BIST 100
14.446,42 3,64%
DOLAR
46,2994 0,02%
EURO
53,6446 -0,05%
GRAM ALTIN
6.424,76 0,17%
FAİZ
41,76 0,00%
GÜMÜŞ GRAM
103,29 -0,87%
BITCOIN
66.130,00 -0,55%
GBP/TRY
62,0601 -0,10%
EUR/USD
1,1578 -0,10%
BRENT
82,73 -0,53%
ÇEYREK ALTIN
10.504,48 0,17%
İzmir Açık
İzmir hava durumu
25 °
Reklam

HABER

Diriliş Yolu'ndan 30 Ağustos'a uzandık! 'Toprak altındaki kayıp şehitleri bulacağız'

Diriliş Yolu’ndan 30 Ağustos’a uzandık! ‘Toprak altındaki kayıp şehitleri bulacağız’

Zeynep Dilara Akyürek / Milliyet.com.tr – Bugün 103 yıldır gurur ve saygıyla andığımız yüzlerce şehidin kanıyla kazandığımız topraklarımızda ‘Zafer Bayramı’ kutluyorsak, sayısız isimsiz kahramana sonsuz borcumuz var demektir. Bastığımız yerleri toprak diyerek geçmemeli, tanımalıyız demektir. Bugün 30 Ağustos 2025’se ve biz Anadolu’nun dört bir yanında nefes alıyorsak, “Fışkırır ruhi mücerret gibi yerden na’şım” diyen atalarımızı unutmamalıyız demektir.Büyük Taarruz, 30 Ağustos Zafer Bayramı olarak anılmadan 1 yıl önce, Sakarya Meydan Muharebesi’nde bugün bile izleri toprağa sığmayacak bir kahramanlık sergilenmişti. Milli Savunma Bakanlığı verilerine göre toplamda 22 gün, 22 gece süren savaşta 5 bin 434 şehit verildi.NitekimMustafa Kemal Atatürk de bu muharebeyi ‘Sakarya Melhâme-i Kübrâsı’ (çok büyük ve kanlı savaş) şeklinde adlandırmıştı. ÇünküAtatürk, ne yana dönse kan gölü, nereye elini uzatsa şehit ve gazileri görüyordu. Kapanmayacak çok yara almıştık, yıllar geçse de her sene aynı ruhla anılacak bir zafere giden yolda Sakarya, dönüm noktası olmuştu. Hiçbir askeri araç, silah ya da destek olmadan; sadece iki uçak ve binlerce kahraman şehidin canı pahasına kazanılan bağımsızlık ve kurtuluş mücadelesi, bugünlerde anlamlı bir yürüyüşle yeniden anılacak. Savunma sanayiinin öncü kuruluşlarında uzun yıllar görev yapmış makine mühendisi Yücel Demir’in öncülüğünde düzenlenen bu yürüyüş, Sakarya Meydan Muharebesi’nin ‘kayıp’ şehitlerinin izini sürmek amacıyla gerçekleştiriliyor.5-10 Eylül arasında savaşın en acı hatıralarına sahne olan cephe hattında yürünecek kilometrelerce yolda, şehitler anılacak. Yücel Demir, hâlâ mezarı bulunamayan yüzlerce şehidimizi ve şarapnellerle dolu cephe hattını Milliyet.com.tr’ye anlattı.

ZAFER’İN AYAK İZLERİ: ‘HER GÜN 40-50 KİLOMETRE YÜRÜYECEĞİZ’
1922’nin 30 Ağustos günü gelecek zafer için 1 yıl kadar önce kritik bir eşik atlanmıştı. Yokluk içinde savaşan atalarımız, tam anlamıyla bir ordu düzenine bile sahip değildi. Kadın ve çocuklar da cephede savaşan erkeklere mühimmat ve sağlık konusunda destek oluyor, onlarla yaşama ve yaşatma savaşı veriyordu. Ne olursa olsun savaşmak için yürekli kahramanlarımız tüm yokluklardan daha da büyük bir varlıktı. Düşmanın karşısında topyekûn kurtuluşa yürüyen koskoca bir Anadolu vardı.Sakarya Meydan Muharebesi her türlü yokluğa rağmen kazanılmalı, Yücel Demir’in “Sakarya’yı kazanamasak belki de 30 Ağustos’u kutlayamazdık” sözlerindeki ‘zafer’ bizim olmalıydı. Büyük Taarruz’dan önce Sakarya Meydan Muharebesi’nin kazanılmış olması ‘zafere’ emin adımlarla yürümemiz için yol açmıştı. O yollar, dün geleceğimize uzanırken bugün geçmişimize ışık tutuyor. Yücel Demir, hâlâ savaşın izlerini taşıyan rotada yapacakları yürüyüşü ve Sakarya Meydan Muharebesi’nin zafere giden yoldaki önemini şöyle anlatıyor:
“Sakarya Meydan Muharebesi yaklaşık bir yıl önce yapılıyor. Büyük Taarruz 26 Ağustos’ta başlayan ve 30 Ağustos’ta son darbe indirdiğimiz savaş aslında. Sakarya Meydan Muharebesi 23 Ağustos’ta başlıyor, 22 gün 22 gece süren bir dönüm noktası. Sakarya Meydan Muharebesi’ni kaybetmiş olsaydık herhalde biz biz olmayacaktık. Çünkü düşmanın Meclis’e girmesine 50 kilometre kalmıştı. Bir dönüm noktası yani. Savaş alanlarındaki isimsiz şehit mezarlarını görünce kafamızda bir yürüyüş ve anma fikri şekillendi. Niye bugüne kadar bu yollar tanıtılmadı bize? Dünyada örnekleri var, mesela Bosna Hersek’te bir ‘Ölüm Yolu’ var, yaklaşık 100 kilometre. Her yıl binlerce kişi o yürüyüşe katılıyor. Eski hava fotoğraflarından, haritalardan tahmini olarak son çekildiğimiz siperleri belirlemişler ama sahaya gitmek gerekiyordu. Son siper hattımızın haritalarını çıkardık. 23 Ağustos’ta savaşın başladığı hat daha önce haritalanmış. Bizim amacımız bizim askerlerimizin çekildiği son siper hatları. Bu yürüyüşü yapıp insanlara burayı tanıtmak gerektiğini düşündük. Güzelcekale Muharebeleri denen bir muharebe hattı var. 200 kilometreyi her gün 40-50 kilometre olarak yürüyeceğiz. Tahminimize göre o bölgelerde gömülü 15 bin şehidimiz var. Savaş alanında şehit olanlar, Yunan hattında kaldı. Ne oluyordu sonra? Yani sağlık sebebiyle gömülüyor olabilirler diye soru işareti var. Çünkü iki gün sonra kokar, hastalık yayar. Askerlerimizi o zaman köylülere gömdürmüş olabilirler diye düşünüyoruz. Sadece bir köy buna sahip çıktı. Ahırlıkuyu denen bir bölgede kadınlar akşam gidip bizim şehitleri alıp getirip köyün yanına gömmüşler. Hatıratlarda okuyoruz. 300’e yakın bizden şehit var. Yakın bir köyün muhtarıyla görüşürken, ‘Benim ninemin annesi hatırlıyormuş’ dedi.”
Alıntı Metni

‘TOPRAK ALTINI TARAYIP ŞEHİTLERİ BULMAK İSTİYORUZ’
Geçmişimize dair elimizde pek çok bilgi var. Bize her yaşımızda anlatılan kahramanlıklar, bildiğimiz kadarıyla bile asalet ve gurur dolu geçmişimize minnetle bakmamıza yetiyor. O gün topraklarımızı canı pahasına savunan binlerce şehit, bizim bilmediğimiz pek çok sırrı da saklıyor. Belki de bildiklerimiz bilmediklerimizden çok daha az. Öyle ki Yücel Demir, yaptığı araştırmalar sonucu bilinen şehit sayısının, bilinen mezar sayısından çok daha fazla olduğunu keşfetmiş. Yani pek çok şehidimizin mezarının yeri hala bilinmiyordu. Bu yüzden de bastığımız yeri toprak diyerek geçmemeliydik. Yücel Demir, toprak altını görüntüleyebilecek ve şehit mezarlarını keşfedebilecekleri bir cihaza ihtiyaç duyduklarını belirterek, cepheden bugüne ulaşan ‘kayıp’ hikâyeleri anlattı.
“Genel Kurmay arşivlerindeki şehit sayısı çok az görünüyor. 3 bin civarında bir rakam verilmiş ve çok sayıda kayıp olduğu belirtilmiş. Oysa şehit sayımız 15 binin üstünde gözüküyor. Bizim amacımız bunları araştırmak. Biraz da mesleki olarak da insansız hava araçları ve diğer radar sistemlerini kullanmaya yakınım tabii. Bu sistemlerle şehitlerimizi araştırmak istiyoruz. Çalışmayı bitirdikten sonra önümüzdeki bir yılı buna ayırmak istiyorum. Devamında Güzelcekale kısmını araştırmak istiyorum. Katliam oluyor orada. Boğaz boğaza çatışmalar var.” – Yücel Demir

10 UÇAKTAN SADECE 2’Sİ KULLANILABİLDİ
Milli Savunma Bakanlığı verilerinde muharebeye katılan 5 bin 401 subay, 96 bin 326 er, 825 makineli tüfek, 54 bin 572 tüfek, 1309 kılıç, 196 top ve 10 uçaktan kullanılabilir durumda olan 2 uçak olduğu bilgisi yer alıyor. Bu 2 uçak muharebenin ilk günlerinde kullanılamaz hale gelmiş ve Yücel Demir’in paylaştığı bilgilere göre ustalar, parçalanmış iki uçaktan bir uçak çıkarmak için çok uğraşmıştı. O günden bugüne savunma sanayii başarılı mühendislerle daha güçlü adımlar attı ve kendi uçağını üretecek mühendisleri yine Anadolu yetiştirdi. Savunma sanayii için önemli çalışmalarda ter dökmüş mühendislerden biri olan Yücel Demir, kurtuluş mücadelesinde yokluğuyla da savaştığımız cephaneliklerle ilgili kayda geçen bilgileri şu şekilde aktardı:
“Yunanlılar orduyla sağlam duruyor, biz o zaman düzenli orduya yeni geçiyoruz. ‘Grup’ diyorlar bizimkilere. Askerlerin yüzde 85’inin elbisesi yok. Ayakkabısı yok. Ölen Yunan askerlerinin elbiselerini parçalayıp ayaklarına sarıyorlar. Silah sayımız çok az. Tüfeklerimiz beş çeşit. Kamyonumuz yok. Ruslardan gelenler, depolarda kalanlar 5 farklı çeşit mermiyi askerlere iletmek zorundasınız. Kılıçlar yarım metre, 75 cm ve kalın. Sakarya Meydan Muharebesi bittikten sonra Atatürk’ün emriyle Konya’da kılıç üretmek üzere çalışma başlatılıyor. Bir yıl sonraki Büyük Taarruz sırasında bizim askerlerimiz Yunan askerlerine rastlıyorlar. Kafaları yarılmış hepsinin. Yaptığımız kılıçlar kesmiyor kafalarını ancak yarıyor. Onların 18 uçağı var. Bizim 2 tane var. Bu iki tane de daha birinci gün düşüyor, parçalanıyor. Bizim ustalarımız ikisinin üstünden parçalar çekip bir tane uçak yapmaya çalışıyorlar.”
Alıntı Metni

‘ASKERLERE NE YEMEK VERDİNİZ?’
Sakarya Meydan Muharebesi’nden sonra ordumuz, büyük imkânsızlıklara rağmen 30 Ağustos’a yani zafere yürüdü. Bu zafer, yaklaşık 300 yıl boyunca süren geri çekilmenin ardından, Türk milletinin Anadolu’da yeniden hâkimiyet kurduğu tarihi bir dönüm noktasıydı.Atatürk, kutlamalar için düzenlenen yemekte yine ‘Ata’ olmuş ve tarihi bir an daha kayıtlara geçmişti. Yücel Demir, askerleri açken kutlama için Mustafa Kemal’in birkaç lokmalık yemeği nasıl reddettiğini anlatarak sözlerini şöyle noktaladı:
“300 yıl sonra büyük bir güç elde etmişsiniz. Tabii orada komutanlar bir araya geliyor. Sofrada bir tane cılız tavuk, üç dilim de kara ekmekle zafer kutlanıyor. Hepsi bu kadar. Atatürk orada yaverine soruyor: ‘Askerlere ne verdiniz? ‘Dünden kalan kavrulmuş buğdayı verdik’ cevabını alınca, Atatürk arkasını dönüyor ve hiçbir şey yemeden gidiyor.”…

Bakan Kacır: Ay'a milli uzay aracımızla gideceğiz

Bakan Kacır: Ay’a milli uzay aracımızla gideceğiz

Konaklı Kayak Merkezi’nde düzenlenen “27’nci Gökyüzü Gözlem Etkinliği Açılış Töreni’ne katılmak için Erzurum’a gelen Kacır, gözlem etkinliklerine katılıp teleskopla yıldızları izledi. Bakan Kacır, burada gazetecilere yaptığı açıklamada, Gökyüzü Gözlem Etkinliği’nin 27 yıldır TÜBİTAK’ın ev sahipliğinde gerçekleştirildiğini söyledi.
Erzurum’un çok önemli bir gökyüzü gözlem merkezi olduğunu ifade eden Kacır, şöyle konuştu:
“Çünkü Doğu Anadolu Gözlemevi’miz burada ve 4 metre çapında ileri teknolojilere haiz bir teleskopla Çin’den Kanarya Adaları’na kadar uzay gözlemlerinin en ileri seviyede yapılabildiği bir merkez. Dolayısıyla biz de hemen Doğu Anadolu Gözlemevi’mizin yanında bu Gökyüzü Gözlem Etkinliği’ni gerçekleştiriyoruz. Şu anda Türkiye’nin dört bir köşesinden binden fazla misafirimize ev sahipliği yapıyoruz. Bu yılki etkinliğimize 30 binden fazla misafirimiz katılmak için başvurdu ama fiziki sınırlarımızdan ötürü biz kura ile bine yakın ziyaretçimizi tespit ettik ve onları burada ağırlıyoruz.”

AK Parti Sözcüsü Çelik CNN Türk’e konuştu: İsrailli aşırı sağcı bakana sert tepki
“BU COŞKUYU, HEYECANI ÖNEMSİYORUZ”
Kacır, etkinlikte atölye çalışmalarının yer alacağına değinerek, “Gökyüzü gözlem etkinlikleri hem gün boyu pek çok atölyenin, eğitimin, seminerin gerçekleştiği hem de gece boyu yıldızların, galaksilerin teleskoplarla izlendiği bir etkinlik. Türkiye Uzay Ajansı ve TÜBİTAK’ın koordinasyonunda bu etkinliğe ev sahipliği yapan çok sayıda astronomumuz aslında misafirlerimize eğitimler vermekte. Bu coşkuyu, heyecanı önemsiyoruz çünkü Milli Teknoloji Hamlesi’nin, Milli Uzay Programı’nın öncüsü olarak Türk gençlerini, TEKNOFEST kuşağını görüyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde Milli Teknoloji Hamlesi’nin tam bağımsız Türkiye yolculuğunu Türk gençleri geleceğe taşıyorlar ve burada da çok sayıda gençle birlikteyiz.” diye konuştu.
Kacır, alanda yıldızları izlediklerini anlatarak, şöyle devam etti:
“Milyonlarca yıl ötesinden gelen yıldızların ışığını birlikte izledik. Türkiye uzay biliminde, uzay teknolojilerinde mesafe kat ediyor. Çok büyük bir hızla aslında önemli kazanımlar elde ediyor. İMECE yüksek çözünürlüklü görüntüleme uydumuz 2023’te uzaya gönderildi. 2024’te milli haberleşme uydumuz TURKSAT 6A’yı uzaya gönderdik. 2024’te ilk insanlı uzay misyonumuzu Alper Gezeravcı icra etti. 2026, Ay misyonumuz için hazırladığımız milli uzay aracımızı tamamladığımız yıl olacak ve 2027’nin ilk aylarında inşallah Türkiye ay yıldızlı bayrağını Ay’a taşıyan bir ülke olacak. Bu uzay aracımızda milli hibrit roket motorumuz da geliştirdiğimiz teknolojiyi değerlendirmiş olacağız. İMECE 2, İMECE 3 projeleri TÜRKSAT 7A projesi uydu teknolojilerinde yeni adımlar attığımız, daha ileri kazanımlar elde ettiğimiz projeler olacak.”
Son dakika: Gazze’de çatışma sesleri! İsrail medyası: Kayıp askerler var
“ULUSLARARASI İŞBİRLİĞİYLE BİR UZAY LİMANI İNŞA EDECEĞİZ”
Türkiye’nin uzay limanı inşa edeceğini vurgulayan Kacır, şunları kaydetti:
“Uluslararası işbirliğiyle bir uzay limanı inşa edeceğiz. Bu uzay limanı sayesinde Türkiye, kendi roketleriyle kendi uydularını uzaya gönderen bir ülke olma yolunda çok önemli bir altyapı kazanmış olacak. Bütün bunlar Sayın Cumhurbaşkanımızın sağlam iradesi sayesinde mümkün oldu. Savunma sanayisindekine benzer şekilde uzay teknolojilerinde de artık Türkiye gerçekten küresel düzeyde bir iddia sahibi. İnşallah bu kazanımlar hem stratejik, hem de ekonomik değer taşıyacak ve Türkiye Yüzyılı’na bizleri çok daha hızlı şekilde eriştirecek. Uzay ekonomisi diyorum çünkü küresel düzeyde yılda 600 milyar doların harcandığı bir alandan bahsediyoruz. Bundan pay alabilmek için bilimde, teknolojide ilerlememiz çok önemli. Bütün bunlar beşeri sermaye, insan kaynağı olmazsa olmaz. Bu anlamda Milli Eğitim Bakanımıza şükranlarımızı sunuyorum. Hem Türkiye Yüzyılı Maarif modelinde Milli Teknoloji Hamlesinin tüm unsurlarını en güçlü şekilde öğrencilerimizle buluşturdukları hem de bu etkinliklerin her birinde bizlerle birlikte heyecanı paylaştıkları için tüm eğitim camiamıza teşekkür ediyorum.”…

Bakan Tekin: Erzurum'da TEKNOFEST istiyoruz

Bakan Tekin: Erzurum’da TEKNOFEST istiyoruz

Çeşitli ziyaretlerde bulunmak için Erzurum’a gelen Tekin, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır ile Konaklı Kayak Merkezi’nde düzenlenen “27’nci Gökyüzü Gözlem Etkinliği Açılış Töreni’ne katıldı.
İlginizi Çekebilir
Açılışın ardından Kacır ile gözlem etkinliklerine katılan Tekin, gazetecilere açıklamalarda bulundu.
Bakan Tekin, “Biz Erzurum, Erzurumlu siyasetçiler, yerel yöneticiler olarak açıkçası Erzurum’da TEKNOFEST istiyoruz. Biz de diyoruz ki ‘Erzurum TEKNOFEST için hazır.’ Tecrübesini, deneyimini de biz geçtiğimiz yıl robot yarışmasında gördük inanılmaz bir ilgi var. İnşallah bir gün Erzurum’da TEKNOFEST’i hep birlikte icra ederiz.” diye konuştu.
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Kacır CNN Türk’te konuştu: Türkiye uzay teknolojisinde hızla ilerliyor
Gökyüzü Gözlem Etkinliği’nde gençlerin heyecanına ortak olmaya çalıştıklarını söyleyen Tekin, şunları kaydetti:
“Bu çocuklar, bu gençler için ne yapsak azdır diyorum. Onları yetiştiren öğretmenlere, ailelere şükranlarımı sunuyorum. Biz bu ülkenin bir hizmetkarı olarak bu çocukların bilim yolculuğunda hizmet etmekle mükellef bireyler olarak, onların kendilerini en iyi şekilde yetiştirmeleri için önümüzdeki yüzyılı, Türkiye Yüzyılı yapacak bilim insanları yetiştirmek için bu bilim sayesinde ekonomik, toplumsal katkı üretecek bilim insanlarını sayısı artırmak için biz de Milli Eğitim Bakanlığı olarak bütün bakanlıklarla beraber bu yolculukta üzerimize ne düşerse onu yapmaya 1 milyon 100 bin kişilik bir orduyla hazırız. Bu çocuklarımıza, bu gençlere inşallah önümüzdeki yüzyılı ‘Türkiye Yüzyılı’ yapmaları için bütün imkanları seferber etmek durumundayız.”…

Reklam
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Kacır CNN Türk'te konuştu: Türkiye uzay teknolojisinde hızla ilerliyor

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Kacır CNN Türk’te konuştu: Türkiye uzay teknolojisinde hızla ilerliyor

Gökyüzü Gözlem Etkinliği Erzurum’da düzenlendi. Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, etkinlik sırasında CNN Türk’te açıklamalarda bulundu.
İlginizi Çekebilir
“BU YIL REKOR BİR KATILIM OLDU”
Bakan Kacır’ın açılamasında öne çıkanlar şöyle;
Muhteşem bir heyecan var. Türkiye’nin dört bir yanından binden fazla misafirimizi ağırlıyoruz. Aslında 35 bin başvuru oldu. Rekor bir başvuru bu. Ama alanın darlığından bin kişiyi kura ile seçebildik. Bu etkinlik 27 yıldır düzenleniyor. Ama bu yıl rekor bir katılım söz konusu. Dünyadaki en stratejik noktadayız. Uzay alanını çok önemsiyoruz. Hem görüntüleme hem de haberleşme uydularında yerli ve milli kabiliyetlerimiz en ileri düzeyde. Daha yapacak birçok işimiz var.
“TÜRKSAT 7A’NIN PROJESİ DEVAM EDİYOR”
Türksat 7A’nın projesi devam ediyor. Biz ASELSAN, TUSAŞ olarak Türksat 7A’ya hazırız. Türksat 7A da daha ileri teknoloji olması söz konusu. Biz bütün bunları yerli ve milli imkanlarla geliştirmek üretmek konusunda iddialıyız. Türkiye uydularda ithalatçı olmayı geride bıraktı. Bu projenin de imzalarını yakın zamanda atacağız. Türksat 7A’yı yerli ve milli olarak gerçekleştireceğiz. 2026 sonunda Ay aracımız hazır hale gelecek. 2027 yılında milli hibrit rekor motoruna sahip uzay aracıyla Ay’a ulaşacağız. Tüm bunlar Türkiye’ye sınıf atlatıyor. Tüm bunların hepsi bir ekosistem meselesi. Yeni bir uzay ekonomisinden bahsediyoruz. Önümüzdeki yıl Uluslararası Uzak Kongresi’ne Antalya’da ev sahipliği yapacağız.
AK Parti Sözcüsü Çelik CNN Türk’e konuştu: İsrailli aşırı sağcı bakana sert tepki
“NSOSYAL’İN 1 MİLYONU AŞKIN AKTİF KULLANICISI VAR”
NSosyal TEKNOFEST kuşağının imza attığı bir iş. Teknolojinin tüm alanlarında yerli ve milli unsurlara sahip çıkmalıyız. 1 milyonu aşkın aktif kullanıcısı var. Giderek ilgi artıyor.
“KENDİ NAVİGASYON UYGULAMAMIZ İÇİN PROJE BAŞLATTIK”
Geçtiğimiz aylarda bazı çağrılar yaptık. Türkiye’nin kendi navigasyon uygulamasını geliştirmesi üzerine bir proje başlattık. Yapay zeka çözümlerinde yerli ve milli çözümlerin önünü açıyoruz. Teknolojide bağımsız oldukça Türkiye Yüzyılı’nı inşa etme konusunda daha başarılı oluyoruz. Her alanda bu heyecanı hep birlikte sahiplenmeliyiz.
BAKAN TEKİN: ÇOCUKLARIMIZI BİLİME TEŞVİK EDEN TÜM UYGULAMALARI DESTEKLİYORUZ
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin ise “Buradaki heyecanın görülmesini isterdim. Bakanlık olarak çocuklarımızı bilime teşvik eden tüm uygulamaları destekliyoruz. Bakanımızın anlattığı gelişmeleri çocuklarımızın öğrenmesini istiyoruz. Çocuklarımızın bilime olan ilgisinin artmasını istiyoruz.” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Putin haftaya Çin’de bir araya geliyor…

Reklam
Kayseri’de klasik otomobiller büyük ilgi gördü

Kayseri’de klasik otomobiller büyük ilgi gördü

Kayseri’de 7’incisi düzenlenen Erciyes Klasik Otomobilciler Derneği Festivali başladı. Festivalde 200 klasik otomobil sahne alırken, Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç’da üstü açık klasik otomobille tur attı.
İlginizi Çekebilir
Recep Tayyip Erdoğan Millet Bahçesi’nde düzenlenen festivale 200 kadar klasik otomobilin yanı sıra motosikletler de katıldı. Birbirinden güzel klasik otomobiller vatandaşlardan büyük ilgi görürken, Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç ve Ticaret Odası Başkanı Ömer Gülsoy üstü açık klasik otomobille tur atarak alana geldi. Etkinlikte açılış konuşmasını yapan Erciyes Klasik Otomobilciler Derneği Başkanı Bilge Kemal Nakipoğlu, desteklerinden dolayı Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç’a teşekkür ederek, “Bu organizasyonları Kayseri için bir nefes, bir keyif olsun diye kapıyoruz. Bu araçları kış geldiğinde insanların görme şansı yok. Herkes garajlarına atıyor. İnsanlar bu güzellikleri, bu kıymetli araçları görüyorlar, fotoğraf çekiniyorlar. Klasik otomobil dünyanın her yerinde değer gören, plastik olmayan, metalden oluşan, hatta ilk yapılışı el yapımı olan, ki onlar daha kıymetli. Şimdi 30-40 yılı doldurmuş otomobiller klasik kabul ediliyor. Biz her sene festival için İsveç’e gidiyoruz. 14-15 bin klasik otomobil izliyoruz. Avrupa’nın tamamı oraya geliyor. Olağanüstü bir festival. Şimdi sizlerin de desteğiyle biz İsveç oluyoruz. Dileriz ki bundan sonra İsveç buraya gelir” şeklinde konuştu.

Ticaret Odası Başkanı Ömer Gülsoy ise, “Böyle güzel araçların içerisinde bulunmak büyük bir keyif. Allah emeği geçen dernek başkanımızdan ve üyelerinden razı olsun. Kayseri’deki bu etkinlikler bizim şehrimizin marka değerine büyük katkı veriyor. Büyükşehir Belediye Başkanımız her türlü etkinliğe büyük destek vererek, şehrin marka değerini artırıyor. Buraya dışarıdan gelerek, görücüye çıkaran klasik otomobilcilerimize ve ziyaretçilerimize de teşekkür ediyorum” diye konuştu.Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç da festivalin yapımında emeği geçen herkese teşekkür ederek, “Kayseri anlatılmaz, yaşanır. Bu şehirde yaşamak herkese nasip olmaz. Kemal Başkanımı tebrik ediyorum. 250 tane klasik otomobil olacak. Gelin görün, ülkemiz açısından 100 yıl önce başlayan bu süreci takip edin. Gençler bunlardan ilham alarak, ileride daha güzel şeyler yapmaya devam edin. İnanın klasik otomobile binince anladım, bunlardaki konfor, rahatlığı hiçbir otomobilde göremedik” diye konuştu.

Açılışı yapılan klasik otomobil festivali 3 gün sürecek.
Dolandırıcılara karşı aman dikkat! Yeni tuzak ‘Ödeme iste’ yöntemi
AFAD duyurdu! Balıkesir Sındırgı’da 3.5 büyüklüğünde korkutan deprem…

Bakan Kacır, Türkiye'nin uzay teknolojilerindeki atılımlarını duyurdu

Bakan Kacır, Türkiye’nin uzay teknolojilerindeki atılımlarını duyurdu

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Erzurum Konaklı Kayak Merkezi’nde düzenlenen “27’nci Gökyüzü Gözlem Etkinliği Açılış Töreni’ne katıldı. Burada konuşan Kacır, bilim insanları, astronotlar, astronomlar ve 7’den 70’e gökyüzü meraklılarıyla bu anlamlı etkinliğin 27. yılını kutlamanın gurur ve heyecanını yaşadığını söyledi.
Bu etkinliğin ilk yıllarda sınırlı imkanlarla gerçekleştiğini ifade eden Kacır, “Yıllar içerisinde gökyüzünü, milletimizin bilim ve teknolojide ortak rotası yapan bir marka haline getirdik. Bölgenin aydınlık ve temiz gökyüzü koşulları, 2022’de aynı alanda gerçekleştirdiğimiz etkinliğe yönelik olumlu geri bildirimleri dikkate alarak, bu yılki gözlem etkinliğimizin adresini Erzurum Konaklı Kayak Merkezi olarak belirledik. Astronomi ve uzaya gönül vermiş 81 ilden 33 bini aşkın vatandaşımız etkinliğimize başvurdu. Yoğun ilgi, etkinlik tarihimizde yeni bir rekoru ifade ediyor. Yapılan değerlendirme ve kura neticesinde, 79 ilden 1000 misafirimiz Erzurum Konaklı’da bu büyük buluşmanın heyecanını bizlerle paylaşıyor.” diye konuştu.
“İLHAM VERİCİ BİR TECRÜBE YAŞAYACAĞIZ”
Kacır, gösterilen bu ilginin kendilerini memnun ettiğini dile getirerek, şöyle devam etti:
“Bu yılki etkinliğimiz kapsamında, değerli ve birbirinden farklı pek çok deneyimi bir arada sunmaya gayret ediyoruz. Perseid meteor yağmurunun büyülü izlerinin ardından, Erzurum semalarının berraklığından istifade ederek gök kubbeyi en parlak haliyle misafir edeceğiz. Satürn’ün ihtişamlı halkaları, Jüpiter’in etkileyici atmosferi, Andromeda Galaksisi’nin zarif sarmal kollarındaki yıldız kümelerinin ışıltılı manzaraları ufkumuzu genişletecek. Gündüz saatlerinde, özel filtrelerle donatılmış güneş teleskoplarımızla güneşin leke gruplarını ve patlamalarını güvenle izleyeceğiz. Gece olduğunda ise sahaya yayılmış 35 teleskopla gökyüzünün en seçkin hedeflerini tek tek gözlemleyerek ilham verici bir tecrübe yaşayacağız.”
AK Parti Sözcüsü Çelik CNN Türk’e konuştu: İsrailli aşırı sağcı bakana sert tepki
Etkinlikte alanında uzman akademisyenlerin, araştırmacıların ve bilim insanların katılımıyla panel ve söyleşiler gerçekleştirileceğini aktaran Kacır, ayrıca TÜBİTAK uzmanları ile bilim merkezlerinin yürüteceği atölyelerde katılımcılara bilimi dokunarak öğrenme ve üreterek keşfetme imkanı sağlanacağını söyledi. Astronomi kulüplerinin de etkinlikte yer aldığını belirten Kacır, şöyle konuştu:
“Milli Teknoloji Kulüpler Birliği bünyesinde faaliyet gösteren 9 astronomi kulübümüz de etkinlik alanında yer alarak kulüplerini tanıtacak. İnsanoğlu, tarih boyunca gökyüzünü gözlemleyerek evreni anlamlandırma arayışı içerisinde oldu. Bu merak ve çaba, gökbilimin yani astronominin temellerini oluşturdu. Kadim medeniyetimizden Fergani, Cezeri, Cacabey, Ali Kuşçu gibi nice bilgin kıymetli eserleriyle ve ortaya koydukları çalışmalarla bu yolculuğa müstesna katkılar sundu. Bizler de bugün, bu engin mirası daha ileriye taşıma azmiyle durmaksızın çalışıyoruz. Uzayın sunduğu sınırsız ve eşsiz fırsatları en üst düzeyde değerlendirmek, uzaydaki haklarımızı en güçlü şekilde korumak, bizler için tarihi bir sorumluluktur.”
Kacır, “Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde uzay bilimi ve teknolojileri alanında insan kaynağından tasarım ve mühendisliğe çok boyutlu bir kabiliyet inşası gerçekleştirdik. Artık, bilim ve teknolojideki atılımlarını, uzayın sonsuz ufuklarına taşıyan bir Türkiye var. Türk Astronot ve Bilim Misyonu kapsamında, astronotumuz Alper Gezeravcı, 13 bilimsel deneyi Uluslararası Uzay İstasyonu’nda icra ederek, uzay tarihimizde yeni bir sayfa açtı. Diğer astronotumuz Tuva Cihangir Atasever, 7 deney gerçekleştirdiği yörünge altı araştırma uçuşunu başarıyla tamamladı.” ifadelerini kullandı.
Son dakika: TBMM’den ortak Gazze bildirisi: İsrail’in kıtlığı silah olarak kullanması soykırım suçudur
“MİLLİ İTKİ SİSTEMİNE SAHİP UZAY ARACIMIZLA AYA ERİŞECEĞİZ”
Kacır, Türkiye’nin uzay teknolojilerindeki kabiliyetlerinin somut başarılarının bir diğer kanıtı niteliğindeki en büyük atılımlara uydu alanında imza attıklarını vurgulayarak, şunları kaydetti:
“Yüzde 90’ın üzerinde yerlilik oranıyla ürettiğimiz metre altı çözünürlüklü gözlem uydumuz İMECE, yeni adıyla GÖKTÜRK 2B dünyanın her noktasından hiçbir kısıt olmadan görüntü alma imkanı sunuyor. Yüzde 80’in üzerinde yerlilik oranıyla ürettiğimiz TÜRKSAT 6A ile dünya üzerinde kendi haberleşme uydusunu geliştirebilen 11 ülkeden biri olduk. TÜRKSAT 7A, İMECE 2 ve İMECE-3 gibi ülkemizin stratejik ihtiyaçlarına cevap verecek yeni projeleri hayata geçirmek için çalışmalarımıza başladık. Milli Uzay Programımızın öncelikli hedefleri arasında yer alan ‘Ay Misyonu’ kapsamında, kendi mühendis ve bilim insanlarımızın geliştirdiği milli itki sistemine sahip uzay aracımızla aya erişeceğiz. Bölgesel Konumlama ve Zamanlama Sistemini gerçekleştirerek, teknolojik bağımsızlığımızı tahkim edecek stratejik kazanımlar elde edeceğiz. Uluslararası iş birliğiyle inşa edeceğimiz uzay limanıyla, ülkemizin uzaya bağımsız erişimini teminat altına alacağız.”
“Uzay bilimi altyapımızı güçlendirmeyi Milli Uzay Programımızın başarıyla icrası için stratejik bir öncelik addediyoruz.” diyen Kaçır, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Ülkemizdeki uzay bilimleri çalışmalarına yeni bir boyut kazandıracak Doğu Anadolu Gözlemevi bünyesinde 4 metrelik ayna çapıyla hem Türkiye’nin hem de bölgemizin en büyük teleskobunu kurduk. Son teknoloji odak düzlemi aygıtlarının kurulumu ve testlerine de hızla devam ediyoruz. Gözlemevlerimizin sağlayacağı geniş gözlemsel keşif imkanlarıyla bilim insanlarımız fotometrik ve koronagrafik gözlemler icra etme imkanına sahip olacak. Her aşamasında yerli ve özgün kabiliyetlerimizden en üst düzeyde yararlandığımız bu projenin ardından, Erzurum’da Optomekatronik Araştırma Laboratuvarı’nı da faaliyete geçireceğiz. Optik ve optomekatronik teknolojilerinde nitelikli AR-GE’nin yürütüleceği bu mükemmeliyet merkeziyle Erzurum bölgenin yüksek teknoloji ve hassas üretim üssü konumuna erişecek. Uzay bilimi ve teknolojilerinde gerçekleştirdiğimiz her biri çığır açıcı nitelikteki bu projeler, teknolojide tam bağımsız Türkiye hedefimiz doğrultusunda, uzaydaki varlığımızı ve iddiamızı en üst düzeye taşıma kararlılığımızın nişanesidir.
Son dakika…Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Putin haftaya Çin’de bir araya geliyor
“TÜRKİYE OLARAK BÜYÜK BİR POTANSİYELE SAHİBİZ”
Bakan Kacır, bu başarıların temelinde nitelikli insan kaynağının olduğunu ifade ederek, şöyle devam etti:
“Türkiye olarak büyük bir potansiyele sahibiz. Yurdumuzun dört bir köşesinde açacağımız yeni bilim merkezleri ve araştırma enstitüleriyle, gençlerimizi uzay bilimleri ve teknolojileriyle buluşturarak, gençlerimizin bilgi ve becerilerini en üst seviyeye taşımayı amaçlıyoruz. Dünyanın en büyük havacılık, uzay ve teknoloji festivali TEKNOFEST, Milli Teknoloji Atölyelerimiz, gökyüzü gözlemi etkinliklerimiz, eğitim programları ve girişimci desteklerimizle, gençlerimize yeni ufuklar açmaya devam edeceğiz. Uzay alanındaki vizyonumuzun uluslararası arenada da güçlü yankı bulması, bilim diplomasimiz, uzay bilimi ve teknolojilerinde bölgesel bir merkez olmamız için kritik öneme haizdir. Bu bağlamda önümüzdeki yıl Antalya’da gerçekleşecek ve tarihimizin en büyük bilimsel etkinliği olacak 77. Uluslararası Uzay Kongresi’ni, ülkemiz için tarihi bir fırsat ve uzay alanında yakaladığımız güçlü ivmenin tescili olarak değerlendiriyoruz.”
Son dakika… Dışişleri Bakanı Hakan Fidan: İsrail uçaklarının hava sahamıza girmesine izin vermiyoruz
Gençlerin bu tür etkinliklere katkı sunmalarını beklediklerini belirten Kacır, sözlerini şöyle tamamladı:
“Türkiye’yi küresel uzay ekosisteminin buluşma noktası yapacak bu etkinliğe gençlerimizin bilimsel çalışmalarıyla katkı sunmalarını bekliyoruz. Bu topraklarda tarih boyunca nice büyük kahramanlar yetişti. Her biri kendi döneminin zorluklarını aşarak, bu toprakları, bu vatanı daha güçlü, daha bağımsız kılmak için ter döktü. Bugün ise o bayrağı sizler devralıyorsunuz. Bilimle, teknolojiyle, aklınızla, yüreğinizle… Sizler, yarınlarımızı aydınlatacak yıldızlarsınız. Gökyüzüne baktığınızda sadece sonsuzluğu değil, aynı zamanda sonsuz imkanları görmeli, sonsuz hayalleri ve sınır tanımayan bir azmi yüreğinizde taşımalısınız. Ülkemizi, tam bağımsız ve güçlü Türkiye hedefine taşıyacak olan inşallah sizlersiniz. Hiçbir başarı tesadüf değildir. Başarı, alın teri, gayret ve kararlılıkla örülür. Zorluklar, engeller önünüze çıkabilir ama yılmayın, bir an bile durmayın. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ve Milli Eğitim Bakanlığı olarak bizler her daim sizin yanınızdayız.”
Konuşmasının ardından Bakan Kacır, beraberinde Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Erzurum Valisi Mustafa Çiftçi, Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen, TÜBİTAK Başkanı Orhan Aydın, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakan Yardımcısı Zafer Tarıkdaroğlu, Türkiye’nin ilk astronotu Alper Gezeravcı ve çok sayıda öğrenci ile gözlem etkinlik alanını gezdi. Daha sonra Bakan Kacır yıldızları izleyip, yetkililerden bilgi aldı….

Reklam