

İÇİMDE DÜŞ KIRIKLARI
Güne her zamanki gibi yorgun ve sırt ağrılarında uyanıyorum.
İlk işim çaydanlığı ateşe koyup üstündeki demleme küçük çaydanlığın posasını Bahçemde yetiştirdiğim ve bir türlü istediğim verimi alamadığım sebze fidanların diplerine döküyorum. Boca ediyorum da denebilir.
Mübarek ve kutsanmış çevrede ne kadar kedi varsa hepsi başıma üşüşür benden mama beklerler.
Arsız arsız miyavlamarını görünce de sinirden:
" Ne var ne var? Yeriniz mi dar ne var?"der dayanamayıp onlar için aldığım çuval dolusu masalarına veririm sesleri kesilir.
O sırada çok istediğim ve seslerine özendiğim kargalar nedense bahçeme konmaz ama sanırım incirlerime narıma ve cevizlerime hayır demiyorlardır.
Bir ara aşagı köyden olsa gerek kaçıp gelen koyunu bir türlü yakalayıp sahibine teslim edemedim.
Ara ara kaçar gelir benim asma ve sarmaşık yapraklarını yer sonra sitede dolaşır.
Korkum o ki bu sahipsiz dolaşan koyunu sokak köpekleri parçalayıp yemesin.
Bir ara yan komşunun ben Iran tavuğunu bahçıvan sokağa atmıştı emekli öğretmen komşuma yakalayıp bahçeme ceviz ağacına ayağından bağladım sonra ipini koparıp fırladı uçtu çam ağacına kondu.
!"
Aslında yaşadığım yer doğal ve oksijen deposu olmasına rağmen şu elleri ayakları kırılması gözleri kör olası müteahhitler bizim buralara dokunup ağaçları kesip konut yapmasalar
Eskiden çam ormanı olan kuş sesleriyle uyandığım bu güzelim yerden sabah akşam durmadan ard arda otomobiller geçiyor
Bir gün el bombası atasım.var bu gürültü çıkaran insanların otomobillerine.
B.k mu var sürekli otomobil ile gidip gelmeye
Toplu taşıma bilsinler benim gibi
Güne stresle başlarken birden yine TV de reklamda o acı çeken yalvaran Activia reklamı acımı daha çok derinlestitiyor.
Ne olur birileri o kadına
" Güne başlayan çiçekler gibi. Aktivyaaaa!"deyip milleti ozon tabakasını delen deodorant reklamını üç kuruş için yapmamasını çok rica ediyorum söylesin kafamın taşını attirmasın.
Metin İmer

