girildi: Bu hafta belli oluyor
‘HUKUKSUZLUĞA VE HAKSIZLIĞA KARŞI MÜCADELEMİZ HIZ KESMEDEN AYNI KARARLILIKLA DEVAM EDECEKTİR’
Fahiş fiyatlar aracılığıyla milletin lokmasına el uzatan piyasa fırsatçılarına nasıl göz açtırmıyorsak tüm umudunu Türk ekonomisinin tökezlemesine bağlamış siyasi fırsatçılara da evelallah papuç bırakmıyoruz. Vatandaş hizmet beklerken, halkın kaynaklarını sömürerek semirenler ve belediyeleri aile çiftliğine çeviren muhterisler için artık deniz bitmiştir. Hukuksuzluğa ve haksızlığa karşı mücadelemiz hız kesmeden aynı kararlılıkla devam edecektir. Aziz milletim, sadece ekonomide değil, ulaştırma yatırımlarında da yeni projeler içindeyiz. 22 Ağustos, Cuma günü, ülkemizle birlikte Güney Kafkasya için stratejik önemi hais bir projenin temeline attık. Zengezur Koridoru’nun kapısını açacak olan Kars, Iğdır, Aralık, Dilucu Demiryolu hattının yapım çalışmalarını başlatmanın gururunu yaşadık. Biliyorsunuz, Zengezur Geçişi tüm bölgemiz için bir barış projesidir. Projenin tüm unsurlarıyla hayata geçmesiyle birlikte Türkiye, Azerbaycan ve Ermenistan arasında ekonomik işbirliği yeni bir boyut kazanacaktır. Bu projenin bel kemiği olan 224 kilometre uzunluğundaki Kars, Iğdır, Aralık, Dilucu Demiryolu’nu çift hatlı, elektrikli ve sinyalli olarak inşa edeceğiz. Hat sayesinde yılda 5,5 milyon yolcu ve 15 milyon ton yük taşınacaktır. Toplam 2,4 milyar avroluk projenin hizmete girmesiyle Çin’den İngiltere’ye uzanan uluslararası ticaret hattı daha verimli hale gelecektir. Proje ayrıca Hazar ile Akdeniz havzalarını birleştirerek Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerimizin üretim kapasitesine, ihracatına, ulaşım altyapısının gelişimine büyük katkı sağlayacaktır. Hem ülkemiz hem bölgemiz için büyük önem arz eden Kars, Iğdır, Aralık, Dilucu Demiryolu hattının şimdiden hayırlı uğurlu olmasını diliyorum.
9 saatte 200’den fazla deprem normal mi?Prof. Dr. Pampal’dan Balıkesir/Sındırgı açıklaması
“İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ İLE DAHA ÇOK YÜZLEŞİYORUZ”
İklim değişikliği ile daha çok yüzleşiyoruz. Tarım ve Orman Bakanlığı ekiplerimiz zirai don olayında çiftçilerimizin yanında olmak için ilk andan itibaren sahadaydılar. Çiftçimize 7 milyar TL zarar ödemesi yapıldı. 16 milyar TL daha ödeme yapacağız. Öte yandan sigortası olmayan üreticilerimizin zararlarını da karşılıyoruz. Toplamda 46,5 milyar liralık bir desteği kasım ayı sonuna kadar 470 bin üreticimizin hesaplarına yatıracağız. Bunu sadece bir destek değil, üreticimize güven ve sofralarımıza da bereket demek olduğunu vurgulamak istiyorum.
ABD basını yazdı: ‘KAAN sadece bir uçak değil, Türkiye’nin jeopolitik mesajı’
‘TÜRKİYE YANGINLARLA MÜCADELEDE DÜNYADA PARMAKLA GÖSTERİLEN BİR ÜLKE KONUMUNDADIR’
Bunun sadece bir destek değil, üreticimize güven, toprağa umut, inşallah sofralarımıza da bereket demek olduğunu özellikle vurgulamak istiyorum. Bu vesileyle bir kez daha çiftçilerimize alın terlerini ve emeklerini korumak için Tarsim sigortası yaptırmaları çağrısında bulunuyorum. Devletimizin bu adımı atmaları halinde %70’e varan oranlarda prim desteği sunduğunu da kendilerine tekrar hatırlatıyorum. Ülke ve millet olarak mücadele ettiğimiz bir diğer alan orman yangınlarıdır. Bu yıl çıkan 5473 yangının 4195′, dikkatinizi çekiyorum. Bir Haziran’dan bu yana meydana geldi. Orman Genel Müdürlüğümüzün koordinasyonunda gönüllülerimiz, kamu kurumlarımız, yerel yönetimlerimiz ve sivil toplum kuruluşlarımız seferberlik ruhuyla yangınlara müdahale ettiler. Kendilerine teşekkür ediyor, yangınlarda hayatını kaybeden şehitlerimize bir kez daha Rabbimden rahmet yakınlarına ve milletimize baş sağlığı diliyorum. Orman yangınlarıyla sadece ülkemiz karşı karşıya değildir. Yaz boyunca komşumuz Yunanistan başta olmak üzere İspanya, Fransa, Portekiz, İtalya, Amerika Birleşik Devletleri ve Kanada gibi birçok ülkede büyük yangınlarla mücadele ettiler. Buradan dost ülkelere de geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Şunu bir kez daha önemle vurgulamak durumundayım. Türkiye 27 uçak, 105 helikopter 6 bine yakın kara araçıyla tarihinin en büyük ve gelişmiş filosuna sahiptir. Ülkenin başına gelen felaketlerden rant devşirmeye çalışan müzmin muhaliflerin propagandalarına rağmen Türkiye yangınlarla mücadelede dünyada parmakla gösterilen bir ülke konumundadır.
‘SON DÖNEMDE YURT DIŞINDA HAYAT SÜREN KARDEŞLERİMİZE YÖNELİK ÇOK CİDDİ HÜRMETSİZLİKLER EDİLDİĞİNİ GÖRÜYORUZ’
Yanan alanların toplam orman varlığı oranına baktığımızda aynı iklim kuşağında olduğumuz ülkelerin neredeyse tamamından daha iyi bir yerdeyiz. Yangınla etkin mücadele yanında, yangın sonrası ağaçlandırmada da son derece başarılıyız. En çok ağaçlandırma yapan ülkeler sıralamasında Avrupa’da birinci, dünyada ise dördüncüyüz. Şu hususa da dikkat çekmekte fayda görüyorum, ormanlarımızın 3/2’si yangınlara hassas alanlardadır. Birleşmiş Milletler, orman yangınlarının 2030 yılına kadar %14, 2050 yılına kadar ise %30 oranında artış göstereceğini ifade ediyor. Bu vahim senaryoya göre tedbirlerimizi almak, buna göre yeni bir kültür geliştirmek mecburiyetindeyiz. Orman yangınlarının %96’ının insan kaynaklı çıktığı dikkate alındığında halen kat etmemiz gereken ciddi bir mesafe olduğu açıktır. Piknik ateşi, sigara izmariti, anız yakma, sağa sola atılan cam şişeler ve dikkatsiz davranışlar büyük yangınlara sebep oluyor. Vatandaşlarımızdan yağışlı ve serin günlere ulaşana kadar azami dikkat bekliyoruz. Değerli misafirler, Türkiye sınırları içindeki 86 milyon vatandaşının yanı sıra yurt dışındaki 7 milyonu aşkın insanıyla çok büyük bir ailedir. Kahir ekseriyetini 1960’lardan itibaren işçi olarak Avrupa’ya gidenlerin oluşturduğu bu kardeşlerimiz milletimizin dünyadaki temsilcileridir. Karşılaştıkları onca zorla, onca ayrımcılığa, kimi zaman hayatlarına mahal olan ırkçı saldırılara rağmen yurt dışında yaşayan vatandaşlarımız sabırla, azimle, fedakarlıkla çalışarak gurbeti ikinci sılaya çevirmeyi başardılar. İkamet ettikleri ülkeler ile ana vatanları Türkiye arasında meşeri, ticari, ekonomik ve kültürel köprüler kurdular. Türkiye’den binlerce kilometre uzakta olsalar dahi bizimle umutlandılar, bizimle sevindiler, bizimle hüzünlendiler ve kaygılandılar. Türk diasporasının hayranlık uyandıran başarılarına bizzat şahit olmuş bir siyasetçiyim. Hükümet olarak da göreve geldiğimiz ilk günden beri yurt dışında yaşayan kardeşlerimize daima sahip çıktım. Bulundukları ülkelerde oy kullanma imkanından yurt dışı Türkler ve akraba topluluklar başkanlığımızın kurulmasına kadar tarihi nitelikte birçok adım attık. Yurt dışındaki 7 milyonu aşkın insanımızla ana vatanlarına olan vefa borçlarını ziyadesiyle ödediler ve ödüyorlar. Bakınız geçen sene Türkiye’ye gelen 62,2 milyon ziyaretçinin 9,6 milyonu yani yüzde 15,4’lü kısmı yurt dışındaki kardeşlerimizdir. 60,5 milyar dolarlık toplam turizm gelirimizin yüzde 17’si yani 10,3 milyar dolarlık bölümü yine bu kardeşlerimizin katkılarından oluşuyor. Hal böyleyken son dönemde özellikle bu sene yurt dışında hayat süren kardeşlerimize onlara yönelik çok ciddi hürmetsizlikler edildiğini görüyoruz. Affınıza sığınarak söylüyorum. Gurbetçilerimize zırzot diyen ana muhalefet milletvekilinden tutun medyada ve sosyal medyada asla tasvip edilmeyecek ifadelerle hakaret edilmesine kadar gerçekten utanç verici durumlara şahitlik ediyoruz. Şunu bir defa çok açık ve net söylemek istedim. Yurt dışında yaşayan kardeşlerimiz kimsenin bilhassa da ana muhalefetin şuursuz aktörlerinin üzerlerinde keyiflerince siyaset yapacakları bir kum torbası değildir.
86 milyon vatandaşımız gibi yurt dışındaki kardeşlerimiz de bu ülkenin hasli unsurudur. Canımızdan bir parçadır. Hangi kökene, meşrebe, mezhebe, siyasi görüşe mensup olursa olsun, başımızın tacıdır. Herkes bilsin ki emekleriyle, mücadeleleriyle, tüm engellere rağmen elde ettikleri sayısız başarılarıyla gurbeti sılaya dönüştüren bu kardeşlerimizin ötekileştirilmesine asla müsaade etmeyiz. Vatan, millet ve memleket sevdasıyla her yıl Türkiye’ye ve ailelerine koşan kardeşlerimizi ana muhalefetin kibirli, kirli ve dışlayıcı zihniyetinin insafına bırakmadık, bırakmayacağız. Gerek partimizin dış ilişkiler başkanlığı, gerekse devletimizin ilgili kurumları, yurt dışındaki vatandaşlarımıza yönelik hizmetlerini bundan sonra da sürdürecektir….

SON DAKİKA! Cumhurbaşkanı Erdoğan: Enflasyon beklentileri iyileşiyor, Türk lirasına güven hızla artıyor

SON DAKİKA! Cumhurbaşkanı Erdoğan: Enflasyon beklentileri iyileşiyor, Türk lirasına güven hızla artıyor

Ahlat Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ndeki Kabine Toplantısı, saat 16.55’te başlamıştı. Toplantı sonrası Cumhurbaşkanı Erdoğan açıklamalarda bulunuyor.

KABİNE AHLAT’TA TOPLANDI
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Malazgirt Zaferi’nin 954’üncü yılı için Ahlat’ta düzenlenen etkinliklere katıldı. Erdoğan’a MHP lideri Devlet Bahçeli de eşlik etti.
Cumhurbaşkanlığı Kabinesinin de Ahlat Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde yapılmasına karar verildi. Kabine geçen yıl olduğu gibi bu yıl da Ahlat’ta gerçekleşti.
İşte Erdoğan’ın konuşmasından satır başları;954. Seneyi devriyesini layıkıyla idrak etmek, kahraman ecdadımızı hürmetle anmak üzere bugün bir kez daha Ahlat’tayız. Milletimize Anadolu’nun kapılarını açan büyük zaferin yıl dönümünde aziz şehitlerimizin manevi huzurunda bulunmanın heyecanını yaşıyoruz. Sözlerimin hemen başında canları pahasına Anadolu’yu bize ebedi vatan kılan şühedayı kemali edeple yad ediyorum. Malazgirt Destanı’nın muzaffer komutanı Sultan Alparslan’a ve yiğit askerlerine Allah’tan rahmet niyaz ediyorum. Yine bu vesileyle 6 sene önce Ahlat yolunda elim bir trafik kazasında ebediyete uğurladığımız Prof. Dr. Ahmet Haluk Dursun hocamızı da rahmetle anıyor, Rabbim onu cennetiyle, cemaliyle müşerref eylesin diyorum. Demirle dövenlerin Anadolu’yu aşkla yoğuranların destanına tanıklık ettiğimiz bu müstesna günde şahsımızı, kabinemizi, heyetimizi samimiyetle bağrına basan her bir Ahlatlı kardeşime teşekkür ediyorum.
İSRAİL’E SERT TEPKİ
Bel ve Buhara ile Kubbetül İslam ünvanına sahip üçüncü belde olan Ahlat’ın hızla hak ettiği yere geldiğini görüyoruz. Okçular Vakfımızın da fevkalade çabaları neticesinde Ahlat ve Malazgirt’e halkımızın bilhassa da gençlerimizin ilgisi yıldan yıla artıyor. Anadolu’nun Orhun abideleri olarak bilinen kıymetli hazinelerimizin Türk tarihindeki önemine mütenasip şekilde tanınması için gerekeni yapıyoruz. Geçen sene Cumhurbaşkanı kabinemizin Ankara dışındaki ilk toplantısını burada gerçekleştirmiştik. Bu yılda kabinemizi Ahlat’ta topladık. Toplantımızda ekonomideki güncel gelişmeler başta olmak üzere Gazze soykırımı dahil birçok konuyu ele aldık. İsrail’in bugün Gazze’deki Nasır Hastanesi’ne düzenlediği vahşi saldırıda 5’i gazeteci, en az 20 Filistinli şehit oldu. Gözü dönmüş Netanyahu hükümeti insanlık adına ne varsa yok etmek için cani saldırılarına aralıksız devam ediyor. Bu kapsamda önümüzdeki dönemde ülkemizin Gazze’deki katliamı durdurmak, Gazzeli mazlumlara daha fazla yardım ulaştırmak ve insanlık cephesini harekete geçirmek için atacağımız ilave adımları değerlendirdik.
Ahlat’ta Cumhurbaşkanı Erdoğan’a büyük ilgi! Vatandaşlarla buluştu, çocuklara oyuncak dağıttı
‘TÜRK LİRASINA GÜVEN HIZLA ARTIYOR’
Değerli dostlarım, şurası bir gerçek ki son iki buçuk yıldır uyguladığımız makroekonomik istikrar ve reform programı stres testlerini başarıyla geçmektedir. İstanbul Merkezli Suç Örgütü’ne yönelik operasyon sonrasında muhalefetin ekonomimizi hedef alan sabotaj girişimleri hamdolsun tutmadı. Milli markalara dönük boykot çağrıları ise milletimizin basireti sayesinde kendi ellerinde patladı. Merkez Bankamızın rezervleri üzerinden oluşturmaya çalıştıkları algıda da başarısız oldular. Ülkemizi yıpratmak amacıyla yurt dışına düzenledikleri şikayet turlarından ise elleri boş döndüler. Ne karşılarında süklüm püklüm oldukları batılı aktörler bunlara itibar etti ne de ülkelerini kötüledikleri yabancı basın kuruluşları bunları umursadı. Sonuçta kaybeden ülkemiz ve hükümetimiz değil Türkiye’yi yabancılara şikayet eden acizler oldu.

İşte en son Merkez Bankası rezervlerimiz 176,5 milyar dolara ulaşarak Cumhuriyet tarihimizin rekorunu kırdı. Borsamızdaki toparlanma son haftalarda hız kazandı. İç ve dış borçlanma maliyetleri düşerken Türk lirasına olan güvende hızla yükseliyor. Enflasyondaki düşüş 14 aydır aralıksız devam ediyor. Enflasyon beklentileri de tüm kesimlerde iyileşiyor.
İhracat tarafında 25 milyar dolarla tarihin en yüksek rakamını hamdolsun yakaladık. Yıllık bazda, ihracatta 270 milyar dolar sınırını zorluyoruz. Turizm rakamlarını son kabine toplantımızda paylaşmıştık. Orada da ilk 6 ayda 25,8 milyar dolarla rekor kırdık.
‘EYLÜL AYININ İLK HAFTASINDA ORTA VADELİ PROGRAMI KAMUOYUMUZLA PAYLAŞACAĞIZ’
Sanayi üretim endeksinde de tablo gayet olumlu. Haziran ayında sanayi üretimimiz bir önceki aya göre yüzde 0,7 geçen yılın aynı ayına göre ise yüzde 8,3 oranında artış kaydetti. İstihdam verilerinde de hamdolsun bir sorun gözükmüyor. Işsizlik oranımız yirmi altı aydır yüzde 8,6 ile tek hanelerde seyrediyor. Yani bölgemizdeki sıcak çatışmalara, küresel ekonomideki belirsizliklere ve malum çevrelerin menfi kampanyalarına rağmen ekonomi programımızın meyvelerini birçok alanda topluyoruz. Inşallah çok daha iyi yerlerde olacağız. Türkiye ekonomisi yapısal dönüşümünü tamamlayacaktır. 2026 senesini ekonomide de reform yılı olarak görüyor, hayata geçireceğimiz reformlarla ilgili hazırlıkları hızla ürettiriyoruz. Eylül ayının ilk haftasında üç yıllık vizyonla hazırlanan orta vadeli programı kamuoyumuzla paylaşacağız. Şunu buradan bir kez daha ilan etmek isterim.
İşte memura zam için konuşulan oran! Son viraja girildi: Bu hafta belli oluyor
‘HUKUKSUZLUĞA VE HAKSIZLIĞA KARŞI MÜCADELEMİZ HIZ KESMEDEN AYNI KARARLILIKLA DEVAM EDECEKTİR’
Fahiş fiyatlar aracılığıyla milletin lokmasına el uzatan piyasa fırsatçılarına nasıl göz açtırmıyorsak tüm umudunu Türk ekonomisinin tökezlemesine bağlamış siyasi fırsatçılara da evelallah papuç bırakmıyoruz. Vatandaş hizmet beklerken, halkın kaynaklarını sömürerek semirenler ve belediyeleri aile çiftliğine çeviren muhterisler için artık deniz bitmiştir. Hukuksuzluğa ve haksızlığa karşı mücadelemiz hız kesmeden aynı kararlılıkla devam edecektir. Aziz milletim, sadece ekonomide değil, ulaştırma yatırımlarında da yeni projeler içindeyiz. 22 Ağustos, Cuma günü, ülkemizle birlikte Güney Kafkasya için stratejik önemi hais bir projenin temeline attık. Zengezur Koridoru’nun kapısını açacak olan Kars, Iğdır, Aralık, Dilucu Demiryolu hattının yapım çalışmalarını başlatmanın gururunu yaşadık. Biliyorsunuz, Zengezur Geçişi tüm bölgemiz için bir barış projesidir. Projenin tüm unsurlarıyla hayata geçmesiyle birlikte Türkiye, Azerbaycan ve Ermenistan arasında ekonomik işbirliği yeni bir boyut kazanacaktır. Bu projenin bel kemiği olan 224 kilometre uzunluğundaki Kars, Iğdır, Aralık, Dilucu Demiryolu’nu çift hatlı, elektrikli ve sinyalli olarak inşa edeceğiz. Hat sayesinde yılda 5,5 milyon yolcu ve 15 milyon ton yük taşınacaktır. Toplam 2,4 milyar avroluk projenin hizmete girmesiyle Çin’den İngiltere’ye uzanan uluslararası ticaret hattı daha verimli hale gelecektir. Proje ayrıca Hazar ile Akdeniz havzalarını birleştirerek Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerimizin üretim kapasitesine, ihracatına, ulaşım altyapısının gelişimine büyük katkı sağlayacaktır. Hem ülkemiz hem bölgemiz için büyük önem arz eden Kars, Iğdır, Aralık, Dilucu Demiryolu hattının şimdiden hayırlı uğurlu olmasını diliyorum.
9 saatte 200’den fazla deprem normal mi?Prof. Dr. Pampal’dan Balıkesir/Sındırgı açıklaması
“İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ İLE DAHA ÇOK YÜZLEŞİYORUZ”
İklim değişikliği ile daha çok yüzleşiyoruz. Tarım ve Orman Bakanlığı ekiplerimiz zirai don olayında çiftçilerimizin yanında olmak için ilk andan itibaren sahadaydılar. Çiftçimize 7 milyar TL zarar ödemesi yapıldı. 16 milyar TL daha ödeme yapacağız. Öte yandan sigortası olmayan üreticilerimizin zararlarını da karşılıyoruz. Toplamda 46,5 milyar liralık bir desteği kasım ayı sonuna kadar 470 bin üreticimizin hesaplarına yatıracağız. Bunu sadece bir destek değil, üreticimize güven ve sofralarımıza da bereket demek olduğunu vurgulamak istiyorum.
ABD basını yazdı: ‘KAAN sadece bir uçak değil, Türkiye’nin jeopolitik mesajı’
‘TÜRKİYE YANGINLARLA MÜCADELEDE DÜNYADA PARMAKLA GÖSTERİLEN BİR ÜLKE KONUMUNDADIR’
Bunun sadece bir destek değil, üreticimize güven, toprağa umut, inşallah sofralarımıza da bereket demek olduğunu özellikle vurgulamak istiyorum. Bu vesileyle bir kez daha çiftçilerimize alın terlerini ve emeklerini korumak için Tarsim sigortası yaptırmaları çağrısında bulunuyorum. Devletimizin bu adımı atmaları halinde %70’e varan oranlarda prim desteği sunduğunu da kendilerine tekrar hatırlatıyorum. Ülke ve millet olarak mücadele ettiğimiz bir diğer alan orman yangınlarıdır. Bu yıl çıkan 5473 yangının 4195′, dikkatinizi çekiyorum. Bir Haziran’dan bu yana meydana geldi. Orman Genel Müdürlüğümüzün koordinasyonunda gönüllülerimiz, kamu kurumlarımız, yerel yönetimlerimiz ve sivil toplum kuruluşlarımız seferberlik ruhuyla yangınlara müdahale ettiler. Kendilerine teşekkür ediyor, yangınlarda hayatını kaybeden şehitlerimize bir kez daha Rabbimden rahmet yakınlarına ve milletimize baş sağlığı diliyorum. Orman yangınlarıyla sadece ülkemiz karşı karşıya değildir. Yaz boyunca komşumuz Yunanistan başta olmak üzere İspanya, Fransa, Portekiz, İtalya, Amerika Birleşik Devletleri ve Kanada gibi birçok ülkede büyük yangınlarla mücadele ettiler. Buradan dost ülkelere de geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Şunu bir kez daha önemle vurgulamak durumundayım. Türkiye 27 uçak, 105 helikopter 6 bine yakın kara araçıyla tarihinin en büyük ve gelişmiş filosuna sahiptir. Ülkenin başına gelen felaketlerden rant devşirmeye çalışan müzmin muhaliflerin propagandalarına rağmen Türkiye yangınlarla mücadelede dünyada parmakla gösterilen bir ülke konumundadır….

Reklam
Cumhurbaşkanlığı Kabine Toplantısı sona erdi

Cumhurbaşkanlığı Kabine Toplantısı sona erdi

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Malazgirt Zaferi’nin yıl dönümü programı kapsamında bulunduğu Bitlis’in Ahlat ilçesinde, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde gerçekleştirilecek Kabine Toplantısı’na başkanlık ediyor.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan ‘Terörsüz Türkiye’ açıklaması: Artık son düzlükteyiz
KABİNE AHLAT’TA TOPLANDI
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Malazgirt Zaferi’nin 954’üncü yılı için Ahlat’ta düzenlenen etkinliklere katıldı.Erdoğan’a MHP lideri Devlet Bahçeli de eşlik etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Bahçeli, Ahlat’ta bir araya geldi
Cumhurbaşkanlığı Kabinesinin de Ahlat Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde yapılmasına karar verildi. Kabine geçen yıl olduğu gibi bu yıl da Ahlat’ta gerçekleşiyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kabine Toplantısı’na başkanlık ediyor.
Kabine Toplantısı’nda, Terörsüz Türkiye hedefi kapsamında yürütülen çalışmalar, ekonomideki son gelişmeler, İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırıları, Zengezur Geçidi’ne dair gelişmeler ile Ukrayna-Rusya arasındaki barış görüşmelerinin ele alınması bekleniyor.

CNN Türk muhabiri Arda Erdoğan kabine toplantısına dair şu notları paylaştı;
“Bu yıl gündem biraz daha farklı. Türkiye’de geçtiğimiz yıl Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Ahlat’ta 30 Ağustos Zafer Bayramı törenlerinde ve Meclis açılışında yaptığı konuşmaların ardından Türkiye’nin gündemine “Terörsüz Türkiye” hedefi girdi. MHP lideri Bahçeli’nin de yaptığı açıklamalarla birlikte süreç ete kemiğe büründü ve terör örgütü PKK, bu yıl Temmuz ayında silahlarını bırakmaya başladı.
Terör örgütünün silah bırakma sürecine dair sahadan gelen yansımalar ve raporlar, Cumhurbaşkanı başkanlığında yapılan Kabine toplantısında masaya yatırılıyor. Meclisteki komisyonun çalışmaları ve önümüzdeki süreçte gündeme gelmesi beklenen yasal düzenlemelerin neler olacağı sorularına da cevap aranacak.
Elbette Kabinenin bir de uluslararası gündemi var. Dış politika da mühim bir başlık. Birleşmiş Milletler kıtlık ilan etti. Gazze’de İsrail’in saldırıları devam ediyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan, sık sık dünya liderleriyle yaptığı telefon görüşmelerinde bu saldırıların sona ermesine ilişkin mesajlar veriyor. Gazze’de ateşkesin sağlanmasına yönelik yol haritası, mevkidaşlarıyla yaptığı görüşmelerin de temel konusunu oluşturuyor. Bu kapsamda Türkiye’nin harekete geçireceği diplomasi adımları da Kabine toplantısının gündeminde.
Bir diğer başlık ise Ukrayna-Rusya savaşı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaptığı telefon görüşmelerinde Ukrayna ile Rusya arasındaki savaşın sona erdirilmesi için Türkiye’nin diplomasi çalışmalarını liderlere aktarıyor, onlarla fikir alışverişinde bulunuyor. Barış masasının Türkiye’de kurulabilmesi adına atılabilecek adımlar da liderlerin gündeminde. Cumhurbaşkanının yaptığı görüşmelerin Kabine toplantısında değerlendirilmesi ve istişare edilmesi bekleniyor. Ukrayna-Rusya savaşında barışın sağlanması için Türkiye’nin rolü de masaya yatırılacak.
Öte yandanAhlat’taki bu özel Kabine toplantısından çıkacak kararların da özellikle memur zam sürecine yön vermesi bekleniyor.”
KABİNE TOPLANTISI SONA ERDİ Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın başkanlığındaki Cumhurbaşkanlığı Kabine Toplantısı sona erdi. Ahlat Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ndeki toplantı, 1 saat 45 dakika sürdü….

Reklam
'Bir Anadolu Şenliği' coşkusu Hakkari'yi sardı! 'Huzurun, güvenin zirvede olduğunun göstergesi'

‘Bir Anadolu Şenliği’ coşkusu Hakkari’yi sardı! ‘Huzurun, güvenin zirvede olduğunun göstergesi’

Bir zamanlar terör haberleriyle gündeme gelen Hakkari, artık doğal güzellikleri, yaylaları ve zengin kültürel dokusuyla yeni bir kimliğe bürünüyor. Bu yıl ilk kez gerçekleştirilen şenlik aracılığıyla şehir, hem yerli halkı hem de ziyaretçileri kültür, sanat ve yöresel tatlarla dolu özel bir keşfe çıkarıyor.
Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Nadir Alpaslan’ın katılımıyla düzenlenen ‘Bir Anadolu Şenliği’, Hakkari Stadyumu’nda kurulan Çocuk Köyü ve Bakanlık Etkinlik Alanları’nda gerçekleştirilen açılış töreniyle start aldı. TöreneHakkari ValisiAli Çelik, Bakan BaşdanışmanıTayfun Topal,Yaşayan Miras Kültürel Etkinlikler Genel MüdürüSelim Terzi,il protokolü ve çok sayıda Hakkarili sanatsever de katıldı.

‘BİRLİK VE BERABERLİĞE ÖZEL BİR VURGU’
Açılışta konuşan Bakan Yardımcısı Nadir Alpaslan, “Kültür ve Turizm Bakanımız Mehmet Nuri Ersoy’un geçtiğimiz ay gerçekleştirdiği Hakkari ziyareti sonrası, Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı (TGA) koordinasyonunda bir turizm master planı çalışması başlatıldı. Sayın Bakanımızın Hakkari’nin doğası ve kültürel potansiyelinden etkilenmesi üzerine Türkiye Kültür Yolu Festivallerine ek olarak, bu bölgeden başlayacak yeni bir kültür ve turizm hamlesine öncülük etme kararı alındı. Bunun ilk adımı olarak da ‘Bir Anadolu Şenliği’ni Hakkari’den başlatıyoruz” dedi.
Konuşmasına devam eden Alpaslan, “İki hafta boyunca Hakkari ve Yüksekova’nın yanı sıra Şırnak, Tunceli, Bitlis ve Bingöl illerimizde de bu etkinlikler devam edecek. Bu organizasyon hem Türkiye’nin hem de bölgenin tanıtımına katkı sunacak. Aynı zamanda güvenli ve huzurlu ortamın en güzel göstergesi olacak. Festival kapsamında sinema gösterimlerinden konserlere, Devlet Tiyatroları’ndan opera ve baleye kadar birçok kültürel ve sanatsal etkinlik halkla buluşacak. Yine gezici kütüphanelerimiz, her yaştan okur kesimine ulaşacak. Burada ‘bir’ ifadesiyle birlik ve beraberliğe de özel bir vurgu yapıyoruz. Şenlik, bölge turizminin gelişmesi daha fazla tanınması açısından da güzel bir mecra” ifadelerini kullandı.

‘KIŞI AYRI GÜZEL, YAZI AYRI GÜZEL’
Hakkari Valisi Ali Çelik ise şehirde 2 alanın turizm bölgesi olarak ilan edildiğini söyleyerek, “Özellikle kış turizm potansiyelinin olduğu alanlar, ileriye dönük olarak planlama ve çalışma aşamasının içine alındı. İkinci aşama da ‘Bir Anadolu Şenliği’nin planlamasıydı. Şenliğin hayırlı olmasını temenni ediyorum” dedi.
Konuşmasında Hakkari’nin doğasından ve insanından bahseden Çelik, “Hakkari huzurun, dağların, kardeşliğin sevginin şehri. Burada herkes kalbinin üzerine elini koyarak birbirlerini selamlıyor. Buradan hepinizi kalben selamlıyoruz. Herkesi Hakkari’ye bekliyoruz. Gerçekten bu güzel coğrafya, dağcılıktan kampçılığa, trekkingden inanç turizmine kadar birçok turizm potansiyelini barındırıyor. Hakkari’nin kışı ve yazı ayrı güzel” değerlendirmesini yaptı.
Çelik, Hakkari halkının zorluklara rağmen kardeşlik, dayanışma ve birlik içinde olmayı benimsediğini belirterek, kentin daha güçlü bir geleceğe sahip olacağına inandığını ifade etti.
Kültür ve Turizm Bakanlığının desteğiyle de turizmin, bölgedeki istihdam sorununa çözüm üretecek önemli bir dinamik olacağının altını çizen Ali Çelik, “Hakkari’miz de inşallah turizm potansiyeliyle öne çıkacak. Hem yurt içinde hem de yurt dışında kendini gösterecek” diye konuştu.
Alıntı Metni
Zap Vadisi Seyir Terası
ETKİNLİK NOKTALARINDA COŞKULU ANLAR
Törenin ardından Bakan Yardımcısı Alpaslan ve beraberindeki protokol üyeleri, stadyum alanındaki Çocuk Köyü’nü ve Bakanlık Etkinlik Noktaları’nı gezdi. Alanda yer alan çeşitli atölyeler ve eğlence alanları, farklı yaş gruplarındaki çocuklara hem eğlence hem de öğrenme fırsatı sundu. El becerilerini geliştiren, yaratıcılıklarını keşfeden ve oyunlarla doyasıya eğlenen çocuklar, şenliğin en hareketli ve coşkulu anlarını yaşattı. Çocukların neşesi ve enerjisi tüm stadyumu sararken, bu görüntüler festivale canlılık kattı.

Ardından heyet, Hakkari’nin çeşitli etkinlik noktalarını ziyaret etti. Seyir Terası’nda gerçekleşen Halay Gösterisi ve Halay Gösterisi, geleneksel kıyafetler ve enerjik sahne performanslarıyla izleyenlere unutulmaz anlar yaşattı. Seyircilerin alkışları ve müziğin ritmiyle şehirde festival coşkusu doruğa ulaştı.
Alıntı Metni

HAKKARİ MUTFAĞI: LEZZETİN VE KÜLTÜRÜN HARMANI
Etkinliklerin son durağı, Hakkari Meydan Medresesi’nde düzenlenen Gastronomi Etkinliği oldu. Tarihi doku ile bütünleşen bu etkinlikte, Hakkari mutfağının yöresel tatları katılımcılara ikram edildi. Katılımcılar, bu eşsiz lezzetlerle unutulmaz bir damak deneyimi yaşadı. Bir Anadolu Şenliği, ziyaretçilere kültürel çeşitlilik, sanatsal zenginlik ve gastronomik tatları bir arada sunarak Hakkari’de iz bırakan bir organizasyona dönüştü.
Alıntı Metni…