BIST 100
14.079,97 -0,09%
DOLAR
47,0294 0,00%
EURO
53,7964 0,16%
GRAM ALTIN
6.122,48 -0,08%
FAİZ
41,24 0,76%
GÜMÜŞ GRAM
87,33 -1,64%
BITCOIN
65.430,00 1,40%
GBP/TRY
63,4894 0,81%
EUR/USD
1,1434 0,12%
BRENT
83,99 -0,87%
ÇEYREK ALTIN
10.010,25 -0,08%
İzmir Açık
İzmir hava durumu
35 °
Reklam

SİYASET

Son Dakika Kaza Haberleri: Otobüs faciasından yeni görüntüler

Son Dakika Kaza Haberleri: Otobüs faciasından yeni görüntüler

25 Ağustos Pazartesi günü Samsun-Ordu karayolunun 61. kilometresinde meydana gelen kazada, Çanakkale’den Rize’ye giden 53 RT 111 plakalı Sahil Seyahat’e ait yolcu otobüsü, güvenlik şeridinde kamyonete branda çeken Aydın Yiğit (47) ve Mehmet Yıldız’a (71) çarparak ölümlerine yol açmıştı. Kaza anı otobüsün kamerasına yansımıştı.

ŞOFÖR RAHATSIZLANDI, DİREKSİYON HAKİMİYETİ KAYBOLDU
Yeni ortaya çıkan görüntülerde ise otobüs şoförü Mustafa Hakan O., yanındaki muavinden ikinci kaptan Hayrettin Kazancı’yı çağırmasını istiyor.

Muavin kaptanı getirmek için hareket ediyor, bu sırada şoförde rahatsızlık belirtileri görülüyor. Şoförün direksiyon hâkimiyetini kaybetmesiyle, otobüs emniyet şeridine giriyor.

Kaza anı, yolcuların panik anları, şoförün durumunu ifade etmeye çalıştığı ve yerinden kalkamadığı anlar da kameraya yansıyor.

Bir yolcunun şoförün yüzünü suyla yıkadığı görülüyor. Görüntüler, şoförün sağlık durumundaki ani kötüleşmenin kazaya yol açtığı ihtimalini güçlendiriyor.
‘Cinayet’ gibi kaza! Emniyet şeridine girdi, iki kişiyi öldürdü
“ŞOFÖR RAHATSIZLANDI”
Kazayla ilgili konuşan ikinci kaptan Hayrettin Kazancı, şoförün yediği yemekten dolayı rahatsızlandığını, yanındaki muavini kaldırarak ikinci şoförü yani kendisini çağırmasını istediğini, otobüsü yolun sağına çekmek isterken kazanın yaşandığını savundu.

Mehmet Yıldız (71) – Aydın Yiğit (47)
SORUŞTURMA SÜRÜYOR
Kazada hayatını kaybeden iki kişinin ardından otobüs şoförü tutuklanırken, olayla ilgili başlatılan soruşturma devam ediyor.
KAZADA ÖLENLER TOPRAĞA VERİLDİ
Kazada hayatını kaybeden 4 çocuk babası Mehmet Yıldız, İlkadım ilçesi İstasyon Mahallesi Kefeli Camisi’nde öğle namazını müteakip kılınan cenaze namazının ardından Derecik Mezarlığı’nda; Aydın Yiğit ise Atakum Çatmaoluk Camisi’nde aynı vakitte kılınan cenaze namazının ardından aile kabristanında toprağa verildi….

TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı Oktay'dan İsrail'in Filistin soykırımına tepki

TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı Oktay’dan İsrail’in Filistin soykırımına tepki

Oktay, NSosyal hesabından yaptığı paylaşımda, İsrail’in, Filistin’i “Filistinsizleştirerek”, tüm Filistin’i ele geçirme niyetinin net bir şekilde ortada olduğunu belirtti.
İlginizi Çekebilir
Gazze’ye yönelik insanlık dışı saldırı, Filistinlilerin soykırıma tabi tutulması, Gazze’nin işgali ve Batı Şeria’yı ele geçirmeye yönelik plan ve eylemlerin, bu durumu açık bir şekilde ortaya koyduğunu dile getiren Oktay, tüm bunların 21. yüzyılda yaşanmasının insanlık ve uluslararası toplum için utanç kaynağı olduğunu kaydetti.
Oktay, paylaşımında şu ifadelere yer verdi:
“Netanyahu Hükümeti tarafından işlenen insanlık suçları, İsrail’in tarihine kara bir leke olarak düşmektedir. Gelecek nesiller, bugün yaşananları utanç ve ibret içinde anacaklardır. Netanyahu ve çetesi bir gün mutlaka bunun hesabını verecektir. Bu suçların işlenmesine destek verenler ve ses çıkarmayanlar da tarih nezdinde mahkum olacaktır. İsrail, artık uluslararası sistemden dışlanması gereken bir statüye girmiştir. Katliamlarını ve yayılmacılığını durdurmak için zorlanmalıdır. Türkiye, dünyada Netanyahu hükümetine en sert tepkiyi veren, İsrail’e en ileri yaptırımları uygulayan ve uluslararası toplumu bu soykırımı durdurmak için bir araya getirmeye çalışan ülkelerin başında gelmektedir. Ülkemiz, dün olduğu gibi bugün de Filistin halkının yanında durmaya devam edecektir.”
İsrail neyi saklıyordu?…

Reklam
30 Ağustos'ta İstanbul'da İBB'ye bağlı toplu ulaşım araçları ve müzeler ücretsiz olacak

30 Ağustos’ta İstanbul’da İBB’ye bağlı toplu ulaşım araçları ve müzeler ücretsiz olacak

İBB’den yapılan açıklamaya göre, Zafer Bayramı dolayısıyla kentin dört bir yanında çeşitli etkinlikler düzenlenecek.
İstanbullular, kutlama programı için 30 Ağustos Cumartesi günü Bakırköy Cumhuriyet Meydanı’nda buluşacak. İBB bandosu ile başlayacak program, İBB Başkanvekili Nuri Aslan’ın konuşmasının ardından Ceylan Ertem’in konseriyle sona erecek.
İBB’ye bağlı otobüs, metrobüs, tramvay, metro ve vapur gibi toplu ulaşım araçları 30 Ağustos’ta 24 saat boyunca ücretsiz hizmet sağlayacak. Ücretsiz yolculuktan kişiselleştirilmiş İstanbulkart sahipleri faydalanabilecek.
İlginizi Çekebilir
İBB Kültür Dairesi Başkanlığı (İBB Kültür), Zafer Bayramı’nda çeşitli miras mekanlarında söyleşiler, konserler, geziler, çocuk atölyeleri ve müze etkinlikleri düzenleyecek.
İstanbul Kitapçısı’nda 22-31 Ağustos tarihleri arasında seçili kitaplar Eminönü ve Beylikdüzü şubelerinde yüzde 20 indirimle sunulacak.
İSPARK’a bağlı hizmet veren İSTMARİN’in koordinasyonunda düzenlenecek “30 Ağustos TAYK BMW Borusan Otomotiv Zafer Kupası Yat Yarışı”, yelken tutkunlarını İstanbul Boğazı’nda bir araya getirecek.
MÜZELER 10.00-14.00 SAATLERİ ARASINDA ÜCRETSİZ
İstanbul’un bazı müzeleri, Zafer Bayramı dolayısıyla İstanbullulara ücretsiz açılacak. İBB Kültür AŞ’ye bağlı Yerebatan Sarnıcı, Şerefiye Sarnıcı, Panorama 1453 Tarih Müzesi, Dijital Deneyim Merkezi ve Miniatürk, 30 Ağustos’ta 10.00-14.00 saatleri arasında ücretsiz olarak ziyaret edilebilecek. Tek gün geçerli olan kampanyadan yararlanabilmek için ziyaretçilerin, Radar Türkiye uygulamasında yer alan “İşlemler” bölümündeki QR kod ve kimlik belgelerini müze girişlerinde ibraz etmeleri gerekecek.

20 yıl bunun hayalini kurdu: Çok istiyorsan profesör ol, sen kaz

20 yıl bunun hayalini kurdu: Çok istiyorsan profesör ol, sen kaz

Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü’nden 2000 yılında mezun olan Bülent Gönültaş, 2003 yılında yüksek lisansını tamamladı. Erzincan Altıntepe’de yürütülen kazı çalışmasında görev alan Gönültaş, o dönemdeki hocasından Karaz kültürünün önemli merkezlerinden biri olduğuna inandığı Erzurum’daki Değirmenler Höyük’te çalışma yapılmasını talep etti. Kazı başkanından tebessümle ‘Çok istiyorsan profesör ol, sen kaz’ cevabını alan Gönültaş, 2003 yılında doktoraya başladı.

Doktorasında Erzurum’un Karaz kültürünü çalışmayı planlayan Gönültaş, 2004 yılı sonunda Ankara’ya memur olarak atananınca yarım bırakmak zorunda kaldı.
31 yaşında istifa etti, hayatı değişti! Daha önce hiç kimse böyle bir şey yapmadı

2023 yılında Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdür Yardımcısı olarak görevlendirilen Gönültaş, YÖK’ün affından yararlanarak tam 20 yıl aradan sonra doktorasına yeniden başladı. Ders aşamasını tamamladıktan sonra tez konusunda Erzurum özelinde çalışmayı planlayan Gönültaş’a danışman hocası Prof. Dr. Mehmet Işıklı, Değirmenler Höyük’le ilgili araştırma yapmasını tavsiye etti.

DEĞİRMENLER HÖYÜK KAZISINDA
Yakutiye ilçesine bağlı Değirmenler Mahallesi’nde bulunan höyükte, Kültür Varlıkları Müzeler Genel Müdürlüğü izni ve desteğiyle Erzurum Müze Müdürlüğü başkanlığında yürütülen kazı 2023 yılı Eylül ayında başladı. Gönültaş, kazı izni verdikleri Değirmenler Höyükteki kazılara 2024 yılında ‘doktora öğrencisi’ olarak bizzat katıldı. Erzurum Müzesi Müdürlüğü başkanlığında yürütülen kazıda, yaklaşık 5500 yıl önce yaşamış Karaz kültürüyle ilgili izler arayan Gönültaş tezi için de bilgiler topladı.

SEMPOZYUMDA SUNUM YAPTI
Gönültaş, Doğu Anadolu’da doğup 13 ülkeye yayılan Karaz kültürü konusunda ilk kez düzenlenen ‘Karaz Kültürü ve Ötesi: Büyük ve Karmaşık Kültürel Bir Olgunun Anatomisi’ sempozyumuna da katılarak sunum yaptı. Çok sayıda akademisyenin izlediği Erzurum Ovası’nda Karaz Kültürü için Yeni Bir Kazı Alanı: Değirmenler Höyük ve Karaz Mekanı’ konulu sunumda Gönültaş, doktora öğrencisi olarak Değirmenler höyükle ilgili bilgi verdi.

Atatürk Üniversitesi’nde 2003 yılında yüksek lisansını bitirdiğini ve aynı yıl doktora eğitimine başladığını belirten Gönültaş, memuriyete başlaması sebebiyle 2004 yılında hazırlık sürecini tamamladığı doktorasının yarım kaldığını söyledi. 20 yıl sonra yarım kalan doktorasına yeniden başladığını kaydeden Gönültaş, “Öğrenciyken Altıntepe’de kazı yaptığımız dönem kazı başkanı hocamıza ‘Erzurum ovası araştırmaya aç bir alan. Burada çalışma yapsak. Çok sayıda höyük var hocam, Değirmenler Höyük var burayı kazsak’ demiştim. O da bana gülümseyerek ve babacan bir tavırla ‘Oğlum profesör ol, sen kaz’ demişti. Profesör olamadım ama 20 yıl aradan sonra Prof. Dr. Mehmet Işıklı hocamla doktora tezi için ne çalışalım diye konuşurken, hocam bana ‘Değirmenler Höyük var’ dedi. Ben de 20 yıl önceki bu hatıramı anlatarak ‘Demek ki Değirmenler Höyük kaderimize yazılmış hocam’ diyerek 2023 yılı Eylül ayında ilk çalışmaya Erzurum Müzesi Müdürlüğü başkanlığında ve Müze Uzmanı Doç. Dr. Gülşah Altunkaynak’ın yürütücülüğünde başlamış olduk” dedi.

SÜREKLİ BİR YERLEŞİM YERİ
Değirmenler Höyük’ün Erzurum ve Karaz kültürü hakkındaki soru işaretlerine cevaplandıracak nitelikte bir alan olduğunu ifade eden Gönültaş, şunları söyledi:
Alıntı Metni

Reklam
Ödüllü Erzurumlu berberden fark yaratan fikir: Müşterilerine hobi bahçesinde tıraş sırası keyfi

Ödüllü Erzurumlu berberden fark yaratan fikir: Müşterilerine hobi bahçesinde tıraş sırası keyfi

Evli ve 3 çocuk babası berber Faruk Durmuş, Palandöken ilçesindeki iş yerinin yanında atıl vaziyette duran alanı değerlendirmek amacıyla oluşturduğu hobi bahçesinde, müşterilerine doğal ve keyifli bir ortam sunuyor. Müşteriler, sıra beklerken bahçede vakit geçirip, sohbet edebiliyor.
İlginizi Çekebilir
‘Türkiye’nin En İyi Kuaförü Sen Misin?’ yarışmasında erkek saç kesimi ve renklendirme kategorisinde Türkiye 2’ncisi olan Durmuş, 1997 yılında başladığı mesleğini 20 yıldır kendi işletmesinde sürdürüyor. Hobi bahçesinin ortaya çıkış sürecini anlatan Durmuş, “Salonumuz küçük olduğu için sıra bekleyen müşterileri daha rahat bir ortamda nasıl ağırlayabiliriz diye düşünürken, dükkanın yanındaki boş alanı değerlendirmek istedik. Önce saksılarla başladık, sonra toprağa geçtik. Palandöken Belediye Başkanımız Muhammet Sunar’ın da desteğiyle bahçemizin çevre düzenlemesini yaptık” diye konuştu.

Bahçede sarmaşık, ıhlamur, gül ve leylak gibi bitkilerin yanı sıra domates, salatalık, biber ve patlıcan da yetiştirdiklerini söyleyen Durmuş, “Cins tavukların da bulunduğu bahçemize yoldan geçenler hayranlıkla bakıyor. Müşterilerimizin dışında mahalleli de uğrayıp çay içiyor, dinleniyor. Burası bizim için de iyi oldu. Çayımızı içiyor, yemeğimizi yiyoruz, dinleniyoruz. Kış şartlarına uygun hale getirmek için de çalışmalar yapmayı planlıyoruz” dedi.

‘ÇOK MEMNUNUZ’
Faruk Durmuş’un müşterilerinden Aykut Tatar (43), sunulan hizmetten oldukça memnun olduklarını belirterek, “Çok memnunuz. Faruk Bey, yan tarafta hobi bahçesi gibi çok güzel bir oturma alanı oluşturmuş. Sıra beklerken müşteriler sıkılmasın diye böyle yeşillikler içinde bir ortam yapmış. Cins tavuklar bile var, onlar da hoşumuza gitti. Gerçekten çok güzel bir uygulama olmuş, kendisini tebrik ediyoruz. Kuaförlüğünden de çok memnunuz, madalyaları, belgeleri var, kendini zaten kanıtlamış birisi. Biz severek ve beğenerek tıraş oluyoruz. Erzurum’da böyle bir şey ilk defa görüyorum. İnsanlar oturup çayını kahvesini alıp sırasını bekliyor, beklerken bile sıkılmıyorlar” ifadelerini kullandı.

Ukrayna Dışişleri Sözcüsü Milliyet.com.tr’ye konuştu: Diğerleri rol yaparken, Erdoğan sonuç aldı…

Şoför rahatsızlandı, ikinci kaptan yetişemedi! Otobüs faciasından yeni görüntüler

Şoför rahatsızlandı, ikinci kaptan yetişemedi! Otobüs faciasından yeni görüntüler

25 Ağustos Pazartesi günü Samsun-Ordu karayolunun 61. kilometresinde meydana gelen kazada, Çanakkale’den Rize’ye giden 53 RT 111 plakalı Sahil Seyahat’e ait yolcu otobüsü, güvenlik şeridinde kamyonete branda çeken Aydın Yiğit (47) ve Mehmet Yıldız’a (71) çarparak ölümlerine yol açmıştı. Kaza anı otobüsün kamerasına yansımıştı.

ŞOFÖR RAHATSIZLANDI, DİREKSİYON HAKİMİYETİ KAYBOLDU
Yeni ortaya çıkan görüntülerde ise otobüs şoförü Mustafa Hakan O., yanındaki muavinden ikinci kaptan Hayrettin Kazancı’yı çağırmasını istiyor.

Muavin kaptanı getirmek için hareket ediyor, bu sırada şoförde rahatsızlık belirtileri görülüyor. Şoförün direksiyon hâkimiyetini kaybetmesiyle, otobüs emniyet şeridine giriyor.

Kaza anı, yolcuların panik anları, şoförün durumunu ifade etmeye çalıştığı ve yerinden kalkamadığı anlar da kameraya yansıyor.

Bir yolcunun şoförün yüzünü suyla yıkadığı görülüyor. Görüntüler, şoförün sağlık durumundaki ani kötüleşmenin kazaya yol açtığı ihtimalini güçlendiriyor.
‘Cinayet’ gibi kaza! Emniyet şeridine girdi, iki kişiyi öldürdü
“ŞOFÖR RAHATSIZLANDI”
Kazayla ilgili konuşan ikinci kaptan Hayrettin Kazancı, şoförün yediği yemekten dolayı rahatsızlandığını, yanındaki muavini kaldırarak ikinci şoförü yani kendisini çağırmasını istediğini, otobüsü yolun sağına çekmek isterken kazanın yaşandığını savundu.

Mehmet Yıldız (71) – Aydın Yiğit (47)
SORUŞTURMA SÜRÜYOR
Kazada hayatını kaybeden iki kişinin ardından otobüs şoförü tutuklanırken, olayla ilgili başlatılan soruşturma devam ediyor.
KAZADA ÖLENLER TOPRAĞA VERİLDİ
Kazada hayatını kaybeden 4 çocuk babası Mehmet Yıldız, İlkadım ilçesi İstasyon Mahallesi Kefeli Camisi’nde öğle namazını müteakip kılınan cenaze namazının ardından Derecik Mezarlığı’nda; Aydın Yiğit ise Atakum Çatmaoluk Camisi’nde aynı vakitte kılınan cenaze namazının ardından aile kabristanında toprağa verildi….

Kaybolan telefon cinayete dönüştü! İzmir’de restoran kavgası can aldı

Kaybolan telefon cinayete dönüştü! İzmir’de restoran kavgası can aldı

Olay 25 Ağustos akşamı saat 01.30 sıralarında, Vali Rahmi Bey Mahallesi Menderes Caddesi’nde bir restoranda meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, restorana müşteri olarak gelen Emirhan Kaya (20) ile işletme sahibi Yılmaz E. arasında tartışma çıktı.
İlginizi Çekebilir
Tartışmanın büyüyerek kavgaya dönüştü ve olay sokağa taştı. Kavgada işletme sahibi Yılmaz E., yanındaki tabancayla Kaya’ya ardı ardına ateş etti. Sırtından, kalçasından ve ayağından yaralanan Kaya, kanlar içerisinde yere yığıldı. Çevredekilerin ihbarı üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Ağır yaralı olarak Buca Seyfi Demirsoy Eğitim ve Araştırma Hastanesine kaldırılan Emirhan Kaya, burada yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Olayın ardından şüpheli Yılmaz E., polis tarafından gözaltına alınarak, emniyete götürüldü.
CİNAYETİN SEBEBİ KAYIP TELEFON
Başlatılan soruşturma kapsamında olay gecesinde Emirhan Kaya’nın müşteri olarak eğlenmeye gittiği restoranda, yan masasında bulunan diğer müşterilere ait cep telefonunun kaybolmasından sonra işletme sahiplerinin Kaya’dan şüphelenilmesi üzerine kavga çıktığı öne sürüldü.
Soruşturmanın devamında polis ekipleri, işletme çalışanları A.B. (45), H.C. (25) ve O.B’yi (37) de gözaltına aldı. Emniyetteki işlemlerinin tamamlanmasının ardından adliyeye sevk edilen şüphelilerden Yılmaz E., A.B. ve O.B. tutuklanırken, H.C. adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
Olayla ilgili başlatılan soruşturma sürüyor.
Şoför rahatsızlandıi, ikinci kaptan yetişemedi! Otobüs faciasından yeni görüntüler…

Reklam
Erdoğan, Japon gazetesine yazdı: Gazze'deki facia bütün insanlığın meselesi

Erdoğan, Japon gazetesine yazdı: Gazze’deki facia bütün insanlığın meselesi

Erdoğan, makalesinde Türkiye ile Japonya arasındaki dostluk köprüsünün yalnızca resmî belgelerden değil; ortak vicdandan, insani yardımlardan ve tarihî hatıralardan beslendiğini vurguladı. Marmaray’dan Osmangazi Köprüsü’ne, Fatih Sultan Mehmet Köprüsü’nden Haliç Köprüsü’ne kadar birçok eserde Türk azmi ile Japon mühendisliğinin el ele verdiğini hatırlatarak, bu iş birliğinin sadece çelikten ve betondan değil; güven, samimiyet ve gönül bağından oluştuğunu ifade etti.
İlginizi Çekebilir
ASYA’NIN İKİ UCUNDAN DÜNYANIN ORTAK VİCDANINA
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, Nikkei Shimbun gazetesi için kaleme aldığı “Asya’nın İki Ucundan Dünyanın Ortak Vicdanına” konulu makalesi şöyle;
“Türkiye ile Japonya’yı birbirine bağlayan gönül köprüsü resmî belgelerden daha güçlü, tarihten ve insanlık vicdanından beslenen bir köprüdür. Bu dostluk köprüsünün temelleri tarihin içinden süzülüp gelen ve insanlarımızın kalplerine dokunan hatıralarla şekillenmiştir. 1890’da Ertuğrul Fırkateyni’nin Kushimoto açıklarında yaşadığı elim kaza bu bağın sembollerinden biridir. O gün Japon halkının sergilediği şefkat ve ihsan bizim hafızamızda derin bir yer edinmiş, iki ülkenin münasebetlerini insanî bir temele oturtmuştur.
Aradan geçen uzun yıllar içinde bu dostluk altyapı projeleri, teknoloji, eğitim, kültür gibi pek çok alanda kendini göstermiştir. Marmaray’dan Osmangazi Köprüsü’ne, Boğaz’daki ikinci köprümüz Fatih Sultan Mehmet’ten Haliç Köprüsü’ne kadar nice eserde Türk azmiyle Japon mühendisliği el ele vermiştir. Bu eserler yalnızca çelikten ve betondan oluşmamıştır; her biri iki ülkenin feraseti, ittifakı ve gönül bağının sembolüdür. İstanbul’daki Çam ve Sakura Şehir Hastanesi ise bu iş birliğinin sağlık sahasında sergilenen en parlak nişanelerindendir. Üstelik bu kardeşlik ve iş birliği ülkelerimizle sınırlı kalmamış; geçmişte Orta Doğu coğrafyasında kendini somut olarak göstermiştir. Türk müteahhitlerin azmi ile Japonların titiz mühendisliği birleştiğinde herkesin örnek aldığı projeler zuhur etmektedir. Bütün bunlar göstermektedir ki bizim ortaklığımız güven, samimiyet ve vakar üzerine inşa olunmuştur.
Önümüzdeki dönemde de Afrika ve Orta Asya’da şirketlerimizin ortak altyapı, enerji, ulaştırma ve diğer kalkınma projelerini birlikte hayata geçirebilecekleri bir potansiyel mevcuttur. Ayrıca, Ukrayna ile Suriye’nin yeniden imar süreçlerinde Türkiye-Japonya işbirliğinin somut projelerle büyük bir fark ve değer oluşturabileceği izahtan varestedir.
Ukrayna Dışişleri Sözcüsü Milliyet.com.tr’ye konuştu: Diğerleri rol yaparken, Erdoğan sonuç aldı

“TÜRKİYE VE JAPONYA’NIN ORTAK ÇABALARI YAPICI ÇÖZÜMLERİN ÖNÜNÜ AÇABİLİR”
Bugün geldiğimiz noktada uluslararası sistemin derin buhranlarla sarsıldığını görüyoruz. Küresel ekonomi defalarca sarsılmış, enerji ve gıda güvenliği kırılgan bir hâl almış ve iklim kaynaklı felaketler her köşeyi etkilemeye başlamıştır. Teknolojinin süratle ilerlemesi yeni fırsatlar sunduğu gibi beraberinde ciddi riskleri de getirmektedir. Bu gelişmeler hem Türkiye’yi hem de Japonya’yı doğrudan etkilemektedir. Çünkü ne coğrafyanın uzaklığı ne de ekonomik güç bu küresel imtihanlardan korunmaya yeterli değildir. Bu tablo bize bir hakikati daha göstermektedir artık hiçbir devlet tek başına küresel meseleleri çözüme kavuşturamamaktadır. Tek taraflı teşebbüsler çıkmaza sürüklenmekte, uluslararası kurumlar yetersiz kalmaktadır. Bu noktada, köklü medeniyetlere sahip ülkeler olarak Türkiye ve Japonya’nın ortak çabaları küresel sorunlara yönelik yapıcı çözümlerin önünü açabilir.
Türkiye ile Japonya’yı birbirine yaklaştıran en önemli sahalardan biri insani diplomasidir. Halklarımız arasında var olan muhabbet, kültürel benzerlikler ve karşılıklı hürmet bize güçlü bir ortak zemin sunmaktadır. İki halk da acılar karşısında sessiz kalmayan, yardıma ihtiyaç duyanlara elini uzatan, izzet ve insan onurunu önceleyen bir anlayışa sahiptir. Bu nedenle dış politikada müşterek hareket etmemiz çok daha kolaydır. Çünkü devletler arası iş birliğinin ötesinde halklarımız arasında kadim bir gönül bağı ve ortak bir hissiyat vardır. Sivil toplumlarımız, yardım kuruluşlarımız, kalkınma ajanslarımız ve diğer ilgili kurumlarımız yıllardır yan yana çalışmaktadır. TİKA ile JICA’nın farklı coğrafyalarda gerçekleştirdiği projeler bunun en müşahhas misallerindendir. Dolayısıyla mesele yalnızca devletler arası iş birliği değil mesele aynı zamanda halklarımızın vicdanını siyasete yansıtmaktır.

“JAPONYA’NIN KIYMETLİ DESTEKLERİ MİLLETİMİZCE UNUTULMAYACAKTIR”
Bu insani diplomasi zemininden hareketle uluslararası krizlere bakmak mecburiyetindeyiz. Dünya, hiçbir devletin tek başına üstesinden gelemeyeceği gailelerle karşı karşıya. Pandemiler, harpler, işgaller, göç dalgaları, ekonomik dalgalanmalar ve tabiî afetler ülkelerin tek başlarına altından kalkamayacakları, bölgesel ve küresel dayanışma ve işbirliklerini zorunlu kılan meydan okumalardır. Türkiye ve Japonya on yıllardır doğal afetlerde, özellikle depremlerde birbirlerine destek olagelmiştir. Ülkemizde 2023 yılında meydana gelen deprem felaketi sonrasında Japonya’nın kıymetli destekleri milletimizce unutulmayacaktır. Türkiye de 2011 yılında Japonya’da yaşanan deprem ve tsunami felaketleri sonrasında dost elini Japon halkına uzatmıştı. Gelecekte de bu gibi afetlerde birbirimizi karşılıklı olarak desteklemeye devam edeceğimiz hususunda hiçbir tereddüdüm bulunmamaktadır.
Bunların her biri sınır tanımayan, küresel mahiyette imtihanlardır. Eğer devletler birbirine sırtını dönerse belirsizlik artar, öngörülemezlik derinleşir, istikrarsızlık her yere sirayet eder. Ama eğer güven temelinde iş birliği yapılırsa, belirsizlik kontrol altına alınabilir, öngörülemezlik azaltılabilir. Türkiye ile Japonya’nın müşterek hareket etmesi tam da bu sebeple elzemdir. Birbirini tamamlayan tecrübelerimiz, coğrafi erişimimiz ve insani duyarlılığımız dünya çapında fark yaratabilir. Biz bu iradeye sahibiz ve birlikte hareket ettiğimizde çözüm üretme kudretimizin yüksek olduğuna inanıyoruz.
Ev sahibi ‘çocuğum üniversiteyi kazandı, evden çık’ dedi! Arabulucuda tahliye ve kira kararı
“SUSMADIK, SUSMAYACAĞIZ”
Bütün bu çerçeveden sonra, Gazze’ye temas etmek isterim. Çünkü Gazze bugün insanlığın vicdanını en ağır imtihanlardan biriyle karşı karşıya bırakmaktadır. İsrail’in soykırımı ve işgali sonucu çocukların açlıktan öldüğü, hastanelerin çalışamaz hale geldiği, şehirlerin harabeye döndüğü, milyonlarca insanın en temel ihtiyaçlardan mahrum bırakıldığı bir tabloya şahit oluyoruz. Bu facia bütün insanlığın meselesidir. Biz Türkiye olarak susmadık, susmayacağız. Ateşkesin sağlanması, insani yardıma engelsiz erişim ve masum sivillerin korunması için her platformda gayret sarf ediyoruz. Ancak biliyoruz ki sesimiz daha gür çıkmalı, tesirimiz daha geniş olmalı.
Japonya’nın barışı önceleyen irfanı, uluslararası hukuka bağlılığı ve vicdani hassasiyeti bu süreçte pek kıymetlidir. Türkiye’nin bölgesel tesiri ve insani yardım kapasitesiyle birleştiğinde ortaya vakur ve güçlü bir ortaklık çıkacaktır. Bugün yapılması gereken; ateşkesi temin edecek diplomatik gayretleri artırmak, insani yardımları daha düzenli ulaştırmak, çocukların eğitim ve sağlık ihtiyaçları için kaynaklar oluşturmak ve en önemlisi iki devletli çözüm temelinde adil bir barışı sahiplenmektir. Böylelikle Gazze’de sadece yaraları sarmakla kalmaz aynı zamanda geleceği ihya edecek bir ümit de doğurabiliriz.
Netice itibarıyla Türkiye ile Japonya’nın dostluğu geçmişin güzel bir hatırası olmaktan fazlası olarak bugünün buhranlarını aşmak için de büyük bir imkândır. Uluslararası sistemin sarsıldığı, güvenin zedelendiği bir devirde iki ülke olarak birlikte hareket etmemiz büyük öneme haizdir.
Geldiğimiz bu noktada Gazze’deki zulme karşı dünya olarak da aynı dayanışmayı göstermek hem tarihî mesuliyetimizin hem de insanlık vakarının gereğidir. Dayanışmanın somut adımlara dönüşmesi, barışın, adaletin ve vicdanın güçlenmesine zemin hazırlayacaktır. Çünkü dünya ancak ortak irade ve çabalar sayesinde daha adil, daha güvenli ve daha insani bir geleceğe kavuşabilir.”
23 kilo verdiren asırlık diyet! Kitapta yazanı adım adım uyguladı: ‘Hepsinden daha iyi’…

Şoför rahatsızlandıi, ikinci kaptan yetişemedi! Otobüs faciasından yeni görüntüler

Şoför rahatsızlandıi, ikinci kaptan yetişemedi! Otobüs faciasından yeni görüntüler

25 Ağustos Pazartesi günü Samsun-Ordu kara yolunun 61. kilometresinde meydana gelen kazada, Çanakkale’den Rize’ye giden 53 RT 111 plakalı Sahil Seyahat’e ait yolcu otobüsü, güvenlik şeridinde kamyonete branda çeken Aydın Yiğit (47) ve Mehmet Yıldız’a (71) çarparak ölümlerine yol açmıştı. Kaza anı otobüsün kamerasına yansımıştı.

ŞOFÖR RAHATSIZLANDI, DİREKSİYON HAKİMİYETİ KAYBOLDU
Yeni ortaya çıkan görüntülerde ise otobüs şoförü Mustafa Hakan O., yanındaki muavinden ikinci kaptan Hayrettin Kazancı’yı çağırmasını istiyor.

Muavin kaptanı getirmek için hareket ediyor, bu sırada şoförde rahatsızlık belirtileri görülüyor. Şoförün direksiyon hâkimiyetini kaybetmesiyle, otobüs emniyet şeridine giriyor.

Kaza anı, yolcuların panik anları, şoförün durumunu ifade etmeye çalıştığı ve yerinden kalkamadığı anlar da kameraya yansıyor.

Bir yolcunun şoförün yüzünü suyla yıkadığı görülüyor. Görüntüler, şoförün sağlık durumundaki ani kötüleşmenin kazaya yol açtığı ihtimalini güçlendiriyor.
‘Cinayet’ gibi kaza! Emniyet şeridine girdi, iki kişiyi öldürdü
“ŞOFÖR RAHATSIZLANDI”
Kazayla ilgili konuşan ikinci kaptan Hayrettin Kazancı, şoförün yediği yemekten dolayı rahatsızlandığını, yanındaki muavini kaldırarak ikinci şoförü yani kendisini çağırmasını istediğini, otobüsü yolun sağına çekmek isterken kazanın yaşandığını savundu.

Mehmet Yıldız (71) Aydın Yiğit (47)
SORUŞTURMA SÜRÜYOR
Kazada hayatını kaybeden iki kişinin ardından otobüs şoförü tutuklanırken, olayla ilgili başlatılan soruşturma devam ediyor.
KAZADA ÖLENLER TOPRAĞA VERİLDİ
Kazada hayatını kaybeden 4 çocuk babası Mehmet Yıldız, İlkadım ilçesi İstasyon Mahallesi Kefeli Camisi’nde öğle namazını müteakip kılınan cenaze namazının ardından Derecik Mezarlığı’nda; Aydın Yiğit ise Atakum Çatmaoluk Camisi’nde aynı vakitte kılınan cenaze namazının ardından aile kabristanında toprağa verildi….