BIST 100
13.974,14 -0,69%
DOLAR
47,1882 0,00%
EURO
53,8237 -0,07%
GRAM ALTIN
6.195,42 1,91%
FAİZ
41,92 0,50%
GÜMÜŞ GRAM
89,20 4,25%
BITCOIN
66.475,00 1,76%
GBP/TRY
63,1768 -0,34%
EUR/USD
1,1402 -0,11%
BRENT
91,43 2,48%
ÇEYREK ALTIN
10.129,51 1,91%
İzmir Açık
İzmir hava durumu
24 °
Reklam

SİYASET

Okullarda yardımcı kaynak dayatması! Bakan Yusuf Tekin: 'Cezalar okulu kapatmaya kadar gider'

Okullarda yardımcı kaynak dayatması! Bakan Yusuf Tekin: ‘Cezalar okulu kapatmaya kadar gider’

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, eğitim gündemine dair merak edilenleri CNN TÜRK canlı yayınında yanıtlıyor. Bakan Tekin, yeni eğitim öğretim yılına ilişkin hazırlıklar, müfredat değişiklikleri, öğretmen atamaları ve okullarda alınacak yeni tedbirler konusunda açıklamalarda bulunuyor.
Yer: İstanbul Bakırköy! Ev sahibi 2.250 TL ödeyen kiracıyı çıkarmak istedi! Usule aykırı dava başına iş açtı
Yusuf Tekin’in açıklamaları şöyle; Herkesin eğitimle ilgili beklentileri çok farklı. Ben içinde bulunduğumuz sektörün, yaptığımız kamu hizmetinin gerçekten çok farklı bir hizmet olduğunun farkındayım. Yaptığımız şeylerin tamamını tasvip eden bir kitle olması mümkün değil. Dünyanın hiçbir tarafında böyle bir şey yok.
Herkesin, sizin, benim, evde çocuklarımın veya birlikte çalıştığımız arkadaşlarımızın farklı baktığı konular kuşkusuz olacak. Çünkü bu sektör böyle bir sektör. Dolayısıyla biz burada hizmet ederken şunu yapmaya çalışıyoruz: Asgari müşterekleri yakalamaya ve ülkemizin kaynaklarıyla bu ihtiyaçları gidermeye çaba sarf ediyoruz.
Bu süreç içerisinde bazı öğretmenlerimiz, bazı velilerimiz, bazı öğrencilerimiz kendi kişisel perspektifinden doğru ve yanlış, neyin doğru neyin yanlış olduğuna dair önermeler ileri sürüyorlar. Hepsine saygı duyuyoruz. Aynı şekilde muhalif siyasi partiler, muhalif siyasetçiler kendi perspektiflerinden doğruları ve yanlışları ifade ediyorlar. Hepsine saygı duyuyoruz.
Nezaket ve demokratik olgunluk içerisinde yapılan bütün eleştirileri, sorulan bütün soruları biz bulunduğumuz her ortamda cevaplamaya çalışıyoruz.
Biliyorsunuz ki çok önemli günlerden geçiyoruz. Şimdi gerçekten 18 milyon dolayında öğrencimiz var. Bildiğim kadarıyla 1 milyondan fazla öğretmenimiz var. Eğitim sektöründe çalışanların toplamı, nüfusa baktığımız zaman Avrupa’daki birçok ülkenin nüfusundan daha fazla. Dolayısıyla devasa bir kitle, çok büyük bir kitleyi ilgilendiren konular.
İlginizi Çekebilir
ZORUNLU KAYIT PARASI
“Ben 2023 Haziran ayında Milli Eğitim Bakanı olarak göreve başladım. Başladığımız günden beri yaptığımız şey, “Öğretmenler Odası Yetkinliği” adıyla öğretmen arkadaşlarımızla attığımız her adımı istişare etmek. Ve bu istişarelerin neticesinde yıl içerisinde biriktirdiğimiz konuları yaz aylarında bir genelgeye dönüştürüp kamuoyuyla ve öğretmenlerle paylaşıyoruz.
2023 yazında yaptık, 2024 yazında yaptık, bu yaz da yaptık. Bu yıl da, bu yaz da genelgemizde yine aynı parametrelerle veriler topladık. Her üç genelgemizde de üzerinde durduğumuz konu başlıklarından bir tanesi bu: Zorunlu kayıt.
Şunun altını çizerek ifade etmek istiyorum: Biz her kademeye ilk defa başlayan öğrenciler için, ilkokula ilk defa başlayan öğrenciyi herhangi bir başvurusu olmaksızın, herhangi bir talebi olmaksızın evine, ikametine en yakın okula kaydını otomatik olarak yapıyoruz, elektronik ortamda.
Aynı şekilde ilkokulu tamamlayıp ortaokula gidecek çocuklarımız için bu kaydı yapıyoruz. Liselerde ise iki tür kayıt var biliyorsunuz: Bir, merkezi yerleştirmeyle yani adrese dayalı olarak yerleşen okullarımız var. Bir de sınavla ve puanla yerleşen okullarımız var.
Sınavla yerleşen öğrencilerimiz zaten başvurusunu yapıyor, sınava giriyor. Sınavın neticesinde bir okula yerleşiyor. Sınavla yerleşmeyen öğrencilerimizi ise biz yine biraz önce söylediğim adrese dayalı ve kendi tercih ettiği okullara, hiçbir şekilde okul idaresiyle muhatap olmaksızın, kayıtlarını yapıyoruz.
Şimdi ben velilerimize diyorum ki: “Niye okula gidiyorsunuz? Zaten kaydınızı yaptık. Zaten kayıtlı sizin çocuklarınız.”
Burada iki tür durum söz konusu. Bazı velilerimiz okula gidiyorlar, iyi niyetle: “Ya biz çocuğumuz burada, yapılacak bir şey var mı?” diye soruyorlar.
Ben şunu bir yere getireceğim mevzuyu: Okul idaresine gittiği zaman velimiz, öğrencimiz zaten kaydınız orada. Sizden oradaki bir kişinin zoraki bağış istemesinin mantıki bir tutarlığı yok. Zaten kayıt yapılmış. Yani okul müdürünün size “para istiyorum” demesinin hiçbir anlamı yok. Çocuk zaten oraya kayıtlı.”
Okullarda yardımcı kaynak dayatması! Velilere ekstra yük
OKULLARDA YARDIMCI KAYNAK DAYATMASI
Bakan Yusuf Tekin, Milliyet Gazetesi’nde bugün yayımlananOzan Ömer Kadüker imzalı ‘Okullarda yardımcı kaynak dayatması’ başlıklı haber için de önemli uyarılarda bulundu;

“Ders kitabı adıyla böyle bir satış olamaz. Bu okulu kapatmaya kadar gider. Bunu yapan okullara gereğini yaparız. Bu bizim çok önemsediğimiz bir konu. Bu, benim açımdan gerçekten çok önemli. Çünkü verinin üzerinde böyle bir yük oluşturmaya kimsenin hakkı yok.
Şimdi bu parametreden hareketle, ben bir kere özel okula çocuklarını gönderen velilerimizden şunu istirham ediyorum: Bizim ders kitaplarımızın okullarda kullanılmasını, öğrencileri tarafından kullanılmasını lütfen ısrarla talep etsinler okullardan.
Özel okul temsilcilerine de şunu söylüyorum: Bakın, bu yıl Eylül ve Ekim ayıyla birlikte müfettişlerimiz özel okulları tek tek, haberli habersiz ziyaret edecekler ve ders kitaplarımızın bu anlamda kullanılıp kullanılmadığını denetleyecekler.
Bu konuda da çok ısrarcıyız. Yaptırımlarımız da ağır. Yani asgari ücretin on katı, yirmi katı ve üçüncüde de tekrarlandığı durumda okula kapatma cezası veriyoruz.
Burada şimdi hem velilerimize hem de özel okul temsilcilerimize bu uyarı… Velilerimize şu açıdan uyarı yapıyorum: Bakın, ben tekrar söylüyorum. Liselere geçiş, üniversiteye geçiş… Bu konuda çocuklarının iyi hazırlanmasını istiyorlarsa mutlaka bizim kitaplarımızı ve bizim EBA üzerindeki materyallerimizi ana parametre, ana materyal olarak alsınlar.
Bunların dışında, şimdi bunu biz geçtiğimiz yıl özel okulların ücretleri ile ilgili düzenlemeler yaptık. Bu yıl Ocak ayında yaptığımız düzenleme ile özel okullarda, devletin bizim dağıttığımız ders kitabı ismiyle başka bir kitabın satılmasının mümkün olmadığını yönetmeliğe koyduk.
Dolayısıyla özel okullar bu kitapları eğer dağıtıyorlarsa, bu kesinlikle ders kitabı adıyla dağıtamazlar, satamazlar.
Ders kitabı adıyla böyle bir satış yapamazlar. Yapıyorlarsa eğer, yönetmeliğe aykırı davranıyorlar. Bunun altını çizelim. Evet, bize de şikâyetler geliyor. Bu tür şeyler satıyorlar. Bu zorunlu değildir. Bunu zorunlu olarak satan özel okullara biz gereğini yine yaparız.
Bu konuyla alakalı şöyle şikâyetler de var: Geçen yıl, işte 20 bin liraya aldığımız materyalleri bu yıl 30 bin liraya, 50 bin liraya, 100 bin liraya… Yani çok daha yüksek rakamlardan bahsediliyor.
Şimdi bu da isteğe bağlı olarak bir materyal satıyorsa, eğer siz de alıyorsanız tekrar söylüyorum: Bakın, ders kitabı değil. Ders dışında öğrencilerin kullanmaları için sattıkları materyaldir. Onlarla ilgili eğer bir satış varsa da orada da söyleyeceğim şey şu: Lütfen bu konudaki alışverişinizi bankacılık işlemleri üzerinden yapın ki kayda girsin ve biz önümüzdeki yıl buradaki artışları takip edebilelim. Bu sonuçta isteğe bağlı bir şey.
Özel okulların eğitim ücretlerini denetleyebiliyoruz. Kitap, bahsettiğimiz bu yardımcı materyallerle ilgili; kırtasiye, kıyafet, yemek… Bu konularda eğer velilerimiz işlemlerini bankacılık üzerinden yaparlarsa, biz denetleyip fahiş fiyat uygulaması kapsamında artış yapmadıklarını denetleyebiliriz.
KPSS Alan Bilgisi sınavları hafta sonu yapılacak
OKUL SERVİSİ ÜCRETLERİ
Okul servisleri. Bugünlerde, mesela bu yıl biz bu tartışmaları takip ediyoruz. Bu bahsettiğimiz ders kitabı, kılık kıyafet, yemek ve benzeri konularda artık usulsüzlükler daha da azalmış durumda. Fakat servislerle ilgili şikâyetler biraz arttı. Çünkü servislerle ilgili konuda biz fiyat belirleme noktasında değiliz.
Kim belirliyor bunu? Büyükşehir belediyeleri ve belediyelerin domine ettiği UKOME. UKOME dediğimiz yapı… Bugün de, sabahleyin, yine dün bu konuda İstanbul için haberler görmüştüm. UKOME’de biz bir üye olarak bulunuyoruz. Biz fikrimizi söylüyoruz ama nihai kararı UKOME, yani belediyelerin domine ettiği UKOME’ler veriyor.
Bizim şehirlerin şartlarını bilmiyoruz o anlamda. Hem şehirlerin şartları, uzaklıklar, mesafeler… Yani o çok bizim uzmanlık alanımız değil. Başka bakanlıklar da sürecin içerisindeler ama domine eden yapı il, ilçe belediyeleri, yeni yönetimler. Ve bu konudaki eleştirilerde… Hani bizim yapacak bir şeyimiz yok. Yani denetleyemiyoruz, izleyemiyoruz veyahut bundan dolayı teftiş süreci yürütemiyoruz.”
ÖZEL OKULLARDA FAHİŞ FİYAT ARTIŞI
Birincisi bizekonomik durumundan bağımsız olarakbir devlet okuluylaevine en yakın veya koşulları en uygun devlet okuluyla ayrılıyoruz.Kaydını yapıyoruz. Özel okul bir tercih.Bir kere bunu bir tespit edelim.Kimse çocuğunu özel okula göndermek zorunda bırakmayız, bırakmadık.
Şimdi bakın, şu anda toplam öğrenci sayımız içerisinde %7’ye yakın öğrencimiz özel okula gidiyor. Düşük bir rakam.Yani bakın, 100 öğrenciden 92-93 tanesi devlet okuluna gidiyor, 6-7 tanesi özel okula. Özel de devlet de hepsi bizim kontrolümüzde bizim kefil olduğumuz okullardır.
Birincisi biz, ekonomik durumdan bağımsız olarak, bütün olarak, bir devlet okuluyla… Evinize en yakın veya koşulları en uygun devlet okuluna kaydınızı yapıyoruz. Yani çocuğunuz özel okula devam ediyorsa, bu bir zorunluluk değil; bir tercih. Bir kere bunu netleştirelim. Kimsenin kesintisiz özel okul tercihini bırakmak zorunda değiliz, bırakmadık. Bu bir tercih.
Ben bir eğitimci olarak şunu söyleyeyim: Nitelik açısından böyle bir karşılaştırma yapılmaması gerekir. Ama sohbetimize başlarken söylediğim gibi, herkesin eğitimden beklentisi farklıdır. Biz genel kamuoyuna hitap eden, asgari müştereklerle buluşan bir eğitim hizmeti sunuyoruz. Ama farklı beklentileri gözetmek istiyorsanız, mesela diyorsanız ki “Benim çocuğum Fransızca öğrensin”, o zaman bir Fransız okuluna gönderen veliler oldu değil mi? Yani geçen yaz yaşadığımız tartışmalarda da vardı bu problemler.
Ki ben devlet okulu ya da özel okul ayrımı da yapmıyorum. Bizim için hepsi Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin okuludur. Hepsi bizim kontrolümüzde, kefil olduğumuz okullardır. Özel okullar da bizim okulumuz. Ben resmi ya da kamu okulu ayrımı da yapmıyorum, “okullarımız” diyorum.
Şu an Türkiye’de yaklaşık 12.000 özel okulumuz var. Bu 12.000 özel okuldan 2.029’unun ücreti 200.000 TL’den düşük yıllık ücret.Yani rakamları belki tek tek söylemeyeyim ama şunu belirteyim: 200.000 ile 400.000 TL arasında 3.067 okulumuz var. Yani kabaca özel okullarımızın yarısı 400.000 TL’nin altında eğitim ücretiyle hizmet veriyorlar. Kamuoyunda lanse edildiği gibi, “1 milyon TL’ye, 1,5 milyon TL’ye çocuk kaydediyorlar” algısı var.
Veli diyor ki: “Ben çocuğumu 1,5 milyon TL’ye okutan veliyle aynı sosyal statüde olmak istiyorum, çocuğumu da oraya göndereceğim.” Saygı duyuyorum. Ama gönderdikten sonra, “Ya 1,5 milyon liraya okul mu olur” diye şikâyet etmenize gerek yok. Bakın, biz size bir seçenek sunuyoruz:
600 bin liranın üzerinde olan, 600 bin ile 1 milyon lira arasında eğitim ücreti alan okulumuz 687. Yani toplamda baktığımızda 700 civarında okulumuz 600 bin liranın altında ücretle hizmet veriyor. 600 küsur okul 600 bin ile 1 milyon TL arasında; 1 milyonun üzerinde ise 82 tane okul var.
Şimdi ben velilere diyorum ki: “Bak sevgili kardeşim, sen çocuğunu özel okula göndermek zorunda değilsin. Sana bu imkânı sunuyoruz. Ha, gönderiyorsan… Özel okullarımızın %90’ı 600 bin liranın altında, yani kamuoyunda makul kabul edilen bir rakamın altında. Onlardan birini seçebilirsin. Hayır, ben onları seçmeyeceğim. Ben çok zengin insanların çocuklarını gönderdiği özel okula çocuğumu göndereceğim. O hizmetleri almasını istiyorum. Ama 1,5 milyon lira da ödemek istemiyorum.” Şimdi burada bir tutarsızlık var….

Reklam
88 yaşında, engelli kızına tek başına bakıyor: Dünyaya gelince annemin özgürlüğü gitti

88 yaşında, engelli kızına tek başına bakıyor: Dünyaya gelince annemin özgürlüğü gitti

Milas ilçesinde yaşayan Behiye Burnak’ın kızı Fatma yüzde 90 bedensel engelli olarak dünyaya geldi. 30 yıl önce eşini kaybeden Behiye Burnak, o tarihten beri kızının günlük bakımından kişisel ihtiyaçlarına kadar tüm sorumluluğu üstlendi.

Yaşına rağmen kızının hayatını kolaylaştırmak için çabalayan Behiye Burnak, devletten aldığı evde bakım ücretiyle geçimini sağlıyor. Kızı Fatma ise yaptığı el işleri satarak aile bütçesine katkıda bulunuyor.

Kendi başına yürüyemediğini ve günlük ihtiyaçlarını karşılamanın kendisi için mümkün olmadığını annesinin sabah kalkıp elini ve yüzünü yıkadığını söyleyen Fatma Burnak, “Sabah kalkarım. Annem elimi-yüzümü yıkar. Kahvaltımı yaptırır, ağzıma ekmeğimi tutar. Tekerlekli sandalyeye bindirir. Daha sonra okulun önüne gidip ürünlerimi satarım. Eve dönünce annem akşam yemeğimi yedirir. Yatakta dahil kendim dönemiyorum. Annem yemedi yedirdi, giymedi giydirdi. Dünyaya gelince annemin özgürlüğü gitti. Hayatını bana adadı. En büyük hayalim çeşmenin altına elimi sokup, yüzüme yıkamak. İnsanlar koşunca bende koşmak istiyorum. Düğün yerinde oynamak isterdim. Yaşama sevincimi hiçbir zaman kaybetmedim. Allah’a isyankar olmadım” dedi.

Yıllardır kızına hem anne hem baba olduğunu belirten Behiye Burnak ise “Evladıma zor olsa da bakıyorum. Her şeyi bana ait. İhtiyaçlarını karşılayamıyor” diye konuştu. (DHA)

Son Dakika Haberleri: Okullarda yardımcı kaynak dayatması!

Son Dakika Haberleri: Okullarda yardımcı kaynak dayatması!

Ozan Ömer Kadüker – Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), öğrencilere ders kitaplarını ücretsiz dağıtıyor, sınavlara yönelik de birçok online ücretsiz seçenek sunuyor. Ayrıca sınavlarda müfredat ve ders kitabı dışında başka bir kaynaktan soru olmayacağını da sık sık duyuruyor. Ancak buna rağmen okullarda, kitapların yetersiz olduğu gerekçesiyle ek yardımcı kaynak kitaplar talep ediliyor. Ücretler, kaynağın türüne, yayınevine göre değişiyor. Bazı okullar, 300-500 TL’lik birkaç kitapla yetinirken birçok okulda velilerden istenen ücretler 4-5 bin TL aralığında. Kitap setlerinin 25 bin TL’ye kadar çıktığı okullar da var.
İlginizi Çekebilir
Okulları paylaşmışlar
Uygulama, şehirlere, okullara göre değişiyor. Bazı okullar sadece kitap ismi veriyor, bu kitaplar da online platformlar ya da kırtasiyelerinden satın alınabiliyor. Bazıları ise belirli kırtasiyelerle anlaştığı için sadece kırtasiye ismi veriyor. Biz de okulların yönlendirdiği kırtasiyeleri arayarak fiyat bilgisi aldık. Okulun adını verdiğimizde kitap paketlerinin ücretini söylediler. Kırtasiye yetkilisi, kitapların 3 bin TL ile 10 bin TL arasında değiştiği bilgisini verdi.
Bazı şehirlerde aynı bölgedeki kırtasiyeler kendi aralarında okulları paylaşmış durumda. Örneğin bir kırtasiye yalnızca ortaokul kitapları satarken bir diğeri ilkokul kitaplarını satıyor.
MEB yasaklamıştı
Yardımcı kaynak konusunda okulları uyaran MEB, bu dönemin başlangıcında yayımladığı genelgede “Bakanlıkça ücretsiz dağıtımı yapılan kaynaklar dışındaki materyaller okul/kurumlarda kullandırılmayarak, velilere maddi külfet oluşturacak bu tür uygulamalardan kaçınılacak. Bu konuda il genelinde okullarda yönlendirme, reklam ve tanıtım organizasyonları planlanmaması için gereken tedbirler alınacak” ifadelerine yer vermişti.
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin de yardımcı kaynaklara müracaat eden veli ve öğrenciler için “Bu kaynakların hiçbirisi Milli Eğitim Bakanlığı tarafından onaylanmış değildir” demişti. Tekin ayrıca sınavlarda müfredat ve ders kitabı dışında başka bir kaynaktan soru olmayacağını da açıklamıştı.
SON DAKİKA! İstanbul’da toplu taşımaya zam! İşte Otobüs, metro, metrobüs ve minibüs ücretleri
Veliler tepkili: Mecburen 18 bin TL verdim
Konuyla ilgili sosyal medyada da birçok veli şikayetini dile getiriyor. Bazı veliler lise ve üniversite sınavları için yardımcı kaynakların şart olduğunu belirterek uygulamayı destekliyor. Bazı yorumlar şöyle:
■ Birçok şikâyette bulunduk. Cevap veren yok. Mecbur bugün 18 bin TL verdim kaynak kitaplar için.
■ Tek ders için 3 bin TL yardımcı isteniyor. Kaç ders, kaç çocuk var?
■ Kaynak kitaplar ve test kitaplarına 4 bin TL ödedim.
■ Okul ya da öğretmen yayıncıyla anlaşıyor. Neden diye sorunca “MEB’in verdiği yetersizmiş” diyorlar.
■ LGS’ye TYT-AYT’ye giren öğrenci sadece ders kitaplarıyla başarı elde edemez. O yüzden yardımcı kaynak almak şart.
■ 11. sınıf için kitap + yıl boyu deneme + denemeler için yazılım programı için 4 bin 500 TL istendi.
■ Üç çocuğuma yaklaşık 20 bin TL kaynak kitap, test kitapları aldım.
‘Tavşan ateşi’ alarmı, 8 kat arttı
‘Velilere söz hakkı verilmiyor’
Okullardaki kitap dayatması hakkında bilgi veren Veli-Der Genel Başkanı Ömer Yılmaz şunları söyledi: Sınav merkezli bir eğitim sistemi olduğu için öğretmenler ve veliler, ek materyal arayabiliyor. İngilizce kaynak kitaplar söz konusu olduğunda 23-25 bin TL’ye kadar çıkabiliyor. Kimse ailelere söz hakkı vermiyor. Devletin sağladığı kitapların içerik olarak güncel, nitelikli ve yeterli hâle getirilmesi; yardımcı kaynakların ise suistimale açık olmayacak şekilde kontrol edilmesi gerekiyor.
MEB ücretsiz materyaller yayınlıyor
MEB, ders kitaplarının yanı sıra ücretsiz yardımcı kaynak materyalleri de yayımlıyor. EBA’da 3 bin 190 ders, 3 bin 523 kitap, 78 bin 321 içerik bulunuyor. Öğrencilerin akademik başarılarını artırmayı amaçlayan MEBİ platformunda ise bin 584 video, bin 293 konu özeti, 80 bin 83 soru, bin 616 etkinlik-oyun yer alıyor….

Trabzon’da camiye ulaşmak için asansör kuyruğu! Önce mağazaya giriliyor

Trabzon’da camiye ulaşmak için asansör kuyruğu! Önce mağazaya giriliyor

Mağazadan asansöre biniyorsunuz, çıktığınızda karşınıza cami çıkıyor. Trabzon’da bu özel cami, şehirde tek örnek olma özelliği taşıyor. Özellikle cuma namazlarında asansörde uzun kuyrukların oluştuğu cami, sıra dışı yapısıyla sosyal medyada gündem oldu.
‘Tavşan ateşi’ alarmı, 8 kat arttı
CEMAAT, CAMİYE GİRMEK İÇİN MAĞAZA ASANSÖRÜNDE KUYRUK BEKLİYOR
Trabzon’un en işlek noktalarından biri olan Uzun Sokak’ta sıra dışı bir mimari projeyle inşa edilen cami, hem hayırseverliği hem de ilginç konumuyla dikkat çekiyor. Altı kattan oluşan binanın en üst katı cami olarak hizmet verirken cami, hayırsever iş insanları Mustafa Usta ve İbrahim Usta kardeşler tarafından anneleri Emine Usta adına yaptırıldı. Camiyi farklı kılan durum ise camiye gidebilmek için giyim mağazası içinde bulunan asansörünü kullanarak ulaşılabilir olması.
Özellikle cuma namazlarında yaşanan yoğunluk nedeniyle asansörde uzun kuyruklar oluşurken, zaman zaman cami cemaati camiye ulaşmakta zorluklar yaşıyor.

CAMİ 6. KATTA
Cami cemaatinden Galip Kastan, camiye mağaza içinde bulunan asansörü kullanarak geldiğini kaydederek “Camiye, mağazanın içinde bulunan asansörü kullanarak geldim. Cami binamız, yapının altıncı katında yer alıyor. Daha önce böyle bir uygulamaya hiç rastlamadım; Trabzon’da tek olduğunu biliyorum ve gerçekten çok güzel bir proje. Bu sayede ibadetimizi rahatlıkla gerçekleştirebiliyoruz. Ancak zaman zaman asansör arızalanabiliyor, bu da bazı şikâyetlere neden olabiliyor. Bazen de asansör yoğunluğundan dolayı namaza yetişemeyenler oluyor. Camiye özel bir asansör tasarlansa çok daha iyi olur diye düşünüyorum. Cuma namazlarında cemaatimiz bazen balkonlara kadar taşabiliyor. Genel olarak camimiz oldukça kullanışlı ve çok güzel bir cami” diye konuştu.

Kirk suikastı bir intikam mı? Eski FBI ajanı Erdal Kaya: ‘Atışı değil, kaçışı profesyonel’…

Reklam
Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Hamdi Kılıç yaşamını yitirdi

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Hamdi Kılıç yaşamını yitirdi

Hamdi Kılıç, bir süredir devam eden rahatsızlıkları nedeniyle Ankara’da hayatını kaybetti. Kılıç’ın cenazesi, ikindi vakti Ahmet Hamdi Akseki Camisi’nde kılınacak cenaze namazının ardından Gölbaşı Mezarlığı’nda toprağa verilecek. Kılıç, evli ve 3 çocuk babasıydı.
İlginizi Çekebilir
AK Parti Genel Sekreteri Eyyüp Kadir İnan, Hamdi Kılıç’ın vefatına ilişkin sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, “Cumhurbaşkanı Başdanışmanımız, kıymetli büyüğümüz Hamdi Kılıç ağabeyimiz Hakk’ın rahmetine kavuştu. Partimize ve Cumhurbaşkanımıza sarsılmaz bir bağlılıkla hizmet etmiş, derin birikimi ve düşünce adamı kimliğiyle ömrünü davasına, milletine ve devletine adamıştı. Rabb’im rahmetiyle kuşatsın, mekanını cennet, makamını ali eylesin. Ailesinin, camiamızın başı sağ olsun” dedi. (DHA)
BAKAN TUNÇ’TAN KILIÇ İÇİN TAZİYE MESAJI
Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Hamdi Kılıç’ın hayatını kaybetmesinde dolayı Adalet Bakanı Yılmaz Tunç taziye mesajı yayınladı. Tunç paylaşımında; “Cumhurbaşkanı Başdanışmanımız Sayın Hamdi Kılıç’ın vefatını teessürle öğrendim. Hayatı boyunca duruşundan, mücadelesinden ve çalışkanlığından ödün vermeyen merhum Hamdi Kılıç’a Allah’tan rahmet; ailesine, yakınlarına ve sevenlerine başsağlığı ve sabır diliyorum. Mekânı cennet, makamı âli olsun.” dedi.
Bayrampaşa Belediyesi’ne yolsuzluk operasyonu
Okullarda yardımcı kaynak dayatması! Velilere ekstra yük…

Reklam
Önce saçını yaptırdı sonra ücret ödemeden kayıplara karıştı

Önce saçını yaptırdı sonra ücret ödemeden kayıplara karıştı

Olay, Dörtyol ilçesi Sanayi Mahallesi’nde faaliyet gösteren Sinan Kutlusoy’a ait kuaförde yaşandı. İddiaya göre, 5 gün önce öğle saatlerinde kuaföre gelen bir kadın müşteri, saç boyası, manikür, pedikür ve çeşitli işlemler yaptırdı ve akşam 19.00 sularında “sigara içmek için dışarı çıkıyorum” diyerek dükkandan ayrılarak bir daha geri dönmedi.
Kadının ödeme yapmak için geri gelmemesi ve daha sonra işletmeyi arayıp sormaması üzerine işletme sahibi Kutlusoy dolandırıldığını fark etti.
Depremde Kahramanmaraş’ın Pazarcık ilçesindeki iş yeri yıkılan ve yeniden hayata tutunduğu iş yerinde 5 bin TL dolandırılan Kutlusoy, kadının benzer şekilde birçok esnafı da dolandırdığını öğrendiğini belirterek, “Şikayetçi olmayı düşünmüyorum. Yalnızca bu görüntüleri görüp utansa, yüzü kızarıp bu yaptıklarını bıraksa yeter” ifadelerini kullandı.

İlginizi Çekebilir
“SON İŞLEM SIRASINDA ‘SİGARA İÇİP GELECEĞİM’ BAHANESİYLE DIŞARI ÇIKTI VE GERİ DÖNMEDİ”
Deprem sonrası kurduğu iş yerinde yaşadığı dolandırıcılık olayıyla neye uğradığını şaşıran kuaför Kutlusoy, “Biz Kahramanmaraş Pazarcık’ta yaşıyorduk. Deprem sonrası buraya göç etmek zorunda kaldık. Evimiz yıkıldı, iş yerimiz yıkıldı. Dörtyol’da yeni iş yerimizi kurduk ve hayata tutunmaya çalışıyoruz. Hanımefendi saat iki gibi geldi, işlemler akşam yedi gibi bitti. Son işlem sırasında ‘sigara içip geleceğim’ bahanesiyle dışarı çıktı ve geri dönmedi. Biz yine de bekledik, belki acil işi çıktı diye düşündük ama üç gündür gelmedi. Toplamda yaklaşık 5 bin TL’lik hizmet yapıldı, zorumuza gitti ve birkaç kişi uğraştı. Üstelik ilk müşterimizdi, memnun olsun diye arkadaşlar kahvesini çayını da eksik etmedi. En sonunda da çekip gitti.”…

Firari patronlar yurt dışında mı?

Firari patronlar yurt dışında mı?

Adreslerinde bulunamayan Can Holding’in sahipleri Kemal Can ve Mehmet Şakir Can kardeşlerin ise nerede olduğu bilinmiyor. Yurt dışına çıktıkları öne sürülen Can kardeşlerin, resmi çıkışlarının olmadığı tespit edildi.
Can kardeşlerin de aralarında bulunduğu beş firari halen aranıyor. Holdingin geçtiğimiz mart ayında satın aldığı 17.56 oranındaki TEKFEN Holding hisselerine de soruşturma kapsamında el konduğunu açıklandı./ FERİT ZENGİN – Haber Merkezi
İlginizi Çekebilir
OPERASYON
İstanbul’da Can Holding’e yönelik soruşturma kapsamında “suç örgütü kurmak”, “vergi kaçakçılığı”, “dolandırıcılık” ve “kara para aklama” suçlamasıyla 121 şirketin mal varlığına el konuldu, gözaltı kararı verilen 10 şüpheliden 5’i gözaltına alındı.
Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında, Can Holding bünyesinde faaliyet gösteren şirketler üzerinden suç işlemek amacıyla örgüt kurulduğu, bu örgüt aracılığıyla nitelikli dolandırıcılık, vergi kaçakçılığı, kaynağı belirsiz gelirlerin şirket hesaplarına sokulması, suçtan elde edilen gelirlerin aklanmasına yönelik çok yönlü eylemlerin gerçekleştirildiği öne sürüldü.
Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) raporları ile mali denetim birimlerinin düzenlediği inceleme raporlarıyla soruşturma başlatıldı.
Soruşturma kapsamında, Can Holding bünyesinde faaliyet gösteren şirketler üzerinden kaynağı belirsiz yüklü tutarda para girişlerinin yapıldığı, bu paraların çeşitli şirketler arasında aktarılarak izlerinin gizlenmeye çalışıldığı, faturasız işlemler ve sahte belge düzenlemeleriyle vergi yükümlülüğünün azaltıldığı iddia edildi.
Holding yapısı altında kurulan çıkar amaçlı suç örgütünün Kemal Can ve Mehmet Şakir Can liderliğinde hareket ederek aynı faaliyet alanlarında çok sayıda şirket kurmak suretiyle denetim ve takip mekanizmalarını zorlaştırdığı, yönetim kurullarında değişiklikler yapıp sorumluluğu örgüt üyeleri arasında dağıttığı ve bu yolla hukuki yaptırımlardan kaçmayı hedeflediği öne sürüldü.
Okullarda yardımcı kaynak dayatması! Velilere ekstra yük
Ayrıca, ticari faaliyeti bulunmayan şirketlerde nakit sermaye artırımı yapıldığı, sermaye artırımlarının kaynağı olarak ortaklara borçlar hesabının gösterildiği, bu borçların gerçeği yansıtmadığı, ortaklara borçlar hesabında görülen tutarların “7256 sayılı Varlık Barışı Kanunu” kapsamında şirkete yeniden yatırıldığı, gerçekleştirilen bu işlemlerin, kanunun amacına aykırı şekilde suçtan sağlanan gelirin sisteme dahil edilmesi ve aklanması niteliğinde olduğu iddia edildi.
MASAK raporlarıyla elde edilen bulgular doğrultusunda suç örgütünün “nitelikli dolandırıcılık”, “kaçakçılık” ve “Vergi Usul Kanunu’na muhalefet” gibi öncül suçlardan elde ettiği yasa dışı gelirler aracılığıyla ticari hacmini genişlettiği, eğitim, medya, finans ve enerji gibi stratejik sektörlerde şirket alımları, hisse devirleri ve yatırım faaliyetlerinin doğrudan suç gelirleriyle finanse edildiği, bu yolla örgütün hem ekonomik gücünü artırmayı hem de kamuoyu nezdinde meşruiyet kazanmayı hedeflediği öne sürüldü.
MASAK raporlarıyla mali hareketlerin değerlendirilmesi neticesinde şüphelilerin yasa dışı yollarla elde ettikleri kazançları farklı sektörlere yönlendirerek hem akladıkları hem de ekonomik hayatta sahte bir itibar ve güç sağlamaya çalıştıkları iddia edildi.
Düzenlenen operasyonda 121 şirketin mal varlığına el konularak TMSF kayyum olarak atandı, 10 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi.
İstanbul Jandarma Komutanlığı ekipleri düzenledikleri operasyonda, aralarında Can Yayın Holding Yönetim Kurulu Başkanı Kenan Tekdağ’ın da bulunduğu 4 şüpheliyi gözaltına aldı.
Çalışmaların devamında ise 1 şüpheli daha yakalandı.
Gözaltındaki 5 şüphelinin işlemlerinin İstanbul Jandarma Komutanlığı’nda sürdüğü öğrenildi.
‘Tavşan ateşi’ alarmı, 8 kat arttı
121 ŞİRKETE İLİŞKİN KAYYUM KARARI
Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı, Can Holding’e yönelik “suç örgütü kurmak”, “kaçakçılık”, “dolandırıcılık”, “kara para aklama” suçlarından başlatılan soruşturma kapsamında, sulh ceza hakimliğine başvurarak holdinge ait bazı şirketlere kayyum atanmasını istedi.
Talebi değerlendiren Küçükçekmece 4. Sulh Ceza Hakimliği, Habertürk ve Show TV’nin de aralarında bulunduğu 121 şirkete TMSF’nin kayyum olarak atanmasına karar verdi.
Kararda, soruşturma kapsamında alınan MASAK raporu ile yapılan kolluk tespitleri doğrultusunda şüphelilerin kontrol ettiği ve sahip oldukları şirketlerin, suçtan elde edilen gelirlerin aklanmasına suç örgütü faaliyeti kapsamında aracılık ettikleri, kurulan holding bünyesinde de çok sayıda şirketi kontrol ettiklerinin tespit edildiği belirtildi.
Söz konusu şirketlerin ortaklık paylarına, taşınmazlarına, her türlü taşıtlarına, hak ve alacaklarına, bankalar nezdindeki her türlü hesaplarına, kiralık kasalarına ve kripto varlık hesaplarına dün el konulduğu anımsatılan kararda, şüphelilerin suç örgütü faaliyeti kapsamında hareket ederek suçtan elde edilen gelirlerin aklanması amacına hizmet ettikleri ve bu eylemleri şirketlerin faaliyetleri çerçevesinde gerçekleştirdikleri hususunda kuvvetli şüphenin ve tespitlerin bulunduğu ifade edildi.
Kararda, şüphelilerin suç örgütü faaliyeti kapsamında hareket ederek suçtan elde edilen gelirlerin aklanması amacına hizmet ettikleri ve bu eylemleri şirketlerin faaliyetleri çerçevesinde gerçekleştirdikleri hususunda kuvvetli şüphenin ve tespitlerin bulunduğu, maddi gerçeğin ortaya çıkarılması amacıyla şirketlerin yönetimi için idare ve yetkinlerin tümünün TMSF’ye verilmesi ve kayyum olarak atanmasına karar verildiği kaydedildi.
Kayyum atanan şirketlerin bazıları ise şöyle aktarıldı:
“Habertürk Gazetecilik, Ciner Medya TV Hizmetleri, Show Televizyon Yayıncılık, Boğaziçi Radyo Televizyon Yayıncılığı ve Reklamcılık, Enerji Petrol Ürünleri Pazarlama, Doğa Okulları İşletmeciliği, Bilgi Doğa Eğitim İşletmeciliği, Turktobacco Sigara İç ve Dış Ticaret Pazarlama, HT Spor Televizyon Yayıncılık ile Bosphorus Medya Grubu Radyo ve Televizyon Yayıncılığı Anonim Şirketi”
Öte yandan sabah saatlerinde Habertürk ve Show TV’nin bulunduğu binaya gelen jandarma ekiplerince yapılan inceleme tamamlandı.
Ekipler, delil olarak topladıkları evrakı jandarma araçlarına koyarak binadan ayrıldı.
Habertürk, Show TV ve Bloomberg’in sahipleri firari! Can Holding operasyonunda kritik bilgiler…