BIST 100
14.446,42 3,64%
DOLAR
46,2991 0,02%
EURO
53,6327 -0,07%
GRAM ALTIN
6.443,53 0,47%
FAİZ
41,76 0,00%
GÜMÜŞ GRAM
103,95 -0,22%
BITCOIN
66.028,00 -0,70%
GBP/TRY
62,0637 -0,09%
EUR/USD
1,1579 -0,09%
BRENT
82,97 -0,24%
ÇEYREK ALTIN
10.535,18 0,47%
İzmir Açık
İzmir hava durumu
23 °
Reklam

HABER

Son dakika..

Son dakika… MEB açıkladı: 15 bin öğretmen ataması yapıldı

MEB’den yapılan açıklamada, Bakanlıkta istihdam edilmek üzere 15 bin sözleşmeli öğretmen alımı kapsamında, 10 Haziran’da sözleşmeli öğretmen alımı sözlü sınav duyurusunun yayımlanmasının ardından sınav sürecinin başladığı anımsatıldı.
İlginizi Çekebilir
15 BİN SÖZLEŞMELİ ÖĞRETMEN ATAMASI TAMAMLANDI
Sözleşmeli öğretmen istihdamına ilişkin sözlü sınavların, 23 Haziran’da başlayıp 20 Ağustos’ta tamamlandığı belirtilen açıklamada, 15 bin sözleşmeli öğretmen alımında 19 kontenjanın milli sporculara ayrıldığı, 14 bin 981 kontenjan için 34 bin 881 adayın sözlü sınava katılmaya hak kazandığı kaydedildi.
Bu adaylardan 30 bin 850’sinin sözlü sınavlara katılım sağladığı ve katılım oranının yüzde 88,44 olarak gerçekleştiği bildirilen açıklamada, “Sözlü sınavlarda adaylar ve görevlilerin isimleri gizli tutulmuş, süreç kamera ile kayıt altına alınmış, sorular elektronik kura ile adaylar tarafından belirlenmiş, detaylı puanlama anahtarları ile değerlendirme yapılmıştır. Bu çerçevede öncelikle adaylara alanlara yönelik ‘2024-2025 eğitim öğretim yılına ait konu/kazanım başlıklarından soru sorulacağı ve soruları nasıl cevaplandıracaklarını anlatan bir rehber’ hazırlanmış olup bu rehber, 18 Haziran 2025 tarihinde yayımlanmıştır.” bilgileri paylaşıldı.
Açıklamada, “Mevzuat gereği adaylara, eğitim bilimleri alanından 1, genel kültür alanından 1, kendi alanı ile ilgili 1 olmak üzere toplam 3 soru sorulmuştur. Sorular, komisyondan bağımsız olarak salona girişlerini müteakip bizzat adaylar tarafından elektronik kura ile belirlenmiştir. Bu sorular dışında komisyon üyelerince adaya başkaca hiçbir soru sorulmamıştır.” ifadeleri kullanıldı.
Benfica resmen açıkladı, Kerem Aktürkoğlu Fenerbahçe’de! Galatasaray detayı
Adayların sorulara sözlü olarak verdiği cevapların değerlendirmeye alındığı vurgulanan açıklamada, şunlar kaydedildi:
“Adaylara, bu sözlü cevaplarını istemeleri halinde soru-cevap kağıdına kendi el yazıları ile yazabilecekleri söylenmiş ve adaylar kura sonucu çektikleri soru kağıdını altına yazdıkları cevaplarıyla birlikte imzalamıştır. Sözlü sınav süreci, görüntü ve ses kaydı olacak şekilde kamera ile kayıt altına alınmıştır. Sözlü sınav esnasında adayın elektronik kura ile belirlediği sorulara ilişkin cevap anahtarı ile verilen cevapta hangi hususların vurgulanacağı, eş zamanlı olarak yine dijital ortamda komisyon üyelerinin ekranına da yansımıştır. Komisyon üyeleri, puanlamaları kendilerine verilen ve adaylara da açıklanan duyuru ve rehberde yer alan kriterlere göre yapmışlardır. Adayların ve komisyon üyelerinin kimlik bilgileri gizli tutularak hangi komisyonda bulunacakları hiç kimse ile paylaşılmamış ve adaylar, isim bilgileri dahil kimlik belgelerini komisyon üyelerine hiçbir şekilde ibraz etmemiştir.”
Sınava giriş belgelerinde adayların hiçbir kimlik bilgisine yer verilmeyerek sistem tarafından otomatik belirlenen “başvuru numarası”nın kullanıldığına vurgu yapılan açıklamada, şu ifadelere yer verildi:
“Sözlü sınav komisyonlarında eğitim bilimleri alanlarına mensup, mevzuat gereği şube müdürü ve üstü kadrolardaki eğitim yöneticileri yer almıştır. Tüm bu düzenlemeler ve alınan tedbirler çerçevesinde sözlü sınavlar tamamlanmıştır. Adayların sözlü sınav sonuçları ve Milli Eğitim Bakanlığı Sözleşmeli Öğretmen İstihdamına İlişkin Yönetmelik doğrultusunda KPSS puanının yüzde 50’si ile sözlü sınav puanının yüzde 50’si alınarak elde edilen sözlü sınav başarı puanları açıklanmıştır.
Adaylar, Bakanlığımız meb.gov.tr internet adresinden ‘Milli Eğitim Bakanlığı 2025 Yılı Sözleşmeli Öğretmen Alımı Sözlü Sınav Sonuç Bilgisi’ sorgulama ekranına bireysel e-Devlet şifreleriyle giriş yaparak sözlü sınav sonuç bilgilerini öğrenebileceklerdir. Adaylar, sözlü sınav sonuçlarına yönelik itirazlarını 1-5 Eylül tarihlerinde Bakanlığımızın ‘eitiraz.meb.gov.tr’ internet adresi üzerinden açılacak ‘İtiraz Başvuru Modülü’nden elektronik olarak yapabileceklerdir. Sonuçlara ilişkin itirazlar, sözlü sınav komisyonlarınca değerlendirilerek 3 Ekim’de sonuçlandırılacaktır. İtirazlara ilişkin değerlendirme sonuçları, sözlü sınavın yapıldığı il milli eğitim müdürlüğünce ilgililere yazılı olarak bildirilecektir.”
CNN yayınında İsrail’i savunan gazetecinin zor anları: ‘Batı Şeria’nın Hamas’la ne ilgisi var?’

Adana’da 500 liralık şofben kavgası can aldı: Ev sahibi öğretmen, kiracısını darbedip, kaçtı

Adana’da 500 liralık şofben kavgası can aldı: Ev sahibi öğretmen, kiracısını darbedip, kaçtı

Olay, ilçeye bağlı Kuytucak Mahallesi Savruk Yaylası’nda meydana geldi. İddiaya göre, ev sahibi Yener R., 4 yıldır kiracısı olan 70 yaşındaki Hüseyin Başak’tan şofben arızası için 500 TL talep etti.
İlginizi Çekebilir
ÖLEN KİRACISINI ‘500 TL’ İÇİN DARBETMİŞ
Başak ise şofbenin kullanılmadığını söyleyerek parayı vermek istemedi. Bunun üzerine dün başlayan tartışma, bugün köy meydanında kavgaya dönüştü. Ev sahibi Yener R. ve eşi, 3 çocuk babası Başak’ı sopa ve demir levye ile darbetti. Kavganın ardından evine dönen Başak, kısa süre sonra fenalaştı. İhbar üzerine gelen sağlık ekipleri, yaşlı adamın hayatını kaybettiğini belirledi. Olay yerinde İlçe Jandarma Komutanılığı ekipleri, acılı aileyi güçlükle sakinleştirdi.
Savcı ve jandarma ekiplerinin incelemesinde Başak’ın vücudunda darp izleri bulunduğu belirlendi. Hayatını kaybeden Başak’ın kesin ölüm sebebinin belirlenmesi için cenazesi Adli Tıp Kurumu’na gönderildi.
Olayın ardından eşi ve çocuklarıyla birlikte araçla kaçan şüphelinin ilçedeki meslek lisesinde daha önce müdür yardımcısı olarak görev yaptığı, şimdi ise öğretmenliğe geçtiği öğrenildi. Şüpheli öğretmen ve eşinin yakalanması için çalışma başlatıldı.

Jeoloji mühendisinin cesedi, yol kenarında buzdolabı içinde bulundu

Reklam
Bahçeli'den 'Terörsüz Türkiye' mesajı: 30 Ağustos ruhu ayakta

Bahçeli’den ‘Terörsüz Türkiye’ mesajı: 30 Ağustos ruhu ayakta

MHP lideri Bahçeli, 30 Ağustos Zafer Bayramı dolayısıyla yayınladığı mesajında şu ifadeleri kullandı; Tarih sadece geçmişin anlatım ve açıklaması değil aynı zamanda geleceğin de inşa ve ilerleyiş kulvarıdır. Bir başka ifadeyle geçmişini bilmeyen, geçmişine sırt çeviren toplum veya milletlerin gelecek iddiasında bulunması zırva ve zorlama bir beklentidir. Türk milleti tarihiyle iç içe yaşayan, tarihini parlak bir talihin temeli ve temas hattı yapmak anlayış ve amacıyla yanıp tutuşan engin ve derin bir şuura sahiptir. Bu muazzam şuur aydınlığında tecelli eden milli varlık, nice zaferlerle şımarmadığı gibi ağır mağlubiyet ve hezimetlerle de yeis ve yılgınlığa kapılmamıştır.
Tarihin sayfaları birer birer çevrildiğinde görülecektir ki, Ağustos ayı Türk milletinin zafer ve zirve ayıdır. 26 Ağustos 1922’de başlayan Büyük Taarruz’un 30 Ağustos 1922’de muhteşem bir zaferle taçlanması, müteakiben müstevlilerin vatan topraklarından kahramanlıklarla süpürülerek 9 Eylül 1922’de İzmir’de denize dökülmesi her manada göz kamaştıran, yaygın sonuçları ortaya koyan, yankıları bugünlere kadar ulaşan muazzam bir olaydır. Taarruz ile zaferi buluşturan yalnızca sahadaki askeri üstünlük değildir.
CHP İstanbul seçimi için iddianame! 10 isme hapis istemi
30 Ağustos Başkomutanlık Meydan Muharebesi’nin arkasında ve özünde; strateji ustalığı, siyasi taktik uzmanlığı, uzağı yakın eden dört başı mamur hazırlık evresi, hiç azalmayan akıl ve sabır erdemi, elbette hiçbir muhasım odağın başa çıkamayacağı iman ve istiklal sevdası yer almıştır. 30 Ağustos Zaferi Türkiye Cumhuriyeti’ni müjdelemiş, uzun savaşlar dönemini de noktalamıştır.
Türk milleti muzaffer bir millettir. Bu muzaffer ruhun harcı milli birlik ve dayanışma azmiyle karılmıştır. Doğudan batıya, kuzeyden güneye muazzez milletimizin her ferdi hür ve bağımsız bir geleceğin özlemiyle kenetlenmiş, dökülen şehit kanları da bu kenetlenmeyi çok daha güçlü bir hale getirmiştir. Türk milleti belini bükmeye cüret eden ehl-i salibi mahvı perişan etmiştir. 103 yıl evvel düşmansız Türkiye’yi kanıyla, canıyla, emsalsiz vatan sevgisiyle başaran Türk milleti, şimdi de “Terörsüz Türkiye”ye Allah’ın izniyle ulaşacaktır. Potansiyel olarak ve dip akıntı halinde sürekli var olan iç ve dış düşmanlıklar Terörsüz Türkiye’yle beraber tesir alanını iyice kaybedecektir.
BU ÇATI ÇÖKMEYECEK, ÇÜRÜMEYECEKTİR
Vatan topraklarımızda gözü olan zalimler, üzerimizde hesap yapan kanlı emeller milletimizin kahrına ve çelikten iradesine 103 yıl önce nasıl çarpmışlarsa, akıbet gene aynı olacaktır. Dumlupınar’da kazanılan zafer Ankara’nın politik dinamiklerini oluşturmuş, Türkiye Cumhuriyeti’nin çatısını örmüştür. Bu çatı çökmeyecektir. Bu çatı çürümeyecektir. Nihayet devlet-i ebed müddet, millet-i ebed müddet kararı ve kararlılığı her daim var olacaktır.
Erdoğan, Japon gazetesine yazdı: Gazze’deki facia bütün insanlığın meselesi
Türk milletine yapılan haksızlıklar, hainlikler ve insanlık dışı işgaller 30 Ağustos 1922’de hak ettiği cevabı almış ve buna ihtiyaç olursa benzeri cevap misliyle de verilecektir. Türk milleti, uzun bir süre girdiği savunma pozisyonundan çıkıp taarruza geçerek ve tam bağımsızlığı hususunda tavizsiz olduğunu pek çok bedel ödemesiyle göstererek milli birliğini, milli varlığını, milli geleceğini güvenceye almıştır. Çekile çekile bugünkü sınırlarına kadar gerileyen milletimizin kaybetmeye, yıkılmaya, yok olmaya en ufak tahammülünün olmayacağı açıkça anlaşılmış ve açığa kavuşmuştur.
30 AĞUSTOS RUHU AYAKTADIR
Artık çekilecek ne bir toprak parçamız ne de kaybedecek bir insanımız vardır. Tam bir inanmışlıkla ifade etmek isterim ki, şehitlerimizin aziz ruhları Türkiye Cumhuriyeti’nin ebediyete kadar muhafızı, ecdadımızın hayır duası ise hepimizin yolunu aydınlatan ve gücümüze güç katan kutsal destektir. Zaferlerimizden rahatsız olanlar, birliğimizden ve beraberliğimizden ürperenler ve ürkenler unutmasınlar ki, 30 Ağustos ruhu ayaktadır, maşeri vicdanda mahfuzdur.
Bu düşüncelerle büyük milletimizin, kahraman Türk Silahlı Kuvvetlerimizin Başkomutanlık Meydan Muharebesi Zaferi’nin 103. yıldönümünü kutluyor; başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere Milli Mücadele kahramanlarını, devletimizin ve milletimizin bekası için canlarından seve seve vazgeçen aziz şehitlerimizi hürmet, rahmet ve minnet hislerimle anıyorum. 30 Ağustos Zafer Bayramı’mız kutlu olsun diyorum….

Jeoloji mühendisinin cesedi, yol kenarında buzdolabı içinde bulundu

Jeoloji mühendisinin cesedi, yol kenarında buzdolabı içinde bulundu

İki evlilik yapıp boşanan, 2 çocuk babası Tekin Atılgan’dan haber alamayan yakınları, 17 Ağustos günü polise kayıp müracaatında bulundu. Çalışma başlatan İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şubesi ekipleri, Atılgan’ın otomobilini terk edilmiş halde buldu. Araştırmasını derinleştiren polis, Atılgan’ın işçi olarak çalıştığı dondurma fabrikası ve çevresindeki güvenlik kamera kayıtlarını da incelemeye aldı.
İlginizi Çekebilir
FABRİKADAN ÇIKAN ARACIN İZİ SÜRÜLDÜ
İncelemede; Atılgan’ın kaybolduğu gün dondurma fabrikasından çıkan bir aracın Niğde’nin Altunhisar ilçesi istikametine gittiği saptandı. Araştırmasını bu bölgede yoğunlaştıran polis, dün Altunhisar ilçesi yakınlarında yol kenarında kayalık bölgedeki buzdolabını fark etti. Polis, buzdolabını açtığında Tekin Atılgan’ın cansız bedeniyle karşılaştı.Tekin Atılgan’ın , Niğde’nin Altunhisar ilçesinde yol kenarında, buzdolabı içinde cesedi bulundu.
Benfica resmen açıkladı, Kerem Aktürkoğlu Fenerbahçe’de! Galatasaray detayı
TABANCA İLE ÖLDÜRÜLDÜĞÜ ORTAYA ÇIKTI
Tekin Atılgan’ın cesedi otopsi için Aksaray Eğitim ve Araştırma Hastanesi morguna kaldırıldı. Otopside Atılgan’ın tabancayla vurularak öldürüldüğü tespit edildi.
Polis, cesedin taşındığı aracın, aynı iş yerinde çalışan Y.C.K.’ye ait olduğunu saptadı. Atılgan’ı tabancayla vurarak öldürdüğü anlaşılan Y.C.K. de dün kaçıp saklandığı Kayseri’de gözaltına alındı. Y.C.K., sorgulanmak için Aksaray Emniyet Müdürlüğü’ne getirildi. Olaya ilişkin inceleme sürüyor.

Havalimanında dehşet anları: Eşiyle kavga etti, kendini ateşe verdi!…

Reklam
Bakan Güler: Ordumuz, sınır güvenliğinden terörle mücadeleye kadar görevlerini başarıyla yürütüyor

Bakan Güler: Ordumuz, sınır güvenliğinden terörle mücadeleye kadar görevlerini başarıyla yürütüyor

Bakanlığın NSosyal hesabından yapılan paylaşıma göre, 2025 yılı Yüksek Askeri Şura Toplantısı sonrası Türk Silahlı Kuvvetleri’nde (TSK) bir üst rütbeye terfi eden personel için Milli Savunma Bakanlığı Atatürk Kültür Sitesi’nde tören düzenlendi.
İlginizi Çekebilir
Törene, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment Tatlıoğlu, Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Ziya Cemal Kadıoğlu, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Metin Tokel, Bakan Yardımcıları Şuay Alpay, Alpaslan Kavaklıoğlu, Bilal Durdalı ve Musa Heybet ile Bakanlık’ta görevli sivil ve askeri personel katıldı.
Bakan Güler, törende yaptığı konuşmada, Büyük Taarruz’un 103’üncü yıl dönümü ile Türk Silahlı Kuvvetleri Günü’nü kutlamanın gururunu yaşadıklarını söyledi.
Terfi eden arkadaşlarını kutlayan Bakan Güler, yeni rütbelerinin kendilerine, ailelerine ve TSK’ya hayırlı olmasını diledi.
“BU AYDA ASİL MİLLETİMİZ, DESTANSI MÜCADELELERLE TARİHE DAMGA VURMUŞTUR”
Güler, ağustosun “zaferler ayı” olduğunu belirterek, “Bu ayda asil milletimiz Malazgirt’ten Mercidabık’a, Mohaç’tan Başkomutanlık Meydan Muharebesi ve Büyük Taarruz’a kadar mukaddes değerleri uğruna verdiği destansı mücadelelerle tarihe damga vurmuştur. Kahraman Türk milleti ve onun bağrından çıkan gazi ve muzaffer ordumuzun büyük cesaret ve fedakarlıklar göstererek elde ettiği bu zaferleri bir kez daha gururla yad ediyorum. Nitekim bu zaferlerin son halkası Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde elde edilen 30 Ağustos 1922’deki tarihi zaferdir.” açıklamasını yaptı.
Rütbelerin sadece terfiden ibaret olmadığını vurgulayan Güler, esasen sorumluluğun, fedakarlığın, ülkeye ve millete adanmışlığın bir sembolü olduğuna işaret etti.
Hafta sonu 3 büyük ilde hava nasıl olacak?
“ORDUMUZ, BİRÇOK VAZİFEYİ YÜKSEK BAŞARIYLA SÜRDÜRMEKTEDİR”
İçinde bulundukları kaotik dönem ve artan bölgesel-küresel tehditler dikkate alındığında, caydırıcı bir orduya sahip olmanın her zamankinden çok daha fazla hayati olduğuna dikkati çeken Güler, şunları kaydetti:
“Bugün kahraman ordumuz, sınırlarımızın güvenliğinin sağlanmasından terörle mücadeleye, mavi ve gök vatanımızdaki hak ve menfaatlerimizin korunmasından küresel barış ve istikrarın sağlanmasına sunduğu katkılara kadar birçok vazifeyi yüksek başarıyla sürdürmektedir. Şanlı ordumuzun büyük gayret ve titizlikle yürüttüğü bu faaliyetler, ülkemizin etki ve ilgi alanının artmasında, uluslararası müzakere masalarının ve güvenlik mimarisinin vazgeçilmez bir üyesi haline gelmesinde büyük etkiye sahiptir. Elbette ki böylesine geniş ölçekli görevlerin eş zamanlı olarak icra edilmesinde personel kalitesi ve teknik donanımın yeterliliği belirleyicidir. Nitekim kahraman personelimizin yetenekleri ve disiplin anlayışı SİHA’lardan milli gemilere, hava savunmadan elektronik harp sistemlerine kadar modern teknolojik kabiliyetlerimizle birleştiğinde ordumuz, dünyanın önde gelen güçlerinden biri olma vasfını açıkça ortaya koymaktadır.”
Güler, küresel ve bölgesel güvenliğin risk altında olduğunu, bir asır önce Orta Doğu’yu kırk yamalı bohçaya çevirenlerin bugün de aynı emelle hareket ettiğini vurgulayarak, “Çevre coğrafyamızda yeni planlar kurulurken, Türkiye’nin bu oyunları bozacak adımları kararlılıkla atması gerekiyordu. Bizler de bu adımları Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde ve devlet aklının bir gereği olarak attık, atmaya da devam edeceğiz.” değerlendirmesinde bulundu.
“TERÖR BELASINDAN ÜLKEMİZİ KURTARMAKTA KARARLIYIZ”
Hayata geçirdikleri proaktif tedbir ve uygulamalarla tarihi dönemecin içinde olduklarına değinen Güler, şöyle devam etti:
“40 yıldır milletçe ezeli ve ebedi kardeşliğimize dinamit koyan, enerjimizi ve kaynaklarımızı tüketen terör belasından ülkemizi kurtarmakta kararlıyız. Cumhuriyetimizin ikinci asrında ilerlediğimiz bu tarihi süreçte, ‘Türkiye Yüzyılı’ hedeflerimiz doğrultusunda var gücümüzle çalışıyor, geleceğe emin adımlarla ilerliyoruz. Bugün bir kez daha zaferlerini büyük övünç ve gururla andığımız, atalarımızdan aldığımız ilhamla hemen her alanda elde ettiğimiz başarıları sürdürmek için çalışmaya devam edeceğiz. Bizlere bu cennet vatanı emanet eden Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü, silah arkadaşlarını, aziz şehitlerimizi, kahraman gazilerimiz ile tüm komutanlarımızı ve devlet büyüklerimizi rahmet ve minnetle yad ediyorum.”
Bakan Güler, 30 Ağustos itibarıyla hizmet süresini tamamlayarak emekli olan silah arkadaşlarına teşekkür ederek, bundan sonraki hayatlarında başarı diledi.
Konuşmanın ardından terfi eden personele yeni rütbeleri verildi.
Benfica resmen açıkladı, Kerem Aktürkoğlu Fenerbahçe’de! Galatasaray detayı…

Emine Erdoğan’dan Pakistan’a destek ve dayanışma mesajı

Emine Erdoğan’dan Pakistan’a destek ve dayanışma mesajı

Emine Erdoğan, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Pakistan’ın 2010 yılında yaşadığı sel felaketinde de bölgeye gittiğini, oradaki gözyaşına ve çaresizliğe yakından şahit olduğunu anımsatarak, yeniden aynı acıyla sınanan bölge halkına “geçmiş olsun” dileklerini iletti.
İlginizi Çekebilir
Türkiye’nin o zaman da Pakistan’ın yaralarını sarmak için elini uzatan ilk ülkelerden biri olduğunu belirten Emine Erdoğan, paylaşımında şu ifadelere yer verdi:
“Bugün aynı duygularla gönlümüz, dualarımız ve yardımlarımız ile Pakistan halkıyla beraberiz. Kızılay, bölgede durumu yakından takip etmekte, sağlık, barınma, gıda ve su konusunda ihtiyaçları karşılamak için özveriyle çalışmaktadır. Hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet, yaralı kardeşlerimize acil şifalar diliyorum. Dünyanın da bu zor günlerde Pakistan’a destek vererek, merhamet ve dayanışmanın gücüyle yaraların sarılmasına katkı sunmasını temenni ediyorum.”
Emine Erdoğan ayrıca, Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif’in eşi Begum Nusrat Şahbaz’a sel felaketine ilişkin mektup göndererek başsağlığı dileğinde bulundu.
TÜRK KIZILAY BÖLGEDE YARDIM FAALİYETLERİNİ SÜRDÜRÜYOR
Türk Kızılay, Pakistan genelinde 26 Haziran’dan bu yana meydana gelen ve yaklaşık 820 kişinin yaşamını yitirdiği, 1,5 milyon kişinin de etkilendiği sel felaketlerine ilişkin bölgedeki çalışmalarını sürdürüyor.
Benfica resmen açıkladı, Kerem Aktürkoğlu Fenerbahçe’de! Galatasaray detayı
Türk Kızılay Pakistan Delegasyon Başkanlığı ofisi, yoğun sel baskınlarının akabinde Pakistan Kızılayı öncülüğünde ülkedeki diğer partner ulusal dernekler, IFRC ve ICRC katılımındaki kriz koordinasyon toplantılarına ve saha operasyonlarına katıldı.
Gerçekleştirilen toplantılarda, Türk Kızılay tarafından ilk müdahale kapsamında gıda desteği sağlanmak üzere bütçe tahsis edildi.
Türk Kızılayın desteklediği Pakistan Kızılayı erken uyarı sistemlerini devreye alarak, gönüllüler aracılığıyla 37 binden fazla kişiye SMS, megafon ve saha duyuruları ile sel uyarıları yaptı.
Kabil Nehri’nde su seviyesinin kritik eşikleri aşması halinde devreye alınmak üzere Basitleştirilmiş Erken Eylem Protokolü (SEAP) hazırladı.
Tahliye edilen ve etkilenen hanelere yönelik 14 bin 820 kişiye çok amaçlı destek planladı. Pakistan Kızılayı şubeleriyle birlikte çadır, yiyecek paketleri ve temel barınma malzemeleri dağıttı.
Mobil Sağlık Birimleri ve ambulanslarla tıbbi hizmet sağlayan, içme suyu ve hijyen kitleri temin eden Türk Kızılay, sonraki dönemlerde gerçekleştirilecek ihtiyaç analizlerinin ardından ilave bütçeyle bölgeye desteklerini sürdürecek.
EMİNE ERDOĞAN, 2010’DA SELDEN ETKİLENEN BÖLGEYE GİTMİŞTİ
Emine Erdoğan, o dönem başbakan olan Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın eşi olarak 2010 yılında Pakistan’da selden en fazla etkilenen Güney bölgesine gitmişti.
Burada incelemelerde bulunan Emine Erdoğan, sahra hastanesini ve çocuk merkezine dönüştürülen bir çadırı da ziyaret etmişti.
Alişan’dan Mourinho’ya tazminat tepkisi: Haram olsun…

Hafta sonu 3 büyük ilde hava nasıl olacak?

Hafta sonu 3 büyük ilde hava nasıl olacak?

Türkiye, hafta sonuna yaklaşırken kimi bölgelerde güneş ışıklarıyla sıcak bir yaz gününü andıran hava yaşanırken, bazı şehirlerde aniden bastıracak yağışlar sürprizler olacak. Büyük kentlerde sakin bir gökyüzü beklenirken, doğudan batıya farklılık gösteren hava koşulları yaşanacak.
İlginizi Çekebilir
Hafta sonu yurt genelinde sıcaklıklar mevsim normallerinin üzerinde seyredecek. Meteoroloji Genel Müdürlüğü Hava Tahmin Uzmanı Fevzi Burak Tekin, hafta sonu yurt genelinde beklenen hava durumuna ilişkin değerlendirmede bulundu.
Tekin, yurt genelinde sıcaklıkların hafta sonu da mevsim normalleri üzerinde seyredeceğini bildirdi. Fevzi Burak Tekin, yarın Adana, Osmaniye, Kahramanmaraş’ın batısı ve Hatay’ın kıyı kesimlerinde yağış beklendiğini belirtti.

HAFTA SONU HAVA DURUMU
Tekin, pazar günü Kırklareli, Edirne çevreleriyle yine Hatay’ın kıyı kesimlerinde, pazartesi günü Doğu Karadeniz’in iç kesimlerinde ve salı günü itibarıyla ise Orta ve Doğu Karadeniz’in kıyı kesimlerinde sağanak ve yer yer gök gürültülü sağanakların görüleceğini ifade etti.
Hafta sonu 3 büyük kentte ise havanın az bulutlu açık olacağını aktaran Tekin, sıcaklıkların Ankara’da 33 ila 34, İstanbul’da 30 ila 33 ve İzmir’de ise 33 ila 35 dereceler arasında seyredeceğini söyledi.
Dünya haritası mesaj mı taşıyor? 400 yıllık Mercator hatası: ‘Afrika aslında 3 kat büyük’
Fenerbahçe, Jose Mourinho ile yollarını ayırdığını resmen açıkladı! İşte tazminatı…

Reklam
11 yaşındaki Aden'e üniversite seviyesinde diploma! Dünyadaki 2 kişiden biri oldu

11 yaşındaki Aden’e üniversite seviyesinde diploma! Dünyadaki 2 kişiden biri oldu

Ankara’nın Çankaya ilçesinde yaşayan Serdar-Seda Bıçakcı çiftinin tek çocuğu Aden Su, 4 yaşında müzik kurslarına giderek piyano çalmaya başladı. 7 yaşında profesyonel olarak piyano çalmayı öğrenen Aden Su, ardından yarışmalara katıldı. Piyanonun yanı sıra çello, bateri, gitar ve bas gitar çalmayı öğrenen Aden Su, 9 yaşında dünyanın en prestijli müzik sertifika sınav kuruluşlarından biri olan ABRSM’nin 8’inci seviye performans sınavını üstün başarıyla tamamladı. Lise seviyesine denk gelen bu sertifikayla uluslararası alanda piyano öğretmenliği yapma hakkı kazanan Aden Su, bu yıl bir üst seviyeye geçti. Aden Su, bu yıl yaklaşık 30 dakikalık solo resital formatında gerçekleştirilen ve yalnızca teknik beceriyi değil aynı zamanda yorum gücü, sahne hakimiyeti ve sanatsal ifadeyi ölçen üniversite seviyesindeki ARSM diplomasını almaya hak kazandı. Türkiye’de bu diplomayı alan en genç piyanist olan Aden Su, ayrıca geçen yıl aynı diplomayı alan 11 yaşındaki Hindistanlı piyanistle dünyadaki en genç ARSM diplomalı 2 piyanistten biri oldu. Bugüne kadar 30’a yakın ödül kazanan genç piyanist, Almanya ve İspanya’dan konser davetleri aldı.
Damda kitap okurken yorgun mermiyle yaralanmıştı! Mehmet, 3,5 aylık yaşam savaşını kaybetti
‘HEDEFİM, LRSM DİPLOMASI’
Aden Su Bıçakcı, “Daha önce ABRSM’den bir lise sertifikası almıştım. O sertifika bana uluslararası alanda piyano öğretmenliği yapmam için bir hak tanıyordu. Şimdi aldığım ise bir diploma. Bu diplomayla da ben üniversitenin aslında birinci sınıfını bitirmiş oluyorum. Ona denk geliyor. ABRSM, 4 tane okulun, İngiliz Kraliyet Müzik Okulları’nın birleşmesinden meydana gelen bir sınav kuruluşu. Bu kuruluşun diğer sınav kuruluşlarından farklı bir özelliği var. Herhangi bir sınava girmeden önce bir teori sınavını da geçmeniz gerekiyor. Ve bu teori sınavı tamamen İngilizce. Bu sınavı 8 yaşımı yeni bitirmişken tamamladım. Daha sonra diğer sınavlara girmeye hak kazandım. Sonraki hedefim de üniversite mezuniyeti diploması; LRSM (Kraliyet Müzik Okulları Lisans Sahibi)” dedi.

‘ÇOK BÜYÜK BİR BAŞARI KAZANDIM’
Ayrıca geçen ay Almanya’da düzenlenen Euregio Piyano Yarışması’na katıldığını ve kendisinden çok daha büyük adaylarla yarıştığını söyleyen Bıçakcı, “Teknik seviyeleri benden oldukça yüksekti ve ben aslında çok bir beklentiyle gitmedim. Daha çok benim için bir tecrübe olsun diye gitmiştim. Ama dereceye girerek kendimi de çok mutlu ettim ve şaşırttım. Çok büyük bir başarı kazanmış oldum. Aynı zamanda ödülden ayrı bir şekilde bir masterclass davetiyle beraber bir konser daveti de aldım. 9 Ağustos’ta Almanya’nın Aachen kentinde gerçekleşen bir konserde sahne aldım. Ve şimdi iki konser teklifi daha aldım. Şimdi Narmina Ganiyeva ile çalışıyorum. Gülsin Onay, Emre Şen, Gökhan Aybulus gibi isimlerle çalıştım. Aynı zamanda Gülsin Onay Ankara’ya geldiği her zaman onun evinde özel ders de yapıyoruz” diye konuştu.
Belediye Başkanından taş döşemek istemeyen zabıta memurlarına dayak: Sırtımda sopanın izleri halen duruyor

‘BESTECİLERİN HAYATLARINDAN BAHSEDİYORUM’
9 yaşından bu yana bilim ve sanatı birleştiren konserler verdiğini ifade eden Bıçakcı, “Konserlerimde parçalar arasında veya en başta konuşmalar yapıyorum. Örneğin; bestecilerin hayatlarından, parçaların hikayesinden bahsediyorum. Daha önce bilim ve sanatı birleştiren bir sunum yaptım. Müzik dinlerken, bir enstrüman çalarken, beste yaparken beynimizde neler oluyor, hangi bölgeler aktif oluyor, hangi hormonlar salgılanıyor bunu araştırarak, sundum. Gökyay Vakfı Satranç Müzesi’nde verdiğim konser içinde bir satranç kurgusu yaptım. Parçaları satranç hareketleriyle birleştirerek bir sunum yapmış oldum. Şimdiye kadar birkaç tane beste yaptım ve bunlardan biri Prof. Dr. Burak Tüzün’ün Felix Gençlik Orkestrası’nda da seslendirildi. Bir sonat yazdım; aynı zamanda ‘Lotus’ diye dört sesli koro ve piyano için bir bestem var. Tabii ki onun bir sürü uyarlaması var; orkestra, soprano, alto, iki ses. Aynı zamanda ‘Salıncak’ isimli bir bestem de var. Bunu da orkestra için bir oyun olarak yazdım” dedi.

‘AYNI ZAMANDA BİLİM İNSANI OLMAK İSTİYORUM’
Milli Eğitim Bakanlığı Bilim ve Sanat Merkezi (BİLSEM) genel yetenek öğrencisi olan Bıçakcı, “BİLSEM’de de bilimsel projeler yürütmeye çalışıyorum, kongrelere katılıyorum. Müziğin yanında aynı zamanda bilim insanı olmak istiyorum. Çok fazla ilgi alanım var aslında; mesela kimya, adli tıp, kriminoloji, genetik, mikrobiyoloji gibi alanlar da ilgimi çekiyor. Özellikle CSO gibi profesyonel bir orkestra ile çalmayı çok isterim. Arkadaşlarıma önerim; bir hayalleri varsa hiçbir zaman peşini bırakmasınlar. Çünkü şu anda benim de bir hayalim var ve peşini bırakmaya asla niyetim yok” diye konuştu.
‘ÖNEMLİ BİR BAŞARI ELDE ETMİŞ OLDU’
Baba Serdar Bıçakcı, “Kızım Aden Su Bıçakcı, 9 yaşında iken ABRSM 5’inci seviye müzik teorisi sınavını verdikten sonra 8’inci seviye piyano performans sınavını üstün başarı ile geçerek üniversite seviyesinde diploma sınavlarına girmeye hak kazanmıştı. 5’inci seviye müzik teorisi sınavı diğer kuruluşlardan farklı olarak sadece bu sınav kuruluşunda ileri seviye sınavlar için bir ön koşul olarak uygulanıyor. Sınavın hem teorik hem de İngilizce olması küçük yaşlardaki çocukların başarılı olmasını zorlaştıran bir etken. Bu açıdan kızım teori sınavını erken yaşta geçerek de önemli bir başarı elde etmiş oldu. Bu iki aşamayı başarı ile tamamladıktan sonra sınava girmeye hak kazandığı üniversite seviyesindeki diplomalardan ilki olan ARSM’nin seviye sonucunu da birkaç gün içinde almayı bekliyoruz. Böylece Aden, ARSM ile üniversitenin ilk yılını bitirmeye denk bir başarı elde etmiş oluyor” dedi. (DHA)

Muhtarın sürat teknesi dehşeti! 71 yaşındaki kadına çarpıp ağır yaraladı, serbest kaldı

Muhtarın sürat teknesi dehşeti! 71 yaşındaki kadına çarpıp ağır yaraladı, serbest kaldı

Olay, 25 Ağustos’ta saat 17.00 sıralarında Kapaklı Mahallesi İlibat Koyu’nda meydana geldi. Evine 20 metre mesafedeki koyda yüzen Ayşe Betül Terzioğlu’na Kapaklı Mahallesi Muhtarı Ali T.’nin kullandığı ‘İMPARATOR 77’ isimli tekne çarptı. Bacaklarından yaralanan Terzioğlu, Ali T. tarafından denizden çıkarılmaya çalışıldı. O anlar, sahildeki vatandaşlar tarafından cep telefonuyla kayda alındı.
İlginizi Çekebilir
‘SÜRATLİ OLARAK SAHİLE YAKIN SEYREDİYORDU’
Ayşe Betül Terzioğlu, ihbar üzerine olay yerine sevk edilen ambulansla Gemlik Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Tedaviye alınan Terzioğlu’nun sağ ve sol kaval kemiklerinde kırıklar olduğu, ayrıca kırık kemik dışarı çıktığı için enfeksiyon riski taşıyan açık yarası bulunduğu tespit edildi. Yapılan ameliyatla uyluk kemiği platinle sabitlenen ve tedavisi süren Terzioğlu, ifadesinde kaza anını şu sözlerle anlattı:
“Denize girmeden önce herhangi bir tekne olup, olmadığını kontrol ettim. Yüzdüğüm esnada kafamı çevirdim, bir teknenin üzerime doğru süratle geldiğini gördüm. Kaçmak için zamanım olmadı ve tekneyi görmem ile bana çarpması aynı zamanda oldu. Tekne bana çarptığı esnada, bacağımda çok şiddetli bir ağrı hissi duydum. Daha sonra bana çarpan tekneden ismini bilmediğim bir şahıs elini uzatarak, beni tekneye çekmek istedi. Ancak yaşadığım şiddetli ağrı sebebiyle, hareket edip, tekneye binemeyeceğimi söyledim. Çevrede bulunan vatandaşlar beni sahile kadar çektiler. Bana çarpan tekne daha önceki günlerde de aynı sahilde dikkatsiz ve süratli olarak sahile yakın seyir yapmaktaydı, çoğu zaman tekne sahile hızlı bir şekilde giriyordu.”

Urla’da alevlere teslim olan 5 tekneden 2’si battı
SERBEST BIRAKILDI
Soruşturma kapsamında gözaltına alınan teknenin sahibi Ali T., sevk edildiği adliyede çıkarıldığı mahkemece, tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı.
Benfica resmen açıkladı, Kerem Aktürkoğlu Fenerbahçe’de! Galatasaray detayı…