BIST 100
14.446,42 3,64%
DOLAR
46,2805 0,03%
EURO
53,6822 0,26%
GRAM ALTIN
6.434,94 2,51%
FAİZ
41,76 -2,36%
GÜMÜŞ GRAM
104,35 3,07%
BITCOIN
66.556,00 4,04%
GBP/TRY
62,1406 0,12%
EUR/USD
1,1593 0,22%
BRENT
83,54 -4,34%
ÇEYREK ALTIN
10.521,12 2,51%
İzmir Açık
İzmir hava durumu
26 °
Reklam

HABER

Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu 6

Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu 6. kez toplandı

“Terörsüz Türkiye” hedefi doğrultusunda TBMM’de kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu, TBMM Başkanı Kurtulmuş’un başkanlığında toplandı.
TBMM Tören Salonu’ndaki toplantıda, Türkiye Barolar Birliği Başkanı Erinç Sağkan ile Ankara 2 Nolu, Bingöl, Diyarbakır, Hatay, İstanbul 2 Nolu, Malatya, Mardin, Mersin, Van ve Sivas baro başkanları hazır bulundu.
İlginizi Çekebilir

Kurtulmuş, komisyonun 6’ncı toplantısının açılışında yaptığı konuşmada, Türkiye Barolar Birliğinin ve Türkiye’deki farklı baroların komisyonda dinlenmesinin önemine işaret etti.
“İmralı’dan yapılan açıklama ve arkasından örgütün bütün unsurlarıyla birlikte bu açıklamaya uyacağını ilan etmesiyle birlikte Türkiye’de tarihi bir fırsat ortaya çıkmıştır.” diyen Kurtulmuş, bir daha silahların konuşmadığı, tam manasıyla huzurun, esenliğin ve barışın sağlandığı bir ortamın temin edilebilmesi için siyasetin üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmesi amacıyla Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun kurulduğunu anlattı.
Komisyonun şimdiye kadarki süreçte oldukça başarılı çalışmalar ve çok değerli bir mesai ortaya koyduğunu belirten Kurtulmuş, “Bu süreçte, bundan sonra sürecin başarıyla sürdürülmesiyle birlikte özellikle bazı yasal altyapı hazırlıklarının gerçekleştirilmesi kaçınılmazdır. Bu çerçevede başta Barolar Birliğimiz, barolarımız olmak üzere bu konuyla ilgili Türkiye’deki hukuk camiasının katkılarının çok değerli, çok faydalı olacağını düşünüyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.
Bu çerçevede başta Türkiye Barolar Birliği Başkanı Sağkan olmak üzere Türkiye’deki farklı baroların temsilcilerinin komisyonda konuşacağını belirten Kurtulmuş, “Gönül arzu ederdi ki 81 baromuzun tamamı burada olsun. Ama fiilen bunun mümkün olması sağlanamadı.” diye konuştu.
Kurtulmuş, baro başkanlarının katkılarını, bundan sonraki süreçteki yasal altyapının hazırlanması için ortaya konulacak fikirleri değerli ve anlamlı bulduklarını belirtti.
Kanser çalışmalarını çalarken yakalandı, gizli bilgiler bilgisayarından çıktı! Doktordan pişkin savunma
“BU KOMİSYONUN AMACI, TÜRKİYE’DE TOPLUMSAL RIZANIN DA ARTIRILMASIDIR”
“Bu komisyonun amacı, Türkiye’de toplumsal rızanın da artırılmasıdır.” diyen Kurtulmuş, şunları kaydetti:

“Bununla ilgili başta komisyonumuzun her bir üyesine, bu komisyonda bulunan siyasi partilerimize, burada olmayan siyasi partilerimize de büyük sorumluluklar düşmektedir. Türkiye’nin kendisine has, kendisine özgü bir modelle gerçekleştirmeye çalıştığı bu sürecin inşallah en iyi şekilde tamamlanması için hiç şüphesiz toplumda var olan desteğin artırılması, farklı toplum kesimlerinin de bu sürecin içerisinde katkılarının temin edilmesi şarttır. Zaten bu amaçla sizlerden, komisyon üyelerimizden ve partilerimizden gelen teklifleri değerlendirerek Türkiye’nin farklı toplumsal kesimlerini bu komisyona davet edip dinliyoruz. Buralardan da önemli fikirlerin ortaya çıkacağını, buralardan da sürecin tamamlanmasına ilişkin pozitif katkıların ortaya konulacağını görüyoruz.”
TBMM Başkanı Kurtulmuş, komisyonun geçen hafta gerçekleştirilen toplantılarında, önceki dönemin acılarını yaşamış farklı kesimlerden insanların ortaya koyduğu ortak bir bakış açısı olduğunu ifade ederek, sözlerini şöyle sürdürdü:
Boğaz’da kaybolan Rus yüzücüyü gören Türk konuştu: ‘Bro bro’ diye seslendim, sonunda duydu
“Diyarbakır Annelerinin de Cumartesi Annelerinin de Barış Annelerinin de şehit yakınlarının ve gazilerin de hepsinin söylediği: ‘Biz bedel ödedik ama artık bu milletin çocukları bedel ödemesin. Biz evlatlarımızı toprağa verdik. Artık toprağa evlatlarımızı değil, silahlarımızı gömelim.’ Şu karşıdaki masadaki gazi bir kardeşimizin takma gözünü eline alarak söyledikleri de hem tutanaklarda vardır hem de her birimizin kulaklarından herhalde hayatımızın sonuna kadar silinmeyecektir. Bu kardeşimizin söyledikleri de aynı şeydir. ‘Biz bu kadar zorluk yaşadık, şehitler verdik, gazi olduk. Memleket, ülke için şehit olmaya hazırım ama yeter ki bu terör bitsin, silahlar sussun, barış, kardeşlik ve dostluk Türkiye’de daim olsun.'”
Komisyonun “toplumsal rızayı çoğaltma” görevine işaret eden Kurtulmuş, “Her birimizin bu çok olumlu katkılarımızı artırmak bakımından, söylediğimiz sözlere, verdiğimiz katkılara olağanüstü dikkat göstermemiz ve süreci sahiplenerek kamuoyunda bu konuda ortaya çıkan destekleri artırmamız gerekiyor.” diye konuştu.
Şimdiye kadar dinlediklerinden, her birinin kişisel birikimlerinden, bu modelin gerçekten Türkiye’ye özgü bir model olduğunu vurgulayan Kurtulmuş, şu değerlendirmelerde bulundu:
“9 ay gibi kısa bir süre içerisinde, en başından bugüne kadar olan süreci söylüyorum. Fevkalade büyük bir mesafe alınmıştır. Bu mesafenin hızla sonlandırılması ve bu meselenin artık Türkiye’nin gündeminden kaldırılması gerekir. Başka ülkelerdeki barış süreçleriyle kıyasladığınızda, onların 4-5 yıl içerisinde geldiği noktaya çok şükür Türkiye’de 9 aylık bir süre içerisinde gelmiş bulunuyoruz. Bu Türkiye modelini ortaya koymak, Türkiye’ye özgü bir modeli gerçekleştirmek de bu tarihi komisyonun tarihi başarılarından birisi olacaktır. Milletimizin bizlerden beklentisi de budur.”
Komisyonda, Kurtulmuş’un konuşmasının ardından Türkiye Barolar Birliği Başkanı Sağkan ve bazı baro başkanları söz alıyor.

Nehirdeki cesetleri çıkarıp yiyorlar! İnsanların ölmeye yattığı şehir: ‘Kendime gelemedim’
Görüntüsü korkutuyor, 600 yıldır sofrada! Çin’in gizemli yumurtası: ‘En iğrenç yiyecek’…

Reklam
Hakan Çakır cinayetinin yeni görüntüleri ortaya çıktı!

Hakan Çakır cinayetinin yeni görüntüleri ortaya çıktı!

Olay, 10 Ağustos’ta Keçiören ilçesinde meydana geldi. Çiğ köfte dükkanı işleten Hakan Çakır’ın annesi ve kız kardeşi dükkandan eve giderken parkta merdivende oturan Taha Z. ve Samet Z. kardeşler ile yol verme meselesi yüzünden tartıştı. Hakan Çakır, 15 yaşındaki kız kardeşi ve annesine sözlü tacizde bulunan kişilerle çıkan kavgada bıçaklanarak, öldürüldü.
İlginizi Çekebilir
Kavgada, Çakır’ın ağabeyi Hakkı Can Çakır (27) ile babası Şahin Çakır (53) da bıçakla yaralandı. Olaya karışan Cemal Z. (45), oğulları Taha Z., Samet Z. ve Emir Z. ile U.K. gözaltına alındı. Baba ve 3 kardeş tutuklanırken, ailenin sosyal medyada uzun namlulu silah, tabanca, kılıç ve bıçaklarla çektirdikleri çok sayıda fotoğraf ve videolar tepki topladı.
GÖRÜNTÜLER ORTAYA ÇIKTI
Cemal Z. ile 3 oğlunun karıştığı olayın görüntüleri de dava dosyasına kanıt olarak girdi. Görüntülerde, cinayetten hemen önce Taha Z. ve Samet Z.’nin mahalledeki bir restorandan bıçak çaldığı anlar yer aldı. Sonrasında ise iki kardeş ve ağabeyleri Emir Z.’nin sallama ve çivili sopayla koştuğu anlar görüldü.

Görüntülerin devamında ise iddiaya göre restoran sahibinin olay yerine geldiği ve kavgayı dağıtmak için tarafların arasına girdiği görüldü.
KULAK KESTİKLERİ GÖRÜNTÜLER ORTAYA ÇIKTI
Olay sonrası Emir Z.’nin daha önceden sosyal medyada açtığı canlı yayında ise bir kişinin kulağını kestiği iddia edilmişti. Emir Z.’nin sosyal medya hesabından paylaştığı görüntülerde, kalabalık bir gurubun bir kişiyi darbettiği ve bıçakla kulağının kesildiği görüldü. Yaralı kişinin kulağını tuttuğu anlar anbean cep telefonu kamerasına yansıdı.
PANTOLONUNDAN KILIÇ ÇIKARDI
Aynı grubun düğün sonrası sokakta eğlenen başka bir grupla kavga ettiği görüntüler de basına yansıdı. Görüntülerde, 10-15 kişilik grubun ara sokaktan çıktığı, en önde Emir Z. ve Samet Z.’nin bulunduğu ve düğün sonrası sokakta eğlenen başka bir gruba laf attıkları ve Emir Z.’nin, ‘Aşağıdan mevzudan geliyoruz’ dediği, kardeşi Samet Z.’nin de pantolonundan kılıç çıkardığı görüldü.
Giresun’da düğün faciası! Yenge damadı öldürdü

BABAYA TEHDİT MESAJI
Ankara’nın Keçiören ilçesinde öldürülen Hakan Çakır’ın babası Şahin Çakır, kimliği belirsiz bir kişiden tehdit mesajı aldı. Çakır’a gelen mesajda, “Oğlunu öldürdük, sıra sende. Seni de oğlunun yanına gömeceğiz. Kafanı kesip üstüne mazot döküp yakacağız. Bedenini kimse bulamayacak. Nasıl öldüğünü kimse bilmeyecek” ifadeleri yer aldı. Ankara Emniyet Müdürlüğü, sosyal medyada paylaşılan tehdit mesajıyla ilgili soruşturma başlattı.
Boğaz’da kaybolan Rus yüzücüyü gören Türk konuştu: ‘Bro bro’ diye seslendim, sonunda duydu
ASELSAN’dan heyecanlandıran paylaşım!…

AK Parti’den Netanyahu’ya sert tepki: Tarihi istismar eden ucuz propaganda, siyasi çaresizliğinin göstergesi

AK Parti’den Netanyahu’ya sert tepki: Tarihi istismar eden ucuz propaganda, siyasi çaresizliğinin göstergesi

Türkiye’nin, tarihi meselelerin siyasetin kirli hesaplarına alet edilmesine izin vermeyeceğini vurgulayan Efkan Ala, “Hukuki ve tarihi temelden yoksun bu beyanı en güçlü şekilde reddediyoruz. Filistin’de devam eden vahşetin hesabını yargı önünde verecek olanlar, sahte tarihi söylemlerle kurtulamayacak” ifadelerini kullandı.
İlginizi Çekebilir
“TÜRKİYE, TARİHİ MESELELERİN, SİYASETİN KİRLİ HESAPLARINA ALET EDİLMESİNE ASLA İZİN VERMEYECEKTİR”
Netanyahu’nun Filistin’de işlenen ağır insanlık suçlarını ve soykırımı gizlemeye çalıştığını vurgulayan Ala, şu ifadeleri kullandı:
“Netanyahu’nun 1915 olaylarına ilişkin açıklaması, tarihi gerçekleri açıkça çarpıtan, siyasi hesaplarla dile getirilen mesnetsiz bir ithamdır. Bu açıklama, Filistin’de işlenen ağır insanlık suçlarının ve soykırımın üzerini örtme çabasından başka bir anlam taşımamaktadır.
Küresel vicdan önünde soykırım suçu işlemekle mahkum edilen ve kendi halkını dahi felakete sürükleyen Netanyahu’nun, tarihi istismar ederek ucuz bir propaganda dili kullanması, siyasi çaresizliğinin açık göstergesidir.
Türkiye, tarihi meselelerin, siyasetin kirli hesaplarına alet edilmesine asla izin vermeyecektir. Hukuki ve tarihi temelden yoksun bu beyanı en güçlü şekilde reddediyor; Filistin’de devam eden vahşetin hesabını yargı önünde verecek olanların, sahte tarihi söylemlerle kurtulamayacağını bir kez daha vurguluyoruz.”
Soykırımcı Netanyahu’dan skandal Türkiye hamlesi! Dışişleri’nden cevap geldi…

Reklam
Emekli imam köyünün kaderini değiştirdi! 40 yılda 50 bin adet: ‘Ben ihtiyaç olduğu için yaptım’

Emekli imam köyünün kaderini değiştirdi! 40 yılda 50 bin adet: ‘Ben ihtiyaç olduğu için yaptım’

Gümüşhane’nin Torul ilçesine bağlı, 1985 yılına kadar meyve ağacı dahi yetişmeyen ve orman varlığı bulunmayan 1900 rakımlı Dağdibi köyünde, köy camisinin emekli imamı Ali Ural’ın gayretiyle başlatılan ağaçlandırma çalışmaları köyün geleceğini değiştirdi.
Torul Orman İşletme Müdürlüğü yetkililerinden de zaman zaman teknik destek alan Ali Ural, 40 yılda 50 bini aşkın ağacı kendi imkanlarıyla köye kazandırdı. Fidanlarını kendi temin eden Ural, dikimden sulamaya kadar tüm bakım işlemlerini de bizzat üstlenirken, masrafları da kendi cebinden karşıladı.
İlginizi Çekebilir
Bugün Dağdibi köyünde Ural’ın diktiği çam, akasya, ladin, köknar ve huş ağacı gibi birçok türden ağaç bulunuyor. Köy halkı, geçmişte bir tek ağaç dahi bulunmayan bölgelerinin bugün yemyeşil ormanlarla çevrili olduğunu söylüyor.
“40 SENEDE 50 BİN AĞAÇ DİKTİM”
Ağaç dikmeye ilk başladığında köyünde tek bir ağaç bile olmadığını söyleyen emekli imam Ali Ural, “İlk başladığım zaman tabii köyde dikili ağaç yoktu. Çam olsun, ladin olsun, meyve ağacı olsun, hamı da yoktu, hası da yoktu. Tabii ilk sene bayağı bir tereddüt yaşadım. Dikmeden önce komşulara sorduğum zaman, komşular dediler ki burada hiç boşuna uğraşma bu zamana kadar burada ne meyve olur, ne çam olur. Fakat ben inat ettim ve dikmeye karar verdim. İlk sene aşağı yukarı 50-60 tane çamla, meyveyle başladım. Tabii meyvede bayağı uğraştık ama hüsrana uğradık. Aldığımız meyveler ziraattan olduğu için burada randıman vermedi, meyvesi yetişmedi. Bir de buranın iklim şartlarını bilmediğimden dolayı yanlış yaptım. Ondan sonra araziyi keşfettim. Kar yığmayan, sırtlara, esinti alan yerlere dikmeye başladım. Meyve işi birkaç sene sonra, 3-4 sene içinde ürün vermeye başladı. Çam işine gelince, çamda da ilk sene acemiliğim oldu. Götürüp sırt yerlere, rüzgâr alan yerlere diktim. Çamların bir tarafını komple rüzgâr yakmış. Daha sonra ben onları da rüzgâr almayan, siper yerlere dikmeye başladım. Bu şekilde zamanla çam da büyümeye başladı. Boyu 40-50 santimi bulunca, Orman İşletmesi’nden gelen arkadaşlar da baktılar, “Burada çam olur, sen devam et” dediler. O şekilde daha geniş sahalara geçtik. İşletmenin yardımıyla beraber diktik, ama çoğunu da kendi paramla fidanlıktan aldım. Eylül, Ekim, Kasım aylarıyla, bir de Mart, Nisan, Mayıs’ın başına kadar. 2-3 ay sürekli işimiz çam dikmekti. 50 bini aşmıştır ağaç olarak. Çam, ladin, akçaağaç, meyve derken 50 bini bayağı geçmiştir” dedi.
ASELSAN’dan heyecanlandıran paylaşım!

“AĞAÇ DİKMEK FEDAKARLIK İŞİDİR”
Fidan dikmeye devam edeceğini söyleyen Ali Ural, “Ben bunu bu köyün ihtiyacı olduğu için yaptım. Hem ihtiyaç gördüm, hem de yaradılıştan bir ağaç sevgim vardı. Yoksa zoraki yapılacak bir iş değil. 30-40 sene çam dikmek, ağaç dikmek fedakârlık işidir. İçten gelen bir şey. Sonra dışarıdan teşvikle olacak iş değil. Hâlâ daha dikilecek fidanlar var, Allah izin verirse devam edeceğiz. Vatandaşlar boş durmasın, diksinler. Peygamberimiz buyuruyor ki: “Kıyamet kopacağını bilseniz bile elinizde bir fidan varsa dikin.” Bizim burada daha çok ihtiyaç var. Belki sahil kesiminde ormana ihtiyaç yok ama bizim buralarda, 1900-2000 rakımlarda ormana çok ihtiyacımız var. Affedersiniz, hayvanlar yayılırken bile kışın sığınacak, yazın gölgelenecek bir yer yoktu. Arazi çıplaktı. Rüzgâr vurduğunda hayvanların kaçacak yeri yoktu. Ama şimdi öyle değil. Rüzgâr olduğunda hayvanlar ağacın altına girip serinleyebiliyor, soğuktan korunabiliyor” diye konuştu.

Boğaz’da kaybolan Rus yüzücüyü gören Türk konuştu: ‘Bro bro’ diye seslendim, sonunda duydu

Terörsüz Türkiye hedefi için Komisyon, 6

Terörsüz Türkiye hedefi için Komisyon, 6. toplantısına başladı

Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu bugün 6. toplantısını gerçekleştiriyor.DEM Parti İmralı Heyeti, komisyon sonrası yarın ilk kez İmralı’ya gidecek.
Terörsüz Türkiye kapsamında kurulan Meclis komisyonu bu hafta da çalışmalarını sürdürecek. Geçtiğimiz hafta şehit aileleri, gaziler ve anneler dinlenirken, bu hafta eski Meclis başkanları ile Türkiye Barolar Birliği ve hukukçuların görüşleri alınacak. Komisyon, Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş başkanlığında çarşamba ve perşembe günleri toplanacak.
İlginizi Çekebilir
Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun 6. toplantısı açılışında konuşan TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş şu ifadeleri kullandı;
“Öncelikle, geldiğimiz süreçte Barolar Birliği’nin ve Türkiye’deki farklı baroların burada, bugün dinlenmesinin önemini altını çizmek isterim.
Bildiğiniz gibi, İmralı’dan yapılan açıklama ve arkasından örgütün bu açıklamaya uyacağını, bütün unsurlarıyla birlikte uyacağını ilan etmesiyle birlikte Türkiye’de tarihi bir fırsat ortaya çıkmıştır.
İnşallah, bir daha silahların hiçbir şekilde konuşmadığı; tam manasıyla huzurun, esenliğin ve barışın sağlandığı bir ortamın temin edilebilmesi için siyasetin üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmesi amacıyla komisyonumuz kurulmuş ve şimdiye kadarki süreçte de oldukça başarılı çalışmalar ortaya koymuş, çok değerli bir mesai ortaya koymuştur.
“TERÖRSÜZ TÜRKİYE SÜRECİNE BAROLARIN DESTEĞİ ÇOK ÖNEMLİ”
Bu süreçte, sürecin başarıyla sürdürülmesiyle birlikte özellikle bazı yasal altyapı hazırlıklarının gerçekleştirilmesi kaçınılmazdır. Bu çerçevede, başta Barolar Birliği ve barolarımız olmak üzere, bu konuyla ilgili Türkiye’deki hukuk camiasının katkılarının çok değerli ve faydalı olacağını düşünüyoruz. Bu çerçevede de bugün, başta Sayın Barolar Birliği Başkanımız olmak üzere, Türkiye’deki farklı baroları temsilen, gönül arzu ederdi ki 81 baromuzun tamamı burada olsun. Ama fiilen bunun mümkün olması sağlanamadı. Dolayısıyla burada barolarımızı temsilen arkadaşlarımız konuşacak ve kendilerinin katkılarını, bundan sonraki süreçteki yasal altyapının hazırlanması için ortaya konulacak fikirleri, tekraren ifade ediyorum, oldukça değerli ve anlamlı buluyoruz.
Ayrıca, bu komisyonun amacı Türkiye’de toplumsal rızanın da arttırılmasıdır. Bununla ilgili de, başta komisyonumuzun her bir üyesi olmak üzere, bu komisyonda bulunan siyasi partilerimiz ve burada olmayan siyasi partilerimize de büyük sorumluluklar düşmektedir.
Boğaz’da kaybolan Rus yüzücüyü gören Türk konuştu: ‘Bro bro’ diye seslendim, sonunda duydu
Bu, Türkiye’nin kendisine özgü bir modelle gerçekleştirmeye çalıştığı bu sürecin inşallah en iyi şekilde tamamlanması için, hiç şüphesiz toplumda var olan desteğin arttırılması ve farklı toplum kesimlerinin de bu sürece katkı sağlaması şarttır.
Zaten bu amaçla, sizlerden gelen teklifleri değerlendirerek, Türkiye’nin farklı toplumsal kesimlerini bu komisyona davet ediyor ve dinliyoruz. Buralardan da önemli fikirlerin ortaya çıkacağını ve sürecin tamamlanmasına ilişkin pozitif katkıların sağlanacağını görüyoruz.
Her şeyden evvel, bir kere daha ifade etmek isterim ki, geçen hafta burada, geçmiş dönemin acılarını yaşamış olan insanların farklı kesimlerinden ortaya koyduğu ortak bir bakış açısı vardı: Diyarbakır annelerinin de, Cumartesi Anneleri’nin de, Barış Anneleri’nin de, şehit yakınlarının da, gazilerinin de hepsinin söylediği şuydu: “Biz bedel ödedik, ama artık bu milletin çocukları bedel ödemesin. Biz evlatlarımızı toprağa verdik; artık toprağa evlatlarımızı değil, silahlarımızı gömelim.”
Şu karşıdaki masadaki gazi bir kardeşimizin takma gözünü eline alarak söyledikleri hem tutanaklarda vardır hem de her birimizin kulaklarından, herhalde hayatımızın sonuna kadar silinmeyecektir.
Diğer gözüyle, kucağında şehit olan arkadaşının korneasıyla görmesi mümkün olan bu kardeşimizin söyledikleri de aynı şeydir: Biz bu kadar zorluk yaşadık, şehitler verdik, gazi olduk; memleket için, ülke için şehit olmaya hazırım. Ama yeter ki bu terör bitsin, silahlar sussun, barış, kardeşlik ve dostluk Türkiye’de daim olsun.
Nehirdeki cesetleri çıkarıp yiyorlar! İnsanların ölmeye yattığı şehir: ‘Kendime gelemedim’
“TÜRKİYE’YE ÖZGÜ MODELİ GERÇEKLEŞTİRMEK BU KOMİSYONUN TARİHİ BAŞARILARINDAN OLACAKTIR”
Bu komisyonun toplumsal rızayı çoğaltma görevini bir kere daha hatırlatmak isterim.
Buradan şunu söylemek istiyorum: Her birimizin, bu çok olumlu katkılarımızı artırmak bakımından söylediğimiz sözlere, verdiğimiz katkılara olağanüstü dikkat göstermemiz ve süreci sahiplenerek kamuoyundaki destekleri artırmamız gerekiyor.
Ayrıca son olarak şunu ifade etmek isterim: Şimdiye kadar dinlediklerimizden, her birimizin kişisel birikimlerinden ve bu konuyla ilgili önümüzdeki günlerde dinleyeceğimiz, çatışma çözümleri üzerinde de çalışanların bize söyleyeceklerinden anladığımız husus şudur: Bu model gerçekten Türkiye’ye özgü bir modeldir. 9 ay gibi kısa bir süre içerisinde fevkalade büyük bir mesafe alınmıştır.
Bu mesafenin hızla sonlandırılması ve bu meselenin artık Türkiye’nin gündeminden kaldırılması gerekir. Başka ülkelerdeki barış süreçleri ile kıyasladığınızda, onların 4-5 yıl içerisinde geldiği noktaya çok şükür Türkiye’de 9 aylık bir süre içerisinde gelmiş bulunuyoruz.
Bu Türkiye modelini ortaya koymak, Türkiye’ye özgü bir modeli gerçekleştirmek, bu tarihi komisyonun en önemli başarılarından birisi olacaktır. Milletimizin bizlerden beklentisi de budur.
Ben bu vesileyle, bu çalışmanın da oldukça verimli geçmesini temenni ediyorum. Bir kez daha, başta Sayın Barolar Birliği Başkanımız olmak üzere değerli baro başkanlarımıza “Hoş geldiniz, sefalar getirdiniz.” diyorum ve sırasıyla söz vereceğim. Türkiye Barolar Birliği Başkanımızın söz süresi 20 dakikadır, diğer barolar ise 10’ar dakika söz alacaklardır.
Kanser çalışmalarını çalarken yakalandı, gizli bilgiler bilgisayarından çıktı! Doktordan pişkin savunma
Görüntüsü korkutuyor, 600 yıldır sofrada! Çin’in gizemli yumurtası: ‘En iğrenç yiyecek’…

Başına gelecekleri biliyormuş gibi! Yazışmalar ortaya çıktı: Neşe'yi ölüme götüren son 1 ay

Başına gelecekleri biliyormuş gibi! Yazışmalar ortaya çıktı: Neşe’yi ölüme götüren son 1 ay

Olay, 10 Ağustos’ta saat 01.00 sıralarında Kocasinan ilçesi Fevziçakmak Mahallesi Fuzuli Caddesi’nde meydana geldi. Erkek kuaförü Onur Karakaya ile eşi Neşe Karakaya arasında tartışma çıktı. Kısa sürede büyüyen tartışmada Onur Karakaya, evdeki tabancasıyla eşi Neşe Karakaya’ya peş peşe ateş etti.

Neşe Karakaya kanlar içinde yere yığılırken, eşi bu kez namluyu kendisine doğrultup tetiği çekti. Silah seslerini duyan komşuların ihbarıyla adrese polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Eve gelen sağlık ekiplerinin yaptığı kontrolde Neşe Karakaya’nın hayatını kaybettiği belirlendi.
Konya’da baba ve 11 yaşındaki oğlu katledildi! Kanlı infazın nedeni ortaya çıktı

Kayseri Şehir Hastanesi’ne kaldırılan Onur Karakaya da yaşamını yitirdi. Neşe ve Onur Karakaya’nın cenazeleri, işlemlerinin ardından toprağa verildi.

‘YAKALAYAMAZ İNŞALLAH’
Çift arasında olaydan yaklaşık bir ay önce yine tartışma çıktığı, Neşe Karakaya’nın babaevine sığındığı belirtildi. Bu dönemde Neşe Karakaya’nın bir arkadaşı ile yaptığı mesajlaşmalar ortaya çıktı.
Kayseri’de vahşet! Eşini öldürüp, intihar etti

Karakaya’nın arkadaşına, eşinin kendisini bir yerlerde yakalayacağını söylediği görüldü. Arkadaşının, Neşe Karakaya’ya, ‘Yakalayamaz inşallah. Allah, planlarını kendine çevirsin. Layığını bulsun, okunan ezanlar yüzü suyu hürmetine’ dediği, Neşe Karakaya’nın da ‘Amin inşallah bacım. Hakkınızı helal edin yine de. Allah büyük. En iyisini o bilir. Gelecek umudu kalmadı artık önceden vardı” yazdığı ortaya çıktı.

Diğer yandan Neşe Karakaya’nın Onur Karakaya’ya babaevine gittiğinde boşanma davası açtığı, Onur Karakaya ile barıştıktan sonra davadan vazgeçtiği öğrenildi. (DHA)

Reklam