BIST 100
14.089,99 -1,61%
DOLAR
46,9979 0,04%
EURO
53,7946 0,28%
GRAM ALTIN
6.147,28 -1,26%
FAİZ
41,09 0,83%
GÜMÜŞ GRAM
88,82 -1,84%
BITCOIN
62.899,00 -1,97%
GBP/TRY
63,0065 0,02%
EUR/USD
1,1430 0,12%
BRENT
78,61 3,42%
ÇEYREK ALTIN
10.051,01 -1,26%
İzmir Açık
İzmir hava durumu
36 °
Reklam

SİYASET

19 gün sonra acı haber! Halit Yukay'ın cansız bedenine ulaşıldı

19 gün sonra acı haber! Halit Yukay’ın cansız bedenine ulaşıldı

Yalova’dan Bozcaada’ya gitmek üzere denize açıldığı tekknesi, parçalanmış ve yarı batık halde bulunan kayıp iş insanı Halit Yukay’ı (43) arama çalışmalarının 19’uncu gününde cansız bedenine ulaşıldı. Tekne enkazının bulunduğu bölge yakınlarında 68 metre derinlikte bulunan Yukay’ın cansız bedeninin çıkarılması için çalışma başlatıldı.
İlginizi Çekebilir
İş insanı Halit Yukay, 4 Ağustos günü saat 15.10’da Yalova’dan Bozcaada’ya gitmek üzere kendisine ait ‘Graywolf’ isimli tekneyle denize açıldı. Aynı gün kendisinden haber alınamayan Yukay’ın yakınlarının ihbarı üzerine Sahil Güvenlik ekipleri harekete geçti. Ekipler arama çalışması başlatırken, 5 Ağustos’ta saat 14.30 sıralarında Balıkesir’in Erdek ilçesi Kapıdağ Yarımadası Turanköy açıklarında seyir halinde olan ticari gemiden deniz yüzeyinde yarı batık durumda tekne parçalarının görüldüğü ihbarı yapıldı.
Haber Detay Görsel Slider
TEKNESİ PARÇALANMIŞ HALDE BULUNDU
Sahil Güvenlik Güney Marmara Grup Komutanlığı ekipleri, verilen koordinata gitti. Sahil Güvenlik Komutanlığı’na bağlı 1 helikopter, 1 dalış timi ve 7 yüzer unsurla arama kurtarma çalışması başlatıldı. Yarı batık tekneye dalış timi de dalış yaptı ancak aramalardan sonuç alınamadı. Ekiplerin incelemesinde; parçalanmış teknenin motor seri numarasının, Halit Yukay’ın teknesiyle eşleştiği belirlendi. Sahil Güvenlik Güney Marmara Grup Komutanlığı ekiplerinin dalış gerçekleştirdiği teknenin su altı görüntülerinde parçalandığı görüldü.
SAVCILIK SORUŞTURMA BAŞLATTI
Yalova’nın Altınova ilçesinde yat tersanesi ve şirketi bulunan, mühendis ve baş tasarımcı olarak yat üretimi yapan Yukay’ın, Yalova’dan Bozcaada’ya hareket ettiği anlar da ortaya çıktı. Görüntülerde; Halit Yukay’ın teknesiyle limandan ayrıldığı görülürken, olaya ilişkin Marmara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında Ekinlik Adası’na çekilip vinçle karaya çıkarılan parçalanmış ‘Graywolf’ isimli teknede, kazanın nedeninin belirlenmesine yönelik bilirkişi incelemesi başlatıldı.
Termometre 55’i gösterdi! Kentte sokaklar boşaldı, hayat adeta durdu

KARAYA VURMUŞ PARÇALAR BULUNDU
Bursa Emniyet Müdürlüğü Deniz Limanı Şube Müdürlüğü, Çanakkale Emniyet Müdürlüğü Deniz Limanı Şube Müdürlüğü ile Samsun Emniyet Müdürlüğü Deniz Limanı Şube Müdürlüğü’ne bağlı kurbağa adamların, arama çalışmalarının 6’ncı gününde, Paşalimanı Adası’nın kuzeyinde kayalıklara vurmuş halde bulduğu ve Yukay’ın teknesi ‘Graywolf’a ait olduğu değerlendirilen parçalar da bilirkişi incelemesine gönderildi.
YÜK GEMİSİ KAPTANI TUTUKLANDI
Yukay’ın parçalanmış teknesine çarptığı öne sürülen ve ‘Taksirle ölüme neden olma’ suçlamasıyla Yalova’da gözaltına alınıp yurt dışı çıkış yasağı ve adli kontrol şartıyla serbest bırakılan ‘Arel 7’ isimli kuru yük gemisinin kaptanı C.T. (61), Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı’nın itirazı sonrası İstanbul’da yeniden gözaltına alınıp, tutuklandı.
SON DAKİKA! Malatya-Kayseri karayolunda katliam gibi kaza! 4 ölü, 2 yaralı

GEMİNİN ÖNÜNDE SÜRTME İZLERİ
Halit Yukay’ın parçalanmış yatına çarptığı öne sürülen geminin radar hareketleri ortaya çıkarken, Sahil Güvenlik ekiplerinin incelemesinde; kuru yük gemisinin ön tarafında sürtme izleri olduğu tespit edildi. Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı, bölgedeki gemi trafiği ile ‘Arel 7’nin rotasını mercek altına alırken, gemideki sürtme izlerini gösteren 2 fotoğraf karesi de soruşturma dosyasına girdi. Kazadan 1 gün önce 3 Ağustos’ta Çanakkale’de çekilen fotoğrafta geminin önünde herhangi bir iz görülmezken, kazadan 1 gün sonra 5 Ağustos’ta geminin yükünü götürdüğü İzmit’te çekilen fotoğrafta, ‘Arel 7’nin önündeki belirgin iz ve darbe dikkat çekti.
BAŞ KISMINDAKİ İZLERİ KONTROL ETMİŞLER
Yukay’ın teknesine çarptığı değerlendirilen ‘Arel 7’ isimli kuru yük gemisinin İzmit limanına geldiği anların görüntüsü de ortaya çıktı. Güvenlik kamerası görüntülerinde; 5 Ağustos’ta saat 04.00 sıralarında limana yanaşan ‘Arel 7’nin kaptanı C.T. ile yanındaki mürettebatın saat 04.17’de gemiden inip, baş kısmına gelerek gemiye baktığı, ardından iskele baş tarafta durup, tekrar gemiye baktığı görüldü. Önünde belirgin sürtme izleri olduğu belirlenen geminin fotoğraflarıyla birlikte, bu görüntüler de soruşturma dosyasına girdi.
Dalgaların arasında ölümle yaşam arasında kalmışlardı! Vatandaşların hamlesiyle kurtuldular

‘BİR SARSINTI HİSSETTİM, ANLAM VEREMEDİM’
92 metre boyunda, 11 metre genişliğindeki geminin ön tarafındaki çiziklerin nasıl meydana geldiği araştırılırken, tutuklanan kaptan C.T., Yalova’daki mahkemede verdiği ifadesinde, seyir sırasında bir sarsıntı hissettiğini belirterek, “Marmara Adası’nı geçmiştik. Bir sarsıntı hissettim, anlam veremedim, baktım önüme sağımda ve solumda iki parça vardı. Tahta parçası olarak gördüm. Ortasından geçtim ama biraz ilerledikten sonra gemiyle döndüm. İçim rahat etmediği için. O sırada can simidi gördüm. Sağımda ve solumda gördüğüm tahta parçalarının ne olduğunu anlamadım. Benimle ilgili bir durum olmadığını anlayınca yoluma devam ettim” demişti.
ÇALIŞMALAR ÇANAKKALE TARAFINDA
Arama çalışmaları Sahil Güvenlik Güney Marmara Grup Komutanlığı, Yalova Emniyet Müdürlüğü Deniz Limanı Şube Müdürlüğü, Samsun Emniyet Müdürlüğü Deniz Limanı Şube Müdürlüğü ile İzmir Emniyet Müdürlüğü Deniz Limanı Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından yürütülüyor. Çalışmaların 10’uncu gününde Yukay’ın teknesinin koltuğunun bulunduğu Çanakkale’nin Karabiga beldesi kıyılarında Sahil Güvenlik ekiplerince çalışmalar yoğunlaştırılırken, deniz polisi de Balıkesir’in Erdek ilçesi Paşalimanı ve Koyun Adası bölgesinde kıyı kenar taraması yapıyor.
Adana’da bir kadın 11 yaşındaki kızını bıçakla kovaladı! O anlar anbean kaydedildi

CİHAZLARLA DENİZ TABANI TARANIYORDU
Bu sabah Kestanelik Limanı’ndan 42 metrelik balıkçı teknesiyle açılan deniz polisi de İzmir Emniyeti’nden bölgeye getirilen ROV ve sonar cihazı ile kazanın olduğu bölgede, deniz tabanında arama başlattı. Öte yandan Yukay’ın oyuncu arkadaşı Kıvanç Tatlıtuğ, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla 4 bölgeyi işaret etti. Balıkesir’in Erdek ilçesi kıyıları ile Paşalimanı, Avşa ve Ekinlik adaları ile Çanakkale kıyılarını işaretlediği haritayı sosyal medya hesabından paylaşan Tatlıtuğ, “Dostum Halit Yukay’ı hem kaza alanının olduğu bölgede hem de haritada belirtilen alanlarda var gücü ve tüm imkanları ile kararlılıkla aramalara devam eden Sahil Güvenlik, Deniz Polisi, Kıyı Emniyeti, profesyonel drone ekiplerine sonsuz teşekkür ederiz” dedi.
CANSIZ BEDENİ 68 METRE DERİNLİKTE BULUNDU
İş insanı Halit Yukay’ı arama çalışmalarının 19’uncu gününde cansız bedeni kazanın olduğu bölge olarak değerlendirilen bölgeden 68 metre derinlikte bulundu. Cenazenin yeni yanal tarama cihazıyla tespit edilirken, ROV cihazıyla da görüntüler teyit edildi. Çanakkale, Samsun, Yalova ve İzmir’den gelen kurbağa adamlar, Halit Yukay’ın cansız bedenini çıkarmak için çalışmalarını sürdürüyor.

BALIKESİR VALİLİĞİNDEN AÇIKLAMA
Yalova’dan Bozcaada’ya gitmek üzere denize açıldığı teknesi, parçalanmış ve yarı batık halde bulunan kayıp iş insanı Halit Yukay’ı arama çalışmalarının 19’uncu gününde cansız bedenine ulaşılmasının ardından Balıkesir Valiliği sosyal medya üzerinden açıklama yaptı. Valilikten yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“4 Ağustos 2025 günü saat 15.10 sularında GREYWOLF isimli özel teknesiyle Yalova Setur Marina’dan çıkış yaparak Bozcaada’ya intikal etmek için hareket eden ancak kendisinden bir daha haber alınamayan Halit YUKAY (43) isimli şahsı arama çalışmaları kesintisiz devam etmektedir. Yürütülen çalışmalar sırasında muhtemel çatma ihtimaline yönelik yapılan araştırmalar kapsamında Türk bayraklı AREL 7 isimli ticari kuruyük gemisi hakkında ihbar, kuvvetli şüphe ve deliller tespit edilmiş, bahse konu gemi kaptanı olan C.T. (E-61) isimli şahıs 10 Ağustos 2025 tarihinde tutuklanmıştır. Sahil Güvenlik Komutanlığı, Deniz Liman Şube Müdürlüğü ve Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğüne bağlı unsurlar tarafından yürütülen arama faaliyetleri neticesinde 23 Ağustos 2025 günü saat 19.00 sularında Halit YUKAY isimli kazazedenin cansız bedeni olduğu değerlendirilen bir ceset dalgıçların envanterinde bulunan YTS ve ROV cihazları vasıtasıyla muhtemel çatma noktası olarak belirlenen datum noktasına yakın bir alanda 68 metre derinlikte deniz tabanında tespit edilmiştir. Kazazedenin cansız bedeninin çıkarılması için çalışmalara devam edilmektedir. Kamuoyunun bilgisine saygıyla duyurulur.”

Evlilikten uzun boşanmalar var!

Evlilikten uzun boşanmalar var!

ÇİĞDEM YILMAZ – Türkiye’de boşanmaların sayısı her yıl artarken, davaların tamamlanma süresi de giderek uzuyor. TÜİK verilerine göre son bir yılda boşanma oranları yükseldi, ancak yargı sistemindeki iş yükü ve mahkemelerdeki yoğunluk nedeniyle davaların sonuçlanması ortalama 5 yılı buluyor. Hukukçular ve psikologlar, uzun süren boşanma davalarının yalnızca hukuki değil, aynı zamanda psikolojik ve toplumsal bir sorun haline geldiğini vurguluyor.
6 yıl sonra AYM’de
Avukat Canan Atabay, uzun süren boşanma davalarının tarafların yaşamını doğrudan etkilediğini belirterek, “2015’te açtığımız bir dava 6 yıldan fazla sürdü. Bu süreçte müvekkilim evliliği sona ermediği için birçok hak kaybı yaşadı. Biz de hem uzun yargılama hakkının hem de evlenme hakkının ihlal edildiği gerekçesiyle Anayasa Mahkemesi’ne başvurduk. Ancak AYM kararları da 12 yılı buluyor” dedi.
‘17 yıl süren dava var’
Atabay, incelediği bir dosyada bir boşanma davasının 17 yıl sürdüğünü, bu sürede 12 yıl boyunca kararın tebliğ edilemediğini aktardı. Eskiden yalnızca nafaka veya tazminat yönünden istinafa gidildiğini, bugün ise boşanma kararının da üst mahkemeye taşındığını, bu nedenle davaların yıllarca sürdüğünü söyledi. Boşanma davalarının uzamasının nedenlerine değinen Atabay, yeterli sayıda aile mahkemesi bulunmadığını, hakimlerin ihtisaslaşmadığını ve yalnızca aile davalarına bakan uzman hakimlerin olmadığını belirtti. Ayrıca mahkemelerde kalem personelinin yetersizliği, duruşma aralıklarının aylar sonrasına verilmesi ve en basit bir dosyanın bile yerel mahkemelerde yıllara yayılması süreci uzatıyor. İstinaf ve Yargıtay aşamalarının da uzun sürdüğünü vurgulayan Atabay, tüm bu nedenlerle boşanma davalarının 5 yıldan önce tamamlanamadığını dile getirdi.
‘Kadınlar daha çok mağdur oluyor’
Avukat Süreyya Kardelen Yarli, çekişmeli boşanmalarda şiddet, nafaka ve velayet taleplerinin incelenmesi gerektiği için sürecin uzadığını belirtti. Yarli, “Kadınlar açısından uzun yargılamalar ekonomik şiddet ve güvensizlik anlamına geliyor. Şiddet gördükleri evliliklerden çıkamıyor, ekonomik bağımsızlıklarını kaybedip yoksulluk nafakasına mahkûm oluyorlar” dedi.
Nafaka çekişmesi
Yarli, nafaka, mal paylaşımı ve velayet mücadelesinin en büyük çekişme noktaları olduğunu, bu nedenle davaların yıllara yayıldığını söyledi. Yarli, “Uzayan davalar eşleri farklı şekilde etkilese de kadınların mağduriyeti çok daha derindir. Kadınlar çoğu zaman ekonomik bağımsızlıklarını kaybettikleri için yoksulluk nafakası talep ederken, erkekler ise bu süreci nafaka ödememek veya kadını yıldırmak için kullanabilmektedir. Çocuklar açısından da uzun süren davalar, ebeveynler arasındaki çatışmanın ortasında kalmaları nedeniyle psikolojik travmalara yol açmaktadır” dedi.
‘Belirsizlik en büyük yük’
Bloom Psikoloji Merkezi’nden Klinik Psikolog Ayşegül Nezor, “Belirsizlik en büyük yük” diyerek şunları aktardı: “Boşanma çoğu insan için hayatın en zor deneyimlerinden biridir. Ancak kısa sürede tamamlanan bir dava ile yıllarca süren bir dava arasında psikolojik açıdan büyük fark vardır. Süreç uzadığında en ağır yük belirsizliktir. ‘Acaba dava ne zaman bitecek, hayatım nasıl şekillenecek, çocuklarım ne olacak, ekonomik olarak ayakta kalabilecek miyim?’ gibi sorular zihni sürekli meşgul eder. Bu belirsizlik, kişiyi kontrolsüz ve çaresiz hissettirir, kaygı bozuklukları, depresyon, uyku sorunları ve bedensel şikâyetlere zemin hazırlar.
‘Çocuklar için travmatik’
Çocuklar açısından da durum oldukça ağırdır. Çünkü boşanma yalnızca bir ayrılık değil, aynı zamanda duygusal, sosyal ve günlük yaşamda pek çok değişimin yaşandığı bir dönemdir. Uzayan çatışmalar çocuklarda suçluluk duygusuna, terk edilme korkusuna, öfke, kaygı ve içe kapanma gibi tepkilere yol açabiliyor. Okul başarısında düşüş veya davranış problemleri sıkça görülebiliyor.
Araştırmalar, dava sonuçlandığında ruhsal belirtilerde belirgin azalma olduğunu gösteriyor. Yani süreç ne kadar uzarsa psikolojik iyileşme de o kadar gecikiyor. Bu yüzden hem yetişkinlerin hem de çocukların ruh sağlığını koruyabilmesi için davaların makul sürede tamamlanması çok önemli. Ancak bireylerin dayanıklılığını artırmak da mümkün. Aile ve arkadaş desteği almak, çatışmadan uzak durmak, sağlıklı yaşam alışkanlıkları geliştirmek ve gerektiğinde psikolojik destek almak süreci daha sağlıklı kılar.”…

Bahçeli’den Özel’in TBMM’yi olağanüstü toplama çağrısına tepki: Gazze istismarı yapıyor

Bahçeli’den Özel’in TBMM’yi olağanüstü toplama çağrısına tepki: Gazze istismarı yapıyor

Bahçeli özetle şunları kaydetti:GAZZE KITLIĞIN PENÇESİNDE: Gazze vahim bir gıda krizinin, devamlı genişleyen ve insanlık vicdanını deprem gibi sallaması gereken feci bir kıtlığın pençesindedir.
CHP’NİN SORUMSUZ SİYASETİ: Çevremizde yaygın ve yoğun bir gündem bütün komplikasyonlarıyla sürüyorken CHP’nin sorumsuz ve baştan savma siyaseti demokrasi kültürümüzü tahrip etmektedir. CHP Genel Başkanı’nın TBMM’yi olağanüstü toplantıya çağıracaklarını duyurması, bunu da Gazze istismarıyla temellendirmesi boşuna bir avunmadır. Gazze dramıyla ilgili konuşulmadık bir şey kalmamıştır. Vakit laf değil iş ve icraat üretme vaktidir. TBMM’nin olağanüstü toplanmasına yer ve gerek yoktur.
FİTNE RÜZGARI: CHP Genel Başkanı’yla ilkesiz yandaşlarının Cumhur İttifakı aleyhine estirdiği fitne rüzgarının nazarımızda hiçbir değeri olamayacaktır. Cumhur İttifakı her geçen gün güçlenmektedir. Cumhur İttifakı camdan vazo değil ki çatlasın. Hiç kimse Cumhur İttifakı’nın arasına nifak tohumu saçamayacak, buna teşebbüs etse bile sonuç alamayacaktır.
Yayman: Rotalarını şaşırmışlar
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Yayman, CHP Genel Başkanı Özel’in Cumhur İttifakı’na yönelik sözlerinin “siyaset adına büyük bir talihsizlik. Bunun sonucunda CHP yine kaybedecek” ifadelerini kullandı.
Özel’in siyasette yönünü kaybettiğini dile getiren Yayman, “CHP gemisi rotasını şaşırmıştır. Parti içi taht kavgaları CHP’nin önüne geçmiştir. Bugün CHP’nin siyaseti, GPS’i sürekli ‘yeniden hesaplanıyor’ diyen bir cihaz gibi çıkmaz sokaklarda yön aramaktadır” ifadelerini kullandı….

Reklam
Boğaz’da ‘zafer’ geçişi

Boğaz’da ‘zafer’ geçişi

TEKNOFEST Mavi Vatan kapsamında Atatürk’ün manevi mirası Savarona yatı ve dünyanın ilk SİHA gemisi TCG Anadolu öncülüğündeki donanmanın seçkin gemileri bugün Malazgirt Zaferi’nin 954’üncü yıl dönümü ve 30 Ağustos Zafer Bayramı kutlamaları kapsamında İstanbul Boğazı’nda görkemli bir geçiş töreni yapacak. TCG Hızırreis denizaltısının da aralarında bulunduğu donanma unsurları Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nden başlayacak geçiş çerçevesinde, Sarıyer, Tarabya, Emirgan, Kanlıca, Rumeli Hisarı, Kandilli, Bebek ve Ortaköy rotasının ardından 15 Temmuz Şehitler Köprüsü’nden Dolmabahçe’ye ulaşacak. Burada Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan selamlanacak, geçit daha sonra Moda, Caddebostan ve Maltepe sahillerinde son bulacak.
‘Bayrağını al gel’
TEKNOFEST’ten yapılan açıklamaya göre, Cumhurbaşkanlığı himayelerinde ve Milli Savunma Bakanlığı ev sahipliğinde gerçekleştirilecek etkinlik, milli teknoloji heyecanını İstanbul Boğazı’ndan tüm Türkiye’ye taşıyacak. “Türk bayrağını al, gel” çağrısıyla TEKNOFEST Mavi Vatan Boğaz Geçişi coşkusuna ortak olmak isteyenler Boğaz kıyılarında toplanacak. İzleyiciler, gökyüzü ve denizin kırmızı beyaza boyanacağı unutulmaz anlara tanıklık edecek. TCG Anadolu, TCG Savarona ve TCG Hızırreis denizaltısının da aralarında bulunduğu donanma unsurları 15.30-18.30 saatleri arasında Boğaz’da seyir yapacak.
Bu özel seyir sırasında TCG Anadolu ve TCG Savarona, TEKNOFEST yarışmacısı gençleri, şehit çocuklarını ve sevgi evlerindeki çocukları misafir ederek onlara unutulmaz bir gün yaşatacak. Boğaz’daki görsel şölenin ardından TEKNOFEST Mavi Vatan heyecanı, 30-31 Ağustos tarihlerinde İstanbul Tersanesi Komutanlığı’nda sürecek.
‘Mavi Vatan’ anlatıldı
TCG Anadolu, “Zafer Yolculuğu” etkinliği için dün Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak ve çeşitli alanlarda başarı gösteren 350 gençten oluşan yolcularıyla birlikte Gelibolu’dan hareket etti. Yolculuk boyunca gençlere, “mavi vatan”ın önemi anlatıldı. Çanakkale’den yola çıkan TCG Anadolu, İstanbul Boğazı’na ulaştı.
Savarona yatının yeni hikayesi
Uzun yıllar kullanılamayan Atatürk’ün mirası Savarona yatı Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’ın girişimleri ile önce donanmaya kazandırıldı sonra da restore edildi. Cumhurbaşkanlığı envanterindeki yat Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’na devredildi. Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment Tatlıoğlu’nun restorasyon için hazırlanan üç alternatifli planı Cumhurbaşkanı Erdoğan ile eşi Emine Erdoğan’a sunmasıyla restorasyon başladı. Emine Erdoğan iyileştirme çalışmalarını aslına uygun yapılması için yakından takip etti. Deniz Müzesi’ndeki Atatürk’e ait çeşitli objeler Savarona’ya getirtildi.

Yerli motosiklethediye edildi
Cumhurbaşkanı Erdoğan önceki gün cuma namazını, Muğla’da Okluk Millet Camii’nde kıldı. Camii son yılların en kalabalık günlerinden birine şahitlik ederken, namaz sonrası Erdoğan’a yüzde 100 yerli motosiklet hediye edildi. Bisikletin ön camında Cumhurbaşkanlığı forsu yer alırken, plakasının ise 48 RTE 48 olduğu görüldü. KENAN GÜRBÜZ Muğla

CHP saha raporu hazırlıyor

CHP saha raporu hazırlıyor

MEHTAP GÖKDEMİR Ankara – 31 Ağustos’ta çalışmanın ilk etabı tamamlanacak. Bir anlamda Türkiye’nin fotoğrafını çeken CHP, saha çalışmasıyla partiye güven ve ilgiyi de ölçüyor. Vatandaşın talepleri, partinin hangi alanlarda yeni politikalar geliştirmesi gerektiğiyle ilgili öneriler, hangi alanlarda yeni vizyon ve politikalar beklendiği belirleniyor. Çalışmanın sonunda vatandaşın CHP’den ve hükümetten beklentisi, istekler ve öneriler hem 81 il için ayrı ayrı raporlanacak hem de Türkiye geneline ilişkin bir saha raporu çıkarılacak.
Saha raporuna ilişkin, “Vatandaşla hükümet programını yazacağız. Vatandaş bizden, hükümet programından ne bekleniyor. Sahayı okuyarak hazırlıyoruz, bunlara dayanarak yeni başlıklar açılacak” diyen CHP’li kurmay, şu ana kadar vatandaşlarca dile getirilen talep ve görüşlere ilişkin şunları aktardı:
“’Herkesin oyuna talip olun. Biz muhalefet olarak bir yere ve en güçlü muhalefete oy vermek istiyoruz. Benim partim bu demeden bir seferlikte olsa oy vereceğiz. Herkesi kucaklayın. Türkiye ittifakını çok önemsiyoruz’ diyorlar. Gençlerde CHP’ye karşı yöneliş var. CHP’ye daha çok merkez sağdan destek var, geçmişte merkez sağa oy vermiş, kendini orada tanımlamış olanlar bizi tercih ediyorlar.”
Ekrem Başkan sorusu
Kurmaylar, sahada en çok karşılaştıkları soru ve şikayetler konusunda ise, “Vatandaş en çok ekonomiyi konuşuyor. Geçinemediklerini ifade ediyor. ‘Ekrem Başkan çıkacak mı? Ekrem Bey’i ne zaman çıkartacaksınız?’ sorusunu çok duyuyoruz. ‘Nereden çıktı bu komisyon (TBMM süreç komisyonu)’ diyorlar. Biz de komisyona neden girdiğimizi anlatıyoruz. ‘Sizin hakkınızı korumak için girdik’ diyoruz. Anlattığımız zaman yüzde 70’i ikna oluyor” ifadelerini kullandılar. CHP ilk etap saha çalışmasının çıktıları doğrultusunda bazı illere tekrar gidecek. Ana metropollerde ise daha detaylı bir saha çalışması yapılması da planlanıyor….

Çocuklar ihmal kurbanı

Çocuklar ihmal kurbanı

Çiğdem Yılmaz / Haber Merkezi – Türkiye’nin dört bir yanından sık sık gelen haberler, çocukların farklı ihmaller sonucunda hayatlarını kaybettiğini gözler önüne seriyor. İstanbul’dan tatil için Erzurum’a giden ve çayda akıntıya kapılarak boğulan 13 yaşındaki Hüseyin Avni A., Şanlıurfa Suruç’ta sulama kanalına düşüp ölen 10 yaşındaki Ömer Demir, Manisa’da evde yalnız bırakılıp yangında hayatını kaybeden üç yaşındaki Günay Bilgen, Muğla’da otelin havuzunda boğulan dokuz yaşındaki Ali, Çorum’da nefes borusuna yemek kaçan üç yaşındaki Yiğit, yine Çanakkale’de borusuna yemek kaçan dokuz yaşındaki Çağrı, Nevşehir’de balkondan düşen dört yaşındaki Ömer… Bu farklı olayların ortak noktası aynı: Önlenebilir ihmaller… Peki çocuk ölümlerinde ailelerin ve toplumun eksikleri ne? Çözüm önerileri neler? Ebeveynlere ne gibi görevler düşüyor?
Tek sorumlu aile değil
Üsküdar Üniversitesi Sosyoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Barış Erdoğan, çocuk ölümlerinin büyük ölçüde önlenebilir olduğunu belirterek ailelerden kamu otoritesine kadar herkesin sorumluluk alması gerektiğini belirtiyor: “Çocuk ölümleri ülkemizde maalesef mevsimsel bir rutine girdi. Her yaz havuzlarda, plajlarda, göletlerde çocuklarımız boğularak hayatını kaybediyor. Kışın soba zehirlenmeleriyle ölümler yaşanıyor. Yıl boyunca da ev kazalarında çok sayıda çocuk yaşamını yitiriyor. Bu ölümleri çoğu zaman kader ya da talihsizlik diyerek geçiştiriyoruz. Oysa kayıpların esas nedeni ihmalkârlık, denetimsizlik ve kuralların uygulanmaması.”
Ailelerin büyük kusurları olduğunu belirten Erdoğan, “Çocuklarını denetimsiz bırakıyorlar, riskleri küçümsüyorlar ya da güvenlik kurallarını görmezden geliyorlar. Ancak tüm sorumluluğu ailelere yüklemek bence kolaycılık olur. Bu konuda kamu idaresinin ve özel sektörün de büyük sorumluluğu ve yapması gerekenler var. Örneğin pratikte otellerde her zaman cankurtaran bulunmuyor, plajlarda uyarı levhaları eksik, gölet ve baraj çevrelerinde yeterince önlem yok. Soba kullanımına dair aileler ve çocuklar bilinçlendirmeli, ev kazalarına karşı çocuk güvenliğini sağlayacak standartlar yaygınlaştırılmalı” diyor.

NELER YAPILMALI?
Prof. Dr. Erdoğan, dünyadan şu örnekleri paylaşıyor: “Birçok Avrupa ülkesinde plajlarda bayrak sistemiyle deniz güvenliği sağlanıyor. Fransa’da yüzme dersleri ilkokul müfredatında zorunlu. Japonya’da her okulda düzenli yangın tatbikatı yapılıyor. İskandinav ülkelerinde ev içi güvenlik standartları ve soba kullanımı konusunda katı kurallar var. Bizde ise hâlâ yüzme eğitimi bir lüks, yangın tatbikatı bir formalite olarak görülüyor. Ev güvenliği ise ailelerin kendi imkânlarına bırakılmış durumda.”
Bilinçlendirme kampanyaları Erdoğan, köklü tedbirler almamız gerektiğini belirtiyor: “Tüm havuz ve plajlarda cankurtaran gerçekten bulunmalı. Gölet ve baraj çevreleri uyarı levhaları ve bariyerlerle güvenli kılınmalı. Okullarda zorunlu yüzme dersleri, yangın tatbikatları ve temel ilkyardım eğitimi müfredata eklenmeli. Çocuklara kriz anında nasıl davranmaları gerektiği öğretilmeli. Ayrıca soba ve doğalgaz kullanımıyla ilgili ailelere yönelik bilinçlendirme kampanyaları yürütülmeli. Ev kazalarına karşı güvenlik standartları yaygınlaştırılmalıdır. Zira bir çocuğun kriz anında nasıl davranacağını bilmesi hayat ile ölüm arasındaki fark olabilir. Önlem ve nitelikli eğitimle çocuklarımızı korumak elimizde.”

14 yaşındaki çoban kendisini vurdu
Kars’ın Kağızman ilçesine bağlı Kuloğlu köyü Demirkapı mevkiinde önceki gece koyun sürüsünü otlatan 14 yaşındaki Serdal P. iddiaya göre av tüfeğiyle oynarken tüfek ateş aldı. Tüfekten çıkan saçmaların isabet ettiği Serdal P., olay yerinde hayatını kaybetti. Olayla ilgili soruşturma başlatıldı….

Reklam
Emine Erdoğan’dan, Melania Trump’a Gazze mektubu: ‘Gazze’deki çocuklar için de hassasiyet gösterin’

Emine Erdoğan’dan, Melania Trump’a Gazze mektubu: ‘Gazze’deki çocuklar için de hassasiyet gösterin’

Emine Erdoğan, mektubunda, Trump’ın paylaşımlarının, güncel meselelere dair hassasiyet taşıyan bir vicdana sahip olduğunu hissettirdiğini ifade etti. Bu vicdani hassasiyetin yansımasını, Melania Trump’ın geçtiğimiz günlerde Rusya Devlet Başkanı Putin’e yazdığı mektubunda da gördüğünü belirtti.Emine Erdoğan, şöyle devam etti:

‘Umut aşılayan girişim’
“Mektubunuzda belirttiğiniz gibi çocukların sevgi dolu ve güvenli bir ortamda büyüme hakkı evrensel ve tartışılmaz bir haktır. Ve bu hak, hiçbir coğrafyanın, ırkın, etnik kimliğin, dini grubun ya da ideolojinin imtiyazı değildir. Bir lider eşi olarak, Ukrayna’daki savaşın yıkıcı etkileri altında yok olan hayatlara, dağılan ailelere ve kimsesiz kalan çocuklara gösterdiğiniz duyarlılık, kalplere umut aşılayan bir girişimdir. ‘Sessiz bir kahkahaya mecbur bırakılan’ Ukraynalı çocukların neşeli gülüşlerinin geri getirilmesi talebiniz çok anlamlıdır. Savaşta hayatını kaybeden 648 Ukraynalı çocuk için gösterdiğiniz bu önemli hassasiyetinizi daha da güçlü bir şekilde, 2 sene içerisinde 18 bini çocuk olan 62 bin masum sivilin zalimce katledildiği Gazze için de göstereceğinize inanıyorum.”

“Meçhul bebek” vurgusu
Gazze’nin tarihte benzeri görülmemiş bir zalimliğe, çağın en acı soykırımına sahne olduğunu vurgulayan Emine Erdoğan, mektubunda, şunları aktardı:
“BM Çocuk Fonu, 45 dakikada 1 çocuğun öldürüldüğü Gazze’de, yerin üstünü çocuklar için bir ‘cehenneme’ yerin altınıysa bir ‘çocuk mezarlığına’ benzetiyor. Savaşlarda kimliği belirlenemeyen askerler için kullanılan ‘meçhul asker’ kavramını, bir gün çocuklar için de kullanacağımız aklınıza gelir miydi? Bugün ardında kimsesi kalmamış, adı dahi tespit edilemeyen binlerce Gazzeli çocuğun kefenlerine yazılan ‘meçhul bebek’ ibaresi vicdanlarımızda onulmaz yaralar açıyor.”● ANKARA Milliyet
‘Bir mektup da Netanyahu’ya gönderin’
Emine Erdoğan, kahkahaları susturulanların yalnızca Ukrayna’nın çocukları olmadığını, Filistin’in çocuklarının da aynı neşeyi, aynı özgürlüğü, aynı onurlu geleceği hak ettiklerini belirterek “Gazze’deki insani krizin durdurulmasına yönelik güçlü çağrınızı içeren bir mektubu da İsrail Başbakanı Netanyahu’ya göndermeniz son derece anlamlı olacaktır” ifadelerini kullandı.
Emine Erdoğan, “Kaybettiğimiz 18 bin 885 Gazzeli bebek ve çocuk için artık çok geç. Ama hayatta kalmayı başarmış 1 milyonu aşan Gazzeli çocuk için hala bir şansımız var. Vakti çoktan geldi” dedi….

Reklam