BIST 100
14.079,97 -0,09%
DOLAR
47,0315 0,00%
EURO
53,9854 0,51%
GRAM ALTIN
6.168,02 0,66%
FAİZ
41,24 0,76%
GÜMÜŞ GRAM
88,29 -0,57%
BITCOIN
64.964,00 0,67%
GBP/TRY
63,7402 1,21%
EUR/USD
1,1473 0,46%
BRENT
85,19 0,54%
ÇEYREK ALTIN
10.084,71 0,66%
İzmir Açık
İzmir hava durumu
31 °
Reklam

SİYASET

MHP Lideri Bahçeli: 30 Ağustos ruhu ayakta

MHP Lideri Bahçeli: 30 Ağustos ruhu ayakta

MHP lideri, başta Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere tüm Milli Mücadele kahramanları ve Türkiye’nin bekası için can veren şehitleri rahmet ve minnetle andığı mesajında özetle şunları kaydetti:
“Ağustos ayı Türk milletinin zafer ve zirve ayıdır. Taarruz ile zaferi buluşturan yalnızca sahadaki askeri üstünlük değildir. 30 Ağustos Başkomutanlık Meydan Muharebesi’nin arkasında ve özünde; strateji ustalığı, siyasi taktik uzmanlığı, uzağı yakın eden dört başı mamur hazırlık evresi, hiç azalmayan akıl ve sabır erdemi, elbette hiçbir muhasım odağın başa çıkamayacağı iman ve istiklal sevdası yer almıştır. Türk milleti belini bükmeye cüret eden ehl-i salibi mahvı perişan etmiştir. 103 yıl evvel düşmansız Türkiye’yi kanıyla, canıyla, emsalsiz vatan sevgisiyle başaran Türk milleti, şimdi de ‘Terörsüz Türkiye’ye Allah’ın izniyle ulaşacaktır. Vatan topraklarımızda gözü olan zalimler, üzerimizde hesap yapan kanlı emeller milletimizin kahrına ve çelikten iradesine 103 yıl önce nasıl çarpmışlarsa, akıbet gene aynı olacaktır”
‘Tahammül yok’
“Türk milleti, uzun bir süre girdiği savunma pozisyonundan çıkıp taarruza geçerek ve tam bağımsızlığı hususunda tavizsiz olduğunu pek çok bedel ödemesiyle göstererek milli birliğini, milli varlığını, milli geleceğini güvenceye almıştır” diyen Bahçeli, şu ifadeleri kullandı:
“Çekile çekile bugünkü sınırlarına kadar gerileyen milletimizin kaybetmeye, yıkılmaya, yok olmaya en ufak tahammülünün olmayacağı açıkça anlaşılmış ve açığa kavuşmuştur. Artık çekilecek ne bir toprak parçamız ne de kaybedecek bir insanımız vardır. Tam bir inanmışlıkla ifade etmek isterim ki, şehitlerimizin aziz ruhları Türkiye Cumhuriyeti’nin ebediyete kadar muhafızı, ecdadımızın hayır duası ise hepimizin yolunu aydınlatan ve gücümüze güç katan kutsal destektir. Zaferlerimizden rahatsız olanlar, birliğimizden ve beraberliğimizden ürperenler ve ürkenler unutmasınlar ki 30 Ağustos ruhu ayaktadır, maşeri vicdanda mahfuzdur.”…

‘Havadan yardıma cesaretiniz var mı?

‘Havadan yardıma cesaretiniz var mı?

MEHTAP GÖKDEMİR/ANKARA-CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada özetle şunları söyledi:
TÜRKİYE’NİN YAPTIRIMI OLMALI: İsrail’in bugün iki kötü planı var. Birincisi, Gazze’yi tamamen boşaltmak. İkincisi, Doğu Kudüs ile Batı Şeria’nın bağını koparmak. Bu, apaçık vahşi bir etnik temizlik politikasıdır. Bölgenin en güçlü devleti olan Türkiye’nin buna karşı bir sözünün, bir ağırlığının, bir yaptırımının olması gerekir.
FİDAN’A “YUNAN TEZİ” TEPKİSİ: Büyük bir zaferi kazanan, 9 Eylül’de ülkeyi Yunan işgalinden kazanan orduların komutanın kurduğu partinin Genel Başkanına ‘Yunan tezini destekliyorsun’ derseniz, hak ettiğiniz cevabı alırsınız Sayın Bakan. Kurtlar Vadisi müzikleriyle kendini derin devlet adamı gibi gösteren birtakım TikTok videolarıyla meşgul olmayacak.
HAVADAN YARDIM CESARETİNİZ VAR MI? Kanada, Singapur, Belçika, Mısır, Ürdün, Birleşik Arap Emirlikleri, Fransa, Almanya, İspanya, İtalya ve Endonezya. Karadan yolladıkları insani yardım ulaşmayınca, Filistin’e havadan ulaştırdılar. Türkiye yapmadı. Bu bir siyasi karar gerektirir. Bu siyasi kararı almaya cesaretiniz var mı? Bu kararı vermek için Meclis çalışmaya devam etmelidir.
‘BİZİMKİLER’ DEDİRTEBİLECEK MİSİNİZ: Kıbrıs’ta ‘Acaba bu gece bizi mi katledecekler’ diye bekleyen masum kızlar gökyüzüne bakıp ‘Bizimkiler’ diyebiliyordu. Filistin’deki çocuklara ‘Bizimkiler’ dedirtebilecek misiniz? Oraya asker, silah indir demiyorum. Mama, su, un, ekmek yolla.
NETANYAHU’YA NİNNİ: Netanyahu’ya danışmanı gider ve ‘Erdoğan başta, bütün muhalefet liderleri Filistin’e gelmeye karar verdiler. Bütün Meclis’in mutabakatı ile Filistin’e destek için yasaların teklifi, Meclis’in haftanın yedi günü çalışmasına karar verdiler. Türkiye, Filistin’in ihtiyaç duyduğu tüm insani yardım için Türk Hava Kuvvetleri’ne talimat verdi Meclis’in kararıyla’ derse, Netanyahu bu akşam rahat uyumaz. Ama konuşmanız Netanyahu’ya ninni niteliğindedir.
Bahçeli ile Özel tokalaştı
* Kurtulmuş ve tüm milletvekilleri, Genel Kurul’a üzerinde Türkiye ve Filistin bayraklarının bulunduğu atkılarla geldi.
* MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli salona ilk gelen liderlerden oldu. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, salonda Bahçeli başta olmak üzere tüm grupların başkanları ve grup başkanvekilleriyle tokalaştı. İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu ile Bahçeli’nin selamlaşmaması ise dikkati çekti.
* Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın sunumunu locadan izledi.
* Genel Kurula verilen arada Bahçeli, bir süre kuliste oturdu, çay içti. CHP Osmaniye Milletvekili Asu Kaya, Bahçeli’nin yanına giderek bir süre sohbet etti, sağlığını sordu. “Sizinle Meclis özel” diyerek, Bahçeli ile fotoğraf çektirdi. Kaya, sohbete ilişkin “Tanışıklık nereden dediler. Osmaniye milletvekiliyiz. Ama aynı zamanda büyük babam tarafından merhum babanızla tanışıklığı, komşuluğu onu ifade ettim” diye konuştu….

‘Komisyonun çalışma süresi uzatılabilecek’

‘Komisyonun çalışma süresi uzatılabilecek’

Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun çok büyük bir temsil gücünün bulunduğunu dile getiren Kurtulmuş, komisyona bir parti hariç bütün partilerin katıldığını ve şimdiye kadar kararların ittifakla alındığını vurguladı. Bu komisyonun görevlerinden birisinin sürecin gereklerinin yerine getirilmesi için tekliflerde bulunmak olduğunu anlatan Kurtulmuş, “Burası anayasa hazırlayacak bir komisyon değil. Neler yapılabileceğine ilişkin teklifler, Meclis’e hazırlanıp gönderilecek” bilgisini verdi.
‘Beyaz Toros tesadüf değil’
Komisyon çalışmalarının ne zaman tamamlanacağına yönelik soruyu ise Kurtulmuş, “Aldığımız karar 31 Aralık 2025’te komisyon çalışmalarını sonlandırması, bunu kendi yönergemizde belirledik. Eğer gerekirse iki ay süreyle, ikişer ay süreyle uzatılabilir” diye yanıtladı.
Kurtulmuş, “Terörsüz Türkiye” sürecine ilişkin “Bu iş hayırlı bir iştir. Bu kadar açıklamalar yapılmış, bu kadar sembolik de olsa silah bırakma süreci başladıktan sonra bu işin bir an evvel tamamlanması, bunun için de örgütün süratle silah bırakma ve kendisini feshetme sürecini hızlandırması lazım” dedi. Kurtulmuş, TBMM önünde yakılan “Beyaz Toros”a ilişkin de “Sıradan bir adli olay gibi görünüyorsa da komisyonun toplanacağı, ilk dinlemeye başlayacağı gün Meclis’in önünde bir Beyaz Toros’un yakılması herhalde tesadüf değildir. Bunların farkında olmamız lazım, yaptığımız işin ciddiyetine sahip olmamız lazım” dedi….

Reklam
'Gazze’deki facia bütün insanlığın meselesi'

‘Gazze’deki facia bütün insanlığın meselesi’

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Japonya’nın önemli gazetelerinden Nikkei Shimbun için kaleme aldığı makalesinde, Gazze için dünyaya vicdan çağrısı yaptı.
Erdoğan Japonca ve İngilizce olarak yayımlanan makalesinde, Türkiye ile Japonya’yı birbirine bağlayan gönül köprüsünün resmi belgelerden daha güçlü, tarihten ve insanlık vicdanından beslenen bir köprü olduğunu ifade etti.
‘Türkiye susmayacak’
Gazze’deki duruma değinen Erdoğan, şunları kaydetti: “Gazze bugün insanlığın vicdanını en ağır imtihanlardan biriyle karşı karşıya bırakmaktadır. İsrail’in soykırımı ve işgali sonucu çocukların açlıktan öldüğü, hastanelerin çalışamaz hale geldiği, şehirlerin harabeye döndüğü, milyonlarca insanın en temel ihtiyaçlardan mahrum bırakıldığı bir tabloya şahit oluyoruz. Bu facia bütün insanlığın meselesidir. Biz Türkiye olarak susmadık, susmayacağız.
Ateşkesin sağlanması, insani yardıma engelsiz erişim ve masum sivillerin korunması için her platformda gayret sarf ediyoruz. Ancak biliyoruz ki sesimiz daha gür çıkmalı, tesirimiz daha geniş olmalı. Japonya’nın barışı önceleyen irfanı, uluslararası hukuka bağlılığı ve vicdani hassasiyeti bu süreçte pek kıymetlidir.
Türkiye’nin bölgesel tesiri ve insani yardım kapasitesiyle birleştiğinde ortaya vakur ve güçlü bir ortaklık çıkacaktır. Bugün yapılması gereken, ateşkesi temin edecek diplomatik gayretleri artırmak, insani yardımları daha düzenli ulaştırmak, çocukların eğitim ve sağlık ihtiyaçları için kaynaklar oluşturmak ve en önemlisi iki devletli çözüm temelinde adil barışı sahiplenmektir. Böylelikle Gazze’de sadece yaraları sarmakla kalmaz, aynı zamanda geleceği ihya edecek bir ümit de doğurabiliriz.
Geldiğimiz bu noktada Gazze’deki zulme karşı dünya olarak da aynı dayanışmayı göstermek hem tarihi mesuliyetimizin hem de insanlık vakarının gereğidir.
Dayanışmanın somut adımlara dönüşmesi, barışın, adaletin ve vicdanın güçlenmesine zemin hazırlayacaktır. Çünkü dünya ancak ortak irade ve çabalar sayesinde daha adil, daha güvenli ve daha insani bir geleceğe kavuşabilir.”
Müslüman Alimler Birliği heyetini kabul etti
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İslami ve İnsani Bir Sorumluluk: Gazze” programı için İstanbul’da bulunan Dünya Müslüman Alimler Birliği heyetini kabul etti. Sultanahmet’teki Tunuslu Hayreddin Paşa Konağı’ndaki kabulde, İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Cumhurbaşkanı Dış Politika ve Güvenlik Başdanışmanı Akif Çağatay Kılıç, Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş, Uluslararası İslam Düşünce Vakfı ve İslam Düşünce Enstitüsü Başkanı Mehmet Görmez de hazır bulundu.
Şanghay’da Putin ile görüşecek
elecek hafta Çin’de başlayacak Şanghay İşbirliği Toplantısı’nda Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve diğer liderlerle ikili görüşmeler yapacak.Erdoğan, Çin’in Tiencin şehrinde 31 Ağustos-1 Eylül tarihlerinde düzenlenecek Şanghay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ) Zirvesi’ne katılacak. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, NSosyal’deki hesabından yaptığı açıklamada şunları kaydetti:
“Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan, Çin Halk Cumhuriyeti Devlet Başkanı Şi Cinping’in davetine icabetle, Şanghay İşbirliği Teşkilatı 25. Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi’ne şeref konuğu olarak katılmak üzere 31 Ağustos-1 Eylül 2025 tarihlerinde Tiencin’e ziyarette bulunacaktır. Ziyaret çerçevesinde Cumhurbaşkanımız, 1 Eylül Pazartesi günü genişletilmiş formatta düzenlenecek Zirve oturumuna hitap edecektir. Cumhurbaşkanımız ayrıca, ev sahibi mevkidaşı Şi Cinping başta olmak üzere diğer liderlerle ikili görüşmelerde de bulunacaktır.”Kremlin’den yapılan açıklamaya göre Putin ve Erdoğan Şanghay İşbirliği Toplantısı’nda bir görüşme gerçekleştirecek. -ANKARA Milliyet…

Diriliş Yolu'ndan 30 Ağustos'a uzandık! 'Toprak altındaki kayıp şehitleri bulacağız'

Diriliş Yolu’ndan 30 Ağustos’a uzandık! ‘Toprak altındaki kayıp şehitleri bulacağız’

Zeynep Dilara Akyürek / Milliyet.com.tr – Bugün 103 yıldır gurur ve saygıyla andığımız yüzlerce şehidin kanıyla kazandığımız topraklarımızda ‘Zafer Bayramı’ kutluyorsak, sayısız isimsiz kahramana sonsuz borcumuz var demektir. Bastığımız yerleri toprak diyerek geçmemeli, tanımalıyız demektir. Bugün 30 Ağustos 2025’se ve biz Anadolu’nun dört bir yanında nefes alıyorsak, “Fışkırır ruhi mücerret gibi yerden na’şım” diyen atalarımızı unutmamalıyız demektir.Büyük Taarruz, 30 Ağustos Zafer Bayramı olarak anılmadan 1 yıl önce, Sakarya Meydan Muharebesi’nde bugün bile izleri toprağa sığmayacak bir kahramanlık sergilenmişti. Milli Savunma Bakanlığı verilerine göre toplamda 22 gün, 22 gece süren savaşta 5 bin 434 şehit verildi.NitekimMustafa Kemal Atatürk de bu muharebeyi ‘Sakarya Melhâme-i Kübrâsı’ (çok büyük ve kanlı savaş) şeklinde adlandırmıştı. ÇünküAtatürk, ne yana dönse kan gölü, nereye elini uzatsa şehit ve gazileri görüyordu. Kapanmayacak çok yara almıştık, yıllar geçse de her sene aynı ruhla anılacak bir zafere giden yolda Sakarya, dönüm noktası olmuştu. Hiçbir askeri araç, silah ya da destek olmadan; sadece iki uçak ve binlerce kahraman şehidin canı pahasına kazanılan bağımsızlık ve kurtuluş mücadelesi, bugünlerde anlamlı bir yürüyüşle yeniden anılacak. Savunma sanayiinin öncü kuruluşlarında uzun yıllar görev yapmış makine mühendisi Yücel Demir’in öncülüğünde düzenlenen bu yürüyüş, Sakarya Meydan Muharebesi’nin ‘kayıp’ şehitlerinin izini sürmek amacıyla gerçekleştiriliyor.5-10 Eylül arasında savaşın en acı hatıralarına sahne olan cephe hattında yürünecek kilometrelerce yolda, şehitler anılacak. Yücel Demir, hâlâ mezarı bulunamayan yüzlerce şehidimizi ve şarapnellerle dolu cephe hattını Milliyet.com.tr’ye anlattı.

ZAFER’İN AYAK İZLERİ: ‘HER GÜN 40-50 KİLOMETRE YÜRÜYECEĞİZ’
1922’nin 30 Ağustos günü gelecek zafer için 1 yıl kadar önce kritik bir eşik atlanmıştı. Yokluk içinde savaşan atalarımız, tam anlamıyla bir ordu düzenine bile sahip değildi. Kadın ve çocuklar da cephede savaşan erkeklere mühimmat ve sağlık konusunda destek oluyor, onlarla yaşama ve yaşatma savaşı veriyordu. Ne olursa olsun savaşmak için yürekli kahramanlarımız tüm yokluklardan daha da büyük bir varlıktı. Düşmanın karşısında topyekûn kurtuluşa yürüyen koskoca bir Anadolu vardı.Sakarya Meydan Muharebesi her türlü yokluğa rağmen kazanılmalı, Yücel Demir’in “Sakarya’yı kazanamasak belki de 30 Ağustos’u kutlayamazdık” sözlerindeki ‘zafer’ bizim olmalıydı. Büyük Taarruz’dan önce Sakarya Meydan Muharebesi’nin kazanılmış olması ‘zafere’ emin adımlarla yürümemiz için yol açmıştı. O yollar, dün geleceğimize uzanırken bugün geçmişimize ışık tutuyor. Yücel Demir, hâlâ savaşın izlerini taşıyan rotada yapacakları yürüyüşü ve Sakarya Meydan Muharebesi’nin zafere giden yoldaki önemini şöyle anlatıyor:
“Sakarya Meydan Muharebesi yaklaşık bir yıl önce yapılıyor. Büyük Taarruz 26 Ağustos’ta başlayan ve 30 Ağustos’ta son darbe indirdiğimiz savaş aslında. Sakarya Meydan Muharebesi 23 Ağustos’ta başlıyor, 22 gün 22 gece süren bir dönüm noktası. Sakarya Meydan Muharebesi’ni kaybetmiş olsaydık herhalde biz biz olmayacaktık. Çünkü düşmanın Meclis’e girmesine 50 kilometre kalmıştı. Bir dönüm noktası yani. Savaş alanlarındaki isimsiz şehit mezarlarını görünce kafamızda bir yürüyüş ve anma fikri şekillendi. Niye bugüne kadar bu yollar tanıtılmadı bize? Dünyada örnekleri var, mesela Bosna Hersek’te bir ‘Ölüm Yolu’ var, yaklaşık 100 kilometre. Her yıl binlerce kişi o yürüyüşe katılıyor. Eski hava fotoğraflarından, haritalardan tahmini olarak son çekildiğimiz siperleri belirlemişler ama sahaya gitmek gerekiyordu. Son siper hattımızın haritalarını çıkardık. 23 Ağustos’ta savaşın başladığı hat daha önce haritalanmış. Bizim amacımız bizim askerlerimizin çekildiği son siper hatları. Bu yürüyüşü yapıp insanlara burayı tanıtmak gerektiğini düşündük. Güzelcekale Muharebeleri denen bir muharebe hattı var. 200 kilometreyi her gün 40-50 kilometre olarak yürüyeceğiz. Tahminimize göre o bölgelerde gömülü 15 bin şehidimiz var. Savaş alanında şehit olanlar, Yunan hattında kaldı. Ne oluyordu sonra? Yani sağlık sebebiyle gömülüyor olabilirler diye soru işareti var. Çünkü iki gün sonra kokar, hastalık yayar. Askerlerimizi o zaman köylülere gömdürmüş olabilirler diye düşünüyoruz. Sadece bir köy buna sahip çıktı. Ahırlıkuyu denen bir bölgede kadınlar akşam gidip bizim şehitleri alıp getirip köyün yanına gömmüşler. Hatıratlarda okuyoruz. 300’e yakın bizden şehit var. Yakın bir köyün muhtarıyla görüşürken, ‘Benim ninemin annesi hatırlıyormuş’ dedi.”
Alıntı Metni

‘TOPRAK ALTINI TARAYIP ŞEHİTLERİ BULMAK İSTİYORUZ’
Geçmişimize dair elimizde pek çok bilgi var. Bize her yaşımızda anlatılan kahramanlıklar, bildiğimiz kadarıyla bile asalet ve gurur dolu geçmişimize minnetle bakmamıza yetiyor. O gün topraklarımızı canı pahasına savunan binlerce şehit, bizim bilmediğimiz pek çok sırrı da saklıyor. Belki de bildiklerimiz bilmediklerimizden çok daha az. Öyle ki Yücel Demir, yaptığı araştırmalar sonucu bilinen şehit sayısının, bilinen mezar sayısından çok daha fazla olduğunu keşfetmiş. Yani pek çok şehidimizin mezarının yeri hala bilinmiyordu. Bu yüzden de bastığımız yeri toprak diyerek geçmemeliydik. Yücel Demir, toprak altını görüntüleyebilecek ve şehit mezarlarını keşfedebilecekleri bir cihaza ihtiyaç duyduklarını belirterek, cepheden bugüne ulaşan ‘kayıp’ hikâyeleri anlattı.
“Genel Kurmay arşivlerindeki şehit sayısı çok az görünüyor. 3 bin civarında bir rakam verilmiş ve çok sayıda kayıp olduğu belirtilmiş. Oysa şehit sayımız 15 binin üstünde gözüküyor. Bizim amacımız bunları araştırmak. Biraz da mesleki olarak da insansız hava araçları ve diğer radar sistemlerini kullanmaya yakınım tabii. Bu sistemlerle şehitlerimizi araştırmak istiyoruz. Çalışmayı bitirdikten sonra önümüzdeki bir yılı buna ayırmak istiyorum. Devamında Güzelcekale kısmını araştırmak istiyorum. Katliam oluyor orada. Boğaz boğaza çatışmalar var.” – Yücel Demir

10 UÇAKTAN SADECE 2’Sİ KULLANILABİLDİ
Milli Savunma Bakanlığı verilerinde muharebeye katılan 5 bin 401 subay, 96 bin 326 er, 825 makineli tüfek, 54 bin 572 tüfek, 1309 kılıç, 196 top ve 10 uçaktan kullanılabilir durumda olan 2 uçak olduğu bilgisi yer alıyor. Bu 2 uçak muharebenin ilk günlerinde kullanılamaz hale gelmiş ve Yücel Demir’in paylaştığı bilgilere göre ustalar, parçalanmış iki uçaktan bir uçak çıkarmak için çok uğraşmıştı. O günden bugüne savunma sanayii başarılı mühendislerle daha güçlü adımlar attı ve kendi uçağını üretecek mühendisleri yine Anadolu yetiştirdi. Savunma sanayii için önemli çalışmalarda ter dökmüş mühendislerden biri olan Yücel Demir, kurtuluş mücadelesinde yokluğuyla da savaştığımız cephaneliklerle ilgili kayda geçen bilgileri şu şekilde aktardı:
“Yunanlılar orduyla sağlam duruyor, biz o zaman düzenli orduya yeni geçiyoruz. ‘Grup’ diyorlar bizimkilere. Askerlerin yüzde 85’inin elbisesi yok. Ayakkabısı yok. Ölen Yunan askerlerinin elbiselerini parçalayıp ayaklarına sarıyorlar. Silah sayımız çok az. Tüfeklerimiz beş çeşit. Kamyonumuz yok. Ruslardan gelenler, depolarda kalanlar 5 farklı çeşit mermiyi askerlere iletmek zorundasınız. Kılıçlar yarım metre, 75 cm ve kalın. Sakarya Meydan Muharebesi bittikten sonra Atatürk’ün emriyle Konya’da kılıç üretmek üzere çalışma başlatılıyor. Bir yıl sonraki Büyük Taarruz sırasında bizim askerlerimiz Yunan askerlerine rastlıyorlar. Kafaları yarılmış hepsinin. Yaptığımız kılıçlar kesmiyor kafalarını ancak yarıyor. Onların 18 uçağı var. Bizim 2 tane var. Bu iki tane de daha birinci gün düşüyor, parçalanıyor. Bizim ustalarımız ikisinin üstünden parçalar çekip bir tane uçak yapmaya çalışıyorlar.”
Alıntı Metni

‘ASKERLERE NE YEMEK VERDİNİZ?’
Sakarya Meydan Muharebesi’nden sonra ordumuz, büyük imkânsızlıklara rağmen 30 Ağustos’a yani zafere yürüdü. Bu zafer, yaklaşık 300 yıl boyunca süren geri çekilmenin ardından, Türk milletinin Anadolu’da yeniden hâkimiyet kurduğu tarihi bir dönüm noktasıydı.Atatürk, kutlamalar için düzenlenen yemekte yine ‘Ata’ olmuş ve tarihi bir an daha kayıtlara geçmişti. Yücel Demir, askerleri açken kutlama için Mustafa Kemal’in birkaç lokmalık yemeği nasıl reddettiğini anlatarak sözlerini şöyle noktaladı:
“300 yıl sonra büyük bir güç elde etmişsiniz. Tabii orada komutanlar bir araya geliyor. Sofrada bir tane cılız tavuk, üç dilim de kara ekmekle zafer kutlanıyor. Hepsi bu kadar. Atatürk orada yaverine soruyor: ‘Askerlere ne verdiniz? ‘Dünden kalan kavrulmuş buğdayı verdik’ cevabını alınca, Atatürk arkasını dönüyor ve hiçbir şey yemeden gidiyor.”…

Bakan Kacır: Ay'a milli uzay aracımızla gideceğiz

Bakan Kacır: Ay’a milli uzay aracımızla gideceğiz

Konaklı Kayak Merkezi’nde düzenlenen “27’nci Gökyüzü Gözlem Etkinliği Açılış Töreni’ne katılmak için Erzurum’a gelen Kacır, gözlem etkinliklerine katılıp teleskopla yıldızları izledi. Bakan Kacır, burada gazetecilere yaptığı açıklamada, Gökyüzü Gözlem Etkinliği’nin 27 yıldır TÜBİTAK’ın ev sahipliğinde gerçekleştirildiğini söyledi.
Erzurum’un çok önemli bir gökyüzü gözlem merkezi olduğunu ifade eden Kacır, şöyle konuştu:
“Çünkü Doğu Anadolu Gözlemevi’miz burada ve 4 metre çapında ileri teknolojilere haiz bir teleskopla Çin’den Kanarya Adaları’na kadar uzay gözlemlerinin en ileri seviyede yapılabildiği bir merkez. Dolayısıyla biz de hemen Doğu Anadolu Gözlemevi’mizin yanında bu Gökyüzü Gözlem Etkinliği’ni gerçekleştiriyoruz. Şu anda Türkiye’nin dört bir köşesinden binden fazla misafirimize ev sahipliği yapıyoruz. Bu yılki etkinliğimize 30 binden fazla misafirimiz katılmak için başvurdu ama fiziki sınırlarımızdan ötürü biz kura ile bine yakın ziyaretçimizi tespit ettik ve onları burada ağırlıyoruz.”

AK Parti Sözcüsü Çelik CNN Türk’e konuştu: İsrailli aşırı sağcı bakana sert tepki
“BU COŞKUYU, HEYECANI ÖNEMSİYORUZ”
Kacır, etkinlikte atölye çalışmalarının yer alacağına değinerek, “Gökyüzü gözlem etkinlikleri hem gün boyu pek çok atölyenin, eğitimin, seminerin gerçekleştiği hem de gece boyu yıldızların, galaksilerin teleskoplarla izlendiği bir etkinlik. Türkiye Uzay Ajansı ve TÜBİTAK’ın koordinasyonunda bu etkinliğe ev sahipliği yapan çok sayıda astronomumuz aslında misafirlerimize eğitimler vermekte. Bu coşkuyu, heyecanı önemsiyoruz çünkü Milli Teknoloji Hamlesi’nin, Milli Uzay Programı’nın öncüsü olarak Türk gençlerini, TEKNOFEST kuşağını görüyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde Milli Teknoloji Hamlesi’nin tam bağımsız Türkiye yolculuğunu Türk gençleri geleceğe taşıyorlar ve burada da çok sayıda gençle birlikteyiz.” diye konuştu.
Kacır, alanda yıldızları izlediklerini anlatarak, şöyle devam etti:
“Milyonlarca yıl ötesinden gelen yıldızların ışığını birlikte izledik. Türkiye uzay biliminde, uzay teknolojilerinde mesafe kat ediyor. Çok büyük bir hızla aslında önemli kazanımlar elde ediyor. İMECE yüksek çözünürlüklü görüntüleme uydumuz 2023’te uzaya gönderildi. 2024’te milli haberleşme uydumuz TURKSAT 6A’yı uzaya gönderdik. 2024’te ilk insanlı uzay misyonumuzu Alper Gezeravcı icra etti. 2026, Ay misyonumuz için hazırladığımız milli uzay aracımızı tamamladığımız yıl olacak ve 2027’nin ilk aylarında inşallah Türkiye ay yıldızlı bayrağını Ay’a taşıyan bir ülke olacak. Bu uzay aracımızda milli hibrit roket motorumuz da geliştirdiğimiz teknolojiyi değerlendirmiş olacağız. İMECE 2, İMECE 3 projeleri TÜRKSAT 7A projesi uydu teknolojilerinde yeni adımlar attığımız, daha ileri kazanımlar elde ettiğimiz projeler olacak.”
Son dakika: Gazze’de çatışma sesleri! İsrail medyası: Kayıp askerler var
“ULUSLARARASI İŞBİRLİĞİYLE BİR UZAY LİMANI İNŞA EDECEĞİZ”
Türkiye’nin uzay limanı inşa edeceğini vurgulayan Kacır, şunları kaydetti:
“Uluslararası işbirliğiyle bir uzay limanı inşa edeceğiz. Bu uzay limanı sayesinde Türkiye, kendi roketleriyle kendi uydularını uzaya gönderen bir ülke olma yolunda çok önemli bir altyapı kazanmış olacak. Bütün bunlar Sayın Cumhurbaşkanımızın sağlam iradesi sayesinde mümkün oldu. Savunma sanayisindekine benzer şekilde uzay teknolojilerinde de artık Türkiye gerçekten küresel düzeyde bir iddia sahibi. İnşallah bu kazanımlar hem stratejik, hem de ekonomik değer taşıyacak ve Türkiye Yüzyılı’na bizleri çok daha hızlı şekilde eriştirecek. Uzay ekonomisi diyorum çünkü küresel düzeyde yılda 600 milyar doların harcandığı bir alandan bahsediyoruz. Bundan pay alabilmek için bilimde, teknolojide ilerlememiz çok önemli. Bütün bunlar beşeri sermaye, insan kaynağı olmazsa olmaz. Bu anlamda Milli Eğitim Bakanımıza şükranlarımızı sunuyorum. Hem Türkiye Yüzyılı Maarif modelinde Milli Teknoloji Hamlesinin tüm unsurlarını en güçlü şekilde öğrencilerimizle buluşturdukları hem de bu etkinliklerin her birinde bizlerle birlikte heyecanı paylaştıkları için tüm eğitim camiamıza teşekkür ediyorum.”…

Reklam
Bakan Tekin: Erzurum'da TEKNOFEST istiyoruz

Bakan Tekin: Erzurum’da TEKNOFEST istiyoruz

Çeşitli ziyaretlerde bulunmak için Erzurum’a gelen Tekin, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır ile Konaklı Kayak Merkezi’nde düzenlenen “27’nci Gökyüzü Gözlem Etkinliği Açılış Töreni’ne katıldı.
İlginizi Çekebilir
Açılışın ardından Kacır ile gözlem etkinliklerine katılan Tekin, gazetecilere açıklamalarda bulundu.
Bakan Tekin, “Biz Erzurum, Erzurumlu siyasetçiler, yerel yöneticiler olarak açıkçası Erzurum’da TEKNOFEST istiyoruz. Biz de diyoruz ki ‘Erzurum TEKNOFEST için hazır.’ Tecrübesini, deneyimini de biz geçtiğimiz yıl robot yarışmasında gördük inanılmaz bir ilgi var. İnşallah bir gün Erzurum’da TEKNOFEST’i hep birlikte icra ederiz.” diye konuştu.
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Kacır CNN Türk’te konuştu: Türkiye uzay teknolojisinde hızla ilerliyor
Gökyüzü Gözlem Etkinliği’nde gençlerin heyecanına ortak olmaya çalıştıklarını söyleyen Tekin, şunları kaydetti:
“Bu çocuklar, bu gençler için ne yapsak azdır diyorum. Onları yetiştiren öğretmenlere, ailelere şükranlarımı sunuyorum. Biz bu ülkenin bir hizmetkarı olarak bu çocukların bilim yolculuğunda hizmet etmekle mükellef bireyler olarak, onların kendilerini en iyi şekilde yetiştirmeleri için önümüzdeki yüzyılı, Türkiye Yüzyılı yapacak bilim insanları yetiştirmek için bu bilim sayesinde ekonomik, toplumsal katkı üretecek bilim insanlarını sayısı artırmak için biz de Milli Eğitim Bakanlığı olarak bütün bakanlıklarla beraber bu yolculukta üzerimize ne düşerse onu yapmaya 1 milyon 100 bin kişilik bir orduyla hazırız. Bu çocuklarımıza, bu gençlere inşallah önümüzdeki yüzyılı ‘Türkiye Yüzyılı’ yapmaları için bütün imkanları seferber etmek durumundayız.”…

Reklam
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Kacır CNN Türk'te konuştu: Türkiye uzay teknolojisinde hızla ilerliyor

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Kacır CNN Türk’te konuştu: Türkiye uzay teknolojisinde hızla ilerliyor

Gökyüzü Gözlem Etkinliği Erzurum’da düzenlendi. Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, etkinlik sırasında CNN Türk’te açıklamalarda bulundu.
İlginizi Çekebilir
“BU YIL REKOR BİR KATILIM OLDU”
Bakan Kacır’ın açılamasında öne çıkanlar şöyle;
Muhteşem bir heyecan var. Türkiye’nin dört bir yanından binden fazla misafirimizi ağırlıyoruz. Aslında 35 bin başvuru oldu. Rekor bir başvuru bu. Ama alanın darlığından bin kişiyi kura ile seçebildik. Bu etkinlik 27 yıldır düzenleniyor. Ama bu yıl rekor bir katılım söz konusu. Dünyadaki en stratejik noktadayız. Uzay alanını çok önemsiyoruz. Hem görüntüleme hem de haberleşme uydularında yerli ve milli kabiliyetlerimiz en ileri düzeyde. Daha yapacak birçok işimiz var.
“TÜRKSAT 7A’NIN PROJESİ DEVAM EDİYOR”
Türksat 7A’nın projesi devam ediyor. Biz ASELSAN, TUSAŞ olarak Türksat 7A’ya hazırız. Türksat 7A da daha ileri teknoloji olması söz konusu. Biz bütün bunları yerli ve milli imkanlarla geliştirmek üretmek konusunda iddialıyız. Türkiye uydularda ithalatçı olmayı geride bıraktı. Bu projenin de imzalarını yakın zamanda atacağız. Türksat 7A’yı yerli ve milli olarak gerçekleştireceğiz. 2026 sonunda Ay aracımız hazır hale gelecek. 2027 yılında milli hibrit rekor motoruna sahip uzay aracıyla Ay’a ulaşacağız. Tüm bunlar Türkiye’ye sınıf atlatıyor. Tüm bunların hepsi bir ekosistem meselesi. Yeni bir uzay ekonomisinden bahsediyoruz. Önümüzdeki yıl Uluslararası Uzak Kongresi’ne Antalya’da ev sahipliği yapacağız.
AK Parti Sözcüsü Çelik CNN Türk’e konuştu: İsrailli aşırı sağcı bakana sert tepki
“NSOSYAL’İN 1 MİLYONU AŞKIN AKTİF KULLANICISI VAR”
NSosyal TEKNOFEST kuşağının imza attığı bir iş. Teknolojinin tüm alanlarında yerli ve milli unsurlara sahip çıkmalıyız. 1 milyonu aşkın aktif kullanıcısı var. Giderek ilgi artıyor.
“KENDİ NAVİGASYON UYGULAMAMIZ İÇİN PROJE BAŞLATTIK”
Geçtiğimiz aylarda bazı çağrılar yaptık. Türkiye’nin kendi navigasyon uygulamasını geliştirmesi üzerine bir proje başlattık. Yapay zeka çözümlerinde yerli ve milli çözümlerin önünü açıyoruz. Teknolojide bağımsız oldukça Türkiye Yüzyılı’nı inşa etme konusunda daha başarılı oluyoruz. Her alanda bu heyecanı hep birlikte sahiplenmeliyiz.
BAKAN TEKİN: ÇOCUKLARIMIZI BİLİME TEŞVİK EDEN TÜM UYGULAMALARI DESTEKLİYORUZ
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin ise “Buradaki heyecanın görülmesini isterdim. Bakanlık olarak çocuklarımızı bilime teşvik eden tüm uygulamaları destekliyoruz. Bakanımızın anlattığı gelişmeleri çocuklarımızın öğrenmesini istiyoruz. Çocuklarımızın bilime olan ilgisinin artmasını istiyoruz.” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Putin haftaya Çin’de bir araya geliyor…