BIST 100
11.151,03 -0,01%
DOLAR
49,8372 0,05%
EURO
55,4213 -0,15%
GRAM ALTIN
6.458,88 -0,64%
BITCOIN
80.807,00 0,16%
FAİZ
39,59 0,00%
GÜMÜŞ GRAM
86,40 -0,90%
GBP/TRY
66,2327 -0,23%
EUR/USD
1,1121 -0,04%
BRENT PETROL
111,18 1,29%
ÇEYREK ALTIN
10.560,26 -0,64%
İzmir Parçalı Bulutlu
İzmir hava durumu
16 °
Reklam

SİYASET

Taksiciye kanlı pusu! 1 kişi gözaltına alındı: ‘Azrail'imizi yanımızda taşıyoruz’

Taksiciye kanlı pusu! 1 kişi gözaltına alındı: ‘Azrail’imizi yanımızda taşıyoruz’

Olay, Eyüpsultan, Kemerburgaz Mahallesi’nde saat 22.00 sıralarında meydana geldi. İddiaya göre, Sefer Kaya kullandığı 34 TBC 07 plakalı taksi ile Selanik Bulvarı üzerine geldiği esnada, henüz bilinmeyen bir nedenle kimliği belirsiz kişi ya da kişilerin silahlı saldırısına uğradı. Saldırının ardından taksi şoförü Kaya kanlar içinde kalırken, şüpheliler de hızla olay yerinden kaçtı. Yoldan geçenler bir yandan yardıma koşarken diğer yandan da durumu polis ve sağlık ekiplerine haber verdi.
İlginizi Çekebilir
TAKSİ ŞOFÖRÜ HASTANEDE HAYATINI KAYBETTİ
İhbar üzerine olay yerine gelen sağlık ekipleri ağır yaralanan taksi şoförü Kaya’ya ilk müdahaleyi yaparak en yakın hastaneye kaldırdı. Hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen taksi şoförü Kaya hayatını kaybetti. Polis ekipleri saldırının yapıldığı yerde güvenlik önlemi alarak detaylı çalışma yaptı. Eyüpsultan İlçe Emniyet Müdürlüğü Asayiş Büro ekipleri ile Gayrettepe Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekiplerinin ortak çalışması sonucu olayla ilgili olduğu değerlendirilen 1 kişi yakalandı. Gözaltına alınan şüpheli sorgulanmak üzere polis merkezine götürüldü. Olayla ilgili soruşturma sürüyor.
Çanakkale’de alevlerle mücadele sürüyor: 5 köy tahliye edildi

MESLEKTAŞLARI İÇİN KONVOY YAPARAK DUA ETTİLER
Meslektaşlarının ölüm haberini alan taksiciler gece saatlerinde hastaneye akın etti. Hastane bahçesinde toplanan taksiciler bir süre durduktan sonra konvoy halinde olayın gerçekleştiği yere gittiler. Taksiciler adına açıklama yapan Deniz Dündar, “Bir arkadaşımızı direksiyon başında katledilmiş halde bulduk. Yıllardır dile getirdiğimiz kabinli araç sorununu çözüme kavuşturulması için elimizden gelen mücadeleyi dernekler olarak verdik. Sözlü ve yazılı olarak gerekli yerlere müracaatlarımızı yaptık. Evlerimizden helalleşerek çıkıyoruz. Evden çıkarken çoluk çocuklarımızla vedalaşarak çıkıyoruz. Arabamızda kimleri taşıdığımızı bilmiyoruz. Azrail’imizi yanımızda taşıyoruz. Burada toplanan arkadaşlar Sefer abileri için buradalar. Yarın başka bir arkadaşları için burada olmak istemiyorlar. Lütfen kurum başkanları. Kurum sorumluları size vermiş olduğumuz dilekçeleri, sözlü ve ulusal basında dile getirdiğimiz cümleleri lütfen dikkate alın. Takside çalışan hiçbir şahsın can ve mal güvenliği yoktur. Bu can ve mal güvenliğinin sağlanması için ivedi bir şekilde çözüm üretmek sizin elinizde. Biz bu çözümü üretemiyoruz çünkü kurumlar sizlersiniz. Size sürekli bunu dile getiriyoruz ama sürekli göz ardı ediyorsunuz. Bugünden itibaren sesimizi duyun. Bugün Sefer arkadaşımız yarın başka bir arkadaşımız, evlerimizden biz helalleşerek çıkmak istemiyoruz. Can ve mal güvenliği olmayan sektörde çalışmak istemiyoruz. Tüm taksi camiasının başı sağ olsun” dedi.

Açıklamanın ardından Kuran-ı Kerim okuyan taksiciler, dua ettikten sonra olay yerinden ayrıldı.
3 adımda yıkılan evde son gece! Karış karış oğlunu aradı: Şortu ve künyesi mezardaydı
İsrail’den Yemen’in kalbine saldırı: Patlama sesleri duyuluyor!…

17 Ağustos’un üzerinden 26 yıl geçti! Türkiye 448 bin kez sallandı

17 Ağustos’un üzerinden 26 yıl geçti! Türkiye 448 bin kez sallandı

Afet Yönetimi Uzmanı, Gazi Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Bülent Özmen, Marmara Depremi’nin 26’ncı yılı dolayısıyla açıklamalarda bulundu. Türkiye’de 1999’dan bu yana 448 bin depremin meydana geldiğini söyleyen Özmen, yıllara göre en fazla depremin 2023, 2017, 2020 ve 2024’te kayda geçtiğini belirtti. Yalnızca 2023 yılında yaklaşık 74 bin sarsıntı yaşandı.
26 yılda 46 deprem
Doç. Dr. Özmen, geçen 26 yılda 6–6.9 büyüklüğünde 46 deprem meydana geldiğini ifade ederek, “Ortalama her 6.5 yılda bir, 7’den büyük depremle karşılaşıyoruz. Yılda ise iki kez 6’dan büyük deprem yaşıyoruz. 1999’dan bu yana yaşanan depremlerde 77 bine yakın kişi hayatını kaybetti, ekonomik kayıp ise 200 milyar dolara yaklaştı” dedi. Kuzey Anadolu Fayı’nın Yalova açıklarına kadar kırıldığını hatırlatan Özmen, Marmara Denizi’ndeki bazı fayların ise 1766’dan bu yana 7’den büyük deprem üretmediğini, bu nedenle “sismik boşluk” olarak değerlendirildiğini vurguladı.

‘İstanbul ciddi etkilenecek’
İstanbul’da 2019’da 5.8, bu yıl ise 6.1 büyüklüğünde depremler yaşandığını hatırlatan Özmen, bu sarsıntıların fay hattındaki gerilimi boşaltmadığını söyledi. Özmen, “Olası 7’den büyük bir deprem İstanbul’u çok ciddi şekilde etkileyecek. Marmara’nın güneyindeki Gemlik Körfezi’nden geçen fay hattı da uzun süredir büyük deprem üretmedi. Buradaki bir sarsıntı tüm Marmara kıyılarını etkileyecek” dedi. Özmen ayrıca, yasal ve teknik adımların yetersiz kaldığını, kentsel dönüşümün hızla hayata geçirilmesi gerektiğini ifade etti.

Balıkesir için uyarı
Özmen, Sındırgı’da meydana gelen 6.1 büyüklüğündeki depremin ardından artçıların 5.1–5.2 büyüklüğüne kadar çıkabileceğini söyledi. Bölgede 20’ye yakın aktif fay bulunduğunu hatırlatan Özmen, “Balıkesir, Türkiye’nin pek çok ili gibi yüksek deprem riski taşıyor. Sındırgı depremi İstanbul’un deprem riskini değiştirmiyor” diye konuştu.
Kocaeli’ne 10 yıl şart
Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, deprem öncesi yapılan 161 bin binanın tarandığını, bunlardan 120 bin bağımsız birimin dönüştürülmesi gerektiğini söyledi. Büyükakın, “Kocaeli’nin depreme hazır hale gelmesi için 10 yıllık bir sürece ihtiyaç var” dedi.
Gölcük’te batık şehir
Kocaeli’nin Gölcük ilçesinde 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nde denizin altında kalan “batık şehrin” son durumu, 26 yıl sonra kayda alındı. Deprem sırasında Değirmendere Mahallesi Çınarlık Meydanı’ndaki kıyı hattının bir bölümü denize gömüldü, binalar, araçlar ve iskeleler su altında kaldı. Aradan geçen yılların ardından “batık şehre” daldılar ve bu kareleri çektiler.

1999 Marmara Depremi
■ Saat: 03.02■ Büyüklük: 7.4■ Süre: 45 saniye■ Can kaybı: 17 bin 480■ Yaralı: 43 bin 953■ Evsiz kalan: 200 bin kişi■ Hasarlı konut: 285 bin 211■ Etkilenen iller: Kocaeli, Yalova, Sakarya, İstanbul, Düzce■ İstanbul’da ölü sayısı: 981

Aziz Yıldırım’dan İTÜ’ye anlamlı bağış
Fenerbahçe’nin eski başkanı Aziz Yıldırım, İstanbul Teknik Üniversitesi’ne (İTÜ) 24 metre uzunluğunda ve 350 bin dolar değerinde deprem araştırma gemisi bağışladı. Dearsan Tersanesi Yönetim Kurulu Başkanı Aziz Yıldırım, İTÜ çatısı altında kurulan Marmara Aktif Fay Tehlike ve Risk Uygulama ve Araştırma Merkezi’ne (MATAM), 350 bin dolar değerinde deprem araştırma gemisi bağışladı. İTÜ Jeoloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi ve MATAM’ın kurucusu Prof. Dr. Cenk Yaltırak, Yıldırım’ın yapılan çalışmanın önemini anladığını ve görüşmeden kısa süre içinde olumlu dönüş yaptığını belirtti. Geminin 70 bin dolar değerindeki KDV tutarı ise Yaltırak tarafından ödendi. MATAM projesi Türkiye’nin deprem araştırmalarında en ileri teknolojilere sahip merkezlerinden biri olarak Marmara Bölgesi’ndeki olası büyük depremlerin etkisini azaltmayı hedefliyor.

Acıları dinmiyor
Sakarya’da depremde oğlunu ve küçük kızını kaybeden İzzet Dönmez, “Hayatın bedelini ödedim, kenara çekildim. Sağlık sorunlarımız var, bunun sebebi 17 Ağustos’un travması” dedi. Eşi ve oğlunu kaybeden Ali Esen, 26 yıldır her yıl Atatürk Bulvarı’nda açtığı fotoğraf sergisiyle toplumu bilinçlendirmeye çalışıyor. Emekli öğretmen Ahmet Salman, 26 yılda 40 binden fazla gazete kupürü toplayarak afet arşivi oluşturduğunu ve bunu üniversitelere bağışlamak istediğini söyledi. Depremde ailesinden 12 kişiyi kaybeden Emin Güler, “Her gittiğim ev yıkıktı. 17 Ağustos’un takvimden silinmesini istiyorum” diyerek gözyaşlarına boğuldu.
Balıkesir ve Manisa’da 729 binada hasar
Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Balıkesir Sındırgı merkezli 6.1’lik depremden etkilenen Balıkesir ve Manisa’daki hasar tespit çalışmalarının tamamlandığını bildirdi. Kurum, Next Sosyal’deki hesabından yaptığı açıklamada, “İncelemelerde, Balıkesir’de 624 binadaki 901 bağımsız bölüm, Manisa’da 105 binadaki 135 bağımsız bölüm olmak üzere, toplam 729 binadaki 1036 bağımsız bölüm ağır hasarlı veya yıkık olarak tespit edildi” bilgisini verdi. Sındırgı dün saat 11.21’de4 büyüklüğünde yeni bir depremle sarsıldı. – ANKARA Milliyet…

3 adımda yıkılan evde son gece! Karış karış oğlunu aradı: Şortu ve künyesi mezardaydı

3 adımda yıkılan evde son gece! Karış karış oğlunu aradı: Şortu ve künyesi mezardaydı

Zeynep Dilara Akyürek / Milliyet.com.tr – Çok sıcak, çok huzursuzdu. O gece herkes sağ salim sabaha ulaşmak ister gibi bir haldeydi. Evlerde bilinmez bir telaş, sessiz bir panik vardı. 17 Ağustos gecesi Emine Cebeci de oğlu Serkan’la yaşadığı evde benzer bir sıkıntı içerisindeydi, aynı yuvayı paylaştıkları köpekleri de birkaç saat sonra olacaklardan habersiz, sıkıntıyla sağa sola koşturuyordu. Dakikalar birbirini kovalıyor ve saat artık 02.00’ye yaklaşıyordu. Emine Cebeci’yi uyku tutmamış, 20 yaşındaki oğlu Serkan ise sabah gideceği askeri okul için sabırsızlıktan geceyi o saate kadar ayakta geçirmişti. 19 yaşındaki Serkan uyuyalı 1 saate yakın bir zaman olmuş ve 17 Ağustos 1999 gecesi akrep ve yelkovan 03.02’yi vurmuştu. Huzursuz başlayan gece, yerini kâbus dolu günlerle dolu geçecek yıllara bırakmak üzereydi. Emine Cebeci’nin ayağa kalktıktan sonra oğluna yetişecek vakti olmadı, geceden daha karanlık enkazın altında geçireceği saatler, 4 saniye içinde Gölcük’ün Kavaklı ilçesindeki ‘yeni yapılmış’ apartmanlarını vurdu. 5 katlı, yuvadan çok mezar olan o apartman, 4 yıl önce Emine Cebeci enkaz altındayken avucunu dolduran tuzlu deniz kumundan yapılmıştı. Emine Cebeci için o günden sonra o kum tanelerinden birini ararcasına zor bir mücadele başladı. 17 Ağustos 1999ondan 4 yıl aradığı ve bir daha iyi geceler deme fırsatı bulamadığı oğlunu kopardı. O ise kendi canından geçmiş halde oğluna dair bir iz bulmak için savaştı. Emine Cebeci1999’un en derin yarasını,hiç unutmadığı mücadelesi ve özlemiyle, elinde kalan birkaç fotoğrafla Milliyet.com.tr’ye anlattı.

‘GÜÇLÜ OLMAK ZORUNDAYDIM, ELİMDE KUM TANELERİ VARDI’
17 Ağustos 1999’da Gölcük üst merkezli 7.4 büyüklüğünde bir deprem, Marmara’da yaşanan en derin yaraları açmak üzereydi. Gölcük’ün cıvıl cıvıl Kavaklı sahili, o gece onlarca insana mezar olan yapıları denize çekecek, Kavaklı’nın kalan yerlerinde ise neredeyse taş üstünde taş kalmayacaktı. Bunları 16 Ağustos günü birileri söylese, yarın sabah Kavaklı kalmayacak dese belki de kimse inanmazdı. Ancak dayanması ve inanması çok güç o 1 dakika, kimileri için 1 ömürlük acı saklıyordu. Emine Cebeci eşini kaybettikten sonra oğlu ve kızıyla yaşıyor, köpekleri de evlerine renk katıyordu. Kızı Sevil evlendikten sonra oğlu ve köpeğiyle geçireceği güzel günler devam edecekti. Serkan tertemiz, tüm öğretmenlerinin gurur ve sevgiyle söz ettiği 19 yaşında bir gençti. Annesini gururlandıran ve canına can olan Serkan o gece geç saatlere kadar yatmamıştı. Askeri okul hazırlıkları yapan Serkan’ın önünde başarılı olacağı sınavları, annesini gururlandıracağı yılları vardı. O gece de sabahki sınav için bu temennilerle uyumuştu. Üzerinde kırmızı çizgili şortu, boynunda isminin yazılı olduğu künyesiyle… Emine Cebeci o gece uyumadan önce oğluyla yaşadıkları dakikaları şöyle anlatıyor:
Alıntı Metni
Deprem sonrası Kavaklı sahili
‘ANNEM BİRAZ GAYRET, BİZİ KURTARACAKLAR’
Bir annenin duyacağı en acı sözlerden birini, Emine Cebeci kısa saatler önce son kez gördüğü oğlundan duymuştu: “Anne hakkını helal et.” Serkan, enkaz altındaki saatler boyunca annesinin kendisiyle konuşmasıyla güçlü kalmış, Emine Cebeci ise oğlu için korktuğunu, üzüldüğünü hiç belli etmeden seslenmişti: “Annem biraz gayret.” Emine Cebeci saatler süren karanlığı, şu ifadelerle dile getiriyor:
Örgü işine dede eli değdi, internette çok sevildi! ‘Maaşsız çalıştık, misafire yer yoktu’
“Sadece bizim evimiz yıkıldı zannetmiştim. Komşularıma seslendim, hiç kimsenin sesini alamadım. Yüz üstü düştüm ve onlar üst katta olduklarından üzerimdeydi. Öldüler diye düşündüm. Aradan bir saat geçti, oğlumdan ses aldım. ‘Anne ben yaşıyorum, sadece ayağım ezildi’ dedi. Korkmadım, illaki sahilden gelenler bizi kurtarırlar diye düşündüm hep. Bu kadar evin yıkıldığını düşünememiştim. Ben enkaz altındayken oğlumla devamlı konuşmaya çalıştım korkmasın diye. ‘Oğlum kurtaracaklar, bak dışarıdan sesler gelmeye başladı’ diyordum. Sonra dışarıdan sesleri duymaya başladık. Birileri geliyor, ‘Kimse var mı orada?’ diye sesleniyordu. Biz duysak da, onlar bizim sesimizi ne yazık ki duymuyorlardı. Betonun altında kaldığın sürece sesini dışarıdakiler duymuyor. Dışarıdaki her konuşmayı duyabiliyorsun. Oğlum bana orada hiç unutamadığım o sözü söyledi: ‘Anne hakkını helal et, bizi kurtaramayacaklar.’ ‘Oğlum öyle söyleme’ dedim, ‘Tamam, helal olsun ama kurtaracaklar. Hiç üzülme’ dedim. Saatler geçti, umutlarımızı kaybederken, dışarıdan ses duyunca yine umutlanıyorduk. Oğlum korkmasın diye hiç üzüldüğümü bile belli edemiyordum. Konuşuyordum hep, ‘Annem biraz gayret, annem biraz cesaret, bak bizi kurtaracaklar…”
Deprem sonrası Kavaklı Mahallesi
‘ALLAH’IM YIKILAN BİR TEK BİZİM EVİMİZ DEĞİLMİŞ’
Nihayet umut ışığı artık beton parçaları arasından Emine Cebeci ve oğlu Serkan için de sızıyordu. Önce Serkan, sonra Emine Cebeci enkazdan çıkarılmış, hatta ikisi de birbirinden 1 dakika olsun ayrılmak istememişti. Serkan, ‘Annemi de çıkarın’ deyip orada beklemek istemiş olsa da ezilmiş ayağı için hastaneye gitmesi gerekiyordu. Emine Cebeci beton parçaları arasından daha ağır yaralarla çıktığında ilk isteği oğlunun yanına gitmekti. Anne oğul, Gölcük Askeri Hastanesi’ne götürüldü. En azından bilinen buydu. Peki ya 4 yıl boyunca bilinmezlik içinde aranan? Serkan hastaneye götürüldükten sonra annesinden nasıl ayrılmıştı? Sadece ayağı ezilen genç, kayıptı. Üstelik onun nerede olduğuna dair söylenen her şey de yanılgılardan ibaretti. Emine Cebeci için tedavi süreci oğlunu aramakla geçecekti. Belki de o, aslında oğlunu bulduğunda iyileşecekti. Emine Cebeci, enkazdan çıktıkları andan oğlunu bulana kadar geçen 4 yılı şöyle aktarıyor:
“Bizim binadan sesler geldiğini duydular. Bir dozer geldi, dediler ki ‘Bu binada yaşayanlar var. Çıkaralım, kepçeyi vur.’ ‘Eyvah, kepçeyi vurursa biz sıkışırız’’ dedim. Ancak adam, ‘Yaşayanlar varsa kepçe vurulmaz’ dediğinde yeniden umutlandık. Tabii o arada hep oğlumla konuşuyorum. 12 saat sonra bizi buldular. ‘Beni bırakın, oğlumu alın. Yaşıyor, yan tarafta’ dedim hep. 12’nci saatti oğlumu bulduklarında. ‘Allah’ım şükürler olsun, beni bulmasalar da sorun yok. Yeter ki oğlumu bulsunlar’’ diyordum. Oğlum da çıkınca hemen ‘Annemi alın, ben iyiyim. Annem yaşıyor, orada, yaşıyor’ diye bağırıyordu. Oğlumu hastaneye götürmek istiyorlar. Tabii o gitmek istemiyor. ‘Annem çıkmadan gitmem’ diye yattı orada. Birkaç saat uğraştıktan sonra da beni buldular. Çıkarken oğluma ‘Oğlum, bak beni çıkartıyorlar. Seni hastaneye götürsünler’ dedim. Sonra oğlumu hastaneye götürdüler. Gölcük Asker Hastanesi’ne önce oğlumu götürdüler. ‘Beni de oğlumun yanına götürün’ dedim. Enkazdan çıkarken Gölcük’ü görünce, ‘Allah’ım yıkılan bir tek bizim evimiz değilmiş. Gölcük yok olmuş’ dedim. Hastaneye geldiğimde ise ortalık savaş alanıydı. ‘Oğlum nereye koyduysanız beni de oraya götürün’ diyordum. Ancak oğlum yoktu.”

4 YIL ARADIĞI OĞLU 11’İNCİ MEZARDAN ÇIKTI
Emine Cebeci’ye Serkan’ı helikopterle GATA’ya yolladıklarını söylemişlerdi. Tabii o da gemiyle oğlunun yanına gitmek istemiş ve bu istediği gerçekleşmişti. GATA’ya gidene kadar bildikleri, kısa süre içinde öğrenecekleri karşısında hükümsüz kalacaktı. Çünkü Serkan, GATA’ya hiç gelmemişti. Peki ama enkazdan sağ çıkan, sadece ayağı sıkışmış ve annesiyle saatlerce o karanlık dehlizde konuşmuş genç neredeydi?
Alıntı Metni

SON DİLEK HAKKI! ‘KEŞKE BENİ BİR KEZ OLSUN ÜZMÜŞ OLSAYDI’
Emine Cebeci kaybından 4 yıl sonra oğlunu bulmuştu. Kırmızı çizgili şortu ve künyesi, annesine son kez ‘İyi geceler’ dediği gibi üzerindeydi. Tabii ki Serkan, küçük bir ezilmeyle hayatını kaybetmemişti. Hastanede daha ağır yaralılar varken, onun kasığındaki bir kemik kırığı yüzünden iç kanama geçirdiğini kimse fark etmemiş ve Serkan, son uykusuna hastanede sessizce dalmıştı. Bugün itibarıyla üzerinden 26 yıl geçmiş kaybının ardından, anne Emine Cebeci oğlu Serkan’ı ilk günkü kadar özlüyor. O, depremin üzerinden asırlar da geçse, açtığı yaraları ruhunda taşıyanlardan yalnızca biri. Öyle ki her noktası deprem bölgesi olan ülkemizde, kilometrelerce uzakta birinin yüreği yansa Emine Cebeci oğlunu ararken verdiği mücadeleyi vermek için gönüllü. 6 Şubat Depremleri’nden sonra da kaybı olanlara hep destek olan Emine Cebeci, ‘Son bir dilek hakkı olsaydı’ ne dileyeceğini anlatarak sözlerini şöyle noktaladı:
“Demek ki oğlumu benden çok sevmiş, yanına almış Allah’ım diyorum. Böyle teselli buluyorum. Oğlumun öğretmenleriyle görüşürüm, hepsi ‘Onun gibi bir çocuğumuz yoktu bizim’ diye ağlar. Öyle bir çocuktu yani. Hiç kimseyi kırmayan, incitmeyen… ‘Bir kere beni üzseydi’ derim bazen. ‘Orayı hatırlasaydım’ derim. Son bir dilek hakkım olsaydı da okumasaydı derdim. Keşke yani hiçbir zaman okumasaydı da yanımda olsaydı, benimle olsaydı hep.”
Demet Akalın: Hit şarkı bulamamak canımı çok sıkıyordu
JLO konseri için 6 milyon dolar!…

Reklam
Aile Yılı toplumsal harekete dönüşecek

Aile Yılı toplumsal harekete dönüşecek

MELTEM GÜNEŞ Ankara – “Aile geleceğimizdir” mottosuyla “Aile Yılı” kapsamında ekonomik desteklerden eğitime, kültürel etkinliklerden dijital dönüşüme kadar pek çok alanda uygulamalar devreye alındı. Aile eğitim ve danışmanlık hizmetleri kapsamında, 2025’in ilk yarısında 508 bin kişi Aile Eğitim Programı’na (AEP), 200 bin kişi evlilik öncesi eğitimlere katılırken, 13 bin başvuruya aile danışmanlık hizmeti sunuldu. Evlilik öncesi eğitimlerin yaygınlaştırılması hedefleniyor.
İlginizi Çekebilir
Kredi ve çeyiz desteği
Aile ve Gençlik Fonu kapsamında uygulamaya alınan Evlenecek Gençlerin Desteklenmesi Projesi’ne de başvurular devam ediyor. Gençlere 48 ay vadeli, 2 yılı geri ödemesiz, 150 bin lira tutarında faizsiz kredi desteğinin verildiği projeye 133 bin başvuru yapılırken, kredi kullanmaya hak kazanan toplam kişi sayısı 49 bin oldu. Kredi desteğine ek olarak, yapılan iş birlikleriyle ücretsiz nikah işlemleri, ücretsiz düğün salonu, çeyiz ve mobilya yardımı gibi destekler de sağlanıyor. Bu çerçevede ise Türkiye genelinde 109 belediye, evlilik ve düğün hazırlığındaki gençlere 168 ayrı destek sunuyor. Yerel düzeyde 1098, ulusal düzeyde 39 firmayla yapılan indirim anlaşmasıyla firmaların sunduğu mevcut indirimlere ek yüzde 10’dan yüzde 35’e varan oranlarda indirimler de sürüyor. İndirimlerden yararlanmak isteyen 13 bin 903 genç kendilerine özel tanımlanan indirim kodunu e-Devlet üzerinden oluşturdu.
■ 49 bin kişi evlilik kredisine hak kazandı■ 200 bin kişi evlilik öncesi eğitime katıldı■ Belediyelerden düğün salonu, çeyiz desteği■ 13 bin 903 genç Aile Yılı indirimlerinden faydalandı
3 adımda yıkılan evde son gece! Karış karış oğlunu aradı: Şortu ve künyesi mezardaydı
İndirimler sürecek
Aile Yılı’nda gerçekleştirilen çalışmalarla yalnızca tematik bir yıl olmanın ötesine geçerek aile bilincini toplumun her kesiminde pekiştiren, aile değerlerini gündelik yaşama taşıyan ve aile olmanın kıymetini her platformda görünür kılan güçlü bir toplumsal harekete dönüşmesi planlanıyor. Ailelere ekonomik katkı sunacak pek çok sektörde indirimlerin devam etmesi planlanırken, aile festivali, köy ziyaretleri, aile yemekleri, aile piknikleri, ailenin anlam ve önemine yönelik radyo programları da yapılacak. “Dijital Detoks Etkinlikleri”yle de ailelerin teknolojik cihazlardan uzak şekilde bir arada vakit geçirmesini desteklemek amacıyla doğa yürüyüşleri, açık hava oyunları gibi faaliyetler gerçekleştirilecek….

Reklam
Hız sınırı ve trafik levhaları değişecek

Hız sınırı ve trafik levhaları değişecek

ANKARA Milliyet -AK Parti’nin hız limitlerini yeniden belirleyen ve trafik cezalarında ciddi artırım öngören kanun teklifi, geçtiğimiz yasama yılında komisyondan geçirilmiş ancak TBMM Genel Kurulu’nda ele alınmamıştı. Sosyal medyada yayılan bazı görüntüler, yollara konulan bazı hız limiti levhalarını tartışmaya açmış, “trafik uygulamalarının ceza odaklı yürütüldüğü ve ölçüsüz cezalar kesildiği” eleştirileri gündeme gelmişti. Bunun üzerine teklifin görüşmeleri, yeni yasama yılına bırakılmıştı.
Genelge yayımlandı
Dün Resmi Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanlığı genelgesiyle birlikte, karayolları üzerindeki hız sınırı, hız sınırı sonu levhaları ve ilgili diğer trafik işaretlemeleri, güncel standartlara uygunluk, konum, gereklilik, görünürlük, süreklilik ve sürücü davranışları üzerindeki etkileri açısından yeniden değerlendirilecek.
Yeniden düzenlenecek
Meskun mahal dışında tesis edilmiş olan hemzemin yaya geçitlerinin standartlara uygunluğu kontrol edilecek. Okul, hastane bölgesi gibi istisnalar dışında kalan hemzemin yaya geçitleri kaldırılacak. Yolun yapısı, trafik yoğunluğu, yaya hareketliliği gibi hususlar dikkate alınarak uygun görülen kesimlerde işaretlemelerle düşürülen hız sınırlarının yeniden düzenlenmesi sağlanacak. Değerlendirme sonucunda hız sınırlamalarının kaldırılmasına karar verilen kesimlerde yolun yapım ve bakımından sorumlu kuruluş tarafından yaya geçidi, durak uygulamasının sonlandırılması ve trafik güvenliğini tehlikeye düşüren orta refüj açıklıklarının kapatılması, trafik işaretlemelerinin kaldırılması gibi gerekli düzenlemeler yapılacak. Şehirlerarası karayollarında meskun mahal levhalarının gerekliliği ve konumları yeniden değerlendirilecek….

‘Kim iyi hizmet ederse ona oy verecekler’

‘Kim iyi hizmet ederse ona oy verecekler’

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, CHP Kırşehir İl Başkanlığı’nı ziyaret etti. Özel, ardından Kırşehir Belediye Başkanı Selahattin Ekicioğlu’ndan makamında, kentte yapılan çalışmalar hakkında bilgi aldı. Daha sonra Emekliler Lokali’ne geçen Özel, burada yaptığı konuşmada, lokalde yer alan içecek ve yiyecek fiyatlarının uygun olduğunu söyledi. Çayın 4, poğaçanın 5, suyun 6 lira olduğunu ifade eden Özel, fiyatların dışarıya göre uygun olduğunu belirtti.
Kim emeklinin, kim ekonomik olarak zor durumda olanların yanındaysa insanların onu tercih ettiğini dile getiren Özel, “Bütün dünyada da sosyal demokrat partiler hep emeklilerden, emekçilerden, yani sanayide çalışanlardan ve çiftçilerden oy alır. Biz zaten kurulduğu günden beri halkın partisiyiz. Ümit ediyoruz bundan sonra da dünkü mitingde de gördük büyük bir coşku, büyük bir heyecan vardı. Türkiye’nin dört bir yanına gidiyorum, Tayyip Bey kızıyor. ‘Eline bir hesap makinesi almış, kuyumcu kuyumcu geziyor.’ diyor. Kuyumcuya giriyoruz, ‘Bu iktidar geldiğinde emekli maaşı kaç paraydı? diye soruyoruz. Bir de kuyumcular tabii hemen buluyor. 8 çeyrek altın alan emekli, 2 çeyrek altına düşmüş.” ifadelerini kullandı.
‘Boşa oy almadık’
Bir siyasi partiye oy vermenin takım tutmak gibi olmadığına dikkati çeken Özel, şunları kaydetti:
“Adam Fenerbahçelidir, yense de yenilse de ne olursa olsun o takımı tutar. 20 sene önce üye olmuş, oy vermiş. 20 sene sonra işte anlatıyor, ‘Çocuk okutamıyorum, pazara çıkamıyorum, geçinemiyorum.’ diyor. ‘Tercihimi değiştirdim.’ diyor. Şimdi, ‘AK Parti’ye oy vermeyeceğim’ diyor. Doğrusu bu. Biz iyi hizmet edersek oy alacağız, edemezsek almayacağız. AK Parti’de de bir AK Partili tarafını değiştirdiyse bu ilelebet değiştiriyor değil. Kim iyi hizmet ederse ona oy verecekler. İnşallah Cumhuriyet Halk Partisi de boşuna bu kadar oyu almadı. Belediyesinden de böyle memnuniyet varsa çok memnunuz. İnşallah biz ekonomiyi de Türkiye’yi de en iyi şekilde yönetiriz.”
‘Zalim olmamaya söz veriyoruz’
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, “62. Ulusal, 36. Uluslararası Hacı Bektaş Veli Anma, Kültür ve Sanat Etkinlikleri”ne katılmak için dün Nevşehir’in Hacıbektaş ilçesine geldi. Özel, Hacı Bektaş Veli Külliyesi’ni ziyaret ederek Aslanlı Çeşme’den su içti, içerdeki müzeyi gezerek yetkililerden bilgi aldı. Ardından Bağcılar Gürsel Erol Cemevi’nin açılış törenine katılan Özel, burada yaptığı konuşmada, etkinliğin Türkiye için önemini anlattı. Türkiye’nin uzun yıllar terörle mücadele ettiğini ifade eden Özel, kalıcı barışın sağlanması için kurulan komisyonda yer aldıklarını söyledi. Meclis’in milletin olduğunu belirten Özel, “Komisyon, o iktidar partisinin değil, millete ve onun Meclis’ine aittir. Gördüğümüz bütün zulümlere, haksızlıklara rağmen o komisyonda yer aldık. Amacımız Türk’ün, Kürt’ün, Laz’ın, Çerkez’in bu ülke üzerinde etnik kökeni ne olursa olsun herkesin eşit yurttaş olduğu ve inancı ne olursa olsun tüm dinlere, tüm mezheplere eşit mesafeli olduğu yarınları birlikte inşa edebilmek” diye konuştu.
Daha sonra Hacı Bektaş Veli’yi Anma etkinliğine katılan Özel, yaptığı konuşmada, “Zalimlere, kibrin esiri olanlara, adaleti değil menfaati baştacı edenlere karşı duracağız. Cumhuriyet Halk Partisi’nin Genel Başkanı olarak dergahın önündeki karadutun gölgesinde durmaya söz veriyorum. Yeri geliyor inciniyoruz. Haksızlığa uğruyoruz. Ama incinsek de incitmemeye, dünün mağduru olanlar bugünün zalimi olsunlar varsın ama hiçbir gün zalim olmamaya söz veriyoruz” ifadelerini kullandı.
‘Yavaş CHP çatısı altında devam edecek’
Ankara Büyükşehir Belediyesi (ABB) tarafından yapılan yazılı açıklamada, “Bazı sosyal medya hesaplarında aslı astarı olmayan iddialar dolaşıma sokulmaktadır. Bu iddiaların ciddiye alınır hiçbir yanı yoktur. Maalesef görünen o ki siyasetteki çürüme, her yere sirayet etme noktasına gelmiştir. Ortaya atılan iddialar, haberin muhatabına dahi sorulmadan servis edilmekte, böylece iftira siyasetinin bir parçası haline getirilmektedir. Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın yönetim anlayışında, parti ayrımı gözetmeksizin herkese eşit ve adaletli hizmet sunmak esastır. Bunu da Cumhuriyet Halk Partisi çatısı altında yapmaktadır ve aynı çatı altında da yapmaya devam edecektir” denildi.
44 şüpheli ifade verdi
İstanbul Büyükşehir Belediyesine (İBB) yönelik yolsuzluk soruşturması kapsamında, aralarında Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney’in de olduğu 44 şüphelinin emniyette ifade işlemleri başladı. Zanlıların, emniyetteki işlemlerinin ardından yarın adliyeye sevk edilmeleri bekleniyor….

Reklam
İstanbul’u poyraz vurdu

İstanbul’u poyraz vurdu

Türkiye’nin bazı kentleri şiddetli rüzgârın etkisi altında. Kuvvetli rüzgâr nedeniyle bazı yerlerde fırtına çıktı. Bu kentlerden biri de İstanbul’du. Günlerdir poyrazın etkisinde olan İstanbul’da dün kuvvetli rüzgâr nedeniyle Bakırköy, Bağcılar ve Şişli’de ağaçlar devrildi. İstanbul Bakırköy Florya Sosyal Tesisleri’nde şiddetli rüzgâr nedeniyle devrilen ağacın parçaları, yoldan geçen 2 kadının üzerine düştü. Hafif yaralanan kadınlar sağlık ekiplerince hastaneye kaldırılırken, devrilen ağaç itfaiye ekiplerince parçalanarak kaldırıldı. AKOM’dan yapılan açıklamada, fırtınanın devam edeceğini bildirdi.
Araçlara zarar verdi
Bağcılar Yüzyıl Mahallesi 2022 Sokak’taki kaldırımda bulunan bir ağaç da rüzgârın etkisiyle devrilerek, park halindeki 2 otomobilin üzerine düştü. Can kaybı ve yaralanmanın olmadığı olayda araçlarda hasar meydana geldi. Şişli Fulya Mahallesi’nde ise şiddetli rüzgâr nedeniyle bir ağaç yola devrildi. İtfaiye ve belediye ekiplerinin devrilen ağacı parçalayarak kaldırmasının ardından yol tekrar trafiğe açıldı. Arnavutköy’de ise rüzgâr nedeniyle bazı vatandaşların yürümekte zorluk çekti.
Şiddetini artıracak
AKOM’dan yapılan açıklamada, kuvvetli poyrazın şiddetini artıracağı belirtildi ve kısa süreli ve şiddetli fırtına dalgaları ile sağanak yağışın kent genelinde etkili olabileceği, deniz ulaşımında iptaller ve gecikmelerin yaşanabileceği ifade edildi. Vatandaşlara zorunlu olmadıkça dışarı çıkmama uyarısı yapıldı.
Gülhane Parkı kapatıldı
İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) yetkilileri, olası tehlikelere karşı önlem alındığını, Gülhane Parkı’nın ağaç devrilmesi riski nedeniyle geçici olarak kapatıldığını açıkladı. Parka gelen ziyaretçiler, görevliler tarafından kapıdan geri çevrilirken, risk geçene kadar girişlerin yasaklandığı duyuruldu. Meteoroloji Genel Müdürlüğü verilerine göre, rüzgârın gün boyunca 40 ile 60 kilometre hızla eseceği, yer yer 80 kilometreye kadar çıkabileceği bildirildi. İstanbul Valiliği, çatı uçmaları, ağaç ve direk devrilmeleri ile ulaşımda yaşanabilecek aksamalara karşı uyardı.
Prof. Şen: Rüzgâr yavaşlayacak
CNN Türk’ün Meteoroloji Danışmanı Prof. Dr. Orhan Şen de şunları dedi: “Pazartesi gününden itibaren rüzgârlar yavaşlayacak, sakin bir hava hâkim olacak. Biraz düşüş var ama sıcaklık İstanbul’da 30 derecenin altına inmeyecek. Pazartesiden itibaren rüzgâr iyice zayıflayacak ve pazartesi, salı, çarşamba günleri Marmara Bölgesi’nde rüzgârsız, sakin bir hava göreceğiz. Türkiye genelinde de durum benzer olacak. Marmara’da ve diğer bölgelerde sıcaklıklar hafta sonuna kadar mevsim normallerinde seyredecek. Cumartesi-pazar günleri 1-2 derecelik bir yükselme bekleniyor ama yakın zamanda ciddi bir sıcak hava dalgası görünmüyor.”
13 kentte fırtına alarmı
Meteoroloji Genel Müdürlüğü, İstanbul, Kırklareli, Edirne, Tekirdağ, Kocaeli, Sakarya, Bilecik, Bursa, Yalova, Balıkesir, Çanakkale, İzmir ve Manisa illeri için sarı kodlu fırtına uyarı verdi. Uyarıda, rüzgârın Marmara ile Kuzey Ege kıyılarında kuzey ve kuzeydoğu yönlerden kuvvetli ve kısa süreli fırtına (50-70 km/saat) şeklinde esmesi beklendiğinden yaşanabilecek olumsuzluklara karşı dikkatli olunması gerektiği belirtildi.
Eğitim uçuşları iptal
Denize girmenin yasaklandığı Tekirdağ’da, Çorlu Atatürk Havalimanı’nda yapılması planlanan eğitim uçuşları iptal edildi. Tekirdağ’da zaman zaman hızı saatte 45 km’yibulan fırtına hayatı olumsuz etkiledi. Çorlu Atatürk Havalimanı’nda yapılması planlanan eğitim uçuşları iptal edildi.Kırklareli Vize’de ise denize girmek yasaklandı….

Gelibolu yanıyor

Gelibolu yanıyor

Gelibolu’nun Tayfur ve Cumalı köyleri arasındaki ormanlık alanda dün saat 16.28’de başlayan orman yangın şiddetli rüzgârın etkisiyle hızla büyüdü. Alevlere havadan ve karadan müdahale sürüyor. Sosyal medya hesabı üzerinden açıklama yapan Çanakkale Valisi Ömer Toraman, Eceabat’ın Yolağzı köyü, Gelibolu’ya bağlı Karainebeyli köyü, Büyükanafartalar ve Küçükanafartalar ile Kumköy’ün tahliye edildiğini bildirdi.
Dört kişi tutuklandı
Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Kocaeli Karamürsel’de çıkan orman yangının tamamen kontrol altına alındığını açıkladı. Yumaklı konuya ilişkin sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımında, “Kocaeli Karamürsel’de, orman dışı alanda başlayarak ormana sirayet eden yangın hava filomuz, kara araçlarımız ve orman kahramanlarımızın mücadelesi ile tamamen kontrol altına alınmıştır” ifadelerini kullandı. Mersin, Silifke ise 3’üncü gününde kontrol altına alınan yangın, 15 bin dönüm orman küle çevirdi. Yangının su borusu için yapılan kaynak çalışması sırasında çıktığı tespit edildi. Şüphelilerin, Mersin Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü bünyesindeki yüklenici alt firması çalışanları olduğu saptandı. Gözaltına alınan yüklenici firmanın sahibi Şivan Kaya (36), kaynak işçisi Refik Gedik (45) ile işçiler Muhammed Ali Ali (26) ve Hakan Bakçi (32) tutuklandı. ● HABER MERKEZİ
Yanan bölgelere av yasağı
Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, yaban hayatının korunması ve ekosistemin sürdürülebilirliği için yangından etkilenen alanlarda 2025-2026 av döneminde avlanmanın yasaklanacağını açıkladı. CNN Türk’te katıldığı programda, bu yıl 5 bin 121 yangın çıktığını, orman dışında çıkan yangınlarda artış olduğunu belirterek, “Yangını ne iklim değişikliği ne rüzgâr ne de nem çıkarıyor. Yangını ihmal içıkarıyor” dedi.● ANKARA Milliyet…