BIST 100
14.079,97 -0,09%
DOLAR
47,0555 0,04%
EURO
54,0818 0,27%
GRAM ALTIN
6.096,04 -0,74%
FAİZ
41,24 0,00%
GÜMÜŞ GRAM
86,44 -1,13%
BITCOIN
64.657,00 -0,43%
GBP/TRY
63,8346 0,19%
EUR/USD
1,1469 0,05%
BRENT
84,55 -0,47%
ÇEYREK ALTIN
9.966,43 -0,74%
İzmir Açık
İzmir hava durumu
30 °
Reklam

SİYASET

AK Parti’li İnan: ‘Terörsüz Türkiye’ hedefimizde başarılı olmaktan başka bir yol yok

AK Parti’li İnan: ‘Terörsüz Türkiye’ hedefimizde başarılı olmaktan başka bir yol yok

AK Parti Genel Sekreteri Eyyüp Kadir İnan, partisinin ‘Türkiye Buluşmaları’ programı kapmasında Van’a geldi. AK Parti Van milletvekilleri Burhan Kayatürk ve Kayhan Türkmenoğlu ile AK Parti İl Başkanı Abdulahad Arvas’ın katıldığı kahvaltı programının ardından İnan, basın toplantısı düzenledi. Toplantıda konuşan İnan, AK Parti’nin 3 Kasım 2002’den bu yana mega projeleri hayata geçirmiş bir parti olduğunu söyledi. “Bizler, 70 yılda yapılamayan icraatları 20 yıla sığdırdık” diyen İnan, şöyle konuştu:
İlginizi Çekebilir
“Cumhuriyetimizin birinci yüzyılını geride bıraktık ve ikinci yüzyılına girerken, bu dönemi şahlanış dönemi olarak ifade ediyoruz. Bu şahlanışı siz Vanlı kardeşlerimizle din, dil, ırk, köken ayırmadan 86 milyon vatandaşımızın tümüyle birlikte gerçekleştireceğiz. Büyük ve güçlü Türkiye’ye birlikte kavuşacağız. Bugüne kadarki tüm başarılarımız: güçlü kadroların alın teriyle, gece gündüz demeden sahada çalışmasıyla mümkün oldu. TBMM’nin tatil olduğu bir dönemde AK Parti’miz tüm milletvekilleriyle sahada. Bizim liderimiz her bir teşkilat mensubuna ‘Önce milleti dinleyin, sonra çözüm üretin’ diye talimat verdi. İşte ortaya konan bu disiplin partimizi, milletin partisi yaptı. Bugün biz gururla 25’inci yaşımıza giriyorsak liderimizin ortaya koyduğu bu vizyonun neticesidir. Türkiye’nin istikrarsızlık kuşağıyla çevrelenmeye çalışıldığı artık açık açık dillendirilmektedir. Türkiye Yüzyılı vizyonumuzun en önemli noktalarından birisi terörsüz bir ülke vizyonudur. Terörün olmadığı bir ülke vizyonudur. Yakın zamanda ‘Terörsüz Türkiye’ süreciyle ilgili ülkemizde yepyeni bir sayfa açıldı. Yaşanan dönüm noktasına hep birlikte şahitlik ediyoruz. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan, yıllardır bitmeyen bu davanın yükünü sırtına aldı. O, sadece siyasi bir lider değil; bu milletin derdini dert edinen, gecesini gündüzüne katan bir dava adamı.”
‘GELECEĞİMİZE DÜNE GÖRE DAHA ÜMİTLİ BAKIYORUZ’
İnan, “Bir zamanlar ‘çıkılamaz’ denilen sınır hattında, bugün Türk bayrağı en yüksek gururla dalgalanıyor. Buradan Van’dan yükselen ses, sadece bu şehre değil, tüm Türkiye’ye umut veriyor. Biz kararlıyız, milletimiz yanımızda, liderimiz yanımızda. Sizler için, evlatlarımız için, gençlerimiz için, kadınlarımız için, bizim Terörsüz Türkiye hedefimizde başarılı olmaktan başka bir yol yok. Bugün, geleceğimize düne göre daha ümitli bakıyoruz. Terörsüz Van hedefliyoruz. Terörsüz Türkiye hedefliyoruz. Terörsüz bir coğrafya hedefliyoruz” dedi.
Son dakika: CHP’de kongre gerilimi büyüyor! Kılıçdaroğlu cephesinden öneri…

Hira'yı öldürdüğü iddia edilen erkek arkadaşı ile 2 kişi adliyede

Hira’yı öldürdüğü iddia edilen erkek arkadaşı ile 2 kişi adliyede

Olay, 31 Ağustos’ta gece saatlerinde Toroslar ilçesinde meydana geldi. Hira Aygar, başından tabanca ile vurulmuş halde ağır yaralı olarak otomobille Mersin Şehir Hastanesi’ne götürüldü.
İlginizi Çekebilir
Aygar’ı hastaneye götüren erkek arkadaşı H.A.Ş., hastane polisine verdiği ifadede “Hira yaklaşık 2 aydır kız arkadaşım. Beraber asker eğlencesine gitmiştik. Bu sırada yanımdaki tabancayla havaya ateş ettim. Dönüşte ise arkadaşım N.Ç. ve M.Z. ile birlikte eve dönerken Akbelen Mahallesi Sebahattin Çakmakoğlu Caddesi’nde bir markette durduk. Araçtan indik. Bu sırada araçta kalan Hira, tabancayı alıp başına ateş etti” ifadelerini kullandı.

İFADESİNİ DEĞİŞTİRDİ; ŞAKALAŞIRKEN VURMUŞ
M.Z. ve N.Ç.’nin de çelişkili ifadeleri üzerine çalışma başlatan Cinayet Büro Amirliği ekibi, 3 şüpheliyi gözaltına aldı. H.A.Ş. ikinci ifadesinde şakalaşmak amacıyla boş sandığı tabancayı kız arkadaşının alnına dayadığını ve tetiğe bastığını, olaydan hemen sonra hastaneye gitmediklerini, Hira Aygar’ı önce Yenişehir ilçesi Fuat Moral Mahallesi’nde Müftü Deresi üst tarafında bir yere bıraktıklarını söyledi. Belirtilen yerde yapılan aramada kan izi bulundu.
Otopsi işlemlerinin ardından yakınları tarafından alınan Aygar, gözyaşlarıyla toprağa verildi. Emniyetteki işlemleri tamamlanan şüpheliler, adliyeye sevk edildi.

CHP Genel Başkanı Özel, Ferdi Zeyrek’in kızı Nehir’in üniversiteye kaydını yaptırdı…

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, CHP İstanbul İl Başkanlığına geldi

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, CHP İstanbul İl Başkanlığına geldi

45. Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından CHP 38. Olağan İstanbul İl Kongresi’nde seçilen İl Başkanı Özgür Çelik, yönetim kurulu üyeleri ve disiplin kurulu üyeleri dün tedbiren görevden uzaklaştırıldı.
İlginizi Çekebilir
Mahkeme tarafından görevden uzaklaştırılanların yerine Gürsel Tekin, Zeki Şen, Hasan Babacan, Müjdat gürbüz ve Erkan Narsap ‘Geçici Kurul’ olarak atandı. Kararın ardından dün akşam saatlerinde CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in çağrısıyla partinin MYK üyeleri saat 17.00’de İstanbul İl Kongresi’ne yönelik açıklanan kararla ilgili olağanüstü bir toplantı gerçekleştirdi. Görevden alınan CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik ise İl Başkanlık binasında, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkan vekili Nuri Aslan, parti meclis üyeleri, ilçe başkanları ve il yönetimleri ile açıklanan kararla ilgili bir değerlendirme toplantısı gerçekleştirdi.

İl binasının önünde toplanan grubun bekleyişi bugün de devam ederken, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Nuri Aslan binaya geldi. Ardından saat 12.30 sıralarında görevden alınan İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik binanın önüne çıkarak CHP Genel Başkanı Özgür Özel’i kapıda karşıladı. Özel ve Çelik partililerin alkışları arasında CHP İstanbul İl Başkanlığı binasına girdi.

CHP Genel Başkanı Özel, Ferdi Zeyrek’in kızı Nehir’in üniversiteye kaydını yaptırdı…

Reklam
Son dakika: CHP'de kongre gerilimi büyüyor! Kılıçdaroğlu cephesinden öneri

Son dakika: CHP’de kongre gerilimi büyüyor! Kılıçdaroğlu cephesinden öneri

CHP delegelerinden Özlem Erkan’ın başvurusu üzerine açılan davada İstanbul 45. Asliye Hukuk Mahkemesi, CHP 38. Olağan İstanbul İl Kongresi’nde seçilen başkan ve yönetimin tedbiren görevden uzaklaştırılmalarına, İl Başkanlığı’na geçici yönetim kurulu atanmasına karar verdi.
Davacı Özlem Erkan, mahkemeye sunduğu şikayet dilekçesinde, 8 Ekim 2023’te gerçekleştirilen CHP İstanbul İl Başkanlığı İl Kongresi’nin yetkisizlik ve usulsüzlük nedeniyle hükümsüz kaldığını, delegelerin irade fesadı halleri ve suç kapsamlı eylemleri olduğunu, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturmalara ve basına yansıyan ses kayıtlarına göre, kongrede oy kullanacak delegelerin oylarını para, telefon-tablet hediyeleri, iş vaadi ve çeşitli maddi menfaatler karşılığında yönlendirildiğinin tespit edildiğini belirtti.
CHP İSTANBUL İL YÖNETİMİ’NE GEÇİCİ GÖREVLENDİRME
Bunun üzerine dosyayı karara bağlayan İstanbul 45. Asliye Hukuk Mahkemesi, 8 Ekim 2023’te yapılan Cumhuriyet Halk Partisi 38. Olağan İstanbul İl Kongresinde seçilen ve Sarıyer 1. İlçe Seçim Kurulu Başkanlığının 11 Ekim 2023 tarihli kararında yer alan İl Başkanı, İl Yönetim Kurulu Asıl ve Yedek Üyeleri ile İl Disiplin Kurulu Asıl ve Yedek Üyelerinin tedbiren bu görevlerden uzaklaştırılmalarına karar verdi.
Mahkeme, Gürsel Tekin, Zeki Şen, Hasan Babacan, Müjdat Gürbüz ve Erkan Narsap’tan oluşan geçici kurulun tedbiren Cumhuriyet Halk Partisi İstanbul İl Başkanı, İl Yönetim Kurulu ve İl Disiplin Kurulu yetkilerini kullanmak üzere görevlendirilmelerine hükmetti.
İlginizi Çekebilir
GÜRSEL TEKİN PARTİDEN İHRAÇ EDİLDİ
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, mahkeme tarafından CHP Istanbul İl Başkanlığı’na atanan Gürsel Tekin’in partiden ihraç edildiğini açıkladı.
GÖZLER 15 EYLÜL’DE
Bütün bu gelişmeler sonrası gölzer 15 Eylül’de görülecek olan CHP Büyük Kurultayı’yla ilgili davaya çevrildi.
CNN Türk Ankara Temsilcisi Dicle Canova, yaşanan gelişmeler sonrasında CHP’de perde arakasında neler konuşulduğunu Burçak Bozkuş’a değerlendirdi.
CHP’DE GÜRSEL TEKİN İÇİN ‘HAİN’ ÇIKIŞI
“Dün bu kararı tanımadıklarını Özgür Özel açıklamıştı. Açıkçası büyük bir kızgınlık var Genel Merkez’de. Yani bazı parti kurmayları artık sözün bittiği yere geliyoruz mesajını veriyorlar. Sandığa kasteden bir yargı darbesi olarak okuyorlar son gelişmeleri. Bize karşı hukukun dışına çıkılıyorsa bizde artık hukukun dışına çıkarız söyleminde bulunanlarda var.
Nitekim dün akşam Özgür Özel katıldığı canlı yayında, bugüne kadar yaptıkları mitinglerde ‘akşam uykumuz geliyor gidip yatıyoruz ama artık gitmeyebiliriz’ ifadesini kullandı. Dikkat çekici bir mesajdı.
Biraz bunun arka planını sorguladım. Deniyor ki bilinen siyasetin dışında halkla beraber ne yapılması gerekiyorsa onu yapacak. Sonuna kadar her türlü demokratik ve hukuki hakların kullanılacağının altı çiziliyor. Meydanlarsa meydanlar deniyor. Yani daha çok hukuki olmaktan ziyade siyasi olduğu görüşü hakim İstanbul kararında bilhassa. Buna da en büyük delil atanan isim diyorlar.
Gülsel Tekin’e inanılmaz bir tepki var parti içerisinde. Biraz nabız tuttum neler konuşuluyor diye. Zaten hemen ihraç edildi, savunması dahi alınmadan. Bunun sebeplerini sorguladım. Şöyle bir bakış açısı var açıkçası.
Şu an parti üzerinden oyun kuranlar buzda yürüyor. Yani adımlarını yoklayarak atıyorlar. Verilecek tepkiye göre bir sonraki karar belirlenecek. Dolayısıyla en sert tepki verilmeli, mücadele sürdürülmeli deniyor. Bugün Gürsel Tekin’in mahkeme yoluyla atamasını kabul etmek demek, yarın genel merkezle ilgili bazı girişimleri de kabul edeceğimiz anlamına gelebilir, böyle okunabilir.
“LEŞİN ÜZERİNE KONAN AKBABA’ DİYENLER VAR GÜRSEL TEKİN İÇİN”
Dolayısıyla en sert tepkiyi verip mücadeleyi sürdürmekten yana bir tavır var genel merkezde. Hatta ‘Leşin üzerine konan akbaba’ diyenler var Gürsel Tekin için.Dolayısıyla bu hainlik yorumunu yapanlar da var.
Peki neden savunması alınmadı diye sorduğumda da siz hukuksuz bir işlemin parçası olup partiye kayyum olmayı kabul ettikten sonra bunun savunması olmaz deniyor. Genel Merkez’e yakın kaynaklar Ve Tekin’in İstanbul İl Binası’na sokmama kararı çok ciddi görünüyor. Hatta emniyet tedbiriyle dahi girmemeli, buna müsaade edilmemeli. Parti bu hukuksuzluğa sonuna kadar direnmeli görüşünü savunanlar var. Atanmış kayyumu tanımıyoruz. Partiye niye sokalım? diyenler çoğunlukla genel merkez nezdinde.
CHP İstanbul İl Yönetimine atanan Gürsel Tekin’den çok konuşulacak sözler: Ortada bir cenaze var
“KILIÇDAROĞLU DA GÖREVİ KABUL EDERSE BUNUN DA HAİNLİK OLACAĞINI İFADE EDİYORLAR”
Benzer şekilde Kılıçdaroğlu da görevi kabul ederse bunun da hainlik olacağını ifade ediyorlar. Zaten daha önce de bu konuda Kılıçdaroğlu ile genel merkez kaynakları arasında çok ciddi tartışmalar yaşanmıştı.
Yani diyorlar ki Kongre’de alamadığını iktidar yargısının kararıyla mı alacak? İşte yargı kararlarını her zaman en ağır şekilde eleştiren oydu. Adalet yürüyüşü yapan oydu. Şimdi bu yargının alacağı kararı kabul etmeyi içine nasıl sindirecek gibi bir takım sorgulamalar yöneltiliyor. Şu aşamada dediğim gibi büyük bir tepki var bu İstanbul kararına dönük olarak.
Gürsel Tekin’in ihracı sonrası sıra Kemal Kılıçdaroğlu’nda mı? Eski bir genel başkan, bura da parti tüzüğüne bakmak lazım. Genel başkanı öyle kolaylıkla ihraç edebiliyorlar mı? Yoksa genel başkanlığın ayrı bir statüsü yok mu? Bu ayrı bir tartışma ama her şeyden evvel iş o noktaya gelirse zaten biliyorsun mahkeme kararı mevcut yönetimi uzaklaştırmış olacak Kemal Kılıçdaroğlu tekrar göreve geleceği zaman. Dolayısıyla bugünkü yönetimin herhangi bir disiplin mekanizmasını çalıştırma yetkisi de kalmayacak.
KILIÇDAROĞLU CEPHESİNDEN ÖNERİ
O anlamda biraz zor görünüyor ama Kılıçdaroğlu cephesini de biraz yokladım. Onlar ne diyor genel merkezin bu tutumuna karşı? Eski Genel Başkan Kılıçdaroğlu sessiz bugünlerde evet ama onunla yakın teması olan, bu süreçte Kılıçdaroğlu’nu savunan, kurultayla ilgili hakkında soru işaretleri bulunan bazı CHP’liler de var.
Onlarla konuştum. Onlar da diyor ki Genel Merkez’in bu İstanbul kararını kabul etmiyoruz çıkışına. Yok öyle bir dünya diyorlar ya da işte İstanbul Delegesi imza toplar, İstanbul İl Kongresi’ni tekrar yaparlar, bir daha Özgür Çelik’i seçerler gibi önerilere de.
Yani İl Seçim Kurulu buna hakim göndermez. Yani bu söylemlerin hukuksal karşılığı, somut bir karşılığı yok demeye getiriyor Kılıçdaroğlu’na yakın isimler. Gürsel Tekin gider bir yere oturur, orası da il başkanlığı olur diyorlar, il başkanlığına sokmayız söylemine karşı olarak.
Yani ihracını da geçersiz buluyorlar, tüzeye aykırı olduğunu söylüyorlar savunma alınmaması sebebiyle. Ve şunu sorguluyorlar yani partili biri atandı netice itibariyle bundan niye rahatsız olunuyor?
Tam tersi partili biri olmasından dolayı birlikte hareket edilerek parti tartışmadan kavgaya girmeden 60 günde seçime gidilir bir uzlaşma olursa ve gerekirse Gürsel Bey de gider Özgür Çelik’e oyunu verir diyorlar. Yani konuşmadan çatışırsan herkes yumruk sıkar konuşarak iş birliği yaparak ilerlemek lazım diyorlar ama ben o noktada genel merkezin de nabzını tuttum, Kılıçdaroğlu’yla bir temas olur mu diye.
Özgür Özel’in ‘Gürsel Tekin’i ihraç ettik’ sözlerine CHP’li Mehmet Sevigen’den yanıt
“KILIÇDAROĞLU GELİRSE YÖNETİMİNDEDOĞRUDAN İSTİFA EDECEK OLANLAR VAR”
Yeni bir temas yok, niyet de yok gibi görünüyor. Diyorlar ki bugüne kadar kurulabilecek her türlü iletişim kuruldu, hiçbirinden sonuç alınamadı. Dolayısıyla tekrardan bir iletişim kurmaya da ihtiyaç duymuyor gibi duruyor şu aşamada genel merkez.
Bu arada malum Kılıçdaroğlu dönerse eski yönetim de dönecek. Yani onunla birlikte MYK’da, parti meclisinde görev yapanlar da dönecek. Biraz orada nabız tuttum. Bunların arasından öyle bir şey olursa kabul etmeyip doğrudan istifa edecek olanlar var. Ve onların iddiasına göre de eski bir yönetimde bu oran %80’lerde. Yani %80’i görevi kabul etmez, buda yatmayı kabul etmez ve istifa eder görüşünde olanlar da var. Ama bir taraftan hayır partiyi başkalarına bırakmak yerine Kılıçdaroğlu’yu eski yönetime bırakmak makul diyenler de var.
İki taraf arasında şu anda gerçekten şöyle yumruklar sıkılmış noktada net bir çatışma net görülüyor. Bir taraf diyor ki il başkanlığına sokmayız, öbür taraf diyor ki gider bir yere oturur orası il başkanlığı olur. Genel merkezin dün Özgür Özel’in çıkışlarının hukuken somut olarak bir karşılığı olmadığı düşünülüyor.
Ve eğer bir uzlaşı sağlanırsa 60 günde seçime gidilir. Gerekirse de Gürsel Bey gider Özgür Çelik’e oyunu verir yaklaşımı var Kılıçdaroğlu cephesinde ama genel merkez cephesi tüm bunları hainlik olarak görüyor. Burada bir mücadele yürütüldüğünü ve şu bu diye görüş ayrılığı olmadan herkesin genel merkezinin etrafında birleşmesi gerektiğini savunuyorlar.”
CHP ESKİ LİDERİ HİKMET ÇETİN VE MHP LİDERİ DEVLET BAHÇELİ NE KONUŞTU?
Bu ikili arasındaki görüşmede çok gizemli bir tavır var. Görüşmenin zamanlaması manidar bulundu ve çok tartışıldı. Buna bir tesadüf olarak bakılıyor. Çünkü şöyle bir hikayesi var bu görüşmenin.Hikmet Çetin’in iki gün önce randevu talep ettiği ve Devlet Bahçeli’nin de verdiği biliniyor.
Dün bu görüşmenin gerçekleşmesinin İstanbul’la, İstanbul’daki mahkeme kararıyla, oradaki olayla bir ilgisi olmadığı, tesadüf olduğunun altı çiziliyor. İki dikkat çekici isim bir araya geldi netice itibariyle.
Hikmet Çetin eski CHP Genel Başkanı, halen partide ağırlığı olan bir isim. Hatta bu son kayyum tartışmalarında da Hikmet Çetin formülleri de konuşuldu bir ara, bir dönem.
Ama Hikmet Çetin de genel merkezle birlikte hareket etti ve kayyum olarak bu partiye kimsenin içeriye girmesine müsaade edilmemeli, önünde dağ gibi durulmalı dedi. O noktadaki görüşleriyle bilinen bir isim Hikmet Çetin. Diğer yandan bu süreçlerde CHP-MHP ittifakının başarılı olacağına dair inancını dile getiren, bu yönde siyasi yorumlar yapan bir isim.
O yüzden o görüşme çok konuşuluyor, tartışılıyor. Elbette şu an açıktan söylenmese de muhakkak Bahçeli-Hikmet Çetin görüşmesinde siyasi konularda gündeme gelmiştir.
Sonrasında dün Devlet Bahçeli’nin yaptığı yazılı açıklamaya çok dikkatle bakmak gerekiyor. Orada hemen her başlıkta önemli mesajları vardı. CHP’ye uyarıları vardı Devlet Bahçeli’nin. Cumhur İttifakı vurgusu vardıama yargıya da mesajları ve uyarıları vardı.
Hatta malum Akın Gürlek’in yüzyılın en büyük hırsızlık ve rüşvet olayı sözlerine atıfta bulunarak yüzyılın en büyük hırsızlık ve yolsuzluk davası olarak anılan devasa vurgun ve yağmayla yüzleşilmesi bunun da demokratik ve hukuki hesabını vermesi adalet namusunun konusudur ifadesi çok dikkat çekiciydi ve ardından da yargıya süratle bu davaların iddianame hazırlığını yaparak hüküm tesis etmesi gerektiğine dönük vurgusuna da dikkat etmek gerekiyor MHP lideri Devlet Bahçeli’nin.
İzmir’de eğitim uçağı düştü! Pilot Berfu’dan acı haber…

Bursa’daki can pazarında büyük mucize! Önce torununu sonra kendisini attı

Bursa’daki can pazarında büyük mucize! Önce torununu sonra kendisini attı

Bursa’nın Gürsu ilçesi Yenidoğan Mahallesi Özgül Sokak’ta dün akşam saatlerinde 3 katlı bir binanın çatı katında yangın çıktı. Kısa sürede büyüyen yangında dairede mahsur kalan 65 yaşındaki babaanne Neriman G. ve 7 yaşındaki torunu Sümeyye G. dumandan ve alevlerden etkilendi. Yangını fark eden çevredekiler durumu ekiplere bildirirken, babaanne ise torununu ile pencereden kurtarılmayı bekledi.
İlginizi Çekebilir
Alevlerin odaya kadar geldiğini gören babaanne, torununu aşağıda bekleyen vatandaşların açtığı battaniyenin üzerine bıraktı. Battaniyeye denk gelen 7 yaşındaki Sümmeye G., hiç bir yara almadan kurtuldu. O anlar saniye saniye vatandaşların cep telefonu kamerasına yansıdı. Çocuğun sağlıklı bir şekilde alevlerden kurtulmasıyla vatandaşlar büyük sevinç içerisinde alkışlarla mutluluğunu dile getirdi.
Torunun aşağı bıraktıktan sonra, kendi de camdan aşağı sarkan babaanne Neriman G., alevler cama geldiği esnada kendini aşağı bıraktı. İlk önce alt katın balkonuna çarpan babaanne, sonra vatandaşların gerdiği battaniyenin üzerine düştü.
Çin’den gövde gösterisi! Sır gibi saklanan yeni silah ortaya çıktı: Pilotları kör ediyor

Sağlık ekipleri tarafından hastaneye kaldırılan babaanne ve torununun sağlık durumunun iyi olduğu öğrenildi.
İzmir’de babaanne dehşeti: 7 yaşındaki torununa kabusu yaşattı
“CAMDAN ATLAMAK ZORUNDA KALDILAR”
Yangın sonrası konuşan babaanne Neriman G.’nin oğlu Ferhat Gökçe, “Annem ve yeğenim kendi imkanlarıyla inmeye çalıştı. Başaramayınca camdan atlamak zorunda kaldılar. Çok şükür iyiler ama vücutlarında kırıklar var. Cana geleceğine mala gelsin” dedi.
CHP İstanbul İl Yönetimine atanan Gürsel Tekin’den çok konuşulacak sözler: Ortada bir cenaze var

O ANLAR KAMERADA
Dehşet anına ait yeni görüntüler de ortaya çıktı. Görüntülerde, babaanne ve torununun camdan atlayışı, vatandaşların ise çocuğu havada yakalayarak kurtarması saniye saniye kaydedildi.
Babaanne ve torununun durumlarının iyi olduğu hastaneden taburcu edildikleri, babaannenin belinde hafif ezik ve bacağında kırık olduğu evde tedavisinin sürdüğü öğrenildi.
Örümcek gibi binaya tırmandı! Şok savunma: Ben basit bir kuryeyim…

Son dakika gündem haberleri! İzmir'de eğitim uçağı düştü! Pilot öldü mü? İzmir'de düşen eğitim uçağının pilotu kim?

Son dakika gündem haberleri! İzmir’de eğitim uçağı düştü! Pilot öldü mü? İzmir’de düşen eğitim uçağının pilotu kim?

Kaza, saat 09.00 sıralarında Torbalı’nın Kırbaş Mahallesi’nde meydana geldi. Selçuk Efes Havaalanı’ndan eğitim için saat 08.30 sıralarında havalanan Türk Hava Kurumu’na ait Cessna-172 tipi uçak, bir süre sonra henüz belirlenemeyen nedenle mısır tarlasına düştü. İhbar üzerine bölgeye itfaiye, jandarma ve sağlık ekibi sevk edildi. Sağlık ekiplerinin kontrolünde, öğrenci pilot Berfu Hatipoğlu’nun hayatını kaybettiğini belirledi. Hatipoğlu’nun cansız bedeni, enkazdan çıkarılıp cenaze aracıyla morga kaldırıldı.
İlginizi Çekebilir
VALİLİK AÇIKLAMA YAPTI
İzmir Valiliği’nden kazaya ilişkin yapılan açıklamada, “Selçuk Havalimanı’ndan havalanan Türk Hava Kurumuna (THK) ait eğitim uçağı, Torbalı ilçesi Kırbaş mevkisinde 03 Eylül 2025 sabah saatlerinde kaza kırıma uğramıştır. İlgili ekiplerimiz hızlıca olay yerine intikal etmiş ve yapılan ilk incelemelerde 1994 doğumlu Pilot Berfu Hatipoğlu’nun hayatını kaybettiği anlaşılmıştır. Kaza ile ilgili inceleme ve tahkikat sürdürülmektedir” denildi.
İRTİFA KAYBEDİP TARLAYA ÇAKILDI
İlk belirlemelere göre eğitim uçağının irtifa kaybederek, dik şekilde mısır tarlasına çakıldığı öğrenildi. Uçağın düştüğü alanda birkaç metre uzunluğundaki mısırların biçildiği görüldü.
CHP İstanbul İl Yönetimine atanan Gürsel Tekin’den çok konuşulacak sözler: Ortada bir cenaze var

EN BÜYÜK HAYALİ PİLOT OLMAKMIŞ
Bir hava yolu şirketinde kabin amiri olarak görev yapan Berfu Hatipoğlu’nun pilot olmak istediği, bu hayali için 3 aydır eğitim aldığı belirtildi. Hatipoğlu’nun, tek başına uçuş yaptığı sırada kazanın yaşandığı bildirildi.

TARLA SAHİBİ: BAŞÜSTÜ ÇAKILDI
Uçağın düştüğü tarlanın sahibi evli ve 2 çocuk babası Ali Çoban (66), “Evime 200 metre uzakta bir bahçedeydim. Uçağın süzüldüğünü gördüm. Başüstü yere çakıldı, tarlama düştü. Hemen olay yerine koştum. Benzin kokuyordu. Benzin kokusunu alınca patlama olma ihtimaline karşılık kimseyi yaklaştırmadım. Hemen ekiplere haber verdim. Jandarma ekipleri 7-8 dakika içerisinde geldi. Uçaktan egzoz dumanı gibi duman çıkarıyordu ama alev yoktu” dedi.
Şanlıurfa’da yolcu otobüsü devrildi! Çok sayıda yaralı var

Olay yerinde kaza kırım ekibinin ve savcının incelemeleri sürüyor.

Reklam
Bakan Yumaklı: Kastamonu ve Karabük’te orman yangınları büyük ölçüde kontrol altındı

Bakan Yumaklı: Kastamonu ve Karabük’te orman yangınları büyük ölçüde kontrol altındı

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, orman yangınının devam ettiği Karabük’e gelerek incelemelerde bulundu. Kastamonu ve Karabük’teki orman yangınlarına ilişkin açıklamalarda bulunan Bakan Yumaklı, “Dünkü açıklamamızın ardından Manisa ve Muğla’da riskli sayılabilecek yangınlar çıktı. Ekiplerimizin hızlı ve etkin müdahalesiyle bu 2 yangını kontrol altına aldık. Bunun dışında da kamuoyumuza yansımayan risk potansiyeli olan, ama ekiplerimizin müdahalesiyle 38 yangını kontrol altına aldık. Yine dün bizim Eflani ve Araç’taki yangınlara müdahalemiz sürerken, Karabük’ün diğer bir noktasında, Kahyalar’da ayrı bir yangın çıktı.
İlginizi Çekebilir
Sadece 1,5 saatte 2 kilometre mesafe kat etti. Eflani ve Araç’taki bazı ekiplerimizin yanında diğer bölgelerimizden de ekiplerimizi sevk ettik. Ayrıca gece boyunca da müdahale ettik. Bazı sarp noktalara kahraman orman işçilerimiz sırtlarında kilolarca hortumu taşıyarak müdahale ettiler. Bu kahramanca mücadele sonrası Kahyalar yangınını büyük ölçüde kontrol altına aldık. Soğutma çalışmalarımız devam ediyor. Bir diğer yangın ise Araç ilçesinde çıkan yangındı. Bu yangında bir nokta bizi çok zorladı. Kara araçlarının ulaşımının olmadığı, çukur gibi kayalık bu yere kahramanlarımız yol yaptı. Burayı da gece boyunca yaptığımız müdahale sonrası büyük ölçüde kontrol altına aldık. Burada da soğutma çalışmalarımız sürüyor” diye konuştu.

İzmir’de eğitim uçağı düştü! Pilottan acı haber

FARKLI NOKTALARDA ÇIKAN YANGINLAR GÜCÜMÜZÜ BÖLDÜ
Bakan Yumaklı, Eflani yangını devam ederken Araç ve Kahyalar bölgesinde çıkan yangınların güçlerini böldüğünü ifade ederek açıklamalarına şöyle devam etti:
“Son olarak da Karabük Eflani’de başlayıp Kastamonu Araç sınırına geçen ve burada devam eden yangın. Burada özellikle bir noktaya değinmek istiyorum. Eflani yangını devam ederken çıkan Araç ve Kahyalar yangınları gücümüzü böldü. Bizi yeşil vatan savunması olarak gördüğümüz bu mücadelede en çok zorlayan yeni cephelerin açılması. Bu olumsuzluklara, arazinin zor şartlarına ve dün öğleden sonra şiddetini artıran rüzgara rağmen bu yangını da büyük ölçüde kontrol altına aldık. Yangının etrafını çevirdik, soğutma çalışmalarımız sürüyor. 3 yangını da tamamen kontrol altına almak için gün boyu mücadelemiz sürecek inşallah gün içinde bunun da haberini sizlere vermiş olacağız. Eflani yangını nedeniyle tahliye edilen 6 yerleşim yerindeki vatandaşlarımız Valiliğimiz ve AFAD koordinasyonunda güvenli alana alındı. Ayrıca İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ekiplerimiz de tahliye edilen vatandaşlarımızın hayvanlarını güvenli bölgeye aldılar.”

Özgür Özel’in ‘Gürsel Tekin’i ihraç ettik’ sözlerine CHP’li Mehmet Sevigen’den yanıt
ÜLKENİN EN RİSKLİ YERİ BATI KARADENİ
Orman yangınlarında şu an Türkiye’nin en riskli bölgesinin Batı Karadeniz olduğunu söyleyen Bakan Yumaklı, “Bir uyarıda bulunmak istiyorum. Batı Karadeniz bölgesinin orman yangını riski açısından Ege ve Akdeniz’den bir farkı kalmamıştır. Avrupa Orman Yangını Bilgi Sistemi tarafından yayınlanan haritada ülkemizin en riskli yeri Batı Karadeniz. Bu risk hafta sonuna kadar devam edecek. Ayrıca bugün öğleden sonra rüzgar hızının saatte 50 kilometreyi aşacağı ifade ediliyor. Bu bizim için çok riskli bir durum. O yüzden sahadaki arkadaşlarımız nokta nokta alevlere müdahale ediyor. Bir diğer uyarımız da tahliye edilip güvenli alanda bulunan vatandaşlarımıza. Yangının enerjisi düşmüş, büyük ölçüde kontrol altına alınmış deyip sakın evlerimize dönmeyelim. Valiliğimizin, AFAD’ımızın açıklamalarını bekleyin. Riskin ortadan kalkmasıyla sizlere haber verilecek” diye konuştu….

Bakan Tunç'tan, CHP İstanbul İl Kongresinin iptal kararıyla ilgili açıklama

Bakan Tunç’tan, CHP İstanbul İl Kongresinin iptal kararıyla ilgili açıklama

Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, TRT Haber özel röportajında gündemdeki gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Bakan Tunç’un açıklamalarından öne çıkanlar şöyle; CHP İstanbul İl Kongresi’nin iptali ve il yönetiminin görevden alınması ile ilgili tabi siyasi partilerin böyle bir durumla karşı karşıya kalmasını istemeyiz. Devam etmekte olan bir yargılama süreci var.
CHP’li delegelerin yapmış olduğu itiraz sonucu süreç başlatıldı.Mahkemenin kararı itiraza açıktır.İstinaf yolu açık, süreç devam ediyor.Bu süreçleri başlatanlar kendileri.
İlginizi Çekebilir
“YARGIYA ‘SORUŞTURMAYI DURDURUN’ DİYEMEYİZ”
Yargılama süreçleriyle ilgili olarak özellikle Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı’nın Sayın Cumhurbaşkanımız başta olmak üzere Adalet Bakanı olarak biz başta olmak üzere yargı mensuplarını suçlaması onlara yönelik ağır eleştirilerde bulunması doğru değil. Burada burada yargılama süreçlerini başlatanlar da kendileri. Burada Cumhuriyet Savcısı bir ihbar söz konusu olduğunda Ceza Muhakemesi Kanunu 160. maddeye göre o ihbarı değerlendirmek zorunda.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in dün bir açıklaması oldu bu iptal kararına. İtiraz edileceğini söyledi. Yargı süreciyle ilgili eleştirileri oldu. Mahkemenin verdiği karar yok hükmündedir, tanımıyoruz şeklinde. Böyle bir ifade söz konusu olamaz. Yani bir ana muhalefet partisi genel başkanının mahkeme kararını tanımıyoruz demesi bir kere çok talihsiz ve uygun olmayan bir açıklama. Mahkeme kararı kararının son fıkrasını okuduğunuz zaman kabul edilen talepler bakımından itiraza tabi, hukuk muhakemeleri kanunu gereğince reddedilen talepler bakımından da çünkü taleplerin tamamı kabul ya da reddedilmemiş bir kısmı kabul edilmiş bir kısmı reddedilmiş. Reddedilen talepler bakımından da hukuk muhakemeleri kanunu gereğince istinafa tabi. Bu hukuki yolları tüketmeden siz verilen bir kararı tanımıyoruz demeniz o zaman demokratik hukuk devleti ilkesiyle bağdaşmaz.
Burada mahkeme kararları eleştirilebilir. Bu kararın yanlış olduğu da söylenebilir. Bu kararı doğru bulan hukukçular da var, eleştiren hukukçular da var. Neticede ortada bir yargı kararı var. O yargı kararına uyulması hukuk devletinin gereğidir. Yoksa o zaman mahkeme kararlarına uyulmazsa, herkes kendi hakkını kendisi aramaya kalkışırsa orada düzen olmaz, devlet düzeni olmaz. O nedenle buradaki tepki haksız bir tepki. Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı’nın özellikle hem Kurultay ve İstanbul Kongresi ile ilgili soruşturma ve davalarla ilgili hem de İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve bazı belediyelerde devam eden yolsuzluk iddialarıyla ilgili soruşturmalarla ilgili sürekli yargıya müdahale eden, yargı mensuplarına hakaret eden, yargı mensuplarına tehdit eden karar veren sadece bir savcı değil savcının kararını denetleyen mahkeme hakim itirazlar var.
“YARGILAMA SÜRECİ İÇERİSİNDE HAK ARAMA YOLLARI SONUNA KADAR AÇIK”
Dolayısıyla yargılama süreci içerisinde hak arama yolları sonuna kadar açık. Burada verilen bir hatalı karar bir sonrasında tekrar denetlenip düzeltilebilir, onanabilir. Dolayısıyla burada yargı süreçlerini sükunetle, sabırla beklemek ve hak arama yollarını da sonuna kadar kullanmak gerekir.
Adalet Bakanı olarak bize yargıya müdahale etmemizi ister bir tavrı var. Cumhuriyet savcıları, hakimler böyle yapıyor. Adalet Bakanı olarak siz buna müdahale edin. Böyle bir durum söz konusu olabilir mi? Dolayısıyla yasamasıyla, yürütmesiyle, yargısıyla kuvvetler ayrılığının uygulandığı bir ülkedeyiz. suç ihbarı karşısında ki İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve ilçe belediyeleriyle ilgili olarak bazı belediyelerle ilgili olarak gerçekleştirilen soruşturmaların başlangıcını kamuoyu biliyor. Bu başlangıç nereden kaynaklandı? Yine kendi içindeki kendi arkadaşları İstanbul il başkanlığı binasının satın alınma sürecindeki toplanan paraların soruşturulması ile başlayan ve sonrasında bu soruşturma genişletilerek ve ihaleye fesat karıştırma iddialarıyla devam eden ve bir takım itirafçı ifadeleriyle daha da genişleyen ve ilçe belediyelerine ve bazı büyükşehir belediyelerine de sirayet eden bir soruşturma söz konusu. Biz Sayın Cumhurbaşkanımız ya da Adalet Bakanı olarak ben Cumhuriyet Savcılarına, hakimlerimize, yargıya bu soruşturmayı durdurun. Böyle bir soruşturma olamaz diyebilir miyiz? Diyemeyiz. Burada bu soruşturmalar Adli soruşturmalar, bu adli soruşturmaları sanki bir siyasi soruşturmaymış gibi, kasıtlı yapılıyor gibi bir algı oluşturmaya çalışıyor.
“MANAVGAT BELEDİYESİ’NDEKİ O GÖRÜNTÜLER HEPİMİZİ RAHATSIZ ETTİ”
Kamuoyu her şeyi iddianame yazıldığında ve iddianame yargı sürecinde tartışıldığında ve yargılama sırasında deliller konuşulduğunda iddia, savunma ve hüküm kurulduğunda her şey tüm çıplaklığıyla ortaya çıkacak. Bunu sabırla beklemek lazım.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve ilçe belediyelerindeki soruşturmalar devam ederken bir yandan da başka belediyelerde suçüstü yapıldıkları oldu. Yani Manavgat Belediyesi’ndeki o görüntüler hepimizi rahatsız etti. Kamu kurumlarında şeffaflık, özellikle tüyü bitmemiş yetimin hakkının korunması, milletimizin kaynaklarının bu şekilde çarçur edilmemesi, özellikle belediyelere kamu görevlerine güvenin yitirilmemesi bu noktada ortaya çıkan deliller ve iddialar karşısında Cumhuriyet savcısının susması söz konusu olabilir mi?
Ceza Mahkemesi Kanunu 160. maddesi bir suç ihbarı karşısında Cumhuriyet savcısı hemen soruşturmaya başlatmak zorundadır diyor. Başlatmadığı zaman görevini yapmamış olur ve şüphelinin lehine ve aleyhine tüm delilleri toplamak görevidir diyor.
Burada sadece İstanbul bakımından değil İşte İzmir’de başlayan ve devam eden, iddianamesi kabul edilen dava süreci var. Bir önceki İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı ile ilgili soruşturma evraklarını, müfettiş raporlarını Cumhuriyet Savcılığına takdim eden yine kendi belediye başkanları.
Diğer yandan soruşturmalar devam ederken Manavgat’ta suçüstü yakalanması belediye başkan yardımcısının ve yine Şile’de aynı şekilde suçüstü yapılması bir taraftan yargı soruşturmaları devam ettirirken diğer yandan da başka belediyelerinde Maalesef bu tür çirkin olayların devam ettiğini görüyoruz. Bu tüm kamuoyunun gözü önünde cereyan ediyor. Bizim yargıya müdahale etmemiz söz konusu olamaz.
Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı’nın özellikle İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile ilgili 5 ay önce başlayan soruşturmanın ilk anından itibaren bunun bir yolsuzluk soruşturması olmadığını, bunun bir siyasi soruşturma olduğunu söylemesi bir kere dosyanın içeriğini bilmeden, iddiaları görmeden, delilleri bilmeden hemen sahiplenmesi doğru değildi.
Yani kuvvetli suç şüphesini gösteren somut deliller bulunduğunda ve bir tutuklama sebebi de var ise kanunda bahsedilen delilleri karartma, kaçma şüphesi vesaire ki bu soruşturmalar kapsamında firari olanlar da var. Yurt dışından gelmeyenler var yakalaması olanlar var. Dolayısıyla kaçma şüphesi olanlar hatta kaçanlar da söz konusu.
Başsavcımızın bunu tek başına yürütmüyor Cumhuriyet Başsavcılığı yani savcılar dosyalara hakimdir ve sonrasında bunlar iddiadır. Neticede savcılık iddia makamıdır. İddia makamının öne sürdüğü bu iddialarla ilgili olarak bunu değerlendiren, ilk aşamada tutuklama kararlarını veren suç ceza hakimleridir.
Suç ceza hakimlerinin verdiği kararlara karşı asil ceza mahkemesine itiraz edilir.Bu mekanizmanın verdiği kararlarla ilgili olarak elbette ki eleştiriler söz konusu olabilir ama bunu tehdide varan cümlelerle özellikle Sayın Cumhurbaşkanımızla ilişkilendirerek savunma yapmaları doğru değil. Savunmanın yapılacağı yer yargı makamlarıdır. Zaten iddianame yazılma süreçleri de devam ediyor. Tutuklama kararlarının nasıl verileceği kanunlarımızda belli. Eğer bu kararlar yanlış, hatalı olduğu kanaatindeyse insanlar, kişiler, itiraz mekanizmaları da açık.
Dolayısıyla sadece tanık ifadesiyle ya da gizli tanık ifadesiyle tutuklama, eğer böyle bir durum varsa itiraz edilebilir.
CHP İstanbul İl Yönetimine atanan Gürsel Tekin’den çok konuşulacak sözler: Ortada bir cenaze var
TERÖRSÜZ TÜRKİYE SÜRECİ
Terörsüz Türkiye konusu Türkiye için çok hayati bir konu, çok önemli, çok önemsiyoruz. Bütün siyasi partiler bütün halkımız milletimiz şehit ailelerimiz hepsi önemsiyorlar. Terörden arınmış bir Türkiye inşa sürecini hızlandırır, diyoruz. 41 yıldan bu yana terörle mücadele eden bir ülkeyiz. Trilyonlarca maddi kaybımız var. Ama ondan daha önemlisi şehitlerimiz var, gazilerimiz var. Acı kayıplarımız oldu. Binlerce insanımızı maalesef terörde kaybettik.
41 yıldan bu yana da bugün enflasyonu konuşuyorsak, bugün ekonomide zorlukları konuşuyorsak, Bu 41 yıl boyunca Türkiye’nin kaybettiği ekonomik kayıpları göz önünde bulundurmak lazım. Türkiye 41 yıldan bu yana gelişmesinin ve kalkınmasının önünde en büyük engel olarak terörü gördü. Ve terör örgütünün kendini feshetmesi ve silahları yakması süreci çok önemli bir aşama.
Tabi bu aşamaya kolay gelinmedi. Bu aşama son bir yılda evet hızlandı ve Terörsüz Türkiye süreci olarak adlandırıldı.
Dolayısıyla tüm bunlara karşı koyabilmemiz ve içeride güçlü olabilmemiz için hep beraber etnik kökeni ne olursa olsun birlik beraberliğimizi kuvvetlendirelim vurgusu sonrası Sayın Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli’nin Ekim ayında grupta yaptığı konuşma ve çağrı sonrası İmralı’yla gerçekleştirilen görüşmeler sonrası terör örgütünün fesine yol açan ve terörün silah yakmasını sağlayan bir süreci hep beraber gördük. Bunlar çok önemli aşamalardı.
Bölgenin gelişmesini ve kalkınmasını engelleyen, oradaki yatırımları yavaşlatan, şantiyeleri basan terör örgütünün oralardan arındırılması süreci çok önemliydi. Tabii özellikle 23 yıl öncesine şöyle bir geriye doğru bandı sardığımız zaman 2002’de AK Parti iktidar olduğunda ilk işlerinden birisi Türkiye’de normalleşmeyi sağlamak ve bölgedeki olağanüstü hali ortadan kaldırmaktı. 47 kez uzatılmıştı olağanüstü hal. Bölgede bir olağanüstü hal yönetimi vardı.Biz onları o dönemleri unuttuk.Bölgede bir normalleşmenin adımı ilk atıldı.
Türkiye’de düşünce ve ifade özgürlüğü alanında, basın yayın özgürlüğü alanında konuşma özgürlüğü alanında çok önemli mesafeler alındı. Kürtçe devlet televizyonu kuruldu. Kürtçe enstitüler, seçmeli dersler, yine ana dilde savunma hakkı gibi, siyasilerin kendi dillerinde propaganda yapabilmesi hakkı gibi birçok yenilik ve demokratikleşme adımları atıldı. Zemin hazırlayan, sağlayan bütün unsurlar ortadan kaldırılarak bugünlere geldik ve terörle yapılan mücadele Terörsüz Türkiye sürecini konuşmamızı sağladı.
Terörsüz Türkiye sürecinde özellikle bu süreç konuşulmaya başladıktan itibaren devletimizin tüm kurumları tam bir koordinasyon içerisindeydi. Gerek Milli İstihbarat Teşkilatımız, gerek ilgili bakanlıklarımız, Milli Savunma Bakanlığı, Dışişleri, Adalet, ilgili hangi bakanlıklar varsa hepsi tam bir koordinasyon içerisinde bu süreci yürüttü. Bu koordinasyon olmasa bu başarı sağlanamaz.
Yani bu koalisyon dönemlerinde o 90’lı yılların iktidardaki partilerin farklı farklı bu konularda farklı düşünmeleri durumunda bu başarının sağlanamayacağı açık. Bu koordinasyonu sağlayarak Terörist Türkiye sürecindeki aşamaları, evreleri bir bir başarıyla geçmiş olduk. Ve şu andaki evre, silah yakma sonrası Meclis’te kurulan komisyon çok önemli.
Özgür Özel’in ‘Gürsel Tekin’i ihraç ettik’ sözlerine CHP’li Mehmet Sevigen’den yanıt
“ÇOCUKLARIN SUÇA İTİLMESİNİN ÖNÜNE GEÇİLECEK”
Çocuk adalet sistemi gerçekten çok önemli. Hem suça sürüklenen çocuklar bakımından önemli hem de suç mağduru çocuklar bakımından önemli. Çocuk adalet merkezleri oluşturuyoruz. Yani yeni dönemde önceki yıllardan başlayan geleneği daha da hızlandırıyoruz. Bursa’da Çocuk Adalet Merkezi’mizi açtık. Erzurum’da açtık. İzmir’de şu anda çalışmaları devam ediyor.
Çocukları yetişkinlerin yargılandığı mahkemelerden, adliyelerden farklı ortamlarda bu hem suça sürüklenen çocuk bakımından önemli hem de suç mağduru çocuk bakımından önemli.
Genel olarak aslında demokratik hukuk devletlerinde ve bize yakın hem nüfus bakımından hem de demografik bakımından bize uygun olan ülkelerle aslında Türkiye’nin uygulaması biraz birbirine benziyor ama farklılıklar var. Bizde 12 yaşın altındaki çocuklar suç sorumluluğu yok, ceza sorumluluğu yok. 12 yaşından küçük bir çocuk suç işlediğinde hapis cezası almaz.
Ne olur? Onlara özgü tedbirler uygulanır. 12 ile 15 yaş arasında bir çocuk eğer suç işlemişse o işlediği suçun idrakinde ise adli tıp raporuyla bu sabitse burada alacağı ceza bir bölü ikiye indirilir. Yani yetişkinlere göre daha yarı oranında indirilir.15-18 yaş aralığında ise çocuk suç işlemişse, burada da diğer cezalar 1 bölü 3 oranında indirilir, 3’te 1’i indirilir yetişkinlere göre.
Eğer ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren bir kasten öldürme suçu işlemişse 18 yıldan 24 yıla kadar hapis cezası alır.Bu konuda akademisyenlerimizle, uygulayıcılarımızla toplantılar yaptık. Özellikle İstanbul’da meydana gelen Ahmet Minguzzi cinayeti ve sonrasında devam eden olaylar ve bu konuda bir çalışma yapmamızı gerektirdi.
Bundan sonraki olaylar bakımından en azından bir caydırıcılığın sağlanması bakımından dünya ülkelerinde Avrupa’da bize yakın ülkelerde nasıl uygulamalar var ve biz bu konuda daha neler yapabiliriz diye çalışma başlattık. 11. Yargı paketinde bu gelişmeleri görebiliriz.”…

Reklam