

BELEDİYELER VE SIYASET
Belediyeler halka yani vatandaşa din dil ırk ayırımı yapılmadan görev yapma mercidir.
Peki Belediyeler kimlerin elinde?
Söyleyeyim.
Bulunduğu partide eğer kariyeri ve çevresi varsa partisine çok oy getiriyorsa ve de cebi şişkin ise bulunduğu partinin genel merkezine büyük bağış yapıp ( daha sonra ise ihalelerle bunun kat kat fazlasını çıkaracaktır.) belediye başkanlığını kapar.
Meclis üyeleri de öyle.
Bu değişmez kuraldır.
Peki mesleğinde başarılı olan ve belediyelerde görev verilirse siyasetçilerden daha fazla o şehire hizmet verebilecek normal vatandaş ne olacak?
Bol ve egzos dumanlı atmosferi soluklayacak. Yani partide parası eşi dostu oy potansiyeli yoksa hava alacaktır.
Yıllardır bu sistem böyle.
Belediyeleri ele geçiren zat - ı muhteremler sadece cebini değil ne kadar eşi dostu kendine oy vereni varsa ihtiyaç olsun olmasın belediyelere doldurup tıkıstırirlar.
Bu torpille ise girenlerin havasından da geçilmez o ayrı mesele.
Sanırsın o koltukta oturan bir belediye memuru değil sanki kaymakam.
Vatandaş belediyede ne zaman iş talep etse cevap hazır.
"Kadromuz dolu."
Bir bakmışsın haftası geçmeden 1200 personel alınmış. Ya da yüzlerce.
Hepsi de partili.
Peki bu sistem çözülemez mi?
Çözülür.
Nasıl?
Ben 13 Ekim 2023 de TEP'i yani Türkiye Emekliler Partisi 'ni kurarken programı da kendim yazmıştım.
Belediyeler siyasetten alınmalı. Seçimle belediye başkan ve meclis üyeleri göreve gelmemeli.
Peki nasıl?
Devletin mesleklerinde deneyimli dürüst üretken ve çalışkan mrmurlariyla atama yapılarak.
Orneğin;
Başta şehir plancısı bir belediye başkanı
Meclis Üyeleri ise;
Sağlıkçı
Ziraatçi
Hukukçu
Eğitimci
Sanatçı
Veteriner
İktisatçılar'lardan devletin atadığı memurlardan oluşmalı.
Ancak bu şekilde ve yöntemle
Vatandaşa ve şehire hizmet verilebilir.
Yorumlarınızı hakaret etmeden ve aşağılamadan yaparsanız sevinirim.
Metin İmer
TEP Türkiye Emekliler Partisi eski Kurucu Genel Başkan ve Yapımcı- Yazar ve Yönetmen

