BIST 100
13.981,05 -1,90%
DOLAR
47,1588 0,14%
EURO
53,9628 0,02%
GRAM ALTIN
6.093,03 1,19%
FAİZ
41,49 0,95%
GÜMÜŞ GRAM
84,84 0,83%
BITCOIN
63.927,00 -0,23%
GBP/TRY
63,4890 -0,20%
EUR/USD
1,1439 -0,03%
BRENT
88,10 4,59%
ÇEYREK ALTIN
9.962,10 1,19%
İzmir Açık
İzmir hava durumu
22 °
Reklam

SİYASET

Özel'den Özgür Çelik vurgusu: Hizmet de açsak, hapis de yatsak birlikte

Özel’den Özgür Çelik vurgusu: Hizmet de açsak, hapis de yatsak birlikte

Özgür Özel, İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Tuzla Kafkale Spor Kompleksi’nde gerçekleştirilen İBB Yuvamız İstanbul Çocuk Etkinlik Merkezi Toplu Açılış Töreni’ndeki konuşmasında, hizmete alınan 16 kreşle birlikte İBB bünyesindeki kreş sayısının 127’ye yükseldiğini söyledi.
İlginizi Çekebilir
Kadını sosyal hayata ve istihdama katmak için çalıştıklarını vurgulayan Özel, bu anlayış doğrultusunda kreş açtıklarını kaydetti.
CHP’li belediyelerin bugüne kadar 762 kreşi hizmete açtığını hatırlatan Özel, 1000 kreş hedefine doğru ilerlediklerini dile getirdi.
Özgür Özel, yolsuzluk soruşturması kapsamında tutuklanmasının ardından İBB Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu’nun gelecekte Cumhurbaşkanı olacağına inandığını belirtti.
Özel, yakın zamanda İBB’nin 16’ncı öğrenci yurdunu Şişli’de açacaklarını, bu yurtla birlikte Türkiye genelinde CHP’li belediyelerce hizmete açılan yurt sayısının 77 olacağını aktardı.
Tuzla’daki bütün okullara arıtmalı sebiller yerleştirildiğini belirten Özel, CHP’li yerel yönetimlerin taahhütlerini birer birer yerine getirdiğini savundu.
Özgür Özel, partililerin, darbe döneminde bile olmayan bir saldırıya karşı CHP’yi savunduğunu öne sürerek, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün koltuğunda oturduğunun farkında olduğunu vurguladı.
İsrail’deki ‘Türkiye’yi vur’ paylaşımlarına Ankara ne diyor? Dicle Canova aktardı
Atatürk’ün, Türkiye’ye Cumhuriyet rejimini getirdiğini dile getiren Özel, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Tek adam rejiminden Cumhuriyet rejimini getirdi. ‘Tek adam ne derse o olur, kimi derse o seçer, kimi atarsa o görev yapar’dan, ‘Sandık var, tek adam bilmez, hepimiz biliriz, seçimlere tabiyiz. Millet kimi isterse onu seçer, yönettirir, istemezse geri alır, başkasına yetkiyi verir’i Cumhuriyet Halk Partisi getirdi. Ben Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı olarak Atatürk’ün getirdiği bu rejimde, onun koltuğunda oturuyorum. Benim İstanbul’daki vekilim, İstanbulluların, İstanbul’daki CHP’lilerin seçtiği seçilmiş il başkanı Özgür Çelik’tir. O yüzden hizmet de açsak Özgür Çelik’le, hapis de yatsak Özgür Çelik’le yatarız. Seçilmişlere saygı duyarız, seçenden ötürü. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ten emanettir sandık. Bugün İstanbul ilde sandığı kaptırırsan, yarın İstanbul Büyükşehir’de, Türkiye genelinde, Meclis’te, başkanlıkta sandığı kaptırırsın. Biz bu sandığı tek adamlardan söke söke aldık, bir tek adama vermeyeceğiz. Onun için direniyoruz.”
Selçuk İnan, Galatasaraylı yıldıza talip oldu! Sözleşmeye garanti maddesi
İBB Başkan Vekili Nuri Aslan da İBB bünyesinde hizmet veren 127 etkinlik merkezinde 12 binin üzerinde çocuğa hizmet verileceğini ifade etti.
Ekrem İmamoğlu’nun mektubunun okunduğu programa, Tuzla Belediye Başkanı Eren Ali Bingöl, Ataşehir Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel, CHP İstanbul İl Başkanlığı görevinden alınan Özgür Çelik ve Ekrem İmamoğlu’nun eşi Dilek İmamoğlu da katıldı.
Özgür Özel ve beraberindekiler, etkinlik sonunda açılış kurdelesini keserek merkezi gezdi, çocukların dersine katıldı.

Boşandı, 1 saat sonra katliam yaptı! Eşini ve kayınvalidesini öldürdü: Gururuma yediremedim

Boşandı, 1 saat sonra katliam yaptı! Eşini ve kayınvalidesini öldürdü: Gururuma yediremedim

Olay, dün saat 11.00 sıralarında Örnekevler Mahallesi Kocatepe Parkı yakınlarında meydana geldi. Kübra ve Muharrem Türkan saat 10.00’da görülen davada boşandı. Duruşmanın ardından taraflar adliyeden ayrıldı. Kübra Karadeniz, annesi Elvida Karadeniz ve ablası Ayşegül Çankaya (31) araçla, Ayşegül Çankaya’nın eşi Ramazan Çankaya ise motosikletle eve dönmek üzere yola çıktı.
İlginizi Çekebilir
Ramazan Çankaya evin önüne geldiğinde Muharrem Türkan ile karşılaştı. Ramazan Çankaya ile Muharrem Türkan arasında tartışma çıktı. Tartışmanın ardından Muharrem Türkan yanında getirdiği tabancanın kabzasıyla Ramazan Çankaya’nın başına vurarak yaralarken, şarjörü yere düşürdü. Muharrem Türkan şarjörü almaya çalışırken, Ramazan Çankaya ise olay yerinden kaçtı. Koşarken telefonunu düşüren Çankaya, eşi Ayşegül’ü uyarmak için yolda rastladığı bir temizlik görevlisinden yardım istedi. Ramazan Çankaya görevlinin telefonundan eşini aradı ancak ulaşamadı.

22 EL ATEŞ ETMİŞ
Bir süre sonra Kübra Karadeniz, annesi ve ablası Kocatepe Parkı yakınlarında Muharrem Türkan ile karşılaştı. Muharrem Türkan’ın tabancayla peş peşe ateş ettiği Kübra Karadeniz, Elvida Karadeniz ve Ayşegül Çankaya ağır yaralandı. İhbar üzerine gelen sağlık ekiplerinin müdahale ettiği 3 yaralı ambulanslarla hastaneye götürüldü. Muharrem Türkan ise polis tarafından yakalanarak, gözaltına alındı. Polisin olay yerinde yaptığı inceleme Muharrem Türkan’ın 22 el ateş ettiği belirlendi. Hastanede tedaviye alınan Kübra Karadeniz ve Elvida Karadeniz kurtarılamadı. Durumu ağır olan Ayşegül Çankaya’nın yoğun bakımda tedavisinin sürdüğü belirtildi. Ramazan Çankaya ise hastanedeki tedavisi sonrası taburcu edildi. Kübra Karadeniz ve Muharrem Türkan’ın 3 aylık bir çocuğu olduğu belirtildi.

Görüntüler ortaya çıktı: Beyoğlu’nda korkunç olay! Ölüme böyle gitti
YAN YANA TOPRAĞA VERİLDİLER
Kübra Karadeniz ve Elvida Karadeniz’in cenazeleri bugün sabah adli tıp kurumu morgundaki otopsi işlemlerinin ardından yakınları tarafından teslim alındı. Kübra ve Elvida Karadeniz’in cenazeleri Çobanlar ilçesine bağlı Kocaöz beldesine getirildi. Anne ve kızın cenazesi Kocaöz Mezarlığı önünde kılınan namaz sonrası yan yana toprağa verildi.
‘BENİ ALDATTIĞINI DÜŞÜNÜYORUM, GURURUMA YEDİREMEDİM’
Diğer yandan Muharrem Türkan’ın ilk ifadesinde, “Yolda, eski eşim ve ailesiyle karşılaştım. Eski eşimin beni aldattığını düşünüyorum. Bunu gururuma yediremedim. Bir anlık öfkeyle tabancayla eski eşimi, kayınvalidemi ve baldızımı vurdum” dediği öğrenildi. Muharrem Türkan işlemlerinin ardından sağlık kontrolünden geçirilmek üzere hastaneye götürüldü. Bugün adliyeye sevk edilen Muharrem Türkan güvenlik gerekçesiyle protokol kapısından içeri alındı. Şüphelinin işlemlerinin sürdüğü belirtildi.
Dehşete düşüren haber Kocaeli’den geldi! Fail yine 16 yaşında…

İzmir'de 5 kişinin öldüğü patlamaya ilişkin davada lokanta sahibi tahliye edildi

İzmir’de 5 kişinin öldüğü patlamaya ilişkin davada lokanta sahibi tahliye edildi

Torbalı Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmaya, tutuklu sanık lokantanın işletmecisi G.K. cezaevinden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katıldı.
Patlamadan bir gün önce tüpü değiştirdiği iddia edilen tutuklu sanık M.K. ile hayatını kaybedenlerin yakınları ve taraf avukatları da duruşmada hazır bulundu, tüp firmasının Ege bölge sorumlusu tutuksuz sanık O.İ. ise duruşmaya katılmadı.Duruşmada tüp firmasının eski işletmecisi G.B. tanık olarak dinlendi.
İlginizi Çekebilir
İş yerinde kendisinin işletmeci olduğu dönemde tüpü takacak kişinin eğitim alarak çalıştığını belirten G.B, “Tüp firmasının müsaadesiyle sanık M.K’ye iş yerini devrettim. Devredeceğimi de tüp firmasının Ege bölge sorumlusu O.İ’ye söyledim. Tüp firması, eğitim almadan kimseye iş yerini devredemeyeceğimizi söylemedi. Sanayi tüpünü, sanayi işini yapan bir iş yerinin kullanması gerekmektedir. Eve veya sıradan bir iş yerine sanayi tipi tüp takılamaz. İş yerini devralan sanık M.K’nin de geçmişinde tüpçülük yapmadığını biliyorum.” diye konuştu.
Daha sonra bilirkişi raporuna yönelik görüşler alındı.
Cumhuriyet savcısı mütalaasında, raporlarda soru işareti yaratacak hususların bulunduğunu belirterek, bu konuda ek rapor alınarak soru işaretleri yaratan kısımların açıklattırılması gerektiğini ifade etti.

Cumhuriyet savcısı, tutuklu sanıklar G.K. ile M.K’nin tutukluk hallerinin devamına karar verilmesi yönünde görüş sundu.
Daha sonra söz verilen lokantanın işletmecisi G.K, tüpten kaynaklı gaz kaçağı olduğunu savunarak, “Patlamada ben de ölebilirdim. Belediyeye benim başvurum var. Belediye geldi tüpü gördüler, müdahale etmediler. En suçsuz, en günahsız kişi benim, tahliyemi talep ediyorum.” diye konuştu.
Diğer tutuklu sanık M.K. ise suçlamaları kabul etmediğini belirterek, “En ufak bir gaz kaçağı olmadan tüpü teslim ettim, tüpü takmamda bir kusurum olmadığını düşünüyorum. Tek suçum tüp değiştirme belgemin olmayışıdır.” dedi.
Aranın ardından yeniden bilirkişi raporunun alınmasının reddine hükmeden mahkeme heyeti, tutuklu sanık G.K’nin tahliyesine, yurt dışı çıkış yasağı ve konutu terk etmemek şeklinde adli kontrol tedbirinin uygulanmasına karar verdi.
M.K’nin ise tutukluluk halinin devamına hükmeden heyet, eksikliklerin giderilmesi için duruşmayı erteledi.

Duruşmanın ardından adliye önünde açıklama yapan mağdur ailelerden bir kısmının avukatı Mustafa Sağ, tahliye edilen lokanta işletmecisi G.K’nin iş yerinin ruhsatsız olduğunu hatırlatarak, iş yeri sahibinin tahliye edilmesine tepki gösterdi.
Yeterli ruhsat denetiminin yapılmadığını, zamanında kapatma tedbirinin alınmadığını ifade eden Sağ, “Tüp bayisi de yeterli özeni göstermemiştir.” dedi.
Patlamada kız kardeşi Havin Ergin’i yitiren Özkan Ergin de tahliye kararına tepki gösterdi.
NELER OLMUŞTU?
İzmir’in Torbalı ilçesi Ayrancılar Mahallesi Barış Manço Caddesi’ndeki lokantada 30 Haziran 2024’te yaşanan patlamada 5 kişi hayatını kaybetmiş, 63 kişi yaralanmıştı. Soruşturma kapsamında iş yeri sahibi G.K. ile patlamadan bir gün önce tüpü değiştirdiği belirlenen M.K. tutuklanmıştı.
Torbalı Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında hazırlanan bilirkişi raporunda, LPG’de sızıntı meydana geldiği, biriken gazın patladığı, patlama sonucu oluşan alev topunun diğer bölümlere yayıldığı ve ani basınç etkisiyle yıkıma sebep olduğu ifade edilmişti.
Bilirkişi raporu sonrası LPG dağıtıcı şirketin Ege bölge sorumlusu O.İ. hakkında da soruşturma başlatılmıştı.
Şüpheliler hakkında Torbalı Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından “taksirle birden fazla insanın ölümüne ya da yaralanmasına neden olma” suçundan 15’er yıla kadar hapis cezası istemiyle hazırlanan iddianame, Torbalı Ağır Ceza Mahkemesince kabul edilmişti.

Reklam
Şiddet mağduru 'Şeker' koruma altında!

Şiddet mağduru ‘Şeker’ koruma altında!

Tarsus Doğa Parkı’nda Veteriner Hekimler tarafından detaylı sağlık kontrollerinden geçirilen maymun, tedbir amacıyla karantina bölümünde misafir edilmeye başlandı. Görevliler, maymuna ‘Şeker’ adını verdi.
İlginizi Çekebilir
Şeker, sağlık geçmişine dair bilgiler bulunmadığından dolayı, belirli bir süre karantinada gözlem altında olacak. Bu süreçte özel bakım ve beslenmeye tabi tutulacak olan maymun, sürecin sonunda ise Tarsus Doğa Parkı’nda bulunan makak ailesine katılacak.
DOĞA PARKI, ŞEKER’E GÜVENLİ YUVA OLDU
Büyükşehir Belediyesi Tarsus Doğa Parkı’nda görev yapan Veteriner Hekim Sibel Mazlum, sevimli maymun Şeker’in geçen haftalarda kötü muamele gördüğü gerekçesiyle Doğa Koruma ve Milli Parklar tarafından koruma altına alındığını ve 8 Eylül tarihinde Tarsus Doğa Parkı’na getirildiğini belirterek, “Maymunumuz makak cinsi, dişi ve yaklaşık 3-4 yaşında. Genel muayenesinde ciddi bir şey gözlemlenmedi. Ancak ufak tefek sorunları var. Onlar da en kısa sürede halledilecek. Belli bir karantina süremiz var. Bu süre içinde gözlem yapılacak. Özel bakım ve beslenmeye tabi tutulacak. Bunlar sonucunda eğer her şey olumlu giderse, Tarsus Doğa Parkı’nda bulunan makak ailesine katılabilecek. Kendisi çok cana yakın, çünkü evcilleştirilmiş. Biz adını ‘Şeker’ koyduk. Şeker bundan sonra bizlerle beraber, bizim korumamız altında” dedi.

Reklam
İsrail'deki 'Türkiye'yi vur' paylaşımlarına Ankara ne diyor? Dicle Canova aktardı

İsrail’deki ‘Türkiye’yi vur’ paylaşımlarına Ankara ne diyor? Dicle Canova aktardı

İsrail’in Katar’a yönelik saldırısı Ankara’da yansıması sürerken öte yandan İsrail’in Türkiye’ye yönelik sosyal medya paylaşımları da gündemde. Peki, İsrail’de “Türkiye’yi vur” paylaşımlarına Ankara ne diyor? CNN TÜRK Ankara Temsilcisi Dicle Canova, canlı yayında anlattı.
İsrailli akademisyenden Türkiye’ye skandal tehdit! ‘Doha’ya saldıran Ankara’ya da saldırabilir, bugün Katar yarın siz’
Dicle Canova’nın aktardıkları şöyle;
Katar’ın başkenti Doha’da Hamas heyetini hedef alan İsrail ‘in bu girişimi yeni tartışmaları gündeme getirdi. ABD Başkanı Trump, “Karar tamamen İsrail’e aitti. Katar gibi müttefik bir ülkenin içinde tek taraflı bombardıman yapmak ne İsrail’in ne de ABD’nin hedeflerini ilerletir” mesajını paylaştı.

ANKARA’DAN KRİTİK DEĞERLENDİRME: İSRAİL’İN KATAR OPERASYONU BÖLGEYİ KARIŞTIRABİLİR
Peki, Netenyahu gerçekten ABD’nin bilgisi dışında mı hareket etti? Ankara’da konuştuğum kaynaklar, Katar’a saldırının akıllıca olmadığı görüşünde. “Eğer ABD’nin dahli yoksa, Netenyahu iyice çığrından çıktı demektir” yorumları var ama “ABD yönetiminin de bilgisi ve desteği varsa, o noktada ABD yönetimine karşı acaba İsrail’in elinde hangi kozlar var ki ABD’nin de güvenirliğini sarsacak bu girişimi yapabiliyor?” sorusu akıllara takılıyor. Çünkü sonuçta ABD buna izin vermiş öyle görünüyor tespitleri var. Öte yandan İsrail’in bu girişiminin ters tepebileceği üzerinde de duruluyor. Neden? Katar ile iyi geçinemeyen başka Arap ülkelerinde “Bizi de vurur mu?” korkusu oluşturdu. Hepsi bir araya geldi. Bu durum sürdürülebilir olursa, bölgede İsrail’in aleyhine olur. AB Komisyonu Başkanı, ikili desteği askıya alabileceklerini yaptırımlar önereceklerini açıkladı. 23 Eylül’de BM Genel Kurulu’nda bazı Avrupa ülkeleri Filistin’i tanımaya hazırlanıyor. Bu girişimleri hızlandırabilir İsrail’in Katar operasyonu.
Öte yandan ABD’nin görünürde çözüm üretmeye çalıştığı her başlığı, ‘İsrail çözümsüzlüğe itiyor’ algısı doğmasına neden oluyor. Lübnan-Suriye-Gazze hemen her olumlu girişim İsrail’in saldırıları ile sonuçsuz kalabiliyor. Burada ABD’deki Yahudi lobisinin yönetim üzerindeki baskısına da dikkat çekiliyor. Bir başka dikkat çekilen nokta, ‘İsrail bu operasyonu nasıl yaptı?’ kısmının neden yaptığından daha çok tartışılması. İsrail’in bilinçli bir şekilde fazla bilgi verdiği istediği algı üzerinden meseleyi tartıştırdığı yorumları var. F-35’lere İngiliz uçakları tarafından yakıt ikmali yapıldığına kadar bir çok bilgi dolaşıyor. Operasyonun detayları üzerinden konuşuluyor işin özü kaçıyor. Yani İsrail’in özellikle sosyal medyayı kullanarak yarattığı algı ortamı daha tehlikeli bir boyuta ulaştı. Buna dikkat etmek gerektiği konusunda kaynaklar uyarıyor.
“TÜRKİYE’Yİ VURMAYA CESARETLERİ YOK”
Peki İsrail Türkiye’yi de vurur mu, vurabilir mi? Konuştuğum kaynaklar, “Ona cesaret edemez” diyor. Neden? Bunu iki maddede özetliyorlar. Birincisi; Türkiye bir NATO ülkesi. Buraya dönük bir saldırı NATO müttefiklerini de bağlar. 5. madde bir NATO müttefikinin silahlı saldırıya uğraması halinde, ittifakın her bir üyesinin bu şiddet eylemini tüm üyelere karşı yapılmış bir silahlı saldırı olarak değerlendireceğini ve saldırıya uğrayan müttefike yardım etmek için gerekli gördüğü eylemleri yapacağını hükme bağlıyor.
İsrail, Türkiye’ye de saldırır mı? Katar’daki operasyonla verilmek istenen mesaj
“İSRAİL BAŞKA YÖNTEMLERLE TÜRKİYE’Yİ KARIŞTIRABİLİR” VURGUSU
İkincisi; “İsrail de Türkiye’nin bölgedeki diğer ülkelerden farklı olduğunu biliyor” diyor kaynaklar. ‘Askeri operasyon yapamaz ama başka yol ve yöntemler ile Türkiye’nin içini karıştırabilir.’
5. kol faaliyetleri kastediliyor. Mesela son günlerde “Suriye’de Türkiye’nin getirdiği tesisatı vurduk algısı” yaratılmaya çalışılıyor. Ki konuştuğum kaynaklar bunun doğru olmadığını, böyle bir girişimin ağır sonuçları olacağını belirtiyor. Yani “Ne içeride ne de Suriye’de Türkiye’ye bir şey yapma ihtimali yok” vurgusu var.
Ama İsrail’in 5. kol faaliyetlerine gerçekten çok dikkat etmek gerekiyor. Özellikle sosyal medyayı iyi kullandığı tespitleri var. Türkiye içindeki algıyı yönetme girişimlerine dikkat çekiliyor.
Bu noktada “Sanal medya Türkiye için en büyük beka sorunu haline geliyor” vurgusu var. O bakımdan bu alana gerçekten çok ciddi düzenlemeler yapılması gerekliliğinin altı çiziliyor. “Algı oluşturanın, yalan yanlış şeyler yazanın ağır cezai yaptırımlarla karşı karşıya kalacağını bilmesi gerekir” mesajı veriliyor. Yani bu alana dönük bir yasal düzenleme ihtiyacı her geçen gün artıyor.
Wall Street Journal: Türkiye’den İsrail’in Katar saldırısı öncesi Hamas’a kritik istihbarat! ‘Güvenliği artırın’…

Reklam
İzmir'den sonra bir kentte daha planlı su kesintisi başlıyor! 'Durum daha kötü hale gelecek'

İzmir’den sonra bir kentte daha planlı su kesintisi başlıyor! ‘Durum daha kötü hale gelecek’

Kuraklık ve düşen yağış miktarı kıyı kentlerinde hissedilir hale gelirken, Bodrum’da içme suyunun karşılandığı Geyik ve Mumcular barajlarında doluluk oranlarının kritik seviyelere geriledi. Bu kapsamda, Muğla Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü (MUSKİ), tarafından yapılan açıklamada, “Bodrum ilçemizin içme suyu ihtiyacının büyük bir bölümünü karşılayan Mumcular Barajı’ndan Yarımada’ya sağlanan su, Devlet Su İşleri (DSİ) Genel Müdürlüğü tarafından Mumcular Ovası’nın tarımsal sulama ihtiyacını karşılamak için 8 Eylül itibariyle durdurulmuştur. Mumcular Barajı’ndan Bodrum’a verilen suyun kesilmesi nedeniyle başta Bodrum merkez mahalleleri olmak üzere ilçe genelinde planlı su kesintileri uygulanacaktır. Su dağıtımı, dönüşümlü sistemle gerçekleştirilecek olup, kesinti programı ayrıca ilan edilecektir” ifadeleri kullanıldı.
İlginizi Çekebilir
‘İÇME SUYU TEMİNİNDE ZORLUKLAR YAŞANIYOR’
İçme suyu temininde yaşanan zorluğa dikkat çeken MSKÜ Mühendislik Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölümü Su Kaynakları Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Ceyhun Özçelik, “İzmir’den sonra Bodrum’da da planlı kesintiler başladı. Sonbaharın sonuna doğru rezervuarlarda kuruma olacağını öngörmüştük. Şu an için bir kuruma söz konusu değil ancak Mumcular ve Geyik barajlarında yapılan tahsisatın sonuna geldiğimizi görüyoruz. Mumcular Barajı’ndan artık Bodrum’a su verilmeyeceği duyuruldu. Kalan suyun ise tarımsal sulama için tahsis edildiği söyleniyor. Her iki barajda 60 milyon metreküp bir hacmimiz söz konusu, 20 milyon metreküpe yakın bir kayıp kaçağımız var. Ortalama nüfusun Bodrum’da 500 bin kişi olduğunu düşünürsek bu ise 30 milyon metreküplük bir su ihtiyacı demek. Esas sorunumuz rezervuarları dolduramamak ve doğru bir şekilde işletememek” dedi.

‘DURUMUN DAHA KÖTÜ HALE GELECEĞİ GÖZÜKÜYOR’
Doç. Dr. Özçelik, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Diğer taraftan 15 milyon metreküp bir yer altı suyu söz konusu. Bunları aktif bir şekilde kullanamazsak önümüzdeki yıllarda durumun daha kötü hale geleceği gözüküyor. ‘Acil durum’ demek istemiyorum, zaten acil değil. Bu durumu biliyorduk. Yıllardan beri sürekli içme suyu temininde gerek patlaklar gerekse iletim hatlarının doğru şekilde işletilememesinden kaynaklı zorluklar yaşanıyor. Rezervuarlardaki su miktarı azalınca bu iki stres birleşip, önümüzdeki günlerde sonbaharın sonlarına doğru daha sıkışık hale geliyor. Kuraklık etkilerinin devam etmesi durumunda her geçen yıl rezervuarların durumu bir miktar daha kötüleşiyor. Geçen sene Milas’ın Akgedik Barajı’ndan su temini sağlanmış geçici de olsa bir miktar rahatlama yaşanmıştı. Şu anki durumda ilave su temini söz konusu değil.”
Görüntüler ortaya çıktı: Beyoğlu’nda korkunç olay! Ölüme böyle gitti…