BIST 100
14.006,03 -1,61%
DOLAR
48,6403 0,03%
EURO
56,1651 -0,06%
GRAM ALTIN
6.685,37 -0,52%
BITCOIN
76.829,00 -2,85%
FAİZ
40,28 0,00%
GÜMÜŞ GRAM
98,31 -0,59%
GBP/TRY
65,6006 -0,16%
EUR/USD
1,1538 -0,10%
BRENT PETROL
104,54 1,32%
ÇEYREK ALTIN
10.927,96 -0,55%
İzmir Parçalı Bulutlu
İzmir hava durumu
26 °
Reklam

GÜNDEM

TBMM Başkanı Kurtulmuş: Filistin meselesi Türk milleti için milli bir meseledir

TBMM Başkanı Kurtulmuş: Filistin meselesi Türk milleti için milli bir meseledir

Kurtulmuş, Büyük Zafer’in 103. yıl dönümü kapsamında gerçekleştirilen Zafer Haftası kutlamaları dolayısıyla ziyaret ettiği Afyonkarahisar’da, Şuhut Belediyesi Şehir Stadyumu’nda düzenlenen etkinliğe katıldı.
Kurtulmuş, buradaki konuşmasında, 26 Ağustos’un Türk tarihinin en önemli günlerinden biri olduğunun altını çizerek, 26 Ağustos’ta Alparslan ve ordusunun Anadolu’yu Türklere yurt olarak açtığına, asırlar sonra aynı tarihin düşmanın işgal etmek istediği Anadolu topraklarından kovulmasının başlangıcı olduğuna işaret etti.
Büyük Taarruz’da milletin bir araya gelerek Anadolu’da aylar içerisinde mayalanmış olan kurtuluş ruhuyla Şuhut’tan İzmir’e giden yürüyüşün yolunu açtığını anlatan Kurtulmuş, “Hem Anadolu’nun Müslüman Türkler tarafından fethinin hem Anadolu’nun Müslüman Türkler tarafından yeniden yurt olarak ilan edilmesinin yıl dönümü olan 26 Ağustos hayırlı uğurlu olsun.” ifadelerini kullandı.

Kurtulmuş, tarihin sadece kitaplarda, geçmişteki olayları anlatan bir vaka olarak görülmediğini belirterek, şöyle konuştu:
“Tarihin altın harflerle dolu her sayfasını yeniden milli şuurumuzun, milli birliğimizin pekişmesi için bir vesile olarak kabul ediyor ve bu şekilde tebrik ediyor ve kutluyoruz. Bugün burada da yarın başlayacak olan 26 Ağustos’un da o büyük taarruzunu yeniden yaşıyor, yeniden hissediyoruz. Bu millet büyük bir millettir. Bu millet en zor şartlarda bile yeniden ayağa kalkmasını başarmış bir millettir. 103 yıl önceye gittiğiniz zaman o günkü şartlarda böylesine muazzam bir kurtuluş mücadelesinin verilmesi neredeyse imkansızdı. Elde avuçta yok, imparatorluk dağılmış, ülke fakruzaruret içerisinde, dört bir taraf emperyalistler tarafından işgal edilmiş. Ağzını açmış bekleyenler Anadolu’nun her karış toprağını yutmak için her türlü hain planı yapıyor. Böyle bir ortama rağmen bu millet bir araya geldi, yan yana durdu ve büyük bir kurtuluş mücadelesini verdi. Buradan alacağımız dersler var.”
Meclis Başkanı Kurtulmuş: Kardeşlik ruhuyla hep beraber daha güçlü bir Türkiye olarak ilerleyeceğiz
“BU MİLLET EMPERYALİSTLERE ASLA EYVALLAH ETMEZ”
Kurtulmuş, milletin en temel özelliklerinden birinin zor zamanlarda birleşmeyi ve bütünleşmeyi başarmak olduğunu vurgulayarak, sözlerini şöyle sürdürdü:
“O dönem içerisinde müdafaa-i hukuk cemiyetleri vasıtasıyla öbek öbek Anadolu’da bir araya gelmiş ve örgütlenmiş olan halk bu örgütlenmesini birlik ve kardeşlik ruhuyla birleştirdi ve güç oluşturdu. O kardeşliğin, o birliğin karşısında da hiç kimse duramadı. En zor şartlarda, yok olduğumuzu başkalarının zannettiği zamanda kardeşliğimiz, birliğimiz, dayanışmamız öne çıkar. Bu dayanışma ruhuna sahip olmak emperyalistlerin rüyasını kaçıran bir husustur. Biz milli mücadeleyi böyle kazandık. Herkes başını alarak başka istikamete gitmedi. Herkes ortak bir hedefe yöneldi. Bu ülkenin bağımsızlığını, bu halkın, bu milletin özgürlüğünü esas alan bir iradeyle hep aynı istikamete yürüdü. Şuhut’tan bu yürüyüş yolunun aslında hedefi birdi, beraberdi. Sadece fiziki olarak bir yürüyüş değil. Kararlılıkla aynı hedefe yürümekti.”

Bu milletin cesur olduğu kadar fedakar da olduğuna işaret eden Kurtulmuş, “Yeri gelir, yemez, içmez bunları bir araya getirir. Kundaktaki çocuğumuzun üstünü örtmez, cepheye giden güllelerin, mermilerin üstünü örteriz. Bu fedakarlık bu millete en zor şartlarda kahramanlık destanları yazdırmıştır.” dedi.
Kurtulmuş, milletin özgürlüğüne de düşkün olduğunun altını çizerek, şöyle devam etti:
“Altın tasma bu milletin boynuna tarih boyunca vurulmamıştır ve asla kıyamete kadar vurulmayacaktır. Bu millet Allah’tan başka kimsenin önünde diz çöküp eğilmez. Bu millet hiçbir emperyalist gücün önünde ‘eyvallah’ demez. Ne kadar güçlü, ne kadar zor şartlar içerisinde olursa olsun özgürlüğünü her şeyin üstünde tutar. Bu millet emperyalistlere asla eyvallah etmez. Türkçemizde güzel bir laf var. ‘Gavur’ diye bir lafımız var. Gavur gayrimüslime verilen bir isim değildir bizim lügatimizde. Gavur, zalime, despota, baskıcıya yani emperyaliste verilen bir isimdir. Bu millet bu topraklarda gavuru gördüğü zaman, yani emperyalistleri gördüğü zaman, yabancıları gördüğü zaman onları buradan def etmesini bilir.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan: Enflasyon beklentileri iyileşiyor, Türk lirasına güven hızla artıyor
“BU DÖRT ÖZELLİĞİNİ KİMSE AMA KİMSE ASLA YOK EDEMEDİ, YOK EDEMEYECEK”
TBMM Başkanı Kurtulmuş, bu özelliklerin Malazgirt ruhunun aslı olduğuna işaret ederek, şöyle devam etti:
“Bu 4 temel özelliğimiz Fatih Sultan Mehmet’in İstanbul’u alışının önündeki en önemli bizim özelliklerimizdir. Bu 4 temel özelliğimiz Çanakkale destanının arkasındaki temel özelliklerimizdir. Hiç şüphesiz bu özelliklerimiz Kurtuluş Savaşı’mızın en önemli unsurlarından birisi olan Kocatepe’nin, Büyük Taarruz’un ve arkasından gelecek olan 30 Ağustos Zafer Bayramı’mızın da arkasındaki en önemli özelliğimizdir. Bu millete ne yaparlarsa yapsınlar bu dört özelliğini kimse ama kimse asla yok edemedi, yok edemeyecektir. Bunlara sahip olduğumuz sürece de ne gam.
Rüzgar nereden eserse essin kim nereden bu ülkeyi hedefine koyarsa koysun Allah’ın izniyle birlikle, özgürlüğümüze düşkünlüğümüzle, fedakarlığımızla, cesaretimizle ve emperyalizme karşı olan duruşumuzla bütün zorlukları yenecek ve hep daha ileriye gideceğiz. Allah bu milletin ayağına taş değdirmesin. Allah bu milletin birliğini beraberliğini asla kaybettirmesin.”
Kurtulmuş, milletin hep birlikte her taşında, her toprağında ecdadın alın teri olan kutsal vatanın her tarafında bir olarak yoluna devam edeceğini vurgulayarak, “Allah yardımcımız olsun. Allah bayrağımızı en yükseklerde kıyamete kadar taşımayı nasip etsin. Cenabıallah, dostluk, birlik ve kardeşlik içerisinde kıyamete kadar ağız tadıyla huzurla bu ülkede yaşamayı nasip etsin.” ifadelerini kullandı.
“FİLİSTİN’DE YAŞANAN BU ZULÜMLERİ DURDURMAK BU MİLLETİN BOYNUNUN BORCUDUR”
“Bu millet, kendisine Müslüman değildir yani sadece kendisini düşünen bir millet değildir.” diyen Kurtulmuş, “Bu millet, dünyanın neresinde zulüm varsa o zulmü kendisine yapılmış bir zulüm olarak görür ve karşısında yer alır. Dünyanın neresinde zalim varsa ona haddini bildirmek için bütün gücünü ortaya koyar.” diye konuştu.
Her gün onlarca Filistinlinin yiyecek kuyruklarında canice kurşunlanarak ve bombalanarak hayattan koparıldığına dikkati çeken Kurtulmuş, şunları kaydetti:
“Bu vahşete, soykırıma asla ‘eyvallah’ etmiyoruz, ‘dur’ demek için hep beraber gayret sarf ediyoruz ve inşallah Filistin’de yaşanan bu zulümleri, bu katliamları durdurmak da bunun için gayret sarf etmek de bu milletin boynunun borcudur. Şunu ifade etmek isterim, bazıları ‘Bize ne Filistin’den, bize ne Gazze’den’ diyebilirler. Çok açık söylüyorum, Filistin meselesi Türk milleti için milli bir meseledir ve milletimizin ortak meselesidir. Görür gibi inanıyorum, bütün binaların yıkıldığı, neredeyse bir tek duvarın bile kalmadığı Gazze’de, halkın geleceğini, Gazzelilerin, Filistinlilerin geleceğini görüyorum. ‘Nasıl bu millet Zafer Bayramı’nı kutlamayı başarmış bir milletse Filistinli Müslüman kardeşlerimiz de inşallah en yakın zamanda zafer bayramlarını kutlar ve Filistin özgürlüğüne kavuşur’ diye dua ediyoruz, gayret ediyoruz. Çünkü biliyoruz ki aydınlığın en yakın olduğu yer, gecenin en karanlık olduğu yerdir.”
TBMM Başkanı Kurtulmuş, İsrail’in saldırılarında hayatını kaybeden Filistinlilere Allah’tan rahmet dileyerek, “Onlara yapılan zulmün karşısında susanlara, destek olanlara, görmezden gelenlere de ‘Allah ne biliyorsa öyle yapsın’ diyoruz. Ama biz görüyoruz, müdahale etmeye çalışıyoruz, gayret ediyoruz ve inşallah Filistin’de yaşanan bu büyük zulmün, bu büyük soykırımın sona erdirilmesi için bütün gücümüzü seferber ediyoruz. Allah yar ve yardımcımız olsun.” ifadelerini kullandı.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere Milli Mücadele kahramanlarına şükranlarını sunan Kurtulmuş, “Bu millet var olsun, bu millet bir olsun, beraber olsun.” dedi.
TBMM Başkanı Kurtulmuş’un konuşmasının ardından Kültür ve Turizm Bakanlığı Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğü Ankara Devlet Sahne Sanatları Topluluğunca “Bir Anadolu Masalı Kahramanlık Destanı” gösterimi yapıldı.
Programda, 41’inci Komando Tugay Komutanlığı Birlikleri “Komando Andı” okudu….

Reklam
Türk donanmasının gururu! Yüzen Kale: TCG Anadolu

Türk donanmasının gururu! Yüzen Kale: TCG Anadolu

Serdar Er TCG Anadolu ile ilgili şöyle bilgiler verdi;
İlginizi Çekebilir
Burada insansız hava araçlarını da görebiliyorsunuz. Bu pistten silahlı insansız hava araçları havalanabiliyor. Yaklaşık 201 metrelik bir pistten bahsediyoruz. Bir havalimanı pisti değil TCG Anadolu’nun pistinden bahsediyoruz. Kameranın açısından ucu bucağı yok gibi görünüyor. İlk önümüze çıkan silahlı insansız hava araçlarımız. TCG Anadolu vatandaşların ziyaretine açılmıştı ve binlerce kişi görmek için sıraya girmişti. O sıradan yayınlar gerçekleştirdiğimizi de hatırlatmak isterim. Burada insansız hava araçlarının kalkış yapabildiğini belirtiyoruz, aynı zamanda helikopterler ve askeri araçlar da iç kısımda yer alıyor. Dünyada nadir olan bir durum gerçekleşmiş oldu. Silahlı insansız hava araçlarının TCG Anadolu’dan havalandırılması bir rekor olarak değerlendiriliyor. TCG Anadolu’nun envantere girmesiyle Türkiye bu seviyede gemi inşa edebilen 10 ülke arasına adını yazdırmış oldu.
Geminin iç kısımlarında da zırhlı askeri araçlar var. Yaklaşık 100 askeri aracın, binden fazla personelin aynı anda hizmet verdiğini belirtmiş olalım. TSK’nın envanterinde olan çok sayıda helikopteri burada görmeniz mümkün olacaktır. Helikopterler de bu pisti kullanarak iniş kalkış yapabiliyorlar.
Cumhurbaşkanı Erdoğan: Enflasyon beklentileri iyileşiyor, Türk lirasına güven hızla artıyor
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Büyükgümüş CNN Türk’te konuştu! ‘Malazgirt sadece askeri başarı değil’
ABD Başkanı Trump’tan Putin’e tehdit! İki hafta süre verdi…

Reklam
Meclis Başkanı Kurtulmuş: Kardeşlik ruhuyla hep beraber daha güçlü bir Türkiye olarak ilerleyeceğiz

Meclis Başkanı Kurtulmuş: Kardeşlik ruhuyla hep beraber daha güçlü bir Türkiye olarak ilerleyeceğiz

Büyük Zafer’in 103. yıl dönümü kapsamında gerçekleştirilen Zafer Haftası kutlamaları dolayısıyla Afyonkarahisar’ı ziyaret eden Kurtulmuş, Şuhut’taki Atatürk Evi’nde düzenlenen programa katıldı.
Kurtulmuş, buradaki konuşmasında, tarihte yaşanan büyük olayların bir eğitmen, öğretici olduğuna işaret etti.
Yaşanan bu olayların tarih bilincini, millet olma bilincini ve millet olarak güçlü bir şekilde durarak ileri doğru mücadele etme kararlılığını hatırlatan önemli dönüm noktaları olduğunu dile getiren Kurtulmuş, Milli Mücadele’den bağımsızlığa giden yoldaki en önemli dönüm noktalarından birinin Büyük Taarruz olduğuna dikkati çekti.

Kurtulmuş, 103 yıl önce Atatürk Evi’nde yapılan planlamalar sonucu Büyük Taarruz ile 30 Ağustos’a giden yolun, oradan 9 Eylül’ün ve nihayetinde bağımsız millet ve devlet olarak ayağa kalkmanın önünün açıldığını dile getirerek, şunları kaydetti:
“Bunu hatırlıyoruz ve o günlerden bize miras kalan bağımsızlık ruhunu, birlik olma şuurunu, milli hedeflerde bir ve beraber olma kararlılığını bir kez daha hatırlıyor ve bu istikamette yürüyüşümüzü sürdürüyoruz. Dolayısıyla sadece 103 yıl evvel olan bir olayı hatırlamıyor, aynı zamanda 103 yıl sonra aynı bilince sahip olarak, hele hele günümüz Türkiye’sinde, günümüz dünyasında daha da güçlü ayakta durabilmek için safları sıklaştırıyor, bayrağımızın altında aynı milli hedef ve duygular istikametinde gücümüzü artırıyoruz. İnşallah hep beraber önümüzdeki günlerde millet olarak, 103 yıl evvel bizi ayakta tutan en önemli unsur nasıl bir olmak, beraber olmak ise yine birlik, beraberlik, kardeşlik ruhuyla hep beraber daha güçlü bir Türkiye olarak ilerleyeceğiz.”
Milli Mücadele döneminde bağımsızlık ruhunu ayağa kaldıran en önemli hususun bu birlik ruhu olduğunu vurgulayan Kurtulmuş, ayrılıklar bir tarafa bırakılarak, herkesin bu ülkeyi yeniden ayağa kaldırmak, Milli Mücadele’yi başarıyla taçlandırarak özgürlüğe kavuşmak için büyük mücadele verdiğinin altını çizdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan: Enflasyon beklentileri iyileşiyor, Türk lirasına güven hızla artıyor
Kurtulmuş, bir asır sonra benzer şartların hüküm sürdüğü bu coğrafyada Türkiye’yi güçlü yapmak için el birliğiyle çalışacaklarını belirterek, “Ayrılıkları, gayrılıkları bir kenara bırakacağız. Ortak hedeflerle yürüyeceğiz ve inşallah yeniden çok daha güçlü bir millet olarak ayağa kalkacağız. Allah yardımcımız olsun.” diye konuştu.
Geçen yıl da buradaki etkinliklere katıldığını anımsatan Kurtulmuş, Şuhut’ta bulunmaktan büyük memnuniyet duyduğunu ifade etti.
Kurtulmuş, burada 103 yıl önce yaşananları hep birlikte yeniden hissettiklerini dile getirerek, “Ecdadımızın ruhuna sahip olmak hepimize nasip olsun. Çocuklarımızı, evlatlarımızı, ecdadımızın ruhuyla yetiştirmek bizlere nasip olsun.” dedi.

Milli Mücadele’nin bütün kahramanlarını, bağımsızlık yolunu açan fedakar insanları ve 103 yıl önce Şuhut’tan süvari alayları olarak İzmir’e doğru hareket eden kahramanları rahmetle, minnetle, şükranla anan Kurtulmuş, “Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere Milli Mücadele’nin bütün kahramanlarını saygıyla yad ediyoruz. Allah bu millete hep beraber bağımsız, güçlü, büyük Türkiye olarak kıyamete kadar yaşamayı nasip etsin.” diye konuştu.
TBMM Başkanı Kurtulmuş, konuşmasının ardından Atatürk Evi’ni gezdi, anı defterini imzaladı ve yetkililerden binaya ilişkin bilgi aldı. Kurtulmuş, daha sonra Zafer Haftası kutlamaları kapsamında temsili atlı birlikleri Büyük Taarruz Karargahı’ndan İzmir’e uğurladı.
Programa, Afyonkarahisar Valisi Kübra Güran Yiğitbaşı, TBMM Adalet Komisyonu Başkanı ve AK Parti İstanbul Milletvekili Cüneyt Yüksel, AK Parti Afyonkarahisar milletvekilleri İbrahim Yurdunuseven, Ali Özkaya ve Hasan Arslan, AK Parti İstanbul Milletvekili Şengül Karslı, AK Parti Malatya Milletvekili Abdurrahman Babacan, MHP Afyonkarahisar Milletvekili Mehmet Taytak, İYİ Parti Afyonkarahisar Milletvekili Hakan Şeref Olgun ile vatandaşlar da katıldı.
Büyük Taarruz’un hazırlık merkezi ve Cumhuriyetimizin kuruluşuna giden yolun ruhu Şuhut Atatürk Evi’ni ziyaret ederek, bu büyük mücadeleye omuz vermiş isimsiz kahramanlarımızı hep birlikte yâd ettik. Bu anlamlı günde, başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere Millî… pic.twitter.com/9xvMsHfDp1— Numan Kurtulmuş (@NumanKurtulmus) August 25, 2025
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’dan dünyaya Gazze mesajı: Artık sözün bittiği yerdeyiz…

Bakan Göktaş 63 yıllık evli Kanbur çiftine misafir oldu

Bakan Göktaş 63 yıllık evli Kanbur çiftine misafir oldu

Bakan Göktaş, Rize ziyaretinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından ilan edilen ‘Aile Yılı’ kapsamında merkeze bağlı Pekmezli Köyü’nde yaşayan Kanbur çiftine konuk oldu. Ziyarette aile bireyleriyle samimi bir ortamda sohbet eden Göktaş, 63 yıllık evliliğin sırrını dinledi, ailenin birlik ve beraberliğini takdir etti. Bakan Göktaş, sıcak karşılama ve samimi sohbet için Kanbur ailesine teşekkür ederek, sağlıklı ve huzurlu bir ömür diledi. Ziyaret sırasında Kanbur çifti ile sohbet eden Bakan Göktaş, “Sayın Cumhurbaşkanımız bu yılı Aile Yılı ilan etti. Biz de uzun yıllardır evli olan büyüklerimizi ziyaret ediyoruz. Sizin gibi aynı yastığa baş koyarak hayatı paylaşan çiftler, gençlerimize en güzel örnek oluyor” dedi.
Haber Detay Görsel Slider
KIRKBİR KERE MAŞALLAH
Ahmet Kanbur ise “Bakan hanım, ben sizi o dönemlerden beri takip ediyorum. Belçika’da doğup büyümüşsünüz, baskı altında okuyup o mücadeleyi vermişsiniz. Kırkbir kere maşallah. Anne ve babanıza da dua ediyorum, sizi yetiştirdikleri için” ifadelerini kullandı.
YÖRESEL KIYAFETLE ÇAY HASADI YAPTI
Rize programı kapsamında Ziraat Botanik Çay Bahçesi’ni de ziyaret eden Bakan Göktaş, burada bölgeye özgü peştamal giyerek kadın üreticilerle birlikte çay hasadı yaptı. İlk kez çay toplama deneyimi yaşayan Göktaş, emeğin önemine vurgu yaparak, “Çay tarımı alın teri ve sabırla yürütülen bir iş. Bu kültürün aile tarımı olarak sürdürülmesi önemli. Aile ekonomisine katkı sunan bu geleneği yaşatan tüm aileleri tebrik ediyorum” dedi.
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’dan dünyaya Gazze mesajı: Artık sözün bittiği yerdeyiz
Cumhurbaşkanı Erdoğan: Enflasyon beklentileri iyileşiyor, Türk lirasına güven hızla artıyor…

Reklam
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'dan dünyaya Gazze mesajı: Artık sözün bittiği yerdeyiz

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’dan dünyaya Gazze mesajı: Artık sözün bittiği yerdeyiz

Fidan, İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) 21. Olağanüstü Dışişleri Bakanları Konseyi Toplantısı’nı basına değerlendirdi.
İlginizi Çekebilir
Türkiye’nin önemli bir toplantıya başkanlık ettiğini söyleyen Fidan, “Gazze’deki artık dayanılmaz boyuta ulaşan açlık nedeniyle konseyi olağanüstü toplantıya çağırdık ve rekor bir katılımla da toplantımızı gerçekleştirdik. Hem buradaki katılımcıların kapalı oturumda yaptığı beyanlar, daha sonra ikili görüşmelerde ele alınan konular aslında Gazze meselesini, Filistin meselesini çözmede İslam ülkelerinin kararlılığını, fikir birliğini, güç birliğini daha da ileri taşıma noktasında önemli bir aşama oldu.” diye konuştu.
Fidan, özellikle bu toplantının, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin (BMGK) eylül ayında yapılacak BM Genel Kurulu toplantıları öncesinde düzenlenmesinin hedeflendiğini hatırlatarak, “Genel Kurul haftasına giderken, İslam ülkelerinin tek ses olarak, tek fikir olarak, tek yumruk olarak Filistin meselesinde pozisyon alması, aralarındaki fikir ayrıntılarını izah etmeleri, tek görüş oluşturmaları ve uluslararası topluma bu davanın taşıyıcısı olarak da yeni teklifleri sunması bizim için önemliydi.” ifadelerini kullandı.
Bunların uluslararası diplomasinin inceliklerini içeren ve retorikle ilgili konular olduğunu söyleyen Fidan, uluslararası toplumun atabileceği adımların, ülkelerin nereye kadar neyi zorlayabilecekleri meselesinin önemli olduğunun altını çizdi.
Fidan, “Bizim kapalı oturumda, bugün çok detaylı tartıştığımız ve nihayetinde gerçekten muhtevası çok yüksek, etkisi de inşallah yüksek olacak bir karar kabul edildi bütün ülkeler tarafından. Bu kararın hazırlanmasında da yoğun emek oldu.” diye konuştu.
Bakan Fidan, özellikle bakanlık çalışanlarının bu konuda ciddi emek harcadığını vurgulayarak, Türkiye’nin ortaya koyduğu perspektifin, burada kendi müttefikleriyle beraber kabul gördüğünü söyledi.
“ARTIK SÖZÜN BİTTİĞİ YERDEYİZ”
Fidan, gelinen noktayı özetleyerek, şunları kaydetti:
Alıntı Metni
Bakan Fidan, “İyimser olmak istemekle beraber, (Binyamin) Netanyahu’nun mevcut politikalarına bakıldığında aslında herhangi bir anlaşmayla hiçbir ilgisi olmadığını görüyoruz. Tamamıyla zaman kazanma ve askeri gündemini, politikalarını ilerletme üzerine kurulu bir strateji var.” diyerek, İslam dünyasının büyük bir çoğunluğunun İsrail ile ilişkisi olmadığını söyledi.
Böyle bir denklemin, İslam toplumları için çok büyük bir anlamı varken pratikte etki oluşturmada yetersiz kaldığına dikkati çeken Fidan, şunları kaydetti:
“Dolayısıyla İsrail’i daha çok ticari olarak, siyasi olarak, askeri olarak destekleyen ülkelerin bu noktada aslında İsrail’e tavır koyması, pratikte İsrail’e daha büyük bir fren olacak bir mekanizma. Dolayısıyla buradaki ülkelerin, İsrail’le ilişkilerini değil, olmayan ilişkilerini değil, İsrail’i destekleyen ülkelerle olan ilişkilerini kullanarak bir strateji geliştirmeleri, bunun üzerinden baskı üretilmesi meselesini gündemde tutuyoruz.”
“İLİŞKİLERİN BİR NOKTADA ARTIK İSRAİL’İ FRENLEME İÇİN KULLANILMASI ELZEM”
Fidan, masa etrafındaki 57 ülkeden birçoğunun hem Batı’yla hem ABD ile çok ciddi ekonomik, siyasi ve güvenlik ilişkileri olduğunu hatırlatarak, “Bu ilişkilerin aslında bir noktada artık İsrail’i frenleme için kullanılması elzem. Bu noktada çeşitli fikirler var. Onları da kendi aramızda tartıştık.” dedi.
Filistin meselesinde bir ters orantıyla karşı karşıya olunduğunu kaydeden Fidan, bu durumu “ilginç” olarak nitelendirdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan: Enflasyon beklentileri iyileşiyor, Türk lirasına güven hızla artıyor
Fidan, Türkiye’nin de içinde olduğu diplomatik çabalara değinerek, “Çalışmaların uluslararası arenada Filistin’deki devletin tanınma süreciyle ilgili retoriği özellikle domine etmesi, yol göstermesi önemli oldu. Filistin’in devletleşmesi tanınırken, Gazze’deki soykırıma devam edilmesi böyle bir ters orantı ve giderek Gazze’nin artık insansızlaştırma politikasına konu olması tabii ki büyük bir tezat esas itibarıyla.” ifadelerini kullandı.
“Bir taraftan Filistin’i devlet olarak tanıyorsunuz diğer taraftan Filistin devletinin asli unsuru olan insan unsurunun yok olmasına en azından bir parçasını da Gazze’de göz yumuyorsunuz. Burada bir tezat var.” diyen Fidan, birinci hedefin başarıldığını ve bunun “Filistin’in devletleşme meselesi” olduğunu söyledi.
Fidan, Filistin’in tanınmasının önemine değinerek, şu değerlendirmede bulundu:
“7 Ekim’de bu ilk savaş başladığında biz dedik ki Filistin işgali devam ettiği sürece, İsrail zulmü devam ettiği sürece, Filistinliler onurlu, bütünlüğü olan, egemen bir devlet sahibi olmadığı sürece, Orta Doğu’daki ne ilk savaş olacak ne son savaş olacak Filistinlilerle İsrailliler arasında. Hatta bu savaşın yayılma riski var. Dolayısıyla bir taraftan Gazze’deki savaşı durdurmaya yoğunlaşırken hemen gündeme iki devletli çözüm önerisinin bir an önce raftan indirilerek gerçekte hayata geçmesi konusunda ciddi bir atılım yapma eylemi getirdik.
Şimdi bu bizim ortaya koyduğumuz strateji diğer ülkeler tarafından da büyük oranda belirlendi, benimsendi çünkü bu kalıcı çözüm. Kalıcı çözümü gündemde tutmanız gerekiyor. Var olan krizi Gazze’de çözümlendirmeye çalışırken kalıcı çözümü hayata geçirmeniz gerekiyor. Bu aslında uluslararası toplumun da ilk başta özellikle Batı’nın biraz direndiği daha sonra da başka yol görmediği, kabullendiği bir yöntem oldu ve şu anda o noktaya geldik.”
ULUSLARARASI TOPLUMUN İİT ÖNCÜLÜĞÜYLE MESAFE KATETMESİ
Bakan Fidan, uluslararası toplumun İİT’nin öncülüğüyle mesafe katederken, İsrail’in başka bir hesap yapıp iki devletli çözüm fikrini öldürme konusunda adımlar attığının altını çizdi.
“Özellikle Gazze’de ortaya koyduğu tavır, Batı Şeria’da ortaya koyduğu tavır, fevkalade belirleyici. Uluslararası toplum artık burada kendi iktidarlarına bedel ödetiyor. Özellikle Batı’da bedel ödetiyor. Batı’da birçok ülke kendi toplumlarının kamuoyu baskısından hareketle Filistin’i tanıma noktasında adım atıyor.” diyen Fidan, artık hiç kimsenin bu tarihi katliamın, soykırımın bir parçası olmak istemediğini dile getirdi.
Fidan, ancak bazı ülkeler için geç olduğunu söyleyerek, onların Yahudilere soykırım yapıldığında da Filistinlilere yapılan soykırımda da yanlış tarafta olduklarını belirtti.
Bazı ülkelerin kaderinin böyle olduğunu ancak bunun bilinçli bir tavırla yapıldığını ifade ederek, onların hiçbir şekilde hafifletici bir mazeretleri olmadığını aktardı.
Fidan, “Bizim medeniyetimiz, bizim tarihimiz çok şükür o noktada, biz faile veya kurbana değil hareketin kendisine bakıyoruz. Bir zulüm kime yapılırsa yapılsın zulümdür. Kim yaparsa yapsın yine zulümdür. Yani o, bu, başkası değişmez. Bu açıdan böyle bir aslında değer farklılığı da var.” diye konuştu.
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Büyükgümüş CNN Türk’te konuştu! ‘Malazgirt sadece askeri başarı değil’
TOPLANTI MARJINDA YAPILAN İKİLİ GÖRÜŞMELER
Toplantı marjında yapılan ikili temaslara değinen Fidan, Mısır, Irak, Suriye, İran ve Afrika’yla önemli gündemleri olduğunu ifade etti.
Fidan, Gambiya’nın 90’lı yılların başından itibaren Türkiye’nin askeri, ekonomik, teknik işbirliği alanında yoğun yatırım yaptığı bir ülke olduğunu, Cibuti ile yürüyen iyi ilişkileri bulunduğunu hatırlattı.
Bunun yanı sıra İran’la şu anda devam eden nükleer müzakereler ve savaş sonrası döneme ilişkin genel değerlendirmeler yapıldığını aktaran Fidan, “İran’ın Avrupa’yla yürüttüğü bir track var. Nükleer müzakerelerle ilgili… Bir de Amerika’yla ilgili şu anda askıda kalmış müzakereler…” dedi.
Bakan Fidan, yakın zamanda ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ile görüştüğünü anımsatarak, şunları kaydetti:
Alıntı Metni
Gündemin heyecanlı hem de sorunlu alanlar olduğunu kaydeden Fidan, Türkiye’de devam eden Terörsüz Türkiye sürecini de ele alma imkanı olduğunu dile getirdi.
Bakan Fidan, Mısır ile Gazze’ye yapılacak muhtemel yardımın ve anlaşma konusunun ele alındığını ifade ederek, birçok küresel meselenin görüşüldüğünü anlattı.
Fidan, Suriye Dışişleri Bakanı (Esad Hasan) Şeybani ile de sık sık görüştüğünü ve son dönemde yaptığı temaslarına değindi.
“SURİYE’DE BİR DÖNEM BİTTİ AMA DAHA KOLAY BİR DÖNEM BAŞLAMADI”
Fidan, “Suriye’nin toprak bütünlüğüne, egemenliğine, güvenliğine olan bağlılığımızı bir kez daha teyit ettik. Ama 8 Aralık’tan hemen sonra da söylemiştik. Suriye’de bir dönem bitti, bir dönem başladı ama daha kolay bir dönem başlamadı. Meydan okuması çok daha yüksek. Sorun alanları çok daha belirginleşmiş, net bir dönem başladı. Burada Türkiye’nin sorumluluğu yüksek.” dedi.
Bölge ülkeleriyle beraber el ele verip başta İsrail saldırıları karşısında ülkenin toprak bütünlüğünü korumak üzere ve birçok konuda işbirliği yapılması gerektiğinin altını çizen Fidan, içeride de uluslararası bazı aktörlerin hedefine, amacına hizmet edecek çeşitli gruplar olduğunun bilindiğini söyledi.
Fidan, bunların iyi yönetilmesi gerektiğini vurgulayarak, öte yandan Suriye’nin çok ciddi yatırıma, kamu kapasitesinin ilerletilmesine ve altyapının geliştirilmesine ihtiyaç olduğunu kaydetti.
Bu meselelerin zaman alacağına ancak önemli olanın bunların yapılabilecek siyasal ortamın, güvenlik ortamının tesis edilmesi olduğuna işaret ederek, “Ama siyasal ve güvenlik ortamı tesis edilmediği zaman, burada bir tereddüt hasıl olduğu zaman, problem hasıl olduğu zaman saydığım diğer alanlarda da bir gelişme olmuyor. Dolayısıyla biz bunun çok ciddi şekilde bilincindeyiz. Bu konudaki adımları nasıl atıyoruz, bölge ülkeleriyle onu da konuştuk.” diye konuştu.
Trump: Avrupa, Ukrayna’ya önemli güvenlik garantileri sağlayacak…